Yerel Haberler
İzmir
İzmir Büyükşehir’den ’Meslek Fabrikası’ açıklaması 25 Şubat 2026 Çarşamba - 22:07:06 İzmir Büyükşehir Belediyesi, mülkiyetinde bulunan Eski DGM binası (Meslek Fabrikası), Egemenlik Evi ve gasilhane binasının Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tescil edilmesine tepki gösterdi. Belediyeden yapılan açıklamada, söz konusu işlemlerin ’hukuksuz bir el koyma girişimi’ olduğu savunularak yargı sürecinin devam ettiği belirtildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi, mülkiyetindeki üç stratejik taşınmazın Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmesiyle ilgili yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, taşınmazların 2025 yılının Ekim ayında belediyeye bilgi verilmeden tapu müdürlükleri üzerinden Vakıflar Genel Müdürlüğü mülkiyetine geçirildiği iddia edildi. "Vakıf yoluyla meydana gelmediği belgelerle ortada" Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün söz konusu tescil işlemlerini Vakıflar Yasası’nın 30. maddesine dayandırdığı belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Bu taşınmazların vakıf yoluyla meydana gelmediği, tarihi belgelerle açık bir biçimde ortadadır. Tamamıyla ilgisiz birtakım vakıf belirtmeleri gerekçe gösterilerek İzmir halkının malına el konulamaz. Bahsi geçen vakıf şerhleri, yıllar önce bedelleri ödenerek sicilden silinmişken, el koyma işleminden hemen önce yeniden ortaya çıkarılmıştır." Meslek Fabrikası ve Egemenlik Evi’nin tarihi vurgulandı Açıklamada, taşınmazların tarihi önemine dikkat çekilerek, Meslek Fabrikası’nın 1926 yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzaladığı kararname ile belediye mülkiyetine geçtiği hatırlatıldı. Yapının bugüne kadar 145 bin kursiyere hizmet verdiği ve ciddi bütçelerle restore edildiği ifade edildi. İzmir’in ilk belediye binası olan Egemenlik Evi’nin ise 1891 yılında halktan toplanan paralarla inşa edildiği, bir vakıf tarafından yapılmadığının delilleriyle mahkemeye sunulduğu kaydedildi. Yargı süreci devam ediyor Taşınmazların tahliye edilmek istendiğini belirten İzmir Büyükşehir Belediyesi, hukuki sürece ilişkin şu bilgileri paylaştı: "Meslek Fabrikası ile ilgili İzmir 26. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde tapu iptal ve tescil davası açılmış, mülkiyetin üçüncü kişilere devrini engelleyen ihtiyati tedbir kararı alınmıştır. Tahliye işlemlerine karşı açılan davada İzmir 5. İdare Mahkemesi 24.02.2026 tarihinde yürütmenin durdurulması talebini reddetmiştir. Belediyemizce bu karara karşı aynı gün üst mahkemeye itiraz yapılmış olup süreç devam etmektedir." Belediye yönetimi, kamu kurumlarının önceliğinin kamu hizmeti olması gerektiğini vurgulayarak, yargılama süreci tamamlanana kadar tahliye çabalarından vazgeçilmesi çağrısında bulundu.
Karşıyaka’da Başkan Cicibaş’ın istifası kabul edilmedi
28 Ocak 2026 Çarşamba - 10:15 Karşıyaka’da Başkan Cicibaş’ın istifası kabul edilmedi Karşıyaka Spor Kulübü Başkanı Aygün Cicibaş, kendisine verilen sözlerin tutulmadığını ve bu nedenle kulübe yeterince fayda sağlayamayacağını düşünerek görevi bırakma kararı aldı. Ancak bu karar yönetim kurulu tarafından oy birliğiyle kabul edilmediği için Cicibaş görevine devam edecek. Karşıyaka Spor Kulübü’nde hareketli günler yaşanmaya devam ediyor. Futbolda ve basketbolda arka arkaya alınan başarısız sonuçların ardından Başkan Aygün Cicibaş istifa etme kararı aldı. Ancak bu karar yönetim kurulu tarafından oy birliğiyle kabul edilmedi. Durum böyle olunca Cicibaş’ın görevini sürdürmeye devam edeceği ifade edildi. Yeşil-kırmızılı kulüpte konuyla ilgili resmi sosyal medya hesaplarından bir açıklama yaptı. Yapılan açıklama şöyle: "Kulüp başkanımızın, yaşanan yoğun süreçler ve değerlendirmeler kapsamında istifasını yönetim kuruluna sunduğu doğrudur. Ancak yapılan yönetim kurulu toplantısında, kulübümüzün mevcut durumu, devam eden sportif ve idari süreçler göz önünde bulundurularak istifanın kabul edilmemesine oy birliğiyle karar verilmiştir. Yönetim kurulumuz, kulübümüzün menfaatleri doğrultusunda Başkanımızla birlikte önümüzdeki haftalar da süreçte yeniden değerlendirme yapmak üzere görüş birliğine varmış, başkanımız da bu talep doğrultusunda görevine devam etmeyi kabul etmiştir. Kulübümüzün istikrarı ve geleceği adına çalışmalarımız aynı kararlılıkla sürmektedir. Kamuoyunun yalnızca kulübümüzün resmi kanallarından yapılacak açıklamalara itibar etmesini rica ederiz."
Bayındır’da 2025 yılında suç oranları azaldı
28 Ocak 2026 Çarşamba - 10:07 Bayındır’da 2025 yılında suç oranları azaldı İzmir’in Bayındır ilçesinde 2025 yılı asayiş ve trafik verileri ilçede suç oranlarında ve trafik kazalarında önemli bir düşüş yaşandığını ortaya koydu. Bayındır İlçe Emniyet Müdürlüğü, 2025 yılı asayiş ve trafik verilerini kamuoyuyla paylaştı. Veriler, ilçede suç oranlarında ve trafik kazalarında önemli bir düşüş yaşandığını ortaya koydu. Paylaşılan istatistiklerde, mal varlığına karşı işlenen suçlar ile trafik kazalarındaki azalma dikkat çekti. Mal varlığına karşı işlenen suçlarda yüzde 34 azalma Emniyet verilerine göre; hırsızlık, dolandırıcılık ve mala zarar verme gibi mal varlığına karşı işlenen suçlarda 2024 yılına oranla belirgin bir düşüş kaydedildi. 2024 yılında 156 olarak kayıtlara geçen olay sayısı, 2025’te 103’e geriledi. Bu verilerle birlikte söz konusu suç kategorisinde bir önceki yıla göre yüzde 34’lük bir azalma sağlandığı bildirildi. Uyuşturucuyla mücadelede operasyonlar arttı Narkotik suçlarla mücadele kapsamında yürütülen çalışmaların sonuçları da raporda yer aldı. 2024 yılında uyuşturucu operasyonları kapsamında 73 kişi hakkında adli işlem yapılırken, bu sayı 2025 yılında 83’e yükseldi. Yetkililer, uyuşturucuyla mücadelenin kararlılıkla sürdürüldüğünü vurguladı. 153 aranan şahıs yakalandı İlçe genelinde gerçekleştirilen denetim ve uygulamalarda güvenlik güçlerinin sahadaki etkinliği rakamlara yansıdı. Yapılan çalışmalar neticesinde; 153 aranan şahıs yakalanarak adli makamlara sevk edildi; 21 adet ruhsatsız silah ele geçirildi. Trafikte ölümlü kaza yaşanmadı Trafik güvenliğine yönelik denetimlerin de olumlu sonuçlar verdiği görüldü. 2024 yılında 112 olan yaralamalı trafik kazası sayısı, 2025’te yüzde 12,5 oranında azalarak 98’e düştü. Ayrıca, 2025 yılı boyunca Bayındır ilçe sorumluluk bölgesinde ölümlü trafik kazası meydana gelmediği açıklandı.
Sarnıç’ta içme suyu yatırımı hızla ilerliyor
28 Ocak 2026 Çarşamba - 09:59 Sarnıç’ta içme suyu yatırımı hızla ilerliyor İZSU Genel Müdürlüğü kent genelinde sürdürdüğü içme suyu altyapı yatırımlarıyla son iki yılda önemli oranda düşüş sağlanan kayıp ve kaçak su miktarını daha da aşağı çekmeyi hedefliyor. Bu kapsamda eylül ayında Gaziemir Sarnıç’ta başlatılan 205 milyon liralık projenin de yüzde 30’u tamamlandı. İZSU Genel Müdürlüğü tarafından Gaziemir Sarnıç’ta yürütülen 205 milyon liralık içme suyu altyapı yatırımı büyük bir hızla ilerliyor. Eylül ayında temeli atılan projede kısa sürede yüzde 30 seviyesine ulaşıldı. İki yıl sürmesi öngörülen çalışmanın çok daha kısa sürede tamamlanarak Sarnıç halkının hizmetine sunulması planlanıyor. 75 kilometrelik yatırım Sarnıç’ın çeşitli noktalarında eş zamanlı sürdürülen imalatlar kapsamında, ekonomik ömrünü tamamlayan mevcut PVC borular sökülerek yerine dayanıklı ve uzun ömürlü duktil borular döşeniyor. Projenin tamamlanmasıyla birlikte bölgedeki kayıp-kaçak oranlarının azaltılması ve artan nüfusun uzun yıllar boyunca güvenli içme suyuna kesintisiz erişiminin sağlanması amaçlanıyor. Proje kapsamında 60 kilometre duktil boru ve 15 kilometre branşman hattı olmak üzere toplam 75 kilometrelik içme suyu altyapı yatırımı hayata geçiriliyor. 40-50 yıl boyunca hizmet verecek bir altyapı kuruluyor Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık’a çalışmalar hakkında bilgi veren İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, Sarnıç bölgesinde eskiyen altyapı nedeniyle sık sık fazla arıza yaşandığını belirterek "Bugün yaptığımız bu yatırım, 40-50 yıl boyunca Sarnıç’ın altyapı ihtiyacını karşılayacak" diye konuştu.
Yaşar Üniversitesi’nden uluslararası başarı
28 Ocak 2026 Çarşamba - 09:41 Yaşar Üniversitesi’nden uluslararası başarı Yaşar Üniversitesi yürüttüğü akademik ve araştırma faaliyetleriyle, Avrupa Birliği Mükemmelliyet Merkezi aracılığıyla AB Bilim Diplomasisi Birliği’ne kabul edilerek Türkiye’den bu alanda üyelik kazanan ilk ve tek üniversite oldu. Avrupa’nın saygın üniversiteleri ve araştırma merkezlerinin yer aldığı AB Bilim Diplomasisi Birliği’ne üyelik, Yaşar Üniversitesi’nin akademik ve araştırma alanındaki uluslararası yetkinliğini bir kez daha ortaya koydu. Üniversite, Türkiye’den Birliğe kabul edilen ilk kurum olma özelliğini taşıyor. Yaşar Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Ahmet Yiğitbaşı, üniversitenin uluslararasılaşmayı temel hedeflerinden biri olarak benimsediğini belirterek, "Eğitimden araştırmaya kadar tüm alanlarda küresel ölçekte rekabet edebilen bir üniversite olmayı amaçlıyoruz" dedi. Uluslararası akreditasyonlar, artan yabancı öğrenci sayısı ve dünya üniversiteleriyle geliştirilen iş birliklerinin bu vizyonun önemli çıktıları olduğunu vurgulayan Yiğitbaşı, "Mezunlarımızın uluslararası arenada fark yaratan bireyler olarak yetişmesi bizim için büyük önem taşıyor" diye konuştu. Yiğitbaşı, güçlü akademik kadro ve yenilikçi eğitim anlayışıyla Yaşar Üniversitesi’nin uluslararası başarılarını sürdürülebilir hale getirmeyi hedeflediklerini de sözlerine ekledi. Bilim diplomasisi Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller AB Bilim Diplomasisi Birliği’ne üyeliğin üniversiteye prestij ve önemli katkılar sağlayacağı belirterek, "Üniversitemiz göç, güvenlik, çeşitlilik, gençlik ve uluslararası ilişkiler alanlarındaki uzman akademik kadrosu, Avrupa Birliği destekli projelerdeki güçlü deneyimi, çok disiplinli araştırma merkezleri ve uluslararası ağlardaki aktif çalışmalarıyla bilim diplomasisi alanında dikkat çeken bir birikime sahip bulunuyor. AB Bilim Diplomasisi Birliği üyeliğiyle birlikte üniversitemizin uluslararası akademik iş birliklerini daha da derinleştirmesi, küresel etki alanını genişletmesi ve bilim temelli diplomatik girişimlerde etkin rol üstlenmesi hedefleniyor" dedi. Bilim diplomasisinin günümüz dünyasında artan önemine dikkat çeken Yaşar Üniversitesi AB Jean Monnet Mükemmeliyet Merkezi Müdürü Prof. Dr. Gökay Özerim, bilimsel iş birliklerinin ülkeler arasında güven inşasında kilit rol oynadığını belirtti. Prof. Dr. Özerim sözlerini şöyle sürdürdü: "Bilim diplomasisi, günümüzde uluslararası çatışmaların, bölgesel krizlerin ve küresel anlaşmazlıkların arttığı bir dönemde, ülkeler arasında güven inşa edilmesi, diyalog kanallarının açık tutulması ve ortak sorunlara bilim temelli çözümler üretilmesi açısından kritik bir rol oynuyor. Akademik bilgi, bilimsel iş birliği ve uzmanlık paylaşımı, siyasal gerilimlerin ötesinde kalıcı ve yapıcı ilişkilerin kurulmasına katkı sunması açısından bilim diplomasisi temelli girişimler bu nedenle çok önem taşıyor."
Aliağa’da ’İlçe Afet Müdahale Planı’ toplantısı gerçekleştirildi
27 Ocak 2026 Salı - 16:39 Aliağa’da ’İlçe Afet Müdahale Planı’ toplantısı gerçekleştirildi Aliağa’da afetlere hazırlık kapasitesini güçlendirmek, kurumlar arası koordinasyonu artırmak ve Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) kapsamında ilçenin mevcut durumunu değerlendirmek amacıyla Aliağa İlçesi Afet Müdahale Planı Toplantısı düzenlendi. Aliağa Tüpraş Halk Eğitim Merkezi’nde gerçekleştirilen toplantıda Aliağa Kaymakamlığı tarafından kapsamlı bir bilgilendirme sunumu yapıldı. Aliağa’nın nüfusu, yapılaşma durumu, ilçedeki afet riskleri, afetlere hazırlık ve müdahale aşamaları, ana çözüm ortağı kurumlar ve yetkilileri ile afet yönetim merkezlerine ilişkin bilgiler paylaşıldı, ardından ilçede 23 afet grubunun planlarına yönelik sunumlara geçildi. Aliağa’nın afet gücü masaya yatırıldı Plan sunumunda Aliağa’da meydana gelebilecek bir afet durumunda görev alacak tüm paydaşların hazırlık durumları ele alınarak mevcut çalışmalar değerlendirildi. Vali Yardımcısı İsmail Çorumluoğlu, ilgili afet gruplarına tek tek söz vererek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı, eksik görülen noktalarla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Çorumluoğlu Aliağa’nın sahip olduğu kapasiteye vurgu yaparak, "Aliağa; belediyesi, kamu kurumları, özel sektör ve askeriyenin gücü anlamında özel bir ilçe. Bu gücü de iyi kullanmışsınız. En iyi hazırlanan ilçelerden bir tanesisiniz. Bir sonraki gelişimizde eksikliklerin giderilmiş olacağını düşünüyoruz. Aliağa’daki ekipmanları duyduğumuzda moralimiz düzeldi. Çünkü bu ekipmanlar her afette rahatlıkla kullanılabilir. Ancak bunun yanında insan gücünün de bu süreçlere hazır olması büyük önem taşıyor" şeklinde konuştu. Başkan Acar: "Aliağa’daki afetlere karşı en hızlı şekilde hareket edeceğimizden şüphem yok" Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, toplantının ilçe adına hayırlı olmasını dileyerek, "Bu toplantıdaki kazanımları uygulama yönünde önümüzdeki süreçte önemli adımlar atılacaktır. Hep birlikte hareket ederek, şehrimizde yaşanabilecek afetlere karşı alınabilecek tedbirleri şimdiden oluşturmamız gerekiyor. En hızlı şekilde hareket edeceğimizden en ufak bir şüphem yok" ifadelerini kullandı. Toplantıya; Vali Yardımcısı İsmail Çorumluoğlu, Aliağa Kaymakamı Zekeriya Güney, Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, AFAD İl Müdürü Nazif Ekinci, AFAD Planlama ve Risk Azaltma Şube Müdürü Sezgin Kazaz, daire amirleri, muhtarlar, afet çalışma grupları ile ana çözüm ortaklarının yetkilileri katıldı.
İzmir’de yağışlar barajlara nefes aldırdı
27 Ocak 2026 Salı - 16:27 İzmir’de yağışlar barajlara nefes aldırdı İzmir genelinde son günlerde etkili olan sağanak yağışlar, barajlardaki su seviyelerini yukarı taşımaya başladı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kuraklıkla mücadele kapsamında gündeme getirdiği "yağmur bombası" projesini değerlendiren Prof. Dr. Doğan Yaşar, gelişmiş ülkelerin çevresel riskler ve bilimsel belirsizlikler nedeniyle bu teknolojiyi terk ettiğini belirtti. İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi (İZSU) Genel Müdürlüğü’nün güncel verilerine göre, yağışların etkisiyle havzalardaki su akışı hızlanırken baraj doluluk oranlarında artış gözlemlendi. Kentin en önemli su kaynağı olan Tahtalı Barajı’nda su seviyesi dip noktadan dönerek yüzde 1,11 seviyesine yükselirken, Çeşme Kutlu Aktaş ve Balçova barajlarında da doluluk oranları artış eğilimine girdi. Barajların doğal yağışlarla dolmaya başladığı bu dönemde, "yağmur bombası" tartışmalarının gereksiz bir gündem oluşturduğunu savunan Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, yöntemin tarihsel sürecine ve risklerine değindi. Yöntemin 1946’dan beri bilindiğini ancak kesin başarısının kanıtlanmadığını hatırlatan Yaşar, "Yağmur bulutlarına gümüş iyodür enjekte edilerek yapılan bu işlemde yüzde 2 ila 5 oranında bir artış hedeflense de, literatürde net bir başarı verisi yok. ABD 2003’te, İsrail 2020’de bu yöntemden vazgeçti. Çin ise 2014 yılında yoğun gümüş iyodür kullanımının toprak ve suyu zehirlediğini tespit ederek uygulamayı durdurdu. Türkiye’de de 1991 Pinatubo Yanardağı patlaması sonrası 1992 kuraklığında bu yöntem denendi ancak 25 denemeden sonuç alınamadı; yağışlar rüzgarla başka şehirlere kaydı" dedi. "Mayıs ayında yüzde 15 seviyeleri aşılabilir" Barajlardaki yükseliş ivmesine dikkat çeken Prof. Dr. Yaşar, "Tahtalı Barajı’ndaki doluluk oranı en dip noktadan, gelen yağışlarla birlikte toparlanma sürecine girdi. Yüzde 0,98 seviyelerinden yükselen su seviyesinin, devam eden yağışlarla ay sonuna kadar yüzde 2-3 bandına oturması öngörülüyor. 2026 yılının yağışlı bir yıl olacağı tahminiyle, nisan sonu veya mayıs başında doluluk oranının yüzde 15 seviyelerini aşmasını bekliyoruz" ifadelerini kullandı. "Su sorunu yok, yönetim sorunu var" Yağışların başlamasıyla birlikte barajların dolma eğilimine girmesinin, sorunun su yokluğu olmadığını kanıtladığını belirten Prof. Dr. Doğan Yaşar, çözümün "taşıma su" veya müdahaleci yöntemlerde değil, bilimsel yönetimde olduğunu vurguladı. Yaşar, "İzmir’de ve Türkiye’de su sorunu yoktur, yönetimsel strateji eksikliği vardır. Fransa ve ABD gibi deniz suyu arıtma teknolojisine sahip ülkeler bile önceliği su tasarrufuna veriyor. Çevresel riskleri ve bilimsel belirsizliği olan yöntemler yerine, mevcut su kaynaklarının doğru yönetilmesi gerekmektedir" diye konuştu.