Yerel Haberler
İzmir
Uzundere’de çalışmalar hızla sürüyor 18 Nisan 2026 Cumartesi - 20:34:52 İzmir Büyükşehir Belediyesi, Uzundere Kentsel Dönüşüm Projesi’nin ilerleyişine dair son durumu kamuoyu ile paylaştı. Proje kapsamında 1. ve 2. etapların tamamlanarak 817 bağımsız bölümün hak sahiplerine teslim edildiği, 3. ve 4. etaplarda yapımı devam eden 1902 bağımsız bölümün 2027 yılı sonuna kadar tamamlanacağı duyuruldu. 1575 bağımsız bölümünün ihalesinin yapılacağı belirtilerek projeyi en kısa sürede tamamlamak için kararlılıkla çalışıldığı vurgulandı. Açıklamada şu bilgilere yer verildi: "Uzundere Kentsel Dönüşüm Alanı, 9 Eylül 2012 tarihli Resmi Gazete kararıyla ilan edilmiştir. 2013 yılında başlatılan çalışmalar kapsamında hak sahipleriyle uzlaşı sağlanmış ve imzalanan sözleşmeler ile belediye adına tapu devir işlemlerini yapmıştır. 1. etap kapsamında 2016 yılında yapılan ihale sonucunda konutlar 2018 yılında, 2. etap kapsamında 2018 yılında yapılan ihale sonucunda konutlar 2020 yılında hak sahiplerine teslim edilmiştir. Bugüne kadar 1. ve 2. etaplar kapsamında toplam 817 bağımsız bölüm vatandaşlarımıza kazandırılmıştır. 4. etapta 2016-2020 yılları arasında tapu devirleri tamamlanmış, ardından imar uygulamaları yapılarak parseller birleştirilmiş ve tescil işlemleri gerçekleştirilmiştir. Mülkiyet birliğinin sağlanmasıyla ihale sürecine geçilmiş; teklif alınamaması üzerine İzbeton AŞ sürece dahil edilmiştir. Uzundere 4. etap için 14 Nisan 2023’te yer teslimi yapılmış, hak sahipleri tahliye edilmiş ve kira yardımları başlatılmıştır. İzbeton AŞ yükümlülüğündeki etaplarda kooperatiflerin işe girmesi ile gelişen süreç kamuoyunun bilgisi dahilindedir. Bakanlık ve denetimden sorumlu kurumların, Belediye Başkanlığımızın değerlendirmeleri neticesinde İzbeton AŞ’nin kooperatifler ile yürütmeye çalıştığı inşaat yapımına esas teşkil eden sözleşmelerin sonlandırılması yönünde karar alınmıştır. Uzundere’de İzbeton AŞ yükümlülüğünde bulunan 3. ve 4. etaplar için mahkemeler aracılığı ile seviye tespiti yapılmıştır. Vatandaşlarımızın mağduriyet yaşamaması adına, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 21/b maddesi kapsamında hızlı bir şekilde ikmal ihaleleri gerçekleştirilmiştir. Halihazırda 3. ve 4. etaplarda toplam 1902 bağımsız bölümün inşaatı devam etmekte olup, teslimatların 2027 yılı sonuna kadar tamamlanması hedeflenmektedir. 1575 bağımsız bölümün ihalesi yapılacaktır. 490 riskli yapıda 1150 bağımsız bölüm yıkılmıştır. Tüm etapların tamamlanmasıyla birlikte toplam 4294 bağımsız bölüm, güvenli konutlar olarak vatandaşlarımıza teslim edilmiş olacaktır. Bölgede sosyal donatı alanları güçlendirilmiş; Engelli Merkezi hizmete alınmış, dere ıslahı ve altyapı yenileme çalışmaları ise kesintisiz şekilde sürdürülmektedir. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak kurumumuza güvenerek tapularını devreden vatandaşlarımıza karşı sorumluluğumuzun bilinciyle hareket ediyor; konutları en kısa sürede tamamlamak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Kentsel dönüşüm sürecini sekteye uğratmaya ve kamuoyunda yanıltıcı algı oluşturmaya yönelik gerçek dışı iddialara karşı hukuki haklarımızı kullanacağımızı da önemle bildiririz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."
18 Nisan 2026 Cumartesi - 17:13 Başkan Tugay: "Bu şehrin başını öne eğdirmeyeceğiz" İzmir Büyükşehir Belediyesi ve ESHOT Genel Müdürlüğü’nün 2025 yılı faaliyet raporları, nisan ayı olağan meclis toplantısında oy çokluğu ile kabul edildi. Tartışmaların yaşandığı meclis oturumunda konuşan Başkan Tugay, İzmir’in merkezi bütçeden aldığı payın düşük olduğunu savundu, TOKİ’nin Karşıyaka’daki satışına tepki gösterdi. Tugay, "Biz bu şehrin başını öne eğdirmeyeceğiz" dedi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin nisan ayı olağan meclis toplantısının üçüncü birleşimi İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay yönetiminde gerçekleştirildi. Meclis oturumunda İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ve ESHOT Genel Müdürlüğü’nün faaliyet raporları görüşüldü. Yaklaşık 6 saat süren meclis oturumunun ardından iki faaliyet raporu da oy çokluğu ile kabul edildi. Meclis oturumunda, siyasi partilerin meclis üyeleri İzmir Büyükşehir Belediyesi ve ESHOT’un 2025 yılı faaliyet raporu hakkında konuşma yaptı. Meclis oturumunda konuşmalar sırasında protestolar yaşandı. AK Partili meclis üyelerinin Başkan Tugay’a yönelik açıklamalarının ardından meclis oturumunda kısa süreli arbede yaşandı. Eleştirilere yanıt vermek üzere Başkan Tugay’ın kürsüye gelmesinin ardından AK Parti grubu meclis oturumunu terk etti. "Bizim muhatabımız İzmir halkıdır" Başkan Cemil Tugay, "Biz bu tabloya daha önceki görüşmelerden alışığız. Maalesef bazı AK Partili meclis üyeleri insanların kabul edemeyeceği kötü sözler ederek, insanların adeta onuruyla oynayacak ifadeler kullanarak, işi tahammül edilemeyecek noktaya getiriyorlar. Bunu bilinçli yapan birkaç kişi var. Ancak bizim muhatabımız İzmir halkıdır" dedi. "Yalan söylemekten utanmayan insanlar var" Çiğli Atıksu Artıma Tesisi’nde yaşamını yitiren personel üzerinden söylenen ifadelere ilişkin konuşan Başkan Tugay, "Alalen yalan söylemekten utanmayan insanlar var. Aile hassas durumda, onları üzmememiz lazım. Konu hem adli hem de idari soruşturma altında. Bir yalan söyleniyor dedim. Vinci aile çağırdı, o vincin parasını İZSU ödemedi deniyor dedim. Bunları söyledikten sonra İzmir’in milletvekili olan ama maalesef çok kötü huyları olan kişi, yanına kameraları alarak bu insanların evine gidiyor. Ondan sonra benim buradaki konuşmamdan bir cümleyi insanlara dinletiyor. Vincin parasını aile ödemedi cümlesini dinletiyorlar. Aile de hayır biz ödedik diyor. Sonra bir fatura çıkıyor ortaya. Bu parayı MHP ilçe başkan yardımcısı ödemiş. Arkasından sizin milletvekiliniz bizi suçladığında biz neden o faturayı o ilçe başkan yardımcısının ödediğini anlıyoruz. Milletvekiliniz o insanların duygularını istismar ediyor. Biz o insanların üzüntüsünü ilk andan beri paylaşıyoruz. Sanki ben aileyi parayı ödememekle suçluyormuşum gibi yansıtıyorlar. Bize bu iftiraları atarken onurumuz inciniyor. Bunlar nasıl insanlar, nasıl vicdansızlık... Buna tepki göstereceğiz, çünkü insanız. İftira atacaksınız, saygısızlık yapacaksınız, ondan sonra tepki göstermeyin diyeceksiniz. Bu memleketi mahvettiniz" şeklinde konuştu. "İzmir öyle ayaklar altına alınıp paspas edilecek bir şehir değil" İzmir’in "ayaklar altına alınıp paspas edilecek bir şehir olmadığını" ifade eden Tugay, "İzmir halkının iradesine kimse bu kadar saygısızlık yapamaz. 12 bin kilometrekareden fazla bir alanda, 30 ilçede, 1296 mahallede binlerce kilometrelik yolu olan bir şehirden bahsediyoruz. Bu şehir bu sene aşırı yağışlarla kaç tane afete maruz kaldı? Şehrimizin altyapı sorunları tabii ki var. Türkiye’de hangi şehrin altyapı sorunu yok? AK Partili şehirleri su basmadı mı? Tabii ki sorun var. Bunun için gece gündüz bütün mahallelerde çalışmıyor muyuz? Bu şehrin her köşesine gittik. Biz bu ülkenin bir parçasıyız" ifadelerini kullandı. "Kur farkından oluşan yük 7 milyar 800 milyon lira" İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan kesintilere ve artan yüküne rağmen hiçbir kredisinin onaylanmamasına tepki gösteren Başkan Tugay, "Biz bu dönem yurt dışından hiçbir kredi alamadık. En az iki yıldır bekleyen krediler var. Geçmişte krediler alınmıştı, bugün ödemesini yapıyoruz. Geçmiş dönemde alınan kredilerden dolayı geçen yılda oluşan kur farkı 7 milyar 800 milyon lira. Bu kur farkına bu ülkeyi yönetenler sebep olmadı mı? Belediyeler halka hizmet eden kurumlar, destek olun diyoruz. Elimizdeki kaynakları kes, kredileri onaylama, yapman gereken işleri yapma, sorumlulukları reddet, bizi burada sorunlar içinde boğ, biz cansiperhane hizmet edelim. Ondan sonra diyin ki belediyeler çalışmıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarihinde en çok borç ödemiş belediyedir" ifadelerini kullandı. "İzmir 77’inci sırada" İzmir’de merkezi hükümet tarafından yapılması beklenen ve seçim döneminde AK Parti tarafından İzmirlilere vaat eden çevreyolu gibi yatırımları hatırlatan Başkan Tugay, "İzmir’den toplanan vergilerin sadece yüzde 3,45’i İzmir’e yatırım olarak dönmüş. Türkiye’de toplanan vergiyle yatırım oranı açısından İzmir 77’nci sırada. Bu İzmir’e düşmanlık değil de nedir? Belediyeyi suçlamaktan başka işleri yok" diye konuştu. "Bu devlet kurumları ne zaman sorumluluk alacak" Kamuoyunda yapılan eleştirilere rağmen İzmir halkının sahada İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı çalışmaların farkında olduğunu ifade eden Başkan Tugay, "Halk bunların farkında, bizi sahada görüyor. Yangın oluyor oradayız, sel oluyor oradayız. DSİ Kınık’ta sorumluluğunda olan ve çöken köprüyü yapmıyor, ben arkadaşlarımıza yapın dedim. Biz ne zaman işin sorumluluğunu üstümüzden attık? Körfez’i temizleme sorumluluğu bizde değil ama biz temizliyoruz. Biz bu devletin her kurumuna yardımcı olmak için her yere koşturuyoruz. Bana bir tane devlet kurumu göstersinler. Biz ne zaman zorluk çıkardık, hangi devlet kurumunun işine engel olduk? Yapmadık, yapmayız. Çünkü biz bu memleketin evladıyız" diye konuştu. "Nerede iyilik, nerede vicdan, hani hizmet" Başkan Tugay, "Ben Allah’ın kuluyum. Ben Allah’tan korkuyorum ve yalan söyleyemiyorum. Devletin bütün imkanları elinizde, ne yapıyorsunuz? Bir telefonla istediğinizi yaptırıyorsunuz, ama o telefonla aynı şekilde yapılan işe de engel oluyorsunuz. Olmayacaksınız. Buna hakkınız yok. Bizler sizin koyun sürüleriniz değiliz. Bu insanlar bu ülkenin vatandaşı. İzmir’e verdiğiniz her kuruş, bu şehrin halkının ödediği vergilerdir" ifadelerini kullandı. "Ulaşımda en ucuz şehir" ESHOT’un faaliyet raporu hakkında konuşan Başkan Tugay, "ESHOT için bizim aylık sübvansiyonumuz 1 milyar lira. 90 dakika uygulamasıyla 2 milyar lira insanların cebinde kaldı. İzmir, ulaşımda en ucuz hizmeti veren şehirdir. Zam yapmış halimizle en düşük bilet fiyatına sahibiz. İnsafı olan bu otobüslerin yakıtından ÖTV almayalım der" dedi. "TOKİ belediye hizmet alanını kime niye sattı" Kamuoyuna soru soran Başkan Tugay, "Dün Karşıyaka’da TOKİ belediye hizmet alanı sattı. Belediye hizmet alanını kim niye alsın? TOKİ tarihinde ilk defa alımda öncelik verdiği bir şartnameyle çıktı ihaleye. Dedi ki burada hissesi olana alımda öncelik veriyoruz dedi. Arkadaşlarıma belediye hizmet alanı olduğu için ihaleye girmelerini söyledim. Gittiler, hissemiz olmadığı için ihaleye giremediler. Başka kimse de giremedi. Orayı satışa çıktığı fiyattan, metrekaresi 45 bin liradan sadece bir kişi alabildi. TOKİ öyle bir ihale yaptı ki başka kimse alamaz o binayı. Yapılan şeytanlığa nutkum tutuldu. Meğerse bir buçuk ay önce 94 metrekarelik hazine hissesini birilerine satmışlar, ondan sonra satışı sadece onun alacağı şekilde planlamışlar. Biz buna dava açacağız. Biz bu halkın bir parçasıyız. Buraya çalışmak için geldik. Bu halkın hakkını aramak için geldik. Onun için bize hakaret edilmesini içerliyoruz. Biz bu şehrin başını öne eğdirmeyeceğiz" şeklinde konuştu. Büyükşehir bütçesi 77, 8 milyar lira İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 2025 yılı çalışma döneminde toplam bütçe, 77,8 milyar TL olarak gerçekleştirildi. Bu bütçenin 16, 2 milyar lirası yatırımlara ayrıldı. 5 stratejik alanda 161 faaliyet ve 245 performans hedefi yürütüldü. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarından alınan yüksek notlar, İzmir’in finansal piyasalardaki gücünü ve bütçe esnekliğini bir kez daha kanıtladı. Yüksek enflasyona rağmen sergilenen dirençli duruş, belediyenin şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleriyle birleşerek verimli projelerin önünü açtı. En son 2016 yılında Moodys’ten alınan AAA derecelendirme notu yeniden kazanıldı. Bütçenin yüzde 36’sına tekabül eden 17,2 milyar liralık pay Buca Metrosu, Buca Onat Tüneli, yol yapım ve asfalt çalışmalarına ayrıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hizmet kalitesini artıran çok sayıda yapı kente kazandırıldı. Sosyal belediyecilik vizyonu doğrultusunda ihtiyaç sahiplerine yönelik 291 milyon 131 bin TL sosyal yardım yapıldı. Emeklilere, öğrencilere ve çocuklara binlerce kalem destekler ulaştırıldı. Dirençli kent ve yeşil İzmir hedefi doğrultusunda Karşıyaka’da 22 bin 767 yapıyı kapsayan yapı envanteri çalışması sürdürüldü; kentsel dönüşüm projeleri büyük hız kazandı. Çevreci yatırımlar kapsamında ise 781 bin metrekareden fazla yeşil alan kente kazandırıldı. "Tek Sağlık" politikasıyla 15 binden fazla sokak hayvanı kısırlaştırıldı ve 97 bin sahipsiz hayvan tedavi edildi. ESHOT’un hat sayısı 448’e, hizmet alanı bin 311 kilometrekareye ulaştı ESHOT Genel Müdürlüğü 2025 yılında ekonomik dalgalanmalara rağmen hizmet ağını genişletmeyi sürdürdü. 2025 yılı boyunca 28 yeni hat açıldı, 179 hattın güzergâhı güncellendi, 581 yeni durak hizmete alındı. Toplam hat sayısı 448’e, hizmet alanı bin 311 kilometrekareye ulaştı. 1731 otobüs ve 12 bini aşkın durak ile ESHOT, yüzde 45 biniş payıyla liderliğini korurken, İZTAŞIT dahil edildiğinde bu oran yüzde 51’e yükseldi. Başkan Tugay’ın göreve geldiği günden bugüne 125 yeni otobüs hizmete alındı; 95 otobüs tamamen yenilenerek tekrar kullanıma kazandırıldı. Veri temelli bakım ve kontrol süreçleri sayesinde arıza oranı yüzde 15,95’ten yüzde 10,29’a gerileyerek önemli bir başarı elde edildi. Toplu ulaşımda sosyal destek politikaları 2025 yılında da sürdürüldü. Bir binişin maliyeti 61,73 liraya yükselirken, yolcudan elde edilen ortalama gelir 11,27 lirada kaldı. Aradaki farkın büyük bölümü belediye tarafından sübvanse edildi ESHOT’a sağlanan toplam destek 12,7 milyar liraya ulaştı. 90 dakika Ücretsiz Aktarma Sistemi ile 87 milyon aktarma gerçekleştirildi; yaklaşık 2 milyar lira İzmirlinin cebinde kaldı Genç İzmirim Kart başta olmak üzere sosyal tarifelerle her 10 binişin yaklaşık 6’sı ücretsiz ya da indirimli olarak yapıldı. ESHOT’un atölye üretimi ve geri kazanım çalışmaları sayesinde, 132 milyon TL tasarruf sağlandı. Telemetri sistemiyle 192 bin litre yakıt tasarrufu elde edildi. Bu tasarruf, yaklaşık 11 otobüs maliyetine denk bir katkı oluşturdu. "Eşitliğe Sür" projesi kapsamında, kadın şoför sayısı 290’a ulaştı. Kadın sürücü oranı yüzde 11’e çıkarak dünya ortalamasının iki katına yükseldi. 80 milyon Euro finansman desteği öngörülen ve 400 otobüsü kapsayan Dinamik Şarjlı Elektrikli Otobüs Projesi için Hazine ve Maliye Bakanlığı onayı bekleniyor.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 16:02 İlber Ortaylı, İzmir’de adını taşıyan kütüphane önünde anıldı Geçtiğimiz ay hayatını kaybeden Prof. Dr. İlber Ortaylı için İzmir’de anma programı düzenlendi. Programa Ortaylı’nın ailesi de katıldı. İzmir Kitap Fuarı kapsamında, Kültürpark İlber Ortaylı Kütüphanesi önünde düzenlenen programa Ortaylı’nın kardeşi Nuriye Ortaylı, kızı Tuna Ortaylı ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Zafer Levent Yıldır katılım gösterdi. Programda konuşan Tuna Ortaylı, babasının İzmir’e her zaman ayrı bir sevgisi olduğunu belirtti. Babasının hayata karşı dev bir merakı olduğunu ifade eden Tuna Ortaylı, "Merakıyla hareket etmeyi, gezmeyi çok önemsiyordu" dedi. "Renkli bir kişilikti" Prof. Dr. Ortaylı ile gezi arkadaşı olduklarını ve dünyanın çeşitli yerlerine gittiklerini aktaran Tuna Ortaylı, "Gezi arkadaşı olarak da eğlenceli bir insandı. Benim için çok kıymetli anlardı. Bunların yaşanmış olması mutluluk veriyor, bir daha olmayacak olması da burukluk ama yaşamış olduklarımız yanımıza kar. Renkli bir kişilikti" diye konuştu. "Yaşarken sevildiğini görebildi" Babasının medyada görüldüğü gibi gerçek hayatta da aynı karaktere sahip olduğunu vurgulayan Tuna Ortaylı, "Hayatı büyük yaşayan, büyük kahkahalı, eğlenceli bir insandı. Böyle insanlar her zaman ne kadar sevildiklerini yaşarken görme şansına erişemiyorlar. Sizler sayesinde babam bunu ölmeden görebildi. Kendi ismine adanmış bir kütüphanenin olması bile çok önemli" ifadelerini kullandı. "Kitaplar hayatının merkeziydi" Kardeşi Nuriye Ortaylı ise Prof. Dr. Ortaylı’nın kitapları çok sevdiğini, evini ve hayatını kitaplara göre düzenlediğini söyledi. Kütüphanenin çok anlamlı olduğunu ifade eden Nuriye Ortaylı, "Yaşarken açılmış olması da ayrı bir hoşluk. Kendi adına bir kütüphane olduğunu gördü, bu çok iyi oldu. İlber, bilginin tek kaynağı olarak kitabı gören biri değildi. Anadolu’yu ve dünyayı karış karış dolaşırdı. Her kesimden insanlarla konuşurdu" dedi. "Topluma bağlayan şey seyahatti" Prof. Dr. Ortaylı’nın insanları merak edip fikirlerini öğrenmeye çalıştığını belirten Nuriye Ortaylı, "Beslenme kaynaklarından birisi, onu topluma bağlayan şeylerden biri buydu. Bir ikincisi de seyahatti. Seyahatleri çok önemliydi" diye konuştu. Eşsiz üslubuyla kabul gördü İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Zafer Levent Yıldır da Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın kendine has ve şahsına münhasır bir üslubu olduğunu kaydetti. Yıldır, "Bilgilerin güncellenmesi, günümüze taşınması ve günümüzde anlamlı bir değer kazanması için çok fazla gayret gösteren ve o eşsiz üslubuyla da toplumda çok büyük kabul gören bir insandı" dedi.
HPV aşısı yılda 250 bin kadını kurtarabilir
08 Mart 2026 Pazar - 10:38 HPV aşısı yılda 250 bin kadını kurtarabilir Dünyada her yıl 500 bin kadını etkileyen ve yarısını ölüme sürükleyen rahim ağzı kanseri, Yaşar Üniversitesi’nde düzenlenen panelde masaya yatırıldı. Türkiye’de her yıl 2 bin 356 kadına teşhis konulduğuna ve bin 280 kadının bu nedenle hayatını kaybettiğine dikkat çeken uzmanlar; HPV aşısının bu kanser türünü dünya üzerinden silebilecek tek güç olduğunu vurguladı. Rahim Ağzı Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında, Medicana International İzmir Hastanesi iş birliğiyle Yaşar Üniversitesi’nde düzenlenen söyleşide; Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Mustafa Melih Erkan ve Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Müge Yaşar, hastalığın tıbbi ve toplumsal boyutlarını çarpıcı verilerle ele aldı. Rahim ağzı kanseriyle mücadelede en kritik kısmı tarama ve aşılama oluşturuyor. Kansere neden olan HPV’ye (Human Papilloma Virüs) karşı aşı ile bağışıklık kazanıldığında, HPV vücutta var olsa bile kanser oluşumu engellenebiliyor. Özellikle Smear ve HPV testlerinin düzenli uygulanması, kanserleşme sürecindeki hücresel değişimlerin 15-20 yıl öncesinden tespit edilmesine imkan tanıyor. Uzmanlar, kanserleşme tam anlamıyla başlamadan yapılacak küçük müdahalelerin, ilerideki ağır cerrahi süreçlerin ve hayati risklerin önüne geçeceğinin altını çizdi. "Aşı ile kanserden kurtulmak mümkün" Panelde konuşan Op. Dr. Mustafa Melih Erkan, rahim ağzı kanserinin dünyada önlenebilir tek kanser türü olduğunu hatırlatarak şunları söyledi: "Dünya genelinde her yıl yaklaşık 600 bin vaka görülüyor ve maalesef 30 bin insan bu hastalıktan hayatını kaybediyor. Türkiye tablosunda ise her yıl 2 bin 356 yeni teşhis ve bin 280 can kaybı var. Oysa elimizde HPV aşısı gibi bir tedavi var. Avustralya gibi ülkeler yaygın aşılama ile 2035’te bu hastalığı tamamen yok etmeyi planlıyor. Kadın ve erkeklere 9 yaşından itibaren yapılabilen bu aşılama, bir insanın hayatını kurtarmak için en somut adımdır." "Tabular kadın sağlığını tehdit ediyor" Hastalığın sadece biyolojik değil, sosyolojik bir sorun olduğunun altını çizen Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Müge Yaşar, şu uyarıda bulundu: "Toplumun yüzde 80’inin hayatının bir noktasında maruz kaldığı HPV, sadece kadınların değil, bir insanlık sorunudur. Ancak kadınlar toplumsal baskılar nedeniyle Smear testlerini ve rutin kontrollerini bile yaptırmaktan kaçınıyor. Semptom vermeyen bu hastalık, sessizce ilerleyerek geri dönülemez evrelere ulaşıyor. Bu tabulaşmayı yıkmak ve kadın doğum muayenelerini normalize etmek zorundayız."
İzmir’de ’Ramazan Şenliği ve Büyük Aile İftarı’
07 Mart 2026 Cumartesi - 20:21 İzmir’de ’Ramazan Şenliği ve Büyük Aile İftarı’ Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) İzmir İl Temsilciliği tarafından düzenlenen ’Ramazan Şenliği ve Büyük Aile İftarı’ programında yüzlerce vatandaş bir araya geldi. Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirilen etkinlikte Kur’an-ı Kerim tilaveti ve duaların ardından çeşitli sosyal aktiviteler yapıldı. TÜGVA İzmir Temsilciliği tarafından organize edilen programda çocuk oyunları, geleneksel gölge oyunları, söyleşi ve tiyatro gösterileri gibi etkinlikler yer aldı. Katılımcılar, hazırlanan şenlik alanında eski Ramazan kültürünü yansıtan ikramlarla vakit geçirdi. Program kapsamında kurulan sofralarda yaklaşık 5 bin kişi birlikte iftar yaptı. Vali Elban’dan teşekkür İzmir Valisi Süleyman Elban, bugün iftarlarını şehrin en güzide mekanlarından Cumhuriyet Meydanı’nda TÜGVA İl Temsilciliği organizesinde gençlerle, çocuklarla ve ailelerle beraber paylaşacaklarını, burada gençlerin ve çocukların eğlenecekleri değişik etkinliklerin olduğu bir alanın da düzenlendiğini, çocukların hakikaten çok eğlendiğini, onlar için Hacivat Karagöz gibi eski Ramazanları hatırlatan sürprizlerin, şerbetlerin ve farklı etkinliklerin hazırlandığını, bunun haricinde vakfın yürüttüğü bir kısım kurslar ve programlar da bulunduğunu belirterek, TÜGVA İl Başkanı ve yönetimine, soframızı şenlendiren tüm vatandaşlara, gençlere ve yavrularımıza çok teşekkür ediyorum dedi. İftar sofrasında 5 bin kişi buluştu TÜGVA Genel Başkanı İbrahim Beşinci, çok anlamlı bir etkinlik için Cumhuriyet Meydanı’nda olduklarını, burada inanılmaz bir atmosferin bulunduğunu, İzmir’in güzel insanıyla bir araya geleceklerini, yaklaşık 5 bin kişiyle iftar sofrasına ve gönül sofrasına oturacaklarını, aynı zamanda Ramazan’ın şenliğini çocuklarla ve gençlerle sonuna kadar yaşayıp hissedeceklerini ifade etti. Bilal Saygılı’dan destek mesajı AK Parti İl Başkanı Bilal Saygılı, TÜGVA yaparsa en iyisini yapar dediğini, vakıftan razı olduğunu ve Allah’ın da razı olmasını dilediğini belirtti. Kültür ve sanat faaliyetleri sürüyor TÜGVA İzmir İl Temsilcisi Yiğit Aslanata, İzmir’in bugün ahenginin tam olarak değişmiş durumda olduğunu, bununla da aynı zamanda gurur duyduklarını, TÜGVA olarak kültürden sanata, sanattan spora kadar gençliğe ve gençlerin ailelerine hizmet etmeye devam ettiklerini söyledi.
FIRST LEGO League Ulusal Turnuvası Fuar İzmir’de başladı
07 Mart 2026 Cumartesi - 16:33 FIRST LEGO League Ulusal Turnuvası Fuar İzmir’de başladı Bilim Kahramanları Buluşuyor FIRST LEGO League Challenge turnuvalarının 22’nci sezonu Ulusal Turnuvası, Fuar İzmir’de başladı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ’ın desteğiyle Bilim Kahramanları Derneği tarafından düzenlenen etkinlikte Türkiye’nin 21 farklı şehrinden toplam 74 takım yer aldı. Her yıl, 9-16 yaş arası çocuk ve gençlerin kendilerini "topluma duyarlı bilim insanı ve mühendis olarak görmelerini" amaçlayan ve dünya genelinde 100’ü aşkın ülkeden 300 binden fazla çocuğun katıldığı FIRST LEGO League Challenge turnuvalarının 22’nci sezon Ulusal Turnuvası bu yıl İzmir’in ev sahipliğinde gerçekleştiriliyor. UNEARTHED temasıyla düzenlenen turnuvada takımlar; geçmişin izini sürerek arkeolojik süreçleri, yer altı yapılarıyla gizli kalmış alanları ve eski uygarlıkların izlerini araştırıyor. Öğrenciler, karşılaştıkları sorunlara yenilikçi çözümler geliştirirken tasarlayıp kodladıkları robotlarla görevleri tamamlamaya çalışıyor. Gençlerin bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) alanlarına ilgisini artırmayı hedefleyen organizasyonda öğrenciler robot tasarımı, yazılım geliştirme, problem çözme ve ekip çalışması gibi becerilerini ortaya koyuyor. 74 takım yarışıyor Fuar İzmir A Hol’de gerçekleştirilen Ulusal Turnuva’ya Türkiye’nin 21 farklı şehrinden toplam 74 takım, yaklaşık 750 öğrenci ve öğretmenleri katıldı. Turnuvanın açılış törenine, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi CHP Grup Başkan Vekili Altan İnanç, Bilim Kahramanları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Sıddıka Semahat Demir, İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, Bilim Kahramanları Derneği ve İZFAŞ yöneticileri, akademisyenler, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Büyükşehir ve İZFAŞ’a teşekkür Turnuvanın açılışında konuşan Bilim Kahramanları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Sıddıka Semahat Demir, 22 yıldır düzenlenen Bilim Kahramanları Buluşuyor turnuvalarıyla bugüne kadar 47 bini aşkın çocuk ve gençle bir araya geldiklerini belirterek, "Bugünse hepimiz için bir kutlama günü. Bu sezon 501 takım ve 4 bin 500’ü aşkın çocuk ve gencin katıldığı bir programı mümkün kılmış olmanın gururunu yaşıyoruz. Her yıl daha fazla çocuğa ulaşma hayaliyle çalışmaya ve üretmeye devam edeceğimizi bilmek bana büyük bir güç veriyor" diyerek yıllardır İzmir yerel ve ulusal turnuvalarına ev sahipliği yapan İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ve İZFAŞ’a teşekkür etti. "Turnuvaya ev sahipliği yapmaktan büyük mutluluk duyuyoruz" İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu ise, "10 yıldır bu turnuvaya ev sahipliği yapmaktan çok büyük mutluluk duyuyoruz. Fuar İzmir’de biz hep ticaret, sanayi fuarları yapıyoruz, ama hiçbiri bu kadar neşeli, hiçbiri bu kadar bilim dolu, hiçbiri bu kadar coşkulu değil. O yüzden önümüzdeki yıllarda da burada sizlerle hep birlikte olmayı sabırsızlıkla bekliyoruz. İki gün boyunca hepinize bol şans, bol keyif dolu, bilim dolu, heyecan dolu, tadını çıkaracağınız zaman diliyorum. İyi ki geldiniz, ayağınıza sağlık" dedi. Turnuva programında dönüşüm Bilim Kahramanları Derneği Genel Sekreteri Aslı Yıkıcı Yurtsever ise önümüzdeki yıldan itibaren First Lego League Challenge turnuvalarında yeni bir modele geçileceğini belirtti. Değişen ve gelişen dünyaya uyum sağlamak amacıyla programda dönüşüm sürecinin başlayacağını ifade eden Yurtsever, yapay zekanın da dahil olacağı yeni uygulamalarla programın daha katılımcı bir yapıya kavuşmasının hedeflendiğini vurguladı. Turnuva kapsamında iki gün boyunca robot yarışmaları, proje sunumları ve çeşitli etkinlikler gerçekleştirilecek. Turnuva sonunda dereceye giren 6 takım, ülkemizi uluslararası turnuvada temsil edecek.
İzmir’e tarih damgalı sevgi yolu
07 Mart 2026 Cumartesi - 13:45 İzmir’e tarih damgalı sevgi yolu İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın öncülüğündeki Güzel İzmir Hareketi, Bayraklı Sevgi Yolu’nu baştan aşağı yeniliyor. Smyrna Höyüğü’nden ilham alan proje ile 335 metrelik aks, hem kültürel vitrin hem de ticari cazibe merkezi olacak. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay öncülüğünde başlatılan Güzel İzmir Hareketi tarafından Bayraklı Sevgi Yolu tasarım projesi hazırlandı. Bayraklı’daki Smyrna Höyüğü’nden (eski Smyrna) referans alınarak oluşturulan tasarımların yer alacağı yol, kentin simge noktalarından biri haline gelecek. İzmir Büyükşehir Belediyesi Yol, Yapım, Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı ile ilgili diğer daire başkanlıkları tarafından sahada uygulama süreçleri sürdürülen proje kapsamında Bayraklı Sevgi Yolu, tarihin izlerini geleceğe taşıyan nitelikli ve modern bir görünüme kavuşacak. Kültürel aks oluyor Bayraklı Sevgi Yolu Sokak Düzenlemesi Projesi alanı Bayraklı’da 335 metre uzunluğunda, yaya öncelikli bir ticaret aksı olarak hizmet veriyor. Doğu tarafında Ord. Prof. Ekrem Akurgal Caddesi ile kesişen sokağın batı ucunda Zeki Yavaş Sokak bulunuyor. Yolun doğu girişi Smyrna Bayraklı Höyüğü girişine 240 metre uzaklıkta yer alıyor. Smyrna Höyüğü, İzmir’in tarihi çekirdeğini oluşturan en eski yerleşim alanları arasında. Proje; Bayraklı Sevgi Yolu çevresinde yer alan modern kentsel dokunun, binlerce yıllık bir yerleşim sürekliliği üzerine kurulu olduğunu ortaya koyacak. Böylece Sevgi Yolu, yalnızca günümüz Bayraklısında bir yaya aksı değil, aynı zamanda İzmir kentinin tarihi gelişim hattına doğrudan temas eden bir kültürel aks niteliği taşıyacak. Sevgi Yolu yeni haliyle İzmir için kültürel, tarihi, turistik ve ticari bir cazibe merkezi haline gelecek. Arkeolojik buluntulardan referans alındı Aks üzerindeki belirli odak noktalarında uygulanan podima (yürüme yolu) zemin kaplamalarında, Antik Smyrna Höyüğü kazılarında ortaya çıkarılan arkeolojik buluntulardaki bezeme ve motif repertuvarından referans alındı. Bu zemin dokusu, modern malzeme kullanımıyla yeniden yorumlandı. Podima yüzeylerdeki desen geçişleri, Smyrna’nın farklı dönemlerine ait kültürel katmanları sembolik biçimde yansıtacak. Ayrıca doğal taş zemin kaplaması üzerine, tarihi referans noktalarına yönlendirme sağlayan mesafe bildirimli yer işaretleri entegre edildi. Höyükteki prehistorik oval planlı ev tipolojisinden ilham alınarak tasarlanan çağdaş üst örtü ve oturma birimleri ile höyükten çıkarılan buluntulardaki desenlerden ilham alınan üçgen formlu kentsel donatılar, geçmişteki barınma biçimlerinin mekânsal hafızasını ve kültürel izlerini günümüze taşıyor. Bu elemanlar hem gölgelik hem de dinlenme alanı işlevi görüyor; form ve malzeme dili açısından tarihi referansları çağdaş kent mobilyasına dönüştürüyor. Aydınlatmasıyla öne çıkacak Proje kapsamında aynı zamanda sokak aydınlatma sisteminin; enerji verimliliği yüksek, homojen ışık dağılımı sağlayan ve yaya güvenliğini artıran armatürlerle yenilenmesi öngörüldü. Aydınlatma elemanları, aks boyunca görsel konforu destekleyecek şekilde konumlandırılarak gece kullanım senaryolarına uygun, süreklilik arz eden bir aydınlatma kurgusu oluşturuldu.
30 yıllık emeğe ‘uluslararası’ onur
07 Mart 2026 Cumartesi - 13:26 30 yıllık emeğe ‘uluslararası’ onur Dünyanın en etkili bilim insanları listesine seçilen sayılı Türk akademisyenden biri olan İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Aydın Akan, uluslararası ödüllerine bir yenisini daha ekledi. Haberleşmeden sağlık teknolojilerine, jeofizikten uzay sistemlerine kadar birçok alanda kullanılan sinyal işleme üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan Prof. Dr. Akan, Avrupa Sinyal İşleme Birliği (EURASIP) tarafından ‘2026 Üstün Hizmet Ödülü’ne layık görüldü. Dünyanın en saygın bilimsel kuruluşları arasında yer alan Avrupa Sinyal İşleme Birliği, 2000 yılından bu yana çalışmalarıyla fark oluşturan ve gelecek kuşaklara ışık tutan bilim insanlarını, ‘üstün hizmet ödülü’ ile onurlandırıyor. Bu ödül, her yıl sadece bir kişiye takdim ediliyor. Bilim camiasındaki liderliği ile örnek gösterilen İEÜ Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Aydın Akan, 31 Ağustos-4 Eylül 2026 tarihleri arasında Belçika’nın Bruges kentinde gerçekleştirilecek törende ödülünü alacak. "Yazdığım kitap yurt dışında okutuluyor" EURASIP içerisinde daha önce de çeşitli kademelerde görevler üstlendiğini belirten Prof. Dr. Akan, "Sinyal işleme alanında 1990’lı yıllardan bu yana çok sayıda çalışma yürüttüm. Alanımla ilgili iki ders kitabı kaleme aldım. ‘Signals and Systems Using Matlab’, dünyanın birçok farklı yükseköğretim kurumunda ders kitabı olarak okutuluyor. EURASIP Biyomedikal Görüntü ve Sinyal Analitiği Teknik Komitesi’nde de önceki dönem başkanlık görevini üstlenmiştim. Mühendislik alanındaki çalışmalarımı, ilk günkü heyecan ve kararlılıkla sürdüreceğim" dedi. "Üretmeye devam edeceğim" Prof. Dr. Akan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yaklaşık 30 yıldır sinyal işleme alanında eğitim verip, bu alanda 38 doktora ve 57 yüksek lisans öğrencisi mezun ettim. Çok sayıda bilimsel araştırma eseri yayınladım. Bu çabalarımın, böylesine anlamlı bir ödülle taçlandırılması benim için son derece keyifli ve mutluluk verici oldu. Bundan sonra da İzmir Ekonomi Üniversitesi’nin güçlü akademik ekosistemi içinde üretmeye ve bilime katkı sunmaya devam edeceğim." Bir başarı öyküsü Akademik hayatına 1996 yılında başlayan Prof. Dr. Aydın Akan’ın bugüne kadar uluslararası indeksli dergilerde yayımlanmış 93 makalesi, 142 uluslararası konferans bildirisi, 2 ulusararası kitabı, 10 uluslararası kitap bölümü bulunuyor. Akademik çalışmaları şimdiye dek 5 bin 552 atıf alan Prof. Dr. Akan, 2023 yılında Stanford Üniversitesi’nden özel bir araştırma ekibinin açıkladığı ‘Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları Listesi’nde yer alarak ülkemizi gururlandırdı. Geçmişte EURASIP Biyomedikal Görüntü ve Sinyal Analitiği Teknik Komitesi Başkanlığı yapan Prof. Dr. Akan, Institute of Electrical and Electronics Engineers (IEEE) bünyesinde faaliyet gösteren Engineering in Medicine and Biology Society (EMBS) Türkiye Kolu Başkanlığı görevini de sürdürüyor.
Koklear İmplant ile bebekler de yaşlılar da duyabiliyor
07 Mart 2026 Cumartesi - 12:46 Koklear İmplant ile bebekler de yaşlılar da duyabiliyor Prof. Dr. Mehmet Ziya Özüer, işitme kaybının erken teşhis ve doğru tedaviyle büyük ölçüde çözülebildiğini söyledi. Özüer, koklear implantın hem doğuştan işitme kaybı yaşayan bebeklerde hem de ileri yaşta ortaya çıkan işitme kayıplarında başarıyla uygulanabildiğini belirtti. Prof. Dr. Özüer anne babalara seslenerek "Bebek yüksek sese tepki vermiyorsa, ismi söylendiğinde dönüp bakmıyorsa ya da iki yaşına geldiği halde konuşmuyorsa mutlaka bir uzmana başvurulmalı. Günümüzde işitme kaybını bir yaşından önce belirlemek mümkün." dedi. Acıbadem Kent Hastanesi Kulak Burun Boğaz (KBB) Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Ziya Özüer, yaptığı açıklamada her bin bebekten 1-3’ünün işitme kaybıyla dünyaya geldiğine dikkat çekti. Özüer, Türkiye’de 2008 yılından bu yana tüm yeni doğanlara işitme taraması yapıldığını, doğumdan hemen sonra yapılan taramalar sayesinde işitme kaybının erken dönemde belirlenebildiğini söyledi. Tarama sonucu işitme kaybı tespit edilen bebeklerin öncelikle işitme cihazı ile desteklendiğini belirten Özüer, cihazdan yeterli fayda sağlanamayan ileri derecede işitme kayıplarında ise koklear implant ameliyatının devreye girdiğini ifade etti. İç kulaktaki hücreleri Bypas ederek siniri uyarıyor Koklear implantın çalışma prensibi konusunda bilgi veren Prof. Dr. Özüer, şöyle konuştu: "Koklear implant, ses enerjisini alıp bir işlemciden geçirerek elektrik enerjisine dönüştüren bir yöntemdir. İç kulakta işitmeden sorumlu tüylü hücreler hasarlı olduğunda bu hücreleri baypas ederek doğrudan işitme sinirini uyarır. Böylece ses sinyalleri doğrudan beyne iletilir. Bu yöntem sayesinde ileri derecede işitme kaybı olan çocuklar yaşıtları gibi konuşabilir, okula gidebilir ve sosyal hayata katılabilir, topluma kazandırılır. Her ne kadar ülke genelinde tarama yapılsa da bazı durumlarda işitme kaybı daha geç fark edilebiliyor. O nedenle aileler uyanık olmalı. Erken teşhis çocukların dil gelişimi ve eğitim hayatı açısından büyük önem taşıyor. Bebek yüksek sese tepki vermiyorsa, ismi söylendiğinde dönüp bakmıyorsa ya da iki yaşına geldiği halde konuşmuyorsa mutlaka bir uzmana başvurulmalı. Günümüzde işitme kaybını bir yaşından önce tespit etmek mümkün." Yetişkin ve yaşlılarda da uygulanıyor Öte yandan, koklear implantın sadece çocuklara yönelik bir uygulama olmadığını belirten Prof. Dr. Özüer, erişkin ve ileri yaş hastalarda da ameliyatın başarıyla yapıldığını söyledi. Özüer, "Ani işitme kaybı, otoskleroz, Meniere hastalığı ya da kronik orta kulak iltihabı gibi nedenlerle gelişen ileri derecede işitme kayıplarında da koklear implant uygulanabiliyor. İşitme cihazından fayda görmeyen yetişkin ve yaşlı hastalarımız da bu yöntemle yeniden duyabiliyor. Gelişen teknoloji sayesinde artık hem bebekler hem de ileri yaştaki bireyler işitme kaybı nedeniyle sosyal hayattan kopmak zorunda kalmıyor" dedi.
İzmir’de bekçilere ateş açan ve kamu görevlisini öldüren firari yakalandı
07 Mart 2026 Cumartesi - 12:30 İzmir’de bekçilere ateş açan ve kamu görevlisini öldüren firari yakalandı İzmir’in Bayraklı ilçesinde hem bir kamu görevlisini öldürme suçundan kesinleşmiş hapis cezası bulunan hem de 8 yıl önce meydana gelen bir olayda bekçilere silahla ateş açan firari zanlı, polis ekiplerince yakalandı. Gözaltına alınan zanlı, işlemlerinin ardından cezaevine gönderildi. Bayraklı İlçe Emniyet Müdürlüğü Devriye Ekipler Amirliği ekipleri, aranan şahısların yakalanmasına yönelik yürüttüğü çalışmalar kapsamında T.K. isimli şahsı dün düzenlenen operasyonla yakaladı. Şahsın yapılan sorgulamasında suç dosyasının kabarık olduğu anlaşıldı. Kamu görevlisini öldürmekten aranıyordu Zanlının yapılan UYAP ve GBT sorgusunda, ’kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürme’ ve ’uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak’ suçlarından hakkında 28 yıl 2 ay 7 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunduğu tespit edildi. Bekçilere silahla ateş açmış Şahsın 2018 yılında Bayraklı ilçesinde meydana gelen bir olayda görevli çarşı ve mahalle bekçilerine de silahla ateş açtığı belirlendi. Bu saldırı nedeniyle ’kasten öldürmeye teşebbüs’, ’yağma’ ve ’görevli memura mukavemet’ suçlarından da hakkında işlem yapıldığı öğrenildi. Hakkında kesinleşmiş hapis cezası bulunan ve geçmişte kolluk kuvvetlerine yönelik silahlı saldırı gerçekleştiren T.K., emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından ceza infaz kurumuna teslim edildi.
ABAK’tan Deprem Haftası’nda öğrencilere hayat kurtaran bilgilendirme
06 Mart 2026 Cuma - 19:00 ABAK’tan Deprem Haftası’nda öğrencilere hayat kurtaran bilgilendirme Aliağa Belediyesi Arama Kurtarma Ekibi (ABAK), 1-7 Mart Deprem Haftası kapsamında Mehmet Saka İlkokulu ve Mehmet Saka Ortaokulu’nda deprem farkındalık etkinliği gerçekleştirdi. Etkinlikte öğrenciler, afet öncesi, sırası ve sonrasında yapmaları gerekenler konusunda kapsamlı şekilde bilgilendirildi. Risklerin belirlenmesinden aile afet planı hazırlamaya, acil durum çantası oluşturmadan bilgi kartı kullanımına kadar önemli konular aktarılırken, deprem ve afet kavramlarının ne anlama geldiği, çök-kapan-tutun pozisyonunun doğru uygulanışı ile okul ve evde alınması gereken önlemler de anlatıldı. Ayrıca öğrenciler, Aliağa’daki en yakın afet toplanma alanlarına nasıl ulaşabileceklerini öğrenerek, bilgi ve farkındalıklarını pekiştirdi. Bilgilendirmeler öğrencilerin merak ettiği soruların yanıtlandığı soru-cevap bölümüyle tamamlandı. Bilgilendirme programının ardından okulda deprem tatbikatı gerçekleştirildi. İlk siren sesiyle birlikte öğrenciler ve okul personeli çök-kapan-tutun pozisyonu alırken, ikinci sirenin ardından kat planlarına uygun şekilde binayı tahliye ederek okulun toplanma alanına yönlendirildi. Aliağa Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Müdürü Ramazan Özdal, Tatbikatın ardından açıklamalarda bulundu. Özdal, "ABAK ekibi 2021 yılında kuruldu. Ekibimiz AFAD İl Müdürlüğü tarafından verilen gerekli eğitimleri tamamladı. O günden itibaren çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bugün de Mehmet Saka İlkokulu ve Ortaokulu’nun daveti üzerine deprem farkındalık etkinliği kapsamında okulumuza geldik. Önce bilgilendirmelerimizi gerçekleştirdik, ardından siren eşliğinde öğrencileri sınıflardan güvenli şekilde tahliye ederek toplanma alanına yönlendirdik. Etkinlikte emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Bağımlılıkların ekonomiye maliyeti 78 milyar dolar"
06 Mart 2026 Cuma - 18:59 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Bağımlılıkların ekonomiye maliyeti 78 milyar dolar" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bağımlılıkların Türkiye ekonomisine yıllık maliyetinin 78 milyar dolara ulaştığını belirterek, 2026 yılının "Bağımsızlık Yılı" ilan edilmesinin toplumsal seferberlik ruhunu güçlendireceğini söyledi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Yeşilay’ın 106’ncı kuruluş yıl dönümü kapsamında İzmir İktisat Kongresi’nde düzenlenen törenle şehirde hizmet verecek yeni tesislerin açılışını gerçekleştirdi. Açılışa İzmir Valisi Süleyman Elban, Yeşilay Genel Başkanı Mehmet Dinç, Yeşilay İzmir Başkanı Ömer Yahşi, İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, milletvekilleri ile Yeşilay yetkilileri ve gönüllüleri katıldı. Bağımlılıkla mücadeleyi milli bir beka meselesi olarak nitelendiren Yılmaz, açılışı yapılan merkezlerin özellikle gençlerin sağlıklı bir gelecek inşa etmelerine rehberlik edeceğini vurguladı. Bağımlılıkla mücadele eylem planları Köklü geçmişi, gönüllülük ruhu ve sahadaki güçlü çalışmalarıyla Yeşilay’ın toplumumuzu bağımlılıklardan koruma mücadelesinin bayraktarlığını yapan önemli bir dinamik güç konumunda olduğunu ifade eden Cevdet Yılmaz, "Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz bu tesislerin özellikle gençlerimizin sağlıklı bir gelecek inşa etmelerine katkı sunacak merkezler olacağına inanıyorum. Yeşilay’ın kuruluş hikayesi, aslında milletimizin bağımsızlık mücadelesinin önemli sayfalarından birini oluşuyor. İşgal yıllarında zararlı alışkanlıkların toplum üzerinde bir zafiyet oluşturmasına karşı harekete geçen bir grup vatansever aydın ve hekim, Ord. Prof. Dr. Mazhar Osman’ın öncülüğünde bu kurumu hayata geçirmiştir. O gün verilen mücadele, toplum sağlığını korumanın ötesinde, milletimizin iradesini ve direncini ayakta tutma çabasının da bir parçası olmuştur. Bugün de aynı bilinçle hareket ediyoruz. Çünkü bağımlılık; bireyi zayıflatan, aileyi sarsan, toplumsal dayanışmayı aşındıran ciddi bir tehdittir. Başkanlığını yaptığım Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulumuzda bağımlılığın her türüne karşı bütün boyutlarıyla eylem planlarını hayata geçiriyoruz. Bu çerçevede bağımlılığın her türüne karşı önleme, tedavi, rehabilitasyon ve toplumsal farkındalık boyutlarını birlikte ele alan kapsamlı politikalar hayata geçiriyoruz. Tütün, uyuşturucu madde kullanımı ve davranışsal bağımlılıklar alanlarındaki Eylem Planlarımızı kararlılıkla uyguluyor ve ihtiyaçlar doğrultusunda yıllık olarak gözden geçirerek yeniliyoruz. Risk analizi temelli ve veriye dayalı politikalarla mücadelemizi güçlendirerek, önlemeden rehabilitasyona, tedaviden sosyal uyuma kadar geniş bir çerçevede yenilikçi adımlar atıyoruz. Riskli çocuklarımızı erken aşamada tespit edip sporla, sanatla ve farklı faaliyetlerle bu çocukları kurtarmak mümkün. Belli uyuşturucu çeşitlerine yakalanan insanları tedavi etmek çok düşük. O yüzden asıl olan çocukları erken aşamada tespit edip harekete geçmektir" dedi. Sağlık altyapısı ve önleyici hizmetler Son yıllarda özellikle sağlık altyapı ve önleyici hizmetleri önemli ölçüde güçlendirdiklerini kaydeden Yılmaz, "Sigara bırakma polikliniklerinin sayısını kısa sürede bin 400’ün üzerine çıkardık. Aile hekimlerimiz başta olmak üzere sağlık çalışanlarımızı bu sürecin aktif bir parçası hâline getiren eğitim programlarıyla milyonlarca vatandaşımıza daha kolay ulaşılmasını sağladık. Mobil ekipler ve tütünle mücadele timleri aracılığıyla meydanlardan üniversite kampüslerine kadar pek çok alanda yüz binlerce vatandaşımıza doğrudan danışmanlık hizmeti sunuldu. Uyuşturucuyla mücadelede de hem arz hem talep boyutunu birlikte ele alan kapsamlı bir yaklaşım izliyoruz. Kolluk birimlerimizin kapasitesi güçlendirilirken, sınır kapılarımız ve gümrüklerimiz ileri teknolojik sistemlerle desteklenmektedir. Sokak düzeyinde yürütülen çalışmalar, eğitim programları, danışma hatları, tedavi ve rehabilitasyon hizmetleriyle risk altındaki bireylere erken aşamada ulaşmayı, riskleri erken aşamada tespit ederek bertaraf etmeyi hedefliyoruz. Bu mücadelede merkezi ve yerel düzeyde kamu kurumlarının kararlı politikaları kadar sivil toplum kuruluşlarımızın katkısı da büyük önem taşımaktadır" ifadelerini kullandı. YEDAM merkezlerinin önemi YEDAM aracılığıyla bağımlılıkla mücadele eden bireylere ve ailelerine ücretsiz psikososyal destek sunulması gibi çalışmaların sahada fark oluşturan önemli örnekler olduğunu belirten Yılmaz, "Yeşilay Danışmanlık Merkezleri, bağımlılıkla mücadelede tedaviye erişimi kolaylaştırmanın yanı sıra bireyin yeniden hayata tutunmasına imkân sağlayan önemli bir destek mekanizmasıdır. Uzman kadrolar eşliğinde yürütülen bu çalışmalar, bağımlılıkla mücadelede insanı merkeze alan güçlü bir iyileşme ve sosyal uyum süreci sunmaktadır. Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz bu tesislerle, bağımlılıkla mücadelenin sahadaki imkân ve kapasitesi daha da güçlenmektedir. İzmir’de hizmete giren bu merkezlerin; özellikle gençlerimiz başta olmak üzere bağımlılık riski taşıyan bireyler için güvenli bir danışma ve destek noktası olacağına inanıyorum. Merkezler aynı zamanda toplumumuzda sağlıklı yaşam bilincinin güçlenmesine katkı sağlayacak önemli birer dayanışma mekanı olacaktır" şeklinde konuştu. Bağımsızlık odaklı seferberlik Yeşilay’ın geçen yıl yayınladığı rapora göre bağımlılıkların ülke ekonomisine maliyetinin 78 milyar dolara ulaştığını dile getiren Yılmaz, "Bu nedenle risk analizi temelli önleyici müdahaleler son derece önem taşıyor. Çünkü mücadelemizde belirleyici olan; bağımlılık geliştikten sonra müdahale etmenin ötesinde, risk tespit edildiğinde erken aşamada önlem alabilmektir. Koruyucu müdahalede bulunmaktır. Bu da güçlü bir aile yapısının tesisini, aile-eğitim-sağlık anlamında yakın iş birliğini, toplumsal dayanışmayı ve ortak sorumluluk bilincini zorunlu kılmaktadır. Türkiye’de bağımlılıkla mücadelemizde bu bütüncül yaklaşımı güçlendirmek en temel önceliğimizdir. Bağımlılıkla mücadeleyi tek başına devletin yürüttüğü bir alan olarak görmüyoruz. Millet olarak topyekûn biçimde bu mücadeleyi sahiplenmeliyiz; gönüllülük bilinciyle Yeşilay’ın yanında yer almalı ve gençlerimizi hep birlikte korumalıyız. Bu nedenle 2026 yılının teması olan "bağımsızlık" odaklı seferberlik anlayışı, bağımlılıklarla mücadelemiz için son derece anlamlı bir tanımlamadır. Burada da hedefimiz ekonomik, siyasi ve milli teknoloji alanındaki yaklaşımımız gibi tam bağımsızlıktır" dedi. Vali Elban’dan farkındalık vurgusu Tüm kurum ve kuruluşlarla farkındalık eğitimlerini sahada vermeye çalıştıklarını söyleyen İzmir Valisi Süleyman Elban, "Bu konuda yetişmiş eleman ve kalitesiyle Yeşilay’ın çalışmaları ayrı bir önem arz ediyor. Bu nedenle çalışmaların doğru bir düzlemde gitmesi ve iyi bir ivme kazanması için Yeşilay’ın çalışmalarını önemsiyoruz. Burada tüm sorumluluğu da Yeşilay’ın sırtına yüklemek istemiyoruz. 81 milyonun her bir ferdinin bizlerle beraber olmasını ümit ediyoruz" diye konuştu. Bağımlılıkla mücadelede yeni adımlar Yeşilay Cemiyeti olarak insanımızın bağımsızlığı için üç temel noktada çalışmalar yaptıklarını kaydeden Yeşilay Genel Başkanı Mehmet Dinç, "Bağımlılıkla mücadele üst kurulunda hangi düzenleme, yönetmelik ve kanunların insanımıza koruyacağına dair çalışmalar yapıyoruz. Yakın zamanda ülkemizde kumar bağımlılığı ile ilgili somut adımlar atıldı. 1 yıllık çalışma içinde adım adım ilerleyecek ve başarılı çalışmaların meyveleri verilecek diye düşünüyoruz. Yine bu dönemde zorunlu tedavi ve rehabilitasyon konusunda çalışmalarımızı yapıyoruz. İnşallah bu konuyu da üst kurulda görüşerek bağımlılıkla mücadele eden kardeşlerimiz için çalışmalarımızı yapacağız. İnternet ve sosyal medya ile ilgili çok önemli bir yasa tasarısı gündeme geldi. Bu çalışmaların da yakın zamanda meyve vereceğini ümit ediyoruz. Yeşilay’ın lokomotif çalışmaları olan önleme çalışmalarına çok önem veriyoruz. Bu çalışmaların yeterli olmadığını biliyoruz, bağımlılıkla çok daha etkili mücadele etmek zorundayız. Sorumluluğu herkese teşvik etmeden bu mücadelenin altından kalkamayız. Seferberlik mantığı ile bütün bir toplumun bu meseleye el vermesi gerektiği mesajını verdik. Bu kapsamda geçtiğimiz sene 25 bin çalışma yaptık; bu sene inşallah 55 bin çalışma yapacağımızın sözünü veriyoruz. İzmir’de iki olan Yeşilay danışmanlık merkezi sayımız 4’e çıktı. İnşallah daha da fazla kişiye ulaşacağız. Yeni açtığımız merkezlerde sayısız insanımız, çocuğumuz bağımlılıktan kurtularak şifa kazanacak. İnşallah burada geliştirdiğimiz İzmir modelimiz bütün Türkiye’ye ulaşmış olacak" dedi. Gençlerin yetişmesi için çalışma Yeşilay’ın köklü mirasını İzmir’de devraldıklarını belirten Yeşilay İzmir Başkanı Ömer Yahşi ise, "Bu emanetin şerefi altında istiklal levhamızın altında yazılacak satırlara nail olduk. Bu davaya aklımızı da kalbimizi de seferber ettik. Menzilimiz insan, muradımız istikbal diyerek yola çıktık. Her yerde her kapıyı çalıyor, her gönle dokunuyoruz. Yeni YEDAM’ların açılmasına yönelik çalışmalarımız devam ediyor. Her bir konferans salonumuzda endüstrinin karşısında, bağımsızlığını ilan eden gençlerimizin yetişmesi için çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. AK Partili İnan’dan İzmir’deki tartışmalı binalar için: "DGM, mücadele merkezi olsun" AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a seslendiği konuşmasında, "Bu şehirde gençlik kolları il başkanlığı yapmış bir kardeşiniz olarak parlamentoda en fazla gençlerin sıkıntıları ve çocukların maruz kaldığı sıkıntıları çözmek için çalışıyoruz. Sanal kumar, sanal bağımlılıkta dijital alanda tehlike barındıran hangi durum varsa önümüzdeki 25 yıllık projeksiyonla gençlerimizi dijital alanda her türlü enfeksiyonun kökünü kurutmaya kararlıyız. Bu noktada en büyük destekçimiz Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan. Kendisinin her alanda nasıl mücadele ettiğini biliyoruz. Bu konuda taşın altına elini koyan tüm kamu kuruluşlarına ve sivil toplum kuruluşlarına teşekkür ediyoruz. İzmir’de bu bina atıl bir binaydı. Bunu biz hayata geçirdik. Yine Tekel Kültür Fabrikası var. Farelerin cirit attığı, atıl kalmış bir alandı. Orayı İzmir’in en büyük müzesi ve kütüphanesi haline getirdik. İnşallah Menemen’de Ege Bölgesi’nin en büyük kütüphanesini açmaya hazırlanıyorlar. Burada yerel yönetimlere de çok iş düşüyor. Bu işi sadece emniyet müdürlüğüne, sivil toplum kuruluşlarına bırakarak çözemeyiz. Bu, yerel yönetimlerin de ortaya koyacağı büyük bir kentsel dönüşüme bakıyor. Biz İzmir’e deniz kıyısından mı bakacağız, arka sokaklardan mı bakacağız? Tüm kurumlarımızla birlikte dayanışma içinde kentsel dönüşüm meselesini halletmeliyiz. Bugün 21 bin 20 konutu İzmir’de konut kurası yaptık. Bugün, orada yetişecek gelecek nesilleri korumak için burada konuşuyoruz. Nasıl ki Tekel Fabrikası’nı ve İzmir İktisat Kongresi’ni İzmir’e kazandırdıysak şimdi Vakıflar Genel Müdürlüğümüzün çok yoğun bir hukuki mücadelesi var. O, DGM binalarını kazandırdığımızda İzmir’de anne ve babalarının ne derdi varsa, bir zamanda şehirde yargılamaların olduğu bölgede Bağımlılıkla Mücadele Etkinlik Merkezi’ni İzmir’de gençlerimize kazandırma çağrısını yapıyoruz" ifadelerini kullandı.