Yerel Haberler
İzmir
17 Mayıs 2026 Pazar - 16:51 EFES 2026 Tatbikatı ’Savunma Sanayi Sergisi’ kapılarını vatandaşlara açtı EFES 2026 Birleşik Müşterek Fiili Atışlı Arazi Tatbikatı kapsamında düzenlenen Savunma Sanayi Sergisi, halk günü etkinliğiyle kapılarını vatandaşlara açtı. Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen savunma sanayi teknolojilerinin sergilendiği etkinlikte, vatandaşlar Türkiye’nin askeri ve teknolojik alanda ulaştığı gücü yakından görme fırsatı buldu. Sergi alanını ziyaret eden vatandaşlar, ilk olarak EFES 2026 Tatbikatı’nın son hazırlık ve uygulama aşamalarına dair yürütülen çalışmaları ilgiyle takip etti. Ardından teknoloji stantlarını gezen ziyaretçiler, insansız hava araçlarından roket sistemlerine, robot köpeklerden tanklara, hava savunma sistemlerinden kamikaze dronlara kadar çok sayıda modern askeri teçhizatı ve yerli üretim silah çeşidini yakından inceledi. Türk savunma sanayisinin küresel ölçekteki gelişimini gözler önüne seren sergide, milli imkanlarla üretilen her sınıftan teknolojik ürün yoğun ilgi gördü. Alanda sergilenen ürünler hakkında yetkililerden teknik kabiliyetler dalında detaylı bilgiler alan vatandaşlar, yerli savunma sanayisinin ne kadar ileri bir seviyeye geldiğini yerinde gözlemleme imkanı yakaladı. Vatandaşlardan yoğun ilgi Duygularının son derece yüksek ve gurur verici olduğunu belirten Emine Demirel, "Emeği geçen herkesten Allah razı olsun. Savunma sanayimiz o kadar üst seviyelere çıktı ki artık dünya karşımızda titriyor. ’Artık bir Türkiye var, onların sanayisi güçlü’ diyorlar. Bizlerden korkuyorlar. Biz bunlarla; KAAN’larla, tanklarımızla, uçaklarımızla ve insansız hava araçlarımızın hepsiyle gurur duyuyoruz" ifadelerini kullandı. Gurbetçilerin gururu Almanya’dan geldiğini ve yurt dışından gelen biri olarak Savunma Sanayii Sergisi’nde gördüklerinin kendileri için çok daha farklı ve gurur verici olduğunu belirten Mehtap Tanrısever, "Türk vatandaşı olmak bizim için başlı başına ayrı bir özellik ve gurur kaynağı. Yurt dışında bildiğiniz üzere biraz zorluk çekiyoruz, çünkü orada hala ırkçılık var. Buraya geldiğimizde ve bu eserleri gördüğümüz zaman bir Türk olarak gerçekten daha da gururlanıyoruz. Alana henüz yeni geldik ama gözümüzü alamıyoruz. O kadar kaliteli ve büyük eserler var ki hayranlıktan adeta ağzım açık kaldı. Büyük bir heyecan doluyuz" şeklinde konuştu. Yerli silahlar ilgi gördü Tankların ve silahların oldukça etkileyici olduğunu, ülkenin yerli mühimmatlarını yakından görmenin kendisine büyük heyecan verdiğini belirten Samet Kuran, "Silahları gördük, çok güzellerdi. Ülkenin o güzel mühimmatlarını ve araçlarını görmek, onlara dokunabilmek ve ayrıntılarını öğrenmek insanı ister istemez heyecanlandırıyor. Hedefim Hava Harp Okulu’na girip pilot olmak. Burada anlatılacak ve övülecek çok fazla şey var. Hepsini teker teker gezmek, farklı teknolojileri tanımak ve askerlerin yaşadığı duyguların bir neticesini hissetmek çok güzel bir duygu. Bence herkes buraya gelmeli ve bu atmosferi görmeli" ifadelerini kullandı. Ülke teknolojisinin ne kadar iyi olduğunu gördüğünü söyleyen Ata Görmenoğlu ise, "Sarsılmaz gibi ünlü markalarımızı deneyimleme şansım oldu. Ne kadar gelişmiş olduğumuzu görme fırsatı bulduk. Özellikle tanklarımız, askeri teknolojide ne kadar üstün olduğumuzu gösteriyor. Buraya geldiğinizde gururlanmamak mümkün değil. Hem silah teknolojisi hem de araçlar olarak çok gelişmişiz ve bunu buraya gelince rahatlıkla görebiliyoruz. Burayla ilgili söyleyecek çok şey var, anlatarak bitiremeyiz. İmkanı olan herkesin gelip deneyimlemesi lazım. Beni zırhlı araçlar ve tabanca gibi silah teknolojileri daha çok heyecanlandırdı. Onların daha gelişmiş olduğunu düşünüyorum. Tanklarımız da oldukça gelişmiş ve birçok sistematiği var ama zırhlı araçların ve silahların hissi çok ayrı" diye konuştu.
