Yerel Haberler
İzmir
Foça’da nefes kesen final: Jandarmanın şampiyon nişancıları kozlarını paylaştı 15 Mayıs 2026 Cuma - 19:19:47 İzmir’in Foça ilçesinde bulunan Foça Jandarma Komando Eğitim Komutanlığı koordinesinde Foça Jandarma Atış Okul Komutanlığı’nda düzenlenen "Bölgesel Piyade Tüfeği ve Tabanca Atış Yarışması"nın final etabı heyecan dolu mücadelelere sahne olurken, jandarmanın en iyi nişancıları düzenlenen törenle ödüllendirildi. Jandarma komando ve iç güvenlik birlikleri personelinin katılımıyla düzenlenen "Bölgesel Piyade Tüfeği ve Tabanca Atış Yarışması"nın final etabı Foça Jandarma Atış Okul Komutanlığı da gerçekleştirildi. Jandarma personellerinin tabanca ve piyade tüfeği eğitimi ve atışı konusunda farkındalık oluşturulması, eğitim seviyesinin geliştirilmesi, moral ve motivasyon ile kendine güvenlerinin arttırılması amacıyla düzenlenen yarışma iki ayrı kategoride icra edilmesine başlandı. 8 ayrı bölgesel atış merkezinde gerçekleştirilen bölgesel etapları başarıyla tamamlayan 80 personelin dün yarı final müsabakalarında mücadele etmesinin ardından 10 tabanca, 10 piyade tüfeği olmak üzere 20 finalist final etabına katıldı. Piyade tüfeği atışı yapacak olan 10 jandarma personeli finalist atış öncesi 1000 metrelik parkur koşusunun ardından farklı pozisyonlarda atışlarını gerçekleştirerek dereceye girmek için yarıştı. Piyade tüfeği atışlarının ardından 10 finalist de tabanca atışları için mücadele etti. Jandarma Genel Komutan Yardımcısı Korgeneral Aykut Tanrıverdi de final müsabakalarını izleyerek hem personelin heyecanına ortak oldu hem de finale kalan personeli tebrik etti. Öte yandan yarışmanın adil ve kurallara uygun bir şekilde yürütülmesi için 3’ü hakem olmak üzere toplamda 358 personel görev yaptı. Kıyasıya mücadelenin yaşandığı final heyecanı sonrası dereceye giren personeller için ödül töreni düzenlendi. Heyecan dolu mücadelelerin yaşandığı filan müsabakalarında piyade tüfeği atışlarında; Şırnak İl Jandarma Komutanlığı Jandarma Komando Özel Harekat Tabur Komutanlığı personeli Jandarma Uzman Çavuş Salih Can Mete birinci, Bornova Jandarma Tugay Komutanlığı Destek Tabur Komutanlığı personeli Jandarma Uzman Çavuş Şenol Korkmaz ikinci, Muş İl Jandarma Komutanlığı Jandarma Komando Özel Harekat Tabur Komutanlığı personeli Enes Güngörmez ise üçüncü oldu. Tabanca müsabakalarında ise Şırnak İl Jandarma Komutanlığı Jandarma Komando Özel Harekat Tabur Komutanlığı personeli Abdullah Salman birinci, Mersin İl Jandarma Komutanlığı Akkuyu NGS Tesis Koruma Tabur Komutanlığı personeli Jandarma Uzman Çavuş Furkan Çağlar ikinci, Tunceli İl Jandarma Komutanlığı Bakım Onarım Bölük Komutanlığı personeli Jandarma Uzman Çavuş Kenan Yayla üçüncü oldu. "Final müsabakaları jandarmanın profesyonel gücünü ortaya koymuştur" Ödül töreninde konuşan Jandarma Genel Komutan Yardımcısı Korgeneral Aykut Tanrıverdi, "Silah kullanma becerisini şöyle değerlendirmek lazım. Sadece mesleki bir yeterlilik değildir. Aynı zamanda süratli karar verme kabiliyeti, zamana karşı çalışma, zamana karşı yarışma, dikkat, odaklanma becerisi, sabır ve en sonunda da mutlak bir disiplin gerektiriyor. Jandarma personeli açısından atış yeteneği icra edilen her görevin başarısında da kritik bir öneme sahiptir. Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, modern muharebe sahasında nihai sonucu belirleyen her zaman tetiği çeken elinizin maharetidir ve o elin bağlı olduğu yüreğinizin de cesaretidir. Bunu unutmayın. Bugünkü final müsabakaları da personelimizin sahip olduğu yüksek eğitim seviyesini, operasyonel hazırlığını ve profesyonel gücünü bir kez daha ortaya koymuştur" dedi. Konuşmaların ardından Korgeneral Tanrıverdi başarılı olan personele ödüllerini verdi. Tören toplu fotoğraf çekimi sonrası sona erdi.
15 Mayıs 2026 Cuma - 18:53 CHP Genel Başkanı Özel, Buca’da eğitim ve spor merkezlerinin açılışını yaptı CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Buca Belediyesi tarafından hayata geçirilen Edip Akbayram Etüt Merkezi ve Naim Süleymanoğlu Spor Merkezi’nin açılış törenine katıldı. Buca ilçesinde düzenlenen programda, gençlerin eğitimine ve fiziksel gelişimine katkı sağlayacak olan Edip Akbayram Etüt Merkezi ile Naim Süleymanoğlu Spor Merkezi’nin açılış kurdelesi kesildi. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği törende konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Bu güzel günde sizlerle birlikte olmaktan, Cumhuriyetimizin sarsılmaz kalesi, kurtuluşun ve özgürlüğün şehri, güzel İzmir’de olmaktan büyük bir onur duyuyorum. Son yerel seçimlerde hep birlikte bir yola çıktık ve değişim dedik. Cumhuriyet Halk Partisi’nde gençlerin, kadınların ve yeni bir yönetim anlayışının vatandaşa yansıyacağı bir değişimin ateşini hep birlikte yaktık. Oturduk hep birlikte, kritik bir yönetim toplantısında ben onlara şunu söyledim; partinin üzerine 50 yıldır siyaset kalesinin başarı kapısı kilitli. Bir gidin, bakın bakalım. Bu kapıyı açacak anahtarlar partide vardır. Çünkü 100 yıl önce Gazi Mustafa Kemal Atatürk bunu başardı ve ülkeye çok büyük bir dönüşüm yaşattı. Önce bilime, sonra kadına ve gençlere güvendik. O gün Cumhuriyet Halk Partisi, 47 yıl sonra birinci parti oldu" dedi. "Cumhuriyet Halk Partisi süngünün üzerine koşanların partisidir" Özel, "Yıllardır ülkeyi yöneten iktidar seçimi kaybettiğinde, CHP’li belediyeleri silkeleyin, geçmişten birikmiş bütün borçları faiziyle bir seferde alın diyerek partimizi önce maddi yönden çökertmeye çalıştı. Sonra yargı kollarını kurdu. Operasyon olmayan illerde de korku yaymaya, tedirginlik üretmeye ve hizmetleri aksatmak için ellerinden gelen ne varsa yaptılar. Partinin kurumsal kimliğine, yöneticilerine her türlü iftirayla Cumhuriyet Halk Partisi’nin üzerine doğru geliyorlar. Bilmedikleri tek şey şu, Cumhuriyet Halk Partisi geri adım atanların, susanların, eğilenlerin, teslim olanların değil, aksine süngüyü gördüğünde süngünün üzerine koşanların partisidir. Gerekirse baş veren ama başını eğmeyenlerin, teslim olmayanların partisidir. Teslim olmadan, tehditlerden yılmadan, bir adım geriye gitmeden çalışırız" ifadelerini kullandı. "Edip Akbayram adı gençlerle yaşayacak" Açılışı yapılan tesislere değinen Özel, "İşte 36 yaşında birisini ilçede belediye başkanı yaparsanız önce onu seçimde kent bağrına basar. Sonra da o bütün imkansızlıklara rağmen bitmeyen dünya kadar hizmeti yapar. Bugün iki tanesinin açılışını gerçekleştiriyoruz. Bunlardan bir tanesi Edip Akbayram Etüt Merkezi. Biz Edip Akbayram’ın muhaliflere, ezilenlere, mağdurlara, mazlumlara her zaman sahip çıkan, mücadeleyi öven ama hiç enseyi karartmayan sesini ömrümüz boyunca kulağımızda duymaya devam edeceğiz. Onun adının bir etüt merkezinde, eğitim merkezinde yaşatılacak olması çok önemlidir. Gençler evden çıkarken ’Edip Akbayram’a gidiyorum’ diyecekler. Arkadaşlarıyla orada buluşacaklar. Adı daima gençlerle yaşayacak" şeklinde konuştu. "Naim Süleymanoğlu Türkiye’nin dünyadaki gururudur" Spor merkezine adı verilen Naim Süleymanoğlu’nu ve Bulgaristan göçmenlerini anan Özel, "Diğer bir açılışımız Naim Süleymanoğlu Spor Merkezi. Gerçekten çok önemli bir eser kazandırılmış. Naim Süleymanoğlu Türkiye’nin dünyadaki gururudur. Dünyayı kaldıran adamdır. Kendi kilosunun 3 katından 10 kilo fazlasını kaldıran, tarihe geçen, kırılamayacak rekorları kıran birisidir. Naim Süleymanoğlu Bulgaristan’da zulüm altında yaşarken, oradaki zulümden o günkü yönetimin Türkiye’nin kapılarını açmasıyla gelen yüz binlerce soydaşımızdan birisidir. O günlerde Bulgaristan’dan gelmek isteyenlere karşı çıkan bir anlayış vardı. Şimdi Suriyeli sığınmacılar konusunda edebiyat yapanlar, o gün Bulgaristan’dan gelen soydaşlarımıza ne işleri var burada diyorlardı. Biz ise Balkanlardaki tüm soydaşlarımızı saygıyla selamlıyoruz. Biz hep beraber güçlüyüz, hep beraber başaracağız" dedi. Erken seçim çağrısını yineleyen Özel, sözlerini şöyle tamamladı: "Boğaziçi’nde her sene yapılan festivali rektör yasaklamıştı. Öğrenciler tutuklandı, yargılandı ama bugün dava tamamen bitti ve beraat ettiler. Bütün Türkiye’deki gençlere sesleniyorum, az sıkın dişinizi, iktidar değişiyor. Buradan bütün Cumhuriyet Halk Partisi belediye başkanlarına, sokakta çalışanlara şükranlarımı sunuyorum. Bu yolun sonu aydınlıktır. Karşımızda seçimden kaçan, sandıkta kaybedeceğini gördüğü için rakiplerine saldıran bir iktidar var. Son kez söylüyorum, kendine güveniyorsan, millete güveniyorsan sandığı koy, gel karşımızda aday ol. Korkmuyorsan hodri meydan, seni sandığa davet ediyorum. Patron millettir, milletin dediği olacak."
15 Mayıs 2026 Cuma - 18:42 Aliağa’nın özel çocuklarından rengarenk 2. Bahar Şenliği Aliağa Belediyesi Özel Aliağa Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi, 10-16 Mayıs Engelliler Haftasını bu yıl 2’ncisini düzenlediği Bahar Şenliği ile kutladı. Alia Park Atla Terapi ve Rehabilitasyon Merkezi’nde organize edilen bahar şenliği, birinci gününde özel öğrencilerin gösterileri ile ikinci gününde atölyeler ile renkli anlara sahne oldu. Bahar şenliğine; Aliağa Kaymakamı Zekeriya Güney, Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, Aliağa İlçe Milli Eğitim Müdürü Dr. Erdoğan Akyüz, Aliağa İlçe Emniyet Müdürü Ahmet Can, Aliağa Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı İsa Özbek, öğrenciler ve aileleri katıldı. Bahar Şenliğinde günün anlam ve önemini belirten konuşmalar Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar ve Aliağa Belediyesi Özel Aliağa Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi Müdür Yardımcısı Güneş Çakır tarafından yapıldı. Aliağa Belediyesi Özel Aliağa Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi öğretmen ve öğrencilerinin hazırladığı gösteriler sergilendi. Öğrenci Mihra Zara Bayram tarafından "Sevgiyle Aşılır" adlı şiir seslendirildi. Öğrenciler tarafından şarkı eşliğinde ritim gösterisi, rock oyun gösterisi, müzik eşliğinde kurdele gösterisi, "Ispanaklı Yumurta" adlı şarkı gösterisi, "Yıldızlar Geçidi" adlı gösteri, dans gösterisi, koro dinletisi ve "Atatürk Çocukları" adlı gösteri sahnelendi. "Atatürk Çocukları" gösterisi sırasında Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar sahnede öğrencilere eşlik etti. Ardından öğrenci Emine Özer tarafından hazırlanan resim Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar’a hediye edildi. Veliler ve davetlilerin yoğun katılım gösterdiği program Aliağa Belediyesi Alia Atlı Spor Kulübü’nün şampiyon sporcuları Blue Tolga Noah Ayhan, Doruk Can ve Kerem Güleç tarafından sergilenen atlı jimnastik gösterisi ile sona erdi. 220 çocuğa 15 bin seans eğitim Belediye Başkanı Serkan Acar, "Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezimizde 220 çocuğumuza eğitim vermekteyiz. Eğitimci arkadaşlarım yıl boyunca 15 bin seans eğitim gerçekleştirmekte. Burada bir yandan çocuklarımızın fiziksel ve zihinsel gelişimleri için eğitimler verilmekte bir yandan da çocuklarımızın sosyal duygusal ve iletişim becerilerinin gelişmesi için çaba sarf edilmektedir. Çocuklarımız sportif alanda da birçok başarılara imza attılar ve Aliağamızın ismini ulusal bazda duyurdular. Aliapark’ta 11 Haziran’da Türkiye Özel Sporcular Spor Federasyonu ile işbirliği Türkiye Şampiyonası’na ev sahipliği yapacağız. Türkiye Şampiyonluğu da kazanan çocuklarımızın önümüzdeki yıl milli takıma seçileceklerine inancımız tam. Çok kıymetli ekip arkadaşlarıma, eğitimcilerimizin emeklerine ve en büyük paydaşımız siz değerli ailelerimize teşekkür ediyorum" dedi. Bahar Şenliği ikinci günü, HABAŞ Mesleki Eğitim Merkezi öğretmen ve öğrencilerinin katkılarıyla düzenlenen atölyeler ile devam etti. Atölyeler kapsamında, kuaför, mutfak, sanat, balon, yüz boyama, takı, topaç yapım stantları yer aldı.
15 Mayıs 2026 Cuma - 17:00 Ödemiş’te mahalleyi buluşturan sağlık festivali İzmir’in Ödemiş ilçesinde bulunan 80. Yıl Efe İlkokulu tarafından düzenlenen "Yeşilfest Sağlıklı Yaşam Festivali", öğrenciler, veliler ve mahalle sakinlerini sağlıklı yaşam bilinci etrafında bir araya getirdi. Süleyman Demirel Mahallesi’nde gerçekleştirilen festival, renkli görüntülere ve yoğun katılıma sahne oldu. 80. Yıl Efe İlkokulu 3/F sınıfı "Üretken Üçler Yeşil Kalpler Takımı" tarafından hayata geçirilen festivalin proje yürütücülüğünü Sınıf Öğretmeni Şakire Yiğit üstlendi. Festival kapsamında "Dijital Detoks, Sağlıklı Beslenme, Hareketli Yaşam ve Çevre Bilinci" konularında farkındalık oluşturulması hedeflenirken, katılımcılara ekranlardan uzak, doğayla iç içe bir yaşam modeli uygulamalı olarak tanıtıldı. Programa İlçe Millî Eğitim Şube Müdürü Murat İçel, Yeşilay İlçe Yönetim Kurulu üyeleri, Süleyman Demirel Mahallesi Muhtarı Necmiye Aksoy ile sağlık çalışanları ve İlçe Tarım Müdürlüğü yetkilileri katılım sağladı. Festival coşkusu öğrencilerin hazırladığı dans gösterileri ve karate performanslarıyla zirveye taşındı. Büyük beğeni toplayan gösteriler izleyicilerden uzun süre alkış aldı. Kurulan eğitim stantlarında doktorlar ve hemşireler tarafından çocuklara sağlıklı yaşam ve hastalıklardan korunma konularında bilgiler verilirken, İlçe Tarım Müdürlüğü yetkilileri doğal ve sağlıklı beslenme yöntemlerini anlattı. Etkinlik kapsamında öğrenciler mahallede sağlıklı yaşam yürüyüşü gerçekleştirerek hazırladıkları bilgilendirici broşürleri vatandaşlara dağıttı. Festival alanında oluşturulan "Dijital Detoks Kutusu" ise dikkat çekici uygulamalardan biri oldu. Katılımcılar, etkinlik süresince ekranlardan uzak kalmak amacıyla cep telefonlarını özel olarak hazırlanan kutulara bıraktı. Çevre bilinci temasıyla hazırlanan geri dönüşüm standında atık çoraplardan kuklalar yapılırken, mavi şişe kapaklarından dev bir kalp figürü oluşturuldu. Ayrıca çocuklar çiçek dikimi etkinliklerine katıldı, kukla gösterilerini izledi, geleneksel topaç çevirme oyunları oynadı ve fiziki parkur yarışlarında doyasıya eğlendi. Festival alanında yer alan "Seni bugün burada en çok ne mutlu etti?" panosu da etkinliğe ayrı bir anlam kattı. Katılımcılar duygu ve düşüncelerini yazarak günün anısını ölümsüzleştirdi. Sağlıklı yaşam bilincinin küçük yaşlarda kazandırılmasının önemine dikkat çeken festival, hem eğitici hem de eğlenceli yönüyle mahalle sakinlerinden tam not aldı.
Karşıyaka’da Ömer Faruk’un cezası onandı, oyuncuyla yollar ayrılıyor
11 Eylül 2025 Perşembe - 11:09 Karşıyaka’da Ömer Faruk’un cezası onandı, oyuncuyla yollar ayrılıyor Bahis oynadığı gerekçesiyle Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK) tarafından 8 ay hak mahrumiyeti cezası alan Ömer Faruk Sezgin için yapılan itirazlar reddedildi ve cezası onandı. Yeşil-kırmızılılar da 8 ay men cezası alan forvet oyuncusu ile yollarını ayırmaya hazırlanıyor. TFF 3. Lig 4. Grup ekiplerinden Karşıyaka’nın büyük umutlarla kadrosuna kattığı 26 yaşındaki forvet Ömer Faruk Sezgin, geçtiğimiz günlerde bahis oynadığı iddiasıyla PFDK’ya sevk edilmişti. Yapılan incelemeler sonucunda 26 yaşındaki forvet oyuncusu, bahis oynadığı gerekçesiyle Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu tarafından 8 ay hak mahrumiyeti cezası aldı. Karşıyaka ve Ömer Faruk Sezgin’in avukatları cezaya itiraz etti. TFF Tahkim Kurulu da itirazı reddederek cezanın onanmasına karar verdi. TFF Tahkim Kurulu’ndan konuya ilişkin yapılan açıklamada, "Futbolcu Ömer Faruk Sezgin’in PFDK’nın 02.09.2025 tarih ve E.2025-2026/49 - K.2025-2026/65 sayılı kararına itirazı incelendi. Yapılan müzakere neticesinde; Futbolcu Ömer Faruk Sezgin’in bahis eylemi nedeniyle FDT’nin 57/2. maddesi uyarınca 8 ay hak mahrumiyeti cezası ile cezalandırılmasına dair kararda sübut, hukuki niteleme ve cezanın tayini bakımından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, başvurunun reddi ile kararın onanmasına, erteleme talebinin reddine, oybirliğiyle karar verilmiştir" ifadeleri kullanıldı. Ömer Faruk’un sözleşmesi feshedilecek Yeni sezona iddialı bir başlangıç yapan Karşıyaka, Ömer Faruk Sezgin’in 8 ay men cezası almasından sonra hücum hattında yeni bir yol haritası izleyecek. İzmir ekibi, karara itiraz etmesine rağmen bir indirim çıkmayınca 26 yaşındaki oyuncuyla yollarını ayırarak sözleşmesini feshedecek. Bu kararın da kısa bir süre içerisinde açıklanması beklenirken yeşil-kırmızılılar hücum hattında oluşacak boşluğu da Ömer Faruk seviyesinde bir golcü oyuncuyla doldurmayı planlıyor.
Altınordu’da hedef deplasmanda puanla dönmek
11 Eylül 2025 Perşembe - 10:35 Altınordu’da hedef deplasmanda puanla dönmek Altınordu FK Teknik Direktörü Namet Ateş, cumartesi günü deplasmanda Adana 01 FK önünde zor bir maç oynayacak olmalarına rağmen puanla dönmek istediklerini söyledi. TFF 2. Lig Beyaz Grup’ta mücadele eden Altınordu, sezona istediği gibi başlayamadı. İlk üç haftada 2 mağlubiyet ve 1 beraberlik alan İzmir temsilcisi, hafta sonu deplasmanda Adana 01 FK ile karşı karşıya gelecek. Kırmızı-lacivertli ekibin teknik direktörü Namet Ateş, hem geçtiğimiz hafta oynanan 24 Erzincanspor karşılaşmasını hem de 4. hafta mücadelesinde konuk olacakları Adana 01 FK mücadelesini değerlendirdi. 24 Erzincanspor önünde iyi futbol ortaya koyduğumuzu hatırlatan Ateş, "Biz evimizde maçlarımızda hem iyi oynayıp hem de kazanmak istiyoruz. Bütün oyun planlarımız bunun üzerine kurulu. Maçın daha başında bu oyun planımızda uygun pozisyonlar bulmaya başladık. Golü bulma konusunda 13 tane şutumuz var ama golü bulamadık. Tabii ki golü bulmak için ileride çoğaldığınızdaki bölümlerde, özellikle 5. bölgeyi iyi oynadığımız anlarda pas tercihleri, şut kalitesi bunlar çok önem kazanıyor. Burada kaliteli oyunculardan kurulu bir takım olduğumuz halde bu vuruşların net gelmemesinin nedeni tabii ki biraz tecrübesizlik. Biraz baskı altında o vuruşları yapabilme becerisi devreye giriyor. Maç genel anlamda aslında istediğimiz gibi de gitti. Rakibin pozisyonu var ama oyun anlamda bize sıkıntı oluşturduğu bölümler pek olmadı. Biz oyunsal anlamda pek bir sıkıntı yaşadığımızı düşünmüyorum. Gol yedikten sonra golü bulmak için çok yüklendik, pozisyonlara da girdik fakat golü bulamayınca da 1-0 mağlup olduk. İçeride mağlubiyet yaşamanın bizim için üzüntüsü çok fazla. Bir de oyunu oynayıp oyunu domine edip kazanmaya yakın olan taraf olduğumuz halde bunu skor olarak öne geçirip avantaj sağlayıp galibiyetle kapatmamak bizi çok üzdü. O maçın analizini yaptık ve bitirdik" dedi. "Adana deplasmanı her zaman zordur" Adana 01 FK ile deplasmanda oynamanın zor olduğunu dile getiren Ateş " Adana’da deplasman oynamak her zaman zordur. Bu mevsimlerde daha da zordur. Hem hava şartları hem iklim. Adana 01 FK daha sezon biter bitmez iddiasını ortaya koydu ve transferlerini bu yönde yaptı. Adana 01 FK takımı bu ligde yukarılar oynayacak. Bir de kendi sahalarında oynayacaklar. Kadro alternatifleri çok fazla. Üçlü oynayabiliyorlar, beşliye dönebiliyorlar, dörtlü oynayabiliyorlar. Orta sahadaki dinamik varyasyonları çok daha farklı. Öndeki santraforların gol becerisi ve tecrübesi daha da farklı. O yüzden bu maç tabii ki bizim için daha zor geçecek. Ama zor maçlara ve zor rakiplere karşı da planlarımız var. Geçen sene Play-off’larda bunu kanıtladık. Bu senede o planlarımız dahilinde sahaya çıkacağız. Bu planlarımız gerçekleştiğinde bir sonuç alabiliyoruz ve iyi oyun oynayabiliyoruz. O yüzden biz planımıza en iyi şekilde yapıp en iyi bir şekilde deplasman da olsa oynayıp oradan iyi bir sonuçta dönmek istiyoruz" diyerek sözlerini noktaladı.
Yurt dışından gelen bebekler Türkiye’de hayata tutundu
11 Eylül 2025 Perşembe - 10:31 Yurt dışından gelen bebekler Türkiye’de hayata tutundu Karaciğerlerinde hastalık bulunan Libyalı ve Gürcü iki bebek, Türk hekimlerin ellerinde şifa buldu. Safra yolları yokluğu tanısı konulan 2 yaşındaki Libyalı Hatan bebeğe babasından, karaciğer sirozu tanısı konulan 4 aylık Gürcü Saba bebeğe ise annesinden alınan karaciğer dokusu başarıyla nakledildi. Libya’nın başkenti Trablus’tan gelen 3 kardeşin en küçüğü Hatan Barghout isimli bebek, doğduktan sadece 3 hafta sonra safra kanalları yokluğu teşhisiyle yaşam mücadelesine başladı. Mısır’da geçirdiği zor bir ameliyata rağmen karaciğer nakli zorunluluğu devam etti. Yapılan testler sonucu babası Alsadig Amhımmıd Barghout’un (41) organı ile uyumlu olduğu belirlenen Hatan bebek, Libya Sağlık Bakanlığı’nın desteğiyle Türkiye’ye getirildi. Acıbadem Kent Hastanesi Karaciğer Nakli ve Hepatobiliyer Cerrahi Bölümü’nün kurucu başkanı Prof. Dr. Murat Kılıç liderliğinde Doç. Dr. Cahit Yılmaz, Prof. Dr. Sema Aydoğdu, Opr. Dr. Kamil Kılıç, Opr. Opr. Dr. Rasim Farajov, Doç. Dr. Mert Akan, Uzm. Dr Alihan Pirim ve Uzm. Dr. Özgür Bolat’tan oluşan uzman ekip, kritik nakil operasyonunu başarıyla gerçekleştirdi. Nakil öncesi yürüyemeyen, ağır durumda olan küçük Hatan, ameliyat sonrası hızla toparlandı ve yeniden sağlığına kavuşarak adım atmaya başladı. Gürcistan’ın başkenti Tiflis’te yaşayan Ana Ormotsadze (26) ve Giorgi İntskirveli (40) çiftinin üç çocuğundan en küçüğü Saba ise doğuştan karaciğer sirozu ve yetmezliği ile dünyaya geldi. Sadece dört aylıkken, acil karaciğer nakline ihtiyaç duyan minik bebek, ailesi tarafından Türkiye’ye getirilerek Acıbadem Kent Hastanesi’ne sevk edildi. Yapılan testler sonucunda minik Saba’nın, annesi Ana’dan organ nakli alabileceği belirlendi. Acıbadem Kent Hastanesi Karaciğer Nakli ve Hepatobiliyer Cerrahi Bölümü Kurucu Başkanı Prof. Dr. Murat Kılıç liderliğindeki Doç. Dr. Cahit Yılmaz, Prof. Dr. Sema Aydoğdu, Opr. Dr. Kamil Kılıç, Opr. Opr. Dr. Rasim Farajov, Doç. Dr. Mert Akan, Uzm. Dr Alihan Pirim ve Uzm. Dr. Özgür Bolat’tan oluşan uzman ekip, kritik nakil operasyonunu başarıyla gerçekleştirdi. Doğuştan gelen karaciğer yetmezliğiyle mücadele eden Saba bebek, sağlık ekibinin başarılı tedavisiyle yeni hayatına umutla başladı. Babasından alınan doku Hatan bebeğe umut oldu Çocuklarda karaciğer naklinin en yaygın nedenlerinden birinin safra yollarının doğuştan olmayışı diye belirten Acıbadem Kent Hastanesi Çocuk Gastroenterolojisi uzmanı Prof. Dr. Sema Aydoğdu, Hatan Bebeğin bu problemden dolayı nakil gereksinimi doğan bir hasta olduğunu söyledi. Hatan bebeğin Sağlık Bakınlığı programı kapsamında Türkiye’ye geldiğinin aktaran Aydoğdu, "1 yaş 8 aylıkken karaciğer yetmezliğinin son aşamasındaydı. Çok ağır bir beslenme yetersizliği, karında sıvı toplanması, organ büyüklüğü nedeniyle geniş bir karın ve solunum sıkıntısı gibi yetmezlikle ilgili bütün bulgular yerleşmişti. Nakil zamanlaması ve endikasyonu tam da olması gereken noktadayken hastanemize ulaştı. Genellikle, çocukların ağırlıklarının yüzde 1’i kadar bir karaciğer grefti ideal olarak kabul ediliyor. Bu çocuğumuz da nakile girerken yaklaşık 8 kilo civarındaydı ve 80 ile 100 gram arasında bir karaciğer dokusuna ihtiyaç duyuyordu. İzmir Acıbadem Kent Hastanesi’nde babasından nakil yapılan bu kız bebek şu anda son derece iyi bir sağlık durumundadır. Şu anda karaciğer fonksiyonları tamamen normale döndü. Ancak, vücut halen tamir aşamasındadır. Bu testler yavaş yavaş normal seviyelere gelecektir. Hatta, bir iki gün içerisinde hastaneden taburcu etmeyi de planlıyoruz" dedi. Annesinden alınan doku Saba bebeğe hayat verdi Saba bebeğin Gürcistan’dan Türkiye’ye geldiğini kaydeden Acıbadem Kent Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Prof. Dr. Murat Kılıç, Doğumdan kısa süre sonra 4 aylık bebekte hem karaciğer yetmezliği hem de karaciğer sirozu geliştiğini ifade etti. Minik Saba’nın oldukça acil bir durumda hastaneye geldiğini söyleyen Kılıç, "Karaciğerin kanama ve pıhtılaşma fonksiyonları yerine gelmiyordu. Bu durumdaki bebeklerde acil karaciğer nakli yapılmazsa kaybedilme riski vardır. Bu bebeği de bir hafta 10 gün içinde karaciğer nakli yapılmazsa kaybedecektik. Bu sebeple annesinden acil olarak nakil yaptık. Bebek girişte küçük bir bebekti. 4 aylık 6 kiloydu ama nakil başarılı geçti. Türkiye’deki tüm ekiplerin ve bizim bu konudaki tecrübemiz oldukça fazladır. Özellikle canlıdan yapılan nakillerde yurt dışından da çok hasta alıyoruz. Sabah bebek de bu şekilde nakil oldu. Şimdi bir haftadır durumu iyi gidiyor ve karaciğer fonksiyonları normale döndü. 3-5 gün içinde taburcu etmeyi planlıyoruz" diye ekledi. En küçük kızı olan Hatan’nın Türkiye’de sağlığına kavuşmasının sevincini yaşadığını kaydeden babası Alsadig Amhımmıd Barghout, "Bebeğimi 45 günlükken Mısır’a götürdük. Orada bir ameliyat geçirdi. Daha sonra tekrar Libya’ya döndük. Libya’da yapılan tetkiklerde karaciğer nakli olması gerektiği söylendi ve gerekli tahliller yapıldı. Süreç de bu şekilde başladı. Ardından Türkiye’ye geldik. Şu anda çok mutluyuz, çünkü bebeğimizin sağlığı çok daha iyi. Öncelikle Libya hükümetine ve Türkiye Cumhuriyeti devletine teşekkür ediyoruz. Ayrıca Acıbadem Hastanesi’nin tüm ekibine minnettarız" sözlerini kullandı. En küçük çocukları Saba’nın sağlığına kavuşmasından dolayı mutlu olduklarını söyleyen anne Ana Ormotsadze ve Baba Giorgi İntskirveli ise "Bebeğimiz doğduktan yaklaşık 10 gün sonra bazı semptomlar göstermeye başladı. Ancak kendi ülkemizde bu tedavi mümkün olmadığı için Türkiye’ye gelmeye karar verdik. Başta çok korkuyorduk; çünkü durum her geçen gün daha da kötüleşiyordu. Ama Türkiye’ye geldikten sonra her şey değişmeye başladı. Tedavi süreciyle birlikte bebeğimizin durumu hızla iyileşmeye başladı. Şu anda çok daha rahatız. Ameliyat sonrasında da gelişmeler olumlu yönde ilerliyor. Bu yüzden çok mutluyuz ve umutluyuz. Umarız her şey daha da iyi olacak" ifadelerini kullandı.
Yurt dışından gelen bebekler Türkiye’de hayata tutundu
11 Eylül 2025 Perşembe - 10:29 Yurt dışından gelen bebekler Türkiye’de hayata tutundu Karaciğerlerinde hastalık bulunan Libyalı ve Gürcü iki bebek, Türk hekimlerin ellerinde şifa buldu. Safra yolları yokluğu tanısı konulan 2 yaşındaki Libyalı Hatan bebeğe babasından, karaciğer sirozu tanısı konulan 4 aylık Gürcü Saba bebeğe ise annesinden alınan karaciğer dokusu başarıyla nakledildi. Libya’nın başkenti Trablus’tan gelen 3 kardeşin en küçüğü Hatan Barghout isimli bebek, doğduktan sadece 3 hafta sonra safra kanalları yokluğu teşhisiyle yaşam mücadelesine başladı. Mısır’da geçirdiği zor bir ameliyata rağmen karaciğer nakli zorunluluğu devam etti. Yapılan testler sonucu babası Alsadig Amhımmıd Barghout’un (41) organı ile uyumlu olduğu belirlenen Hatan bebek, Libya Sağlık Bakanlığı’nın desteğiyle Türkiye’ye getirildi. Acıbadem Kent Hastanesi Karaciğer Nakli ve Hepatobiliyer Cerrahi Bölümü’nün kurucu başkanı Prof. Dr. Murat Kılıç liderliğinde Doç. Dr. Cahit Yılmaz, Prof. Dr. Sema Aydoğdu, Opr. Dr. Kamil Kılıç, Opr. Opr. Dr. Rasim Farajov, Doç. Dr. Mert Akan, Uzm. Dr Alihan Pirim ve Uzm. Dr. Özgür Bolat’tan oluşan uzman ekip, kritik nakil operasyonunu başarıyla gerçekleştirdi. Nakil öncesi yürüyemeyen, ağır durumda olan küçük Hatan, ameliyat sonrası hızla toparlandı ve yeniden sağlığına kavuşarak adım atmaya başladı. Gürcistan’ın başkenti Tiflis’te yaşayan Ana Ormotsadze (26) ve Giorgi İntskirveli (40) çiftinin üç çocuğundan en küçüğü Saba ise doğuştan karaciğer sirozu ve yetmezliği ile dünyaya geldi. Sadece dört aylıkken, acil karaciğer nakline ihtiyaç duyan minik bebek, ailesi tarafından Türkiye’ye getirilerek Acıbadem Kent Hastanesi’ne sevk edildi. Yapılan testler sonucunda minik Saba’nın, annesi Ana’dan organ nakli alabileceği belirlendi. Acıbadem Kent Hastanesi Karaciğer Nakli ve Hepatobiliyer Cerrahi Bölümü Kurucu Başkanı Prof. Dr. Murat Kılıç liderliğindeki Doç. Dr. Cahit Yılmaz, Prof. Dr. Sema Aydoğdu, Opr. Dr. Kamil Kılıç, Opr. Opr. Dr. Rasim Farajov, Doç. Dr. Mert Akan, Uzm. Dr Alihan Pirim ve Uzm. Dr. Özgür Bolat’tan oluşan uzman ekip, kritik nakil operasyonunu başarıyla gerçekleştirdi. Doğuştan gelen karaciğer yetmezliğiyle mücadele eden Saba bebek, sağlık ekibinin başarılı tedavisiyle yeni hayatına umutla başladı. Babasından alınan doku Hatan bebeğe umut oldu Çocuklarda karaciğer naklinin en yaygın nedenlerinden birinin safra yollarının doğuştan olmayışı diye belirten Acıbadem Kent Hastanesi Çocuk Gastroenterolojisi uzmanı Prof. Dr. Sema Aydoğdu, Hatan Bebeğin bu problemden dolayı nakil gereksinimi doğan bir hasta olduğunu söyledi. Hatan bebeğin Sağlık Bakınlığı programı kapsamında Türkiye’ye geldiğinin aktaran Aydoğdu, "1 yaş 8 aylıkken karaciğer yetmezliğinin son aşamasındaydı. Çok ağır bir beslenme yetersizliği, karında sıvı toplanması, organ büyüklüğü nedeniyle geniş bir karın ve solunum sıkıntısı gibi yetmezlikle ilgili bütün bulgular yerleşmişti. Nakil zamanlaması ve endikasyonu tam da olması gereken noktadayken hastanemize ulaştı. Genellikle, çocukların ağırlıklarının yüzde 1’i kadar bir karaciğer grefti ideal olarak kabul ediliyor. Bu çocuğumuz da nakile girerken yaklaşık 8 kilo civarındaydı ve 80 ile 100 gram arasında bir karaciğer dokusuna ihtiyaç duyuyordu. İzmir Acıbadem Kent Hastanesi’nde babasından nakil yapılan bu kız bebek şu anda son derece iyi bir sağlık durumundadır. Şu anda karaciğer fonksiyonları tamamen normale döndü. Ancak, vücut halen tamir aşamasındadır. Bu testler yavaş yavaş normal seviyelere gelecektir. Hatta, bir iki gün içerisinde hastaneden taburcu etmeyi de planlıyoruz" dedi. Annesinden alınan doku Saba bebeğe hayat verdi Saba bebeğin Gürcistan’dan Türkiye’ye geldiğini kaydeden Acıbadem Kent Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Prof. Dr. Murat Kılıç, Doğumdan kısa süre sonra 4 aylık bebekte hem karaciğer yetmezliği hem de karaciğer sirozu geliştiğini ifade etti. Minik Saba’nın oldukça acil bir durumda hastaneye geldiğini söyleyen Kılıç, "Karaciğerin kanama ve pıhtılaşma fonksiyonları yerine gelmiyordu. Bu durumdaki bebeklerde acil karaciğer nakli yapılmazsa kaybedilme riski vardır. Bu bebeği de bir hafta 10 gün içinde karaciğer nakli yapılmazsa kaybedecektik. Bu sebeple annesinden acil olarak nakil yaptık. Bebek girişte küçük bir bebekti. 4 aylık 6 kiloydu ama nakil başarılı geçti. Türkiye’deki tüm ekiplerin ve bizim bu konudaki tecrübemiz oldukça fazladır. Özellikle canlıdan yapılan nakillerde yurt dışından da çok hasta alıyoruz. Sabah bebek de bu şekilde nakil oldu. Şimdi bir haftadır durumu iyi gidiyor ve karaciğer fonksiyonları normale döndü. 3-5 gün içinde taburcu etmeyi planlıyoruz" diye ekledi. En küçük kızı olan Hatan’nın Türkiye’de sağlığına kavuşmasının sevincini yaşadığını kaydeden babası Alsadig Amhımmıd Barghout, "Bebeğimi 45 günlükken Mısır’a götürdük. Orada bir ameliyat geçirdi. Daha sonra tekrar Libya’ya döndük. Libya’da yapılan tetkiklerde karaciğer nakli olması gerektiği söylendi ve gerekli tahliller yapıldı. Süreç de bu şekilde başladı. Ardından Türkiye’ye geldik. Şu anda çok mutluyuz, çünkü bebeğimizin sağlığı çok daha iyi. Öncelikle Libya hükümetine ve Türkiye Cumhuriyeti devletine teşekkür ediyoruz. Ayrıca Acıbadem Hastanesi’nin tüm ekibine minnettarız" sözlerini kullandı. En küçük çocukları Saba’nın sağlığına kavuşmasından dolayı mutlu olduklarını söyleyen anne Ana Ormotsadze ve Baba Giorgi İntskirveli ise "Bebeğimiz doğduktan yaklaşık 10 gün sonra bazı semptomlar göstermeye başladı. Ancak kendi ülkemizde bu tedavi mümkün olmadığı için Türkiye’ye gelmeye karar verdik. Başta çok korkuyorduk; çünkü durum her geçen gün daha da kötüleşiyordu. Ama Türkiye’ye geldikten sonra her şey değişmeye başladı. Tedavi süreciyle birlikte bebeğimizin durumu hızla iyileşmeye başladı. Şu anda çok daha rahatız. Ameliyat sonrasında da gelişmeler olumlu yönde ilerliyor. Bu yüzden çok mutluyuz ve umutluyuz. Umarız her şey daha da iyi olacak" ifadelerini kullandı.
Ege Üniversitesi uluslararası öğrencilerin buluşma üssü
11 Eylül 2025 Perşembe - 10:09 Ege Üniversitesi uluslararası öğrencilerin buluşma üssü Uluslararası öğrenciler için cazibe merkezi olan Ege Üniversitesinde 6 kıta ve 103 ülkeden 2 bin 543 yabancı uyruklu öğrenci eğitim alıyor. Türkiye’nin köklü Ege Bölgesinin ilk üniversitesi olan Ege Üniversitesi; 11 kampüste, 79 lisans, 74 ön lisans, 1000’in üzerinde tematik eğitim ve araştırma laboratuvarı, yüzde yüz dolulukla çalışan Teknoparkı, 41 araştırma ve uygulama merkezi ile 53 bin 633 yurt içinden 2 bin 543 yurt dışından olmak üzere 56 bin 170 öğrenciye ev sahipliği yapıyor. Ege Üniversitesi olarak Yükseköğretim Kurulunun hedef odaklı uluslararasılaşma stratejisi kapsamında yabancı uyruklu öğrenci sayısını her geçen yıl artırmaya devam ettiklerini ifade eden Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, tam akreditasyona sahip, öğrenci odaklı, spor dostu kampüs unvanlı, sağlık temalı bir araştırma üniversite olan Ege Üniversitesinin aynı zamanda uluslararası standartlarda kaliteli eğitimi, ikili iş birlikleri ve akademiye rol model olan çift diploma programlarıyla yabancı uyruklu öğrenciler için çekim merkezi haline geldiğini söyledi. Ege Üniversitesinin atılım sürecinde uluslararasılaşma hedefinin önemli ve öncelikli bir yer tuttuğunu bu kapsamda başta Asya, Türk Dünyası ve Avrupa olmak üzere 6 kıta ve 103 ülkeden 2543 uluslararası öğrencinin öğrenimlerine devam ettiğini ifade eden Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, "Dünyanın dört bir yanından uluslararası öğrenciye ev sahipliği yapıyoruz. Azerbaycan, Bulgaristan, Yunanistan, Rusya, İran, Kazakistan, ABD ve Almanya olmak üzere her kıtadan öğrencimiz bulunuyor. Üniversitemizi kazanan yabancı uyruklu öğrenciler, Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü bünyesinde yer alan Türkçe Öğretim Biriminde Türkçe öğrendikten sonra kazandıkları fakültelerde eğitimlerine başlıyor. Orhun ve Erasmus programları kapsamında hem öğrenci hem de öğretim elemanı değişimlerimiz sürüyor. Uluslararası İlişkiler Koordinatörlüğü bünyesinde yürütülen çalışmalar kapsamında 2025-2026 eğitim öğretim yılı için kabul ve yerleştirme onayı alan uluslararası öğrencilerin süreçleri devam ediyor. Koordinatörlüğümüz; değişim programları ile ilgili süreçleri takip ediyor. Üniversitemizin uluslararası düzeyde tanınırlığının ve bilinirliğinin artırılması için mevcut iş birliklerine yenilerini ekliyor" dedi. "Hedefimiz uluslararası öğrenci sayımızı artırmak" Ege Üniversitesinin uluslararası başarılarından bahseden Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, "Türk yükseköğretiminde bir ilk olarak ikili diploma programımız Azerbaycan Devlet Tarım Üniversitesi ile Ziraat Fakültemiz arasında devam ediyor. Orhun Değişim Programının liderliğini sürdürüyoruz. Erasmus plus programına en çok öğrenci gönderen ve alan ilk beş üniversite içerisinde yer alıyoruz. Türkiye ve Özbekistan ortaklığında kurulan Ege üniversitesinin kurucu üniversiteleri arasında yer aldığı Uluslararası Türk Devletleri Üniversitesi bu sene eğitime başlıyor. Ege Üniversitesi olarak küresel düzeyde bilinirliğimizi ve tercih edilebilirliğimizi artırmaya ve farklı kültürleri bir araya getiren kapsayıcı bir eğitim ortamı sunmaya devam edeceğiz. Hedefimiz bugüne kadar olduğu gibi bundan sonrada uluslararası öğrenci sayımızı periyodik olarak artırmak. Uluslararasılaşma vizyonumuz doğrultusunda her geçen yıl daha fazla öğrenciyi üniversitemizde ağırlayacağız. Bu öğrencilerin birer kültür elçisi olduklarının bilinciyle hareket ediyoruz. Bu gençler, bir yandan kendi kültürlerini ve umutlarını üniversitemize aktarırken bir yandan da bizim kadim değerlerimizi kurdukları dostluklarla ülkelerine taşıyorlar. Üniversitemizde ve ülkemizde edindikleri birikim ve tecrübeleri ile gönüllü kültür elçilerimiz oluyorlar. Burada aldıkları eğitimle ülkelerine döndüklerinde hem mesleklerini başarıyla icra edecekler hem de üniversitemizi ve ülkemizi en iyi şekilde temsil edecekler" dedi.
İzmir’de el konulan 20 cins köpek Işıkkent Köpek Bakımevi’nde
11 Eylül 2025 Perşembe - 09:25 İzmir’de el konulan 20 cins köpek Işıkkent Köpek Bakımevi’nde Bayraklı İlçe Tarım Müdürlüğü ekiplerinin doğal ihtiyaçları karşılanmadan ve uygunsuz koşullarda bir evde tutulduğu gerekçesiyle el koyduğu teriyer ve Fransız bulldoğu cinsi 20 köpek Bornova Işıkkent Köpek Bakımevi’ne alındı. Köpeklerin sahiplendirilmesi planlanıyor. İzmir Bayraklı İlçe Tarım Müdürlüğü, şikayet üzerine 4 Eylül’de bir eve baskın düzenledi. Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) yetkilileri ile yapılan incelemede, ev sahibinin farklı cinsten oluşan 20 köpeği aynı yerde tuttuğu belirlendi. Ekipler, uygun olmayan koşullarda tutulduğu ve doğal ihtiyaçlarının karşılanmadığı gerekçesiyle köpeklere el koydu. Köpekler, Işıkkent Köpek Bakımevi’ne getirildi. Can dostların tedavisi sürüyor İzmir Büyükşehir Belediyesi Veteriner İşleri Dairesi Başkanlığı Hayvan Sağlığı Şube Müdürlüğü Işıkkent Köpek Bakımevi Sorumlusu Veteriner Hekim Nadide Işıklı, çoğu dişi olan teriyer ile Fransız bulldoğu cinsi köpeği, bakımevinde misafir ettiklerini söyledi. Nadide Işıklı, "Getirildiklerinde gerekli sağlık muayeneleri, antiparaziter tedavileri yapıldı. Mikroçip takıldı. Sahipli olup olmadıklarına bakıldı. Şu an tedavi süreçleri devam ediyor. Tedavileri tamamlandıktan sonra bazılarının tıraşlarını yapacağız. Kısırlaştıracağız. Ardından sahiplendirme programına alacağız" dedi. "Bir an önce sıcak bir yuvaya kavuşmalarını istiyoruz." Genel olarak sağlık durumları iyi olan köpeklerin daha da toparlanması için ellerinden geleni yaptıklarını belirten Işıklı, köpekleri sahiplendirmek istediklerini de vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı: "Sevimli dostlarımızı sahiplenmek isteyenler, patilikentimiz sosyal medya hesapları üzerinden sahiplendirme programını takip edebilirler. 13.00 ile 16.00 saatleri arasında Işıkkent Köpek Bakımevi’ne gelerek de sahiplenebilir. Hepsi çok güzel, evcimen hayvanlar. Bir an önce sıcak yuvalarına kavuşmalarını istiyoruz" diye konuştu.
Vergi düzenlemesi taksici esnafının gündeminde: "Yükümüz ağırlaşıyor"
10 Eylül 2025 Çarşamba - 19:03 Vergi düzenlemesi taksici esnafının gündeminde: "Yükümüz ağırlaşıyor" İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle gündeme gelen basit usulden deftere tabi vergi sistemine geçiş düzenlemesinin küçük esnafı ağır yük altına sokacağını belirterek, "Biz vergi ödemeyelim demiyoruz ama 3 kiloluk yükümüz varken üzerimize 50 kilo yük yüklemeyin" dedi. Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile basit usulde vergilendirme kapsamı büyük ölçüde daraltıldı, başta taksici ve dolmuşçu esnafı olmak üzere birçok meslek grubu gerçek usulde vergilendirme kapsamına alındı. Bugüne kadar basit usulde vergilendirme ile gelir vergisi muafiyetinden faydalanan taksici esnafı, 1 Ocak 2026’dan itibaren defter tutma, gelir ve KDV beyannamesi verme, düzenledikleri belgeleri uzun yıllar saklama gibi ciddi yükümlülüklerle karşı karşıya kalacak. İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan da dün Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle gündeme gelen vergi düzenlemesi hakkında açıklamalarda bulundu. Düzenlemenin sadece taksicileri değil, minibüsçü, servisçi, otobüsçü ile bakkal, manav, kasap, berber gibi tüm küçük esnafı ilgilendirdiğini belirten Özkan, kararın ardından esnafın büyük huzursuzluk yaşadığını söyledi. "Cumhurbaşkanımızın ayrıntılardan haberi yok" Kararnamenin içeriğine dikkat çeken Özkan, "Sayın Cumhurbaşkanımız esnafa bugüne kadar hep destek oldu. Ancak bu düzenlemenin detaylarından kendisinin haberi olduğunu sanmıyoruz. Yıllarca basit usulde vergi ödeyen esnaf, birden deftere tabi tutuluyor ve ağır bir yükün altına sokuluyor" diye konuştu. "Yüzde 2-3 denmişti, şimdi yüzde 20 KDV ve yüzde 25 vergi çıktı" Gelir İdaresi Başkanı Bekir Bayraktar ile iki ay önce yaptıkları görüşmede oranların düşürüleceğinin söylendiğini ifade eden Özkan, "Yüzde 2-3 seviyesinde makul oranlar konuşuldu. Ancak dün öğrendik ki yüzde 20 KDV, yüzde 20-25 gelir vergisi uygulanacak. Bu durumda esnafın kontak kapatması kaçınılmaz olur" dedi. Yeni oranlarla birlikte ticari taksiciliğin sürdürülemez hale geleceğini vurgulayan Özkan, "İzmir’de bir ticari taksi aylık ortalama 7-8 bin lira ciro yapıyor. İstanbul’da 10 bin civarında. Bu cironun üzerine yüzde 20 KDV, yüzde 25 vergi geldiğinde, sigorta, amortisman ve diğer giderler de eklenince bu işin yapılması mümkün değil. Esnaf iflas eder, taksimetreler kapanır, korsan taşımacılık artar" ifadelerini kullandı. Vergiye karşı olmadıklarını vurgulayan Özkan, "Bizim derdimiz vergi ödememek değil. Ama 3 kilo yük taşıyorsak bize 3 kilo yük verin. 50 kiloyu kaldıramayız. Hesap ortada, matematiği bilen herkes bu düzenlemenin sürdürülemez olduğunu görür" dedi. "Kayıtlı esnaf değil, korsan taşımacılık denetlensin" Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e de seslenen Özkan, "Kayıtlı esnafın üzerine yük bindirmek yerine, her gün milyonlarca lira kazanan korsan taşımacılıkla mücadele edilsin. Korsan araçların kayıtları devletin elinde mevcut. Buradan sağlanacak gelir, esnafı bitirecek bu düzenlemeden çok daha fazla olacaktır" ifadelerini kullandı. Tüm Türkiye’deki odaların ve federasyonun süreci takip ettiğini belirten Özkan, "Sayın Cumhurbaşkanımızın esnafın sesini duyacağına, bu yanlışın düzeltileceğine ve makul bir vergi düzenlemesinin getirileceğine inancımız tamdır" diye konuştu.
Torbalı’da iş yerindeki patlamayla ilgili davada lokanta sahibi tahliye edildi
10 Eylül 2025 Çarşamba - 18:05 Torbalı’da iş yerindeki patlamayla ilgili davada lokanta sahibi tahliye edildi İzmir’in Torbalı ilçesinde 5 kişinin öldüğü, 63 kişinin yaralandığı tüp patlamasına ilişkin görülen davada lokanta sahibi tahliye edildi. Duruşmada suçsuz olduğunu söyleyerek kendisini savunan işletme sahibi, Torbalı Belediyesini suçladı. Ayrancılar Mahallesi Barış Manço Caddesi’nde 30 Haziran’da şırdan satışı yapılan iş yerinde tüp patlaması nedeniyle Ruken Çağur (31), Evin Aslan (36), kardeşi Birgül Sarsılmaz (44), Havin Ergin (17) ve Dilek Bağ (24) hayatını kaybetti, 63 kişi de yaralanmıştı. Patlamanın yaşandığı bina ile çevredeki 10 binada hasar oluşurken diğer iş yerlerinde de hasarlar meydana gelmişti. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlı ekipler tarafından olay yerindeki hasar gören bina ve iş yerlerinde hasar tespit çalışmaları yapıldı. Görevlendirilen 2 müfettiş soruşturma yürüttü. Patlamayla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında, tüp değiştirdiği öne sürülen M.K. ile Menderes ilçesinde yakalanan işletme sahibi G.K., jandarma tarafından gözaltına alındı. 2 şüpheli, jandarmadaki işlemlerini ardından çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Patlamanın meydana geldiği iş yerinin 6 aydır ruhsatsız olduğu ortaya çıktı. Şüpheliler hakkında Torbalı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "taksirle birden fazla insanın ölümüne ya da yaralanmasına neden olma" suçundan 15’er yıla kadar hapis cezası istemiyle hazırlanan iddianame, Torbalı Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilmişti. Torbalı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuklu sanık işletmeci G.K., SEGBİS aracılığıyla katıldı. Tüpü değiştirdiği iddia edilen tutuklu sanık M.K. ile hayatını kaybedenlerin yakınları ve taraf avukatları da salonda hazır bulundu. Tutuksuz yargılanan tüp firmasının Ege bölge sorumlusu O.İ. ise duruşmaya katılmadı. Duruşmada, tüp firmasının eski işletmecisi G.B. tanık olarak ifade verdi. G.B., iş yerini M.K.’ye tüp firmasının bilgisi dahilinde devrettiğini, firmanın herhangi bir eğitim zorunluluğu şartı belirtmediğini söyledi. Sanayi tipi tüplerin sadece sanayi faaliyetleri yürüten işletmelerde kullanılabileceğini belirten G.B., "M.K.’nin daha önce tüpçülük yapmadığını biliyordum" dedi. Sanıklar kendilerini savundu Cumhuriyet savcısı mütalaasında, bilirkişi raporlarında soru işaretleri bulunduğunu belirterek ek rapor alınması gerektiğini söyledi ve sanıkların tutukluluk hallerinin devamını talep etti. Söz alan işletmeci G.K., patlamanın tüpten kaynaklanan gaz kaçağından yaşandığını savundu. "Ben de orada ölebilirdim. Belediye gelip tüpü gördü ama herhangi bir müdahalede bulunmadı. En suçsuz kişi benim" diyerek tahliyesini istedi. Sanık M.K. de suçlamaları reddederek, "Tüpü kusursuz şekilde teslim ettim. Tek suçum tüp değiştirme belgemin olmayışıdır" ifadelerini kullandı. İşletmeci tahliye edildi Aranın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, yeniden bilirkişi raporu alınmasına gerek görmedi. Heyet, işletmeci G.K.’nin tahliyesine, yurt dışına çıkış yasağı ve konutu terk etmeme şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verdi. Diğer sanık M.K.’nin ise tutukluluk halinin devamına hükmedildi. Eksikliklerin tamamlanması için dava ileri bir tarihe ertelendi.