Yerel Haberler
İzmir
24 Şubat 2026 Salı - 21:04 İzmir’de örnek proje: Yükümlüler her gün 2 bin kişiye iftar hazırlıyor İzmir’de hayata geçirilen Türkiye’ye örnek proje ile denetimli serbestlik yükümlüleri hem meslek sahibi oluyor hem de her gün binlerce ihtiyaç sahibi için sıcak yemek hazırlıyor. Başsavcı Ali Yeldan projenin önemine dikkat çekerek, "Burada hem kamu hizmetinin doğru şekilde yerine getirilmesi hem de burada çalışan yükümlülerin meslek sahibi olması hedefleniyor" dedi. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Denetimli Serbestlik Müdürlüğü ve Türk Kızılayı İzmir İl Merkezi iş birliğinde yürütülen çalışma ile yükümlüler, kamu hizmeti yükümlülüklerini yerine getirirken aşçılık eğitimi alıyor. İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan ve Türk Kızılayı İzmir İl Başkanı Kerem Fahri Baykalmış’ın koordinesinde hayata geçirilen proje kapsamında, Buca Halk Eğitim Merkezi usta öğreticileri ve Kızılay uzmanları eşliğinde mutfağa giren yükümlüler, her gün 2 bin kişilik yemek üretimine katkı sağlıyor. Ramazan boyunca her gün iftar çadırı Meslek öğrenimi alan denetimli serbestlik yükümlüleri ile Kızılay yetkililerinin hazırladığı yemekler, Ramazan boyunca Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün bahçesinde kurulan iftar çadırında vatandaşlarla buluşturulurken, İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan da çadırın konukları arasında yer aldı. Başsavcı Yeldan, vatandaşlarla selamlaştı; çocuklara oyuncak dağıttı. Özellikle çocuklar ve gençler ile yakından ilgilenen Yeldan, iftarını da bina içerisinde bulunan Gençlik Merkezinde, gençlerle birlikte açtı. Başsavcı Yeldan: "Örnek uygulama" Yürütülen projeye dair açıklamalarda bulunan İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, çalışmanın hem kamu kaynaklarının verimli kullanılması hem de sosyal hizmet noktasında örnek olduğunu vurguladı. Başsavcı Yeldan, "Bugün burada İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Denetimli Serbestlik Müdürlüğü bünyesinde kamu hizmetini yerine getiren yükümlüler, Türk Kızılayı ile birlikte bu mutfağı kullanarak her gün 2 bin vatandaşımıza yemek ikramı hazırlıyorlar. Bu yemekler sıcak olarak muhtelif ilçelere gönderiliyor ve ihtiyaç sahiplerine sunuluyor. Burada hem kamu hizmetinin doğru şekilde yerine getirilmesi hem burada çalışan yükümlülerin iş ve meslek sahibi olması, sertifika sahibi olması aynı zamanda hayırseverlerimizin de desteğiyle Kızılayımızın iş birliğiyle burada hazırlanan yemekler Ramazan boyunca ve yıl boyunca ihtiyaç sahiplerine sunulacak" dedi. "Yaygınlaşarak devam etmesini diliyoruz" Projenin İzmir’de bir ilk olduğunu belirten Yeldan, "Bu örnek proje aynı zamanda ilimizde bir ilk uygulama. Kızılayımızın birçok yerde faaliyetleri var ama Denetimli Serbestlik kapsamında ilimizde yaptığımız ilk ve örnek bir uygulama. Yaygınlaşarak devam etmesini diliyoruz. O noktada biz de çalışmalarımızı devam ettireceğiz. Hem Türk Kızılayı’na hem Denetimli Serbestlik Müdürlüğümüzün çalışanlarına hem de kamu hizmetini yerine getiren arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Hem meslek ediniyorlar hem de sofralara umut oluyorlar Program çerçevesinde İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğü bünyesindeki mutfakta pratik ve teorik eğitim alan yükümlüler, aşçı yardımcılığı alanında uzmanlaşıyor. Eğitimler sonucunda sertifika alacak olan yükümlülerin, ilgili sektörlerde istihdama yönlendirilmesi hedefleniyor. 2026 yılı Ramazan ayı boyunca her gün hazırlanan 3 çeşit sıcak yemek, kentin muhtelif noktalarındaki ihtiyaç sahiplerine ulaştırılıyor. Ayrıca Denetimli Serbestlik Müdürlüğü bahçesinde kurulan 140 kişilik iftar çadırı ve 80 kişilik salonda günlük yaklaşık 250 vatandaşa iftar hizmeti sunuluyor. Halihazırda yürütülen programda; Türk Kızılayı’ndan 1 aşçı, 1 aşçı yardımcısı ve 4 gönüllü, Buca Halk Eğitim Merkezi’nden 1 usta öğretici, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’nden 6 personel ve 9 yükümlü aktif olarak görev alıyor.
İzmir’den Hatay’a dayanışma köprüsü
04 Şubat 2026 Çarşamba - 10:39 İzmir’den Hatay’a dayanışma köprüsü İzmir Büyükşehir Belediyesi, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılında Hatay’ı yalnız bırakmadı. Bölge halkının eğitim, sağlık ve sosyal alanlardaki ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlayan yardımlar, afet bölgesine ulaştırılmak üzere İzmir’den yola çıktı. 6 Şubat 2023’te yaşanan ve 11 ili etkileyen depremlerin ardından bölgeye destek sağlayan İzmir Büyükşehir Belediyesi, depremin üçüncü yıl dönümünde yine depremzedelere hem yardım hem umutla yardımlaşma ruhu taşıyor. "Unutmadık Yalnız Bırakmıyoruz’ mesajını Hatay halkına iletmek üzere harekete geçilirken, ayni destek malzemeleri bir tır, iki kamyon ve iki panelvan araca yüklenerek Fuar İzmir’den yola çıktı. Eğitim, sağlık ve sosyal alanlardaki ihtiyaçları karşılamayı amaçlayan yardımlar afet bölgesine ulaştırılacak. Başkan Tugay da Hataylıları yalnız bırakmayacak İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay da bölgeye gidecek. Büyükşehir Belediye Başkanı Tugay ziyaret kapsamında anma programlarına katılacak, bölgedeki belediyeleri ve depremde ailelerini kaybeden yurttaşları ziyaret edecek. "Yardım zinciri oluşturduk, dayanışmayı büyütüyoruz" İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Ela Hızlı, 6 Şubat depreminin büyük kayıplara yol açtığını hatırlatarak, bölgede hâlen süren ihtiyaçlara dikkat çekti. Hızlı, belediyeler, sivil toplum kuruluşları ve sağlık birimlerinden gelen talepler doğrultusunda Hatay ile İzmir arasında bir yardım zinciri kurduklarını belirterek, dayanışmayı büyütmeye devam edeceklerini söyledi. "Biz varız, yanınızdayız" İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda görevli psikolog Eylem Yaşar, dayanışmayı somut adımlarla sürdürdüklerini belirterek, giysi, hijyen ve gıda kolilerinin yanı sıra tekerlekli sandalye ve hasta yataklarının da depremzedelere ulaştırılması için çalıştıklarını söyledi. Yaşar, Başkan Dr. Cemil Tugay’ın yakından takip ettiği süreçte İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin her zaman depremzede vatandaşların yanında olduğunu vurguladı. Her ihtiyaç düşünüldü Sağlık alanında tespit edilen gereksinimler doğrultusunda hazırlanan yardım malzemeleri koliler hâlinde araçlara yüklendi. Çeşitli tıbbi ekipmanların yanı sıra çocukların kış koşullarında daha güvenli ve sağlıklı eğitim alabilmesi için gerekli destekler de yardımlara dâhil edildi. Yardım zinciri kapsamında bölgeye; bot, mont, kırtasiye seti, temizlik ve hijyen malzemeleri, giyecek, masa ve sandalye gibi donatım ürünlerinin yanı sıra muayene sedyesi, tekerlekli sandalye, hasta yatağı, tıbbi ölçüm cihazları, ilaç ve sağlık ekipmanları gönderildi. Teslimat noktalarına sevkiyat İzmir’den yola çıkan yardımlar; Samandağ Tekebaşı İlköğretim Okulu, Dursunlu Gazi İlkokulu ve Ortaokulu, Orhani İlkokulu, Tavla İlkokulu, Samandağ Üniversitesi-Kitap Kafe, Samandağ 1, 2 ve 5 No’lu Aile Sağlığı Merkezi (ASM), Defne Belediyesi-Ana Çocuk Oyun Merkezi, Dörtyol Belediyesi-Sosyal Destek, Samandağ Belediyesi, Erzin Belediyesi, Arsuz Belediyesi, Hatay Tabipler Odası ve Epilepsi Direnen Çocuklar Derneği’ne teslim edilecek.
EÜ’den sanayiye yönelik yerli ve milli yüksek hızlı motor projesi
04 Şubat 2026 Çarşamba - 10:24 EÜ’den sanayiye yönelik yerli ve milli yüksek hızlı motor projesi Ege Üniversitesi (EÜ) sanayiye yönelik ürettiği projeler kapsamında mühendislik alanında önemli bir çalışmayı daha hayata geçirdi. EÜ Mühendislik Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Erkan Meşe danışmanlığında yürütülen lisans bitirme projesinde, son sınıf öğrencisi Şevket Boyatan "Yüksek Hızlı Elektrik Motoru" geliştirdi. Türkiye’de seri üretimi sınırlı olan yüksek hızlı motor teknolojilerine yönelik gerçekleştirilen proje ile yüksek verimlilik, düşük gürültü ve sanayiye uyarlanabilir yerli bir prototip ortaya konulması hedeflendi. Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, başarılı genç mühendis adayı Şevket Boyatan’ı ve danışmanı Prof. Dr. Erkan Meşe’yi bu önemli başarılarından dolayı tebrik etti. Projeye ilişkin bilgi veren Prof. Dr. Erkan Meşe, "Öğrencimiz, tasarımı ve prototiplemesi tamamen kendisine ait olan yüksek hızlı bir elektrik motoru geliştirdi. Türkiye’de standart bir elektrik motorunun hızı genellikle dakikada 3 bin devir civarındayken, geliştirilen bu motor yaklaşık 12 bin devir hızına ulaşmaktadır. Yüksek hız, beraberinde çeşitli teknolojik zorluklar oluştursa da bu tür motorların savunma sanayinden biyomedikal uygulamalara, elektrikli araçlardan endüstrideki özel projelere kadar oldukça geniş bir kullanım alanı bulunmaktadır. Bu çalışmayla, Türkiye’de seri üretimi sınırlı olan yüksek hızlı motor teknolojilerine yönelik yerli, verimli ve sanayiye uyarlanabilir bir prototip ortaya koymayı hedefledik. Türkiye’de yüksek hızlı motor teknolojisi, özellikle seri üretim anlamında henüz istenilen seviyede değildir" dedi. "Proje, yerli mühendisliğin sahada karşılık bulduğunu gösterdi" Geliştirdiği motorla ilgili bilgi veren Mühendislik Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü son sınıf öğrencisi Şevket Boyatan, "Üniversitedeki mühendislik altyapısıyla başlatılan bu proje, yerli firmaların katkısıyla sahada karşılığı olan bir ürüne dönüştü. Bu yönüyle sadece teknik bir başarı değil, aynı zamanda yerli mühendislik altyapısının ve sanayi-üniversite dayanışmasının somut bir örneği olarak ortaya konmuştur. Geliştirdiğim motor, yüksek hızlı ve fırçasız motor kategorisinde yer alıyor. Tasarımın en büyük farkı, iç konfigürasyonunda yapılan özel değişikliklerden kaynaklanıyor. Diğer motorlara kıyasla çok daha yüksek verimlilik sunan bu yapı, kapalı tasarımı sayesinde daha sessiz çalışıyor ve gürültü oranını minimum seviyeye indiriyor. Bu özellikleri sayesinde pompa ve havalandırma sistemleri başta olmak üzere sanayinin pek çok alanında kullanıma uygun bir yapı ortaya çıktı. Prototip üretim süreci, Faz Elektrik Motor Sanayi firmasıyla yapılan iş birliğiyle gerçekleştirildi. Motorun sarım aşamasında ise Volt Bobinaj’dan destek alındı. Bu dış destekler dışında tasarım, analiz ve prototipleme süreçlerinin tamamını, Prof. Dr. Erkan Meşe’nin danışmanlığında bizzat kendim tamamladım. Desteğini ve katkılarını esirgemeyen Ege Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümüne ve firmalara çok teşekkür ederim" diye konuştu.
İzmir’de rekor yağışlar barajlara can suyu oldu
04 Şubat 2026 Çarşamba - 10:15 İzmir’de rekor yağışlar barajlara can suyu oldu İzmir’in en önemli içme suyu kaynağı olan Tahtalı Barajı, ocak ayında düşen rekor yağışlarla birlikte 0,14’ten 9,61 seviyesine yükseldi. Daha önce suların çekilmesiyle atlar ve ineklerin otladığı havza yatağına derelerden su akışı başlarken, bölgedeki değişim dron ile havadan görüntülendi. İzmir’in ana su kaynağı Tahtalı Barajı, ana kolu olan Tahtalı Çayı ve Balaban Deresi ile birlikte havzadaki Künerlik, Dereköy, Akçaköy, Sürmeli ve Gölcükler gibi yan derelerden besleniyor. 2025 yılını şiddetli kuraklıkla geçiren baraj, 2026 yılının başında yüzde 0,14 seviyelerine kadar gerileyerek tarihinin en düşük "ölü hacim" noktasına ulaştı ve kuruma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Ocak ayı yağışları ortalamayı yüzde 65 aştı Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, Ocak ayında İzmir’de etkili olan sağanak yağışlar barajlara nefes aldırdı. Ocak ayında metrekareye düşen 223,7 kilogram yağış ile uzun yıllar ortalaması olan 134,8 kilogramlık oran yüzde 65 oranında aşıldı ve son 88 yılın ortalamasının üzerine çıkıldı. Bugün itibarıyla Tahtalı Barajı dipten dönerek yüzde 9,61 seviyesine yükseldi. Kentteki diğer barajların doluluk oranları ise Balçova Barajı’nda yüzde 36.26, Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı’nda yüzde 36,33 Ürkmez Barajı’nda yüzde 28,95 ve Güzelhisar Barajı’nda yüzde 54,28 olarak ölçüldü. Gördes Barajı’ndaki doluluk oranı ise yüzde 4,88 seviyesinde kaldı. Baraj havzasındaki değişim dron ile görüntülendi Öte yandan, yaşanan şiddetli kuraklık nedeniyle suların çekildiği ve otlak alanına dönen baraj havzasındaki değişim dron ile havadan görüntülendi. Daha önce atlar ve ineklerin otladığı kurak topraklarda, son yağışlarla birlikte derelerden gelen suların baraj yatağına doğru aktığı görüldü.
Kanserle savaşı kazandı, umudu yüzlere taşıdı
04 Şubat 2026 Çarşamba - 10:06 Kanserle savaşı kazandı, umudu yüzlere taşıdı İzmir’de 2023 yılında meme kanseri teşhisi almış ve bu süreçte en büyük motivasyonu makyaj yaparak bulan makyaj sanatçısı Deniz Aksu, hem kendi yaşadıklarını anlattı hem de kansere karşı mücadele veren hastalara moral aşıladı. Medicana International İzmir Hastanesi, 4 Şubat Dünya Kanser Günü’nde hastalara moral olmak ve kansere karşı farkındalığın artmasını sağlamak amacıyla "Kanserle Mücadele Duyguları Tanımakla Başlar" başlıklı etkinlik düzenledi. Hikayesiyle kanser hastalarına güç veren ve kansere karşı savaşında en büyük motivasyonu makyaj yapmakta bulan makyaj sanatçısı Deniz Aksu, Medicana International İzmir Hastanesi’nde tedavi gören onkoloji hastalarıyla bir araya geldi. ‘Kanserle Mücadele Duyguları Tanımakla Başlar’ başlığıyla gerçekleştirilen yüz taşı ve glitter uygulamasına hastaların yanı sıra kadın ve erkek sağlık çalışanları da katıldı. Erkek sağlık çalışanları kollarına yüz taşı ve glitter uygulatırken, kadınlar da yüzlerine ve ellerine aynı uygulamayı yaptırarak, "Kansere karşı yanınızdayız" mesajı verdi. Kanserle Mücadele Duyguları Tanımakla Başlar etkinliği kanser hastalarından da tam not aldı. Bazı hastaların kemoterapi aldığı sırada dahil olduğu etkinlikte makyaj sanatçısı Deniz Aksu’nun hikayesini öğrenen hastalar mücadelenin önemini bir kere daha hatırladıklarını ifade etti. "Tek göğüsle yaşamak beni çok etkiledi" Meme kanseri teşhisini 2023 yılında alan 26 yaşındaki Deniz Aksu, etkinlik öncesi kanser sürecine dair konuştu. Meme kanseri teşhisi sonrası 5 ay kadar kemoterapi aldığını ve ardından 2 göğsünün de alınıp yerine meme protezi yerleştirildiğini belirten Deniz Aksu, "Göğsümdeki dikişler gördüğüm tedavilerden dolayı tam iyileşemedi. Radyoterapi sürecim de başlayınca dikişlerin iyileşmesi güçleşti. O nedenle bir ameliyat daha oldum ve bir göğsümdeki protezi çıkardılar. Uzunca süre tek göğüsle yaşamak durumda kalmıştım. Beni en çok etkileyen bu durum olmuştu. Ancak sonrasında yeniden protez takıldı ve şu anda rutin kontrollerle tedavim devam ediyor. Daha iyi bir süreçteyim" diye konuştu. "Kendimi dinlemeyi öğrendim" Hastalığından önce çok yoğun ve stresli bir çalışma hayatı içinde olduğunu dile getiren Deniz Aksu, sözlerine şöyle devam etti: "Özel bir firmada genel koordinatör olarak çalışıyordum. Kanser olduğumu öğrendikten sonra işimden ayrılmak zorunda kaldım. Bu süreçte en çok kendimi dinleme ve ne istediğimi sorma imkanı elde ettim. Makyaja olan ilgim çok önceden de vardı ve bu nedenle sevdiğim işi yapmak istedim. Bunun için eğitim aldım ve tedavilerimin ardından sektöre profesyonel bir şekilde adım attım. Makyaj sevgim sayesinde kemoterapi ve radyoterapi sürecinde motivasyonumu kaybetmedim. Makyaj yapmak bana çok iyi geliyordu. Makyaj bana hep moral oldu. Bugün de burada kanser hastalarıyla bir araya geldim. Bu organizasyon beni 2023 yılındaki mücadeleme götürdü. Hastalarla yan yana gelince kendi yaşadıklarım aklıma geldi. Saçlarım, kirpiklerim yoktu. Ama yine de bugün yaptığım iş, bana umut olmuştu. Umarım burada yaptığımız etkinlik de hastalara iyi gelir ve daha pozitif bakabilirler."
Mimarlık ile yapay zeka ‘sergi’de buluştu
04 Şubat 2026 Çarşamba - 09:53 Mimarlık ile yapay zeka ‘sergi’de buluştu İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Mimarlık Bölümü öğrencileri, insan zekası ve yapay zeka arasındaki etkileşimi ‘DAILOGUE’ adlı sergide anlattı. Yapay zekanın ürettiği bilgilerdeki boşlukların, insan müdahalesiyle doldurularak nasıl anlamlı bir bütüne dönüştürüldüğünü aktaran gençler, çalışmalarıyla ziyaretçilerin beğenisini kazandı. Doç. Dr. Lale Başarır’ın verdiği ‘Mimarlıkta Yapay Zeka’ dersi kapsamında oluşturulan sergi, 16 Şubat tarihine kadar kampüste ziyaret edilebilecek. İEÜ Görsel İletişim Tasarımı Bölümü Araştırma Görevlisi ve doktora öğrencisi Beyza Cennet Batır ile Mimarlık Bölümü yüksek lisans öğrencisi Helin Eryılmaz’ın ileri düzey araştırmalarını da kapsayan sergi, mimarlıkta yapay zeka üzerine Türkiye’de gerçekleştirilen ilk çalışmalardan biri olma özelliği taşıyor. "Yapay zeka kullanımı hızla artıyor" İEÜ Mimarlık Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Lale Başarır, mimarlık alanındaki yapay zeka uygulamaları üzerine uzun süredir çalıştığını söyledi. Sergide, herhangi bir çalışmaya ilişkin yapay zekanın verdiği sonuçla, insan müdahalesinin ardından elde edilen son çıktı arasındaki farkın net şekilde ortaya konduğunu ifade eden Doç. Dr. Başarır, öğrencilerin bunu son derece başarılı bir şekilde sunduğunu belirtti. Mimarlıkta yapay zeka kullanımının da giderek arttığına dikkat çeken Doç. Dr. Başarır, "Yapay zeka araçları geliştikçe, mimarlık ofisleri de bunları alıyor ve kullanıma sokuyor. Mimarlıktaki iş akışında belli adımlar var. Yapay zeka, bu adımları çok hızlandırıyor. Bu hızlanma, mimarlık ofislerinin daha verimli çalışmasını da sağlıyor. Şu an hala geçiş aşamasındayız ama kısa bir süre sonra, ‘Acaba mimar olarak 5 sene önceki görevleri yapıyor olacak mıyız ya da bizim de yapacağımız işin içeriği değişecek mi?’ sorularını sormaya başlayacağız. Dersimizde bunları sorguluyoruz" diye konuştu. "İnsan dokunuşu şart" Yapay zekanın hayatı kolaylaştırmasına rağmen birçok açıdan hâlâ eksik olduğunu belirten Doç. Dr. Başarır, "Yapay zekanın eksik kaldığını düşündüğüm ilk nokta, mimarlarda olan merak duygusu. İnsan merak ediyor ama yapay zeka henüz merak etmiyor. ‘Bunu kare şeklinde yaptık ama acaba yuvarlak yapsak nasıl olur?’ sorusunu sormuyor. Ayrıca yapay zeka, henüz empati de yapamıyor. Çünkü empati, insanı çok iyi tanımakla ve o yaşam biçimlerini anlamakla olabilecek bir şey. Yapay zeka, anlam yaratma konusunda da eksik kalıyor. Anlam, insan için çok önemli ve mimarlığın içinde de derinlemesine yer alan bir şey. Anlam yaratma kısmında, insanın becerisinin çok daha yüksek olduğunu görüyoruz" ifadelerini kullandı. "Derste münazara da yaptık" ‘Mimarlıkta Yapay Zeka’ dersi kapsamında daha önce bir münazara da yaptıklarını belirten Doç. Dr. Başarır, "Öğrencilerin kendi düşünceleri olmasa dahi bir fikri savunmalarını istedik. Onlar da bu çalışmadan çok keyif aldılar. Öğrencilerin, insanın zekasıyla kurduğu bu düzeni, kendinden daha üstün başka bir zekanın nasıl değiştirebileceği konusunu düşünmeleri, buna kendi meslekleri açısından kafa yormalarını amaçladık. Bu çalışma da öğrencilerimizin gelişmesine ve serginin şekillenmesine büyük katkı sağladı" diye konuştu.
Kamusal alanlara genç tasarımlar
04 Şubat 2026 Çarşamba - 09:48 Kamusal alanlara genç tasarımlar Yaşar Üniversitesi Endüstriyel Tasarım Bölümü öğrencileri, İzmir Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle kentin dört önemli kamusal alanı için sürdürülebilir ve yenilikçi kentsel ürünler tasarladı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Kentsel Tasarım ve Kent Estetiği Şube Müdürlüğü ile Yaşar Üniversitesi Endüstriyel Tasarım Bölümü iş birliğinde yürütülen "Re-Value İzmir - Kamusal Alanlar için Kentsel Ürün Tasarımı" projesi tamamlandı. Proje, Avrupa’nın bilimsel araştırma ve yenilik projelerini destekleyen en büyük finansman programı olan Horizon Europe kapsamında geliştirildi ve Norveç Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (NTNU) koordinasyonundaki Re-Value girişimiyle ilişkili olarak yürütüldü. İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü ortaklığıyla 2022 yılından bu yana sürdürülen Re-Value Projesi, gençlerle ve üniversitelerle iş birliği teması kapsamında, bu kez Yaşar Üniversitesi Endüstriyel Tasarım Bölümü öğrencileri ile buluştu. New European Bauhaus (NEB) ilkelerine dayanan çalışma; iklim nötrlüğü, sürdürülebilirlik ve kent estetiği odaklı yapıldı. Kentin geleceği için tasarım Proje hakkında bilgi veren Yaşar Üniversitesi Endüstriyel Tasarım Bölümü Dr.Öğr.Üyesi Sevi Merter "INDD 4407 Endüstriyel Tasarım Stüdyosu 5 dersi kapsamında 4. sınıf öğrencilerimiz, 8 haftalık projede veriye dayalı ve katılımcı bir yaklaşımla, kentin stratejik kamusal alanlarına yönelik tasarımlar geliştirmeyi hedeflediler. Gerçekleştirdikleri detaylı saha analizleri, anket, röportaj ve kullanıcı gözlemleriyle kentin güncel kamusal ihtiyaçlarını tespit ederek; oturma elemanlarından aydınlatmaya, atık yönetim birimlerinden yönlendirme sistemlerine kadar çeşitli kentsel donatı ürünleri tasarladılar. Projede, öğrencilere gerçek bir tasarım problemine veriye dayalı yöntemlerle çözüm üretme ve uluslararası Re-Value projesi vizyonuyla çalışma deneyimi kazandırıldı. İzmir de bu sayede kamusal alanların güncel ihtiyaçlarına yanıt veren ve kent belleğini yansıtan, üretimi kolay ve sürdürülebilir kentsel tasarım önerilerine kavuşmuş oldu. Bu önerilerin kentin geleceği için oldukça yüksek potansiyel taşıdığına inanıyoruz" dedi. Öğrenciler, Kıbrıs Şehitleri Caddesi, Ali Çetinkaya Bulvarı, Mustafa Enver Bey Caddesi ve Dominik Caddesi olmak üzere dört stratejik kamusal alanda saha çalışmaları yaparak, kullanıcı ihtiyaçlarına yanıt veren kentsel donatı ve ürün tasarımları geliştirdi. Tasarımların sürdürülebilir, modüler, çok işlevli, üretim ve bakım açısından uygulanabilir; aynı zamanda kent belleğini ve yerel kimliği yansıtan nitelikte olması hedeflendi.
İzmir Büyükşehir, yağmur suyu hasadı uygulamalarını yaygınlaştırıyor
04 Şubat 2026 Çarşamba - 09:42 İzmir Büyükşehir, yağmur suyu hasadı uygulamalarını yaygınlaştırıyor İzmir Büyükşehir Belediyesi, iklim krizi ve kuraklık tehdidine karşı belediye hizmet binalarında yağmur suyu hasadı uygulamalarını yaygınlaştırarak su kaynaklarını korumayı ve şebeke suyuna olan bağımlılığı azaltmayı hedefliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, iklim değişikliği ve kuraklığın artırdığı su stresine karşı, belediyeye ait hizmet binalarında yağmur suyu hasadı uygulamalarını yaygınlaştırıyor. Çatı alanları uygun binalara kurulan 10, 5, 3 ve 1 tonluk depolama sistemleriyle toplanan yağmur suları; peyzaj sulaması, kent temizliği ve itfaiye araçlarında kullanılarak şebeke suyundan tasarruf edilmesi amaçlanıyor. Çalışmalar kapsamında Celal Atik Spor Salonu, Kültürpark Tenis Kortu, HİM Binası ve Eşrefpaşa Hastanesi’nde yağmur suyu hasadı sistemleri kuruldu. Kültürpark hollerindeki çalışmalar ise devam ediyor. İlber Ortaylı Kütüphanesi, Toros İtfaiye, Yenişehir İtfaiye, Zeytinlik Hizmet Binası ile Atlas Pavyonu’nda da uygulamanın hayata geçirilmesi planlanıyor. "Su kaybının önüne geçmeyi hedefliyoruz" İklim Değişikliği ve Temiz Enerji Şube Müdürü Yiğit Beydağ, yağmur suyu hasadının kuraklıkla mücadelede önemli bir araç olduğunu belirterek, çatı alanları uygun tüm belediye hizmet binalarında gerekli tesisat dönüşümlerinin yapıldığını söyledi. Beydağ, Fen İşleri Dairesi Başkanlığı ve ilgili birimlerle koordineli yürütülen çalışmada binaların çatı alanlarının tarandığını ve uygun noktalara depolama sistemlerinin kurulduğunu ifade etti. Yağmur mevsiminin sınırlı bir zaman dilimini kapsadığına dikkat çeken Beydağ, "Bu 3-4 aylık dönemi en verimli şekilde değerlendirmek istiyoruz. Yağan yağmuru mümkün olduğunca depolayıp, hızlı şekilde kullanım alanlarına yönlendiriyoruz. Hedefimiz yağmur suyu hasadını tüm hizmet binalarına yaymak, su kaynaklarını daha verimli kullanmak ve kuraklığa karşı kenti daha dirençli hale getirmek" dedi. Hasat edilen su peyzaj ve hizmet araçlarında kullanılacak Proje kapsamında Kültürpark’a 10 tonluk depolar yerleştirildiğini belirten Yiğit Beydağ, depolanan yağmur sularının peyzaj sulaması ile kent temizliği ve itfaiye araçlarının temizliğinde kullanılacağını söyledi. Çalışmayla şebeke ve yeraltı suyu kullanımının azaltılmasının hedeflendiğini aktaran Beydağ, Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) üzerinden bir haritalandırma altyapısının da hayata geçirildiğini belirtti. Bu sistem sayesinde ilgili birimler, yağmur suyu depolarının konumlarını, kapasitelerini ve kullanım alanlarını anlık olarak takip edebiliyor.
EGİAD Melekleri, yenilik ve girişimcilik ekosisteminin aktörleri ile buluştu
04 Şubat 2026 Çarşamba - 09:33 EGİAD Melekleri, yenilik ve girişimcilik ekosisteminin aktörleri ile buluştu Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD) tarafından hazırlıkları sürdürülen "Yaratıcı Yıkım Sürecinde İzmir-Üçüz Dönüşüm ile İşgücü Piyasasının Yeniden Tasarımı" başlıklı think tank raporu kapsamında, İzmir yenilik ve girişimcilik ekosisteminin önemli aktörlerini bir araya getiren ortak akıl toplantısı gerçekleştirildi. EGİAD merkezinde düzenlenen toplantıya İzmir’de faaliyet gösteren Teknoloji Geliştirme Bölgeleri, Teknoloji Transfer Ofisleri (TTO), TEKMER’ler ve girişimcilik merkezlerinin yöneticileri ile raporu hazırlayan akademisyenler ve EGİAD Melekleri Yatırım Ağı üyeleri katıldı. Toplantının açılışında konuşan EGİAD Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve EGİAD Melekleri İcra Kurulu Başkanı Arda Yılmaz, EGİAD’ın 35 yıllık yolculuğuna dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu: "EGİAD, 1990 yılında 47 vizyoner genç iş insanının birlikte üretme idealinden doğdu. Bugün 900’ü aşkın üyemizle, 3 bin 500’den fazla şirketi ve yaklaşık 150 bin kişilik istihdam gücünü temsil ediyoruz. Bu ölçek bize yalnızca temsil değil, sorumluluk da yüklüyor." EGİAD’ın klasik bir iş dünyası örgütlenmesinin ötesinde, veri üreten, politika geliştiren ve yol gösteren bir yapı olmayı hedeflediğini vurgulayan Yılmaz, think tank çalışmalarının bu vizyonun en somut yansıması olduğunun da altını çizdi. "Yaratıcı yıkım, doğru yönetildiğinde büyük bir fırsattır" Konuşmasında "yaratıcı yıkım" kavramına özel bir parantez açan Yılmaz, bu sürecin yalnızca teknolojik değil, aynı zamanda insan kaynağını ve toplumsal yapıyı dönüştüren çok katmanlı bir değişim olduğuna dikkat çekerek, "Yaratıcı yıkım ilk bakışta risk ve belirsizlik çağrışımı yapabilir. Ancak biz bu süreci, doğru okunduğunda ve doğru yönetildiğinde İzmir için güçlü bir sıçrama alanı olarak görüyoruz." dedi. Yılmaz, bu perspektifle hazırlanan raporda; dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve toplumsal dönüşümün İzmir işgücü piyasasını nasıl yeniden şekillendirdiğinin analiz edildiğini vurgulayarak, yıkıcı teknolojilerle değişen beceri ihtiyaçlarının somut verilerle ele alındığını ifade etti. Üçüz dönüşümle işgücü piyasası yeniden tasarlanıyor EGİAD think tank çalışmaları kapsamında hazırlanan rapor ile hangi becerilerin ön plana çıkacağı, hangi sektörlerin dönüşümden nasıl etkileneceği, yeniden beceri kazandırma (reskilling & upskilling) süreçlerinin nasıl kurgulanması gerektiği, sorularına uygulanabilir politika önerileri sunulması hedefleniyor. Raporda özellikle NEET gençler başta olmak üzere kırılgan grupların üretim süreçlerine yeniden dâhil edilmesine yönelik yol haritaları öne çıkıyor. Bu yaklaşımın, yaratıcı yıkımı İzmir açısından bir risk olmaktan çıkararak rekabet gücünü artıran stratejik bir avantaja dönüştürmesi amaçlanıyor. Finansmanın ötesinde bir dönüşüm aracı Toplantının önemli başlıklarından biri de EGİAD Melekleri Yatırım Ağı oldu. EGİAD Başkan Vekili ve EGİAD Melekleri İcra Kurulu Başkanı Arda Yılmaz konuşmasında, EGİAD Melekleri’nin yalnızca bir yatırım mekanizması değil, bütüncül bir girişimcilik destek modeli sunduğunu vurguladı: "Bizim için yatırım sadece sermaye değildir. Girişimcilere mentorluk, stratejik yönlendirme ve kurumsal deneyim aktarımı sunuyoruz. Sürdürülebilir büyümenin yanında duruyoruz." Hazine ve Maliye Bakanlığı’na akredite olan ve Ege Bölgesi’nde bu niteliğe sahip tek melek yatırım ağı olan EGİAD Melekleri’nin bugüne kadar 40’ın üzerinde girişime yaklaşık 6 milyon ABD doları yatırım yaptığı bilgisi paylaşıldı. 10. yılda yeni hedef geleceğe yatırım zirvesi Bu yıl 10. kuruluş yılını kutlayan EGİAD Melekleri için Mayıs ayında düzenlenmesi planlanan "Geleceğe Yatırım Zirvesi" de toplantıda duyuruldu. Zirvede; yatırımcılık, teknoloji, yapay zekâ ve stratejik dönüşüm başlıklarının ele alınması, kamu-özel sektör ve ekosistem paydaşlarının bir araya getirilmesi hedefleniyor. Ortak akıl vurgusu ile kapanış Toplantıda, dijital katılımcılık uygulamalarıyla görüşlerin toplanması ve EGİAD Melekleri İcra Kurulu ile gerçekleştirilen networking oturumuyla sürdü. EGİAD Başkan Vekili ve EGİAD Melekleri İcra Kurulu Başkanı Arda Yılmaz, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Bugün burada ortaya koyacağımız ortak akıl; İzmir’in beşerî sermayesini geleceğe hazırlayacak, daha dirençli ve daha rekabetçi bir yapı inşa etmemize katkı sağlayacaktır. EGİAD, bu toplantıdan elde ettiği çıktıları, "Yaratıcı Yıkım Sürecinde İzmir" raporunun analiz ve öneri setini sahadan gelen deneyimlerle güçlendirecek ve rapor kentin geleceğine yön veren politika belgeleri arasında yer alacaktır."
Aliağa Helvacı Spor U-18 Takımı, İzmir şampiyonu oldu
03 Şubat 2026 Salı - 16:13 Aliağa Helvacı Spor U-18 Takımı, İzmir şampiyonu oldu İzmir U-18 Ligi’nde sergilediği başarılı performansla dikkatleri üzerine çeken Aliağa Helvacı Spor, grup şampiyonluğunun ardından yükseldiği play-off etabında da fırtına gibi esti. Final grubunda oynadığı tüm karşılaşmaları namağlup tamamlayan Aliağa temsilcisi, son maçta karşılaştığı KSK Karagöl Spor Kulübü’nü 3-1 mağlup ederek İzmir Şampiyonu olmayı başardı. Bu büyük başarıyla birlikte Aliağa Helvacı Spor U-18 Takımı, İzmir U-18 Ligi’nde yer aldığı iki etabı da şampiyonlukla tamamlayarak önemli bir başarıya imza attı. Aliağa Helvacı Spor U-18 Takımı, 24 Şubat’ta yapılacak kura sonrasında Türkiye Finallerinde Aliağa’yı temsil edecek. Şampiyonlardan Başkan Serkan Acar’a ziyaret Şampiyonluğun ardından Aliağa Helvacı Spor U-18 Takımı, Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar’ı makamında ziyaret etti. Ziyarette; Aliağa Belediyesi Helvacı Birim Sorumlusu Serhat Aras, Aliağa Helvacı Spor Kulüp Başkanı Kazım Nuri Yıldız, Aliağa Helvacı Spor U-18 Takımı Teknik Sorumlusu Mehmet Ateş ve teknik ekip yer aldı. Başkan Serkan Acar, İzmir Şampiyonu olan sporcuları ve teknik heyeti tebrik ederek, takıma Türkiye finallerinde başarılar diledi. İlçeyi temsil edecek Aliağa Helvacı Spor U-18 Takımı Teknik sorumlusu Mehmet Ateş, şampiyonluk sonrasında yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Önce kendi grubumuzda ardından İzmir finallerinde şampiyon olduk. Takımımızda yer alan 24 oyuncumuz da Aliağa’dan dışarıdan oyuncumuz yok. Hepsi 9 yaşından beri bizimleler, altyapıdan yetiştiler. Önümüzde Türkiye Finalleri için kura çekimi var. Hangi iller olursa olsun gideceğimiz yerde Helvacı’mızı, Aliağa’mızı en iyi şekilde temsil edeceğiz. Hedefimizi büyük tutuyoruz ve Türkiye Şampiyonluğu’nu hedefliyoruz. Her zaman yanımızda olan ve desteğini esirgemeyen Belediye Başkanımız Serkan Acar’a teşekkür ediyoruz."
Bakü’de stratejik buluşma
03 Şubat 2026 Salı - 16:11 Bakü’de stratejik buluşma İZAZDER Başkanı Perviz Altay, Bakü temasları kapsamında Azerbaycan Diaspora Bakanı Fuad Muradov’la bir araya geldi. Görüşmede Türkiye-Azerbaycan ilişkileri perspektifiyle diaspora çalışmalarının geliştirilmesi ve iki ülke arasında ortak projelerin hayata geçirilmesi ele alındı. İzmir’de Azerbaycan kökenli toplulukların sosyal, kültürel ve akademik dayanışmasını güçlendirmek amacıyla faaliyetlerini sürdüren İzmir Azerbaycan Derneği (İZAZDER) Başkanı Perviz Altay, Bakü temasları kapsamında Azerbaycan’da YTB (Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı) muadili olarak görev yapan Azerbaycan Diaspora Bakanı Fuad Muradov’la bir araya geldi. Altay, görüşme sırasında İzmir’deki Azerbaycan kökenli topluluklara yönelik yürüttükleri faaliyetleri aktararak, İzmir’in kültürel diplomasideki rolüne dikkat çekti. Dernek olarak iş dünyasına, gençlere, öğrencilere ve akademik çevrelere yönelik projelere öncelik verdiklerini vurgulayan Altay, Türk dünyası dayanışmasının sivil toplum ve iş dünyası düzeyinde de güçlenmesi için çalıştıklarını ifade etti. İzmir-Bakü kardeşliğine 40. yıl vurgusu Görüşmede İzmir ile Bakü’nün kardeş şehir ilan edilmesinin 40. yılı olduğunu belirterek, bu yıl Nisan ayında İzmir’de kapsamlı bir anma programı düzenleyeceklerini belirtti. Altay, bu etkinliklerde Azerbaycan’dan resmî heyetlerin yer almasının iki şehir arasındaki kardeşlik bağını daha da güçlendireceğini söyledi. Muradov’dan destek mesajı Azerbaycan Diaspora Bakanı Fuad Muradov ise İZAZDER’in Türkiye’de yürüttüğü faaliyetleri memnuniyetle takip ettiklerini belirterek, "Bu tür sivil toplum girişimleri hem kültürel bağlarımızı pekiştiriyor hem de Türk dünyasında ortak aidiyet duygusunu derinleştiriyor," dedi. Muradov, İzmir’de böylesine aktif bir diaspora yapısının varlığını önemsediklerini ve karşılıklı iş birliğine açık olduklarını ifade etti. ’Bir millet, iki devlet’ anlayışıyla iş birliği Gerçekleşen buluşma, Türkiye ve Azerbaycan arasındaki "Bir Millet, İki Devlet" anlayışının diaspora alanına yansıyan somut bir örneği olarak dikkat çekti. Taraflar, ortak tarih ve kültür üzerinden inşa edilen bağların, hem Türkiye’de hem de yurtdışında Türk dünyası bilincini pekiştirecek çalışmalarla güçlenmesi gerektiği konusunda mutabık kaldı. Görüşme hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.