Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
İzmir
İzmir’de 9’u çocuk 25 düzensiz göçmen yakalandı
27 Nisan 2026 Pazartesi - 18:21:33
İzmir’in Dikili ilçesi açıklarında Sahil Güvenlik ekipleri tarafından durdurulan lastik bot içerisinde 9’u çocuk 25 düzensiz göçmen yakalandı.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 13:48
Altekma, 7 oyuncusuyla yollarını ayırdı
Sezonun sona ermesiyle birlikte Altekma’da Emir Pınar, Bertuğ Öndeş, Cafer Kirkit, Eray Kursav, Dünya Kandemir, Ibrahim Lawani ve Erhan Hamarat ile yollar ayrıldı. Efeler Ligi’nde sezonu yedinci sırada tamamlayan Altekma’da 7 oyuncu ile yollar ayrılırken, Başkan Melih Sebastien Durmuş ve yönetim kurulu üyeleri; İzmir temsilcisinden ayrılan orta oyuncular Emir Pınar ve Bertuğ Öndeş, smaçörler Cafer Kirkit, Eray Kursav ve Dünya Kandemir ile pasör çaprazları Ibrahim Lawani ve Erhan Hamarat’a teşekkür plaketi takdim etti. Konuyla ilgili yapılan açıklamada, "Kulübümüzden ayrılan sporcularımıza vermiş oldukları emek ve katkılar dolayısıyla teşekkürlerimizi sunduk. Yönetim kurulu üyelerimiz kendilerine plaket takdim ederek, kulübümüze kattıkları değer adına teşekkür etti. Formamızı taşıdıkları süre boyunca göstermiş oldukları özveri için her bir sporcumuza teşekkür ediyor, kariyerlerinin yeni döneminde başarılar diliyoruz" ifadelerine yer verildi.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 13:00
İzmir belediyelerinde maaş krizi: 3 ilçede memurlar iş bırakma eyleminde
İzmir’de ilçe belediyelerinde patlak veren Toplu İş Sözleşmesi (TİS) krizleri giderek büyüyor. Karşıyaka, Bayraklı ve Buca belediyelerinde görev yapan memurlar, kazanılmış haklarının mevcut rakamların altına çekilmek istenmesine karşı iş bırakma eylemleri gerçekleştiriyor.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 12:02
Göztepe, 4 büyüklerden sonra en başarılı iç saha takımı
Göztepe; Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor’un ardından ligin en başarılı iç saha takımı konumunda bulunuyor. Trendyol Süper Lig ekiplerinden Göztepe, bu sezon iç sahada sergilediği performansla dikkatleri çekmeye devam ediyor. Sarı-kırmızılılar şu ana kadar 16 maça çıkarken; 7 galibiyet, 7 beraberlik ve 2 mağlubiyet aldı. İzmir ekibi, toplayabileceği 48 puanın 28’ini hanesine yazdırmayı başardı. Böylece Göztepe; Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor’un ardından ligin en başarılı iç saha takımı konumunda bulunuyor. Göztepe, sezonun son iç saha maçında Gaziantep FK’yi mağlup ederek taraftarı önündeki başarılı performansını galibiyetle tamamlamayı hedefliyor. Sadece Galatasaray ve Beşiktaş’a kaybedildi Bu sezon taraftarı önünde etkili bir performans ortaya koyan Göztepe, sadece 2 kez mağlubiyet yaşadı. Gürsel Aksel Stadyumu’nda Beşiktaş, Başakşehir, Gençlerbirliği, Samsunspor, Çaykur Rizespor, Karagümrük ve Antalyaspor’u mağlup eden İzmir ekibi; Konyaspor, Fenerbahçe, Kocaelispor, Kayserispor, Eyüpspor, Alanyaspor ve Kasımpaşa ile ise berabere kaldı. Sarı-kırmızılılar iç sahada bu sezon yalnızca lider Galatasaray ve ikincilik mücadelesi veren Trabzonspor’a mağlup oldu. Evinde 22 gol attı, 13 gol yedi Gürsel Aksel Stadyumu’nda oynan maçlarda zaman zaman taraftarına bol gollü maçlar izleten Göztepe, evinde oynadığı 16 maçta 22 kez rakip fileleri havalandırmayı başardı. İzmir ekibi, bu süreçte rakiplerinin attığı 13 gole ise engel olamadı. Stanimir Stoilov’un öğrencileri, iç sahadaki 9 maçta ise kalesini gole kapatarak önemli bir başarıya imza attı.
20 Ocak 2026 Salı - 14:44
IF Wedding Fashion İzmir 19. kez kapılarını açtı
İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından ve Ege Giyim Sanayicileri Derneği iş birliğinde düzenlenen IF Wedding Fashion İzmir 19. Gelinlik, Damatlık ve Abiye Giyim Fuarı kapılarını açtı. Gelinlik, damatlık ve abiye giyim sektörünün kalbinin attığı organizasyon; İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ ve Ege Giyim Sanayicileri Derneği iş birliğiyle Fuar İzmir’de başladı. Fuarın açılış törenine; İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, çeşitli dernek, sivil toplum kuruluşu ve oda başkanları, moda sektörü profesyonelleri, tasarımcılar, yabancı sektör temsilcileri, meclis üyeleri ve bürokratlar katıldı. Üç gün boyunca sürecek olan fuar kapsamında ticari görüşmeler, defileler, tasarım yarışmaları ve sektörel buluşmalar gerçekleştirilecek. Bu yıl 19.’su düzenlenen organizasyonda; 11 şehirden 185’i yerli, 8 ülkeden 18’i yabancı olmak üzere toplam 203 firma yer alıyor. Tugay: "Fuarı gerçekleştiriyor olmak bizim için büyük bir mutluluk" İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, 19. IF Wedding Fashion Gelinlik, Damatlık ve Abiye Fuarı’nın açılışında yaptığı konuşmada, "Bugün geleceğimize yön veren kıymetli tasarımcılarımız, yurt içinden ve uzak coğrafyalardan şehrimize teşrif eden değerli konuklarla birlikte; 19. kez IF Wedding Fashion Gelinlik, Damatlık ve Abiye Fuarı’nı açıyoruz. Bu fuara başlangıcından bugüne kadar emek veren, bugünlere gelmesini sağlayan herkese, şehrimizin belediye başkanı olarak yürekten teşekkür ediyorum. Bugün Ticaret Bakanlığımızın destekleri, İZFAŞ’ın imkanları ve Ege Giyim Sanayicileri Derneği’nin iş birliği ile bu fuarı gerçekleştiriyor olmak bizim için büyük bir mutluluk. İzmir Ticaret Odamızın bu fuara bu sene sağlamış olduğu ve geçen yıla göre daha yüksek olan desteğinin ben özel bir teşekkürü hak ettiğini düşünüyorum." dedi. "Moda ve hazır giyim sektörü dünyada kabuk değiştiriyor" Sektörün başarısına ve küresel pazardaki durumuna dikkat çeken Başkan Tugay, "İzmir’in emeğini, başarma gücünü ve 19 yıldır ilmek ilmek işlediğimiz bir başarı öyküsünü hep birlikte kutluyoruz. Gelinlik, damatlık ve abiye giyim sektöründe artık bir dünya markası haline gelen IF Wedding Fashion İzmir’deki bu büyük buluşmaya hepiniz hoş