Yerel Haberler
İzmir
12 Mayıs 2026 Salı - 16:50 En lezzetli festival için geri sayım başladı Menemen’in lezzeti ve kokusuyla meşhur Emiralem çileği için festival zamanı geldi çattı. Bu yıl 16. kez düzenlenecek festival ilk kez Uluslararası düzeyde gerçekleştirilecek. Murat Boz ve Derya Bedavacı’nın sahne alacağı, festivalin her yıl olduğu gibi heyecanla beklendiğini ifade eden Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Tüm hazırlıklarımızı en ayrıntılı şekilde planladık. Her yıl yoğun katılımla gerçekleştirdiğimiz Türkiye’nin en lezzetli festivaline tüm hemşehrilerimizi bekliyoruz" dedi. İzmir çilek üretiminin yarıdan fazlasını tek başına karşılayan Emiralem’in meşhur çileği, bu yıl da sahneye muhteşem bir festivalle çıkacak. 16’ıncı Uluslararası Emiralem Çilek Festivali, 15-16-17 Mayıs tarihlerinde üç gün boyunca misafirlerine lezzet ve müzik şöleni sunacak. İtalya, Yunanistan, Kuzey Makedonya, Kosova, Bosna Hersek gibi çilek üreticisi ülkelerin de dans ve müzik grupları, üreticiler ve sektörel profesyonellerle katılacağı festivale bu yıl yine bir milyonun üstünde ziyaretçi bekleniyor. Müziğin devleri sahnede Uluslararası Emiralem Çilek Festivali, her yıl olduğu gibi lezzetli çileklerinin yanında muhteşem konserleriyle de anılacak. Festivalin açılış gününde konser alanında ilk olarak Oğuz Görceğiz ve ardından Derya Bedavacı sahne alacak. Festivalin ikinci gününde de pop müziğin sevilen ismi Murat Boz, en güzel parçalarını Emiralem’de seslendirerek unutulmaz anlar yaşatacak. Ünlü Gurme Sahrap Soysal’ın da ‘En İyi Çilek ve ‘En İyi Çilekli Pasta’ yarışmasında jüri olacağı festival boyunca çeşitli noktalarda dans ve müzik gösterimleri olacak. "Muhteşem bir festivale imza atacağız" Ünü sınırları aşan, her yıl yoğun katılımla gerçekleştirilen ve 3 gün sürecek festivale herkesi davet eden Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, Her yıl çıtayı daha da yükselttiğimiz, bayrağı daha ileri taşıdığımız bir Emiralem Çilek Festivalimiz var. Geçtiğimiz yıl sahneden bu yıl için festivali uluslararası seviyeye çıkarma sözü vermiştik. Bu yıl üreticisiyle, sektörün profesyonelleriyle, dans ve müzik topluluklarıyla birlikte çilek yetiştiren ülkeler bizimle birlikte olacak. Sanatçılarımızla, katılımcılarımızla, sürprizlerimizle, yarışmalarımızla ve elbette tadına doyum olmayan Emiralem çileğimizle biz hazırız. Geçtiğimiz yıl bir milyonu aşkın ziyaretçi ağırladığımız Emiralem Çilek Festivali için bu yıl çok daha fazla misafir ağırlamayı bekliyoruz. Gerekli tüm hazırlıklarımızı da bu yönde yaptık. Hemşehrilerimizin tek yapması gereken, bu özel festivale gelip, ailesiyle, eşiyle, dostuyla en güzel hatıralarına bir yenisini daha eklemek olacak" dedi. Festival programı belli oldu Çilek Festivali için hazırlanan üç günlük program açıklandı. Festival, konserlerden çocuk etkinliklerine, yarışmalardan sempozyuma kadar birçok renkli etkinliğe ev sahipliği yapacak. Festivalin ilk günü olan 15 Mayıs Cuma günü saat 10.00’da stantlar kapılarını açacak. Saat 18.00’de gerçekleştirilecek festival açılışı ve kortejin ardından, akşam saat 20.00’de Oğuz Görceğiz ve Derya Bedavacı sahne alacak. 16 Mayıs Cumartesi günü program, saat 13.00’te düzenlenecek Uluslararası Tarım ve Çilek Sempozyumu ile başlayacak. Saat 14.00’te çocuklar için çilek fidanı dikimi ve çeşitli atölyeler gerçekleştirilecek. Gün boyunca sokak müzisyenleri, dans grupları gösterileri ve çeşitli turnuvalar festival alanına renk katacak. Saat 20.30’da ise sevilen sanatçı Murat Boz konser verecek. Festivalin son günü olan 17 Mayıs Pazar günü saat 11.00’de tarlada çilek toplama etkinliği düzenlenecek. Ardından en güzel çilek ve çilekli pasta yarışmaları yapılacak. Çocuk etkinliklerinin devam edeceği program kapsamında, saat 14.30’da Diyetisyen Hatice Nur Ege katılımcılarla söyleşi gerçekleştirecek. Gün boyunca müzik dinletileri ve dans gösterileri sahnelenirken, festival saat 17.00’de yapılacak ödül töreniyle sona erecek.
Şehidin nişanlısı: "Ne olur Ömer’imi götürmeyin"
30 Eylül 2025 Salı - 19:15 Şehidin nişanlısı: "Ne olur Ömer’imi götürmeyin" İzmir’in Balçova ilçesinde polis merkezine düzenlenen silahlı saldırıda ağır yaralanan polis memuru Ömer Amilağ (29), tedavi gördüğü hastanede 23 günlük yaşam mücadelesini kaybederek şehit oldu. Şehit polis için görev yaptığı Balçova İlçe Emniyet Müdürlüğünde tören düzenlenirken, şehidin nişanlısı "Ne olur Ömer’imi götürmeyin" diye feryat etti. Olay, 8 Eylül Pazartesi günü sabah saat 08.30 sıralarında Balçova ilçesi Çetin Emeç Mahallesi Fethi Bey Sokak’ta bulunan Salih İşgören Polis Merkezinde meydana geldi. 16 yaşındaki E.B., polis merkezine pompalı tüfekle ateş açtı. Nöbet kulübesi yakınındaki polis memurları Hasan Akın, Murat Dağlı ve Ömer Amilağ saldırıda yaralandı. Kaçmaya çalışan saldırgan kısa sürede polis ekiplerince kıstırılırken, çıkan çatışmada 1. Sınıf Emniyet Müdürü ve Polis Başmüfettişi Muhsin Aydemir ile bir sivil vatandaş da yaralandı. Sağlık ekiplerinin olay yerindeki kontrollerinde Polis Başmüfettişi Muhsin Aydemir ile polis memuru Hasan Akın’ın şehit olduğu belirlendi. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan polis memuru Ömer Amilağ ise 23 gün süren yaşam mücadelesini bugün kaybederek şehit oldu. Böylece saldırıda şehit sayısı 3’e yükseldi. İzmir’de tören düzenlendi Şehit polis memuru Ömer Amilağ için 4 yıldır görev yaptığı İzmir Balçova İlçe Emniyet Müdürlüğünde tören düzenlendi. Törene şehidin babası Mahmut Amilağ, nişanlısı Ece Öksüz, İzmir Valisi Süleyman Elban, İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, Ege Ordusu ve Garnizon Komutanı Orgeneral İrfan Özsert, İzmir Emniyet Müdürü Celal Sel, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Metin Düz, Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanı Tümamiral Tayfun Paşaoğlu, MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin ile şehidin meslektaşları katıldı. Şehidin nişanlısı: "Ne olur Ömer’imi götürmeyin" Nişanlısı Ece Öksüz’ün şehidin üniformasını giyerek törene katılması duygusal anlara sahne oldu. Saygı durusu ve İstiklal Marşı’nın ardından şehidin özgeçmişi okundu. Kuran-ı Kerim tilaveti sırasında şehidin nişanlısı tabutun başında, "Sen böyle mi görecektim? Seni damatlıkla görecektim. Seni çok seviyorum. Ne olur Ömer’imi götürmeyin" diyerek gözyaşı döktü. Helallik alınmasının şehidin naaşı defnedilmek üzere memleketi Şanlıurfa’ya uğurlandı. 7 tutuklama Öte yandan, saldırının ardından gözaltına alınan saldırgan E.B., babası N.B., annesi A.B. ve 8 şüphelinin Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’ndeki işlemleri tamamlandı. Şüphelilerden saldırgan E.B., babası N.B., İran uyruklu K.N., Suriye uyruklu M.A., C.T.T., F.S.A. ve M.A. çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Zanlının annesi A.B. ile T.Y., F.Ç. ve suça sürüklenen çocuk B.Y. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
İzmir’de elektrik faciası davası: 30 sanığın ’bilinçli taksirle adam öldürme’den cezalandırmaları istendi
30 Eylül 2025 Salı - 15:21 İzmir’de elektrik faciası davası: 30 sanığın ’bilinçli taksirle adam öldürme’den cezalandırmaları istendi İzmir’de 2 kişinin hayatını kaybettiği elektrik faciası davasında, savcılık mütalaasını açıkladı. Duruşmanın ardından açıklamalarda bulunan Avukat Ayşe Sarıçiçek, "Savcılık 40 sanıktan 30’u hakkında TCK 85/2’den bilinçli taksirle adam öldürmeden cezalandırma talep etti. Yargılanmakta olan sanıklardan 9 tanesi için beraat, bir tanesi için de yakalama kararı var" dedi. İzmir Alsancak’ta geçen yıl 12 Temmuz’da sağanak yağış sırasında su birikintisine basan Özge Ceren Deniz ve İnanç Öktemay’ın elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetmesiyle ilgili davanın görülmesine İzmir 10’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Hayatını kaybeden Özge Ceren Deniz’in babası Ahmet Abi, tutuklu ve bazı tutuksuz sanıklar ile taraf avukatlarının katıldığı duruşmada iddia makamı esas hakkında mütalaasını sundu. Savcı, sanıkların sonucu öngörmelerine rağmen üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getirmediklerini ifade ederek, Abdülkadir S., Ahmet Orhan K., Ali K., Alper D., Arif K., Doğan K., Erman Ç., Fırat A., Hamza B., Mert C., Mehmet Fatih T., Mehmet Zeki A., Mesut T., Mürsel A., Yavuz G., Ceyhan D., Alara E., Ali A., Barış S., Cengiz D., Deniz S., Ekrem Y., İbrahim Ş,, Koray Arif F., Mustafa A., Necati E., Sefa P., Volkan Ş., Zekeriya T.ve Ahmet D.’nin cezalandırılmasını istedi. Mütalaada, sanıklardan Ahmet Ç., Hakan G., Mehmet Zeki A., Tahsin E., Ufuk E., Uğur Y., Erkut B., Halit Ö.ve Serhat E.’nin beraati talep edilirken, 1 şüphelinin dosyasının ayrıldığı belirtildi. Savcı, tutuklu sanıkların mevcut hallerinin devamına da görüş bildirdi. Davanın karar duruşması 10 Ekim Cuma günü görülecek. "En ağır şekilde cezalandırılacağına inanıyorum" Duruşmanın ardından açıklamalarda bulunan Avukat Ayşe Sarıçiçek, "Özge Ceren Deniz ve İnanç Öktemay’ın geçen yıl Temmuz ayında ölümü ile ilgili İzmir 10 Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmekte olan davada bugün iddia makamı, savcılık makamı mütalaasını açıkladı. Şu anda görülmekte olan davada 40 sanığımız var. 40 sanıktan 30 sanık hakkında TCK 85/2’den bilinçli taksirle adam öldürmeden cezalandırma talep etti savcılık. Yargılanmakta olan sanıklardan 9 tanesi için beraat, bir tanesi için de yakalama kararı var. Yurt dışında yaşayan bir kişi hakkında da dosyanın ayrılması talebinde bulundu. Tutuklu sanıkların tutukluluğuna devam edildi. Karar duruşmamız 10 Ekim saat 10’da haftaya cuma dosya ile ilgili karar büyük bir ihtimalle açıklanacak. Bizim başından beri söylediğimiz tek şey Özge Ceren Deniz ve İnanç Öktemay’ın ölümü ile ilgili olayda ihmal kusuru bulunan insanların bu olayda suç bulunan insanların hak ettikleri cezayı almaları ve insanların yolda yürürken ölüm endişesi yaşamadan yolda yürüyebilmeleridir. Tek isteğimiz adaletin gerçekleşmesidir" ifadelerini kullandı. Hayatını kaybeden Özge Ceren Deniz’in babası Ahmet Abi ise, "Kızımın vefatından sorumlu olan kurum, kuruluş ve kişilerin en ağır şekilde cezalandırılacağına inanıyorum. Adalete güveniyorum. Kamu vicdanını rahatlatacak bir ceza alacaklarına inanıyorum" dedi.
İzmir’de elektrik faciası davasında mütalaa açıklandı
30 Eylül 2025 Salı - 14:05 İzmir’de elektrik faciası davasında mütalaa açıklandı İzmir’de 2 kişinin hayatını kaybettiği elektrik faciası davasında, savcılık mütalaasını açıkladı. Mütalaada 9 sanığın beraati talep edilirken 30 kişinin cezalandırılması talep edildi. Aralarında İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan ile İZSU önceki dönem genel müdürü Ali Hıdır Köseoğlu’nun dosyası ise ayrıldı. Mahkeme sanıkların son savunmaları ile devam ediyor. İzmir Alsancak’ta geçen yıl 12 Temmuz’da sağanak yağış sırasında su birikintisine basan Özge Ceren Deniz ve İnanç Öktemay’ın elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetmesiyle ilgili davanın görülmesine İzmir Adliyesinde devam edildi. Hayatını kaybeden Özge Ceren Deniz’in babası Ahmet Abi, tutuklu ve bazı tutuksuz sanıklar ile taraf avukatlarının katıldığı duruşmada iddia makamı esas hakkında mütalaasını sundu. Savcı, sanıkların sonucu öngörmelerine rağmen üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getirmediklerini ifade ederek, Abdülkadir S., Ahmet Orhan K., Ali K., Alper D., Arif K., Doğan K., Erman Ç., Fırat A., Hamza B., Mert C., Mehmet Fatih T., Mehmet Zeki A., Mesut T., Mürsel A., Yavuz G., Ceyhan D., Alara E., Ali A., Barış S., Cengiz D., Deniz S., Ekrem Y., İbrahim Ş,, Koray Arif F., Mustafa A., Necati E., Sefa P., Volkan Ş., Zekeriya T.ve Ahmet D.’nin cezalandırılmasını istedi. Mütalaada, sanıklardan Ahmet Ç., Hakan G., Mehmet Zeki A., Tahsin E., Ufuk E., Uğur Y., Erkut B., Halit Ö.ve Serhat E.’nin beraati talep edilirken, 1 şüphelinin dosyasının ayrıldığı belirtildi. Savcı, tutuklu sanıkların mevcut hallerinin devamına da görüş bildirdi.
Aliağa’da vatandaşlara afet farkındalık ve ilk yardım eğitimi
30 Eylül 2025 Salı - 13:41 Aliağa’da vatandaşlara afet farkındalık ve ilk yardım eğitimi Aliağa Belediyesi, İzmir Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde vatandaşların ve belediye personelinin afetlere karşı daha hazırlıklı hale gelmesi amacıyla "Afet Farkındalık ve Temel İlk Yardım Eğitimi" gerçekleştirdi. Aliağa Belediyesi Meclis Salonu’nda iki ayrı oturum halinde yapılan eğitimlerde; deprem, yangın, sel gibi afet türlerine karşı alınacak önlemler, afet öncesinde, sırasında ve sonrasında yapılması gerekenler, temel ilk yardım uygulamaları ve acil durumlarda doğru müdahale yöntemleri ele alındı. Eğitimler sayesinde katılımcılar, afet anında hızlı ve bilinçli hareket edebilmenin hayat kurtarıcı rolünü bir kez daha öğrendi. Programın açılışında konuşan Aliağa Belediye Başkan Yardımcısı Mesut Öztürk, afetlere hazırlığın önemini vurguladı. Öztürk, şu ifadeleri kullandı: "Aliağa Belediyesi, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Aliağa Belediyesi Arama Kurtarma iş birliğinde afet farkındalık temel eğitim programı düzenledik. Her türlü afete karşı bilinçli, eğitimli ve donanımlı olarak hazırlıklı olmak zorundayız. Alacağımız önlemler hem kendi hayatımız hem de sevdiklerimizin hayatı için büyük önem taşıyor. Afet anında doğru bilgi ve doğru müdahale hayat kurtarır. Bu bilinçle 2021 yılında Aliağa Belediyesi Arama Kurtarma teşkilatımızı kurduk. Afetlere karşı hazırlıklı olmamız ve farkındalığımızın yüksek olması, toplumsal bir zorunluluktur. Eğitim programımızın hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum"
Geçmeyen öksürüğe dikkat, reflü belirtisi olabilir
30 Eylül 2025 Salı - 11:09 Geçmeyen öksürüğe dikkat, reflü belirtisi olabilir Türkiye’de reflü ve mide fıtığı vakalarının görülme sıklığı son yıllarda dikkat çekici biçimde artıyor. Medicana Sağlık Grubu Gastroenteroloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ahmet Yekta Tüzün, bu hastalıkların yalnızca mide yanmasıyla sınırlı olmadığını, kronik öksürük ve ses kısıklığı gibi atipik belirtilerle de ortaya çıkabileceğini açıkladı. Mide fıtığı (hiatal herni) ve gastroözofageal reflü (GERD), yaşam kalitesini en çok etkileyen sindirim sistemi hastalıkları arasında yer alıyor. Görülme sıklığındaki artış, bu hastalıkları toplum sağlığı açısından daha görünür hale getiriyor. Medicana International İzmir Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Yekta Tüzün, reflünün özellikle Batı toplumlarında her 5 kişiden birinde görüldüğünü hatırlatarak, "Türkiye’de erişkinlerde reflü hastalığının prevalansı yüzde 15-20 seviyelerine ulaşıyor. Son 20 yılda obezite ve yaşam tarzı değişiklikleriyle bu oran 2-3 kat artmış durumda. Mide fıtığının ise toplumun yüzde 10-20’sinde saptanmakla birlikte 60 yaşın üzerindeki bireylerde bu oran, yüzde 50’ye kadar yükselebilmektedir" dedi. En çok gözden kaçan belirtiler Hastalığın tipik şikâyetlerinin göğüs kemiği arkasında yanma, ağza acı-ekşi su gelmesi ve yutma güçlüğü olduğunu aktaran Prof. Dr. Ahmet Yekta Tüzün, "Kronik öksürük, ses kısıklığı, boğazda takılma hissi veya diş çürükleri de reflünün işareti olabilir. Bu atipik belirtiler gözden kaçtığında tanı gecikebilir" uyarısında bulundu. Yaşın ilerlemesi, obezite, sigara ve alkol kullanımının en önemli risk faktörleri arasında olduğunu belirten Prof. Dr. Ahmet Yekta Tüzün, gebelik, ağır kaldırma ve kronik öksürüğün de mide fıtığı ve reflüyü tetikleyebileceğini ifade etti. Vakit kaybetmeden endoskopi yapılmalı Hastaların öyküsünün tanıda çoğu zaman yol gösterici olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ahmet Yekta Tüzün, endoskopi ve pH ölçümleri gibi ileri testlerin ise gerekli durumlarda devreye girdiğini belirtti. Prof. Dr. Ahmet Yekta Tüzün, özellikle yutma güçlüğü, kilo kaybı, kanama ve kansızlık gibi "alarm semptomların" varlığında vakit kaybetmeden endoskopi yapılması gerektiğini vurgulayarak, reflü tedavisinde kullanılan proton pompa inhibitörleri (PPİ) hakkında konuşan bu ilaçların kısa süreli kullanımda güvenli olduğunu ancak uzun vadede riskler taşıdığını aktardı. Prof. Dr. Ahmet Yekta Tüzün, "B12, magnezyum ve kalsiyum eksiklikleri, osteoporoz, böbrek hastalıkları ve bağırsak enfeksiyonları bu riskler arasında. Ayrıca kalp-damar ve demans ile olası ilişkiler üzerine veriler de gündeme gelmeye başladı" diye konuştu. Yeni nesil yöntemler umut verici Cerrahiye alternatif olarak geliştirilen endoskopik yöntemlerin umut verici olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ahmet Yekta Tüzün, transoral fundoplikasyon (TIF), Stretta ve ARMA gibi uygulamaların daha az invaziv olması ve kısa iyileşme süresiyle öne çıktığını belirtti. Prof. Dr. Ahmet Yekta Tüzün, "Henüz standart tedavi olarak kabul edilmese de, endoskopik yöntemler seçilmiş hastalarda başarılı sonuçlar verebiliyor. İlerleyen dönemde bu yöntemlerin daha yaygın ve ulaşılabilir hale gelmesi bekleniyor" ifadelerini kullandı. Reflü gibi kronik hastalıkların yönetiminde geleceğin daha az invaziv ve ilaçsız yöntemlerde olduğunu belirten Prof. Dr. Ahmet Yekta Tüzün, "Uzun süreli ilaç kullanımının yol açabileceği riskler arttıkça, endoskopik yöntemlerin standart tedavi seçenekleri arasına girmesi ihtimali de güçleniyor" dedi.
Eli kalem değil kepçe tuttu, 17 yaşında 30 çeşit yemek çıkartıyor
30 Eylül 2025 Salı - 10:32 Eli kalem değil kepçe tuttu, 17 yaşında 30 çeşit yemek çıkartıyor İzmirli 17 yaşındaki genç aşçı, Z kuşağına yönelik "çalışmıyorlar" eleştirilerini boşa çıkarıyor. Her sabah 05.00’te kalkıp 30 çeşit yemek hazırlayarak hem okulunu açıktan okuyor hem de lokantanın başında duruyor. İzmir’de yaşayan 17 yaşındaki Ragıp Şişko, Z kuşağına yönelik ’çalışmıyorlar’ eleştirilerini boşa çıkarıyor. Her sabah saat 05.00’te kalkıp 30 çeşit yemek hazırlayan genç aşçı, okulunu açıktan okuyarak hem mutfağın hem tezgahın başında duruyor. Babası ve kardeşiyle birlikte 1,5 yıl önce açtıkları lokantada çalışan Şişko, çocukluğundan beri işin içinde olduğunu belirterek, "Anaokuluna bile gitmeden her cumartesi, pazar babam beni dükkana götürürdü. O yüzden mutfağın temposuna, dükkanın havasına alışığım" dedi. "Okulu açığa aldım, 30 çeşit yemek çıkartıyorum" Son 2 yıldır okulunu açıktan okuduğunu belirten genç aşçı Ragıp Şişko, "Sabah 5’te kalkıp babamla birlikte dükkana geliyoruz. Yemeklerin ön hazırlığı bir gün önceden yapılıyor ama sabah bütün yemekleri başlatmak bana düşüyor. Her gün yaklaşık 30 çeşit yemek çıkartıyoruz. Bizimle beraber çalışan ağabeylerim de yardımcı oluyor. Müşteri memnuniyetimiz çok iyi, bu da bizi motive ediyor" diye konuştu. Sosyal medyada dalga konusuydu, şimdi ilham veriyor Yaptığı yemek videolarının sosyal medyada yayılmasıyla başta arkadaşlarının kendisiyle dalga geçtiğini anlatan Şişko, "Videolarım paylaşıldığında biraz alay konusu oluyordum. Önce çekingen davrandım ama insanların güzel yorumları beni motive etti. O yorumlardan sonra işime daha çok sarıldım ve videolardan çekinmemeye başladım" ifadelerini kullandı. "Kolay para yok, çalışmak ayıp değil" Arkadaşlarının akşam dışarı çıkma tekliflerini çoğu zaman geri çevirdiğini söyleyen Ragıp Şişko, "Sabah 5’te kalkacağım için erken yatmak zorundayım. Yorucu oluyor ama bu işte çalışmak ayıp değil. Kolay para olmadığını herkesin anlaması lazım. Ben işimi çok severek yapıyorum ve daha güzel yerlere geleceğimize inanıyorum" dedi.
EGİAD’dan ‘Tersine beyin göçü’ çağrısı
30 Eylül 2025 Salı - 10:18 EGİAD’dan ‘Tersine beyin göçü’ çağrısı Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD) ile GreaTR arasında, nitelikli insan kaynağının Türkiye’ye dönüşünü teşvik etmek amacıyla ’Tersine Beyin Göçü’ programı kapsamında iş birliği protokolü imzalandı. Türkiye’de son yıllarda artan beyin göçü, nitelikli iş gücünün kaybı nedeniyle ekonomik büyüme, inovasyon ve teknoloji alanlarında ciddi etkiler oluşturuyor. TÜİK verileri ve uluslararası raporlar, özellikle genç yeteneklerin yurtdışına yönelme eğiliminde belirgin bir artış olduğunu ortaya koyuyor. Ancak küresel trendler, bu göçün tersine çevrilebileceğine işaret ediyor. "Tersine Beyin Göçü" olarak adlandırılan bu süreçte, yurtdışında eğitim almış veya kariyer yapmış gençlerin uygun şartlar sağlandığında ülkelerine dönerek bilgi, deneyim ve sermayelerini Türkiye’ye taşıma eğilimi artıyor. Bu çerçevede Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), nitelikli insan kaynağının ülkeye geri kazandırılması amacıyla önemli bir adım attı. EGİAD, GreaTR iş birliğiyle düzenlediği "Tersine Beyin Göçü" Semineri ile iş dünyası temsilcileri ve genç yetenekleri stratejik bir vizyonla bir araya getirdi. Seminer ve Protokol Dün EGİAD Dernek Merkezi’nde gerçekleşen seminerde, yurtdışında eğitim almış gençlerin Türkiye’ye dönüş motivasyonları, ekosistemin sunduğu imkanlar ve iş dünyası için yaratacağı fırsatlar ele alındı. Etkinliğe, GreaTR Kurucu Ortakları Talya Nisari ve Araz Alemfamian konuşmacı olarak katıldı. Seminer sonunda EGİAD ve GreaTR arasında bir iş birliği protokolü imzalandı. Bu protokol kapsamında EGİAD üyelerinin şirketleri, GreaTR’ın kurduğu Tersine Beyin Göçü Platformuna bir yıl boyunca ücretsiz erişim hakkı elde ederek yurtdışındaki nitelikli Türk genç yeteneklere doğrudan ulaşma imkanı kazandı. Araştırmadan bulgular GreaTR ve FutureBright iş birliğinde hazırlanan "Tersine Beyin Göçü Araştırma Raporu"na göre: Yurtdışındaki gençlerin yüzde 61’i, Türkiye’de yaşam ve çalışma şartları yurtdışıyla benzer hale gelirse geri dönmek istediğini belirtiyor. Motivasyonlar arasında ülkeye hizmet etme arzusu, aile bağları ve kültürel aidiyet öne çıkıyor. Gençlerin beklentileri arasında adil çalışma şartları, iş-özel hayat dengesi ve rekabetçi ücretler dikkat çekiyor. Her şirketin tersine beyin göçü politikası olmalı Tersine beyin göçü, Türkiye için stratejik bir fırsat sunduğunu belirten EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, "Gençlerimiz, yurtdışında kazandıkları vizyon ve deneyimleri Türkiye’ye taşımak istiyor. Bizlere düşen, onlara bu katkıyı sağlayabilecekleri zemini hazırlamaktır. Artık her şirketin bir tersine beyin göçü politikası olmalı; çünkü gençler sadece dönmek istemiyor, aynı zamanda değer görmek ve potansiyellerinin tanındığını hissetmek istiyor" dedi. EGİAD - GreaTR ortaklığı Özhelvacı, protokolün önemine de dikkat çekerek "Bugün imzaladığımız iş birliği protokolü, EGİAD üyelerine stratejik bir avantaj sağlayacak. Bu sayede üyelerimiz, global tecrübelerle donanmış genç yeteneklerle doğrudan temas kurma imkânına sahip olacak. Bu ortaklığın, iş dünyamız için uzun vadeli kazanımlar yaratacağına inanıyoruz" diye ekledi. Gelecek nesillere çağrı İzmirli iş dünyası ailelerine seslenen Özhelvacı, ‘Tersine Beyin Göçü’ gerçekleştirmeleri için çağrıda bulunarak "Biz, bu gençlerimizin de eğitim ve deneyimlerini tamamladıktan sonra ülkelerine dönerek ister aile şirketlerinde ister farklı sektörlerde aktif rol almalarını arzu ediyoruz. Derneğimiz, iş dünyasının yurt dışında okuyan çocukları için Türkiye’de cezbedici bir sosyal ortam oluşturmaktadır. Tüm faaliyetlerimizle bu ortamı sağladığımıza inanıyoruz. Amacımız, yurt dışındaki tüm gençlerimizin ‘Türkiye’de bana uygun bir gelecek var’ diyerek gönül rahatlığıyla evlerine dönebilmeleridir" ifadelerini kullandı. 110’dan fazla yetenek Türkiye’deki şirketlere geri geldi GreaTR Kurucu Ortağı Araz Alemfamian da seminer kapsamında yaptığı konuşmada, GreaTR’nın 2020 yılında tersine beyin göçü platformu olarak başladığını dile getirerek "Yurt dışında eğitim alan genç Türk yeteneklerini Türkiye’de önde gelen şirketler ile bir araya getiriyoruz. Bizden önce bu gençlerin yurt dışına gittikten sonra Türkiye ile ortak bağ kurabilecekleri bir ortak platform arayışı vardı. Biz de bu sorundan yola çıkarak hem gençler yurt dışına gittikten sonra maddi ve manevi karşılıklarını alabilecekleri şirketler ile tanışsınlar hem de şirketler yurt dışında en iyi okullarda eğitim almış genc yetenekleri şirketlerine katarak büyümelerine katkı sağlasınlar diye GreaTR kurduk. GreaTR şu anda 30 ülke 140 şehir 290 üniversiteden en iyi Türk yetenekleri barındıran bir platform haline geldi. Bu 5 sene içinde 110’dan fazla yeteneği Türkiye’deki şirketlere getirdik. Tersine Beyin göçü platformunu kurmakla bu yolculuğumuz hızlanarak ilerleyecek" sözlerini kullandı. Yurtdışındaki Türklerin yüzde 23’ü İzmir’de çalışmak istiyor GreaTR Kurucu Ortağı Talya Nisari ise konuşmasında 2025 Şubat ayında Türkiye’nin ilk Tersine Beyin Göçü Raporu’nu yayınladıklarına dikkat çekerek, "Burada yurt dışında okuyan fakat geri dönen Türklerin yüzde 23’ü İzmir’de çalışmak istiyordu. EGİAD ile iş birliği de bu şekilde başlamış oldu. Tersinebeyingocu.org adındaki Web sitesine Türkiye’deki şirketler iş ilanı koyuyor. Sadece yurt dışında okuyan dünyanın en iyi 150 üniversitesinden mezun veya okuyan öğrencilerin bu ilanlara başvuru yapması hedefleniyor. EGİAD ile iş birliği kapsamında çoğunlukla Marmara’da olan bu kitleyi Ege Bölgesi’ne de açıyoruz. Yurt dışında okuyan Türkler geri döndüklerinde Ege Bölgesi’nde iyi şirketlerine ilanlarını görebilecekler" dedi. EGİAD’ın düzenlediği Tersine Beyin Göçü Semineri ve GreaTR ile imzaladığı iş birliği protokolü ile son buldu. Beyin göçü sorununa çözüm üretmek ve nitelikli insan kaynağını ülkemize kazandırmak için stratejik bir adım olarak öne çıkan etkinlikte EGİAD, tersine beyin göçünü sadece ulusal bir mesele değil, aynı zamanda iş dünyasının geleceği için kritik bir yatırım alanı olarak görmeye devam edeceğini belirtti.