Yerel Haberler
İzmir
Ödemiş’te baraj tahliye suyu sel oldu, geçtiği tarlaları küçülttü 23 Şubat 2026 Pazartesi - 12:15:52 İzmir’in Ödemiş ilçesinde bulunan Bademli Barajı, su seviyesinin yükselmesi üzerine kontrollü olarak tahliye edilirken, devam eden yağışla birlikte salınan sular sele dönüşerek geçtiği tarım arazilerine zarar verdi. İzmir genelinde son günlerde etkili olan sağanak yağış, ovalarda tarım arazilerinin sular altına kalmasına neden olurken diğer yandan barajlardaki su seviyesini de yükseltti. Bereketli yağışlar memnuniyetle karşılanırken, bazı bölgelerde ise mağduriyetlere neden oldu. Ödemiş Bademli Barajı’ndan tahliye edilen suyun Küçük Menderes Nehri’ne ulaşması için tarım arazileri içinde açılan dere yatağı, taşkınla birlikte arazilere zarar verdi. Sel suları ile genişleyen dere yatağı, geçtiği yerlerde tarlaların küçülmesine neden oldu. Mağdur çiftçilerden Mehmet Aygün’e ait yem bitkisi ekili 23 dekarlık ekili tarlanın yaklaşık 5 dekarlık bölümü dere yatağına dönüşerek yok oldu. Başına gelen talihsiz olayı anlatan Kaymakçı Mahallesi’nden Mehmet Aygün, "Barajın tahliyesi için tarlamın da olduğu bölgede DSİ bir kanal açtı. Kanal açılırken görevliler bize ’kanalın sağına ve soluna duvar yapılacak’ dediler. Fakat hiçbir çalışma yapılmadı. Yağışlar çok olunca Bademli Barajı’ndan gelen su da arazilere çok zarar verdi. Tarlamın 5 veya 6 dekarlık bölümünü götürdü. Yetkililerin bize yardımcı olmasını istiyoruz" diye konuştu. Aygün, zararın daha fazla büyümemesi için dere yatağına önlem alınması için DSİ’ye dilekçe ile başvurduğunu sözlerine ekledi.
23 Şubat 2026 Pazartesi - 11:01 Bilim Kahramanları Fuar İzmir’de buluştu Bilim Kahramanları Buluşuyor FIRST LEGO League Challenge turnuvalarının 22’nci sezonu İzmir Ortaokul Yerel Turnuvaları’nın 2. ve 3’üncüsü Fuar İzmir’de düzenlendi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ’ın desteğiyle Bilim Kahramanları Derneği tarafından düzenlenen etkinlikte 10 takım ulusal turnuvaya katılma hakkı kazandı. Her yıl 9-16 yaş arası çocuk ve gençlerin kendilerini "topluma duyarlı bilim insanı ve mühendis olarak görmelerini" sağlayan, dünyada 100’ü aşkın ülkeden 300 binden fazla çocuk ve gencin katıldığı FIRST LEGO League Challenge turnuvalarının 22’nci sezonu yapıldı. Ülkemizde, Bilim Kahramanları Derneği tarafından 2004-2005 sezonundan bu yana "Bilim Kahramanları Buluşuyor" adıyla düzenlen etkinliğe ilgi yine yoğun oldu. 2004 yılından bu yana Türkiye’de 80 şehirden 47 bin 127 çocuğun katıldığı turnuvalar, bu yıl UNEARTHED temasıyla gerçekleştiriliyor. Takımlar; geçmişin izini sürerek arkeolojik süreçleri, yer altı yapılarıyla gizli kalmış alanları ve eski uygarlıkların izlerini araştırıyor. Öğrenciler, karşılaştıkları sorunlara yenilikçi çözümler geliştirirken inşa edip kodladıkları robotlarla görevleri tamamlamaya çalışıyor. Turnuvanın 22. sezonunda, 2. ve 3. İzmir Ortaokul Yerel Turnuvaları, Fuar İzmir D Hol’de gerçekleştirildi. 2. İzmir Ortaokul Turnuvası’na İzmir, Aydın, Balıkesir, Çanakkale, Denizli, Manisa ve Muğla’dan 36 takım, 318 öğrenci katılırken 3. İzmir Ortaokul Yerel Turnuvası’nda ise yine aynı illerden 36 takım ile 319 öğrenci yer aldı. Öğrenciler, kendilerine ayrılan stantlarda projelerinin tanıtımını yaptı ve robotlarının verilen görevleri yerine getirmesi için yoğun çaba harcadı. Yarışma için jürinin karşısına çıkan küçük bilim kahramanları, buldukları çözüm önerilerini paylaştı. İki günün sonunda düzenlenen ödül törenleriyle öğrencilere kupa ve madalyaları verilirken 10 takım da ulusal turnuvaya katılma hakkı elde etti. Bilimle büyüyen bir nesil Turnuvalarda iki günün birincisi olan takımlara ödüllerini veren İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyeleri İpek Kul Bayar ve Sedef Cem, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin gençlere ve çocuklara her zaman destek olduğunu vurgulayarak, bilimin ve üretmenin geleceğin anahtarı olduğuna dikkat çekti. Büyükşehir ve İZFAŞ’a teşekkür etti Organizasyona uzun yıllardır ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyduklarını belirten İZFAŞ İletişim ve Etkinlikler Müdürü Zeynep Gülşen Can, geleceğin bilim insanları olan çocuklar ve gençlerden öğrenecek çok şeyleri olduğunu vurgulayarak, ulusal turnuvada yeniden Fuar İzmir’de buluşma temennisini paylaştı. Bilim Kahramanları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Aytuğ Mecik, daha iyi bir geleceğin, bugün sorular sormaya cesaret eden çocuklarla ve gençlerle mümkün olduğunu belirterek, "Bu sezon, Türkiye genelinde 501 takım ile 4 bin 472 çocuğa ulaşmayı hedefliyoruz. Ankara, Antalya, Eskişehir, İstanbul, İzmir, Kocaeli, Mersin ve Ordu’da gerçekleşecek yerel turnuvalarımızın ardından İzmir’de 7 - 8 Mart tarihlerinde ulusal turnuva gerçekleştirilecek" diyerek yıllardır İzmir yerel ve ulusal turnuvalarına ev sahipliği yapan İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ve İZFAŞ’a teşekkür etti. Ulusal Turnuva da İzmir’de düzenlenecek Şubat ve Mart 2026 boyunca İzmir’in yanı sıra Ankara, Antalya, Eskişehir, İstanbul, Kocaeli, Mersin ve Ordu’da gerçekleştirilecek 18 yerel turnuvanın ardından sezon, 7-8 Mart 2026 tarihlerinde yine İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ desteğiyle Fuar İzmir’de düzenlenecek Ulusal Turnuva ile tamamlanacak. İki günün sonunda Ulusal Turnuva’ya katılmaya hak kazanan takımlar ise şu şekilde oluştu: 21 Şubat 2026 Karşıya Özel TAKEV Ortaokulu Astronova takımı - Şampiyonluk Ödülü Özel Rota Ortaokulu Relic Hunters takımı - İkincilik Ödülü Özel İzmir İstek Ortoakulu Northstars takımı - Üçüncülük Ödülü İzmir Bayraklı Uğur Okulları Kampüsü Ortaokulu Cyber Ninjas takımı - Ulusal Çıkış 4 Özel Türk Koleji Marmaris Ortaokulu Felix takımı - Ulusal Çıkış 5 22 Şubat 2026 Çiğli Aydoğan Yağcı Bilim ve Sanat Merkezi Spıca Jr takımı - Şampiyonluk Ödülü Muğla Turgutreis Uğur Okulları Kampüsü Ortaokulu Maxıma Prime takımı - İkincilik Ödülü Özel Çakabey Ortaokulu Leukai takımı - Üçüncülük Ödülü Özel Bandırma Bahçeşehir Koleji Ortaokulu Enterprıse Kyzikos takımı - Ulusal Çıkış 4 Özel Manisa Bahçeşehir Koleji Ortaokulu Ouroboros takımı - Ulusal Çıkış 5
Karşıyaka, evinde ligin en iyilerinden
12 Şubat 2026 Perşembe - 11:58 Karşıyaka, evinde ligin en iyilerinden Karşıyaka, bu sezon iç sahada oynadığı 10 karşılaşmada 25 puan toplayarak ligin bu alanda en başarılı 3 takımı arasında yer alıyor. TFF 3. Lig 4. Grup’ta sezona şampiyonluk parolasıyla başlayan Karşıyaka, aldığı kötü sonuçların ardından zirve yarışında geriye düşerek 4. sıraya kadar geriledi. Üst üste yaşanan puan kayıpları sonrası hedefini play-off hattı üzerinden şampiyonluk olarak belirleyen yeşil-kırmızılılar, bir üst lige yükselme mücadelesini sürdürüyor. Sezon başından bu yana deplasmanda istediği sonuçları almakta zorlanan Burhanettin Basatemür ve öğrencileri, iç sahada ise etkili bir performans ortaya koyuyor. Bu sezon taraftarı önünde 10 maça çıkan Kaf-Kaf, 8 galibiyet ve 1 beraberlik elde ederken yalnızca 1 kez mağlup oldu ve toplamda 25 puan topladı. Karşıyaka, bu performansıyla 25 puanlı Ayvalıkgücü Belediyespor ve Kütahyaspor’la birlikte ligin iç sahadaki en başarılı ekipleri arasında yer alıyor. İzmir temsilcisi, hafta sonu sahasında konuk edeceği Çoruhlu FK’yı mağlup ederek bu başarılı grafiğini sürdürmek istiyor. İç sahada sadece Belediye Kütahyaspor’a kaybetti Bu sezon taraftarı önünde etkili bir performans sergileyen Karşıyaka, iç sahada çıktığı 10 maçta 8 galibiyet, 1 beraberlik ve 1 mağlubiyet elde etti. Yeşil-kırmızılılar, tek yenilgisini lider Belediye Kütahyaspor karşısında yaşarken, tek beraberliğini ise Eskişehir Anadolu ile oynadığı maçta aldı. Böylece Kaf-Kaf, sahasındaki 30 puanın 25’ini hanesine yazdırmış oldu. İç saha golcüleri Yasin ve Onur Bu sezon iç sahada 16 gol kaydeden Karşıyaka’da en golcü isimler Yasin Uzunoğlu ve Onur İnan oldu. İki oyuncu da taraftarının önünde 3’er gol atarak iç sahadaki en skorer isimler olarak öne çıktı. Toplam 8 golü bulunan forvet Yasin Uzunoğlu, bu gollerin 3’ünü Balıkesirspor, Nazillispor ve Uşakspor maçlarında kaydetti. 4 golü bulunan ofansif orta saha oyuncusu Onur İnan ise Afyonspor, Denizli İdman Yurdu ve Bornova 1877 karşılaşmalarında birer kez fileleri havalandırdı. Böylece bu iki futbolcu, Karşıyaka’nın iç sahadaki maçlarında en fazla gol atan isimleri oldu.
Duygu Bölükbaş davasında beraat kararı istinaftan döndü: Yeniden yargılama yapılacak
12 Şubat 2026 Perşembe - 11:47 Duygu Bölükbaş davasında beraat kararı istinaftan döndü: Yeniden yargılama yapılacak İzmir’de 2022 yılında evinde ölü bulunan Duygu Bölükbaş davasında yerel mahkemenin verdiği beraat kararı, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozuldu. İstinaf dairesi, eksik incelemelere dikkat çekerek dosyanın yeniden görülmesine hükmetti. İzmir’in Bornova ilçesinde 3 Kasım 2022 tarihinde meydana gelen ve 33 yaşındaki Duygu Bölükbaş’ın bir sitenin banyosunda asılı halde ölü bulunmasıyla ilgili davada yeni bir gelişme yaşandı. Yerel mahkemenin sanık E.T. hakkında verdiği beraat kararı, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4’üncü Ceza Dairesi tarafından bozuldu. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin kararında gözetmediği kritik noktalar olduğuna dikkat çekerek, davanın eksikliklerin giderilmesi için yeniden görülmesine karar verdi. İstinaf eksiklikleri sıraladı Dosyayı inceleyen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4’üncü Ceza Dairesi, olay yerinde bulunan çarşafın İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığına gönderilmesi gerektiğini vurguladı. Kararda, maktulün kendisini banyodaki havlupana asması halinde, otopsi raporunda belirtilen "boyundaki kemik kırığı ve izlerin" oluşmasının tıbben mümkün olup olmadığına dair ek rapor alınması gerektiği ifade edildi. Kamera kayıtları ve BTK karşılaştırması istendi Mahkeme ayrıca, olay gününe ait kamera kayıtlarında saat kaydı bulunmadığını, sanığın otoparktan asansöre biniş ve daireye dönüş görüntülerinin dosyada yer almadığını belirtti. Giriş kapısı önündeki kayıtların istenmesi ve sanık ifadelerinin bu kayıtlarla denetlenmesi gerektiği kaydedildi. Kararda; kamera kayıtlarının konusunda uzman bilirkişiye gönderilip saat kaydı bulunan kamera görüntüleri ve telefonların Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) kayıtları karşılaştırmalarının yapılmadığı, olayın kronolojik gelişiminin gerektiğinin gözetilmediğinin de altını çizildi. Ceza Dairesi’nin bozma gerekçeleri arasında şu maddeler yer aldı: Tanıklar U.E. ve F.Y.V.’nin yeniden dinlenilerek iletişim saatlerinin netleştirilmesi, maktulün telefonunda WhatsApp ve sosyal medya dışında, arama kayıtlarına dair bilirkişiden ek rapor alınması, hangi zaman dilimine kadar hayatta olduğunun kesin tespiti, kamera görüntüleri ile BTK kayıtlarının kronolojik olarak karşılaştırılması. Olayın geçmişi Bornova’da lüks bir sitede erkek arkadaşı E.T. ile yaşayan Duygu Bölükbaşı, banyoda havlupana asılı halde ölü bulunmuştu. E.T. ve halası S.T., genç kadının intihar ettiğini öne sürerken; hazırlanan iddianamede sanığın tartışma sonrası Bölükbaşı’nı sert bir cisimle yaraladığı ve boğarak öldürdüğü iddia edilmişti. Adli Tıp raporunda maktulün tırnaklarında sanığa ait DNA örneklerine rastlanmıştı. İzmir 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada sanıklar hakkında delil yetersizliğinden beraat kararı verilmiş, Cumhuriyet Başsavcılığı bu karara itiraz ederek dosyayı istinafa taşımıştı. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi’nin bozma kararının ardından dosya, yeniden yargılama yapılmak üzere İzmir 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi.
Menemenli gençlere sınavları için 3 milyonluk destek
12 Şubat 2026 Perşembe - 11:42 Menemenli gençlere sınavları için 3 milyonluk destek Menemen’de üniversite sınavlarına hazırlanan gençlerin sınav harçlarını bu yıl da Menemen Belediyesi ödüyor. Dörcüncü yılına giren uygulama kapsamında, bu yıl ilçedeki bin 500’ü aşkın öğrencinin toplamda 3 milyon TL’ye yakın sınav harcamalarını belediye karşıyacak. Anaokulundan üniversite sıralarına kadar eğitimin her kademesinde öğrencilere destek olan Menemen Belediyesi, YKS sınavlarına girecek olan öğrenciler için maddi destek geleneğini sürdürüyor. Son 3 yılda 5 bine yakın öğrencinin sınav giriş ücretlerini karşılayan Menemen Belediyesi, bu yıl da ilçede sınava girecek öğrencileri, kişi başı toplamı 2 bin 100 TL’yi bulan sınav ücreti ödemelerinde yalnız bırakmayacak. Öğrencilerin gireceği sınav ve başvuru sayısına göre Menemen Belediyesi’nin yapacağı sınav harcı ödemeleriyle toplamda 3 milyon TL’yi bulan sınav ücreti, öğrenci ve ailelerin cebinde kalacak. "Evlatlarımızı asla yalnız bırakmayacağız" Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, eğitime yapılan her yatırım, geleceğe yapılan yatırım olduğuna dikkat çekti. Başkan Pehlivan, "Menemen Belediyesi olarak henüz daha anaokuluna yazılmış miniklerimizden, her biri pırlanta gibi birer değer haline dönmüş üniversitelilerimize kadar eğitimin her aşamasındaki evladımızın, gencimizin yanındayız. Onların yükümlülüklerine omuz verip, süreçlerinde destek olmak için kaynaklarımızı kullanmaktan hiçbir zaman çekinmedik ve çekinmiyoruz. Bu kapsamda belediyemiz bünyesinde anaokulu sayımızı artırıyor, ilkokul birinci sınıftan, üniversiteden yeni mezun olmuş gençlerimize kadar tüm evlatlarımıza kırtasiye desteğinden, can suyu desteklerimize kadar yardımlarımızı yapıyoruz. Şube sayısını 3’e çıkardığımız MEBGEM’de evlatlarımızı lise ve üniversite sınavlarına hiçbir ücret almadan hazırlarken, ilçemizdeki tüm 8 ve 12. sınıf öğrencilerimize dijital eğitim paketlerini her yıl dağıtmayı sürdürüyoruz. Üniversite öğrencilerimizin sabahları derse girmeden önce içtikleri sıcak çorbadan, ihtiyaç sahibi öğrencilerimizin okul malzemelerinin teminine kadar gerekli olan her alanda evlatlarımızın yanındayız. Çünkü biliyoruz ki eğitime yatırdığımız her bir kuruş, sadece Menemen’de değil, ülkemize ve tüm insanlığa yapılmış olan desteklerdir. Kıymetli ailelerimiz ve güzel evlatlarımızı asla yalnız bırakmayacağız. Bunu en büyük sorumluluklarımızdan görüyoruz." ifadelerini kullandı.
İzmir’de sağanak etkili oldu: Yollar göle döndü, trafik kilitlendi
12 Şubat 2026 Perşembe - 10:32 İzmir’de sağanak etkili oldu: Yollar göle döndü, trafik kilitlendi İzmir’de sabah saatlerinde etkili olan sağanak yağış, hayatı olumsuz etkiledi. Ana arterlerde trafik kilitlenirken, Narlıdere ve Gaziemir ilçelerinde bazı cadde ve sokakları su bastı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün İzmir için yaptığı "sarı kodlu" kuvvetli yağış uyarısının ardından, beklenen sağanak sabah saatlerinden itibaren kenti etkisi altına aldı. Aniden bastıran ve şiddetini artıran yağış nedeniyle İzmir’in birçok noktasında caddeler ve sokaklar adeta göle döndü. Akçay Caddesi’nde trafik durdu Yağışın en çok hissedildiği noktalardan biri, kentin ana arterlerinden olan Gaziemir Akçay Caddesi oldu. Normal şartlarda da yoğun trafiğin yaşandığı Optimum AVM bölgesinde, su birikintileri ve görüş mesafesinin düşmesiyle birlikte trafik tamamen kilitlendi. Sürücüler, yavaşlayan trafik akışı nedeniyle dakikalarca direksiyon başında beklemek zorunda kaldı. Hem sürücüler hem de karşıdan karşıya geçmeye çalışan yayalar zor anlar yaşadı. Sarnıç’ta sokaklar su altında Gaziemir ilçesi Sarnıç Mahallesi’nde ise bir süredir devam eden ancak henüz tamamlanamayan altyapı çalışmaları, sağanak yağışla birleşince sokaklar suyla doldu. Narlıdere ilçesinde de yine benzer görüntüler yer aldı ve su birikintilerinin bulunduğu caddelerde araçlar trafikte güçlükle ilerledi. Yağışın etkisini sürdürdüğü kentte, belediye ekipleri tıkanan rögarları açmak ve su tahliyesi yapmak için çalışma başlattı. Trafik polisleri ise ana yollarda aksamaların önüne geçmek için yoğun mesai harcıyor. Meteoroloji yetkilileri, yağışın gün boyu aralıklarla devam edeceğini bildirerek vatandaşları ani sel ve su baskınlarına karşı dikkatli olmaları konusunda uyardı.
Gerçek dışı içerikler çocukları tehdit ediyor
12 Şubat 2026 Perşembe - 09:51 Gerçek dışı içerikler çocukları tehdit ediyor İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Yeni Medya ve İletişim Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Sarphan Uzunoğlu, sosyal medyada yayılan içeriklerin gerçek olup olmadığını ayırt etmenin zorlaştığına dikkat çekerek uyarılarda bulundu. Düşük kalite videoların, görsellerin ve seslerin hızla üretilip paylaşıldığı, ’AI slop’ (yapay zeka kirliliği) olarak da adlandırılan sürecin çocukları ve gençleri olumsuz etkileyebileceğini belirten Dr. Uzunoğlu, "Yüksek etkileşimli içeriklere bağımlılık artıyor. Gerçeklik algısı ve dikkat kapasitesi aşınıyor. Kullanıcılar için doğru, önemli ya da güvenilir olan şeyler giderek belirsizleşiyor" diye konuştu. We Are Social ve Meltwater tarafından hazırlanan Dijital 2025 Türkiye Raporu’na göre, Türkiye’deki aktif internet kullanıcısı 77,3 milyona ulaştı. Türkiye, internet kullanımının en yaygın olduğu ülkeler arasında yer alırken, sosyal medyaya olan ilgi de her geçen gün artmaya başladı. 2025 yılı itibarıyla Türkiye’deki sosyal medya kullanıcısı 60 milyona yaklaştı. Ekran başındaki süre artıyor Ekran başında ve sosyal medyada geçen süre hızla artarken, İEÜ İletişim Fakültesi Yeni Medya ve İletişim Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Sarphan Uzunoğlu, yapay zekayla üretilen yanıltıcı içeriklere dikkat edilmesi gerektiğini ifade etti. Özellikle sosyal medya platformlarında ’manipülatif’ amaçlarla bazı içeriklerin yayılabildiğini dile getiren Dr. Uzunoğlu, 10-20 yaş aralığındaki genç kullanıcıların yanı sıra ailelere ve güvenilirliklerini korumak isteyen firmalara da tavsiyelerde bulundu. "İki yönde baskı olacak" ’AI slop’ içeriklerin, yalnızca kullanıcıların ya da içerik üreticilerin neden olduğu bir sorun olmadığını belirten Dr. Uzunoğlu, "Bugün sosyal medya platformları, içeriğin doğruluğundan çok dolaşıma girme potansiyelini ödüllendiriyor. Düşük ve orta kalite, hızlı tüketilen ve duygusal tepki üreten içerikler, tam da bu nedenle görünür oluyor. Önümüzdeki dönemde platformlar iki yönde baskı altında kalacak. Bir yandan regülasyonlar ve kamusal baskı artacak, diğer yandan da kendi iş modellerini ayakta tutmak için yüksek etkileşimli içeriklere bağımlılık sürecek. Bu ikili yapı, platformların ’tarafsız aracı’ söylemini inandırıcılıktan uzak hale getiriyor. Dolayısıyla mesele, yalnızca yapay zekânın daha fazla içerik üretmesi değil, platformların neyi öne çıkardığına dair editoryal kararları" diye konuştu. "Hızlı tepki vermek üzerine kurulu" Dr. Uzunoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Kullanıcılar açısından yaşanan temel sorunlardan biri, içeriklerin gerçek mi ya da sahte mi olduğu ayrımını yapabilecek zamanın, dikkatin ve zihinsel mesafenin ortadan kaldırılması. Dijital platformlar, kullanıcıyı düşünmeye değil, hızlıca tepki vermeye çağırıyor. Sürekli akan içerik, bildirimler, öneriler ve trend listeleri, kullanıcının içerikle kurduğu ilişkiyi şuurlu bir değerlendirme sürecinden çok, refleksif bir tüketime dönüştürüyor. Bu ortamda ayırt etme kabiliyeti zayıflamıyor, ayırt etme ihtiyacı bastırılıyor." "Gerçeklik, görünürlük ile karıştırılıyor" Bu durumun çocuklar ve gençler üzerinde birçok olumsuz etkiye neden olabileceğini ifade eden Dr. Uzunoğlu, "Hızlı, duygusal ve çoğu zaman manipülatif içeriklerle karşılaşan genç kullanıcılar için ‘doğru’, ‘önemli’ ya da ‘güvenilir’ olan şeyler giderek belirsizleşir. Algoritmaların en çok etkileşim üreten içeriği öne çıkardığı bir ortamda, gerçeklik çoğu zaman görünürlükle karıştırılır. Çok izlenenin doğru, çok paylaşılanın değerli olduğu yönünde örtük bir öğrenme süreci işler. Bu da uzun vadede eleştirel düşünmenin zayıflamasına, yüzeysel bir dünya algısının normalleşmesine yol açabilir. Buna ek olarak, çocuklar ve gençler sürekli bir dikkat ekonomisi içinde büyüdükleri için sabır, derinlik ve bağlam gerektiren düşünme biçimleri geri plana itilir. Her şeyin kısa, hızlı ve ‘eğlenceli’ olması beklentisi, öğrenme süreçlerini ve duygusal dayanıklılığı olumsuz etkileyebilir" diye konuştu. "Düzenlemeler yapılabilir" Ailelere de bu süreçte önemli görevler düştüğünü belirten Dr. Uzunoğlu, "Konuyu sadece yasaklama ya da kontrol etme refleksiyle ele almamalıyız. Çocukları dijital dünyadan izole etmek, hem mümkün değil hem de sağlıklı bir çözüm değil. Asıl ihtiyaç, çocuklarla birlikte içerik üzerine konuşmak, ne izlediklerini değil bunların neden karşılarına çıktığını, ne hissettirdiğini ve ne amaçladığını birlikte düşünmek. Bu tür sohbetler, çocukların dijital ortamda karşılaştıkları içeriklere karşı mesafe koyabilme ve sorgulama becerilerini güçlendirir. Bu noktada bazı düzenlemeler yapılabilir. Platformların çocuklara yönelik öneri sistemlerinin şeffaflaştırılması, yaşa duyarlı algoritmaların uygulanması ve şirketlerin ülkeler düzeyinde muhatap alınabilir temsilcilikler bulundurması sansür değil, kamusal sorumluluğun gereğidir" dedi. Firmalara ’güven’ uyarısı Firmaların da yanıltıcı içeriklere karşı önlemler almaya başladığına dikkat çeken Dr. Uzunoğlu, "Firmaların yapay zeka kaynaklı içeriklere karşı etiketleme, uyarı, doğrulama ya da filigran gibi önlemler almaya başlaması ilk bakışta olumlu görünüyor. Ancak bu önlemler nasıl, ne amaçla ve ne kadar şeffaf biçimde uygulandığına bağlı olarak, güven inşa etmek yerine tam tersine bir etki de oluşturabilir. Yapay zekaya yönelik refleksif ve sert müdahaleler, sorunu yapısal olarak çözmekten çok, kullanıcıyı sürekli alarm hâlinde tutan bir ortama sürükleme riski taşıyor. Burada kritik olan, firmaların aldığı önlemlerin sorumluluğu kullanıcıya devreden bir alarm sistemine dönüşmemesi. ‘Biz uyardık, gerisi sana kalmış’ yaklaşımı sorunu çözmez, sadece yükü bireye bırakır. Oysa kullanıcıların güvenini korumak için platformların yalnızca içerikleri etiketlemesi değil, bu içeriklerin neden ve nasıl dolaşıma sokulduğunu, hangi mantıkla öne çıkarıldığını da açıklaması gerekir. Şeffaflık olmadan güven inşa edilemez" ifadelerini kullandı.
Parkinson hastaları için hayati önem taşıyan ’Akıllı Karar Destek Sistemi’ geliştirilecek
12 Şubat 2026 Perşembe - 09:50 Parkinson hastaları için hayati önem taşıyan ’Akıllı Karar Destek Sistemi’ geliştirilecek Ege Üniversitesi (EÜ) Ödemiş Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Hemşirelik Fakültesi İç Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Öznur Usta Yeşilbalkan’ın danışmanlığını yaptığı, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Sibel Eyigör, Prof. Dr. Kerem Öztürk ve Doç. Dr. Ahmet Acarer’in araştırmacı, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Furkan Bilek’in yürütücüsü olduğu; "Parkinson hastalarında derin öğrenme yaklaşımı kullanılarak akustik ses analizi ile disfajinin tespit edilmesi" başlıklı proje, TÜBİTAK 1001 Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) yürütücülüğünde 4 üniversite ve özel sektörün katılımıyla hazırlanan TÜBİTAK projesi, Türkiye’nin sağlık teknolojisindeki yerli gücünü dünyaya duyurmaya hazırlanıyor. Parkinson hastalarının hayatını tehdit eden yutma bozuklukları, Türk bilim insanlarının geliştireceği "Akıllı Karar Destek Sistemi" ile kontrol altına alınacak. Sağlık, tıp ve mühendislik disiplininden bilim insanlarını bir araya getiren projenin klinik çalışmaları ise Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde gerçekleştirilecek. Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, Türk bilim ekibi tarafından yerli ve milli bir anlayışla hazırlanan parkinson hastaları için hayati önem taşıyan "Akıllı Karar Destek Sistemi" geliştirilmesini amaçlayan ekibi tebrik ederek başarılar diledi. "Bilim ve teknoloji ağı tek çatı altında" Proje Danışmanı EÜ Ödemiş Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Öznur Usta Yeşilbalkan, "Parkinson hastalarının yaşam kalitesini doğrudan etkileyen yutma bozuklukları, artık yapay zekânın rehberliğinde takip edilecek. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Furkan Bilek’in yürütücülüğünde hazırlanan ve TÜBİTAK 1001 programı kapsamında desteklenen proje ile hastaların yutma seslerini analiz ederek hekimlere teşhis aşamasında rehberlik edecek bir ‘Karar Destek Sistemi’ geliştirmeyi hedefliyoruz. Bu çalışma, sıradan bir akademik araştırma olmanın ötesinde, Türkiye’nin farklı bölgelerinden ve yurt dışından katılan çok kıymetli uzmanlıkların birleştiği dev bir teknoloji ağını da temsil ediyor. Ege Üniversitesi projenin tıbbi ve klinik temelini oluşturuyor. Tıp, sağlık, mühendislik ve bilişim dünyasını buluşturan bu disiplinler arası güç birliği, Parkinson hastaları için geliştirilen ‘Karar Destek Sistemi’nin hem yerli hem de dünya çapında rekabet edebilir bir teknoloji olmasını sağlıyor" dedi. "Hekimlere pek çok kolaylık sunulacak" Projenin hedeflerini anlatan Prof. Dr. Öznur Usta Yeşilbalkan, "Bu proje ile hekimlere veriye hızlı erişim, kolay ve zahmetsiz izleme olanağı sunulurken, hastalıkla ilgili hayati riskleri erkenden fark etme imkânı sunulacak. Yapay zekânın, insan kulağının fark edemeyeceği ses detaylarını analiz ederek hekime saniyeler içinde bir risk raporu sunması planlanıyor. İnvaziv (vücut içine müdahale gerektiren) ve maliyetli yöntemlere gerek kalmadan, sadece ses analiziyle hastanın durumu düzenli olarak takip edilebilmesi amaçlanıyor. Yutma güçlüğü nedeniyle besinlerin akciğere kaçması sonucu oluşan zatürre ve beslenme bozukluğu gibi ölümcül riskler erkenden fark edilecek. Ayrıca ülkemizin Milli Teknoloji Hamlesi vizyonuna katkı sunularak, Türkiye’nin sağlık teknolojisinde dışa bağımlılığı azalacak ve tüm hastanelerde kullanılabilecek ekonomik bir tanı sistemi geliştirilecek" diye konuştu. "Geleceğin bilim insanları yetiştirilecek" Yürütülecek araştırma kapsamında geleceğin bilim insanlarının yetiştirileceğini vurgulayan Prof. Dr. Öznur Usta Yeşilbalkan, "Proje, sadece ileri teknoloji üretmekle kalmıyor, aynı zamanda Türkiye’nin sağlık ve teknoloji geleceğine yön verecek nitelikli insan kaynağına da yatırım yapıyor. Alanında uzman kıdemli hocaların rehberliğinde; farklı disiplinden gelen bu genç yetenekler, yapay zekânın sağlık alanındaki uygulamalarında bizzat deneyim kazanarak geleceğin multidisipliner çalışma modelini temsil edecekler" dedi. "4 üniversiteden multidisipliner bilim ekibi" Projenin yürütücülüğünü Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Fethiye Sağlık Bilimleri Fakültesi Gerontoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Furkan Bilek üstlenirken danışmanlığı ise EÜ Ödemiş Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Öznur Usta Yeşilbalkan ile School of Nursing and Midwifery, University College Cork (Cork, İrlanda) Senior Research Coordinator İsmail Toygar yapıyor. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Sibel Eyigör, Nöroloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Ahmet Acarer ve Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Kerem Öztürk, Atatürk Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Aslı Nur Polat ve özel sektörde görev yapmakta olan Bilgisayar Mühendisi Dr. Hüseyin Yaman’ın araştırmacı olarak görev aldığı projede, EÜ Hemşirelik Fakültesi İç Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı öğretim elemanı Arş. Gör. İrem Gül, doktora öğrencisi İrem Karaman ve İzmir Tınaztepe Üniversitesi Yüksek Lisans Öğrencisi Kağan Şahin bursiyer olarak yer alıyor.
İzmir’in çalışkan fabrikası "Model Fabrika"
12 Şubat 2026 Perşembe - 09:09 İzmir’in çalışkan fabrikası "Model Fabrika" Gerçek bir üretim ortamında, katılımcılara bir fabrikanın daha verimli olması için gereken her şeyi yaparak öğretmeyi amaçlayan İzmir Uygulamalı Yetkinlik ve Dijital Dönüşüm Merkezi-İzmir Model Fabrika, 2025 yılında toplam 193 firmaya verimlilik ve dönüşüm desteği verdi. En çok ilgi gören "Yalın Olgunluk Değerlendirme Analizi" hizmetini talep eden firma sayısı 2024 yılında 10’ken, 2025 yılında 126 firmaya ulaşarak rekor kırıldı. Türkiye’deki 11 model fabrika’dan biri Türkiye’deki 11 model fabrikadan biri olarak 2020 yılında faaliyetlerine başlayan İzmir Model Fabrika 2025 yılında İzmirli firmaların rehberi oldu. Yıl boyunca 33 kobiye farkındalık eğitimi verildi, 13 deneyimsel eğitim çalışması yapıldı. 2024 yılında 9 olan öğren-dönüş programı uygulama sayısı, 2025 yılında 18’e yükseldi. Bu programlarda firmalar, yalın üretim tekniklerini teoride öğrenmenin ötesine geçerek, doğrudan kendi üretim hatlarında uygulama fırsatı buldu. Süreçlerde yalın üretimin yanı sıra dijitalleşme konuları da ele alındı. Elmasoğlu: "Ne ürettiğiniz kadar nasıl ürettiğiniz de önemli" Model Fabrikaların öneminin her geçen gün daha fazla anlaşıldığını ifade eden İzmir Ticaret Odası (İZTO) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve İzmir Model Fabrika Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Elmasoğlu, "Ne ürettiğiniz kadar nasıl ürettiğiniz konusunun da önem taşıdığı yeni bir dönemdeyiz. Daha az maliyetle, daha az enerjiyle, çevreyi koruyarak üretim yapan firmalar önümüzdeki süreçte rakiplerinin önüne geçecek. Bu noktada Model Fabrikalar önemli bir kılavuz olma özelliği taşıyor" dedi. Dijitalde yükseliş İzmir Model Fabrika tarafından yürütülen Dijital Olgunluk Değerlendirme Analizi (DDX) kapsamında 2025 yılında 3 firmada dijital olgunluk seviyesinin değerlendirildiğine dikkat çeken Elmasoğlu sözlerine şöyle devam etti: "Bu firmalar için özel dijital yol haritaları oluşturularak Endüstri 4.0’a geçiş süreçleri başlatıldı. 2026 yılının ilk ayında 2 firmaya daha DDX yapıldığına dikkat çekmek istiyorum. Bu hızlı başlangıç, dijital dönüşüm çalışmalarının önümüzdeki dönemde ivme kazanacağının bir göstergesi. İzmir Model Fabrika’nın, firmalarımızın yalın ve dijital dönüşüm yolculuklarına rehberlik eden güçlü bir yapı haline geldiğini görmek bizler için memnuniyet verici" İzmir Uygulamalı Yetkinlik ve Dijital Dönüşüm Merkezi-Model Fabrika Hakkında: T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, İzmir Ticaret Odası (İZTO), Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO), İzmir Ekonomi Üniversitesi ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) iş birliği ile 2020 yılında hayata geçirilen İzmir Uygulamalı Yetkinlik ve Dijital Dönüşüm Merkezi-Model Fabrika, işletmelere yalın üretim felsefesini ve operasyonel mükemmeliyet ilkelerini, öğren dönüş programları ile yaparak öğrenme teknikleri kullanarak yaygınlaştırmayı hedefleyen bir merkez olarak faaliyet gösteriyor.