geldiniz. Moda ve hazır giyim sektörü dünyada kabuk değiştiriyor. Artık sadece üretmek yetmiyor; tasarım, özgünlük ve yaratıcılık asıl katma değeri belirliyor. Bakın, rakamlar çok açık: Küresel düğün kıyafetleri pazarı 80 milyar doları aşmış durumda ve kısa sürede 100 milyar dolarlık dev bir sektör haline gelecek." ifadelerini kullandı. "Aradığımız formül, katma değer" Ekonomik veriler üzerinden katma değerin önemini vurgulayan Tugay, sözlerine şöyle devam etti: "Ülkemiz maalesef genel ihracatta zorlu bir dönemden geçiyor. Biraz önce Genel Müdürümüz de ifade etti; tüm dünyada ticaret savaşlarının sebep olduğu bir durum bu belki de. Ancak bu darboğazdan çıkış yolumuz, tam da bu salonda, bu stantlarda gördüğümüz tablodur. Türkiye’nin ortalama ihraç birim fiyatı 1,6 dolar iken, Ege Hazır Giyim İhracatçıları Birliği üyelerimizin ortalaması 21 doların üzerine çıkıyor. Söz konusu gelinlik ve abiye olduğunda ise bu rakam kilogram başına 100 dolar düzeyinde. İşte aradığımız formül budur, Katma değer. Tasarımın, emeğin ve estetiğin olduğu yerde katma değer yükselir." "Ülkemizdeki gelinlik üretiminin yüzde 70’i güzel İzmir’imizde" İzmir’in üretimdeki lider konumuna ve fuarın detaylarına değinen Cemil Tugay, "Gururla ifade etmeliyim ki; İzmir bu sektörün sadece Türkiye’deki lokomotifi değil, aynı zamanda küresel bir üretim merkezidir. Ülkemizdeki gelinlik üretiminin yüzde 70’i güzel İzmir’imizde, bini aşkın firmamızın alın teriyle gerçekleşiyor. Avrupa’dan Orta Doğu’ya, Amerika’dan Asya’ya kadar dünyanın dört bir yanındaki gençlerin en mutlu günlerinde İzmir imzası taşıyor. On binlerce hemşehrimize aş ve iş imkanı sağlayan bu dev ekosistemi korumak ve büyütmek hepimizin önceliği olmalıdır. İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZFAŞ ailesi olarak, Ege Giyim Sanayicileri Derneği iş birliğiyle bu yıl çıtayı biraz daha yukarıya taşıdık. 11 şehirden ve 8 ülkeden 203 firma katıldı. 60’tan fazla ülkeden profesyonel alıcıyı ağırlayacağız. En önemlisi, 2025 koleksiyonları dünyada ilk kez bu koridorlarda görücüye çıkacak" şeklinde konuştu. "IF Wedding Fashion İzmir’in kentimize ve ülkemize bereketli olmasını diliyorum" Başkan Tugay, genç tasarımcılara verilen destek ve gelecek vizyonuyla ilgili olarak ise konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Ayrıca 16 yıldır sürdürdüğümüz Gelinlik Tasarım Yarışması ile genç yeteneklerimizin elinden tutuyor, modanın geleceğini İzmir’den inşa ediyoruz. Gençlerimizin yaratıcılığı, İzmir’in tasarım ve moda kenti vizyonunun en somut nişanesidir. Bu başarıda emeği olan tüm üreticilerimize, ihracatçı birliklerimize, paydaş kurumlarımıza ve İzmir’in gücüne inanan tüm firmalarımıza yürekten teşekkür ediyorum. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak üretimi, tasarımı ve ihracatı odak noktasına alan kalkınma anlayışımızın her zaman yanında olmaya devam edeceğiz. IF Wedding Fashion İzmir’in kentimize ve ülkemize bereketli olmasını diliyorum. Modanın kalbi İzmir’de atmaya devam edecek."
20 Ocak 2026 Salı - 14:31
Baba ve oğul aynı takımda oynuyor
Altınordu Futbol Kulübü’nde A Takım kadrosuna katılan tecrübeli futbolcu Yılmaz Özeren ile kulübün U13 takımında forma giyen oğlu Emir Özeren, aynı çatı altında kırmızı-lacivertli armayı temsil etmenin heyecanını yaşıyor. Altınordu Futbol Kulübü’nde ender rastlanan bir hikaye yaşanıyor. Kulübün altyapısında yaklaşık 4.5 yıldır eğitim gören U13 takımı oyuncusu Emir Özeren ile bu sezon A Takım kadrosuna dahil olan babası Yılmaz Özeren, aynı kulüpte buluştu. 20 yıllık profesyonel futbol geçmişi bulunan Yılmaz Özeren, oğluyla birlikte aynı forma altında mücadele etmenin kendisi için tarifsiz bir gurur olduğunu belirtti. Yılmaz Özeren: "Oğluma ve gençlere örnek olmak istiyorum" Kulübe katıldığı ilk günden itibaren büyük bir heyecan yaşadığını dile getiren Yılmaz Özeren, kendisine bu fırsatı veren Başkan Mehmet Özkan’a teşekkür etti. Altınordu’nun sadece bir futbol kulübü değil, aynı zamanda bir değerler okulu olduğunu vurgulayan tecrübeli oyuncu, "Buraya çok heyecanlı olarak geldim ve çok gururluyum. Futbol hayatım boyunca bu forma benim için hep ayrı ve özel bir yerde oldu. Hem oğluma hem de Altınordu çatısı altında yetişen tüm gençlere örnek olmak istiyorum. Sadece saha içinde değil; duruşumla, çalışkanlığımla, disiplinimle örnek olmaya çalışıyorum. Bu çatı altında oğlumla birlikte forma giymek benim için tarif edilmez bir gurur" dedi. "Saha içine müdahil olmuyorum" Evde futbolun hayatlarının doğal bir parçası olduğunu ancak oğluna bir antrenörden ziyade baba olarak yaklaştığını ifade eden Özeren, "Evde futbol konuşulur ama ben daha çok bir baba, bir veli olarak oğlumun yanındayım. Beslenmesi, uykusu, dinlenmesi gibi konularda yardımcı olmaya çalışıyorum. Saha içinde ise müdahil olmuyorum. O, burada zaten çok iyi bir eğitim alıyor" diye konuştu. Oğlunun kendisini tribünden izlemesinin motivasyonunu artırdığını belirten Yılmaz Özeren, "Sahada attığım her adımda oğlumun beni izliyor olması bana ekstra sorumluluk yüklüyor. Bu beni daha çok motive ediyor. Sadece oğlum için değil, bu ülkede futbol hayali kuran tüm gençler için örnek olmak istiyorum" ifadelerini kullandı. Emir Özeren: "Hedefim A Takım forması" Babasının A Takım’da oynamasının kendisi için büyük bir motivasyon kaynağı olduğunu belirten Altınordu U13 Takımı oyuncusu Emir Özeren ise, "Babamın A Takımda oynaması benim için gurur verici. Onu sahada izlemek beni motive ediyor. Ben de ona yakışır şekilde oynamak istiyorum" dedi. Çocukluğunun geçtiği kulüpte hedefleri olduğunu aktaran genç sporcu, "İlk hayalim profesyonel futbolcu olduğumda Altınordu formasını giymek. Çünkü burada büyüdüm, çocukluğum burada geçti. Çalışmadan futbolda bir yere gelinmez. Babam da bana hep bunu söylüyor. Çok çalışmam gerektiğini biliyorum" şeklinde konuştu.
