Yerel Haberler
İzmir
AK Parti’den Karşıyaka Belediyesi’ne ’yönetim krizi’ tepkisi: "Artık yönetilemiyor" 07 Mayıs 2026 Perşembe - 23:24:53 AK Parti Karşıyaka İlçe Başkanı Selahattin Köse, Karşıyaka Belediye Meclisinin CHP’li meclis üyelerinin boykotu nedeniyle toplanamamasına tepki göstererek, "Bugün Karşıyaka Belediyesi’nde yaşanan tablo artık bir yönetim zafiyeti değil, doğrudan bir yönetememe krizidir" dedi. İzmir’de Karşıyaka Belediye Meclisinin mayıs ayı ikinci oturumu, CHP’li 18 meclis üyesinin toplantıya katılmaması nedeniyle yeter sayıya ulaşılamadığı için gerçekleştirilemedi. Yaşanan yönetim krizine karşı tavrını ortaya koymak amacıyla AK Parti grubu da meclise katılım sağlamadı. Konuya ilişkin yazılı bir açıklama yapan AK Parti Karşıyaka İlçe Başkanı Selahattin Köse, Karşıyaka Belediyesi’nin siyasi çekişmelerin ve şahsi hesapların esiri haline geldiğini belirtti. "Belediye dışarıdan dayatılan isimlerle yönetilmeye çalışılıyor" Meclisin toplanamamasını CHP içerisindeki çatlağın açık bir göstergesi olarak nitelendiren Köse, "Bugün Karşıyaka Belediyesi’nde yaşanan tablo artık bir yönetim zafiyeti değil, doğrudan bir yönetememe krizidir. Belediye Başkanı Behice Yıldız Ünsal, Karşıyaka’yı ortak akılla değil, dışarıdan dayatılan isimlerle ve tek merkezden gelen talimatlarla yönetmeye çalışmaktadır" ifadelerini kullandı. Kararların dar bir kadro tarafından alındığını öne süren Köse, sürecin CHP Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş ve belediyede etkili olduğu iddia edilen Utku Yılmaz üzerinden yürütüldüğünü iddia ederek şunları kaydetti: "Karşıyaka halkının oylarıyla oluşmuş belediye yönetimi bugün fiilen başka isimlerin kontrolüne bırakılmıştır. Meclis iradesi ve Belediye Başkanı’nın iradesi yok sayılmakta, Karşıyaka’nın şansı birkaç kişinin iki dudağı arasına sıkıştırılmaktadır. Özellikle Utku Yılmaz’ın tek imzayla belediyede belirleyici hale gelmesi, CHP’li meclis üyelerinin dahi artık isyan ettiği bir noktaya ulaşmıştır. Karşıyaka’nın taşınmazlarının ve değerlerinin yetkili kişilerin yönettiği iştiraklere devredilmesi, bu yönetim zaafının en somut örneğidir." "Kişisel kavgaların bedelini Karşıyakalılar ödüyor" Mevcut yönetim ile geçmiş dönem Karşıyaka Belediye Başkanı olan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay arasındaki siyasi gerilimin ilçeyi felç ettiğini kaydeden Köse, "Karşıyaka Belediyesi’nin her geçen gün kan kaybetmesinin en büyük sebeplerinden biri de Sayın Cemil Tugay ile mevcut yönetim arasında yaşanan siyasi ve kişisel kavgalardır. Karşıyaka halkına hizmet etmek yerine birbirleriyle hesaplaşan bir anlayış ortaya çıkmıştır. Bu kavganın bedelini ise sokakta çöp gören vatandaş, maaşını alamayan işçi ve hizmet bekleyen Karşıyakalı ödemektedir" değerlendirmesinde bulundu. "Meşruiyet kazandırmamak adına meclise katılmadık" AK Parti grubunun meclise katılmama kararının siyasi bir şov değil, halka karşı sorumluluğun bir gereği olduğunun altını çizen Başkan Köse, açıklamalarını şöyle tamamladı: "Biz AK Parti grubu olarak bu çürümüş yönetim anlayışına meşruiyet kazandırmamak adına meclise katılmadık. Çünkü ortada ne mali disiplin ne kurumsal ciddiyet ne de belediyeyi yönetecek irade kalmıştır. İşçisinin maaşını ödeyemeyen, memuruyla kavgalı, esnafıyla karşı karşıya gelen ve kendi meclis çoğunluğunu dahi bir arada tutamayan bir yönetimle karşı karşıyayız. Karşıyaka Belediyesi bugün borç batağı içerisinde, siyasi hiziplerin savaş alanına dönüşmüş durumdadır. Karşıyaka’nın kaybedecek bir günü dahi kalmamıştır. Belediye kişisel hesapların değil, halkın makamıdır."
