Yerel Haberler
İzmir
İzmir’de çocuklar 23 Nisan etkinliklerinde kriz yönetiminin başına geçti 23 Nisan 2026 Perşembe - 15:25:56 İzmir’de 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri kapsamında Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) İl Müdürlüğünü ziyaret eden ilkokul öğrencileri, hem afet bilinci eğitimi aldı hem de senaryo gereği meydana gelen deprem krizini yönetti. 23 Nisan kapsamında düzenlenen etkinlikler dolayısıyla Nebahat Alparslan Karadavut İlkokulu, Bayraklı Osman Faruk Verimer İlkokulu ve Bornova İhsane Tuna Dıravacıoğlu İlkokulunda eğitim gören 3. ve 4. sınıf öğrencileri ile velileri, İzmir AFAD İl Müdürlüğünde misafir edildi. Organizasyona İzmir Valisi Süleyman Elban, İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Yahşi ve İzmir AFAD İl Müdürü Nazif Ekinci de katıldı. AFAD Kriz Yönetim ve Koordinasyon Merkezini ziyaret eden çocuklara, burada uzman ekipler tarafından kurumun çalışmaları hakkında bilgilendirme yapıldı. Daha sonra gönüllü yeleklerini giyerek baretlerini takan minik öğrenciler, AFAD eğitimcilerinden Heimlich manevrası başta olmak üzere kalp masajı ve çeşitli ilk yardım eğitimleri aldı. Eğitimlerin ardından çocuklar, temsili olarak devlet büyüklerinin ve kurum müdürlerinin yerini alarak senaryo gereği meydana gelen bir deprem anında yapılması gerekenleri uyguladı. Kriz masasına geçen öğrencilerden Deniz Çetin vali, Yekta Akkuş garnizon komutanı, Gülce Gündaş büyükşehir belediye başkanı ve Melis Yavuzalp ise AFAD il müdürü koltuğuna oturarak arama kurtarma çalışmalarını koordine etti. AFAD Başkanı konferansla bağlandı Türkiye AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan ise etkinliğe video konferans yöntemiyle bağlanarak çocukların bayramını kutlayan bir açıklama yaptı. Renkli anlara sahne olan tatbikatın ardından, görevlerini başarıyla tamamlayan çocuklara afet ve acil durum çantaları ile çeşitli hediyeler takdim edildi. "Geleceğin komutanları olarak hazırız" Garnizon Komutanı görevini üstlenen Yekta Akkuş, bu organizasyon sayesinde önemli tecrübeler edindiklerini ve geleceğin komutanları olarak vatan savunmasına her zaman hazır olacaklarını ifade etti. Akkuş, AFAD tarafından düzenlenen bu etkinlikte afet bilincini yaşayarak öğrendikleri için teşekkürlerini iletti. "Koordinasyonun önemini kavradık" Temsili AFAD İl Müdürü Melis Yavuzalp ise kriz anlarını yönetmenin büyük bir sorumluluk olduğunu ve bu süreçte koordinasyonun önemini kavradıklarını belirtti. Yavuzalp, kendilerine sunulan bu imkanın afetlere karşı hazırlıklı olma noktasında çok kıymetli olduğunu kaydetti.
23 Nisan 2026 Perşembe - 15:00 Marble İzmir’i 50 bini aşkın kişi ziyaret etti Doğal taş sektörünün küresel buluşma noktası Marble İzmir-Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı, 4 bin 10’u yabancı ve 46 bin 973’ü yerli olmak üzere toplam 50 bin 983 profesyonel ziyaretçiyi ağırladı. Marble İzmir, ortaya çıkardığı ticaret hacminin yanı sıra tasarım, sanat ve bilgi paylaşımını bir araya getiren yapısıyla dikkat çekti. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde İZFAŞ tarafından bu yıl 31. kez düzenlenen Marble İzmir, 14-17 Nisan tarihleri arasında dünyanın dört bir yanından sektör profesyonellerini İzmir’de ağırladı. Marble İzmir, her yıl olduğu gibi bu yıl da hem sektöre hem de ülke ekonomisine önemli katkılar sağladı. Türkiye’nin 41 ilinden ve 28 farklı ülkeden katılımcıyla 150 bin metrekareyi aşan alanda gerçekleştirilen Marble İzmir’de, Ege Maden İhracatçıları Birliği ve İZFAŞ koordinasyonunda düzenlenen alım heyeti programları, B2B görüşmelerle farklı ülkelerden gelen alıcılar katılımcı firmalarla buluşturularak, binlerce nitelikli iş görüşmesi yapıldı. Fuar hem mevcut ticari ilişkilerin güçlendirildiği hem de yeni pazarlara açılma fırsatlarının değerlendirildiği bir platform olarak öne çıktı. Gerçekleştirilen ticari görüşmelerin sektöre milyonlarca dolar hacminde katkı sunması öngörülüyor. Tasarım, sanat ve ticaret D-esign Arena’da buluştu D Holü, bu yıl "D-esign Arena" konseptiyle yeniden düzenlendi ve fuarın en dinamik alanlarından biri haline geldi. Tasarım, sanat ve ticaretin buluştuğu bu alanda mimar, akademisyen ve sektör temsilcilerinin katılımıyla Marble Talks oturumları, iş görüşmeleri ve etkinlikler gerçekleştirildi. 31. yıla özel açılış performansı ve paneller büyük ilgi gördü. 50’yi aşkın uzman deneyimlerini paylaştı. Heykel Çalıştayı’nda üretilen eserler fuar boyunca sergilendi ve İzmir’in çeşitli noktalarına yerleştirildi. 67 üniversiteden 724 projenin katıldığı 8. Uluslararası Doğal Taş Tasarım Yarışması’nda 19 tasarım finale kalırken, ödüller sahiplerini buldu. "Gelecek yıl için çalışmalarımıza şimdiden başladık" Fuarla ilgili değerlendirmede bulunan İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, Marble İzmir’in sektörle birlikte büyüyen güçlü yapısına dikkat çekerek, "Marble İzmir’i başarıyla tamamlamanın gururunu yaşıyoruz. 