20 Ocak 2026 Salı - 14:06
Mihriban cinayetinde kan donduran ifade: "Öldüğünü anlayınca ormana gömdüm"
İzmir’in Bornova ilçesinde kayıp olarak aranırken ormanlık alanda gömülü cesedi bulunan 25 yaşındaki Mihriban Yılmaz’ın cinayet zanlısı F.İ.’nin ifadesi ortaya çıktı. Zanlı ifadesinde, "Niyetim Mihriban’a zarar vermek değildi, panikleyince ağzını kapattım. Öldüğünü anlayınca ormana gömdüm" dedi. Öte yandan, zanlı F.İ.’nin 2023 yılında Manisa’da bir fabrikada yüksekten düşerek hayatını kaybeden Naile Büşra Sarıgül’ün (23) ölümüyle ilgili de bağlantısı tespit edildi. Bornova ilçesi Ümit Mahallesi’nde meydana gelen olayda, 25 yaşındaki Mihriban Yılmaz’dan haber alamayan yakınlarının ihbarı üzerine İzmir Emniyet Müdürlüğü ekiplerince başlatılan geniş çaplı soruşturma, genç kızın bir cinayete kurban gittiğini belirledi. Güvenlik kameralarını inceleyen ve teknik takip yapan ekipler, cinayet zanlısı F.İ. (26) ile birlikte yardım ve yataklık şüphesi bulunan 4 kişiyi gözaltına aldı. Zanlının yer göstermesiyle talihsiz kızın cansız bedeni Pınarbaşı mevkisindeki ormanlık alanda gömülü halde bulundu. Yapılan incelemelerde, zanlının sadece Mihriban Yılmaz’ı öldürmediği, 2023 yılında Manisa’da yüksekten düşerek öldüğü sanılan Naile Büşra Sarıgül dosyasının da baş şüphelisi olduğu anlaşıldı ve bu suçtan da tutuklandı. "Panikledim ve düşünce kabiliyetimi kaybettim" İzmir İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin titiz çalışması sonucu yakalanan cinayet zanlısı F.İ., emniyetteki ifadesinde olay gününü anlattı. Mihriban Yılmaz ile otomobil içerisinde tartıştıklarını belirten zanlı, genç kızın kendisini tehdit etmesi üzerine paniklediğini iddia etti. F.İ. ifadesinde, "Telefonu almaya çalıştım, vermedi ve otomobilden inmeye çalıştı. Ağabeylerinin beni öldüreceğini söyleyerek tehdit edince iyice panikledim ve düşünce yetimi kaybettim. Niyetim zarar vermek değildi, sadece yaşayacağım sorunlardan dolayı inmesine engel olmaya çalıştım. Bu sırada bir elimle kendime çektim, diğeriyle bağırmasın diye ağzını kapattım" dedi. "Öldüğünü anlayınca ormana gömdüm" Genç kızın bir süre sonra bayıldığını ve otomobilden aşağı düştüklerini öne süren zanlı, ilk yardım yapmasına rağmen sonuç alamadığını savundu. Olayın vahametiyle şoka girdiğini belirten F.İ., "Yüzüne vurarak uyandırmaya çalıştım ancak tepki vermedi. Kalp masajı yaptım ama netice alamadım. Telefonu çaldı, yengesi ve annesi arıyordu ama açmadım. Cansız bedeni kamyonetin arka koltuğuna bindirip Pınarbaşı’ndaki ormanlık alana götürdüm. Öldüğünü anlayınca ormana gömdüm" ifadelerini kullandı. Eski dosya yeniden açıldı: ikinci cinayetten tutuklama Mihriban Yılmaz cinayeti soruşturması derinleştirilirken, zanlı F.İ.’nin 2023 yılında Manisa’da bir fabrikada yüksekten düşerek hayatını kaybeden Naile Büşra Sarıgül’ün (23) ölümüyle ilgili de bağlantısı tespit edildi. Sarıgül’ün tırnaklarında zanlıya ait DNA örneklerine rastlanması ve aile üyeleri arasındaki "Eskisinden korkmuyorum, bundan korkuyorum" şeklindeki yazışmalar üzerine dosya yeniden açıldı. Zanlı F.İ., Mihriban Yılmaz cinayetinin yanı sıra Naile Büşra Sarıgül’e yönelik ‘Nitelikli cinsel saldırı’ ve ‘Tasarlayarak öldürme’ suçlarından da tutuklanarak cezaevine gönderildi.
20 Ocak 2026 Salı - 12:40
Aliağa Petkimspor’un rakibi Sassari
Aliağa Petkimspor, FIBA Europe Cup 2. Tur N Grubu’nda yarın İtalyan temsilcisi Sassari ile İzmir’de karşı karşıya gelecek. FIBA Europe Cup 2. Tur N Grubu’ndaki ilk üç maçını kazanarak gruptaki iddiasını güçlü bir şekilde ortaya koyan Aliağa Petkimspor, yarın İtalyan temsilcisi Sassari ile İzmir’de karşı karşıya gelecek. Büyük önem taşıyan mücadele, Aliağa Belediyesi Enka Spor Salonu’nda oynanacak ve saat 18.00’de başlayacak. İzmir ekibi, rakibini sahasında mağlup etmesi halinde büyük ölçüde ilk iki sırayı garantileyerek, iki maç kala çeyrek finale yükselmeyi de büyük oranda garantilemiş olacak. Özhan Çıvgın ve öğrencileri, gruptaki ilk maçta deplasmanda oynadığı karşılaşmada Sassari’yi 76-72 mağlup etmeyi başarmıştı.
20 Ocak 2026 Salı - 11:58
Traktör römorkuna çarpan motosiklet sürücüsü ağır yaralandı
İzmir’in Ödemiş ilçesinde, duraklama yapan traktör römorkuna arkadan çarpan motosikletin kadın sürücüsü ağır yaralandı. Kaza, dün akşam saat 18.45 sıralarında Günlüce Mahallesi yolunda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Mustafa M. (42) idaresindeki 35 ZUK 74 plakalı traktör yol üzerinde duraklama yaptığı esnada, aynı istikamette seyir halinde olan Emine M. (23) yönetimindeki 35 CRZ 750 plakalı motosiklet, traktör römorkuna arkadan çarptı. Çarpmanın etkisiyle yola savrulan motosiklet sürücüsü Emine M. yaralandı. Olay yerine gelen sağlık ekiplerince ilk müdahalesi yapılan yaralı, Ödemiş Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Burada yapılan incelemelerde hayati tehlikesinin bulunduğu belirlenen Meşe, ardından Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.
20 Ocak 2026 Salı - 11:54
Kasapoğlu: "Türkiye’de çok güçlü bir spor tesisi alt yapısı var"
Önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı, AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Kasapoğlu İzmir’de düzenlenen Spor Yönetiminde Profesyonel Yaklaşımlar" ve Dijital Medyanın Öncüleri Genç iletişimciler Projesi (DİMGİ) kapanış paneline konuşmacı olarak katıldı. Önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı, AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Kasapoğlu İzmir’de düzenlenen iki ayrı panele katıldı. Dr. Kasapoğlu ilk olarak İzmir Ekonomi Üniversitesi tarafından Türk sporunun gelişimine katkı sağlamak ve profesyonel yöneticiler yetiştirmek amacıyla düzenlenen Spor Yöneticiliği Eğitim Programı kapsamında düzenlenen "Spor Yönetiminde Profesyonel Yaklaşımlar" panelinde konuşmacı olarak yer aldı. Türk sporunda gelen başarıların önemli bir bilgi birikimiyle bugünlere getirildiğine vurgu yapan Kasapoğlu, konuşmasında "Türkiye’nin spor yürüyüşü hakikaten yıllara sari bir süreçtir; sporda başarı bugünden yarına gerçekleşen bir durum değildir. Sizler de çok iyi biliyorsunuz ki spor; güçlü bir yönetim gerektiren, fedakarlıklar barındıran, gevşemeden ve bırakmadan sabırla taçlandırılacak çok uzun bir süreçtir. Spor ekosisteminin güçlü bir şekilde yönetilmesi, yeteneklerin tespiti taranması ve yakından takip çok önemli. Bakın artık olimpik sporlarda birkaç branşla sınırlı değiliz. Artık Jimnastik var, Okçuluk var, Atletizm ve Yelken var. Tüm bu başarılar altyapının güçlendirilmesi ve spora yapılan yatırımlarla mümkün oldu. Bu yatırımlardan önemli bir payı da tesisleşme hamlelerimiz alıyor. Geldiğimiz noktada Edirne’den Ardahan’a kadar çok güçlü bir tesis altyapısı var. Bu gücü yönetmek; insan kaynağıyla, yönetim mantığıyla ayrı bir kapasite gerektiriyor. Buna da hazır olmamız lazım. Üniversitelerimizden bu noktada birtakım açılımlar bekliyoruz. Çünkü Türkiye’nin buna bugün de ihtiyacı var, bundan sonra daha çok ihtiyacı olacak. Sporla birlikte yeni gelişmeleri yönetmek ve bunlara liderlik yapmak da bence akademinin önemli sorumluluklarından. Nasıl teknolojide akademinin liderliği varsa, sporda da bu motivasyonu mutlaka akademinin ve akademisyenlerin taşıması; bu misyonu güçlendirmemiz lazım. İzmir’de bunu belli bir noktaya taşıdık ama daha gidecek yolumuz var" ifadelerini kullandı. "Dijital medyanın geleceği, teknolojiden önce insanla, ahlakla, sorumlulukla, duruşla ilgilidir" Dr. Kasapoğlu daha sonra katıldığı Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı İzmir Bölge Müdürlüğü’nce yürütülen Dijital Medyanın Öncüleri Genç iletişimciler Projesi (DİMGİ) kapanış panelinde, dijital medyada hız ve gürültü çağında ölçü, sorumluluk ve vicdan vurgusu yaptı. Dr. Kasapoğlu, "Dezenformasyon sadece yanlış bilgi değil, toplumsal huzuru ve güvenliği de tehdit ediyor. İyi projeler kapanmaz. İyi projeler iz bırakır. Yol açar. Yeni başlangıçlara zemin hazırlar. Dijital Medyanın Öncüleri projesi de işte böyle bir projeydi. Bu proje gençlere; ’sadece içerik üretin, görünür olun’ demedi. Bu proje gençlere, ’her şeyden önce anlayın, ayırt edin, sorgulayın, sonra da anlatın’ dedi. Yani sorumluluğu merkeze aldı. Bu vesileyle, DİMGİ projesinin hayata geçirilmesinde emeği geçen tüm kurum ve paydaşlara özellikle teşekkür etmek istiyorum. Projenin yürütücülüğünü üstlenen Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı İzmir Bölge Müdürlüğü, Projenin akademik paydaşları olan Ege Üniversitesi ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi iletişim fakülteleri, bilgi birikimleri ve katkılarıyla projeye güçlü bir zemin sundular. Dijital medyanın geleceği, teknolojiden önce insanla, ahlakla, sorumlulukla, duruşla ilgilidir. Araçlar, platformlar, algoritmalar değişir. Ama bu araçların içine koyduğumuz niyet değişmezse, sorunlar da değişmez. Bugün iletişimci olmak, sadece anlatmak değildir. Bugün iletişimci olmak, aynı zamanda doğruyu, insan onurunu, toplumsal barışı korumaktır. Beğeni uğruna gerçeği feda etmemektir. Tıklanma uğruna güveni zedelememektir. İçerik üretmek kadar, içerik tüketmek de sorumluluktur. Bizim hedefimiz; yeni nesil iletişimcilerin yalnızca iyi içerik üreten bireyler olması değil. Aynı zamanda iyi düşünen, iyi tartan, iyi sorumluluk alan bireyler olmasıdır. Bu yüzden eleştirel düşünme becerisi, bu projenin merkezinde yer aldı" diye konuştu. Kasapoğlu sözlerini projede emeği geçen tüm paydaşlara, akademisyenlere, kurumlara ve özellikle genç katılımcılara teşekkür ederek noktaladı.
20 Ocak 2026 Salı - 11:45
ÇESO Başkanı Köfüncü: "Seçim süreci sona erdi, 2 bin 200 esnafın tamamının başkanıyım"
Çeşme Esnaf ve Sanatkârlar Odası’nın (ÇESO) seçimli genel kurulunda dördüncü kez başkanlığa seçilen Osman Köfüncü, seçimlerin tamamlanmasıyla birlikte tartışmaların da geride bırakılması gerektiğini vurgulayarak, "11 Ocak saat 17.00 itibarıyla seçim süreci benim için bitmiştir. 2 bin 200 esnafın tamamının başkanıyım" dedi. Basın mensuplarıyla bir araya gelen Köfüncü, altı dönemdir genel kurul süreçlerine katıldığını hatırlatarak, bu seçimde yaşanan bazı olayların kendisini üzdüğünü belirtti. Seçimlere perde arkasından müdahale edildiğini savunan Köfüncü, esnaf teşkilatının dışarıdan yönlendirilmeye çalışılmasını sert sözlerle eleştirdi. "Esnaf olmayan, Ahilik kültüründen uzak bazı kişi ve grupların bu süreci dizayn etmeye çalışmasını esefle kınıyorum. Bu oda, dışarıdan yön verilecek bir yapı değildir" ifadelerini kullandı. Seçimde kendisine rakip olan adaylarla herhangi bir sorun yaşamadığını özellikle vurgulayan Köfüncü, "Aday olan iki arkadaşımı tenzih ediyorum. Görevlerini yaptılar, aday oldular, karşılıklı tebrik ettik. Benim muhatabım perde arkasından yönlendirme yapmaya çalışanlardır" dedi. "Bu oda siyaset üstüdür" ÇESO’nun siyasi bir yapı olmadığını vurgulayan Köfüncü, bugüne kadar herhangi bir siyasi parti faaliyeti içinde yer almadığını belirterek, "Bu odada siyaset yoktur. Hiçbir mitinge gitmedim, hiçbir ilçe binasında bulunmadım. Buna rağmen odamız üzerinden siyaset yapılmak istendi" ifadelerini kullandı. Geçmiş dönemde yaşanan bazı diyaloglara da değinen Köfüncü, Çeşme’yi dizayn etmeye çalışan yapıların kendi içlerinde başarısız olduğunu savundu. "Bu teşkilatın gücü, esnafın birbirine duyduğu güven ve saygıdan gelmektedir" dedi. "Şeffafız, hesap vermekten kaçmayız" Oda yönetiminde herhangi bir şaibe ya da yolsuzluk iddiasının söz konusu olamayacağını belirten Köfüncü, "Her şeyimiz açıktır. Kimse bu oda için şaibe ya da yolsuzluk iddiasında bulunamaz. Elimizde bazı bilgi ve belgeler var, gerekli değerlendirmeleri yapacağız" diye konuştu. Yeni dönemde de esnafın sorunlarına çözüm üretmeye devam edeceklerini ifade eden Köfüncü, belediye, kaymakamlık ve kamu kurumlarıyla iş birliği içinde çalışmayı sürdüreceklerini söyledi. "Sahadayız. Kurumsal hafızayı bilen bir ekibimiz var. Kimseyle kavga ederek değil, konuşarak sorunları çözmeye çalışıyoruz" dedi. "Kapım esnafa her zaman açık" Köfüncü, görev süresi boyunca esnafla iç içe olmaya devam edeceğini vurgulayarak, "Ben koltuğa yapışan bir başkan değilim. Çalışan bir başkanım. Kapım da telefonlarım da esnafa her zaman açık. Gidebildiğim her yere gidiyorum, gidemediklerim de bilsin ki kalbim onlarla" ifadelerini kullandı.
20 Ocak 2026 Salı - 10:53
Göztepe, kaldığı yerden devam ediyor
Göztepe, Trendyol Süper Lig’in 18. hafta maçında sahasında Çaykur Rizespor’u mağlup ederek üst üste üçüncü galibiyetine imza attı. Göztepe, ligde kaldığı yerden devam ediyor. İlk yarıyı art arda iki galibiyetle tamamlayan İzmir temsilcisi, ikinci devreye de iyi bir başlangıç yaptı. Sahasında Çaykur Rizespor’u ağırlayan sarı-kırmızılılar, güçlü rakibini 3-1 mağlup ederek çıkışını sürdürdü. Bu galibiyetle puanını 35’e yükselten Stanimir Stoilov’un ekibi, Avrupa hedefi doğrultusunda emin adımlarla ilerlemeye devam etti. Sarı-kırmızılı ekip, en yakın takipçisi Beşiktaş ile arasındaki 3 puanlık farkı korurken, 6. ve 7. sırada yer alan Başakşehir ile Samsunspor’a karşı da 9 puanlık üstünlük sağladı. İç sahadaki 5. galibiyet Bu sezon taraftarı önünde etkili bir performans sergileyen Göztepe, Çaykur Rizespor galibiyetiyle birlikte iç sahadaki beşinci zaferini elde etti. Geride kalan dört maçta üç beraberlik ve bir mağlubiyet alan sarı-kırmızılılar, evinde toplayabileceği 27 puanın 18’ini hanesine yazdırarak bu alanda ligin en başarılı ekipleri arasına girdi. Bu süreçte rakip ağları 12 kez sarsan İzmir temsilcisi, kalesinde ise yalnızca 4 gol gördü. Yeni transferler ilk resmi maçlarına çıktı Göztepe’nin devre arasında kadrosuna dahil ettiği Jeferson ile Guilherme Luiz, Çaykur Rizespor karşılaşmasıyla birlikte sarı-kırmızılı formayla ilk resmi maçlarına çıktı. Jeferson, 69. dakikada Janderson’un yerine oyuna girerken, Guilherme Luiz ise 85. dakikada Juan’ın yerine sahaya çıktı. Böylece iki yeni forvet de forma şansı buldu. Bir diğer transfer Antunes ise sakatlığı nedeniyle mücadeleyi tribünden takip etti. İki savunmacı da cezalı duruma düştü Gelecek hafta Fenerbahçe ile deplasmanda karşılaşacak Göztepe’de, takımın değişilmez defans oyuncularından Heliton ve Bokele, Çaykur Rizespor maçında sarı kart görerek cezalı duruma düştü. Malcom Bokele, 45+2. dakikada, Heliton ise 67. dakikada kart görerek Fenerbahçe karşılaşmasında forma giyemeyecek duruma geldi. Stanimir Stoilov da basın toplantısında bu duruma değinerek, "Sürekli forma giyen iki oyuncumuzun cezalı duruma düşmesi üzücü. Yine de kadromuzda başka stoperlerimiz var ve bu durum, kendilerini göstermeleri için onlara bir fırsat doğuracak. Futbolda bunlar olabiliyor" ifadelerini kullandı.
20 Ocak 2026 Salı - 10:10
Urla açıklarında lastik bottaki 24 düzensiz göçmen kurtarıldı
İzmir’in Urla ilçesi açıklarında motor arızası nedeniyle sürüklenen lastik bottaki 24 düzensiz göçmen, Sahil Güvenlik ekiplerince kurtarıldı. Olay, 18 Ocak saat 03.00 sıralarında Urla ilçesi açıklarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, içerisinde düzensiz göçmenlerin bulunduğu lastik botun motor arızası nedeniyle sürüklendiği ve yardım talebinde bulunulduğu bilgisi üzerine bölgeye Sahil Güvenlik Gemisi (TCSG-311) ile Sahil Güvenlik Botları (TCSG-912, TCSG-909) sevk edildi. Ekiplerce lastik bottaki 12’si çocuk toplam 24 düzensiz göçmen kurtarıldı. Karaya çıkarılan düzensiz göçmenler, işlemlerinin ardından İl Göç İdaresi Müdürlüğü Geri Gönderme Merkezine teslim edildi.
20 Ocak 2026 Salı - 10:00
Çarpıntı şikâyetini hafife almayın; ihmali felce sürükleyebilir
Günlük pratikte kendisine sıklıkla çarpıntı şikayetiyle başvurulduğunu belirten Medicana Sağlık Grubu Kardiyoloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Selma Akdeniz Oskay, bu şikayetlerin hafife alınmaması gerektiğini vurgulayarak uyarılarda bulundu. Uzm. Dr. Selma Akdeniz Oskay, "En sık karşılaşılan kalp ritim bozukluklarından biri atrial fibrilasyondur. Pek çok kişi bu durumu yalnızca çarpıntı olarak algılıyor. Oysa atrial fibrilasyon tedavi edilmediğinde ciddi sonuçlara yol açabilen önemli bir kalp hastalığıdır" dedi. Çarpıntı şikâyeti toplumda çoğu zaman geçici bir stres ya da yorgunluk belirtisi olarak görülse de bu durum aslında ciddi bir hastalığın habercisi olabilir. Kalp ritim düzensizlikleriyle ilgili önemli açıklamalarda bulunan Medicana International İzmir Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Selma Akdeniz Oskay, özellikle atrial fibrilasyonun erken dönemde tespit edilmediğinde pıhtı oluşumuna ve buna bağlı gelişebilecek felç riskine dikkat çekti. Uzm. Dr. Selma Akdeniz Oskay, "Atrial fibrilasyon, tedavi edilmediğinde ciddi sonuçlara yol açabilen önemli bir kalp hastalığıdır. Kalbin kulakçıkları düzensiz çalıştığında kan akımı yavaşlar, bu da kalp içinde pıhtı oluşma riskini artırır. Oluşan pıhtının beyne gitmesi ani felçle sonuçlanabilir. Bu nedenle atrial fibrilasyonu olan hastalarda inme riski, olmayanlara göre belirgin şekilde daha yüksektir ve hastalığın mutlaka ciddiyetle ele alınması gerekir" mesajını verdi. Herkes için aynı riski taşımıyor Atrial fibrilasyon hastalığının her insanda aynı riski doğurmadığını aktaran Uzm. Dr. Selma Akdeniz Oskay, "Özellikle 65 yaş üzerindeki bireyler, yüksek tansiyonu olanlar, kalp kapak hastalığı veya kalp yetmezliği bulunanlar, şeker hastalığı ve obezitesi olanlar, tiroid bezinin fazla çalıştığı durumlar, uyku apnesi yaşayanlar ve düzenli olarak fazla alkol tüketen kişiler bu ritim bozukluğu açısından daha yüksek risk altındadır. Ayrıca ailesinde atrial fibrilasyon öyküsü bulunan bireylerde genetik yatkınlık da önemli bir rol oynar. Bu nedenle risk grubundaki kişilerin, ‘arada sırada çarpıntım oluyor’ diyerek durumu hafife almaması ve mutlaka kardiyolojik değerlendirmeden geçmesi gerekir" diye konuştu. Kontrol altına alınmayan atrial fibrilasyonun sadece inme riskini artırmakla kalmadığını dile getiren Uzm. Dr. Selma Akdeniz Oskay, "Uzun vadede kalbin pompa gücünü azaltarak kalp yetmezliğine de zemin hazırlar" dedi. Doğru yaklaşımla kontrol altına alınabiliyor Sürekli çarpıntı hissi, çabuk yorulma ve nefes darlığı hastaların yaşam kalitesini belirgin biçimde düşürdüğünü söyleyen Uzm. Dr. Selma Akdeniz Oskay, "Pek çok hasta sosyal hayatından uzaklaşır, iş verimi azalır ve sık acil başvuruları nedeniyle hem kendisi hem de sağlık sistemi için ciddi bir yük oluşur. Oysa günümüzde atrial fibrilasyon, doğru yaklaşımla büyük ölçüde kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Tedavide ilk basamak çoğu zaman ilaçlardır; ancak bazı hastalarda ilaçlara rağmen şikâyetler devam edebilir ya da ilaçların yan etkileri tolere edilemeyebilir. İşte bu noktada ablasyon tedavisi önemli bir seçenek olarak çıkar. Ablasyon, açık ameliyat değil; kasık damarından girilerek yapılan kapalı bir girişimdir. Kalbin içine ilerletilen ince kateterler yardımıyla, ritim bozukluğuna yol açan anormal elektriksel odaklar etkisiz hale getirilir. Günümüzde bu işlem üç temel teknikle uygulanmaktadır ve her birinin kendine özgü avantajları vardır" sözlerini kaydetti. Atrial fibrilasyon tedavisinde kullanılan yöntemler hakkında bilgi veren Uzm. Dr. Selma Akdeniz Oskay, son yıllarda daha da gelişen ve giderek yaygınlaşan pulsed field ablasyon tekniğine dikkat çekti. Uzm. Dr. Selma Akdeniz Oskay, sözlerine şöyle devam etti: "Bu yeni nesil teknikte ısı ya da soğuk yerine kısa süreli elektrik alanları kullanılır. Bu alanlar yalnızca kalp kası hücrelerini etkiler; yemek borusu, sinirler ve damarlar gibi çevre dokulara zarar verme riski son derece düşüktür. Bu nedenle pulsed field ablasyon, hem güvenliği hem de işlem süresinin kısalığıyla geleceğin en umut verici teknolojilerinden biri olarak kabul edilmektedir. Bu yöntemlerin hepsinde, günümüzde kalbin