Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
İzmir
Emine Sabancı Kamışlı, EGİAD Dönüşüm Sahnesi’nde İzmir iş dünyasıyla buluştu
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 19:31:43
Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), iş dünyasının dönüşüm ajandasına yön veren liderleri üyeleriyle buluşturduğu "EGİAD Dönüşüm Sahnesi" etkinlik serisinin yeni buluşmasını İzQ İnovasyon Merkezi’nde gerçekleştirdi. İş dünyasında güçlü liderliği ve sosyal etki odaklı yaklaşımıyla öne çıkan ESAS Yönetim Kurulu Başkan Vekili Emine Sabancı Kamışlı’nın konuk olduğu etkinlikte, toplumsal dönüşüm, fırsat eşitliği ve sürdürülebilir sosyal etki modelleri çok paydaşlı bir perspektifle ele alındı. Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, günümüz iş dünyasında dönüşümün yalnızca teknolojik ya da ekonomik bir başlık olmadığını vurgulayarak, "İçinde bulunduğumuz dönem, sıradan bir değişim süreci değildir. Dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve toplumsal ihtiyaçların kesişiminde şekillenen çok katmanlı bir dönüşüm çağındayız. EGİAD olarak bu süreci ‘Üçüz Dönüşüm’ yaklaşımıyla ele alıyor; yalnızca izleyen değil, dönüşüme yön veren bir iş dünyası olmayı hedefliyoruz" dedi. Özhelvacı, gerçek dönüşümün insanı merkeze alan, fırsat eşitliğini güçlendiren ve toplumsal fayda oluşturan bir anlayışla mümkün olabileceğini ifade etti. EGİAD’ın kurumsal yapısına ve etkisine de değinen Özhelvacı, "EGİAD, 35 yılı aşan kurumsal hafızasıyla yalnızca bir iş dünyası örgütü değil; toplumsal sorumluluk bilinciyle hareket eden, değer üreten ve dönüşüme liderlik eden bir yapıdır. Biz burayı aynı zamanda bir liderlik okulu olarak konumlandırıyoruz" diye konuştu. Dönüşüm Sahnesi: İlham veren liderlik platformu EGİAD Dönüşüm Sahnesi’nin vizyonuna da değinen Özhelvacı, bu platformun yalnızca deneyim aktarımı değil, aynı zamanda bir etkileşim ve ilham alanı olduğunu vurgulayarak, "Bu sahne, genç iş insanlarının yeni bakış açıları kazandığı, kendi kurumlarında ve toplumda dönüşüm yapma cesareti bulduğu bir platformdur. Amacımız, başarı hikâyelerinin ötesine geçerek gerçek dönüşüm hikâyelerini görünür kılmaktır" diye konuştu. Kaan Özhelvacı, Esas Sosyal’in iş dünyası için önemli bir referans modeli olduğuna da dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Gençlerin istihdama katılımı yalnızca bireysel bir başarı değil; aynı zamanda ekonomik kalkınmanın ve sosyal adaletin temelidir. Esas Sosyal’in ortaya koyduğu model, iş dünyasına güçlü bir sorumluluk çağrısıdır. Diliyoruz ki bu buluşma; yeni iş birliklerine, yeni gönüllülere ve daha fazla gencin hayatına dokunacak sürdürülebilir projelere zemin hazırlasın. Çünkü gerçek dönüşüm, birlikte hareket ettiğimizde mümkün." EGİAD bu etkinin bir parçası EGİAD’ın Esas Sosyal programıyla doğrudan temas halinde olduğuna dikkat çeken Özhelvacı, derneğin bu sosyal etki modelini yalnızca gözlemleyen değil, uygulayan bir paydaş olduğunu vurgulayarak, "EGİAD olarak Esas Sosyal’in oluşturduğu etkinin içindeyiz. Program kapsamında iki genç arkadaşımızı istihdam ederek bu dönüşümün somut çıktısına birebir tanıklık ediyoruz. Bu deneyim, sosyal etkinin gerçek gücünü bize doğrudan gösteriyor" dedi. Toplumsal dönüşümün güçlü modeli: Esas Sosyal Etkinliğin ana odağını oluşturan Esas Sosyal, gençlerin eğitimden istihdama geçiş süreçlerini destekleyen ve fırsat eşitliği temelinde şekillenen yapısıyla öne çıktı. Emine Sabancı Kamışlı, Esas Sosyal programlarının ortaya çıkış hikâyelerini, gelişim süreçlerini ve oluşturduğu etkileri katılımcılarla paylaştı. Emine Sabancı Kamışlı: "Her dört gencin biri işsiz" Emine Sabancı Kamışlı’nın İzmir’de katıldığı etkinlikte, iş dünyası sosyal etki odağında buluştu ve genç istihdamında fırsat eşitliği vurgulandı. Sabancı Kamışlı, "Bugün bir genç mezun olduktan sonra 15 ay işsiz kalıyor. Bu bir sosyal problemdir ve biz bu problem için çalışıyoruz" dedi. Etkinlikte ESAS Yönetim Kurulu Başkan Vekili Emine Sabancı Kamışlı Esas Sosyal’i, "Bugün 5 kıtada bir sürü ortakla el ele yürütüyoruz. Esas Sosyal adına 2015 senesinde baktık ki yapmamız gereken en önemli şeyleri yapmışız. Hangi alana odaklanacağımıza ve kimlerle yapacağımıza o sene karar verdik. Takımımızı etkili ve yetkin kurduk. Yapacağımız şeyin bir heves değil, sürdürülebilir bir iş olması lazım dedik. Sosyal yatırım diğer yatırımlardan farklıdır. Sosyal yatırımda hata yaparsan umudu etkilersin. Biz Esas Sosyal’i diğer işlerimize olan bakış açımızla kurduk. Esas Sosyal vakıf veya dernek değil, bir sosyal yatırım birimi. Kıt kaynakları israf etmeye gerek yok. Biz halihazırda var olan vakıflarla, derneklerle ve özel sektör kurumlarıyla iş birliği içinde çalışıyor, el ele veriyoruz" diye konuştu. "Düşünce lideri olduk" Sabancı Kamışlı, "Biz yurt dışında ülkemizi tanıtırken ‘Türkiye’nin şahane gelişmiş genç nüfusu var’ diyoruz. Bu yüzden gençler için bir şey yapalım diyerek işe koyulduk. Üniversite eğitimini tamamlamış ancak fırsat eşitsizliğine maruz kalmış gençlere yönelik çalışmalar yapalım ki onlar hayal edebilsin dedik. Bu çalışmaların ardından hayata geçirdiğimiz Şevket Sabancı Vizyonuyla İlk Fırsat, Hayırlı Sabancı Desteğiyle İngilizce Fırsatım ve Mezun Programlarıyla biz bir düşünce lideri olduk. Önemli olan bağış yapmak değildir, bir araya getirebilmektir. Bu bir araya gelişlerin sonucunda programların etrafında aralarında sivil toplum ve özel sektör kurumlarının da olduğu güçlü bir ekosistem oluştu" dedi. "İstihdama geçişte fırsat eşitsizliğine maruz kalan üniversite mezunu gençlerimiz için işe geçişini kolaylaştırdık" diyen Sabancı Kamışlı, "Bugün bizim programımızda işsizlik oranı yüzde 1. Program dışındaki bir genç ise mezun olduktan sonra 15 ay işsiz kalıyor. Her dört gencin biri işsiz. Bu bir sosyal problemdir. Biz bu problem için çalışıyoruz. Sosyal yatırım anlayışıyla geri dönüşümün faydası paha biçilemez" ifadelerini kullandı. "Bugün sosyal yatırım modellerimizle ulusal ve uluslararası ödüller alıyoruz" diyen Sabancı Kamışlı, "Esas Sosyal ilk kurulduğunda 15 genç ile başlayan yolculuğumuzun bugün 5 bini aşkın kişi ve kurumdan oluşan geniş bir ekosisteme evrilmesi bizi mutlu ediyor. Paylaşımcı bakış açısıyla hayata geçirdiğimiz programların etrafında 55 STK ve 70 Kurumsal Destekçimiz var. Gelen her bir fikir, bir iyilik daha oluşturuyor. Hepimiz emanetçiyiz önemli olan senden sonra yıllar boyunca yaşaması" diyerek sözlerini tamamladı. Çok paydaşlı iş birliği ile sürdürülebilir etki Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen panelde Esas Sosyal Direktörü Özlem Akgün Eşmeler moderatörlüğünde İnci Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ece Elbirlik Ürkmez, Sadık Ventures Kurucusu Canberk Mersin, Koruncuk Vakfı Kaynak Geliştirme Müdürü ve Şevket Sabancı Vizyonuyla İlk Fırsat 4. Dönem Mezunu Hacer Yıldırım Gündüz’ün katılımıyla sosyal etki ekosistemi çok yönlü olarak ele alındı. Panelde iş dünyası, sivil toplum ve girişimcilik ekosisteminin birlikte hareket etmesinin sürdürülebilir ve ölçülebilir toplumsal fayda oluşturmadaki kritik rolü vurgulandı.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 19:01
Aliağa’da makineden fırlayan metal parça can aldı
İzmir’in Aliağa ilçesinde bir metal fabrikasında çalışan 29 yaşındaki işçi, makineden fırlayan metal parçanın göğsüne isabet etmesi sonucu hayatını kaybetti. Olay, Çoraklar Mahallesi 5000. Sokak’ta faaliyet gösteren bir metal fabrikasında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, fabrikada işçi olarak çalışan Azad Öztürk (29), mesai esnasında makineden fırlayan metal parçanın göğsüne isabet etmesiyle ağır yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Yaralı işçi, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla Aliağa Devlet Hastanesine kaldırıldı. Hastanede tedavi altına alınan Öztürk, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Talihsiz işçinin evli ve 2 çocuk babası olduğu öğrenildi. Meydana gelen iş kazasıyla ilgili soruşturma başlatıldı.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 17:09
Aliağa’nın miniklerinden halk oyunlarında Ege bölge birinciliği
Aliağa Belediyesi Gençlik Merkezi Spor Kulübü Halk Oyunları ekibi, Türkiye Halk Oyunları Federasyonu tarafından İzmir’de düzenlenen Ege Bölge birinciliği İzmir Grup Müsabakalarında Ege Bölgesi şampiyonu oldu. Aliağa Belediyesi Halk Oyunları eğitmenleri Ahmet İlker Şenol ve Serkan Kılıçoğlu’nun yönetiminde yarışmaya hazırlanan halk oyunları ekibi, sergiledikleri güçlü performanslarla öne çıkarak Geleneksel Düzenlemesiz Dal Minikler Kategorisinde birincilik elde ettiler. Elde ettikleri başarıyla zirveye çıkan Aliağa Belediyesi Gençlik Merkezi Spor Kulübü ekibi, Türkiye Finaline katılmaya hak kazandı. Aliağa Belediyesi Halk Oyunları eğitmeni Ahmet İlker Şenol elde edilen başarıya ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Bu süreçte müthiş bir özveri gösteren öğrencilerimizi tebrik ediyoruz. Kulübümüze ve öğrencilerimize desteklerini her zaman gösteren ve yanımızda olan Belediye Başkanımız Serkan Acar’a, müdürümüz Serap Cerrahoğlu’ na ve ekip sorumlumuz Hasan Üçer’ e çok teşekkür ederiz. Aliağa Belediyemizi ve kulübümüzü Türkiye Finalinde gururla temsil etmeye devam edeceğiz."
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 15:34
Litvanyalı öğretmenler Dikili’de Türk eğitim sistemini inceledi
Erasmus+ programı kapsamında Türkiye’ye gelen Litvanyalı öğretmenler, Dikili Ali Çetinkaya İlkokulu’nda bir hafta süren işbaşı gözlem ve deneyim paylaşımı faaliyetlerine katıldı. Program çerçevesinde misafir eğitimciler, sınıf içi uygulamaları, öğretim tekniklerini ve eğitim ortamlarını yerinde inceleme fırsatı buldu. Karşılıklı bilgi alışverişinin sağlandığı süreçte, farklı eğitim sistemleri üzerine değerlendirmeler yapılarak iki ülke arasındaki kültürel etkileşime katkı sağlandı. Uzmanlar tarafından eğitimde kaliteyi artıran önemli araçlar arasında gösterilen değişim programları sayesinde, öğretmenlerin farklı ülkelerdeki uygulamaları gözlemleyerek yerel sistemlere uyarlama imkanı yakaladığı ifade edildi. İşbaşı gözlem faaliyetlerinin tamamlanmasının ardından Litvanyalı heyet tarafından okul yönetimi ve öğretmenlerine gönderilen mesajda, gösterilen misafirperverlikten dolayı teşekkür edildi. Mesajın içeriğinde, eğitim alanında gerçekleştirilen uluslararası ortak çalışmaların ve öğretmenler arası dayanışmanın sürdürülebilir eğitim süreçleri için taşıdığı öneme dikkat çekilerek, Dikili’de hayata geçirilen bu faaliyetin akademik ve kültürel gelişime katkı sunan örnek bir çalışma olduğu vurgulandı.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 12:28
İzmir’de 20 düzensiz göçmen ve 1 göçmen kaçakçısı yakalandı
İzmir’in Güzelbahçe ilçesinde gerçekleştirilen ortak operasyonda, 20 düzensiz göçmen ve 1 göçmen kaçakçısı şüphelisi yakalandı. Sahil Güvenlik Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Timi ile İzmir İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından gerçekleştirilen operasyonda kara üzerinde 21 düzensiz göçmen tespit edildi. Operasyon kapsamında göçmenler ve 1 göçmen kaçakçılığı şüphelisi gözaltına alındı. Karaya çıkartılan göçmenler, sağlık kontrolleri ve işlemlerinin ardından İl Göç İdaresi Müdürlüğü Geri Gönderme Merkezine sevk edilirken, göçmen kaçakçılığı şüphelisi hakkında adli işlem başlatıldı.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 11:56
Trafikte tehlikeli hareketler yapan sürücü yakalandı
İzmir’de trafikte tehlikeli hareketler yapıp ani şerit değişimleri yapan sürücü, polis ekiplerinin dikkatli çalışması sonucu yakalandı. 13 bin 420 TL ceza kesilen sürücü gözaltına alındı. İzmir’de sosyal medyada paylaşılan bir görüntüde, İzmir Çevreyolu’nda Buca’dan Gaziemir istikametine ilerleyen 35 YP 195 plakalı aracın tehlikeli şerit değiştirdiği görüldü. Olayla ilgili yapılan incelemede aracın E.A. (35) tarafından kullanıldığı tespit edildi. Sürücüye 13 bin 420 TL idari para cezası uygulandı. Ayrıca hakkında adli işlem de başlatılan E.A., gözaltına alınarak Buca Polis Merkezi Amirliğine götürüldü.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 11:48
İzmir’de denizden ceset çıktı
İzmir’in Konak ilçesinde denizde 27 yaşında olduğu öğrenilen kişinin cesedi bulundu. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Bugün sabah saatlerinde Pasaport İskelesi yakınlarında denizde hareketsiz halde bir kişiyi gören vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. İhbar üzerine bölgeye sağlık ekipleri ile deniz polisi sevk edildi. Ekiplerin çalışması sonucu sudan çıkarılan cesedin 27 yaşındaki Mertcan Sarı’ya ait olduğu tespit edildi. Sarı’nın cansız bedeni, olay yerinde yapılan incelemenin ardından İzmir Adli Tıp Kurumu Morgu’na kaldırıldı. Olayla ilgili soruşturma başlatılan soruşturma sürüyor.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 11:27
İzmir’de feci kaza: 1 ölü, 1 yaralı
İzmir’in Menderes ilçesinde iki otomobilin çarpıştığı trafik kazasında 1 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi yaralandı. Kaza, bu sabah saat 07.30 sıralarında Menderes ilçesi Çamönü Mahallesi yakınlarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Cemalettin Alpat (63) yönetimindeki 35 BNE 26 plakalı otomobil, karşı yönden gelen V.Ö. (25) idaresindeki 35 CIZ 143 plakalı otomobille çarpıştı. Çarpışmanın şiddetiyle araçlarda büyük çapta hasar oluştu. İhbar üzerine olay yerine sağlık, itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde sürücü Cemalettin Alpat’ın olay yerinde yaşamını yitirdiği belirlendi. Yaralı sürücü V.Ö. ise ambulansla Menderes Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Kazayla ilgili soruşturma sürüyor.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 11:24
İzmir Büyükşehir işçileri "Masa kurulmazsa mücadele büyüyecek"
İzmir’de belediye şirketlerinde çalışan işçiler, ödeme krizi ve işten çıkarmalara karşı yürüyüşlerini üçüncü günde de sürdürdü. Konak Pier önünden Kültürpark Basmane Kapısı’na yürüyen işçiler, çözüm için masanın bir an önce kurulmasını istedi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İZENERJİ, İZELMAN, İZTEK ve Egeşehir’de aylardır süren ödeme krizi ve işten çıkartılmak üzere havuza alınan 357 işçinin işlerine geri alınması talebi nedeniyle başlayan eylemler 3’üncü gününde de devam etti. İlk olarak geçtiğimiz pazartesi günü ’Çıplak Maaşa Çıplak Ayak Yürüyüşü’ düzenleyen işçiler, DİSK/GENEL-İŞ binasından Kültürpark’ın Dokuz Eylül Kapısı’na yürüyen İZELMAN, İZENERJİ, İZTEK ve EGEŞEHİR’de çalışan Genel-İş üyesi işçiler, dün de sendika yöneticileri ile ‘havuza alınan’ işçiler aynı noktada kurdukları çadırda buluşarak eylemlerini sürdürmüştü. İşçiler bugün de Konak Pier önünde toplanıp Fevzi Paşa Bulvarı üzerinde yürüyüş gerçekleştirdi. İşçiler sloganlar atarak caddede yürüyüş yaparken Kültürpark Basmane Kapısı önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Milletvekillerine destek çağrısı Basın açıklamasında konuşan Genel-İş İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Ercan Gül, İzmir milletvekillerine seslenerek şu sözlere yer verdi: "Almış olduğumuz karar doğrultusunda Konak Pier’den Basmane Fuar Kapısı’na temsilci arkadaşlarımız, yönetici arkadaşlarımız ve şirkete iade edilip aylardır evine ücret götüremeyen, geçimini sağlayamayan arkadaşlarımızla beraber yürüyüşümüzü gerçekleştirdik. Günlerdir, aylardır bu kapıda talebimizi dile getiriyoruz. Ancak bugün 3’üncü günümüz; hala bir iletişim yok, hala o masa kurulmuyor. Bu mücadelemize destek verilmesi ve kurulmayan bu masanın kurulması için İzmir milletvekillerinden destek isteyeceğiz. Hangi kurum, hangi kuruluş varsa burada bize fayda sağlayacak; nereye, hangi kapıya gitmemiz gerekiyorsa o kapıyı çalmaktan çekinmeyeceğiz. Evet, bazı kapılar vardır çalınır ama bazı kapılar var ki bugün burada, Türkiye’nin Edirne’sinden Hakkari’sine kadar herkesin gördüğü bir yerde. Bugün İzmir’deki milletvekillerimizin de aslında bu mücadelenin başlamadan önce buraya gelip seçmenlerine, üyelerine, emekçiye destek vermesi gerekir. Bu masanın kurulması için emek harcamaları gerekir. Ancak bu saate kadar İzmir’den seçilen hiçbir milletvekilimiz ne bizleri aradı ne de bu mücadeleye gelip bir omuz attı. Biz, Meclisteki üyelerimizin sesimizi duyurmasını istiyoruz. Çünkü görüyoruz; bugüne kadar bir çağrı yoksa bu mücadele uzun soluklu devam edecek. Biz mücadeleden kaçınan bir yapı değiliz. Eylem programımız belli. Önümüzdeki haftaki programımızı da hazırlayacağız. Kararlıyız. Bugün ekmeğinden edilen, geçimini sağlayamayan 350 arkadaşım var. Hep söylüyoruz; çocuklarına harçlık veremiyorlar, elektriklerini ödeyemiyorlar. Bu mağduriyet ortadan kaldırılmadığı takdirde bu mücadele bitmeyecek" ifadelerini kullandı." Masa çağrısı Gül, açıklamasının devamında İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’a ‘masa’ çağrısında bulunarak, "Bugün arkadaşlarımız 4 aydır düzenli şekilde ödenmeyen hakları için yakın tarihli bir takvim belirlenmediği sürece bu mücadele sonuçlanmayacak. Bu nedenle İzmir Büyükşehir Belediye Başkanına tekrar sesleniyoruz. Grevden sonra diyaloglarla masayı biz kurduk. Kimsenin buralara gelip masa kurmasına gerek yok. Biz sizlerle uyum içinde bu süreci götürmek istiyoruz. Önümüzde 3 yıllık bir süreç var. Bu süreçte sendikalarla, işçi temsilcileriyle, Büyükşehir Belediyesi yetkilileriyle bu masaların kurulmak zorunda olduğunu hatırlatıyoruz. Bir kez daha çağrıda bulunuyoruz: Gelin, bu masayı kuralım. Bu mağduriyet ortadan kalksın, insanlar mutlu ve huzurlu bir şekilde işlerine devam etsin. Ancak şunu da bilsinler; bu mağduriyet ortadan kalkmadığı, bize bir takvim verilmediği sürece bu mücadeleye son vermeyeceğiz. Bu mücadeleyi daha da büyüteceğiz" dedi. "Herkes anlamıştır" Genel-İş İzmir 1 No’lu Şube Başkanı Engin Topal ise, "Mücadelenin sonuna kadar devam ettirileceğini umarım herkes anlamıştır. Buradan ben de Ercan Başkan gibi çağrıda bulunmak istiyorum. Geçmiş süreçte nasıl masada çözüme ulaştıysak bundan sonra da masada çözüleceğine inanıyorum. Buradan sevgili Belediye Başkanımıza seslenmek istiyorum: Arkada havuzda tutulan, iade edilen, işten çıkarılan arkadaşlarımızın bir an önce işlerine dönmesini ve huzurlu bir şekilde çalışmalarını istiyoruz. Sendika adına bütün amaç budur" açıklamasında bulundu.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 11:04
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hastanesi yeni binası için ilk adım atıldı
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hastanesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından Dünya Bankası Fonu ile yerinde yeniden inşa edilecek. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinde proje süreçlerini değerlendirmek üzere; EÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mehmet Ersan, Prof. Dr. İlkin Şengün, Prof. Dr. Devrim Bozkurt, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdür Yardımcısı Namık Güver, Uluslararası Finans Kaynaklı Sismik Güçlendirme Daire Başkanı Önder Yurdakul, EÜ Tıp Fakültesi Dekanlık ve Başhekimlik yönetimi ve anabilim dalı başkanlarının katılımıyla bir toplantı gerçekleştirildi. Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, "Üniversitemizin toplumla en yoğun buluştuğu birimlerin başında Tıp Fakültesi Hastanemiz geliyor. Hastanemiz, başta ilimiz ve bölgemiz olmak üzere ülkemiz ve komşu ülkelerden hastalara hizmet veriyor. EÜ üst yönetimi olarak kaliteli sağlık hizmeti sunmak hedefiyle Tıp Fakültemizin alt yapısını, donanımını çağın koşulları doğrultusunda sürekli güncelleyerek son teknolojik cihazlarla donatıyoruz. Bu kapsamda yeni bir adım daha atarak yeni bir Çocuk Hastanesi binası inşa edeceğiz. Yeniden inşa edeceğimiz Çocuk Hastanemiz bir yandan sağlık ve tıp eğitimi altyapımızı güçlendirirken diğer yandan da bölgemiz sağlık hizmetlerinde önemli rol üstlenecek. Binanın planlarını, sağlık hizmeti veren Anabilim Dalları ve Bilim Dallarında görevli akademisyenlerimizin görüşleri doğrultusunda oluşturmaya özel gösteriyoruz. Üniversitemize bölgemize ülkemize modern ve yüksek kapasiteli donanımlı bir çocuk hastanesi kazandıracağız. Yeni binamız hem depreme dayanıklı olacak hem de fiziki alt yapımızı daha konforlu ve ferah bir boyuta taşıyacak. Bölgemize A Plus standartlarında sağlık hizmeti sunan Tıp Fakültesi Hastanemizin yenilenmesine yönelik güçlü ve kararlı adımlarımızı devletimizin desteğiyle sürdürmeye devam edeceğiz. Çocuk Hastanemizin yerinde yenilenmesine yönelik verdikleri kıymetli destek için Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum’a teşekkürlerimi sunuyorum" diye konuştu. "Akıllı ameliyathaneler ile cerrahi işlemler öğrencilere izletilecek" İnşa edilecek yeni hastanenin detaylarını paylaşan Prof. Dr. Budak, Hastanemiz, 7 bin 779 metrekare oturum alanına sahip, Acil Servis, Radyoloji, Ameliyathane, Yoğun Bakım gibi tüm işlevleri kendi bünyesinde barındıran 321 yatak kapasitesi ile Ege Bölgesine hizmet verebilecek bağımsız bir yapı olarak tasarlandı. Hastane; 231 servis yatağı, 30 yoğun bakım yatağı, 60 neonatoloji kuvöz kapasitesine sahip olacak. Hastane bünyesinde teknolojinin en üst düzeyde kullanıldığı ve giderek yaygınlaşan ‘Akıllı Ameliyathane’ sistemleri planlandı. Akıllı ameliyathane sistemlerinde; bir ameliyathanede birbiriyle entegre olmuş hastane bilgi sistemi, laboratuvar bilgi sistemi, Görüntü Arşivleme ve İletişim Sistemleri (PACs), kameralar ve monitörler olacak. Cerrahi işlem gerçek zamanlı olarak ameliyathane dışındaki bölümlere görüntü aktarımı yöntemi ile aktarılarak diğer cerrah ve öğrencilerin izlemesi sağlanacak ve akıllı ameliyathane sistemleri aynı zamanda bir eğitim aracı olarak kullanılmış olacak." diye konuştu.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 10:49
Sosyal yardım alanların istihdamı kolaylaşıyor
Sosyal Güvenlik Uzmanı Yavuz Kurt eğitim, sağlık, gıda, barınma, gebelik gibi şartlı yardımlar ile eşi vefat etmiş kadınlar ve muhtaç asker ailelerine yönelik yardımlar gibi nakdi düzenli sosyal yardımlardan en az bir defa yararlanmış olup, genel sağlık sigortası primleri devlet tarafından karşılananların, sigortalı bir işe alınmaları durumunda, bir yıl süreyle SGK primi işveren hissesi ödenmeyeceğini, böylelikle sosyal yardım alanların işgücü piyasasına kazandırılmasının da kolaylaştırıldığını açıkladı. Nakdi düzenli sosyal yardım Konuyla ilgili bilgiler veren Sosyal Güvenlik Uzmanı Yavuz Kurt, "Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de gelir dağılımındaki dengesizliklerin giderilmesi ve yoksul kesimlerin desteklenmesine yönelik sosyal politikalar, toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi ve sosyal barışın korunması açısından büyük önem arz ediyor. Bu amaçla 2016 yılından bu yana hayatımızda olan ancak ne yazık ki çokta bilinmeyen bir istihdam teşviki mevcut. Devlet, ihtiyaç sahibi olduğu Sosyal Yardımlaşma Vakfı Yönetim Kurulu Kararı ile tespit edilen ailelere belirli aralıklarla nakdi yardımlarda bulunuyor. Bu yardımlara, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından sağlanan şartlı eğitim yardımları, şartlı sağlık yardımları, şartlı gebelik yardımları, eşi vefat etmiş kadınlara yönelik yardımlar, muhtaç asker ailelerine yönelik yardımlar, öksüz, yetim ve asker çocuğu yardımları, barınma, gıda ve eğitim yardımlarını örnek olarak verilebilir" dedi. Bu teşvikten kimler yararlanabilir Bahsedilen nakdi sosyal yardımları alan kişilerin belirli şartları taşımaları ve istihdam edilmeleri halinde sigorta primlerinde yüzde 56’ya varan indirim sağlandığını kaydeden Kurt, "Bu teşvik 3294 sayılı Kanunun Ek 5’inci maddesinde yer alıyor ve düzenlemeye göre işe başladığı tarihten önceki son bir yıl içerisinde saymış olduğumuz nakdî düzenli sosyal yardımlardan en az bir defa yararlanmış olanların ikamet ettiği hanede, genel sağlık sigortası primleri devlet tarafından karşılananlardan, İŞKUR’a kayıtlı işsizler arasında olan ve 4/1-a yani eski adıyla SSK kapsamında özel sektör işverenlerince istihdam edilen sigortalılar için bir yıl süreyle teşvikten yararlanılabiliyor" diye konuştu. Kurt ayrıca, bu teşvikten yararlanmak için işverenlerin beyannamelerini yasal süresi içinde vermeleri ve vadesi geçmiş prim borçlarının olmaması gerektiğini de hatırlattı. İşverenin personel maliyeti düşüyor Destek kapsamında teşvikten yararlanılan sigortalının prime esas kazanç alt sınırı bir başka deyişle asgari ücret üzerinden hesaplanan sigorta primi işveren hissesinin tamamı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından karşılandığını kaydeden Sosyal Güvenlik Uzmanı Yavuz Kurt, şöyle devam etti: "Malum SGK primi yüzde 37,75 düzeyinde ve bu oran 2026 başında yüzde 38,75’e çıkıyor. Böylelikle asgari ücretli bir sigortalı için ödenmesi gereken SGK primi 9 bin 817,08 TL iken işverenler bu teşvik sayesinde SGK’ye yalnızca 4 bin 420,94 TL ödüyor. Yararlanılan teşvik tutarı bir sigortalı için aylık 5 bin 396,14 TL’yi, yıllık ise 64 bin 753,68 TL’yi buluyor. Alt işverenlerde yararlanabiliyor Bu prim desteğinden alt işverenlerce çalıştırılan ve kapsama giren sigortalılardan dolayı da yararlanılabiliyor. Ancak kapsama giren sigortalılardan dolayı söz konusu destekten yararlanılabilmesi için asıl işverenin hem kendi çalıştırmış olduğu sigortalılardan hem de alt işverenlerin çalıştırmış olduğu sigortalılardan kaynaklanan, her bir alt işverenin ise yalnızca kendi çalıştırmış olduğu sigortalılardan kaynaklanan yasal ödeme süresi geçmiş sigorta primi, işsizlik sigortası primi ve idari para cezası ile bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarının bulunmaması gerekiyor." Başvurular nereye ve nasıl yapılacak Bu uygulamadan yararlanmak isteyen işverenleri Sosyal Güvenlik Kurumu’nun e-SGK uygulaması kanalıyla başvuruda bulunabiliyorlar. İşverenler tarafımdan kapsama giren sigortalılara ilişkin e-SGK kanalıyla yapılacak başvurular, www.sgk.gov.tr/e-SGK sisteminden giriş yapılmak suretiyle erişilen İşveren/İşveren İşlemleri ekranlarında yer alan ve "Sosyal Yardım Teşvik Yönetimi" menüsü işaretlenmek suretiyle görüntülenen ekran vasıtasıyla yapılabiliyor.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 10:32
‘Folkart Mona’da örnek ilerleme
İzmir Bostanlı’da Mavişehir’de dikkat çekici, modern bir mimari anlayışla konumlanan Folkart Mona projesinin inşaatı hızla ilerliyor. 400 milyon dolarlık yatırım değerine sahip Folkart Mona’nın, İzmir’de mimari çizgide bir devrime imza atacağı öne sürülüyor. Projenin Mavişehir sahiline denize hakim mesafede yer alan Mona, yatay bir proje olma özelliği taşıyor. Folkart Mona’da bugüne dek gerçekleşen zemin iyilestirme çalışmalarında; 980 adet fore kazık, 4700 adet temel altı jet grout çalışması, 150 bin m3 hafriyat yapıldı. Bu çalışmalar sırasında 3 bin 500 ton demir kullanıldı. Önceki gün Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak ve şirket yöneticilerinin katıldığı bir törenle, Folkart Mona’nın temel betonları da dökülmeye başlandı. ‘Mona Lisa’ gülümseyişi Türkiye’nin öncü gayrimenkul geliştirici şirketlerinden Folkart’ın, İzmir Mavişehir’de "Folkart Mona" adındaki projesi hızla ilerliyor. Adı verilirken Leonardo da Vinci’nin efsanevi eseri Mona Lisa’dan ilham alınan proje, İzmir’in yeni sembollerinden biri olmaya aday. İzmir Bostanlı Mavişehir’de konumlanan Folkart Mona, İzmir’de mimari çizgide bir devrim meydana getirme iddiası taşıyor. Proje, 400 milyon dolarlık bir yatırım değerinde. Önceki gün Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak, şirket yöneticileri ve şantiye çalışanlarının katıldığı sembolik bir törenle, Folkart Mona’nın temel betonları dökülmeye başlandı. Zarif mimari Folkart Mona, Ege’nin tüm güzelliklerini bünyesinde barındıran bir yaşam alanı sunuyor. Yeşil avlusu, alçak katlı yapıları, zengin sosyal imkanları ve çarşısıyla dünya standartlarında lüks ve konfor arayanlar için ideal bir seçenek oluşturuyor. Projenin en çarpıcı özelliklerinden biri olan yeşilliklerle çevrili avlu, sakinlerine doğayla iç içe bir yaşam deneyimi vadediyor. Bakımlı bahçeler, gölgelik alanlar ve yürüyüş yollarıyla dolu bu alan, doğal yaşamın tüm güzelliklerini keşfetmek için eşsiz bir fırsat sunuyor. Mavişehir sahiline denize hakim mesafede yer alan Folkart Mona, yatay bir proje olma özelliği taşıyor. Studıo F. A. Porsche imzası Projede her süite ait depo alanı, maksimum gün ışığı alan yaşam alanları, Tanju Özelgin imzalı iç mekân tasarımı ve dünyada sayılı projelerde bulunan Studio F. A. Porsche imzalı mutfak ve banyolar dikkat çekiyor. Ayrıca projede, yangına karşı yağmurlama sistemi ve tüm daireler için elektrikli araç şarj altyapısı gibi modern güvenlik ve konfor çözümleri sunuluyor. Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak, "Folkart Mona, İzmir’in en özel projelerinden biri olacak ve şehrin mimari çizgisine yeni bir boyut kazandırıp, bir devrim gerçekleştirecek" diye konuştu. Mesut Sancak, Folkart Mona’nın hem estetik hem de dayanıklılık anlamında en üst düzey standartlara sahip olduğunu belirtti. Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği’nin öngördüğü bina önem katsayısının üzerinde bir tasarım anlayışı ile hazırlanan proje 2027 yılı yaz başında tamamlanarak, konutlar sahiplerine teslim edilecek. İnşaat sürecinde toplam 2 bin kişiye istihdam sağlayacak Folkart Mona projesi, 400 milyon dolarlık bir yatırım değerine sahip. İzmir’in yeni yaşam merkezi Folkart Mona projesi, zengin sosyal donatılarıyla sakinlerine ayrıcalıklı bir yaşam sunuyor. Özel açık ve kapalı yüzme havuzları, fitness salonları, kütüphane, toplantı odaları, çocuk oyun alanları ve alışveriş seçenekleri gibi birçok imkânı bir arada barındırıyor. Projenin çarşı bölümü, sakinlere alışveriş ve lezzet duraklarında keyifli zaman geçirme fırsatı sunuyor. Folkart Mona projesi, Türkiye’nin üç önemli mimarlık ofisi arasında yapılan bir yarışma sonucunda seçilen tasarım üzerinden geliştirildi. Bu özellik, projeyi hem estetik hem de teknik anlamda daha da özel kılıyor. Yarışma sonucu Folkart Mona, Viva Mimarlık Kurucusu Durul Kuşdemir tarafından tasarlandı. İzmir’in Mona Lisa gülümseyişi Dünya sanat tarihinin efsanevi eseri Mona Lisa’dan ilham alınarak adlandırılan Folkart Mona, İzmir’in yeni Mona Lisa gülümseyişi olmaya aday bir simge. Folkart Mona, doğa ile iç içe bir yaşam, zarif mimarisi ve lüks detaylarıyla İzmir’in yeni yaşam merkezlerinden biri olarak yükseliyor. Folkart’ın "Hayat Buna Değer" mottosuyla şekillenen bu vizyoner projesi, İzmir’in güzelliklerini yeniden tanımlıyor.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 10:15
EGİAD Ticaret Köprüsü EGİFED iş birliği ile gerçekleşti
Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD) ve Ege Genç İş İnsanları Dernekleri Federasyonu (EGİFED) iş birliğiyle düzenlenen EGİAD Ticaret Köprüsü, 11. kez iş dünyasının temsilcilerini bir araya getirerek bölgenin en güçlü networking platformlarından biri olmayı sürdürdü. İş dünyasının en temel beklentilerinden olan iş ağlarını geliştirme hedefi doğrultusunda hayata geçirilen organizasyon, yaklaşık 70 iş insanının katılımıyla bu yıl da yoğun ilgi gördü. Bugüne kadar binin üzerinde iş insanını buluşturarak yeni iş bağlantılarının kurulmasına, ticari iş birliklerinin doğmasına ve iletişim kanallarının güçlenmesine katkı sağlayan EGİAD Ticaret Köprüsü, bölgesel ekonomiye dinamizm kazandıran örnek etkinlikler arasında yer almaya devam ediyor. EGİAD, sanayi, ticaret ve hizmet sektörlerinde faaliyet gösteren 900’ün üzerinde üyesi bu üyelerin 3 bin 500 şirketinin temsiliyle, bölge ekonomisinin önemli aktörlerinden biri konumunda bulunuyor. Dernek, üyelerinin iş hayatındaki rekabet gücünü artırmayı hedefleyen eğitimler, ticaret köprüleri, uluslararası misyon gezileri ve sektörel etkinliklerle iş dünyasının gelişimine katkı sunmaya devam ediyor. Bu yıl gerçekleştirilen buluşmada, EGİFED çatısı altında yer alan Akhisar, Balıkesir, Bandırma, Denizli, Manisa, Nazilli, Erdek ve Bergama GİAD temsilcileri de üyeleriyle birlikte etkinlikte yer aldı. 9 derneği tek çatı altında buluşturan EGİFED’in bu bütünleştirici yapısı, genç iş dünyası için güçlü bir sinerji alanı oluşturdu. İş birliği ve dayanışma vurgusu Tarihi ve kültürel mirasıyla özel bir atmosfer sunan EGİAD Sosyal ve Kültürel Etkinlikler Merkezi-Tarihi Portekiz Sinagogu’nda gerçekleştirilen etkinlik, EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı M. Kaan Özhelvacı ile EGİFED Yönetim Kurulu Başkanı Alp Avni Yelkenbiçer’in açılış konuşmalarıyla başladı. Kaan Özhelvacı konuşmasında, Ticaret Köprüsü’nün EGİAD için taşıdığı önemi şu sözlerle vurguladı: "EGİAD Ticaret Köprüsü; üyelerimizin birbirini daha yakından tanımasını, potansiyel iş birliklerinin gelişmesini ve yeni ticari bağların kurulmasını sağlayan önemli bir araçtır. Bu etkinlik yalnızca kartvizit değişiminden ibaret değil; Ege Bölgesi’nin üretim, hizmet ve ticaret gücünü aynı ortamda buluşturan stratejik bir platformdur. İş dünyasının hızla dönüşen dinamikleri içinde güçlü ilişki ağlarına sahip olmanın rekabet avantajı sağladığına inanıyoruz. Bu buluşmanın hem üyelerimizin gelişimine hem de bölge ekonomisine canlılık kazandıracağına inanıyorum." EGİFED Yönetim Kurulu Başkanı Alp Avni Yelkenbiçer ise, federasyonun bölgesel bütünleşmedeki rolünü hatırlatarak, şu değerlendirmede bulundu: "EGİFED, 9 dernek ve bin 500’ü aşkın üyesiyle Ege’nin genç iş dünyasını ortak bir vizyon etrafında birleştiren güçlü bir çatı kuruluşudur. Farklı sektörlerdeki birikimleri bütünleştirerek ortak aklı büyüten bir yapıya sahibiz. EGİAD Ticaret Köprüsü’nün 11. buluşması, EGİAD ve EGİFED iş birliği ile örgütlü güç ve dayanışmanın bölgesel ticarette nasıl yeni açılımlar oluşturduğunu bir kez daha ortaya koydu." Networking’e yoğun ilgi Etkinliğin moderatörlüğünü EGİAD Genel Sekreter Yardımcısı Ezgi Eroğlu üstlendi. Katılımcılar, networking oturumunda firma tanıtımlarını paylaşarak faaliyet alanlarını anlattı; muhtemel iş birliklerine yönelik temaslarda bulundu. Etkinlik kapsamında çok sayıda yeni ticari bağlantı kurulurken, EGİAD’ın üyelerine sunduğu sosyal sermayeyi güçlendirme misyonu bir kez daha gözler önüne serildi. Güvene dayalı bir iş birliği kültürü Geleneksel hale gelen EGİAD Ticaret Köprüsü buluşmaları, yalnızca yeni ticari fırsatlar oluşturmakla kalmıyor; genç iş insanları arasında güvene dayalı, uzun soluklu bir iş birliği kültürünün gelişmesine de zemin hazırlıyor.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 10:00
Çeşme’de öğrenciler, velileri ile kumpir etkinliğinde buluştu
Çeşme Namık Kemal İlkokulu, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin program dışı etkinlikleri kapsamında öğrencilerin yaşam becerilerini geliştirmeyi ve aile-okul iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan keyifli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. 2/D sınıfı öğrencileri ve velilerin katılımıyla düzenlenen "Kumpir Hazırlama Etkinliği", renkli görüntülere sahne oldu. Namık Kemal İlkokulu Gastronomi sınıfında gerçekleştirilen etkinlik süresince öğrenciler hem kendi ilgi ve yeteneklerini keşfetme fırsatı buldu hem de pratiğe dayalı bir çalışma ile günlük yaşam becerilerini kullanmayı deneyimledi. Kendi kumpirlerini hazırlayan öğrenciler, malzemeleri seçme, düzenleme, sunum yapma gibi süreçlerde hem eğlenceli hem de öğretici anlar yaşadı. Velilerin de aktif olarak yer aldığı etkinlik, çocukların özgüven gelişimine, sosyal etkileşimlerine ve üretkenliklerine katkı sağladı. Etkinliğe, İlçe Milli Eğitim Müdürü Şahan Çöker, Şube Müdürü Murat Temelli ve Okul Müdürü Ali Can da katılarak öğrencilerin heyecanına ortak oldu. Etkinliği sınıf içinde yakından takip eden Çöker, gerçekleştirilen uygulamanın Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin hedeflediği bütüncül ve deneyim temelli eğitim anlayışının güzel bir örneği olduğunu belirtti. İlçe Milli Eğitim Müdürü Şahan Çöker, yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: "Bu anlamlı etkinlik, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin öngördüğü uygulamalı ve bütüncül öğrenme yaklaşımının önemini bir kez daha ortaya koydu. Öğrencilerimizin hem keyif aldığı hem de öğrendiği bu tür çalışmaların artmasını temenni ediyoruz." Okul Müdürü Ali Can, benzer uygulamalı etkinliklerin yıl boyunca devam edeceğini ifade ederken, öğrenci ve veliler organizasyondan duydukları memnuniyeti dile getirdi.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 09:43
İzmirli taksiciler şehir geneline "korsan kullanma" afişleri astı
İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, şehrin dört bir yanına "Korsan kullanma, taksi kullan, suça ortak olma" yazılı afişler astıklarını duyurdu. Afişlerle ilgili açıklama yapan Başkan Erkan Özkan, bu çalışmanın Türkiye’de bir ilk olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Türkiye’de ilk kez korsana karşı karşı reklam kampanyası yapıyoruz. İzmir’in her yerinde vatandaşımıza net bir mesaj veriyoruz; Korsan kullanmak suçtur, suça ortak olmayın. Bugün korsana karşı Türkiye’de en güçlü mücadele İzmir’den çıkıyor. Sahada esnafımızla, masada hukukla, Ankara’da bakanlıklarla korsana karşı mücadeleyi birlikte veriyoruz." "Durak durak gezip icraatlarımızı anlattık" Başkan Özkan, göreve geldikleri günden bu yana sadece açıklama değil, sahada da yoğun çalışma yürüttüklerini ifade ederek, "Durak durak gezerek odamızın 1.5 yılda yaptığı icraatları anlatan dergimizi esnafımıza dağıttık. Bölge bölge kahvaltılı istişare toplantıları yaptık. Esnafımızla soru-cevap şeklinde sorunları dinledik, çözüm yollarını birlikte konuştuk. Sadece masada değil, sahada da çalıştık." dedi.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 09:35
Hipofiz tümörü yüzünden gözünü kaybediyordu
İzmir’de görme kaybı şikayetiyle doktora başvuran 67 yaşındaki Dilek Biroğlu’nun gözünde, MR tetkikleri sonucu hipofiz bezinde 2.3 santimlik tümör olduğu tespit edildi. Yüzde 80 oranında görme kaybı olan Biroğlu, Medicana Sağlık Grubu Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Mehmet Şenoğlu tarafından yapılan iki saatlik kapalı operasyonla sağlığına kavuştu. Multidisipliner bir ameliyatla riskli bölgedeki tümörü aldıklarını belirten Prof. Dr. Mehmet Şenoğlu, "Tıbbi gelişmeler sayesinde ameliyat, endoskopik yöntemle yapılabiliyor. Böylece komplikasyon riski azalırken, iyileşme süresi de kısalıyor" dedi. İzmir’de yaşayan 67 yaşındaki Dilek Biroğlu, görme kaybı şikayetiyle göz doktoruna başvurdu. Görme kaybının katarakt nedeniyle olduğunu düşünen Dilek Biroğlu, ameliyat olmak için girdiği MR sonrası gerçekle yüzleşti. Göz doktorunun hipofiz bezinde tespit ettiği 2.3 santimlik tümörün göz dokularına baskı yapması nedeniyle görme kaybı yaşadığını öğrenen Dilek Biroğlu, tümörün alınması için Medicana International İzmir Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Şenoğlu’na başvurdu. Endoskopi ile hipofiz bezindeki tümörü alınan Dilek Biroğlu, "Endoskopi ile tümörü aldılar. Kesme olmadı, dikiş olmadı. Şu an daha iyi hissediyorum. Gözümün de düzeleceğine inanıyorum" açıklamasını yaptı. Katarakt olduğunu zannetti Girdiği MR sonrası hekiminin ameliyat olması gerektiğini aktaran Dilek Biroğlu, yaşadığı süreç hakkında bilgi verdi. Dilek Biroğlu, "Eskiden beri görme problemim vardı. Ama bu derece olmamıştı. Sol gözüm hiç görmüyordu. Ben katarakt ameliyatı olacağım diye göz doktoruna gittim. Göz doktoru MR istediğinde tümör tespit edildi. Beyinden göze giden damarlarda bası yapan bir kitle olduğu tespit edilince nörolojiye yönlendirildik. O kitle görme dokularını zedelediği için sol gözümde görme kaybı oluşmuş. Kitlenin hemen alınması gerektiğini belirterek, Medicana International İzmir Hastanesi’ne yönlendirdiler" diye konuştu. Dilek Biroğlu, Medicana’daki ameliyatta kendisine endoskopik yöntemle müdahale edildiğini ve bu sayede kafasında dikiş ve kesi olmadığını belirtti. Dilek Biroğlu, "Endoskopi ile tümörü aldılar. Şu an daha iyi hissediyorum ve gözümün düzeleceğine inanıyorum" dedi. Burun deliklerinden giriliyor Hipofiz bezinin görme sinirlerinin hemen altında, iki ana şah damarının arasında, oldukça dar bir alanda yerleşmiş olduğunu dile getiren Prof. Dr. Mehmet Şenoğlu, şu ifadeleri kullandı: "Hipofiz bezi, beynin en derin ve orta kısmında bulunduğu için ulaşılması zorlu bir bölgedir. Endoskopik yöntemler gelişmeden önce bu tümörlere açık ameliyatla müdahale edilirdi. Günümüzde ise endoskopik yöntemler, açık cerrahinin yerini almaktadır. Çok nadir durumlar dışında, burun deliklerinden hipofiz adenomlarına ulaşılıp, tümörü çıkarmak ya da tümör hacmini azaltmak mümkün olabilir. Operasyon yaklaşık 2-3 saat sürer. Tümör, göz hareketlerini sağlayan sinirlerin yakınında yer aldığı için ameliyat sonrası komplikasyon riski endoskopik yöntemle en aza indirilmiş olur. Endoskopi, cerraha geniş bir görüş alanı sağlar ve daha minimal bir çalışma imkânı sunar. Bu yöntem hem hastanede yatış süresini hem de iyileşme sürecini kısaltır. Komplikasyon risklerini de önemli ölçüde düşürür." Hipofiz adenomu hastalarında ameliyat yönteminin tercih edilmesinin iki nedeni olduğunu aktaran Prof. Dr. Mehmet Şenoğlu, "Birincisi, görme kaybı ve görme alanı defektleridir. Kiyazma denilen, göz sinirlerinin çaprazlaştığı birleşme bölgesine alttan bası yapan adenomlar, görme sorunlarına yol açtığında ameliyat kaçınılmaz oluyor. İkinci neden ise hipofiz bezinin hormon salgılayan bir bez olmasıdır. Eğer tümör hormon fazlalığına veya hormon yetmezliğine neden oluyorsa, yine cerrahi gerekebilir" dedi. Hipofiz bezinde görülen tümörlerin genellikle iyi huylu olduğunu aktaran Prof. Dr. Mehmet Şenoğlu, "Tümör iyi huylu olsa bile davranışları agresif olabilir ve gürültülü bir klinik tabloyla kendini gösterebilir" diye konuştu. Operasyon KBB ile ortak gerçekleştirildi Dilek Biroğlu’nun operasyonuna dahil olan Medicana International İzmir Hastanesi Kulak Burun Boğaz (KBB) Uzmanı Prof. Dr. Kasım Durmuş da endoskopik yöntem ile hipofiz bezindeki tümörün nasıl alındığına ilişkin bilgi verdi. Hastanın burundan girilerek beyin cerrahına yol açıldığını aktaran Prof. Dr. Kasım Durmuş, "KBB uzmanları burun içerisinden girerek, herhangi bir dış kesi yapmadan sinüsün içine ulaşılmasını sağlar. Sinüsü genişleterek sfenoid sinüsten hipofiz bezine giden yolu açar ve ardından beyin cerrahisi ekibine hastayı teslim eder. Bu yöntemle hasta daha erken taburcu olur, dışarıdan görünen bir kesi bulunmaz, komplikasyon riski daha düşüktür ve hastanın yaşam kalitesi hızla artar" sözlerini kaydetti.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder