Yerel Haberler
İzmir
Üreticiden yatırımcıya sektörün buluşma noktası Olivtech oldu 08 Mayıs 2026 Cuma - 11:07:39 Gurme İzmir Olivtech Fuarı, üreticiden yatırımcıya sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirdi. Üç gün boyunca 6 bin 500’ü aşkın ziyaretçiyi ağırlayan fuarda; zeytin ve zeytinyağı, süt ürünleri ve tarım teknolojileri alanındaki yenilikler sergilenirken, uluslararası iş bağlantıları ve yeni yatırım fırsatları da gündemin odağı oldu. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından Fuar İzmir’de düzenlenen Gurme İzmir Olivtech - 12. Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri, Şarap ve Teknolojileri Fuarı, üç gün boyunca sektörün tüm paydaşlarını İzmir’de buluşturdu. Yerli ve yabancı toplam 6 bin 504 ziyaretçinin ağırlandığı fuarda, üretimden paketlemeye ve tüketime uzanan geniş bir çerçevede Türkiye’nin farklı şehirlerinin yanı sıra Almanya, Fransa, İsveç, Kanada ve Libya’dan 100’ün üzerinde katılımcı yer aldı. Söyleşiler, mutfak atölyeleri, tadım etkinlikleri, lansmanlar ve deneyim alanlarıyla zenginleşen Olivtech’te; tarımda dönüşümden markalaşmaya, gıdada kaliteden gastronomiye kadar pek çok konu ele alındı. Üniversiteler, kamu kurumları, kooperatifler ve sektör temsilcilerinin katkılarıyla hazırlanan etkinlik programı kapsamında; zeytin ve zeytinyağı üretim teknolojileri, süt ve peynir üretiminde değer zinciri, bağcılık ve şarapçılık trendleri, sürdürülebilir tarım uygulamaları ile tüketim alışkanlıkları üzerine oturumlar gerçekleştirildi. Fuarda, İzmir Bağ Yolu’nun da lansmanı gerçekleştirildi. Sektör temsilcileri, fuarın hem ticari hacim hem de uluslararası bağlantılar açısından verimli geçtiğini ifade etti. Ziyaretçi ilgisi GEA Türkiye’den İlker Altıoğlu, fuarın çok verimli geçtiğini belirterek, "Küresel belirsizlikler nedeniyle daha düşük yoğunluk bekliyorduk, ancak beklediğimizden çok daha fazla yatırımcı ve müşteri vardı. Özellikle teknolojiye yatırım yapmak isteyen, ne istediğini bilen profesyonellerle bir araya geldik. Fuarda sergilediğimiz ekipmanlar özellikle kaliteli ve yüksek polifenollü zeytinyağı üretimine yatırım yapmak isteyen üreticilerden ilgi gördü. Bir önceki fuara göre daha yoğun bir ziyaretçi ilgisiyle karşılaşmak bizi çok mutlu etti. Önümüzdeki dönemlerde de Olivtech’te yer almaya devam edeceğiz" dedi. Yeni cihazlar tanıtıldı Haus Makine Türkiye Genel Müdürü Yetkin Ateş, yaklaşık 80 yıllık geçmişe sahip firmanın bugün 80’e yakın ülkeye ihracat gerçekleştirdiğini söyleyerek, "Bu yıl Olivtech’te yeni makinelerimizin yanı sıra otomatik tartım cihazımız ve proses analiz sistemlerimizin lansmanını gerçekleştirdik. Özellikle yüksek polifenollü kaliteli zeytinyağı üretimine yönelik geliştirdiğimiz makinemiz yoğun ilgi gördü. Fuar boyunca yeni yatırımcılarla ve müşteri adaylarıyla sürekli temas halindeydik. Katılımın ve geri dönüşlerin yüksek olması bizi çok memnun etti" diye konuştu. "Verimli geçti" Polat Makine Yurtiçi Satış Müdürü Emirhan Polat, 50 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren firmanın bugün 40’a yakın ülkeye ihracat yaptığını belirterek "Olivtech, sektör için çok önemli bir fuar. Hem mevcut müşterilerimizi hem de yeni yatırımcıları burada ağırlıyoruz. Fuar bizim için çok verimli geçti" ifadelerini kullandı. "Fuardan memnun ayrılıyoruz" Tutkun Makine Türkiye Satış Müdürü Hüseyin Gür, 1984 yılında kurulan firmanın sofralık zeytin işleme makineleri ürettiğini belirterek Azerbaycan’dan İtalya’ya Yunanistan’dan, ABD’ye kadar birçok ülkeye satış yaptıklarını söyledi. İzmirli bir firma olarak fuarda yer almaktan mutluluk duyduklarını dile getiren Gür, "Uluslararası belirsizliklere karşın beklentimizin üzerinde bir taleple karşılaştık. Fuardan yeni iş bağlantıları kurarak, memnun ayrılıyoruz Fuarın zeytin ihtisas konusunda daha da büyümesini ve güçlenmesini istiyoruz" şeklinde konuştu. "Sektörün lokomotif fuarlarından" Arma Endüstri Sahibi Tufan İlhan ise butik üreticilere yönelik ekipman çözümleri sunduklarını belirterek, "Zeytinyağı, şarap, meyve suyu, sirke ve sıvı gıda üretimi yapan işletmelere yönelik ürün tedariki yapıyoruz. Olivtech, sektörün lokomotif fuarlarından biri. Yıllardır katılıyoruz. Ticari açıdan yeni projeler geliştirdiğimiz, müşterilerimizle yeniden buluştuğumuz verimli bir fuar oldu" dedi. "Müşteri portföyümüz gelişti" Halıcı Süt Ürünleri sahibi Osman Halıcı, 1981 yılında kurulan firmalarının bugün günlük yaklaşık 120 ton süt işlediğini belirterek, fuarın yeni iş bağlantıları açısından önemli katkı sağladığını belirtti. Halıcı, "Üç gün boyunca hem mevcut müşterilerimiz hem de yeni müşterilerimizle buluştuk. İyi bağlantılar kurduk, müşteri portföyümüzü geliştirdik" diye konuştu. "Bu fuarı çok seviyoruz" Özgün Zeytincilik Satış Sorumlusu Cüneyt Alay da firmanın bu yıl 35’inci yılını kutladığını belirterek, "Olivtech’te, İzmir’de müşterilerimizle bir araya gelmek bizim için çok değerliydi. Büyük ilgi gördük. İzmir’i ve Olivtech’i çok seviyoruz" ifadelerini kullandı.
08 Mayıs 2026 Cuma - 10:27 Elektronik atıklar ekonomiye kazandırılacak Her yıl milyonlarca akıllı telefon, bilgisayar ve ev aleti kullanım ömrünü tamamlayarak devasa bir "elektronik atık" dağına dönüşüyor. Modern dünyanın en hızlı büyüyen atık problemine karşı geliştirilen Circularity projesi, teknolojiyi çöpe değil, döngüye dahil etmek için bilimsel bir yol haritası sunuyor. TÜBİTAK tarafından desteklenen ve Belmont Forum kapsamında fonlanan Circularity projesinin kapanış etkinliği Yaşar Üniversitesi’nde gerçekleştirildi. Türkiye’den Yaşar Üniversitesi’nin yanı sıra Almanya, Japonya, Tayland ve Tayvan’dan beş üniversitenin paydaşlığında yürütülen çalışma; telefon ve elektrikli araba bataryaları gibi atıkları birer yük olmaktan çıkarıp hammaddeye dönüştürmeyi hedefliyor. Türkiye Koordinatörü Prof. Dr. Yiğit Kazançoğlu liderliğindeki proje ekibinde; Prof. Dr. Erhan Ada, Dr. Öğretim Üyesi Yeşim Deniz Özkan Özen, Dr. Öğretim Üyesi Mürüvvet Deniz Sezer ile araştırmacılar Çisem Lafcı ve Yalçın Berberoğlu yer aldı. Kişi başı 18.3 kg e-atık Proje kapsamında elde edilen veriler, Türkiye’nin 80 milyonu aşan nüfusuyla Batı Asya’nın en fazla elektronik atık üreten ülkelerinden biri olduğunu kanıtlıyor. Türkiye’de kişi başı e-atık arzı 18,3 kilograma ulaşırken, yıllık toplam atık miktarı ise 1 milyon tonun üzerine çıkmış durumda. Araştırmalar, geleneksel "al-kullan-at" modelinin sürdürülemez olduğunu gösterirken, artan atık miktarı karşısında geri dönüşüm tesislerinin kapasitesinin yetersiz kaldığına dikkat çekiyor. Akıllı telefon ömürleri 2 yıla kadar düştü Dünyada en hızlı büyüyen e-atık kaynağının akıllı telefonlar olduğunu ortaya koyan proje, tüketim hızındaki korkutucu artışı da gözler önüne serdi. Gelişmiş ülkelerde bir cihazın kullanım süresinin 2 yılın altına, gelişmekte olan ülkelerde ise 3 yıla kadar düştüğü kaydedildi. Bu durum, teknolojik döngünün her geçen gün daha hızlı bir atık dağına dönüştüğünü gösteriyor. Geleceğin tehdidi: Elektrikli araç bataryaları Proje sadece bugünün cihazlarını değil, geleceğin teknolojisi olan elektrikli araçları da kapsıyor. Paydaş kurumlardan biri olan Almanya Bayreuth Üniversitesi’nden paylaşılan verilere göre, 2024 itibarıyla Almanya yollarındaki bataryalı elektrikli araç (BEV) stoğu 1 milyon 651 binin üzerine çıktı. Bu araçların bataryalarının gelecekte devasa bir atık havuzu oluşturmaması için döngüsel ekonomi modellerinin bugünden kurulması gerektiği vurgulanıyor. "Döngüsel ekonomi en güçlü kasımız" Proje Koordinatörü ve Yaşar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yiğit Kazançoğlu, üniversitenin bu alandaki öncü rolünü şu sözlerle özetledi: "Üniversitemiz için döngüsel ekonomi, TÜBİTAK raporları ve küresel analizlerle tescillenmiş en güçlü kaslarımızdan biridir. Projemiz, 2023 yılında Belmont Forum tarafından fonlanan ve dünyada bu alanda seçilen sadece 7 projeden biri olma özelliğini taşıyor. ’Üret, tüket ve at’ mantığına dayanan lineer sistemlerin tıkandığı bu dönemde; lojistik penceresinden bakarak bu yapıyı döngüsel bir modele çevirmek için gayret gösteriyoruz. Amacımız gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmaktır." "Akademik rehberlik bizim için yol gösterici" Etkinliğe katılan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Döngüsel Ekonomi ve Atık Yönetimi Daire Başkanı Sabriye Ayhan, üniversitelerin bu süreçteki önemini vurgulayarak şunları söyledi: "Bakanlık olarak politikalarımızı üniversitelerimizin bilimsel rehberliğiyle yürütüyoruz. Döngüsel ekonomi artık çevresel bir tercihin ötesinde, küresel bir ekonomik zorunluluktur. ’Al-kullan-at’ modelinin yerini; kaynağın verimli kullanıldığı, atığın tekrar üretime dahil edildiği ve sektörel rekabetçiliğin arttığı yeni bir sistem almaktadır."
08 Mayıs 2026 Cuma - 10:10 İzmir’de ’Bisicab’ler yola çıkıyor İzmir Büyükşehir Belediyesi, sürdürülebilir ulaşımı genç istihdamıyla buluşturarak Bisicab araçlarıyla kent içi ulaşımda yeni bir dönem başlatıyor. Bisicab sürücüsü olmak için eğitim alan üniversite öğrencileri test sürüşlerine başladı. Bisicab’ler, önümüzdeki günlerde Alsancak Limanı ile Konak arasında hizmete girecek. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kent içi ulaşımda çevreci dönüşümü destekleyen ve gençlere nitelikli iş imkânı sunan "Bisicab" projesinde geri sayım başladı. Bisicab araçlarını kullanacak üniversite öğrencileri, kapsamlı eğitim sürecinin ardından görevli personel eşliğinde test sürüşlerine başladı. Alsancak’tan Konak’a yeni ulaşım rotası Pilot uygulama kapsamında 20 Bisicab aracı, Alsancak Limanı ile Konak arasında 11.00-19.00 saatleri arasında önümüzdeki günlerde hizmet verecek. Alsancak Limanı, Vasıf Çınar Bulvarı, Lozan, Montrö, Basmane, Agora ve Konak duraklarını kapsayan hat, iki yetişkin ve bir çocuğun konforlu yolculuğuna imkan tanıyacak. Kısa mesafeli ulaşım için tasarlanan sistem, özellikle yoğun ve turistik bölgelerde motorlu araçlara alternatif oluşturarak trafik yükünü ve çevresel etkileri azaltmayı hedefliyor. Elektrik destekli pedallı yapısıyla dikkat çeken Bisicab’ler, sıfıra yakın emisyon değerleriyle sürdürülebilir ulaşım vizyonunun önemli bir parçası olacak. Öğrenciler kapsamlı eğitimden geçti Projede görev alacak sürücüler, kapsamlı bir eğitim sürecinden geçirildi. Başvuru yapan üniversite öğrencileri; teorik derslerin ardından sürüş güvenliği, ilk yardım, trafik kuralları, araç teknik bilgisi, acil durum yönetimi ve yurttaşla iletişim gibi başlıklarda eğitim aldı.
Endüstri 4.0’ın kör noktası: Veri güvenliği
04 Kasım 2025 Salı - 13:43 Endüstri 4.0’ın kör noktası: Veri güvenliği Sensörlerle yönetilen akıllı hatlar ve bulut tabanlı veri süreçleri fabrikaları verimlilikte öne taşıyor. Ancak internet bağlantılı bu ekosistem, fidye yazılımları ve veri ihlalleriyle üretimi saatlerce hatta günlerce durdurabiliyor. Uzmanlara göre bu tehdit, yalnızca BT ekiplerinin değil, şirket yönetimlerinin doğrudan sorumluluğu hâline geldi. Akıllı sensörlerle çalışan hatlar, otomasyon düzeyi yüksek karanlık/akıllı fabrikalar ve bulut tabanlı veri akışları, Endüstri 4.0’ın verimlilik avantajını büyütürken siber risklerin ölçeğini de artırıyor. Üretim tesislerinin durma nedeni artık yalnızca mekanik arızalar değil; internet bağlantılı yapılara yönelen sofistike saldırılar, operasyonel sürekliliği ve marka itibarını tehdit ediyor. Bu tablo, siber güvenliği teknik bir BT görevi olmaktan çıkarıp yönetim seviyesinde ele alınması gereken stratejik bir iş riski hâline getiriyor. Fidye yazılımları, tedarik zinciri açıkları ve çalınan kimlik bilgileri; üretim planlarını aksatıyor, teslimat takvimlerini zorluyor ve müşteri güvenini aşındırıyor. Küresel ölçekte bazı üreticilerin yaşadığı veri ihlalleri ve haftalarca süren üretim duruşları, siber dayanıklılığın artık rekabetin ayırt edici unsurlarından biri olduğunu gösteriyor. Yükselen tehdit: Veri ihlali ve kurumsal casusluk Saldırganların yöntem seti genişliyor. Kimlik avı, üçüncü taraf yazılım açıkları, yetkisiz erişim için çalınmış kimlik bilgileri ve tedarik zincirine sızma girişimleri öne çıkıyor. Üretimin bir saatlik kesintisi dahi önemli maliyet oluştururken, sözleşme iptalleri ve yasal süreçler toplam faturayı büyütüyor. İş dünyası açısından risk, yalnızca teknik bir açık değil; doğrudan finansal dayanıklılık ve itibar yönetimi meselesi. "Teknik bir sorun değil, stratejik bir iş riski" Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Fazlanet Bilgi Teknolojileri A.Ş. CTO’su Barış Bayram, üretim sektörünün maruz kaldığı siber tehditlerin yalnızca BT departmanlarının sorumluluğunda görülemeyeceğini söyledi. Bayram’a göre modern saldırılar, şirketlerin iş sürekliliğini ve marka itibarını doğrudan etkileyen stratejik bir risk boyutuna ulaştı. Yıllardır kullanılan operasyonel teknoloji (OT) altyapılarının güncel saldırı tekniklerine karşı savunmasız kaldığını belirten Bayram, "güncelleme veya yenileme" kararının çoğu zaman bir maliyet kalemi değil, oluşabilecek zararı azaltan yönetsel bir yatırım olarak düşünülmesi gerektiğini vurguladı. BT ve OT aynı pencereden izlenmeli Üretim sistemleri masaüstü bilgisayarlarla sınırlı değil; hat üzerindeki sensörler, PLC’ler, HMI’lar, endüstriyel ağ anahtarları ve SCADA bileşenleri de saldırı yüzeyinin parçası. Bayram, mümkün olduğu ölçüde BT altyapısıyla birlikte OT katmanının da izlenmesini; olay kayıtlarının tek bir platformda ilişkilendirilerek anormalliklerin üretimi durdurmadan önce tespit edilmesini öneriyor. Riskleri azaltmak için odak başlıklar Uzmanlara göre üretim şirketlerinin önceliği, eyleme geçirilebilir tehdit istihbaratı, sürekli izleme ve anomali tespiti, ağ segmentasyonu ve erişim kontrolü, otomatik yama ve zafiyet yönetimi ile çevrimdışı yedekleme ve geri yükleme senaryoları olmalı. Bu beşli çerçeve, saldırı yüzeyini küçültmenin yanı sıra kesinti sürelerini de anlamlı biçimde kısaltıyor. XDR ve MDR ile genişletilmiş savunma Geleneksel uç nokta koruması tek başına yeterli değil. Genişletilmiş Tespit ve Müdahale (XDR), uç noktalar, sunucular ve bulut sistemlerinden gelen sinyalleri bir araya getirerek saldırı paternlerini bütünsel biçimde ortaya çıkarıyor. Maliyet yalnızca veri kaybı değil Endüstriyel bir ihlalin faturası çoğu zaman dosya kurtarma bedelinin ötesinde; üretim kaybı, gecikmiş teslimatlar, ceza şartları ve müşteri sadakati üzerindeki etkilerle büyüyor. Sonuç: Veriyi koruyabilen kazanır Endüstri 4.0 yarışında belirleyici olan yalnızca otomasyon seviyesi değil; dijital tehdide karşı dayanıklılık. En akıllı fabrikalar, en çok veri toplayanlar değil; verisini güvenle işleyip sürekliliği koruyanlar olacak. Yalnızca teknoloji değil, kültür ve yönetişim Barış Bayram, işletmelerdeki en büyük zafiyetin güncel olmayan yazılımlardan ziyade güvenlik kültürü eksikliği olduğunu belirterek, Fazlanet’in teknik çözümleri yönetişim politikalarıyla birlikte kurguladığını ifade etti. Şirket; kullanıcı erişim yetkilendirmeleri, ağ segmentasyonu, yama süreçleri ve felaket senaryoları gibi başlıkları operasyonel kapasiteyle uyumlu hale getiriyor. Bayram’a göre bu çerçeve, üretim tesislerinde kesinti sürelerini kısaltan ve müşteri güvenini koruyan bir güvenlik omurgası oluşturuyor. Kurumsal çözüm ortağı olarak Fazlanet Bilgi Teknolojileri A.Ş., Türkiye’de 7/24 Türkçe destek, üretim hatlarına özel siber güvenlik danışmanlığı ve sektör bazlı risk modellemesi sunan az sayıda firmadan biri. Şirket, işletmelerin dijital dönüşüm süreçlerini güvenlik, süreklilik ve maliyet optimizasyonu temelinde yapılandırarak, Endüstri 4.0 yatırımlarının kesintisiz ve sağlıklı ilerlemesini hedefliyor.
Uyanıklık yapıp kıyafet değiştirmeleri işe yaramadı, kıskıvrak yakalandılar
04 Kasım 2025 Salı - 13:27 Uyanıklık yapıp kıyafet değiştirmeleri işe yaramadı, kıskıvrak yakalandılar Karabağlar ilçesinde bir aracın kelebek camını kırarak hırsızlık yapan iki şahıs, tanınmamak için kıyafet değiştirmiş olmalarına rağmen, olay yeri ve çevresindeki 22 farklı güvenlik kamerası inceleyen polisin sıkı takibi sonucu yakayı ele verdiler. Olay 28 Ekim günü gece saatlerine meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Karabağlar’da gözüne kestirdikleri bir otomobilin kelebek camını kıran iki şahıs, dört adet hoparlör, iki adet tiz, bir adet teyp ve bir adet amfiyi çalarak uzaklaştı. Karabağlar İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekiplerince yapılan çalışmalarda, olay yeri ve çevresindeki 22 farklı güvenlik kamerası incelendi. Şüpheli iki şahsın çaldıkları malzemeleri plakasız bir araca taşıdıkları, hırsızlık sırasında dikkat çekmemek için kıyafet değiştirdikleri ve olay sonrası Konak yönüne kaçtıkları belirlendi. Yapılan titiz çalışmalar sonucu, olayda kullanılan araç ve kimlikleri tespit edilen O.S. (27) ile Ö.A. (39) isimli şüpheliler yakalandı. Şahıslara ait araçta çalınan dört hoparlör ve iki tiz ele geçirilirken, teyp ve amfi ise Buca ilçesindeki bir iş yerinde bulundu. İş yeri sahibi hakkında ’Suç Eşyasını Satın Almak’tan işlem yapıldı. Bu arada Ö.A. isimli şahsın üç ayrı hırsızlık dosyasından firari olduğu ve 3 yıl 2 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunduğu tespit edildi. Yakalanan her iki şüpheli ile ilgili gerekli adli işlemler başlatıldı.
Menemen Belediyesinden her aya bir açılış
04 Kasım 2025 Salı - 12:48 Menemen Belediyesinden her aya bir açılış Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan’ın her ay bir açılış sözüyle birlikte ilçede son 6 ayda 6 yeni tesisin açılışı gerçekleştirildi. Pazar yerinden kafeye, semt polikliniğinden dijital deneyim merkezine kadar kurdelası kesilen tesislerin vatandaşların ilgi ve desteğiyle karşılık bulduğunu belirten Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Geleceğin Menemen’ini hep birlikte inşa ediyoruz." dedi. Türkiye’nin en büyük tematik çocuk oyun köyünü hizmete açan, Ege’nin en büyük kütüphanesinin inşaatında sona yaklaşan ve eser belediyeciliğinin kent genelinde sayısız örneğini ortaya koyarak fark oluşturan Menemen Belediyesi, arka arkaya gerçekleştirdiği açılışlarıyla da dikkatleri üzerine çekmeye devam ediyor. Perde, Türkelli’de açıldı Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan’ın, "Her ay bir açılış gerçekleştireceğiz." sözünün ardından adeta açılış yağmuru gerçekleştiren Menemen Belediyesi, perdeyi Türkelli’de açtı. Daha önce Halil Alkaya Kapalı Pazar Yeri, Koyundere Kapalı Pazar Yeri ve Seyrek Kapalı Pazar Yeri gibi hem esnafın hem de vatandaşın yüzünü güldürüp alışverişi kolaylaştıran tesisleri ardı ardına açan Menemen Belediyesi, Türkelli’de de kapalı pazar yerini hizmete açtı. Çevre düzenlemesiyle birlikte bölgeye yakışan bir tesis olarak öne çıkan Türkelli Kapalı Pazar Yeri, birçok üreticinin de doğrudan tezgah açtığı bir pazar yeri olarak öne çıkıyor. Sağlığa önemli yatırım Türkelli’den sonra açılışların ikinci adresiyse Ulukent oldu. Sağlık alanında diyetisyenden pansuman hizmetlerine ambulanstan evde fizyoterapiye kadar birçok hizmeti hemşehrilerine ücretsiz sağlayan Menemen Belediyesi, Asarlık Aile Sağlığı Merkezi sonrası bu kez Ulukent Semt Polikliniği’ni de hizmete açtı. Açılan tesis röntgenden poliklinik hizmetlerine kadar içinde barındırdığı birçok özellikle adeta hastaneyi andırırken, günlük 500 hasta kapasitesiyle hizmet veriyor. Sosyal yaşama Aynısefa dopingi Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan’ın açılış kurdelesini kestiği tesislerin içinde en çok dikkat çeken ise Aynısefa Sosyal Tesisleri oldu. Kafe restoran olarak hizmet veren tesislerin ilki Kent-2’de bulunan Cumhuriyet Parkı içinde hizmete girerken, ikincisi ise Menemen Şehir Parkı içinde yer aldı. Modern tasarımı, lezzetli menüsü, hesaplı fiyatları, güler yüzlü personeli, hijyene ve hizmete dayalı anlayışıyla Aynısefa kafeler, her iki noktada da vatandaşların sabah kahvaltılarından akşam yemeklerine kadar günün her saatinde vakit geçirebilecekleri birer tesis olarak öne çıktı. Haykıran’a manevi dokunuş Menemen’deki açılışların bir diğer durağı ise Haykıran oldu. Menemen Çukurköylü olan ve devlet kademesinde önemli bürokratik görevler üstlendikten sonra 60. hükümette Adalet Bakanı olarak görev yapan Ahmet Kahraman’ın adının verildiği Ahmet Kahraman Camii dualarla açıldı. Açılışta konuşan Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Rabbim bu camiden ezanı eksik etmesin, cemaatini bol kılsın." dedi. Dijital dönüşümün merkezi Menemen Menemen Belediyesi tarafından yapımı tamamlanarak hizmet vermeye başlayan son tesis ise Dijital Deneyim Merkezi oldu. Mermerli Mahallesi’nde 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’ndan bir gün önce Cumhuriyetin 102. yaşına armağan olarak Atatürk ve Kurtuluş Savaşı temasıyla kapılarını açan tesis, her yaştan misafirine milli mücadele yıllarını eşsiz görsel efektleri ve güçlü ses sistemiyle sağlanan ambiansta bir kez daha hafızalara kazıyacak şekilde kapılarını açtı. Açılışlarımız devam edecek Yalnızca 6 ay içinde birçok farklı alanda çok önemli tesislerin kurdelasını seçkin davetliler eşliğinde kurdelasını kesen Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, gerçekleştirilen açılışların bir son değil, daha büyük projelere giden yolda birer kilometre taşı olduğunu söyledi. Başkan Pehlivan, "Göreve geldiğimiz ilk günden bugüne, Menemen’in sadece bir semt ya da bölgesine değil, her bir köşesine hizmet götürerek hemşehrilerimize dokunmanın tarifsiz onurunu yaşıyoruz. Verimli tarım arazileri, üniversitesi, kentleşmesi, sosyal yaşamı, istihdam avantajıyla Menemen her geçen gün sadece İzmir’in değil, bölgemizin çok önemli bir kenti olarak öne çıkıyor. Sosyal yaşamıyla, iş yaşamıyla, eğitime yatırımlarıyla, kadına ve çocuğa verdiği değeriyle Menemen, Türkiye’nin en refah kentleri arasında yerini alma yolculuğuna hız kesmeden devam etmektedir. Önümüzdeki süreçte yapacağımız yeni açılışlarla da yaşayan ve yaşatan kent mottosunu çok yakıştırdığımız Menemen’imiz, fark oluşturmaya devam edecektir." dedi.
Menemen FK, Play-off potasını takip ediyor
04 Kasım 2025 Salı - 10:52 Menemen FK, Play-off potasını takip ediyor Menemen FK, Fethiyespor karşısında aldığı galibiyetle 4 maçlık galibiyet hasretine son verdi. Bu sonuçla puanını 19’a çıkaran sarı-lacivertliler, ligde 7. sıraya kadar yükselerek Play-Off iddiasını sürdürdü. TFF 2. Lig Beyaz Grup ekiplerinden Menemen FK, sezona etkili bir başlangıç yapsa da son haftalarda yaşadığı düşüşle dikkat çekti. İlk 6 haftada 4 galibiyet, 1 beraberlik ve 1 mağlubiyet alan sarı-lacivertliler, ardından çıktığı 4 maçta galibiyet yüzü göremedi. Bu süreçte puan cetvelinde orta sıralara gerileyen İzmir temsilcisi, hafta sonu Fethiyespor karşısında aldığı kritik galibiyetle hem 4 maçlık kazanamama serisine son verdi hem de önemli bir 3 puan elde ederek ligde 7. sıraya yükseldi. Bilal Kısa ve öğrencileri, bu çıkışı sürdürüp ilerleyen haftalarda ilk 5 içerisinde yer alarak Play-Off hattında kalmayı hedefliyor. İç saha performansı göz dolduruyor Bu sezon taraftarı önünde etkileyici bir performans sergileyen Menemen FK, evinde oynadığı 6 karşılaşmada sadece 1 kez mağlup olurken, 3 galibiyet ve 2 beraberlik elde etti. Sezonun ilk iç saha maçında Arnavutköy Belediyespor’a yenilen sarı-lacivertliler, o karşılaşmanın ardından evinde yenilgi yüzü görmedi ve son 5 maçta başarılı bir performansa imza attı. Bilal Kısa ve öğrencileri, aynı başarıyı son 3 maçta galibiyet alamayan ve 2 beraberlik, 1 mağlubiyet aldığı dış maçlarında da sergilemeyi hedefliyor. İzmir ekibi, gelecek hafta sonu Mardin 1969’a konuk olacak.
EÜ FAYDA Topluluğu ve LÖSEV farkındalık için buluştu
04 Kasım 2025 Salı - 10:45 EÜ FAYDA Topluluğu ve LÖSEV farkındalık için buluştu Ege Üniversitesi (EÜ) İletişim Fakültesi ev sahipliğinde, Lösemili Çocuklar Haftası dolayasıyla, LÖSEV Ege Bölgesi Halkla İlişkiler Ekibi ve FAYDA Topluluğu iş birliğinde anlamlı bir farkındalık etkinliği düzenlendi. Etkinlik; İnci Projesi kapsamında Bornova Anadolu Lisesi öğrenci ve öğretmenleri, LÖSEV İzmir gönüllü üst komitesi ve gönüllü müzisyenlerin katkılarıyla gerçekleştirildi. "Gençlerin enerjisi ve umuduyla" sloganıyla hayata geçirilen etkinlikte, lösemili çocuklara destek olmak ve toplumsal farkındalık oluşturmak hedeflendi. Etkinlik ile ilgili bilgi veren LÖSEV İzmir Halkla İlişkiler Koordinatörü Gamze Berçin Edirne, "Amacımız; lösemiyle mücadele eden çocukların yalnız olmadığını göstermek ve toplumsal duyarlılığı artırmak. Turuncu balonlar, müzik, coşku ve ‘Umut varsa iyileşme de vardır!’ mesajımızla; löseminin tedavi edilebilen bir hastalık olduğunu, moral ve dayanışmanın tedavi sürecindeki önemini ve her yaştan bireyin fark yaratabileceğini vurguladık. Bu etkinlik, küçük bir müzik dinletisiyle birlikte, Ege Üniversitesi LÖSEV gönüllüsü öğrencilerinin bir araya geldiğinde büyük bir umut dalgası yaratabileceğini göstermesi açısından çok kıymetliydi" diye konuştu. "Umut varsa iyileşme de vardır!" Gençlere ve üniversite öğrencilerine yönelik mesaj veren Koordinatör Gamze Berçin Edirne, "Bu tür çalışmalar, gençler için yalnızca bir sosyal sorumluluk deneyimi değil; aynı zamanda aidiyet, empati ve toplumsal duyarlılık gelişim alanı sunuyor. Gençler toplumsal sorunlara çözüm üretmeyi, organizasyon ve iletişim becerilerini geliştirmeyi, ekip ruhunu ve gönüllülüğün değerini deneyimliyor. ‘Benim de katkım var’ duygusunu yaşayabilmek, gençler için en büyük motivasyon. Bu bilinçle yetişen her genç, geleceğe umut oluyor. Her bir gencimize şunu söylemek istiyoruz. Umut olun, gücünüzün farkında olun. Bir gülümseme, bazen bir şarkı ya da bir balon bile bir çocuğa umut olabilir. Toplumsal fayda üretme motivasyonunuz; sadece bugünü değil, ülkemizin geleceğini de iyileştiriyor. Kapımız tüm gençlere sonuna kadar açık; LÖSEV’de herkesin yeri hazır. Gelin, birlikte daha fazla çocuğun yüzünde gülümseme olalım. Çünkü ‘Umut varsa iyileşme de vardır!’" dedi. Organizasyon süreci, LÖSEV İzmir Halkla İlişkiler ekibi ile FAYDA Topluluğu gönüllülerinin koordinasyonunda, tamamen gönüllülük esasına dayanarak planlandı. Hazırlık, iletişim, düzen ve performans aşamalarında öğrenciler aktif rol alarak sürecin her adımında sorumluluk üstlendi.
Dolandırıcı sanıp reddetti, doktoru görüntülü arayınca böbrek nakline ikna oldu
04 Kasım 2025 Salı - 10:10 Dolandırıcı sanıp reddetti, doktoru görüntülü arayınca böbrek nakline ikna oldu Yüksek tansiyona bağlı gelişen böbrek yetmezliği nedeniyle 8 yıl boyunca diyalize giren 62 yaşındaki Hataylı Nursel Demirel, hastaneden gelen telefonda ’bağış böbrek çıktı’ haberini veren görevliyi dolandırıcı sanarak reddetti. Görevli ısrarla arayınca polise gitmeye karar veren Demirel, doktorunun kendisini görüntülü aramasıyla gerçeği anlayıp nakil için hastaneye gitti. Ankara’dan gönderilen yüzde yüz uyumlu böbrek, İzmir’deki Acıbadem Kent Hastanesi’nde başarıyla nakledildi. Depremzede olan ve uzun yıllardır böbrek nakli bekleyen Nursel Demirel, Hatay’ın Defne ilçesinde ayakkabı mağazası işletirken Covid-19 salgını döneminde İzmir’e yerleşti. İki çocuk, dört torun sahibi Demirel, salgın sonrası tekrar memleketine gidip gelmeye başladı. Ancak 6 Şubat depremi öncesinde İzmir’e dönmesi onu felaketten korusa da, ailesinden ve dostlarından çok sayıda kayıp verdi. Evi ve dükkanı da yıkılan Demirel, diyaliz tedavisini sürdürürken 3 yıl önce Acıbadem Kent Hastanesi’ne başvurarak kadavra listesine adını yazdırdı. Dolandırılma korkusuyla nakil şansını reddetti Telefonla bağış böbrek bulunduğu haberi verilince Demirel, bunu dolandırıcıların yeni bir tuzağı sandı. Daha önce yakın bir arkadaşının yönlendirmesiyle dolandırılan Demirel, o anı şöyle anlattı: "Hatay depreminde kuzenimi, eşini, çocuklarını, çok sayıda dostumu arkadaşımı kaybetmiştim. Üstüne üstlük evim ve dükkanım da yıkılmıştı. Yaşanan bu felekatte herkes yardım için seferber olmuştu. Çok yakın bir arkadaşım bana mesaj atıp yardım yapılacağını söyleyip bilgilerimi istedi. Hiç şüphelenmeden verdim. Bana para gönderileceği söylenirken, mobil bankacılıktan hesabıma girdiğimde gelen değil giden para olduğunu gördüm. Hemen banka şubesine gidip bu işlemleri durdurdum. Hastaneden arandığımda da dolandırıcılar arıyor sandım. Onlar ısrarla ‘bağış böbrek çıktı’ derken, ben inanmadım. Israrlı telefonlar karşısında oğlumla polise gitmeye karar verdik, bunu da arayanlara söyledik. Bunun üzerine doktorumuz telefonla görüntülü aradı. Karşımızda doktorumuzu görünce inandık, ikna olduk. Onlar neden tepki gösterdiğimizi anlamadılar doğal olarak. Dolandırıcı kurbanı olmayalım derken az daha nakil şansımı kaybedecektim. İyi ki doktorlarımız ısrarcı olup beni ikna ettiler. İyi ki de ikna etmişler, az daha büyük bir şansı kaybedecektim. Tüm ekibe çok teşekkür ediyorum." "Böbrek büyük ikramiye gibiydi" Arayanın doktorları olduğuna ikna olunca hastaneye gelen Nursel Demirel’e, Ankara’dan gönderilen yüzde yüz uyumlu böbrek geçen yıl, Acıbadem Kent Hastanesi Böbrek Nakli Ekibi tarafından başarıyla nakledildi. Operasyon, Uzm. Dr. Işık Özgü başkanlığında; Uzm. Dr. Uğur Saraçoğlu, Prof. Dr. Hüseyin Töz, Doç. Dr. Ebru Sevinç Ok, Uzm. Dr. Gökhan Ekin ve Doç. Dr. Mert Akan’dan oluşan ekip tarafından gerçekleştirildi. Rutin kontrol için gelen Demirel, doktorlarına tekrar dolandırılma hikayesini anlatıp o günü anarken, hastayı zorla ikna ettiklerini hatırlatan Uzm. Dr. Özgü, şunları söyledi: "Hastamızı defalarca arayıp ikna edemedik. En sonunda Dr. Gökhan Bey görüntülü aradı ve ancak o zaman inanabildi. Oysa böbrek, bizim tabirimizle büyük ikramiyeydi. Yüzde yüz uyumluydu, bu çok nadir rastlanan bir durum. Hastamıza uygun olan bağış Ankara’dan yapılmıştı, biz de hastayı hemen nakle aldık. Şimdi sağlığı gayet iyi, rutin kontrollere geliyor. Her bağış gibi bu da çok değerli bir bağıştı. İçinde bulunduğumuz Organ Bağış Haftasında bir kez daha kadavradan bağışların artması için çağrı yapıyoruz. Organ bağışının hayat kurtardığını anlatıyoruz."
İzmir’de ’Saraçlar’a operasyon: 2 ’si kamu görevlisi 21 gözaltı
04 Kasım 2025 Salı - 09:44 İzmir’de ’Saraçlar’a operasyon: 2 ’si kamu görevlisi 21 gözaltı İzmir merkezli ’Saraçlar’ suç örgütüne yönelik operasyonda 2’si kamu görevlisi 21 şüpheli gözaltına alındı. MASAK raporlarına göre örgüte ait hesaplarda 1,8 milyar TL para hareketi tespit edilirken, 200 milyon TL’lik mal varlığına el konuldu. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde; Jandarma Genel Komutanlığı KOM Daire Başkanlığı, Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı ve İzmir İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince yürütülen ortak çalışmalar sonucunda, ’Saraçlar’ suç örgütüne yönelik İzmir merkezli geniş çaplı bir operasyon düzenlendi. Operasyonda 2’si kamu personeli 21 şüpheli gözaltına alındı. 1 milyar 800 milyon para hareketi Torbalı, Kemalpaşa, Bornova, Karabağlar, Güzelbahçe ve Foça ilçelerinde eş zamanlı gerçekleştirilen operasyonlarda örgüt üyeleri ve bağlantılı kişilerin ’yağma’, ’rüşvet’, ’uyuşturucu madde ticareti’, ’nitelikli dolandırıcılık’, ’resmi belgede sahtecilik’ ve ’suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’ suçlarına karıştıkları tespit edildi. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) verilerine göre şüphelilere ait hesaplarda yaklaşık 1 milyar 800 milyon TL tutarında para hareketi tespit edildi. Suçtan elde edildiği değerlendirilen 200 milyon TL değerindeki taşınır ve taşınmaz mal varlığına el konulması için işlem başlatıldı. Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda da bir miktar esrar, 3 çek, 1 milyon TL değerinde 1 adet senet, 98 adet uyuşturucu hap ve 34 adet kurusıkı fişek ele geçirildi. Olayla ilgili soruşturma çok yönlü devam ediyor.
Çeşme Belediyesporlu Emir’den satrançta İzmir ikinciliği
04 Kasım 2025 Salı - 09:21 Çeşme Belediyesporlu Emir’den satrançta İzmir ikinciliği Çeşme Belediyespor Kulübü’nün genç satranç oyuncusu Emir Tütüncüoğlu, İzmir’de düzenlenen 11 Yaş Genel Kategorisi turnuvasında büyük bir başarıya imza atarak İzmir ikincisi oldu. İzmir’de gerçekleştirilen turnuvada altı maçta beş galibiyet elde eden Emir Tütüncüoğlu, üstün performansıyla hem kupa hem de madalya kazanarak Çeşme’ye gurur yaşattı. Bu sonuçla birlikte Tütüncüoğlu, Milli Takım seçmelerine katılma hakkı için önemli bir adım atmış oldu. Çeşme Belediyespor Kulübü Başkanı Mehmet Sarısaç, genç sporcunun başarısından duyduğu gururu şu sözlerle dile getirdi: "Çeşme Belediye Spor Kulübü satranç oyuncumuz Emir Tütüncüoğlu, İzmir’de yapılan 11 Yaş Genel Kategorisi’nde İzmir 2’ncisi oldu. Oyuncumuz, milli takım seçmelerine girmek için katıldığı turnuvada altı maçın beşini kazanarak kupa ve madalya kazandı. Kendisini kutluyor, milli takım yolunda başarılar diliyoruz." Başkan Sarısaç, Çeşme Belediyespor’un sadece futbol değil, farklı branşlarda da genç yeteneklerin gelişimine destek verdiğini vurgulayarak, altyapıdan gelen sporcuların ulusal düzeyde başarı elde etmesinden büyük mutluluk duyduklarını ifade etti. Çeşme Belediyespor Kulübü, gençlerin sporla buluşması ve ilçeden yeni milli sporcuların yetişmesi adına çalışmalarını sürdürmeye devam ediyor.
Aliağalı yüzücüler Türkiye finallerine kaldı
03 Kasım 2025 Pazartesi - 16:46 Aliağalı yüzücüler Türkiye finallerine kaldı Aliağalı yüzücüler, İzmir’de gerçekleştirilen 11/12 Yaş İl İçi 3. Vize yarışlarında elde ettikleri başarılarla Türkiye Finallerine gitmeye hak kazandı. İzmir Halkapınar Olimpik Yüzme Havuzu’nda düzenlenen müsabakalarda barajları geçen Aliağa Gençlik Merkezi (AGM) Spor Kulübü sporcuları, Aliağa’ya bir kez daha gurur yaşattı. Türkiye Yüzme Federasyonu tarafından Vedia Nil Apak anısına 27-30 Kasım 2025 tarihlerinde Trabzon’da düzenlenecek olan 11/12 Yaş Ulusal Gelişim Ligi Türkiye Finalleri öncesinde gerçekleştirilen İzmir 3. Vize yarışlarına 23 kulüpten 252 sporcu katıldı. Aliağa ekibi, 11 yaş kategorisinde 7 sporcu, 12 yaş kategorisinde ise 5 sporcu ile mücadele etti. Müsabakalar sonucunda 12 yaş sporcularından Hasan Kağan Uyanık ve Cafer Taha Berber baraj derecelerini geçerek Türkiye Finallerine katılma hakkı kazandı. Ayrıca barajı kıl payı kaçıran Aliağalı sporcular, 21-23 Kasım tarihleri arasında Balıkesir’de yapılacak 11-12 Yaş Ulusal Gelişim Türkiye Finali Baraj Geçme yarışları ile Türkiye Yıldız-Genç ve Açık Yaş Milli Takım seçmesi baraj müsabakalarında yeniden şanslarını deneyecek. Muhammed Ali Duman: "Gurur yaşatmaya devam edeceğiz" Aliağa Belediyesi Yüzme Antrenörü Muhammed Ali Duman, finallere sporcu göndermeyi artık gelenek haline getirdiklerini belirterek şunları söyledi: "Öncelikle havuz imkânlarımız ve tesislerimiz için Aliağa Belediye Başkanımız Serkan Acar’a teşekkür ediyorum. Tüm antrenör arkadaşlarımızla hedeflerimiz için yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Geçtiğimiz yıl ilk kez Aliağa’dan sporcularımızı Türkiye Finallerine gönderdik. Bu sene de geleneği bozmadık ve yeniden finallerdeyiz. Her geçen gün daha fazla emek veriyoruz. Aliağamıza bu gururu yaşatmaya devam edeceğiz" diyerek sözlerini noktaladı.