Yerel Haberler
İzmir
İZKA destekli "Bergama Ziyaretçi Yönetim Planı" hazırlıkları başlıyor 02 Mayıs 2026 Cumartesi - 19:35:39 İzmir’in Bergama ilçesinde, Bergama Çok Katmanlı Kültürel Peyzaj Alanı Başkanlığının UNESCO Dünya Miras Alanı’nın sürdürülebilir turizm hedefleri doğrultusunda korunması ve geleceğe taşınması adına yürüttüğü çalışmalara bir yenisi daha eklendi. İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ortaklığında hayata geçirilecek olan "Bergama Dünya Miras Alanı Ziyaretçi Yönetim Planı Hazırlanması" projesi için teknik destek hizmet alımı sözleşmesi, İZKA ile yüklenici firma İkarya Danışmanlık A.Ş. arasında imzalanarak resmi süreç başlatıldı. Şehir Plancısı Serdar Nizamoğlu ve ekibi tarafından hazırlanacak olan planın 6 ayda tamamlanması hedefleniyor. Bergama’nın önümüzdeki yıllarda ziyaretçi yönetimi açısından yerine getirmesi gereken çalışmaların ortak akılla değerlendirileceği proje kapsamında; araştırma, raporlama, paydaş iletişimi, veri temini ve katılımlı toplantı organizasyonları Alan Başkanı Dr. Emre Ataberk ve Restorasyon Uzmanı Yüksek Mimar Yüksel Altuğ koordinasyonunda yürütülecek. Bergama Çok Katmanlı Kültürel Peyzaj Alan Başkanı Dr. Emre Ataberk, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Bergama Çok Katmanlı Kültürel Peyzaj Alanı Başkanlığı olarak, UNESCO Dünya Miras Alanımızın sürdürülebilir turizm hedefleri doğrultusunda korunması ve geleceğe taşınması adına yürüttüğümüz çalışmalara bir yenisini daha ekliyoruz. İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA) ’2025 Yılı Teknik Destek Programı’ kapsamında yaptığımız başvurumuzun olumlu sonuçlandığını ve projemizin kabul edildiğini kamuoyuna duyurmaktan büyük mutluluk duyarız" dedi. Sürecin tüm paydaşların katılımıyla yürütüleceğinin altını çizen Dr. Emre Ataberk, "Proje sürecinde paydaşlarımızın ve halkımızın görüşleri en büyük rehberimiz olacaktır. Katılımlı toplantılarla Bergama’nın gelecekteki ziyaretçi vizyonunu hep birlikte şekillendireceğiz. Alan Başkanlığımız olarak, sağladıkları destekten dolayı İzmir Kalkınma Ajansı’na (İZKA), İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürü Dr. Sadık Doğruer’e ve sürece katkı sunacak olan tüm paydaşlarımıza teşekkür eder, çalışmaların Bergama’mıza hayırlı olmasını dileriz" diye konuştu.
İzmir’de asgari ücret sonrası ’fahiş fiyat’ denetimi
27 Aralık 2025 Cumartesi - 12:38 İzmir’de asgari ücret sonrası ’fahiş fiyat’ denetimi İzmir Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri, asgari ücretin açıklanmasının ardından fahiş fiyat artışlarını önlemek ve tüketici mağduriyetlerini gidermek amacıyla marketlerde ürün etiketlerine yönelik denetimlerini aralıksız sürdürüyor. Belirli periyotlarla market denetimleri gerçekleştiren İzmir Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri, bugün de Çiğli ilçesinde sahaya indi. Belirlenen büyük bir markette incelemelerde bulunan ekipler, ürün etiketlerini tek tek kontrol etti. Kurumdan yapılan açıklamada, "Özellikle asgari ücret artışını bahane ederek ürünlerin fiyatlarına haksız şekilde artış yapan işletmeler denetim ekiplerimizce tespit edilmekte ve bu işletmeler Bakanlığımıza rapor edilmektedir. Bakanlığımızca bu işletmelere her bir aykırı eylemi için 1.439.300TL’ye varan idari para cezası uygulamaktadır. Diğer taraftan, yine eş zamanlı olarak Müdürlük personelimizce fiyat etiketi mevzuatı uyarınca etiket, tarife ve menü denetimleri de gerçekleştirilmektedir" ifadelerine yer verildi. 20 binin üzerinde işletmeye denetim 2025 yılının da verilerini paylaşan İzmir Ticaret İl Müdürlüğü, "Sene başından bugüne 20.000’in üzerinde işletmenin yaklaşık 2.000.000 ürünü fiyat etiketi mevzuatı kapsamında denetlenmiş olup, tespit edilen aykırılıklara 31.750.000 TL idari para cezası uygulanmıştır. İzmir Ticaret İl Müdürlüğü olarak vatandaşlarımızın hak ve menfaatlerini korumak, işletmelerin fahiş fiyat artışlarıyla haksız ve hukuka aykırı kazanç elde etmelerini engellemek amacıyla Bakanlığımızın talimatları ve koordinasyonunda çalışmalarımıza ve denetimlerimize ara vermeden devam edilecektir. Vatandaşlarımızın haksız fiyat artışı ve fırsatçılık içeren uygulamalarla karşılaşmaları halinde Bakanlığı4mıza ve resmi bildirim kanallarına gecikmeksizin başvuruları büyük önem arz etmektedir" denildi. İzmir Ticaret İl Müdürlüğü olarak vatandaşların hak ve menfaatlerini korumak, işletmelerin fahiş fiyat artışlarıyla haksız ve hukuka aykırı kazanç elde etmelerini engellemek amacıyla denetimlerin ara verilmeden kararlılıkla devam edileceği vurgulandı.
