Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
İzmir
Konak Belediyesinde çalışan işçiler geriye dönük hakları için oturma eylemi başlattı
30 Nisan 2026 Perşembe - 21:54:44
İzmir’de Konak Belediyesinde çalışan işçiler, Toplu İş Sözleşmesi (TİS) görüşmelerinde elde edilen geriye dönük haklarının ödenmemesi nedeniyle belediye binası içinde başlattıkları oturma eylemini sürdürüyor. Konak Belediyesi’nin yanı sıra Karşıyaka, Buca, Narlıdere ve Bayraklı belediyelerinde de çalışanlar, kazanılmış haklarının korunması talebiyle eylemlerini sürdürüyor. Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerinde yaşanan tıkanıklıklar nedeniyle ilçe belediyelerindeki iş bırakma eylemleri İzmir genelinde yayılırken, Konak Belediyesinde de protestolar devam ediyor. Daha önce Konak Belediye binası önünde eylem yapan DİSK Genel-İş İzmir 5 No’lu Şube Başkanı ve işyeri temsilcileri, bugün mesai saatleri içinde belediye binası koridorlarında sloganlar atarak oturma eylemine geçti. İşçiler, uzun süredir haklarını alamadıklarını belirterek taleplerini dile getirdi. Yaklaşık 15 aydır ödemelerin yapılmadığını ifade eden çalışanlar, insanca yaşam ve çalışma şartları istediklerini vurguladı. Huzur içinde çalışmak istediklerini söyleyen işçiler, talepleri karşılanana kadar eylemlerine devam edeceklerini belirtti. Sloganların ardından grup oturma eylemine başladı.
30 Nisan 2026 Perşembe - 20:59
İzmir’de burun estetiği için ameliyat olan 23 yaşındaki genç kız hayatını kaybetti
İzmir’in Çiğli ilçesinde burun estetiği ameliyatı sırasında fenalaşan 23 yaşındaki genç kız, sevk edildiği hastanede günler süren yaşam mücadelesini kaybetti. Kızının acısıyla sarsılan anne Remziye Kanak, "Ameliyat masrafı olarak ödediğim 70 bin lirayı aslında kızımın kefen parası olarak vermişim. Böyle öldüreceklerini bilsem ayaklarımı kırar, yine de oraya götürmezdim" dedi. Olay, 22 Nisan Çarşamba günü Çiğli ilçesinde bulunan Özel Metropol Hastanesinde meydana geldi. İddiaya göre, burun estetiği ameliyatı olmak için hastaneye yatan Hatice Öncü (23), operasyon sırasında aniden fenalaştı. Durumu bir anda kötüye giden ve uyanamayan genç kız, ilk olarak aynı hastanenin yoğun bakım servisinde tedavi altına alındı. Burada durumu giderek ağırlaşan Öncü, daha sonra ileri tetkik ve tedavi amacıyla tam donanımlı İzmir Şehir Hastanesine sevk edildi. Şehir Hastanesinde günlerce yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren genç kızdan sabah saatlerinde acı haber geldi. Doktorların yaptığı tüm müdahalelere rağmen Hatice Öncü, bugün hayatını kaybetti. Vefat haberinin ardından genç kızın cansız bedeni, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla otopsi işlemleri için İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Evlatlarını kaybetmenin acısını yaşayan aile, ameliyatın gerçekleştiği Özel Metropol Hastanesi ve ilgili doktorlar hakkında savcılığa giderek suç duyurusunda bulunurken, İzmir İl Sağlık Müdürlüğünün de şüpheli ölümle ilgili idari inceleme başlattığı öğrenildi. Genç kızın cenazesinin, yarın öğle namazını müteakip Konak ilçesinde bulunan Çorakkapı Camii’nde kılınacak cenaze namazının ardından toprağa verileceği belirtildi. "İki defa entübe edilmiş" Kızının burun ameliyatı için girdiği özel hastanede fenalaşıp iki kez entübe edildikten sonra beyin ölümü gerçekleşmiş halde başka bir hastaneye sevk edildiğini belirten anne Remziye Kanak, "Saat 15.00’te olması gereken ameliyata 14.00’te aldılar. Normalde bir buçuk saat sürecek operasyonun ardından kızım uyanmadı. Bizi oyalayarak sürekli yalan söylediler. Narkozu verdiklerinde uyumadığı için ikinci kez narkoz vermişler. Ödem oluştuğunu söyleyip bizi kandırdılar. İki defa entübe edilmiş. Ertesi sabah tomografinin kötü çıktığını söyleyerek bizi Şehir Hastanesine yolladılar. Aslında beyni ölmüş, beyin ölümü gerçekleşmiş halde bizi oraya göndermişler. Sekiz dokuz gün boyunca kızım hiç ayılmadı ve bugün sabah ölüm haberini aldık" şeklinde konuştu. "Kefen parası olarak vermişim" Ameliyat masrafı olarak ödediği 70 bin lirayı aslında kızının kefen parası olarak verdiğini vurgulayan Kanak, "Ben kızımı ne zorluklarla 23 yaşına kadar getirdim. Böyle öldüreceklerini bilsem ayaklarımı kırar, yine de oraya götürmezdim. Çiğli’deki o özel hastaneden ve ameliyatı yapan doktorlardan şikayetçiyim. Benim ciğerim yandı, başka annelerin ciğeri yanmasın. O hastane kapansın ve bu doktorlar mesleklerini bıraksın. O süreçte bize o kadar zulmedildi ki acıdan fenalaşıp acile gittiğimde benden para istediler, üstümde nakit olmadığı için bir dil altı hapı bile vermediler. Adaletin yerini bulmasını istiyorum" ifadelerini kullandı. "Uzun süre içeride kalması normal değildi" Kızının burun estetiği ameliyatı için büyük bir hevesle ve hiçbir sağlık engeli bulunmadan hastaneye başvurduğunu belirten acılı baba İbrahim Öncü, "Hatice, ameliyat günü sabahı son derece sağlıklıydı, evde şakalaşarak hazırlandı ve o özel hastaneye adeta koşarak gitti. Gerekli tüm tetkikleri ve tahlilleri yapıldı, her şeyin yolunda olduğu bizzat doktorlar tarafından söylendi ve biz de onu dualarla ameliyathaneye uğurladık. Basit bir estetik operasyon olacağı, çok kısa bir süre içinde odasına alınacağı belirtilmişti ancak biz kapıda beklerken saatler ilerledi, diğer hastalar birer birer çıkmasına rağmen Hatice’den bir türlü haber gelmedi. İçimizde tarif edilemez bir korku oluşmaya başladı çünkü sıradan bir işlem için bu kadar uzun süre içeride kalması normal değildi" şeklinde konuştu. "Sapasağlam ellerimle teslim ettiğim hastaneden cansız bedenini çıkardık" Operasyon sırasında yaşanan aksaklıklar neticesinde kızının entübe edilerek sevk edildiği hastanede yaşamını yitirdiğini vurgulayan baba Öncü, "Ameliyatın üzerinden saatler geçtikten sonra doktorlar yanımıza gelerek kızımın bir komplikasyon nedeniyle uyandırılamadığını, durumun ciddiyetini koruduğunu ve mecburen cihazlara bağlandığını haber verdiler. O andan itibaren büyük bir panik ve çaresizlik içine düştük, bulunduğumuz özel hastanenin teknik imkanları yetersiz kaldığı için kızım acilen tam teşekküllü ve daha donanımlı başka bir hastaneye nakledildi. Oradaki yoğun bakım sürecinde hekimlerin tüm çabalarına ve müdahalelerine rağmen ne yazık ki Hatice’nin vefat haberini aldık; evladımı sapasağlam ellerimle teslim ettiğim o hastaneden maalesef cansız bedenini çıkarmak zorunda kaldık." dedi.
