Yerel Haberler
İzmir
Ege Üniversitesi ve Tüpraş iş birliği ile Temel Rafinericilik Staj Programı 07 Mayıs 2026 Perşembe - 16:11:29 Enerji şirketi Tüpraş’ın Ege Üniversitesi iş birliği ile hayata geçirdiği Temel Rafinericilik Staj Programı başvuruları açıldı. Program, rafinericilik alanında kariyer yapmayı hedefleyen genç yeteneklerin teknik bilgi ve becerilerini sahada geliştirmelerine olanak sağlayan kapsamlı bir deneyim sunuyor. Tüpraş, rafinerilerinin bulunduğu illerde üniversite iş birlikleriyle enerji sektörüne nitelikli iş gücü yetiştirmesine katkı sağlamayı hedefliyor. Ege Üniversitesi ile düzenlenen Temel Rafinericilik Staj Programı, öğrencilerin teorik bilgilerini saha deneyimiyle pekiştirmelerine imkân vererek mesleki gelişimlerini destekliyor. Üniversite bünyesindeki Aliağa Meslek Yüksekokulu ve Ege Meslek Yüksekokulu’nda öğrenim gören Rafineri ve Petrokimya, Elektrik, Makine ve Kimya Teknolojisi öğrencilerinin başvurularına açık olan program 20 Temmuz - 14 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Katılımcılar, Temel Rafinericilik Eğitimi’nin yanı sıra rafineri sahasında yürütülen işbaşı uygulamalara dahil olacak. Öğrenciler, üretim ve operasyon süreçlerini yerinde deneyimleyerek mesleki yetkinliklerini geliştirme imkanı yakalayacak. Programı başarıyla tamamlayan katılımcılara, Tüpraş Akademi tarafından "Temel Rafinericilik Katılım Sertifikası" verilecek. Program sonunda Tüpraş İnsan Kaynakları ve rafineri yöneticileri, öğrencilere teknik kariyer yolculuğuna ilişkin deneyimlerini aktaracak. Protokolün imza töreni, Ege Üniversitesi Senato Salonunda gerçekleştirildi. Törene EÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Aydoğan Savran, Prof. Dr. Murat Boyacı, Rektör Danışmanları Prof. Dr. Mehmet Ali Yurdusev, Prof. Dr. Fevzi Bedir, Aliağa Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Sevil Şener, Ege Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Emre Ercan, Tüpraş İzmir Rafineri Müdürü Volkan Demirtaş ve Tüpraş Kurumsal İletişim Direktörü Çiler Teber katıldı. Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı iş birliği protokolüne ilişkin şunları söyledi: "Program, Meslek Yüksekokullarımızın Rafineri ve Petro-Kimya, Elektrik, Makine ve Kimya Teknolojisi programlarında eğitim gören öğrencilerimizi kapsıyor. Öğrencilerimiz, teorik eğitimlerini doğrudan sahada, sektörün profesyonelleriyle birlikte deneyimleme fırsatı bulacak. YÖK’ün uygulamalı eğitimde başlattığı dönüşüm doğrultusunda, Meslek Yüksekokullarında eğitim gören öğrencilerimizi, sanayi ile buluşturmaya ve mesleklerine daha kolay adapte olabilmeleri için çalışmaya devam edeceğiz. İmzalanan protokolün her iki kurum ve öğrencilerimiz için hayırlı olmasını diliyorum." Tüpraş İzmir Rafineri Müdürü Volkan Demirtaş ise programın önemine şu sözlerle dikkat çekti: "Ege Üniversitesi ile hayata geçirdiğimiz Temel Rafinericilik Staj Programı ile öğrencilerimizin teorik bilgilerini doğrudan sahada, gerçek rafineri ortamında deneyimlemelerini sağlıyoruz. Böylece mezun olduklarında enerji sektörüne daha hazır, daha donanımlı bireyler olarak katılmalarını hedefliyoruz. Aynı zamanda bu iş birliği, enerji sektörünün ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını bugünden yetiştirme yaklaşımımızın önemli bir parçası. Gençlerimizi yalnızca izleyen değil, sürecin içinde yer alan, sorumluluk alan ve değer üreten bireyler olarak yetiştirmeyi önemsiyoruz. Bu programın hem öğrencilerimizin gelişimine hem de sektörümüz ve ülkemizin insan kaynağının gelişimine güçlü bir katkı sağlayacağına inanıyoruz." Yerel ekonomiye ve yetenek gelişimine katkı sağlanmasını hedefleyen program, üniversite-sanayi iş birliğinin güçlü ve sürdürülebilir örneklerinden biri olarak konumlanıyor. Şirket, aynı zamanda Ege Üniversitesi tarafından düzenlenen Danışma Kurulu toplantılarında da rol alarak akademi-sanayi etkileşimini çok yönlü olarak destekliyor. Başvuru süreci boyunca Ege Üniversitesi’nde düzenlenecek bilgilendirme toplantıları ile öğrencilere programın kapsamı ve başvuru süreçlerine ilişkin detaylı bilgi sunulacak. Tüpraş, bu programı rafinerilerinin bulunduğu Kırıkkale, Batman ve Kocaeli illerinde de gerçekleştiriyor.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 16:09 Çeşme’de 3. Kitap Takas Şenliği İzmir’in Çeşme ilçesinde bu yıl üçüncüsü düzenlenen "Kitap Takas Şenliği", renkli görüntülere sahne oldu. Çocukların kitap kahramanlarını canlandırdığı kostümlü kortej yürüyüşü, meydanda gerçekleştirilen etkinlikler ve kitap takasıyla tamamlanan organizasyon, vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. Çeşme Kaymakamlığı himayesinde yürütülen "Hayatın Anlamı Kitap" projesi kapsamında düzenlenen şenlik, ilçe merkezinde gerçekleştirilen kortej yürüyüşüyle başladı. Yürüyüşe, Çeşme Kaymakamı Mehmet Maraşlı, "Hayatın Anlamı Kitap" projesi koordinatörü Arzu Güleryüz Maraşlı, Çeşme Belediyesi Başkan Yardımcısı Banu Ayhan, İlçe Milli Eğitim Müdürü Şahan Çöker ve siyasi parti temsilcileri de katıldı. İlçedeki 30 okuldan yaklaşık 200 öğrenci, okudukları kitapların kahramanlarını temsil eden kostümlerle yürüyüşe katıldı. Cumhuriyet Meydanı’na kadar süren yürüyüş boyunca protokol üyeleri vatandaşlara ve esnafa kitap hediye ederek kitap okuma alışkanlığına dikkat çekti. Protokol üyeleri ve öğrenciler, meydanda kurulan minderlerde bir araya gelerek birlikte kitap okudu. Meydanda kurulan renkli stantlar ve öğrencilerin kostümleri etkinliğe görsel bir şölen havası kattı. Etkinlikte konuşan Çeşme Kaymakamı Mehmet Maraşlı, kitap sevgisinin çocukların geleceği açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Kitap Takas Şenliği’nin artık geleneksel hale geldiğini belirten Maraşlı, "En güzel hediye, en güzel yardımlaşma kitapla olan hediyeleşme ve yardımlaşmadır" diyerek öğrencilerin kitap sevgisini yaygınlaştırma konusunda örnek olduğunu ifade etti. "Hayatın Anlamı Kitap" projesi kapsamında öğrencilerin düzenli olarak kitap okuduğunu, yazar söyleşilerine katıldığını ve sanat etkinlikleri eşliğinde kitaplarla buluştuğunu kaydeden Maraşlı, özellikle dijital ekranların hayatın merkezinde olduğu günümüzde kitapların çocuklar için önemli bir yol arkadaşı olduğuna dikkat çekti. Konuşmasında öğrencilere seslenen Maraşlı, yalnızca ders kitaplarının değil, değerleri öğreten ve geleceğe ışık tutan eserlerin de okunması gerektiğini belirterek, "Türkiye Yüzyılı’nda geleceğe umutla bakan nesiller sizlersiniz. Sizlerin kitapla buluşmasını çok önemsiyoruz" ifadelerini kullandı. Konuşmanın ardından öğrenciler, canlandırdıkları kitap karakterleriyle çeşitli gösteriler sundu. Renkli kostümler ve sahne performansları izleyenlerden alkış alırken, etkinliğin sonunda gökyüzüne balonlar bırakıldı. Programın devamında Kaymakam Mehmet Maraşlı ve beraberindeki protokol üyeleri, Cumhuriyet Meydanı’nda okullar tarafından kurulan stantları ziyaret ederek öğrencilerle sohbet etti. Katılımcılar, yanlarında getirdikleri kitapları birbirleriyle değiş tokuş ederek etkinliği kitap takasıyla tamamladı. Çeşme’de geleneksel hale gelen Kitap Takas Şenliği, çocuklara kitap sevgisi kazandırmayı ve okuma kültürünü yaygınlaştırmayı amaçlayan etkinliklerden biri olarak bu yıl da yoğun katılımla gerçekleştirildi.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 14:51 Evlilik öncesi ’Akdeniz anemisi’ tarama programları büyük önem taşıyor Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görev yapan Çocuk Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Yeşim Oymak, halk arasında "Akdeniz anemisi" olarak bilinen talaseminin kalıtsal bir kan hastalığı olduğunu belirterek, erken tanı, taşıyıcılık taramaları ve düzenli kan bağışının hayati önem taşıdığına dikkat çekti. Talaseminin, kandaki oksijeni dokulara taşıyan hemoglobin adlı proteinin yapımındaki bozukluk nedeniyle ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Yeşim Oymak, hastalığın özellikle çocukluk döneminde ciddi sağlık sorunlarına yol açabildiğini söyledi. Hemoglobinin kırmızı kan hücrelerinin temel yapı taşı olduğunu ifade eden Oymak, bu yapının yeterince üretilememesi durumunda ağır kansızlık geliştiğini kaydetti. Evlilik öncesi tarama programları büyük önem taşıyor Hastalığın genetik geçişli olduğunu vurgulayan Oymak, taşıyıcı bireylerin çoğu zaman herhangi bir belirti göstermeden yaşamlarını sürdürebildiğini dile getirdi. Anne ve babanın her ikisinin de taşıyıcı olması halinde çocukta ağır talasemi tablosunun ortaya çıkabileceğini aktaran Oymak, bu nedenle evlilik öncesi tarama programlarının hastalıktan korunmada büyük önem taşıdığını ifade etti. Belirtiler ilk aylarda ortaya çıkıyor Talasemi hastası çocuklarda belirtilerin doğumdan hemen sonra görülmeyebildiğini ifade eden Prof. Dr. Yeşim Oymak, "Bebekler anne karnındayken farklı bir hemoglobin yapısı kullanır. Doğumdan birkaç ay sonra erişkin tipi hemoglobine geçiş başladığında hastalık belirtileri ortaya çıkar" dedi. Ailelerin özellikle solukluk, halsizlik, iştahsızlık, sık enfeksiyon geçirme, karında şişlik ve büyüme geriliği gibi belirtiler konusunda dikkatli olması gerektiğini belirten Oymak, erken tanının tedavi sürecinde büyük fark oluşturduğunu söyledi. Düzenli kan nakli hayati önem taşıyor Talaseminin ağır formunda hastaların yaşam boyu düzenli kan transfüzyonuna ihtiyaç duyduğunu ifade eden Oymak, bu çocukların genellikle 3-4 haftada bir kan almak zorunda kaldığını belirtti. Kan bağışının bu hastalar için hayati önemde olduğunu vurgulayan Oymak, "Düzenli kan bulunamadığında hastaların yaşamı ciddi risk altına giriyor. Bu nedenle gönüllü kan bağışı çok büyük önem taşıyor" diye konuştu. Sık yapılan kan nakillerinin vücutta demir birikimine yol açtığını da anlatan Oymak, özellikle kalp, karaciğer ve hormon bezlerinde biriken demirin organ hasarına neden olabildiğini söyledi. Bu nedenle hastaların demiri vücuttan uzaklaştıran özel ilaçlarla düzenli takip edildiğini kaydetti. Yeni tedaviler umut veriyor Günümüzde uygun donör bulunduğunda yapılan kemik iliği naklinin talasemide en etkili tedavi yöntemlerinden biri olduğunu belirten Oymak, son yıllarda geliştirilen yeni ilaçlar ve gen tedavisi çalışmalarının da umut verici sonuçlar ortaya koyduğunu ifade etti. Türkiye’de uzun yıllardır uygulanan evlilik öncesi taşıyıcılık taramalarının önemli bir koruyucu sağlık hizmeti olduğunu söyleyen Prof. Dr. Yeşim Oymak, toplumda farkındalığın artmasıyla yeni hasta doğumlarının önüne geçilebileceğini sözlerine ekledi.
Başkan Özkan: "Yeniden yargılanıp beraat etmedikçe Celil Anık’ın aday olma şansı yok"
18 Kasım 2025 Salı - 10:58 Başkan Özkan: "Yeniden yargılanıp beraat etmedikçe Celil Anık’ın aday olma şansı yok" İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odasının 11 Ocak’ta yapılan genel kurulunda, eski başkan Celil Anık’ın tekrar aday olacağı iddiaları üzerine gazetecilerin sorularını yanıtlayan Başkanı Erkan Özkan, eski başkanın zimmet suçundan hüküm giydiğini ve kararın kesinleştiğini belirtti. Özkan, "Eski başkan dört suçlamanın üçünden beraat ederken, zimmet suçundan hüküm giydi ve karar kesinleşti. Esnafta ‘tamamen beraat etti’ algısı oluşturmaya çalışıyor. Yeniden yargılanıp beraat etmedikçe kongrede aday olma şansı yok" dedi. İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası’nın genel kurulu öncesinde, Oda Başkanı Erkan Özkan gazetecilere açıklamalarda bulundu. Eski başkan Celil Anık’ın yargılanıp hüküm giydiği dosyaya ilişkin kesinleşmiş karar tebligatının kendilerine ulaştığını aktaran Başkan Özkan, "Basında ve duraklardaki arkadaşlar aracılığıyla eski başkanın ‘beraat ettim, adaylığımı açıklayacağım’ şeklinde spekülatif bir algı oluşturan söylemlerinin dolaştığını duyduk. Biz de esnafı temsil eden bir kurum olarak gerçeği öğrenmek için hukukçularımızla 48 sayfalık bu kesinleşmiş kararı değerlendirdik. Eski başkanın dört ana başlıkta yargılandığı dosyada üç suçlamadan beraat ederken, zimmete para geçirme suçundan hüküm giydi ve karar kesinleşti. Kendisi ise yalnızca beraat ettiği sayfaları gösterip son maddeyi gizleyerek, esnafta ‘tamamen beraat etmiş’ algısı oluşturmaya çalışıyor" ifadelerini kullandı. "Yeniden yargılanıp beraat etmedikçe aday olma şansı yok" Karar tebligatının ardından odanın avukatları ile yapılan değerlendirmede, mevcut kanunlar çerçevesinde eski başkanın aday olmasının mümkün olmadığı ifade eden Özkan, "Eski başkan, daha önce de Balçova’da yaptığı toplantıda benzer açıklamalarla cuma günü adaylığını ilan edeceğini söylemişti; bugün yaşananlar da bunun devamı niteliğinde. Elinde kesinleşmiş mahkeme kararı varken hala ‘Yargıtay’a taşıyacağım’ söylemleriyle algı oluşturmaya çalışması, adaylık önünü açma çabasından başka bir şey değil. Hukukçularımızın ifadesine göre; zimmet ve irtikap gibi suçlardan hüküm giyen kişilerin yeniden yargılanıp beraat etmedikçe aday olma şansı yok. Hatta 2029’da bitecek olan 5 yıllık süresinin ardından bile yeniden yargılanma ile beraat etmediği takdirde, kamu görevlerinden ömür boyu mahrumiyeti devam edecek" diye ekledi. "Kimseye verilmeyecek hesabımız yok" İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası’na 20 yıl başkanlık yapmış bir kişinin, görev süresi bitmesine rağmen oda üzerinde algı oluşturmaya çalışmasını kamuoyunun ve esnafın takdirine bıraktığını belirten Özkan, sözlerini şu şekilde noktaladı: "Ben Erkan Özkan olarak ve yönetim kurulu arkadaşlarım olarak, esnafımıza hizmet vermekle mükellefiz ve genel kurula kadar da bu sorumluluğumuzu yerine getirmeye devam edeceğiz. Kimseye verilmeyecek hesabımız yok; esnafımız kadirşinastır ve hakkı olana hakkını verecek. Sonuç olarak, söz konusu şahsın mevcut şartlarda aday olma ihtimali yok. Bu bir algı operasyonu ve farklı sorunlarını örtbas etmek için oda genel kurulunu kullanmakta. Tüm esnafımızı bu konuda uyanık ve dikkatli olmaya çağırıyorum."
İzmir’de polis merkezine saldırı soruşturmasında yeni gelişme
18 Kasım 2025 Salı - 10:56 İzmir’de polis merkezine saldırı soruşturmasında yeni gelişme İzmir’de 3 polisin şehit olduğu Balçova Salih İşgören Polis Merkezine yönelik gerçekleştirilen silahlı saldırıya ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, Ebu Hanzala kod isimli Halis Bayancuk, Ebu Haris kod isimli Haris Karadağ, Ebu Ubeyde kod isimli İlyas Aydın hakkında gözaltı kararı verildi. Şüphelilerden, Halis Bayancuk ve Haris Karadağ gözaltına alınırken, İlyas Aydın’ın yurt dışında olduğu tespit edildi. 8 Eylül Pazartesi günü sabah saat 08.30 sıralarında gerçekleşen olayda, Balçova Salih İşgören Polis Merkezine 16 yaşındaki E.B. tarafından pompalı tüfekle ateş açıldı. Nöbet kulübesi yakınında bulunan polis memuru Hasan Akın, Murat Dağlı ve Ömer Amilağ’ın vücuduna saçmalar isabet ederken, saldırgan kaçmaya başladı. Silah sesini duyan ve polis merkezinin üstünde bulunan lojmanda kaldığı öğrenilen 1. Sınıf Emniyet Müdürü ve Polis Başmüfettişi Muhsin Aydemir, silahını alarak aşağı indi. Kısa sürede aynı sokakta polis ekiplerince kıstırılan saldırganla polis arasında çıkan çatışmada, Muhsin Aydemir ve sivil bir vatandaş yaralandı. Saldırgan da polis ekiplerince bacaklarından vurularak etkisiz hale getirildi ve gözaltına alındı. Olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi yönlendirilirken, sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrolde Polis Başmüfettişi Muhsin Aydemir ve Polis Memuru Hasan Akın’ın şehit olduğu belirlendi. Saldırıda yaralanan Polis Memuru Ömer Amilağ ise saldırıdan 23 gün sonra şehit düştü. Murat Dağlı ile sokaktaki bir vatandaş ise tedavilerinin ardından taburcu oldu. Soruşturma kapsamında saldırgan E.B, annesi A.B. ve babası N.B, ’terör amaçlı kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kasten öldürme’, ’silahlı terör örgütüne üye olma’, ’anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme’ dahil toplam 12 suçtan tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Şüphelilerden M.A, K.N, C.T, F.S.A, M.E. ve B.Y ise ’silahlı terör örgütüne üye olma’ suçundan tutuklama talebiyle, T.Y. ve F.Ç’nin de aynı suçtan adli kontrol şartı talebiyle mahkemeye sevkleri yapıldı. Saldırgan, babası N.B. ile M.A, K.N, C.T, F.S.A. ve M.E. çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı, saldırganın annesi A.B ile T.Y, B.Y ve F.Ç. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Ebu Hanzala, Ebu Haris ve Ebu Ubeyde gözaltında Soruşturma çerçevesinde ’Ebu Hanzala’ kod adlı Halis Bayancuk, ’Ebu Haris’ kod adlı Haris Karadağ ve ’Ebu Ubeyde’ kod adlı İlyas Aydın hakkında gözaltı kararı çıkarıldı. İzmir Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekiplerince 18 Kasım sabahı gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarda; Halis Bayancuk İstanbul’da, Haris Karadağ ise İzmir’de yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerden İlyas Aydın’ın yurtdışında bulunduğunun değerlendirildiği öğrenildi. Gözaltına alınan şüphelilerin, saldırıyı gerçekleştiren 16 yaşındaki E.B. ile bağlantılarının araştırıldığı, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’ndeki işlemlerinin sürdüğü bildirildi.
Gümüşçü cinayeti sanığına müebbet hapis
18 Kasım 2025 Salı - 10:14 Gümüşçü cinayeti sanığına müebbet hapis İzmir’de gümüşçü esnafı Hasan Çınar’ı pompalı tüfekle öldüren B.T., yargılandığı davada kasten öldürme suçundan müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Maktulün avukatı Kenan Demirezen, sanığın kız arkadaşının da tanık olarak dinlendiğini belirterek, mahkemedeki ifadesinde maktulün kendisine yönelik herhangi bir sarkıntılıkta bulunmadığını, onu işinde gücünde biri olarak tanıdığını söyledi. Olay, 8 Temmuz 2024 tarihinde Buca ilçesi Şirinyer Mahallesi Menderes Caddesi’nde meydana gelmişti. Edinilen bilgiye göre, gümüşçü esnafı Hasan Çınar (45), iş yerine kız arkadaşıyla birlikte gelen B.T.’nin (30) pompalı tüfekli saldırısına uğradı. Saldırının ardından çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Saldırıda ağır yaralanan esnaf Hasan Çınar, ambulans ile Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Talihsiz adam hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olay yerinden kaçan B.T., polis ekipleri tarafından suç aletiyle birlikte cinayeti işlediği dükkanın yakınlarında yakalanmıştı. Çınar’ın cenazesi, İzmir Adli Tıp Kurumu morgundaki otopsi işlemlerinin ardından Bornova’da bulunan Işıkkent Çarşı Camisi’ne getirildi. Namazın ardından Çınar’ın cenazesi, götürüldüğü Işıkkent Mezarlığı’na defnedildi. Müebbet hapis Gümüşçü esnafı Hasan Çınar’ın ölümüyle ilgili görülen davada, 23 Ekim’de beşinci duruşma yapıldı. Duruşmada hakim karşısına çıkan sanık B.T. hakkında karar açıklandı. Mahkeme, sanığın Hasan Çınar’a yönelik eylemini bir bütün halinde değerlendirdiğinde, fiilin kasten öldürme suçunu oluşturduğunu belirledi. Bu kapsamda, B.T. sabit bulunan eylemine uyan TCK 81/1 maddesi gereğince müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Sanığın akıl sağlığı yerinde Maktulün avukatı Kenan Demirezen, davayla ilgili açıklamalarda bulunarak, "Gümüşçü olarak faaliyet gösteren Hasan Çınar, aynı bölgede esnaflık yapan ve kuyumcu tamiri işiyle uğraşan bir kişi tarafından pompalı silahla ateş edilerek öldürüldü. Sosyal medya ve bazı ulusal basında olayın başlangıçta sanığın kız arkadaşına yönelik bir sarkıntılık nedeniyle gerçekleştiği yönünde haberler yer alsa da, yargılama sürecinde bunun doğru olmadığı ortaya çıktı. Yargılama boyunca sanığın uyuşturucu madde kullandığı, bu konuda sabıkasının bulunduğu ve akıl sağlığının yerinde olmadığı yönünde iddialar bulunduğu görülmüş; ancak adli tıp raporunda akıl sağlığının yerinde olduğu tespit edildi. Maktulün sanığın kız arkadaşına yönelik herhangi bir sarkıntılık eylemi olmadığı, aksine çevredeki esnaflarla birlikte sanığı uyuşturucu bağımlılığından ve kötü alışkanlıklarından kurtarmak amacıyla iyi niyetle telkinlerde bulunduğu belirlendi. Tanık beyanları da bu yönde olup iddiaları destekledi" sözlerini kullandı. İndirimsiz müebbet hapis cezası İzmir 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın beşinci duruşmasında kararın çıktığını aktaran Demirezen, "Yargılama sonucunda mahkeme, sanığa hiçbir indirim uygulanmadan müebbet hapis cezası verdi. Ayrıca olay sırasında orada bulunan sanığın kız arkadaşı da tanık olarak dinlenmiş ve hem savcılıktaki hem mahkemedeki ifadelerinde maktulün kendisine yönelik herhangi bir sarkıntılıkta bulunmadığını, onu kendi işinde gücünde, efendi bir insan olarak tanıdığını belirtti. Böylece sarkıntılık iddiası tamamen çürütüldü. Yerel mahkemenin hiçbir indirim uygulamadan verdiği bu karar, maktul Hasan Çınar’ın ailesinin adalete olan inancını güçlendirdi. Süreç istinaf mahkemesinde devam edecek olsa da, adaletin yerini bulduğunu düşünüyor ve benzer eylemlerin de hiçbir indirim yapılmadan cezalandırılması temennisinde bulunuyoruz" ifadelerini kullandı.
Gümüşçü cinayeti sanığına müebbet hapis
18 Kasım 2025 Salı - 10:12 Gümüşçü cinayeti sanığına müebbet hapis İzmir’de gümüşçü esnafı Hasan Çınar’ı pompalı tüfekle öldüren B.T., yargılandığı davada kasten öldürme suçundan müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Maktulün avukatı Kenan Demirezen, sanığın kız arkadaşının da tanık olarak dinlendiğini belirterek, mahkemedeki ifadesinde maktulün kendisine yönelik herhangi bir sarkıntılıkta bulunmadığını, onu işinde gücünde biri olarak tanıdığını söyledi. Olay, 8 Temmuz 2024 tarihinde Buca ilçesi Şirinyer Mahallesi Menderes Caddesi’nde meydana gelmişti. Edinilen bilgiye göre, gümüşçü esnafı Hasan Çınar (45), iş yerine kız arkadaşıyla birlikte gelen B.T.’nin (30) pompalı tüfekli saldırısına uğradı. Saldırının ardından çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Saldırıda ağır yaralanan esnaf Hasan Çınar, ambulans ile Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Talihsiz adam hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olay yerinden kaçan B.T., polis ekipleri tarafından suç aletiyle birlikte cinayeti işlediği dükkanın yakınlarında yakalanmıştı. Çınar’ın cenazesi, İzmir Adli Tıp Kurumu morgundaki otopsi işlemlerinin ardından Bornova’da bulunan Işıkkent Çarşı Camii’ne getirildi. Namazın ardından Çınar’ın cenazesi, götürüldüğü Işıkkent Mezarlığı’na defnedildi. Müebbet hapis Gümüşçü esnafı Hasan Çınar’ın ölümüyle ilgili görülen davada, 23 Ekim’de beşinci duruşma yapıldı. Duruşmada hakim karşısına çıkan sanık B.T. hakkında karar açıklandı. Mahkeme, sanığın Hasan Çınar’a yönelik eylemini bir bütün halinde değerlendirdiğinde, fiilin kasten öldürme suçunu oluşturduğunu belirledi. Bu kapsamda, B.T. sabit bulunan eylemine uyan TCK 81/1 maddesi gereğince müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Sanığın akıl sağlığı yerinde Maktulün avukatı Kenan Demirezen, davayla ilgili açıklamalarda bulunarak, "Gümüşçü olarak faaliyet gösteren Hasan Çınar, aynı bölgede esnaflık yapan ve kuyumcu tamiri işiyle uğraşan bir kişi tarafından pompalı silahla ateş edilerek öldürüldü. Sosyal medya ve bazı ulusal basında olayın başlangıçta sanığın kız arkadaşına yönelik bir sarkıntılık nedeniyle gerçekleştiği yönünde haberler yer alsa da, yargılama sürecinde bunun doğru olmadığı ortaya çıktı. Yargılama boyunca sanığın uyuşturucu madde kullandığı, bu konuda sabıkasının bulunduğu ve akıl sağlığının yerinde olmadığı yönünde iddialar bulunduğu görülmüş; ancak adli tıp raporunda akıl sağlığının yerinde olduğu tespit edildi. Maktulün sanığın kız arkadaşına yönelik herhangi bir sarkıntılık eylemi olmadığı, aksine çevredeki esnaflarla birlikte sanığı uyuşturucu bağımlılığından ve kötü alışkanlıklarından kurtarmak amacıyla iyi niyetle telkinlerde bulunduğu belirlendi. Tanık beyanları da bu yönde olup iddiaları destekledi" sözlerini kullandı. İndirimsiz müebbet hapis cezası İzmir 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın beşinci duruşmasında kararın çıktığını aktaran Demirezen, "Yargılama sonucunda mahkeme, sanığa hiçbir indirim uygulanmadan müebbet hapis cezası verdi. Ayrıca olay sırasında orada bulunan sanığın kız arkadaşı da tanık olarak dinlenmiş ve hem savcılıktaki hem mahkemedeki ifadelerinde maktulün kendisine yönelik herhangi bir sarkıntılıkta bulunmadığını, onu kendi işinde gücünde, efendi bir insan olarak tanıdığını belirtti. Böylece sarkıntılık iddiası tamamen çürütüldü. Yerel mahkemenin hiçbir indirim uygulamadan verdiği bu karar, maktul Hasan Çınar’ın ailesinin adalete olan inancını güçlendirdi. Süreç istinaf mahkemesinde devam edecek olsa da, adaletin yerini bulduğunu düşünüyor ve benzer eylemlerin de hiçbir indirim yapılmadan cezalandırılması temennisinde bulunuyoruz" ifadelerini kullandı.
Yaşar Üniversitesi’nden yeni nesil eğitim binası
18 Kasım 2025 Salı - 09:33 Yaşar Üniversitesi’nden yeni nesil eğitim binası Yaşar Üniversitesi’nin 10 katlı yeni eğitim binası; enerji verimliliği, akıllı sistemleri ve yenilikçi öğrenme teknolojileriyle geleceğin kampüs yaşamına yön veriyor. Yaşar Üniversitesi’nin sürdürülebilir gelecek için yürüttüğü yeniden yapılanma çalışmaları kapsamında inşa edilen 10 katlı yeni eğitim binası düzenlenen törenle hizmete açıldı. Selçuk Yaşar Kampüsü’nde düzenlenen törene Bornova Kaymakamı Muzaffer Şahiner, Selçuk Yaşar Spor ve Eğitim Vakfı Başkanı ve Yaşar Topluluğu Yönetim Kurulu Başkan Vekili İdil Yiğitbaşı, Yaşar Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Ahmet Yiğitbaşı, Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, Yaşar Holding Yönetim Kurulu Üyesi - İcra Başkanı Mehmet Aktaş, Yaşar Üniversitesi Mütevelli Heyet Üyesi Hikmet Altan, Romanya Başkonsolosu Lilian Zamfırou, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş, ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu, KOSGEB İzmir Müdürü Levent Aslan, Yaşar Üniversitesi Mütevelli Heyet Eski Üyesi Selahattin Karakaş, akademisyenler, çalışanlar ve öğrenciler katıldı. Törende iş dünyası, kamu yöneticileri, eğitim, medya dünyası, akademisyenler ve öğrencilerle duygularını ve düşüncelerini paylaşan Yaşar Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Ahmet Yiğitbaşı, yeni eğitim binasının çevreye duyarlı, enerji verimliliği yüksek, yeşil ve akıllı yaşam alanı olarak hayata geçirildiğini söyledi. Ahmet Yiğitbaşı sözlerini şöyle sürdürdü: "Binamızın çatısında yer alan güneş panelleriyle enerji ihtiyacının bir kısmını temiz ve yenilenebilir kaynaklardan karşılıyoruz. Aynı zamanda, yağmur suları binanın altındaki özel bir sarnıçta toplanarak, kampüsümüzün yeşil dokusuna hayat veriyor. Peyzaj tasarımında ise yeşil bina kriterleri gözetilerek düşük su ihtiyaçlı bitkiler tercih edildi. Bu sayede, yeni eğitim binamız LEED Yeşil Enerji Sertifikası almaya aday örnek bir yapı niteliği taşıyor." Akıllı bina yönetim sistemi Yeni binanın ‘Akıllı Bina Yönetim Sistemine’ de sahip olduğunu belirten Ahmet Yiğitbaşı, konuşmasına şunları da vurguladı: "Binamızda ısıtma, soğutma, havalandırma, aydınlatma ve enerji tüketimleri merkezi olarak izlenip yönetiliyor. Isıtma ve soğutma sistemleri, mekânlardaki doluluk oranına göre; havalandırma sistemleri ise karbondioksit miktarına göre otomatik olarak ayarlanarak enerji kullanımını optimize ediyor. Akıllı jeneratör ve varlık sensörleri gibi teknolojiler sayesinde gereksiz enerji tüketimi de önleniyor. Tüm bu çevreci özellikler sayesinde, binamız enerji verimliliğini en üst seviyede tutarken çalışma ve araştırma ortamının verimliliğine olumlu katkılar sağlayarak üniversitemizin akademik niteliğini destekleyecek.’’ İleri teknoloji eğitim ortamı Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller ise yeni eğitim binasının öğrencilerin öğrenme deneyimini zenginleştirmeyi ve farklı disiplinler arasında güçlü bir etkileşim ortamı oluşturmayı hedeflediğini belirterek şöyle konuştu: "Sınıflarımızdaki yeni nesil akıllı tahtalarla akademisyenler; NFC kartlarını kullanarak hızla oturum açabilir, bulut depolarına anında erişebilir ve bilgisayar zorunluluğu olmadan derslerini verimli şekilde işleyebilirler. Öğrenciler ise kendi mobil cihazlarıyla derse aktif katılım sağlayarak anlık etkileşim kurabilmektedir. Öğretim üyelerimiz, akıllı tahta uygulamasına diledikleri zaman erişip içeriklerini uzaktan hazırlayabilir. Ders sonunda tüm içeriğin QR kodla anında öğrencilere ulaştırılması ise öğrenme sürekliliğini doğrudan desteklemektedir. Binanın her katı bilgi, üretim, tasarım, yaratıcılık ve paylaşım ruhuyla dolup taşacak. Öğrencilerimiz burada derslerin ötesine geçerek fikirlerini tartışacak, araştırmalarını uygulamaya dönüştürecek ve birlikte üretecekler. Yeni binamızın, üniversitemizin araştırma kapasitesine, yenilikçi projelerine ve sürdürülebilirlik hedeflerine de güçlü katkılar sağlayacak."
Her beş kadından biri bu nedenle ameliyat oluyor
18 Kasım 2025 Salı - 09:27 Her beş kadından biri bu nedenle ameliyat oluyor Prof. Dr. İsmail Mete İtil, rahim sarkması ve buna bağlı gelişen idrar kaçırma, dışkılama zorluğu, aşağı doğru basınç hissi, idrar yapmada güçlük gibi sorunların hem dünyada hem de Türkiye’de artış gösterdiğine dikkat çekti. 80 yaşına kadar her beş kadından birinin bu tür sorunlar nedeniyle ameliyat geçirdiğini belirten Prof. Dr. İtil, "Bu ameliyatlarda anatomik düzelme sağlanıyor, yaşam kalitesi artıyor, tekrar operasyon gereksinimi azalıyor." dedi. Acıbadem Kent Hastanesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölüm Başkanı olarak göreve başlayan Prof. Dr. İtil, kadınların en önemli jinekolojik sorunlarından biri olan rahim sarkması ve tedavisi konusunda bilgi verdi. Rahim sarkmasının, pelvik taban kaslarının zayıflamasıyla rahmin vajinaya doğru kaymasından kaynaklandığını belirten Prof. Dr. İtil, bu duruma hamilelik, doğum, yaşlanma, hormonal değişiklikler ve kronik zorlanmaların yol açabileceğini söyledi. Rahim sarkması ve buna bağlı olarak idrar kaçırmadan dışkılama zorluğuna, idrar yapmada güçlüğe kadar çeşitli sorunların gelişebileceğini vurgulayan İtil, bu sorunlarda artış görüldüğünü ifade etti. Her 5 kadından birinin 80 yaşına gelinceye kadar bu tür sorunlar nedeniyle ameliyat masasına yattığını belirten İtil, hafif sarkmaların ameliyatsız düzelebileceğine dikkat çekti. Prof. Dr. İtil, hafif sarkmalarda egzersizler ve yaşam tarzı değişikliklerinin yeterli olabileceğini, ileri dereceli sarkmaların cerrahi müdahale gerektirebileceğini kaydetti. İtil, rahim sarkması tedavisinde vajinal yolla yapılan ameliyatların son yıllarda ön plana çıktığını vurgulayarak, bu yöntemin hem yüksek başarı oranı hem de hasta konforu açısından önemli avantajlar sunduğunu söyledi. Yaşam Kalitesini artırıyor Vajinal yolla yapılan ameliyatların anatomik düzelme sağladığını belirten Prof. Dr.İtil, "Bu ameliyatlarda anatomik düzelme sağlanıyor, yaşam kalitesi artıyor, tekrar operasyon gereksinimi azalıyor. Ayrıca sarkmaya bağlı idrar, barsak ve cinsel fonksiyon bozuklukları da düzeliyor" diye konuştu. Bu ameliyatlarda cerrahi zorluğun ve komplikasyon olasılığının da düşük olduğunu ifade eden Prof. Dr. İtil sözlerini şöyle tamamladı: "Vajinal yolla yapılan bu ameliyatlarda karın bölgesine herhangi bir kesi yapılmadığını belirten Prof. Dr. İtil, "Operasyon tamamen vajinal yoldan gerçekleştiriliyor. Hastalar genellikle bir gün içinde taburcu ediliyor. Ağrının azlığı, karında iz olmaması ve kısa sürede normal hayata dönüş bu yöntemin en önemli avantajları arasında. Ayrıca rahmin alınmasını gerektiren durumlarda da vajinal yoldan ameliyat yapılabiliyor. İdrar kaçırma şikayeti bulunan hastalarda, aynı seansta askı ameliyatları da uygulanabiliyor."