Yerel Haberler
İzmir
17 Mayıs 2026 Pazar - 16:51 EFES 2026 Tatbikatı ’Savunma Sanayi Sergisi’ kapılarını vatandaşlara açtı EFES 2026 Birleşik Müşterek Fiili Atışlı Arazi Tatbikatı kapsamında düzenlenen Savunma Sanayi Sergisi, halk günü etkinliğiyle kapılarını vatandaşlara açtı. Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen savunma sanayi teknolojilerinin sergilendiği etkinlikte, vatandaşlar Türkiye’nin askeri ve teknolojik alanda ulaştığı gücü yakından görme fırsatı buldu. Sergi alanını ziyaret eden vatandaşlar, ilk olarak EFES 2026 Tatbikatı’nın son hazırlık ve uygulama aşamalarına dair yürütülen çalışmaları ilgiyle takip etti. Ardından teknoloji stantlarını gezen ziyaretçiler, insansız hava araçlarından roket sistemlerine, robot köpeklerden tanklara, hava savunma sistemlerinden kamikaze dronlara kadar çok sayıda modern askeri teçhizatı ve yerli üretim silah çeşidini yakından inceledi. Türk savunma sanayisinin küresel ölçekteki gelişimini gözler önüne seren sergide, milli imkanlarla üretilen her sınıftan teknolojik ürün yoğun ilgi gördü. Alanda sergilenen ürünler hakkında yetkililerden teknik kabiliyetler dalında detaylı bilgiler alan vatandaşlar, yerli savunma sanayisinin ne kadar ileri bir seviyeye geldiğini yerinde gözlemleme imkanı yakaladı. Vatandaşlardan yoğun ilgi Duygularının son derece yüksek ve gurur verici olduğunu belirten Emine Demirel, "Emeği geçen herkesten Allah razı olsun. Savunma sanayimiz o kadar üst seviyelere çıktı ki artık dünya karşımızda titriyor. ’Artık bir Türkiye var, onların sanayisi güçlü’ diyorlar. Bizlerden korkuyorlar. Biz bunlarla; KAAN’larla, tanklarımızla, uçaklarımızla ve insansız hava araçlarımızın hepsiyle gurur duyuyoruz" ifadelerini kullandı. Gurbetçilerin gururu Almanya’dan geldiğini ve yurt dışından gelen biri olarak Savunma Sanayii Sergisi’nde gördüklerinin kendileri için çok daha farklı ve gurur verici olduğunu belirten Mehtap Tanrısever, "Türk vatandaşı olmak bizim için başlı başına ayrı bir özellik ve gurur kaynağı. Yurt dışında bildiğiniz üzere biraz zorluk çekiyoruz, çünkü orada hala ırkçılık var. Buraya geldiğimizde ve bu eserleri gördüğümüz zaman bir Türk olarak gerçekten daha da gururlanıyoruz. Alana henüz yeni geldik ama gözümüzü alamıyoruz. O kadar kaliteli ve büyük eserler var ki hayranlıktan adeta ağzım açık kaldı. Büyük bir heyecan doluyuz" şeklinde konuştu. Yerli silahlar ilgi gördü Tankların ve silahların oldukça etkileyici olduğunu, ülkenin yerli mühimmatlarını yakından görmenin kendisine büyük heyecan verdiğini belirten Samet Kuran, "Silahları gördük, çok güzellerdi. Ülkenin o güzel mühimmatlarını ve araçlarını görmek, onlara dokunabilmek ve ayrıntılarını öğrenmek insanı ister istemez heyecanlandırıyor. Hedefim Hava Harp Okulu’na girip pilot olmak. Burada anlatılacak ve övülecek çok fazla şey var. Hepsini teker teker gezmek, farklı teknolojileri tanımak ve askerlerin yaşadığı duyguların bir neticesini hissetmek çok güzel bir duygu. Bence herkes buraya gelmeli ve bu atmosferi görmeli" ifadelerini kullandı. Ülke teknolojisinin ne kadar iyi olduğunu gördüğünü söyleyen Ata Görmenoğlu ise, "Sarsılmaz gibi ünlü markalarımızı deneyimleme şansım oldu. Ne kadar gelişmiş olduğumuzu görme fırsatı bulduk. Özellikle tanklarımız, askeri teknolojide ne kadar üstün olduğumuzu gösteriyor. Buraya geldiğinizde gururlanmamak mümkün değil. Hem silah teknolojisi hem de araçlar olarak çok gelişmişiz ve bunu buraya gelince rahatlıkla görebiliyoruz. Burayla ilgili söyleyecek çok şey var, anlatarak bitiremeyiz. İmkanı olan herkesin gelip deneyimlemesi lazım. Beni zırhlı araçlar ve tabanca gibi silah teknolojileri daha çok heyecanlandırdı. Onların daha gelişmiş olduğunu düşünüyorum. Tanklarımız da oldukça gelişmiş ve birçok sistematiği var ama zırhlı araçların ve silahların hissi çok ayrı" diye konuştu.
