Yerel Haberler
İzmir
Sergen Piçinciol: "Her maç final niteliğinde" 26 Şubat 2026 Perşembe - 16:28:58 TFF 2. Lig Kırmızı Grup’ta mücadele eden Aliağa FK’da, 1461 Trabzon FK maçı öncesi deneyimli savunma oyuncusu Sergen Piçinciol açıklamalarda bulundu. Ligde 50 puanla 4. sırada yer alan Aliağa temsilcisinde Piçinciol, kalan haftalarda her karşılaşmaya final niteliğinde baktıklarını söyledi. Takımdaki çalışmaların yoğun tempoda sürdüğünü belirten Piçinciol, hem mental hem de fiziksel açıdan güçlü bir şekilde hazırlandıklarını ifade etti. Önlerinde oynayacakları 1461 Trabzon FK karşılaşmasına dikkat çeken tecrübeli savunmacı, maç öncesi tüm hazırlıkların titizlikle yapıldığını kaydetti. Geçtiğimiz hafta Muşspor karşısında alınan galibiyetin önemli olduğunu vurgulayan Piçinciol, "Kazanmamız gereken bir maçı, oyunu domine ederek kazandık. Bu galibiyet hem moral hem de özgüven açısından bize büyük katkı sağladı. Devamı da gelecek" dedi. Şampiyonluk hedefini yineleyen deneyimli oyuncu, ligin boyunun kısaldığını ve her maçın final niteliği taşıdığını belirterek, "Her maça tek tek bakıyoruz. Rakiplerimizin aldığı sonuçlar bizim için belirleyici değil. Sahada kendi oyunumuzu ortaya koyup kazanmak istiyoruz" ifadelerini kullandı. Sezon başında Bandırmaspor’dan transfer olduğunu hatırlatan Piçinciol, kulübün vizyonundan etkilendiğini dile getirdi. Piçinciol, "Aliağa FK’nın bir proje takımı olduğunu gördüm. Buraya gelmemdeki en önemli sebeplerden biri buydu. Böyle bir vizyona sahip kulübün parçası olmaktan gurur duyuyorum" şeklinde konuştu. Taraftarlara da mesaj gönderen Piçinciol, desteklerinin kendileri için büyük önem taşıdığını belirterek, sezon sonunda şampiyonluk kupasını birlikte kaldırmak istediklerini sözlerine ekledi.
26 Şubat 2026 Perşembe - 15:07 İzmir’de 800 kişinin 57 yıllık tapu davası sürüyor İzmir’de arsa satın alan 800 kişi, 57 yıldır devam eden davalar nedeniyle tapularına kavuşamıyor. Hayatını kaybeden üyelerin yerine davalara ikinci kuşak müdahil olurken, mahkeme heyeti son duruşmada eksiklerin giderilmesi için duruşmayı bir kez daha erteledi. Urla Teos Yapı Kooperatifi üyesi 800 hissedar, yıllardır süren tapu iptalleri nedeniyle mağduriyet yaşıyor. Yağcılar Köyü’nden 1969 yılında arsa satın alan vatandaşlar, mülkiyet haklarını korumak için kooperatif kurdu. Geçen 57 yıllık sürede kooperatifin tapuları çeşitli idari ve hukuki gerekçelerle defalarca iptal edildi. Haklarını aramak için yargıya başvuran ve bugün çoğu 80 yaşın üzerinde olan üyeler, yakınlarıyla birlikte farklı illerden gelerek duruşmalara katılıyor. Birçok üyenin vefat etmesiyle yargı sürecini ikinci kuşak devraldı. Üyeler, sorunun kalıcı olarak çözülmesini istiyor. Duruşma ertelendi Urla 3. Asliye Mahkemesi’nde görülen son duruşmada mahkeme heyeti, Urla Tapu Müdürlüğüne yeniden müzekkere yazılmasına karar vererek