Yerel Haberler
İzmir
Stanimir Stoilov: "Avrupa’ya gitme hedefimize ulaşmak için savaşmayı sonuna kadar sürdüreceğiz" 12 Nisan 2026 Pazar - 20:30:47 Göztepe Teknik Direktörü Stanimir Stoilov, Kasımpaşa maçı sonrası, "Sezon başında takıma güvendiğim için Avrupa gibi çok yüksek bir hedef belirledim. Bu durum oyuncular üzerinde bir baskı oluşturmuş olabilir. Ancak taraftarlarımızı anlıyorum, onlar her zaman haklılar. Avrupa’ya gitme yolunda mücadele eden takımımız, bu hedefe ulaşmak için savaşmayı sonuna kadar sürdürecek" dedi. Trendyol Süper Lig’in 29. hafta maçında Göztepe, sahasında Kasımpaşa ile 3-3 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Göztepe Teknik Direktörü Stanimir Stoilov, açıklamalarda bulundu. Maçı iki farklı yarıda değerlendirmek gerektiğini belirten Stoilov, takımın maç boyunca yeterince konsantre, özgüvenli ve dinamik olmadığını belirterek, "Bu eksiklikler bize ciddi sıkıntılar oluşturdu. Rakibe iki kez asist yaparsanız ve onların kaçırdığı pozisyonları da eklerseniz, bu tablo her şeyi özetliyor. Son 20 dakikada önemli bir karakter ortaya koyduk, goller bularak maçı çevirdik; bizim adımıza olumlu olan tek şey buydu. Ancak maç boyunca çok büyük pas hataları yaptık. Rakibe verdiğimiz pozisyonlar göz önüne alındığında, böyle bir senaryoda beraberlik bile önemli bir sonuç sayılabilir. Aynı zamanda bir haftada üç maç oynamak zorunda kalmamızın da takımımız üzerinde belirleyici bir etkisi oldu" dedi. "Ligde adil bir rekabet ortamı yok" Oyuncuların Galatasaray karşılaşmasının ardından duygusal anlamda yıprandığını vurgulayan Teknik Direktör Stoilov, "Bu duygu eksikliğini hafta içinde de hissettim ve takımı bu konuda uyardım ancak maalesef bugünkü maçta aynı durumu yaşadık. Normalde bu tür konular hakkında konuşmayı tercih etmem ancak değinmek istediğim önemli bir husus var. Galatasaray maçımız normalde onların Avrupa dönüşü oynanacaktı ve ertelenmemesi gerekiyordu. Bu erteleme nedeniyle bir haftada üç maç oynamak zorunda kaldık ve bu durum çok farklı bir senaryo oluşturdu. Bunu söylediğim için bana kızabilirler ancak Galatasaray, Liverpool maçından sonra buraya gelseydi adımıza bir avantaj oluşurdu. Kazanıp kaybetmemizden bağımsız olarak bambaşka bir maç senaryosu ortaya çıkardı. Maalesef bu tablo yüzünden hem Galatasaray maçını kaybettik hem de bugün kazanmayı çok istediğimiz karşılaşmadan galip ayrılamadık. Gerçek olan şu ki ligde adil bir rekabet ortamı yok ve bu kararla Galatasaray’a açık bir avantaj sağlandı" ifadelerini kullandı. "Taraftarlarımızı anlıyorum, onlar her zaman haklılar" Taraftarların mutsuzluk yaşayarak takımı belli bölümlerde protesto etmesini anlayışla karşıladığını belirten Stoilov, "Sezon başında takıma güvendiğim için Avrupa gibi çok yüksek bir hedef belirledim. Bu durum oyuncular üzerinde bir baskı oluşturmuş olabilir. Ancak taraftarlarımızı anlıyorum, onlar her zaman haklılar. Avrupa’ya gitme yolunda mücadele eden takımımız, bu hedefe ulaşmak için savaşmayı sonuna kadar sürdürecek. Taraftarlarımız bugüne kadar bizi müthiş bir şekilde destekledi ve bunun aynı şekilde devam etmesini rica ediyorum. Hedefimize doğru tüm zorluklara rağmen yürümeye devam edeceğiz. Avrupa’ya gitmeyi çok istedikleri için tepki göstermelerini çok iyi anlıyorum. Eğer bu hedefe ulaşamazsak, bu tamamen benim hatam olur ve hedefi çok yüksek tuttuğumu gösterir. Taraftarlarımızdan tek beklentim, ligin sonuna kadar o müthiş desteklerini takımımızın arkasında sürdürmeleridir" şeklinde konuştu.
12 Nisan 2026 Pazar - 20:04 Emre Belözoğlu: "Hakem bizi doğradı" Kasımpaşa Teknik Direktörü Emre Belözoğlu, Göztepe maçının ardından, "İki takımın oyuncuları da ellerinden gelen mücadeleyi ortaya koydular. Ne yazık ki Kasımpaşa’yı doğrayan ve bundan hiç çekinmeyen bir hakemle karşı karşıya kaldık" dedi. Trendyol Süper Lig’in 29. hafta maçında Kasımpaşa, deplasmanda Göztepe ile 3-3 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Kasımpaşa Teknik Direktörü Emre Belözoğlu, açıklamalarda bulundu. Oynadıkları oyunu değerlendiren Belözoğlu, "Futbolumuzun karşılığını aldığımız bir maçtı. Skoru 3-1, 4-1, 5-1 yapabileceğimiz çok rahat pozisyonlar bulduk. Rakibimiz tamamen tek planı olan, bunu iki senedir uygulayan güçlü, dinamik oyunculara sahip ve iyi yönetilen bir kulüp. Karşımızda ligin son iki senesinde büyük fark oluşturan bir takım olmasına rağmen bugün kazanmayı hak eden tek taraf bizdik. İki takımın oyuncuları da ellerinden gelen mücadeleyi ortaya koydular. Ne yazık ki Kasımpaşa’yı doğrayan ve bundan hiç çekinmeyen bir hakemle karşı karşıya kaldık. Çok mücadele eden 22 oyuncu için gerçekten üzgünüm, böylesine kötü bir hakemi hak etmiyorlardı" dedi. Maçın kırılma anlarına ve hakem hatalarına vurgu yapan Belözoğlu, "Maçın içinde hakem hatalarından başka Kasımpaşa adına kırılacak pek bir nokta görmedim. Zaten dar bir kadromuz var, sol bekimiz altı haftadır sakatlık yaşıyor. Ayağına kramp girdiği için onu oyundan almak zorunda kaldık. Belki hızlı bir şekilde beşli savunmaya dönecektik ancak o sırada penaltı pozisyonu yaşandı. Bunun dışında maçın nasıl 1-0’a geldiğini inanın bilmiyorum. Rakibin oyunda hiçbir pozisyonu veya bizi tehdit eden bir durumu yoktu. Skoru 3-1 yaptık, o noktadan sonra oyunun 3-2 olma ihtimali dahi yoktu. Penaltı kararları belliyken fazla konuşmak istemiyorum ancak maçın ikinci yarısında skor 3-1 iken Miroshi ikinci sarı karttan atamayan bir hakem vardı. Bence maçın gerçek kırılma anları bunlardı. Oyuncularımızla birlikte kendi bilgimiz doğrultusunda rakibi iyi analiz ettiğimizi düşünüyorum. Karşımızdaki güçlü takıma rağmen çok net bir şekilde üstün olan taraf bizdik" ifadelerini kullandı.
12 Nisan 2026 Pazar - 19:28 İZBETON soruşturmasında CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol ve 8 şüpheli tutuklandı İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON üzerinden yapılan usulsüzlüklere ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye sevk edilen CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol ve beraberindeki 8 şüpheli tutuklandı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, Gaziemir ilçesindeki kentsel dönüşüm projelerinde S.S. İş İnsanları Gaziemir Yapı Kooperatifi aracı kılınarak menfaat temin edildiği iddiaları incelendi. Zimmet, nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve denetim görevinin ihmali suçlamalarıyla düzenlenen operasyonda gözaltına alınan CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol ve beraberindeki 8 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri adliyede çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Soruşturma dosyasında, ihale sürecinde alınan tekliflerden birinin Fırat Erkol’a ait şirketten alındığı ve bu durumun serbest rekabeti engellediği belirtildi. Mali bilirkişi raporuna göre, kooperatifin mali kayıtlarında 2022 ile 2024 yılları arasında milyonlarca liralık açıklanamayan farklar ortaya çıkarıldı. Raporda ayrıca, 31 Aralık 2023 tarihinde kasa hesabından yapılan ve belgeye dayandırılamayan nakit çıkışından da o dönem görev yapan şüphelilerin sorumlu olduğu kaydedildi. Dosyada yer alan beyanlar, raporlar ve belgelere göre şüphelilerin iştirak halinde kooperatiften usul ve yasaya aykırı para çıkışı yaptıkları tespit edildi. Şüphelilerin, kasa açıkları oluşturarak toplamda 28 milyon 578 bin 502 lira tutarında haksız kazanç sağladıkları ve yüklenici firma CASAMARIN YAPI A.Ş.’ye 30 milyon 775 bin lira ile 33 milyon 111 bin lira aralığında fazladan ödeme yaptıkları ifade edildi. Üzerlerine atılı zimmet ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işledikleri anlaşılan şüphelilerin tutuklanarak cezaevine gönderildiği bildirildi. Öte yandan, yürütülen bir başka zimmet soruşturması kapsamında tutuklu bulunan eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, eski CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ve eski İZBETON Genel Müdürü Heval Savaş Kaya’nın da bu dosyada şüpheli sıfatıyla yer aldığı ifade edildi.
Avrupa’nın en büyük sera kümelenmelerinden biri Dikili’de yükseliyor
30 Mart 2026 Pazartesi - 13:30 Avrupa’nın en büyük sera kümelenmelerinden biri Dikili’de yükseliyor Avrupa’nın en büyük teknolojik sera kümelenmelerinden biri olmaya hazırlanan Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi’nde, toplam 3 bin 38 dönüm alanda, 451 dönümü sanayi, bin 800 dönümü sera alanı, geri kalanı atık su arıtma tesisi, katı atık tesisi, GES ve RES yenilenebilir enerji alanları olmak üzere planlanan yatırım için sahaya inildi. Dünya Bankası’ndan aldığı desteklerle birlikte toplam 10 milyar USD yatırımla hayata geçen, tamamlandığında tüm bölgeyi kalkındıracak 47 fabrika ile 50 modern sera içeren dev projenin, 150’nin üzerinde paydaşın katılımıyla proje sahasında gerçekleştirilen tanıtım toplantısında, binlerce kişiye istihdam sağlayacak OTB, yatırımcılara yerinde tanıtıldı. Tüm paydaşlar katıldı Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi Katılımcı Bilgilendirme Toplantısı, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi ve Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şahin Çakan başkanlığında, T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Organize Tarım ve Hayvancılık Bölgeleri Daire Başkanı Deniz Oruç, Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Yönetim Kurulu Üyesi ve Dikili Kaymakamı Cevat Gün, Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Yönetim Kurulu Üyesi Ercan Korkmaz, Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Müteşebbis Heyet Üyeleri İbrahim Lütfi Kolat, Birol Celep ve Mehmet Kadri Gündeş, Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Bölge Müdürü Samet Başeğmez, Bakanlık Temsilcileri, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Temsilcileri, Dikili OTB Parsel Sahipleri, Dikili OTB Danışman ve Müşavirleri, Ziraat Bankası Temsilcileri ve basın mensuplarının katılımıyla gerçekleşti. Sahada incelemeler yapıldı Organizasyon kapsamında, ilk olarak saha inceleme ve bilgilendirme etkinliği düzenlendi. Katılımcılar, proje sahasındaki jeotermal kuyular, istinat duvarları ve devam eden altyapı çalışmalarını yerinde inceledi. Program, Bergama Ticaret Odası’nda gerçekleştirilen toplantı ile devam etti. Toplantının açılışında projenin geldiği aşama hakkında genel bir bilgilendirme yapılırken, ardından sürece katkı sunan kurumların sunumları gerçekleştirildi. Özgener: "Katılımcıların ilgisi önemli bir gösterge" Artan nüfus, iklim değişikliği ve kaynakların sınırlılığı gibi faktörlerin; gıda güvenliğini her zamankinden daha stratejik bir konu haline getirdiğini ifade eden Özgener, "Bu noktada, sürdürülebilir tarım projeleri; hem üretim gücümüzü artırmak hem de doğal kaynaklarımızı korumak açısından kritik bir rol üstleniyor. Kentimizde paydaşlarımız ile birlikte yürüttüğümüz organize tarım bölgelerimizi bu nedenle çok önemsiyoruz. Avrupa’nın en büyüklerinden biri olacak Dikili OTB’ye yatırım yapacak olan katılımcıların ilgisi bizler için doğru yolda olduğumuz en önemli göstergesi. Sadece bölgemize değil ülkemize katma değer sağlayacak bu projeye inanan ve bizlerden desteklerini esirgemeyen başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere tüm bakanlarımıza, milletvekillerimize, oda ve borsa başkanlarımıza ve kentimizdeki tüm paydaşlarımıza çok teşekkür ediyoruz." diye konuştu. Çakan: "Yatırımcıların memnuniyeti heyecanımızı artırdı" Tarıma elverişsiz, bataklık olan bir alanın bu şekilde ekonomiye kazandırılmasından dolayı memnuniyet duyduklarını ifade eden İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi ve Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şahin Çakan, "Dünya Bankası’nın projemize güvenerek verdiği destek ile yolumuza hızla devam ediyoruz. Sahamızı yerinde inceleyen yatırımcıların memnuniyeti heyecanımızı daha da artırdı. Yurtdışından gelen katılımcılarımız, projenin bu kadar kısa sürede geldiği aşamadan duydukları memnuniyeti ifade etti. Bizler de onların yatırım iştahını görünce, bölgemizin potansiyelinin hayal ettiğimizin çok daha ötesinde olduğunu anladık. Bu verimli toplantıdan aldığımız motivasyonla alt yapı çalışmalarımızı Temmuz ayında tamamlayıp, yatırımcılarımızın Eylül ayında sahada çalışmalara başlamasını planlıyoruz. Burada faaliyete geçecek tesisler yalnıza Dikili’ye değil; Bergama, Kınık, Menemen ve Ayvalık başta olmak üzere tüm Bakırçay Havzası’na hizmet edecek. Yıllık 80 bin ton katma değerli yaş sebze ve meyve üretimi hedefimiz var. Toplamda 3 bin 500-4 bin kişiye istihdam sağlanacak. Çalışanların yüzde 75’i kadınlardan oluşacak" dedi.
Ak Partili Saygılı’dan ’Tarihi Un Fabrikası’ açıklaması: "CHP yalan siyasetiyle İzmir’i kandırıyor"
30 Mart 2026 Pazartesi - 11:30 Ak Partili Saygılı’dan ’Tarihi Un Fabrikası’ açıklaması: "CHP yalan siyasetiyle İzmir’i kandırıyor" AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, ’Tarihi Un Fabrikası’ üzerinden yürütülen tartışmalara tepki göstererek, CHP’nin kamuoyunu yanıltan söylemlerle gerçekleri çarpıttığını savundu. Saygılı, söz konusu taşınmazın hukuk çerçevesinde Vakıflar Genel Müdürlüğüne devredildiğini belirtti. Bilal Saygılı, yaptığı açıklamada, CHP’nin 1926 tarihli bir kararnameyi öne sürerek kamuoyunu yanılttığını, ancak asıl belirleyici olanın Mustafa Kemal Atatürk imzasıyla 1936 yılında yürürlüğe giren kanun olduğunu vurguladı. Bu düzenleme ile vakıf mallarının mazbut statüye alınarak devlet güvencesine kavuşturulduğunu hatırlatan Saygılı, 2008 yılında yürürlüğe giren 5737 sayılı Vakıflar Kanunu ile de vakıf kökenli taşınmazların belediyeye geçmiş olsa dahi mazbut vakfa devredilmesinin zorunlu kılındığını ifade etti. "Projenin büyük kısmını İzmir Kalkınma Ajansı karşıladı" Tarihi binanın Meslek Fabrikası olarak hizmete açılma sürecine değinen Saygılı, projenin 2015 yılında başlayıp 2017 yılında tamamlandığını kaydetti. Toplam 3,1 milyon TL maliyeti olan projenin 2,3 milyon TL’sinin İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA) tarafından karşılandığını dile getiren Saygılı, belediyenin ödediği cüzi bedeller üzerinden bir algı operasyonu yürütüldüğünü ve taşınmazın uzun yıllardır belediye tarafından kullanıldığı imajının verilmek istendiğini aktardı. "Mahkeme kararları tescili onayladı" Konuyla ilgili yargı süreçlerinin tamamlandığını ve beş ayrı yargı kararının İzmir Büyükşehir Belediyesini haksız bulduğunu belirten Saygılı, İzmir 5. İdare Mahkemesi ile İzmir 26. ve 11. Asliye Hukuk Mahkemelerinin kararlarının hakikat duvarına çarptığını söyledi. Mahkemelerin belediyenin işgalci olduğuna hükmettiğini ve tahliye kararının hukuka uygun olduğunu kesinleştirdiğini ifade eden Saygılı, istinaf mercilerinin de bu kararları onadığını dile getirdi. "İzmir’in asli sorunlarına odaklanın" İzmir Büyükşehir Belediyesinin ve CHP kadrolarının kentin gerçek sorunlarıyla ilgilenmesi gerektiğini ifade eden Saygılı, sokaklardaki çöp sorununa, trafik kaosuna ve su kayıp-kaçak oranlarına dikkat çekti. İzmir’in her yağmurda sele teslim olduğunu ve kentsel dönüşüm çalışmalarının kooperatif skandallarıyla durma noktasına geldiğini savunan Saygılı, belediye yönetiminin hukuksuzluk peşinde koşmak yerine İzmir’e hizmet etmeye odaklanması gerektiğini sözlerine ekledi.
Menemenli oyuncular sahnede yıldızlaştı
30 Mart 2026 Pazartesi - 11:24 Menemenli oyuncular sahnede yıldızlaştı Menemen Belediye Tiyatrosu, Dünya Tiyatrolar Günü’nü sahnede kutladı. "Yaşadığım Kadarı da Güzeldi" isimli oyunu sergileyen oyuncular, başarılı performanslarıyla büyük alkış aldı. Oyunun sonunda oyuncularla birlikte pasta kesen Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Aylarca verilen emeği, sahnede taçlandıran ekibimizle gurur duyuyorum. Sanatı yaşatan ve büyüten bir Menemen için çalışıyoruz" dedi. 28 Mart Dünya Tiyatrolar Günü, Menemen’de sanat dolu bir geceyle kutlandı. Menemen Kültür Merkezi’nde Menemen Belediye Tiyatrosu oyuncuları tarafından "Yaşadığım Kadarı da Güzeldi" isimli tek perdelik oyun sergilendi. Haydar Can Öksüz’ün yazıp yönettiği ve oynadığı oyunda Alptuğ Ercan, Tuncay Çetin, Sude Selyan, Zeliha Lena Batur, Simay Ay, Efe Uysal, Zeynep Aydemir, Eylül İklim Yalçıntaş ve Mehmet Baran Akgül de oyuncu kadrosunda yer aldı. Ses, ışık ve teknikte Şevket Töre ile Gamze İnciler’in görev aldığı oyunun reji asistanlarıysa Ayşegül Çelik ve İrem Ülker oldu. Yer yer kahkahaların yükseldiği oyunun sonunda, ekip üyeleri salonu dolduran Menemenlilerden büyük alkış aldı. "Sanatın ve sanatçının yanında olmaktan onur duyarız" Oyunu eşi Filiz Pehlivan ile birlikte izleyen Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Sanata destek verirken Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, "Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir" sözünü kendimize rehber ediniyoruz. Bu bakımdan sanatın ve sanatçının yanında olmaktan onur duyarız. Tiyatrodan müziğe kadar tüm kurslarımızı tamamen ücretsiz olarak hemşehrilerimize sunuyoruz. Sanatın en özel dallarından olan Tiyatro, insanın kendini bulduğu, hayatı yeniden anlamlandırdığı çok güçlü bir alandır. Bu güzel çalışmanın ortaya çıkmasında emeği olan tüm çalışma arkadaşlarıma, yönetmenimize, oyuncularımıza, rejimize özellikle teşekkür etmek istiyorum. Aylarca süren hazırlık, özveri, disiplin ve inanç İşte bütün bunlar bu akşamı anlamlı kılan en büyük değerdir. Sizler, Menemen’de sanatın yaşadığını, üretildiğini ve büyüdüğünü gösteriyorsunuz. Hepinizle gurur duyuyoruz. Sanatı yaşatan ve büyüten bir Menemen için çalışıyoruz. Bu vesileyle Dünya Tiyatrolar Günü’nü kutluyorum" dedi. Oyunun sonundaysa Dünya Tiyatrolar Günü, sahnede kutlandı. Başkan Aydın Pehlivan, eşi Filiz Pehlivan ve oyuncularla birlikte hazırlanan pastayı kesti.
Bengisu Avcı, Ocean’s 7’yi tamamlayan ilk Türk olarak ILDSA tarafından ödüllendirildi
30 Mart 2026 Pazartesi - 11:08 Bengisu Avcı, Ocean’s 7’yi tamamlayan ilk Türk olarak ILDSA tarafından ödüllendirildi İzmirli milli yüzücü Bengisu Avcı, Ocean’s 7’yi tamamlayan ilk Türk olarak Irish Long Distance Swimming Assocation (ILDSA) tarafından ödüllendirildi. Milli ultramaraton yüzücüsü Bengisu Avcı, dünyanın en zorlu meydan okuması Ocean’s 7’yi bitiren ilk ve tek Türk ünvanıyla ILDSA tarafından ödüllendirildi. İrlanda-Killaloe’de ödülünü alan Bengisu Avcı, bir Türk sporcu olarak böylelikle dünya yüzme tarihine geçti. 19 Temmuz 2025’deki 10 saat 48 saniyelik Kuzey Kanalı geçişiyle yılın performansına da aday olan İzmirli yüzücünün, dünyada bu kanalı geçen 71. kadın sporcu olduğu açıklanıp sertifikası verildi. 2018’den 2025’e kadar sürdü Ocean’s 7 serisindeki ilk geçişini 2018 yılında ikonik Manş Denizi’nde yapan Bengisu Avcı, 2022’de Catalina Kanalı, 2023’de Cebelitarık Boğazı, 2024’de Cook Boğazı ve Molokai Kanalı, 2025’de ise Kuzey Kanalı ve Tsugaru Boğazı’nı başarıyla geçti. 2008’den bu yana binlerce yüzücünün denediği ancak bugüne kadar sadece 42’sinin başarabildiği Ocean’s 7’de Bengisu Avcı, ilk ve tek Türk olarak tarihe geçti. En hızlı oldu Manş Denizi’ni en hızlı geçen Türk kadın, Catalina Kanalı ve Cook Boğazı’nı geçen ilk Türk kadın, Molokai Kanalı’nı en hızlı geçen Avrupalı kadın, Kuzey Kanalı’nı en hızlı geçen Türk, Tsugaru Kanalı’nı en hızlı geçen Türk kadın ünvanlarını alan başarılı yüzücü, Manş Denizi-Catalina Kanalı ve Manhattan Adası geçişiyle dünyada Triple Crown kazanan ilk Türk kadın yüzücü de olmayı başardı.
Görme sağlığının geleceği İzmir’de konuşuldu
30 Mart 2026 Pazartesi - 10:53 Görme sağlığının geleceği İzmir’de konuşuldu İzmir’de düzenlenen Optic World Fuarı’nda uzmanlar, özellikle çocuklarda hızla artan miyopi vakalarına dikkat çekerek erken teşhis, düzenli muayene ve yeni nesil optik çözümlerin önemini vurguladı. Ayrıca miyopinin küresel ölçekte büyüyen bir halk sağlığı sorunu olduğunun altı çizildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde 27-29 Mart tarihlerinde İZFAŞ tarafından gerçekleştirilen Optic World İzmir-3. Optik, Gözlük, Oftalmoloji ve Teknolojileri Fuarı, ticari kimliğinin yanı sına sektör profesyonellerini ve akademisyenleri bir araya getiren söyleşilerle de ilgi gördü. Alanında uzman isimlerin katılımıyla düzenlenen oturumlarda, özellikle çocuklarda ve gençlerde giderek artan miyopi vakalarına dikkat çekildi. Miyopinin yalnızca bireysel bir görme kusuru değil, küresel ölçekte büyüyen bir halk sağlığı sorunu olduğu vurgulanırken, günümüzde dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 30’unu etkileyen ve 2050 yılına kadar yüzde 50’sini etkilemesi öngörülen bu sorunda erken teşhisin ve düzenli göz muayenesinin önemi vurgulandı. "İçinde bulunduğumuz çağı kökten değiştiriyor" Programın açılış konuşmasını yapan İzmir Ekonomi Üniversitesi Optisyenlik Programı Öğretim Üyesi ve İzmir Optisyen ve Gözlükçüler Odası (İZOGO) Eğitim Komisyonu Başkanı Dr. Hasan Durmuş, "Optic Fuarı ilk düzenlendiğinde temel hedefimiz sektör paydaşlarını bir araya getirmekti. Bugün ise bu yapıyı daha da genişleterek eğitimcileri, üreticileri ve üniversiteleri aynı çatı altında buluşturuyoruz" dedi. İzmir Gözlükçüler Odası Eğitim Komisyonu ile birlikte dünyadaki gelişmelere ve yeniliklere uyum sağlayabilecek başlıkları programa dahil ettiklerini belirten Durmuş, yapay zekanın çağın dönüşümünde belirleyici bir rol oynadığını vurguladı. Durmuş, "Tıpkı matbaanın icadı gibi, yapay zeka da içinde bulunduğumuz çağı kökten değiştiren bir kırılma noktası. Optik sektörü de bu dönüşümden etkileniyor. Bu nedenle dijital ölçümleme teknolojilerinden miyopinin küresel ölçekteki durumuna ve ekonomik etkilerine, optisyenlik sektöründe ön muhasebe süreçlerinden ülkemizde görme sağlığı alanında yapılan iyileştirmelere kadar pek çok başlığı akademik programımız kapsamına aldık" diye konuştu. Erken teşhisin önemi anlatıldı Miyopi ve bir çocuğun henüz miyop olmadığı ancak göz yapısının miyopiye dönüşme riskinin yüksek olduğu erken dönem olan premiyopi konusunun ele alındığı ilk oturum, İzmir Tınaztepe Üniversitesi Özel Galen Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Oya Dönmez tarafından gerçekleştirildi. Dönmez, "Miyopi, günümüzde yalnızca bireysel bir görme kusuru değil, küresel ölçekte hızla artan ve toplum sağlığını doğrudan etkileyen önemli bir halk sağlığı sorunu. Özellikle çocukluk çağında başlayan miyopinin görülme sıklığı, her geçen yıl artıyor. Uzun süreli yakın mesafe çalışmaları, dijital ekran kullanımının artışı ve açık havada geçirilen sürenin azalması, miyopinin en önemli nedenleri arasında yer alıyor" ifadelerini kullandı. Erken teşhisin kritik önem taşıdığını vurgulayan Dönmez, "Miyopi ne kadar erken yaşta başlarsa ilerleme riski o kadar artar. Bu nedenle düzenli göz muayeneleri ile hastalığın erken dönemde tespit edilmesi büyük önem taşıyor. Özel tasarımlı gözlük camları, miyopi kontrolüne yönelik kontakt lensler ve yaşam tarzı değişiklikleri ile miyopinin ilerlemesini yavaşlatmak mümkün. Özellikle çocukların açık havada daha fazla zaman geçirmesi koruyucu bir etki sağlıyor" diye konuştu. Miyopinin tedavi edilmemesi durumunda ortaya çıkabilecek sonuçlara da dikkat çeken Dönmez, "İlerleyen miyopi, retina hastalıkları ve ciddi görme kayıpları gibi komplikasyonlara yol açabilir. Bu durum sağlık sistemleri üzerinde de ciddi bir ekonomik yük oluşturur" sözleriyle konunun küresel boyutuna dikkat çekti. Miyopi yönetiminde optik çözümler her geçen gün daha da gelişiyor Miyopi yönetiminde optik çözümlerin hızla geliştiğini belirten Hoya Vision Care Satış Geliştirme Müdürü Begüm Çankırlı, özellikle çocuklarda miyopi ilerlemesini yavaşlatmak için geliştirilen DIMS teknolojisinin bilimsel olarak etkinliği kanıtlanmış yenilikçi bir yaklaşım sunduğunu ifade etti. Çankırlı, merkezi net görüşü korurken çevresel defokus oluşturarak göz uzamasını kontrol etmeyi hedefleyen bu tasarımın, miyosmart camlarla yapılan klinik çalışmalarda miyopi ilerlemesini anlamlı ölçüde yavaşlattığını vurguladı. Çankırlı, günümüzde yalnızca görme kusurunu düzeltmenin değil, miyopiyi yönetmenin de optik sektörünün temel sorumluluklarından biri olduğunu belirtti. "2050 yılında dünya nüfusunun yarısından fazlasının miyop olacağı öngörülüyor" "Miyopi Yönetiminde Kullanılan Kontak Lensler" konulu oturumda konuşan Johnson & Johnson Vision Care Acuvue’den Fatih İbiş, "Miyopi yönetiminde kontakt lens teknolojileri son yıllarda önemli bir gelişim gösterdi. Özellikle miyopi kontrolüne yönelik tasarlanan özel lensler, yalnızca görme düzeltmesi sağlamakla kalmayıp miyopinin ilerlemesini yavaşlatmaya da katkı sunuyor" dedi. Miyopinin küresel ölçekte artışına dikkat çeken İbiş, "Bugün geldiğimiz noktada, 2050 yılında dünya nüfusunun yarısından fazlasının miyop olacağı öngörülüyor. Bu tablo, miyopi yönetimini bireysel bir ihtiyaç olmaktan çıkarıp küresel bir sağlık önceliği haline getiriyor. Bu nedenle erken müdahale, doğru ürün seçimi ve düzenli takip süreçleri her zamankinden daha kritik bir rol oynuyor" ifadelerini kullandı. Program kapsamında ayrıca, optisyenler ile göz hekimleri arasındaki iş birliğinin önemi vurgulandı. Görme sağlığında sürdürülebilir başarı için multidisipliner yaklaşımın gerekliliği dile getirilirken, yeni nesil ölçüm teknolojileri ve kişiselleştirilmiş çözümler de sektörün geleceğine ışık tutan başlıklar arasında yer aldı.
Karşıyaka Basketbol, 7 maç sonra kazandı
30 Mart 2026 Pazartesi - 10:41 Karşıyaka Basketbol, 7 maç sonra kazandı Karşıyaka, Basketbol Süper Ligi’nin 26. haftasında sahasında Mersin Spor’u mağlup ederek 7 maçlık galibiyet hasretine son verdi. Basketbol Süper Ligi’nin 26. haftasında Karşıyaka, sahasında Mersin Spor’u konuk etti. İzmir temsilcisi mücadeleden 92-78 galip ayrılarak 7 maçlık galibiyet hasretine son verdi. Bu sonuçla birlikte yeşil-kırmızılı ekip ligdeki 5. galibiyetini elde ederken, ligde kalma umutlarını da ilerleyen haftalara taşımayı başardı. Düşme hattının hemen üzerinde bulunan Bursaspor ise Fenerbahçe’yi mağlup ederek galibiyet sayısını 7’ye çıkardı. Petkimspor da haftayı mağlubiyetle kapatınca 7 galibiyette kaldı. Ahmet Kandemir’den ilk galibiyet Candost Volkan’ın ayrılığının ardından Karşıyaka’nın başına geçen Ahmet Kandemir, yeşil-kırmızılı ekibin başındaki ilk sınavını Mersin Spor karşısında verdi. Deneyimli çalıştırıcı, bu mücadelede hem takımının galibiyet hasretine son verdi hem de Karşıyaka’daki ilk galibiyetini elde etmiş oldu. Bursaspor’un galibiyeti moralleri bozdu Karşıyaka Basketbol, galibiyet sayısını 5’e yükselttikten sonra gözünü akşam saatlerinde oynanan ve doğrudan rakibi olan Bursaspor-Fenerbahçe karşılaşmasına çevirdi. İzmir ekibi, mücadeleyi Bursaspor’un kazanmasıyla büyük bir hayal kırıklığı yaşadı. Bu sonuçla birlikte galibiyet sayısını 7’ye çıkaran Bursaspor, düşme hattıyla arasındaki farkı korumayı sürdürdü.
Böbrek nakilli 76 yaşındaki hasta, kolanjioskopi ile sağlığına kavuştu
30 Mart 2026 Pazartesi - 09:45 Böbrek nakilli 76 yaşındaki hasta, kolanjioskopi ile sağlığına kavuştu İzmir’de 76 yaşındaki böbrek nakilli hastanın safra kanalında oluşan 2 santimlik taşı kolanjioskopi yöntemiyle temizleyen Medicana Sağlık Grubu Gastroenteroloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ahmet Yekta Tüzün, "ERCP yöntemi ile çıkarılamayan taşlar için kolanjioskopi olarak adlandırılan ileri teknoloji bir yöntem kullanılmaktadır. Bu yöntem, endoskopun içinden daha ince bir endoskop (kolanjioskop) ile doğrudan safra kanalının içine girilmesi olarak biliniyor. Kanalın içi görüntülenerek lazer litotripsi denen bir yöntemle taşlar parçalanarak, akabinde ERCP balonlarıyla taşları safra kanalından çıkarma şansı tanıyan bir yöntemdir. Safra kanalının içerisine endoskopik olarak girmek uzun zamandır ihtiyaç duyduğumuz bir işlemdi" dedi. Safra kesesi ve safra yollarında taş oluşumu, her yaş grubunda sık görülen ve ciddi sağlık sorunları yol açabilen bir durum. Geleneksel yöntemlerle her zaman başarılı sonuç alınamayan bu vakalarda, gelişen teknolojiler yeni tedavi seçeneklerini gündeme taşıyor. Bugün ise ileri teknoloji kolanjioskopi yöntemiyle, büyük boyutlu safra yolu taşları doğrudan görüntülenerek lazerle parçalanıp endoskopik olarak çıkarılmasına imkan sağlıyor. Medicana International İzmir Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Yekta Tüzün, kolanjioskopi yöntemini ilk kez 76 yaşındaki böbrek nakilli bir hastada kullandı. Cerrahiye gerek kalmadan 2 santimlik taşı safra kesesi kanalından çıkaran Prof. Dr. Ahmet Yekta Tüzün, kolanjioskopi yöntemi hakkında detaylı bilgi verdi. Safra kesesi alındı, ancak ağrıdan kurtulamadı Pandemi sürecinde İstanbul’dan İzmir’e taşınan 76 yaşındaki emekli yarbay pilot Mehmet Vasıf Gebeş, yaşadığı sorunları paylaştı. Mehmet Vasıf Gebeş, "Yaklaşık dört yıl önce safra kesesi ameliyatı olmuştum. Şiddetli bir sancı ile acile gidince safra kesemi aldılar ve sorunun bittiğini sanmıştık. Ancak bu kez safra yolunda taş oluşmuş; biri 2 santimetre, diğerleri daha küçüktü. Daha önce böbrek nakli oldum, böbrek taşı düşürdüm ama böyle bir ağrı görmedim. İştahsızlık, halsizlik ve yüksek ateş şikayetlerim vardı; önce salgın hastalık sanıp ciddiye almadık ama ağrı dayanılmaz hale gelince hastaneye başvurduk. Medicana’nın acil servisinde durum anlaşıldı. Önce stent takıldı ancak stent tıkanınca doktor bey bizi yeniden çağırdı. Büyük bir ameliyattan çekiniyorduk ama bu yeni yöntemle sağlığımıza kavuştuk. Şu an her şey normale döndü" açıklamasını yaptı. Kanala girilmesine imkan tanıyor Hasta Mehmet Vasıf Gebeş’e uygulanan kolanjioskopi yöntemine ilişkin konuşan Prof. Dr. Ahmet Yekta Tüzün, "Hastanın koledok olarak adlandırılan, karaciğerden bağırsağa safra sıvısını taşıyan ana kanalında çok sayıda taş mevcuttu. Normal şartlarda bu taşların bir kısmını ERCP (Endoskopik Retrograd Kolanjiopankreatografi) denilen yöntemle temizlenebiliyor. Bu yöntemde ağız yolundan girilip mide geçilir, safra kanalının bağırsağa açıldığı noktadan içeri balonlar veya basketler gönderilerek taşlar çıkarılır. Ancak safra kanalındaki taşlar bazen çok büyük olduğunda klasik ERCP ile çıkarılamayabiliyor. İşte burada devreye kolanjioskopi denilen daha ince ve yeni teknoloji bir endoskopla -ki bu kolanjioskop olarak adlandırılır- ile doğrudan safra kanalının içine girilmesine imkan tanıyor. Kanalın içindeki darlıklardan direkt girerek taşı lazer (lazer litotripsi) ile parçalayabiliyor ve ardından balonlarla taşları dışarı çıkarabiliyorsunuz. Safra kanalının içerisine endoskopik olarak girmek bizim uzun zamandır ihtiyaç duyduğumuz bir işlem" sözlerini kaydetti. Operasyon 2.5 saat sürdü Kolanjioskopi yöntemiyle safra kanalında yer alan 2 santimlik taşı kısa sürede çıkardıklarını aktaran Prof. Dr. Ahmet Yekta Tüzün, "Hasta böbrek nakilli olduğu için tedbir amaçlı bir gün daha hastanede yatırdık; aksi halde aynı gün taburcu olabilirdi" dedi. Kolanjioskopinin avantajlarına değinen Prof. Dr. Ahmet Yekta Tüzün, "Sadece röntgen (X-Ray) görüntüsüne dayanmak yerine, kanalın içini çıplak gözle görür gibi izleyebiliyoruz. Bölgedeki tümörlerin tanısını koymak için ’körlemesine’ fırça örneği almak yerine, şüpheli dokudan görerek biyopsi alabiliyoruz. Vasıf Bey’i büyük bir cerrahi operasyondan kurtararak işlemi endoskopik olarak tamamlamamızı sağladı" açıklamalarını yaptı.