Yerel Haberler
İzmir
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:02 Urla’da 12. Enginar Festivali coşkusu İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, 12. Uluslararası Urla Enginar Festivali’nin açılışını yaptı. Renkli bir kortejle başlayan festivalde Urla sokakları sanat ve gastronomiyle doldu taştı. Başkan Tugay, kent turizmi için arkeoloji ve gastronomiyi birleştirme çağrısı yaptı. İzmir’in gastronomi merkezi Urla’nın dünyaca ünlü organizasyonu Uluslararası Urla Enginar Festivali, 12’nci kez kapılarını açtı. 1-3 Mayıs tarihleri arasında Urla’nın tarihi sokaklarını sanatın ve lezzetin buluşma noktasına dönüştüren festivalin açılış töreni Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirildi. Törene, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Cumhuriyet Halk Partisi İzmir milletvekilleri Deniz Yücel, Ednan Arslan, Ümit Özlale, ev sahibi Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan ve ilçe belediye başkanları, geçmiş dönem Urla Belediye Başkanı Sibel Uyar, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, akademisyenler, dünyaca ünlü şefler ve Türkiye’nin dört bir yanından Urla’ya akın eden binlerce yurttaş katıldı. Çiftçilerden Urla’nın emeğine yakışır kortej Festival gelenekselleşen kortejle başladı. Başkan Cemil Tugay ve protokol, Jandarma Kavşağı’ndan başlayarak festivalin coşkusunu Urla sokaklarına taşıdı. Urla’nın bereketli topraklarını ve kültürel zenginliğini simgeleyen renkli kortej; özel kostümler, çiçeklerle bezeli figürler, minik sporcular, şefler ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Bandosu eşliğiyle karnaval havasında gerçekleştirildi. Kortej Cumhuriyet Meydanı’na ulaştı. Ardından Başkan Tugay ve protokol Urla Belediyesi önünden geçiş yapan çiftçileri selamladı. Çiftçiler atlarla enginar yüklü traktörlerle coşkuyu zirveye taşıdı. Açılış töreni öncesi Cumhuriyet Meydanı’nda halk oyunları gösterisi yapıldı. "İzmir Türkiye’nin en fazla tarım yapılan kentidir" Sözlerine tüm emekçilerin 1 Mayıs İşçi Bayramı’nı kutlayarak başlayan Başkan Tugay, bahar aylarının İzmir’in dört bir yanında festival ayı olduğunu ifade ederek, "İzmir’in kendi yerel üretim kültürünün önemini vurgulamaya çalışıyoruz. Ve her sene Enginar Festivali’nin biraz daha büyüdüğünü, geliştiğini, daha fazla ilgi gördüğünü hepimiz görüyoruz. İzmir tarihi olarak bir tarım kenti. Havzalarıyla bütün İzmir, en köklü tarımsal gelenekleri olan ve halen de yoğun tarım yapılan topraklar. İzmir şu anda hayvansal üretimde Türkiye’de ikinci sırada. Hem ette hem süt ve süt ürünlerinde böyle. Ama bitkisel tarımda da bazen ikinci, bazen üçüncü oluyor" diye konuştu. "Urla’nın önce kökenini bilmek lazım" Yapılaşma riskine dikkat çeken Başkan Tugay, Urla’nın tarihi ve tarımsal değerlerine vurgu yaptı. Evliya Çelebi’nin bölgeye dair anlatılarına da değinen Tugay, Urla’nın özel bir ekosisteme sahip olduğunu belirterek, "Burası tarım için son derece uygun ve çok kıymetli topraklara sahip. Tarihine baktığımızda, dünyanın ilk şarap üretim merkezlerinden biri olduğunu, üzümcülüğün en eski örneklerinin bu coğrafyada geliştiğini