Karşıyakalı Adem Yeşilyurt’a yurt dışında ilgi
27 Aralık 2025 Cumartesi - 12:07 Karşıyakalı Adem Yeşilyurt’a yurt dışında ilgi Karşıyaka Spor Kulübü Başkanı Aygün Metin Cicibaş, 18 yaşındaki kanat oyuncusu Adem Yeşilyurt’a yurt dışından ciddi bir ilgi olduğunu açıkladı. TFF 3. Lig 4. Grup’ta mücadele eden Karşıyaka’nın genç oyuncusu Adem Yeşilyurt, sergilediği performansla dikkat çekmeye devam ediyor. Takımda bazı oyuncuların bahis cezası almasının ardından forma şansı bulan 2007 doğumlu genç kanat oyuncusu, bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirerek kısa sürede adından söz ettirdi. Gösterdiği çıkışla birçok kulübün radarına giren Adem’e Türkiye’den pek çok takımın ilgi gösterdiği, özellikle Trabzonspor’un yakından takip ettiği öğrenildi. Genç futbolcuya yurt dışından da ciddi ilginin olduğu ifade edildi. Karşıyaka Spor Kulübü Başkanı Aygün Metin Cicibaş, konuyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Takım olarak tek hedeflerinin şampiyonluk olduğunu vurgulayan Cicibaş, "Tek amacımız sezon sonunu kupayla tamamlayıp bir üst lige çıkmak. Adem Yeşilyurt, bizim için çok önemli bir oyuncu. Kendisine verilen şansı iyi değerlendirdi. Böyle olunca da ülkemizdeki takımların dikkatini çekmesinin yanı sıra yurt dışındaki birçok takımın da ilgi odağı oldu. Ülkemizden de bizimle oyuncu hakkında iletişim kuran kulüpler var ama yurt dışındaki takımların daha ciddi olduğunu söyleyebilirim. Özellikle İngiltere ve Fransa’daki önemli kulüpler Adem’i istiyor. Temaslarımız var ama şu anda satmak gibi bir niyetimiz de yok. Bizim şu anda tek amacımız şampiyon olmak, başka da bir düşüncemiz yok. İnşallah sezon sonunda uzun zamandır beklenen şampiyonluk gelecek ve taraftarımıza armağan edeceğiz" ifadelerini kullandı. Ayrıca geçtiğimiz 8 Aralık’ta profesyonel statü kazanan Adem Yeşilyurt’un, Karşıyaka ile Haziran 2029’a kadar devam eden bir sözleşmesi bulunuyor.
571 genç komando göreve hazır: Orgeneral Ali Çardakcı’dan mezuniyet töreninde "Gönül Coğrafyası" vurgusu
27 Aralık 2025 Cumartesi - 11:07 571 genç komando göreve hazır: Orgeneral Ali Çardakcı’dan mezuniyet töreninde "Gönül Coğrafyası" vurgusu Jandarma Genel Komutanlığı’nın en zorlu eğitim merkezlerinden biri olan Foça Jandarma Komando Okul Komutanlığı, tarihi günlerinden birine daha ev sahipliği yaptı. 16 hafta süren ve çelikten bir disiplinle icra edilen 59/33’üncü Dönem Subay Komando Temel/Komando Ağırlıklı Terörle Mücadele Harekatı (TMH) Kursu, düzenlenen görkemli törenle sona erdi. 16 haftalık zorlu eğitim tamamlandı 8 Eylül 2025 tarihinde başlayan ve kursiyerlerin fiziksel ile zihinsel sınırlarını zorlayan 16 haftalık eğitim sürecini 571 kursiyer başarıyla tamamladı. Komandolar bu süreçte; uzun süreli yorgunluk ve uykusuzluğa dayanıklılık, stres altında doğru karar verme, silah ve teçhizatını en üst seviyede kullanma ve 40 kilometrelik zorlu intikallerin ardından operasyonel kabiliyetini koruma gibi üst düzey eğitimlerden geçerek uzmanlaştı. İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törende, dönem birincisi Jandarma Teğmen Yunus Emre Türkoğlu bir konuşma gerçekleştirdi. Türkoğlu’nun hitabının sonunda gür bir sesle başlattığı "And içeriz ki" nidası, salondaki tüm komandoların eşliğiyle yankılandı. Yemin töreninin ardından Teğmen Türkoğlu, dönem plaketini şeref kütüğüne çaktı. Dereceye giren komandolara ödül takdimi Törene katılarak komandoların heyecanına ortak olan Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Ali Çardakcı, başarılı personeli tek tek ödüllendirdi. Tören kapsamında; Komando Okulu’nu ilk üç sırada (1, 2 ve 3’üncü) bitiren subaylara, kadın subaylar arasında birinci olan kadın kursiyere ve kursa katılan 12 Azerbaycanlı öğrenci arasından birinci olan kursiyere hediye ve takdirnameleri bizzat Orgeneral Çardakcı tarafından takdim edildi. Ödül töreninin ardından Orgeneral Çardakcı, kürsüye gelerek mezunlara hitap etti. Orgeneral Ali Çardakcı: "Sorumluluk omuzlarınızdadır" Orgeneral Çardakcı, komandolara yüklendikleri tarihi sorumluluğu hatırlatarak şöyle konuştu: "Milletimizin huzur ve güvenliğini sağlama sorumluluğu sizlerin omuzlarındadır. Türkiye’nin gücü yalnızca sınırlarıyla ölçülemez. Bizler binlerce yıllık bir medeniyetin mirasçıları, nerede bir mazlum varsa umut taşıyan bir milletin evlatlarıyız. Sayın Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi; Türkiye sadece Türkiye’den ibaret değildir. Türkiye gönül coğrafyasında yaşayan 100 milyonların sesidir. Bu anlayış bizleri güçlü olmanın ilerisinde adil, kararlı ve sorumlu olmayı da emretmektedir." Konuşmasında aziz şehitleri ve gazileri de yad eden Çardakcı, "Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere kanları ile bu toprakları vatan kılan kahraman şehitlerimize Allah’tan rahmet; fedakarlık ve cesaretleri ile bedel ödeyerek bize bu huzurlu vatanı emanet eden gazilerimizi şükran ve hürmetle anıyoruz" ifadelerini kullandı. Komando andı ve dualarla uğurlandılar Orgeneral Çardakcı’nın konuşmasının ardından tüm salondaki komandolar hep bir ağızdan Geleneksel Komando Andı’nı okudu. Tören, kursiyerlerin ve katılımcıların hep birlikte ettiği duaların ardından sona erdi.
571 genç komando göreve hazır: Orgeneral Ali Çardakcı’dan mezuniyet töreninde "Gönül Coğrafyası" vurgusu
27 Aralık 2025 Cumartesi - 11:02 571 genç komando göreve hazır: Orgeneral Ali Çardakcı’dan mezuniyet töreninde "Gönül Coğrafyası" vurgusu Jandarma Genel Komutanlığı’nın en zorlu eğitim merkezlerinden biri olan Foça Jandarma Komando Okul Komutanlığı, tarihi günlerinden birine daha ev sahipliği yaptı. 16 hafta süren ve çelikten bir disiplinle icra edilen 59/33’üncü Dönem Subay Komando Temel/Komando Ağırlıklı Terörle Mücadele Harekatı (TMH) Kursu, düzenlenen görkemli törenle sona erdi. 16 haftalık zorlu eğitim tamamlandı 8 Eylül 2025 tarihinde başlayan ve kursiyerlerin fiziksel ile zihinsel sınırlarını zorlayan 16 haftalık eğitim sürecini 571 kursiyer başarıyla tamamladı. Komandolar bu süreçte; uzun süreli yorgunluk ve uykusuzluğa dayanıklılık, stres altında doğru karar verme, silah ve teçhizatını en üst seviyede kullanma ve 40 kilometrelik zorlu intikallerin ardından operasyonel kabiliyetini koruma gibi üst düzey eğitimlerden geçerek uzmanlaştı. Salonda tek ses: "And içeriz ki" İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törende, dönem birincisi Jandarma Teğmen Yunus Emre Türkoğlu bir konuşma gerçekleştirdi. Türkoğlu’nun hitabının sonunda gür bir sesle başlattığı "And içeriz ki" nidası, salondaki tüm komandoların eşliğiyle yankılandı. Yemin töreninin ardından Teğmen Türkoğlu, dönem plaketini şeref kütüğüne çaktı. Dereceye giren komandolara ödül takdimi Törene katılarak komandoların heyecanına ortak olan Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Ali Çardakcı, başarılı personeli tek tek ödüllendirdi. Tören kapsamında; Komando Okulu’nu ilk üç sırada (1, 2 ve 3’üncü) bitiren subaylara, kadın subaylar arasında birinci olan kadın kursiyere ve kursa katılan 12 Azerbaycanlı öğrenci arasından birinci olan kursiyere hediye ve takdirnameleri bizzat Orgeneral Çardakcı tarafından takdim edildi. Ödül töreninin ardından Orgeneral Çardakcı, kürsüye gelerek mezunlara hitap etti. Orgeneral Ali Çardakcı: "Sorumluluk omuzlarınızdadır" Orgeneral Çardakcı, komandolara yüklendikleri tarihi sorumluluğu hatırlatarak şöyle konuştu: "Milletimizin huzur ve güvenliğini sağlama sorumluluğu sizlerin omuzlarındadır. Türkiye’nin gücü yalnızca sınırlarıyla ölçülemez. Bizler binlerce yıllık bir medeniyetin mirasçıları, nerede bir mazlum varsa umut taşıyan bir milletin evlatlarıyız. Sayın Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi; Türkiye sadece Türkiye’den ibaret değildir. Türkiye gönül coğrafyasında yaşayan 100 milyonların sesidir. Bu anlayış bizleri güçlü olmanın ilerisinde adil, kararlı ve sorumlu olmayı da emretmektedir." Konuşmasında aziz şehitleri ve gazileri de yad eden Çardakcı, "Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere kanları ile bu toprakları vatan kılan kahraman şehitlerimize Allah’tan rahmet; fedakarlık ve cesaretleri ile bedel ödeyerek bize bu huzurlu vatanı emanet eden gazilerimizi şükran ve hürmetle anıyoruz" ifadelerini kullandı. Komando andı ve dualarla uğurlandılar Orgeneral Çardakcı’nın konuşmasının ardından tüm salondaki komandolar hep bir ağızdan Geleneksel Komando Andı’nı okudu. Tören, kursiyerlerin ve katılımcıların hep birlikte ettiği duaların ardından sona erdi. (Hİ-
Çeşme kıyılarından dünyaya ileri dönüşüm
27 Aralık 2025 Cumartesi - 10:42 Çeşme kıyılarından dünyaya ileri dönüşüm İzmir’in Çeşme ilçesinde 33 yıl esnaflık yapan 64 yaşındaki Nihat Atagöz, deniz kıyısından topladığı odun, taş ve metal parçalarını sanata dönüştürüyor. Karikatür, heykel ve mozaiği birleştiren Atagöz’ün eserleri, dünyanın dört bir yanına ulaşıyor. Çeşme’de uzun yıllar hediyelik eşya dükkanı işlettikten sonra emekli olan Nihat Atagöz, sanatla iç içe bir yaşam sürdürüyor. Yaklaşık 50 yıl önce karikatürle sanata başlayan Atagöz, zamanla heykel sanatına yöneldi ve çalışmalarında farklı teknikler geliştirdi. Son yıllarda odağını tamamen "ileri dönüşüm" sanatına çeviren Atagöz, denizin kıyıya vurduğu odunlar ile doğadaki atık malzemeleri toplayarak bunları özgün sanat eserlerine dönüştürüyor. Sahilden topladığı lodos dalları, taş ve metalleri atölyesinde bir araya getiren sanatçı, her biri kendine özgü karakterler üretiyor. İzmir, İstanbul ve Çeşme’deki sergilerle adını duyuran Atagöz’ün eserleri, özellikle yabancı turistlerden büyük ilgi görüyor. Atıklardan üretilen figürler, Amerika’dan Çin’e, Norveç’ten Almanya’ya kadar birçok ülkeye ulaştı. Yaz aylarında Çeşme sahilindeki standında çalışmalarını sergilemeyi sürdüren sanatçı, gelecekte geri dönüşüm malzemeleriyle daha büyük boyutlu heykeller yapmayı hedefliyor. Dükkanın köşesinde doğan tutku Yaşadığı süreci ve sanat anlayışını anlatan sanatçı Nihat Atagöz, "33 yıl boyunca esnaflık yaptım. Uzun Sokak’ta hediyelik eşya ve bijuteri üzerine bir dükkanım vardı. Ticaretle uğraşırken, dükkanımın bir köşesinde sanattan da kopmadım; yaklaşık 50 yıl önce karikatürle başlayan serüvenime zamanla heykeli ekledim. Seramik çamuruyla heykeller yapmaya başladım ancak bu süreç benim için oldukça zorluydu. Heykele yoğunlaştığım anda müşteri geliyor, çamurlu ellerimi bırakıp satışla ilgileniyor, ardından tekrar çalışmama dönüyordum. Daha sonra ağabeyimin önerisiyle Alaçatı Yağhane’de mozaik kursuna gittim ve yaklaşık 1,5 yıl bu alanda eğitim aldım. Bu süreç, doğada gördüğüm ve atık olarak değerlendirilen malzemelerle de üretim yapabileceğimi fark etmemi sağladı ve ufkumu açtı" dedi. Doğadan sanata ileri dönüşüm yolculuğu Atık malzemelerin sanata dönüşme yolculuğuna değinen Atagöz, konuşmasını şöyle sürdürdü: "İlk zamanlar doğadan bulduğum pek çok malzemeyi bilinçsizce topladım, bu da zamanla bir yığılmaya neden oldu. Sonrasında ise hangi malzemeyle ne yapabileceğimi bilerek, daha seçici bir şekilde toplamaya başladım. Karikatür, heykel ve mozaiği bir araya getirerek, tamamen atık ve doğal malzemelerden oluşan kendime özgü tiplemeler üretiyorum. Başlangıçta deniz kenarından topladığım taşlarla Çeşme ve Alaçatı’yı yansıtan magnetler yaptım; ardından lodos dalları, metal parçaları ve çevremdekilerin de getirdiği malzemelerle çalışmalarımı genişlettim. Ürettiğim her eser tektir; doğal malzemeler kullandığım için birebir aynısını yapmak zaten mümkün değildir ve ben de bunu özellikle tercih ediyorum. Bu eserleri Çeşme, İzmir ve İstanbul’da açtığım sergilerde, yaz aylarında ise belediyenin sağladığı deniz kenarındaki stantlarda sergiliyor ve satışını yapıyorum. Yabancı müşterilerin ilgisi oldukça fazla; eserlerim Çin’den Amerika’ya, Avrupa’nın birçok ülkesine kadar ulaştı. Hedefim, bu birikimi daha da geliştirerek mozaik, heykel ve geri dönüşümü bir araya getiren, daha büyük ölçekli ve güçlü çalışmalar üretmek."
Yaşlılara kış uyarısı: Gizli susuzluğa ve enfeksiyonlara dikkat
26 Aralık 2025 Cuma - 15:00 Yaşlılara kış uyarısı: Gizli susuzluğa ve enfeksiyonlara dikkat Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Aile Hekimi Uzmanı ve Sağlıklı Yaş Alma Merkezi (YAŞAM) Birimi Sorumlusu Doç. Dr. Nil Tekin, kış aylarında yaşlı bireylerin karşılaştığı sağlık risklerine karşı uyarılarda bulundu. İleri yaşla birlikte organ rezervlerinin azalmasının kış mevsimini daha kritik hale getirdiğini belirten Tekin, beslenmeden ev ortamına kadar alınması gereken önlemleri anlattı. Kış mevsiminin yaşlı bireyler için yalnızca soğuk hava anlamına gelmediğini ifade eden Doç. Dr. Nil Tekin, bu dönemin aynı zamanda fizyolojik ve ruhsal değişimlerin de yaşandığı bir süreç olduğunu söyledi. Organların rezerv kapasitesinin yaşla birlikte azaldığını ancak fizyolojik sınırlar içinde çalışmaya devam ettiğini belirten Tekin, bu doğal değişimlerin hastalıklarla karıştırılmaması gerektiğini vurguladı. Kış aylarında solunum yolu enfeksiyonlarının arttığına dikkat çeken Tekin, özellikle huzurevi gibi toplu alanlarda yaşayan yaşlıların daha yüksek risk altında olduğunu dile getirdi. Kışın gizli tehlikesi: Dehidrasyon Kış aylarında susama hissinin azalmasına bağlı olarak "gizli susuzluk" olarak tanımlanan dehidrasyon riskine dikkat çeken Doç. Dr. Tekin, yaşlı bireylerin susamayı beklemeden günde 8-10 bardak sıvı tüketmesi gerektiğini söyledi. Ağız kuruluğu, dilde kuruma ve çatlaklar, kafa karışıklığı, baş dönmesi, yürüme güçlüğü ve idrar miktarında azalma gibi belirtilerin dehidrasyonun önemli işaretleri olduğunu belirten Tekin, suya alternatif olarak ıhlamur, ayran ve sebze ağırlıklı ev yapımı çorbaların tercih edilebileceğini ifade etti. Bakım verenlerin idrar rengi ve sıklığını takip etmesinin ve su içmenin saatli bir alışkanlık haline getirilmesinin hayati önem taşıdığını vurguladı. Bağışıklık için protein ve vitamin desteği Bağışıklık sisteminin korunmasında dengeli beslenmenin önemine değinen Doç. Dr. Nil Tekin, kas kayıplarının önlenmesi için günlük protein alımının kontrol edilmesi gerektiğini söyledi. Kırmızı et yerine tavuk ve hindi eti ile haftada en az 2-3 kez balık tüketilmesini öneren Tekin, turşu ve yoğurt gibi fermente gıdaların da bağışıklık sistemini desteklediğini belirtti. Kış aylarında güneş ışığından yeterince yararlanılamaması nedeniyle D vitamini eksikliğinin artabileceğine dikkat çeken Tekin, takviyelerin mutlaka doktor kontrolünde ve önerilen dozlarda kullanılması gerektiğini ifade etti. Mevsimsel duygusal bozukluğa karşı önlem Kış aylarında azalan fiziksel aktivite ve güneş ışığı eksikliğinin mevsimsel duygusal bozukluğa yol açabileceğini belirten Doç. Dr. Tekin, güneş alan pencerelerin yanında vakit geçirilmesini, uygun giysilerle kısa açık hava yürüyüşleri yapılmasını ve ev içinde aktif kalınmasını önerdi. Yaşlı bireyler için oda ısısının ılık tutulması, yatağın sıcak ve konforlu olması gerektiğini ifade eden Tekin, oda havasının kurumasını önlemek için nemlendirici ya da su ile buharlı ortam oluşturulabileceğini söyledi. YAŞAM merkezi kışın güven sağlıyor Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde hizmet veren Sağlıklı Yaş Alma Merkezi’nin (YAŞAM), özellikle 80 yaş ve üzeri bireyler için kış şartlarında önemli bir güven merkezi görevi üstlendiğini belirten Tekin, merkezde hekim, gerontolog, hemşire ve fizyoterapistten oluşan bir ekiple bütüncül bir takip yapıldığını söyledi. Durumu ağırlaşan veya fonksiyonel kaybı artan bireylerin hızla Evde Sağlık Hizmetleri’ne yönlendirildiğini ve bakımın kesintisiz sürdürüldüğünü ifade etti. 3 altın kural Doç. Dr. Nil Tekin, kış aylarında yaşlı bireyler için üç altın kuralı ise şöyle sıraladı: "Her mevsim aktif kalınmalı, fiziksel ve sosyal etkileşim sürdürülmeli. Doktor önerisiyle grip ve pnömokok aşıları ihmal edilmemeli. Sağlığın korunması için YAŞAM ve Evde Sağlık birimlerinin sunduğu profesyonel desteklerden faydalanılmalı." Yaşlılığın bir hastalık değil, yaşamın doğal bir dönemi olduğunu vurgulayan Tekin, gerekli önlemler alındığında kış aylarının sağlıklı ve mutlu geçirilebileceğini sözlerine ekledi.
YÖK’ten Ege Üniversitesine "Engelsiz Üniversite" ödülü
26 Aralık 2025 Cuma - 10:18 YÖK’ten Ege Üniversitesine "Engelsiz Üniversite" ödülü Engelsiz Üniversite Bayrak ve Program Nişanı’na bu yıl layık görülen üniversiteler arasında yer alan Ege Üniversitesi; "Sosyokültürel Faaliyetlerde Erişim" kategorisinde 4 Mavi Bayrak, "Eğitimde Erişim" kategorisinde ise 3 Yeşil Bayrak alma başarısı gösterdi. Ege Üniversitesinin ödülünü Rektör Prof. Dr. Musa Alcı, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın elinden aldı. Ege Üniversitesi 7 bayrakla en çok bayrak alan üniversiteler arasında dördüncü sırada yer aldı. Yükseköğretim Kurulunda düzenlenen "2025 Engelsiz Üniversite Bayrak ve Program Nişanı Ödül Töreni"ne Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, Engelsiz Ege Koordinatörü Prof. Dr. Pelin Piştav Akmeşe ve Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü 2. sınıf öğrencisi Ertuğrul Yavuz Taş da katıldı. "Erişilebilirlik üniversitelerin asli görevleri arasında" YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, ödül töreninde yaptığı konuşmada, üniversite kampüslerinin engelli öğrenciler açısından her yönüyle erişilebilir olmasının, yükseköğretimde fırsat eşitliğinin ve insan onuruna yakışır eğitimin temel şartlarından biri olduğunu belirterek, "Erişilebilir kampüsler, yalnızca bir kolaylık değil eğitim hakkının fiilen kullanılabilmesinin ön koşuludur." dedi. Son 23 yılda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu vizyon ve gerçekleşen büyük yatırımlarla üniversite sayısının artırılması, her ilde en az bir üniversite kurulması ve yapısal reformlar sayesinde, üniversiteye erişimin çok daha geniş bir kitle için mümkün hale geldiğini kaydeden YÖK Başkanı Prof. Dr. Özvar, "Kampüs içi ulaşım, derslikler, laboratuvarlar, kütüphaneler, yurtlar ve sosyal alanlar başta olmak üzere tüm fiziksel mekânların uygun şekilde düzenlenmesi, işitsel, görsel ve dijital erişilebilirliğin sağlanması üniversitelerin asli görevleri arasındadır. Engelli öğrencilerin karşılaştığı her türlü sıkıntı, bireysel değil yapısal sorunlar olarak ele alınmalı ve kurumsal çözümlerle ortadan kaldırılmalıdır." dedi. "Engelsiz Üniversite ödülleri farkındalık oluşturuyor" Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, "YÖK tarafından üniversitelerde engelli öğrencilerin eğitim hayatlarını iyileştirmeye yönelik bilinç oluşturmak, engelli bireylerin mekânlara, eğitsel olanaklara ve sosyo-kültürel faaliyetlere erişimleri konusunda farkındalık oluşturmak ve iyi uygulamaları yaygınlaştırmak amacıyla Engelsiz Üniversite Ödülleri takdim ediliyor. Ülkemizin köklü yükseköğretim kurumlarından olan üniversitemizde de bu kapsamda engelsiz ve erişilebilir bir kampüs ekosistemi oluşturma hedefi ile önemli düzenlemeler yapıldı, bu projeleri sürdürülebilir hale getirmek için gerekli çalışmalara devam ediyoruz. Bir yandan engelli öğrencilerimizin engel durumlarına göre önemler alırken diğer yandan da engelli öğrencilerin eğitim öğretim, sosyal ve kültürel faaliyetlere katılmalarını sağlıyoruz. Tüm akademik ve idari birimlerimizin altyapılarını ve donanımlarını da bu yönde düzenliyoruz. Her bir öğrencimizin eğitim öğretim süreçlerine tam, etkin ve eşit katılımını sağlamak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz Engelli ve özel gereksinimli bireylerin hayatını kolaylaştırmak, eğitim, sosyal ve kültürel alanlarda destek sağlamak hepimizin sorumluluğu olduğunu biliyoruz" diye konuştu. "Engelli bireyler için fiziki ve teknik olanaklarımızı sürekli geliştiriyoruz" YÖK’ün üniversiteler arası yaptığı bu değerlendirme ve ödüllendirme sisteminin tüm paydaşlarda farkındalığın artırması bakımından çok önemli olduğunu ifade eden Rektör Prof. Dr. Musa Alcı, "Üniversitemiz, her yıl olduğu gibi bu yıl da YÖK Engelsiz Üniversite Ödüllerinde ilk sıralarda yer aldı. 2020 yılından bu yana toplam 51 bayrak ve program nişanı alan üniversitemiz, 2025 yılında da engelsiz üniversite vizyonundaki kararlılığını sürdürerek ‘Sosyokültürel Faaliyetlerde Erişim’ kategorisinde 4 Mavi Bayrak, ‘Eğitimde Erişim’ kategorisinde ise 3 Yeşil Bayrak alma başarısı gösterdi. Yükseköğretim Kurulu’nda düzenlenen törene Engelsiz Ege Koordinatörümüz Prof. Dr. Pelin Piştav Akmeşe ve İletişim Fakültesi öğrencimiz Ertuğrul Yavuz Taş ile birlikte katıldık. Üniversitemizin ödüllerini YÖK Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar’dan aldık. Özel gereksinimli öğrencilerimiz için fiziki altyapı ve teknik donanım olanaklarını sürekli geliştirerek; eğitim, araştırma, sportif ve kültürel alanlarda engelsiz bir üniversite yaşamı sunuyoruz. Başta ana yerleşkemiz olmak üzere tüm birimlerimizde engelli öğrencilerimizin tek başlarına, yardım almadan hareket etmeleri için gereken düzenlemeleri yaygınlaştırarak geliştirmeye devam ediyoruz. Ödüle layık görülen birimlerimizi tebrik ediyor, çok önemli ve anlamlı gördüğüm bu sürece emek veren tüm mensuplarımızı gönülden tebrik ediyorum" dedi. Ödül töreninin ardından YÖK Başkanı Prof. Dr. Özvar programa katılan engelli bireylerle tek tek ilgilendi, onlarla sohbet etti ve fotoğraf çektirdi. Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Sinema ve Televizyon Bölümü 2. sınıf öğrencisi Ertuğrul Yavuz Taş, "Engelsiz Üniversite" uygulamalarının üniversitelerde erişilebilirlik konusunda güçlü bir farkındalık oluşturduğunu belirterek, üniversitelerde engelsiz öğrenci birimlerinin yaygınlaşmasının bu alandaki kurumsal dönüşümün somut göstergesi olduğunu söyledi.
İkinci el otomobil sektöründe yeni yılda hareketlilik bekleniyor
26 Aralık 2025 Cuma - 10:13 İkinci el otomobil sektöründe yeni yılda hareketlilik bekleniyor İkinci el araç piyasasında 1 Ocak 2026 itibarıyla devreye girecek yeni düzenlemeler ve kısıtlamaların sona ermesi ihtimaliyle birlikte sektörde hareketli bir döneme girilmesi bekleniyor. Ticaret Bakanlığı tarafından ikinci el araç ticaretine yönelik uygulanan "6 ay ve 6 bin kilometre" kısıtlamasının 1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlükten kalkması bekleniyor. Kısıtlamanın sona ermesi durumunda, ikinci el otomobil piyasasında arz dengesinin yeniden oluşması ve satış süreçlerinin hızlanacağı öngörülüyor. Sektör temsilcileri, düzenlemenin değişmesinin yanı sıra faiz oranlarında düşüş beklentisinin de etkisiyle 2026 yılında satışlarda belirgin bir artış bekliyor. Öte yandan, yeni yılda araç satış işlemlerine ilişkin mali yükümlülüklerde de değişikliğe gidiliyor. 1 Ocak’tan itibaren noterlerde gerçekleştirilen araç devir işlemlerinde, araç bedeli üzerinden binde 2 oranında nispi harç alınacak. Uygulamada taban harç tutarı bin TL olarak belirlendi. Bu tutar, mevcut noter masraflarına ek olarak tahsil edilecek. Düzenleme, kayıtlı ticaret yapanlar ile bireysel satıcılar arasında ayrım içeriyor. İkinci el motorlu kara taşıtı ticareti yetki belgesine sahip galericiler, araç alımları sırasında bu nispi harçtan muaf tutulacak. Ancak yetki belgesi bulunmayan işletmeler, belgesiz satıcılar ve bireysel vatandaşlar söz konusu harcı ödemekle yükümlü olacak. Düzenlemeler ve sektörel değişimler Otokent Genel Müdürü Yılmaz Karakaya, otomotiv piyasasındaki gelişmeleri değerlendirerek, "İkinci el araç piyasası tüm olumsuz şartlara rağmen 2025 yılını iyi geçirdi. Şu ana kadar satışlar sıfır araçlarla birlikte 10 milyon 500 bini buldu. Geçen ay sıfır araçların 1 milyon 200 bin bandında satıldığını tespit ettik, yıl sonu kampanyalarıyla hedefin 1 milyon 500 bin civarında olacağı kanaatindeyiz. İkinci el ile sıfır araç arasındaki fiyat farkı daraldığı için insanlar sıfıra yöneldi ama ikinci elde piyasa hiçbir zaman durmaz. 2026 yılından umutluyuz çünkü belimizi büken yüksek faizlerde hükümetimizin politikasıyla kademeli bir indirime gidiliyor. Bu arada, ’6 ay 6 bin kilometre’ uygulamasının da biteceğini tahmin ediyoruz. İkinci el yetki belgesi olan esnafımız alıcı olduğunda binde 2’lik noter harcını ödemeyecek, ben arada aracıyım, ticaretini yapan firmayım, bu yüzden yetki belgesi olan esnaf bu muafiyetten yararlanacak, aracı sattığımız vatandaş ise alıcı olarak bu ödemeyi yapacak" dedi. 2026 satış beklentileri 2026 yılı itibarıyla otomotiv sektöründe önemli değişikliklerin kapıda olduğunu belirten Galerici Fahri Karlık, "1 Ocak 2026’dan itibaren ’6 ay 6 bin kilometre’ kısıtlamasının sona ermesi biz galericileri sevindirir, ikinci el piyasasına olumlu yansıyacak bir gelişme olur. Öte yandan, yeni dönemde hem sıfır hem ikinci el araç satışlarında binde 2 oranında, en düşük araçta ise minimum bin lira olarak uygulanacak ’nispi harç’ dönemi başlıyor. Yetki belgeli galericilerin bu harçtan muaf tutulması esnafımız adına sevindirici olsa da vatandaşlar ve belgesi olmayanlar bu ek maliyetle karşılaşacak, ayrıca biz esnafa getirilen 40 bin liralık ön ödemeli vergi gibi zorluklara rağmen Türkiye’deki yüksek tüketim iştahı sayesinde araç satış rakamlarının 2026’da daha da yukarı çıkacağını öngörüyoruz" ifadelerini kullandı.
İzmir’de hırsızlar, girdikleri evin sahibini bıçaklayarak öldürdü
26 Aralık 2025 Cuma - 10:10 İzmir’de hırsızlar, girdikleri evin sahibini bıçaklayarak öldürdü İzmir’in Konak ilçesinde, hırsızlık amacıyla girdikleri evde 81 yaşındaki adamı göğsünden bıçaklayarak öldüren 5 şüpheli şahıs polis ekiplerince yakalandı. Olay, dün gece saat 22.30 sıralarında Lale Mahallesi 3582 Sokak üzerinde bulunan bir apartman dairesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 2 şüpheli şahıs apartmana arka bahçe kısmından giriş yaparak Erdinç Kavut’un (81) bulunduğu daireye girdi. Yatak odasında şüphelilerle karşı karşıya gelen Kavut, hırsızlar tarafından göğsünden bıçaklandı. Olay sırasında evde bulunan Kavut’un eşinin sesini duyan çevre sakinleri durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerince yapılan kontrollerde, ağır yaralanan Erdinç Kavut’un olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Kavut’un cenazesi, olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmasının ardından otopsi işlemleri için Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Polis ekiplerince yürütülen incelemelerde, hırsızlık amacıyla eve giren şüphelilerin olay sonrası ikametten bazı gıda ürünlerini alarak kaçtıkları, dışarıda araç içerisinde bekleyen diğer şüpheliyle birlikte olay yerinden uzaklaştıkları tespit edildi. Cinayet Büro Amirliği ekiplerince yürütülen çalışma sonucunda, olaya karıştığı belirlenen A.M.S., H.E., R.T., H.A. ve H.A. isimli 5 şüpheli kıskıvrak yakalanarak gözaltına alındı. Olayla ilgili başlatılan soruşturma devam ediyor.