Yerel Haberler
İzmir
EFES 2026 Tatbikatı ’Savunma Sanayi Sergisi’ kapılarını vatandaşlara açtı 17 Mayıs 2026 Pazar - 16:51:47 EFES 2026 Birleşik Müşterek Fiili Atışlı Arazi Tatbikatı kapsamında düzenlenen Savunma Sanayi Sergisi, halk günü etkinliğiyle kapılarını vatandaşlara açtı. Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen savunma sanayi teknolojilerinin sergilendiği etkinlikte, vatandaşlar Türkiye’nin askeri ve teknolojik alanda ulaştığı gücü yakından görme fırsatı buldu. Sergi alanını ziyaret eden vatandaşlar, ilk olarak EFES 2026 Tatbikatı’nın son hazırlık ve uygulama aşamalarına dair yürütülen çalışmaları ilgiyle takip etti. Ardından teknoloji stantlarını gezen ziyaretçiler, insansız hava araçlarından roket sistemlerine, robot köpeklerden tanklara, hava savunma sistemlerinden kamikaze dronlara kadar çok sayıda modern askeri teçhizatı ve yerli üretim silah çeşidini yakından inceledi. Türk savunma sanayisinin küresel ölçekteki gelişimini gözler önüne seren sergide, milli imkanlarla üretilen her sınıftan teknolojik ürün yoğun ilgi gördü. Alanda sergilenen ürünler hakkında yetkililerden teknik kabiliyetler dalında detaylı bilgiler alan vatandaşlar, yerli savunma sanayisinin ne kadar ileri bir seviyeye geldiğini yerinde gözlemleme imkanı yakaladı. Vatandaşlardan yoğun ilgi Duygularının son derece yüksek ve gurur verici olduğunu belirten Emine Demirel, "Emeği geçen herkesten Allah razı olsun. Savunma sanayimiz o kadar üst seviyelere çıktı ki artık dünya karşımızda titriyor. ’Artık bir Türkiye var, onların sanayisi güçlü’ diyorlar. Bizlerden korkuyorlar. Biz bunlarla; KAAN’larla, tanklarımızla, uçaklarımızla ve insansız hava araçlarımızın hepsiyle gurur duyuyoruz" ifadelerini kullandı. Gurbetçilerin gururu Almanya’dan geldiğini ve yurt dışından gelen biri olarak Savunma Sanayii Sergisi’nde gördüklerinin kendileri için çok daha farklı ve gurur verici olduğunu belirten Mehtap Tanrısever, "Türk vatandaşı olmak bizim için başlı başına ayrı bir özellik ve gurur kaynağı. Yurt dışında bildiğiniz üzere biraz zorluk çekiyoruz, çünkü orada hala ırkçılık var. Buraya geldiğimizde ve bu eserleri gördüğümüz zaman bir Türk olarak gerçekten daha da gururlanıyoruz. Alana henüz yeni geldik ama gözümüzü alamıyoruz. O kadar kaliteli ve büyük eserler var ki hayranlıktan adeta ağzım açık kaldı. Büyük bir heyecan doluyuz" şeklinde konuştu. Yerli silahlar ilgi gördü Tankların ve silahların oldukça etkileyici olduğunu, ülkenin yerli mühimmatlarını yakından görmenin kendisine büyük heyecan verdiğini belirten Samet Kuran, "Silahları gördük, çok güzellerdi. Ülkenin o güzel mühimmatlarını ve araçlarını görmek, onlara dokunabilmek ve ayrıntılarını öğrenmek insanı ister istemez heyecanlandırıyor. Hedefim Hava Harp Okulu’na girip pilot olmak. Burada anlatılacak ve övülecek çok fazla şey var. Hepsini teker teker gezmek, farklı teknolojileri tanımak ve askerlerin yaşadığı duyguların bir neticesini hissetmek çok güzel bir duygu. Bence herkes buraya gelmeli ve bu atmosferi görmeli" ifadelerini kullandı. Ülke teknolojisinin ne kadar iyi olduğunu gördüğünü söyleyen Ata Görmenoğlu ise, "Sarsılmaz gibi ünlü markalarımızı deneyimleme şansım oldu. Ne kadar gelişmiş olduğumuzu görme fırsatı bulduk. Özellikle tanklarımız, askeri teknolojide ne kadar üstün olduğumuzu gösteriyor. Buraya geldiğinizde gururlanmamak mümkün değil. Hem silah teknolojisi hem de araçlar olarak çok gelişmişiz ve bunu buraya gelince rahatlıkla görebiliyoruz. Burayla ilgili söyleyecek çok şey var, anlatarak bitiremeyiz. İmkanı olan herkesin gelip deneyimlemesi lazım. Beni zırhlı araçlar ve tabanca gibi silah teknolojileri daha çok heyecanlandırdı. Onların daha gelişmiş olduğunu düşünüyorum. Tanklarımız da oldukça gelişmiş ve birçok sistematiği var ama zırhlı araçların ve silahların hissi çok ayrı" diye konuştu.
17 Mayıs 2026 Pazar - 15:29 Aliağa’da ’Otizmli Çocuklar Gelişim ve Dayanışma Derneği’ açıldı Aliağa’da faaliyetlerine başlayan Otizmli Çocuklar Gelişim ve Dayanışma Derneği’nin açılış ve tanışma konferansı, Aliağa Belediyesi Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. Konferansa Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, Aliağa İlçe Milli Eğitim Müdürü Dr. Erdoğan Akyüz, Otizmli Çocuklar Gelişim ve Dayanışma Derneği Kurucu Başkanı Sonay Vural ve yönetim kurulu üyeleri, özel eğitim öğretmenleri ile aileler katıldı. Programda otizmli bireylerin eğitim, spor ve sosyal yaşamda daha görünür olması gerektiği vurgulanırken, toplumsal dayanışmanın önemine dikkat çekildi. Başkan Acar: "O çocuklar benim de çocuklarım" Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, Aliağa’nın özel eğitim alanında önemli imkanlara sahip olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Aliağa olarak çok nitelikli rehabilitasyon merkezlerine ve alanında başarılı eğitimcilere sahibiz. Belediyemizin Atla Terapi ve Rehabilitasyon Merkezi’nde de eğitimci arkadaşlarımız çocuklarımızın gelişimine çok önemli katkılar sunuyor. Ne mutlu ki bugün Kaanlarımız, Erenlerimiz, Doruklarımız, Tolgalarımız ve Keremlerimiz var; inanıyorum ki başarı hikâyelerimiz her geçen gün daha da artacak. Siz değerli ailelerimiz çocuklarınız için her şeyinizi ortaya koyuyorsunuz ama şunu bilmenizi isterim ki o çocuklar benim de çocuklarım. Biz büyük bir aileyiz ve her zaman birlikteyiz. Çocuklarımız için en iyisini yapacak, onları en güzel yerlere hep birlikte taşıyacağız. Bugün artık yeni bir paydaşımız daha var. Derneğimiz, belediyemiz, ailelerimiz ve eğitimcilerimizle çocuklarımız için omuz omuza çalışacağız. Otizmli Çocuklar Gelişim ve Dayanışma Derneği’nin Aliağa’mıza hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum." Sonay Vural: "Çocuklarımız her yerde dimdik ayakta duracak" Otizmli Çocuklar Gelişim ve Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı ve Aliağa Belediyesi Özel Eğitim Sporcusu Kaan Vural’ın annesi Sonay Vural, yaşadıkları zorlu süreci anlatarak şunları söyledi: "Çok emek verdik, çok mücadele ettik. Pek çok yere gittik, birçok kapı yüzümüze kapandı ama o kapıları açan güzel yürekli insanlar da vardı. Çocuklarımız istenseler de istenmeseler de hayatın içinde olacak ve her yerde dimdik duracaklar. Hocalarımız bize her zaman destek oldu, Başkanımız Serkan Acar ise önümüze çıkan pek çok engeli aşmamızda yanımızda durdu. Çocuklarımız çok güzel gelişimler gösterdi. Kaan, milli sporcu olma yolunda ilerliyor. Bu yıl Aliağa Belediyemizin desteğiyle yüzmede Ege Birinciliği elde ettik. Çocuklarımızı hayatın içine katalım, sosyal yaşamın her alanında var olmalarını sağlayalım." Mazlum Yılmaz: "Küçük bir adım büyük başarılara dönüştü" Aliağa Belediyesi Özel Eğitim Öğretmeni Mazlum Yılmaz, öğrencisi Aliağa Belediyesi Özel Eğitim Sporcusu Eren Yüzbaşıoğlu’nun spor alanındaki başarılarına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Bizim umut ışığı olarak gördüğümüz bu çalışmaya katkı sunan herkese şimdiden teşekkür ediyorum. Eren ile birlikte Konya’daki Masa Tenisi Müsabakaları’ndan geldik. Eren, okul sporlarında Türkiye üçüncüsü olmayı başardı. Kursumuzda temel eğitim süreciyle başladık. Daha sonra çocuklarımızı nasıl daha ileri taşıyabileceğimizi düşündük ve masa tenisine yöneldik. O gün atılan küçük bir adım bugün Aliağa Belediyemizin takımında önemli başarılara dönüştü. Destek veren herkese teşekkür ediyorum." "Çocuklarımızın hayata karışmaya ihtiyacı var" Özel Eğitim Öğretmenleri ve Artı Çocuk Gelişim Merkezi Kurucuları Şeyma Çelikkaya ve Abdurrahman Altunkaynak ise konuşmalarında toplumsal dayanışmanın önemine vurgu yaparak şunları söylediler: "Bu derneğin en önemli amacı hiçbir ailenin kendisini yalnız hissetmemesidir. Biz, hiçbir çocuğun yalnızca farklı gelişim gösterdiği için eğitim hakkından mahrum kalmasını, ailelerin çaresizlik içinde kaybolmasını istemedik. Çocuklarımızın yalnızca terapi odalarıyla sınırlı bir yaşam sürmesini değil, hayatın içinde aktif bireyler olarak yer almasını istiyoruz. Çünkü bizim çocuklarımızın yalnızca eğitim almaya değil, topluma karışmaya ve sosyal yaşamın içinde var olmaya ihtiyacı var. Bugün burada bulunan kıymetli yöneticilerimizin desteği bizim için son derece değerli. Çünkü bu mücadele yalnızca ailelerin omzuna bırakılabilecek bir mücadele değil; eğitimin, yerel yönetimlerin, uzmanların, öğretmenlerin ve toplumun hep birlikte sahip çıkması gereken ortak bir sorumluluktur."
17 Mayıs 2026 Pazar - 13:59 İzmir’de genç beyinlerin uzay yarışı: ’Ay ve Mars Köyü Projesi’ final yaptı İzmir’de Radikal Okulları tarafından hayata geçirilen ve öğrencilerin uzayda yaşam alanları tasarladığı ’Ay ve Mars Köyü Projesi’, Radikal Konak Okulları’nda düzenlenen görkemli finalle sona erdi. Radikal Okulları bünyesinde yürütülen ve İzmir genelindeki 15 farklı okuldan öğrencileri bir araya getiren ’Ay ve Mars Köyü Projesi’nin final heyecanı, Radikal Konak Okulları ev sahipliğinde yaşandı. Okul yönetimi, öğretmenler, veliler, yarışmacı öğrenciler ve üniversiteli mentörlerin katılımıyla gerçekleştirilen final etkinliğinde, 7 ayrı grup podyuma çıktı. Geleceğin bilim insanı adayı olan öğrencilerin, geri dönüşüm materyallerini kullanarak uzayda bir yaşam fikriyle geliştirdikleri projeler katılımcılardan büyük ilgi gördü. Jüri değerlendirmesinin ardından ilk üç sırayı paylaşan öğrencilere para ödülü ve burs hediyesi takdim edildi. "Geleceğin bilim insanlarını yetiştiriyoruz" Yaklaşık 8 aydır sürdürülebilir bir vizyonla hareket ettiklerini ve projenin final aşamasına gelmesinden gurur duyduklarını belirten Radikal Okulları ARGE Koordinatörü Şule Baş, "Ekim ayında aslında bir hayalimizi gerçekleştirmeye başladık. İzmir’in farklı ortaokul ve liselerindeki öğrencilerden bilim toplulukları oluşturmak gibi bir hayalimiz vardı. Bu çocuklara her ay yeni bilim seminerleri, bilim atölyeleri düzenleyerek süreç boyunca birer bilim insanı olarak yetişmelerini amaçladık. Yaklaşık 8 aydır bu vizyonu devam ettirmeyi başardık. Çocukları astronomi alanında ve dünyanın, geleceğin şekillendirilmesi konularında bilinçlendirmeye özen gösterdik" dedi. "Geri dönüşüm materyalleriyle gelecek inşa ettiler" Yarışma gününün büyük bir heyecana sahne olduğunu kaydeden Baş, "Şimdi de bu sürecin meyvelerini topladığımız bir yarışma düzenliyoruz. 15 farklı okuldan öğrencimiz burada yarışıyor. Herkes kendi Ay ve Mars yaşam üssünü tasarlıyor. ’Orada bir gelecek yaşam alanı tasarlasaydık nasıl bir şey yapardık?’ diye yarışmaya başladılar. Biz öğrencilerimize geri dönüşüm materyalleri verdik ve bu materyallerden yola çıkarak kendi yaşam üslerini tasarladılar. Sabah 10.00’da başladık ve 15.00’e kadar alanda canlı bir şekilde projelerini gerçekleştirdiler" ifadelerini kullandı. Üniversiteli mentörler ve uzman jüri eşlik etti Projelerin çok yönlü bir süzgeçten geçirildiğini aktaran Şule Baş, "Sürdürülebilirliğe, tasarımın güzelliğine, mühendisliğe ve bilim ayağına bakıyoruz. Böyle beş-alt kategoride değerlendirdiğimiz; Prof. Dr. Serdar Evren ve Mimar Rafet hocamızın bizlerle olduğu kıymetli bir jürimiz var. Ayrıca her grubumuzda bir tane mentör öğrenci desteği sağladık. Ege Üniversitesi Astronomi Bölümü öğrencilerimiz de yarışma boyunca kardeşlerinin başında durarak onlara mentörlük yaptı" şeklinde konuştu. Sıra dünya sahnesinde: Hedef NASA Projelerin yerel bir yarışmayla sınırlı kalmayacağını, başarılı fikirleri uluslararası boyuta taşıyacaklarını müjdeleyen Baş, "Bu yarışmanın sonrasında dereceye giren ya da dereceye girmese de fikri çok başarılı olan öğrencilerimizi NASA’nın kendi projelerinin yapıldığı, öğrencilerden başvuruların toplandığı diğer ayaklara da taşımayı düşünüyoruz. Astronom Duygu ve Murat hocalarımızın desteğiyle birlikte öğrencilerimizi, kısmetse NASA’nın bir araya getirdiği projelere göndereceğiz" diyerek sözlerini tamamladı.
