Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
İzmir
Beynimiz 30’lu yaşlarda küçülmeye başlıyor
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 09:23:53
Nörolog Doç. Dr. Mustafa Seçkin, beynin 30’lu yaşlardan itibaren küçülmeye başladığına dikkat çekerek, Alzheimer’a karşı en etkili korunma yönteminin "bilişsel rezervi artırmak" olduğunu söyledi. Doç. Dr. Seçkin, "Sosyal olarak aktif olmak, müzik enstrümanı çalmak, spor yapmak, iyi beslenmek, kaliteli uyumak bilişsel rezervi arttırırken, tembel ve sedanter bir yaşam, kötü uyku ve kötü beslenme alışkanlıkları, alkol ve sigara kullanımı, stres ve hava kirliliği, tarım zehirleri gibi çevresel toksinler bilişsel rezervin azalmasına yol açar" dedi. Acıbadem Kent Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Seçkin, davranış nörolojisi ve sağlıklı yaşlanma konusunda önemli açıklamalarda bulundu. Davranış nörolojisinin; beyin hasarı ve nörolojik hastalıkların davranış, bellek ve diğer bilişsel işlevler üzerindeki etkilerini inceleyen bir alt uzmanlık alanı olduğunu ifade eden Seçkin, "Bellek, dikkat, konuşma, anlama, planlama, karar verme gibi işlevlerin yanı sıra kişilik değişiklikleri ve duygudurum bozuklukları da bu alanın kapsamındadır. Özellikle yaşlı bireylerde yeni ortaya çıkan davranışsal değişimler ciddiye alınmalıdır" diye konuştu. "Yaşam süresi uzadı, ancak kalite aynı oranda artmadı" Tıptaki gelişmeler sayesinde 90-100 yaşın artık olağan hale geldiğini belirten Doç. Dr. Seçkin, "Hatta yeni hedef 150 yaş. Ancak uzun yaşam süresine aynı ölçüde yaşam kalitesi ekleyemedik. Bunun en önemli nedenlerinden biri Alzheimer ve benzeri nörodejeneratif hastalıklar." dedi. Demans ile Alzheimer’ın sıkça karıştırıldığını vurgulayan Seçkin, demansın ilerleyici bilişsel bozukluk tablosu olduğunu, Alzheimer hastalığının ise demansa en sık yol açan hastalık olduğunu kaydetti. Alzheimer sinsi ve yavaş ilerliyor Alzheimer hastalığında beyinde anormal amiloid ve tau proteinlerinin biriktiğini belirten Seçkin, bu sürecin 10-20 yıl gibi uzun bir dönemde yavaş yavaş ilerlediğini ifade etti. İleri evrede hasarın geri döndürülemediğine dikkat çeken Seçkin, bu yüzden erken tanının hayati önem taşıdığını kaydetti. Unutkanlık ve kafa karışıklığının her zaman Alzheimer anlamına gelmediğini belirten Seçkin; beyin tümörleri, enfeksiyonlar, hidrosefali, beyin-damar hastalıkları ve COVID sonrası gelişen beyin sisi gibi farklı nedenlerin de benzer belirtilere yol açabileceğini söyledi. 60’lı yaşlar bilgeliğin zirvesi Yaş almanın sadece olumsuz yönleri olmadığını dile getiren Seçkin, sözlerini şöyle sürdürdü: "Beynimiz 30’lu yaşlardan itibaren küçülmeye başlar. Bu da yaşlanmanın olumsuz etkilerini, özellikle 60 yaşından itibaren yaşamamıza neden olur. Bu yaş grubunda beyin-damar hastalıkları, hipertansiyon, diyabet gibi hastalıkların da beyin üzerindeki olumsuz etkileri belirginleşmeye başlar. Öte yandan 60’lı yaşlar beynin sinaptik yoğunluğunun en yüksek olduğu dönemdir. Sinaptik bağlantıların yoğunluğu yaşla beraber artan bir bilişsel rezerve sahip olmamıza yardımcı olur. Bu bilişsel rezerv çevresel ve diğer biyolojik faktörlerden de etkilenir. Ancak bu yaşlarda beynimiz en yüksek muhakeme gücüne ulaşır. Hafif unutkanlık eşlik etse de, bilgelik 60’lı yaşlardan itibaren ortaya çıkar. Sosyal olarak aktif olmak, müzik enstümanı çalmak, spor yapmak, iyi beslenmek, kaliteli uyumak bilişsel rezervi arttırırken, tembel ve sedanter bir yaşam, kötü uyku ve kötü beslenme alışkanlıkları, alkol ve sigara kullanımı, stres ve hava kirliliği, tarım zehirleri gibi çevresel toksinler bilişsel rezervin azalmasına yol açar. " Alzheimer’dan sonra en sık neden: Lewy cisimcikli demans Öte yandan Alzheimer’dan sonra demansa en sık neden olan hastalığın Lewy cisimcikli demans olduğunu belirten Seçkin, bu hastalığın Parkinson’a benzer bulgular gösterebildiğini söyledi. Yürüme bozuklukları, titreme, düşmeler ve REM uykusu davranış bozukluğunun tipik belirtiler arasında yer aldığını kaydetti. 65 yaş altında ise en sık görülen demans tipinin frontotemporal demans olduğunu belirten Seçkin, bu hastalarda kişilik ve davranış değişikliklerinin ön planda olduğunu ifade etti. Risk faktörlerine dikkat Genetik yatkınlığın önemli olduğunu belirten Seçkin; hareketsizlik, sosyal izolasyon, kötü beslenme, alkol tüketimi, düşük eğitim düzeyi ve hava kirliliğinin Alzheimer riskini artırdığını söyledi. Seçkin, işitme ve görme kaybının tedavi edilmemesinin de riski yükselttiğini belirtti. Egzersiz beyni onarıyor Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Seçkin, fiziksel egzersizin beyin sağlığı üzerindeki etkisine de dikkat çekti. Seçkin, "Kardiyovasküler egzersiz ile direnç egzersizlerinin birlikte uygulanması, Alzheimer’ın ilerlemesini en etkili şekilde yavaşlatan yöntemdir. Egzersiz sırasında kaslardan salgılanan bazı moleküller beyin onarımına katkı sağlar." dedi. Yaşam tarzı değişiklikleri ile ilaç tedavisinin birlikte yürütülmesinin başarıyı artırdığını ifade eden Seçkin, yeni geliştirilen anti-amiloid ilaçların hastalığın patolojisini hedef aldığını ve genetik tedaviler konusunda da umut verici gelişmeler yaşandığını sözlerine ekledi.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 08:46
İzmir’de feci kaza: Dayı ve yeğen hayatını kaybetti
İzmir’in Menemen ilçesinde kontrolden çıkarak devrilen tırın sürücüsü ile yanındaki dayısı hayatını kaybetti. Kaza, Çandarlı-İzmir Kuzey Ege Otoyolu Menemen çıkışı yakınlarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Aliağa istikametinden İzmir yönüne giden Ömer Faruk Uygun (29) idaresindeki 06 DGG 078 plakalı tır, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıktı. Bariyerlere çarpan tır, savrularak devrildi. Kazayı görenlerin ihbarı üzerine bölgeye sağlık, itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekiplerince yapılan kontrollerde, sürücü Ömer Faruk Uygun ile araçta yolcu konumunda bulunan dayısı Burhan Çotur’un (65) olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Uygun ve Çotur’un cenazeleri, yapılan incelemelerin ardından İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.
12 Mayıs 2026 Salı - 22:23
Boya yaparken kalp krizi geçiren yaşlı adam hayatını kaybetti
İzmir’in Bayındır ilçesinde boya yaptığı sırada kalp krizi geçiren 65 yaşındaki adam, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Olay, dün Hacı İbrahim Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, boya işi yapan 65 yaşındaki Halil Şanlıtepe çalıştığı esnada kalp krizi geçirerek aniden yere yığıldı. Çevredeki vatandaşların durumu fark etmesi üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırılan Şanlıtepe, doktorların tüm çabalarına rağmen kurtarılamadı. Normalde İzmir’de bir huzurevinde yaşadığı ve zaman zaman boya işleri yaptığı öğrenilen Şanlıtepe’nin ölümüyle ilgili soruşturma başlatıldı.
12 Mayıs 2026 Salı - 22:21
Ödemiş’te 1 kişinin öldüğü kazayla ilgili kamyonet sürücüsü tutuklandı
İzmir’in Ödemiş ilçesinde motosikletin kamyonete çarpması sonucu 1 kişinin hayatını kaybettiği kazayla ilgili kamyonet sürücüsü tutuklandı. Kaza, dün saat 21.30 sıralarında Bademli ile Ovakent mahallelerini bağlayan kara yolunda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre; Şahin Arslan (35) idaresindeki 35 BOM 711 plakalı motosiklet, tali yoldan ana yola dönüş kurallarını ihlal ederek çıktığı öne sürülen Ş.U. (64) yönetimindeki 35 ZIC 83 plakalı kamyonete çarptı. Çarpışmanın şiddetiyle yola savrulan motosiklet sürücüsü için çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Arslan’ın kaza yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Şahin Arslan’ın cansız bedeni savcılık incelemesinin ardından morga kaldırıldı. Kaza sonrası jandarma ekiplerince gözaltına alınan kamyonet sürücüsü Ş.U., karakoldaki işlemlerinin tamamlanmasının ardından sevk edildiği adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi.
30 Eylül 2025 Salı - 10:32
Eli kalem değil kepçe tuttu, 17 yaşında 30 çeşit yemek çıkartıyor
İzmirli 17 yaşındaki genç aşçı, Z kuşağına yönelik "çalışmıyorlar" eleştirilerini boşa çıkarıyor. Her sabah 05.00’te kalkıp 30 çeşit yemek hazırlayarak hem okulunu açıktan okuyor hem de lokantanın başında duruyor. İzmir’de yaşayan 17 yaşındaki Ragıp Şişko, Z kuşağına yönelik ’çalışmıyorlar’ eleştirilerini boşa çıkarıyor. Her sabah saat 05.00’te kalkıp 30 çeşit yemek hazırlayan genç aşçı, okulunu açıktan okuyarak hem mutfağın hem tezgahın başında duruyor. Babası ve kardeşiyle birlikte 1,5 yıl önce açtıkları lokantada çalışan Şişko, çocukluğundan beri işin içinde olduğunu belirterek, "Anaokuluna bile gitmeden her cumartesi, pazar babam beni dükkana götürürdü. O yüzden mutfağın temposuna, dükkanın havasına alışığım" dedi. "Okulu açığa aldım, 30 çeşit yemek çıkartıyorum" Son 2 yıldır okulunu açıktan okuduğunu belirten genç aşçı Ragıp Şişko, "Sabah 5’te kalkıp babamla birlikte dükkana geliyoruz. Yemeklerin ön hazırlığı bir gün önceden yapılıyor ama sabah bütün yemekleri başlatmak bana düşüyor. Her gün yaklaşık 30 çeşit yemek çıkartıyoruz. Bizimle beraber çalışan ağabeylerim de yardımcı oluyor. Müşteri memnuniyetimiz çok iyi, bu da bizi motive ediyor" diye konuştu. Sosyal medyada dalga konusuydu, şimdi ilham veriyor Yaptığı yemek videolarının sosyal medyada yayılmasıyla başta arkadaşlarının kendisiyle dalga geçtiğini anlatan Şişko, "Videolarım paylaşıldığında biraz alay konusu oluyordum. Önce çekingen davrandım ama insanların güzel yorumları beni motive etti. O yorumlardan sonra işime daha çok sarıldım ve videolardan çekinmemeye başladım" ifadelerini kullandı. "Kolay para yok, çalışmak ayıp değil" Arkadaşlarının akşam dışarı çıkma tekliflerini çoğu zaman geri çevirdiğini söyleyen Ragıp Şişko, "Sabah 5’te kalkacağım için erken yatmak zorundayım. Yorucu oluyor ama bu işte çalışmak ayıp değil. Kolay para olmadığını herkesin anlaması lazım. Ben işimi çok severek yapıyorum ve daha güzel yerlere geleceğimize inanıyorum" dedi.
30 Eylül 2025 Salı - 10:18
EGİAD’dan ‘Tersine beyin göçü’ çağrısı
Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD) ile GreaTR arasında, nitelikli insan kaynağının Türkiye’ye dönüşünü teşvik etmek amacıyla ’Tersine Beyin Göçü’ programı kapsamında iş birliği protokolü imzalandı. Türkiye’de son yıllarda artan beyin göçü, nitelikli iş gücünün kaybı nedeniyle ekonomik büyüme, inovasyon ve teknoloji alanlarında ciddi etkiler oluşturuyor. TÜİK verileri ve uluslararası raporlar, özellikle genç yeteneklerin yurtdışına yönelme eğiliminde belirgin bir artış olduğunu ortaya koyuyor. Ancak küresel trendler, bu göçün tersine çevrilebileceğine işaret ediyor. "Tersine Beyin Göçü" olarak adlandırılan bu süreçte, yurtdışında eğitim almış veya kariyer yapmış gençlerin uygun şartlar sağlandığında ülkelerine dönerek bilgi, deneyim ve sermayelerini Türkiye’ye taşıma eğilimi artıyor. Bu çerçevede Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), nitelikli insan kaynağının ülkeye geri kazandırılması amacıyla önemli bir adım attı. EGİAD, GreaTR iş birliğiyle düzenlediği "Tersine Beyin Göçü" Semineri ile iş dünyası temsilcileri ve genç yetenekleri stratejik bir vizyonla bir araya getirdi. Seminer ve Protokol Dün EGİAD Dernek Merkezi’nde gerçekleşen seminerde, yurtdışında eğitim almış gençlerin Türkiye’ye dönüş motivasyonları, ekosistemin sunduğu imkanlar ve iş dünyası için yaratacağı fırsatlar ele alındı. Etkinliğe, GreaTR Kurucu Ortakları Talya Nisari ve Araz Alemfamian konuşmacı olarak katıldı. Seminer sonunda EGİAD ve GreaTR arasında bir iş birliği protokolü imzalandı. Bu protokol kapsamında EGİAD üyelerinin şirketleri, GreaTR’ın kurduğu Tersine Beyin Göçü Platformuna bir yıl boyunca ücretsiz erişim hakkı elde ederek yurtdışındaki nitelikli Türk genç yeteneklere doğrudan ulaşma imkanı kazandı. Araştırmadan bulgular GreaTR ve FutureBright iş birliğinde hazırlanan "Tersine Beyin Göçü Araştırma Raporu"na göre: Yurtdışındaki gençlerin yüzde 61’i, Türkiye’de yaşam ve çalışma şartları yurtdışıyla benzer hale gelirse geri dönmek istediğini belirtiyor. Motivasyonlar arasında ülkeye hizmet etme arzusu, aile bağları ve kültürel aidiyet öne çıkıyor. Gençlerin beklentileri arasında adil çalışma şartları, iş-özel hayat dengesi ve rekabetçi ücretler dikkat çekiyor. Her şirketin tersine beyin göçü politikası olmalı Tersine beyin göçü, Türkiye için stratejik bir fırsat sunduğunu belirten EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, "Gençlerimiz, yurtdışında kazandıkları vizyon ve deneyimleri Türkiye’ye taşımak istiyor. Bizlere düşen, onlara bu katkıyı sağlayabilecekleri zemini hazırlamaktır. Artık her şirketin bir tersine beyin göçü politikası olmalı; çünkü gençler sadece dönmek istemiyor, aynı zamanda değer görmek ve potansiyellerinin tanındığını hissetmek istiyor" dedi. EGİAD - GreaTR ortaklığı Özhelvacı, protokolün önemine de dikkat çekerek "Bugün imzaladığımız iş birliği protokolü, EGİAD üyelerine stratejik bir avantaj sağlayacak. Bu sayede üyelerimiz, global tecrübelerle donanmış genç yeteneklerle doğrudan temas kurma imkânına sahip olacak. Bu ortaklığın, iş dünyamız için uzun vadeli kazanımlar yaratacağına inanıyoruz" diye ekledi. Gelecek nesillere çağrı İzmirli iş dünyası ailelerine seslenen Özhelvacı, ‘Tersine Beyin Göçü’ gerçekleştirmeleri için çağrıda bulunarak "Biz, bu gençlerimizin de eğitim ve deneyimlerini tamamladıktan sonra ülkelerine dönerek ister aile şirketlerinde ister farklı sektörlerde aktif rol almalarını arzu ediyoruz. Derneğimiz, iş dünyasının yurt dışında okuyan çocukları için Türkiye’de cezbedici bir sosyal ortam oluşturmaktadır. Tüm faaliyetlerimizle bu ortamı sağladığımıza inanıyoruz. Amacımız, yurt dışındaki tüm gençlerimizin ‘Türkiye’de bana uygun bir gelecek var’ diyerek gönül rahatlığıyla evlerine dönebilmeleridir" ifadelerini kullandı. 110’dan fazla yetenek Türkiye’deki şirketlere geri geldi GreaTR Kurucu Ortağı Araz Alemfamian da seminer kapsamında yaptığı konuşmada, GreaTR’nın 2020 yılında tersine beyin göçü platformu olarak başladığını dile getirerek "Yurt dışında eğitim alan genç Türk yeteneklerini Türkiye’de önde gelen şirketler ile bir araya getiriyoruz. Bizden önce bu gençlerin yurt dışına gittikten sonra Türkiye ile ortak bağ kurabilecekleri bir ortak platform arayışı vardı. Biz de bu sorundan yola çıkarak hem gençler yurt dışına gittikten sonra maddi ve manevi karşılıklarını alabilecekleri şirketler ile tanışsınlar hem de şirketler yurt dışında en iyi okullarda eğitim almış genc yetenekleri şirketlerine katarak büyümelerine katkı sağlasınlar diye GreaTR kurduk. GreaTR şu anda 30 ülke 140 şehir 290 üniversiteden en iyi Türk yetenekleri barındıran bir platform haline geldi. Bu 5 sene içinde 110’dan fazla yeteneği Türkiye’deki şirketlere getirdik. Tersine Beyin göçü platformunu kurmakla bu yolculuğumuz hızlanarak ilerleyecek" sözlerini kullandı. Yurtdışındaki Türklerin yüzde 23’ü İzmir’de çalışmak istiyor GreaTR Kurucu Ortağı Talya Nisari ise konuşmasında 2025 Şubat ayında Türkiye’nin ilk Tersine Beyin Göçü Raporu’nu yayınladıklarına dikkat çekerek, "Burada yurt dışında okuyan fakat geri dönen Türklerin yüzde 23’ü İzmir’de çalışmak istiyordu. EGİAD ile iş birliği de bu şekilde başlamış oldu. Tersinebeyingocu.org adındaki Web sitesine Türkiye’deki şirketler iş ilanı koyuyor. Sadece yurt dışında okuyan dünyanın en iyi 150 üniversitesinden mezun veya okuyan öğrencilerin bu ilanlara başvuru yapması hedefleniyor. EGİAD ile iş birliği kapsamında çoğunlukla Marmara’da olan bu kitleyi Ege Bölgesi’ne de açıyoruz. Yurt dışında okuyan Türkler geri döndüklerinde Ege Bölgesi’nde iyi şirketlerine ilanlarını görebilecekler" dedi. EGİAD’ın düzenlediği Tersine Beyin Göçü Semineri ve GreaTR ile imzaladığı iş birliği protokolü ile son buldu. Beyin göçü sorununa çözüm üretmek ve nitelikli insan kaynağını ülkemize kazandırmak için stratejik bir adım olarak öne çıkan etkinlikte EGİAD, tersine beyin göçünü sadece ulusal bir mesele değil, aynı zamanda iş dünyasının geleceği için kritik bir yatırım alanı olarak görmeye devam edeceğini belirtti.
30 Eylül 2025 Salı - 10:10
İzmir’de korsan taşımacılığa karşı mücadeleye devam
İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, korsan taşımacılıkla mücadele kapsamında yürütülen çalışmaların aralıksız sürdüğünü belirtti. Korsan taşımacılığın sektörde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Özkan, bu durumun hem taksici esnafının emeğini tehdit ettiğini hem de haksız rekabete neden olduğunu vurguladı. İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası, korsan taşımacılıkla mücadele kapsamında çalışmalarını sürdürüyor. Oda yetkilileri, kayıt dışı çalışan ve vergi vermeyen korsan taşımacıların hem yasal taşımacılığı olumsuz etkilediğini hem de yolcu güvenliğini tehlikeye attığını belirtti. 2025 yılı itibarıyla korsan taşımacılık faaliyetlerinde bulunanlara yönelik 2918 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu kapsamında, 46 bin 392 TL para cezası uygulanıyor. Aynı aracın ikinci kez korsan taşımacılıkla yakalanması durumunda ceza miktarı artarken, araç 60 güne kadar trafikten men ediliyor. Korsan taşımacılığı tercih eden yolculara ise 3 bin 084 TL para cezası kesiliyor. Korsan taşımacılıkla ilgili davanın tüm Türkiye’deki taşımacılık esnafını yakından ilgilendiren bir konu olduğunu kaydeden Başkan Özkan, "Geçtiğimiz cuma günü İstanbul’da görülen davada İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı olarak katıldım. Mahkeme heyetinden söz alarak esnafın ekonomik olarak mağdur edildiğini, emek hırsızlığı yaşandığını, bu olayın sadece ekonomik değil aynı zamanda sosyal bir sorun olduğunu ifade ettim. Korsan taşımacılığın toplumsal şiddeti körüklediğini, toplumda gerilime yol açtığını ve bazı münferit olayların İzmir’de de başlamış olduğunu aktardım" dedi. "Erişim engeli kararlarının alınmasını önemsiyoruz" Korsan taşımacılığın sadece İzmir’de değil Türkiye genelinde büyük bir sorun olduğunu vurgulayan Başkan Özkan, "Davada adı geçen ve kendisini şirket yöneticisi olarak tanıtan kişinin dava sonrasında sosyal medyada esnafı küçük düşüren, aşağılayan ifadelerle toplumu tahrik ettiğini, bu durumun da taşımacılık yapan esnaf arasında tepkiye yol açtığını belirttim. Bu tepkiler neticesinde esnafın korsan taşımacılık yapan kişilere karşı toplu olarak duraklarına gitmesiyle bazı münferit olaylar yaşanmaya başladı. Bu olayların daha büyük sorunlara yol açmaması için erişim engeli kararlarının alınmasını önemsiyoruz. Ancak bunun yanında mevcut yasaların ve cezaların da yetersiz kaldığını uzun süredir özellikle İzmir’den dile getiriyorum" diye ekledi. "Cezalar yetersiz" Mevcut yasalara göre korsan taşımacılık yapanlara kesilen cezalar yeterince caydırıcı olmadığın belirten Başkan Özkan sözlerini şu şekilde noktaladı: "Bu nedenle mahkeme sürecinden bağımsız olarak yasaların güncellenmesini talep ediyoruz. Buradan İzmir Şoförler Odası Başkanı olarak tüm İzmirli milletvekillerimize ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki tüm siyasi partilerin milletvekillerine çağrıda bulunuyorum. 1 Ekim’de meclis açıldığında bu konuyu gündeme alarak, korsan taşımacılık yapanlara alkol etkisinde araç kullanan sürücülere uygulanan ehliyet cezalarına benzer şekilde arttırılmalı. Cezalar getirecek yasal düzenlemeleri ivedilikle hayata geçirmelerini istiyoruz. Türkiye genelindeki tüm taşımacılık esnafı adına bu sorunun artık çözüme kavuşmasını temenni ediyorum."
30 Eylül 2025 Salı - 10:04
Ege Üniversitesi uluslararası arenadaki yükselişini sürdürüyor
Ege Üniversitesi, bilimsel performansı ve başarılarıyla dünyada adından söz ettirmeye devam ediyor. Ege, uluslararası üniversite sıralamaları yapan önemli kuruluşlardan Rusya merkezli Round University Ranking (RUR) tarafından açıklanan 2025 yılı alan sıralamalarında uluslararası düzeyde başarısını sürdürdü. EÜ, pek çok alanda dünyada ilk 500’e girerken özellikle Diş Hekimliği alanında 166’ncı sırada yer alarak büyük bir başarı elde etti. Sıralamayı değerlendiren EÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, "Dünyanın saygın sıralama kuruluşlarından olan RUR, 2025 yılı alan sıralamasını açıkladı. Sıralamada; öğretim, araştırma, uluslararası çeşitlilik ve finansal sürdürülebilirlik gibi dört temel boyutta 20 göstergeye dayanarak 700 üniversitenin etkinliğini değerlendiriliyor. Üniversitemiz, Diş Hekimliği alanında 166. sırayı alarak dünyada ilk 200 üniversite arasına girme başarısı gösterdi. Yine; Biyokimya, Genetik ve Moleküler Biyoloji, Çevre Bilimi, Farmakoloji, Toksikoloji, Eczacılık, Veterinerlik alanlarında dünyada ilk 500, Tıp alanında ise dünyada ilk 1000 üniversiteden birisi olmayı başardık. Tam akredite, sağlık temalı, milli yenilik ödüllü bir araştırma üniversitesi olarak uluslararası arenada üniversitemizi üst sıralara taşımaya devam edeceğiz. Ege Üniversitesi olarak, bu ve benzer sıralamalarda daha da yükselmek için, gelişmeye açık yönlerimizi iyileştirip, uluslararasılaşma potansiyelimizi daha da artıracak çalışmalara öncelik vereceğiz. Yakaladığımız bu başarıda emeği geçen tüm çalışanlarımıza teşekkür ediyorum" dedi. RUR 2025 yılı alan sıralamalarında Ege Üniversitesi; Diş Hekimliği alanında dünya sıralamasında 166’ncı, devlet üniversiteleri arasında üçüncü, Tıp alanında dünya sıralamasında 690’ıncı, devlet üniversiteleri arasında dördüncü, Biyokimya, Genetik ve Moleküler Biyoloji alanında dünyada 465’inci, devlet üniversiteleri arasında beşinci, Çevre Bilimi alanında dünya sıralamasında 587’nci, devlet üniversiteleri arasında altıncı, Farmakoloji, Toksikoloji, Eczacılık alanında dünya sıralamasında 446’ncı devlet üniversiteleri arasında yedinci, Veterinerlik alanında ise dünyada 443’üncü, devlet üniversiteleri arasında 7.’nci sırada yer aldı.
30 Eylül 2025 Salı - 09:56
Türkiye’nin şampiyon atları Menemen’de yarıştı
Menemen’de 11. Geleneksel Rahvan At Yarışları şölen havasında yapıldı. 184 rahvan atın piste çıktığı yarışlar, Türkiye’nin dört bir yanından atçılığa gönül verenleri Menemen’de buluşturdu. Alana rahvan at üzerinde vatandaşları selamlayarak gelen Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Menemen bir yandan modern projelerle geleceğe yürürken, diğer yandan asırlık gelenekleriyle köklerine bağlı bir kenttir. Gelecek yıl rahvan at yarışlarımızı uluslararası düzeyde yapacağız" dedi. Türkiye’nin en iyi rahvan atları, Menemen’de görsel bir şölen oluşturdu. Menemen 11. Geleneksel Rahvan At Yarışları, Seyrek Arena’da gerçekleştirildi. Yarışlarda en büyük baş kategorisindeki yarışa bir vefa örneği olarak kısa süre önce vefat eden Seyrekli rahvan atçılardan Dedeoğlu Kasap Ali olarak tanınan Alaattin Özeren’in adı verildi. Yarışları Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan ile birlikte MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, MHP Bursa İl Başkanvekili Ferhat Daysalı,Rahvan Atlı Spor Kulüpleri Federasyonu Genel Başkanvekili Zeki Genellioğlu, Menemen Kaymakamı Vedat Yılmaz ve Menemen protokolü de tribünden takip etti. Bu yıl rekor bir katılımla tam 184 atın ve binicisinin kıyasıya yarışına sahne olan 11. Geleneksel Rahvan At Yarışları, Türkiye’nin dört bir tarafından ata ve rahvan atçılığa gönül verenleri buluştururken, Menemen’in birçok farklı noktasından düzenlenen ring seferlerle birlikte Menemenlilerin de yoğun ilgisine sahne oldu. Mehteran ve zeybek gösterisiyle coşkunun doruğa ulaştığı yarışlarda, Başkan Pehlivan da geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi geleneği bozmadı ve yarış alanına elinde Türk Bayrağı ile at üstünde girdi. "Geleneklerimize bağlıyız" Yarışlar nedeniyle bir konuşma yapan Başkan Pehlivan, atçılığın Türk kültürü açısından önemine değindi. Başkan Pehlivan, "Tarih boyunca nice başarıya imza atmış milletimiz, atları evcilleştiren ilk millettir. Asya’dan Avrupa’ya kadar kıtalar boyunca süren akınlarımızda ve zaferlerimizde en büyük yoldaşımız atlarımız olmuştur.Menemen Belediyesi olarak bizler, bilime, sanayiye, teknolojiye ve yeniliklere ne kadar destek oluyorsak, geleneklerimize de bir o kadar bağlıyız. Kültürümüzü korumak ve yeni nesillere aktarmak, bizim için çok önemli bir vazifedir. Bu sebeple Menemen Geleneksel Rahvan At Yarışları’nı göreve geldiğimden beri her yıl sürdürmekten ve sizlerle birlikte olmaktan onur duyuyorum, gurur duyuyorum." dedi. Başkan Pehlivan’dan 3 müjde birden Konuşmasında Menemen’de yeni açılacak 3 tesisin müjdesini de veren Başkan Aydın Pehlivan, "Cumhuriyet Bayramı kutlamaları kapsamında 28 Ekim günü, Kurtuluş Savaşı Müzemizi büyük bir coşkuyla açıyoruz. Kasım ayında Kent Gözü projemizi hayata geçiriyoruz. Yine Kasım ayında, büyük beğeni gören kafe restoranlarımızın üçüncüsünü hizmetinize sunuyoruz." dedi. "İhanet girişiminin önünde dimdik duracağız!" Konuşmasında Menemen’e yapılmak istenen çöp tesisine de tepki gösteren Başkan Pehlivan, "Birileri ne yazık ki tüm bu güzellikleri yok etmek ister gibi, Menemen’e çöplük yapmak istiyor. Her gün binlerce ton çöpü, Menemen’in bereket fışkıran topraklarının üstünde vahşi bir depolamayla istiflemek istiyor. Menemen’e karşı bu ihanet girişiminin önünde dimdik duracağız. Bizler Menemenliler olarak atalarımızın emaneti ve evlatlarımıza miras olacak olan bu güzel kentin karanlığa teslim edilmesine izin vermeyeceğiz!" dedi. İşte şampiyonlar Kıyasıya geçen yarışlarda ithal A kategorisinde Oktay Dönmez’e ait Tulpar birinci olurken, B kategorisindeyse Nazım Sunar’a ait Maverink birinciliği göğüsledi. Üçlü tay kategorisinde Zekiler Gıda adına yarışan Gökkule, dörtlü tayda İbrahim Ongün’e ait Haydi, deste kategorisinde İsmail Onbaşıoğlu’na ait Derman, küçük ortada Hüseyin Güder’e ait Bahtiyar, büyük ortada Zekiler Gıda’ya it Atakan, başaltında Yücel Akkaya’ya ait Paşam, baş kategorisinde Mustafa Küçükmeral’e ait Dizel, ikili taylarda Süleyman Duransoy’a ait Konan, beşli taylarda Alican Kahraman’a ait Bahriyeli birinci oldu. Kadınlar kategorisindeyse birinciliği Esma Arslan göğüslerken, köylü nörtnal kategorisinde kazanan Recep Konuk oldu.
30 Eylül 2025 Salı - 09:47
İzmirlilerden dünya rekoru için kıyı temizliği
Yaizu Chuo Lisesi’nin Japonya ve dünya genelinde yürüttüğü plaj temizliği hareketini genişletmek amacıyla başlattığı Guinness Dünya Rekoru hedefine İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İzmir Ekonomi Üniversitesi’nden destek geldi. Doğaseverler "Bir saat içinde plaj temizliği için çevrimiçi olarak kayıt yaptıran en çok kişi" kategorisinde Guinness Dünya Rekorları listesine dahil olmaya çağrıldı. Plaj temizliği yoğun katılımla İnciraltı Kent Ormanı’nda gerçekleşti. İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Japonya’daki Yaizu Chuo Lisesi’nin plaj temizliği seferberliğini genişletmek ve lise öğrencilerinin deniz çöpü sorununu çözmede öncülük ettiği bir trend oluşturmak için dünya rekoru kırmayı hedeflediği harekete ortak oldu. İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Engelli Çalışmaları Şube Müdürlüğü ve İzmir Ekonomi Üniversitesi EKOTAM Tasarım Araştırma ve Uygulama Merkezi, anlamlı hedefe destek vermek amacıyla İnciraltı Kent Ormanı’nda düzenlenen sahil kıyı temizliği organizasyonuna dernekleri, okulları ve öğrencileri dahil etti. "Bir saat içinde plaj temizliği için çevrimiçi olarak kayıt yaptıran en çok kişi" kategorisinde rekor kırmak için temizliğe çıkan İzmirlilere Japonya’dan yapılan online bağlantı ile destek verildi. Katılımcılar Büyükşehir Belediyesi tarafından dağıtılan maske, eldiven, çöp torbası ve su ile hijyen mesaisine başlarken Türkiye ve Japonya bayraklarını temsilen kırmızı ve beyaz kıyafetler tercih edildi. "Rekor kırmak için kıyı temizliğindeyiz" İzmir Büyükşehir Belediyesi çatısı altındaki Engelli Çalışmaları Şube Müdürlüğü’nde görev yapan ve harekete dair konuşan Ebru İlbeyce Alkan, "Bugün İzmir Ekonomi Üniversitesi ile Japonya’yla beraber Guinness Dünya Rekorlarına girmek üzere kıyı temizliğindeyiz. Engelli Çalışmaları Şube Müdürlüğü olarak bizler derneklerle ve okullarla iş birliği halinde bugün buradayız" dedi. "Burada bu insanları görmekten çok mutluyum" İEÜ Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Endüstriyel Tasarım Bölüm Başkanı ve EKOTAM Tasarım Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Can Özcan ise Japonya ve Türkiye arasındaki ilişkilere değinirken, "Uzun yıllardır sürdürdüğümüz profesyonel etkinliklerimiz var. 10 yılı aşkın süredir bizim öğrencilerimiz oraya gidiyor, onların öğrencileri buraya geliyor. Faydalı ve anlamlı projelerde bir araya geliyoruz. Bu sefer de çok değerli bir etkinliğe Türkiye’den tek ev sahibi olduk. Kıyı temizliğine dikkat çekmek ve dünya ölçeğinde bir harekete ortak olabilmek istiyoruz. Şu an Japonya’dan bizi izliyorlar. Japonya’dan sonra en geniş katılımlı kıyı etkinliğini gerçekleştiriyoruz. Bu bir duyarlılık, bu bir harekete geçme çağrısı. Burada bu insanları görmekten çok mutluyum" ifadelerini kullandı. "Oradaki temizlik kültürünü gördüm" İEÜ öğrencisi Konuralp Yücesoy ise, "Benim için çok anlamlı bir etkinlik. Geçen sene Japonya’da eğitim aldım. Oradaki temizlik kültürünü ve sorumluluk bilincini gördüm. Bunun kesinlikle bizim ülkemizde de uygulanabilir ve tanıtılır hale getirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Benim için kıymetli bir gün. Temizlik önemli bir şey, hem toplumumuz hem bireyler adına. Hep temiz kalalım" dedi. Öğrencileriyle birlikte etkinliğe katılan Narlıdere İhsan Çelikten Ortaokulu Müdürü Nazan Tunay, "İzmir Ekonomi Üniversitesi ile İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyla böyle bir etkinlikte olmaktan çok mutluyuz. Öğrencilerimizle koşa koşa geldik. Rekora ve çevre temizliğine katkıda bulunmak istedik. Öğrenciler keyifli. Biz okulumuzda da böyle etkinlikler yapıyoruz. Temiz olmayan sınıfta ders yapmıyorlar" diye konuştu. Narlıdere Mehmet Seyfi Eraltay Anadolu Lisesi Müdürü Mustafa Koyuncu, "Öğrencilerimizle böyle bir etkinlikte olmaktan gurur duyuyoruz. Okulumuz çok köklü bir okuldur, önemli projelere imza atmıştır. Biz de bu geleneği sürdürmeye çalışıyoruz. Öğrencilerimiz yine benzer projelerde yer alacaktır" dedi. Öğrenci Ayşe Ekin Yiğit, "Bu etkinlik kesinlikle çok verimli. Daha sık yapılması çok önemli" ifadelerini kullanırken, Asya Çallı ise, "Bu projede yer almaktan gurur duyuyorum" diye konuştu. Temizlik hareketinde yer alan Alptuğ Atay da "En çok sigara izmariti topladık. Sağlığımıza çok zararlılar. Etkinliğe katılmak güzel bir duygu. Çevremizi kirletmeyelim, saygılı olalım. Teşekkürler" ifadelerini kullandı. Japonya’dan canlı bağlantı Etkinlik sırasında Japonya’daki temsilciler İzmir’deki katılımcılarla görüntülü bağlantı kurdu. Yaizu Chuo Koleji’nden Yuichi Yaoi, Kurebayashi Kota ve Hirotaka Takashiho ile Shizuoka Sanat ve Kültür Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yasuko Takayama, iş birliğinden memnuniyet duyduklarını ifade ederek, "Etkinliğin tüm dünyaya yayılmasını ve çevre sorunlarına ilişkin farkındalığın bu etkinlikle birlikte daha da artmasını umuyoruz. Bu hedefe sağladığı büyük katkı için Türkiye’ye çok teşekkür ediyoruz" diye konuştu.
30 Eylül 2025 Salı - 09:42
İzmirlilerden dünya rekoru için kıyı temizliği
Yaizu Chuo Lisesi’nin Japonya ve dünya genelinde yürüttüğü plaj temizliği hareketini genişletmek amacıyla başlattığı Guinness Dünya Rekoru hedefine İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İzmir Ekonomi Üniversitesi’nden destek geldi. Doğaseverler "Bir saat içinde plaj temizliği için çevrimiçi olarak kayıt yaptıran en çok kişi" kategorisinde Guinness Dünya Rekorları listesine dahil olmaya çağrıldı. Plaj temizliği yoğun katılımla İnciraltı Kent Ormanı’nda gerçekleşti. İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Japonya’daki Yaizu Chuo Lisesi’nin plaj temizliği seferberliğini genişletmek ve lise öğrencilerinin deniz çöpü sorununu çözmede öncülük ettiği bir trend yaratmak için dünya rekoru kırmayı hedeflediği harekete ortak oldu. İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Engelli Çalışmaları Şube Müdürlüğü ve İzmir Ekonomi Üniversitesi EKOTAM Tasarım Araştırma ve Uygulama Merkezi, anlamlı hedefe destek vermek amacıyla İnciraltı Kent Ormanı’nda düzenlenen sahil kıyı temizliği organizasyonuna dernekleri, okulları ve öğrencileri dahil etti. "Bir saat içinde plaj temizliği için çevrimiçi olarak kayıt yaptıran en çok kişi" kategorisinde rekor kırmak için temizliğe çıkan İzmirlilere Japonya’dan yapılan online bağlantı ile destek verildi. Katılımcılar Büyükşehir Belediyesi tarafından dağıtılan maske, eldiven, çöp torbası ve su ile hijyen mesaisine başlarken Türkiye ve Japonya bayraklarını temsilen kırmızı ve beyaz kıyafetler tercih edildi. "Rekor kırmak için kıyı temizliğindeyiz" İzmir Büyükşehir Belediyesi çatısı altındaki Engelli Çalışmaları Şube Müdürlüğü’nde görev yapan ve harekete dair konuşan Ebru İlbeyce Alkan, "Bugün İzmir Ekonomi Üniversitesi ile Japonya’yla beraber Guinness Dünya Rekorlarına girmek üzere kıyı temizliğindeyiz. Engelli Çalışmaları Şube Müdürlüğü olarak bizler derneklerle ve okullarla iş birliği halinde bugün buradayız" dedi. "Burada bu insanları görmekten çok mutluyum" İEÜ Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Endüstriyel Tasarım Bölüm Başkanı ve EKOTAM Tasarım Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Can Özcan ise Japonya ve Türkiye arasındaki ilişkilere değinirken, "Uzun yıllardır sürdürdüğümüz profesyonel etkinliklerimiz var. 10 yılı aşkın süredir bizim öğrencilerimiz oraya gidiyor, onların öğrencileri buraya geliyor. Faydalı ve anlamlı projelerde bir araya geliyoruz. Bu sefer de çok değerli bir etkinliğe Türkiye’den tek ev sahibi olduk. Kıyı temizliğine dikkat çekmek ve dünya ölçeğinde bir harekete ortak olabilmek istiyoruz. Şu an Japonya’dan bizi izliyorlar. Japonya’dan sonra en geniş katılımlı kıyı etkinliğini gerçekleştiriyoruz. Bu bir duyarlılık, bu bir harekete geçme çağrısı. Burada bu insanları görmekten çok mutluyum" ifadelerini kullandı. "Oradaki temizlik kültürünü gördüm" İEÜ öğrencisi Konuralp Yücesoy ise, "Benim için çok anlamlı bir etkinlik. Geçen sene Japonya’da eğitim aldım. Oradaki temizlik kültürünü ve sorumluluk bilincini gördüm. Bunun kesinlikle bizim ülkemizde de uygulanabilir ve tanıtılır hale getirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Benim için kıymetli bir gün. Temizlik önemli bir şey, hem toplumumuz hem bireyler adına. Hep temiz kalalım" dedi. Öğrencileriyle birlikte etkinliğe katılan Narlıdere İhsan Çelikten Ortaokulu Müdürü Nazan Tunay, "İzmir Ekonomi Üniversitesi ile İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyla böyle bir etkinlikte olmaktan çok mutluyuz. Öğrencilerimizle koşa koşa geldik. Rekora ve çevre temizliğine katkıda bulunmak istedik. Öğrenciler keyifli. Biz okulumuzda da böyle etkinlikler yapıyoruz. Temiz olmayan sınıfta ders yapmıyorlar" diye konuştu. Narlıdere Mehmet Seyfi Eraltay Anadolu Lisesi Müdürü Mustafa Koyuncu, "Öğrencilerimizle böyle bir etkinlikte olmaktan gurur duyuyoruz. Okulumuz çok köklü bir okuldur, önemli projelere imza atmıştır. Biz de bu geleneği sürdürmeye çalışıyoruz. Öğrencilerimiz yine benzer projelerde yer alacaktır" dedi. Öğrenci Ayşe Ekin Yiğit, "Bu etkinlik kesinlikle çok verimli. Daha sık yapılması çok önemli" ifadelerini kullanırken, Asya Çallı ise, "Bu projede yer almaktan gurur duyuyorum" diye konuştu. Temizlik hareketinde yer alan Alptuğ Atay da "En çok sigara izmariti topladık. Sağlığımıza çok zararlılar. Etkinliğe katılmak güzel bir duygu. Çevremizi kirletmeyelim, saygılı olalım. Teşekkürler" ifadelerini kullandı. Japonya’dan canlı bağlantı Etkinlik sırasında Japonya’daki temsilciler İzmir’deki katılımcılarla görüntülü bağlantı kurdu. Yaizu Chuo Koleji’nden Yuichi Yaoi, Kurebayashi Kota ve Hirotaka Takashiho ile Shizuoka Sanat ve Kültür Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yasuko Takayama, iş birliğinden memnuniyet duyduklarını ifade ederek, "Etkinliğin tüm dünyaya yayılmasını ve çevre sorunlarına ilişkin farkındalığın bu etkinlikle birlikte daha da artmasını umuyoruz. Bu hedefe sağladığı büyük katkı için Türkiye’ye çok teşekkür ediyoruz" diye konuştu. (ÖA-Y)
30 Eylül 2025 Salı - 09:34
Yaşar Üniversitesinden 8 akademisyen dünyanın en etkili bilim insanları arasında
ABD Stanford Üniversitesinin her yıl hazırladığı "Dünyadaki En Etkili Bilim İnsanları 2024" listesine Yaşar Üniversitesinden 8 akademisyen girdi. Yayın ve atıf sayıları gibi bilimsel etkiler değerlendirilerek oluşturulan listede yer alan akademisyenler, Türkiye’den seçilen saygın bilim insanları arasında öne çıktı. Amerika Birleşik Devletleri’ndeki (ABD) Stanford Üniversitesi’nden Dr. John loannidis’in liderliğinde çalışan özel bir araştırma ekibinin her yıl hazırladığı "Dünyadaki En Etkili Bilim İnsanları" listesi, dünyadaki bilim insanları arasında yüzde 2’lik dilime giren akademisyenlerden oluşuyor. Liste, bilim insanlarının yayın ve atıf sayıları, yazar sıralamaları gibi farklı değişkenlerin değerlendirilmesiyle oluşturuldu. Çalışmada, Scopus veri tabanındaki veriler kullanılarak en önemli araştırma etkisine sahip akademisyenleri belirledi. Listeye; Yaşar Üniversitesi’nden Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yiğit Kazançoğlu, Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Meltem Gürel, Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmail Türkan, Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Arif Hepbaşlı, Endüstri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Banu Yetkin Ekren, İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mir Jafar Sadegh Safari, İşletme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Duygu Türker Özmen ve Uluslararası Ticaret ve Finansman Bölüm Başkanı Prof.Dr. Fatma Dilvin Taşkın Yeşilova girdi. "Hedefimiz bu sayıyı 10’lara çıkarmak" Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller akademisyenlerin bu başarısı hakkında şunları söyledi: "Yaşar Üniversitesi olarak geçen sene 7 akademisyenimizle bu listede yer almıştık, bu sene 8 akademisyenle yer alıyoruz. Çok mutluyuz. Özellikle az sayıda etkin akademisyenle çalışan bir üniversiteden bu kadar sayıda saygın bilim insanımızın olması bizi önce yüreklendiriyor sonra çok gurur veriyor. Hedefimiz bu sayıyı 10’lara çıkarmak." İndekslerde ilk sırada Operasyon yönetimi, tedarik zinciri yönetimi, yeşil lojistik, sürdürülebilirlik, döngüsel ekonomi, endüstri 4.0, çok kriterli karar verme yöntemleri gibi alanlarda çalışmalarını sürdüren Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yiğit Kazançoğlu, son beş yıllık sıralama incelendiğinde "ABCD Journal Quality List", "Scimago Journal Ranks", "HCERES" ve "Handelsblatt" indekslerinde, Türkiye’deki üniversitelerde görev yapan araştırmacılar arasında ilk sırada yer almıştı. Geçtiğimiz sene Uluslararası Endüstri Mühendisliği ve Operasyon Yönetimi Topluluğu (IEOM) tarafından "Lojistik Dalında Yılın En Seçkin Profesörü" ödülüne layık görülen Prof. Dr. Kazançoğlu, bilimde kaliteyi ve yeniliği teşvik etmek amacını taşıyan Hollanda Araştırma Konseyi’nin (NWO) "Döngüsel Ekonomi Komitesi"nde yer alıyor. Enerji alanındaki sayılı bilim insanlarından Enerji alanındaki çalışmalarıyla ülkemizin sayılı bilim insanları arasında yer alan Yaşar Üniversitesi Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve TÜBA Asli Üyesi Prof. Dr. Arif Hepbaşlı’nın çalışmaları ise enerji, ekserji, eksergoekonomik ve eksergoçevresel yöntemlerinin analizi ve uygulaması ve güneş enerjisi destekli sistemlerinin performans değerlendirmesi üzerinde yoğunlaşıyor. Çok sayıda ulusal uluslararası bilimsel etkinliklerin organizasyonunda yer alan Prof. Dr. Hepbaşlı, enerjiyle ilgili çok sayıda ulusal ve uluslararası dergilerde de hakemlik, editörlük gibi görevler üstleniyor. Uzayda bitki araştırması Yaşar Üniversitesi Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmail Türkan ise başta kuraklık ve tuzluluk streslerine karşı bitkilerin vermiş olduğu fizyolojik, biyokimyasal ve moleküler yanıtlar üzerinde olmak üzere, bitki biyolojisi ve moleküler biyolojisi konularında bilimsel çalışmalar yapıyor. Bu alanda yapmış olduğu çok sayıda üstün nitelikli çalışmayı dünyaca ünlü dergilerde yayınlamış olan ve çok sayıda atıfı bulunan Prof. Dr. Türkan 2020 yılında TÜBİTAK Temel Bilimler Bilim Ödülü’nü almaya hak kazandı. Prof. Dr. Türkan’ın da yer aldığı üç kişilik ekibin tasarlamış olduğu EXTREMOPHYTE isimli deney, Türk Astronot ve Bilim Misyonu Projesi kapsamında uluslararası uzay istasyonunda gerçekleştirilmişti. Pek çok hibe ve ödül aldı Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Meltem Gürel ise mimarlık kuram ve eleştiri alanında modern mimarlığın kültürlerarası tarihçesi, mekan-kültür, mekan-toplumsal cinsiyet, göç ve yerinden edilme-mekan ilişkisi ve tasarım eğitimi konuları üzerinde çalışıyor. Araştırmaları için birçok hibe ve ödül alan Gürel’in makaleleri Journal of Architectural Education, Journal of Architecture, Journal of the Society of Architectural Historians, Gender, Place and Culture, Journal of Design History, ve Journal of Architectural and Planning Research gibi alanında önemli pek çok dergide yayınlandı. Hidrolik ve hidroloji laboratuvarı kurdu Onlarca uluslararası ve tanınmış araştırmacı ile iş birliği yapan İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Doç. Dr. Mir Jafar Sadegh Safari ise iklim değişikliği belirsizliğini ve değişkenliğini göz önünde bulundurarak su kaynakları sistemlerinin kırılganlığını azaltmayı ve sürdürülebilirlik ve dayanıklılığını artırmayı amaçlayan özgün yöntemler geliştiriyor. Geçmiş ve güncel araştırmaları yüksek etki faktörlü dergilerde yayınlanan Doç. Dr. Safari, 100’den fazla hakemli makale ile hidrolik, hidroloji ve su kaynaklarına değerli katkılar sağladı. Dr. Safari, Yaşar Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde bir hidrolik ve hidroloji laboratuvarı kurdu ve 60’dan fazla SCI dergisinde aktif bir hakem ve editörlük yapıyor. Ulusal ve uluslararası ödüllere sahip İşletme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Duygu Türker Özmen ise kurumsal sosyal sorumluluk, sürdürülebilirlik, iş etiği, çevre yönetimi, girişimcilik, sosyal girişimcilik ve örgütler arası ilişkiler gibi konularda çalışmalarını sürdürüyor. Ulusal ve uluslararası alanda birçok ödül sahibi olan Prof. Dr. Özmen’in yürütücü olarak yer aldığı Avrupa Birliği ve kurumsal iş birliği projelerinin yanı sıra ulusal ve uluslararası alanda birçok yayını, bildirisi, makalesi, kitabı ve kitap bölümü de bulunuyor. ABD’de araştırmalar yaptı Endüstri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Banu Yetkin Ekren’in çalışma alanları arasında; otomatik depolama sistemleri, tesis yerleşim problemleri, tedarik zinciri, lojistik, benzetim, benzetime bağlı optimizasyon, rassal modelleme konuları yer alıyor. Doktorasını tamamladığı Louisville Üniversitesi’nde 2011-2012 yılları arasında Post Doktora çalışması yürüten Doç. Dr. Ekren, ABD’nin Pennsylvania eyaletinde bulunan savunma devlet kurumunun en büyük deposunda, benzetime bağlı bir performans iyileştirme çalışması yürüttü. Yeşil finans alanında öne çıkıyor Yaşar Üniversitesi İşletme Fakültesi, Uluslararası Ticaret ve Finansman Bölüm Başkanı Prof. Dr. Dilvin Taşkın Yeşilova, finansal piyasalar, sürdürülebilirlik, enerji ekonomisi ve yeşil finans alanındaki çalışmalarıyla ulusal ve uluslararası düzeyde öne çıkan akademisyenler arasında yer alıyor. Özellikle temiz enerji yatırımları, yapay zekâ tabanlı finansal yenilikler ve çevresel politikaların ekonomik etkileri üzerine yaptığı araştırmalar hem akademiye hem de politika yapıcılara yol gösterici nitelik taşıyor. Prof. Dr. Taşkın Yeşilova, finansal yenilik ve çevresel ve finansal sürdürülebilirlik konularında bilimsel araştırmalarını sürdürüyor.
30 Eylül 2025 Salı - 09:27
İzmir’de 138 düzensiz göçmen ve 2 göçmen kaçakçısı yakalandı
İzmir’in Çeşme ve Urla ilçelerinde Sahil Güvenlik Komutanlığı ekiplerince düzenlenen iki ayrı operasyonda, 62’si çocuk toplam 138 düzensiz göçmen ile 2 göçmen kaçakçısı şüphelisi yakalandı. 28 Eylül günü saat 07.00 sıralarında Çeşme ilçesi açıklarında lastik bot içerisinde düzensiz göçmenlerin bulunduğu bilgisinin alınması üzerine görevlendirilen Sahil Güvenlik Korveti (TCSG-704) ve Sahil Güvenlik Botu (KB-86) harekete geçti. Durdurulan lastik botta 13’ü çocuk 32 düzensiz göçmen ve 2 göçmen kaçakçısı şüphelisi yakalandı. Aynı gün saat 15.20’de Urla ilçesi Sarpdere Koyu mevkiinde, karadan ulaşımı olmayan bölgede bir grup düzensiz göçmenin olduğu ihbarı üzerine Sahil Güvenlik Gemisi (TCSG-107), Sahil Güvenlik Botları (KB-118, KB-4309, KB-86) ve Uzunkuyu Jandarma Karakol Komutanlığı personeli müşterek operasyon düzenledi. Operasyonda 49’u çocuk toplam 106 düzensiz göçmen yakalandı. Yakalanan düzensiz göçmenler işlemlerinin ardından İl Göç İdaresi Müdürlüğü’ne teslim edilirken, göçmen kaçakçısı şüphelileri hakkında adli işlem başlatıldı.
29 Eylül 2025 Pazartesi - 22:00
Okul bahçesinde bayrak direği öğrencilerin üzerine devrildi: 1 çocuk yaralandı
İzmir’in Urla ilçesinde bir okulda bahçedeki bayrak direğinin devrilmesi sonucu 9 yaşındaki öğrenci yaralandı. Olay, sabah saatlerinde Urla Atatürk İlköğretim Okulunun bahçesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından öğrenciler sınıflarına geçti. Teneffüs sırasında bahçede oyun oynayan çocukların üzerine yaklaşık 7 metre uzunluğundaki bayrak direği devrildi. 3. sınıfta okuyan Hasan Ali Yıldız (9) isimli öğrenci, direğin altında kalarak sağ bacağından yaralandı. Hastaneye kaldırılan çocuğun bacağına dikiş atıldı. Olayı duyan veliler okula akın ederken, polis bayrak direği üzerinde parmak izi tespiti yaptı. Bu arada direği tutan vidalardan birinin yerinde olmadığı iddia edildi.
29 Eylül 2025 Pazartesi - 14:16
İzmir’de tır devrilip ,kupası viyadükte asılı kalmıştı, sürücü böyle kurtarıldı
İzmir’in Bornova ilçesinde yağmur nedeniyle kayganlaşan zeminde kontrolden çıkan taş yüklü tır devrilerek viyadükte askıda kaldı. Kazada hafif yaralanan şoför, itfaiye ekipleri tarafından kurtarıldı.Kaza, saat 10.00 sıralarında Bornova ilçesi Ankara Caddesi 4. Sanayi kavşağı üzerindeki viyadükte meydana geldi. Liman yönüne giden 06 FGT 332 plakalı taş yüklü tır, yağmurdan kayganlaşan yolda sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu devrildi. Tırın kupası, yaklaşık 8 metrelik viyadükten aşağıya sarkarak askıda kaldı.Kazayı hafif yaralı olarak atlatan sürücü İrfan Öngen (48), olay yerine gelen itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle bulunduğu yerden çıkarıldı. Sağlık ekipleri tarafından ilk müdahalesi yapılan sürücü, ambulansla hastaneye kaldırıldı.Kaza nedeniyle Konak yönünde uzun araç kuyrukları oluşurken, devrilen tırın kaldırılması için çalışma başlatıldı. Polis ekipleri kazayla ilgili soruşturma başlattı.
29 Eylül 2025 Pazartesi - 13:09
Kuraklıkla mücadele eden İzmir’de yağmur serinliği
İzmir’de uzun bir aranın ardından etkili olan yağış kentte sevinçle karşılandı. Vatandaşlar, yağmurun kuraklık riski altındaki barajlara can suyu olacağını belirterek yağışların bereket getirmesini diledi. Kentte uzun süredir beklenen yağmur, haftanın ilk gününde İzmirlilere sürpriz yaptı. Sabah saatlerinde başlayan yağış, şehir merkezi Konak ilçesi başta olmak üzere çevre ilçelerde de etkisini gösterdi. Aniden bastıran yağmur bazı vatandaşları hazırlıksız yakaladı. Kimi ıslanarak yoluna devam ederken, hava durumunu takip edenler ise şemsiyelerini yanına aldı. Uzun zamandır beklenen yağışı sevinçle karşılayan İzmirliler, yağmurun barajlara ve tarım arazilerine can suyu olacağını söyledi. Meteoroloji yetkilileri ise İzmir’in güneyi ve doğusunda yer yer kuvvetli yağış beklendiğini belirterek, ani sel, taşkın, yıldırım, yağış anında kuvvetli rüzgar ve ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli olunması yönünde uyarıda bulundu. İzmirliler yağmuru sevinçle karşıladı Evden çıkmadan hava durumuna bakıp şemsiyesini yanına aldığını belirten Beyhan Çetiner, "Çok şükür, bereketli bir yağmur yağıyor; inşallah böyle devam eder de toprak suya doyar, barajlarımız dolar, yoksa susuz kalacağız" dedi. Tatil için Rusya’dan geldiklerini belirten yabancı bir çift ise İzmir’in güzel bir şehir olduğunu belirterek "Hava kötü, güneşli bir gün bekliyorduk. Bu akşam uçağımız var. Yarın Portekiz’e gideceğiz umarım orada hava güzel olur" diye ekledi. Yağışlara kavuşmanın mutluluğunu yaşadığını kaydeden Ecem çorlu, bereketli, bol yağmurlu bir yıl olmasını dileyerek "Barajlarımız dolar. İzmir susuzluk çekmesin artık. Üzerimdeki kıyafetten de belli; bütün yaz kavrulduk. Bu yağışlar gerçekten iyi geldi. Senenin ilk yağmuru hayırlı olsun. İnşallah su kesintileri de artık sona erer. Gerçekten çok zorlandık, bu havaları özlemişiz. Yağmurun sesini, serinliğini çok aramışız. Yaz ayları fazlasıyla sıcak geçti, bu serin hava hepimize ilaç gibi geldi" ifadelerini kullandı. Yağmurun yağmasının iyi olduğunu vurgulayan Melek Özer ise "Çünkü son zamanlarda çok yangınlar çıktı. Ardından kuraklıklar da yaşandı. Bu yüzden yağmur gelmesi gerçekten sevindirici. Islanıyorum ve bu durum beni mutlu ediyor. İzmir’in sadece 30 günlük suyu kaldığını duymuştum, Allah’a şükür ki sular gelecek. İnşallah sel olmaz, Karadeniz’deki gibi kötü durumlar yaşanmaz" sözlerini kullandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder