Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
İzmir
Genç veri bilimciler DATAFEST’te sektörün uzman isimleriyle buluştu
09 Mart 2026 Pazartesi - 15:12:38
Dokuz Eylül Üniversitesi İstatistik ve Veri Bilimi Topluluğu tarafından düzenlenen DATAFEST 2026, veri bilimi ve teknoloji alanına ilgi duyan öğrencileri sektör profesyonelleriyle bir araya getirdi. Etkinlikte siber güvenlik, bulut teknolojileri ve dijital dönüşüm başlıkları ele alınırken, gençlere teknoloji dünyasındaki kariyer fırsatlarına ilişkin önemli bilgiler aktarıldı. Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) bünyesinde faaliyet gösteren İstatistik ve Veri Bilimi Topluluğu tarafından düzenlenen DATAFEST 2026 etkinliği, akademi ile teknoloji sektörünü buluşturan önemli organizasyonlardan biri olarak öne çıktı. Veri bilimi, yazılım ve dijital teknolojilere ilgi duyan çok sayıda öğrencinin katıldığı etkinlikte, sektör temsilcileri hem güncel teknolojik gelişmeleri değerlendirdi hem de gençlere kariyer yolculuklarına ilişkin deneyimlerini aktardı. Siber güvenlik ve bulut teknolojileri ele alındı Etkinlik kapsamında teknoloji sektörünün deneyimli isimlerinden Fazlanet Bilgi Teknolojileri A.Ş. CEO’su Perviz Altay tarafından gerçekleştirilen sunumda, dijital dönüşüm sürecinde kurumların karşı karşıya kaldığı siber güvenlik tehditleri ve bu tehditlere karşı geliştirilen yeni nesil çözümler ele alındı. Altay, güvenli dijital altyapıların kurumlar için stratejik önem taşıdığına dikkat çekerken, bulut teknolojilerinin kurumların operasyonel verimliliğini artıran önemli bir dönüşüm aracı haline geldiğini vurguladı. Sunumun ardından gerçekleştirilen soru-cevap bölümünde öğrenciler, sektörün güncel ihtiyaçları ve teknoloji alanındaki kariyer fırsatlarına ilişkin merak ettikleri soruları doğrudan uzmanlara yöneltme imkânı buldu. Gençlere kariyer yolculuğu tavsiyeleri Etkinlikte ayrıca Fazlanet Bilgi Teknolojileri A.Ş. CTO’su Barış Bayram da öğrencilerle bir araya geldi. Bayram, yazılım geliştirme, veri analitiği ve siber güvenlik alanlarında kariyer hedefleyen gençlere sektörün beklentileri ve teknoloji dünyasında öne çıkmanın yolları hakkında değerlendirmelerde bulundu. Teknoloji alanında sürdürülebilir başarı için sürekli öğrenmenin ve disiplinler arası bilgi birikiminin önemine dikkat çekti. Üniversite–sektör iş birliğine katkı DEÜ İstatistik ve Veri Bilimi Topluluğu tarafından düzenlenen DATAFEST 2026, öğrencilerin sektör profesyonelleriyle doğrudan temas kurmasına imkan sağlayan önemli bir platform olarak değerlendirildi. Topluluğun başkanlığını yürüten Dokuz Eylül Üniversitesi İstatistik Bölümü 2. sınıf öğrencisi Batuhan Yiğit Hazar, etkinliğin veri bilimi ve teknoloji alanına ilgi duyan gençler için önemli bir deneyim sunduğunu ifade etti. Etkinlik çekilişle tamamlandı Programın sonunda düzenlenen çekilişte etkinliğe katılan öğrenciler arasında çeşitli hediyeler dağıtıldı. DATAFEST 2026, akademi ile teknoloji sektörü arasındaki etkileşimi güçlendiren ve genç yeteneklerin teknoloji dünyasıyla buluşmasına katkı sağlayan bir organizasyon olarak tamamlandı.
09 Mart 2026 Pazartesi - 15:10
Dünyanın en küçük kitabı İzmir’de
Türkiye’nin ilk kağıt ve kitap sanatları müzesi olan Ege Üniversitesi Kağıt ve Kitap Sanatları Müzesi, 2.4 x 2.9 milimetre ölçülerindeki dünyanın en küçük kitabına ev sahipliği yapıyor. Tarihi bir köşkte hizmet veren müze, kağıdın ve kitabın binlerce yıllık yolculuğunu nadide eserlerle meraklılarına sunuyor. Ege Üniversitesine bağlı eski Levanten köşklerinden 19. yüzyıla ait Ballian Konutu’nda 12 Aralık 2012’de kurulan müze, uluslararası alanda benzersiz bir konuma sahip bulunuyor. İçinde bir sanat galerisi de barındıran müzede, bin civarında obje kişi, kurum ve sanatçıların bağışlarıyla bir araya getirildi. Müzenin üst katında sergilenen ve ipek kağıda elle basılan milimetrik boyutlardaki kitap, ziyaretçilerin en çok dikkatini çeken eserlerin başında geliyor. Müzenin giriş katında kağıdın üretiminden sanat eserine dönüştüğü aşamalar sergilenirken, üst katında ise kitap sanatları, matbaa, sanatçı kitapları ve minyatür kitaplar gibi bölümler yer alıyor. Nadir eserler dikkat çekiyor Zengin bir koleksiyona sahip olan müzede; organik yazı malzemeleri, 15. yüzyıldan günümüze uzanan dünya renkli kağıtları, modern kağıt sanatı ve exlibris örnekleri sergileniyor. Matbaa bölümünde Gutenberg Matbaası’nda basılan orijinal inkunabel sayfası ile İbrahim Müteferrika Matbaası’nda basılan orijinal Vankulu Lügatı ziyaretçilerin ilgisine sunuluyor. Sanatçı kitapları bölümünde Andy Warhol’a ait üç boyutlu kitaplar yer alırken, çocuk kitapları bölümünde ise Küçük Prens, Moby Dick ve Alice Harikalar Diyarında gibi eserlerin üç boyutlu versiyonları bulunuyor. Kitaplardaki ustalar bölümünde ise Picasso, Chagall ve Matisse gibi sanatçıların özgün baskı resimlerini içeren eserler yer alıyor. Müze, hafta içi her gün 09.00 ile 17.00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor. Milimetrik kitap büyük ilgi görüyor Ege Üniversitesi Kağıt ve Kitap Sanatları Müzesi Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Seda Ağırbaş, karanlık odalarda sergilenen eserlerin cilt ve sanatsal detaylarının yakından incelenebildiğini aktardı. Müzenin evrensel bir nitelik taşıdığını vurgulayan Ağırbaş, "Alt katta kağıdın tarihçesi, papirüs ve parşömen gibi organik yazı malzemeleri ile kağıdın oluşum süreci yer alıyor. Ardından dünyanın renkli kağıdı ve uluslararası ile yerel sanatçıların eserleriyle kağıt sanatının geldiği nokta sergileniyor. Ölçüleri 2.4 x 2.9 milimetre olan, ipek kağıda elle basılmış çok minik bir kitabımız da müzemizde ziyaretçilerin beğenisine sunulmaktadır." dedi. Eğitim işlevi ön planda Tarihi binanın iki katında hat, tezhip, minyatür, katı’ ve ebru gibi geleneksel kitap sanatlarına ait orijinal eserlerin yer aldığını kaydeden Ağırbaş, müzenin çok sayıda çalıştay, seminer ve sergiye ev sahipliği yaptığını söyledi. Her yıl Müzeler Haftası’nda koleksiyona uygun etkinlikler gerçekleştirdiklerini anlatan Ağırbaş, "Ziyaretçilerimiz sadece eserleri görmekle kalmayıp, kağıt ve kitap sanatları alanındaki pek çok etkinliğe de katılarak bu çalışmaları çok beğendiler. Müzelerin sadece sergileme değil, eğitim işlevi de bulunmaktadır. Nitekim hedef kitlemiz ilk ve ortaöğretimden üniversiteye kadar uzanıyor. Ağaç yaşken eğileceği düşüncesiyle çoğunlukla çocuklarımızı ve gençlerimizi hedefliyoruz." ifadelerini kullandı. Dünyayı ayaklarımıza sermişler Müzede kağıda ve kitaba dair bine yakın objenin bulunduğunu dile getiren Ağırbaş, Türkiye’de bir ilk olan müzenin 2013 yılında özel müze statüsü kazandığını hatırlattı. Ziyaretçi defterine bırakılan bir notu çok anlamlı bulduğunu belirten Ağırbaş, "Defterimizde yer alan ’Dünyayı ayaklarımıza sermişler, haberimiz yok’ yazısı, müzenin kağıdın ve kitabın kültürel tarihine eşlik eden evrensel boyutunu kanıtlıyor" şeklinde konuştu.
09 Mart 2026 Pazartesi - 14:36
Tarihi Arasta’da kadın emeği fotoğraflarla sergilendi
İzmir’in Bergama ilçesinde açılan ’Arasta’da Kadın Olmak’ isimli sergi yoğun ilgi gördü. Bergama Arasta Kültür Sanat ve Eğitim Derneği’nce (BAKSED) 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla 7- 8 Mart tarihlerinde düzenlenen "Arasta‘da Kadın Olmak" isimli sergide Arasta‘da farklı alanlarda çalışan kadınların günlük yaşamları, emekleri ve mesleklerini icra ederken olan anları objektiflere yansıdı. Bergama Arasta Kültür Sanat ve Eğitim Derneği (BAKSED) Yönetim Kurulu Başkanı Av. Ahu Rubacı düzenledikleri etkinlik ile ilgili "Bugün burada 8 Mart Kadınlar Günü kapsamında bir çalışma gerçekleştiriyoruz. Bu çalışmayı üç adımda planladık. Video tanıtımları, Arastada dükkân sahibi olan zanaatkar, sanatçı ve esnaf kadınlarımızın dükkanlarına bir etiket tasarladık. Bu dükkanı ayakta tutan kadının adının ve dükkanın yerinin yazılı olduğu etiketleri dükkanlarının camlarına astık. Video çalışmasında ise "Burada Olmak Zor mu?" sorusunun cevabını aldık kadınların. Bugün de bunun üçüncü adımını gerçekleştiriyoruz. Aslında bu bir sergi değil bu bir tanıklık. Arastada bulunan halen faaliyette olan zanaatkar, sanatkar ve esnaf emekçi kadınların ellerinin fotoğraflarını çalıştık. Çünkü üretimin, emeğin ve hayatın en büyük yatırımının eller olduğunu düşünüyoruz" diye konuştu. Tarihi Osmanlı Arastası’ndaki ’Arasta’da Kadın Olmak’ isimli sergiye Bergamalılar yoğun ilgi gösterdi.
09 Mart 2026 Pazartesi - 14:29
Çeşmeli satranççı Türkiye Kupası İzmir il birincisi oldu
İzmir’de düzenlenen Türkiye Kupası Satranç İzmir İl Birinciliği turnuvasında, Çeşmeli satranç sporcusu CM (Usta Adayı) Talat Yıldız, 180 sporcu arasından birinci olarak önemli bir başarıya imza attı. İzmir Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile İzmir Satranç İl Temsilciliği katkılarıyla düzenlenen turnuva, 28 Şubat, 1, 7 ve 8 Mart 2026 tarihlerinde Halkapınar Atatürk Stadyumu Voleybol Antrenman Salonu’nda gerçekleştirildi. Turnuva, İzmir’deki satranç camiası tarafından yakından takip edildi. Turnuvaya, Gençlik ve Spor İl/İlçe Müdürlüklerinden çıkartılan TSF lisansına sahip, 2025 – 2026 yılı vizeleri yapılmış, 2019 ve önceki yıllarda doğan T.C. vatandaşı sporcular katıldı. Eşleştirmeler 9 tur üzerinden İsviçre Sistemi ile yapıldı ve rekabet heyecanı her turda yükseldi. Çeşme’nin genç yeteneği Talat Yıldız, turnuva boyunca gösterdiği üstün performansla birincilik kürsüsüne çıkmayı başardı. Bu zafer, Yıldız’ın kariyerinde önemli bir kilometre taşı olurken, Çeşme satranç camiasını da gururlandırdı.
20 Kasım 2025 Perşembe - 17:10
Deprem uzmanı Hasan Sözbilir: "İzmir için en riskli fay İzmir fayı"
Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, "İzmir için en riskli fay İzmir fayı. Güzelbahçe’den başlayıp Balçova, Narlıdere, Konak, Altındağ ve Pınarbaşı’na uzanan bu fay, kuzey eğimli yapısıyla tüm körfezi etkileyebilecek konumda ve çalışması halinde en fazla can kaybına neden olabilecek faydır" dedi. Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Bilim Kafe Sohbetlerinin 3. konuğu DEÜ Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir oldu. 15 Temmuz Konferans Salonunda gerçekleşen programda İzmir ve deprem üzerine değerlendirmelerde bulunan Sözbilir, "İzmir’in ilk deprem master planı 2000 yılında yapıldı. Aradan 25 yıl geçmiş. Bu durum, günümüzdeki yapı stokunun bu planda yer almadığı anlamına gelir. Son 25 yıl içinde oluşan yapılaşma dikkate alınmadığı için mevcut master plan bilimsel ve teknik açıdan yeterli değil ve mutlaka güncellenmesi gerekir. Bugün yürütülen yapı envanteri çalışmaları, hem İzmir’de hem de Türkiye genelinde yapıların yaklaşık yüzde 60’ının depreme dayanıklı olmadığını göstermekte. Ancak bu oran, her depremde tüm kentin etkileneceği anlamına gelmez; örneğin Bergama fayı kırıldığında İzmir merkez çok az etkilenebilir fakat Bergama ciddi hasar görebilir. İzmir’in farklı bölgelerine dağılmış 17 aktif fay ve aktifliği kesinleşmemiş 4 fayla birlikte kara kısmında toplam 21, denizde ise buna yakın sayıda fay bulunmakta. Böylece İzmir’i etkileyebilecek yaklaşık 40 fay vardır. Körfez gibi doğal güzellikler bile aslında bu fayların oluşturduğu jeolojik süreçlerin sonucu ve bu nedenle fayları tanımak, doğru yerleşim kararları için hayati önem taşır" dedi. "Sındırgı depremleri ölü fayları yeniden harekete geçirdi" Fayların doğup, büyüyüp ve zamanla ölebildiğini söyleyen Sözbilir, "Ancak ölü faylar bile bölgedeki stres değişirse yeniden aktif hale gelebilir. Son günlerde Sındırgı çevresinde yaşanan ve sayısı 20 bini aşan depremler bunun örneği. İlk 6.1 büyüklüğündeki depremden sonra artçılar dağa doğru ilerlemiş ve bu durum dağın içinde daha önce haritalanmamış fayların kırıldığını gösterdi. Bilim insanları ilk günlerde "hangi fay kırıldı?" sorusuna yanıt veremedi. Çünkü beklenen Sındırgı fayı değil, onun gerisindeki başka faylar çalıştı. Arazi çalışmalarında dağın içinde çok sayıda ölü fayın bulunduğu, deprem sonrası mekanizmanın bu fayları yeniden harekete geçirdiği görüldü. İlk 6.1’lik depremden sonra artçılar devam ederken fayın diğer kolu da tetikledi ve ikinci 6.1-6.2 büyüklüğündeki deprem meydana geldi. Bu süreç yeni bir depremin daha yaşanma riskini artırmakta. Devletin bölgeyi ‘afete maruz bölge’ ilan ederek müdahale etmesi, hasarlı yapıların boşaltılması ve muhtemel artçıların 5.1-5.2’ye kadar çıkabileceği uyarıları bu nedenle yapıldı" İfadelerini kullandı. "İzmir için en riskli fay İzmir fayı" İzmir’deki fayların çoğu uzun aralıklarla deprem üreten, "tembel" olarak nitelendirilebilecek faylar olduğunu aktaran Sözbilir, sözlerini şu şekilde noktaladı: "Bu durum bir bakıma avantajdır; Kuzey Anadolu Fay Zonu gibi 250 yılda bir büyük deprem üreten aktif yapılardan farklıdırlar. Marmara’daki fayın 1766’dan beri stres biriktirdiği için deprem beklenmekte. Ancak hiçbir fay bilim insanlarının söylediğine uymak zorunda değil çünkü fay davranışını yüzde yüz bilmek mümkün değil. İzmir için en riskli fay İzmir fayı. Güzelbahçe’den başlayıp Balçova, Narlıdere, Konak, Altındağ ve Pınarbaşı’na uzanan bu fay, kuzey eğimli yapısıyla tüm körfezi etkileyebilecek konumdadır ve çalışması hâlinde en fazla can kaybına neden olabilecek faydır. Bu fayın son depremi 1688’dir ve deprem üretme aralığı en az 1000 yıl olduğundan yakın zamanda yıkıcı deprem üretme ihtimali düşüktür; olsa olsa 3-5 büyüklüğünde depremler üretebilir. Buna karşılık Tuzla fayı 7.2’ye kadar deprem üretebildiği için daha tehlikelidir. Ayrıca Seferihisar-Gülbahçe fayı yaklaşık 3000 yıldır deprem üretmemektedir; son depremi 1389’dur ve bu durum önemli bir zaman doluluğuna işaret etmektedir."