30 Nisan 2026 Perşembe - 20:06
İzmir’de 7 yaşındaki çocuğu istismar eden sabıkalı sanığa önce ceza sonra tahliye
İzmir’in Buca ilçesinde 7 yaşındaki kız çocuğuna cinsel istismarda bulunduğu suçlamasıyla yargılanan ve daha önceden de benzer suçlardan sabıkası bulunan şahıs, hapis cezasına çarptırılmasına rağmen tahliye edildi. Olay, 2 Ağustos 2025 tarihinde İzmir’in Buca ilçesi Belenbaşı Mahallesi’nde bulunan bir kafede meydana geldi. İddiaya göre, 7 yaşındaki E.G., annesi Ö.G. tarafından su alması için söz konusu işletmeye gönderildi. İşletmede bulunan S.Ç. (36), küçük kızı "Kasaya gel" diyerek karanlık bir bölüme çağırdı. Çocuğu burada alıkoyarak cinsel istismarda bulunan şüpheli, küçük kıza "Annene söyleme" diyerek baskı kurdu. Olayın ardından korkuyla annesinin yanına koşan küçük E.G.’nin durumu anlatması üzerine aile hemen jandarmaya başvurdu. Kamera kayıtları sanığı yalanladı Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan S.Ç., suçlamaları reddederek çocuğun kendisine sarıldığını iddia etti. Ancak Buca İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından incelenen güvenlik kamerası kayıtları, gerçeği gözler önüne serdi. Görüntülerde, şüpheli S.Ç.’nin küçük kızı karanlık ve dışarıdan görülmeyen bir alana çektiği, yaklaşık 2 dakika sonra küçük kızın bu alandan koşarak uzaklaştığı tespit edildi. Elde edilen deliller ve adli görüşme raporları doğrultusunda S.Ç., 5 Ağustos 2025’te tutuklanarak cezaevine gönderildi. Hem istismardan hem uyuşturucudan sabıkalı çıktı Hazırlanan iddianamede, sanık S.Ç.’nin ’On İki Yaşından Küçük Mağdurların Cinsel İstismarı’ ve ’Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma’ suçlarından cezalandırılması talep edildi. Soruşturma aşamasında, S.Ç.’nin daha önceden de çocuk istismarı ve uyuşturucu madde kullanımından sabıka kaydı bulunduğu ortaya çıktı. Mahkemede gözyaşı döktü, tahliye oldu Bugün İzmir 18. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında mahkeme heyeti, savunma yaparken ağlayan ve "Çok pişmanım" dediği öğrenilen tutuklu sanık S.Ç. hakkında ’Çocuğun Cinsel İstismarı’ suçundan 5 yıl hapis cezası verilirken, ’Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma’ suçundan ise beraat kararı verildi. Mahkeme heyeti, sanığa ceza vermesine rağmen şoke edici bir kararla S.Ç.’nin tahliyesine hükmetti. Duruşmanın ardından sivil toplum kuruluşu temsilcileri, tahliye kararına tepki göstererek, "Bölge Adliye (İstinaf) Mahkemesi’ne itirazlarda bulunacağız. İşimiz sonuna kadar devam edecek" dedi. Ailenin, sabıkalı sanığın tahliyesine itiraz ederek kararı İstinaf Mahkemesi’ne taşıyacakları öğrenildi. Olayla ilgili hukuki süreç devam ediyor.
30 Nisan 2026 Perşembe - 19:24
TFF 2. Lig Play-Off: Aliağa FK 1 - Muşspor: 1
Aliağa FK, TFF 2. Lig Kırmızı Grup play-off birinci turunda sahasında karşılaştığı Muşspor ile 1-1 berabere kaldı. Stat: Aliağa Şehir Hakemler: Ömer Tolga Güldibi, Arif Dilmeç, Azad İlhan Aliağa FK: Ahmet Pekgöz, Veli Çetin, Erhan Kartal, Alberk Koç (Oktay Kancı dk. 64), Emre Keskin (Burak Süleyman dk. 46), Mertcan Açıkgöz (Suat Kaya dk. 77), Oğuzhan Yıldırım, Muammer Sarıkaya, Sergen Piçinciol, Harun Kavaklıdere (Ahmet İlhan Özek dk. 46), Tahir Babaoğlu (Malik Karaahmet dk. 32) Teknik Direktör: Çağdaş Çavuş Muşspor: Yüksel Egemen Yaylı, Muhammet Fatih Yıldırım, İlker Günaslan, Erkam Reşmen (Mert Kula dk. 81), Cumali Bişi, Onur Ramazan Toprak, Tuğkan Kamışoğlu (Cem Çelik dk. 81), Halil Yılmaz (Emirhan Karagülle dk. 61), Yusuf Yıldırım, Ersel Aslıyüksek, Seçim Can Koç (Stanley Ohawuchi dk. 52) Teknik Direktör: Fatih Çardak Goller: Malik Karaahmet (dk. 66) (Aliağa FK), Seçim Can Koç (dk. 14) (Muşspor) Sarı kartlar: Veli Çetin (Aliağa FK), Halil Yılmaz, Cumali Bişi (Muşspor)
09 Ocak 2026 Cuma - 14:23
İzmir Adliyesinin 2025 bilançosu açıklandı: Karar sayısında büyük artış
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, 2025 yılına ait adli istatistikleri ve yürütülen soruşturmalara ilişkin verileri paylaştı. Verilere göre, terör suçlarından tutuklananların sayısında ve uyuşturucu ile mücadele kapsamında yürütülen operasyonlarda önemli artış gözlendi. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından açıklanan verilere göre, 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla soruşturma dosyası sayısı 223 bin 397’ye ulaştı. Karar sayısı, bir önceki yıla oranla 9 bin 578 artarak 197 bin 563 olarak kayıtlara geçti. 2025 yılı genel dosya temizleme oranı ise yüzde 88,26 olarak gerçekleşti. Yıl içerisinde Ağır Ceza Mahkemelerine 12 bin 615, Asliye Ceza Mahkemelerine 42 bin 332, Çocuk Mahkemelerine ise 2 bin 479 adet iddianame düzenlendi. Ayrıca 103 bin 211 dosya hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (KYOK) verildi. Terör suçlarında 629 tutuklama Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu verilerine göre; terör örgütü üyeliği, propagandası ve finansmanı gibi suçlar kapsamında 2024 yılında 659 olan gözaltı sayısı, 2025 yılında bin 881’e yükseldi. Adliyeye sevk edilen kişi sayısı 645’ten bin 383’e çıkarken, tutuklanan kişi sayısı ise 220’den 629’a yükseldi. Kadına yönelik şiddetle mücadele: 597 Tutuklama Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddet Suçları Soruşturma Bürosu, 2025 yılında 15 bin 691 yeni evrak kaydetti. Bu süreçte 12 bin 604 dosya karara bağlandı. Ayrıca, kasten yaralama ile ilgili 4 bin 558 soruşturma dosyasında 2 bin 19 şüpheliye adli işlem yapıldı, 448 kişi tutuklanırken ısrarlı takiple ilgili Bin 647 dosyadan 97 şüpheli tutuklandı. Tehditle ilgili 3 bin 678 dosyada 52 şüpheli hakkında tutuklama kararı verilirken basit yaralamayla alakalı tutuklamaya sevk edilen 657 kişiden 331’i tutuklanarak cezaevine gönderildi. Uyuşturucu ile mücadele ve ’Bağımsızlık Köyü’ projesi Uyuşturucu Suçları Soruşturma Bürosu’na 2025 yılında 29 bin 545 yeni dosya geldi. Devredenlerle birlikte toplam 44 bin 868 dosyadan 21 bin 28’i sonuçlandırıldı. "Uyuşturucu Madde İmal ve Ticareti" suçundan açılan 3 bin 515 dosyada 7 bin 20 kişi gözaltına alınırken, bin 691 kişi tutuklandı. Öte yandan, uyuşturucu bağımlılığıyla mücadele kapsamında Buca Kaynaklar’da "İzmir Bağımsızlık Köyü Projesi" çalışmalarının devam ettiği bildirildi. Cezaevi ve denetimli serbestlik verileri İzmir’deki Kapalı Ceza İnfaz Kurumlarına yıl içinde 18 bin 948 kişi giriş yaparken, 18 bin 974 kişinin çıkışı sağlandı. Açık Ceza İnfaz Kurumlarında ise 16 bin 227 giriş, 16 bin 3 çıkış kaydı tutuldu. Mevcut durumda İzmir genelindeki cezaevlerinde toplam 14 bin 725 hükümlü ve tutuklu bulunuyor. Denetimli Serbestlik verilerinde ise elektronik kelepçe kullanımındaki artış dikkat çekti. 2024 yılında 47 olan elektronik kelepçe uygulaması, 2025 yılında 578’e yükseldi. Ayrıca 11. Yargı Paketi kapsamında değerlendirilen 3 bin 620 hükümlüden bin 314’ü yasadan yararlandı. Çocuk suçları ve diğer soruşturmalar Çocuk Suçları Soruşturma Bürosu tarafından 2025 yılında 8 bin 438 soruşturma açıldı. Tutuklamaya sevk edilen 388 çocuktan 265’i tutuklanırken, 122 çocuk hakkında adli kontrol kararı verildi. Çevre, imar ve orman suçlarına yönelik bin 626 dosyadan 890’ı için kamu davası açıldı. Sağlık çalışanlarına yönelik şiddet kapsamında ise 669 dosyadan 153’ü davaya dönüştü.