17 Mayıs 2026 Pazar - 15:29 Aliağa’da ’Otizmli Çocuklar Gelişim ve Dayanışma Derneği’ açıldı Aliağa’da faaliyetlerine başlayan Otizmli Çocuklar Gelişim ve Dayanışma Derneği’nin açılış ve tanışma konferansı, Aliağa Belediyesi Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. Konferansa Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, Aliağa İlçe Milli Eğitim Müdürü Dr. Erdoğan Akyüz, Otizmli Çocuklar Gelişim ve Dayanışma Derneği Kurucu Başkanı Sonay Vural ve yönetim kurulu üyeleri, özel eğitim öğretmenleri ile aileler katıldı. Programda otizmli bireylerin eğitim, spor ve sosyal yaşamda daha görünür olması gerektiği vurgulanırken, toplumsal dayanışmanın önemine dikkat çekildi. Başkan Acar: "O çocuklar benim de çocuklarım" Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, Aliağa’nın özel eğitim alanında önemli imkanlara sahip olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Aliağa olarak çok nitelikli rehabilitasyon merkezlerine ve alanında başarılı eğitimcilere sahibiz. Belediyemizin Atla Terapi ve Rehabilitasyon Merkezi’nde de eğitimci arkadaşlarımız çocuklarımızın gelişimine çok önemli katkılar sunuyor. Ne mutlu ki bugün Kaanlarımız, Erenlerimiz, Doruklarımız, Tolgalarımız ve Keremlerimiz var; inanıyorum ki başarı hikâyelerimiz her geçen gün daha da artacak. Siz değerli ailelerimiz çocuklarınız için her şeyinizi ortaya koyuyorsunuz ama şunu bilmenizi isterim ki o çocuklar benim de çocuklarım. Biz büyük bir aileyiz ve her zaman birlikteyiz. Çocuklarımız için en iyisini yapacak, onları en güzel yerlere hep birlikte taşıyacağız. Bugün artık yeni bir paydaşımız daha var. Derneğimiz, belediyemiz, ailelerimiz ve eğitimcilerimizle çocuklarımız için omuz omuza çalışacağız. Otizmli Çocuklar Gelişim ve Dayanışma Derneği’nin Aliağa’mıza hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum." Sonay Vural: "Çocuklarımız her yerde dimdik ayakta duracak" Otizmli Çocuklar Gelişim ve Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı ve Aliağa Belediyesi Özel Eğitim Sporcusu Kaan Vural’ın annesi Sonay Vural, yaşadıkları zorlu süreci anlatarak şunları söyledi: "Çok emek verdik, çok mücadele ettik. Pek çok yere gittik, birçok kapı yüzümüze kapandı ama o kapıları açan güzel yürekli insanlar da vardı. Çocuklarımız istenseler de istenmeseler de hayatın içinde olacak ve her yerde dimdik duracaklar. Hocalarımız bize her zaman destek oldu, Başkanımız Serkan Acar ise önümüze çıkan pek çok engeli aşmamızda yanımızda durdu. Çocuklarımız çok güzel gelişimler gösterdi. Kaan, milli sporcu olma yolunda ilerliyor. Bu yıl Aliağa Belediyemizin desteğiyle yüzmede Ege Birinciliği elde ettik. Çocuklarımızı hayatın içine katalım, sosyal yaşamın her alanında var olmalarını sağlayalım." Mazlum Yılmaz: "Küçük bir adım büyük başarılara dönüştü" Aliağa Belediyesi Özel Eğitim Öğretmeni Mazlum Yılmaz, öğrencisi Aliağa Belediyesi Özel Eğitim Sporcusu Eren Yüzbaşıoğlu’nun spor alanındaki başarılarına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Bizim umut ışığı olarak gördüğümüz bu çalışmaya katkı sunan herkese şimdiden teşekkür ediyorum. Eren ile birlikte Konya’daki Masa Tenisi Müsabakaları’ndan geldik. Eren, okul sporlarında Türkiye üçüncüsü olmayı başardı. Kursumuzda temel eğitim süreciyle başladık. Daha sonra çocuklarımızı nasıl daha ileri taşıyabileceğimizi düşündük ve masa tenisine yöneldik. O gün atılan küçük bir adım bugün Aliağa Belediyemizin takımında önemli başarılara dönüştü. Destek veren herkese teşekkür ediyorum." "Çocuklarımızın hayata karışmaya ihtiyacı var" Özel Eğitim Öğretmenleri ve Artı Çocuk Gelişim Merkezi Kurucuları Şeyma Çelikkaya ve Abdurrahman Altunkaynak ise konuşmalarında toplumsal dayanışmanın önemine vurgu yaparak şunları söylediler: "Bu derneğin en önemli amacı hiçbir ailenin kendisini yalnız hissetmemesidir. Biz, hiçbir çocuğun yalnızca farklı gelişim gösterdiği için eğitim hakkından mahrum kalmasını, ailelerin çaresizlik içinde kaybolmasını istemedik. Çocuklarımızın yalnızca terapi odalarıyla sınırlı bir yaşam sürmesini değil, hayatın içinde aktif bireyler olarak yer almasını istiyoruz. Çünkü bizim çocuklarımızın yalnızca eğitim almaya değil, topluma karışmaya ve sosyal yaşamın içinde var olmaya ihtiyacı var. Bugün burada bulunan kıymetli yöneticilerimizin desteği bizim için son derece değerli. Çünkü bu mücadele yalnızca ailelerin omzuna bırakılabilecek bir mücadele değil; eğitimin, yerel yönetimlerin, uzmanların, öğretmenlerin ve toplumun hep birlikte sahip çıkması gereken ortak bir sorumluluktur."
17 Mayıs 2026 Pazar - 13:59 İzmir’de genç beyinlerin uzay yarışı: ’Ay ve Mars Köyü Projesi’ final yaptı İzmir’de Radikal Okulları tarafından hayata geçirilen ve öğrencilerin uzayda yaşam alanları tasarladığı ’Ay ve Mars Köyü Projesi’, Radikal Konak Okulları’nda düzenlenen görkemli finalle sona erdi. Radikal Okulları bünyesinde yürütülen ve İzmir genelindeki 15 farklı okuldan öğrencileri bir araya getiren ’Ay ve Mars Köyü Projesi’nin final heyecanı, Radikal Konak Okulları ev sahipliğinde yaşandı. Okul yönetimi, öğretmenler, veliler, yarışmacı öğrenciler ve üniversiteli mentörlerin katılımıyla gerçekleştirilen final etkinliğinde, 7 ayrı grup podyuma çıktı. Geleceğin bilim insanı adayı olan öğrencilerin, geri dönüşüm materyallerini kullanarak uzayda bir yaşam fikriyle geliştirdikleri projeler katılımcılardan büyük ilgi gördü. Jüri değerlendirmesinin ardından ilk üç sırayı paylaşan öğrencilere para ödülü ve burs hediyesi takdim edildi. "Geleceğin bilim insanlarını yetiştiriyoruz" Yaklaşık 8 aydır sürdürülebilir bir vizyonla hareket ettiklerini ve projenin final aşamasına gelmesinden gurur duyduklarını belirten Radikal Okulları ARGE Koordinatörü Şule Baş, "Ekim ayında aslında bir hayalimizi gerçekleştirmeye başladık. İzmir’in farklı ortaokul ve liselerindeki öğrencilerden bilim toplulukları oluşturmak gibi bir hayalimiz vardı. Bu çocuklara her ay yeni bilim seminerleri, bilim atölyeleri düzenleyerek süreç boyunca birer bilim insanı olarak yetişmelerini amaçladık. Yaklaşık 8 aydır bu vizyonu devam ettirmeyi başardık. Çocukları astronomi alanında ve dünyanın, geleceğin şekillendirilmesi konularında bilinçlendirmeye özen gösterdik" dedi. "Geri dönüşüm materyalleriyle gelecek inşa ettiler" Yarışma gününün büyük bir heyecana sahne olduğunu kaydeden Baş, "Şimdi de bu sürecin meyvelerini topladığımız bir yarışma düzenliyoruz. 15 farklı okuldan öğrencimiz burada yarışıyor. Herkes kendi Ay ve Mars yaşam üssünü tasarlıyor. ’Orada bir gelecek yaşam alanı tasarlasaydık nasıl bir şey yapardık?’ diye yarışmaya başladılar. Biz öğrencilerimize geri dönüşüm materyalleri verdik ve bu materyallerden yola çıkarak kendi yaşam üslerini tasarladılar. Sabah 10.00’da başladık ve 15.00’e kadar alanda canlı bir şekilde projelerini gerçekleştirdiler" ifadelerini kullandı. Üniversiteli mentörler ve uzman jüri eşlik etti Projelerin çok yönlü bir süzgeçten geçirildiğini aktaran Şule Baş, "Sürdürülebilirliğe, tasarımın güzelliğine, mühendisliğe ve bilim ayağına bakıyoruz. Böyle beş-alt kategoride değerlendirdiğimiz; Prof. Dr. Serdar Evren ve Mimar Rafet hocamızın bizlerle olduğu kıymetli bir jürimiz var. Ayrıca her grubumuzda bir tane mentör öğrenci desteği sağladık. Ege Üniversitesi Astronomi Bölümü öğrencilerimiz de yarışma boyunca kardeşlerinin başında durarak onlara mentörlük yaptı" şeklinde konuştu. Sıra dünya sahnesinde: Hedef NASA Projelerin yerel bir yarışmayla sınırlı kalmayacağını, başarılı fikirleri uluslararası boyuta taşıyacaklarını müjdeleyen Baş, "Bu yarışmanın sonrasında dereceye giren ya da dereceye girmese de fikri çok başarılı olan öğrencilerimizi NASA’nın kendi projelerinin yapıldığı, öğrencilerden başvuruların toplandığı diğer ayaklara da taşımayı düşünüyoruz. Astronom Duygu ve Murat hocalarımızın desteğiyle birlikte öğrencilerimizi, kısmetse NASA’nın bir araya getirdiği projelere göndereceğiz" diyerek sözlerini tamamladı.
Suriyeli inşaat işçisi tarlada gömülü bulundu: Kepçeyle kendi mezarını kazdırmışlar
11 Ağustos 2025 Pazartesi - 16:53 Suriyeli inşaat işçisi tarlada gömülü bulundu: Kepçeyle kendi mezarını kazdırmışlar İzmir’in Seferihisar ilçesinde bir tarlada gömülü halde bulunan cesedin, yaklaşık 1 aydır kayıp olarak aranan Suriyeli inşaat işçisine ait olduğu öğrenildi. Olayla bağlantılı 2 kişi gözaltına alınırken şüphelilerin, inşaat işçisine kepçe ile kendi mezarını kazdırdıkları öne sürüldü. İzmir’in Seferihisar ilçesinde yaklaşık 1 ay önce, 37 yaşındaki Suriyeli inşaat işçisi Mahmoud Ahmad’ın kaybolmasının ardından arama çalışmaları başlatıldı. Ahmad’ın en son ilçe pazarında görüldüğü ve telefon sinyalinin Tepecik Mahallesi civarında kesildiği belirlenirken son olarak polis tarafından yürütülen çalışmalar sırasında, dün akşam saatlerinde ilçeye bağlı Turabiye Mahallesi’ndeki bir tarlada gömülü halde erkek cesedi bulundu. Yaklaşık 20 günlük olduğu değerlendirilen cenaze, kimlik tespiti ve ölüm nedeninin belirlenmesi için otopsi işlemlerine gönderildi. Cesedin kayıp olarak aranan Suriyeli inşaat işçisi Mahmoud Ahmad’a ait olduğu ortaya çıkarken, talihsiz adamın nasıl öldürüldüğü belirlenemedi. Kendi mezarını kazdırmışlar Olayın ardından polis ekipleri, cinayetle ilgili E.B. ve U.P. adlı 2 şüpheliyi gözaltına aldı. İddialara göre, şüpheliler, borcu yüzünden alıkoydukları Mahmoud Ahmad’a kepçe ile kendi mezarını kazdırdı. Daha sonra ise Ahmad’ı öldürüp çukurun içerisine gömdüler ve çukuru kapattılar. Gözaltına alınan şüphelilerin İzmir Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği’ndeki işlemleri sürüyor. Olayla ilgili başlatılan çok yönlü soruşturma devam ediyor.
Deprem en çok çocukları sarsıyor
11 Ağustos 2025 Pazartesi - 14:27 Deprem en çok çocukları sarsıyor Yaşanan depremlerin ardından çocuklarda kaygı, korku ve huzursuzluk gibi duygu bozuklukları ortaya çıkabiliyor. Acıbadem Kent Hastanesi Klinik Psikolog Eda Kalaycıoğlu, bu tip travmaların büyümemesi için ebeveynlerin öncesinde çocuklarını bilgilendirmesi gerektiğini vurgulayarak, çocuklarda kontrol algısını geliştirip depremin ne olduğunu yaş grubuna uygun şekilde açık ve net olarak anlatılmasının kritik bir öneme sahip olduğunu belirtti. Deprem gibi travmatik olaylar, çocukların ruh sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Afet sonrasında çocuklarda uyku ve iştah değişiklikleri, davranış bozuklukları, yoğun ağlama nöbetleri gözlemlenebiliyor. Oyunlarında sık sık deprem, ölüm ya da kayıp temalarının yer alması da yaşadıkları duygusal etkilerin bir göstergesi olabiliyor. Bu tür belirtiler çocuğun günlük yaşamını aksatacak düzeye ulaştığında, duygusal destek alınması gerektiği belirtiliyor. Çocukların deprem sonrası korku ve kaygı gibi benzer tepkiler verebileceğini ifade eden Acıbadem Kent Hastanesi Klinik Psikolog Eda Kalaycıoğlu, "Bu duygular genellikle çok yoğun yaşanır. Bu nedenle çocuğun öncesinde aile tarafından bilinçlendirilmesi kritik bir öneme sahiptir. Çocukta bu tip travmaların büyümemesi için aileler, öncesinde bilgi verebilir ve çocuğun kontrol algısını geliştirebilir. Depremin ne olduğu, yaş grubuna uygun şekilde açık ve net olarak anlatılabilir. Bu, çocuk için zorlayıcı bir deneyim olabilir. Ailenin bu noktada yapabileceği şey, çocuğun dikkatini kötü görüntülerden uzaklaştırmak ve depremin sadece yıkım yönüyle değil, önlem alınabilecek bir doğa olayı olarak da ele alınmasını sağlamaktır" dedi. Kalaycıoğlu; deprem gibi doğal afetlerin hem yetişkinler hem de çocuklar için sarsıcı deneyimler olabileceğinin altını çizerek, "Ancak çocuklar, bu tür olayları atlatmakta daha fazla zorlanabilir. Bu nedenle öncesinde alınabilecek bazı önlemler, süreci kolaylaştırabilir" diye ekledi. Çocuk deprem hakkında bilgilendirmeli Ebeveynlerin, çocuklara deprem konusunu gerçekçi ve sade bir dille anlatmasının önemini vurgulayan Kalaycıoğlu, "Örneğin, ‘Deprem ülkesinde yaşıyoruz ve depremi biz sarsıntı şeklinde hissediyoruz. Bu her zaman tehlikeli değildir ve biz buna karşı önlem alabiliyoruz" gibi açıklamalar yapılabilir. Çocukla birlikte deprem tatbikatı yapmak, evin güvenli yerlerini belirlemek ve bu alanlarda pratik yapmak, o anı yönetmek açısından etkili olabilir. ‘Çök, kapan, tutun’ hareketini doğru şekilde öğretmek ve çocuklarla birlikte afet çantası hazırlamak, çocuğun kendini güvende hissetmesini sağlar. Yetişkin olarak öncelikle kendi sakinliğimizi korumamız gerekir. Deprem anında çocukla birlikte önceden belirlenen güvenli alana gitmek ve net, açıklayıcı ifadeler kullanmak önemlidir. Örneğin, ‘Masanın altına giriyoruz ve şimdi yanımdasın’ gibi sözlerle çocuğun güvende olduğu hissi verilmelidir. Çocukların yaşadığı stres, davranışlarına yansıyabilir. Bu süreçte ebeveynler bir çocuk gelişim uzmanından destek alabilir ve çocuğun yaşamının yeniden düzene girmesine yardımcı olabilir." dedi.
Karabağlar’da pazarcılardan ‘katı atık bedeli’ tepkisi
11 Ağustos 2025 Pazartesi - 13:38 Karabağlar’da pazarcılardan ‘katı atık bedeli’ tepkisi Karabağlar Belediyesi’nin pazarcı esnafına yönelik katı atık bedellerini artırması tepkilere neden oldu. Belediye binası önünde toplanan esnaf, uygulamanın hukuka aykırı olduğunu savunarak iptalini istedi. İzmir Pazarcılar Derneği Başkanı Faysal Acar, "600 pazarcı esnafı mağdur ediliyor, tehditlere boyun eğmeyeceğiz" dedi. Karabağlar Belediyesi’nin katı atık bedellerinde yaptığı artış, ilçede tezgâh açan pazarcı esnafı tarafından protesto edildi. Daha önce de birçok kez eylem yapan esnaf, bu kez belediye binası önünde bir araya gelerek basın açıklaması düzenledi. Belediyeye bağlı zabıta ekiplerinin de bulunduğu alanda zaman zaman kısa süreli gerginlik yaşandı. Eylem sırasında genç bir çocuğun belediye binasına yumurta atması üzerine ortam gerildi. Ancak polisin ortamı sakinleştirmesiyle olay büyümeden sona erdi ve basın açıklaması devam etti. "Usulsüz bedel talep ediliyor’’ İzmir Pazarcılar Derneği Başkanı ve geçmiş dönem AK Parti Meclis Üyesi Faysal Acar, yaptığı açıklamada, "Karabağlar’da tezgah açan 600 pazarcı esnafı mağdur ediliyor. Bizden talep edilen 100-150 bin TL’lik ‘sorma ver’ paralarını ikinci kez ödemeyeceğiz. Ülkemizin 81 ilinde, 922 ilçesinde böyle bir uygulama yok. Sadece son aylarda İzmir’de bazı belediyeler bu bedeli esnaftan usulsüz şekilde talep etmeye başladı" dedi. Acar, belediye yönetimini eleştirerek, "Seçildiği günden bu yana pazarcı esnafını sindirmeye çalışan bir anlayışla karşı karşıyayız. Bu tehditlere boyun eğmeyeceğiz. Kanunlar açık, bu uygulama yasal değil" ifadelerini kullandı. "170 milyon liralık yük" Eylemde konuşan Avukat Batuhan Demir ise uygulamanın hukuki hiçbir dayanağının olmadığını savundu. Demir, "Yaklaşık 170 milyon TL’lik bir yük pazarcı esnafının sırtına yüklenmek isteniyor. Pazarcılar haftada bir kullandıkları alan için zaten işgaliye ödüyor. Katı atık bedelini yeniden tahsil etmek hukuka aykırıdır" dedi. Demir, ayrıca esnafın kişisel bilgilerinin hukuka aykırı şekilde elde edilerek evlerine ceza tebligatı gönderildiğini öne sürdü. "Normalde zabıta pazarda görür, varsa durumu yerinde tespit eder. Ancak burada kişisel bilgiler kullanılarak evlere ceza gönderildi. Bu hem görevi kötüye kullanma hem de kişisel verilerin ihlali suçunu oluşturuyor" diyen Demir, gerekli suç duyurularını yapacaklarını söyledi. Hukuki süreç başlatıldı Avukat Demir, idari mahkemede açılan davanın sürdüğünü belirterek, "Karabağlar Belediye Meclisi’nde de katı atık bedeli tahsilatının dava sonuçlanana kadar durdurulması yönünde önerge verildi. Bu süreçte biz de esnafımızla birlikte hukuki mücadelemizi sürdüreceğiz" diye konuştu.
Menemen’de Bozalan İncir Festivali heyecanı yaşanacak
11 Ağustos 2025 Pazartesi - 11:44 Menemen’de Bozalan İncir Festivali heyecanı yaşanacak Menemen Belediyesi, 5. Bozalan İncir Festivali’ne hazırlanıyor. Bozalan’ın enfes incirleriyle tatlanacak festivalde, ünlü sanatçı Gülben Ergen de konser verecek. Menemen’de Mayıs ayındaki Emiralem Çilek Festivali sonrası, sıra ilçenin meşhur incirine geldi. 5. Bozalan İncir Festivali, bu yıl 16 Ağustos Cumartesi günü gerçekleştirilecek. Sabah saat 10:00’da satış stantlarının açılmasıyla başlayacak festivalde 12:00 itibariyle çocuklar için atölye çalışmaları başlayacak. Saat 16:00’da etkinlik alanı boyunca farklı noktalarda müzik dinletilerinin olacağı festivalin kortej yürüyüşü ise 17:00’da gerçekleştirilecek. Bozalan İncir Festivali’nde gerçekleştirilecek etkinliklerden biri de sağlıklı yaşam söyleşisi olacak. Bozalan’da festival coşkusunun zirveye çıkacağı anlarsa, akşam saatlerinde yaşanacak. Saat 20:00’da ünlü sanatçı Gülben Ergen, en güzel şarkılarını festival ziyaretçileriyle birlikte söyleyecek. Başkan Pehlian: "Festival coşkusuna ortak olun" Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Topraklarından bereket fışkıran Menemen’in her bölgesi bizim için ayrı bir değer. Mayıs ayında yaklaşık 1 milyon ziyaretçiyle gerçekleştirdiğimiz Emiralem Çilek Festivalimiz sonrası vatandaşlarımızı bu kez incirimizle buluşturacağız. Tadı ve mis gibi kokusuyla Bozalan İnciri, her zamanki gibi kitleleri buluşturacak. Lezzetiyle, konseriyle, müzik dinletileri, söyleşisi ve çocuk atölyeleriyle 7’den 77’ye her misafirimiz için hazırlıklarımızı tamamladık. Tüketicinin doğrudan köylümüz ve yerel üreticimizle buluşacağı festival coşkusuna ortak olmak için tüm misafirlerimizi Bozalan’a bekliyoruz" diye konuştu.
Ege Üniversitesinden Dr. Öğr. Üyesi Veysel Bay’a BAGEP 2025 ödülü
11 Ağustos 2025 Pazartesi - 10:35 Ege Üniversitesinden Dr. Öğr. Üyesi Veysel Bay’a BAGEP 2025 ödülü Ege Üniversitesi, bilimsel başarılarıyla adından söz ettirmeye devam ediyor. Bilim Akademisi tarafından verilen 2025 Genç Bilim İnsanı Ödülü (BAGEP), Ziraat Mühendisliği alanında Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü öğretim üyesi Dr. Veysel Bay’a verildi. Dr. Bay, bu ödüle Ziraat alanında layık görülen ilk bilim insanı olma unvanını da kazandı. Ödül, Dr. Bay’ın hayvan genetiği, mikrobiyota araştırmaları ve sürdürülebilir hayvancılık alanlarında yürüttüğü bilimsel çalışmalara dayanılarak takdim edildi. Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmail Paylan’ı ve Dr. Veysel Bay’ı makamında ağırlayarak tebrik etti. Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, "Bilim, teknoloji ve inovasyonun odağında yer alan araştırma üniversitemiz başarılarıyla adından söz ettirmeye devam ediyor. BAGEP 2025 ödülleri kapsamında Ziraat Mühendisliği alanında Üniversitemiz öğretim üyesi Dr. Veysel Bay, genç bilim insanlarına verilen en prestijli ödüllerden birinin sahibi oldu. Bilim Akademisi, başarılı genç bilim insanlarını ödüllendirmeyi, desteklemeyi, bilimde önde gelen gençlerin tanınmalarını ve araştırmalarından haberdar olunması amaçlıyla farklı disiplinlerde ödüller takdim ediyor. Bilim Akademisi, BAGEP ödüllerini yalnızca bilimsel mükemmeliyet temelinde değil, aynı zamanda nitelikli, kapsayıcı ve etik değerlere dayalı araştırma kültürünü teşvik etmek amacıyla da veriyor. Bu yaklaşım, Akademi’nin 2022 yılında imzacısı olduğu Araştırma Değerlendirme Reformu Avrupa Mutabakatı (CoARA) ile de uyumludur. Akademi, ödül ve seçim süreçlerinde yalnızca niceliksel göstergelere değil, araştırmacının katkı çeşitliliğini, özgünlüğünü ve disiplinler arası etkisini merkeze alan niteliksel değerlendirme ilkesini benimsemektedir. Ödül, iki yıl boyunca sağlanan araştırma desteği ile genç akademisyenlerin bağımsız ve yaratıcı araştırmalarını teşvik etmeyi hedeflemektedir. Bu kapsamda Ziraat Alanında öncü araştırma yaparak ödüle layık görülen genç akademisyenimiz Dr. Veysel Bay’ı yürekten kutluyor, başarılarının devamını diliyorum" dedi. BAGEP programı kapsamında 2013 yılından bugüne kadar toplam 475 genç araştırmacı desteklendi. 2025 yılında ise 38 bilim insanı daha bu prestijli ödüle layık görüldü.
Anafarta İHA Takımı, TEKNOFEST 2025 finalinde
11 Ağustos 2025 Pazartesi - 09:20 Anafarta İHA Takımı, TEKNOFEST 2025 finalinde 2025 yılı TEKNOFEST kapsamında Savaşan İHA Yarışması’na başvuran takımlar arasından tüm eleme adımlarını başarı ile geçen Yaşar Üniversitesi Anafarta İHA Takımı, üniversite bünyesinde geliştirdikleri özgün insansız hava aracı sistemi ile eylül ayında İstanbul’da düzenlenecek olan finalde yarışacak. Yaşar Üniversitesi Mühendislik Fakültesi öğrencileri tarafından 2024 yılında Mühendislik Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ömer Çetin’in akademik danışmanlığında kurulan Anafarta İHA Takımı, uluslararası nitelik taşıyan 2025 TEKNOFEST etkinlikleri kapsamında düzenlenen Savaşan İHA (İnsansız Hava Aracı) Yarışması’nda, yüzlerce takımı geride bırakarak finale kaldı. Yaşar Üniversitesi bünyesinde, farklı mühendislik disiplinlerinden 15 öğrenci, İHA sistemlerine duydukları ortak ilgiyi, özellikle savunma sanayinde etkin kullanılabilecek bir İHA sistemi oluşturmak için kullanarak, Anafarta İHA adını taşıyan bir insansız hava aracı sistemi tasarladı. Tasarımından imalatına kadar öğrenciler tarafından özgün olarak ve kendi imkanları ile geliştirilen Anafarta İHA, yüksek manevra kabiliyetine sahip, otonom hareket edebilen ve etkili savunma-strateji algoritmalarıyla donatılmış yapay zeka destekli insansız hava aracı olma özelliğini taşıyor. Rektörden tam destek: Teknolojiyi dönüştür, geleceği yönet Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller ise Anafarta İHA Takımı’nın, 2025 Yılı TEKNOFEST Savaşan İHA Yarışması’nda finale kalmasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Bugünler insanlık tarihinin en hızlı teknolojik değişimlerine tanıklık ettiğimiz bir dönem. Yaratıcı yapay zekâdan uzay araştırmalarına kadar birçok alanda ciddi bir gelişim ve dönüşüm içindeyiz. Teknoloji geliştirmek, yalnızca araç değil; bir vizyon, bir strateji ve bir liderlik meselesi. Teknolojiyi geliştiren geleceği yönetir. Üniversiteler, teknolojinin doğduğu, geliştiği ilk merkezler. Bizler yetiştirdiğimiz öğrencilerle aslında geleceği dönüştürecek bireyleri inşa ediyoruz. Üniversitemizin Anafarta İHA Takımı, projesi ile TEKNOFEST’te finale kalma başarısını elde ederken, yeni teknolojilerin geliştirilmesine de örnek oluyor. Kendilerini tebrik ediyorum" dedi. Geleceğin mühendisleri yetişiyor Ekibin akademik danışmanlığını yürüten Yaşar Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ömer Çetin, Anafarta İHA Takımı olarak temel amaçlarının farklı mühendislik dallarından öğrencilere teoriyi pratiğe dökme fırsatı tanımak olduğunu belirterek şunları söyledi: "Anafarta İHA Takımının temel amacı, öğrencilere teorik bilgilerini pratiğe dökme fırsatı sunarak, havacılık, yazılım, elektronik ve mekatronik alanlarında deneyim kazandırmaktır. Öğrencilerin takım çalışmasıyla İHA tasarımı, üretimi ve test süreçlerine aktif olarak katılmalarını sağlayarak, yenilikçi ve sürdürülebilir projeler geliştirmeyi hedefledik. Aynı zamanda sektörle iş birlikleri, yarışmalara katılım ve teknik eğitimler düzenleyerek öğrencilerin kariyerlerine katkı sağlamayı ve ülkenin İHA alanındaki teknolojik yetkinliğini arttırmayı amaçlıyoruz. Bu sayede, geleceğin mühendis ve araştırmacılarının yetişmesine destek olurken, akademik bilgiyi endüstriyel uygulamalarla birleştiren bir platform sunmuş oluyoruz." Özgün tasarım, yerli üretim Öğrencilerin projeyi geliştirme sürecinde prototip testleri yaparak tasarımlarını sürekli iyileştirdiklerini belirten Doç.Dr. Çetin, "Öğrencilerimiz en verimli sistemleri geliştirmeye odaklandı. Takım üyelerinin sahip olduğu farklı teknik beceriler, proje sürecinde bize büyük avantaj sağladı. Savaşan Anafarta İHA, otonom olarak hareket edebilen, havadaki hedefleri tespit edip takip edebilen ve gerektiğinde kilitlenme gerçekleştirebilen, belirlenen bir konuma dalış (kamikaze) görevi gerçekleştirebilen sabit kanatlı bir insansız hava aracıdır. Projemiz, savunma sanayiinde kritik rol oynayan otonom sistemlerin geliştirilmesine katkı sağlamayı hedeflemekte olup, TEKNOFEST Savaşan İHA kategorisi için özel olarak tasarlanmıştır" dedi.