07 Mayıs 2026 Perşembe - 17:49 Foça’da okul çevrelerine sıkı denetim: Kaymakam Aydın’dan "Güvenli Eğitim" talimatı İzmir’in Foça ilçesinde, son dönemde ülke genelinde okul çevrelerinde meydana gelen üzücü olaylar sonrası harekete geçildi. Foça Kaymakamı İhsan Emre Aydın imzasıyla yayınlanan talimat doğrultusunda, öğrencilerin fiziksel ve ruhsal güvenliğini korumak amacıyla eğitim kurumları, emniyet ve jandarma birimleri eşgüdümlü bir çalışma başlattı. Kaymakam Aydın’ın talimatında, güvenliğin sadece yüksek duvarlar ve kameralarla sağlanamayacağı, sürecin pedagojik boyutuyla bir bütün olduğu vurgulandı. Bu kapsamda İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde, rehberlik servisleri, öğrencilerin ders başarılarındaki ani düşüşleri ve içe kapanma durumlarını mercek altına alacak, akran zorbalığına karşı tavizsiz bir tutum sergilenirken; öğrencilerin sosyal medya paylaşımları, resim ve kompozisyon çalışmaları şiddet eğilimi açısından uzmanlarca incelenecek ve müfredat dışı etkinliklerle ’Sosyal ve Duygusal Öğrenme’ faaliyetlerine öncelik verilerek okul ikliminde sevgi dili hakim kılınacak. Okullarda ’tek giriş’ ve 24 saat takip Fiziki güvenlik zafiyetlerini ortadan kaldırmak amacıyla okul yerleşkelerinde sıkı bir denetim modeli uygulanacak. Alınan kararlar uyarınca: Okul giriş ve çıkışları kontrollü olarak tek noktadan sağlanacak, ziyaretçi kayıtları dijital ve yazılı olarak eksiksiz tutulacak. ve tüm kör noktaları kapsayan kamera sistemleri 24 saat kesintisiz kayıt yapacak. Evdeki silahlara sıkı denetim Saha güvenliği boyutunda ise İlçe Emniyet Müdürlüğü ve İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri mesai gözetmeksizin görev başında olacak. Özellikle dijital mecralarda gençler arasında yayılan ’silahlanma özentisi’ ve ’çeteleşme’ faaliyetlerine karşı önleyici siber devriyeler gerçekleştirilecek. Risk grubunda olduğu değerlendirilen öğrencilerin aileleriyle kolluk birimleri koordinesinde hassas görüşmeler yapılacak. Bu görüşmelerde, ev ortamında ateşli silaha erişim imkanının olup olmadığı ve silahların mevzuata uygun muhafaza edilip edilmediği titizlikle kontrol edilecek. Kurumlar arası "tek seslilik" ilkesiyle yürütülen bu geniş çaplı operasyonla, Foça’daki eğitim yuvalarının tamamen güvenli hale getirilmesi hedefleniyor.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 16:11 Ege Üniversitesi ve Tüpraş iş birliği ile Temel Rafinericilik Staj Programı Enerji şirketi Tüpraş’ın Ege Üniversitesi iş birliği ile hayata geçirdiği Temel Rafinericilik Staj Programı başvuruları açıldı. Program, rafinericilik alanında kariyer yapmayı hedefleyen genç yeteneklerin teknik bilgi ve becerilerini sahada geliştirmelerine olanak sağlayan kapsamlı bir deneyim sunuyor. Tüpraş, rafinerilerinin bulunduğu illerde üniversite iş birlikleriyle enerji sektörüne nitelikli iş gücü yetiştirmesine katkı sağlamayı hedefliyor. Ege Üniversitesi ile düzenlenen Temel Rafinericilik Staj Programı, öğrencilerin teorik bilgilerini saha deneyimiyle pekiştirmelerine imkân vererek mesleki gelişimlerini destekliyor. Üniversite bünyesindeki Aliağa Meslek Yüksekokulu ve Ege Meslek Yüksekokulu’nda öğrenim gören Rafineri ve Petrokimya, Elektrik, Makine ve Kimya Teknolojisi öğrencilerinin başvurularına açık olan program 20 Temmuz - 14 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Katılımcılar, Temel Rafinericilik Eğitimi’nin yanı sıra rafineri sahasında yürütülen işbaşı uygulamalara dahil olacak. Öğrenciler, üretim ve operasyon süreçlerini yerinde deneyimleyerek mesleki yetkinliklerini geliştirme imkanı yakalayacak. Programı başarıyla tamamlayan katılımcılara, Tüpraş Akademi tarafından "Temel Rafinericilik Katılım Sertifikası" verilecek. Program sonunda Tüpraş İnsan Kaynakları ve rafineri yöneticileri, öğrencilere teknik kariyer yolculuğuna ilişkin deneyimlerini aktaracak. Protokolün imza töreni, Ege Üniversitesi Senato Salonunda gerçekleştirildi. Törene EÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Aydoğan Savran, Prof. Dr. Murat Boyacı, Rektör Danışmanları Prof. Dr. Mehmet Ali Yurdusev, Prof. Dr. Fevzi Bedir, Aliağa Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Sevil Şener, Ege Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Emre Ercan, Tüpraş İzmir Rafineri Müdürü Volkan Demirtaş ve Tüpraş Kurumsal İletişim Direktörü Çiler Teber katıldı. Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı iş birliği protokolüne ilişkin şunları söyledi: "Program, Meslek Yüksekokullarımızın Rafineri ve Petro-Kimya, Elektrik, Makine ve Kimya Teknolojisi programlarında eğitim gören öğrencilerimizi kapsıyor. Öğrencilerimiz, teorik eğitimlerini doğrudan sahada, sektörün profesyonelleriyle birlikte deneyimleme fırsatı bulacak. YÖK’ün uygulamalı eğitimde başlattığı dönüşüm doğrultusunda, Meslek Yüksekokullarında eğitim gören öğrencilerimizi, sanayi ile buluşturmaya ve mesleklerine daha kolay adapte olabilmeleri için çalışmaya devam edeceğiz. İmzalanan protokolün her iki kurum ve öğrencilerimiz için hayırlı olmasını diliyorum." Tüpraş İzmir Rafineri Müdürü Volkan Demirtaş ise programın önemine şu sözlerle dikkat çekti: "Ege Üniversitesi ile hayata geçirdiğimiz Temel Rafinericilik Staj Programı ile öğrencilerimizin teorik bilgilerini doğrudan sahada, gerçek rafineri ortamında deneyimlemelerini sağlıyoruz. Böylece mezun olduklarında enerji sektörüne daha hazır, daha donanımlı bireyler olarak katılmalarını hedefliyoruz. Aynı zamanda bu iş birliği, enerji sektörünün ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını bugünden yetiştirme yaklaşımımızın önemli bir parçası. Gençlerimizi yalnızca izleyen değil, sürecin içinde yer alan, sorumluluk alan ve değer üreten bireyler olarak yetiştirmeyi önemsiyoruz. Bu programın hem öğrencilerimizin gelişimine hem de sektörümüz ve ülkemizin insan kaynağının gelişimine güçlü bir katkı sağlayacağına inanıyoruz." Yerel ekonomiye ve yetenek gelişimine katkı sağlanmasını hedefleyen program, üniversite-sanayi iş birliğinin güçlü ve sürdürülebilir örneklerinden biri olarak konumlanıyor. Şirket, aynı zamanda Ege Üniversitesi tarafından düzenlenen Danışma Kurulu toplantılarında da rol alarak akademi-sanayi etkileşimini çok yönlü olarak destekliyor. Başvuru süreci boyunca Ege Üniversitesi’nde düzenlenecek bilgilendirme toplantıları ile öğrencilere programın kapsamı ve başvuru süreçlerine ilişkin detaylı bilgi sunulacak. Tüpraş, bu programı rafinerilerinin bulunduğu Kırıkkale, Batman ve Kocaeli illerinde de gerçekleştiriyor.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 16:09 Çeşme’de 3. Kitap Takas Şenliği İzmir’in Çeşme ilçesinde bu yıl üçüncüsü düzenlenen "Kitap Takas Şenliği", renkli görüntülere sahne oldu. Çocukların kitap kahramanlarını canlandırdığı kostümlü kortej yürüyüşü, meydanda gerçekleştirilen etkinlikler ve kitap takasıyla tamamlanan organizasyon, vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. Çeşme Kaymakamlığı himayesinde yürütülen "Hayatın Anlamı Kitap" projesi kapsamında düzenlenen şenlik, ilçe merkezinde gerçekleştirilen kortej yürüyüşüyle başladı. Yürüyüşe, Çeşme Kaymakamı Mehmet Maraşlı, "Hayatın Anlamı Kitap" projesi koordinatörü Arzu Güleryüz Maraşlı, Çeşme Belediyesi Başkan Yardımcısı Banu Ayhan, İlçe Milli Eğitim Müdürü Şahan Çöker ve siyasi parti temsilcileri de katıldı. İlçedeki 30 okuldan yaklaşık 200 öğrenci, okudukları kitapların kahramanlarını temsil eden kostümlerle yürüyüşe katıldı. Cumhuriyet Meydanı’na kadar süren yürüyüş boyunca protokol üyeleri vatandaşlara ve esnafa kitap hediye ederek kitap okuma alışkanlığına dikkat çekti. Protokol üyeleri ve öğrenciler, meydanda kurulan minderlerde bir araya gelerek birlikte kitap okudu. Meydanda kurulan renkli stantlar ve öğrencilerin kostümleri etkinliğe görsel bir şölen havası kattı. Etkinlikte konuşan Çeşme Kaymakamı Mehmet Maraşlı, kitap sevgisinin çocukların geleceği açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Kitap Takas Şenliği’nin artık geleneksel hale geldiğini belirten Maraşlı, "En güzel hediye, en güzel yardımlaşma kitapla olan hediyeleşme ve yardımlaşmadır" diyerek öğrencilerin kitap sevgisini yaygınlaştırma konusunda örnek olduğunu ifade etti. "Hayatın Anlamı Kitap" projesi kapsamında öğrencilerin düzenli olarak kitap okuduğunu, yazar söyleşilerine katıldığını ve sanat etkinlikleri eşliğinde kitaplarla buluştuğunu kaydeden Maraşlı, özellikle dijital ekranların hayatın merkezinde olduğu günümüzde kitapların çocuklar için önemli bir yol arkadaşı olduğuna dikkat çekti. Konuşmasında öğrencilere seslenen Maraşlı, yalnızca ders kitaplarının değil, değerleri öğreten ve geleceğe ışık tutan eserlerin de okunması gerektiğini belirterek, "Türkiye Yüzyılı’nda geleceğe umutla bakan nesiller sizlersiniz. Sizlerin kitapla buluşmasını çok önemsiyoruz" ifadelerini kullandı. Konuşmanın ardından öğrenciler, canlandırdıkları kitap karakterleriyle çeşitli gösteriler sundu. Renkli kostümler ve sahne performansları izleyenlerden alkış alırken, etkinliğin sonunda gökyüzüne balonlar bırakıldı. Programın devamında Kaymakam Mehmet Maraşlı ve beraberindeki protokol üyeleri, Cumhuriyet Meydanı’nda okullar tarafından kurulan stantları ziyaret ederek öğrencilerle sohbet etti. Katılımcılar, yanlarında getirdikleri kitapları birbirleriyle değiş tokuş ederek etkinliği kitap takasıyla tamamladı. Çeşme’de geleneksel hale gelen Kitap Takas Şenliği, çocuklara kitap sevgisi kazandırmayı ve okuma kültürünü yaygınlaştırmayı amaçlayan etkinliklerden biri olarak bu yıl da yoğun katılımla gerçekleştirildi.
İkinci emeklilik sistemi yolda
12 Kasım 2025 Çarşamba - 10:32 İkinci emeklilik sistemi yolda Sosyal Güvenlik Uzmanı Yavuz Kurt, emeklilikte oluşan gelir kaybını telafi etmek ve yurt içi tasarrufları artırmak amacıyla 2026 yılında yürürlüğe girmesi planlanan Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi’nin (TES) detaylarını anlatarak, Türkiye’de tasarrufların gelişmekte olan ülkelerden düşük olduğunu, sürdürülebilir kalkınma için rekabetçi endüstrilerin ve üretken yatırımların desteklenmesi gerektiğini, bu amaçla tasarruf artışına da ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi ne getiriyor Sosyal Güvenlik Uzmanı Yavuz Kurt, şu bilgileri paylaştı: "Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı ve Orta Vadeli Program’da; Otomatik Katılım Sistemi (OKS)’nin işverenlerin de katkısı ile ikinci basamak emeklilik sistemine dönüşeceği tamamlayıcı emeklilik sisteminin (TES) 2026 yılının 2. çeyreğinde kurulması planlanıyor. Son yıllardaki enflasyonist ortam sebebiyle emekliler de tüm sabit gelirliler gibi önemli refah kaybı yaşadı ve satın alma gücü zayıfladı. Emekli aylıkları son 10 yılda asgari ücretin altına düştüğü gibi, ortalama bir konut kirasını dahi karşılayamaz hale geldi. Bu sistem özellikle aylık bağlama oranlarındaki düşüş sebebiyle emeklilikte beklenen gelir kaybını bir nebze olsun telafi ederek, çalışma sürecindeki yaşam standartlarının korunmasını sağlayacak ek emeklilik gelirinin oluşmasını sağlamak amacını taşıyor. Aynı zamanda yurtiçi tasarrufları artırmak ve emeklilik sistemlerinde kalış süresini de uzatmak hedefleniyor. Türkiye’de, özellikle doğurganlık hızının düşmesi, yaşlı nüfusun ve emekli sayısının artması, sosyal güvenliğin finansal sürdürülebilirliğinin güçleşmesi, artan bütçe transferleri ve aktif/pasif oranının giderek bozulması da bu ihtiyacı artırıyor." Tasarruflar gelirle doğru orantılı artıyor Gelir seviyesi yükseldikçe halkın tasarruf eğilimi ve imkânının da arttığını belirten Kurt, "Düşük gelirli gruplar ise büyük ölçüde zorunlu ihtiyaçlarını gidermek istediği için tasarruf olanağı bulamıyor. 2024 gelir dağılımı istatistiklerine göre, en yüksek gelire sahip yüzde 20’lik kesim GSYH’nin yüzde 49’una sahipken, en düşük yüzde 20’lik kesimin ise yalnızca yüzde 6’sını aldığı görülüyor. Bu haliyle de Türkiye de tasarruflar gelişmekte olan ülkelerin altında seyrediyor" dedi. Kimler TES’e dahil olacak Kurt, uygulamanın kapsamının yasayla belirleneceğini, bu sebeple kimlerin dahil veya hariç olacağının henüz netleşmediğini söyledi. Ancak yaş sınırı olmaksızın aktif çalışmakta olan kamu ve özel sektör çalışanları ile banka, oda ve borsaların çalışanlarının sisteme dahil edileceği, Bağ-Kur’lular ve herhangi bir işte çalışmayanların ise bu kapsamda olmayacaklarını kaydetti. Sosyal Güvenlik Uzmanı Yavuz Kurt, uygulamaya ilişkin merak edilen diğer detaylarla şöyle anlattı: Emekliler TES’e tabi olacak mı? Bu soruya çalışan herkes TES’e tabi olacak diye kısaca yanıt verebiliriz. Buna göre SSK, Bağ-Kur veya Emekli Sandığı statülerinden emekli aylığı almakta olan ve Bağ-Kur kapsamı dışındaki herhangi bir işte sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlardan da TES kesintisi yapılacak. Emekli aylığı alırken kamuda çalışmaya başlayan ve bu sebeple emekli aylığı kesilenler de sisteme tabi olacaklar. Bu kişiler de TES’te en az 10 yıl kalıp, kadın için 58, erkek içinse 60 yaş şartını sağladıklarında ikinci bir aylık alabilecekler. Kim ne kadar prim ödeyecek Bu sistemde Otomatik Katılım Sisteminden farklı olarak üç kesimin katkı payı söz konusu olacak. OKS’de işveren desteği bulunmuyor. Yeni sistemde işverenden de katkı payı alınacak. Ancak henüz bu payların ne kadar olacağı bilinmiyor. Kesintiler brüt ücret üzerinden yapılacak. Beklenti işçi kesiminden yüzde 3, işverenlerden ise başlangıçta 1 ila 2 puan arasında kesinti yapılması yönünde. Devlet katkısı da tıpkı OKS’de olduğu gibi yüzde 30 düzeyinde olabilir. Bireysel emeklilik sisteminde devlet katkısının yıllık üst sınırı 93.619,80 TL. TES’te böyle bir üst sınır olacak mı yine yasal düzenleme ile göreceğiz. BES (OKS) kalkıyor mu Hayır, BES’in aynen kalması planlanıyor. Burada biriken tüm katkı payları ve sağlanan devlet desteği korunacak. Hiçbir hak kaybı olmayacak. OKS’de kayıtlı olan çalışanlar TES’e de aktarılacak. BES’te ki gönüllü uygulama aynen devam edecek. Yani dileyen istediği zaman sistemden ayrılabilecek. TES’ten cayma hakkı var mı OKS, 2017 yılından bu yana uygulanıyor ve gönüllü ancak TES zorunlu olacak. Yani OKS’de istenildiği zaman sistemden çıkış mümkünken TES’te öngörülen süre boyunca sistemden çıkış yapılamayacak. İkinci emekli geliri ne zaman alınabilecek TES’ten ayrılabilmek için en az 10 yıl sistemde kalınması ve kadınların 58, erkeklerin 60 yaşını doldurmaları gerekiyor. Devlet katkısını da içeren ikinci emeklilik geliri ancak bu şartlarda alınabilecek. Sistemden çıkmak mümkün mü TES’te emekli olana kadar kalınması esas olmakla birlikte biriken fonlar evlilik, ilk konut alımı, uzun süreli işsizlik, gelir kaybı veya ağır hastalık gibi hallerde bir defaya mahsus alınabilecek. Bu durumlarda birikimin ne kadarının alınabileceği de yasal düzenleme ile belli olacak. Bu alım tutarının mevcut birikimin yüzde 10-20’si aralığında olabileceği öngörülüyor. Bu alımlarda devlet katkısının da alınıp alınamayacağı da yine mevzuatla belirlenecek. Burada tıpkı BES’te olduğu gibi sistemde kalınan süreyle orantılı şekilde devlet katkısının ödenmesinin gündeme gelebileceğini tahmin ediyoruz. Sistemden tam olarak çıkmak ise sadece emeklilik, ölüm ve maluliyet hallerinde mümkün olabilecek. Ne kadar ilave aylık alınabilecek Sistemde en az 10 yıl süre ile kalınması ve kadın çalışanın 58, erkeğin ise 60 yaşını doldurması şartıyla SGK’den ayrı olarak ikinci bir emekli aylığı alınacak ayrıca birikimlerin toplu ödeme ile alınması da mümkün olacak. Aylık olarak tercih edilmesi durumunda ise katkı payı tutarına göre değişmekle birlikte güncel rakamlarla 3 bin-5 bin TL arasında ilave gelir elde edilebilecektir. Birikimler nasıl değerlendirilecek Katılımcıların sistemde biriken katkı tutarları, yatırım, emeklilik, altın, hisse senedi, gayrimenkul yatırımları gibi fonlarda değerlendirilecek ve katılımcılar bu fon türleri arasında seçim yapabilecekler. Fonlar, Hazine ve Maliye Bakanlığı koordinasyonunda, SEDDK, SPK, EGM gözetim ve denetiminde yönetilecek. Hazine ve Maliye Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, SEDDK, Sosyal Güvenlik Kurumu sorumlu ve iş birliği yapılacak kurumlar arasında olacak. İşveren maliyeti artıyor TBMM’ne sunulan torba yasada imalat sanayi hariç sigorta primi Hazine teşvikinin 2 puana indirilmesi ve sigorta primlerinin de bir puan yükseltilmesine yönelik düzenlemeler yer alıyor. TES’te de katkı payı zorunlu olacağından işverenlerin personel maliyetlerinde önemli bir artış olacağı görülüyor. 2026 yılı bütçe çalışmalarının bu öngörüyle yapılmasında fayda bulunuyor. BES’te devlet katkısı değişiyor Güncel uygulamada katılımcıların bireysel emeklilik sistemine her ay ödedikleri katkı paylarının yüzde 30’u Devlet Katkısı olarak birikimlerine ekleniyor. Yasa teklifi ile bu tutarı yüzde 50’ye kadar artırma ya da sıfıra kadar indirme için Cumhurbaşkanına yetki verilmekte. Böylelikle BES’te Devlet Katkısı yüzde 45’e kadar çıkarılabilecek yahut sıfıra kadar indirilebilecektir.
Elele veren idareci ve öğretmenler, ustaya ihtiyaç duymadan okullarını yeniliyor
12 Kasım 2025 Çarşamba - 10:02 Elele veren idareci ve öğretmenler, ustaya ihtiyaç duymadan okullarını yeniliyor İzmir’in Ödemiş ilçesinde lise öğretmenleri bir haftalık ara tatili fırsat bilerek okullarının onarımı için harekete geçti. Ustaya ihtiyaç duymadan hünerlerini sergileyen öğretmenler, yıpranan sıraları zımparayla tamir edip yeniliyor, okul duvarlarını boyuyor. İlkkurşun Ticaret ve Mesleki Anadolu Lisesi, eğitim ve öğretim camiasına örnek bir hareketle gündeme geldi. Okulun genel bakım ve onarımı için bir araya gelen idareci ve öğretmenler, ustaya ihtiyaç duymadan eğitimdeki ustalıklarını tamiratta da sergilemek üzere kolları sıvadı. Kaymakamlık ve Milli Eğitim Müdürlüğü’nden gelen izin sonrası, gönüllü eğitimciler, okulda yapılan 10 Kasım Atatürk’ü anma töreninin hemen ardından çalışmalara başladı. Yıpranan sıraları tek tek zımparayla tamir eden öğretmenler, okul duvarlarını da baştan aşağı boyadı. "Tatil sonrası öğrencilerimiz, yenilenmiş sınıflarına kavuşacak" Uzun yıllar tamirat ve onarım görmeyen okulun, böylesi bir çalışmaya ihtiyacı olduğunu ifade eden idareci ve öğretmenler, gönüllülük temelinde yaptıkları restorasyon çalışmaları için, "Öğrencilerimiz, ara tatilin ardından okula geldiklerinde temiz bir okul ve temiz bir sınıf bulacaklar. Bu da bizim mutlu olmamız için yeterli olacak" dediler. Okul Müdürü Avni Yavuz Eraltuğ, ara tatilde okulda çalışmayı öğretmenlerle birlikte karar verdiklerini belirterek, "Okulumuzun iyi bir onarımdan geçmesi gerekiyordu. Ara tatile girmeden arkadaşlarla konuyla ilgili bir görüşme yaptık. Sağ olsunlar hepsi de ellerinden geleni yapacaklarını söylediler. Konuyla ilgili Kaymakamlık ve Milli Eğitim Müdürlüğü de onay verince, tatilin ilk günü işe koyulduk. Öğrencilerimizin okula seve seve gelmeleri bizim için sevinç kaynağı olacaktır. Onlara kaliteli bir eğitim sunmanın telaşı içindeyiz" dedi. dedi. Bu arada, çalışmalar sırasında okulu ziyaret eden İlçe Milli Eğitim Müdürü Sunullah Desticioğu da öğretmenleri gönülden kutladığını söyledi.
Mazgala düşen kayıp köpek ve yangında mahsur kalan kediler itfaiyenin çabasıyla kurtarıldı
12 Kasım 2025 Çarşamba - 09:19 Mazgala düşen kayıp köpek ve yangında mahsur kalan kediler itfaiyenin çabasıyla kurtarıldı Konak İskelesi yakınında yağmur suyu ızgarasına düşerek kanal borusuna sıkışan ve beş gündür kayıp olduğu öğrenilen köpek, itfaiye ekiplerinin yoğun çabasıyla kurtarılarak sahibine kavuştu. İtfaiye ekiplerinin hayatını kurtardığı bir diğer canlı da iki kedi oldu. Torbalı’daki bir ev yangınına müdahale eden ekipler, dairede dumandan etkilenen kedileri bulundukları yerden çıkararak, temiz hava solunum cihazı ile müdahale etti. Konak İskelesi önünde yağmur suyu kanalı içinde sıkışan bir köpeğin bulunduğu ihbarının itfaiye merkezine ulaşması üzerine ekipler olay yerine sevk edildi. Olay yerine hızla intikal eden İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri, kanalın içindeki mahsur kalan köpeğin zarar görmeden çıkarılması için yaklaşık bir buçuk saat boyunca titiz bir çalışma yürüttü. Yoğun uğraşlar sonucu borudan çıkarılan sevimli köpeğin sağlık durumunun iyi olduğu belirlenirken, yaklaşık beş gündür kayıp olduğu öğrenildi. Ekiplerin büyük çabası sonucu kurtarılan köpek sahibine güvenli bir şekilde teslim edildi. O anlar çevredeki vatandaşlar tarafından da heyecanla izlendi. İtfaiye ekipleri ev yangınında iki kedi kurtardı İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri, Torbalı Muratbey Mahallesi’nde de bir apartmanda çıkan yangına müdahale etti. 5 katlı binanın 4’üncü katında çıkan yangın, kısa sürede kontrol altına alındı. Ekipler, herhangi birinin dairede olma ihtimali üzerine evi de kontrol etti. Bu sırada daire içinde iki kedinin dumandan etkilendiğini fark eden itfaiyeciler, onları kurtararak ilk müdahaleyi olay yerinde yaptı. Kedilere temiz hava solunum cihazı ile hava veren ekipler, onları daha sonra olay yerine gelen Torbalı Belediyesi Hayvan Ambulansı’na teslim etti.
‘Sağlıklı Kampüs’ dünya finalinde
12 Kasım 2025 Çarşamba - 09:12 ‘Sağlıklı Kampüs’ dünya finalinde İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ), ‘sağlıklı kampüs’ konseptini benimseyerek öğrencilerdeki nikotin bağımlılığını azaltmak için yaptığı kararlı çalışmalarla uluslararası alanda büyük başarıya imza attı. İEÜ, dünyanın en saygın sürdürülebilirlik ödüllerinden biri olan QS ImpACT Awards 2025’te finale kalarak ‘Toplum Sağlığı ve Refahı’ kategorisinde en iyi 10 kurum arasına adını yazdırdı. İzmir Ekonomi, 30 Kasım-1 Aralık tarihlerinde İngiltere’de düzenlenecek finalde birinciliğe ulaşmak için yarışacak. İzmir Ekonomi Üniversitesi, öğrencilerin fiziksel, sosyal ve sportif gelişimini artırmak amacıyla 2024 yılında ‘sağlıklı kampüs’ konseptini hayata geçirdi. Özellikle gençler arasında nikotin bağımlılığını azaltmak, en temel hedeflerden biri olarak belirlendi. Bu doğrultuda üniversite içinde bir ‘Bağımlılık Önleme Çalışma Grubu’ oluşturuldu. Bu yılın ocak ayından itibaren de bireysel nikotin bağımlılığı danışmanlığı ve farkındalık toplantıları başlatılarak e-posta ve yüz yüze görüşmeler yoluyla öğrencilere ulaşıldı. Spor salonu hizmete sunuldu Bu süreçte sigarayı bırakmak için yardım talebinde bulunan gençlere tıbbi ve psikolojik destek de sağlandı. Gençlerin bağımlılıktan hızla kurtulmasına yardımcı olmak için kampüste yer alan Eko-Fit adlı spor salonu, yenilenerek ücretsiz olarak öğrencilerin kullanımına açıldı. Kampüs bünyesinde yürüyüş alanları oluşturuldu. Sağlıklı Gün (Wellbeing Day) adıyla sosyal etkinlikler ve birçok spor turnuvaları düzenlendi. Bağımlılık ve kaygı yönetimi gibi konularda seminerler yapıldı. Elden ele seferberlik Sigara bağımlılığı konusunda gençlerdeki farkındalığı artırmak hedefiyle örnek bir adım atılarak kampüste ‘Elden Ele’ adlı bir çalışma gerçekleştirildi. Bu kapsamda öğrencilere, sigara bağımlılığından kurtulmak için izlenecek yolu gösteren mesajın yazılı olduğu notlar dağıtıldı. Yaklaşık 1 yıl içinde gerçekleşen bu çalışmalar, uluslararası alanda da karşılık buldu. İzmir Ekonomi Üniversitesi, İngiltere merkezli Quacquarelli Symonds’ın (QS) sürdürülebilirlik ve toplumsal fayda ekseninde kurumları değerlendirdiği QS ImpACT 2025’in ‘Toplum Sağlığı ve Refahı’ kategorisinde dünyanın en iyi 10 kurumu arasına girdi. "Bilinçli ve üretken gençlik" İEÜ Rektör Yardımcısı ve Sağlıklı Kampüs Komisyonu Yürütücüsü Prof. Dr. Aslı Ceylan Öner, gurur verici bir başarıya ulaştıklarını söyleyerek, "İzmir Ekonomi Üniversitesi olarak, gençlerimizin sadece akademik değil; fiziksel, ruhsal ve sosyal açıdan da sağlıklı bireyler olarak yetişmesini çok önemsiyoruz. Biliyoruz ki sağlıklı bir gelecek, bilinçli gençlerle mümkün. Bu anlayışla başlattığımız ‘sağlıklı kampüs’ konsepti, öğrencilerimizin yaşam kalitesini yükseltmeyi; zararlı alışkanlıklardan uzak, bilinçli ve üretken bir gençlik oluşturmayı hedefliyor" ifadelerini kullandı. "Sağlıklı toplumun temeli" Prof. Dr. Öner, sözlerini şöyle sürdürdü: "Nikotin bağımlılığı, ne yazık ki gençler arasında yaygın bir sorun olmaya devam ediyor. Biz, bu konuda sadece yasaklayıcı değil; bilinçlendirici ve destekleyici bir yaklaşım benimsedik. Bağımlılık Önleme Çalışma Grubu ve bireysel danışmanlık hizmetlerimizle öğrencilerimize hem bilgi hem de psikolojik destek sunuyoruz. Bu çalışmalarımız, onların daha sağlıklı kararlar verebilmelerine, farkındalık kazanmalarına ve kendi yaşam sorumluluklarını üstlenebilmelerine katkı sağlıyor. QS ImpACT Awards 2025’te elde ettiğimiz başarı, bu kararlılığımızın uluslararası ölçekte de takdir edilmesi anlamına geliyor. Bu başarı, ülkemizin gençlerine ve eğitim anlayışına duyulan güvenin de bir göstergesi. Sağlıklı bir kampüs, sağlıklı bir toplumun temelidir. Gençlerimizin her alanda güçlü, bilinçli ve sağlıklı bireyler olarak yetişmesi için çalışmalarımızı sürdüreceğiz."
Foça’da sel suları denizin rengini değiştirdi
11 Kasım 2025 Salı - 15:48 Foça’da sel suları denizin rengini değiştirdi İzmir’de etkili olan sağanak yağış sebebiyle Foça ilçesinde birçok bölgede su taşkınları oldu, rögarlar ve dereler taşınca yollar adeta göle döndü. Derelerden ve caddelerden gelen sel suları denize karışırken, sahil boyunca denizin rengi kırmızıya döndü. Meteoroloji İzmir Bölge Müdürlüğü’nün yaptığı yağış uyarısından sonra beklenen yağmur sabah saatlerinde kıyı ilçelerinden etkisini göstermeye başladı. Özellikle İzmir’in kuzeyinde şiddetini artıran yağış hayatı olumsuz etkiledi. Bardaktan boşalırcasına yağan yağmur sebebiyle vatandaşlar kapalı alanlara sığınırken, yağmur suları bir süre sonra taşkınlara dönüştü. Rögarların ve derelerinde taşmasıyla Foça ilçesindeki cadde ve sokaklar kullanılamaz hale geldi. Kent sakinleri, meteorolojinin uyarılarına rağmen tedbir alamayan Foça Belediyesi’ne tepki gösterdi. "Arabam da suya kapıldı" Foça ilçesinde etkili olan sağanaktan sonra evini su basan Ufuk Çelik, "Sabah, yarım saatlik bir yağış oldu. Ardından sel gelmeye başladı. Derelerin ve menfezlerin küçük olması sorunu artırdı. Burada tarihi bir köprü var; o köprüyü pislikler tıkamış. Tıkanınca su şişiyor ve patlıyor. Yalnızca bizim bulunduğumuz Çamlık Sokak, denize 37 metre yakın olmasına rağmen, leğen gibi dolup taştı; adeta havuz gibi oldu. Bütün evlere su girdi. Şimdi kendi imkanlarımızla temizlemeye çalışıyoruz. Bu, son 20 gün içinde yaşadığımız ikinci olay. İlkinde su evin içine tamamen girmişti. Beyaz eşyalar, halılar, mobilyalar hepsi gitti. Arabam da suya kapıldı, denize doğru gidiyordu. Neyse ki yoldan geçemedi ve orada kaldı. Bu sefer arabayı kurtardım. Şimdi uğraşıyoruz, perişan haldeyiz. Bunları hep yaşıyoruz" dedi. "Mevcut sistem yetersiz kalıyor" Her yağmurda mazgalların tıkandığını ve yetersiz kaldığını belirten fırıncı Serkan Seran, "Biz kendi çabalarımızla mazgalları açmaya çalıştık ancak gücümüz yettiği kadarını yapabildik. Dükkanımızı su bastı; aynı şekilde diğer dükkanları ve evleri de su bastı. Bu durum nedeniyle çok fazla zararımız oldu. Geçen yağmurda da büyük zarar görmüştük. Kendi çabamızla bir şeyler yapmaya çalışıyoruz ama nereye kadar yetişebiliriz? Biz de bir yardım, bir çözüm bekliyoruz. Aradan çok zaman geçti, elbette belediyenin bunu hemen yapması mümkün değil ancak neden bir altyapı çalışması yapılmadan önlem alınmıyor? Yangınlarda ormancıların kestiği ağaçları tomruk halinde bırakmaları, sonrasında başlayan sert yağmurla derelerin tıkanmasına ve o suyun buralara gelmesine neden oldu. Bu durum da insanların mağduriyetine ve sıkıntı yaşamasına yol açtı. Büyük ihtimalle bu durumu öngörmüyorlar çünkü mevcut sistem yetersiz kalıyor. Çoğu insanın da söylediği gibi, daha önce bu kadar sert bir yağmur beklenmiyordu ve bu kadar şiddetli yağışın ilk defa yaşandığı söyleniyor. Bu sene çok fazla yağmur yağdı ve bu yüzden büyük sıkıntılar yaşandı. Umarım bir daha aynı sorunları yaşamayız" ifadelerini kullandı.
Güven tuzağı
11 Kasım 2025 Salı - 14:17 Güven tuzağı İzmir’de moto kuryelik yapan bir kişi, borç para istediği meslektaşının tuzağına düştü. Banka kartlarının bloke olduğunu öne süren arkadaşına hesap bilgilerini ve banka kartını veren moto kurye, hakkında açılan onlarca dolandırıcılık davası yüzünden kendisini hakim karşısında buldu. İzmir’de yaşayan evli ve bir çocuk babası Anıl Yeltürk (22), maddi sıkıntı nedeniyle güvendiği arkadaşına verdiği banka kartı hayatını kabusa çevirdi. İddiaya göre, 2023 Ocak ayında birlikte moto kuryelik yaptığı arkadaşı E.K.’den borç para isteyen Yeltürk, olumlu yanıt aldı. Ancak E.K., kendi banka hesaplarının blokeli olduğunu söyleyerek Yeltürk’ten bir adet banka kartını istedi. Arkadaşına güvenen Yeltürk, kartını teslim etti. Bir süre sonra E.K., Yeltürk’ün diğer banka hesaplarını ele geçirerek çeşitli para transferleri yaptı. Hakkında şikayetler oluşan Yeltürk, emniyetten gelen çağrı üzerine durumun farkına vardı. Yeltürk, olayın ardından E.K. ile konuşmak istediğinde ise tehditler almaya başladı. İlk zamanalar korktuğu için yaşananları yetkili mercilere tam olarak anlatamadığını belirten Yeltürk, zamanla Türkiye’nin farklı illerinde hakkında yaklaşık 100 adet dolandırıcılık davası açıldığını öğrendi. Yaşanan olaydan hiçbir maddi kazanç sağlamadığını vurgulayan Yeltürk, sadece paraya sıkıştığı bir dönemde E.K.’ye kandığını ve kendisinin de mağdur olduğunu söyledi. Borç para istedi, mağdur oldu Moto kurye Anıl Yeltürk, Türkiye’nin birçok ilinde hakkında dolandırıcılık davası açıldığını belirterek, sadece paraya sıkıştığını ve borç para istediği meslektaşı tarafından tuzağa düşürüldüğünü söyledi. Olayın 2023 yılında yaşandığını aktaran Yeltürk, "Ocak ayında arkadaşımın yanına gittim. Bir miktar borca sıkışmıştım; ondan para istedim. O, karşılığında benden banka hesaplarımı istedi. Banka hesaplarımı ne yapacağını sorduğumda ticaretle uğraştığını, oradan para geleceğini, kendi hesaplarının blokeli olduğunu anlattı. Ben de kendisine güvendiğim için banka hesaplarımı verdim. Bir süre sonra beni oyalamaya başladı ve istediğim borç parayı vermedi. Daha sonra banka hesaplarıma para giriş çıkışı oldu. Ardından karakola çağrıldım; karakolda olayın dolandırıcılık olduğunu öğrendim. Dolandırıcılık olduğunu öğrenince karakolda arkadaşımın ticaretle uğraştığını, paraların ticaretten geldiğini söyledim. Arkadaşımı aradığımda ise ‘Kesinlikle benim ismimi vermeyeceksin’ diye beni tehdit etti. O zaman elimde herhangi bir kanıt yoktu; kanıt bulamadığım için yanlış bir ifade vermek zorunda kaldım. Daha sonra ATM’den benim hesabımdan para çekildiği ana ait bir kanıt buldum ve yaşadığım durumu tüm geçekliğiyle yetkililere anlatmaya başladım. Burudan herkese sesleniyorum. kimse, arkadaşına güvenip hesaplarını vermesin. Çok mağdurum; maddi olarak zor bir durumdayım. Yaklaşık 2-3 senedir bu olaylarla uğraşıyorum ve hakkımda neredeyse açılmış 100 dava var. Normalde böyle bir şeyi bilerek yapmazdım; arkadaş kurbanıyım." dedi. Banka bilgilerini verdi, sanık oldu Müvekkili Anıl Yeltürk’ün kendilerine başvurduğunu olayı tüm berraklığıyla anlattığını aktaran Avukat Sancaktar Devlet Özkul, "Müvekkilim; E.K. isimli kişiye güvendiğini, dolandırıcı olduklarını bilmediğini, borç istediğini ve işin bu noktaya geleceğini tahmin etmediğini söyledi. Müvekkilim, bir şahıs tarafından kandırılmış, banka kartı ve şifreleri elinden alınmış; iradesi fesada uğratılarak bu kartlarla başka vatandaşların hesaplarından paralar çekilmiş ve böylece yeni mağduriyetler oluşmuş. Anıl hem herhangi bir menfaat elde etmemiş hem de kasıtlı bir davranışı yokken sanık konumunda yargılanıp isminin lekelenmesi ve maddi, manevi yıpranması ayrı bir mağduriyet oluşturmakta. Nitelikli dolandırıcılık nedeniyle soruşturmalar kovuşturmaya dönüp ağır ceza mahkemelerinde yargılamalara konu olmakta. Oluşan her ayrı mağduriyet için ilgili yerde veya illerde ayrı dosya açılır ve sanık buralarda teker teker yargılanır. Ayrıca ceza kanunu gereğince zarar giderilmesi suçu kabul anlamına gelmese de ceza indirimi sağlayabilir; fakat binlerce kişinin zararını giderme imkanı yoksa ve suç sabitlenirse ciddi cezalarla karşılaşılabilir. Kıymetli vatandaşlar Anıl ve benzer mağdurlar adına sesleniyorum. lütfen özel şifrelerinizi, kartlarınızı, banka bilgilerinizi hatta yakınınız olsa bile paylaşmayın; kişisel bilgilerinizi vermek, bilmediğiniz binlerce mağduriyete yol açabilir" ifadelerini kullandı.
İzmir’de 115 bin fidan toprakla buluştu
11 Kasım 2025 Salı - 13:12 İzmir’de 115 bin fidan toprakla buluştu 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü kapsamında İzmir’de 21 farklı noktada 770 dekar alanda 115 bin fidan toprakla buluşturuldu. Etkinlik esnasında başlayan sağanak yağmur, fidanlara can suyu oldu. Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü tarafından "Yeşil Vatan Seferberliği" temasıyla bu yıl da Türkiye genelinde milyonlarca fidan toprakla buluşturuldu. Yangınlardan en çok etkilenen iller arasında yer alan İzmir’de 2025 yılı içinde çıkan 148 orman yangınında 10 bin 639 hektar alan zarar gördü. Bu kapsamda kent genelinde düzenlenen etkinliklerde 21 farklı lokasyonda 770 dekar alanda 115 bin fidan dikildi. Menderes ilçesi Kısıkköy’de düzenlenen törene İzmir Orman Bölge Müdürü Mahmut Yılmaz, AK Parti İzmir Milletvekilleri Ceyda Bölünmez Çankırı ve Mahmut Atilla Kaya, İzmir Vali Yardımcısı Nusret Şahin ile çok sayıda vatandaş katıldı. Törende yağmurun başlaması, dikilen fidanlara adeta "can suyu" oldu. "Ağaçlandırma seferberliği artarak devam ediyor" Etkinlikte konuşan İzmir Orman Bölge Müdürü Mahmut Yılmaz, Milli Ağaçlandırma Günü’nün 2019 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararıyla ilan edildiğini hatırlatarak, "O günden bu yana milyonlarca fidanı toprakla buluşturduk. 2019’da ‘Geleceğe Nefes’ temasıyla başlayan ağaçlandırma seferberliği artarak devam ediyor. Bu yıl Buca Zafer Mahallesi’nde 3 Temmuz 2025’te çıkan yangında 1400 hektar alan etkilenmişti. Bugün o alanları yeniden yeşertiyoruz. Yağmurun bereketiyle diktiğimiz fidanlar geleceğe nefes olacak" dedi. "İzmir’i tekrar yeşillendiriyoruz" AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya ise, "Bugün yüzbinlerce fidanı toprakla buluşturuyoruz. Çocukluğumun geçtiği bu bölgede çıkan yangın yüreğimizi yakmıştı. Şimdi hep birlikte İzmir’i tekrar ağaçlandırıyor, küresel iklim değişikliğiyle mücadeleye katkı sağlıyoruz" ifadelerini kullandı. AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı da, "Bu yaz İzmir’de sıcaklık, rüzgar ve düşük nem nedeniyle çok sayıda yangın yaşadık. Seferihisar, Aliağa, Çeşme gibi ilçelerde de aynı seferberlik sürüyor. Her doğan çocuk için bir fidan dikilmesi kampanyasıyla Türkiye, milli ağaçlandırma seferberliğinde çok iyi bir noktaya geldi" diye konuştu. "En kıymetli varlığımız ormanlarımız ve çocuklarımız" İzmir Vali Yardımcısı Nusret Şahin ise, "Son nefesinde bile fidan dikmeyi öğütleyen bir inancın mensuplarıyız. Ormanlar sadece düşmandan değil, her şeyden korur; sağlığımızı, iklimimizi, sularımızı, çevremizi korur. En kıymetli iki varlığımız ormanlarımız ve çocuklarımız" dedi. İzmir genelindeki etkinliklerde dikilen fidanlarla birlikte, vatandaşlar geleceğe nefes olacak yeni orman alanlarının oluşmasına katkı sağladı.
Sel mağduru esnaftan İzmir Büyükşehir’e tepki
11 Kasım 2025 Salı - 12:54 Sel mağduru esnaftan İzmir Büyükşehir’e tepki İzmir’in kuzey ilçelerinde bu sabah etkili olan kuvvetli sağanak yağış sebebiyle iş yerlerini su basan esnaf, tedbir almadığı gerekçesiyle İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresine (İZSU) tepki gösterdi. İzmir’in kuzey ilçeleri Aliağa, Foça, Dikili ve Bergama’da bu sabah etkili olan kuvvetli sağanak yağış sebebiyle yollar göle döndü, bazı ev ve iş yerlerini su bastı. Dikili’de kurulan pazar yerinde yağış sebebiyle esnaf zor anlar yaşarken, kendi imkanları ile tezgahlarını korumaya çalıştı. Yağışların etkili Yeni Foça’da derede biriken çöp ve ağaç parçaları suyun akışını engelleyince taşan yağmur suları sahildeki iş yerlerine girdi. Levent Duman isimli esnaf, defalarca İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne, İZSU’ya iletmiş olmalarına rağmen gerekli tedbirlerin alınmadığını iddia ederek, "Günlerdir uyarı yapıyoruz, derede biriken odun parçalarının toplanması için İZSU’ya şikayette bulunduk ama gelip toplamadılar. Evleri, iş yerlerini su bastı." dedi. Yağışın etkili olduğu Dikili ilçesinde de dağdan kaya ve toprak yığınları yola sürüklendi. Çandarlı Mahallesi’nde Piri Reis Sitesi’negiden yol bazı bölümlerde sürücülere zor anlar yaşattı. Yol ve sisli hava, ortaya çıkan puslu manzara korku filmlerini aratmadı. Araçta bulunan vatandaşlar da Foça’daki esnaf gibi belediyeye yapılan başvuruya rağmen yolda gerekli tedbirlerin alınmadığından şikayetçi oldu.