içyapısını milimetrik hassasiyetle gösteren üç boyutlu haritalama sistemleri eşliğinde uygulanmaktadır. Böylece hangi bölgenin tedavi edileceği net biçimde belirlenir, gereksiz dokuya müdahale edilmez ve hem başarı oranı artar hem de işlem güvenliği en üst düzeye çıkarılır." Kişiye özgü uygulamalarla tedavi mümkün Ablasyonun her atrial fibrilasyon hastasına doğrudan uygulanamayacağının da altını çizen Uzm. Dr. Selma Akdeniz Oskay, sözlerini şöyle tamamladı: "En iyi sonuç, doğru hasta seçimiyle elde edilir. Özellikle ilaçlara rağmen çarpıntısı devam edenler, ataklar halinde gelen atrial fibrilasyonu olanlar, ilaç yan etkileri yaşayan hastalar ve genç, aktif yaşam süren bireyler ablasyondan en fazla fayda gören gruplardır. Uygun değerlendirme sonrası bazı kalıcı atrial fibrilasyon hastalarında ve ritim bozukluğu nedeniyle kalp yetmezliği bulguları artan kişilerde de ablasyon, yaşam kalitesini belirgin şekilde artırabilmektedir. Ancak ileri yaşta olup çok sayıda ek hastalığı bulunanlar, sol kulakçığı aşırı büyümüş olanlar ya da kalpte aktif pıhtı saptanan hastalarda karar mutlaka kişiye özel verilmelidir. Bugün geldiğimiz noktada atrial fibrilasyon, kader olarak kabul edilmesi gereken bir durum değildir. Erken tanı, düzenli takip ve kişiye uygun tedaviyle hem inme gibi ağır komplikasyonların önüne geçmek hem de hastaların daha kaliteli bir yaşam sürmesini sağlamak mümkündür. Önemli olan, çarpıntıyı basit bir şikâyet olarak görmeyip, bu ritim bozukluğunun ardında yatan riskleri zamanında fark edebilmektir."
20 Ocak 2026 Salı - 09:56
İzmir tarımının yol haritası kooperatiflerle belirleniyor
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın, İzmir tarımını kooperatiflerle güçlendirmek amacıyla başlattığı "Kooperatif Buluşmaları", tarımsal kalkınma kooperatifleriyle devam etti. Başkan Tugay, sürdürülebilir tarım için doğru yöntemlerin önemine dikkat çekerek, sorunların Büyükşehir Belediyesi ve çiftçilerin iş birliğiyle, bilimin rehberliğinde çözüleceğini belirtti. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, kooperatifleşmede Türkiye’nin önde gelen kenti İzmir’de tarımsal kalkınma kooperatifleriyle bir araya geldi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen "Kooperatif Toplantıları" kapsamında, su ürünleri ve sulama kooperatiflerinin ardından tarımsal kalkınma kooperatifleriyle ilk toplantı gerçekleştirildi. "Kooperatiflerle Büyüyen Dayanışma, Güçlenen Üretim" sloganıyla düzenlenen toplantının ilk etabında Küçük Menderes Havzası’ndaki kooperatifler buluştu. Tarihi Havagazı Fabrikası’nda yapılan toplantının moderatörlüğünü Prof. Dr. Yusuf Kurucu üstlendi. Kooperatiflerin sorunları masaya yatırıldı Toplantıda Başkan Tugay, kooperatif temsilcilerine tek tek söz vererek ekimden hasada kadar yaşanan sorunları, talepleri ve önerileri dinledi. Kooperatif temsilcileri; iklim krizi, sulama, markalaşma ve pazarlama, artan girdi maliyetleri, tarımsal eğitim eksikliği ve haksız rekabet gibi birçok başlıktaki sorunlarını dile getirdi. Karşılıklı görüş alışverişiyle tarımda izlenecek yol haritası belirlendi. Kısa vadede çözülebilecek konular için anında talimatlar verilirken, orta ve uzun vadeli sorunlar için planlama yapıldı. Su sorununa dikkat çekti Toplantıda kooperatiflere seslenen Başkan Tugay, İzmir’de farklı sektörlerde geçimini sağlayan insanların sorun yaşamadan, hatta koşullarını iyileştirerek hayatlarını sürdürmesini hedeflediklerini söyledi. En önemli sorunun su olduğuna dikkat çeken Tugay, artan hava sıcaklıkları ve orman yangınlarının tesadüf olmadığını, bu sorunların önümüzdeki yıllarda artarak devam edeceğini vurguladı. Bu noktada "Her şeyi doğru yapıyor muyuz?" sorusunun sorulması gerektiğini belirten Tugay, doğru ürün ve sulama yöntemlerinin seçilip seçilmediğinin, hayvancılığın bilimsel esaslara göre yapılıp yapılmadığının sorgulanmasının önemine işaret etti. Geleneksel yöntemlerin yanı sıra, kısa vadeli beklentilerle ve bilimsel temele dayanmadan yapılan üretim tercihlerinin yaygın olduğuna dikkat çeken Başkan Tugay, tarımda kararların bilgi ve bilime dayalı olarak alınması gerektiğini ifade etti. "Bize düşeni biz yapalım, size düşeni siz yapın" Dünya tarımında bilime dayalı üretim modelini benimseyen Hollanda’yı örnek gösteren Başkan Tugay, "Bizim herkesin bilgisine sonsuz saygımız var. Ama başka ülkelere baktığımız zaman çiftçisinin emeğinin karşılığını aldığını görüyoruz. Biz fidan dağıtıyoruz, fidanların yarısı kuruyor, dikilmiyor. Hayvan dağıtalım diyoruz, bu hayvanları beslemek çoğaltmak yerine satmayı tercih ediyorlar. Bu iş, belediyenin tek taraflı, iyi niyetli adım atmasıyla çözülmüyor. Burada en doğrusu nedir, buna kafa yormamız ve bu kararları birlikte vermemiz gerekiyor. Ondan sonra bize düşeni biz yapalım, size düşeni siz yapın" dedi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin büyük ve güçlü bir kurum olduğunu ifade eden Başkan Tugay, son yıllarda birçok sorunun giderildiğini ve çalışmaların sürdüğünü ifade etti. Tugay, "İzmir Büyükşehir Belediyesi, bundan iki sene öncesine göre daha iyi durumda. Problemli