31 yıldır Marble İzmir sektörü büyütürken, sektör de fuarı büyütmeye devam ediyor. Türkiye’nin sahip olduğu doğal taş rezervleri, fuarı küresel ölçekte güçlü kılıyor. Yabancı katılımcı ve ziyaretçilerimizin, burada yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın dört bir yanından taş çeşitliliğini bir arada görme fırsatı bulduklarını ifade etmeleri bizim için büyük bir memnuniyet kaynağı. Bu yılki organizasyon, küresel ölçekte yaşanan zorluklara rağmen bir araya gelmenin ve iş birliği üretmenin her zamankinden daha önemli hale geldiğini bir kez daha gösterdi. Bine yakın katılımcı ve 50 bini aşkın ziyaretçiyle Marble İzmir, artık sadece bir ticaret platformu değil; fikirlerin buluştuğu, iş birliklerinin geliştiği ve sektörün geleceğinin şekillendiği güçlü bir buluşma noktası olduğunu bir kez daha kanıtladı. Marble İzmir gerçekten çok güçlü bir fuar ve bu güç sektöre doğrudan yansıyor. Önümüzdeki yıl bu gücü daha da büyüterek sürdürmek istiyoruz. Gelecek yıl için çalışmalara şimdiden başladık" dedi. Nitelikli alıcı vurgusu TÜMMER Yönetim Kurulu Başkanı Hanifi Şimşek ise Marble İzmir’in sektörel açıdan verimli geçtiğini belirterek, organizasyonun hem ulusal hem de uluslararası düzeyde güçlü bir iş birliğiyle yürütüldüğünü söyledi. Şimşek, "Türkiye ile ticaret yapmak isteyen herkes buradaydı. Yoğunluk vardı, ama daha önemlisi nitelikli bir katılım vardı. Aldığımız geri bildirimler de fuarın geçen seneye göre daha iyi geçtiğini gösteriyor. 2027’nin çok daha iyi olacağını düşünüyorum. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. Cemil Tugay’a özellikle teşekkür etmek istiyorum. Fuara çok büyük destek veriyor. Aynı şekilde İZFAŞ Genel Müdürümüz Tuğçe Cumalıoğlu ile çok uyumlu bir çalışma yürütüyoruz. Bu güçlü iş birliği sayesinde fuar her yıl daha da gelişiyor" diye konuştu. Marble İzmir doğal taş için bölgesel bir merkez olmaya devam ediyor İtalya Mermer Makineleri Üreticileri Konfederasyonu ile yapılan iş birliği çerçevesinde fuarda yer alan Konfederasyonun Onursal Başkanı Flavio Marabelli ise, organizasyonun küresel ölçekteki konumuna dikkat çekerek, "Bu fuara en başından beri katılıyorum, hatta fuar şehir merkezindeyken de buradaydım. Bu özel ve harika fuar alanının kuruluşuna tanıklık ettim. Son katılımımdan beş yıl sonra yeniden burada olmak benim için önemli. Dünyada uluslararası durum oldukça karmaşık ancak buna rağmen bu fuarda çok sayıda ziyaretçi gördüm ve Türk şirketlerinin katılımı oldukça başarılı ve memnuniyet vericiydi. Bu, fuarın doğal taş için bölgesel bir merkez olmaya devam ettiğinin göstergesi. Marble İzmir yalnızca Türkiye için değil, farklı coğrafyalar için de önemli bir platform" ifadelerini kullandı. "Türkiye, doğal taş ticareti yapan herkes için merkezi bir nokta" Fuara Hindistan’dan katılan Toshniwal Stones temsilcisi Akhil Toshniwal, Marble İzmir’in doğal taş sektöründeki güçlü konumuna ve uluslararası etkisine dikkat çekerek, "Bu yıl gerçekten çok iyi. Çok farklı ülkelerden çok sayıda insan görüyorum. Özellikle Orta Doğu’dan ve Rusya’dan yoğun katılım var. O kadar yoğunduk ki öğle yemeği yiyecek vaktimiz bile olmadı. Burada olduğumuz ve katıldığımız için çok mutluyuz. Türkiye, doğal taş ticareti yapan herkes için merkezi bir nokta. Çünkü herkes Türk taşıyla çalışıyor. Her yıl yeni mermerler ve yeni taşlar görüyoruz. Bu işi yapan herkesin Türkiye’ye, bu fuara gelmesi gerekir" dedi. "Marble İzmir bizim için vazgeçilmez bir buluşma noktası" Aslanlar Mermer temsilcisi Deniz Fazlılar, fuarın hem ticari hem de marka değeri açısından önemini vurgulayarak, "İzmir firması olduğumuz için burada olmak bize ayrı bir avantaj sağladı. İzmir Fuarı bizim için hem satış hem prestij hem de tanıtım açısından çok önemli bir nokta. Yaklaşık 15 yıldır katılıyoruz, pandemi dışında her yıl buradayız ve genel olarak çok memnunuz. Bu yıla baktığımızda ziyaretçi sayısından çok niteliğin arttığını düşünüyoruz. Bu yıl gelenler daha net, ne istediğini bilen, daha hızlı karar alabilen ve işi sonuca götürebilen kişilerdi. Bu da özellikle bizim gibi butik çalışan ocaklar ve fabrikalar için büyük bir avantaj oldu" şeklinde konuştu. "23 yıldır Marble İzmir’e geliyoruz" Mısır’dan fuara katılan Alex Tiles&Alex Marmo temsilcisi Yasser Rashed, "23 yıldır Marble İzmir’e geliyoruz. Bizim için burası dünyanın en iyi yerlerinden biri. Bu sektörde çalışan herkes için çok önemli olduğu için biz de her zaman burada olmayı tercih ediyoruz. Fuar, uluslararası ticaret açısından bize ve tüm katılımcılara önemli katkı sağlıyor. Burada çok farklı ülkelerden alıcılarla bir araya geliyoruz. Özellikle Orta Doğu’dan gelen ziyaretçiler için önemli bir buluşma noktası. Türk mermeri ve taş çeşitliliği bizim için çok değerli. Türkiye ve İzmir’in bu zenginliğini görmekten memnunuz. Burada kurduğumuz karşılıklı ilişkiler, ticaretimizi geliştiriyor. Önümüzdeki yıllarda da burada olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. 32. Marble İzmir, 13-16 Nisan 2027 tarihleri arasında gerçekleştirilecek.
23 Nisan 2026 Perşembe - 14:54 İzmirli işletmeciden 23 Nisan’da binlerce çocuğa pide ve bayrak İzmir’in Konak ilçesinde bir restoran işletmecisi, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da meydana gelen okul saldırılarında hayatını kaybedenleri anmak amacıyla 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda çocuklara 3 bin adet pide ile 3 bin adet Türk bayrağı dağıttı. İşletmeci Nazmi Sotmak, Gültepe Mahallesi’ndeki dükkanının önünde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda anlamlı bir etkinlik düzenledi. Sotmak, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da meydana gelen saldırılar sonucu yaşamını yitiren öğrenciler ve öğretmenin anısına çocukları restoranında ağırladı. Yoğun katılımın gözlendiği anma programında çocuklar, kendileri için hazırlanan ikramları almak üzere dükkanın önünde uzun kuyruklar oluşturdu. Restoranın önünde toplanan çocuklara ve mahalle sakinlerine 3 bin adet pide ile ayran dağıtımı gerçekleştirildi. İkramların yanı sıra miniklere bağımsızlık simgesi olan Türk bayrakları hediye edildi. Dağıtılan 3 bin bayrak ile mahallede renkli görüntüler oluşurken, çocuklar hem 23 Nisan coşkusunu yaşadı hem de okul saldırılarında hayatını kaybeden yaşıtlarını unutmadı. Etkinliği daha önce kutlama amacıyla planladıklarını ancak yaşanan acı olay nedeniyle programın içeriğini değiştirdiklerini belirten işletmeci Nazmi Sotmak, "23 Nisan programını şehit haberleri gelmeden önce kutlamak amacıyla müzisyenler çağırarak organize etmiştik. Çocuklarımıza destek olmak için böyle bir etkinlik yapmak istedik. Ancak maalesef acı bir olay yaşandı. Kahramanmaraş’ta 8 kardeşimiz ve bir öğretmenimiz şehit oldu. Az önce burada o çocuklarımız ve şehitlerimiz için kısa bir mevlit okuttuk" şeklinde konuştu. "Tek bir çocuk dahi pide almadan gitmeyecek" Çocuklara moral vermek istediklerini ve onların ülkenin geleceği olduğunu vurgulayan Sotmak, "Bayramı biraz buruk kutluyoruz ancak kalan çocuklarımıza moral olması amacıyla bir palyaço getirdik. Onların hepsi bizim geleceğimizdir. Çocuklarımız için 3 bin adet bayrak aldık ve onlara dağıtıyoruz. Ayrıca 3 bin pide ve 3 bin ayran hazırlattık. Hiçbir çocuğumuzu geri gönderecek halimiz yok. Tek bir çocuğumuz dahi pide almadan buradan gitmeyecek" dedi.
23 Nisan 2026 Perşembe - 14:49 İZKİTAP’ta bilim ve edebiyat buluşuyor İzmir’de düzenlenen İZKİTAP-7. İzmir Kitap Fuarı, altıncı gününde bilim ve edebiyatı bir araya getirdi. Jeomiras ve Karaburun Yarımadası üzerine yapılan söyleşide, doğal mirasın sürdürülebilir kalkınmadaki rolü vurgulanırken; "Günümüz Öykücülüğü" oturumunda değişen okuma alışkanlıkları ve modern anlatı biçimleri ele alındı. Fuar, 26 Nisan’a kadar Kültürpark’ta kitapseverleri ağırlamaya devam edecek. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ ve TACT Fuarcılık iş birliğiyle Kültürpark’ta düzenlenen İZKİTAP -7. İzmir Kitap Fuarı, altıncı gününde de kitapseverleri ağırlamayı sürdürüyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi İzmir Kent Kitaplığı tarafından düzenlenen "Kırsal Kalkınmada Jeomiras, Jeorota ve Jeoparkların Önemi: Karaburun Yarımadası" başlıklı söyleşi, Uzun Havuz Etkinlik Alanı’nda gerçekleştirildi. Prof. Dr. Alper Baba ve Dr. Yasemin Özcan Gönülal’in katılımıyla düzenlenen söyleşide, yer bilimleri ile kültürel mirasın kesişimine dikkat çekildi. Prof. Dr. Alper Baba, "İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin İzmir Kent Kitaplığı yayınları kapsamında hazırladığımız ‘Jeomiras, Rotalar ve Parklar’ kitabında, İzmir’in doğal ve jeolojik mirasını görünür kılmayı amaçladık. Kentimizin yer altı ve yer üstü zenginliklerini bilimsel bir bakış açısıyla ele alırken, bu birikimin günümüz yerleşim, turizm ve kalkınma dinamikleriyle nasıl ilişkilendirilebileceğini ortaya koymayı hedefledik. Bu yönüyle çalışmamızın, İzmir’in geçmişini anlamak ve geleceğini planlamak açısından önemli bir kaynak olmasını amaçladık" dedi. Etkinliğin ardından, akademisyenler, İzmir Kent Kitaplığı standında, Prof. Dr. Alper Baba, Prof. Dr. Hülya Yüceer ve Dr. Yasemin Özcan Gönülal’in editörlüğünü üstlendiği "Yer Bilimleri ve Kültür Kesişiminde Karaburun Yarımadası" adlı eseri imzaladı. Günümüz öykücülüğü ele alındı İZKİTAP kapsamında yazarlar Fatma Esra Horasan, Müjgan Çınar, Ela Alkan Dereköylü ve Gonca Keskin "Günümüz Öykücülüğü" başlıklı söyleşide okurlarla buluştu. Konuşmacılar, günümüz dünyasında hızla değişen yaşam temposunun okuma alışkanlıklarını dönüştürdüğüne dikkat çekerek, okurun daha kısa, yoğun ve karakter odaklı metinlere yöneldiğini ifade etti. Modern öykücülükte klasik anlatı yapısının dönüşüm geçirdiği ve karakter derinliğinin ön plana çıktığı vurgulandı. İZKİTAP, 26 Nisan gününe kadar Kültürpark’ta birbirinden değerli yazarları okurlarıyla buluşturmaya dcvam edecek.
İzmir’de ekiplerin yağış seferberliği sürüyor
13 Şubat 2026 Cuma - 17:18 İzmir’de ekiplerin yağış seferberliği sürüyor İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri sağanak yağış nedeniyle kent genelinde meydana gelen olumsuzlukların giderilmesine yönelik çalışmalarını kesintisiz sürdürüyor. Ekipler Karaburun, Dikili, Urla, Foça ve Bergama’da yoğun mesai yapıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri İzmir’de dün gece başlayan ve sabaha kadar aralıklarla etkisini sürdüren kuvvetli yağış nedeniyle oluşan su baskınları, heyelan ve taşkınlara müdahalesini sürdürüyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre son 12 saat içinde en fazla yağış Aliağa’da metrekareye 45,8 kilogram, Karaburun’da 42,3 kilogram ölçüldü. İzmir Büyükşehir Belediyesine bağlı birimler gelen ihbarlara anında müdahale etti. Yol açma çalışmaları sürüyor Yağıştan en fazla etkilenen ilçelerden biri Karaburun oldu. Karareis’te Cumhuriyet Tatil Sitesi’nde yol yapım ekipleri yol açma çalışmalarını sürdürürken, Sosyal Hizmetler ve Muhtarlık İşleri ekipleri sosyal inceleme başlattı. İtfaiye ekipleri hasar tespit çalışmaları yürütüyor. Karaburun İskele Mahallesi’nde meydana gelen toprak kayması nedeniyle bölgeye 1 ekskavatör ve 1 kamyon sevk edildi, ekipler tedbir amaçlı çalışmalarını sürdürüyor. Ayrıca Karaburun Yayla - Balıklıova yolu geçici olarak trafiğe kapatıldı. Dikili, Urla ve Bayındır’da heyelan müdahaleleri Dikili Çandarlı Yolu’nda meydana gelen heyelana yol yapım ekipleri müdahale etti. Dikili Cumhuriyet Mahallesi’nde 3 hydrosub ile su tahliye çalışmaları sürüyor. Bayındır Karapınar Mahallesi ve Urla Balıklıova yolunda oluşan heyelanlara ekipler anında müdahale etti. Bergama’da hayvan kurtarma operasyonu Bergama Kaşıkçı Mahallesi’nde dere taşması sonucu mahsur kalan hayvanlar için Veteriner İşleri ve İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri yönlendirildi. Koyun, tavuk ve köpekleri kurtarma çalışmaları devam ediyor. Dağıstan Mahallesi’nde seralarda oluşan hasara yönelik inceleme başlatıldı. Ayrıca İZSU ve Büyükşehir Belediyesi ekipleri Torbalı Ayrancılar Mahallesi Hayıtözü Deresi’ndeki taşkına ve su baskınlarına da müdahale ediyor. Büyükşehir Belediyesi, kent merkezindeki taşkın ve su birikintisine yönelik çalışmalarına da devam ediyor. AKOM’dan anlık koordinasyon İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki AKOM saat 09.00 itibarıyla toplanarak gelişmeleri değerlendirdi. Zabıta, İtfaiye, Park ve Bahçeler, Yol Yapım, Veteriner İşleri, Tarımsal Hizmetler, Muhtarlık İşleri, Sosyal Hizmetler ve İZSU ekipleri sahada devriye, müdahale ve hasar tespit çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Yetkililer, vatandaşların olumsuzluk durumunda 112, 153 ve 185 hatlarını kullanmaları gerektiğini hatırlattı.
Şifa doğayla buluşuyor: Medical Point’te yeşil dönüşüm dönemi başladı
13 Şubat 2026 Cuma - 14:54 Şifa doğayla buluşuyor: Medical Point’te yeşil dönüşüm dönemi başladı Sağlık hizmetlerinde kaliteyi çevresel sürdürülebilirlikle harmanlayan İzmir Ekonomi Üniversitesi Medical Point Hastanesi, dünya standartlarında çevre dostu bir yapıya bürünmek adına LEED (Yeşil Hastane) Sertifikasyonu hazırlık sürecini resmen hayata geçirdi. Kurum, Kalite İyileştirme ve Geliştirme Müdürlüğü öncülüğünde; enerji verimliliğinden su tasarrufuna, atık yönetiminden teknik altyapı çözümlerine kadar her alanda kapsamlı bir dönüşüm başlatarak modern sağlık hizmetlerini gezegene karşı etik bir sorumluluk anlayışıyla yeniden tanımlıyor. Nitröz oksit gazı sonlandırıldı Bu vizyoner dönüşümün en dikkat çekici adımlarından biri, tıbbi süreçlerde köklü bir değişikliğe gidilmesi oldu. Hastane yönetimi, küresel ısınma potansiyeli oldukça yüksek olan ve atmosferde onlarca yıl kalarak iklim krizini derinleştiren nitröz oksit gazının kullanımını tamamen sonlandırdığını açıkladı. Tıpta uzun yıllardır tercih edilen bu gazın kullanımından vazgeçilmesi, "önce zarar verme" ilkesinin yalnızca hastalar üzerinde değil, tüm ekosistem üzerinde uygulanması gerektiğini vurgulayan güçlü bir liderlik duruşu olarak değerlendiriliyor. Bu karar, teknik bir tercih olmanın ötesinde, gelecek kuşaklara daha yaşanabilir bir dünya bırakma hedefinin somut bir göstergesi niteliği taşıyor. 480 bin ağacın dikilmesine eşdeğer Mühendislik temelli çözümlerin ve sürekli iyileştirme (Kaizen) anlayışının merkeze alındığı bu süreçte, hastane enerjisini güneşten alan altyapısıyla da fark yaratıyor. Yıllık 20 milyon kWh temiz enerji üretimi gerçekleştiren tesis, doğaya sağladığı bu katkıyla yaklaşık 480 bin ağacın dikilmesine eşdeğer bir karbon azaltımı sağlıyor. Böylece tıbbi süreçlerin her aşamasına entegre edilen yeşil enerji, sağlıkta iyileşme gücünü doğanın gücüyle birleştiriyor. İzmir Ekonomi Üniversitesi Medical Point Hastanesi, sadece hastaları tedavi etmeyi değil, aynı zamanda nefes aldığımız dünyayı korumayı temel sorumluluk olarak görüyor. LEED sertifikasyon süreciyle birlikte perçinlenen bu kararlılık, kurumun hem çalışan hem de hasta güvenliğini önceleyen sürdürülebilir bir gelecek inşa etme konusundaki öncü rolünü pekiştiriyor. Yenilikçi ve sorumlu sağlık hizmeti anlayışıyla hareket eden hastane, bu hamlesiyle sektöründe çevreci dönüşümün en önemli temsilcilerinden biri olmayı hedefliyor.
Aliağa’da sağanakla birlikte dere taştı, bir mahalle sular altında kaldı
13 Şubat 2026 Cuma - 14:52 Aliağa’da sağanakla birlikte dere taştı, bir mahalle sular altında kaldı İzmir’de dün gece başlayan kuvvetli sağanak yağış Aliağa ilçesinde su baskınlarına yol açtı. Derenin taşması üzerine Siteler Mahallesi göle dönerken, birçok araç suya gömüldü. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün İzmir için yaptığı "sarı kodlu" kuvvetli yağış uyarısının ardından dün gece başlayan yağmur, gece boyunca İzmir ve çevresini etkisi altına aldı. Kuvvetli sağanak yağış sebebiyle İzmir merkez ve ilçelerinde özellikle dere taşkınları sebebiyle su baskınları yaşandı. Yağmurdan en çok etkilenen ilçelerden biri olan Aliağa’da, Derğirmendere’nin taşması sonucu Siteler Mahallesi ve çevresi su altına kaldı. Cadde ve sokaklar, kamyon garajı, site otoparkları suyla doldu. Bazı araçlar suya gömülürken, bazı binalarda bodrum katların ve çevredeki iş yerlerinin su baskınından zarar gördüğü bildirildi. Petro Kimya İlkokulu bahçesi de yağmur suları ile doldu. Ekiplerin müdahalesi ile suların tahliye edildiği cadde ve sokaklarda ise geriye çamur yığını kaldı. Bu arada, Meteoroloji Genel Müdürlüğü ölçüm istasyonlarına göre son 12 saatte en fazla yağış Karaburun’da metrekareye 62,9 kilogram olarak kaydedilirken, Buca’da 45,4, Konak’ta 40,9, Aliağa’da 43,6 ve Foça’da 46 kilogram yağış ölçüldü. Yağış sabah saatlerinde etkisini kaybetse de bazı bölgelerde su baskınları ve taşkınlar meydana geldi. Ekiplerin yoğun mesaisi sürüyor İzmir Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri Dairesi Başkanlığı Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM) Şube Müdürlüğü koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında, 412 iş makinesi, 200 pompa ve bin 365 personel sahada görev yapıyor. İZSU Genel Müdürlüğü ekipleri özellikle yol ve konutlardaki su baskınlarına müdahale ederken, itfaiye ekipleri su tahliye çalışmalarını sürdürüyor.
Sağanak sonrası yol çöktü, mahalleyi endişe kapladı
13 Şubat 2026 Cuma - 12:54 Sağanak sonrası yol çöktü, mahalleyi endişe kapladı İzmir’in Konak ilçesinde sağanak yağışların ardından yumuşayan toprak, dar bir sokakta yolun çökmesine neden oldu. Mahalle sakinleri, daha önce yetkilileri uyardıklarını ancak bir önlem alınmadığını iddia ederek, her geçen gün genişleyen çökme nedeniyle büyük tedirginlik yaşıyor. İzmir’de günlerdir etkili olan şiddetli sağanak yağışlar, bazı noktalarda hayatı olumsuz etkilemeye devam ediyor. Konak ilçesine bağlı Ferahlı Mahallesi 3505 Sokak’ta, yağışlar nedeniyle toprağın yumuşaması sonucu yolun bir kısmında çökme meydana geldi. Özellikle yayaların ve motosiklet sürücülerinin geçiş güzergahı olan dar sokaktaki bu hasar, çevredeki binalar için de risk oluşturmaya başladı. Mahalle sakinlerinden alınan bilgiye göre, yoldaki çökme bir anda değil, gün içerisinde yavaş yavaş gerçekleşti. Toprağın kaymasıyla birlikte yolun bir bölümü boşluğa doğru sürüklenirken, vatandaşlar kendi imkanlarıyla çevre güvenliğini sağlamaya çalıştı. Vatandaştan tepki: "Göz göre göre çöktü" Çökmenin meydana geldiği yoldaki bir evde oturan Emel Eyi, daha önce defalarca durumu bildirmelerine rağmen önlemin alınmadığını söyleyerek, "Bu yolu zamanında çok fazla kayganlaştığı için biz yaptırmıştık. Muhtar ilgilenmediği için bizzat belediyeye giderek durumu ilettik. Daha sonrasında yağışlar nedeniyle yollarda çatlaklar oluşmaya başladı. Durumu tekrar muhtara bildirdik ve görsellerini paylaştık. Çatlakların başlangıçta ufak olduğunu ancak yağışlar sebebiyle büyüyebileceğini, asfaltın durumunun iyi olmadığını belirttik. Burası yayaların ve çocukların okula giderken yoğun olarak kullandığı bir yol olduğu için ciddi bir tehlike arz ediyordu. Başvurumuz üzerine gelip sadece ince bir şerit çektiler ancak sonrasında hiçbir şekilde ilgilenmediler. Yolun açığı daha da büyüdü. Kendilerine tekrar ulaşarak tehlikenin arttığını iletmemize rağmen başvurularımız dikkate alınmadı. Şu an geldiğimiz son nokta, tamamen bu ilgisizliğin bir sonucudur. Bu olay ansızın, bir gecede meydana gelen bir durum değil, göz göre göre büyüyen çatlakların sonucudur. Buradaki uçurum 15 senedir var ve bu süreçte gerekli kontrollerin yapılması, yolun altının doldurulması gerekiyordu. Şimdi ise sorunun aşağıdaki istinat duvarından kaynaklanabileceği söyleniyor. Bu tamamen bir ihmaldir. Biz sadece kendi güvenliğimiz için değil, bu yolu her gün kullanan çocuklar ve yayalar için de endişeliyiz. Yetkililerden artık bir çözüm bekliyoruz" dedi. 16 yıldır diken üstündeler Vatandaşlardan Ömer Eyi ise, "Yaklaşık 16 senedir burada ikamet ediyoruz. Yolun kenarındaki saçlar o dönemde konulmuştu ve zaten oldukça ilkel bir koruma yöntemiydi. Zamanla bu saçların altından sürekli toprak kayması oluyor ve yolda çatlaklar oluşuyordu. Bu çatlakları başlangıçta kendi imkanlarımızla doldurduk, ardından belediyeye haber verdik ve yolu asfaltladılar. Fakat yolun altı boş olduğu için yağmur ve heyelan nedeniyle kayma devam etti. Şu an evlerimizde bir sıkıntı yok ve herhangi bir sarsıntı hissetmiyoruz ancak yol tamamen dağılmış durumda. Bu yol yayalar ve çocuklar için büyük bir hayati tehlike oluşturuyor. Bu sabah çocuklar yoldaki çökme nedeniyle oradan geçemedi ve işe gidecek olanlar farklı yolları kullanmak zorunda kaldı. Yaklaşık 10 gün önce tehlike daha azken belediyeyi aradık, ilgileneceklerini söyleyip sadece şerit çekip gittiler. Bugün tekrar aradığımızda yine ilgileneceklerini belirttiler ama henüz gelen giden olmadı. Kaldırımın olduğu yerden biri düşse hayati tehlikesi var, durum ortada. Ayrıca evin balkon kısmı da eğilmiş durumda ve tehlike arz ediyor. Bu yolun bir an önce sağlamlaştırılması ve gerekli önlemlerin alınması gerekiyor. Yetkililerin sesimizi duymasını ve acilen müdahale etmesini bekliyoruz" açıklamasında bulundu.
Yağmur rekor kırıyor ama yeraltı beslenmiyor
13 Şubat 2026 Cuma - 10:57 Yağmur rekor kırıyor ama yeraltı beslenmiyor Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, İzmir’de yağış miktarlarının rekor seviyelere ulaştığını, buna rağmen yeraltına yeterince etki edemediğine dikkat çekerek, "Yağmur yağıyor ama su toprağa girmiyor. Betonlaşma nedeniyle yağmur suları hızla denize akıyor. Biz ise binlerce yıllık yeraltı sularını çekmeye devam ediyoruz" dedi. TÜBA Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, İzmir’de yaşanan su krizinin kuraklıktan değil, yanlış kentleşme, denetimsizlik ve bilimden kopuk yönetim anlayışından kaynaklandığını söyledi. Temiz Toplum Temiz Gelecek Platformu’na yaptığı ziyarette konuşan Yaşar, körfez kirliliği, yeraltı suyu talanı ve yeraltı otopark projelerinin aynı yönetim sorununun parçaları olduğunu vurguladı. İzmir’de yağış miktarlarının rekor seviyelere ulaştığını hatırlatan Yaşar, buna rağmen yeraltı sularının beslenmediğine dikkat çekerek, "Yağmur yağıyor ama su toprağa girmiyor. Betonlaşma nedeniyle yağmur suları hızla denize akıyor" dedi. Körfez kirli, hesap veren yok İzmir Körfezi’ndeki kirlilik ve koku sorununun yıllardır çözülemediğini belirten Yaşar, sorunun teknik değil yönetimle ilgili olduğunu söyledi. Arıtma tesislerinin yeterince çalıştırılmadığını, sanayi tesisleri ve derelerin etkin biçimde denetlenmediğini dile getiren Yaşar, "Dron görüntüsü var, numune var ama sistematik yaptırım yok. Körfez böyle temizlenmez" ifadelerini kullandı. Kirlilikle mücadelede ceza yetkisi tartışmalarına da değinen Yaşar, bunun bir algı yönetimi olduğunu savundu. "Denetimi yap, ölçümü yap, veriyi açıkla. Ceza mekanizması zaten mevzuatta var. Sorun yetki değil, irade" dedi. Otopark ısrarına tepki: "Yeraltını bitirip altına beton atıyorlar" Yeraltı otoparkı ve tüp geçit projelerinin gündeme getirilmesini eleştiren Yaşar, İzmir’in mevcut altyapısının dahi tamamlanamadığını hatırlatarak, "Yollar yıllardır bitmiyor, altyapı çökmüş durumda. Yeraltı suları hızla tükenirken yeraltına yeni beton projeleri konuşuluyor. Bu şehircilik değil, risk üretmektir" diye konuştu. Tahtalı Barajı su seviyesi arttı ama tehlike geçmedi İzmir’in ana içme suyu kaynaklarından Tahtalı Barajı’ndaki doluluk oranlarının artmasının geçici bir rahatlama sağladığını ifade eden Yaşar, asıl sorunun yeraltı akiferlerinin hızla tükenmesi olduğunu vurguladı. "Barajlar dolabilir ama yeraltı suları geri gelmez. Tuzlanma ve çökme riski kapıda" uyarısında bulundu. "Sorun su değil, yönetim" Prof. Dr. Yaşar, İzmir’de yaşanan tablonun temelinde bilimin karar mekanizmalarından dışlanmasının yattığını belirterek, "Doğa bilimciler dinlenmiyor, veriler şeffaf değil. Bizde su sorunu yok, yönetim sorunu var" dedi. Temiz Toplum Temiz Gelecek Platformu Başkanı Yunus Karakaya ise yaptığı kısa açıklamada, "İzmir’in geleceği için su meselesi siyaset üstüdür. Bilim insanlarının uyarıları dikkate alınmazsa bedelini kent öder" ifadelerini kullandı.
Konaklı kadınlar için farkındalık noktaları oluşturuldu
13 Şubat 2026 Cuma - 10:14 Konaklı kadınlar için farkındalık noktaları oluşturuldu Medicana International İzmir Hastanesi ve Konak Belediyesi işbirliğiyle Rahim Ağzı Kanseri Farkındalık Ayı’na özel bir çalışmaya imza atıldı. Konak’ta 3 farklı noktada kadınlara ulaşan projeyle HPV aşısının önemine ve düzenli PAP smear testi yaptırmanın faydalarına dikkat çekildi. Rahim ağzı kanserine yönelik farkındalık oluşturmak ve bu hastalığa karşı mücadelenin yollarını anlatmak adına Medicana International İzmir Hastanesi ve Konak Belediyesi iş birliğinde kapsamlı bir farkındalık çalışması gerçekleştirildi. ‘Bugün Önlenebiliyorsa Bilim Sayesinde’ başlığıyla rahim ağzı kanserine dikkat çekmek amacıyla Konak Belediyesi’nin Güzelyalı Nazım Hikmet Kültür Merkezi, Beştepeler Sosyal Tesisleri Semt Merkezi ve Toros Sosyal Tesisi’nde farkındalık alanları oluşturuldu. Sergide; rahim ağzı kanserinin erken teşhis edilerek önlem alınmasını sağlayan PAP smear testini geliştiren Mary Elizabeth H. Papanicolaou ve George Papanicolaou; araştırmalarıyla HPV-kanser ilişkisini ortaya çıkaran Nobel Ödüllü Harald zur Hausen; HPV aşısının geliştirilmesine katkı sunan Ian Frazer, Jian Zhou ve Alexander Meisels isimli bilim insanlarının temsili görselleriyle hastalığa karşı mesaj verildi. Rahim ağzı kanserine karşı oluşturulan farkındalık sergisine sosyal tesislerdeki kreşlere ve kurslara gelen kadınlar büyük ilgi gösterdi. Rahim ağzı kanseri nedir ve nasıl korunulur? Rahim ağzı kanseri, kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biri olup büyük oranda Human Papilloma Virüs (HPV) enfeksiyonu ile ilişkilidir. Çoğu zaman erken evrede belirti vermeden ilerleyebilen hastalık, düzenli tarama programları ve koruyucu önlemler sayesinde önlenebilir ya da erken dönemde tespit edilerek başarılı şekilde tedavi edilebilir. Erken yaşta cinsel aktivite, birden fazla partner, sigara kullanımı ve bağışıklık sisteminin zayıf olması risk faktörleri arasında yer alırken, HPV aşısı hastalığa karşı en etkili korunma yöntemlerinden biri olarak öne çıkmaktadır. PAP smear testi ise rahim ağzı kanserinin erken tanısında kullanılan basit ve ağrısız bir tarama yöntemidir. Rahim ağzından alınan hücre örneklerinin laboratuvar ortamında incelenmesi esasına dayanır. Bu test sayesinde kanser öncüsü hücresel değişiklikler henüz kansere dönüşmeden tespit edilebilir ve gerekli tedavi süreci erken dönemde başlatılabilir. Uzmanlar, belirli yaş aralığındaki kadınların düzenli aralıklarla PAP smear testi yaptırmasının hayati önem taşıdığını vurgulamaktadır.
Kanser tedavisinde iştahsızlık ve beslenme yetersizliğine dikkat
13 Şubat 2026 Cuma - 10:10 Kanser tedavisinde iştahsızlık ve beslenme yetersizliğine dikkat Uzman diyetisyen Gamze Gültekin, kanser hastalarında oluşabilecek beslenme yetersizliğine karşı "besin zenginleştirme" yönteminin devreye sokulması gerektiğini söyledi. Besin zenginleştirmenin, yemeği büyütmek değil besleyiciliğini artırmak olduğunu belirten Gültekin, "Amaç az miktarla daha fazla enerji ve protein alımını sağlamaktır. Çorbalara süt, yoğurt, yumurta, baklagil unu eklenmesi gibi yöntemler besin değerini artırır." dedi. Acıbadem Kent Hastanesi Onkoloji Bölümü’nden Uzman Diyetisyen Gamze Gültekin, kanser tedavisi sürecinde hastalarda sıkça görülen iştahsızlık, yemeklerden tiksinme ve beslenme yetersizliğine dikkat çekti, doğru beslenmenin tedavinin ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi. Kanser hastalarının "çok yemek" yerine "doğru ve yeterli besinleri almak" üzerine odaklanması gerektiğini vurgulayan Gültekin, yeterli beslenmenin hastaların kendilerini daha güçlü ve enerjik hissetmelerine yardımcı olduğunu belirtti. Gültekin, "Beslenme, kilo ve kas kaybını önlerken, tedaviye bağlı komplikasyonlarla daha iyi başa çıkmayı ve daha hızlı iyileşmeyi sağlıyor." diye konuştu. Yetersiz beslenmeye dikkat Tedavi sürecinde sık karşılaşılan en önemli sorunlardan birinin "malnütrisyon" yani yetersiz beslenme olduğunu ifade eden Gültekin, bunun sadece az yemekle sınırlı bir durum olmadığını belirtti. Malnütrisyonun vücutta yağ ve kas kaybına, fonksiyonel kayıplara yol açabilen ciddi bir sağlık sorunu olduğunu söyleyen Gültekin, "Bu durum enfeksiyon riskini artırıyor, bağışıklığı zayıflatıyor ve hastanede yatış süresini uzatabiliyor." dedi. Kanser hastalarının beslenme durumlarının düzenli olarak değerlendirilmesi gerektiğini aktaran Gültekin, ilk görüşmeden itibaren kas gücü, kilo değişimi, besin tüketimi, ağız ve diş sağlığı, hareket kabiliyeti gibi birçok faktörün dikkate alınması gerektiğini söyledi. Hastalarla yapılan günlük besin tüketim sohbetlerinin kendileri için çok önemli olduğunu belirten Gültekin, eksik kalan enerji ve protein ihtiyacının buna göre planlandığını ifade etti. Tedavilerin olumsuz etkileri olabilir Bazı hastalarda ağızdan beslenmenin zorlaşabildiğini dile getiren Gültekin, bu gibi durumlarda damardan, mide ya da bağırsak yoluyla beslenme seçeneklerinin değerlendirildiğini söyledi. Kemoterapi ve radyoterapinin beslenmeyi olumsuz etkileyen yan etkileri olabildiğini belirten Gültekin, bulantı, kusma, ağız yaraları, ishal ve kabızlık gibi sorunların besin alımını azalttığını kaydetti. Gültekin, bu şikayetlerin mutlaka doktor ve diyetisyenle paylaşılması gerektiğini söyledi. Ağız yaraları olan hastalara yumuşak, ılık ve tahriş etmeyen besinler önerdiklerini belirten Gültekin, çok tuzlu, baharatlı ve asitli gıdalardan uzak durulması gerektiğini söyledi. Gültekin, ishal ve kabızlık durumlarında da beslenmenin mutlaka yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurguladı. Besin zenginleştirmenin önemi Öte yandan uzman diyetisyen Gültekin beslenme yetersizliğinin önlenmesinde "besin zenginleştirme" yönteminin önemine dikkat çekti. Gültekin, şöyle konuştu: "Zenginleştirmek, yemeği büyütmek değil, besleyiciliğini artırmaktır. Amaç az miktarla daha fazla enerji ve protein almaktır. Çorbalara süt, yoğurt, yumurta, baklagil unu eklenmesi gibi yöntemlerle besin değerleri artırılabilir. Hastamız az yesin ama yediği çok besleyici olsun. Her lokmada enerji, her kaşıkta protein olsun. Küçük eklemeler büyük farklar oluşturur."
Teknolojinin tarihi bu müzede sergileniyor
13 Şubat 2026 Cuma - 09:44 Teknolojinin tarihi bu müzede sergileniyor Ege Üniversitesi Uluslararası Bilgisayar Enstitüsü (UBE) tarafından teknoloji tarihinin önemli parçalarını dijital ortamda korumak, ilgililerle buluşturmak ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla "UBE Bilgisayar Bileşenleri Sanal Müzesi" oluşturuldu. Enstitü Müdürü Prof. Dr. Geylani Kardaş’ın fikri ile Dr. Öğr. Üyesi Gül Boztok Algın’ın danışmanlığında hayata geçirilen proje, İŞKUR Gençlik Programı kapsamında çalışan öğrencilerin etkin katılımıyla beğeniye sunuldu. Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Aydoğan Savran, Prof. Dr. Tahir Yağdı ve Prof. Dr. Mehmet Ersan; Enstitü yönetimi ile bir araya gelerek açılan müze hakkında bilgi aldı. Rektör Prof. Dr. Alcı, "Teknolojinin zaman içerisindeki değişimini ve gelinen noktayı gözler önüne seren bu müzenin oluşturulmasında emeği geçen hocalarımızı ve öğrencilerimizi tebrik ediyorum" diye konuştu. Sanal Müze hakkında bilgi veren Prof. Dr. Geylani Kardaş, "UBE Bilgisayar Bileşenleri Sanal Müzesi, teknoloji tarihinin önemli parçalarını dijital ortamda korumak, ilgililerle buluşturmak ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla oluşturulmuş bir projedir. Bu müze ile Enstitümüz envanterindeki ikonik donanım bileşenleri sanal bir ortamda sergilenerek bilgisayar teknolojisinin evrimi gözler önüne serilmektedir. Müze envanterindeki klasik işlemcilerden eski ağ cihazlarına kadar birçok parça, görselleri ve açıklayıcı bilgileriyle sunulmaktadır. Her bir parçanın zaman içindeki dönüşümünün incelenmesi teknoloji dünyasının gelişimini gözler önüne sermektedir" dedi. "Müzemize zamandan ve mekandan bağımsız olarak erişilebiliyor" Müzenin sanal ortamda açılmasının nedenlerine değinen Prof. Dr. Kardaş, "Sanal müzenin en büyük avantajlarından biri, zamandan ve mekândan bağımsız olarak bu değerli koleksiyona erişilebilmesidir. Fiziksel müzelerin sınırları aşılarak, teknoloji meraklılarının, öğrencilerin ve araştırmacıların bu tarihi parçaları detaylı olarak incelemelerine olanak sağlanmaktadır. Her bir bileşen, kendi döneminin teknolojik başarılarını ve tasarım anlayışını yansıtmakta, bu sayede bilgisayar teknolojisinin nasıl geliştiği ve dönüştüğü gözler önüne serilmektedir. Sanal müzenin kuruluş amacı, bilgisayar teknolojisinin tarihsel gelişimini belgelemek, eğitim amaçlı kullanım için dijital kaynak sağlamak ve teknoloji meraklılarına geçmişten günümüze bilgisayar bileşenlerinin evrimini göstermektir" diye konuştu. UBE Bilgisayar Bileşenleri Sanal Müzesine ‘http://akademik.ube.ege.edu.tr/sanalmuze’ adresinden erişim sağlanabiliyor.