09 Ocak 2026 Cuma - 12:36
İzmir’de ’11. Yargı Paketi’nden bin 667 hükümlü yararlandı
İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan’ın 10 Ocak Dünya Gazeteciler Günü vesilesiyle düzenlediği buluşmada, 11. Yargı Paketi kapsamında İzmir’de şu ana kadar bin 667 hükümlünün infaz indiriminden yararlandığı açıklandı. Başsavcıvekili Aydoğan Sansak, bu kapsamda 349 hükümlünün açık cezaevine geçtiğini, bin 318 hükümlünün ise denetimli serbestlikten faydalanarak tahliye edildiğini bildirdi. Dünya Gazeteciler Günü kapsamında, İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan’ın ev sahipliğinde İzmir Adliyesi Sosyal Tesisleri’nde medya mensuplarıyla bir araya gelindi. Ulusal ve yerel basın kuruluşlarının temsilcilerinin katıldığı programa; İzmir Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyon Başkanı Gökberk Sunal ve İzmir Cumhuriyet Başsavcıvekili Aydoğan Sansak da katıldı. 11. Yargı Paketi verileri paylaşıldı Toplantıda basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Cumhuriyet Başsavcıvekili Aydoğan Sansak, kamuoyunun yakından takip ettiği 11. Yargı Paketi ve infaz düzenlemelerine ilişkin güncel rakamları paylaştı. İzmir genelindeki infaz sürecine değinen Sansak, düzenlemeden faydalanan bin 667 hükümlünün durumuna ilişkin şu detayları verdi: Kapalıdan Açığa Geçiş: 349 hükümlü, kapalı ceza infaz kurumlarından açık ceza infaz kurumlarına nakledildi. Denetimli Serbestlik: Bin 318 hükümlü ise açık ceza infaz kurumundan denetimli serbestlik hükümlerinden faydalanarak tahliye edildi. Adli çalışmalar masaya yatırıldı Samimi bir atmosferde gerçekleşen soru-cevap bölümünde, sadece infaz yasası değil, İzmir genelinde yürütülen operasyonlar ve güncel hukuki süreçler de değerlendirildi. İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, yargı süreçlerinin şeffaflığı ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi noktasında medyanın önemine dikkat çekti. Programın sonunda Başsavcı Ali Yeldan, basın mensuplarının gününü tek tek kutladı. Buluşma, hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
09 Ocak 2026 Cuma - 12:05
Eski usul alışveriş fileleri Bergama’da yenidan hayat buluyor
Bergama’da çevre dostu üretimin ve kadın emeğinin simgesi haline gelen Bergama Kadın Kooperatifi, naylon poşetlere karşı başlattığı örgü file üretimiyle hem doğayı koruyor hem de kadınlara ekonomik güç kazandırıyor. Kooperatif Başkanı Reyhan Üçüncü, yaptığı açıklamada kooperatifin 2016 yılında 7 kurucu ortakla kurulduğunu hatırlatarak şu bilgileri paylaştı: "Kooperatifimiz; Ruhsal Döşemeci, Meltem Er, Tevhide Kaya, Serpil Güler, Sema Kocakülah, Zuhal Uzuncukluoğlu Durdu ve Ayfer Yeşil’in öncülüğünde kuruldu. Kuruluş sürecimizde dönemin Belediye Başkanı Sayın Mehmet Gönenç’in çok büyük emeği ve desteği oldu. Kooperatif sözleşmemiz ve resmi işlemlerimiz ise belediye çalışanı Ersin Güleç tarafından hazırlandı." Naylon poşete karşı örgü file 2017 yılında çevreye duyarlı bir üretim anlayışıyla örgü pazar filesi üretimine başladıklarını belirten Başkan Üçüncü, bu süreçte Bergama Belediyesi, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Bergama Ticaret Odası’nın kooperatife önemli destekler verdiğini vurguladı. Üçüncü, "Sadece file üretmekle kalmadık. Atıl durumda bulunan ipek kozalarından yaka çiçekleri ve aksesuarlar üretmeye başladık. Aynı zamanda gönüllü kadınlarımıza file örme kursları açarak birçok kadına bu işi öğrettik." dedi. Kadınların evlerinden üretime katılabildiğini ifade eden Üçüncü, iplik ve aparatlar kooperatif tarafından sağlanarak kadınların hem çocuklarıyla ilgilenip hem de ev ekonomisine katkı sunduğunu söyledi. Ürün çeşitliliği artıyor, pazar büyüyor 2019 yılında hambez torbalı file üretimine geçildiğini aktaran Başkan Üçüncü, Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı tarafından kooperatife hibe edilen overlok ve sanayi tipi dikiş makineleriyle üretimin daha profesyonel hale geldiğini belirterek, "Zaman içinde ürün çeşitliliğimizi artırdık, toptan siparişler almaya başladık. Festivaller, şenlikler ve aldığımız eğitimlerle hem pazar ağımızı büyütüyor hem de kendimizi geliştiriyoruz." diye konuştu. Doğrudan üreten kazanıyor Bergama Kadın Kooperatifi’nin en önemli farkının doğrudan üreticinin kazandığı bir yapıya sahip olması olduğunu vurgulayan Üçüncü, kooperatifin aynı zamanda çevre dostu kimliğiyle tanındığını ifade ederek, şöyle devam etti: "Bugün kooperatifimiz başkanlığımda Ruhsal Döşemeci ve M. Figen Böke’nin de yönetiminde, 21 ortaklı güçlü bir yapıya ulaşmıştır. Sloganımız ‘Birlikte Güçlüyüz’. Eskinin fileleri bugün yeniden Bergama sokaklarında. Bu sadece bir üretim değil; doğaya, emeğe ve dayanışmaya sahip çıkma meselesidir."
09 Ocak 2026 Cuma - 11:47
Menemen’de ücretsiz ringler vatandaşı memnun ediyor
Menemen Belediyesi tarafından başlatılan ve ulaşımda toplam 14 hatta hizmet veren ücretsiz ring servisler, vatandaşın ulaşım alanında derdine derman oldu. Vatandaşlar, bu sayede pazar yerleri başta olmak üzere ihtiyaç duydukları yerlere güvenli ve konforlu bir şekilde ulaşırken, esnaf da uygulamadan memnun. Menemen’de kent içi ulaşımın yıldızı ücretsiz ring seferler oldu. Başta pazar yerleri olmak üzere toplam 14 farklı hatta gerçekleştirilen ring seferler, uygulamanın başlangıcından bugüne vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor. Başta Halil Alkaya Kapalı Pazar Yeri olmak üzere Koyundere Kapalı Pazar Yeri, Türkelli Kapalı Pazar Yeri, Kent-2 Kapalı Pazar Yeri gibi pazar yerlerine düzenlenen ring servisler, hem alışveriş yapmak isteyen vatandaşlara ulaşım kolaylığı sağlıyor, hem de esnafı kalkındırıyor. Menemen İZBAN ve Mermerli arasındaki kent içi ring sefer ise Menemen’in merkezindeki hareketliliği sağlarken, işine gidip gelen vatandaşlar için de büyük kolaylık sağlıyor. Menemen’de yaşayan vatandaşlar uygulamadan duyduğu memnuniyeti ifade ederken, Başkan Aydın Pehlivan ve emeği geçenlere teşekkür ediyor. "Hemşehrilerimiz servislerimizden çok memnun" Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "İlçemizde ring servislerimiz her kesimden vatandaşımız tarafından yoğun bir şekilde kullanılıyor. Kentimizdeki ulaşım kooperatiflerimizin ve ulaşımdan geçimini sağlayan esnafımızın işlerine zarar vermeden, her kesimin haklarına saygılı bir şekilde düzenlediğimiz ring sefer hatlarımız, hem işine gidip gelen hem alışveriş için pazar yerlerine giden vatandaşlarımıza güvenli ve konforlu bir yolculuk sunuyor. Yaklaşık 100 kalemde gerçekleştirdiğimiz ücretsiz hizmetlerimizden biri olan ve 14 farklı hatta çalışan ring seferlerimizle, hemşehrilerimizin yüzünü güldürmeye devam edeceğiz." diye konuştu. Hangi hatlarda ring servis düzenleniyor? İZBAN - Mermerli Kasımpaşa - Eski otogar Buruncuk - Türkelli Kapalı Pazar Yeri Hatundere - Türkelli Kapalı Pazar Yeri Ahıska TOKİ - Koyundere Kapalı Pazar Yeri Nar Evleri - Koyundere Kapalı Pazar Yeri Ulu Koop. - Kent-2 Kapalı Pazar Yeri Ulucak - Kent-2 Kapalı Pazar Yeri Kasımpaşa - Halil Alkaya Kapalı Pazar Yeri Kazımpaşa - Halil Alkaya Kapalı Pazar Yeri Villakent ve Seyrek - Halil Alkaya Kapalı Pazar Yeri Yahşelli (Işıklar) - Halil Alkaya Kapalı Pazar Yeri Yahşelli (Çınarlı) - Halil Alkaya Kapalı Pazar Yeri Tuzçullu - Halil Alkaya Kapalı Pazar Yeri
09 Ocak 2026 Cuma - 11:09
İzmir’de 11 yıl hapis cezasıyla aranan hükümlü yakalandı
İzmir’in Karabağlar ilçesinde, kasten yaralama suçundan hakkında 11 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan şahıs, polis ekiplerince yakalandı. Edinilen bilgiye göre, Karabağlar İlçe Emniyet Müdürlüğü Devriye Ekipler Amirliği ekipleri, 7 Ocak günü ilçe genelinde aranan şahıslara yönelik çalışma gerçekleştirdi. Ekiplerin yaptığı çalışmalarda, "kasten yaralama" suçundan hakkında 11 yıl 7 ay 15 gün kesinleşmiş hapis cezası ile arandığı tespit edilen R.A. (25) polis ekiplerince yakalandı. Gözaltına alınan hükümlü, emniyetteki işlemlerinin ardından adli mercilere teslim edildi.
09 Ocak 2026 Cuma - 10:46
Ege Üniversitesi Özbekistan ile olan iş birliklerini güçlendiriyor
Ege Üniversitesi, 2030 Yükseköğretim Yol Haritası ve uluslararasılaşma vizyonu doğrultusunda Türk Dünyası ile iş birliklerini güçlendirmeyi sürdürüyor. Bu kapsamda Özbekistan Hafif Sanayi Geliştirme Ajansı Başkan Yardımcısı Rukhullo Zikrillaev ve beraberindeki heyet, Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı ile bir araya geldi. Yükseköğretim Kurulunun (YÖK) himayelerinde; Özbekistan Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu’na bağlı Hafif Sanayi Geliştirme Ajansı ile Ege Üniversitesi arasında, Özbekistan’da tekstil mühendisliği ve tasarımı alanlarında eğitim-öğretim, akademik, bilimsel ve toplumsal katkıya yönelik iş birliği olanaklarının değerlendirilmesi amacıyla planlanan toplantıların ilki EÜ Senato Salonu’nda gerçekleştirildi. "Türk Dünyası ile yeni bilimsel iş birliklerine imza atıyoruz" Toplantıda konuşan Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, " Ülkemizin köklü üniversitelerinden birisi olarak bilimsel birikimimizi başta Türk Dünyası olmak üzere küresel ölçekte görünür kılmak için yeni uluslararası akademik ve bilimsel iş birliklerine imza atıyoruz. Bu kapsamda Özbekistan Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu bünyesinde faaliyet gösteren Hafif Sanayi Geliştirme Ajansı ile tekstil mühendisliği ve tasarımı alanlarına iş birliği fırsatlarını değerlendirmek adına bir araya geldik. Özbekistan’daki hafif sanayi sektörünün kapsamlı gelişimine, üretim hacimlerinin artırılmasına, ileri teknolojilerin getirilmesine ve ihracat potansiyelinin genişletilmesine öncülük eden Ajans ile Üniversitemizin bilgi birikimini buluşturarak Özbekistan ile süregelen ortaklıklarımıza yenilerini eklemek istiyoruz. İki ülke arasındaki ortak kültürel mirasımızın kadim değerlerini temel alan yaklaşımımız doğrultusunda, uzun yıllardır başarıyla sürdürdüğümüz akademik iş birliklerinizi yeni alanlarla genişletmeyi hedefliyoruz. Özbekistan ile kurulan güçlü bağların ortak hedefler doğrultusunda daha da pekişerek devam edeceğine inanıyoruz" dedi. "Ege Üniversitesinin tekstil ve tasarım alanında güçlü birikimi var" Hafif Sanayi Geliştirme Ajansının çalışmaları hakkında bilgi veren Rukhullo Zikrillaev, "Ajansımız, hafif sanayi işletmelerinin modernizasyonunu, uluslararası standartlara uygun ürünlerin üretimini genişletmeyi, ihracatı teşvik etmeyi ve yeni pazarları keşfetmeyi, yatırım çekmeyi ve yenilikçi projeleri desteklemeyi, alanda personel yetiştirme sisteminin iyileştirilmesini amaçlayan bir kuruluştur. Ege Üniversitesinin tekstil, moda, konfeksiyon ve tasarım alanlarında güçlü akademik birikimi bulunuyor. Bu doğrultuda Ege Üniversitesi ile tekstil mühendisliği ve tasarımı alanlarında yapılabilecek ortak projeleri birlikte tartıştık. Ege Üniversitesine ve Rektörümüze değerli ev sahiplikleri için teşekkür ediyoruz" diye konuştu. Toplantı sonunda Prof. Dr. Musa Alcı, günün anısına Rukhullo Zikrillaev’e hediye takdiminde bulundu.
09 Ocak 2026 Cuma - 10:33
Soğuk hava kedi ve köpeği aynı yuvada buluşturdu
Halk arasında "kedi-köpek gibi" deyimiyle anlatılanın aksine, dondurucu soğuklar sokak hayvanlarını birer kader arkadaşına dönüştürdü. Normal şartlarda birbirlerine "hasım" olarak bilinen sokakların görünmez sakinleri olan iki kedi ve bir köpek, İzmir’de önyargıları yıkarak yan yana geldi. Soğuk havanın da etkisiyle dostluk kuran köpek ve kediler, ortak bir yaşam alanını paylaşıyor. Bir sokağın kuytu köşesinde, atılmış kartonların, eski kilimlerin ve soğuk beton blokların üzerinde sıcak bir dostluk sergileyen can dostları, yoldan geçenlerin de dikkatini çekiyor. Özellikle gençlerin ilgi gösterdiği köpek ve kediler, tüm zorluklara rağmen birbirlerine sokularak hayatta kalmaya çalışırken, sokakta hâlâ umut ve merhametin var olduğunu hatırlatıyor.
09 Ocak 2026 Cuma - 10:22
İzmir’de akciğerini kaybeden hasta karın dokusu nakliyle sağlığına kavuştu
İzmir’de geçirdiği başarısız ameliyatlar sonrası sağ akciğerini kaybeden ve hayati tehlikesi bulunan 57 yaşındaki hasta, karnından alınan dokunun göğüs boşluğuna nakledilmesiyle gerçekleştirilen zorlu operasyon sonucu sağlığına kavuştu. İzmir’de yaşayan 57 yaşındaki Nesrin Bayırlı, yaklaşık 7 ay önce akciğerde hava kaçağı ve enfeksiyon şikayetiyle iki kez özel bir hastanede ameliyat masasına yattı. Kanser dışı nedenlerle yapılan bu operasyonların ardından iyileşme süreci beklendiği gibi gitmedi. Hastada, akciğer ile göğüs boşluğu arasında "bronş fistülü" adı verilen bir kaçak ve buna bağlı olarak "ampiyem" ismi verilen ağır bir enfeksiyon tablosu gelişti. Gelişen komplikasyonlar nedeniyle 5 ay boyunca vücudunda dren (göğüs tüpü) takılı halde yaşayan ve yoğun antibiyotik tedavisi gören Bayırlı’nın enfeksiyonu kontrol altına alınamadı. Süreç içerisinde hava kaçağının devam etmesi, sağ akciğerin kalan tek lobunun da tamamen tükenmesine ve işlevini yitirmesine neden oldu. Günden güne kilo kaybeden ve genel sağlık durumu kötüleşen hasta için durum hayati bir risk boyutuna ulaştı. Riskli olduğu gerekçesiyle ameliyat edilemedi Vakanın taşıdığı yüksek risk ve komplikasyonların ağırlığı nedeniyle hastanın başvurduğu pek çok merkezde operasyon kararı alınamadı. Son olarak Medical Park İzmir Hastanesi’ne başvuran Bayırlı, Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Gürhan Öz ve ekibi tarafından değerlendirilerek ameliyata alındı. Cerrahi müdahale sırasında ilk olarak, enfeksiyon odağına dönüşen ve fonksiyonunu yitiren sağ akciğer dokusu temizlendi. Operasyonun en kritik aşamasında ise tıp literatüründe "omental transpozisyon" olarak bilinen yöntem uygulandı. Doktorlar, karın bölgesinde bulunan, bol damarlı yapısıyla "vücudun tamirci dokusu" olarak bilinen omentum dokusunu hazırladı. Karın ile göğüs arasında açılan özel bir tünel (hiatus özofagus) vasıtasıyla bu canlı doku göğüs boşluğuna taşındı. Nakledilen doku ile akciğerdeki delik (fistül hattı) güvenli bir şekilde kapatılarak desteklendi. Vücudun kendi dokusuyla yapılan yama sayesinde hava kaçağı durduruldu ve bölgeye sağlanan taze kan akışı ile enfeksiyon tamamen kurutuldu. Operasyonun ardından 10 gün içerisinde enfeksiyon tablosu gerileyen ve hızla toparlanan Nesrin Bayırlı, yakın zamanda taburcu edilecek. Hayati tehlike ve zorlu ameliyat süreci Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Gürhan Öz, hastanın yaklaşık 6-7 ay önce sağ akciğerinde sönme şikayetiyle hastaneye başvurduğunu ve gelişen enfeksiyon sonucu sağ taraftan iki kez ameliyat edilerek iki lobunun alındığını belirterek, "Ameliyat sonrası süreç maalesef oldukça ağır seyretmiş. Göğüs kafesi içinde yaygın enfeksiyonla seyreden ampiyem tablosu gelişmiş ve bu durum tedaviye uzun süre yanıt vermemiş. Yaklaşık 6 ayın sonunda hastamız bize başvurduğunda, sağ akciğerinin kalan üst kısmı tamamen sönmüş, akciğer zarları ciddi şekilde kalınlaşmış ve göğüs kafesi içindeki enfeksiyon cilt altı ile kas tabakasına kadar ilerlemişti. Bu tablonun son derece ciddi olduğunu, hava kaçağının mutlaka kesilmesi gerektiğini ve hayati risk taşıdığını hastamıza ve yakınlarına açıkça anlattık. Tüm riskleri kabul eden hastamızı opere ettik ve yaklaşık 7-10 gün içerisinde hava kaçağı tamamen kesildi, enfeksiyon kontrol altına alındı ve hastamız sağlığına kavuştu. Şu anda servisimizde rahatlıkla dolaşmakta, yemeğini yiyebilmekte ve iştahı artmış durumdadır; bu şekilde taburcu etmeyi planlıyoruz." dedi. Yüksek riskli operasyon Hastanın daha önceden romatoid artrit tanısı olduğunu ve kortizon kullandığını, buna bağlı bağışıklık sistemi zayıflığının iyileşme sürecini olumsuz etkileyerek enfeksiyonun uzamasına ve sonuçta iki lobun alınmasına neden olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Öz, "Göğüs cerrahisinde en korkulan komplikasyonlardan biri fistül gelişimidir ve bu durumda erken müdahale büyük önem taşır. Hastamız enfeksiyonun tedavisi amacıyla yaklaşık 4-5 ay medikal tedavi almış, ancak bu durum ameliyat sürecimizi oldukça zorlaştırmıştır. Buna rağmen gerekli görüşmeler yapıldıktan sonra, enfeksiyon kontrol altına alındığında masif hava kaçağını kesmek amacıyla ciddi bir cerrahi girişim gerçekleştirdik ve sağ akciğerin kalan üst lobunu da alarak hava kaçağını sonlandırdık. Hastamız bu süreçte birçok devlet ve özel sağlık kuruluşuna başvurmuş, ameliyatın ciddiyeti ve ölüm riski kendisine ifade edilmiştir. Ancak Medical Park’ta anestezi, hemşirelik ve tüm cerrahi ekibimizin deneyimiyle bu ameliyatın yapılabileceğini kendisine ve yakınlarına anlattık. Çok şükür ameliyat sorunsuz geçti ve hastamız kısa sürede normal yaşamına döndü." ifadelerini kullandı. "Yeniden doğmuş gibi hissediyorum" Tedavi süreci boyunca büyük zorluklar yaşadığını ancak pes etmediğini belirten Bayırlı, göğüs tüpünün çıkarılmasıyla rahat bir nefes aldığını ifade ederek şunları söyledi: "Sağ akciğerim sönmüştü ve iki kez ameliyat oldum. Bu süreçte çok zorluklar çektim ama hep direnerek ayakta kaldım. O zamana kadar buraya gelene dek büyük bir mücadele verdim. Onların sayesinde tüpten kurtuldum. Kendimi adeta yeniden doğmuş gibi hissediyorum. Elbette sürecim hala devam ediyor ve ağrılarım var, ama bunun normal olduğunu biliyorum. Daha önce yürürken nefes alamıyor, göğsümde ve sırtımda şiddetli ağrılar hissediyordum. Şu an ise rahatça yürüyebiliyorum, akıntım yok. Tüp hocamız tarafından çıkarıldı ve bu benim için her şeyden önce çok güzel bir gelişme. Doktorumuza, hemşirelerimize ve hastanemize çok teşekkür ederim; hepsinden son derece memnunuz."
09 Ocak 2026 Cuma - 10:18
İnme geçiren 93 yaşındaki hasta akut tedaviyle ayağa kalktı
Gece yarısı felç geçiren 93 yaşındaki Ayten Sincer, uygulanan akut inme tedavisi ile ayağa kalktı. Hastanın hastaneye getirildiğinde tansiyonunun 200/110 olduğunu, konuşmasının peltek, bilincinin uykulu ve sol tarafında felç bulunduğunu belirten Acıbadem Kent Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Nevin Çokpınar, "Hastayı zamanında görmemiz ve uygun tedaviyi hızla uygulamamız sayesinde, hastalık öncesi durumuna tamamen döndü" dedi. Sincer ise yaşadıklarını "Felçten kurtulmam mucize gibi" sözleriyle dile getirdi. İzmir’de kızı Edibe Elif Sincer ile yaşayan Ayten Sincer geçtiğimiz 24 Aralık’ta rahatsızlandı. Kızı Elif Sincer, geç saatlere kadar oturan annesinde ilk olarak konuşmasının bozulduğunu fark etti, sonrasında ağzında kayma olduğunu, sol tarafında güçsüzlük geliştiğini görerek 112 acil çağrı merkezine başvurdu. Gelen ekip ilk müdahaleyi yaptıktan sonra ambulans hastayı Acıbadem Kent Hastanesi acil servisine getirdi. Gece 01.00’de hastaneye giriş yapan hastayı ilk gören Acil Tıp Uzmanı Dr. Süveyda Yeşilaras oldu. Muayene ve tetkiklere başlayan Uzm. Dr. Yeşilaras hastanın inme geçirdiğini belirlemesi üzerine Nöroloji Uzmanı Dr. Nevin Çokpınar’a haber verdi. Evinden çağrılan Uzm. Dr. Çokpınar yarım saat içinde hastaneye ulaşırken hastaya müdahale için zamanla yarış başladı. Hastanın şikâyetlerinin başlamasından yaklaşık 40 dakika sonra acil servise ulaştığını ifade eden Dr. Çokpınar, "Uzmanımız Yeşilaras’ın çağrısı üzerine hastaneye geldim. Öncelikle tomografi çekildi. Hastanın tansiyonu çok yüksekti, Yeşilaras ile birlikte tansiyonu kontrol altına aldık. Hastaya hastaneye gelişinden 3,5 saat sonra damar açıcı tedaviyi uyguladık. Bulgular yavaş yavaş düzeldi. Ertesi gün yapılan kontrol görüntülemelerinde herhangi bir olumsuzluk saptanmadık. Hastayı tamamen mobil halde taburcu ettik. " diye konuştu. İnme toplum sağlığı için büyük risk Uzm. Dr. Çokpınar, inmenin toplumda engelliliğin en önemli nedenlerinden biri olduğunu vurguladı. İnme belirtilerinin yüzde sarkma, kolda güçsüzlük ve konuşma bozukluğu olduğunu belirten Çokpınar, bu bulgulardan herhangi birinin görülmesi halinde inme olasılığının yüzde 72 olduğunu kaydetti. İnmenin sadece hastayı değil, ailesini ve bakım verenleri de etkilediğine dikkat çeken nörolog Çokpınar, sözlerini şöyle sürdürdü: "Erken tanı ve hızlı tedavi hem hastanın yaşam kalitesini artırıyor hem de toplum üzerindeki yükü azaltıyor. Akut inme günümüzde tedavi edilebilir bir hastalık haline geldi. İnmede en önemli faktör zamandır. İlk 4,5 saat içinde hastaneye ulaşan ve uygun koşulları sağlayan hastalarda damar açıcı (intravenöz trombolitik) tedavilerle felç bulgularını tamamen geri çevirebiliyoruz" diye konuştu. Türk Nöroloji Derneği’nin "Zaman beyindir" sloganını hatırlatan Dr. Çokpınar, "Ne kadar erken hareket edersek, hastalar için o kadar fayda sağlıyoruz" dedi. Öte yandan yaklaşık 10 yıl önce kalp pili takılan, yüksek tansiyon hastası Ayten Sincer, tedavi sonrası şifa ile taburcu edilirken, felçten kurtulmasını "mucize" olarak nitelendirdi. Kızı Sincer de, " Bu tedavi sayesinde annem yürüyerek hastaneden çıktı. Ambulans ekibinden başlayarak tüm doktorlarımıza hemşirelerimize çok teşekkür ediyoruz." diye konuştu.
