Yerel Haberler
İzmir
EFES 2026 Savunma Sanayi Sergisi halk günü etkinliğiyle ziyaretçilerini ağırladı 18 Mayıs 2026 Pazartesi - 12:53:36 EFES 2026 Birleşik Müşterek Fiili Atışlı Arazi Tatbikatı kapsamında kurulan Savunma Sanayi Sergisi, düzenlenen halk günü etkinliğiyle kapılarını vatandaşlara açtı. Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen savunma sanayi teknolojilerinin yer aldığı sergiyi, her yaştan vatandaşın yanı sıra çevre okullardan gelen öğrenciler ve tatbikatta görevli yabancı askerler ziyaret etti. Milli Savunma Bakanlığı koordinasyonunda düzenlenen EFES 2026 Birleşik Müşterek Fiili Atışlı Arazi Tatbikatı kapsamında açılan Savunma Sanayi Sergisi, halk günü etkinliğiyle ziyaretçilerine kapılarını açtı. Seferihisar ilçesinde yer alan Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi’ndeki etkinlikte, vatandaşlar ve öğrenciler yerli üretim savunma teknolojilerini yakından inceleme fırsatı buldu. Dost ve müttefik ülke unsurlarının da katılımıyla yapılan tatbikatın son hazırlık çalışmalarını izlemek için alana gelen ziyaretçiler, etkinlik alanında kurulan teknoloji stantlarına büyük ilgi gösterdi. Savunma Sanayi Sergisi’ni gezen vatandaşlar, öğrenciler ve görevli yabancı askerler yerli üretim silahları detaylıca inceledi. Ziyaretçiler alanda sergilenen insansız hava araçları, roket sistemleri, robot köpekler, tanklar, hava savunma sistemleri ve kamikaze dronları yakından gördü. Modern askeri teçhizatlar hakkında stant görevlilerinden teknik bilgi alan katılımcılar, yerli savunma sanayisinin ulaştığı seviyeyi yerinde gözlemledi.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 12:48 EFES 2026 Savunma Sanayi Sergisi halk günü etkinliğiyle ziyaretçilerini ağırladı EFES 2026 Birleşik Müşterek Fiili Atışlı Arazi Tatbikatı kapsamında kurulan Savunma Sanayi Sergisi, düzenlenen halk günü etkinliğiyle kapılarını vatandaşlara açtı. Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen savunma sanayi teknolojilerinin yer aldığı sergiyi, her yaştan vatandaşın yanı sıra çevre okullardan gelen öğrenciler ve tatbikatta görevli yabancı askerler ziyaret etti. Milli Savunma Bakanlığı koordinasyonunda düzenlenen EFES 2026 Birleşik Müşterek Fiili Atışlı Arazi Tatbikatı kapsamında açılan Savunma Sanayi Sergisi, halk günü etkinliğiyle ziyaretçilerine kapılarını açtı. Seferihisar ilçesinde yer alan Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi’ndeki etkinlikte, vatandaşlar ve öğrenciler yerli üretim savunma teknolojilerini yakından inceleme fırsatı buldu. Dost ve müttefik ülke unsurlarının da katılımıyla yapılan tatbikatın son hazırlık çalışmalarını izlemek için alana gelen ziyaretçiler, etkinlik alanında kurulan teknoloji stantlarına büyük ilgi gösterdi. Savunma Sanayi Sergisi’ni gezen vatandaşlar, öğrenciler ve görevli yabancı askerler yerli üretim silahları detaylıca inceledi. Ziyaretçiler alanda sergilenen insansız hava araçları, roket sistemleri, robot köpekler, tanklar, hava savunma sistemleri ve kamikaze dronları yakından gördü. Modern askeri teçhizatlar hakkında stant görevlilerinden teknik bilgi alan katılımcılar, yerli savunma sanayisinin ulaştığı seviyeyi yerinde gözlemledi.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 12:47 İzmir’de "Orman Benim" etkinliği: "Yangınların yüzde 95’i insan kaynaklı" Türkiye genelinde orman yangınlarına karşı farkındalık oluşturmak amacıyla eş zamanlı olarak hayata geçirilen "Orman Benim" kampanyası kapsamında İzmir’de düzenlenen etkinlikte, protokol üyeleri ve öğrenciler ormanlık alanda çöp topladı. Tarım ve Orman Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, İzmir Valiliği ve Orman Genel Müdürlüğü iş birliğiyle orman yangınlarına karşı toplumsal bilinci artırmak amacıyla gerçekleştirilen ’Orman Benim’ etkinliği, İzmir’de Gaziemir Sarnıç Orman Parkı’nda düzenlendi. Etkinlik kapsamında Bölge Müdürü Yılmaz, Kaymakam Kurnaz ve öğrenciler, yangın riskine karşı ormanlık alandaki çöpleri ve yanıcı maddeleri hep birlikte temizledi. "Bekleyen tehlikelerin başında mega orman yangınları var" Etkinlikte konuşan İzmir Orman Bölge Müdürü Mahmut Yılmaz, küresel ısınma ve iklim değişikliğinin dünyanın en büyük sorunlarının başında geldiğini vurguladı. Ormanların yenilenebilir doğal kaynaklar ve insanlığın ortak değeri olduğunu belirten Yılmaz, "Bu değerlere sahip çıkmak sadece ormancıların değil her bireyin birinci önceliği olmalıdır. Ormanların atmosferdeki karbon emisyonunu tutmada, temiz hava ve temiz su oluşumundaki etkileri tartışılmaz. ’İnsan için sağlık, sağlık için orman’ diyoruz. Önümüzdeki süreçte tüm insanlık yeteri kadar tedbir almaz ise bizleri bekleyen tehlikelerin başında mega orman yangınlarını sayabiliriz. Yangınların yüzde 95’i insan kaynaklı. İnsanımızı eğitmek, bilinçlendirmek ve dikkatini çekmek için bu etkinliklerimiz tüm Türkiye’de yapılmaktadır" ifadelerini kullandı. "Küçük ihmaller büyük felaketlere sebep olabiliyor" Ormanların sadece ağaçlardan oluşan alanlar olmadığını, hayatın kaynağı ve gelecekten emanet alınan kutsal bir değer olduğunu vurgulayan Gaziemir Kaymakamı Kudret Kurnaz ise, "Bir ağacın büyümesi yıllar alırken, dikkatsizlik sonucu çıkan bir yangın maalesef binlerce canlıyı ve doğal yaşamı birkaç saat içinde yok edebilmektedir. Çevreyi korumak büyük projelerle olduğu kadar küçük ihmalleri önlemekle de mümkündür. Ormana atılan bir cam şişe, söndürülmeden bırakılan bir izmarit ya da gelişigüzel bırakılmış atıklar büyük felaketlere sebep olabilmektedir. Bugün burada gerçekleştirdiğimiz etkinlik ile orman içi ve çevresindeki yanıcı maddelerin temizlenmesi, çevre duyarlılığının ve çocuklarımızda orman sevgisinin güçlendirilmesi hedeflenmektedir. Öğrencilerimizin göstereceği duyarlılık yarının daha yeşil Türkiye’sinin en güçlü teminatıdır" diye konuştu. Öğrencilerden sert tepki: "Vatanlarına ihanet ediyorlar" Etkinliğe katılarak doğa için çöp toplayan öğrencilerden 5. sınıf öğrencisi Irmak Beşken, "Ormanlarımız kirlenmesin, çöpler yangınlara sebep olmasın diye temizlik yapıyoruz. Yangın çıktığında üzülüyoruz çünkü canlı ağaçlarımız kayboluyor, ormanlarımız boşalıyor. Onları çok seviyoruz, ağaçlar ve bitkiler geleceğin kahramanlarıdır" dedi. Doğayı korumak için arkadaşlarıyla birlikte etkinlikte yer aldığını belirten 7. sınıf öğrencisi Damla İşçi ise orman yangınlarına sebep olanlara tepki göstererek, "Doğa bize oksijen sağlıyor. Çevreyi kirleten insanlar hem bizi hem kendilerini düşünmüyorlar. Orman yangınlarını çıkaranlar vatanlarına ihanet ediyorlar ve bizim geleceğimizi tehlike altına atıyorlar" şeklinde konuştu. Vatandaşların ormanların korunmasına dikkat çekmek için bir araya geldiği etkinliğe, İzmir Orman Bölge Müdürü Mahmut Yılmaz, Gaziemir Kaymakamı Kudret Kurnaz, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda öğrenci katıldı.
Çeşme turizmi su krizinden etkilenmedi
28 Temmuz 2025 Pazartesi - 14:12 Çeşme turizmi su krizinden etkilenmedi İzmir’in gözde tatil kenti Çeşme’de tasarruf amacıyla günde 7 saatlik su kesintileri devam ederken, turizmciler bu duruma hazırlıklı yakalandı. ÇEŞTOB Başkanı Orhan Belge, "Su sorununun kaçınılmaz olduğu zaten belliydi. Otellerimiz, turizm tesislerimiz önceden tedbirlerini aldılar. Kendi kuyuları, deniz suyu arıtma sistemleri mevcut. şu ana kadar ciddi bir sıkıntı yaşamadık." dedi. Çeşme’nin su ihtiyacını karşılayan en önemli kaynaklardan biri olan Kutlu Aktaş Barajı’nda su seviyesinin yüzde 4’e düşmesi nedeniyle, tasarruf amacıyla 25 Temmuz’da başlayan günlük 7 saatlik zorunlu su kesintisi devam ediyor. İlçedeki su kirizinin turizme etkileri konusunda Çeşme Turistik Otelciler Birliği Başkanı Orhan Belge bilgilendirme yaptı. Belge, "Bölgemiz son yıllarda kuraklıkla mücadele ediyor. Su sorununun kaçınılmaz olduğu zaten belliydi. Ancak biz turizmciler ve otelciler olarak bu duruma hazırlıklıydık. Büyük otellerimizin çoğunun kendi kuyuları bulunuyor. Bazıları deniz suyu arıtma sistemleri kurdu. Ayrıca yangın ve kullanım suyu için geniş kapasiteli depolarımız mevcut. Bu nedenle şu ana kadar ciddi bir sıkıntı yaşamadık. Butik otellerimiz de bu duruma karşı önlem aldı. Beş, on, yirmi beş tonluk su tankerleri temin ettiler. Zaten çoğunun elinde böyle tanklar daha önceden de vardı." dedi. "Rezervasyon iptali yok" Şu ana kadar herhangi bir rezervasyon iptali olmadığını ifade eden Belge, şöyle devam etti: "Çeşme’de turizm tüm hızıyla devam ediyor. Hava çok güzel, telefonlarımız rezervasyonlar için sürekli çalıyor. Ne olursa olsun Çeşme’de her zaman birlik ve beraberlik vardır. Ben hep söyledim, bu dayanışma sürdükçe her zorluğun altından kalkarız. Bugüne kadar ciddi bir sorun yaşamadık, misafirlerimizi ağırlamaya devam ediyoruz. Bazıları baraj seviyesinin düştüğünü söylüyor, evet doğru, barajlarda su azaldı. Ancak Çeşme sadece barajlardan beslenmiyor. Bölgede birçok kuyu var ve su kaynaklarımız çeşitlilik gösteriyor. Evet, şu anda kritik bir dönemden geçiyoruz ama kısa sürede çözüm bulunacaktır. Gerek devlet, gerekse belediye yetkilileri bu konuda sürekli görüşüyor. Bu sorunun da üstesinden geleceğimize inanıyoruz."
Bergama’da IPARD Programı ve TKDK hibe destekleri anlatıldı
28 Temmuz 2025 Pazartesi - 13:57 Bergama’da IPARD Programı ve TKDK hibe destekleri anlatıldı Manisa Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) İl Koordinatörü Murat Akın’ın sunumuyla IPARD Programı ve TKDK hibe destekleri hakkında detaylı bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Bergama Ticaret Odası’nda düzenlenen toplantıya, konuk olarak AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı da katıldı. Programda ayrıca AK Parti Bergama İlçe Başkanı Hasan Şahin, İl Kültür Müdürü Dr. Sadık Doğruer, Ticaret Odası yönetim kurulu üyeleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve üretici örgütleri yer aldı. Ticaret Odası Başkanı Kolat: "Çiftçilerimizin bu fırsatlardan faydalanması gerekiyor" Açılış konuşmasını gerçekleştiren Bergama Ticaret Odası Başkanı Lütfi Kolat, bu toplantının uzun süredir planlanan, önemli bir eksikliği giderecek bir adım olduğunu belirtti. Kolat konuşmasında, "Bu desteklerden bölgemizdeki tüm çiftçilerimizin faydalanması gerekiyor. Bergama, Kınık ve Dikili’den gelen üreticilerimize teşekkür ediyorum. Oda olarak her zaman üreticimizin yanındayız" ifadelerine yer verdi. Murat Akın: "Projesi olan gelsin, teknik desteğe hazırız" TKDK Manisa İl Koordinatörü Murat Akın, Bakırçay havzasındaki çiftçilere yönelik proje bazlı desteklerin ayrıntılarını paylaştı. IPARD Programı kapsamında çiftçilerin uygun projelerle başvurarak yüzde 50 ile yüzde 70 arasında değişen oranlarda hibe desteği alabileceklerini belirten Akın, başvuru sürecini şu şekilde özetledi: "Hangi sektörde (hayvancılık, arıcılık, işleme tesisleri vb.) destek alınmak istendiği belirlenmeli. Uzman desteğiyle proje dosyası hazırlanmalı. Elektronik sistem üzerinden ve fiziki olarak başvuru yapılmalı. Değerlendirme sürecinde uygun bulunan projelere hibe desteği verilmektedir. Destek sağlanan başlıca alanlar arasında ahır ve ağıl yapımı, süt toplama merkezleri, soğuk hava depoları, makine-ekipman alımları ve tarımsal ürünlerin işlenip pazarlanması yer alıyor. Özellikle gençler, kadın üreticiler ve kırsalda yaşayan çiftçiler öncelikli gruplar arasında." Akın, "Projesi olan herkes TKDK ofislerine başvurabilir. Teknik destek ve yönlendirme konusunda her zaman yanınızdayız," diyerek çağrıda bulundu. Çankırı: "Bergama’da tarımsal yatırımlar artacak" AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı ise konuşmasında, IPARD desteklerinin daha kapsayıcı bir hale geldiğini vurguladı. Çankırı, ayrılan bütçenin 555 milyon avroya yükseldiğini, desteklenen sektör sayısının da 30’a çıkarıldığını belirtti. "Artık yatırım zamanı. Barajlarımız, su kaynaklarımız, tarımsal planlamalarımız gündemde. Bu destekleri sadece burada kalanlarla sınırlamayalım, eşimize dostumuza da anlatalım," diyen Çankırı, yatırımcılara tek tek ziyaretler yapılacağını da ifade etti.
Altınordu transferde sessiz
28 Temmuz 2025 Pazartesi - 12:40 Altınordu transferde sessiz Yaz döneminde şu ana kadar 11 oyuncusuyla yollarını ayıran Altınordu, henüz bir takviye gerçekleştirmedi. Geçtiğimiz sezon TFF 2. Lig’de Play-Off yarı finalinde kadar yükselen daha sonra elenen Altınordu’da belirsizlikler yaşanmaya devam ediyor. A takımın yarışmacı haklarını devretme kararı alan Başkan Seyit Mehmet Özkan’ın, yatırımcı adaylarıyla temaslarını sürdürdüğü öğrenilirken, şu ana kadar herhangi bir somut adımın atılmaması adeta takımın dağılmasına yol açtı. Kırmızı-lacivertlilerde sözleşmeleri biten Eren Tokat, Alper Tursun, Kaan Baysal, Mete Yıldız ve Yakal Taylan’ın yanı sıra Koray Dağ ve Emir Can Gencel’in devam eden kontratları feshedildi. Altyapıdan yetişen Sami (1461 Trabzon) ve kaleci Serhat da (Kocaelispor) bonservis bedeli alınarak satıldı. Bu 9 oyuncu dışında kiralıktan dönen Tahsin Çakmak ve Kerem Türkmen’den de kendilerine kulüp bulmaları istenildi. Bahattin Karahan ve Hüseyin Bulut’a ise Sivasspor’un yanı sıra Kahramanmaraş İstiklalspor ve Mardin 1969’un da talip olduğu ifade edildi. Beklenen bonservis bedellerinin bu iki oyuncuya verilmesi halinde yeni ayrılıkların gerçekleşmesi bekleniyor. Öte yandan geçen sezon kiralık olarak gönderilen Arif Asaf Gültekin, Hasan Berat Kayalı, Mustafa Kocabaş, İlker Akar, Sercan Demirkıran, Tugay Güner, Alperen Bekli ve kaleci Umut Keseci’yi yeni sezon kadrosuna dahil ederek kırmızı-lacivertli takıma geri dönmüş oldu.
Türkiye’de her 100 kişiden 24’ünde görülüyor
28 Temmuz 2025 Pazartesi - 11:58 Türkiye’de her 100 kişiden 24’ünde görülüyor Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından belirlenen 28 Temmuz Dünya Hepatit Günü’ne özel açıklamalarda bulunan Medicana Sağlık Grubu Enfeksiyon Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. Serhan Sakarya, hepatit hastalığının iyi tanınması gerektiğinin mesajını verdi. Hepatit konusunda en büyük sorunun kan yoluyla ve cinsel yolla olan bulaş olduğunu söyleyen Prof. Dr. Serhan Sakarya "Türkiye’de her 100 kişiden 24’ünde hepatit görülüyor" dedi. Dünya Hepatit Günü dolayısıyla hepatit hastalığı hakkında açıklamalarda bulunan Medicana International İzmir Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Serhan Sakarya, hepatit hastalığını iyi tanımak gerektiğinin altını çizdi. Prof. Dr. Serhan Sakarya, "Hepatit, karaciğer hücrelerinin hasarlanmasına bağlı gelişmiş olan klinik bir tablo olarak özetlenebilir. Bu tablo birçok nedene bağlı olarak gelişebilir. Enfeksiyon hastalıkları başta olmak üzere otoimmün hastalıklar, yediğimiz içtiğimiz gıdalara bağlı olarak gelişen hepatitler ya da ilaca bağlı toksin olarak gelişen hepatitler bunların hepsi hepatit olarak tanımlanır. Ama toplum içinde akla gelen en önemli şey mikroplarla olan hepatitlerdir. Bu nedenle hepatitleri iyi tanımlamak gerekiyor" dedi. Tıpkı grip gibi bulaşabiliyor Hepatitlerin bulaşma şekli hakkında bilgi veren Prof. Dr. Serhan Sakarya, "Bulaşıcı hepatitler tıpkı grip, nezle, zatürre gibi bulaşır. Hepatit virüsü denilen A, B, C, D ve E’den oluşan virüsler ve bunun yanında bazı diğer virüsler örneğin; Epstein-Barr, Sitomegalovirüs (CMV), brusella, tüberküloz gibi mikroplar karaciğeri tutaraktan hepatit yapabilir. Fakat bizim çoğunlukla enfeksiyon olarak viral hepatitler dediğimiz bu saydığım A, B, C, D ve E’lerdir. Bunların bazıları ağız yoluyla bulaşır. Yani gıdalar yoluyla bulaşır, bazıları da kan yoluyla bulaşır. Özellikle A ve E, gıda ve suyla bulaşan hepatit türü olup, salgın yoluyla seyredebilir. Bunlar genellikle yaşa ve bağışık yanıta bağlı olarak farklı klinik şekilde seyredebilir. Çocuklarda genellikle hafif seyrederken, büyüklerde ağır seyreder. Çünkü büyüklerde bağışık yanıt daha güçlü olduğu için hastalığa karşı daha güçlü cevap vermekte ve bu cevap da karaciğeri yıkmaktadır. Bağışıklık ne kadar güçlüyse o kadar çok karaciğerde tahribat oluşuyor. Ağız yoluyla bulaşan hepatitlerde klinik değişken olmakla birlikte yüz güldürücüdür çünkü kronikleşme riski yoktur. Hepatitlerde en çok korkulan, kronik karaciğer hastalığı olan siroz ya da kanserdir. Onun için bu saydıklarımızda bu risk yoktur. Ama Hepatit B de ve Hepatit C de bu riskler çok yüksektir. B ve C kendi başına birer virüsken D ise inkoplekt tam virüs olmayan bir bulaşandır" açıklamasını yaptı. Prof. Dr. Serhan Sakarya, hepatitler konusunda en büyük sorunun kan ve cinsel yolla olan bulaş olduğunu vurguladı. Hepatit C için bir aşı olmadığını ve bu virüsün kan yoluyla bulaştığını ifade eden Prof. Dr. Serhan Sakarya, "Hepatit C’ye karşı aşı yoktur. Kan yoluyla bulaşır ve de siroz ve kanser yapma riski yüksektir. Fakat yeni çıkan antiviraller yüzde 100 tedavi edebilme özelliğine sahiptir. Ama B için hasta olduğunuz takdirde yapılacak olan tedavi ile tamamen virüsten kurtulma şansınız yüzde 8 ile 12 arasındadır. Onun için ömür boyu tedavi olma ihtiyacı ortaya çıkabilir" diye konuştu. Aşılanma hastalık oranını ciddi oranda düşürüyor Hepatite karşı korunmanın yollarına dikkat çeken Prof. Dr. Serhan Sakarya, özellikle Hepatit B’ye karşı geliştirilen aşıyı hatırlatarak, "Hepatit B’ye karşı yapılan aşılar; Hepatit B’ye ve dolayısıyla Hepatit D’ye karşı koruma sağlıyor. Bu aşılar çocukluk döneminde yapılması gereken aşılardır. Türkiye’de de yapılan çalışmalar göstermiştir ki aşılanma hastalık oranını ciddi oranda düşürmüştür. Buna farklı bir gözle bakarsak, bir kronik karaciğer hastasının tedavi maliyeti yaklaşık olarak 10 binlerce insanın aşılanması maliyeti kadardır. Dolayısıyla aşılanma bu anlamda çok önemli. Özellikle sağlık çalışanları ve gelişen nesil için tamamen temiz bir ülke ve çevre yaratılabilir. Bunun en güzel örneği Küba’dır. Aşılanma sayesinde 2012 yılından beri hiç vaka görülmeyen ülke haline gelmiştir" mesajını verdi. Tedavi gecikirse sonuç organ yetmezliğine varabilir Türkiye’de her 100 kişiden 24’ünde Hepatit B görüldüğünü aktaran Prof. Dr. Serhan Sakarya, hepatit hastalığının belirtileri hakkında bilgi verdi. Hastalığın akut ve kronik dönemleri olduğunu ayrıca sessiz taşıyıcı diye konuşulan bir dönemi de olduğunu belirten Prof. Dr. Serhan Sakarya, "Akut dönem aynı enfeksiyonlar gibi başlar. Ateş kusma bulantı iştahsızlık gibi... Hemen arkasından gelişen bir sarılık hali olur. İdrar renginde koyulaşma, ciltte ve gözlerde sararmalarla hasta bunu anlar. Hepatitin de her enfeksiyon gibi başlangıcı benzerdir. Hastalığın alevlenme döneminde karaciğerdeki yıkım enzimleri çok artar. Cilt tamamen sararır, idrar rengi koyulaşır, dışkı rengi açılır. Hastada bu dönemde bile çok ciddi bulgular olmaz. Halsizlik dışında bazen hafif bulantı görülebilir. Hasta aksine kendini iyi hisseder. Bu çok sıkıntılı bir tablodur. Çünkü iyi hissettiği için tedavi adına gerekli olan istirahat ve kendine vermesi gereken önemi göstermez. Bu da çok hızlı bir şekilde alevli ve hızla ilerleyip hastanın ölümüyle sonuçlanabilen ve karaciğeri hemen hemen hepsinin yok olduğu organ yetmezliğine varabilir. Ya da kronik fazda kalabilir. Kronik fazın sonunda siroz ya da kanser olarak devam edebilir" ifadelerini kaydetti. Öte yandan Prof. Dr. Serhan Sakarya, hepatitin belirtilerinin hastayı yanıltmasından kaynaklı bulaş olduğunda pek anlaşılamadığını belirterek, genellikle hastaların ameliyat öncesinde ya da check-up sırasında yapılan testlerle hepatit olduğunu öğrenebildiğini söyledi.
Yıllarca alerji sandı, tanı şaşırttı
28 Temmuz 2025 Pazartesi - 11:53 Yıllarca alerji sandı, tanı şaşırttı Burnundan sürekli sıvı gelmesi şikayetiyle uzun süre alerji tedavisi gören Özlem Akçay, diş tedavisi sırasında yapılan tetkiklerle burnundan akan sıvının aslında beyin omurilik sıvısı olduğunu öğrendi. Menderes, Özdere bölgesinde yaşayan 50 yaşındaki Özlem Akçay, uzun süredir burun akıntısı şikayeti yaşıyordu. Doğayla iç içe bir bölgede yaşadığı için şikayetlerini alerjiye bağlayan Akçay, zaman içinde bu durumun sıradan bir alerjik rahatsızlıktan çok daha ciddi bir tabloya işaret ettiğini fark etti. Akçay, başka bir merkezde çekilen beyin tomografisi sonrası izmir Ekonomi Üniversitesi Medical Point Hastanesine başvurdu. yapılan incelemelerde, burun içinde en arkada bulunan (sfenoid) sinüs içine beyin dokusunun sarktığı ve buradan beyin omurilik sıvısının sızdığı izlendi. Tıbbi adıyla ’spontan beyin omurilik sıvısı kaçağı’ olarak bilinen ve ihmal edildiğinde ciddi enfeksiyonlara neden olabilen bir hastalığı işaret ediyordu. Prof. Dr. Eren ve ekibi tarafından endoskopik yöntemle kapalı olarak gerçekleştirilen ameliyat sonrası, hastanın burun akıntısı tamamen kesildi ve kısa sürede sağlığına kavuştu. ‘Beyin dokusu sarkması’ Hastanın tedavisini gerçekleştiren İEÜ Medical Point Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Erdem Eren, süreci şu sözlerle değerlendirdi: "Özlem Hanım bize uzun süreli burun akıntısı şikayetiyle başvurdu. Yapılan incelemelerde, burun içinde en arkada bulunan (Sfenoid) sinüs içine beyin dokusunun sarktığı ve buradan beyin omurilik sıvısının sızdığı izlendi. Bu durum menenjit gibi ciddi komplikasyonlara yol açabileceği için acil müdahale edilmesi gereken bir tablodur." ‘Alerji sandım’ Ameliyat sonrası duygularını paylaşan Özlem Akçay, "Başta alerji sandım, çünkü çevremdeki pek çok kişinin burnu akıyordu. Alerji ilaçlarıyla geçeceğini düşündüm. Ancak uzun süre geçmeyince doktora başvurdum. Meğer burnumdan akan sıvı beyin sıvısıymış. Medical Point Hastanesi’nde çok başarılı bir operasyon geçirdim. Şimdi kendimi çok iyi hissediyorum" dedi.
Karşıyaka yönetimi: "Herkes taşın altına elini koyması gerekiyor"
28 Temmuz 2025 Pazartesi - 11:47 Karşıyaka yönetimi: "Herkes taşın altına elini koyması gerekiyor" Karşıyaka Spor Kulübü’nün yeni yönetimi sessizliğini bozarak, "Artık herkesin elini taşın altına koyma vakti gelmiştir. Unutulmamalıdır ki Karşıyaka, sadece birkaç kişinin sırtında değil; tüm camianın birlik ve beraberlik içinde yükselteceği bir değerdir" ifadelerine yer verildi. İzmir’in en köklü kulüplerinden birisi olan Karşıyaka’da hareketli günler yaşanmaya devam ediyor. Futbol tarafında transferlere devam eden yeşil-kırmızılılar, basketbolda ise şu ana kadar henüz bir aksiyon alamadı. 29 Mayıs’ta yapılan genel kurulda göreve gelen Aygün Cicibaş başkanlığındaki yönetim kurulu da yazılı bir açıklama yaparak camiaya birlik, beraberlik ve destek çağrısında bulundu. Yeşil-kırmızılı kulübün kayyuma gitme riskini ortadan kaldırmak için büyük bir sorumluluk alarak göreve geldiklerini ifade eden yönetim, ileri taşıyacak kişiler olduğu takdirde görevi bırakmaya veya birlikte çalışmaya hazır olduklarının mesajını verdi. Yeni bir yönetim ortaya çıkmadığı takdirde tüm camianın kendileri için değil arma sevgisi için kenetlenmesi gerektiğini vurguladı. Karşıyaka Spor Kulübü’nün resmi sosyal medya hesaplarından yapılan yazı açıklama şöyle: "Karşıyaka Spor Kulübü’nün kayyuma gitme riskiyle karşı karşıya kaldığı bir dönemde, hiçbir iradenin ortaya çıkmaması üzerine, büyük bir sorumluluk alarak yönetim kuruluna seçildik. Bu görevi ne bir makam ne de bir unvan olarak gördük. Amacımız, ulu çınar Karşıyaka’nın dimdik ayakta kalması için elimizi değil, yüreğimizi taşın altına koymaktı. Kimse "Bu yükü biz taşırız" demediği için biz üstlendik. Ancak biliyoruz ki bu sorumluluk, yalnızca birkaç kişinin omuzlarında taşınabilecek bir yük değildir. Yarın gerekirse çekiliriz ama kalıcı olmamız istenirse, Karşıyaka için son nefesimize kadar çalışmaya da hazırız. Artık herkesin elini taşın altına koyma vakti gelmiştir. Ortada bir irade yoksa, kimse bu sorumluluğu üstlenmiyorsa, o zaman bize destek olup, bu kulübün geleceği için harekete geçmenin tam zamanı. Unutulmamalıdır ki Karşıyaka, sadece birkaç kişinin sırtında değil; tüm camianın birlik ve beraberlik içinde yükselteceği bir değerdir. Futbol takımımız, planlı ve umut verici bir şekilde yoluna devam etmektedir. Basketbol ve voleybol şubelerimizle ilgili de çok yakında güzel haberleri kamuoyuyla paylaşacağız. Bizler koltuk sevdalısı değiliz, armaya aşık Karşıyaka sevdalılarıyız."
Arkas Spor’dan geleceğe yatırım
28 Temmuz 2025 Pazartesi - 11:46 Arkas Spor’dan geleceğe yatırım Arkas Spor, son olarak Kayseri Elit Voleybol’da forma giyen 18 yaşındaki pasör çaprazı Nejat Efe Yavuz’u renklerine bağladı. Yeni sezonda Efeler Ligi ve Avrupa kupalarından çekilerek Erkekler 1. Ligi’nde mücadele edecek olan Arkas Spor, transfer çalışmalarını sürdürüyor. İzmir temsilcisi, son olarak Kayseri Elit Voleybol’da forma giyen genç pasör çaprazı Nejat Efe Yavuz’u renklerine bağladı. Geleceğin yıldız adayları arasında gösterilen genç oyuncunun, mavi-beyazlı ekibin yeni sezon planlamasında çizeceği yolun göstergesi olduğu ifade edildi. 15 yıldır başantrenörlük görevini sürdüren Kanadalı çalıştırıcı Glenn Hoag yönetiminde yeni sezona hazırlanan İzmir ekibi, altyapıdan yetişen oyuncularının yanı sıra genç ve gelecek vaat eden isimlerle kadrosunu güçlendirmeyi hedefliyor. 9 oyuncu gitti Yeni sezonda yeni bir yol haritası çizmeyi hedefleyen Arkas Spor, 2025-2026 döneminde 1. Lig’de mücadele ederek altyapı oyuncularına odaklanma kararı aldı. Böylece İzmir ekibi, geçen dönem takımda bulunan 9 oyuncu ile yollarını ayırdı. Alınan bu aksiyon sonrasında Georg Grozer Polonya ekibi Warta Zawiercie’ye, Emir Kaan Öztürk Bursa BŞB’ye, Gökçen Yüksel Galatasaray’a, Ertuğrul Gazi Metin’in Halkbank’a, Can Koç Galatasaray’a, Burakhan Tosun Ziraat Bank’a, smaçör Burutay Subaşı Fenerbahçe’ye ve Eduardo Carisio ise Polonya’nın Cuprum Stilon Gorzow takımına transfer olduğu açıklandı.
Ege Üniversitesi ortaklığında ‘Yapay zekâ destekli hibrit biyomekanik test cihazı’ geliştirildi
28 Temmuz 2025 Pazartesi - 10:16 Ege Üniversitesi ortaklığında ‘Yapay zekâ destekli hibrit biyomekanik test cihazı’ geliştirildi Ege Üniversitesi akademisyenlerinin üniversiteler arası işbirliği ve multidisipliner bir anlayışla hazırladıkları yenilikçi ve özgün projeler patent ve faydalı modele dönüşmeye devam ediyor. Ege Üniversitesinin yanı sıra üç farklı yükseköğretim kurumundan akademisyenlerin iş birliğiyle hazırlanan "Yapay Zekâ Destekli Hibrit Biyomekanik Test Cihazı: Yerli ve Yenilikçi Çözüm" başlıklı proje kapsamında "Yapay Zekâ Destekli Hibrit Biyomekanik Test Cihazı" geliştirildi. Cihaz, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescil edilerek patent almaya hak kazandı. Öğr. Gör. Hatice Kübra Yılmaz’ı ve proje ekibini tebrik eden Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, "Üniversitemiz bilim insanları, Ar- Ge ve inovasyon öncelikli çalışmalarla, ülkemizin Milli Teknoloji Hamlesine katkı sunan projeler hazırlamaya, bu projeleri patente dönüştürmeye devam ediyorlar. Tam akredite, sağlık temalı araştırma üniversitemiz bilim üretme ekosistemi içerisinde çalışmalarını sürdüren Öğr. Gör. Hatice Kübra Yılmaz hocamız ve farklı üniversitelerden akademisyenlerin iş birliği ve multidisipliner bir vizyonla önemli bir proje yürütüldü. Hazırlanan proje kapsamında, ‘Yapay zekâ destekli hibrit biyomekanik test cihazı’ geliştirildi. Patente dönüşen bu başarı dolayısıyla proje ekibini tebrik ediyorum" dedi. "Patent, dört üniversiteden akademisyenlerin iş birliğiyle geliştirildi" Çalışma ile ilgili bilgi veren Ege Üniversitesi Ege Meslek Yüksekokulu Elektronik ve Otomasyon Bölümü Biyomedikal Cihaz Teknolojisi Programı Öğr. Gör. Hatice Kübra Yılmaz, "Hibrit Biyomekanik Test Cihazı ile Yapay Zekâ Destekli Analiz ve Mobil Uygulama Entegrasyonu" başlıklı patent, dört farklı yükseköğretim kurumlarından yetkin akademisyenlerin iş birliğiyle geliştirilmiş ve Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescil edilmek üzere kabul edilmiştir. Söz konusu patent, biyomekanik testler alanında önemli bir yenilik sunmaktadır. Disiplinlerarası bu ortak çalışma, bilimsel ve teknolojik gelişmelere katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Tıp ve endüstri alanlarında kullanılan biyomalzemelerin dayanıklılığı ve performansı, artık yerli ve yenilikçi bir çözümle değerlendirilecek. Tasarım patentli yapay zekâ destekli hibrit biyomekanik test cihazı, çekme, basma, eğme, burma ve yorulma testlerini ulusal ve uluslararası standartlara uygun şekilde tek bir test standı üzerinde gerçekleştirebilecek" diye konuştu. "Cihazın geniş uygulama alanı bulunuyor" Cihazın, biyomedikal malzemelerin yanı sıra endüstriyel amaçlı malzemelerin de mekanik performanslarını analiz ederek geniş bir uygulama alanı sunduğunu ifade eden Öğr. Gör. Hatice Kübra Yılmaz, yapay zekâ desteği sayesinde geleneksel yöntemlere kıyasla daha hızlı ve hassas sonuçlar elde edilmesinin hedeflendiğini söyledi. Öğr. Gör. Hatice Kübra Yılmaz, "Yapay zekâ destekli bu sistem, yurt dışında gerçekleştirilen testler için ödenen yüksek ücretleri ortadan kaldırarak maliyetleri yaklaşık yüzde 50 oranında düşürecek. Aynı zamanda testlerin uluslararası ASTM standartlarına uygun yapılması, yurtdışına olan bağımlılığı önemli ölçüde azaltacak" diye konuştu. "Yerli ve milli teknoloji hamlesinin önemli bir örneği oldu" Projenin, yerli mühendislik çözümleriyle biyomekanik test cihazlarının üretiminde önemli bir adım olarak öne çıktığını ifade eden Öğr. Gör. Hatice Kübra Yılmaz, yerli cihazların uluslararası pazarda talep görmesiyle Türkiye’nin teknoloji ve mühendislik alanındaki rekabetçiliğinin artacağını vurguladı. Öğr. Gör. Hatice Kübra Yılmaz, "Bu yenilikçi cihaz, biyomekanik testlerin yerel olarak yapılabilmesini sağlayarak sektörde nitelikli iş gücüne olan talebi artıracak. Ayrıca yapay zekâ ve mühendislik alanlarındaki eğitim ve araştırmalara katkı sağlayarak uzman personel yetişmesine destek olacak. Özellikle medikal implantlar ve protezler gibi biyomalzemelerin değerlendirilmesi, sağlık sektöründe daha uygun maliyetli ve güvenilir çözümler sunulmasına olanak tanıyacak. Mühendislik çözümlerinde yapılan bu yenilikçi çalışmalar, ileri teknolojiye dayalı yatırımları teşvik ederek ülke ekonomisine de katkı sağlayacak. Yapay zekâ destekli hibrit biyomekanik test cihazı, mühendislik ve sağlık sektörlerinde devrim niteliğinde bir adım olarak yerli ve milli teknoloji hamlesinin önemli bir örneği olmaya aday" dedi. Multidisipliner bilim ekibi Çalışmada, Ege Üniversitesi Ege Meslek Yüksekokulu Elektronik ve Otomasyon Bölümü Biyomedikal Cihaz Teknolojisi Programı Öğr. Gör. Hatice Kübra Yılmaz ile birlikte İzmir Demokrasi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Murat Emre Kartal, İzmir Bakırçay Üniversitesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Kadir Gök ve Prof. Dr. Akil Birkan Selçuk ve İzmir Kavram Meslek Yüksekokulu Öğr. Gör. Erkan Yılmaz görev alıyor.