17 Mayıs 2026 Pazar - 13:12 Menemen’de festival coşkusu yağmur dinlemedi Cuma günü başlayan 16. Uluslararası Emiralem Çilek Festivali, ikinci gününde de İzmir ve çevre illerden insan seline sahne oldu. Akşama doğru başlayan yoğun yağış, meydanı hıncahınç dolduran kalabalığa geri adım attırmadı. Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Yağmur da yağsa gök de gürlese ben bu gençlerden ayrılmam. Ben bu gençliği asla yalnız bırakmam" dedi. Emiralem’de bu yıl uluslararası boyuta taşınan festival coşkusu, ikinci gününde de muhteşem anlara sahne oldu. Dev festival alanında binin üstündeki stantta, çilek başta olmak birçok ürünün alışverişi yüzleri güldürürken, gerçekleştirilen etkinlikler de ziyaretçilerden tam not aldı. Festivalin ikinci gününde coşkunun doruğa çıktığı anlarsa akşam saatlerinde yaşandı. Yoğun yağmurdan kaynaklı olarak konser alanında oluşabilecek teknik riskler hakkında bilgilendirilen Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, liderlik sorumluluğuyla ekibine gerekli talimatları vererek konserin gerçekleştirilmesine karar verdi. Başkan Pehlivan’ın kararı, konser alanında duyurulduktan sonra, alanda gençlerin yoğun alkışı yükseldi. Konser alanına yalnızca Menemen’den değil Ege’nin her şehrinden ve İzmir’in her ilçesinden gelen gençler büyük sevinç yaşadı. "Yağmur da yağsa, gök de gürlese, ben bu gençlerden ayrılmam" Hakan Doğanay ve Sevtuğ Kasapbaşoğlu’nun sunum ve performansıyla başlayan program, Girift Band, Okan Bear ve Royal ile müzik ziyafetine dönüşürken, gençlerin heyecanla beklediği Murat Boz konseri öncesindeyse sahneye Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan çıktı. Kürsüye adımını attığı anda ilk olarak gençlere hitap eden Başkan Pehlivan, "Kıymetli gençler, yağmur altında bile sizlerle birlikte olmak ne güzel. Yağmur da yağsa gök de gürlese ben bu gençlerden ayrılmam. Ben bu gençliği asla yalnız bırakmam" derken, alanı dolduran gençler de bu sözlere alkışlarla karşılık verdi. "Ne yapıyorsak, bu meydanı dolduran muhteşem gençlerimiz için yapıyoruz" Başkan Pehlivan, "Mega projelerimizden dev hizmetlere kadar ne yapıyorsak, ilçemiz için yapıyoruz. Kadınlarımız için yapıyoruz. Çocuklarımız için yapıyoruz. Bu meydanı dolduran muhteşem gençlerimiz için yapıyoruz. Çünkü gençlik varsa umut vardır. Ne diyor Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk? ’Bütün ümidim gençliktedir’ diyor. Biz de ümidimizi gençliğe taşıyoruz. Bu gece bu meydanda da emeğin, alın terinin, üretimin ve gülen yüzlerin festivalinde, siz gençlerin enerjisi bize de geçiyor. İşte bu yüzden Menemen’de yüzmeden cimnastiğe 17 farklı branşta spor kursunu, piyanodan dramaya kadar 18 farklı branşta kültür sanat kursunu; toplam 35 ayrı kursu, başka yerlerde kaç lira diye hesap etmeden, Menemen’imizde tamamen ücretsiz olarak sunuyoruz. Nasıl iyi mi gençler? Çünkü bizim siyaset anlayışımızın merkezinde eser üretmek var. İnsanlarımızın hayatına dokunmak var. Çok şükür bugüne kadar Menemen’imize nice eserler kazandırdık. İnşallah başta 19 Mayıs’ta açacağımız Kent Gözü Alanımız olmak üzere nice eseri de bu güzel kente kazandırmaya devam edeceğiz" dedi. Murat Boz sahnede devleşti Başkan Pehlivan’ın sık sık alkışlarla kesilen konuşması sonrasındaysa gecenin ritmini belirleyen isim, sahnelerin sevilen yıldızı Murat Boz oldu. Boz, konser alanını dolduran binlere hayranının ezbere eşlik ettiği şarkılarıyla birlikte, konsere katılanlara unutulmaz bir gece yaşattı.
Tatilde tabağınızda ‘sağlık’ olsun
13 Ağustos 2025 Çarşamba - 10:50 Tatilde tabağınızda ‘sağlık’ olsun Son günlerde artan sıcaklar, vücudun ihtiyaçlarını ve metabolizmanın işleyişini doğrudan etkiliyor. Medicana Sağlık Grubu Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Seda Uşarer, sıcaklarda sağlığı koruyacak ve enerjiyi yüksek tutacak beslenme önerilerini paylaştı. Havaların ısınmasıyla vücudun gereksinimleri de değişiklik göstermeye başlıyor. Artan sıcaklıkla birlikte vücut daha fazla terliyor ve su kaybı meydana geliyor. Bu nedenle hava sıcaklıkları arttıkça su tüketimi hayati önem taşıyor. Günde en az 2 ila 2.5 litre su içmenin, hem vücut ısısını dengede tuttuğunu hem de sindirimi kolaylaştırdığını söyleyen Medicana International İzmir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Seda Uşarer, "Su içmeyi unutanlar için küçük bir tüyo: Yanınızda sürekli bir su şişesi ya da matara taşıyın ve gün içinde sık sık su içmeye kendinizi alıştırın. Ayrıca karpuz, kavun, salatalık gibi su oranı yüksek meyve ve sebzeler de hem ferahlatıcı hem de hidrasyonu destekleyici besinlerdir. Ne kadar su içmeniz gerektiğini kilonuz başına 30-35 ml olacak şekilde hesaplayabilirsiniz" dedi. Mevsim sebze ve meyvelerinden faydalanın Mevsim ürünlerinin, vücudun ihtiyacı olan vitamin, mineral ve antioksidanların doğal yolla alınmasını sağladığına dikkat çeken Dyt. Seda Uşarer, "Yaz mevsimi; domates, salatalık, semizotu, kabak gibi taze sebzelerle, kiraz, şeftali, çilek ve karpuz gibi bol vitaminli meyvelerin en bol olduğu zamandır. Ancak meyveler doğal şeker içerdiğinden porsiyon kontrolü önemlidir. Günde 1-2 porsiyon meyve yeterli olacaktır. Bu meyvelerin yanına protein olarak peynir, süt ya da yoğurt ileve ederseniz kan şekeriniz hızla yükselmeyecek ve daha uzun süre tok kalacaksınız. Örneğin; 1 adet elma ve 3 yemek kaşığı yoğurt gibi" diye konuştu. Hafif ve dengeli öğünler tercih edin Dyt. Seda Uşarer, sıcak havalarda sindirim sisteminin yavaşlayabildiğini söyleyerek, şu ifadeleri kullandı: "Bu da yağlı ve ağır yemeklerin mideyi daha fazla yormasına neden olur. Kızartmalardan, aşırı baharatlı ve yağlı yiyeceklerden uzak durulmalı. Bunun yerine ızgara, buharda pişirme veya haşlama gibi daha sağlıklı yöntemler tercih edilmelidir. Zeytinyağlı sebze yemekleri, yoğurtlu salatalar ve kurubaklagillerin karıştığı soğuk tabaklar yaz için hem sağlıklı hem doyurucu alternatiflerdir. Öte yandan dondurma yaz aylarının en sevilen lezzetlerinden biridir. Ancak bu ürünlerin çoğu yoğun miktarda rafine şeker, krema ve katkı maddesi içerir. Bunun yerine yoğurt bazlı dondurmalar, taze meyveli smoothie’ler ya da ev yapımı meyveli buzlar daha sağlıklı tercihler olabilir. Örneğin donmuş muz ve yoğurdu blenderdan geçirip tüketebilirsiniz. Böylece hem serinleyebilir hem de kan şekeri dengenizi koruyabilirsiniz." Yemek saatlerinizi yeniden düzenleyin Günlerin uzaması ve sosyal etkinliklerin gece geç saatlere kadar sürmesinin beslenme düzenini doğrudan etkilediğini kaydeden Dyt. Seda Uşarer, sözlerine şöyle devam etti: "Özellikle geç saatte tüketilen ağır yemeklerin hem kilo alımına hem de uyku kalitesinin bozulmasına neden olabilir. Akşam yemeğini saat 19:00-20:00 arasında yemek sinidirimi kolaylaştırır ve gece metabolizmasının daha rahat çalışmasını sağlar. Akşam yemeğinde zeytinyağlı sebze yemekleri, kurubaklagilli salatalar, yoğurt, cacık gibi hafif besinler tüketilmelidir. Gece acıkıldığında ise yoğurt, kefir veya bir avuç badem gibi hafif atıştırmalıklar tercih edilebilir. Yaz mevsimi, doğayla iç içe geçirilen zamanın, yenilenmenin ve hareketliliğin mevsimidir. Bu süreci en sağlıklı şekilde geçirmek ise doğru beslenme alışkanlıklarıyla mümkündür. Bol su tüketimi, taze ve mevsimine uygun besinler, hafif ve dengeli öğünlerle yazın tadını çıkarabilir, aynı zamanda vücudunuzu da destekleyebilirsiniz. Unutmayın, yazı keyifli ve sağlıklı geçirebilmek, tabağınıza koyduğunuz seçimlerle başlar."
Buca yangını kontrol altında
13 Ağustos 2025 Çarşamba - 09:40 Buca yangını kontrol altında İzmir’de dün akşam saatlerinde başlayan ve rüzgarın da etkisiyle büyüyen alevler, gece saatlerinde kara ekiplerinin çalışması sayesinde azaldı. Günün ağarmasıyla beraber hava müdahalesi başlatılan yangın kontrol altına alınırken, yangının başladığı bölge havadan görüntülendi. Yangının dün akşam saat 18.00 sıralarında Buca’da otoyol kenarında yanan bir araçtan, ağaçlara sıçrayan alevler nedeniyle çıktığı ileri sürüldü. Rüzgarın da etkisiyle alevler kısa sürede büyürken, çıkan dumanlar kenti bir çok noktasından görüldü. Ekipler alevlere hem havadan hem de karadan yoğun şekilde müdahale etti. Yangında İzmir Orman Bölge Müdürlüğüne ait 6 uçak ve 9 helikopter havadan çalışma yaparken, 139 kara aracı ve toplam 593 personel görev aldı. Orman ekiplerinin yanı sıra itfaiye ve emniyete ait TOMA araçları da alevlere müdahalede bulundu. 3 gözaltı Öte yandan İzmir’in Buca ilçesinde minibüste çıkan yangının ormana sıçramasıyla ilgili İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturmada araç sürücüsü, aracın tescil sahibi ve gün içinde aracın onarımını yapan egzoz ustası gözaltına alındı. Konuya ilişkin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan açıklamada şöyle denildi: "Bugün saat 18.15 sıralarında Gaziemir Buca istikametinde seyir halindeki servis aracının yanmaya başlaması üzerine aracın yol kenarında park edildiği ve yolcuların tahliye edildiği araçtaki yangının ormanlık alana sıçrayarak orman yangınına sebebiyet vermesi olayı ile ilgili olarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nca derhal soruşturma işlemlerine başlanılmıştır. Olayda kusurları olduğu değerlendirilen araç sürücüsü, aracın tescil sahibi ve gün içinde aracın onarımını yapan egzoz ustası derhal yakalanarak gözaltına alınmıştır." Kontrol altında Gece saatlerinde karadan yürütülen çalışmalar sonucu alevler etkisini kaybederken, günün ağarmasıyla beraber hava araçlarının etkili müdahalesi sonucu yangın kontrol altına alındı. Bölgede soğutma çalışmaları sürüyor. Çıkış noktası havadan görüntülendi Yangının çıktığı Buca ilçesi Çevreyolu mevkiindeki alan ise dron ile havadan görüntülendi. Yangına sebep olan araç ise yol kenarında yapılan incelemelerin tamamlanmasının ardından çekilecek.
Yaşar Üniversitesi’nden yapay zeka destekli ders tasarımı
13 Ağustos 2025 Çarşamba - 09:36 Yaşar Üniversitesi’nden yapay zeka destekli ders tasarımı Yaşar Üniversitesi, "Öğretmeden Öğrenmeye Geçiş" modeliyle dersleri yapay zeka destekli etkileşimli platformlara dönüştüren yeni eğitim sistemini hayata geçirdi. Yaşar Üniversitesi Yenilikçi Öğretme ve Öğrenme Birimi öncülüğünde hayata geçirilen yapay zekayı ön plana alan eğitim modelinde, dersler birer bilgi sunumu olmaktan çıkarılıp, öğrencilerin yaparak, deneyimleyerek ve sorgulayarak öğrendiği etkileşimli platformlara dönüştürecek bir dizi yeni etkinlik ve uygulama hayata geçiriliyor. Yaşar Üniversitesi Akademik İşlerden Sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Aylin Güney Gevrek üniversitenin yükseköğretimin geleceğini bugünden şekillendiren stratejik bir dönüşüme imza attığını belirterek, "Üniversitemiz, geleneksel bilgi aktarımının ötesine geçerek, "Öğretmeden Öğrenmeye Geçiş" olarak tanımladığımız, öğrenciyi merkeze alan ve aktif katılımı teşvik eden yeni bir eğitim paradigmasını hayata geçiriyor" dedi. Yapay zeka tabanlı öğrenme Prof. Dr. Aylin Güney sözlerini şöyle sürdürdü: "Yaşar Üniversitesi olarak, modern ve yenilikçi öğretim tekniklerini benimseyerek, bunların verimliliğini bilimsel metotlarla sürekli takip etmeyi öncelik haline getirdik. Her fakültenin ve bölümün özgün akademik dinamiklerine ve ihtiyaçlarına göre akademisyenlerimize yönelik özel ve kapsamlı eğitim programları tasarlıyor ve yenilikçi uygulamaları yaygınlaştırarak öğrenme süreçlerinde zengin bir çeşitlilik sağlıyoruz. Özellikle, yapay zekanın (AI) ve dijital öğrenme araçlarının derslerimize ve araştırma süreçlerimize verimli entegrasyonu ve etik kullanımları konusunda küresel en iyi dünya örneklerini inceleyerek, akademisyenlerimize yönelik ileri düzey eğitimler ve materyal desteği sunuyoruz. Yaşar Üniversitesi olarak temel amacımız: Mezunlarımızın, kendi disiplinlerindeki sağlam bilginin yanı sıra, yapay zeka çağının gerektirdiği yetkinliklerle donatılmış, geleceğe yön veren liderler olarak mezun olmalarıdır." Ege’de ilk, Türkiye için model Yeni modelde, yapay zeka yalnızca teknolojik bir kolaylaştırıcı değil, anlamlı ve etik bir eğitim dönüşümünün temel bileşeni olarak görülüyor. Bu kapsamlı dönüşüm, Ege Bölgesi’nde bir ilk olma niteliği taşırken, Türkiye genelinde de model oluşturabilecek bir örnek sunuyor. Bu yaklaşımın ilk güçlü adımı ise; Bologna Süreci kapsamındaki program uyum ve ders güncellemelerinde atıldı. Genellikle uzun süren bu süreç, üniversite bünyesinde geliştirilen iki GPT tabanlı araç sayesinde kısa sürede tamamlandı: Öğrenme Çıktısı Asistanı GPT ve Backward Design Ders Tasarım Aracı ile üniversite, onlarca dersi yeniden tasarlayarak yalnızca Bologna uyumu sağlamakla kalmadı; aynı zamanda öğrenciyi bilgiye ulaşan değil, bilgi üreten bir özne olarak konumlayan bir öğrenme modeli inşa etmeye başladı.
İzmirli kooperatif mağdurlarından Büyükşehir önünde mezar taşlı eylem
12 Ağustos 2025 Salı - 14:10 İzmirli kooperatif mağdurlarından Büyükşehir önünde mezar taşlı eylem İzmir’de kentsel dönüşüm projelerindeki yolsuzluk ve yarım kalan inşaat iddiaları sebebiyle mağdur olan kooperatif üyeleri, Büyükşehir Belediyesi önünde yaptıkları eylemde, meydana gelebilecek bir depremde yaşanacak can kayıplarından belediye başkanını sorumlu tuttuklarını açıkladı. Mağdurlar, mezar taşı şeklindeki afişleri de belediye binası önüne bıraktı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin iştiraki İZBETON denetiminde kooperatifler eliyle başlattığı kentsel dönüşüm projelerinde mağdur olan kooperatif üyeleri, İzmir Büyükşehir Belediyesi Egemenlik Binası önünde basın açıklaması yaptı. Mağdurlar, açıklamadan sonra mezar taşı şeklinde tasarlanan dövizlerini bina önüne bıraktı. Açıklamasında depremde yaşanacak can kayıplarından da bizzat Cemil Tugay sorumlu olacağını söyleyen mağdurlar, kooperatif mağduriyetinden dolayı tutuklananları cezaevinde ziyaret eden ve dayanışma çağrılarında bulunan CHP’li siyasileri de hedef aldı. "Depremde tabutlukta oturmayalım diyerek kaçtık" Kooperatif üyeleri adına açıklama yapan Yönetim Kurulu Başkanı Ali Alpyavuz, "Bilim insanlarının her gün uyardığı, kapımızdaki büyük İzmir depremi bir doğal afetten çok daha fazlası olacaktır. Bizler için, 5 bin mağdur aile adına, bu deprem; yolsuzluğun, siyasi beceriksizliğin ve vicdansızlığın sebep olacağı bir katliamın habercisidir. Bu bildiri, bir feryat değil, gelecekteki enkazın sorumlularını bugünden ilan eden bir suç duyurusudur" ifadelerini kullandı. Alpyavuz sözlerine şöyle devam etti: "Yıllarca yaşadığımız eski ve güvensiz evlerimizden ‘depremde tabutlukta oturmayalım’ diyerek kaçtık. Kime güvendik? İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin ‘örnek proje’ diyerek parlattığı, bize umut diye pazarladığı bu kooperatife güvendik. Bütün birikimlerimizi, evlatlarımızın geleceğini, deprem korkusuyla sattığımız evlerimizin parasını bu projeye yatırdık" dedi. CHP’li siyasilere sitem Kendi mağduriyetlerini umursamadıklarını, bunun yerine cezaevindeki sorumluları ziyaret eden CHP’li siyasileri ve Başkan Tugay’ı eleştiren Ali Alpyavuz, "Yolsuzlukla durdurulan inşaatlar, bir yıldır çürümeye terk edilen hayaller ve en acısı; bizler şimdi ya sokakta, ya da kaçtığımızdan daha güvensiz, her an başımıza yıkılacak kiralık evlerde deprem korkusuyla yaşıyoruz. Bizi depremden kurtaracağını vadedenler, elleriyle depremin kucağına ittiler. Yarın o büyük sarsıntı olduğunda, bu güvensiz binaların enkazı altında kalırsak canımızdan veya malımızdan olursak, sorumluları bellidir. Öncelikle umutlarımızı ve paralarımızı çalan, yargılama sonunda hak ettikleri cezaları alacak olan, tutuklu ya da dışarıda olan suçlular, bir yıldır 5 bin ailenin mağduriyetini çözmek yerine cezaevindeki ‘arkadaşlarına’ mektuplar yazıp, ziyaretler düzenleyen, adliye önlerinde ‘dayanışma’ gösterileri yapan, çözümü değil siyasi vefasını düşünen CHP’li siyasetçiler, on binlerce insanın feryadı arşa yükselirken tek kelime etmeyen, İzmir milletvekilleri ve son olarak, Belediye Başkanı Cemil Tugay... Başkan Tugay, üzerine düşen sorumluluğu açıkça reddetmekte, iradesini kullanmayarak kooperatif üyelerinin ve hak sahiplerinin can ve mal güvenliğini hiçe saymaktadır" açıklamasında bulundu. Lüks villa fiyatına daire Ali Alpyavuz, "Örnekköy’de ‘İnşaata devam ediyoruz’ söylemleri, kooperatifin muhatap alınmadan, hiçbir anlaşma zeminine dayanmadan ve neredeyse lüks villalar fiyatına bir kooperatif dairesinin dayatıldığı çözüm görünümlü reklamsal hareketler, derdimize derman olmamakta ve bizleri yarının belirsiz karanlığına çok daha umutsuz ve çaresiz götürmektedir" dedi. "Bizzat Başkan Tugay sorumlu olacak" Depremdeki can kayıplarından Başkan Tugay’ın sorumlu olacağını yineleyen Alpyavuz, "Dolayısıyla sadece bu süreçte yaşanan maddi kayıplar değil, depremde yaşanacak can kayıplarından da bizzat Cemil Tugay sorumlu olacaktır. İzmir halkının geleceği ve güvenliği söz konusu iken, belediye başkanının görevini yapmaması, sorunu çözmek için adım atmaması kabul edilemez bir ihmaldir ve siyasi bir vebaldir. Meydana gelebilecek bir depremde, bizim veya çocuklarımızın cansız bedenleri enkaz altından çıkarılırsa vicdanınız rahat edecek mi? O gün timsah gözyaşları döktüğünüzde, bugünkü sessizliğiniz ve ihanetiniz aklınıza gelecek mi? Sizin siyasi hesaplarınız, dostluk vefa borçlarınız, bir çocuğun hayatından daha mı kıymetli? Bu saatten sonra yaşanacak her türlü can ve mal kaybının vebali bugünden itibaren omuzlarınızdadır. Bu, tarihe düşülecek bir not, geleceğe bırakılacak bir ibret vesikasıdır. Bizler, o enkazın altında kalırsak sessizliğimizde boğulmayacağız. Çünkü bizim sessizliğimiz, sizin vicdanlarınızda bir ömür boyu çığlık olacak" sözlerine yer verdi.