09 Ocak 2026 Cuma - 09:43
Öğrencilerine evinde temizlik yaptıran öğretmene gözaltı
İzmir’in Bornova ilçesinde, kız öğrencileri ders saatlerinde okuldan çıkararak kendi evinde temizlik işlerinde çalıştırdığı öne sürülen öğretmen hakkında İzmir Valiliği tarafından idari soruşturma başlatılarak görevden uzaklaştırıldı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı ise "İnsan ticareti" suçlamasıyla başlattığı soruşturma kapsamında öğretmeni gözaltına aldı. Edinilen bilgiye göre olay, 4 Kasım 2025 tarihinde Bornova ilçesinde bulunan bir Mesleki Eğitim Merkezi’nde meydana geldi. İddiaya göre, okulda görevli Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni D.T., yaşları 16 olan Ş.A., E.K., D.D., A.Y., E.N.K. ve N.K. isimli 6 kız öğrenciyi, okul yönetimi ve velilerin bilgisi haricinde ders saatleri içerisinde okul dışına çıkardı. Öğrencilerin, güvenlik kameralarının görüş açısı dışında kalan bir noktadan özel araca bindirilerek öğretmenin yeni taşındığı eve götürüldüğü öne sürüldü. Öğretmen açığa alındı Olayın 8 Ocak 2026 tarihinde basına ve sosyal medyaya yansımasının ardından İzmir Valiliği harekete geçti. Valilikten yapılan açıklamada, iddialar üzerine idari soruşturma başlatıldığı belirtilerek, "Soruşturma kapsamında, Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni D.T. görevden uzaklaştırılmış, ilgili hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuştur" ifadelerine yer verildi. "İnsan ticareti" suçlamasıyla gözaltına alındı Valiliğin suç duyurusu ve başlatılan adli süreç neticesinde İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı olayla ilgili soruşturma başlattı. Başsavcılık talimatıyla, öğrencileri evine götürüp temizlik işlerinde çalıştırdığı iddia edilen öğretmen D.T., "İnsan ticareti" suçlamasıyla polis ekiplerince gözaltına alındı. Öğrencilerin alkollü ortamda bulunduğu iddiası dosyada Soruşturma dosyasına giren detaylara göre; öğrencilerin gün boyu öğretmenin evinde koli taşıma, eşya toplama ve temizlik gibi işlerde çalıştırıldığı, gün sonunda ise yiyecek veya ulaşım imkanı sağlanmadığı belirtildi. Öğrencilerin iş bitiminde Bayraklı TOKİ bölgesinden Şehir Hastanesi istikametine kadar yürüdükleri, daha sonra kendi imkanlarıyla evlerine döndükleri öğrenildi. Ayrıca velilerin şikayet dilekçelerinde, öğretmenin evinde çekildiği iddia edilen ve öğrencilerin bulunduğu ortamda sigara ve alkol şişelerinin yer aldığı fotoğraflar da delil olarak sunuldu. Olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.
09 Ocak 2026 Cuma - 09:41
İzmir’de uyuşturucu operasyonu: 1 gözaltı
İzmir’in Gaziemir ilçesinde polis ekiplerince bir ikamete düzenlenen operasyonda, 2 bin 550 adet sentetik ecza ve 1 adet ruhsatsız tüfek ele geçirildi. Olayla ilgili bir kişi gözaltına alındı. Gaziemir İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ile Devriye Ekipler Amirliği ekipleri, ilçede uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticaretini önlemeye yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Edinilen bilgiye göre ekipler, Emrez Mahallesi’nde uyuşturucu madde satışı yaptığı tespit edilen Ö.Ş. isimli şahsı takibe aldı. Cumhuriyet Savcılığından alınan arama kararı neticesinde şüphelinin evine operasyon düzenlendi. Adreste yapılan aramalarda; 51 kutu içerisinde toplam 2 bin 550 adet sentetik ecza ile 1 adet ruhsatsız pompalı tüfek ele geçirildi. Olayla ilgili şüpheli Ö.Ş. hakkında yasal işlem başlatıldı.
08 Ocak 2026 Perşembe - 22:33
(Düzeltme) CHP’li belediye başkan aday adayı denizde ölü bulundu
İzmir’in Urla ilçesinde, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde CHP Urla Belediye Başkan Aday Adayı olan Burak Ulamışlı, denizde ölü bulundu. Olay, akşam saatlerinde Urla ilçesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 31 Mart yerel seçimlerinde CHP Urla Belediye Başkan Aday Adayı olduğu öğrenilen Burak Ulamışlı’nın (45) cansız bedeni, deniz içerisinde fark edildi. Vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrolde, 2 çocuk babası olduğu öğrenilen Ulamışlı’nın hayatını kaybettiği belirlendi. Yapılan işlemlerin ardından Burak Ulamışlı’nın cenazesi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Polis ekiplerinin yaptığı ilk incelemede, şu an için cinayet şüphesinin bulunmadığı olayla ilgili incelemelerinin devam ettiği öğrenildi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder