Yerel Haberler
İzmir
Buca’daki iş yeri yangını kontrol altına alındı 23 Şubat 2026 Pazartesi - 17:04:21 İzmir’in Buca ilçesindeki 6. Sanayi Sitesi’nde bir otomobil yedek parça dükkanında yangın çıktı. Kısa sürede büyüyen alevler, bitişikte bulunan iki iş yerine daha sıçradı. Olay yerine sevk edilen İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri, 14 araç ve 70 personelle alevlere müdahale etti. Yangın, yaklaşık iki saat süren çalışmaların ardından kontrol altına alındı. İzmir’in Buca ilçesine bağlı İnönü Mahallesi 6. Sanayi Sitesi’nde bulunan bir otomobil yedek parça dükkanında saat 11.30 sıralarında yangın çıktı. İş yerinden yükselen yoğun duman ve alevleri fark eden çevredekiler, durumu vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri bölgeye sevk edildi. 14 araç ve 70 personelle olay yerine ulaşan ekipler, yangına hızla müdahale etti. Henüz çıkış nedeni belirlenemeyen yangın, iş yerinde bulunan yanıcı malzemelerin de etkisiyle büyüyerek bitişik nizamda bulunan iki dükkana daha sıçradı. Sanayi sitesinde paniğe yol açan yangın sırasında zaman zaman patlama sesleri duyuldu. Ekiplerin yoğun ve koordineli çalışması sonucu yangın, yaklaşık iki saat süren müdahalenin ardından kontrol altına alındı. Bölgede soğutma çalışmaları sürerken iş yerlerinde büyük çapta maddi hasar oluştu. Yangında can kaybı ya da yaralanma yaşanmadı.
23 Şubat 2026 Pazartesi - 16:55 Buca’daki iş yeri yangını kontrol altına alındı İzmir’in Buca ilçesindeki 6. Sanayi Sitesi’nde bir otomobil yedek parça dükkAnında yangın çıktı. Kısa sürede büyüyen alevler, bitişikte bulunan iki iş yerine daha sıçradı. Olay yerine sevk edilen İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri, 14 araç ve 70 personelle müdahale etti. Yangın, yaklaşık iki saat süren çalışmaların ardından kontrol altına alındı. İzmir’in Buca ilçesine bağlı İnönü Mahallesi 6. Sanayi Sitesi’nde bulunan bir otomobil yedek parça dükkanında saat 11.30 sıralarında yangın çıktı. İş yerinden yükselen yoğun duman ve alevleri fark eden çevredekiler, durumu vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri bölgeye sevk edildi. 14 araç ve 70 personelle olay yerine ulaşan ekipler, yangına hızla müdahale etti. Henüz çıkış nedeni belirlenemeyen yangın, iş yerinde bulunan yanıcı malzemelerin de etkisiyle büyüyerek bitişik nizamda bulunan iki dükkana daha sıçradı. Sanayi sitesinde paniğe yol açan yangın sırasında zaman zaman patlama sesleri duyuldu. Ekiplerin yoğun ve koordineli çalışması sonucu yangın, yaklaşık iki saat süren müdahalenin ardından kontrol altına alındı. Bölgede soğutma çalışmaları sürerken iş yerlerinde büyük çapta maddi hasar oluştu. Yangında can kaybı ya da yaralanma yaşanmadı.
23 Şubat 2026 Pazartesi - 16:26 Aliağa’da bin 120 öğrenci sportif yetenek yaramasından geçti İzmir Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü arasında imzalanan iş birliği protokolü kapsamında yürütülen Türkiye Sportif Yetenek Taraması ve Spora Yönlendirme Programı, 2025-2026 Eğitim Öğretim yılında Aliağa’da gerçekleştirildi. 2018 yılından bu yana "Yeteneğini keşfet" sloganıyla Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı iş birliğinde sürdürülen proje kapsamında, Aliağa’da 28 ilkokulun 3. sınıflarında öğrenim gören toplam bin 120 öğrenciye yönelik test ve ölçüm çalışmaları yapıldı. Aliağa İlçe Gençlik ve Spor Müdürlüğü ile İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde gerçekleştirilen ölçümler, 16-20 Şubat tarihleri arasında Habaş Hamdi Başaran Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi spor salonunda tamamlandı. Program kapsamında öğrencilere; sürat, çeviklik, esneklik, kuvvet ve koordinasyon gibi temel motorik özellikleri ölçmeye yönelik testler uygulandı. Elde edilen veriler doğrultusunda öğrencilerin sportif yatkınlıkları belirlenerek uygun branşlara yönlendirilmeleri hedefleniyor. Türkiye genelinde her yıl uygulanan programın amacı; sağlıklı ve hareketli yaşam kültürünü yaygınlaştırmak, çocuklara sporu sevdirmek, spora başlama çağındaki yetenekli öğrencileri tespit ederek spor branşlarına yönlendirmek ve uzun vadede üst düzey sporcuların yetişmesine katkı sağlamak olarak açıklandı.
Ramazana hazırlıksız yakalanmayın
10 Şubat 2026 Salı - 12:54 Ramazana hazırlıksız yakalanmayın Ramazan ayı; öğün saatlerinin değişmesi, uzun süreli açlık ve uyku düzenindeki farklılaşmalar nedeniyle vücutta önemli fizyolojik adaptasyonlar gerektiren özel bir dönem olarak öne çıkıyor. Medicana Sağlık Grubu Beslenme ve Diyet Bölümü’den Uzm. Dyt. Mısra Aydın, Ramazan ayının daha sağlıklı ve dengeli geçirilebilmesi için beslenme ve yaşam tarzı düzenlemelerinin en az 2-3 hafta öncesinden planlanması gerektiğine dikkat çekti. Uzm. Dyt. Mısra Aydın, "Bilimsel çalışmalar, metabolizmasını hazırlamadan oruç tutmaya başlayan bireylerde kan şekeri dalgalanmaları, sindirim sistemi problemleri, baş ağrısı, halsizlik ve performans düşüşünün daha sık görülebildiğini ortaya koyuyor" ifadelerini kullandı. Medicana International İzmir Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Uzm. Dyt. Mısra Aydın, Ramazan öncesi hazırlığın metabolizmanın açlık süresine uyum sağlaması açısından kritik öneme sahip olduğunu belirtti. "Ramazan ayı yalnızca öğün saatlerinin değiştiği bir dönem değil; aynı zamanda vücudun enerji kullanım biçiminin yeniden düzenlendiği fizyolojik bir adaptasyon sürecidir" diyen Uzm. Dyt. Mısra Aydın, "Bu sürece hazırlıksız girildiğinde kan şekeri dalgalanmaları, sindirim sistemi sorunları, gün içinde belirgin halsizlik ve dikkat azalması gibi etkiler daha sık görülebilir. Oysa beslenme düzeninde yapılacak küçük ama planlı değişiklikler sayesinde metabolizma uzun süreli açlığa daha rahat uyum sağlayabilir ve bireyler Ramazan ayını çok daha konforlu geçirebilir" ifadelerini kullandı. Gün içinde sık atıştırmaya alışkın bireylerde Ramazan ile birlikte ani öğün değişiklikleri metabolik stresi artırabileceğini vurgulayan Uzm. Dyt. Mısra Aydın, düzensiz beslenmenin insülin duyarlılığını olumsuz etkileyerek açlık-tokluk mekanizmasını bozabileceğini belirtti. Öğün düzenlemesi, metabolik adaptasyonu kolaylaştırır Uzm. Dyt. Mısra Aydın, öğün planlamasının Ramazan öncesi dönemin en önemli adımlarından biri olduğunu vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı: "Gün boyunca kontrolsüz atıştırmak yerine ana öğünleri yapılandırmak, metabolizmanın ritmini düzenler. Öğün sayısını kademeli olarak azaltmak, geç saatlerde ağır ve yağlı yemeklerden kaçınmak ve akşam yemeklerini daha erken saatlere çekmek sindirim sisteminin yükünü hafifletir. Bu sayede Ramazan’da iftar sonrası sık karşılaşılan şişkinlik, mide yanması ve hazımsızlık gibi sorunların önüne geçmek mümkün olabilir." Uzun süreli açlık dönemlerinde kan şekerinin dengede kalmasının, hem fiziksel hem de zihinsel performans açısından büyük önem taşıdığına değinen Uzm. Dr. Mısra Aydın, düşük ve orta glisemik indeksli besinlerin, daha uzun süre tokluk sağlayarak ani açlık ataklarının önlenmesine yardımcı olduğuna dikkat çekti. Şeker ve un tüketimine dikkat edilmeli Uzm. Dyt. Mısra Aydın, Ramazan öncesi beslenmede tam tahıllar, kuru baklagiller, sebzeler, yeterli protein ve sağlıklı yağ kaynaklarının önceliklendirilmesi gerektiğini ifade ederek, "Rafine şeker ve beyaz un içeren besinlerin aşırı tüketimi kan şekerinde ani yükselme ve düşüşlere neden olabilir. Bu dalgalanmalar gün içinde yorgunluk, sinirlilik ve konsantrasyon güçlüğü olarak kendini gösterebilir. Dengeli bir makro besin dağılımı ise hem tokluk süresini uzatır hem de metabolik dengeyi destekler" diye konuştu. Yoğun çay ve kahve tüketimi olan bireylerde oruç tutarken görülen baş ağrısı ve halsizlik şikâyetlerinin önemli bir bölümünün kafein yoksunluğu ile ilişkilendirildiğini söyleyen Uzm. Dyt. Mısra Aydın, kafeinin ani kesilmesinin yorgunluk ve konsantrasyon bozukluğuna yol açabileceğini de ifade etti. Bu noktada kafein tüketiminin kademeli azaltımının önemine dikkat çeken Uzm. Dyt. Mısra Aydın, şöyle konuştu: "Oruç tutmaya başlamadan hemen önce kafeini tamamen kesmek yerine tüketimi aşamalı olarak azaltmak, vücudun bu değişime daha rahat uyum sağlamasına yardımcı olur. Aynı yaklaşım ilave şeker tüketimi için de geçerlidir. Tatlı isteğini dengelemek ve enerji dalgalanmalarını önlemek adına daha doğal ve kompleks karbonhidrat kaynaklarına yönelmek adaptasyon sürecini kolaylaştırır." Su tüketimi alışkanlığa dönüştürülmeli Sıvı tüketiminin iftar ve sahur arasına sıkışmasının dehidratasyon riskini artırabildiğini kaydeden Uzm. Dyt. Mısra Aydın, "Yetersiz su alımı baş ağrısı, kabızlık, kas krampları ve performans düşüşü ile ilişkilendiriliyor. Bu yüzden düzenli su içmek, alışkanlık haline gelmeli. Çünkü gün içine yayılan yeterli sıvı tüketimi yalnızca fiziksel dayanıklılığı değil, aynı zamanda zihinsel performansı da destekler. Susamayı beklemeden su içmek, Ramazan döneminde de oluşabilecek sıvı açığını yönetmeyi kolaylaştırır ve genel sağlık durumunun korunmasına katkı sağlar. Ayrıca lif yönünden zengin beslenme ve probiyotik tüketimi sindirim sisteminin Ramazan sürecine adaptasyonunu kolaylaştırıyor. Güncel çalışmalar, sağlıklı bir bağırsak mikrobiyotasının bağışıklık sistemi, inflamasyon kontrolü ve metabolik denge üzerinde belirleyici rol oynadığını gösteriyor. Sebze, meyve, tam tahıllar ve yoğurt gibi fermente besinlerin düzenli tüketilmesi bağırsak hareketlerini destekler ve sindirim konforunu artırır. Güçlü bir mikrobiyota yalnızca sindirim sağlığı için değil, genel metabolik denge için de önemli bir temel oluşturur" dedi. Kronik hastalıkları olanlar dikkat Bazı kronik hastalıklara sahip bireylerin mutlaka uzman kontrolünden geçmesi gerektiğini hatırlatan Uzm. Dyt. Mısra Aydın, "Diyabetli bireylerde uzun süreli açlık hipoglisemi ve hiperglisemi riskini artırabilir. Bu nedenle beslenme planı hekim ve diyetisyen kontrolünde oluşturulmalı, kan şekeri takibi aksatılmamalıdır. Hipertansiyon ve kalp-damar hastalarında ise yetersiz sıvı alımı tansiyon dengesini bozabilir; tuz tüketimi sınırlandırılmalı ve iftar sonrası aşırı besin tüketiminden kaçınılmalıdır" diye konuştu. Tiroid hastalarının da ilaç saatlerinin değişebileceğini vurgulayan Uzm. Dyt. Mısra Aydın, "İlaç kullanımı ve beslenme düzeni mutlaka uzman kontrolünde planlanmalıdır" dedi. Uzm. Dyt. Mısra Aydın, oruca hazırlanmanın yalnızca aç kalmaya alışmak anlamına gelmediğini belirterek, "Bu dönem; bilimsel temelli beslenme, yeterli sıvı alımı, düzenli uyku ve bireysel sağlık durumunu gözeten bütüncül bir yaklaşımla desteklenmelidir. Ramazan öncesinde yapılacak bilinçli ve planlı değişiklikler, sürecin daha sağlıklı, güvenli ve sürdürülebilir şekilde geçirilmesine yardımcı olur" ifadelerini kullandı.
İzmir’de defter ve kalemler ‘askıda kırtasiye’ ile sahiplerini buluyor
10 Şubat 2026 Salı - 11:50 İzmir’de defter ve kalemler ‘askıda kırtasiye’ ile sahiplerini buluyor İzmir’de bir kırtasiye işletmecisi, toplumsal dayanışma kültürünü yaygınlaştırmak amacıyla ’askıda kırtasiye’ uygulamasını başlattı. Hayırseverlerin desteklediği projede malzemeleri teslim almanın tek şartı ise bir resim çizmek. İzmir’de kırtasiye işletmeciliği yapan Nalan Onkar, ’askıda kırtasiye’ uygulaması ile öğrenciler ve hayırseverler arasında bir köprü kurdu. Uygulama kapsamında, maddi durumu yetersiz ve geçimini çalışarak sağlayan öğrenciler eksik olan kırtasiye malzemelerini bir liste halinde yazarak işletme sahibine teslim ediyor. Kırtasiyeye gelen müşteriler, kendi alışverişlerini yaparken askıdaki listelerden de ürün satın alarak projeye destek oluyor. İşletme sahibi Nalan Onkar, hayırseverler tarafından temin edilen ürünleri listelerdeki malzemelerle eşleştirerek kontrolünü sağlıyor. Listeler, eski tarihten yeni tarihe doğru sıraya konularak tamamlanıyor ve paketlenen ürünler sahiplerine ulaştırılmak üzere hazırlanıyor. Ödeme yerine hayal dünyalarını çiziyorlar Projenin dikkat çeken detayı ise ürün teslimatı sırasında uygulanan sembolik kural oldu. Nalan Onkar, hazırlanan paketleri öğrencilere teslim ederken, onlardan kendi çizdikleri bir resmi talep ediyor. Malzemeleri alan kişiler, hayal dünyalarını yansıttıkları resimleri işletmeye getirerek teslim ediyor. Toplanan bu resimler, kırtasiyenin duvarında oluşturulan özel alanda sergileniyor. Başlattığı bu farkındalık hareketiyle dayanışma kültürüne katkı sağlamayı amaçlayan Nalan Onkar, projenin tüm Türkiye’ye yayılarak örnek teşkil etmesini hedeflediğini belirtti. Kırtasiyeci Nalan Onkar, yürüttükleri projenin çocuklarla kurdukları doğrudan iletişimden doğduğunu belirterek, dükkanda sergilenen notların büyük çoğunluğunun okul sonrası çalışmak zorunda kalan çocukların ihtiyaç talepleri olduğunu söyledi. Sürecin başlangıç hikayesini paylaşan Onkar, "Bu proje, çocukların dükkana gelip ’Karton var mı?’ ya da ’Size bir mendil satsam, karşılığında bir defter alabilir miyim?’ gibi sorular sormalarıyla başladı" dedi. Çocukların okula devam etmeleri durumunda bıraktıkları notların altına okul ve sınıf bilgilerini de eklediklerini ifade eden Onkar, "Bu sayede, ortak tanıdığımız bir öğretmen veya veli aracılığıyla onlara göz kulak olunmasını sağlamayı ve daha fazla çocuğa ulaşmayı hedefliyoruz. Temel amacım, dayanışmanın kaçınılmaz bir gereklilik hâline geldiği günümüzde bu uygulamanın yaygınlaşmasını sağlamaktır" şeklinde konuştu. Sistemin işleyişine dair detayları aktaran Onkar, duyarlı müşterilerin kendi alışverişlerini yaparken askıdaki ihtiyaçları da karşıladıklarını, karşılanan taleplerin işaretlendiğini ve temin edilen malzemelerin ayrı bir kutuda muhafaza edildiğini dile getirdi. Sürecin çocukları incitmeyen, sadece almaya dayalı değil, aynı zamanda emek verilen bir ilişki biçimine dönüşmesini arzuladıklarını vurgulayan Onkar, sözlerini şöyle tamamladı: "Bu nedenle, yardım karşılığında çocuklardan bana bir resim yapıp getirmelerini talep ediyorum. Bu kuralı oldukça ciddiye alıyor; resmi getirmeyenleri ajandamdan takip ederek hatırlatmalarda bulunuyorum. Nihai amacımız, çocukların devamlılığını sağlamak ve arkadaşlarının da bu uygulamadan yararlanmasına vesile olmaktır."
İzmir’de defter ve kalemler ‘Askıda kırtasiye’ ile sahiplerini buluyor
10 Şubat 2026 Salı - 11:39 İzmir’de defter ve kalemler ‘Askıda kırtasiye’ ile sahiplerini buluyor İzmir’de bir kırtasiye işletmecisi, toplumsal dayanışma kültürünü yaygınlaştırmak amacıyla ’Askıda Kırtasiye’ uygulamasını başlattı. Öğrencilere kırtasiye malzemelerini hayırseverlerin desteğiyle temin ettiği projede, malzemeleri teslim almanın tek şartı ise bir resim çizmek. İzmir’de kırtasiye işletmeciliği yapan Nalan Onkar, maddi durumu yetersiz olan ve geçimini çalışarak sağlayan öğrenciler için sosyal sorumluluk projesini hayata geçirdi. Başlatılan ’Askıda Kırtasiye’ uygulaması ile öğrenciler ve hayırseverler arasında bir köprü kuruldu. Uygulama kapsamında, Öğrenciler eksik olan kırtasiye malzemelerini bir liste halinde yazarak işletme sahibine teslim ediyor. Bu listeler, kasanın arkasında bulunan özel bir bölümde askıya asılıyor. Kırtasiyeye gelen müşteriler, kendi alışverişlerini yaparken askıda bulunan listelerden de ürün satın alarak projeye destek oluyor. İşletme sahibi Nalan Onkar, hayırseverler tarafından temin edilen ürünleri listelerdeki malzemelerle eşleştirerek kontrolünü sağlıyor. Listeler, eski tarihten yeni tarihe doğru sıraya konularak tamamlanıyor ve paketlenen ürünler sahiplerine ulaştırılmak üzere hazırlanıyor. Ödeme yerine hayal dünyalarını çiziyorlar Projenin dikkat çeken detayı ise ürün teslimatı sırasında uygulanan sembolik kural oldu. Nalan Onkar, hazırlanan paketleri öğrencilere teslim ederken, onlardan kendi çizdikleri bir resmi talep ediyor. Malzemeleri alan kişiler, hayal dünyalarını yansıttıkları resimleri işletmeye getirerek teslim ediyor. Toplanan bu resimler, kırtasiyenin duvarında oluşturulan özel alanda sergileniyor. Başlattığı bu farkındalık hareketiyle dayanışma kültürüne katkı sağlamayı amaçlayan Nalan Onkar, projenin tüm Türkiye’ye yayılarak örnek teşkil etmesini hedeflediğini belirtti. Kırtasiyeci Nalan Onkar, yürüttükleri projenin çocuklarla kurdukları doğrudan iletişimden doğduğunu belirterek, dükkanda sergilenen notların büyük çoğunluğunun okul sonrası çalışmak zorunda kalan çocukların ihtiyaç talepleri olduğunu söyledi. Sürecin başlangıç hikayesini paylaşan Onkar, "Bu proje, çocukların dükkana gelip ’Karton var mı?’ ya da ’Size bir mendil satsam, karşılığında bir defter alabilir miyim?’ gibi sorular sormalarıyla başladı." dedi. Çocukların okula devam etmeleri durumunda bıraktıkları notların altına okul ve sınıf bilgilerini de eklediklerini ifade eden Onkar, "Bu sayede, ortak tanıdığımız bir öğretmen veya veli aracılığıyla onlara göz kulak olunmasını sağlamayı ve daha fazla çocuğa ulaşmayı hedefliyoruz. Temel amacım, dayanışmanın kaçınılmaz bir gereklilik hâline geldiği günümüzde bu uygulamanın yaygınlaşmasını sağlamaktır." şeklinde konuştu. Sistemin işleyişine dair detayları aktaran Onkar, duyarlı müşterilerin kendi alışverişlerini yaparken askıdaki ihtiyaçları da karşıladıklarını, karşılanan taleplerin işaretlendiğini ve temin edilen malzemelerin ayrı bir kutuda muhafaza edildiğini dile getirdi. Sürecin çocukları incitmeyen, sadece almaya dayalı değil, aynı zamanda emek verilen bir ilişki biçimine dönüşmesini arzuladıklarını vurgulayan Onkar, sözlerini şöyle tamamladı: "Bu nedenle, yardım karşılığında çocuklardan bana bir resim yapıp getirmelerini talep ediyorum. Bu kuralı oldukça ciddiye alıyor; resmi getirmeyenleri ajandamdan takip ederek hatırlatmalarda bulunuyorum. Nihai amacımız, çocukların devamlılığını sağlamak ve arkadaşlarının da bu uygulamadan yararlanmasına vesile olmaktır." (AD-
Ödemiş’te vatandaşı utandıran ve zor durumda bırakan karar
10 Şubat 2026 Salı - 11:21 Ödemiş’te vatandaşı utandıran ve zor durumda bırakan karar İzmir’in ödemiş ilçesinde tapu ve kadastro ile vergi dairesinin bulunduğu 3 katlı kamu binasında ‘tuvalet kültürü gelişmediği’ gerekçesi ile vatandaşlara tuvaletlerin kullanımı yasaklandı. Tüm tuvaletlerin kilitli tutulduğu binada başta kadınlar olmak üzere yaşlılar ciddi sıkıntı yaşıyor. İzmir’in en büyük ilçelerinden biri olan ve yaklaşık 160 bin kişinin yaşadığı Ödemiş ilçesinde hareketliliğin en yoğun olduğu kamu binalarının başında yer alan Tapu Kadastro ve Vergi Dairesi binasının olduğu binada işleri olanlar, lavabo ihtiyaçları olduğunda adeta günleri zehir oluyor. Gerek vergisini ödemek için gerekse tapuda işlem yaptırmak için Akıncılar Mahallesi’nde bulunan Hükümet Konağı binasına gelen vatandaşlar, insanın en doğal ihtiyacı olan tuvaletlerin vatandaş kullanımına kapatılmasına tepki göstererek sorunun çözümü için başta Kaymakamlık ve İzmir Valiliği olmak üzere yetkililerden yardım istedi. "Rencide edici bir durumla karşılaşıyoruz" Buraya gelenlerin ya vergi borcunu ödemek ya da tapu devri için geldiğini ancak tuvaletlerin vatandaşlara kilitli tutulmasından dolayı çok sıkıntı yaşadıklarını belirten M.K. isimli vatandaş "İnsanlık hali sıramızı beklerken lavabo ihtiyacımız oldu. Tüm katlardaki tuvaletler kilitli. İhtiyacımızı gidermek için görevlilerden yardım istedik. Ancak tuvalet kullanım kültürü gelişmediği için vatandaşların tuvaletleri kullanmasının yasak olduğu bu nedenle kilitli tutulduğu belirtildi. Erkekler bir şekilde durumu kurtarabiliyor ama kadınlar ve engelliler için çok zor bir durum. Maalesef kadın, erkek ve engelli tuvaletlerinin tamamı bu kamu binasında vatandaşa yasak. Memurlar da kendilerine özel anahtarla tuvaletleri kullanıyorlar" diyerek Ödemiş’teki vatandaşı zor sokan bu uygulamanın bir an önce son verilmesini istedi.
Bayındır’da nüfus alarm veriyor: Son dört yılda düşüş dikkat çekti
10 Şubat 2026 Salı - 11:02 Bayındır’da nüfus alarm veriyor: Son dört yılda düşüş dikkat çekti Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı nüfus verileri, İzmir’in Bayındır ilçesinde son yıllarda nüfusun istikrarlı bir düşüş eğilimine girdiğini ortaya koydu. Kısa süreli artışlar yaşansa da genel tablo gerilemeyi işaret ediyor. Resmi verilere göre Bayındır’ın nüfusu yıllara göre şu şekilde kayıtlara geçti: 2022 yılında 40 bin 73 olan ilçe nüfusu, 2023’te 40 bin 618’e yükseldi ancak bu artış kalıcı olmadı. 2024 yılında nüfus 40 bin 54’e gerilerken, 2025 yılı itibarıyla Bayındır’ın nüfusu 39 bin 971 olarak açıklandı. 40 bin sınırının altına geriledi 2023 yılında sınırlı bir yükseliş yaşanmasına rağmen, takip eden yıllarda nüfus yeniden düşüş trendine girdi. 2025 verileriyle birlikte Bayındır’ın nüfusu tekrar 40 bin seviyesinin altına indi. Göç ve istihdam faktörü öne çıkıyor Uzmanlar, nüfus azalmasında özellikle büyük şehirlere yönelik göç hareketlerinin etkili olduğuna dikkat çekiyor. İlçedeki istihdam imkanlarının sınırlı olması, genç nüfusun eğitim ve iş imkanları nedeniyle ilçe dışına yönelmesi düşüşün başlıca nedenleri arasında gösteriliyor. Kırsal ilçelerdeki genel tabloyu yansıtıyor Bayındır’daki demografik gerileme, Türkiye genelinde birçok kırsal ilçede yaşanan nüfus kaybının yerel bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
İzmir’de polis yelekli infaz: Eski nişanlı kıskançlığı cinayet getirdi
10 Şubat 2026 Salı - 10:29 İzmir’de polis yelekli infaz: Eski nişanlı kıskançlığı cinayet getirdi İzmir’in Gaziemir ilçesinde, üzerine giydiği polis yeleğiyle gittiği evin önünde bir kişiyi silahla vurarak öldüren şüpheli, polis ekiplerinin operasyonuyla yakalandı. Cinayetin, şüphelinin eski nişanlısının kendisini maktul ile aldattığını düşünmesi üzerine işlendiği öğrenildi. Olay, dün akşam saat 22.30 sıralarında Gaziemir ilçesi Gazi Mahallesi Albay İbrahim Karaoğlanoğlu Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, doğumlu Pehlül Taş (52), evinin önünde bir kişi tarafından tabancayla vuruldu. Durumun ihbar edilmesi üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri tarafından yapılan incelemede Taş’ın hayatını kaybettiği belirlenirken, polis ekipleri kaçan şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı. Cinayet sonrası yapılan detaylı incelemelerde, olayı gerçekleştiren şahsın polis yeleği ve şapka taktığı tespit edildi. Güvenlik kameralarından ve görgü tanıklarının ifadelerinden yola çıkılarak yapılan araştırmalarda, saldırganın maktul Pehlül Taş ile daire kapısı önünde tartıştığı ve tartışmanın büyümesi üzerine tabancayla cinayeti işledikten sonra bir otomobille olay yerinden hızla kaçtığı belirlendi. Cinayetin sebebi ihanet iddiası Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, İstihbarat Şube Müdürlüğü’nün de desteğiyle yürüttüğü titiz çalışmalar sonucunda olayın şüphelisi 1977 doğumlu M.T.’yi saklandığı adreste kıskıvrak yakalayarak gözaltına aldı. Gözaltına alınan M.T.’nin, eski nişanlısının kendisini maktul Pehlül Taş ile aldattığını öğrendiği için bu cinayeti işlediği ileri sürüldü. Çöp konteyneri ve ormanlık alanda bulundu Yürütülen soruşturma kapsamında, şüphelinin olay sırasında kullandığı polis yeleği ve diğer kıyafetleri attığı çöp konteynerinde bulunurken, cinayette kullanılan ruhsatsız tabanca ise atıldığı ormanlık alanda ele geçirildi. Olayla ilgili başlatılan çok yönlü soruşturma devam ediyor.