20 Kasım 2025 Perşembe - 16:58
Acar: "İstanbul’daki çete düzeninin kopyasını Karşıyaka’da gördük"
İzmir’in Karşıyaka ilçesinde Bostanlı Pazarı’nın özel bir şirkete devredilmesi ve haftada iki güne çıkarılması ile ilgili yaşanan krizi devam ediyor. İzmir Pazarcılar Derneği Başkanı Faysal Acar, Bostanlı Pazaryeri’nde kurulmak istenen yapının İstanbul’daki yolsuzluk dosyalarına benzerlik taşıdığını öne sürdü. Acar, pazar alanının zincirleme şekilde özel şirketlere devredildiğini ve esnafa milyarlarca liralık baskı yapıldığını iddia ederek; "İstanbul’daki düzenin küçük bir kopyasını İzmir’e taşımaya çalıştılar" dedi. İzmir’in Karşıyaka ilçesinde Bostanlı Pazarı’nın özel bir şirkete devredilmesi ve haftada iki güne çıkarılması planı üzerine başlayan krize yönelik, İzmir Pazarcılar Derneği Başkanı Faysal Acar, sürecin arka planına yönelik dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Karşıyaka Belediyesi’nin "Tekstil Pazarı" projesi nedeniyle düzenlenen olağanüstü meclis toplantısında işletme devrine ilişkin önerge geri çekilmiş, Başkan Yıldız İşçimenler Ünsal bu kararı gözyaşları içinde duyurmuştu. Yarkadaş: "Tüccar mısınız, siyasetçi misiniz?" Gazeteci Barış Yarkadaş, TGRT Haber’de yayınlanan "Taksim Meydanı" programında İzmir Pazarcılar Derneği Başkanı Faysal Acar’ın kendisini aradığını belirterek, CHP’li bazı isimlerin karıştığı büyük bir vurgun iddiasını ortaya attı. Yarkadaş, söz konusu pazaryerinin CHP’li birkaç milletvekili ve bir genel başkan yardımcısı tarafından bir şirket aracılığıyla belediyeden alınmak istendiğini belirtti. Rakamları canlı yayında açıklayan Yarkadaş, "Burayı 140 milyon TL’ye almak istiyorlar, pazarcılara ise 1 milyar TL’ye satmayı planlıyorlar. Arada 700-800 milyon liralık bir kazanç hedefleniyor" ifadelerini kullandı. Esnafın halihazırda işgaliye, rüsum ve vergilerini ödediğini hatırlatan Yarkadaş, yapılmak istenen işleme sert tepki gösterdi. CHP’li vekillere seslenen Yarkadaş, "Tüccar mısınız, siyasetçi misiniz? Cumhuriyet Halk Partisi sizin şirketiniz oldu da bizim mi haberimiz yok? Atatürk’ün arkasına sığınıp her türlü çirkefliği yapabileceğinizi mi zannediyorsunuz?" diyerek tepkisini dile getirdi. "Bu yapı İstanbul’daki yolsuzluk zincirinin bir benzeri" İzmir Pazarcılar Derneği Başkanı Faysal Acar da Yarkadaş’ın sözlerine yönelik, pazar yerinin birden fazla özel şirkete zincirleme şekilde devredildiğini belirtti ve bu düzenin İstanbul’da geçmişte gündem olan büyük yolsuzluk dosyalarına benzerlik taşıdığını söyledi. Acar, "Burada kurulmak istenen düzen, İstanbul’daki yolsuzluk mekanizmalarının küçük bir kopyasıydı. Aynı yöntemler, aynı şirket yapılanmaları, aynı baskı düzeni. Biz bunun İzmir’e taşındığını gördük" dedi. Acar, pazarların kamusal alan olduğunu hatırlatarak İzmir’de ilçe belediyelerinde benzer girişimlerin çoğalmaya başladığını, bunun "organize bir model" izlenimi verdiğini dile getirdi. "İlan bir ay önce çıktı, pazar alanı 3-4 özel şirkete aktarıldı" Acar, bir ay önce yayımlanan ilanla sürecin başlatıldığını belirterek, "Kent AŞ alanı bir özel şirkete, o şirket başka bir şirkete, o da üçüncü şirkete devretti. Tam bir zincirleme operasyon. Bu model zaten İstanbul’daki yolsuzluk dosyalarında gördüğümüz bir yöntemdir" diye konuştu. "Esnafa 1 milyar TL’yi aşan baskı uygulandı" Acar, pazar alanının 180 milyon TL + KDV bedelle devredildiğini, ancak bu devrin ardından üç farklı şirketin toplam 1 milyar 50 milyon TL talep ettiğini öne sürerek, "Hiçbir hizmet yok, sıfır yatırım var ama esnafa 1 milyar TL’yi aşan bir maliyet çıkarılıyor. ‘Ödemezseniz yerlerinizi başkasına veririz’ denilerek açıkça baskı yapıldı" sözlerine yer verdi. Acar, bazı kişilerin siyasi isimleri referans göstererek esnafa baskı uyguladığını iddia ederek, "İstanbul’daki düzene çok benziyor. ‘Arkamızda şu genel başkan yardımcısı var, şu isim var’ gibi ifadelerle esnaf tehdit edildi. Sosyal medyada ‘Size kabus olacağız’ diyen kişilerin sabıka kayıtları kabarık. Bu tamamen organize bir yapı" açıklamasında bulundu. Acar, bu yapının kendilerine CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke ve CHP İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş’ın adlarını verdiğini ve kendilerini yakından tandıklarını söylediklerini aktardı. "Esnafın kişisel bilgileri hukuksuzca dağıtıldı" Acar, en tartışmalı konulardan birinin de esnafın kişisel bilgilerinin özel şirketlere aktarılması olduğunu söyleyerek, "Adlar, adresler, telefonlar Hepsi özel şirketlere verildi. Bu hem hukuksuzdur hem de İstanbul’daki dosyalarda gördüğümüz yöntemlerin aynısıdır." "Milyarlık vurgunu durdurduk, kamu zararını önledik" Acar, mücadeleleri sonucunda büyük bir kamu zararının önüne geçildiğini belirtti ve şu sözlere yer verdi: "Belediyenin kasasına girmesi gereken milyonlar, birkaç özel şirket arasında dolaşıyordu. Esnafın cebinden çıkacak 1 milyar 50 milyon TL’yi engelledik. Devletin, kamunun ve esnafın hakkını koruduk. Kim bu işin içindeyse kınıyoruz. Karşımıza kim çıkarsa çıksın yılmadan takipçisi olacağız. Bu düzen İzmir’de kurulamayacak."
