Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
İzmir
Özhelvacı: "Ekonomik bağımsızlığın anahtarı genç ve üreten Türkiye"
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 10:46:14
Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD) Yönetim Kurulu Başkanı M. Kaan Özhelvacı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkarak başlattığı Millî Mücadele’nin, cumhuriyetin gençliğe duyduğu güvenin ve geleceğe yönelik kurucu vizyonunun en güçlü sembollerinden biri olduğunu vurguladı. "19 Mayıs 1919; bağımsızlık meşalesinin yakıldığı, milletimizin yeniden doğuş iradesinin ortaya konduğu ve tam bağımsız Türkiye idealinin temellerinin atıldığı tarihî bir dönüm noktasıdır" diyen Özhelvacı, bu anlamlı günün; gençliğin enerjisi, üretim gücü ve yenilikçi bakış açısıyla geleceği inşa etme sorumluluğunu hatırlattığını ifade etti. Atatürk’ün 19 Mayıs’ı gençlere armağan etmesinin, gençliğe duyulan güvenin en güçlü göstergesi olduğuna dikkat çeken Özhelvacı, genç istihdamı, eğitimden iş hayatına geçiş, fırsat eşitliği, girişimcilik ekosistemi ve teknoloji odaklı kalkınmanın iş dünyasının öncelikli sorumlulukları arasında yer aldığını belirtti. Özhelvacı, EGİAD’ın gençlere yönelik çalışmalarına ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: "EGİAD olarak, gençliğin potansiyelini açığa çıkarmayı ülkemizin ekonomik bağımsızlığı, rekabet gücü ve sürdürülebilir kalkınması açısından stratejik bir sorumluluk olarak görüyoruz. 1990 yılından bu yana geleceğin lider iş insanlarını yetiştirme misyonuyla; gençlerin fikirlerini hayata geçirebildiği, yetkinliklerini geliştirebildiği ve dönüşüm süreçlerinde aktif rol alabildiği platformlar oluşturuyoruz." EGİAD’ın gençlik odağındaki çalışmalarını veriye dayalı bir anlayışla sürdürdüğünü belirten Özhelvacı, "NEET Gençler İzmir Araştırma Raporu ile eğitimde, istihdamda veya yetiştirmede yer almayan gençlerin potansiyeline dikkat çektik. Hazırlıklarını sürdürdüğümüz ‘Yaratıcı Yıkım Sürecinde İzmir: Üçüz Dönüşüm Çağında İşgücü, Beceriler ve Yeni Fırsatlar’ başlıklı çalışmamızla ise dijital, yeşil ve toplumsal dönüşümün işgücü piyasası üzerindeki etkilerini analiz ederek, gençlerin geleceğin mesleklerine ve beceri setlerine hazırlanmasına katkı sunmayı hedefliyoruz" dedi. Özhelvacı mesajını şu sözlerle tamamladı: "Değişimin hızlandığı bu çağda gençleri yalnızca mevcut düzene hazırlamak yeterli değildir; onları dönüşümü okuyabilen, yön verebilen ve değer üretebilen liderler olarak yetiştirmek gerekmektedir. EGİAD olarak, gençlerin potansiyellerini özgürce ortaya koyabildiği, fırsat eşitliğinin güçlendiği, bilim, üretim ve girişimcilik kültürüyle daha güçlü bir Türkiye’nin inşa edildiği bir gelecek için çalışmaya devam edeceğiz. Bu duygularla, başta cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere millî mücadelemizin tüm kahramanlarını, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi saygı, rahmet ve minnetle anıyor; gençlerimizin ve tüm milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı coşkuyla kutluyorum."
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 10:34
İzmir Ekonomi, ‘eskrim’de Türkiye şampiyonu
İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Erkek Eskrim Takımı, bu yıl Ankara’da düzenlenen ÜNİLİG Türkiye Şampiyonası’nda birinciliğe ulaşarak kupanın sahibi oldu. Türkiye genelinden iddialı ekiplerin yer aldığı şampiyonada adını zirveye yazdıran İEÜ’lü gençler, kupayı İzmir’e getirmenin gurur ve sevincini yaşadı. İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde milli sporcu bursuyla eğitim gören Lojistik Yönetimi Bölümü öğrencisi Mert Ahmet Koç ile Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü öğrencileri Özgür Ege Şenyurdusev ve Yiğit Çetinkaya’dan oluşan eskrim takımı, Gazi Üniversitesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen şampiyona için kapsamlı bir hazırlık süreci geçirdi. Derslerden artakalan zamanlarda salondaki çalışmalarını düzenli olarak sürdürerek kondisyon ve güç depolayan gençler, emeklerinin karşılığını kupaya ulaşarak aldı. 2023 yılında eskrim takımıyla Türkiye ikinciliği elde eden İEÜ, beklediği şampiyonluğu bu sene elde ederek zirveye yerleşti. "Kupayı çok istedik ve hedef ulaştık" İEÜ Spor Uzmanı Özgün Özdemir, öğrencilerin sağlıklı yaşam alışkanlığı kazanmaları ve özgüveninlerinin güçlenmesi açısından sporu çok önemsediklerini belirtti. Gençlik ve Spor Bakanlığı ile imzalanan protokol kapsamında milli sporculara yüzde 100 burs imkanı sağladıklarını vurgulayan Özdemir, eskrime ilişkin de bilgiler paylaşarak şöyle konuştu: "Eskrim; epe, flöre ve kılıç olmak üzere üç farklı branştan oluşan olimpik bir spor dalı. Sporcular, önce 15 sayı üzerinden yapılan bireysel müsabakalarda mücadele etti. Bireysel sonuçların ardından da takım eşleşmeleri yapıldı. Takım müsabakalarında ise sporcular sırayla piste çıktı. Maçlar 3’er dakikalık 9 set üzerinden oynandı ve toplamda 45 tuşa ulaşan takım galip sayıldı. Öğrencilerimizin azmi, takım ruhu ve mücadele gücü, hepimize büyük gurur yaşattı. Kupayı çok istiyorduk ve hedefimize ulaştık. Bu başarıda emeği geçen tüm sporcularımızı ve antrenörlerimizi kutluyor, şampiyonluğu İzmir’e getiren takımımızla gurur duyuyoruz."
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 10:31
Ekrana eğilen nesil: Telefon boynu sendromu tehlikesi
Günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası haline gelen akıllı telefonlar, fark edilmeden omurga sağlığını tehdit eden yeni bir risk alanı oluşturuyor. Uzun süre başın öne eğilerek ekranlara bakılması, boyun bölgesine binen yükü katlayarak artırırken zamanla kas, bağ ve disk yapılarında kalıcı hasarlara yol açabiliyor. Yaz tatiliyle birlikte çocuk ve gençlerin ekran başında geçirdiği sürenin artması, "telefon boynu sendromu" riskini daha da görünür hale getiriyor. Medicana Sağlık Grubu Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü’nden Op. Dr. Seyhan Orak, özellikle çocukluk çağında başlayan bu alışkanlığın ilerleyen yıllarda boyun fıtığı ve sinir sıkışmasına kadar uzanabilen ciddi sorunlara zemin hazırlayabileceğini vurgulayarak, "Yaz döneminde ekran süresinin sınırlandırılması ve doğru duruş alışkanlıklarının kazandırılması hayati önem taşımaktadır" dedi. Günümüzde akıllı telefon, tablet ve benzeri dijital cihazların kullanımının artmasıyla birlikte, omurga sağlığını doğrudan etkileyen yeni bir tabloyla daha sık karşılaşılmaya başlandı: Telefon boynu sendromu. Tıbbi adıyla ‘text neck’ olarak tanımlanan bu durum, başın uzun süre öne eğik pozisyonda tutulmasına bağlı olarak servikal omurgaya binen yükün artmasıyla gelişen bir postür bozukluğu. Medicana International İzmir Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü’nden Op. Dr. Seyhan Orak, "Normal şartlarda insan başının ağırlığı yaklaşık 4-5 kilogramdır. Ancak baş öne doğru eğildikçe, omurgaya binen yük katlanarak artar. Örneğin 15 derecelik bir eğimde bu yük yaklaşık 12 kilograma çıkarken, 60 derecelik bir eğimde 25-30 kilograma kadar ulaşabilir. Bu durum kısa vadede kas yorgunluğuna neden olsa da uzun vadede kas, bağ ve disk yapılarında mikroskobik hasarlara yol açarak daha ciddi sorunların temelini oluşturur" dedi. Yaş aralığı giderek düşüyor Telefon boynu sendromunun en sık 12-35 yaş aralığında görüldüğünü ifade eden Op. Dr. Seyhan Orak, son yıllarda bu durumun çok daha küçük yaş gruplarına indiğine dikkat çekti. Özellikle 8-10 yaş grubundaki çocuklarda belirgin artışın gözlemlendiğini söyleyen Op. Dr. Seyhan Orak, şöyle konuştu: "Bu durum, teknolojik cihazların kullanım yaşının düşmesiyle doğrudan ilişkilidir ve erken dönemde başlayan postür bozukluklarının ilerleyen yıllarda kalıcı hale gelme riskini artırmaktadır. Uzun süreli yanlış duruş, yalnızca geçici bir rahatsızlık oluşturmakla kalmaz; zamanla omurganın doğal yapısını da bozabilir. Boyun bölgesinde normalde bulunması gereken servikal lordoz dediğimiz doğal eğrilik düzleşebilir, hatta bazı durumlarda tersine dönebilir. Buna ek olarak kas dengesizliği gelişebilir. Ön taraftaki kaslar kısalırken, arka taraftaki kaslar zayıflayabilir. Bu dengesizlik, omurganın destek mekanizmasını bozar. Diskler üzerinde asimetrik basınç oluşur ve bu durum zamanla disk dejenerasyonuna, faset eklem zorlanmalarına ve miyofasiyal ağrı sendromuna zemin hazırlar." Belirtiler göz ardı edilmemeli Telefon boynu sendromunun ilerleyen süreçte daha ciddi nörolojik problemlere yol açabileceğini kaydeden Op. Dr. Seyhan Orak, "Uzun vadede boyun fıtığı gelişimi ve omurilik kanalında daralma görülebilir. Bu durum sinir köklerinin baskı altında kalmasına neden olur. Sinir sıkışmaları, yalnızca ağrı ile sınırlı kalmayıp uyuşma, karıncalanma ve güç kaybı gibi bulgularla da kendini gösterebilir. İleri vakalarda cerrahi müdahale gerektiren tablolar ortaya çıkabilir. Hastalığın en sık görülen belirtisi boyun ağrısıdır. Buna omuz ve sırt bölgesine yayılan ağrılar eşlik edebilir" dedi. Op. Dr. Seyhan Orak, özellikle ense kökenli baş ağrılarına dikkat edilmesi gerektiğini belirterek, "Bunun yanı sıra boyunda sertlik, uzun süreli kullanım sonrasında artan yorgunluk hissi sık görülmektedir. İlerleyen aşamalarda baş dönmesi, kollarda, sırtta ve göğüs bölgesinde karıncalanma ve uyuşma gibi nörolojik bulgular da ortaya çıkabilir. Bu belirtiler, durumun yalnızca kas kaynaklı olmadığını ve sinir yapılarının da etkilenmeye başladığını gösterebilir" diye konuştu. Önlem alınmadığında telefon boynu sendromunun zamanla kronikleşebildiğini söyleyen Op. Dr. Seyhan Orak, "Bu durumda servikal disk hernisi, yani boyun fıtığı gelişebilir. Kronik postür bozukluğu kalıcı hale gelebilir ve servikal spondiloz gibi dejeneratif omurga hastalıkları ortaya çıkabilir. Sinir kökü basıları daha belirgin hale gelebilir. Nadir de olsa ileri olgularda denge problemleri ve ince motor becerilerde kayıplar gibi daha ciddi nörolojik sorunlarla karşılaşmak mümkündür" dedi. Kullanım süresi sınırlandırılmalı "Telefon kullanımı için tamamen zararsız kabul edilebilecek kesin bir süre yoktur. Ancak uzun süre kesintisiz kullanım risk oluşturmaktadır" diyen Op. Dr. Seyhan Orak, şu ifadeleri kullandı: "Özellikle 20-20-20 kuralı bu noktada önemlidir. Her 20 dakikalık kullanım sonrası en az 20 saniyelik mola verilmesi önerilir. Günlük kullanım süresi yetişkinlerde mümkünse 2-3 saat ile sınırlandırılmalıdır. Çocuklarda ise bu süre yaşa bağlı olarak daha düşük tutulmalı, ideal olarak 1-2 saat aralığını geçmemelidir. Telefon kullanımında en kritik noktalardan biri doğru duruştur. Cihazın göz hizasında tutulması gerekir. Başın öne eğilmesi, omurgaya binen yükü belirgin şekilde artırmaktadır. Dirseklerin desteklenmesi, sırtın dik tutulması ve mümkünse bir yüzey tarafından desteklenmesi önemlidir. Bunun yanında uzun süre aynı pozisyonda kalmaktan kaçınılmalı, düzenli aralıklarla hareket edilmelidir. Basit gibi görünen bu önlemler, uzun vadede omurga sağlığını korumada oldukça etkilidir. En önemli noktalardan biri de ailelerin rol model olmasıdır. Çocuklar, ebeveynlerin davranışlarını taklit eder. Bu nedenle sağlıklı teknoloji kullanım alışkanlıklarının önce yetişkinler tarafından benimsenmesi gerekmektedir." Erken dönemde geri dönüş mümkün Op. Dr. Seyhan Orak, sözlerini şöyle tamamladı: "Telefon boynu sendromu erken dönemde fark edildiğinde büyük ölçüde geri döndürülebilir bir durumdur. Bu süreçte en önemli yaklaşım postür eğitimi ve egzersizdir. Özellikle servikal ekstansör kasları güçlendiren egzersizler ve skapular stabilizasyon çalışmaları önerilir. Fizik tedavi uygulamaları da tedavi sürecine katkı sağlar. Daha ileri vakalarda ilaç tedavisi gerekebilir. Nadir durumlarda ise cerrahi müdahale gündeme gelebilir."
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 10:30
Tireli incir üreticisine ekşilik böceğine karşı tuzak dağıtıldı
İzmir Büyükşehir Belediyesi, incirde kalite kaybına neden olan ekşilik böceğiyle mücadele kapsamında Tire’de üreticilere çekici yem tuzağı dağıttı. Verimi düşük ve riskli kimyasal ilaçlama yöntemleri yerine doğal mücadeleyi yaygınlaştıran Büyükşehir Belediyesi, İzmir incirinde yaşanan kalite kaybının önüne geçmeyi hedefliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, binlerce yıldır kent tarımının simgelerinden incirde çiftçinin yaşadığı kalite ve verim kaybına karşı desteklerine devam ediyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, Türkiye üretiminin yaklaşık 4’te 1’lik payına sahip İzmir’de verim kaybına yol açan ekşilik böceğine karşı tuzak dağıttı. İzmir’deki toplam üretimin yarısından fazlasını gerçekleştiren Tire’deki incir üreticilerine yeni sezon öncesi 4 bin 350 adet çekici yem tuzağı verildi. Dağıtım sırasında üreticilere, özellikle hasat döneminde meyvede ekşime, çürüme ve aflatoksin oluşumuna neden olarak ciddi kalite kayıplarına yol açan ekşilik böceği hakkında bilgilendirme yapıldı. Kimyasal mücadele yöntemlerinin sınırlı ve riskli olması nedeniyle çevre dostu biyoteknik yöntemlere ağırlık veren Büyükşehir Belediyesi, yürüttüğü çalışmalarla ihracata gönderilen İzmir incirlerinde kalite kaybının önüne geçmeyi hedefliyor. "Çiftçiye yapılan her destek faydalıdır" Mücadelenin çok büyük öneme sahip olduğunu ifade eden üretici Hasan Hüseyin Akçay, "Çiftçimiz için yapılan her destek bizim için faydalıdır. Çok memnunuz. Yardımcı olan herkesten Allah razı olsun. İncirde ekşime sorunu oluyordu. Bu tuzağı kullandıktan sonra çok faydası olacağını düşünüyorum. Bu bölgenin inciri çok kalitelidir. Bizlere yardımcı olduğunuz için çok teşekkür ederim" diye konuştu. "Böceğe karşı ilaçla mücadele yeterli olmuyor" Dağıtımı tesadüfen görüp Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın ziraat mühendislerinden süreç hakkında bilgi alan ve ekşilik böceği tespiti yapan incir üreticisi Seher Taş Anlı, "Kendi incir bahçelerimiz var. Her yıl çok zarar görüyoruz. İncirlere zaman zaman böcekler geliyordu ama biz bunların Akdeniz böceği olduğunu düşünüyorduk. Ekşilik böceği diye bir şey varmış, bunu hiç duymamıştık. Tesadüfen gördüm, sordum. Sağ olsunlar bizi aydınlattılar. Meyvelerimiz telef oluyor. Bu çalışmaları takdir ediyorum, çoğalmasını istiyorum. Üreticiler bu konuda çok sıkıntı çekiyor. Ege Bölgesi’nde böyle bir böcek yaygın durumda. Üretici bir de buradan zarar görüyor" dedi. Kimyasal ilaçların çoğu zaman yeterli olmadığını dile getiren Anlı, "Üretici bir şekilde üretmeye çalışıyor, ilaçla mücadele ediyor ama yeterli gelmiyor. Böyle basit bir düzenek faydalı olacaksa harika. Tarıma destek olunması gerekiyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ederiz" ifadelerini kullandı. "Kimyasal kullanmadan daha kaliteli olur" Bekir Gedikoğlu, çiftçiye yapılan desteğin hayati öneme sahip olduğunu belirterek "Biz de bu sayede böcekle mücadele etmiş oluruz. Tatlı, güzel incir çıkarıyoruz. Ancak incirde kararma oluyor, ekşi bir tat bırakıyor, yani kısacası incir hurdaya çıkıyor. Daha önce ilaç kullandım ama başarılı olamadım. İnşallah şimdi engel olabiliriz. Kimyasal kullanmaktansa doğal yöntemler daha iyi. En azından yiyeceğimiz inciri kaliteli şekilde yemiş oluruz" diye konuştu. "Verim düştü" Özcan Akkuyu ise, "25 ton incir üretimi yapıyorum ama bu hastalıklardan dolayı verim düştü. Çok güzel ürünlerimiz vardı. Ben 1977’den beri TARİŞ’e ortağım. Oradan hiç şikayet gelmedi. Sinekler ağacın başına geliyor, hastalık yapıyor. Buna karşılık önlem alacağız" şeklinde konuştu. Doğal yöntemlerle mücadele ediliyor Ekşilik böceğiyle mücadele konusunda verilen destekler, hem üreticilerin girdi maliyetlerini azaltıyor hem de daha güvenilir incir üretimi sağlıyor. Aynı zamanda doğal yöntemler kullanılarak kimyasal ilaç kullanımının da önüne geçiliyor. Ekşilik böceği ile biyoteknik mücadelede teknik talimatta yer alan, ekşilik böceği tuzağı olarak bilinen yem tuzakları kullanılıyor. Cezbedici yem tuzakları 1,5-2 litrelik ağzı kapalı plastik kaplardan oluşurken, cezbedici yem olarak su, maya ve incir kullanılıyor.
31 Temmuz 2025 Perşembe - 13:49
Alevler doğayı, dumanı ciğerlerimizi mahvediyor
Uzm. Dr. Jülide Çeldir Emre, her gün bir yenisiyle kahrolduğumuz orman yangınlarının, yangın bölgelerinde yaşayanların akciğer sağlığına olumsuz etkisine dikkat çekerek, "Yangın bölgelerinde yoğun duman maruziyeti yaşayan vatandaşlar arasında nefes darlığı, öksürük, astım atakları ve KOAH (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı) alevlenmeleri gibi ciddi solunum sorunları görülüyor. Yangın da dumanı da sadece çevreyi değil, ciğerlerimizi de yakıyor" dedi. Acıbadem Kent Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Jülide Çeldir Emre, orman yangınlarının ekosistemi mahvederken yangın dumanının özellikle çocuklar, yaşlılar, astım ve KOAH hastaları için yüksek risk taşıdığını söyledi. Orman yangını dumanının, başta ince partikül maddeler olmak üzere karbonmonoksit, nitrojendioksit, formaldehit gibi toksik bileşenler içerdiğini belirten Dr. Emre, "2021’de yayımlanan sistematik derlemeler, duman maruziyeti ile astım ve KOAH alevlenmelerinde, acil servis başvurularında ve akciğer fonksiyonlarında bozulmada artış olduğunu göstermiştir. Kısa süreli PM2.5 artışı (ince partikül madde, çapı 2,5 mikron veya daha küçük olan parçacıklar (PM2,5) olarak tanımlanıyor) bile solunum fonksiyonlarında anlamlı düşüş oluşturabilir. Yangın bölgesindeki yoğun duman; akut bronşit, hava yolu hassasiyeti, hatta zatürre riskini artırır. Yangın dönemlerinde solunum cihazı kullanan hastalarda oksijen ihtiyacı artmakta, acil servis başvuruları yükselmektedir" dedi. Duman maruziyetinden korunmak için Uzm. Dr. Emre, dumana maruz kalmamak için kapı ve pencerelerin kapalı tutularak dumanın içeri girmesinin engellenmesini ve izolasyon için kapı ve pencere kenarlarına ıslak havlu koyulmasını önerdi. Hepa filter hava temizleyicilerin iç mekan havasındaki ince partikülleri temizlemede etkili olduğunu belirten Emre, dışarı çıkmak gerektiğinde cerrahi maskenin yetersiz kalabileceğini, N95 ve FFP2 tipi partikül filtreli maskelerin tercih edilmesi gerektiğini söyledi. Emre, risk gruplarının korunması gerektiğini kaydedip, "Özellikle astım, KOAH gibi kronik solunum yolu hastalığı olanlar ilaçlarını yanında bulundurmalıdır. Ek inhaler ilaç kullanımı ihtiyacı oluşabilir, tedbiri elden bırakmayın" dedi. Duman geçse bile tehlike geçmez Uzm. Dr. Emre, yangınların söndürülmesinden sonra akciğer sağlığı ile şikayetlerin görüldüğünü vurgulayarak, "Yangınlar söndükten sonra bile bazı bireylerde haftalar ya da aylar boyunca devam eden solunum sorunları görülebilir. Yüksek yoğunlukta duman soluyan bireylerde geç dönem bronş hassasiyeti, kronik öksürük, egzersiz intoleransı gibi şikâyetler oluşabilir" diyerek sözlerini şöyle sürdürdü: "Bulgulara göre, duman maruziyetinden 3 ay sonra bile bazı bireylerde akciğer fonksiyon testlerinde düşüş rapor edilmiştir. Kalıcı hava yolu reaktivitesi ve bronkodilatör ihtiyacının devam ettiği vakalar bildirilmiştir. Geç dönem şikâyetlerle başvuran hastalarda kronik öksürük, egzersizle gelen nefes darlığı gibi durumlar görüyoruz. Bu kişiler çoğu zaman maruziyeti unutsalar bile altta yatan neden orman yangınına bağlı akciğer hasarı olabiliyor." Ne zaman doktora başvurulmalı Göğüs Hastalıkları Uzmanı Jülide Çeldir Emre, solunum sorunları yaşayanların; yangından haftalar sonra devam eden öksürük veya nefes darlığı, yeni başlayan hırıltılı solunum, egzersiz toleransında belirgin azalma ve solunum yolu enfeksiyonlarına karşı artan hassasiyet oluştuğunda mutlaka doktora başvurmaları gerektiğini sözlerine ekledi. Ormanlar nefes alma kapasitemizi iyileştirir Öte yandan ormanların akciğer sağlığına olumlu etkilerine de değinen Uzm. Dr. Emre, ormanların yalnızca doğanın bir güzelliği değil, insan sağlığı için de vazgeçilmez bir ‘can damarı’ olduğunu söyledi. Özellikle akciğer sağlığı açısından ormanlık alanların, hava kalitesini iyileştirici etkileriyle öne çıktığını, ağaçların karbondioksiti emerken oksijen üretip havadaki zararlı partikülleri filtrelediğini kaydeden Emre, "Bilimsel çalışmalar, yeşil alanlarda yaşayan bireylerin solunum fonksiyonlarının daha iyi olduğunu ve kronik hastalıklara yakalanma risklerinin daha düşük olduğunu göstermektedir. Ormanlar sadece nefes aldığımız yeri değil, nefes alabilme kapasitemizi de iyileştirir. Bu yüzden ormanları korumak, gelecekteki solunum sağlığımızı korumakla eşdeğerdir" dedi.
31 Temmuz 2025 Perşembe - 13:48
Aliağa Petkimspor’da altyapı yapılanması güçleniyor
Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi ekiplerinden Aliağa Petkimspor, 2025–2026 sezonu öncesi altyapı organizasyonunu yeniden yapılandırdı. Kulüpten yapılan açıklamada, Türk basketboluna birçok oyuncu kazandırmış deneyimli isim Ahmet Gürgen’in altyapı koordinatörlüğü görevine getirildiği bildirildi. Aliağa Petkimspor Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Irgıt, altyapı vizyonlarına ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Hedefimiz, Türk basketbolunun gelişimini destekleyen örnek altyapı ekollerinden birini oluşturmak" dedi. Irgıt, genç yetenekleri erken yaşta keşfetmek, onları sistemli biçimde geliştirerek sadece A takıma değil, milli takımlara ve yurt dışına da oyuncu kazandırmayı amaçladıklarını belirtti. Geçtiğimiz sezon uzun oyuncuların gelişimine odaklandıklarını ve bu kapsamda eski oyuncuları Kenan Bajramovic’in teknik ekibe katıldığını hatırlatan Irgıt, bu sezon benzer bir yöntemin oyun kurucular için uygulanacağını söyledi. Yeni yapılanma ile birlikte altyapının uzun vadeli ve sürdürülebilir başarıların temeli haline getirilmesi hedefleniyor. Açıklamada ayrıca, "Türk basketbolunun gelişimine katkı sunan örnek altyapı ekollerinden birini hep birlikte oluşturmak istiyoruz" ifadelerine yer verildi.
31 Temmuz 2025 Perşembe - 12:33
Karşıyaka’dan golcü atağı
Karşıyaka, geçtiğimiz sezon Kütahyaspor’da forma giyen golcü oyuncu Ömer Faruk Sezgin’le prensip anlaşmasına vardı. TFF 3. Lig 4. Grup’ta yeni sezona iddialı bir giriş yapmak isteyen Karşıyaka, transfer çalışmalarını tüm hızıyla sürdürüyor. Daha önce dış transferde Erol Zöngür, Alpay Eroğlu, Mehmet Güneş, Mücahit Arslan, Hamza Küçükköylü, Harun Kaya, Tunay Meral, Erhan Öztürk, Bayram Kılıç ve Tolga Ünlü’yle anlaşan yeşil-kırmızılılar, altyapıdan yetişen Berat Şahin ve Selim Demirci ile de profesyonel sözleşme imzaladı. Kadro planlaması kapsamında transfere ara vermeyen İzmir ekibi, şimdi de forvet mevkisi için harekete geçti. İzmir ekibi, geçtiğimi sezon Kütahyaspor’da forma giyen golcü oyuncu Ömer Faruk Sezgin’le prensip anlaşmasına vardı. Oyuncunun da Karşıyaka’da oynamaya sıcak baktığı bildirildi. Taraflar arasındaki son detayların karara bağlanmasının ardından resmi imzaların atılması bekleniyor. Geçen sezon 18 gole katkı verdi Karşıyaka’nın kadrosuna katmak için yoğun çaba harcadığı golcü oyuncu Ömer Faruk Sezgin, geçen sezonun ilk yarısını Orduspor 1967’de geçirdi. Karadeniz ekibinde çıktığı 14 maçta 3 gol ve 1 asistlik katkı sağlayan forvet oyuncusu, ara transfer döneminde Karşıyaka ile aynı grupta olan Kütahyaspor’a transfer oldu. 26 yaşındaki golcü, Kütahyaspor’da 15 maça çıkarken, 10 gol ve 4 asistlik katkı sağladı. Böylece Sezgin, geçen sezon toplam 29 maça çıkarken, 13 gol ve 5 asistlik skor katkısı gösterdi.
31 Temmuz 2025 Perşembe - 12:00
Bucaspor 1928’den akademi hamlesi
Bucaspor 1928, akademisinden yetişen 5 genç oyuncuyla profesyonel sözleşme imzalandığını resmi sosyal medya hesaplarından duyurdu. TFF 2. Lig ekiplerinden Bucaspor 1928, transfer yasağı nedeniyle yeni sezon öncesinde akademisine yöneldi. Yaşadığı ekonomik sorunlar nedeniyle mevcut kadrosundaki birçok oyuncusuyla yollarını ayırmak zorunda kalan İzmir ekibi, 5 genç oyuncusuyla profesyonel sözleşme imzalandığını duyurdu. Konuyla ilgili kulüpten yapılan açıklamada, "Akademimizde yetişmiş olan Buğra Çiçek, Ali Emir Pervanlar, Berke Örer, Umut Hepdemirgil, Oğuz Taylan Caner ile Onursal Başkanımız Nezir Aktaş’ın da katılımıyla bugün profesyonel futbolcu sözleşmesi imzalanmıştır. Futbolcularımız adım attıkları profesyonellik hayatlarında başarılar dileriz" ifadeleri kullanıldı.
31 Temmuz 2025 Perşembe - 11:46
Başkan Gürüz: "Altay tesislerini yaşanabilir hale getirdik"
Altay Spor Kulübü Başkanı Prof. Dr. Yüksel Gürüz, tesisle ilgili yaptığı açıklamada, "Bu tesis elden ayaktan baştan sona temizlendi, paklandı, ilaçlandı ve yaşanabilir hale geldi. Üç öğün sıcak yemek çıkıyor. Futbolcularımızın gerek hijyenik şartlarda gerek sağlık şartları açısından en ufak bir eksiği olmadan tesisimiz hizmette" dedi. Altay Spor Kulübü Başkanı Prof. Dr. Yüksel Gürüz, Gaziemir Vali Kutlu Aktaş Tesisleri’nde basın mensuplarıyla bir araya geldi. Başkan Gürüz, kulübün bulunduğu durumla alakalı önemli açıklamalarda bulundu. 28 Mayıs’tan bu yana Altay’a hizmet etme sevdasıyla yola çıktıklarını vurgulayan Gürüz, ölmüş denilen kulübün başına geçtiklerini belirtti. Kulübü devir aldıklarındaki tabloyu ifade eden Yüksel Gürüz, "Kulübün devir aldığımızda tanımlanan tablo şuydu: Altay öldü, biz mezarının başındayız. Ben de iyi bir hekim olarak bir can umudu var mı? Son nefesini verdirmeden ne yapabiliriz kaygısıyla yönetim kurulumu oluşturup onlarla beraber bir sponsor dostumuzu da bu sistemin içine dahil ederek yola çıktık. Göreve 28 Mayıs’ta başladık" dedi. "Tüm imkanlarımızla seferber olduk" Kısa bir süredir kulübün başında olduklarını dile getiren Başkan Gürüz, "Sorunlar yumağı önce futbol takımının kadrosunu korumaktı amacımız. 6-7 futbolcumuz ayrılmak istediklerini beyan ettiler. ’Altay’da çalışmayacağız. 3. Lig’de oynamayacağız’ dediler. Biz tüm imkanlarımızı kendilerinin kulüpte kalmasından yana seferber ettiğimiz halde bu uygun görülmedi. Bir diğer husus da amatör futbolcularımıza geçen yıl içinde 80’er bin TL yetiştiricilik parası ödenerek profesyonel mukabele imzalanması gerekiyordu. Konsorsiyumun sağladığı 23 milyon TL’lik imkanın içinden bile bu paralar harcanmadığı için bu amatör futbolcularımız boşa düşmüş oldu. Şu anda bir kısmı hala boşta herhangi bir büyük anlaşmış vaziyette değil. Biz görüşmelerimizi ilgilenen kulüplerle de yaptık. O kulüpler ’Altay’ın menfaatleri bizim için önemli. Hocam siz sporcularla anlaşın biz sizle anlaşırız’ dediler. Dün de bunu teyit ettiler" diye konuştu. "Kırgızistan’da kamp yapacağız" Takımın hazırlanma süreciyle ilgili de bilgilendirme yapan Gürüz, "Biz bugün 33 kişilik kamp kadromuzda altyapıdan ve üst yapıdan geçen yıl oynayan futbolcularımızın büyük bir kısmını koruyarak kampımızın 17. günündeyiz. 17 gündür bu tesis elden ayaktan baştan sona temizlendi, baktı, ilaçlandı, yaşanabilir hale geldi. Üç öğün sıcak yemek çıkıyor. Futbolcularımızın gerek hijyenik şartlarda gerek sağlık şartları açısından en ufak bir eksiği olmadan tesisimiz hizmette. Teknik kadromuz görevinin başında. Bugün bu ligin üzerinde imkanlara sahip bir kulüp edasıyla çalışmalarımızı yapıyoruz. İkinci kampımız 2 Ağustos’ta olacak. Üçüncü kampımız da 18 Ağustos’ta Allah nasip ederse Kırgızistan’da olacak. Burada gerekli davet yazıları vesaireler hepsi yapıldı çizildi. Altay’ın şu ana kadar gelen dosyaları içinde puan silme ya da küme düşürme cezası taşıyabilecek ilk dosya halloldu. Diğer dosyalarla ilgili de çalışıyoruz" şeklinde konuştu. "İmzaları teyit edeceğiz" Genel kurul için toplanan imzalar hakkında açıklamalarda bulunan Yüksel Gürüz, "Tabii öncelikle biz o imzalar o kişiler tarafından atılmış mı teyit edeceğiz. İçlerinde tanıdığımız, yakından tanıdığımız dostum dediğim insanlar var. Bunların bir kısmı diyor ki ’Yani biz seni korumak için geldik imza attık. Sana karşı değiliz. Sizinle bir probleminiz yok’. Bana karşı değilsin de niye imza attın? Ben de bunu anlamadım. Ben bu görevdeyim. Bir şeyler yapılıyor. Bir şeyler doğru yöne çekildi. Bu şartlar altında sen imza veriyorsan bana karşısın. Ya da bana karşı kimi destekliyorsun? O da belli değil. Yani kim başkanı adayı belli değil. Sadece siz gidin. Tamam biz gittik bu kamp ücretlerini kim ödeyecek? Futbolcularla anlaşılmış paralar var. Bunları kim ödeyecek? FIFA’lık dosyaları siz nasıl çözeceksiniz? İnşallah çözerler. Tabii biz bırakır gidersek ya da camia genel kurulda bize tekrar güvenoyu vermezse onu da takdirle karşılarız" ifadelerini kullandı. "Kimseye boyun eğmeyeceğiz" Bazı durumları anlamakta zorluk yaşadığını vurgulayan Gürüz, "Benim tek gördüğüm şey ibra kongresi sonrasında ibra edilmeyen grubun ya da bu grupla bağlantılı olan, daha önce Altay’daki verilemeyecek hesabı olanların imza veriyor olması. Allah bana onların hesap verdiğini görmeyi nasip etsin. Tüm Altaylılar bu konuda müsterih olsunlar. Son güne kadar yani biz görevimiz devredene kadar doğru olanları yapmaya devam edeceğiz. Hiçbir şekilde kimseye boyuna eğmeyeceğiz. Hukukun dışında, genel kurulun dışında. Genel kurul Altay’ın en üst konumdadır. Genel kurul bizi istemiyorsa ya da beni istemiyorsa bu nasıl değerlendirilirse biz gelirken el sıktığımız gibi giderken de el sıkmayı biliriz" diye konuştu. "Yarışmacı hakları Vahdettin Heyal’e devrettik" Baştan beri futbolun yarışmacı haklarını şirkete devredeceklerini söyleyen Başkan Gürüz, "Şirkete devrettiğimiz yarışmacı haklarla ilgili duyduğum kadarıyla bir takım gruplar CİMER’e, federasyona, Gençlik Spor Bakanlığı’na girişimlerde bulunmuştu. Biz verdiğimiz söz doğrultusunda, inandığımız şey doğrultusunda Altay’ın amatör ve olimpik branşlar üzerindeki yükü kaldırıp o branşlarda da Alta’yı başarıyla temsil edecek bir yarışmacı sporcu yetiştiriciliğimizi devam ettirmek adına Vahdettin Heyal’e şirketi devrettik. Ondan sonra da daha önce yönetim kuruluna tanınmış yetki uyarınca bu yarışmacı hakların devrini gerçekleştirdik. Bunun aşamaları var. Bu aşamalar önce tescilde geçti. Tescilden sonra Gençlik Spor Müdürlüğü’nden geçti. Gençlik Spor Bakanlığı’ndaki aşamayı takip ettik. Ondan sonra da Futbol Federasyonu’na gidecek. Biz oku ağzımızdan çıktığı şekliyle attık. Kimseden gizli saklı yapmadık. O gün her şeyi net bir şekilde ifade ettiğimiz şekilde imzalar, yönetim kurulu kararları bellidir. Hukuksuz hiçbir şey yapmadık. Hukuksuzluğun içinde bir Altaylının bulunmaması gerektiği kanaatindeyiz. Ben iyi bir Altaylıyım. Ekibimdeki arkadaşlarımın hepsi iyi bir Altaylı. Biz Altay’a zarar verecek, Altay’ın hukukunu zedeleyecek, Altay’ın geleceğini karartacak, hiçbir şeyin altına imza atmadık" diyerek sözlerini tamamladı.