olan birçok şeyi düzelttik; düzeltmeye devam ediyoruz. Ama bazı konular var ki bunlar bizim paramızın olup olmamasıyla ilgili değil. İlla ki yanlış ürün seçilirse, fazla su tüketilirse bu sorunları çözemeyiz" diye konuştu. "Doğru olan neyse, birlikte onu yapacağız" İzmir’in tarım arazileri ve havzalarının zenginliğine dikkat çeken Başkan Tugay, tarımın İzmir için özenle ele alınması gereken bir alan olduğunu vurguladı. Bu konuda kapsamlı değerlendirmeler yaptıklarını belirten Tugay, doğru adımların atılması için kooperatiflerin görüşlerinin de büyük önem taşıdığını söyledi. Amaçlarının yalnızca toplantı yapmak değil, doğruyu birlikte bulmak olduğunu ifade eden Başkan Tugay, kooperatifleri güçlü ve önemli yapılar olarak gördüklerini belirtti. Kooperatifçiliği desteklemeye devam edeceklerini vurgulayan Tugay, "Kooperatifler birliktir, birlikten gelen güçtür. Doğru olan neyse, birlikte onu yapacağız" dedi. Üngür: İzmir’deki kooperatiflerde 19 bin ortağımız var Toplantıda İzmir’in kooperatif yapısına ilişkin bilgi veren İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür, kent genelinde toplam 289 kooperatif bulunduğunu, bunların 163’ünün tarımsal kalkınma kooperatifi olduğunu söyledi. Kooperatif sayısının fazlalığı nedeniyle toplantıları iki etap halinde planladıklarını belirten Üngür, ilk etapta Küçük Menderes Havzası ve Kemalpaşa’daki kooperatiflerin davet edildiğini ifade etti. Üngür ayrıca İzmir’deki kooperatiflerde yaklaşık 19 bin ortağın yer aldığını, kooperatifleşmenin en yoğun olduğu ilçenin Bergama olduğunu; onu Ödemiş, Tire ve Bayındır’ın izlediğini belirtti. Birinci Derece Tarımsal Kalkınma Örgüt Belgesi sayısının 12’ye ulaştığını aktaran Üngür, İzmir’in bu alanda Türkiye genelinde ikinci sırada yer aldığını söyledi. Prof. Dr. Kurucu: Tedbir almazsak 2079’a kadar hiçbir şey kalmayacak Toplantıda konuşan Prof. Dr. Yusuf Kurucu, Türkiye’nin kuraklık haritası verilerini yıllara göre karşılaştırmalı olarak anlattı. Yusuf Kurucu, "Bilim yıllardır iklimin değişeceğini söylüyor. O nedenle ayağımızı yorganımıza göre uzatacağız. Bir önceki yıla göre daha şiddetli kuraklık yaşıyoruz. Eğer bugünden tedbirimizi almazsak, 2079 yılına kadar çocuklarımıza, torunlarımıza hiçbir şey kalmayacak. Yaz uzuyor, ilkbahar, sonbahar kısalıyor. Her on yılda bir en az yüzde 12 oranında yeraltı suyu ve yağmur sularında azalma var. Bu da tarımda suyun kullanımında çok dikkatli olmamız gerektiğini gösteriyor" ifadelerini kullandı.
20 Ocak 2026 Salı - 09:48
Uzmanından uyarı: "PRP yöntemi KOAH tedavisinde umut değil"
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Alev Gürgün, PRP yönteminin KOAH tedavisinde etkinliğinin bilimsel olarak kanıtlanmadığını belirterek, hastaların bilimsel dayanağı olmayan uygulamalara karşı dikkatli olması gerektiğini söyledi. Acıbadem Kent Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Alev Gürgün, son yıllarda sıkça gündeme gelen PRP (Platelet Rich Plasma) yönteminin KOAH (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı) tedavisindeki yeri hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Gürgün, PRP’nin KOAH tedavisinde etkinliği ve güvenilirliğinin henüz yeterli klinik çalışmalarla kanıtlanmadığını vurguladı. KOAH’ın dünya genelinde ölüme yol açan hastalıklar arasında üçüncü sırada yer aldığını belirten Prof. Dr. Gürgün, hastalığın hava yolları ve alveollerdeki yapısal bozukluklar sonucu ortaya çıktığını ifade etti. Gürgün, "KOAH; nefes darlığı, kronik öksürük ve balgam çıkarma gibi şikâyetlerle kendini gösteriyor ve genellikle ilerleyici seyrediyor. Tanı ne kadar erken konursa, hastalığın kontrol altına alınması da o kadar mümkün oluyor" dedi. KOAH’ın kronik ve ölümcül bir hastalık olması nedeniyle yeni tedavi arayışlarının sürdüğünü belirten Gürgün, PRP yönteminin de hastalar tarafından sıkça gündeme getirildiğini söyledi. PRP’nin, kişinin kendi kanından elde edilen ve iyileşmeyi destekleyen hücrelerden zengin serumun kullanıldığı bir yöntem olduğunu belirten Gürgün, "Kan alındıktan sonra özel işlemlerle ayrıştırılan bu sıvı, doku onarımını destekleyen maddeler içeriyor. Ancak PRP’nin akciğer hastalıklarındaki etkisini inceleyen çalışmalar halen araştırma aşamasındadır. Akciğer fonksiyonlarını iyileştirip iyileştirmediği, semptomlar ve alevlenmeler üzerindeki etkisi konusunda henüz net bir bilimsel veri bulunmamaktadır" ifadelerini kullandı. PRP’nin KOAH tedavisinde kullanılabilmesi için geniş katılımlı ve uzun süreli klinik çalışmalara ihtiyaç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gürgün, hastaların bilimsel temeli olmayan uygulamalara karşı temkinli olması gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Gürgün, KOAH tedavisinde halen en etkili yöntemlerin bilimsel olarak kanıtlanmış uygulamaları şöyle sıraladı: " Sigara, elektronik sigara ve tüm tütün ürünlerinin bırakılması, nefes açıcı ilaç tedavileri, solunum yetmezliği olan hastalarda uzun süreli oksijen tedavisi, pulmoner rehabilitasyon (solunum rehabilitasyonu) programları."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder