Yerel Haberler
İzmir
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 16:01 Olivtech Fuarı’nda Ege’nin gastronomik mirası keşfe çıkıyor İzmir’de düzenlenen Gurme İzmir Olivtech Fuarı, Ege’nin zengin gastronomik mirasını keşfetmek isteyenleri bir araya getiriyor. Yerel yönetimler, üreticiler ve uzmanların katıldığı panellerde, kaliteli üretimden sürdürülebilirliğe kadar pek çok başlık ele alınırken, Mutfak Atölyesi’nde Ege mutfağının özgün tatları şefler tarafından benzersiz tariflerle sunuluyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen fuar, ortaya çıkardığı ticari hacmin yanı sıra birbirinden farklı konuların ele alındığı geniş programıyla sektördeki güncel başlıkları ele alıyor. Fuar kapsamında düzenlenen ve yerel yönetim, kamu ile kooperatif temsilcilerini bir araya getiren, "Zeytinin Yolculuğu: Kalite, Verim ve Gelecek" başlıklı panelin moderatörlüğünü, İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür üstlendi. Bademli Kooperatif Başkanı Hurşit Nallı, Gödence Kooperatif Başkanı Çağatay Özcan Kokulu ile Tarım ve Orman Bakanlığı Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nden Dr. Ayla Mumcu konuşmacı olarak yer aldı. Zeyin Konseyi kuruldu Bülent Üngür, zeytinciliğin İzmir için stratejik bir üretim alanı olduğuna dikkat çekerek, "Zeytin sadece bir tarım ürünü değil, bu coğrafyanın kültürü, ekonomisi ve geleceği. Biz İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak üreticiyi güçlendiren, kooperatifleri destekleyen ve yerel kalkınmayı önceleyen bir anlayışla hareket ediyoruz. Kooperatiflerimizin daha güçlü hale gelmesi, üretimin sürdürülebilirliği açısından kritik önemde. Başkanımız Dr. Cemil Tugay’ın öncülüğünde gerçekleştirdiğimiz Zeytin Konseyi’nde, İzmir’in ve Türkiye’nin zeytinyağı ihracatında güçlü bir konumda olduğu, ancak asıl hedefin katma değerli üretimi artırmak ve markalaşmak olduğu net şekilde ortaya kondu. En önemli başlıklardan biri de sektör genelinde kalite standardizasyonunun sağlanması" dedi. Büyükşehir’den tarıma dev destek İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak sağlanan tarımsal destekler ve kooperatiflerden yapılan alımlara da dikkat çeken Üngür, "İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi olarak 2026 yılında tarıma ayırdığımız destekler 1,4 milyar TL’yi buluyor. Bununla da yetinmedik; üretim, hastalık ve zararlılarla mücadele ile sulama desteklerinin yanı sıra İZTARIM tarafından bu yıl 22’ncisi açılan İZMAR şubeleri aracılığıyla 2025 yılında doğrudan kooperatiflerden yaklaşık 694 milyon TL’lik alım gerçekleştirildi" diye konuştu. "İzmir Büyükşehir Belediyesi tarımda adeta bir bakanlık gibi çalışıyor" Gödence Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Çağatay Özcan Kokulu, "Gödence’de, tarımsal amaçlı kooperatiflerin yerel yönetimlerle birlikte hareket etmesinin ne kadar önemli olduğunu bizzat deneyimledik. İzmir Büyükşehir Belediyesi, bu noktada adeta bir bakanlık gibi çalışıyor. Üreticiye dokunan, sahayı bilen ve çözüm üreten bir yaklaşım sergiliyor. Zeytinin anavatanı Türkiye’dir ve özellikle Kuzey Ege, Edremit bölgesi bu anlamda çok özel bir yere sahiptir. Bu değeri koruyarak geleceğe taşımak hepimizin sorumluluğu" dedi. "Hasat, kaliteyi belirleyen en kritik aşama" Tarım ve Orman Bakanlığı Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nden Dr. Ayla Mumcu, zeytinyağında kaliteyi belirleyen en önemli unsurların başında hasadın geldiğini vurgulayarak, "Zeytin kesinlikle yere düşmeden, mümkün olduğunca elle hasat edilmeli. Hasadın erken ya da geç yapılması da doğrudan kaliteyi etkiler. Bu nedenle doğru zamanda hasat, büyük önem taşıyor. Zeytin ve zeytinyağında taklit ve tağşişe karşı güçlü bir altyapıya sahibiz. Tüm bu süreçlerin doğru yönetilmesi kaliteyi güvence altına alıyor" ifadelerini kullandı. "İmalat süreçleri de en az üretim kadar önemli" Bademli Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Hurşit Nallı, zeytin ve zeytinyağı üretiminde yalnızca bahçe bakımının yeterli olmadığını vurgulayarak, "Bir üreticinin sadece bahçesindeki iyi bakım artık yeterli değil, imalat süreçleri de en az üretim kadar önemli. Zeytinyağında kaliteyi yükseltmek için tüm zincirin doğru yönetilmesi gerekiyor" dedi. "Bu yapı Türkiye’ye örnek olmalı" "Süt ve Peynir Üretiminde Değer Zinciri" başlıklı panelin moderatörlüğünü, Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Harun Raşit Uysal yaptı. Uysal, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin üretici kooperatiflerine verdiği desteğin altını çizerek, bunun ekonomik değerinin yanı sıra aynı zamanda gıda güvenliği açısından da kritik olduğunu belirtti. Uysal, "İzmir’de belediye ve kooperatif iş birliğiyle uzun yıllardır uygulanan süt dağıtım projeleri hem üreticiyi güçlendirdi hem de toplumun sağlıklı ve güvenilir gıdaya erişimini artırdı. Bu yapı doğru bir yapı ve tüm ülkeye örnek olmalı" dedi. "Kaliteli ürünün temeli kaliteli hammadde" Panelde konuşan Ulusal Süt Konseyi Yönetim Kurulu Üyesi ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aslı Akpınar, değer zincirinin çiftlikte başladığını vurgulayarak, kaliteli ürünün temelinin kaliteli hammadde olduğunu belirtti. "Üreticinin olmadığı yerde tüketiciden bahsedemeyiz" Tire Süt Kooperatifi Genel Müdür Yardımcısı Fatih Karataş ise değer zincirinin üreticiyle başladığını vurgulayarak, "Üreticinin olmadığı yerde tüketiciden bahsedemeyiz. Planlı üretim ve sürecin doğru yönetilmesi bu işin temeli. İzmir’de ortaya çıkan model Türkiye için önemli bir örnek; belediyeler kooperatiflere sahip çıktığında üretici, kooperatif ve yerel yönetim aynı hedefte buluşuyor ve bu da sahada karşılığını buluyor" dedi. Belediyelerin ve kooperatiflerin kurduğu market yapısına da değinen Karataş, ürünlerin doğrudan tüketiciye ulaştığını belirterek, "Aracısız yapı hem üreticiye hem tüketiciye katkı sağlıyor. İnsanlar doğduğu topraklarda üretmek ve yaşamak istiyor. Bu modeli güçlendirdikçe üretim de refah da artacak" diye konuştu. "Değer zinciri bütüncül bir yapı ile ele alınmalı" Pınar Süt İmalat Müdürü Hüseyin Önel ise süt ve süt ürünlerinde değer zincirini süt temininden lojistiğe, işleme süreçlerinden ambalajlamaya ve dağıtıma kadar bütüncül bir yapı içinde ele aldıklarını belirterek, sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve katma değerli ürünlerin sektörün geleceğini şekillendirdiğini ifade etti. Fonksiyonel ve yüksek proteinli ürünlere talebin arttığını belirten Önel, bu doğrultuda geliştirdikleri yeni ürünlerle hem farklılaştıklarını hem de katma değer oluşturduklarını söledi. Bağdan şişeye kalite yolculuğu konuşuldu "Bağdan Şişeye: Terroir, Teknoloji ve Trendler" başlıklı bir diğer oturumunun moderatörlüğünü ise Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Altındişli üstlendi. Ege Üniversitesi Ege Meslek Yüksekokulu Gıda Teknolojisi Programı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ufuk Yücel, Usca Bağcılık ve Şarapçılık Kurucusu ve Urla Bağ Yolu Derneği Başkanı Serpil Erdurak ile Danışman Önolog Işık Gülçubuk konuşmacı olarak yer aldı. Panelde, kaliteli şarabın temelinin bağda atıldığı ve terroirin belirleyici rolü vurgulanırken, Türkiye’nin zengin üzüm çeşitliliğinin korunmasının önemi, iklim şartlarının üretime etkisi ve gıda teknolojisinin üzümden şaraba uzanan süreçte kaliteyi belirleyen temel unsurlardan biri olduğu ifade edildi. Mutfak Atölyesi’nde Ege lezzetleri ziyaretçi ile buluşuyor Fuar kapsamında düzenlenen Mutfak Atölyesi, Ege mutfağının özgün tatlarını ziyaretçilerle buluşturuyor. Türk mutfağının önemli temsilcilerinden Şef Özlem Mekik moderatörlüğünde gerçekleştirilen atölyede, alanında uzman isimler özel reçetelerini paylaşıyor. DoubleTree by Hilton Executive Chef’i İlhami Dinç, Dokuz Eylül Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Turgay Bucak ve öğrencileri ile birlikte, Ege’nin zengin bitki çeşitliliğini benzersiz bir tarifle yorumladı. Atölyede hazırlanan "Çağla bademli ballı Ege otları harmanı", bölgenin doğallığını ve lezzet mirasını yansıtan özel bir sunum olarak öne çıkarken katılımcılardan büyük beğeni kazandı.
İzmir’de, 20. yılında Denetimli Serbestlik Sempozyumu düzenlendi
30 Aralık 2025 Salı - 13:02 İzmir’de, 20. yılında Denetimli Serbestlik Sempozyumu düzenlendi İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Hukuk Fakültesi ile Karşıyaka Denetimli Serbestlik Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen "20. Yılında Denetimli Serbestlik Sempozyumu", yargı, akademi ve uygulama alanlarından geniş bir katılımla gerçekleştirildi. Sempozyuma Hâkimler ve Savcılar Kurulu 2. Daire Üyesi Prof. Dr. Çetin Arslan, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse, Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcısı Halil Sezgin, İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, HSK Başmüfettişi, İzmir Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanı Gökberk Sunal, Karşıyaka Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanı Cüneyt Çetin, Denetimli Serbestlik sisteminin kurucu daire başkanı Dr. Vehbi Kadri Kamer, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kerem Batır, Denetimli Serbestlik Müdürü Orhan Kaykaç, İzmir ve Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcı Vekilleri, MÜSİAD Başkan Yardımcısı, Kızılay Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi, çok sayıda hâkim, savcı, akademisyen ve davetli katıldı. Açılış programında; Sempozyum Düzenleme Kurulu adına Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kerem Batır, Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcısı Halil Sezgin ve İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse tarafından konuşmalar gerçekleştirildi. Açılışın ardından protokol üyelerinin katılımıyla Karşıyaka Denetimli Serbestlik Müdürlüğü bünyesinde yürütülen çalışmalar kapsamında hazırlanan sanat eserlerinden oluşan serginin açılışı yapıldı. Açılış programının ardından sempozyum kapsamında gerçekleştirilen akademik oturumlarda; denetimli serbestlik sisteminin hukuki, kurumsal ve uygulamaya yönelik boyutları çok yönlü olarak ele alındı. Oturumlara; Hâkimler ve Savcılar Kurulu 2. Daire Üyesi Prof. Dr. Çetin Arslan, denetimli serbestlik sisteminin kurucu daire başkanı Dr. Vehbi Kadri Kamer ve Prof. Dr. Leyla Baysan Arabacı başkanlık etti. Sempozyum süresince; Prof. Dr. Timur Demirbaş, Prof. Dr. Veli Özer Özbek, Prof. Dr. Mustafa Ruhan Erdem, Prof. Dr. Koray Doğan, Dr. Öğr. Üyesi Asena Kamer Usluadam Dizikaya, Dr. Öğr. Üyesi Gizem Dursun Özdemir, Arş. Gör. İlker Tepe gibi alanında uzman akademisyenler tarafından sunumlar gerçekleştirildi. Akademik bilgi ile uygulama tecrübesinin birlikte ele alındığı sempozyumda, denetimli serbestlik sisteminin mevcut durumu ve geleceğe yönelik perspektifleri kapsamlı şekilde değerlendirildi.
Göztepe, 100. yılında olimpik branşlarda başarıdan başarıya imza attı
30 Aralık 2025 Salı - 12:54 Göztepe, 100. yılında olimpik branşlarda başarıdan başarıya imza attı Göztepe Spor Kulübü, kuruluşunun 100. yılında olimpik branşlarda gösterdiği başarılı performansla 18 farklı branşta binlerce çocuğu sporla buluştururken, 2025 yılını 102 uluslararası ve 308 ulusal madalya ile tamamladı. Takım sporlarında elde edilen başarılar, Göztepe’nin olimpik branşlardaki yükselen grafiğini somut biçimde ortaya koydu. Voleybolda kazanılan şampiyonluk ile Sultanlar Ligi’ne, basketbolda elde edilen şampiyonluk ile Türkiye Basketbol Ligi’ne, satrançta kazanılan şampiyonluk ile Satranç Süper Ligi’ne yükselme başarısı gösterildi. Bilardo branşında elde edilen şampiyonluk ise Göztepe’ye Avrupa Şampiyonası’nda ülkemizi temsil etme hakkı kazandırdı. Bireysel sporlarda da milli sporcularıyla öne çıkan Göztepe Olimpik Branşlar, yıl boyunca ulusal ve uluslararası arenada elde edilen madalyalarla gurur dolu bir sezon yaşadı. Cimnastik branşında, Dünya Şampiyonası’nda milli takım kadrosunda yer alan Ferhat Arıcan, Mert Efe Kılıçer ve Mehmet Ayberk Koşak, Göztepe’yi ve ülkemizi başarıyla temsil etti. Paraokçuluk branşında ise Büşra Ün, Dünya Şampiyonası’nda altın madalya kazanan makaralı yay kadın milli takım kadrosunda yer alarak önemli bir başarıya imza attı. Yelken, yüzme ve taekwondo branşlarında da olimpiyat hedefleri doğrultusunda onlarca madalya kulüp müzesine kazandırılırken; alt yaş milli kategorilerde çok sayıda sporcu milli takımlara kazandırılarak Göztepe’nin altyapı gücü bir kez daha ortaya kondu. Göztepe Olimpik Branşlar, 2025 yılında büyüyerek ve güçlenerek yoluna devam ederken; 2026 yılında da aynı tutku, aynı azim ve aynı hedeflerle yeni başarılara ulaşmayı amaçlıyor.
AK Partili Sağır’dan, işçiler maaş krizi yaşarken tatile çıkan Başkan Duman’a tepki
30 Aralık 2025 Salı - 12:28 AK Partili Sağır’dan, işçiler maaş krizi yaşarken tatile çıkan Başkan Duman’a tepki AK Parti Buca İlçe Başkanı Cihangir Sağır, belediye işçileri maaşlarını alamadıkları için grevdeyken Buca Belediye Başkanı Görkem Duman’ın yurt dışına tatile çıkmasını eleştirerek, ’’İşçi grevdeyken tatil yapılır mı? Belediye kilitlenmişken valiz toplanır mı? CHP’li belediyecilik tam olarak budur: Krizde ortada yok, sorumlulukta yok, sahada hiç yok. Ama tatilde, lükste ve umursamazlıkta fazlasıyla var’’ dedi. AK Parti Buca İlçe Başkanı Cihangir Sağır, yaptığı açıklamada, ’’Bunun adı ihanet! Grevle boğuşan bir şehir, hakkını arayan emekçiler ve aksayan belediye hizmetleri varken; CHP’li belediye başkanının yurt dışında tatil yapması siyasi bir skandal, yönetsel bir iflastır. Bu görüntüler bize şunu açıkça göstermektedir: Bu belediye başkanlığı ciddiye alınmamakta, bu şehir umursanmamaktadır. Soruyoruz: İşçi grevdeyken tatil yapılır mı? Belediye kilitlenmişken valiz toplanır mı? Hizmet bekleyen vatandaşa sırt dönülür mü? CHP’li belediyecilik tam olarak budur: Krizde ortada yok, sorumlulukta yok, sahada hiç yok. Ama tatilde, lükste ve umursamazlıkta fazlasıyla var. Burada mesele özel hayat değildir. Burada mesele makamını terk eden bir belediye başkanıdır. Burada mesele krizden kaçan bir yönetim anlayışıdır. Bir belediye başkanı grev sürerken yurt dışına çıkıyorsa; o başkan ya durumun ciddiyetini kavrayacak kapasitede değildir ya da bu şehri yönetme iradesini çoktan kaybetmiştir." dedi. "Bu millet, zor günde kaçanları da, sessiz kalanları da unutmaz" diyen Sağır, "Sorumluluk almayanlar, gerçeklerle yüzleşecektir. İlgili belediye başkanı derhal çıkıp bu aymazlığı açıklamalıdır. Aksi her saat, bu sorumsuzluğun kabul edildiği bir sessizliktir. Bu şehir sahipsiz değildir. Bu millet de bu tabloyu sineye çekmeyecektir’’ ifadelerini kullandı.
Minik şeflerden ‘yılbaşı’ kurabiyeleri
30 Aralık 2025 Salı - 12:04 Minik şeflerden ‘yılbaşı’ kurabiyeleri İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Çocuk Üniversitesi Beyaz Köşk Uygulama Anaokulu öğrencileri, eğlenceli ve rengârenk kurabiyeler hazırlayarak yeni yıl coşkusunu doyasıya yaşadı. Yılbaşı temasına özel olarak kar tanesi, baston şemsiye, kardan adam ve yılbaşı şapkası gibi farklı şekillerde kurabiyeler yapan çocuklar, gönüllerince bir gün geçirdi. Pastacılık dersi eğitmen şefi Ece Eryener’in rehberliğinde, Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü öğrencileriyle çalışarak renkli şeker hamurlarına şekil veren, birbirlerinin kurabiyelerini süsleyen ve merak ettiklerini soran çocuklar, eğlenirken öğrenme fırsatı buldu. ‘Duyusal keşif yaptılar’ Anaokulu Müdürü Onur Kurtuluş Kara, çocukların öz güvenlerini ve motor becerilerini geliştirmeleri açısından etkinliğin çok yararlı olduğunu söyleyerek, "Anaokulumuzda gerçekleşen etkinlik; miniklerimizin hayal güçlerini özgürce kullanabildikleri, renkler ve dokularla duyusal keşif yaptıkları, aynı zamanda takım çalışmasını deneyimledikleri çok değerli bir buluşma oldu" diye konuştu. ‘Problem çözme becerileri gelişiyor’ Kara, sözlerini şöyle sürdürdü: "Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü öğrencilerimizle bir araya gelmeleri, çocuklarımıza rol model görme, iletişim kurma ve iş birliği yapma imkanı sundu. Bu tür uygulamalar, çocukların ince motor becerilerini, el-göz koordinasyonunu ve problem çözme yetilerini geliştirirken; sorumluluk alma ve paylaşma duygularını pekiştiriyor. En önemlisi de öğrenmenin ne kadar keyifli olabileceğini gösteriyor." "Unutulmaz bir deneyimdi" Eğitmen şef Ece Eryener ise, çocuklarla unutulmaz bir deneyim yaşadıklarını belirterek, "Etkinlik boyunca çocukların yüzlerinden mutluluk ve heyecan eksik olmadı. Rengârenk şeker hamurlarıyla kurabiyelerini süslerken hem yaratıcılıklarını geliştirdiler hem de kendi yaptıkları ürünleri görmenin mutluluğunu yaşadılar. Çocuklarımızın küçük yaşta edindikleri bu olumlu deneyimler, ilerleyen yıllarda öğrenmeye açık, merak eden ve kendini ifade edebilen bireyler olmaları açısından çok değerli. Yıl boyunca farklı etkinliklerde çocuklarımızla bir arada olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Altaylı taraftarlar, kurtuluş yürüyüşü yapacak
30 Aralık 2025 Salı - 11:54 Altaylı taraftarlar, kurtuluş yürüyüşü yapacak Altaylı taraftar grupları, kulübün içinde bulunduğu ekonomik duruma dikkat çekmek amacıyla 3 Ocak Cumartesi günü saat 19.14’te Alsancak Limanı yakınından Gündoğdu Meydanı’na yürüyerek bir basın açıklaması gerçekleştirecek. TFF 3. Lig 4. Grup’ta mücadele eden Altay, tarihinin en zor dönemlerinden birini yaşamaya devam ediyor. Sezonun ilk yarısını düşme hattından uzak, 10. sırada tamamlayan siyah-beyazlı ekip, FIFA’dan gelen dava dosyaları nedeniyle 1-8 Ocak tarihleri arasında puan silme ve küme düşürülme cezalarıyla karşı karşıya kalma tehlikesi yaşıyor. Bu gelişmeler üzerine Altaylı taraftar grupları harekete geçerek, 3 Ocak Cumartesi günü Gündoğdu Meydanı’na kortej eşliğinde yürüyüş düzenleyecek ve ardından bir basın açıklaması yapacak. Siyah-beyazlı taraftarlar, camianın önde gelen isimlerinin kulübe sahip çıkmasını isterken, bu zorlu süreçte Türkiye Futbol Federasyonu eski başkanlarından ve İzmir Ticaret Odası Başkanı Mahmut Özgener’in kulübün geleceği adına yönlendirici bir rol üstlenmesini talep ediyor. Mahmut Özgener’e çağrı yapılacak Siyah-beyazlı taraftarlar tarafından yapılan açıklamada, "İlk etapta acil çözüm üretilmesi gereken gündemler ele alındığında; hem maddi kaynak üretebilecek hem de ismiyle bile karşı tarafa güven telkin edebilecek bir lider ihtiyacının olduğu fikri herkesin ortak görüşüdür. Camiamız içinde bu donanıma sahip isim bellidir. Camia büyüğümüz Mahmut Özgener’e (ister oluşturacağı bir konsorsiyum ile isterse bizzat kendi başına) bu süreci idare etmesi ve ‘Baba Yadigarı’ Büyük Altay’ı düzlüğe çıkartması için son ama en net çağrı gerçekleştirilecektir. Gündoğdu Meydanı’na kadar sürecek bu yürüyüş sonunda gerçekleştirilecek ‘Basın Açıklaması’ ile camia büyüğümüz Mahmut Özgener’e davetimiz iletilmiş olacaktır" ifadelerine yer verildi. Öte yandan Mahmut Özgener’in merhum babası Esin Özgener, Altay’ın efsane başkanlarından biri olarak anılmaya devam ediyor.
Madalyanın ardındaki güç: Spor iletişimi
30 Aralık 2025 Salı - 11:52 Madalyanın ardındaki güç: Spor iletişimi Yaşar Üniversitesi’nde düzenlenen 6. PRTalks etkinliğinde bir araya gelen dünya şampiyonu sporcular ve iletişim profesyonelleri; spor dünyasında marka yönetimi ve stratejik iletişimin, sahadaki başarı kadar kritik bir rol oynadığını vurguladı. Yaşar Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü tarafından bu yıl altıncısı düzenlenen PRTalks etkinliği, "Spor İletişimi" temasıyla gerçekleştirildi. Artistik Cimnastik Dünya Şampiyonu İbrahim Çolak, Triatlon Türkiye ve Balkan Şampiyonu İpek Öztosun ile Medyaspor Kurucu Ortağı ve Spor Yazarı Ali Ergöçmez’in konuşmacı olduğu panelde; modern spor dünyasında yalnızca sahada kazanmanın yeterli olmadığı, bu başarının profesyonel bir iletişim stratejisiyle taçlandırılması gerektiği ifade edildi. "Her sporcu bir markadır" Panelin açılışını yapan Prof. Dr. Özlem Alikılıç, halkla ilişkilerin temelinde stratejik iletişim yönetimi yattığını belirterek sporcuların günümüzde birer marka değerine dönüştüğünü vurguladı. Alikılıç, şunları söyledi: "Bu etkinlikte spor iletişiminde masanın her iki tarafına da hizmet eden önemli aktörleri bir araya getirdik. İşin bir medya tarafı; yani kulüplerin, takımların ve sporcuların iletişimlerinin kriz anlarına kadar yönetildiği uzun bir süreç var. Diğer tarafta ise bizzat marka olan sporcular yer alıyor. Sporcular, kimi zaman bireysel kimi zaman profesyonel yardım alarak kendi markalarını ulusal ve uluslararası ölçekte yönetmeye çalışıyorlar." "İletişim danışmanlığı her branş için şart" Artistik Cimnastik branşında Türkiye’ye ilk dünya şampiyonluğunu kazandıran İbrahim Çolak, başarının ardından gelen popülariteyi yönetmenin zorluklarına dikkat çekti. Kariyerinin büyük bölümünü amatör bir ruhla sürdürdüğünü ancak şampiyonluk sonrası yoğun bir taleple karşılaştığını ifade eden Çolak, deneyimlerini şu şekilde aktardı: "25 yıldır bu sporu yapıyorum ve 19’uncu yılımda dünya şampiyonluğu kazandım. Madalyayı aldıktan sonra sponsorlar gelmeye başladı. Başarı geldikten sonra geri dönüşlerin bu denli büyük olacağını tahmin etmiyordum. Tam o noktada bir iletişim uzmanıyla çalışabilseydim, süreci mükemmel şekilde yönetebilirdim. İletişim sürecini tek başıma yürütmeye çalıştığımda bazı fırsatlar kaçabiliyor. Bu yüzden artık hedeflediğim başarılara ulaşmadan önce uzmanlardan profesyonel yardım almaya başladım." Yaşar Üniversitesi mezunu olan Triatlon Türkiye ve Balkan Şampiyonu İpek Öztosun ise iletişimde profesyonel desteğin her branş için şart olduğunu belirterek branş bilinirliğine değindi: "İletişim kanallarımı bireysel olarak yönetiyorum ancak bu durum bazen sınırlayıcı olabiliyor. Triatlon, Türkiye’de çok yaygın değilken Avrupa’da en çok lisanslı sporcusu bulunan branş konumunda. Medyada daha fazla ön plana çıkmamız gerektiğini düşünüyorum. Birçok sporcu tek bir branşla başlayıp başarı gelmeyince spora küsebiliyor. Oysa bu sporcular, doğru yönlendirmeyle farklı alanlardaki yeteneklerini keşfedip çok daha farklı yerlere gelebilirler." "Daha iyi iletişim, daha çok sponsor" Panelin medya perspektifini sunan Spor Yazarı Ali Ergöçmez, spor ekonomisi ile iletişim arasındaki doğrudan ilişkiye dikkat çekti. Ergöçmez, özellikle kulüplere şu çağrıda bulundu: "Sporcular ve kulüpler maddi anlamda büyük yatırımlar yapsa da iletişim bütçelerine oldukça az pay ayırıyorlar. Aslında daha iyi iletişim, doğrudan daha çok sponsor demektir. Büyük kulüplerin bu süreci çok daha profesyonel yürütmesi gerekiyor. Spor iletişimi, ülke gündemini takip etmekten sporcunun ikili görüşmelerine kadar her şeyi kapsar. Aslında, tüm spor kulüplerinin yöneticileri sporcuların ve teknik adamların profesyonel spor iletişim danışmanlarına ihtiyacı var."
Tüm paydaşlar ’İzmir Körfezi’ için bir araya geldi
30 Aralık 2025 Salı - 11:43 Tüm paydaşlar ’İzmir Körfezi’ için bir araya geldi Koku, renk değişimi ve balık ölümleriyle kentin gündeminde yer alan İzmir Körfezi’ni kurtarmak için çözüm önerilerinin görüşüldüğü, İzmir Ticaret Odası öncülüğünde, Su Ürünleri Derneği iş birliği ile yapılan toplantı, 5’i profesör olmak üzere 10 kurumdan 16 temsilciyi bir araya getirdi. Her biri alanında uzman isimler bir gün boyunca devam eden programda konuyu bilimsel açıdan ele aldı. Çalıştayın sonuç bildirgesinin kamuoyuyla paylaşılacağı ve Bakanlıklar nezdinde takibinin yapılacağı ifade edildi. İzmir Körfezi’nde Güncel Sorunlar ve Çözüm Önerileri Çalıştayı, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Şahin Çakan ile Su Ürünleri Derneği Başkanı Prof. Dr. Şükrü Yıldırım’ın açılış konuşmalarıyla başladı. Çakan: "Körfez yükü taşıyamıyor" İzmir’de alt yapı çalışmalarının önemini vurgulayan İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Şahin Çakan, yaşanan iklim değişikliği, su kıtlığı gibi çevresel sorunların, artan nüfusun İzmir Körfezi’ni olumsuz yönde etkilediğini belirtti. Çakan, Körfezin yükü taşıyamadığını, balık ölümlerinin yaşandığını, suyun içindeki oksijenin tükendiğini, buna bağlı olarak da içerisinde canlı barınamadığını ve bu durumun kokuya neden olduğunu paylaştı. Tarımda kullanılan kimyasalların doğa içerisinde kaybolmadığına, yeraltı sularına karışarak tekrar hayatımıza girdiğine dikkat çeken Çakan, bu durumun sağlık sorunlarına da yol açtığını vurguladı. Yıldırım: "Gelecek nesillerin izmir körfezi’ne ihtiyacı var" 1992 yılında Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesindeki Öğretim üyeleri tarafından kurulan Su Ürünleri Derneği’nin çalışmalarına ilişkin bilgi veren Su Ürünleri Derneği Başkanı Prof. Dr. Şükrü Yıldırım, su kaynaklarının korunması ve üretimde kullanılması ile ilgili her konu ile yakından ilgilenildiğini, İzmir körfezinin hidrodinamik özellikleri, akıntı sistemleri, tuzluluk değişimleri, su kolonunun yapısı ve biyolojik çeşitliliği ile ilgili değişimlerin yakından takip edildiğini ifade etti. Yıldırım, İzmir Körfezi’nin uzun yıllardır büyük bir metropolün artan baskısını taşımaya çalıştığını, diğer yandan Akdeniz’in sıcaklık artışı, deniz suyu seviyesindeki değişimler ve iklim krizinin de yıldan yıla tüm dünyada olduğu gibi şehrimizde de hissedildiğini, sonuç olarak İzmir Körfezi’ne gelecek nesillerin de ihtiyacı olacağının altını çizdi. 10 ayrı sunum yapıldı Açılış konuşmalarının ardından, Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Esin Uluturhan Suzer, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebru Yeşim Özkan, Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Levent Yurga, Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ortaç Onmuş, Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dr. Deniz Erdoğan Dereli, Hollanda-Amsterdam Su Kurulu Üyesi Songül Akkaya, Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nuri Azbar, İzdeniz A.Ş. Genel Müdürü Gökhan Marım, S.S. İzmir Su Ürünleri Kooperatifleri Bölge Birliği Başkanı İbrahim Güven ve Midye Çiftliği Sorumlu Mühendisi Mahmut Ergün birer sunum gerçekleştirdi. Bakanlıklar nezdinde girişimlerde bulunulacak Çalıştay’ın "İzmir Körfezi’nin Geleceği Bilim, Yerel Yönetim, Sektör ve Toplumun Birlikte Rolü" başlıklı kapanış panelinde İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Şahin Çakan, tüm paydaşlarla genel bir değerlendirme yaparak görüşülen hususlara yönelik Sonuç Bildirgesi’nin hazırlanacağını ve Çalıştay kapsamında tespit edilen sorunların çözümüne yönelik ilgili Bakanlıklar nezdinde girişimlerde bulunularak konunun takipçisi olunacağı ifade etti. Toplantıya kimler katıldı? Toplantıya, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tansel Tanrıkulu, Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Tolga Tolon, İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Daire Başkanı Bülent Üngür, İzmir Tarım ve Orman İl Müdürlüğü Su Ürünleri Şube Müdürü Bülent Canatan, İzmir Ticaret Odası Meclis Üyesi ve İzmir Su Ürünleri Yetiştiricileri ve Üreticileri Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, İzmir Ticaret Odası Meclis Başkan Yardımcısı Mehmet Tahir Özdemir, Genel Sekreter Prof. Dr. Mustafa Tanyeri ve Dokuz Eylül Üniversitesi, Ege Üniversitesi, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Öğretim Üyeleri ile İzmir Ticaret Odası üyeleri katıldı.
İzmir’in yüksek kesimlerinde karla mücadele
30 Aralık 2025 Salı - 11:23 İzmir’in yüksek kesimlerinde karla mücadele İzmir’in yüksek kesimleri, hava sıcaklıklarının düşmesi ve kar yağışının etkisiyle beyaza büründü. İzmir Büyükşehir Belediyesi karla mücadele ekipleri, başta Ödemiş, Tire, Beydağ ve Kemalpaşa olmak üzere karla kaplanan ve buzlanma görülen yollarda çalışma yürüttü. İzmir genelinde etkisini gösteren soğuk havayla birlikte yüksek kesimlerde görülen kar yağışı kentin tepelerini beyaza büründü. İzmir Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanlığı ekipleri, bu yıl da kar yağışı ve buzlanmanın yaşandığı noktalarda ulaşımın aksamaması için çalışmalarını sürdürerek olumsuzlukların önüne geçti. Ekipler, hafta sonundan itibaren etkisini artıran kar yağışı ve düşük sıcaklıklar nedeniyle oluşan buzlanmayı önlemek amacıyla tuzlama çalışmaları gerçekleştirdi. Saha ekiplerinin incelemeleri ve ilçelerden gelen talepler doğrultusunda koordine olan ekipler, köy yolları başta olmak üzere karla kaplanan yolları açarak ulaşımda herhangi bir aksama yaşanmasına izin vermedi. Spil’den Bozdağ’a kar kaplanan yollara müdahale Çalışmalar kapsamında, kar yağışının yoğun olarak hissedildiği Kemalpaşa Beşpınar Köyü-Spil Milli Parkı güzergâhında kar küreme aracıyla yol temizliği yapıldı, buzlanmaya karşı tuzlama çalışması yürütüldü. İzmir’in zirvesi olarak bilinen Ödemiş Bozdağ’da da karla kaplanan yollara müdahale edildi. Kemalpaşa ve Ödemiş’in çevre güzergahlarında da ihbarlar doğrultusunda harekete geçen ekipler, Tire’nin Dibekçiler, Dallık, Yamandere ve Küçükkemerdere mahalleleri, Beydağ’ın Adakküre-Ovacık hattı ile Kavacık ve Tırazlı güzergahında çalışmalarını tamamladı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM) Şube Müdürlüğü tarafından meteorolojik gelişmeler anlık olarak takip ediliyor.