20 Kasım 2025 Perşembe - 16:15
Selçuk’un eski başkanı Ülgür’e hapis cezası
Daha önce de kadın bir çalışanı darp etmekten hapis cezası alan denetimli serbestlik uygulamasından yararlanan CHP’li eski Selçuk Belediye Başkanı Hüseyin Vefa Ülgür’e yeniden hapis yolu göründü. 2019 yılında Cumhuriyet Bayramı kutlamaları sırasında, Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel’e yönelik hakaret, tehdit ve fiziki müdahalelerine ilişkin Ülgür hakkında açılan davanın son duruşmasında, önceki şiddet suçları nedeniyle tekerrür hükümleri gereğince kendisine toplamda 1 yıl 8 ay ceza verildi. 29 Ekim 2019 akşamı Selçuk’un Şirince Mahallesi’nde Cumhuriyet Bayramı kutlamaları sırasında, Selçuk’ta üç dönem belediye başkanlığı görevini yapmış Hüseyin Vefa Ülgür’ün Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel’e yönelik hakaret, tehdit ve fiziki müdahalelerine ilişkin davada karar açıklandı. Altı yılı aşkın süredir devam eden yargılama sonunda, Selçuk 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından eski başkan Ülgür ve beraberindeki diğer sanıklar hakkında hapis cezası verildi. Başkan Filiz Ceritoğlu Sengel’in Avukatı Sinem Top Yağcı, duruşma çıkışında yaptığı açıklamada, sanıkların daha önce de işledikleri benzer suçlar bulunduğunu hatırlatarak, cezaların ağırlaştırıldığını belirtti. Avukat Yağcı, yaptığı açıklamada; "29 Ekim 2019 tarihinde Şirince’de gerçekleşen Cumhuriyet Bayramı kutlamaları sırasında müvekkilimiz Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel’e ve yakınındakilere yönelik eylemlerle ilgili 6 yılı aşkın süredir devam eden yargılama bugün Selçuk 2. Asliye Ceza Mahkemesinde sonuçlandı. Sanıkların cezalandırılmasına karar verildi. Burada önemli bir nokta var; müvekkilimize, yalnızca bir belediye başkanı olduğu için değil, bir kadın belediye başkanı olduğu için cesaret edilmiştir. Bir erkek belediye başkanına karşı aynı eylemlerin gerçekleştirilemeyeceği mahkeme tarafından da kabul edildi" dedi. Hakaretlerin kamu görevlisine karşı işlendiğinin mahkemece değerlendirildiğini kaydeden Yağcı, bu nedenle cezalarda herhangi bir indirim uygulanmadığını belirtti. Avukat Yağcı, ayrıca sanıkların daha önce şiddet suçlarından kesinleşmiş cezaları bulunduğu için, tekerrür hükümleri gereğince cezaların ağırlaştırılmış şekilde infazına karar verildiğini vurguladı. Avukat Sinem Top Yağcı; "Mahkeme, cezanın ertelenmesine ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına da yer olmadığına hükmetti. Bu nedenle ceza, kararın kesinleşmesiyle birlikte doğrudan infaz edilecek" dedi. Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel’e karşı üç sanığın hem hakaret hem yaralamaya teşebbüs suçlarından; Hüseyin Vefa Ülgür’ün ise doğrudan "yaralama" suçundan cezalandırıldığını ifade eden Yağcı, kararın 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü öncesinde açıklanmasının da oldukça önemli olduğunu vurgulayarak; "Kadın bir belediye başkanı olarak halk desteğine sahip olmasına ve bir hukukçu olmasına rağmen, müvekkilimiz dahi şiddet faillerinden kaçamadı. Hak arama sürecinde ise altı yıl boyunca adaletin tecelli etmesini beklemek zorunda kaldı. Bu durum tüm kadınlar açısından caydırıcı bir tablo oluşturuyordu. Ancak dosyaya son atanan hâkimin titiz çalışmasıyla süreç hızlanarak karara bağlandı. Bu, kadın mücadelesi açısından da anlamlı bir adımdır" diye konuştu. Açıklamanın sonunda Yağcı, adaletin gecikmiş olsa da sağlanmasının önemine dikkat çekerek mahkeme heyetine teşekkür etti. Ne olmuştu Olay, 29 Ekim 2019 günü saat 22.30 sıralarında Şirince Meydanı’nda gerçekleşti. Kutlamalar devam ederken, iddiaya göre eski Belediye Başkanı Hüseyin Vefa Ülgür’ün alkollü halde Başkan Ceritoğlu Sengel’in bulunduğu alana gelerek hakaret ve tehditlerde bulundu. Bu esnada çevrede gerginlik yaşanırken, Ülgür ve yanında bulunan kişiler, Başkan Ceritoğlu Sengel’in elini sert şekilde sıkarak fiziki temasta bulundu. Ülgür ve beraberindekilerin, kalabalık arasında taşkınlıklarını sürdürdükleri ve jandarmanın müdahalesine rağmen gerginliğin büyüdüğü kamera kayıtlarıyla tespit edildi. Arbedede, sanıklardan eski Belediye Başkanı Hüseyin Vefa Ülgür’ün oğlu Anıl Ülgür’ün Belediye Başkanı Ceritoğlu Sengel’e yumruk atmaya teşebbüs ettiği; Sedat Yolcu’nun Başkan’ın abisi Engin Ceritoğlu ile belediye çalışanı olan eşi Oya Ceritoğlu’na saldırıda bulunduğu; Sefa Ülgür’ün ise bir kişiyi sandalye ile yaraladığı belirlenmişti. Olay sırasında birçok kişinin hakaret içerikli sözleri kamera çözümlemelerine ve tanık beyanlarına da yansımıştı. Mahkeme, kamu görevlisine hakaret, basit yaralama, tehdit, yaralamaya teşebbüs ve diğer ilgili suçlar kapsamında H. Vefa Ülgür, Anıl Ülgür, Sefa Ülgür, Burak Caner Ülgür, Sedat Yolcu ve diğer sanıklar hakkında mahkûmiyet kararı verdi. Kararda, saldırının "kamu görevlisine görevinden dolayı yönelmiş fiziki müdahale" niteliği taşıdığı vurgulandı.
20 Kasım 2025 Perşembe - 13:19
Uzman doktorlardan öğrencilere farkındalık eğitimi
İzmir Dr. Behçet Uz Çocuk Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Dilek Orbatu başkanlığındaki uzman hekim heyeti, Kemalpaşa Ferzent Bulum Anadolu Lisesi’nde öğrencilerle bir araya gelerek kapsamlı bir farkındalık eğitimi gerçekleştirdi. "Fark Kat! Farkındalık Arttırma, Rehberlik ve Kendini Keşfetme Atölye Toplantısı" adıyla düzenlenen programda; ergenlik döneminde liderlik, takım çalışması, sağlıklı yaşam alışkanlıkları ve temel ilk yardım bilgileri gibi başlıklarda sunumlar gerçekleştirildi. Eğitimler, öğrencilerin aktif katılımıyla uygulamalı atölye çalışmalarıyla desteklendi. Program kapsamında uzman hekimler tarafından şu konu başlıklarında bilgilendirme yapıldı: "Ergenlikte liderlik ve takım olmak, sağlıklı çocuk olmak, hayat kurtaran bilgiler, uygulama atölyesi." Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte; düşünme, hissetme ve harekete geçme temaları üzerinden farkındalık oluşturulması hedeflendi. Doktorlar, gençlerin kişisel gelişim süreçlerine katkı sunmak ve sağlık konularında bilinç kazandırmak amacıyla çeşitli interaktif uygulamalar gerçekleştirdi. Etkinlik sonunda okul yönetimi, Dr. Behçet Uz Çocuk Hastanesi heyetine ziyaret ve katkılarından dolayı teşekkürlerini iletti.
20 Kasım 2025 Perşembe - 12:28
Göztepe’de hedef galibiyet serisini sürdürmek
Göztepe, hafta sonu Gürsel Aksel’de oynayacağı Kocaelispor maçını hatasız geçerek arka arkaya üçüncü galibiyetini elde etmeyi hedefliyor. Süper Lig ekiplerinden Göztepe, 13. hafta mücadelesinde Kocaelispor’u konuk etmeye hazırlanıyor. 23 Kasım Pazar günü Gürsel Aksel Stadyumu’nda oynanacak karşılaşma saat 14.30’da başlayacak. İzmir ekibi, ligde çıktığı son iki maçtan da galibiyetle ayrılarak önemli bir seri yakaladı. Sarı-kırmızılılar, Kocaelispor’u da mağlup ederek üst üste üçüncü galibiyetini almayı hedefliyor. Göztepe, bu karşılaşmadan 3 puanla ayrılması halinde puanını 25’e yükselterek Avrupa hedefi doğrultusunda güçlü adımlarla ilerleyişini sürdürecek. İç sahada kayıp yaşanmadı İzmir ekibi, Süper Lig 2025-2026 sezonunda sahasında çıktığı hiçbir maçta yenilgi yaşamadı. Gürsel Aksel Stadyumu’nda oynadığı 5 karşılaşmada 3 galibiyet ve 2 beraberlik alan sarı-kırmızılılar; Fenerbahçe ve Konyaspor’la berabere kalırken Beşiktaş, Başakşehir ve Gençlerbirliği’ni mağlup etti. Evinde toplayabileceği 15 puanın 11’ini hanesine yazdıran Göztepe, iç saha performansıyla ligin en başarılı takımlarından biri olmayı başardı. Biletler satışa çıktı Göztepe ile Kocaelispor arasında oynanacak 12. hafta karşılaşmasının biletleri satışa çıktı. 1. kategori biletler 5 bin TL, 2. kategori 4 bin TL, 3. kategori 2 bin TL, 4. kategori ise bin 400 TL olarak belirlendi. 5. ve 6. kategori biletler 600 TL’den satışa sunulurken, misafir takım tribün biletleri 780 TL olarak açıklandı. Taraftar ilgisinin oldukça yoğun olduğu belirtilirken, karşılaşmanın kapalı gişe oynanması bekleniyor.
20 Kasım 2025 Perşembe - 11:45
Nurus, İzmir’deki varlığını yeni mağazasıyla güçlendiriyor
Nurus, Ege’nin merkezi İzmir’de yeni mağazasını hizmete açarak bölgedeki varlığını daha da güçlendirdi. 1000 metrekare büyüklüğündeki yeni mağaza, ofis veya evdeki çalışma alanlarına yönelik teknoloji, mühendislik ve yaşam deneyimini bir araya getiren ürünlerini kullanıcıları ile buluşturuyor. Teknoloji, mühendislik ve tasarım gücüyle üretimin geleceğini şekillendiren Nurus, yüzyıla yakın tecrübesiyle çalışma alanlarında kalıcı değer yaratıyor. Uzun yıllardır Ege Bölgesi’nde hizmet veren marka, ürün çeşitliliğini büyük işletmeler, KOBİ’ler ve bireysel kullanıcılarıyla yeni mağazasında buluşturuyor. Temelleri 1927 yılında atılan ve bugün 99 yaşında olan Nurus, sahip olduğu mühendislik ve üretim gücünü İzmir’de daha görünür kılmayı hedefliyor. Nurus, yeni mağazasını başta mimarlar, proje yöneticileri, girişimciler ve profesyoneller olmak üzere tüm kullanıcılarının bir araya gelebileceği bir etkileşim alanı olarak konumluyor. Kullanıcılar, mağaza içindeki yenilikçi çalışma alanları ve özel tasarımı ile sessizlik ve akustik konforu sunan Calma ürünü sayesinde podcast çekimi yapabiliyor, dijital medya için içerik üretebiliyor ve ayrıca küçük ekipli toplantılarını ve networking buluşmalarını gerçekleştirebiliyor. "Türkiye’nin üretim gücünü dünyaya taşıyoruz’’ Nurus’un yaklaşık bir asır önce Ankara’da küçük bir atölyede başlayan yolculuğunun bugün uluslararası standartlarda mühendislik çözümleri üreten global bir başarıya ulaştığını vurgulayan Nurus Yönetim Kurulu Başkanı Güran Gökyay, "Ege Bölgesi’ndeki yeni yatırımımız, büyüme ve bölgesel etki stratejimizin önemli bir aşamasını oluşturuyor. İzmir’de de Nurus’u mühendislik gücünü tasarımla buluşturan, uzun vadeli değer yaratan akıllı yatırım ürünleri markası olarak konumlandırıyoruz. Fabrikamızda bulunan 16 üretim hattımız ile yüzde 95’i aşan bir dikey üretim gücüne sahibiz. Bir ürünün tüm bileşenlerini kendi tesislerimizde üretebiliyoruz. Ayrıca hem insan sağlığına duyarlı hem de dayanıklılığı yüksek çözümler geliştiriyoruz. Calma ürünümüz bunun en güzel örneği. Ürün tasarımlarımızın merkezine insanı, konforu ve modern çalışma dinamiklerini koyan yaklaşımımız var. İzmir’deki yeni merkezimizle, bu deneyimi Ege Bölgesi’ne daha geniş kapsamlı taşıyacağız" dedi. "Başarı güçlü iş ortaklıklarıyla mümkün" Nurus’un ihracat başarısında güçlü bir iş ortaklığı ekosisteminin kritik rol oynadığını vurgulayan Gökyay sözlerini şöyle tamamladı: "Ürün çeşitliliğimizi ve teknolojik gücümüzü, güçlü bir bayi ağı aracılığıyla dünyaya taşıyoruz. Bugün 45’ten fazla ülkede ürünlerimiz kullanılıyor. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) verilerine göre ‘İhracatını en hızlı geliştiren marka’ ödülüne layık görüldük. Türkiye’de özellikle pandemi ile ofis koltuklarının insan sağlığı üzerindeki önemi iyice arttı. Türkiye’de uluslararası standartlarda hizmet veriyoruz. Bu başarımızı Türk sanayicisinin küresel arenadaki gücü olarak kabul edebiliriz. Bayilik kavramını da yalnızca belirli bir bölgeyi temsil eden geleneksel bir model olarak değil; yurt içi ve uluslararası başarılara ortaklık, birlikte büyüme platformu olarak görüyor ve devam ediyoruz. Bizi başarılarımızda ve açılışımızda yalnız bırakmayan tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyoruz" Değişen çalışma kültürüne uyum ve Ege’deki yatırım Pandemi sonrası dönüşen çalışma teknolojileri, artan internet hızları ve sağlık beklentileri doğrultusunda şirketin kapsamlı çalışmalar yürüttüğünü belirten Gökyay, Ege Bölgesi’nin son 10 yıldaki hızlı gelişiminin yeni yatırım kararlarını hızlandırdığını ifade ediyor. İzmir’de kurulan yaklaşık 1000 metrekarelik deneyim merkezi ise yalnızca bir satış alanı değil, profesyonellerin buluşup etkileşim kurabileceği bir platform olarak tasarlandı. Nurus’un yeni merkezi hakkında konuşan Gökyay, "Bu alanı yalnızca bir ürün satış noktası olarak değil; insanların, mimarlık firmalarının, insan kaynakları profesyonellerinin, danışmanların ve bilgi teknolojileri uzmanlarının bir araya gelip fikir alışverişi yapabilecekleri, konuşabilecekleri ve etkileşim oluşturabilecekleri bir ortam olarak tasarladık" şeklinde konuştu. Sessiz alan ihtiyacına yenilikçi bir çözüm: ’Calma’ Gökyay, Amerika, İngiltere, Almanya ve Körfez ülkelerine ihraç edilen ’Calma’ ürününün A sınıfı ses izolasyonu ve temiz hava kalitesi sunduğunu belirtti.. Yaklaşık 9 - 10 yıllık Ar-Ge çalışmasıyla geliştirilen bu ürün, artan mobil görüşmeler, video konferanslar ve değişen mekan ihtiyaçları doğrultusunda yeni nesil çalışma düzenine çözüm sunarak şirketi dünya çapında önde gelen markalardan biri haline getiriyor. Ürün hakkında konuşan Güran Gökyay, "Eskiden insanların masalarında bir iki telefon bulunurken bugün herkesin cep telefonu var ve aynı anda kullanılabiliyor. Video konferanslar çok hızlı şekilde başlıyor ve devam ediyor. Mobil görüşmeler artmış durumda. Şirketlerin de hızlı mekân değişimlerine ve adaptasyonlara ihtiyaçları var. Bu ürün, bu ihtiyaçlara çözüm sunmak için geliştirildi. Ürünle ilgili yaklaşık 9-10 yıldır çalışmalar yürütüyoruz. Bu konuda sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada en iyi 3-4 markadan biri olduğumuzu söyleyebiliriz" sözlerine yer verdi. Yüksek teknoloji ofis koltuklarında yerli üretim gücü Yerli ve milli bir üretim gücü olduklarını belirten Güran Gökyay, "Bugün Türkiye’de ve bölgede, özellikle sanayi ürünü hâline gelmiş yüksek teknoloji ofis koltuklarını tamamen Türkiye’de üretiyor olmak ve bunu yapan neredeyse tek firma konumunda bulunmak da bizim için ayrı bir övünç kaynağı. "Dünyayla entegrasyonumuzda da özellikle çalışma teknolojilerinin ve disiplinlerinin, pandemiden sonra tüm dünyada değişmiş olması; Türkiye’de ise 5G ve ileri internet hızlarının iş yapış biçimlerine etkisi; bununla birlikte insanların sağlık konusundaki beklentileri gibi alanlarda şirketimizin çok ciddi çalışmaları bulunuyor" açıklamasında bulundu.
20 Kasım 2025 Perşembe - 11:09
Altay Başkanı Sinan Kanlı: "Türkiye’nin yardımına ihtiyacımız var"
Altay Başkanı Sinan Kanlı, resmi sosyal medya hesabından yardım çağrısında bulunarak, "Kurulduğu günden günümüze kadar adeta görünmez bir kahraman gibi Türkiye’ye hizmet eden ülkemizin her karış toprağında emeği olan kocaçınar Altay’ın bu kez Türkiye’nin yardımına ihtiyacı var" dedi. TFF 3. Lig 4. Grup ekiplerinden Altay, tarihinin en karanlık dönemlerinden geçiyor. 2021-2022 sezonunda Süper Lig’de mücadele eden siyah-beyazlılar, o tarihten bu yana düşüşünü durduramayarak TFF 3. Lig’e kadar geriledi. Dört yıldır süren transfer yasağı ve geçmiş dönem oyuncu borçları nedeniyle açılan FIFA dosyaları da kulübün yakasını bırakmıyor. Kulübün toplam borcunun 1 milyar TL’ye dayandığı ifade ediliyor. Bu tablo karşısında Altay Başkanı Sinan Kanlı, resmi sosyal medya hesapları üzerinden bir yardım çağrısı yaparak camiaya ve tüm Türkiye’ye seslendi. "Bu sezon dosya sayısı 7’ye yükseldi" Son dönemlerde artan FIFA dosyalarına yönelik açıklamalarda bulunan Kanlı, "Sizlere sürekli iyi haberler vermeye çalışıyoruz. Ancak ne yazık ki bugün öyle bir gün değil. FIFA dosyaları kulübümüzün etrafını sarmaya şiddetle devam ediyor. Yıllardır var olan dosyalar her sezon ortalama iki başvuruyla kapanırken bizim yönetime gelişimizin üzerinden sadece 3 ay geçmiş olmasına rağmen bu sezon başvuru sayısı bir anda 7’ye yükselmiştir. Bizler Büyük Altay’ı ayağa kaldırmaya çalışırken bu ağır yaptırımlar, talep eden dosyalar hareket kabiliyetimizi ortadan kaldırıyor. Büyük Altay’ı tekrar ayağa kaldırma çabamızı ise maalesef sonuçsuz bırakıyor. O yüzden sizlere bu çağrıyı yapmak zorunda olduğum gerçeği ile karşı karşıyayım. Cumhuriyet öncesi dönemin mirası ve Cumhuriyetin temel taşı A Milli Takım başta olmak üzere tüm milli takımlarımıza sporcu ve teknik adam yetiştirerek hizmet eden ülkemizin milli gururu Altay tankını adını Fahrettin Altay Paşa’ya soyadını veren. Ülkemizin önemli değeri Büyük Altay ne yazık ki zor durumda" diye konuştu. "Unutmayın başka Altay yok" Altay’ın nasıl bu hallere geldiğini de anlatan Kanlı, "Bazı hatalı yönetimler, ekonomik krizler, deprem felaketleri ve Covid salgını gibi olumsuzluklar sonrası 112 yıllık koca çınar yorgun düştü ve ayakta kalma savaşı veriyor. Türkiye’nin köklü kulübü ve önemli devri olan Büyük Altay’a bu zorlu mücadelesinde sen de destek ol. Kurulduğu günden günümüze kadar adeta görünmez bir kahraman gibi Türkiye’ye hizmet eden ülkemizin her karış toprağında emeği olan koca çınar Altay’ın bu kez Türkiye’nin yardımına ihtiyacı var. Türkiye Cumhuriyeti İzmir Valiliği’nin özel izni ve denetiminde açılan yardım hesabına miktar gözetmeksizin yardım yaparak Büyük Altay’a can suyu verebilir, milli değerlerimize sahip çıkabilirsiniz. Unutmayın başka Altay yok" diyerek sözlerini noktaladı.
20 Kasım 2025 Perşembe - 11:07
Düşük doz BT ile akciğer kanserinde erken tanı mümkün
Akciğer kanseri, dünya genelinde kansere bağlı ölümlerin en yaygın nedeni olarak ilk sıralarda kendini gösteriyor. En büyük sorun ise hastalığın genellikle belirti vermeden ilerlemesi. Ancak gelişen teknolojiyle birlikte düşük doz bilgisayarlı tomografi (LDCT) taramaları, hastalığı erken evrede yakalama imkânı vadediyor. Söz konusu tarama yöntemi hakkında bilgi veren Medicana Sağlık Grubu Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Doç. Dr. Nuran Katgı, bilimsel çalışmaların, bu yöntemle akciğer kanserine bağlı ölümlerin yüzde 20’ye varan oranlarda azaltılabileceğini gösterdiğini söyledi. Doç. Dr. Nuran Katgı, "Belirti beklemeden tarama yaptırın, erken tanı hayat kurtarır" dedi. Dünyada en sık görülen kanser türlerinden biri olan akciğer kanserine yönelik Medicana International İzmir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Nuran Katgı, önemli açıklamalarda bulundu. Doç. Dr. Nuran Katgı, akciğer kanserinin sessiz ilerleyen bir hastalık olduğuna dikkat çekerek, düşük doz bilgisayarlı tomografi (BT) ile akciğer kanserinin erken teşhis edilebileceğini anlattı. Doç. Dr. Nuran Katgı, "Akciğer kanseri, dünya genelinde kansere bağlı ölümlerin en başında yer almaktadır. Bunun başlıca nedeni, hastalığın genellikle belirti vermeden ilerlemesidir. Semptomlar ortaya çıktığında hastalık çoğunlukla ileri evreye ulaşmıştır. Sigara en önemli risk faktörüdür; buna ek olarak hava kirliliği, asbest, radon, genetik yatkınlık ve mesleki faktörler de etkili olur. Geç tanı konması, tedavi şansını düşürür ve mortaliteyi yüksek tutar" açıklamasını yaptı. Erken teşhisin önemine de vurgu yapan Doç. Dr. Nuran Katgı, "Erken evrede tanı konan hastalarda cerrahi tedaviyle tam kür elde edilebilir. Erken tanı, hastalığın diğer organlara yayılmadan yakalanmasını sağlar. Bu durum sağkalımı belirgin şekilde artırır. Gecikmiş vakalarda ise tedavi seçenekleri sınırlıdır" dedi. Erken evre tümörler LDCT ile yakalanabilir Düşük doz bilgisayarlı tomografinin (LDCT), akciğerlerin düşük radyasyon dozu kullanılarak görüntülendiği özel bir tarama yöntemi olduğunu aktaran Doç. Dr. Nuran Katgı, "Klasik toraks BT’de ortalama radyasyon dozu 6-7 mSv iken, LDCT’de 1-2 mSv civarındadır. Yani, 3-5 kat daha düşük radyasyonla yüksek çözünürlüklü görüntüler elde edilir" dedi. Doç. Dr. Nuran Katgı, "Bilimsel veriler güçlüdür. ABD’de yapılan NLST (National Lung Screening Trial) çalışması, düşük doz BT taramasının akciğer kanserine bağlı ölümleri yüzde 20 oranında azalttığını göstermiştir. Avrupa’da yapılan NELSON çalışması da benzer şekilde mortalitede belirgin azalma saptamıştır. Bu sonuçlar, erken evre tümörlerin LDCT ile yakalanabileceğini göstermektedir" ifadelerini kaydetti. 50-80 yaş arası herkes LDCT ile tarama yaptırmalı Uluslararası kılavuzlara göre 50-80 yaş arası, en az 20 paket-yıl sigara öyküsü olan ve hâlen içen veya son 15 yıl içinde bırakmış bireylerin yılda bir kez LDCT taraması yaptırmasının faydalı olabileceğini söyleyen Doç. Dr. Nuran Katgı, "Tarama genellikle yılda bir kez yapılır. Şüpheli bulgu saptanırsa, 3-6 ay gibi kısa aralıklarla kontrol çekimi önerilir. Rutin tarama sigara içmeyenler için önerilmez. Ancak pasif içicilik, aile öyküsü, radon veya asbest maruziyeti gibi ek risk faktörleri varsa hekim değerlendirmesi gerekir. LDCT’nin radyasyon dozu, klasik BT’ye göre çok daha düşüktür (yaklaşık 1-2 mSv). Bu oran doğal çevresel radyasyona yakındır, dolayısıyla hastalar güvenle yaptırabilir. LDCT işlemi ağrısız, kısa sürede tamamlanan, kontrast madde kullanılmayan bir yöntemdir. Risk minimaldir; esas önemli olan, sonuçların doğru yorumlanması ve gereksiz tetkiklerden kaçınılmasıdır. Her tarama testinde olduğu gibi LDCT’de de yanlış pozitif sonuçlar olabilir. Ancak Lung-RADS sistemiyle bu oranlar yüzde 10-13 seviyelerine düşmüştür. Yanlış negatif oranları ise düşüktür; düzenli yıllık tarama bu riski daha da azaltır" diye konuştu. Belirti beklemeden tarama yaptırın Akciğer kanserinin bir numaralı nedenlerinden biri de sigara kullanımı olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Nuran Katgı, "Akciğer kanserine karşı sigara bırakmak en önemli adımdır ancak risk tamamen ortadan kalkmaz. 50-80 yaş aralığında 20 paket-yıl sigara öyküsü olan herkes yılda bir kez LDCT taraması yaptırmalıdır. Erken tanı hayat kurtarır. Akciğer kanseri genellikle belirti vermeden ilerler. Şikayetler başladığında hastalık çoğu zaman geç evrededir. Belirti beklemeden tarama yaptırmak, hastalığı erken evrede yakalamanın en etkili yoludur. Yüksek risk grubunda yapılan düzenli LDCT taramaları, ölümleri anlamlı ölçüde azaltmaktadır. Erken tanı konan her hasta, kazanılmış bir hayattır. Erken tanı, güçlü hasta-hekim iletişimiyle mümkündür. Hastalar düzenli taramaya katıldıkça, hekimler de sonuçları doğru yönettiğinde başarı oranı artar. Multidisipliner yaklaşım, erken tanının başarısında kilit rol oynar" mesajını verdi.
20 Kasım 2025 Perşembe - 10:16
Karşıyaka’da Ömer Faruk, bahis cezasına itiraz etmeye hazırlanıyor
Bahis oynadığı gerekçesiyle sezon başında PFDK tarafından 8 ay hak mahrumiyeti cezası alan Ömer Faruk Sezgin, son dönemde benzer durumda olan oyunculara yalnızca 45 gün ceza verilmesi üzerine Karşıyaka yönetimiyle birlikte bu duruma itiraz etmeye hazırlanıyor. Sezgin’in cezasında indirim talep edilecek. TFF 3. Lig 4. Grup ekiplerinden Karşıyaka’da Ömer Faruk Sezgin sevinci yaşanıyor. Yaz döneminde büyük umutlarla transfer edilen golcü oyuncu, bahis oynadığı iddiasıyla sezon başında PFDK’ya sevk edilmiş ve yapılan incelemeler sonucunda 26 yaşındaki forvete 8 ay hak mahrumiyeti cezası verilmişti. Sezgin’in, geçmiş yıllarda 2. ve 3. Lig maçlarını izlemek amacıyla bir bahis sitesine üye olduğu ve site tarafından verilen bonusla kupon yaptığı ifade edilmişti. Son günlerde yürütülen bahis soruşturmasında ise benzer durumda olan oyunculara en alt sınırdan yalnızca 45 gün ceza verilmesi, Karşıyaka yönetimini harekete geçirdi. Yönetim, emsal kararları gerekçe göstererek tahkime başvurup Sezgin’in cezasında indirim talep edecek. Bu doğrultuda Ömer Faruk Sezgin’in sahalara dönmesine kesin gözüyle bakılıyor. Yaşanan gelişmelerin ardından 26 yaşındaki hücum oyuncusu yeniden Karşıyaka’ya katıldı ve takımla birlikte çalışmalara başladı.
20 Kasım 2025 Perşembe - 09:21
Mardin’den İzmir’e ’Terörsüz Türkiye’ ziyareti
AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, "Terörsüz Türkiye" kapsamında temaslarda bulunmak üzere Türkiye turuna çıkan AK Parti Mardin İl Başkanı Mehmet Uncu ve beraberindeki heyeti ağırladı. Başkan Saygılı, ’’Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, son 23 yılda yaptığımız yatırımlarla hayata geçirdiğimiz proje, reform, hizmet ve düzenlemelerle Türkiye’yi bölgesinde ve dünyada muteber bir konuma getirdik. Bugün de aynı güçlü yürüyüşümüzü Terörsüz Türkiye hedefiyle taçlandırıyoruz. Kardeşliğimizi yıpratmak isteyen kirli tezgâhları bozacak, milletimizin istikbaline kast edenleri, bu aziz milletin birliğine yönelen her türlü ihaneti tarihin karanlığına gömeceğiz. Terörsüz Türkiye için omuz omuza, kararlılıkla birlikte başaracağız’’ dedi. AK Parti Mardin İl Başkanı Mehmet Uncu ve beraberindeki il yönetimi ile ilçe başkanlarından oluşan heyet, "Terörsüz Türkiye" kapsamında temaslarda bulunmak üzere Türkiye turuna çıkarken, İstanbul’dan sonraki ikinci durağı İzmir oldu. Heyet, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı ve il yönetimini ziyaret ederek sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bizi hedeflerimizden alıkoymak isteyen tüm engelleri milletimizle ele ele vererek aştık AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı yaptığı açıklamada, ’’Bizler; milletimizin her bir ferdinin mesuliyetini omuzlarımızda taşıdığımızın bilinciyle, büyük ve güçlü Türkiye idealine bağlı kalarak canla başla çalışmayı sürdürüyoruz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, son 23 yılda yaptığımız yatırımlarla hayata geçirdiğimiz proje, reform, hizmet ve düzenlemelerle Türkiye’yi bölgesinde ve dünyada muteber bir konuma getirdik. Bizi hedeflerimizden alıkoymak isteyen tüm engelleri milletimizle ele ele vererek aştık; vesayet odaklarını bertaraf ettik, milli iradeyi devletin her bir noktasında hâkim kıldık. Bugün de aynı güçlü yürüyüşümüzü Terörsüz Türkiye hedefiyle taçlandırıyoruz. 86 milyon vatandaşımızın huzur, refah ve kardeşlik içinde yaşaması için atılması gereken her adımı stratejik bir akılla çok büyük bir dikkat ve hassasiyetle atıyoruz. Kardeşliğimizi yıpratmak isteyen kirli tezgâhları bozacak; milletimizin istikbaline kast edenleri, bu aziz milletin birliğine yönelen her türlü ihaneti tarihin karanlığına gömeceğiz. Biz, milletimizin duasını ve desteğini yanımıza alarak; sabırla, inançla, kararlılıkla geleceğe yürümeye devam edeceğiz. Bu büyük mücadelede liderliği ve kararlı duruşlarıyla bizlere güç veren Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a ve Cumhur İttifakı ortağımız MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye şükranlarımızı sunuyoruz. Terörsüz Türkiye sürecine gönülden destek veren Mardin İl Başkanımız Mehmet Uncu’ya ve beraberindeki kıymetli heyete İzmir teşkilatımız adına teşekkür ediyorum. Terörsüz Türkiye için omuz omuza, kararlılıkla birlikte başaracağız.’’ dedi. Mardin bugün yeniden bir cazibe merkezi haline geldi AK Parti Mardin İl Başkanı Mehmet Uncu ise, ’’Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın başlattığı Terörsüz Türkiye sürecinin bölgeye kazandırdığı huzur ve istikrarı anlatmak amacıyla İstanbul programının ardından İzmir’e geldik. İzmir’de yaşayan Mardinli hemşehrilerimizle bir araya geldik. Geçmiş dönemlerde terör ve ekonomik sorunlar nedeniyle yoğun göç veren Mardin, bugün yeniden bir cazibe merkezi haline geldi. Şehirdeki kalkınma hamleleri, artan turizm potansiyeli ve yatırım fırsatlarının Mardin’i güçlendirdi. Hemşehrilerimizi şehre yatırım yapmaya ve geri dönüşü desteklemeye davet ediyoruz. Türkiye genelinde olduğu gibi Mardin’de de sürecin getirdiği güven ortamı sayesinde, AK Parti’ye yoğun bir teveccüh var.’’ diye konuştu.
20 Kasım 2025 Perşembe - 00:05
FIBA Avrupa Kupası: CSM Oradea: 77 - Aliağa Petkimspor: 71
FIBA Avrupa Kupası C Grubu’nun son maçında Aliağa Petkimspor, sahasında Romanya temsilcisi CSM Oradea’ya 77-71 mağlup oldu. Bu sonuçla İzmir ekibi, grubu ikinci sırada bitirdi. Salon: Oradea, Oradea Arena Hakemler: Valerio Grigioni (İtalya ), Goran Grbi (Slovenya), Mikheil Vartanov (Gürcistan) CSM Oradea: Richard 17, Bropleh 12, Pridgett 4, Bandja Sy 5, Young 4, Torok 3, Nzekwesi 14, Lottie 10, Nicolescu 8 Başantrenör: Cristina Achim Nastrut Aliağa Petkimspor: Franke 17, Whittaker 14, Floyd 11, Blumbergs 7, Troy Selim Sav 7, Sajus 6, Scrubb 5, Efianayi 4, Boran Güler, Yunus Sonsırma Başantrenör: Özhan Çıvgın 1. Periyot: 20-24 (Aliağa Petkimspor lehine) Devre: 43-37 (CSM Oradea lehine ) 3. Periyot: 59-58 (CSM Oradea lehine)
19 Kasım 2025 Çarşamba - 21:39
İzmir’de engelli kızını öldüren baba intihar etti
İzmir’in Gaziemir ilçesinde engelli kızını pompalı tüfekle öldüren baba, aynı silahla yaşamına son verdi. Menderes Mahallesi 1007 Sokak’ta saat 16.30 sıralarında meydana gelen olayda, iddiaya göre işçi emeklisi Hüseyin Sayılır (63), henüz bilinmeyen bir nedenle, doğuştan fiziksel ve zihinsel engelli olan kızı Feride Sayılır’ı (30) pompalı tüfekle başından vurduktan sonra silahı kendisine doğrultarak ateşledi. Silah seslerini duyan komşuların ihbarı üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekiplerince yapılan kontrolde baba ile kızının yaşamını yitirdiği belirlendi. Cenazeler, otopsi için İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Öte yandan yaklaşık üç yıl önce eşinden ayrıldığı öğrenilen Hüseyin Sayılır’a bir süre önce kolon kanseri teşhisi konulduğu, psikolojik sorunlar yaşadığı ve engelli kızının geleceğine dair endişe taşıdığı öne sürüldü. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder