Yerel Haberler
İzmir
İzmir’de bağımlılığa karşı çocuklar ve velilerden ‘Sağlıklı Yaşam’ yürüyüşü 06 Mayıs 2026 Çarşamba - 13:51:18 Yeşilay ve İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde düzenlenen ‘Sağlıklı Yaşamda Hareket Haftası’ etkinlikleri kapsamında Güzelbahçe’de geniş katılımlı bir farkındalık yürüyüşü gerçekleştirildi. Bağımlılıkla mücadelede toplumsal bilinci artırmayı hedefleyen programda öğrenciler, öğretmenler ve veliler sahil şeridinde bir araya gelerek sağlıklı yaşam mesajları verdi. Yeşilay ve İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde yürütülen Sağlıklı Yaşam Ligi Projesi kapsamında, ‘Sağlıklı Yaşamda Hareket Haftası’ etkinlikleri Güzelbahçe’de düzenlendi. Sağlıklı yaşam bilincini artırmak, bağımlılıklarla mücadele konusunda farkındalık oluşturmak ve toplumun her kesimini bu sürece dahil etmek amacıyla gerçekleştirilen kortej yürüyüşü büyük bir coşkuya sahne oldu. İzmir İl Milli Eğitim Müdürü ve Yeşilay İzmir Başkanı Ömer Yahşi, Güzelbahçe Kaymakamı Mehmet Özel, Güzelbahçe İlçe Milli Eğitim Müdürü Yüksel Yıldız ile öğrencilerin, velilerin, eğitimcilerin ve kurum temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilen korteje yaklaşık 5 bin kişi katıldı. Proje kapsamında hazırlanan farkındalık dövizlerini taşıyan öğrenciler, yeşil ve beyaz balonlarıyla yürüyüşe renk kattı. Yahşi: "Çocuklarımızın güzel bir hayat yaşayabilmeleri için çalışıyoruz" Yürüyüşün ardından açıklamalarda bulunan İzmir İl Milli Eğitim Müdürü ve Yeşilay İzmir Başkanı Ömer Yahşi, çocukların her türlü bağımlılıktan uzak tutulması gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi: "Bugün güzel İzmir’in Güzelbahçe ilçesinde bütün 5 bine yakın öğrencimiz bizle beraber, velilerimiz, öğretmenlerimizle beraber bağımsızlık seferberliği... Biliyorsunuz 2026 yılı bağımsızlık yılı olarak ilan edildi. Yeşilay ve Milli Eğitim Bakanlığı olarak da birlikte çocuklarımızın teknoloji bağımlılığından uzak, iradelerini çok güzel kullanan ve kendi bağımsızlığını ilan etmiş, hiçbir bağımlılığa düçar olmadan güzel bir hayat yaşayabilmeleri için hem Yeşilay’ı tanıtıyoruz hem iradeli, hakim olmayı hem de bağımsızlıkla alakalı güzel bir kazanım elde etmeleri için öğretmenlerimiz, öğrencilerimiz, velilerimizle birlikte bugün çok güzel bir havada, deniz kenarında tüm İzmirlilere güzel bir mesaj vermek için öğretmen, öğrenci ve velilerimizle birlikte güzel bir çalışma içerisindeyiz. Hem uyuşturucudan, sigaradan, alkolden uzaklaşmak, ayrıca o kötü oyunlardan, kötü yönlendirmelerden ki acılar yaşadık biliyorsunuz yine ondan da uzaklaşmak; doğayla iç içe olmak, doğanın içerisinde bulunmak, çocuklarımızın kendi renklerini kazanmalarını sağlamak, toprak işgalinden ziyade insan işgalinin, esaretinin olmaması için, çocuklarımızın herhangi bir işgalle karşılaşılmaması için özellikle bu farkındalığı oluşturmaya gayret ediyoruz. Her zaman, her fırsatta çocuklarımıza bağımsız olmalarıyla alakalı bir çalışmanın içerisinde Milli Eğitim Bakanlığı olarak, İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü olarak, Yeşilay olarak bizzat katılarak öğrencilerimize örnek olmaya gayret ediyoruz." Gençlerden anlamlı mesajlar Yürüyüşe katılarak akranlarına seslenen gençler, bağımlılığın her türüne karşı uyanık olunması gerektiğini ifade ettiler. 10. sınıf öğrencisi İpek Denizgür, bu yürüyüşün bağımsızlıklarının simgesi olduğunu ve teknolojinin sınırlarının bilinmesi gerektiğini belirtirken; 13 yaşındaki Arda Şahin, bağımlılığın dersleri ve geleceği kötü etkilediğini vurgulayarak farkındalık oluşturmaktan mutlu olduğunu dile getirdi. 12 yaşındaki Beren Tapucan ise küçük yaşta bu farkındalığı kazanmanın önemine değinerek, bağımlılıkları bırakmak adına bu yürüyüşün büyük bir adım olduğunu ve büyüklerine örnek olmak istediklerini kaydetti.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 13:23 İzmir’de trafik denetimleri sonucu ölümlü kaza oranı yüzde 31 düştü İzmir’de 2-8 Mayıs Karayolları Trafik Haftası kapsamında düzenlenen etkinlikte konuşan Trafikten Sorumlu İl Emniyet Müdür Yardımcısı Şamil Özsagulu, kentte yılın ilk 4 ayında 1 milyon 820 bin aracın denetlendiğini ve ölümlü trafik kazalarında yüzde 31 azalma yaşandığını açıkladı. İzmir İktisat Kongresi binasında 2-8 Mayıs Karayolları Trafik Haftası etkinlikleri kapsamında düzenlenen program, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. İlkokul öğrencileri koro halinde trafik andını okudu. Trafik güvenliğine katkı sağlayan personellere takdir belgelerinin verildiği törenin ardından katılımcılar trafik denetimlerinde kullanılan yeni teknolojik cihazların yer aldığı sergi alanını gezdi. Sergide İzmir Şoförler ve Otomobilciler Odası tarafından modernize edilen ve taksilerin konum ile doluluk durumlarını anlık izleyerek şehir içi ulaşım analizleri yapılmasını sağlayan araç takip sistemi de tanıtıldı. Kazalarda yüzde 31 azalma sağlandı Program kapsamında açıklamalarda bulunan Trafikten Sorumlu İl Emniyet Müdür Yardımcısı Şamil Özsagulu, denetimlerin kararlılıkla sürdüğünü ifade etti. İlde kayıtlı 2 milyon civarında araç bulunduğunu belirten Özsagulu, "2026 yılının ilk 4 ayında 1 milyon 820 bin civarında araç ve sürücü denetlenmiştir. Bu rakam neredeyse her sürücünün en az bir kez denetlendiği anlamına geliyor. Artan denetim faaliyetleri ve görevlilerin görünürlüğünün sağlanmasıyla il genelinde 2025 yılının aynı dönemine oranla ölümlü trafik kazalarında yüzde 31, yaralanmalı kazalarda ise yaklaşık yüzde 4 oranında azalma sağlanmıştır" dedi. Eğitim faaliyetleri aralıksız sürüyor Denetimlerdeki temel amacın yol kullanıcılarını cezalandırmak değil, alışkanlık haline gelmiş hatalı davranışları değiştirmek olduğunu aktaran Özsagulu, "Kural ihlallerinin tekrar edilmemesi için idari para cezalarının yüzde 39’u sürücülerin yüzüne karşı düzenlendi. 2025-2026 eğitim döneminde okullar ziyaret edilerek 225 bine yakın öğrenciye eğitim verildi. Çocuk trafik eğitim parklarında ise yaklaşık 5 bin öğrenci misafir edildi. Öğrencilerin güvenli yolculuk yapmasını sağlayan 3 bini aşkın servis sürücüsü ve personeli de ekiplerimiz tarafından eğitildi." şeklinde konuştu. İzmir İktisat Kongresi binasında düzenlenen programa İzmir Vali Yardımcısı Nusret Şahin, Trafikten Sorumlu İl Emniyet Müdür Yardımcısı Şamil Özsagulu, İl Jandarma Komutan Yardımcısı Jandarma Albay Mete Barakazi ile çok sayıda trafik polisi ve otoyol jandarması ekipleri katıldı.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 13:16 Bergama’da Vakıf Haftası kutlandı İzmir’in Bergama ilçesinde, Vakıf Haftası nedeniyle "Mimari ve Zarafetin Buluşması" temalı sergi düzenlendi. Sergide, farklı sanatçıların eserleri ile Bergama’nın geçmişine ışık tutan fotoğraflar yer aldı. Bergama Kültür ve Sanat Vakfı (BERKSAV) binasında düzenlenen sergi açılışı, protokol, sanatçılar, akademisyenler, öğrenciler ve çok sayıda vatandaşı biraraya getirdi. BERKSAV Başkanı Fatih Özbek yaptığı konuşmada, etkinliğin anlamına dikkat çekti. Özbek, düzenlenen programın yalnızca bir sergi açılışı olmadığını belirterek, "Bugün burada sadece eserleri sergilemiyoruz; aynı zamanda kim olduğumuzu, nereden geldiğimizi ve neyi yaşatmak zorunda olduğumuzu hatırlıyoruz" dedi. Sanatın toplumsal hafızayı canlı tutan en önemli araçlardan biri olduğunu ifade eden Özbek, açılışı yapılan karma serginin farklı bakış açılarını, duyguları ve anıları bir araya getirdiğini söyledi. Cumhuriyetin kazanımlarına da vurgu yapan Özbek, üretken ve iz bırakan bir toplum olmanın sorumluluğunu taşıdıklarını belirtti. Program kapsamında merhum Akşit Tedik’in adının verildiği salonun açılışının da gerçekleştirildiğini hatırlatan Özbek, Tedik’i saygı ve rahmetle andıklarını ifade etti. Bergama’nın hafızası dijital arşivlerle korunuyor Etkinliğin dikkat çeken bölümlerinden biri de İsmail Hakkı Güzeler’in konuşması oldu. Uzun yıllardır "Geçmişten Günümüze Fotoğraflarla Bergama" çalışmasını sürdüren Güzeler, kent belleğine katkı sunan arşiv çalışmalarını katılımcılarla paylaştı. Güzeler, farklı dijital arşivler, kütüphaneler ve kamu kurumlarından topladığı fotoğraf, belge ve gazete kupürlerini sistemli bir şekilde bir araya getirdiğini belirterek, yaklaşık 500 GB büyüklüğünde bir arşiv oluşturduğunu söyledi. Bu arşivin önemli bir bölümünün Bergama’ya ait görsellerden oluştuğunu ifade eden Güzeler, kamuya ait olan ve izin alınan özel fotoğrafları sergide ziyaretçilerin beğenisine sunduğunu dile getirdi. Vakıf kültürü ve kent arşivi aynı çatıda buluştu Sosyal medya üzerinden de binlerce kişiye ulaşan bu çalışmaların, Bergamalıların geçmişle bağ kurmasına katkı sağladığını belirten Güzeler, gördüğü ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirerek destek veren herkese teşekkür etti. İzmir Vakıflar Bölge Müdür Yardımcısı Musa Özgür Turnalı ise konuşmasında vakıf çalışmaları kapsamında yürütülen faaliyetler hakkında bilgi verdi. Tarihi ve mimari eserlerin korunması, restorasyonu ve aslına uygun şekilde yaşatılması için çalışmaların sürdüğünü belirten Turnalı, bu yapıların gelecek nesillere aktarılmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Turnalı ayrıca vakıf gelirlerinin sosyal sorumluluk projelerinde değerlendirildiğini belirterek, ihtiyaç sahiplerine yönelik iftar programları, yardım faaliyetleri ve çeşitli sosyal destek çalışmalarının devam ettiğini söyledi. Bu çalışmaların toplumun dayanışma kültürünü güçlendirdiğine dikkat çekti. Kent arşivi ve kültüren mirasın geleceği Konuşmaların ardından serginin açılışı gerçekleştirildi. Farklı sanatçıların eserleri ile Bergama’nın geçmişine ışık tutan fotoğraflar bir arada sunuldu. Burada öne çıkan en önemli unsurlardan biri de kent arşivi çalışmalarının önemi oldu. Sergide yer alan fotoğraflar ve belgeler, Bergama’nın farklı dönemlerine ait görsel bir hafıza sunarken, geçmiş ile bugün arasında güçlü bir bağ kurulmasına olanak sağladı. Uzmanlar, bu tür arşiv çalışmalarının yalnızca nostaljik bir değer taşımadığını; aynı zamanda şehir planlamasından akademik araştırmalara kadar birçok alanda referans oluşturduğunu belirtiyor. Kent kimliğinin korunması, toplumsal aidiyetin güçlendirilmesi ve kültürel mirasın sürdürülebilirliği açısından bu tür çalışmaların büyük önem taşıdığı vurgulanıyor. Özellikle dijital arşivlerin yaygınlaşmasıyla birlikte, geçmişe ait bilgi ve belgelerin daha geniş kitlelere ulaşabildiği, böylece kültürel mirasın daha etkin bir şekilde korunabildiği ifade ediliyor.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 12:44 Aliaport’a yoğun ilgi 10 Nisan’da düzenli seferlere başlayan Aliaport, kısa sürede yoğun yolcu hareketliliğine sahne oldu. Üç haftada 4 bin 502 yolcunun kullandığı liman, Yunanistan’ın Midilli Adası ve Avrupa’nın farklı ülkelerinden gelen yolcuların da tercih ettiği bir geçiş noktası oldu. Aliaport Liman İşletmeleri A.Ş. Yetkilisi Faruk Altun, "Beklentilerin üzerinde bir ilgiyle karşılaştık" dedi. Aliaport Deniz Yolcu İskelesi, düzenli seferlerin başlamasının ardından bölge halkı ve yolcular tarafından yoğun ilgi görüyor. Üç haftalık süreçte limanı toplam 4 bin 502 yolcu kullanırken, 1 Mayıs’ın hafta sonu ile birleştiği tatil döneminde yolcu hareketliliği zirveye ulaştı. Bu dönemde limandan bin 622 yolcu geçiş yaptı. Karşı kıyıdan, özellikle Yunanistan’ın Midilli Adası’ndan Aliağa’ya geçişlerin yanı sıra Avrupa’nın farklı ülkelerinden gelen yolcuların da Aliaport’u kullanması dikkat çekti. Hâlihazırda Aliağa-Midilli hattında haftada 3 sefer düzenlenirken, 15 Mayıs-01 Haziran 2026 tarihleri arasında, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı ile Kurban Bayramı tatilleri nedeniyle (20-21 Mayıs tarihleri dışında) ay boyunca her gün karşılıklı sefer yapılacağı belirtildi. Yaz dönemi boyunca seferlerin haftanın her günü düzenlenmeye devam edeceği vurgulandı. Yaz sezonunun yaklaşması ve Kurban Bayramı tatilinin 9 güne çıkarılmasıyla birlikte yolcu talebinin daha da artması öngörülüyor. Artan yoğunluk doğrultusunda ek seferlerin de gündeme gelebileceği ifade edilirken, Aliaport Limanı’nın yaşanacak olan bu yoğunluğa hazır olduğu da belirtildi. "Beklentilerin üzerinde bir ilgiyle karşılaştık" Aliaport Liman İşletmeleri A.Ş. Yetkilisi Faruk Altun, düzenli seferlerin başlamasıyla birlikte beklentilerin üzerinde bir yolcu ilgisiyle karşılaştıklarını belirtti. Altun, "Düzenli seferlere başlamamızla birlikte gerçekten beklentilerin üzerinde bir performansla karşılaştık. Seferleri gerçekleştiren tur acentelerimiz bile böyle bir ilgi beklemediklerini ifade etti. Şu anda beklentilerimizin üzerinde bir ilgi var. Bu durum bizi son derece memnun ediyor. Yaz sezonunun başlaması ve Kurban Bayramı tatiliyle birlikte bu yoğunluğun daha da üst seviyelere çıkacağını söyleyebilirim. Aliaport olarak aynı anda yüzlerce yolcuya hizmet verebilecek hizmet alt yapımızla biz hazırız" dedi. "Önümüzdeki yılların planlamasını bu yılki verilerle yapacağız" Bu yıl elde edilecek verilerin gelecek planlaması açısından oldukça önemli olduğunu vurgulayan Altun, "Kasım ayında turlarımız sona erdiğinde, bu yıl edindiğimiz tecrübelerle önümüzdeki yıllara yönelik planlamamızı yapacağız. İlerleyen dönemde buradan sadece Midilli’ye değil, farklı destinasyonlara da taşımacılık yapabilir miyiz, bunu değerlendireceğiz. Ayrıca araç ve tır gibi yük taşımacılığı da gündemimizde yer alıyor" diye konuştu. "Aliağa kruvaziyer durağı olabilir" Aliaport’un uzun vadeli hedefleri arasında kruvaziyer turizminin de bulunduğunu belirten Altun, bu konuda önemli görüşmeler yürüttüklerini söyledi. Altun, "En büyük hayallerimizden biri kruvaziyer gemilerinin buraya gelmesi. Bu hedef, Belediye Başkanımız Serkan Acar’ın Aliağa için ortaya koyduğu vizyonun da önemli bir parçası. Türkiye’nin önde gelen firmalarından biriyle görüşmelerimiz devam ediyor. Eğer bunu başarabilirsek, Çeşme, Kuşadası ve Marmaris gibi önemli destinasyonların ardından Aliağa’yı da bir kruvaziyer durağı haline getirebiliriz" ifadelerini kullandı. Aliağa’nın ulaşım ve hizmet altyapısı bakımından önemli avantajlara sahip olduğuna dikkat çeken Altun, kruvaziyer turizmi açısından ilçenin güçlü bir potansiyele sahip olduğunu belirtti. Altun, "Kruvaziyer gemilerinin hâlihazırda yanaştığı bazı limanlarda en önemli sorunlardan biri; yolcuların kara ulaşımını sağlayan otobüs ve araçların şehir içi trafiği, liman giriş-çıkışları ve otoyol bağlantılarında yaşadığı aksaklıklardır. Aliağa’da ise böyle bir problem bulunmuyor. Ulaşım ağımız güçlü, erişim imkânlarımız oldukça kolay. Aliağa’ya gelecek turistlerin önemli bir kısmı doğal olarak Selçuk’u ziyaret etmek isteyebilir. Selçuk’a ulaşım mesafe olarak bir miktar uzun görünse de otoyol bağlantısı sayesinde rahatlıkla sağlanabiliyor. Ancak bizler, Aliağa’nın konumu itibarıyla özellikle Bergama’ya daha fazla turist çekmeyi hedefliyoruz. Bergama, çok önemli bir tarihî değere sahip olmasına rağmen turizm hareketliliğinden hak ettiği payı henüz yeterince alamıyor. Bunun yanı sıra limana gelen gemilerin kumanya ve benzeri ikmal ihtiyaçlarını herhangi bir aksama yaşanmadan, ekstra navlun ücreti oluşmadan, hızlı ve profesyonel şekilde karşılayabilecek hizmet altyapısına sahibiz. Tüm bu avantajlarla kruvaziyer gemilerini Aliağa’ya çekmemiz gerekiyor" dedi. "Turist kafileleri için yeni rota çalışmaları yapıyoruz" Altun, Aliaport’un yalnızca bir geçiş noktası değil, aynı zamanda yeni turizm rotalarının önemli bir durağı olabileceğini belirtti. Altun, "Kuzey aksı üzerinde İstanbul’dan gelip Selçuk’a giden turist kafileleri var. Bu kafileleri Aliağa’da iki gece konaklatıp buradan Midilli’ye geçişlerini sağlayacak bir planlama üzerinde çalışıyoruz. Özellikle Güney Amerika’dan gelen turist grupları bu açıdan dikkat çekiyor. Geçişlerde bu ülkelerden yolcuların da yer aldığını görüyoruz. Bu da Aliaport’un yeni turizm hareketliliği açısından önemli bir potansiyel taşıdığını gösteriyor" diye konuştu. "Duty free alanı mevzuat gereği 30 bin yolcuya ulaşıldığında açılacak" Duty free alanına ilişkin de bilgi veren Altun, bu bölümün mevzuat gereği 30 bin yolcuya ulaşıldığında hizmete açılmasının öngörüldüğünü belirtti. Altun, "Duty free alanı açılana kadar bu bölümde Aliağa Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi’nin ürünlerinin tanıtımı ve satışı yapılacak. Böylece hem yerel üretime destek verilecek hem de yolculara Aliağa’ya özgü ürünleri tanıma imkânı sunulacak" dedi. "Sağlık turizmi de önemli bir potansiyel" Altun, karşı kıyıdan özellikle Midilli’den Aliağa’ya gelecek ziyaretçilerin yalnızca kültürel ya da tatil turizmi için değil, sağlık turizmi kapsamında da bölgeyi tercih edebileceğine dikkat çekti. Altun, "Sağlık turizmi bu noktada öne çıkan başlıklardan biri olacak. Midilli’de yaş almış nüfusun fazla olması, sağlık hizmetlerine erişim ihtiyacını da beraberinde getiriyor. İzmir ve Manisa’ya yakın olmamız, bölgede çok sayıda özel hastanenin bulunması önemli bir avantaj. Bunun yanında önümüzdeki yıl yaklaşık limanımıza 700 metre mesafede Aliağa Belediyemiz tarafından hayata geçirilecek olan yat limanı projesi var. Bu alanın alışveriş noktaları, restoranları ve kafeleri ile birlikte önemli bir cazibe merkezi haline gelmesi ilgiyi daha da attıracaktır" ifadelerini kullandı. Altun, Aliaport’un yolcu taşımacılığı, kruvaziyer turizmi ve yerel kalkınma başlıklarında, il olma yolundaki Aliağa için yeni fırsatlar oluşturabileceğini belirtti. Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar’ın ortaya koyduğu bu vizyonun hayata geçirilmesi için çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü ifade eden Altun, "Aliağa’nın güçlü ulaşım ağı, liman altyapısı, ikmal hizmet kapasitesi ile Selçuk ve Bergama gibi önemli turizm destinasyonlarına yakınlığından kaynaklanan avantajlarını; doğru planlama ve güçlü iş birlikleriyle turizme ve ekonomiye kazandırmayı hedefliyoruz" dedi.
Klaros Antik Kenti, Saya Holding’in sponsorluğunda gün yüzüne çıkıyor
28 Kasım 2025 Cuma - 12:11 Klaros Antik Kenti, Saya Holding’in sponsorluğunda gün yüzüne çıkıyor Saya Holding’in ana sponsorluğunu üstlendiği Klaros Antik Kenti’ne düzenlenen özel gezide, binlerce yıllık kehanet merkezi yerinde incelendi. Holding yönetimi Ege’nin kültürel mirasına sahip çıkma vizyonuyla Klaros’taki çalışmalara destek verdiklerini belirtirken, gezide bulunan Folkart, Volt Teknoloji ve Humanis yöneticileri İzmir odaklı kültür stratejisini paylaştı. İzmir’in Menderes ilçesindeki Klaros Antik Kenti’nde yürütülen kazı çalışmaları, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izniyle Ege Üniversitesi’nin bilimsel liderliğinde devam ediyor. Klaros Antik Kenti’nin ana sponsorluğunu ise kültürel mirasa yatırım yapmayı uzun yıllardır sürdürdüğü toplumsal sorumluluk yaklaşımının merkezine alan Saya Holding üstlendi. Hem bölgenin arkeolojik değerlerine dikkat çekmeyi hem de kentin kültür ve turizm vizyonuna katkı sunmayı hedefleyen holding, bugüne dek bağlı şirketleri aracılığıyla yürüttüğü toplumsal ve kültürel faaliyetleri artık doğrudan holding çatısı altında sürdürmeye başladı. Antik kente düzenlenen gezi programına Klaros Kazısı Bilimsel Danışmanı Doç. Dr. Onur Zunal, Saya Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cem Mengi, Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak, Folkart Genel Müdürü Metin Sancak, Folkart Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Sancak ve İnsan Kaynakları Direktörü Kezban Sancak Elay katıldı. Gezide açıklamalarda bulunan Klaros Kazısı Bilimsel Danışmanı Doç. Dr. Onur Zunal, ana sponsor olan holdinge teşekkür ederek, bu desteğin büyük emeklerle ortaya çıkarılan kültürel mirasın korunması, tanıtılması ve gelecek nesillere aktarılması konusunda büyük bir güvence olduğunu söyledi. Doç. Dr. Zunal, "Yatırımlarının büyük bölümünü kendi filizlendiği, yaşadığımız şehre yapan Saya Holding’in desteğinin bir diğer önemi ise özellikle İzmir ve çevresinin sahip olduğu kültür turizmi potansiyelini ortaya çıkarma konusunda özel sektörün de katılımına öncülük etmesidir. Bu anlamda Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü izinleri ve desteğiyle yürüttüğümüz Klaros kazısına vermiş olduğu destekten dolayı kendilerine çok teşekkür ederiz" diye konuştu. Klaros’a verilen desteğin bu yeni yönelimin ilk örneklerinden biri olarak öne çıktığını ifade eden Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cem Mengi, Ege Bölgesi’ndeki tarihsel ve kültürel değerleri sahiplenmeyi bir sorumluluk olarak gördüklerini vurguladı. Klaros ile binlerce yıllık bir mirasa dokunduklarını, bunun yalnızca geçmişe saygıyı değil kültürel kalkınmanın gelecek vizyonuyla buluşturulmasını da içerdiğini söyleyen Mengi, holdingin Klaros’a sağladığı destekle yalnızca bir kazı alanının değil bir hafıza mekanının yeniden görünür kılınmasına katkı sunulduğuna dikkat çekti. Mengi, bu katkının aynı zamanda Türkiye’de özel sektörün kültürel alanla kurduğu ilişkinin gelişimine örnek teşkil ettiğini ifade etti. Klaros’tan Smyrna’ya uzanan kültürel vizyon Cem Mengi, antik kentlerin yalnızca arkeolojik değil, ekonomik ve kültürel kalkınmada da itici bir güç olduğunu vurguladı. Ege’nin incisi İzmir’in neolitik dönemden Osmanlı’ya kadar uzanan kesintisiz yaşam izleriyle adeta katman katman bir açık hava müzesi niteliği taşıdığını hatırlatan Mengi, bugün İzmir sınırları içinde tam 875 arkeolojik sit alanı bulunduğuna, bu alanların 17’sinde hala aktif kazıların sürdüğüne işaret etti. İzmir’in elinde Smyrna gibi bir Helenistik başkent, Teos gibi sanatçıların şehri, Metropolis gibi kadınlara adanmış kutsal alanlar, Efes ve Bergama gibi dünya çapında bilinen UNESCO hazineleri ve kehanetleriyle öne çıkan Klaros gibi mitolojik bir merkez bulunduğunu dile getiren Mengi, tüm bu zenginliğin İzmir’in tam kalbinde yer aldığını ifade etti. Bu nedenle İzmir’in kültürel zenginliklerini bugünün diliyle yeniden anlatmak gerektiğini ifade eden Mengi, sadece kazı çalışmalarıyla yetinilmeyip bu mirasın herkesin görebileceği, deneyimleyebileceği alanlara dönüştürülmesinin önemini vurguladı. "Kentin yaşam kalitesini yükseltmeyi amaçlıyoruz" Geziye eşlik eden Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak, firmaları için gayrimenkul geliştirmenin yalnızca binalar üretmekten ibaret olmadığını, şehirleri şekillendirirken yaşam kültürünü ve estetik bilincini geliştirmeyi amaçladıklarını söyledi. Sancak, İzmir’de attıkları her adımı, mekanı sanat ve yaşam kalitesini bir araya getiren bütüncül bir bakışla ele aldıklarını ifade etti. Bir kentin ruhunun ürettiği sanat, koruduğu değerler ve paylaştığı estetik anlayışıyla ortaya çıktığını vurgulayan Sancak, firma olarak kültürü ve sanatı kent yaşamının merkezinde yer alması gereken bir toplumsal gelişim unsuru olarak gördüklerini belirtti. Sancak, "Kent estetiği güçlendikçe yaşam standardı yükselir; yaşam standardı yükseldiğinde ise şehirle kurulan bağ daha da güçlenir. Folkart olarak tüm projelerimizde bu döngüyü besleyen bir yaklaşımı benimsiyoruz. Folkart yalnızca gayrimenkul üreten bir şirket değildir; İzmir’in kültürel geleceğine yatırım yapan, estetik anlayışını güçlendiren ve kentin yaşam kalitesini yükseltmeyi hedefleyen bir markadır" dedi.
Akıllı yangın algılama sistemine Avrupa’dan patent
28 Kasım 2025 Cuma - 09:14 Akıllı yangın algılama sistemine Avrupa’dan patent Yapay zekâ destekli çok sensörlü yangın algılama sistemi, üniversite-sanayi iş birliğinin güzel bir örneği olarak Yaşar Üniversitesi ve EDS Elektronik iş birliğiyle geliştirildi. Yeni yöntem, iç mekânlarda yanlış alarm oranını önemli ölçüde azaltarak daha güvenilir bir yangın tespit süreci sunuyor. Çalışma, Bilgi ve Teknoloji Transfer Ofisi’nin desteğiyle Avrupa Patent Ofisi tarafından uluslararası patentle tescillendi. Yaşar Üniversitesi, EDS Elektronik Destek Sanayi ve Ticaret Ltd. ve Yaşar Üniversitesi Mezunu, Polonya Bilimler Akademisi, Teorik ve Uygulamalı Bilişim Enstitüsü’nde görev yapan Dr. Mert Nakıp’ın ortak başvuru sahibi olduğu yeni nesil çok sensörlü yangın algılama yöntemi, Avrupa Patent Ofisi tarafından tescil edildi. "Çok Sensörlü Yangın Algılama için Tekrarlayan Trend Tahminli Sinir Ağı" başlıklı uluslararası patent, özellikle iç mekânlarda sıkça yaşanan yanlış alarmları önemli ölçüde azaltmayı hedefliyor. Yenilikçi proje Patent ekibinde yer alan Yaşar Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Cüneyt Güzeliş, geleneksel yangın dedektörlerinin çoğunun yalnızca dumanı algıladığı için sigara dumanı, yemek buharı veya toz gibi durumlarda hatalı alarm verebildiğini belirtti. Bu durumun hem kullanıcıları rahatsız ettiğini hem de itfaiye ekiplerinin gereksiz yönlendirilmesine yol açtığını ifade eden Prof. Dr. Güzeliş, yapay zekâ destekli çok sensörlü yeni sistemin hem yanlış alarm ihtimalini düşürdüğünü hem de gerçek bir yangının gözden kaçırılmasını engellediğini söyledi. Bu kapsamda, Prof. Dr. Cüneyt Güzeliş’in kurucu ortağı olduğu, Yaşar Üniversitesi çıkışlı yenilikçi bir girişim olan Thales AI Ltd. Şti., üniversitede geliştirilen yapay zekâ tabanlı teknolojilerin ticarileşmesine örnek gösterilen şirketlerden biri olarak Kuzey İzmir TEKMER’de yer alıyor. Güvenilir tespit Uluslararası tescil alan bu yenilikçi çalışmaya liderlik eden ve Polonya Bilim Vakfı (FNP) tarafından Polonya’daki en iyi genç bilim insanlarına verilen START bursu alan Dr. Mert Nakıp da son yıllarda çok sensörlü ve akıllı yangın algılama sistemlerine duyulan ihtiyacın arttığını vurguladı. Nakıp, mevcut çalışmaların çoğunun dış mekân ve orman yangınlarına odaklandığını; geliştirilen yeni yöntemin ise özellikle bina içi kullanıma yönelik daha güvenilir bir çözüm sunduğunu belirtti.
Çatlakların gölgesinde bir yaşam: Atamer sakinleri çözüm istiyor
27 Kasım 2025 Perşembe - 17:03 Çatlakların gölgesinde bir yaşam: Atamer sakinleri çözüm istiyor İzmir’de Onat Tüneli inşaatı nedeniyle hasar gören Atamer Mahallesi’ndeki bazı evlerde başlayan yıkımlar, vatandaşlarda derin bir korkuya yol açtı. Evlerdeki çatlaklar her geçen gün büyürken, mahalle sakinleri can güvenliklerinin tehlikede olduğunu söyledi. Tüm çağrılarına rağmen muhatap bulamadıkları belirten mahalleli, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ile bir an önce görüşmek istiyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nce yapımı süren Buca Onat Tüneli, Atamer Mahallesi’nde yaşayan vatandaşların tepkisine neden oldu. 2018’de temeli atılan ve 2026’da hizmete açılması planlanan tünelin kazı ve delme çalışmalarının ilerlemesiyle birlikte çevredeki evlerde çatlak ve yapısal hasarlar artmaya başladı. Son haftalarda özellikle gece yapılan derin kazı çalışmalarının ardından yaklaşık 100 evde çeşitli düzeylerde hasar tespit edilirken, riskli bulunan bazı yapılar tahliye edildi. Mahalle sakinleri, sürece ilişkin yeterli bilgi verilmediğini belirterek, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’a tepki gösterdi. Dün akşam sloganlar eşliğinde tünel şantiyesine yürüyen kalabalık, "Atamer burada, Cemil Başkan nerede?" diyerek açıklama ve çözüm talep etti. "Bir sorumlu bulamıyoruz, geceleri uyuyamıyoruz" Mahalle sakini Oğulcan Kula, evlerindeki hasarın her geçen gün arttığını belirterek yaşanan tehlikeyi şu sözlerle anlattı: "Gün geçtikçe sıkıntılarımız artıyor, hiçbir sorumlu muhatap bulamıyoruz. Dün gece koltuk olmasaydı duvar üstümüze yıkılıyordu. Evde bebeğimiz var, nöbetleşe uyuyoruz. En ufak bir artçı depremde bile dayanamayız. Mahallenin yarısı gitti, esnaf olarak da büyük zararımız var. Biz evimizi terk etmek istemiyoruz; yetkililer artık gelsin, bizi duysun." "Bir can kaybı olursa sorumlusu belediye başkanıdır" Erman Akkuş ise hem psikolojik hem fiziksel baskı yaşadıklarını söyleyerek, "Bir yıldır bu sıkıntının içindeyiz. Evlerde büyük çatlaklar var. Polisle karşı karşıya getirildik, insanlar çatılara çıktı. Otizmli oğlum çalışmanın gürültüsünden evden kaçtı, gece 4’te komşumla sokaktan aldık. Belediye başkanından randevu bile alamıyoruz. Burada birinin başına bir şey gelirse bunun sorumlusu İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı’dır" açıklamasında bulundu. "Evimizi başımıza yıktılar, aynı şekilde yapılmasını istiyoruz" Bir başka vatandaş ise evinin ağır hasarlı olduğunu belirterek, "Her taraf çatlak. Gece tüneldeki gürültüden deprem oluyor sandım. Ben evimin yerinde yapılmasını istiyorum. 6 aydır kendi sağlığımı unuttum, yemek yemeyi bile unutur hale geldim. 10 gündür hiç uyumadık. Yer altından gelen ‘güm güm’ sesleriyle yaşıyoruz" dedi. Mahalleli, talepleri karşılanmazsa protestolarına devam edeceklerini belirtti.
ALJ Türkiye, İzmir’de 312 bin fidanı toprakla buluşturdu
27 Kasım 2025 Perşembe - 16:35 ALJ Türkiye, İzmir’de 312 bin fidanı toprakla buluşturdu ALJ Türkiye’nin, sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda hayata geçirdiği Ağaçlandırma Seferberliği’nin ilk büyük adımı bugün İzmir’de atıldı. Dikilmesi planlanan yaklaşık 1.4 milyon fidanın ilk aşaması olarak Buca’da 312 bin fidan toprakla buluşturuldu. ALJ Türkiye CEO’su Ali Haydar Bozkurt’un ev sahipliğinde Buca’nın Yıldızlar Mahallesi’nde düzenlenen etkinlik panelle başladı. Panelde projeye destek veren Orman Genel Müdürlüğü Ağaçlandırma Daire Başkanı ve Vakıf Yönetim Kurulu Üyesi Mutlu Turan, Castrol Türkiye, Ukrayna ve Orta Asya Genel Müdürü Nilay Tatlısöz, Reysaş Yönetim Kurulu Başkan Vekili Egemen Döven ve Oyuncu Burcu Biricik de konuşmacı olarak yer alırken, etkinliğe Özge Özacar ile Ümit Erdim de katıldı. Yaklaşık 1 saat süren panelin ardından katılımcılar ilk fidanların dikileceği alana geçerek dikim çalışmalarına başladı. Fidan dikiminde 65 öğrenci de katılımcılara eşlik etti. Bölgeye toplamda 312 bin fidan dikileceği ifade edildi. Satılan her 1 araç için 10 fidan dikiliyor Türkiye’de Toyota, Lexus ve BYD markalarının distribütörlüğünü yürüten ALJ Türkiye, ülke çapında ağustos ayında başlattığı "Ağaçlandırma Seferberliği" kapsamında "Satılan her 1 araç için 10 fidan" kampanyası ses getirdi. Destekçiler ve araç satışlarıyla birlikte kasım ayı itibarıyla 310 bini aşan fidan dikim seviyesine ulaştı. Yangın sonrası zarar gören 185 hektarlık alan yeniden hayat buluyor 2024 yazında yangınla zarar gören Buca’daki 185 hektarlık alan, bilimsel temelli bir ağaçlandırma planıyla yeniden doğaya kazandırılıyor. Seferberlik kapsamında dikilen türler, mavi servi, kara servi ve kızılçam gibi bölgeye uygun ve yangına dayanıklı ağaçlardan seçildi. ALJ Türkiye CEO’su Ali Haydar Bozkurt, "Çok heyecanlıyız. Geçtiğimiz ağustos ayının sonunda başlattığımız ağaçlandırma seferberliği kampanyamız vardı. Satacağımız her bir araç için 10 ağaç fidanı dikeceğimizi söylemiştik. Eylül dikim döneminde 310 bin ağaca ulaştık. Bugün ilk dikim zamanı geldi. Bundan dolayı çok mutluyuz. Önümüzdeki her 6 aylık dikim döneminde yaklaşık olarak hedefimiz 650 bin fidan dikerek yılda 1 milyon ağaca ulaşmak. Bu bir yıllık seferberlik değil, bunun devamlı olmasını istiyoruz. Başka firmalara, sektörlere de ilham vermesini istiyoruz. Burcu Hanım’a çok teşekkür ediyorum. Kampanyamızın elçisi oldu. Bize büyük destek veriyorlar." şeklinde konuştu. Seferberlik fikrinin orman yangınlarının giderek artması sonrası ortaya çıktığını kaydeden Bozkurt, "Fikir çok zor değil aslında. Baktığınızda son yıllarda tüm dünyanın derdi, ülkemizin de derdi iklim değişiklikleri nedeniyle orman yangınlarında artış yaşanıyor. Her yaz sadece ülkemizde değil dünyada da aynı yangınlar yaşanıyor. Geçtiğimiz yaz çok büyük orman alanlarımızı kaybettik. Bu işin yapılması gerekiyordu, zorunluydu. Dediğim gibi bunun böyle bir seferberliğe dönüşmesi gerekiyordu. Bir araya geldiğimizde ne kadar güçlü olduğumuzu, birlikte neleri başardığımızı görüyoruz. Geç bile kalındığını düşünüyorum. Barajlarımızda yoğunluk oranları çok düşük seviyelerde. Biz bu bölgede daha fazla yeşile ihtiyaç olduğunu düşündük. Onun için sadece ormanlık alanlarda, açık alanlarda değil kent ormanlarıyla şehir merkezlerine bu yeşillendirme çalışmalarını taşımak gerekiyor bunun için de ilgili kurumlarla iletişim halindeyiz. Tüm Türkiye genelinde hem kentlerimizde hem açık alanlarımızda daha fazla ağaçlandırma yapılmasını istiyoruz." dedi. Burcu Biricik seferberliğin kampanya elçisi oldu Toplumsal duyarlılığıyla tanınan ünlü oyuncu Burcu Biricik, projenin kampanya elçisi olarak seferberliğin ilk gününden itibaren destek verirken, kampanya elçisi olarak sahada fidan dikimine de katıldı. Toplumun her kesimine ulaşarak farkındalık oluşturmayı hedeflediklerini anlatan Burcu Biricik, "Yani böyle bir şey için herhalde kim olsa benim yerimde seve seve katılırdı. Çünkü içeride de aslında onu söyledim yani seminerde bu kadar yangın çıkarken ciğerimiz bu kadar yanarken içsel olarak hiçbir şey yapamazken şu an Ali Haydar Bey’in önder olduğu bir ağaçlandırma seferberliği ilanı yapıldı. Bir seferberlik olması gibi iyi niyetle ortaya çıkan bir proje. Bir vatandaş olarak, bir anne olarak bu zaten benim görevimdi." diye konuştu.
Bayraklı Müftülüğü’nden Gazze için yardım etkinliği
27 Kasım 2025 Perşembe - 14:27 Bayraklı Müftülüğü’nden Gazze için yardım etkinliği İzmir Bayraklı Müftülüğü, iki yıldır soykırıma maruz kalan Gazze halkına destek amacıyla ilçenin 5 ayrı noktasında yardım etkinliği düzenledi. Bayraklı Sevgi Yolu’nda satışa sunulmak üzere kurulan hayır sergisinin açılış programına Bayraklı İlçe Müftüsü Mehmet Ali Kuştaşı’nın yanı sıra İl Müftü Yardımcısı Şadiye Yılmaz, Türkiye Gazetesi İzmir Koordinatörü Yüksel Güven, müftülük çalışanları ve vatandaşlar katıldı. Bayraklı Müftüsü Mehmet Ali Kuştaşı yaptığı konuşmada, "İki yıldır vicdanları karartan, bizleri insanlığımızdan utandıran, canlı yayında insanlık tarihinin en adi, en aşağılık ve en vahşi soykırımlarından birine maalesef tanık olduk. Dünyanın daha pek çok noktasında farklı zulümlere maruz kalmış, yerlerinden yurtlarından uzaklaştırılmış, bir lokma ekmeğe muhtaç, bi yudum suya muhtaç, başlarını sokabilecekleri güvenli, sağlıklı, onları yağmurdan soğuktan koruyacak bir dört duvara muhtaç çok sayıda insan var ve bu insanların en fazlası da Müslümanlar. Allah tüm Müslümanlara ve insanlığa yardım etsin. İster Müslüman olsun, ister gayrimüslim olsun iyiliğin tarafındaki herkese teşekkür ediyoruz. İyi insanlar sayesinde iyilik devam ediyor. Bugün burada her bir camimiz ve Kur’an kursumuz, Gazze’deki kardeşlerimize bir kahvaltı, bir öğlen yemeği ikram etme niyeti ile yola çıktık" dedi. Konuşmanın ardından okunan dua ile hayır sergisinin açılışı gerçekleştirildi. Standlarda birbirinden maharetli hanımların hazırladığı yiyecekler satışa sunuldu. Etkinliğin iki gün devam edeceği, toplanan tüm gelirin gıda ihtiyaçlarına destek olması amacıyla Gazze’ye gönderileceği belirtildi.