Yerel Haberler
İzmir
İzmir Büyükşehir’den ’Meslek Fabrikası’ açıklaması 25 Şubat 2026 Çarşamba - 22:07:06 İzmir Büyükşehir Belediyesi, mülkiyetinde bulunan Eski DGM binası (Meslek Fabrikası), Egemenlik Evi ve gasilhane binasının Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tescil edilmesine tepki gösterdi. Belediyeden yapılan açıklamada, söz konusu işlemlerin ’hukuksuz bir el koyma girişimi’ olduğu savunularak yargı sürecinin devam ettiği belirtildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi, mülkiyetindeki üç stratejik taşınmazın Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmesiyle ilgili yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, taşınmazların 2025 yılının Ekim ayında belediyeye bilgi verilmeden tapu müdürlükleri üzerinden Vakıflar Genel Müdürlüğü mülkiyetine geçirildiği iddia edildi. "Vakıf yoluyla meydana gelmediği belgelerle ortada" Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün söz konusu tescil işlemlerini Vakıflar Yasası’nın 30. maddesine dayandırdığı belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Bu taşınmazların vakıf yoluyla meydana gelmediği, tarihi belgelerle açık bir biçimde ortadadır. Tamamıyla ilgisiz birtakım vakıf belirtmeleri gerekçe gösterilerek İzmir halkının malına el konulamaz. Bahsi geçen vakıf şerhleri, yıllar önce bedelleri ödenerek sicilden silinmişken, el koyma işleminden hemen önce yeniden ortaya çıkarılmıştır." Meslek Fabrikası ve Egemenlik Evi’nin tarihi vurgulandı Açıklamada, taşınmazların tarihi önemine dikkat çekilerek, Meslek Fabrikası’nın 1926 yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzaladığı kararname ile belediye mülkiyetine geçtiği hatırlatıldı. Yapının bugüne kadar 145 bin kursiyere hizmet verdiği ve ciddi bütçelerle restore edildiği ifade edildi. İzmir’in ilk belediye binası olan Egemenlik Evi’nin ise 1891 yılında halktan toplanan paralarla inşa edildiği, bir vakıf tarafından yapılmadığının delilleriyle mahkemeye sunulduğu kaydedildi. Yargı süreci devam ediyor Taşınmazların tahliye edilmek istendiğini belirten İzmir Büyükşehir Belediyesi, hukuki sürece ilişkin şu bilgileri paylaştı: "Meslek Fabrikası ile ilgili İzmir 26. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde tapu iptal ve tescil davası açılmış, mülkiyetin üçüncü kişilere devrini engelleyen ihtiyati tedbir kararı alınmıştır. Tahliye işlemlerine karşı açılan davada İzmir 5. İdare Mahkemesi 24.02.2026 tarihinde yürütmenin durdurulması talebini reddetmiştir. Belediyemizce bu karara karşı aynı gün üst mahkemeye itiraz yapılmış olup süreç devam etmektedir." Belediye yönetimi, kamu kurumlarının önceliğinin kamu hizmeti olması gerektiğini vurgulayarak, yargılama süreci tamamlanana kadar tahliye çabalarından vazgeçilmesi çağrısında bulundu.
İZAZDER Başkanı Altay’dan Bakü’de sivil toplum diplomasisi
28 Ocak 2026 Çarşamba - 15:29 İZAZDER Başkanı Altay’dan Bakü’de sivil toplum diplomasisi İZAZDER Başkanı Perviz Altay, Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de gerçekleştirdiği temaslarda Türk dünyasında sivil toplum diplomasisini güçlendirmeye yönelik önemli görüşmeler yaptı. İzmir ile Bakü’nün kardeş şehir ilan edilmesinin 40’ncı yılı da öncelikli gündem başlıkları arasında yer aldı. İzmir Azerbaycan Derneği (İZAZDER) Başkanı Perviz Altay, Bakü programı kapsamında çeşitli kurum ve temsilcilerle görüşmeler gerçekleştirerek, Azerbaycan Milli Meclisi milletvekili ve Türk Devletleri Teşkilatı’na (TDT) üye ülkelerin STK Platformu Genel Sekreteri Azer Allahveranov ile bir araya geldi. Görüşmede, Türkiye ve Azerbaycan başta olmak üzere Türk dünyasında sivil toplum diplomasisinin geliştirilmesi, ortak projelerin hayata geçirilmesi ve kurumlar arası koordinasyonun artırılması konuları ele alındı. Azerbaycan Milli STK Forumu’nun ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıya, Basın Konseyi Kontrol ve Denetim Komisyonu Sekreteri ve ‘Orta Asya ve Güney Kafkasya İfade Özgürlüğü Ağı’ (CASCFEN) Başkanı Nadir İsmayilov da katıldı. Altay’dan Türk dünyasında sivil toplum vurgusu Toplantıda değerlendirmelerde bulunan İZAZDER Başkanı Perviz Altay, İzmir ile Bakü arasındaki kardeşlik ilişkilerinin yalnızca yerel değil, Türk dünyasının bütününü ilgilendiren stratejik bir bağ niteliği taşıdığını ifade etti. Altay, sivil toplum kuruluşlarının bu sürece daha aktif katkı sağlamasının, halklar arasındaki gönül bağlarını güçlendireceğini belirterek, İZAZDER olarak bu alanda yeni iş birliklerine açık olduklarını dile getirdi. TDT STK Platformu’nun çalışmaları anlatıldı Görüşmede, Türk Devletleri Teşkilatı’na üye ülkelerin STK Platformu’nun çalışmaları hakkında da kapsamlı değerlendirmeler yapıldı. Geçtiğimiz yıl temeli atılan platform hakkında bilgi veren Genel Sekreter Azer Allahveranov, sekreterliğin ortaklık ilişkilerinin geliştirilmesi ve sivil toplum kuruluşlarının kurumsal kapasitesinin artırılmasına yönelik faaliyetlerini aktardı. Allahveranov, platformun gelecekteki çalışma yönlerine değinerek, Türk dünyasındaki sivil toplum kuruluşları arasında koordinasyonun ve karşılıklı desteğin güçlendirilmesinin büyük önem taşıdığını vurguladı. Üye ülkelerin STK’larını tek bir çatı altında toplama fikrinin, halklar arasında manevi ve kültürel bağların pekiştirilmesine ve ortak değerlerin korunarak geliştirilmesine hizmet ettiğini ifade etti. İzmir-Bakü kardeşliğinin 40. yılına değinildi Görüşmede ayrıca İzmir ile Bakü’nün kardeş şehir ilan edilmesinin 40. yılı özel bir gündem başlığı olarak ele alındı. 1986 yılında, Sovyetler Birliği döneminde imzalanan kardeşlik protokolü hatırlatılırken, bu tarihi adımın iki şehir arasında kurulan cesur bir gönül köprüsü olduğu vurgulandı. Altay, söz konusu protokolün bugün Türk dünyasında geliştirilen iş birliklerinin temelini oluşturduğunu belirterek, 40. yıl dolayısıyla İzmir ve Bakü’de ortak kültürel ve sivil toplum etkinlikleri düzenlenmesinin önemine dikkat çekti. Genel Sekreter Azer Allahveranov da kardeş şehir ilişkilerinin yalnızca sembolik bir bağ olmadığını, halklar arasında kalıcı dostluk ve dayanışma köprüleri kurduğunu ifade etti. Altay’dan kardeşlik vurgusu İZAZDER Başkanı Perviz Altay, Bakü temaslarının Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşlik ilişkilerini sivil toplum alanında daha kurumsal ve sürdürülebilir bir zemine taşıyacağını söyledi. Altay, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın, sivil toplum kuruluşlarının aktif katkısıyla daha da güçleneceğini vurguladı. Görüşmenin sonunda taraflar, kardeş şehir ilişkilerinin gelecek kuşaklara aktarılması, ortak projelerin artırılması ve Türk dünyasında sivil toplum diplomasisinin daha etkin yürütülmesi amacıyla ortak bir yol haritası üzerinde mutabakata vardı.
Haldun Dormen’in son prodüksiyonu, Sahne Tozu Tiyatrosu’nda yaşamaya devam ediyor
28 Ocak 2026 Çarşamba - 14:37 Haldun Dormen’in son prodüksiyonu, Sahne Tozu Tiyatrosu’nda yaşamaya devam ediyor Türk tiyatrosunun duayen ismi Haldun Dormen’in son prodüksiyonu olan Hisseli Harikalar Kumpanyası, Sahne Tozu Tiyatrosu çatısı altında sahnedeki yolculuğunu başarıyla sürdürüyor. 97 yaşında, böylesine büyük ölçekli bir müzikal prodüksiyonu yöneterek tiyatro tarihinde ender rastlanan bir başarıya imza atan Haldun Dormen, üretkenliği ve sahneye duyduğu tutku ile ardında güçlü bir miras bıraktı. Dormen ekolünü bugün Sahne Tozu Tiyatrosu’nda yaşatmaya devam eden tiyatronun kurucusu ve genel sanat yönetmeni Çağlar İşgören, bu prodüksiyonla ustasının vizyonunu sahneye taşımayı sürdürüyor. Hisseli Harikalar Kumpanyası ödüllerle taçlanıyor Hisseli Harikalar Kumpanyası, Haldun Dormen hayattayken önemli ödüllere layık görüldü. Yapım, İzmir’in Enleri Ödül Töreni’nde Yılın Projesi seçilirken, Topluma Merhaba Ödülleri’nde Yılın En İyi Prodüksiyonu ödülünü kazandı. Ayrıca İz Bırakanlar Ödül Töreni’nde Yılın En İyi Prodüksiyonu ödülüne; 97 yaşındaki ustanın yönetmenliğinde yeniden sahneye taşınması, seyirci rekorları kırması ve tiyatroya kattığı değer nedeniyle layık görüldü. Ödül kararı alındığında hayatta olan, ancak yakın zamanda yaşamını yitiren Haldun Dormen, törende saygı ve özlemle anılacak. 11. Anadolu Tiyatro Ödülleri kapsamında, Sahne Tozu Tiyatrosu yapımı olan ve Haldun Dormen’in rejisini üstlendiği Hisseli Harikalar Kumpanyası müzikali, sanatsal başarısı nedeniyle "Yılın Müzikal Oyunu" ödülünü almaya hak kazandı. Sahne Tozu Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Çağlar İşgören, Haldun Dormen için yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Ustaların ustası, sanat danışmanımız, can yoldaşımız; gerçek bir efsane olarak her daim bizimle yaşayacak ve yaşatılacaksın. Sevgi, saygı ve minnetle" Sahne Tozu Tiyatrosu, yalnızca Hisseli Harikalar Kumpanyası ve kazandığı ödüllerle değil Haldun Dormen’in tiyatroya adanmış ömrünün, disiplininin ve estetik anlayışının yaşayan bir temsilcisi olarak, ustasının mirasını geleceğe taşımaya devam ediyor. Ödüller ise şöyle: - İzmir’in Enleri Ödül Töreni - Yılın Projesi - Topluma Merhaba Ödülleri - Yılın En İyi Prodüksiyonu - İz Bırakanlar Ödül Töreni - Yılın En İyi Prodüksiyonu - 11. Anadolu Tiyatro Ödülleri - Yılın Müzikal Oyunu
Safra yolu tıkanıklığına başarılı müdahale
28 Ocak 2026 Çarşamba - 13:27 Safra yolu tıkanıklığına başarılı müdahale İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Medical Point Hastanesi, karaciğer nakli sonrası gelişen ileri düzey safra yolu tıkanıklığında, dünyada sınırlı sayıda merkezde uygulanan ileri bir teknikle önemli bir başarıya imza attı. 2019 yılında İstanbul’da karaciğer nakli olan 67 yaşındaki Ö. Özkan, yıllar sonra gelişen anastomoz darlığı nedeniyle İzmir Ekonomi Üniversitesi Medical Point Hastanesi’ne başvurdu. Gastroenteroloji, girişimsel radyoloji ve endoskopi ekiplerinin birlikte planladığı tedavide, klasik yöntemlerle açılamayan tıkanıklık için dünyada nadir uygulanan "Magnetic Compression Anastomosis" (Manyetik Kompresyon Anastomoz) tekniği kullanıldı. Mıktanıslar yardımıyla kanal İşlem, Gastroenteroloji ve İleri Endoskopi Ünitesi’nden Doç. Dr. Ferit Çelik ve Girişimsel Radyoloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Kamil Doğan, Anestezi Bölüm Başkanı Uzm. Dr. H. Yurday Çetin ve ekibiyle Medical Point İzmir Hastanesi Başhekimi, Girişimsel Radyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ahmet Memiş’in koordinasyonunda, multidisipliner bir yaklaşımla başarıyla gerçekleştirildi. Yaklaşık iki hafta içinde mıknatıslar yardımıyla yeni bir kanal oluşturularak safra akışı sağlandı. Ardından stentleme yapılarak hastanın safra yolu fonksiyonu normale döndü. Son kontrollerde kan ve karaciğer fonksiyon testlerinin tamamen normale döndüğü, stent değişiminin sorunsuz gerçekleştirildiği bildirildi. Sınırlı merkezde ileri yöntem Doç. Dr. Ferit Çelik, uygulanan yöntemin önemine dikkat çekerek, "Karaciğer nakli sonrası safra yolu darlıkları sık görülebilen ancak her zaman kolay çözülemeyen bir problemdir. Manyetik kompresyon tekniği, sınırlı merkezde uygulanan ileri bir yöntemdir. Bu yöntem, girişimsel radyoloji ile gastroenterolojinin eş zamanlı ve uyum içinde çalışmasını gerektiren ileri bir tekniktir. Mıknatıslar yardımıyla iki uç arasında kontrollü bir kanal oluşturmayı hedefleriz ve süreç haftalar sürebilir" dedi. "Milimetrik uyum" Prof. Dr. Ahmet Memiş ise tedavide hasta-hekim iş birliğinin önemini vurgulayarak, "Bu işlem, hiçbir hekimin tek başına yapabileceği bir işlem değildir. Girişimsel radyoloji, gastroenteroloji ve ileri endoskopi ekiplerinin milimetrik uyumla çalışması gerekir. Karaciğer içinden ve bağırsaktan eş zamanlı ilerleyerek mıknatıs uçlarını safra yolunda buluşturmak, hem teknik hem de deneyim açısından son derece zorlayıcıdır. Ancak doğru ekip, doğru altyapı ve doğru hasta seçimiyle imkânsız gibi görünen sorunlar çözülebilir. Hastamız artık bizim için sadece bir hasta değil, bir dosttur. Bu da yaptığımız işin en kıymetli tarafıdır" ifadelerini kullandı. Tedavi sürecini anlatan Ö. Özkan, şunları söyledi: "Buraya ilk geldiğimde hiç tanımadığım bir ortamdı. Ancak hocalarımızla tanıştıktan sonra içimde hiçbir tereddüt kalmadı. Gece gündüz benimle ilgilendiler. Bugün ayaktaysam onların bilgi ve emeği sayesinde. Medical Point ailesine ve hocalarıma minnettarım."
İzmir’de döner bıçaklı trafik magandası tutuklandı
28 Ocak 2026 Çarşamba - 13:26 İzmir’de döner bıçaklı trafik magandası tutuklandı İzmir’in Karabağlar ilçesinde trafikte tartıştığı kişiyi önce demir sopayla darp edip ardından döner bıçağıyla kovalayan sürücü tutuklandı. Çok sayıda suç kaydı olduğu öğrenilen şahsa 35 bin 919 TL para cezası uygulanırken, ehliyetine 2045 yılına kadar el konuldu. Olay, dün saat 16.00 sıralarında Karabağlar ilçesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, trafikte seyir halindeki iki sürücü arasında henüz belirlenemeyen bir nedenle tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine sürücülerden İ.K. (29), aracından aldığı demir sopayla diğer sürücünün ayaklarına vurarak darp etti. Hızını alamayan şahıs, daha sonra aracının bagajından çıkardığı döner bıçağıyla diğer sürücüyü bir kasap dükkanına kadar kovaladı. Araç içerisinde bulunan ve saldırganın yakını olduğu değerlendirilen bir kadının sakinleştirme çabaları ise sonuçsuz kaldı. Olay anına ilişkin görüntülerin sosyal medyada yayılmasının ardından Karabağlar İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri çalışma başlattı. Yapılan incelemeler sonucunda, 35 FA 0333 plakalı araç sürücüsünün İ.K. olduğu tespit edildi. Gözaltına alınan şahsın, görüntülerdeki trafik ihlallerini kendisinin gerçekleştirdiği yönünde beyanda bulunduğu öğrenildi. Sürücü İ.K. hakkında 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu kapsamında plaka takmamak, görüşü engelleyecek aksesuar kullanmak, sürücü belgesi geri alınmış olmasına rağmen araç kullanmak, trafik güvenliğini tehlikeye düşürmek, karayolu üzerinde duraklamak, kamunun huzurunu bozacak şekilde araç kullanmak başta olmak üzere toplam 7 ayrı maddeden 35 bin 919 TL idari para cezası uygulandı. Ceza puanının dolması nedeniyle şahsın sürücü belgesi 2045 yılına kadar geri alınırken, araç trafikten men edildi. Suç makinesi çıktı Hakkında ’trafik güvenliğini tehlikeye sokmak’ suçundan adli işlem başlatılan İ.K.’nın çok sayıda suç kaydı olduğu öğrenildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen İ.K., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
El ele gelip 24 saatte ayağa kalktılar
28 Ocak 2026 Çarşamba - 10:57 El ele gelip 24 saatte ayağa kalktılar "Hastalıkta sağlıkta" diyerek çıktıkları yolda yarım asrı deviren İzmirli Mualla-Vecihi Tin çifti, rahatsızlıkları sebebiyle adım atamıyordu. Yaşlı karı koca, Medicana Sağlık Grubu Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Prof. Dr. Mehmet Tunç Canda ile Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Mehmet Şenoğlu tarafından uygulanan robotik ve mikrocerrahi teknikleri sayesinde kısa sürede ayağa kalkabildiler. Yarım asrı aşan evliliklerinde hayatın her anını el ele yaşayan İzmirli Mualla Tin (70) ve Vecihi Tin (81) çifti, bu kez sağlık mücadelesinde omuz omuza yürüdü. Uzun süredir devam eden şikâyetler nedeniyle yürümekte zorlanan çift, nikah törenlerinde verdikleri "hastalıkta ve sağlıkta" sözlerini bir kez daha hatırlattı. Dertlerine çare bulmak için el ele Medicana International İzmir Hastanesi’ne gelen Tin çifti, yeni nesil cerrahi teknolojileri sayesinde 24 saatte şikayetlerinden kurtulabildi. Hastalıklar farklı dert ortak: Yürüyemiyorlardı Rahatsızlığı hakkında bilgi veren Mualla Tin, "Rahim sarkması rahatsızlığım vardı. Uzun süredir bu sorunla mücadele ediyordum. Zamanla rahatsızlığım ilerledi ve yürümekte zorlanmaya başladım. Başta ameliyatı erteledik, istemedik; ancak yürüyemez hale gelince mecburen ameliyat olmaya karar verdim. Zaman zaman aşağıya doğru baskı hissi ve ağrı oluyordu. Ayağa kalktığımda rahmin aşağıya indiğini hissediyordum ve sürtünme oluyordu. Bu da yürümekte zorlanmama neden oluyordu" sözlerini kaydetti. Yaklaşık 10 yıl evvel kanal daralması nedeniyle ameliyat olduğunu belirten Vecihi Tin ise yaşadığı sorunları şu sözlerle anlattı: "Yaklaşık 10 yıl önce İstanbul’da kanal daralması nedeniyle ameliyat olmuştum. Ameliyat sonrası hekimim bu operasyonun beni 8-10 yıl idare edeceğini söylemişti ve öyle de oldu. Ancak son zamanlarda ayaklarımda sıkışma hissi, karıncalanma ve uyuşma başladı. Durumun ilerlediğini fark edince yaşımın da etkisiyle daha fazla ertelemeden hastaneye başvurdum. Ameliyat oldum ve yaklaşık 2 saat sonra yürümeye başladım. Hayatım boyunca fiziksel olarak ağır işlerde çalıştım. Mobilyacılık yaptım, Almanya’da gemi tersanesinde iskeleci olarak çalıştım. Yaşadığım sağlık sorununda bunların da etkisi olduğunu düşünüyorum." 24 saatte taburcu oldular Mualla Tin’in durumu ve hastalığı hakkında bilgi veren Medicana International İzmir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Tunç Canda, "Mualla hanım, rahim ve idrar torbası problemleri nedeniyle kliniğe başvurdu. Yapılan değerlendirme ve muayene sonucunda cerrahi tedavi kararı alındı. Ameliyat, karında herhangi bir kesi yapılmadan robotik cerrahi yöntemi kullanılarak vajinal yoldan gerçekleştirildi. Hasta ameliyattan sonra herhangi bir sorun yaşamadan 24 saat içinde taburcu edildi" diye konuştu. Mualla Tin’in rahatsızlığının hem yaşa hem de yaşam tarzına bağlı olabileceğini ifade eden Prof. Dr. Mehmet Tunç Canda, şu açıklamalarda bulundu: "Bu tür şikâyetler genç yaşlarda da görülebilmektedir. Özellikle vajinal doğum yapmış kadınlarda, 40 yaş sonrasında rahim ve idrar torbası sarkmaları ortaya çıkabilmektedir. Bunun oluşmasında vajinal yapı, doğum sırasındaki bebeğin ağırlığı, sigara kullanımı, kronik öksürük, kronik kabızlık ve ıkınma gibi faktörler etkili olabilmektedir. Yürüyememe durumu, rahim ve idrar torbası sarkmasının ileri evresine işaret etmektedir. Bu durum günlük yaşamı ciddi şekilde etkileyebilir. Uygulanan robotik cerrahi yöntemi sayesinde hasta ameliyattan yaklaşık 6 saat sonra yürümeye başlamış ve günlük aktivitelerine hızlı şekilde dönebilmiştir. Karında kesi olmaması iyileşme sürecini kolaylaştırmıştır. Vajinal yoldan robotik cerrahi uygulanması bu vaka açısından önemli ve nadir tercih edilen bir yöntemdir." Kanal darlığı mikrocerrahi ile etkili şekilde tedavi edilebiliyor Medicana International İzmir Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Şenoğlu da Vecihi Tin’in şikayetlerini değerlendirerek, son durum hakkında bilgi verdi. Prof. Dr. Mehmet Şenoğlu, Vecihi Tin’e yapılan görüntüle tetkikleri sonucunda ileri derece kanal darlığı tespit edildiğini söyleyerek, ameliyat kararı alındığını bildirdi. Prof. Dr. Mehmet Şenoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ameliyatın amacı, hastanın daha uzun mesafeleri daha rahat ve konforlu şekilde yürüyebilmesini sağlamaktır. Uygulanan cerrahi teknik, tek taraftan girilerek her iki tarafın rahatlatıldığı ‘unilateral yaklaşımla bilateral dekompresyon’ yöntemidir. Dar kanal özellikle ileri yaşlarda görülen bir durumdur ve genellikle 100-200 metre yürüdükten sonra dinlenme ihtiyacı, bacaklarda karıncalanma, yanma, uyuşma ve ağrı gibi belirtilerle kendini gösterir. Bu durum bel fıtığından farklıdır; sinir kanallarının daralmasına bağlı olarak gelişir. Mikrocerrahi yöntemle, herhangi bir platin veya vida kullanılmadan tedavi mümkündür. Bu yaklaşım hastanede yatış süresini kısaltmakta, ağır ağrı kesici ihtiyacını azaltmakta ve hastaların daha hızlı mobilize olmasını sağlamaktadır. Ayrıca komplikasyon riski daha düşüktür. Geçmişte yapılan ameliyat sonrası hastada oluşan kistik yapı, kanal darlığına ve sinir sıkışmasına katkıda bulunmuştur. Bu tür şikâyetlerin temel nedeni yaşlanma sürecine bağlı olarak bağ dokularında ve eklem yapılarında meydana gelen değişikliklerdir. Bu süreç yaşlanmanın doğal bir parçası olarak değerlendirilebilir."