dava konusu kök tapunun tüm geçmiş kayıtlarının ve güncel parsel numaralarının bildirilmesini talep etti. Ayrıca Kadastro Müdürlüğüne de yazı yazılarak, önceki bilirkişi raporunda koordinatları belirlenen alanların güncel parsel bilgileriyle çakıştırılarak mahkemeye sunulması istendi. Mahkeme heyeti, istenen bilgi ve belgelerin toplanması, kurumlar arası yazışmaların tamamlanması ve denetime elverişli detaylı bilirkişi raporunun mahkemeye sunulabilmesi amacıyla duruşmayı 20 Mayıs tarihine erteledi. Mağduriyetlerin giderilmesi için çağrı Mülkiyet hakları fiilen engellenen ve yıllardır hukuk mücadelesi veren tapu sahipleri, mağduriyetlerinin giderilmesi için yetkililere çağrıda bulundu. Grup adına basın açıklamasını okuyan Avukat Makbule Gülşahin Erbay, "Davayı başlatan ilk kuşak hak sahiplerinin çoğu adaletin tecelli ettiğini göremeden vefat etti. Bugün 80-90 yaşlarına ulaşan üyelerimiz, her duruşmaya tekerlekli sandalyeleriyle katılarak hak arayışlarını sürdürüyor. Üniversite raporları ve bilirkişi incelemeleri, söz konusu arazinin orman vasfı taşımadığını tescil etmiş olmasına rağmen mülkiyet hakkımız fiilen engellenmektedir" dedi. Hukuki mücadele çocuklara kaldı Söz konusu taşınmazı 1969 yılında asistan olarak görev yaptığı dönemde 110 Reşat altını bedeliyle satın aldığını belirten bir tapu sahibi "Elimde devlet tarafından verilmiş kırmızı tapu senedi bulunuyor. Yıllarca kendimi bu taşınmazın yasal maliki olarak kabul ettim. Bu yatırımı, gelecekte çocuklarıma bir güvence bırakmak ve emeklilik dönemimde yılın birkaç ayını geçirebileceğim bir yaşam alanı oluşturmak gayesiyle yapmıştım. Gelinen aşamada nasıl bir yol izleyeceğimizi bilemiyoruz. İlerleyen süreçte duruşmalara iştirak edip edemeyeceğim dahi belirsiz. Hukuki mücadeleyi şu an 55 ve 56 yaşlarında olan çocuklarım devralacak. Tek temennimiz, onlar da 80-90 yaşlarına gelmeden bu yargı sürecinin nihayete ermesidir" ifadelerini kullandı. Hak arayışı sürüyor Tapu sahiplerinden Gürsel Hancı, mülkü oldukça genç yaşlarında büyük fedakârlıklarla elde ettikleri maddi birikimlerle satın aldıklarını belirterek, "O tarihten bugüne tasarruf haklarımızı kullanamadık. Arazimiz vasıfsız bir nitelikte değildir. Elimizde, üzerinde açıkça ’imarlı arsa’ ibaresi bulunan resmi tapumuz mevcut. Tüm bu resmi belgelere rağmen mülkiyet hakkımız halen tesis edilebilmiş değildir" şeklinde konuştu. Yetkililerinden çözüm beklentisi Kooperatife gençlik yıllarında, arkadaşlarıyla birlikte ev sahibi olma heyecanıyla dahil olduklarını anlatan 92 yaşındaki bir diğer tapu sahibi ise "Yıllardır süregelen bekleyişimiz sonucunda hiçbir mülkiyete sahip olamadık. Mağduriyetimiz sürüyor ve halen hakkımıza kavuşmayı bekliyoruz. Elimizdeki geçerli tapulara istinaden, devlet yetkililerinden hukuka ve hakkaniyete uygun olanı yerine getirmelerini talep ediyoruz" dedi.
26 Şubat 2026 Perşembe - 14:58 Türk kalp cerrahı Doç Dr. Yakut ve ekibinden uluslararası başarı Şah damarlarında meydana gelen ciddi darlık ve tıkanıklıkların tedavisinde, İzmirli kalp damar cerrahı uzmanı Doç. Dr. Necmettin Yakut ve ekibi tarafından iç şah damarına kesi yapılmadan uygulanan yeni yöntem, istenmeyen komplikasyonları önemli ölçüden azalttı. Bu başarı, uluslararası tıp camisında büyük ilgi gördü. Halk arasında "şah damarı" olarak bilinen karotis (carotis) arter tıkanıklıkları; felç ve ölüm riski taşıyan, hayati derecede tehlikeli damar hastalıkları arasında yer alıyor. Sağ ve sol olmak üzere iki adet bulunan şah damarlarında meydana gelen ciddi darlık ve tıkanıklıklar, beyin dolaşımını doğrudan etkilediği için sonuçları kalp krizinden bile ağır olabiliyor. Dünya genelinde uzun yıllardır uygulanan klasik şah damarı ameliyatlarında belirli bir başarı oranının üzerine çıkılamaması ve komplikasyonların önemli bölümünün iç şah damarına yapılan cerrahi kesiden kaynaklanması, yeni teknik arayışlarını beraberinde getirdi. Bunun sonucunda, yaklaşık 25 yıl önce Doç. Dr. Necmettin Yakut ve ekibi tarafından iç şah damarına kesi yapılmadan uygulanan yeni bir cerrahi teknik geliştirildi. Günümüz teknolojisiyle daha da ileri taşınan bu yöntem, bugüne kadar 3 bin 300’ün üzerinde hastaya uygulanarak dünyada sayılı hastanelerin ulaştığı önemli bir deneyim seviyesine erişti. Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Necmettin Yakut, "Hastanemizde ekip arkadaşlarımızla birlikte yeni meslektaşlarımızı da ekip içinde tutarak, kalp damar cerrahisinde ve hastalıklarında daima ileri teknikler geliştirme içindeyiz. Hastanemizin kuruluşundan bu yana daima "Araştırma Hastanesi" anlayışı ile çalışmalarımıza devam ediyoruz" dedi. Komplikasyon oranlarında düşüş Doç. Dr. Necmettin Yakut, "Uygulanan yeni teknikle, ameliyat sırasında istenmeyen olayların görülme oranının üç ila dört kat azaldığı gözlemlendi. Ayrıca beyin dolaşımının durdurulma süresinde ciddi oranda kısalma sağlanarak hasta güvenliği önemli ölçüde artırıldı. Hastanemizde uygulanan yeni teknikler ve çalışmalar yurt içinde birçok ulusal kongrede sunuldu; zamanla uluslararası bilimsel platformlarda da dikkat çekmeye başladı. Şimdi ise uluslararası kongrelere sıkça davetler alıyoruz" şeklinde konuştu. Charing Cross’ta sertifikalandırıldı Doç. Dr. Necmettin Yakut ve ekibi tarafından iç şah damarına kesi yapılmadan uygulanan yöntem, dünyanın seçkin ve prestijli vasküler cerrahi toplantılarından biri olarak kabul edilen Charing Cross International Symposium tarafından düzenlenen Nisan 2024 tarihindeki toplantıda kabul edilerek sertifikalandırıldı. Charing Cross International Symposium, vasküler alanda alınan kararların referans niteliği taşıdığı, uzun soluklu ve yenilikçi çalışmaların değerlendirildiği en üst düzey damarsal hastalıklar bilimsel toplantıların en önemlisi olarak biliniyor. LINC 2026’da yoğun ilgi Dr. Yakut konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Avrupa’nın önemli iki vasküler toplantılarından biri olan Leipzig Interventional Course (LINC) 2026 Ocak ayında Almanya’da düzenlendi. Devam eden çalışma, "Original Research / Innovations" kategorisinde kabul edilerek kongrenin ilk gününde sunuldu ve uluslararası camiada büyük ilgi gördü" dedi. Doç .Dr. Yakut, ayrıca LINC grubu tarafından yayımlanan "LINC Today 2026" gazetesinde çalışmaya tam sayfa yer ayrılmasının, hem hastane hem de ülkemiz adına ayrı bir gurur kaynağı olduğunu söyledi. "Ülkemizi üst düzeyde temsil ettik" Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Necmettin Yakut, uluslararası vasküler camiada Türkiye’yi üst düzeyde temsil etmeye çalıştıklarını belirterek, hem yurt içinde hem de yurt dışında hastalar için daha güvenli ve etkili tedavi yöntemleri geliştirmeye devam edeceklerini ifade etti. Bu başarı, Türk tıbbının uluslararası arenadaki güçlü konumunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Birlikte parlayalım minik izleyicileriyle buluşuyor
24 Ocak 2026 Cumartesi - 16:16 Birlikte parlayalım minik izleyicileriyle buluşuyor Aliağa Belediyesi’nin sömestr özel olarak düzenlediği Tiyatro Günleri kapsamında sahnelenen "Birlikte Parlayalım" oyunu, ilk gösteriminde yoğun ilgi gördü. Çocukların büyük beğenisini kazanan oyun, 24 Ocak-1 Şubat 2026 tarihleri arasında her gün Aliağa’nın merkez ve çevre mahallelerinde ücretsiz olarak sahnelenmeye devam ederek minik izleyicilerine tiyatro dolu bir ara tatil yaşatacak. Aliağa Belediyesi Orman Tiyatrosu, Aliağa Belediye Tiyatrosu (ALBET)’in bünyesinde faaliyetlerine başladı. Tiyatronun ilk projesi, yazar ve yönetmenliğini Aliağa Belediye Tiyatrosu (ALBET) Sanat Yönetmeni Demet Bozkurt’un yaptığı ‘Birlikte Parlayalım’ oyunu oldu. "Birlikte Parlayalım", rekabet duygusuna kapılmadan dostluğu ve paylaşmayı merkeze alıyor. Oyun, çocuklara her bireyin kendine özgü yeteneklere sahip olduğu ve bu yetenekler doğru şekilde bir araya geldiğinde harika işler başarılabileceği mesajını veriyor. Tiyatroya özel şarkı bestelendi Oyuncu kadrosu Aliağa Sanat Evi (ASEV) kursiyerlerinden oluşan oyun, üç kişilik bir ekip tarafından sahnelenirken, performansa oyuncuların canlı olarak çalacağı ukulele ve marakas eşlik ediyor. Müzikal ögelerin de ön planda olduğu oyunda, sözü ve bestesi Demet Bozkurt’a ait "Parla" adlı şarkı da seslendirilerek izleyicilere ritim ve tiyatronun iç içe geçtiği keyifli bir sahne deneyimi sunuluyor. Aliağa’da tiyatro için yeni bir dönem ALBET Sanat Yönetmeni Demet Bozkurt, Aliağa Belediyesi’nin Orman Tiyatrosu projesi hakkında şu sözleri söyledi: "Aliağa Belediyesi Orman Tiyatrosu kendi içimizde oluşturduğumuz yeni bir oluşum. ‘Birlikte Parlayalım’ oyunumuzu ve gelecekteki diğer oyunlarımızı çocuklarla buluşturmak istiyoruz. Oyunumuzda yaş sınırı yok. Çok küçük seyircimiz için de görsel bir şölen oluşturabilir, hatta ebeveynlerin bile keyifle izleyebileceği bir oyun. Her konuda bize destek olan, çocuk tiyatrosunun gelişimine öncülük eden ve minik seyircimizi sanatla buluşmamıza yardım eden Belediye Başkanımız Serkan Acar’a ve emeği geçen herkese çok teşekkür ederiz."
İzmir’deki korkunç cinayetin görgü tanığı konuştu: "Silah sesine koştuk, kanlar içinde bulduk"
24 Ocak 2026 Cumartesi - 16:09 İzmir’deki korkunç cinayetin görgü tanığı konuştu: "Silah sesine koştuk, kanlar içinde bulduk" İzmir’in Menemen ilçesinde uzaklaştırma kararı bulunan saplantılı kişi tarafından pusuya düşürülerek öldürülen 26 yaşındaki Gözde Akbaba cinayetine ilişkin konuşan görgü tanığı esnaf Fatih Şahin, "Silah seslerini duyunca koştuk, hanımefendiyi yerde kanlar içinde bulduk. Ekipler çok hızlı geldi ama kurtarılamadı. Ülkece neden bu kadar vicdansız olduk?" dedi. Menemen İnönü Mahallesi’nde 19 Ocak akşamı saat 20.20 sıralarında meydana gelen olayda, hakkında uzaklaştırma kararı bulunan Lokman E. (33), saplantılı olduğu Gözde Akbaba’nın ikamet ettiği sitenin girişinde pusu kurdu. Akbaba’yı silahla yaralayan saldırgan olay yerinden kaçarken, ağır yaralanan genç kadın ise kaldırıldığı Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 2 gün süren yaşam mücadelesini 21 Ocak günü kaybetti. Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) tarafından olaydan 1,5 saat sonra bir akaryakıt istasyonunda suç aletiyle birlikte yakalanan zanlı Lokman E., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Hayatını kaybeden Gözde Akbaba’nın cenazesi ise İzmir Adli Tıp Kurumunda yapılan otopsinin ardından yakınlarına teslim edildi ve toprağa verildi. "Silah seslerini duyup olay yerine koştuk" Olay anına tanıklık eden bölge esnafı Fatih Şahin, yaşanan dehşet dolu dakikaları ve hissettiklerini anlattı. Olayın yaşandığı sırada yakınlardaki bir binadan çıktığını belirten esnaf Fatih Şahin, silah sesleriyle irkildiklerini ifade etti. Şahin, "Olay yaşandığı sırada çaprazdaki binadan çıkıyordum ve iki üç el ateş sesi duydum. İlk başta ne olduğuna anlam veremedik ancak olay yerine yaklaştığımda hanımefendiyi yerde kanlar içinde bulduk. Hemen jandarmaya ve gerekli mercilere haber verdik. Sağ olsunlar, ekipler gerçekten çok hızlı davrandılar; yaklaşık 2-3 dakika içinde jandarma olay yerine ulaştı. Ambulans da aynı hızla gelerek hanımefendiyi hastaneye götürdü fakat ne yazık ki vefat ettiğini öğrendik" dedi. "Tüylerimiz ürperiyor" Cinayetin ardından büyük üzüntü duyduklarını dile getiren Şahin, "Olayın görüntülerini izlediğimizde gerçekten kalbimiz sızladı. ’Neden bu kadar vicdansız olduk?’ diye düşünmeden edemiyoruz. Hepimizin annesi, kız kardeşi, çoluk çocuğu var; yaşananlar karşısında tüylerimiz ürperiyor. Bu tür olayların bir an önce son bulması için yetkililerden kesin bir çözüm bulunmasını rica ediyoruz. Bu kişilerin hangi psikolojiyle bu eylemleri gerçekleştirdiklerini anlamak gerçekten mümkün değil" ifadelerini kullandı.
Dikili Umut Tiyatrosu, umut olmaya devam ediyor
24 Ocak 2026 Cumartesi - 12:56 Dikili Umut Tiyatrosu, umut olmaya devam ediyor İzmir’in Dikili İlçesi’nde faaliyet yürüten Dikili Umut Tiyatrosu ’Umutlu Mahkumlar’ adlı projesiyle örnek bir adım attı. Dikili’de kurulan, sanat yönetmeni ve tiyatro eğitmeni Mine Atlatmaz’ın öncülüğünde çalışan Dikili Umut Tiyatrosu, ’Cinayet ve Çay Partisi’ adlı kısa komedi oyununu Dikili ve çevresindeki komşu ilçelerde sergiledikten sonra şimdi de ’Umutlu Mahkumlar’ projesiylr cezaevlerinde kalan mahkumlara sergilemeye başladı. 16 Ocak’Ta Aliağa Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda, 22 Ocak’ta da Bergama Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu bulunan mahkumlara sergilenen oyun büyük beğeni topladı. Mine Atlatmaz’ın yazıp, yönettiği ve ekip arkadaşlarıyla oynadığı ’Cinayet ve Çay Saati’ oyunu 3 Şubat Salı günü Ayvalık Kadın Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda sahne alacak. Mine Atlatmaz proje ile ilgili şunları söyledi; "2000 yılında Umut Hep Var sloganıyla kurduğumuz tiyatro topluluğumuz bugüne kadar bir çok projeye imza attık. Umutlu Çocuklar, Umutlu Kadınlar ve Umutlu Patiler en önemlileriydi. Şimdi ise cezaevlerinde sevdiklerinden uzak, topluma kazandırılmayı bekleyen mahkumlar için "Umutlu Mahkumlar" adlı projemizle sahne alıyoruz. Amacımız tüm kardeşlerimize umut ışığı olmak, bir nebze tebessüm etmelerini sağlamaktır. Bu projemizi Adalet Bakanlığı’nın desteği ile tüm Türkiye’deki cezaevlerine yaymak istiyoruz."
Bergama’da pazar yeri çilesi: Yağmurda gölet, çamurda geçiş işkencesi
24 Ocak 2026 Cumartesi - 11:17 Bergama’da pazar yeri çilesi: Yağmurda gölet, çamurda geçiş işkencesi İzmir’in Bergama ilçesi Maltepe Mahallesi’nde her cumartesi kurulan semt pazarında, yağış sonrası oluşan su birikintileri ve pazar sonrası biriken çöpler mahalle sakinlerinin tepkisine neden oluyor. Bergama’nın Maltepe Mahallesi’nde kurulan cumartesi pazarında, otopark alanı ve vatandaşların geçiş güzergahı yağışlı havalarda kullanılamaz hale geliyor. Yağmur sonrası oluşan derin çukurlar ve göletler nedeniyle bölgede ulaşım güçleşirken, mahalle sakinleri ve pazarcı esnafı duruma çözüm bulunmasını istiyor. Çevre kirliliği hat safhada Söz konusu alanın Maltepe Tümülüsü sit alanı sınırları içerisinde yer alması sebebiyle bölgeye asfalt veya beton dökülemiyor. Daha önce belediye ekiplerince mıcır dökülerek geçici iyileştirme yapılan alanda, yaklaşık bir yıldır herhangi bir çalışma yürütülmediği ifade ediliyor. Özellikle yaşlı, çocuk ve engelli vatandaşlar, çamur ve su birikintileri nedeniyle alandan geçmekte zorlandıklarını belirterek, düzenli bakım çalışması talep ediyor. Bölge sakinlerinin bir diğer şikayet konusu ise pazarın kurulmasının ardından ortaya çıkan çevre kirliliği. Pazarın sona ermesiyle birlikte tezgâhlardan geriye kalan sebze, meyve ve ambalaj atıklarının çevreye gelişigüzel bırakılması mahallede kirliliğe neden oluyor. Vatandaşlar, pazar sonrası temizlik çalışmalarının daha titiz yapılması ve denetimlerin artırılmasını talep ediyor. Esnaftan ’toplu çöp alanı’ talebi Pazarcı esnafı ise kirliliğin önüne geçilmesi için pazar alanı içerisinde belirli bir ’toplu çöp alanı’ oluşturulmasını öneriyor. Atıkların tek bir noktada toplanması halinde temizlik çalışmalarının daha hızlı ve verimli yapılabileceğini ifade eden esnaf, belediyeden bu konuda adım atmasını bekliyor.
Erken tanı hayat kurtarıyor: Rahim ağzı kanserine karşı aşı ve tarama uyarısı
24 Ocak 2026 Cumartesi - 10:56 Erken tanı hayat kurtarıyor: Rahim ağzı kanserine karşı aşı ve tarama uyarısı Kadınlarda sık görülen kanser türlerinden biri olan rahim ağzı kanserine karşı uyarılarda bulunan Medicana International İzmir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. İlkay Nafiye Topaloğlu, hastalığın yavaş ilerlediğini ancak düzenli tarama testleri ve aşılama ile büyük oranda önlenebildiğini vurguladı. Serviks bölgesinde gelişen rahim ağzı kanserinin en temel nedeni Human Papilloma Virüsü (HPV) olarak gösteriliyor. Vücudun savunma mekanizmasıyla genellikle vücuttan atılabilen HPV, kalıcı hale geldiğinde ise hayati risk taşıyan kanser türlerine zemin hazırlıyor. Medicana International İzmir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. İlkay Nafiye Topaloğlu, rahim ağzı kanserinin kadınlarda sık görülen ancak tarama testleri sayesinde büyük oranda önlenebilen bir kanser türü olduğunu belirtti. Rahim ağzı kanserinin rahmin vajinaya açılan alt kısmında oluştuğunu ve yavaş ilerlediğini ifade eden Topaloğlu, "Rahim ağzı kanseri maalesef kadınlarda çok sık gördüğümüz kanserlerden biri. Yavaş ilerler fakat tarama testleriyle çok büyük oranda önleyebilmekteyiz. Bu nedenle farkındalık haftalarında bunu dile getirmek, tüm halkı ve hastalarımızı bilinçlendirmek bizim için çok kıymetli." dedi. Hastalığın genellikle sinsi ilerlediğine ve ileri evrelerde belirti verdiğine dikkat çeken Topaloğlu, "Rahim ağzı kanseri genelde bulgu vermeden ilerlemekte. Fakat ilişki sonrasında kanama, kötü kokulu vajinal akıntı, ara kanama, pelvik ağrı gibi durumlarla da karşılaşılabilmekte. Bu bulgular varsa hastalık zaten çok ileri aşamadadır." ifadelerini kullandı. "Temel neden HPV virüsü" Kanser vakalarının en sık nedeninin Human Papilloma Virüsü (HPV) olduğunu aktaran Dr. Topaloğlu, virüsün toplumda yaygın olduğunu ancak bağışıklık sistemiyle vücuttan atılabildiğini söyledi. Risk faktörlerine değinen Topaloğlu, "Virüs kronikleşirse ve yüksek riskli gruplardan bir pozitifliğimiz varsa risk altındasınız. Düzenli taramalarını yaptırmayan, sigara kullanan, HPV pozitifliği olan ve bağışıklık sistemi düşük kişilerde rahim ağzı kanseri sıklığı daha fazla olmaktadır." şeklinde konuştu. "30-65 yaş arası kadınlar dikkat" Erken tanıda tarama testlerinin önemine vurgu yapan Topaloğlu, şu bilgileri paylaştı: "Tarama testleri ile erken aşamada virüsün varlığını yahut kansere neden olabilecek hücrelerin değişimini görebilmekteyiz. Böyle bir durum varsa tanı ve tedaviyi erken aşamada planlayabiliyoruz. HPV testini 30-65 yaşındaki kadınlarda her 5 yılda bir mutlaka öneriyoruz. Bu sayede ’Yüksek riskli grupta bir virüs var mı, biyopsi yapmalı mıyız, hücresel bir değişim başladı mı?’ sorularını yanıtlayabiliyoruz." Aşı ile korunma mümkün Güncel tedavi ve korunma yöntemleri arasında aşının önemini de değinen Topaloğlu, "Rahim ağzı kanserinin en sık nedeni HPV virüsü. Bu konuda elimiz oldukça kuvvetli; artık herkesin bildiği bir aşımız var. 9 yaşından itibaren hem kız hem erkek çocukları başta olmak üzere aşılanmalar başladı. Eskiden 26 yaşına kadar denirdi ama şimdi 45 yaşına kadar aşılamalar yapılmakta. Bu durum çok büyük oranda rahim ağzı kanserine karşı koruma sağlamakta." diye ekledi. "Aşını yaptır, taramanı ol, sağlığını koru" Yılda ortalama yüzde 4 oranında yeni vaka görüldüğünü hatırlatan Topaloğlu, sözlerini şöyle tamamladı: "Rahim Ağzı Kanseri Farkındalık Ayı’nda şunu bildirmek gerekir ki; erken tanı ve tarama testleri, kanseri yakalayıp önlemek açısından çok kıymetli. Kadınların sağlıklarını garantiye almak için yapacakları en güzel şey, taramalarını ve aşılarını düzenli yaptırmalarıdır."
IF Wedding Fashion İzmir’de son gün defileleri beğeni topladı
24 Ocak 2026 Cumartesi - 10:41 IF Wedding Fashion İzmir’de son gün defileleri beğeni topladı İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından ve Ege Giyim Sanayicileri Derneği iş birliğiyle düzenlenen IF Wedding Fashion İzmir-19. Gelinlik, Damatlık ve Abiye Giyim Fuarı’nın son gününde sergilenen defileler büyük ilgi gördü. Üç gün boyunca, Türkiye’nin dört bir yanından ve dünyanın farklı ülkelerinden gelen binlerce profesyonel ziyaretçiyi ağırlayan, birçok ticari anlaşmaya imza atılan IF Wedding Fashion İzmir, firmaların yeni koleksiyonlarını sergilediği defilelere de ev sahipliği yaptı. Son günde, Tasarımcı Erkan Yılmaz imzalı "World of the Fashion" defilesinde fuara katılan seçkin firmaların tasarımlarının sergilendiği karma defile düzenlendi. Koreografisini Akif Örük’ün yaptığı defilede ünlü modeller Güzide Duran, Özge Ulusoy, Demet Şener, Ivana Sert, Wilma Elles, Ece Gürsel, Gizem Özdilli, Simge Tertemiz de yer aldı. Dünyanın birçok ülkesinden gelen alıcılar final defilesini ilgiyle takip etti. Defile sonrası konuşan mankenler, "Üç gün boyunca burada olmak mutluluk vericiydi. Türk modasının gururu olan firmaların tasarımlarını tanıttık. Yorulduk ama değdi" sözleriyle duygularını paylaştı. "Bütün markaların burada olması gerektiğini düşünüyorum" Wilma Elles fuarların önemine dikkat çekerek, "Burada olmak artık çok daha önemli. Çünkü artık mağazacılık azalıyor, her şey internet üzerinden ilerliyor. Ama kumaşı, tasarımı, elbiseyi yakından görmek ve hissetmek çok önemli. Üzerimde gördüğünüz elbiseyi ekranda değil, burada dokunarak anlamak mümkün. Bu nedenle herkesin, bütün markaların burada, fuarda olması gerektiğini düşünüyorum" dedi. Anne kız defilesi Final gününün bir diğer etkinliği ise İzmirli modacı Ayla Ölçer’in, moda tasarım öğrencisi kızı Melisa Ölçer ile birlikte imza attığı defile oldu. Gelinlik ve abiye kıyafetlerin yer aldığı koleksiyon, izleyicilere etkileyici bir moda deneyimi sundu. Duman Ajans organizasyonuyla Serkan ve Gökhan Duman koreografisiyle hayata geçirilen defilede, Türkiye’den ve dünyanın dört bir yanından gelen, aralarında Özge Ulusoy ile Wilma Elles’in de bulunduğu, 30 yerli ve yabancı model podyuma çıktı.
Tarihin en büyük uyuşturucu operasyonunda 654 tutuklama
24 Ocak 2026 Cumartesi - 10:39 Tarihin en büyük uyuşturucu operasyonunda 654 tutuklama İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen ve Cumhuriyet tarihinin en büyük uyuşturucu operasyonlarından biri olarak kayıtlara geçen eş zamanlı baskınlarda, gözaltına alınan şüphelilerden 654’ü tutuklanarak cezaevine gönderildi. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde; 1 Cumhuriyet Başsavcıvekili ve 14 Cumhuriyet Savcısının yönetiminde "Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti" suçlarıyla mücadele kapsamında dev bir operasyon gerçekleştirildi. 19 Ocak 2026 tarihinde başlatılan operasyon, İzmir’in Konak, Karabağlar, Buca, Bornova, Bayraklı, Gaziemir, Narlıdere, Balçova, Güzelbahçe ve Karşıyaka ilçeleri merkezli olmak üzere toplam 11 ilde eş zamanlı olarak icra edildi. İletişim uygulamaları üzerinden satış ağı deşifre edildi Soruşturma kapsamında yapılan teknik ve fiziki takipler, alınan ihbarlar ve ifadeler doğrultusunda zehir tacirlerinin çalışma yöntemleri gün yüzüne çıkarıldı. Şüphelilerin; WhatsApp, Telegram, Messenger ve Facebook gibi internet tabanlı iletişim platformları üzerinden kullanıcılarla irtibat kurdukları ve satış faaliyetlerini bu uygulamalar aracılığıyla organize ettikleri tespit edildi. Günübirlik evler ve kurye sistemi Yapılan incelemelerde, şüphelilerin uyuşturucu ticaretini sabit bir adrese bağlı kalmaksızın yürüttükleri belirlendi. Operasyonel verilerde; suç şebekesinin uyuşturucu madde trafiğini farklı mekanlarda ve günübirlik kiralanan evlerde gerçekleştirdiği, maddelerin ise kuryeler aracılığıyla alıcılara ulaştırıldığı bilgisine ulaşıldı. Ayrıca şüphelilerin okul ve yurt çevrelerinde yaşı küçük şahıslara satış yaparak uyuşturucu kullanımını yaygınlaştırmaya çalıştıkları tespit edildi. 654 tutuklama Cumhuriyet tarihinin en büyük operasyonunda gözaltına alınanların tümünün emniyetteki işlemleri sona erdi. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden 654’ü çıkarıldığı mahkemece tutuklanırken 51 şüpheli hakkında adli kontrol kararı uygulandı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın çok yönlü olarak devam ettiği bildirildi.