31 Temmuz 2025 Perşembe - 11:14
Endoskopik yöntemle bel fıtığından kurtuldu
İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Medical Point Hastanesi’nde, yaklaşık bir yıldır bel ve sol bacak ağrısı çeken hasta, kapalı yöntemle (endoskopik) yapılan bel fıtığı ameliyatı sayesinde sağlığına kavuştu. Günlük yaşamını ve mesleki hayatını olumsuz etkileyen ağrılar nedeniyle uykusuzluk çeken, spor yapamadığı için kas kaybı yaşayan Oğulcan Batur Güler (32), şikayetlerinin giderek artması üzerine İEÜ Medical Point Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü’ne başvurdu. Bölümün hekimlerinden Doç. Dr. Gökhan Gürkan, sol bacak sinirine baskı yapan bir bel fıtığı teşhisi konuldu. Doç. Dr. Gökhan Gürkan tarafından gerçekleştirilen kapalı (endoskopik) yöntemle, sadece 7 mm’lik bir kesiden yapılan müdahaleyle fıtık çıkartıldı. Ameliyat sonrası aynı gün ağrılarından kurtulduğunu belirten Güler, uzun bir aradan sonra ilk kez rahat bir uyku uyuyabildiğini ifade etti. Doç. Dr. Gürkan, "Endoskopik bel fıtığı ameliyatları, klasik cerrahi yöntemlere göre daha az doku hasarı, daha hızlı iyileşme ve aynı gün ayağa kalkabilme imkanı sunuyor. Özellikle aktif yaşam süren bireylerde bu yöntemle çok başarılı sonuçlar alıyoruz" dedi.
31 Temmuz 2025 Perşembe - 10:29
Karşıyaka Basketbol’dan iki hamle
Karşıyaka Basketbol, Samet Geyik ve Egemen Güven’i kadrosuna kattığını duyurdu. Basketbol Süper Ligi ekiplerinden Karşıyaka’da transfer hareketliliği başladı. Ekonomik olarak zor günlerden geçen yeşil-kırmızılılar, yeni sezon kadro planlaması kapsamında iki takviye gerçekleştirdi. Şu ana kadar sessizliğini koruyan İzmir ekibi, eski oyuncularından uzun forvet Samet Geyik ve pivot Egemen Güven transferlerini duyurdu. Ege Güven transferiyle ilgili kulüpten yapılan açıklamada, "Altyapımızdan yetişen ve 2013-2019 yılları arasında A Takım formamızı giyen Egemen Güven 2025-2026 sezonu itibarıyla yeniden kadromuzda yer alacak. Son olarak geçtiğimiz sezon Merkezefendi forması giyen Egemen’e Karşıyaka forması ile başarılar diliyoruz" ifadeleri kullanıldı. Samet Geyik’le ilgili yapılan açıklamada ise, "2015-2016 sezonunda Karşıyaka’mızda forma giyen Samet Geyik, 2025-2026 sezonu itibarıyla yeniden kadromuzda yer alacak. Son olarak geçtiğimiz sezon Galatasaray forması giyen Samet’e Karşıyaka forması ile başarılar diliyoruz" denildi.
31 Temmuz 2025 Perşembe - 10:00
Ege Üniversitesi 9 alanda ’dünyanın en iyileri’ arasına girdi
Ege Üniversitesi, URAP’ın 2024-2025 Dünya Alan Sıralaması’nda 9 farklı alanda ‘dünyanın en iyileri’ arasına girerek uluslararası alandaki başarısını ortaya koydu. Dünya sırlamalarında yükselişini sürdüren Ege Üniversitesi, küresel arenada tanınırlığını ve bilinirliğini güçlendirmeye devam ediyor. ODTÜ Enformatik Enstitüsü bünyesindeki University Ranking by Academic Performance (URAP) Araştırma Laboratuvarı, 2024-2025 Dünya Alan Sıralamasını açıkladı. Ege Üniversitesi, sıralamada 9 alana girerek önemli bir başarıya daha imza attı. Ege Üniversitesi; gıda, kimya, tarım, mühendislik, cerrahi, veterinerlik, biyoloji, teknoloji, tıp ve sağlık alanlarında dünyanın en iyi üniversiteleri arasında yer alarak uluslararası standartlarda akademik bir yapıya sahip olduğunu gösterdi. Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, "URAP Araştırma Laboratuvarı’nın üniversitelerin güçlü ve geliştirmeye açık yönlerine dikkat çekmek amacıyla hazırladığı dünya alan sıralamasında; tam akreditasyona sahip, öğrenci odaklılıkta ödüllü, spor dostu ünvanlı, öncü araştırma üniversitemiz yükselişini sürdürdü. Sıralamada 9 alana girerek başarı grafiğini yükselten üniversitemizin global ve yenilikçi eğitim modeli ile sürdürülebilir kalite kültürünün, uluslararası değerlendirme kuruluşlarının raporlarına olumlu yansıdığını bir kez daha görüyoruz. Bu başarımızda nitelikli eğitimimizin, güçlü akademik kadromuzun ve yenilikçi araştırmalarımızın etkisinin büyük olduğuna inanıyorum. Son dönemde uluslararasılaşma vizyonumuz doğrultusunda hayata geçirdiğimiz projeler ve iş birlikleri ile küresel ölçekte daha tanınır ve bilinir bir yükseköğretim kurumu konumuna yükseldiğimizi ifade etmek isterim" diye konuştu. Ege Üniversitesinin dünyada özellikle biyoloji, cerrahi, gıda, tıp ve sağlık, tarım ve ziraat, mühendislik ve teknoloji alanlarında öne çıktığını ifade eden Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, "Ülkemizin öncü bir araştırma üniversitesi olarak tüm disiplinlerde dünyada önde yer almak için bilimsel çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Üniversitemizin her alanda bir önceki günden dahi iyi olması için, uluslararası arenada tanınırlığın artması için Cumhuriyetin ikinci asrını Türk Bilim Yüzyılı yapmak için daha çok çalışıyor, uluslararası arenada marka üniversite olma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz. Bu vesile ile bir kez daha nitelikli yayınlarıyla üniversitemizin araştırma kapasitesine ve uluslararası görünürlüğüne katkı sağlayan, akıl ve alın teri akıtan tüm mensuplarımıza teşekkür ediyor, bilimsel üretim yolculuklarında başarılarının artarak devam etmesini diliyorum" dedi. Ege Üniversitesinin alan sıralama bilgileri ise şu şekilde yer aldı: Biyoloji Bilimleri alanında dünya sıralamasında 710’uncu Türkiye sıralamasında 3’üncü; Veteriner Bilimleri alanında dünya sıralamasında 476’ncı Türkiye sıralamasında 3’üncü; Cerrahi alanında dünya sıralamasında 383’üncü Türkiye sıralamasında 5’inci; Kimya Bilimleri alanında dünya sıralamasında 919’uncu Türkiye sıralamasında 6’ncı; Gıda Mühendisliği alanında dünya sıralamasında 453’üncü Türkiye sıralamasında 6’ncı; Tıp ve Sağlık Bilimleri alanında dünya sıralamasında 593’üncü Türkiye sıralamasında 8’inci; Tarım alanında dünya sıralamasında 986’ncı Türkiye sıralamasında 9’uncu; Mühendislik alanında dünya sıralamasında 968’inci Türkiye sıralamasında 11’inci; Teknoloji alanında dünya sıralamasında 1092’nci sırada yer alırken Türkiye sıralamasında 13’üncü oldu. URAP’ın gelişim ve potansiyel değerlendirmeleri üzerine hazırladığı sıralama, üniversitelerin son 5 yıldaki akademik performansları dikkate alınarak oluşturuldu. Sıralama, makale, toplam doküman ve atıflar gibi temel ölçütler ile uluslararası işbirliği kriterlerine göre düzenlendi.
31 Temmuz 2025 Perşembe - 09:49
İzmir’de aranan şahıslara şafak operasyonu: 114 gözaltı
İzmir İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince düzenlenen eş zamanlı şafak operasyonunda, haklarında kesinleşmiş hapis cezası bulunan ve çeşitli suçlardan aranan 114 kişi yakalandı. İzmir İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, kent genelinde hakkında kesinleşmiş hapis cezası bulunan ve çeşitli suçlardan aranan şahıslara yönelik geniş çaplı bir operasyon düzenledi. Dün sabah saat 05.00’te merkez ve dış ilçelerde eş zamanlı olarak 96 adrese düzenlenen baskınlarda; hırsızlık, kasten öldürme, uyuşturucu ticareti, dolandırıcılık ve kadına karşı şiddet gibi suçlardan aranan 114 kişi yakalandı. Gözaltına alınan şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından adli mercilere sevk edildi.
31 Temmuz 2025 Perşembe - 01:32
İzmir açıklarında 40 düzensiz göçmen yakalandı
İzmir’in Dikili ilçesi açıklarında 17’si çocuk olmak üzere 40 düzensiz göçmen yakalandı. 29 Temmuz 2025 tarihinde saat 01.15’te, İzmir ili Dikili ilçesi açıklarında görevli Sahil Güvenlik Mobil Radarı (MORAD-10) tarafından deniz üzerinde lastik bot içerisinde bir grup düzensiz göçmen tespit edildi. Bunun üzerine görevlendirilen Sahil Güvenlik Botları TCSG-28 ve KB-107, hareketli fiber karinalı lastik botu durdurdu. Bot içerisinde bulunan 17’si çocuk olmak üzere 40 düzensiz göçmen yakalandı. Düzensiz göçmenler, işlemlerinin ardından İl Göç İdaresi Müdürlüğü’ne teslim edildi.
31 Temmuz 2025 Perşembe - 01:13
İzmir’de ekmeğe zam: 200 gram ekmek 15 TL oldu
İzmir Ticaret Odası (İZTO) temmuz ayı olağan meclis toplantısında, ekmek fiyat tarifesiyle ilgili yeni karar alındı. İZTO Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıda, 200 gram ekmeğin azami satış fiyatının 12,5 TL’den 15 TL’ye yükseltilmesi yönündeki teklif, meclis üyelerinin oy birliğiyle kabul edildi. Zam kararı ile ilgili Ticaret Bakanlığı’nın onayı beklenirken kararın 1 Ağustos’tan itibarıyla geçerli olacağı belirtildi. Alınan karara göre, İzmir’de 200 gram ekmek 1 Ağustos 2025 tarihinden itibaren 15 TL’den satılacak. Yeni fiyat tarifesi, İzmir genelinde geçerli olacak. Ekmek zammı, girdi maliyetlerindeki artış gerekçesiyle gündeme geldi.
30 Temmuz 2025 Çarşamba - 19:42
Kamyonette başlayan yangın fabrikaya sıçradı
İzmir’in Kemalpaşa ilçesinde park halindeki kamyonette başlayıp fabrikaya sıçrayan yangın söndürüldü. Olay, Kemalpaşa OSB Mahallesi 610 Sokak’ta meydana geldi. Spor malzemeleri üretimi yapan bir fabrikanın bahçesinde yükleme yapan kamyonette henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Kamyonette başlayan yangın kısa sürede fabrikanın yükleme alanına sıçradı. Fabrikada çalışanların ihbarı üzerine olay yerine itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Yangın ekiplerin müdahalesiyle söndürüldü. Tamamen yanan kamyonet kullanılamaz hale gelirken fabrikada maddi hasar oluştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder