Yerel Haberler
İzmir
Jandarma’nın en iyi nişancıları Foça’da belli oluyor 14 Mayıs 2026 Perşembe - 16:20:14 İzmir’in Foça ilçesinde bulunan Foça Jandarma Komando Eğitim Komutanlığı koordinesinde Foça Jandarma Atış Okul Komutanlığı’nda düzenlenen "Bölgesel Piyade Tüfeği ve Tabanca Atış Yarışması"nın yarı final etabı tamamlandı. Jandarma komando ve iç güvenlik birlikleri personelinin katılımıyla düzenlenen "Bölgesel Piyade Tüfeği ve Tabanca Atış Yarışması"nın yarı final etabı Foça Jandarma Atış Okul Komutanlığı da gerçekleştirildi. Jandarma personellerinin tabanca ve piyade tüfeği eğitimi ve atışı konusunda farkındalık oluşturulması, eğitim seviyesinin geliştirilmesi, moral ve motivasyon ile kendine güvenlerinin arttırılması amacıyla düzenlenen yarışma iki ayrı kategoride icra edilmesine başlandı. 8 ayrı bölgesel atış merkezinde gerçekleştirilen bölgesel etapları başarıyla tamamlayan 80 personel yarı final heyecanı yaşamaya hak kazandı. Foça Jandarma Komando Eğitim Komutanlığı koordinesinde Foça Jandarma Atış Okul Komutanlığı bünyesinde gerçekleştirilen yarı final etabında 40 tabanca 40 piyade tüfeği olmak üzere 80 personelden etapları başarıyla tamamlayan 20 finalist yarın gerçekleştirilecek final etabına katılacak. Yarı final etabına katılan Foça Jandarma Komando Eğitim Komutanı Tümgeneral Uğur Ertekin, hem yarışmacı personelin heyecanına ortak oldu hem de yaptığı konuşmayla yarışmanın önemini vurgulayarak yarışmacı personellere başarılar diledi. Öte yandan yarışmanın adil ve kurallara uygun bir şekilde yürütülmesi için 3’ü hakem olmak üzere toplamda 66 personel görev yapıyor. Kıyasıya mücadelenin yaşandığı yarı finallerin ardından yarın gerçekleştirilecek final heyecanı sonrası dereceye giren personellere ödül verilecek. Yapılan faaliyetler hakkında bilgi veren Jandarma Komando Atış Okul Komutanlığı Öğretim Başkanı Jandarma Yarbay Özgür Cengiz, "Bu yarışmanın uzun vadede eğitim standartlarını yükseltmesi, atış disiplinini geliştirmesi ve daha nitelikli personel yetiştirilmesine katkı sağlaması hedeflenmektedir. Jandarma teşkilatı içerisinde düzenlenen bu yarışma sadece bir spor etkinliği değil, aynı zamanda operasyonel kabiliyetin test edildiği bir profesyonel gelişim alanıdır. Bu yarışma eğitimde ter dökmeyen, savaşta kan döker ilkesinin sahaya yansımış halidir. Personelimizin her türlü arazi şartlarında ve stres altında isabetli atış yeteneğini pekiştirmesi doğrudan operasyon sahasındaki başarıyı da artıracaktır. Yarışma personelinin silahına olan hakimiyetini en üst seviyeye çıkartacak, zorlu çatışma alanlarında hızlı karar verme ve hatasız uygulama becerisini de geliştirecektir. Ayrıca yarışmanın doğası gereği en iyi olma arzusu ile tatlı bir rekabet ortamında sergilenen yüksek performans, birlikler arasındaki dayanışmayı artırırken her an göreve hazır olma bilincini de hazır tutacaktır" dedi.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 15:25 İzmir’de sanat buluşması başladı: 120 galeri, bin 600 sanatçı aynı çatı altında İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen Denizbank 3. İAAF İzmir Sanat Fuarı, Fuar İzmir’de kapılarını açtı. Türkiye’den ve yurt dışından sanatçıları bir araya getiren fuarda resimden heykele, seramikten cam sanatına uzanan binlerce eser 17 Mayıs’a kadar ziyaretçilerle buluşacak. İzmir, mayıs ayında bir kez daha sanatın buluşma noktası oldu. Fuar İzmir’de kapılarını açan Denizbank 3. İAAF İzmir Sanat Fuarı, Türkiye’den ve yurt dışından yüzlerce sanatçıyı, galeriyi ve sanatseveri bir araya getirdi. Fuarın açılışında konuşan İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, İzmir’in tarih boyunca sanatın, kültürün ve üretimin önemli merkezlerinden biri olduğunu belirterek, "Sanatı yaşamın doğal bir parçası olarak gören bu kentin, kültür-sanat alanındaki üretimini ve uluslararası görünürlüğünü artıran her organizasyonu çok kıymetli buluyoruz" diyerek, İzmir Sanat Fuarı’nın da bu güçlü kültürel birikime önemli katkılar sunduğunu ifade etti. Fuara sanat ve destek vurgusu Demos Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Sebahattin Aslan, fuarda Türkiye’nin önemli sanatçılarını ağırladıklarını belirterek, beş gün boyunca sanat dolu bir etkinlik gerçekleştireceklerini söyledi. Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Denizhan Özer ise sanat fuarlarının sanatçılar, galeriler ve kültür kurumları için büyük önem taşıdığını vurgulayarak, yurt içi ve yurt dışından sanatçıların aynı platformda buluşmasının değerli olduğunu ifade etti. Denizbank İnsan Kaynakları Grubu Genel Müdür Yardımcısı Tuba Köseoğlu Okçu da, İstanbul’un ardından fuarın İzmir ayağına da destek vermekten gurur duyduklarını belirtti. Büyükşehir ve İZFAŞ’a ödül İzmir Sanat Fuarı’nın açılışının ardından düzenlenen törende, İzmir Büyükşehir Belediyesi "Sanata Destek Veren Yerel Yönetim Kurumu Ödülü"ne layık görüldü. Türk fuarcılığına sağladığı katkılar nedeniyle İZFAŞ ise Özel Ödül aldı. Ödülleri İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, Demos Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Sebahattin Aslan’dan teslim aldı. "T.C. Yüzyılın Sanatçısı" ödülü Süleyman Saim Tekcan’a, "50. Sanat Yılı" ödülü Hikmet Çetinkaya’ya verildi. "Yılın Sanatçısı" ödüllerine ise Meriç Hızal, Mehmet Aksoy, Neşe Erdok, Mustafa Ata ve Orhan Zafer layık görüldü. "Yılın Genç Resim Sanatçısı" ödülünü Hazal Ayan, "Yılın Genç Heykel Sanatçısı" ödülünü Meryem Dirlik aldı. "Yılın Küratörü" ödülü ise Meral Madra’ya verildi. "Türk Sanatına Yön Veren Kişi ve Kurum" ödülüne Yahşi Baraz ile Galeri Baraz layık görülürken, Denizbank, Borusan, Ünsped Gümrük Müşavirliği ve Arkas Sanat "Sanata Destek Veren Kurum Onur Ödülü" aldı. "Yılın Koleksiyoneri" ödülü Yusuf Bulut Öztürk’e, "Sanata Destek Veren STK" ödülü Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği’ne verildi. Ayrıca Gaziemir Belediyesi ve Seferihisar Belediyesi "Sanata Destek Veren Yerel Yönetim Kurumu" ödülüne layık görüldü. İzmir Ticaret Odası ile Ege Bölgesi Sanayi Odası ise sanata katkıları nedeniyle Özel Ödül aldı. Genç sanatçılar için özel alan Fuarda genç sanatçılar için de özel bölümler oluşturuldu. "Geleceğin Sanatçıları Programı" kapsamında seçilen 100 genç sanatçı, eserlerini sanatseverlerle buluşturma fırsatı yakaladı. 15 bin metrekarelik alanda düzenlenen fuarda, Türkiye’den ve yurt dışından 120’yi aşkın galeri, sanat inisiyatifi ve yaklaşık bin 600 sanatçı yer alıyor. Çağdaş sanat eserlerinden klasik tablolara, seramikten cam ve heykel çalışmalarına kadar geniş bir seçki ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor. Bu yılın dikkat çeken bölümlerinden biri de "Malzemenin Dönüşümü" temalı seramik, porselen, cam ve işleme teknolojileri özel bölümü oldu. Fuar boyunca canlı performanslar, söyleşiler, workshoplar ve müzayedeler de gerçekleştirilecek. 17 Mayıs’a kadar ziyaret edilebilecek fuar, 14-16 Mayıs tarihleri arasında 11.00-19.00, 17 Mayıs’ta ise 11.00-18.00 saatleri arasında açık olacak. Fuarın açılış törenine Gaziemir Kaymakamı Kudret Kurnaz, İzmir Fuarcılık Hizmetleri Kültür ve Sanat İşleri Tic. AŞ (İZFAŞ) Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, Demos Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Sebahattin Aslan, İzmir Kültür AŞ Genel Müdürü Şebnem Şendil, sponsor firmaların yöneticileri, sanatçılar, galerilerin temsilcileri ve sanatseverler katıldı.
Karın zarı metastazlarında yeni umut: HIPEC ve PIPAC
16 Eylül 2025 Salı - 10:46 Karın zarı metastazlarında yeni umut: HIPEC ve PIPAC Kanser tedavisinde son yıllarda geliştirilen yeni yöntemler, karın zarı (periton) metastazı olan hastalara umut oluyor. Medicana Sağlık Grubu Genel Cerrahi Bölümü’nden Prof. Dr. Koray Topgül, geçmişte tedavisi oldukça zor kabul edilen bu hastalıkta HIPEC ve PIPAC adı verilen modern uygulamalar sayesinde yaşam süresi ve yaşam kalitesinde önemli ilerlemeler sağlandığını söyledi. Kanser tedavisinde tıbbi gelişmeler hızla ilerlerken, karın zarı (periton) metastazı yaşayan hastalar için yeni yöntemler gündeme geliyor. Medicana International İzmir Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Koray Topgül, HIPEC ve PIPAC gibi modern tedavi yaklaşımlarının, uygun hasta gruplarında yaşam süresini ve yaşam kalitesini artırmada önemli katkılar sağladığını belirtti. Bu yöntemlerin her hastaya uygulanamayacağını, yalnızca uzman hekimlerin değerlendirmesi ve yetkin merkezlerde yapılması gerektiğini vurguladı. Prof. Dr. Koray Topgül, peritonun karın içindeki organları saran ve karın duvarını örten ince bir zar olduğunu hatırlatarak bazı kanserlerde tümör hücrelerinin bu zara tutunabildiğini belirtti. Bu durumun periton metastazı olarak adlandırıldığını ifade eden Prof. Dr. Koray Topgül, "Periton metastazı en sık kolon, mide ve yumurtalık kanserlerinde görülür. Daha nadir olarak apendiks, pankreas, safra yolları ve meme kanserlerinde de karşımıza çıkabilir" dedi. "Eskiden sağkalım 6 ayı geçmezdi" Geçmişte periton metastazı gelişen hastalarda yalnızca sistemik kemoterapi ya da palyatif cerrahinin uygulandığını söyleyen Prof. Dr. Koray Topgül, bu nedenle sağkalımın çoğu zaman 6 ayı geçmediğini vurguladı. Ancak son yıllarda geliştirilen yöntemlerle bu tablonun değiştiğine dikkat çekti. Prof. Dr. Koray Topgül, HIPEC’in (Hipertermik İntraperitoneal Kemoterapi) cerrahiyle tümörlerin temizlenmesinden sonra karın boşluğuna 42-43 dereceye ısıtılmış kemoterapi ilaçlarının verilmesiyle uygulandığını anlattı. Prof. Dr. Koray Topgül, "Bu yöntemle kemoterapi doğrudan tümörün olduğu bölgeye veriliyor. Isı, kanser hücrelerini daha duyarlı hale getiriyor. Sistemik kemoterapiye göre yan etkisi daha az, etkinliği daha fazladır" dedi. Prof. Dr. Koray Topgül, uygun seçilmiş kolon ve over kanseri hastalarında HIPEC ile 5 yıllık sağkalım oranlarının yüzde 30-40’a kadar çıktığını söyledi. PIPAC’ın (Basınçlı Aerosol Kemoterapisi) daha yeni bir yöntem olduğunu belirten Prof. Dr. Koray Topgül, laparoskopik yöntemle karın boşluğuna girildiğini ve kemoterapi ilaçlarının sis şeklinde basınçlı olarak püskürtüldüğünü ifade etti. Prof. Dr. Koray Topgül, "Bu yöntem daha az invazivdir, tekrarlanabilir ve ileri evre, cerrahi şansı olmayan hastalarda bile hastalığı kontrol altına almada etkilidir. Ayrıca karın içi sıvı birikiminin önlenmesinde de fayda sağlar" dedi. "Her hasta için multidisipliner değerlendirme şart" Başarı oranlarının kanser türüne ve evresine göre değiştiğini vurgulayan Prof. Dr. Koray Topgül, over kanserinde yaşam süresini anlamlı şekilde uzatan, mide kanserinde yaşam kalitesini artıran sonuçlar elde edildiğini aktardı. Prof. Dr. Koray Topgül, "Bu tedaviler mutlaka deneyimli merkezlerde, multidisipliner ekipler tarafından uygulanmalıdır" ifadelerini kaydederek, periton metastazı için artık umut verici seçenekler bulunduğunu sözlerine ekledi.
Kadınların el emeği Çeşme’nin tarihi kalesinde sergileniyor
16 Eylül 2025 Salı - 10:19 Kadınların el emeği Çeşme’nin tarihi kalesinde sergileniyor Çeşme Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi (ÇEŞKA) ile Çeşme Müze Müdürlüğü iş birliğiyle hazırlanan "Geleneksel El Sanatları Sergisi", Çeşme Kalesi Ceneviz Kulesi Sergi Salonu’nda sanatseverlerin ziyaretine açıldı. Ebru, oya, telkâri, gümüş, porselen, çini gibi el sanatlarının öne çıktığı serginin alışı törenle gerçekleşti. Çok sayıda davetlinin katıldığı açılışta, ÇEŞKA Başkanı Berna Güler hem faaliyetleri hem de sergiyle ilgili bilgi verdi. Hem gıda üretiminde hem de el sanatları alanında son derece güzel işlere imza attıklarını belirten Güler, "Bu birlikteliğimizden büyük mutluluk duyuyoruz. Amacımız, kadınların istihdamını artırmak; onların sosyal hayatta, toplumda ve hatta aile içinde daha güçlü bir statü kazanmalarını sağlamak. Kadınların ekonomik bağımsızlıklarını elde etmeleri ve karşılaştıkları zorlukları aşmaları bizim için en önemli hedef. Bu konuda önemli bir yol kat ettiğimize inanıyoruz. Bugün açılışını yaptığımız sergi, bu çalışmaların bir parçası. Müze Müdürlüğü ile ortaklaşa hazırladığımız sergide, geleneksel sanatlarımızı tanıtıyoruz. Arkadaşlarımızın el emeğiyle ortaya çıkan bu eserler son derece kaliteli. Hem bu sanatları gelecek nesillere aktarmak hem de gençleri bu alanlara özendirmek bizi çok mutlu ediyor. On yıl, uzun bir süre. Ancak biz bu süreci, ortaklarımız ve yönetimimizle hiçbir sorun yaşamadan, tamamen dayanışma ve güven içinde yürüttük. İyi ki bu yola çıkmışız, iyi ki bu çalışmaları birlikte gerçekleştirmişiz." dedi. "Çalışmalarımız kalıcı bir değer oluşturacak" Sergide porselen dekor çalışmalarıyla dikkat çeken Arzu Dinçalp ise hazırlık sürecine değinerek şunları söyledi: "Yaklaşık üç aylık bir hazırlık sürecimizin ardından bu sergiyi ortaya çıkardık. Hep birlikte resim, ebru, porselen dekor gibi farklı sanat dallarında çalışmalar yürütüyoruz. Tüm ürünlerin altyapısını da kendimiz hazırlıyoruz. Ben modernize edilmiş porselen dekor üzerine yoğunlaştım. Bunun yanında seramik alanında üretim yapan arkadaşlarımız da eserleriyle sergide yer alıyor. Hepimizin emeğinin, güzel ve kalıcı bir değer oluşturacağına inanıyorum. Ayrıca sergimizin, Çeşme’nin simgelerinden biri olan Kale’deki sergi salonunda açılmış olması da bizim için ayrı bir gurur kaynağı. Burada sanatseverlerle buluşmak mutluluk verici. Hepinize teşekkür ediyorum." 24 Eylül Çarşamba gününe kadar her gün 10.00-23.00 saatleri arasında gezilebilecek.
Kalça kırıkları kadınlarda 70, erkeklerde 80 yaş sonrası daha sık görülüyor
16 Eylül 2025 Salı - 09:52 Kalça kırıkları kadınlarda 70, erkeklerde 80 yaş sonrası daha sık görülüyor Ortopedist Baran Şen, sağlıksız beslenme, hareketsiz yaşam tarzı ve yaşla birlikte gelen fizyolojik değişikliklerin kemik sağlığını tehdit ettiğini söyledi. Özellikle ileri yaşlarda ortaya çıkan osteoporozun (kemik erimesi), düşme sonucu oluşan kırıkları da beraberinde getirdiğini belirten Uzm. Dr. Şen, "Kadınlarda 70, erkeklerde ise 80 yaşından sonra bu kırıklar daha sık görülüyor. Bu kırıklar genellikle ev içindeki basit düşmelerle oluşuyor. Ancak sonuçları oldukça ciddi olabiliyor, erken müdahale hayati önem taşıyor." dedi. Acıbadem Kent Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Baran Şen, yaşlı bireylerde görülen kemik kırıkları ve alınması gereken önlemler hakkında önemli bilgiler verdi. Uzm. Dr. Şen, ileri yaşlarda görülen el bileği, omurga ve özellikle kalça kırıklarının, genellikle kemik erimesine bağlı olarak meydana geldiğini belirtti. Dr. Şen, genç yaşlarda yeterli kalsiyum ve D vitamini alınmamasının, ilerleyen yıllarda kemik yoğunluğunun düşük olmasına da neden olduğunu hatırlattı. Genç yaşta dolmayan kalsiyum depolarının, yaşlılıkta büyük risk yarattığını belirten Dr. Şen, şöyle konuştu: "Yaşlılıkta kemik erimesinin yanı sıra görme ve denge problemi yaratan rahatsızlıklar da söz konusu. O nedenle özellikle yaşlı bireylerin evlerinde halı, paspas gibi kayma tehlikesi yaratacak yer örtüleri kaldırılmalı ya da takılmayacak, kaymayacak şekilde önlemi alınmalı, evin ışıklandırılması bir yerlere çarpmayı engelleyecek ölçüde iyi olmalı. Yaşlılarımız gerekirse ev içinde de baston kullanmalı. Osteoporoz ve buna bağlı kırıkların önlenebilmesi için gençlikte sağlığımıza, kemiklerimize yatırım yapmamız gerekir. Bunun için de dengeli beslenme, düzenli egzersiz ve yürüyüş, risk faktörlerinden uzak durmak çok önemli." Öte yandan Uzm. Dr. Şen, kalça kırıklarının, yaşlı bireylerde genellikle cerrahi müdahale gerektirdiğini söyledi. Uzm. Dr. Şen, bu tür kırıklarda ameliyatın ilk 48 saat içinde yapılması gerektiğini, ideal sürenin ise ilk 24 saat olduğunu belirti. Kalça kırığı sonrası yatağa bağlı kalmanın zatürreden pıhtı atmasına, kas kaybından yatak yarasına kadar ciddi komplikasyonlara yol açabildiğini ifade eden Uzm. Dr. Şen, "Kalça kırıkları ameliyat edilmezse hastalarda kalıcı ağrılar, hareket kısıtlılığı, bacak boyu kısalığı gibi sorunlar görülebilir." dedi.
Balçova saldırganının ifadesi ortaya çıktı: Fuarı kana bulayacaktı
16 Eylül 2025 Salı - 09:46 Balçova saldırganının ifadesi ortaya çıktı: Fuarı kana bulayacaktı İzmir’in Balçova ilçesinde polis merkezine pompalı tüfekle saldırarak 2 polis memurunu şehit eden 16 yaşındaki E.B.’nin detaylı ifadesi ortaya çıktı. Saldırgan ifadesinde, İzmir Fuarı’na daha sonra da bir bara saldırmayı düşündüğünü ancak bu planlarından vazgeçtiğini söyledi. 8 Eylül Pazartesi günü sabah saat 08.30 sıralarında gerçekleşen olayda, Balçova ilçesi Çetin Emeç Mahallesi Fethi Bey Sokak’ta bulunan Salih İşgören Polis Merkezine 16 yaşındaki E.B. tarafından pompalı tüfekle ateş açıldı. Nöbet kulübesi yakınında bulunan polis memuru Hasan Akın, Murat Dağlı ve Ömer Amilağ’ın vücuduna saçmalar isabet ederken, saldırgan kaçmaya başladı. Silah sesini duyan ve polis merkezinin üstünde bulunan lojmanda kaldığı öğrenilen 1. Sınıf Emniyet Müdürü ve Polis Başmüfettişi Muhsin Aydemir, silahını alarak aşağı indi. Kısa sürede aynı sokakta polis ekiplerince kıstırılan saldırganla polis arasında çıkan çatışmada, Muhsin Aydemir ve sivil bir vatandaş yaralandı. Saldırgan da polis ekiplerince bacaklarından vurularak etkisiz hale getirildi ve gözaltına alındı. Olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi yönlendirilirken, sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrolde Polis Başmüfettişi Muhsin Aydemir ve Polis Memuru Hasan Akın’ın şehit olduğu belirlendi. Saldırıda yaralanan Polis Memuru Ömer Amilağ, Murat Dağlı ile sokaktaki bir vatandaş, sağlık ekiplerince ambulansla hastaneye kaldırıldı. Yaralıların hastanedeki tedavisinin sürdüğü öğrenildi. Saldırının ardından gözaltına alınan saldırgan E.B.’nin annesi, babası ve 8 şüphelinin Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’ndeki işlemleri tamamlandı. Gözaltındaki şüpheliler, sabah saatlerinde adliyeye sevk edildi. Saldırıda yaralanan E.B. ise hastanedeki tedavisinin ardından taburcu edilerek ifadesi alınmak üzere adliyeye getirildi. Savcılıktaki işlemlerin ardından saldırgan E.B., annesi A.B. ve babası N.B. hakkında; "Terör amaçlı, kamu görevlisini kasten öldürme, silahlı terör örgütüne üye olma ve anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs" gibi 12 ayrı suçtan tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. Diğer şüpheliler M.A., K.N., C.T.T., F.S.A., M.A. ve B.Y. ise "Silahlı terör örgütüne üye olma" suçlamasıyla tutuklama istemiyle hakim karşısına çıkarıldı. T.Y. ve F.Ç. adlı iki şüpheli hakkında ise aynı suçtan adli kontrol uygulanması talep edildi. Çıkartılan mahkemece, saldırgan E.B. ile babası N.B. ve İran uyruklu K.N ile Suriye uyruklu M.A., C.T.T., F.S.A., M.A. tutuklandı. Zanlının gözaltındaki annesi A.B., T.Y., F.Ç. ve suça sürüklenen çocuk B.Y adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Detaylı ifadesi ortaya çıktı; fuara saldıracakmış Gerçekleştirdiği saldırıyla 2 polis memurunu şehit eden saldırgan E.B.’nin detaylı ifadesi ortaya çıktı. "İzmir Fuarı’na saldıracaktım sonra vazgeçtim. Aklıma Balçova Ata Caddesi’ndeki bir bara saldırı yapma fikri geldi. Aynı tüfekle oraya gidip saldırı yapmayı düşündüm. Barda alkol içildiği için saldırı yapmak istedim. Daha sonra o saldırının olmayacağını düşündüm. Evimizin yakınındaki polis karakoluna saldırmayı düşünmeye başladım. Gece uyudum ama aklımda bu düşünce vardı. Sabah 06.00-07.00 arası giyindim. Üzerime ceket giydim. Maskemi taktım. Diğer maskeyi de üzerine taktım. Dolapta bulunan otomatik av tüfeğini aldım. Mermileri de daha önceden çantaya koyup hazırlamıştım. Mermileri sırt çantasına Ağustos ayında koyduğumu hatırlıyorum. Saldırıda kullandığım el yapımı patlayıcıları çantama koydum. Patlayıcıyı torpilleri birleştirdikten sonra dışına da çelik bilyeleri koyup hazırladım. İki el yapımı patlayıcıyı bu şekilde hazırlamıştım. Sustalı bıçağı çantama koydum. Çatışmada yaralanırsam mermiyi çıkarmak için bıçağı çantama koydum. Yaralarımı sarmak için peçete koydum. Yaraya dökmek için kolonya da koydum. Yaramı sarmak için kumaş kesmek amacıyla çantama makas da koydum" dediği öğrenildi. Saldırı anını anlattı Saldırı anında yaşadıklarını da anlatan E.B.’nin, "Annem evde yoktu işe gitmişti, babam uyuyordu. Kardeşim ve dedem de uyuyordu. Ben saldırı yapıp yapmayacağımı konusunda hala düşünüyordum. Babamın uyanmaya başladığını fark edince, babam beni böyle görmesin diye evden çıktım. Apartmandan 2- 3 dakika bekledikten sonra eve dönmeyeceğimi anladım ve apartmandan fırladım, en yakın karakol olduğu için karakola koştum. Karakolun bahçesinde oturmakta olan üniformalı polis memurlarının ikisine ateş ettim. İki polis memurunu yaraladıktan sonra caddede koştum. Tüfeğe tekrar mermi doldurmaya çalıştım, biraz uğraştıktan sonra tekrar tüfeğe mermi doldurdum. Tüfek 2+1 idi. Etrafta insanlar vardı. İnsanlarda silah görmediğim için ateş etmedim. Bu esnada elinde silah olan birisini gördüm, elindeki silahı olan şahsı görür görmez ateş ettim. Kişiyi yaraladım yere düştü bana ateş etmeye devam ediyordu. Bana herhangi bir şekilde atış ettiğim kişi mermi isabet ettiremedi. Ben yerde yatarken de bu kişiye ateş ettim" sözlerine yer verdiği öğrenildi. Pişmanmış E.B.’nin ifadesinde vurulma anından da bahsederek şunları söylediği ifadesinde yer aldı: "Toplam 2 ya da 3 kez ateş ettiğimi hatırlıyorum, ateşlerimden kaçının isabet ettiğini bilmiyorum. Bu esnada diğer tarafta insanların sesini duydum. Arabanın arasına gizlendim, tekrar tüfeği doldurdum, bağrışma sesini duyunca yola doğru fırladım, yine ellere baktım, baktığım yerde bir kişinin elinde silah vardı, ona ateş ederken kendim de vuruldum. Vurulduktan sonra bilinçli olarak ateş etmedim. Çatışma esnasında el yapımı patlayıcıları da fırlattım, buradaki amacım bana daha fazla ateş edilmesini sağlamaktı. Pişmanım, söyleyeceklerim bunlardan ibarettir."
HPV aşısı olduktan sonra da düzenli kontroller aksatılmamalı
15 Eylül 2025 Pazartesi - 14:35 HPV aşısı olduktan sonra da düzenli kontroller aksatılmamalı HPV aşısının kansere karşı son derece etkili bir koruma sağladığını ancak kontrollerin ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Damla Sönmez Yalçınkaya, "Aşı, bilinen en yaygın ve riskli HPV tiplerine karşı yüksek oranda koruma sağlasa da virüsün tüm tiplerine karşı yüzde 100 koruma sağlamaz ve hâlihazırda var olan bir enfeksiyonu tedavi etmez. Bu yüzden rahim ağzı kanserini erken evrede tespit etmek için yapılan Smear testleri ve HPV taramaları, aşıdan bağımsız olarak her kadının yaşamının bir parçası olmaya devam etmelidir" dedi. Medical Park İzmir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Damla Sönmez Yalçınkaya, HPV aşısının kansere karşı en güçlü koruyucu adımlardan biri olduğunu, ancak düzenli Smear ve HPV testlerinin mutlaka devam etmesi gerektiğini söyledi. "HPV kansere yol açabilir" Human Papillomavirus’un (HPV) dünyada hem kadın hem de erkeklerde en yaygın cinsel yolla bulaşan viral enfeksiyonlardan biri olduğunu dile getiren Op. Dr. Yalçınkaya, "Çoğu zaman herhangi bir belirti göstermese de, bazı HPV tipleri yalnızca genital siğillere sebep olurken bazı HPV tipleri rahim ağzı, anüs, ağız ve gırtlak gibi bölgelerde de kansere yol açabilir. Bu noktada HPV aşısının sunduğu koruma büyük önem kazanır" dedi. Aşının bağışıklık sistemini virüs proteini ile tanıştırarak gerçek bir enfeksiyon durumunda savunmaya hazır hale getirdiğini söyleyen Op. Dr. Yalçınkaya, "İçerdiği proteinler sayesinde bağışıklık sistemimiz HPV’yi bir tehdit olarak algılar ve ona karşı antikorlar üretir. Böylece virüse maruz kalındığında vücut onu etkisiz hale getirebilir ve enfeksiyonun ilerlemesini, dolayısıyla da kanser veya siğil gibi ciddi sağlık sorunlarının ortaya çıkmasını engelleyebilir" diye konuştu. "Aşı düzenli kontrollerin yerine geçmez" HPV aşısının kansere karşı son derece etkili bir koruma sağladığını ancak kontrollerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Op. Dr. Yalçınkaya, "Aşı, bilinen en yaygın ve riskli HPV tiplerine karşı yüksek oranda koruma sağlasa da, virüsün tüm tiplerine karşı yüzde 100 koruma sağlamaz, hâlihazırda var olan bir enfeksiyonu tedavi etmez. Bu yüzden rahim ağzı kanserini erken evrede tespit etmek için yapılan Smear testleri ve HPV taramaları, aşıdan bağımsız olarak her kadının yaşamının bir parçası olmaya devam etmelidir" ifadelerini kullandı. "Erken teşhis hayat kurtarır" Smear testinin rahim ağzı hücrelerindeki anormal değişiklikleri ortaya çıkardığını aktaran Op. Dr. Yalçınkaya, "Bu hücreler henüz kanser aşamasına gelmeden yıllar önce tespit edilebilir ve tedavi edilebilir. HPV taraması ise yüksek riskli HPV tiplerinin varlığını doğrudan belirler. Bu iki testin kombinasyonu, potansiyel bir problemi henüz kanserleşme aşamasına gelmeden çok önce saptama ve müdahale etme imkânı sunar" şeklinde konuştu. Rahim ağzı kanserinin tedavi edilebilir bir hastalık olduğunun altını çizen Op. Dr. Yalçınkaya, "Erken teşhis, tedavinin başarısında kritik bir rol oynar. HPV aşısı geleceğinizi koruyan güçlü bir kalkan görevi görürken, düzenli Smear ve HPV taramaları bu kalkanı tamamlayan hayati bir adımdır. Her iki koruma yöntemini de ihmal etmeyerek kendinize ve geleceğinize yatırım yapın" diyerek sözlerini tamamladı.