görüyoruz" dedi. Bir kentin geçmişiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Tugay, "Bir yeri gerçekten tanımak için onun hikâyesini de bilmek gerekir. Urla’yı yalnızca yapılaşma alanı olarak görmek büyük bir eksiklik olur. Bu bölgenin güçlü bir tarımsal ve ekolojik geçmişi var; bu değerleri koruyarak hareket etmek zorundayız" diye konuştu. "İzmir’de yaşamaya her zaman özeniyorlar" Başkan Tugay, tarımın yalnızca gıda ihtiyacını karşılayan bir alan olmadığını, aynı zamanda korunması ve geliştirilerek geleceğe taşınması gereken stratejik bir değer olduğunu vurguladı. Tarımın, insanlığın en önemli kültürel birikimlerinden biri olan gastronominin de temelini oluşturduğunu belirten Tugay, "Urla’da bugün gördüğümüz gibi, nitelikli tarım yapıldığında ve insanlar bunun kıymetini bildiğinde, gastronomi de aynı ölçüde gelişiyor. Bu süreçlerin hiçbiri tesadüfen ortaya çıkmıyor; zamanla ve emekle oluşuyor" dedi. İzmir’in 35 coğrafi işaretli ürüne sahip olduğuna dikkat çeken Tugay, bu zenginliğin önemli örneklerinden birinin de sakız enginarı olduğunu ifade etti. Tugay, "Böyle bir zenginliğin içinde yaşıyoruz. Bu zenginlik sadece toprağı ve tarımıyla değil; insanıyla ve kültürüyle de var oluyor. Bu nedenle İzmir, pek çok insan için çekici ve nitelikli bir yaşam alanı sunuyor; insanlar burada yaşamayı her zaman arzu ediyor" diye konuştu. "Biz bu şehrin değerini bilen insanlarız" İzmir ile gurur duyduklarını ifade eden Başkan Tugay, "Biz bu şehirde memleketimizin her tarafından gelen insanlarla hep dostluk, kardeşlik içerisinde yaşadık. Komşuluğun, insanlığın değerini bildik. İzmir halkı her zaman yardımsever oldu. İzmir’le gurur duyuyoruz. Bazı insanlar İzmirlilerin ’İzmir’in dağlarında çiçekler açar’ marşıyla neden coştuğunu anlayamıyorlar. Ya da umuda ihtiyacınız olduğu zaman ’Güzel günler göreceğiz çocuklar’ şarkısında kendimizi bulmamızı da anlayamıyorlar. Ama biz öyle insanlarız. Biz bu şehrin değerini bilen insanlarız; bu şehrin kültürel değerini, insana dair değerini, barışa dair değerini, çevreye dair değerini, yaşama dair değerini her anlamda bilen insanlarız. İzmir, her zaman değerleriyle, güzellikleriyle, mutluluklarıyla, keyfiyle İzmir olarak yaşamaya devam edecek. Bu şehre hizmet etmek bizler için büyük bir onurdur" diye konuştu. "Gelecek toprağıyla bağını koparmayan şehirlerin olacak" Festivalin açılış töreninde konuşan Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, "Gelecek toprağıyla bağını koparmayan şehirlerin olacak. Urla o şehirlerden birisi olacak. Bazı şehirler kalabalığıyla hatırlanır, bazıları ise ürettikleriyle. Urla üreten olmayı tercih eden ilçelerdendir. Tarım sadece üretim değil, bilgiyle, sabırla, doğayla kurulan bir dengedir. Biz bu toprağı korumaya, işlemeye devam ediyoruz. Atalarımızdan aldığımız mirası çocuklarımıza bırakmanın sorumluluğunu taşıyoruz. Enginar da zeytin ve üzüm gibi bu değerlerin en önemli temsilcisi. Bütün dünya iklim krizi ve gıda güvenliği sorunuyla uğraşıyor. Urla bu yıl krizlere rağmen 6 milyar baş enginar rekoltesine ulaştı. Bu da topraktan bağımızın kopmadığının göstergesidir" diye konuştu. "Urla’da toprak konuşur, emek büyür" Urla Ziraat Odası Başkanı Muharrem Uslucan ise, "Bugün burada sadece bir festivali değil, toprağın sabrını, emeğin değerini selamlıyoruz. Urla tarımının en büyük kahramanlarından birisi sakız enginarıdır. Enginar çiftçiye umut olur. Sadece enginarıyla değil üzümüyle, zeytiniyle, şevketi bostanıyla nice ürünler bu toprakların kültürüdür, değeridir. Toprak varsa hayat var. Urla her geçen gün betonlaşıyor. Kendi elimizle geleceğimizi yok ediyoruz. Urla’da toprak konuşur, emek büyür. Her emek geleceğe bırakılmış bir mirastır" dedi. İzmir’in ilk deniz ürünleri festivali için kollar sıvandı Açılış töreninin ardından Başkan Tugay, Başkan Balkan ve Köstem Zeytinyağı Müzesi Kurucusu Dr. Levent Köstem ile festivalin ilk söyleşisinde konuşmacı oldu. Ahmet Güzelyağdöken’in moderatörlüğünde gerçekleşen "Tarım Gastronomi ve Turizm" başlıklı söyleşide Urla’nın gastronomi geleceği konuşuldu. İzmir’in dört bir yanında gerçekleştirilen festivallere rağmen kentin en büyük değerlerinden deniz ürünlerine dair festivalin olmadığının konuşulması üzerine Başkan Tugay, "İzmir, Türkiye’nin en önemli gastronomi şehirlerinden birisi. İzmir’in zeytinyağlıları var, ot kültürü var ama aynı zamanda deniz ürünleri var. Deniz ürünleriyle ilgili bir festival olması lazım. Foça’da, Karaburun’da ya da kıyı balıkçılığının geliştiği yerlerde bu festivali yapabiliriz" dedi. Başkan Balkan ise Urla olarak deniz ürünleri festivaline talip olduklarını ifade etti. "Ege Bölgesi adeta bir maden" Söyleşide İzmir’in turizmde kalkınma yol haritasına ilişkin soruyu yanıtlayan Başkan Tugay, İzmir için hedeflerinin katma değeri yüksek turizm ve nitelikli turist olduğunu söyledi. Bu doğrultuda İzmir’in iki önemli potansiyelinin bulunduğunu ifade eden Tugay, bunlardan ilkinin antik ve tarihi-kültürel miras olduğunu belirtti. İzmir’in 7 antik kente sahip olduğuna dikkat çeken Tugay, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izin verdiği yaklaşık 200 kazı alanının bulunduğunu, yer altında keşfedilmeyi bekleyen çok sayıda tarihi değer olduğunu söyledi. Bu potansiyelin ortaya çıkarılmasıyla İzmir’in Roma benzeri bir kültürel çekim merkezine dönüşebileceğini ifade etti. İkinci önemli alanın gastronomi olduğunu vurgulayan Tugay, "Yurt dışında bize tattırılan yemeklerin çok daha iyisi bizim mutfağımızda var. İzmir gerçekten bir cennet. Ege Bölgesi gastronomi hammaddesi açısından adeta bir maden" dedi. Bu zenginliğin yeterince değerlendirilemediğine dikkat çekti. Urla sokakları sanat ve gastronomiyle dolup taşacak 12. Uluslararası Urla Enginar Festivali 3 Mayıs’a kadar ziyaretçilerini ağırlayacak. Yerel üreticilerin taze ürünlerinin tezgahları bereketlendireceği festivalde dünyaca ünlü şeflerin mutfak atölyeleriyle gastronomi tutkunlarını ağırlayacak. Üç gün boyunca Urla’nın tarihi sokaklarını sanatın ve lezzetin buluşma noktası haline getirecek festival kapsamında Otopark, Malgaca ve Sanat Çarşısı’nda konserler yer alacak. Ana sahnede ilk gün Grup Papara, ikinci gün Cuba Duo ve Grup Pikap, son gün ise ünlü sanatçı Mehmet Erdem konser verecek. Festival boyunca birbirinden ünlü şefler ana sahnede söyleşiler düzenleyecek. Festivalin sonunda ise Enginarlı Lezzetler Yemek Yarışması’nın ödülleri sahiplerini bulacak.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 10:36 Sabrın mürekkeple imtihanı; hattatın ’mürekkep yalatan’ yolculuğu Geleneksel yazı sanatının yaşayan ustalarından Hattat İlkay Kanar, 28 yıllık sanat hayatının perde arkasını araladı. Kanar, kağıdın bir yıl süren hazırlık evresinden zemzemle dövülen mürekkebe ve kalem yongalarının hazin vasiyetine kadar hat sanatının bilinmeyenlerini anlattı. Yazı sanatına 28 yılını veren ve 67 çeşit yazı stilinde maharet sahibi olan Edirneli Hattat İlkay Kanar, bu kadim sanatın bilinmeyenlerini anlattı. Sanatın sadece estetik bir kaygıdan ibaret olmadığını vurgulayan Kanar, "Hattatlık bir İslam sanatıdır; icazet sadece kaleme değil, hattatın ahlakına verilir" diyerek sanatın manevi boyutuna dikkat çekti. Kağıdın ’ahar’ ile imtihanı tam bir yıl sürüyor Hattatlıkta kullanılan malzemelerin tamamen doğal ve el işçiliğiyle hazırlandığını belirten Kanar, sıradan bir kağıdın yazılabilecek bir eser yüzeyine dönüşme sürecini anlattı. Asitsiz kağıtların önce çay, kahve ve bitki özleriyle boyanarak eskitildiğini ifade eden Kanar, yüzeye sürülen nişastanın pişirilip bir gün bekletildiğini, ardından yumurta akı ve şap ile hazırlanan karışım sürülerek ’aharlama’ işlemi yapıldığını kaydetti. Kanar, bu işlemler bittikten sonra kağıdın yazıya hazır hale gelmesi için en az bir yıl, tercihen bir buçuk yıl dinlenmesi gerektiğini belirtti. "Çok mürekkep yaladım" sözünün gerçek hikayesi Halk arasında "Çok okudum, tecrübeliyim" manasında kullanılan "Çok mürekkep yaladım" deyiminin aslında bir özeleştiri olduğunu ifade eden Kanar, bu doğru bilinen yanlışın hikayesini şu sözlerle paylaştı: "Yazının sonuna gelmişken mürekkep kağıda damlarsa, hiçbir kimyasal kullanamazsınız. O hatayı dilinizle yalayarak temizlersiniz. Bu yüzden ’Çok mürekkep yaladım’ demek, aslında ’Ben çok hata yaptım’ demektir." 20 bin tokmak darbesiyle gelen mürekkep Eski hattatların mürekkeplerini de bizzat hazırladığını hatırlatan Kanar, duman isinin arap zamkı ve zemzem suyuyla karıştırılarak havanlarda dövüldüğünü söyledi. Her tokmak darbesinde bir zikir çekildiğini anlatan Kanar, yaklaşık 20 bin darbe vurulduktan sonra mürekkebin yüzyıllarca dayanacak o eşsiz kıvama ulaştığını ifade etti. Masadaki ölüm hatırlatıcısı: Kalem yongaları Hattatlığın en dramatik ve etkileyici geleneğinin kalem yongalarında saklı olduğunu belirten Kanar, 28 yıldır kalemlerini açarken biriktirdiği ahşap parçalarını masasında sakladığını söyledi. Bu geleneğin vasiyet niteliği taşıdığını vurgulayan Kanar, "Bu yongalar, hattat vefat ettiğinde naaşının yıkanacağı suyu ısıtmak için yakılır. Masamızda duran o küçük yongalar bize ölümü, dürüstlüğü ve insanca yaşamayı hatırlatır. Rant peşinde koşmamayı, yalan söylememeyi öğütleyen sessiz bir psikolog gibidirler" diye konuştu. Yazı yolculuğunun sabır ve edep üzerine kurulu olduğunu hatırlatan Kanar, bu sanatın sadece kağıda dökülen bir mürekkep değil, ruhu terbiye eden bir yolculuk olduğunu sözlerine ekledi.
İzmir’de yeni yıl mesaisi: 13 bin personel sahada
31 Aralık 2025 Çarşamba - 23:46 İzmir’de yeni yıl mesaisi: 13 bin personel sahada İzmir’de yeni yıla girerken emniyet güçleri kentin huzur ve güvenliğini sağlamak amacıyla karada, denizde ve havada geniş kapsamlı denetimler başlattı. İl genelinde toplam 13 bin 385 personel görev alırken, denetimlerin sabahın ilk ışıklarına kadar süreceği bildirildi. İl Emniyet Müdürlüğü, İl Jandarma Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri, yeni yıl kutlamaları kapsamında kentin dört bir yanında teyakkuza geçti. Vatandaşların yoğunluk oluşturduğu cadde ve sokaklarda sıkı güvenlik önlemleri alındı. Kentin en hareketli noktalarından biri olan Alsancak bölgesinde, İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü’ne bağlı Motosikletli Polis Timleri (YUNUS), Trafik Tescil Şube Müdürlüğü ve Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri koordineli bir uygulama gerçekleştirdi. Uygulama noktalarında durdurulan araçlardaki sürücü ve yolculara Genel Bilgi Tarama (GBT) yapılırken, sürücülerin alkol ölçümleri kontrol edildi. Yeni yılın huzur içerisinde geçirilmesi amacıyla, 13 bin 385 personel, Bin 680 araç, Bin 691 ekip, kentin güvenliğini sağlamak için aktif olarak görev yapıyor. Güvenlik önlemleri sadece karayla sınırlı kalmadı. Ekiplerin denizde ve havada araç destekli takipleri kesintisiz bir şekilde devam ediyor. Kolluk birimlerinin, vatandaşların güvenliği için sabahın ilk saatlerine kadar denetimlerini sürdüreceği öğrenildi.
Aliağa’da orman yangınlarıyla mücadele eden personele teşekkür belgesi
31 Aralık 2025 Çarşamba - 14:39 Aliağa’da orman yangınlarıyla mücadele eden personele teşekkür belgesi Aliağa Belediyesi personeli, 2025 yılında İzmir ve çevre illerde meydana gelen orman yangınlarında gösterdikleri özverili çalışmalardan dolayı teşekkür belgesiyle onurlandırıldı. Aliağa Belediyesi Meclis Salonu’nda düzenlenen programda, teşekkür belgeleri Aliağa Kaymakamı Zekeriya Güney ve Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar tarafından takdim edildi. Programda konuşan Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, belediye personelinin her koşulda göreve hazır olduğunu vurgulayarak, "Aliağa Belediyesi çalışanları olarak Kaymakamımızın öncülüğünde yaşanabilecek her türlü olumsuzluğa karşı hazırız. En büyük güvencemiz sizlersiniz. Hepinize yürekten teşekkür ediyorum" dedi. "Cansiperane bir mücadele sergilendi" Aliağa Kaymakamı Zekeriya Güney, 2025 yılı boyunca yaşanan orman yangınlarında belediye personelinin gösterdiği fedakârlığın takdire şayan olduğunu belirtti. Güney konuşmasında, "2025 yılının son günlerinde bir araya geldik. Bu yıl birçok orman yangını yaşandı. Aliağa Belediyemizin değerli personeli, bu yangınlarda cansiperane bir şekilde görev yaptı. Herkes işine gönlünü ve canını koydu. Bizler buna bizzat şahit olduk. Takdirimizi her ortamda dile getiriyoruz ancak bunu yazılı hale de getirmek istedik. 2025 yılı sona ermeden siz kıymetli mesai arkadaşlarımıza teşekkür belgelerini takdim etmek istedik. Kurtardığınız her canlı ve doğaya zarar gelmemesi adına gösterdiğiniz üstün gayretler için başta Belediye Başkanımız Serkan Acar olmak üzere tüm personele teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Program, teşekkür belgelerinin verilmesinin ardından günün anısına çekilen hatıra fotoğraflarıyla sona erdi.
Bakırçay Üniversitesi’nden büyük gurur: Prof. Dr. Kadri Özdemir dünya 270’incisi
31 Aralık 2025 Çarşamba - 12:31 Bakırçay Üniversitesi’nden büyük gurur: Prof. Dr. Kadri Özdemir dünya 270’incisi Bakırçay Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Temel Bilimler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kadri Özdemir, "Dünya Bilim İnsanı ve Üniversite Sıralamaları" sonuçlarına göre Türkiye genelinde 7’nci, dünya sıralamasında ise 270’inci oldu. Uluslararası bağımsız sıralama kuruluşu AD Scientific Index, 2026 yılı "Dünya Bilim İnsanı ve Üniversite Sıralamaları" sonuçlarını açıkladı. Bu yılki değerlendirmede 221 ülkeden 24 bin 545 kurum ve 2 milyon 626 bin 699 bilim insanı analiz edildi. Açıklanan listede Bakırçay Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Temel Bilimler Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Kadri Özdemir, çarpıcı bir başarıya imza atarak Türkiye’de 7’nci, dünya genelinde ise 270’inci sırada yer aldı. "Tebrik eder başarılarının devamını dilerim" Bu önemli derecenin ardından İzmir Bakırçay Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rasim Akpınar bir açıklama yaparak Prof. Dr. Özdemir’i tebrik etti. Rektör Akpınar, alınan bu başarıya dair açıklamalarda bulunarak, "Üniversitemizin bilimsel üretkenliğini ve akademik yetkinliğini uluslararası ölçekte görünür kılan bu başarıdan büyük gurur duyuyoruz. Prof. Dr. Kadri Özdemir’in çalışmaları, hem üniversitemize hem de ülkemizin bilim dünyasına önemli katkılar sunmaktadır. Kendisini yürekten tebrik ediyor, bu değerli başarılarının devamını diliyorum" dedi. Prof. Dr. Özdemir’in elde ettiği bu dereceyle birlikte İzmir Bakırçay Üniversitesi’nin araştırma kapasitesinin ve akademik niteliğinin uluslararası alanda giderek daha da güçlendiği vurgulandı.
Menemen’de 2025 açılışlar yılı oldu
31 Aralık 2025 Çarşamba - 12:24 Menemen’de 2025 açılışlar yılı oldu Menemen Belediyesi, gerçekleştirdiği açılışlarla 2025 yılında dikkatleri üzerine çekti. Mayıs ayında Türkelli Kapalı Pazar Yeri’nin kurdela kesimiyle başlayan açılışlar serisinde toplam 8 tesis hizmete girdi. Menemen Belediyesi, gerçekleştirdiği açılışlarla bir önceki yıl gibi 2025 yılında da örnek gösterildi. Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan’ın Nisan ayında Menemen Belediye Meclisi’nde sözünü verdiği ‘her ay yeni bir açılış’ müjdesi doğrultusunda ilçeye değer katan 8 yeni tesis, vatandaşların kullanımına sunuldu. Menemen Belediyesi tarafından gerçekleştirilen açılışlar serisinin ilk halkası Türkelli Kapalı Pazar Yeri oldu. Bölge halkının ihtiyaçları ve Türkelli’nin gelişimi doğrultusunda hazırlanan kapalı pazar yeri projesine peyzaj düzenlemesi de eklenirken, açılışı Mayıs ayında gerçekleştirildi. ikinci durak Ulukent oldu. Bölgede yaşayan vatandaşların hastaneye gitmeden de çeşitli sağlık hizmetlerini alması adına Menemen Belediyesi tarafından adeta bir butik hastane niteliğinde hazırlanan semt polikliniği, İzmir İl Sağlık Müdürlüğü ile yapılan protokol doğrultusunda günde 500 hasta kapasitesiyle açıldı. Aynısefa çok sevildi Açılışlar Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarında da aralıksız devam etti. Temmuz’da Kent-2 Aynısefa Sosyal Tesisi, hijyen, lezzet ve hesaplı fiyatlarıyla hizmete açılırken, Eylül’de de Menemen kent merkezinde yer alan Şehir Parkı’nda Aynısefa Şehir Parkı Kafe, törenle hizmete girdi. Ayrıca manevi değerler doğrultusunda Ağustos’ta da Haykıran’a yakışır bir mimari ile Ahmet Kahraman Camii ibadete açıldı. Sonbahar ve kış aylarında da hız kesilmedi Ekim ayında ilçeye teknolojik bir merkez olarak Dijital Deneyim Merkezi açıldı. Atatürk ve Kurtuluş Savaşı temasıyla açılan Dijital Deneyim Merkezi’nde öğrenciler ve arzu eden vatandaşlar, görsel ve işitsel teknolojiyle yakın tarihimizin şanlı destanını bir kez daha öğrenme ve izleme fırsatı buluyor. İlçede Kasım ayında ise Koyundere Taziye Evi açılışı gerçekleştirildi. Bölgedeki vatandaşların talepleri doğrultusunda mutfağından ibadethanesine tüm ihtiyaçları düşünülerek oluşturulan Koyundere Taziye Evi, 200 metrekarelik alanda hizmet vermeye başladı. Eğitime bir yatırım daha Açılışlar zincirinin son halkası ise Seyrek oldu. Başkan Aydın Pehlivan’ın eğitime olan hassasiyetiyle oluşturulan Seyrek Anaokulu, düzenlenen çoşkulu törenle açıldı. Bin metrekarelik anaokulu, 100 öğrenci kapasitesiyle hizmet verecek. Bütçemizi, ilçemize yatırım için kullanıyoruz Menemen’de gerçekleştirilen açılışlara ilişkin konuşan Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Bütçemizi ilçemize yatırım için kullanıyoruz." dedi. Başkan Pehlivan, "Menemen’de oluşturduğunuz Menemen 35+ konseptiyle, yalnızca eksikleri gideren değil, fark oluşturan bir ilçe olmak adına çalışıyoruz. İlçemizin tek bir bölgesinde değil, dört bir köşesinde gerçekleştirdiğimiz açılışlarla her yaştan hemşehrimize uygun çalışmalar ortaya koyduk. Yalnızca açılışlarla değil, hizmetlerimizle de dolu dolu bir yılı geride bıraktık. 100’e yakın ücretsiz kurs ve spor tesislerimizle, hizmet belediyeciliğinin, yepyeni tesislerimizle de eser belediyeciliğinin en güzel örneklerini hemşehrilerimizle buluşturduk. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten aldığımız ilham ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın hizmet belediyeciliği vizyonuyla 2025 yılını da tıpkı bir önceki yıl gibi açılışlar yılı olarak geride bırakıyoruz." dedi. Başkan Pehlivan’dan yeni yıl mesajı Açıklamasında Menemenliler başta olmak üzere tüm insanlığın yeni yılını kutladığını dile getiren Başkan Aydın Pehlivan, "Yeni yıl; savaşların yerine barışı, korkuların yerine umudu, karamsarlığın yerine aydınlık yarınları getirsin. Dünyanın her yerinde iyiliği büyütmek isteyen herkesin yolu açık olsun. Bu duygularla başta değerli Menemenli hemşehrilerim olmak üzere, ülkemize ve tüm insanlığa sağlık, huzur, bereket ve barış dolu bir yıl diliyorum. Yeni yılımız kutlu olsun." dedi.