17 Mayıs 2026 Pazar - 15:29 Aliağa’da ’Otizmli Çocuklar Gelişim ve Dayanışma Derneği’ açıldı Aliağa’da faaliyetlerine başlayan Otizmli Çocuklar Gelişim ve Dayanışma Derneği’nin açılış ve tanışma konferansı, Aliağa Belediyesi Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. Konferansa Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, Aliağa İlçe Milli Eğitim Müdürü Dr. Erdoğan Akyüz, Otizmli Çocuklar Gelişim ve Dayanışma Derneği Kurucu Başkanı Sonay Vural ve yönetim kurulu üyeleri, özel eğitim öğretmenleri ile aileler katıldı. Programda otizmli bireylerin eğitim, spor ve sosyal yaşamda daha görünür olması gerektiği vurgulanırken, toplumsal dayanışmanın önemine dikkat çekildi. Başkan Acar: "O çocuklar benim de çocuklarım" Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, Aliağa’nın özel eğitim alanında önemli imkanlara sahip olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Aliağa olarak çok nitelikli rehabilitasyon merkezlerine ve alanında başarılı eğitimcilere sahibiz. Belediyemizin Atla Terapi ve Rehabilitasyon Merkezi’nde de eğitimci arkadaşlarımız çocuklarımızın gelişimine çok önemli katkılar sunuyor. Ne mutlu ki bugün Kaanlarımız, Erenlerimiz, Doruklarımız, Tolgalarımız ve Keremlerimiz var; inanıyorum ki başarı hikâyelerimiz her geçen gün daha da artacak. Siz değerli ailelerimiz çocuklarınız için her şeyinizi ortaya koyuyorsunuz ama şunu bilmenizi isterim ki o çocuklar benim de çocuklarım. Biz büyük bir aileyiz ve her zaman birlikteyiz. Çocuklarımız için en iyisini yapacak, onları en güzel yerlere hep birlikte taşıyacağız. Bugün artık yeni bir paydaşımız daha var. Derneğimiz, belediyemiz, ailelerimiz ve eğitimcilerimizle çocuklarımız için omuz omuza çalışacağız. Otizmli Çocuklar Gelişim ve Dayanışma Derneği’nin Aliağa’mıza hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum." Sonay Vural: "Çocuklarımız her yerde dimdik ayakta duracak" Otizmli Çocuklar Gelişim ve Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı ve Aliağa Belediyesi Özel Eğitim Sporcusu Kaan Vural’ın annesi Sonay Vural, yaşadıkları zorlu süreci anlatarak şunları söyledi: "Çok emek verdik, çok mücadele ettik. Pek çok yere gittik, birçok kapı yüzümüze kapandı ama o kapıları açan güzel yürekli insanlar da vardı. Çocuklarımız istenseler de istenmeseler de hayatın içinde olacak ve her yerde dimdik duracaklar. Hocalarımız bize her zaman destek oldu, Başkanımız Serkan Acar ise önümüze çıkan pek çok engeli aşmamızda yanımızda durdu. Çocuklarımız çok güzel gelişimler gösterdi. Kaan, milli sporcu olma yolunda ilerliyor. Bu yıl Aliağa Belediyemizin desteğiyle yüzmede Ege Birinciliği elde ettik. Çocuklarımızı hayatın içine katalım, sosyal yaşamın her alanında var olmalarını sağlayalım." Mazlum Yılmaz: "Küçük bir adım büyük başarılara dönüştü" Aliağa Belediyesi Özel Eğitim Öğretmeni Mazlum Yılmaz, öğrencisi Aliağa Belediyesi Özel Eğitim Sporcusu Eren Yüzbaşıoğlu’nun spor alanındaki başarılarına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Bizim umut ışığı olarak gördüğümüz bu çalışmaya katkı sunan herkese şimdiden teşekkür ediyorum. Eren ile birlikte Konya’daki Masa Tenisi Müsabakaları’ndan geldik. Eren, okul sporlarında Türkiye üçüncüsü olmayı başardı. Kursumuzda temel eğitim süreciyle başladık. Daha sonra çocuklarımızı nasıl daha ileri taşıyabileceğimizi düşündük ve masa tenisine yöneldik. O gün atılan küçük bir adım bugün Aliağa Belediyemizin takımında önemli başarılara dönüştü. Destek veren herkese teşekkür ediyorum." "Çocuklarımızın hayata karışmaya ihtiyacı var" Özel Eğitim Öğretmenleri ve Artı Çocuk Gelişim Merkezi Kurucuları Şeyma Çelikkaya ve Abdurrahman Altunkaynak ise konuşmalarında toplumsal dayanışmanın önemine vurgu yaparak şunları söylediler: "Bu derneğin en önemli amacı hiçbir ailenin kendisini yalnız hissetmemesidir. Biz, hiçbir çocuğun yalnızca farklı gelişim gösterdiği için eğitim hakkından mahrum kalmasını, ailelerin çaresizlik içinde kaybolmasını istemedik. Çocuklarımızın yalnızca terapi odalarıyla sınırlı bir yaşam sürmesini değil, hayatın içinde aktif bireyler olarak yer almasını istiyoruz. Çünkü bizim çocuklarımızın yalnızca eğitim almaya değil, topluma karışmaya ve sosyal yaşamın içinde var olmaya ihtiyacı var. Bugün burada bulunan kıymetli yöneticilerimizin desteği bizim için son derece değerli. Çünkü bu mücadele yalnızca ailelerin omzuna bırakılabilecek bir mücadele değil; eğitimin, yerel yönetimlerin, uzmanların, öğretmenlerin ve toplumun hep birlikte sahip çıkması gereken ortak bir sorumluluktur."
17 Mayıs 2026 Pazar - 13:59 İzmir’de genç beyinlerin uzay yarışı: ’Ay ve Mars Köyü Projesi’ final yaptı İzmir’de Radikal Okulları tarafından hayata geçirilen ve öğrencilerin uzayda yaşam alanları tasarladığı ’Ay ve Mars Köyü Projesi’, Radikal Konak Okulları’nda düzenlenen görkemli finalle sona erdi. Radikal Okulları bünyesinde yürütülen ve İzmir genelindeki 15 farklı okuldan öğrencileri bir araya getiren ’Ay ve Mars Köyü Projesi’nin final heyecanı, Radikal Konak Okulları ev sahipliğinde yaşandı. Okul yönetimi, öğretmenler, veliler, yarışmacı öğrenciler ve üniversiteli mentörlerin katılımıyla gerçekleştirilen final etkinliğinde, 7 ayrı grup podyuma çıktı. Geleceğin bilim insanı adayı olan öğrencilerin, geri dönüşüm materyallerini kullanarak uzayda bir yaşam fikriyle geliştirdikleri projeler katılımcılardan büyük ilgi gördü. Jüri değerlendirmesinin ardından ilk üç sırayı paylaşan öğrencilere para ödülü ve burs hediyesi takdim edildi. "Geleceğin bilim insanlarını yetiştiriyoruz" Yaklaşık 8 aydır sürdürülebilir bir vizyonla hareket ettiklerini ve projenin final aşamasına gelmesinden gurur duyduklarını belirten Radikal Okulları ARGE Koordinatörü Şule Baş, "Ekim ayında aslında bir hayalimizi gerçekleştirmeye başladık. İzmir’in farklı ortaokul ve liselerindeki öğrencilerden bilim toplulukları oluşturmak gibi bir hayalimiz vardı. Bu çocuklara her ay yeni bilim seminerleri, bilim atölyeleri düzenleyerek süreç boyunca birer bilim insanı olarak yetişmelerini amaçladık. Yaklaşık 8 aydır bu vizyonu devam ettirmeyi başardık. Çocukları astronomi alanında ve dünyanın, geleceğin şekillendirilmesi konularında bilinçlendirmeye özen gösterdik" dedi. "Geri dönüşüm materyalleriyle gelecek inşa ettiler" Yarışma gününün büyük bir heyecana sahne olduğunu kaydeden Baş, "Şimdi de bu sürecin meyvelerini topladığımız bir yarışma düzenliyoruz. 15 farklı okuldan öğrencimiz burada yarışıyor. Herkes kendi Ay ve Mars yaşam üssünü tasarlıyor. ’Orada bir gelecek yaşam alanı tasarlasaydık nasıl bir şey yapardık?’ diye yarışmaya başladılar. Biz öğrencilerimize geri dönüşüm materyalleri verdik ve bu materyallerden yola çıkarak kendi yaşam üslerini tasarladılar. Sabah 10.00’da başladık ve 15.00’e kadar alanda canlı bir şekilde projelerini gerçekleştirdiler" ifadelerini kullandı. Üniversiteli mentörler ve uzman jüri eşlik etti Projelerin çok yönlü bir süzgeçten geçirildiğini aktaran Şule Baş, "Sürdürülebilirliğe, tasarımın güzelliğine, mühendisliğe ve bilim ayağına bakıyoruz. Böyle beş-alt kategoride değerlendirdiğimiz; Prof. Dr. Serdar Evren ve Mimar Rafet hocamızın bizlerle olduğu kıymetli bir jürimiz var. Ayrıca her grubumuzda bir tane mentör öğrenci desteği sağladık. Ege Üniversitesi Astronomi Bölümü öğrencilerimiz de yarışma boyunca kardeşlerinin başında durarak onlara mentörlük yaptı" şeklinde konuştu. Sıra dünya sahnesinde: Hedef NASA Projelerin yerel bir yarışmayla sınırlı kalmayacağını, başarılı fikirleri uluslararası boyuta taşıyacaklarını müjdeleyen Baş, "Bu yarışmanın sonrasında dereceye giren ya da dereceye girmese de fikri çok başarılı olan öğrencilerimizi NASA’nın kendi projelerinin yapıldığı, öğrencilerden başvuruların toplandığı diğer ayaklara da taşımayı düşünüyoruz. Astronom Duygu ve Murat hocalarımızın desteğiyle birlikte öğrencilerimizi, kısmetse NASA’nın bir araya getirdiği projelere göndereceğiz" diyerek sözlerini tamamladı.
Çeşme’nin içme suyunu karşılayacak arıtma tesisi açıldı
09 Ağustos 2025 Cumartesi - 16:53 Çeşme’nin içme suyunu karşılayacak arıtma tesisi açıldı İzmir’in Çeşme ilçesinin içme suyunu karşılayacak olan Karareis Barajı ve Salman Göleti iletim hattı arıtma tesisi hizmete alındı. Açılış töreninde konuşan Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider, "İzmir’de toplamda yüzde 30’lara varan bir kayıp-kaçak oranı mevcut. Tüm belediyelerimizin, şebeke altyapısını hızla onarıp yenilemeye geçmesi şarttır" dedi. Çeşme ilçesinin içme suyu temin edecek arıtma tesisi hizmete alındı. Yaklaşık 1.7 milyar TL’ye maliyeti olan Karaburun Karareis Barajı ve Salman Göleti Ortak Deposu, iletim hattı yapımı ve arıtma tesisi kapsamında toplam 33 bin 689 metre uzunluğunda, farklı çaplardaki çelik borular döşendi. Ayrıca, 2 adet 1000 metreküp ve 1 adet 500 metreküp kapasiteli olmak üzere toplam 3 adet yükleme deposu, 3 adet terfi merkezi, sanat yapıları ile birlikte günlük 23 bin 760 metreküp kapasiteli arıtma tesisinin tüm üniteleri tamamlandı. Tesisin performans testlerine başlanmış olup, testlerin sonuçlarına göre en kısa sürede su verilmesi hedefleniyor. Projenin tamamlanmasıyla birlikte İzmir’in Çeşme ilçesine yılda 3.74 milyon metreküp içme suyu temin edilecek. Karareis Barajı ve Salman Göleti iletim hattı arıtma tesisi açılışında konuşan Tarım ve Orman Bakan Yardımcı Ebubekir Gizligider, Bundan sonra barajlarımız yüzde 100 dolu bile olsa, kuraklık olmasa da öncelikle yapılması gereken, kuyu suyu ve diğer kaynakların elektrik faturası düşünülmeden kullanılmasıdır. Sonrasında ise barajların yaz dönemine saklanması gereklidir. Buradan bu uyarıyı yapmak istiyorum. Dünya genelinde Akdeniz Çanağı ve bunun da merkezinde Türkiye yeni bir tehditle karşı karşıyadır. Size iki rakam vereceğim. 30 yıllık ortalamayla bu yılın yağış rakamları karşılaştırıldığında, Türkiye genelinde yüzde 26 oranında gerideyiz. Yani bu yıl, ortalamanın yüzde 26’sı kadar daha az yağmur aldık. İzmir özelinde ise bu oran yüzde 43’e ulaştı. Yani İzmir, alması gereken yağışın yüzde 43 daha azını aldı bu yıl. İşte bu sebeple tüm Türkiye’de, öncelikle mevzuatını hazırlayarak yürürlüğe koyduğumuz ve geçtiğimiz yıl itibarıyla da bitkisel üretimde uygulamaya aldığımız suya göre tarımı başlattık. Çünkü tarım sektörü, suyun yüzde 77’sini kullanmaktadır. Keza sanayi ve içme suyu da büyük paya sahiptir. Artık devlet, kendine düşen kısmıyla gerekli tedbirleri ivedilikle almaktadır. Aynı şekilde, sanayi yatırımlarımızda da artık su tasarrufu esas alınmaktadır" ifadelerini kullandı. Gizligider: "Toplamda yüzde 30’lara varan bir kayıp-kaçak oranı mevcut" Belediyelerde ve tüm Türkiye genelinde kayıp-kaçak oranlarını hızla düşürmesi gerektiğini vurgulayan Bakan Yardımcısı Gizligider, "Toplamda yüzde 30’lara varan bir kayıp-kaçak oranı mevcuttur. İzmir’de tüm belediyelerimizin, şebeke altyapısını hızla onarıp yenilemeye geçmesi şarttır. Aksi takdirde, hangi barajı açarsak açalım, hangi tedbiri alırsak alalım; arıtmak için para harcadığımız, nakliyesi için para harcadığımız ve yine elektrik ile diğer enerji giderleri için para harcadığımız içilebilir su yok olmaktadır. Çeşme’nin yaz dönemi ihtiyacı nedir? Nüfusun ve turizmin en yoğun olduğu bu dönemde, Çeşme’nin günlük ihtiyacı 43 bin 000 metreküptür. Birazdan faaliyete geçireceğimiz bu tahsis ile günlük 24 bin 000 metreküp su vereceğiz. Kaldı ki, diğer kuyularla birlikte çok da hayırlı bir tevafuk olmuştur: Bugün itibarıyla, Çeşme’mizin 2071 yılına kadar su sorunu ortadan kalkmıştır" diye ekledi. İnan: "İzmir’in bazı ilçelerinde yüzde 50’ye varan kaçak oranı bulunuyor" İzmir’in içme suyu şebekesinde çok ciddi kayıplar yaşandığını ifade eden AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan ise "Bugün İzmir’in bazı ilçelerinde yüzde 50’ye varan kaçak oranı bulunuyor. Barajdan 10 kamyon su çıkıyor, bunun beş kamyonu daha İzmirli hemşehrilerimize ulaşmadan yolda dökülüp gidiyor. Belediyenin DSİ’ye belirttiği rakamların doğruluğu bile şaibeli durumda. Bu şehirde musluğa gelmeden kaybolan su, bazı ilçelerde yarıya kadar ulaşıyor. Bu ne demek biliyor musunuz? Barajlardan getirilen, arıtılan, enerji ve para harcanan milyonlarca ton su musluğumuza ulaşmadan yok oluyor. Düşünün; paslı borularda, patlamış hatlarda, onarılmayan şebekede heba oluyor. İzmir’in suyu boşa gidiyor, İzmir’in enerjisi boşa gidiyor, İzmir’in parası ve emeği boşa gidiyor. Peki, bunun bedelini kim ödüyor? Tabii ki İzmirliler olarak bizler ödüyoruz. İzmirli hemşehrilerimiz ödüyor" diye ekledi. Karareis Barajı ve Salman Göleti iletim hattı arıtma tesisi açılış programına Tarım ve Orman Bakan Yardımcı Ebubekir Gizligider, Çeşme Kaymakamı Mehmet Maraşlı, AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, Ak Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı, MHP İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin, İzmir İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Şahin Devlet Su İşleri çalışanları, partililer ve vatandaşlar katıldı.
İzmir’de mera alanında vahşi depolamada geri adım
09 Ağustos 2025 Cumartesi - 15:30 İzmir’de mera alanında vahşi depolamada geri adım İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Tire’nin Karateke Mahallesi’ndeki mera alanına yaptığı vahşi çöp depolama, bölge halkının tepkisi ve yapılan eylemler sonucunda sona eriyor. Kaymakamlık keşif kararı alırken, belediye çöpleri derin çukurlara gömüp alanı kapatmaya başladı. İzmir’de Harmandalı Katı Atık Depolama Tesisi’nin kapanmasının ardından, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin çöplerini Tire’nin Karateke Mahallesi’ndeki mera alanına yasa dışı şekilde dökmesi bölge halkı tarafından tepkiyle karşılandı. Belediye ekipleri ile vatandaşlar arasında zaman zaman gerginlikler yaşandı. AK Parti Tire İlçe Başkanı Abdülkadir Uğurlu öncülüğünde köylülerin düzenlediği eylem ses getirirken, Cumhur İttifakı ortağı MHP Tire İlçe Başkanı Recep Doğru ve Karateke Mahalle Muhtarı Erkan Tutkaç da eyleme destek verdi. Yapılan baskıların ardından Tire Kaymakamlığı, 13 Ağustos 2024 tarihinde bölgede keşif yapılmasına karar verdi. Bu gelişmenin ardından İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri alarm durumuna geçerek, bölgeye iş makineleri sevk etti. Ekipler, çöpleri derin çukurlara gömüp toprakla kapatma çalışması başlattı. Belediye yetkilileri, mera alanının tamamen kapatılması sonrası Tire’ye çöp dökümünün sona ereceğini açıkladı. AK Parti Tire İlçe Başkanı Abdülkadir Uğurlu, "İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hukuk tanımaz ve vurdumduymaz tavırları, bölge halkını derinden üzmüştür. Tire’yi arka bahçesi gibi gören bu anlayışa vatandaşlarımız en büyük cevabı vermiştir. Yıllardır katı atık tesisi kuramayan Büyükşehir Belediyesi, vahşi depolama ile geleceğimizi tehdit etmiştir. Umarım bu olaylardan ders çıkarılır. Biz her zaman vatandaşımızın yanında olacağız" dedi.
10 yıllık tehlikeden, ameliyatsız kurtuldu
09 Ağustos 2025 Cumartesi - 14:05 10 yıllık tehlikeden, ameliyatsız kurtuldu İEÜ Medical Point Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Burcak Binicier ve ekibi, Ayşe Karabıyık’ın bağırsağındaki 6 cm’lik kitleyi, ESD yöntemi ile başarıyla çıkardı. İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Medical Point Hastanesi (İEÜ) Gastroenteroloji Bölümü’nden Doç. Dr. Ömer Burcak Binicier ve ekibi, 45 yaşındaki Ayşe Karabıyık’ın bağırsağında tespit edilen 6 santimetrelik kolonik kitleyi, ameliyata gerek kalmadan endoskopik submukozal diseksiyon (ESD) yöntemiyle başarıyla temizledi. Kolonoskopi ile ortaya çıktı Yaklaşık 10 yıldır gıda intoleransı ve sindirim sorunları yaşayan Karabıyık, son bir yılda günlük ishal şikayetleri nedeniyle yaşam kalitesinin düştüğünü belirtti. Kolonoskopiden çekinmesi nedeniyle tanı süreci geciken Karabıyık, araştırmalarının ardından Medical Point Hastanesi’ne başvurdu. Doç. Dr. Binicier ve ekibinin yaptığı kolonoskopide, bağırsağın son kısmında yaklaşık 6 santimetre çapında geniş tabanlı bir polip tespit edildi. Patoloji raporunda, kanser bulgusu olmadığı ancak yüksek kanserleşme riski taşıdığı belirlendi. Ameliyatsız tedavi: ESD yöntemi Doç. Dr. Binicier, hastaya açık cerrahi yerine endoskopik submukozal diseksiyon yöntemini önerdi. Yaklaşık üç gün önce gerçekleştirilen işlemle kitle tamamen çıkarıldı. "Patoloji sonuçları da temiz gelirse hastamız ameliyat olmadan bu sorunu geride bırakmış olacak" diyen Binicier, 45 yaşından itibaren her bireyin en az bir kez kolonoskopi yaptırmasının önemine dikkat çekti. "72 saatte hayata döndüm" Operasyon sonrası hızla iyileşen Karabıyık, "O gece biraz zordu ama her gün daha iyi oldum. 72. saatte neredeyse eski enerjime kavuştum. Kolonoskopiden korkmamak gerektiğini yaşayarak öğrendim" dedi.
AK Partili Ünal: "Belediyeyi yönetemeyenler, Karşıyaka’yı da tüketiyor"
09 Ağustos 2025 Cumartesi - 11:52 AK Partili Ünal: "Belediyeyi yönetemeyenler, Karşıyaka’yı da tüketiyor" Karşıyaka Belediyesi’nde mali sıkıntılar nedeniyle işçi maaşlarının ödenmemesi ve memur sosyal denge tazminatlarındaki aksama ile ilgili yaşanan durumu yönetim sorununa bağlayan AK Partili Meclis Üyesi Hasan Ünal, mevcut yönetimi eleştirdi. Karşıyaka Belediyesi’nde mali sorunlar gündeme geldi. Belediyenin işçilere maaş ödemekte zorlandığı, önümüzdeki aylarda ise memurların sosyal denge tazminatlarının ödenemeyeceği belirtildi. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan AK Parti Karşıyaka Belediye Meclis Üyesi ve Grup Başkanvekili Hasan Ünal, yaşanan durumu yönetim sorununa bağladı. Ünal, "Bu bir ekonomik kriz değil, belediyecilikte yaşanan yönetimle ilgili sıkıntıların sonucudur" dedi. "Bu kepazeliği kimse örtemez" AK Partili Ünal, "Karşıyaka Belediyesi’nin 3,5 milyar TL’yi bulan SGK ve vergi borcu var. Bu borç ne bir günde oluştu ne de hükümet yüzünden ortaya çıktı. Bu tabloyu CHP’li yönetim yıllardır göz göre göre büyüttü. Şimdi de çıkıp ‘hükümet destek vermiyor’ demek, siyasi gafilliktir. Ortada destek bekleyen bir yönetim değil, iflas etmiş bir zihniyet vardır." CHP kanadından gelen "hükümet katkı sunmuyor" açıklamalarının gerçekle hiçbir ilgisi olmadığını ifade eden Ünal, "Bu millet artık bu mazeret siyasetini yemiyor. Hükümete saldırarak kendi başarısızlıklarını perdelemeye çalışıyorlar. Ama ne yaparlarsa yapsınlar, bu kepazeliği kimse örtemez" dedi. Ünal son olarak Karşıyaka halkına çağrıda bulunarak "İşçisine maaş ödeyemeyen, memuruna tazminat veremeyen, kültür merkezlerini SGK’ya borç karşılığı devreden bir belediyeden bahsediyoruz. Bunlar halka hizmet edemediği gibi artık çalışanına dahi sahip çıkamıyor. Belediyeyi yönetemeyenler, Karşıyaka’yı da tüketiyor. Bu kötü yönetim, Karşıyaka’nın olamaz. İsrafla, adam kayırmayla, popülizmle belediye yönetilmez. Belediyeyi şirket gibi değil, arka bahçeleri gibi yönetmeye kalkarsanız işte böyle duvara toslarsınız. Bugün yaşananlar, CHP’li Karşıyaka Belediyesi’nin çöküş belgesidir" dedi.
Çeşme’de su krizi bitiyor: Karareis Barajı’ndan ilk su bugün veriliyor
09 Ağustos 2025 Cumartesi - 11:25 Çeşme’de su krizi bitiyor: Karareis Barajı’ndan ilk su bugün veriliyor İzmir’de kuraklık ve artan su tüketimi nedeniyle Çeşme ve çevre ilçelerde devam eden su kesintilerinde sona yaklaşıldı. Çeşme’de yaşanan su krizine son vermesi beklenen Karareis Barajı’ndan bugün ilk su verilecek. İZSU, kuraklık ve artan tüketim sebebiyle 25 Temmuz’dan itibaren ilçede gece su kesintilerine başlamıştı. İlk etapta 23.00-06.00 saatleri arasında 7 saat uygulanan kesinti, 31 Temmuz’dan itibaren 23.00-09.00 saatleri arasında 10 saate çıkarılmıştı. Karaburun’da Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından inşası tamamlanmak üzere olan Karareis Barajı’ndan su verilmesi süreci, CHP ve AK Parti arasında siyasi tartışmalara yol açsa da bugün önemli bir adım atılıyor. 9 Ağustos Cumartesi günü (bugün) saat 14.00’te Karareis Barajı ve Salman Göleti Ortak Deposu İletim Hattı ve İçme Suyu İlk Su Verme Töreni düzenlenecek. Açılışı Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider yapacak. Programa AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan ile AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı da katılacak. İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan ise kısa süre önce yaptığı açıklamada, "DSİ’deki arkadaşlarımız hummalı bir çalışmayla su arıtmayı yetiştirmeye gayret ediyorlar. Karareis Barajı’ndan su aldığımız anda Çeşme’deki su kesintilerine son vereceğiz. Yarın alırsak yarın bile kesintileri durdurabiliriz" ifadelerini kullanmıştı.
Acılı anne: "Oğlum, magandalara kurban gitti"
08 Ağustos 2025 Cuma - 15:36 Acılı anne: "Oğlum, magandalara kurban gitti" Almanya’dan ailesiyle birlikte tatil için Aydın’ın Didim ilçesine gelen Poyraz Başnak, uğradığı saldırıda başına aldığı darbeler sonucu ağır yaralanarak 15 gün süren yaşam mücadelesini kaybetti ve gözyaşları içinde toprağa verildi. Oğlunun cenazesinde konuşan anne Güldem Başnak, "Oğlum, sadece yardımseverliğiyle bir kişinin kavgasını ayırmaya çalışmıştı. Magandalara kurban gitti" dedi. Akköy Mahallesi sahilindeki bir sitede 23 Temmuz günü yaşanan olayda yürüyüş yapan 17 yaşındaki O.A. ile 18 yaşındaki P.G. iddiaya göre ’yan baktın’ meselesi yüzünden sözlü tartışma yaşadı. Kısa sürede tartışma kavgaya dönüşmek üzereyken çevredeki vatandaşların araya girmesiyle büyümeden engellenirken, her iki taraf da olay yerinden uzaklaştı. Yaklaşık iki saat sonra, taraflardan P.G. (18) sahilde tek başına otururken, daha önce tartıştığı O.A.’yı ve yanındaki arkadaşı Poyraz Başnak’ı (21) sahilde yürüyüş yaparken gördü. Hızla olay yerinden uzaklaşan P.G., arkadaşı A.G.’yi (18) çağırarak otomobille iki arkadaşı takip etmeye başladı. O.A. ve arkadaşı Poyraz Başnak, oturdukları sitenin hemen önünde bulunan sahil kenarına doğru yürürken, P.G. ve A.G. otomobilden inerek O.A. ve Poyraz Başnak’a saldırdı. Sadırda A.G.’nin savurduğu sopayla başından ağır yaralanan Poyraz Başnak kanlar içinde yere yığıldı. Daha sonra O.A.’ya yönelen iki arkadaş, O.A.’yı da darp ettikten sonra hızla geldikleri otomobile binerek olay yerinden uzaklaştı. 15 gün yaşam savaşı verdi Sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından ağır yaralanan Poyraz Başnak, ambulansla önce Didim Devlet Hastanesi’ne, oradan da Kuşadası Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. Burada yapılan ilk muayene ve kontroller sonrası durumu ağır olan ve hayati tehlikesi bulunan Poyraz Başnak ambulansla İzmir Ege Üniversitesi Hastanesi’ne sevk edilerek yoğun bakıma alındı. Olayda Poyraz Başnak’ı ağır yaralayan A.G ise tedavisinin ardından tutuklanarak cezaevine gönderilirken, İzmir’de tedavisi süren Poyraz Başnak 15 günlük yaşam savaşını kaybetti. Poyraz Başnak’ın cenazesi bugün Karşıyaka ilçesindeki Goncalar Camii’ne getirildi. Cenaze, öğle namazını müteakip kılınan namazından ardından Doğançay Mezarlığı’nda gözyaşları içinde toprağa verildi. "Magandalara kurban gitti" Oğlunun cenaze töreninde açıklamalarda bulunan anne Güldem Başnak, "Oğlum, hayat mücadelesini çarşamba günü kaybetti. Suçluların birinin anında yakalandığını ve diğerinin kaçtığını biliyorum. Yakalanmalarını, her ikisinin de en ağır cezaları almasını ve adaletin sağlanmasını istiyorum. Sadece adalet istiyoruz. Oğlum, sadece yardımseverliğiyle bir kişinin kavgasını ayırmaya çalışmıştı. Tamamen suçsuzdu. Zaten her zaman sevecen ve yardımsever biriydi. Onun kurbanı oldu. Magandalara kurban gitti" diye ekledi. Baba Mustafa Başnak ise "Duygularım anlatılacak gibi değil. Oğlumuz yaklaşık 20 gün boyunca mücadele etti. Sonuç olarak, oğlumuzu kaybettik. Suçlu olan kişilerin de bir an önce yakalanmasını ve adalet önüne çıkarılmasını istiyoruz. Sadece iki kişinin kavgasını ayırmak için yardım etmişti. Ancak arkadaşları, olaydan yaklaşık iki saat sonra, yeniden bir takip sonucu hain bir saldırıya uğradığını söyledi. Bu saldırı sonucunda yaralandı. Aldığı yaralar nedeniyle de hayatını kaybetti" ifadelerini kullandı. "İlahi adalete güveniyoruz" Hayatını kaybeden Poyraz Başnak’ın teyzesi Lamia Ayhan da, "Görüntüleri hepiniz izlediniz. Bu görüntüleri izledikten sonra artık söylenecek bir şey kalmıyor. İki kişi arabadan iniyor, çocuklarımızı takip ediyorlar ve bizim çocuğumuzu sopalarla öldürüyorlar. Poyraz’ımız dayandı ama sonunda canını güzel Allah’ımıza teslim etti. Fakat şunu özellikle ifade etmek istiyorum. Biz bu işin peşini bırakmayacağız. İlahi adalete güveniyoruz. ‘Bizim başımıza gelmez’ demesin kimse. Çünkü biz durup dururken böyle bir olayla karşı karşıya kaldık. Poyraz saatler süren bir beyin ameliyatı geçirdi. Sonrasında da komadaydı. Bu olaydan sonra ‘Yan mı baktı?’, ‘Şöyle mi oldu?’, ‘Böyle mi oldu?’ gibi şeyler söylemenin artık hiçbir anlamı yok. Bakın, biz bu çocuğu kaybettik. Görüntülerde net bir şekilde görülüyor; arabayı takip ediyorlar, iniyorlar ve orada o çocuk dövülerek öldürülüyor. Ne olmuş olursa olsun, arkadaşlar, biz bu çocuğu kaybettik. Sadece o görüntüler bile her şeyi anlatmaya yeter" sözlerini kullandı.