Yerel Haberler
İzmir
Aliağa’da 23 Nisan Çocuk Bayramı coşkuyla kutlandı 23 Nisan 2026 Perşembe - 21:50:15 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ve TBMM’nin açılışının 106. yıl dönümü Aliağa’da düzenlenen birbirinden renkli etkinliklerle kutlandı. Aliağa’da ‘23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’ kutlamaları sabah saatlerinde öğrenci grupları ile vatandaşların bando eşliğinde çelenk sunma töreninin yapılacağı Cumhuriyet Meydanı’na kortej halinde yürümesiyle başladı. Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen törende Aliağa İlçe Milli Eğitim Müdürü Dr. Erdoğan Akyüz, Atatürk Anıtı’na çelenk sunumunu yaptı. Çelenk sunma programı, İstiklal Marşı’nın okunması ve saygı duruşunda durulmasının ardından sona erdi. Resmi törenin ardından 23 Nisan kutlama programı Mehmet Saka İlkokulu’nda devam etti. Programa; Aliağa Kaymakamı Zekeriya Güney, Garnizon Komutanı Albay Ali Güler, Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, Aliağa Cumhuriyet Başsavcısı Serkan Başaran, Aliağa İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı Yusuf Can Gökgöz, Aliağa İlçe Emniyet Müdürü Ahmet Can, Aliağa İlçe Milli Eğitim Müdürü Dr. Erdoğan Akyüz, Aliağa Belediye Başkan Yardımcısı Mesut Öztürk, Aliağa Belediyesi Personel Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmedali Özkurt, şehit yakınları, gaziler, askeri erkan, daire amirleri, sivil toplum kuruluşları, siyasi parti temsilcileri, öğretmenler, öğrenciler, veliler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Programda Günün anlam ve önemini belirten açılış konuşmasını Aliağa İlçe Milli Eğitim Müdürü Dr. Erdoğan Akyüz yaptı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in kutlama mesajı okundu. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında yürütülen Dilimizin Zenginlikleri Projesi çerçevesinde düzenlenen şiir yazma yarışmasında İzmir il birincisi olan Aliağa 100. Yıl Ortaokulu öğrencisi Zeynep Baba, ‘Yaşasın Hürriyet’ adlı şiirini seslendirdi. Mehmet Saka İlkokulu öğrencilerinin hazırladığı gösteriler izleyicilerden büyük alkış aldı. İlçe genelinde düzenlenen resim ve atletizm yarışmalarında dereceye giren öğrencilere ödülleri takdim edildi. Kutlama programının ardından katılımcılar, öğrenciler tarafından hazırlanan ‘23 Nisan’da Çocuk Olmak’ temalı resim sergisini gezdi." Aliağa’da çocukların bayramı dolu dolu kutlandı Aliağa Belediyesi tarafından 23 Nisan Çocuk Şenliği kapsamında düzenlenen ve üç gün süren etkinlikler; Helvacı, Şakran ve Avcı Ramadan’da yoğun katılımla gerçekleştirildi. Okul saldırısında hayatını kaybeden öğretmen ve öğrenciler için Kur’an-ı Kerim okundu. Program boyunca çocuklar ve aileler için renkli aktiviteler düzenlendi. Helvacı ve Şakran’da maskot gösterileri, taş ve yüz boyama etkinlikleri ile çeşitli ikramlar sunulurken, şişme oyun grupları, motosiklet eğitim parkuru ve farklı oyun alanlarıyla eğlence daha da genişletildi. Üç gün boyunca sahne alan ASEV dans ekipleri ise halk oyunları ve modern dans gösterileriyle şenliğe renk kattı. Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, şenlikte çocukların gününü kutlayarak mutluluklarına ortak olurken çocuklarla birlikte etkinliğin kapanışını yaptı. Aliağa Belediyesinden, 23 Nisan’a özel resimli çocuk kitabı Aliağa Belediyesi’nin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’na özel olarak hazırladığı "Ali ve Ece, Yaşasın 23 Nisan" adlı resimli çocuk kitabı, etkinliklerde miniklerle buluştu. Aliağa Belediyesinin "Aliağa Çocuk" yayınevinden çıkan "Ali ve Ece" serisinin üçüncü kitabı olan "Ali ve Ece, Yaşasın 23 Nisan", Demet Bozkurt tarafından kaleme alınıp özel çizimlerle zenginleştirildi. Üç gün süren şenlikler boyunca Helvacı, Şakran ve Avcı Ramadan’da gerçekleştirilen etkinliklerde 3 bin adet kitap çocuklara dağıtıldı.
23 Nisan 2026 Perşembe - 15:25 İzmir’de çocuklar 23 Nisan etkinliklerinde kriz yönetiminin başına geçti İzmir’de 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri kapsamında Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) İl Müdürlüğünü ziyaret eden ilkokul öğrencileri, hem afet bilinci eğitimi aldı hem de senaryo gereği meydana gelen deprem krizini yönetti. 23 Nisan kapsamında düzenlenen etkinlikler dolayısıyla Nebahat Alparslan Karadavut İlkokulu, Bayraklı Osman Faruk Verimer İlkokulu ve Bornova İhsane Tuna Dıravacıoğlu İlkokulunda eğitim gören 3. ve 4. sınıf öğrencileri ile velileri, İzmir AFAD İl Müdürlüğünde misafir edildi. Organizasyona İzmir Valisi Süleyman Elban, İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Yahşi ve İzmir AFAD İl Müdürü Nazif Ekinci de katıldı. AFAD Kriz Yönetim ve Koordinasyon Merkezini ziyaret eden çocuklara, burada uzman ekipler tarafından kurumun çalışmaları hakkında bilgilendirme yapıldı. Daha sonra gönüllü yeleklerini giyerek baretlerini takan minik öğrenciler, AFAD eğitimcilerinden Heimlich manevrası başta olmak üzere kalp masajı ve çeşitli ilk yardım eğitimleri aldı. Eğitimlerin ardından çocuklar, temsili olarak devlet büyüklerinin ve kurum müdürlerinin yerini alarak senaryo gereği meydana gelen bir deprem anında yapılması gerekenleri uyguladı. Kriz masasına geçen öğrencilerden Deniz Çetin vali, Yekta Akkuş garnizon komutanı, Gülce Gündaş büyükşehir belediye başkanı ve Melis Yavuzalp ise AFAD il müdürü koltuğuna oturarak arama kurtarma çalışmalarını koordine etti. AFAD Başkanı konferansla bağlandı Türkiye AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan ise etkinliğe video konferans yöntemiyle bağlanarak çocukların bayramını kutlayan bir açıklama yaptı. Renkli anlara sahne olan tatbikatın ardından, görevlerini başarıyla tamamlayan çocuklara afet ve acil durum çantaları ile çeşitli hediyeler takdim edildi. "Geleceğin komutanları olarak hazırız" Garnizon Komutanı görevini üstlenen Yekta Akkuş, bu organizasyon sayesinde önemli tecrübeler edindiklerini ve geleceğin komutanları olarak vatan savunmasına her zaman hazır olacaklarını ifade etti. Akkuş, AFAD tarafından düzenlenen bu etkinlikte afet bilincini yaşayarak öğrendikleri için teşekkürlerini iletti. "Koordinasyonun önemini kavradık" Temsili AFAD İl Müdürü Melis Yavuzalp ise kriz anlarını yönetmenin büyük bir sorumluluk olduğunu ve bu süreçte koordinasyonun önemini kavradıklarını belirtti. Yavuzalp, kendilerine sunulan bu imkanın afetlere karşı hazırlıklı olma noktasında çok kıymetli olduğunu kaydetti.
23 Nisan 2026 Perşembe - 15:00 Marble İzmir’i 50 bini aşkın kişi ziyaret etti Doğal taş sektörünün küresel buluşma noktası Marble İzmir-Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı, 4 bin 10’u yabancı ve 46 bin 973’ü yerli olmak üzere toplam 50 bin 983 profesyonel ziyaretçiyi ağırladı. Marble İzmir, ortaya çıkardığı ticaret hacminin yanı sıra tasarım, sanat ve bilgi paylaşımını bir araya getiren yapısıyla dikkat çekti. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde İZFAŞ tarafından bu yıl 31. kez düzenlenen Marble İzmir, 14-17 Nisan tarihleri arasında dünyanın dört bir yanından sektör profesyonellerini İzmir’de ağırladı. Marble İzmir, her yıl olduğu gibi bu yıl da hem sektöre hem de ülke ekonomisine önemli katkılar sağladı. Türkiye’nin 41 ilinden ve 28 farklı ülkeden katılımcıyla 150 bin metrekareyi aşan alanda gerçekleştirilen Marble İzmir’de, Ege Maden İhracatçıları Birliği ve İZFAŞ koordinasyonunda düzenlenen alım heyeti programları, B2B görüşmelerle farklı ülkelerden gelen alıcılar katılımcı firmalarla buluşturularak, binlerce nitelikli iş görüşmesi yapıldı. Fuar hem mevcut ticari ilişkilerin güçlendirildiği hem de yeni pazarlara açılma fırsatlarının değerlendirildiği bir platform olarak öne çıktı. Gerçekleştirilen ticari görüşmelerin sektöre milyonlarca dolar hacminde katkı sunması öngörülüyor. Tasarım, sanat ve ticaret D-esign Arena’da buluştu D Holü, bu yıl "D-esign Arena" konseptiyle yeniden düzenlendi ve fuarın en dinamik alanlarından biri haline geldi. Tasarım, sanat ve ticaretin buluştuğu bu alanda mimar, akademisyen ve sektör temsilcilerinin katılımıyla Marble Talks oturumları, iş görüşmeleri ve etkinlikler gerçekleştirildi. 31. yıla özel açılış performansı ve paneller büyük ilgi gördü. 50’yi aşkın uzman deneyimlerini paylaştı. Heykel Çalıştayı’nda üretilen eserler fuar boyunca sergilendi ve İzmir’in çeşitli noktalarına yerleştirildi. 67 üniversiteden 724 projenin katıldığı 8. Uluslararası Doğal Taş Tasarım Yarışması’nda 19 tasarım finale kalırken, ödüller sahiplerini buldu. "Gelecek yıl için çalışmalarımıza şimdiden başladık" Fuarla ilgili değerlendirmede bulunan İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, Marble İzmir’in sektörle birlikte büyüyen güçlü yapısına dikkat çekerek, "Marble İzmir’i başarıyla tamamlamanın gururunu yaşıyoruz. 31 yıldır Marble İzmir sektörü büyütürken, sektör de fuarı büyütmeye devam ediyor. Türkiye’nin sahip olduğu doğal taş rezervleri, fuarı küresel ölçekte güçlü kılıyor. Yabancı katılımcı ve ziyaretçilerimizin, burada yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın dört bir yanından taş çeşitliliğini bir arada görme fırsatı bulduklarını ifade etmeleri bizim için büyük bir memnuniyet kaynağı. Bu yılki organizasyon, küresel ölçekte yaşanan zorluklara rağmen bir araya gelmenin ve iş birliği üretmenin her zamankinden daha önemli hale geldiğini bir kez daha gösterdi. Bine yakın katılımcı ve 50 bini aşkın ziyaretçiyle Marble İzmir, artık sadece bir ticaret platformu değil; fikirlerin buluştuğu, iş birliklerinin geliştiği ve sektörün geleceğinin şekillendiği güçlü bir buluşma noktası olduğunu bir kez daha kanıtladı. Marble İzmir gerçekten çok güçlü bir fuar ve bu güç sektöre doğrudan yansıyor. Önümüzdeki yıl bu gücü daha da büyüterek sürdürmek istiyoruz. Gelecek yıl için çalışmalara şimdiden başladık" dedi. Nitelikli alıcı vurgusu TÜMMER Yönetim Kurulu Başkanı Hanifi Şimşek ise Marble İzmir’in sektörel açıdan verimli geçtiğini belirterek, organizasyonun hem ulusal hem de uluslararası düzeyde güçlü bir iş birliğiyle yürütüldüğünü söyledi. Şimşek, "Türkiye ile ticaret yapmak isteyen herkes buradaydı. Yoğunluk vardı, ama daha önemlisi nitelikli bir katılım vardı. Aldığımız geri bildirimler de fuarın geçen seneye göre daha iyi geçtiğini gösteriyor. 2027’nin çok daha iyi olacağını düşünüyorum. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. Cemil Tugay’a özellikle teşekkür etmek istiyorum. Fuara çok büyük destek veriyor. Aynı şekilde İZFAŞ Genel Müdürümüz Tuğçe Cumalıoğlu ile çok uyumlu bir çalışma yürütüyoruz. Bu güçlü iş birliği sayesinde fuar her yıl daha da gelişiyor" diye konuştu. Marble İzmir doğal taş için bölgesel bir merkez olmaya devam ediyor İtalya Mermer Makineleri Üreticileri Konfederasyonu ile yapılan iş birliği çerçevesinde fuarda yer alan Konfederasyonun Onursal Başkanı Flavio Marabelli ise, organizasyonun küresel ölçekteki konumuna dikkat çekerek, "Bu fuara en başından beri katılıyorum, hatta fuar şehir merkezindeyken de buradaydım. Bu özel ve harika fuar alanının kuruluşuna tanıklık ettim. Son katılımımdan beş yıl sonra yeniden burada olmak benim için önemli. Dünyada uluslararası durum oldukça karmaşık ancak buna rağmen bu fuarda çok sayıda ziyaretçi gördüm ve Türk şirketlerinin katılımı oldukça başarılı ve memnuniyet vericiydi. Bu, fuarın doğal taş için bölgesel bir merkez olmaya devam ettiğinin göstergesi. Marble İzmir yalnızca Türkiye için değil, farklı coğrafyalar için de önemli bir platform" ifadelerini kullandı. "Türkiye, doğal taş ticareti yapan herkes için merkezi bir nokta" Fuara Hindistan’dan katılan Toshniwal Stones temsilcisi Akhil Toshniwal, Marble İzmir’in doğal taş sektöründeki güçlü konumuna ve uluslararası etkisine dikkat çekerek, "Bu yıl gerçekten çok iyi. Çok farklı ülkelerden çok sayıda insan görüyorum. Özellikle Orta Doğu’dan ve Rusya’dan yoğun katılım var. O kadar yoğunduk ki öğle yemeği yiyecek vaktimiz bile olmadı. Burada olduğumuz ve katıldığımız için çok mutluyuz. Türkiye, doğal taş ticareti yapan herkes için merkezi bir nokta. Çünkü herkes Türk taşıyla çalışıyor. Her yıl yeni mermerler ve yeni taşlar görüyoruz. Bu işi yapan herkesin Türkiye’ye, bu fuara gelmesi gerekir" dedi. "Marble İzmir bizim için vazgeçilmez bir buluşma noktası" Aslanlar Mermer temsilcisi Deniz Fazlılar, fuarın hem ticari hem de marka değeri açısından önemini vurgulayarak, "İzmir firması olduğumuz için burada olmak bize ayrı bir avantaj sağladı. İzmir Fuarı bizim için hem satış hem prestij hem de tanıtım açısından çok önemli bir nokta. Yaklaşık 15 yıldır katılıyoruz, pandemi dışında her yıl buradayız ve genel olarak çok memnunuz. Bu yıla baktığımızda ziyaretçi sayısından çok niteliğin arttığını düşünüyoruz. Bu yıl gelenler daha net, ne istediğini bilen, daha hızlı karar alabilen ve işi sonuca götürebilen kişilerdi. Bu da özellikle bizim gibi butik çalışan ocaklar ve fabrikalar için büyük bir avantaj oldu" şeklinde konuştu. "23 yıldır Marble İzmir’e geliyoruz" Mısır’dan fuara katılan Alex Tiles&Alex Marmo temsilcisi Yasser Rashed, "23 yıldır Marble İzmir’e geliyoruz. Bizim için burası dünyanın en iyi yerlerinden biri. Bu sektörde çalışan herkes için çok önemli olduğu için biz de her zaman burada olmayı tercih ediyoruz. Fuar, uluslararası ticaret açısından bize ve tüm katılımcılara önemli katkı sağlıyor. Burada çok farklı ülkelerden alıcılarla bir araya geliyoruz. Özellikle Orta Doğu’dan gelen ziyaretçiler için önemli bir buluşma noktası. Türk mermeri ve taş çeşitliliği bizim için çok değerli. Türkiye ve İzmir’in bu zenginliğini görmekten memnunuz. Burada kurduğumuz karşılıklı ilişkiler, ticaretimizi geliştiriyor. Önümüzdeki yıllarda da burada olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. 32. Marble İzmir, 13-16 Nisan 2027 tarihleri arasında gerçekleştirilecek.
23 Nisan 2026 Perşembe - 14:54 İzmirli işletmeciden 23 Nisan’da binlerce çocuğa pide ve bayrak İzmir’in Konak ilçesinde bir restoran işletmecisi, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da meydana gelen okul saldırılarında hayatını kaybedenleri anmak amacıyla 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda çocuklara 3 bin adet pide ile 3 bin adet Türk bayrağı dağıttı. İşletmeci Nazmi Sotmak, Gültepe Mahallesi’ndeki dükkanının önünde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda anlamlı bir etkinlik düzenledi. Sotmak, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da meydana gelen saldırılar sonucu yaşamını yitiren öğrenciler ve öğretmenin anısına çocukları restoranında ağırladı. Yoğun katılımın gözlendiği anma programında çocuklar, kendileri için hazırlanan ikramları almak üzere dükkanın önünde uzun kuyruklar oluşturdu. Restoranın önünde toplanan çocuklara ve mahalle sakinlerine 3 bin adet pide ile ayran dağıtımı gerçekleştirildi. İkramların yanı sıra miniklere bağımsızlık simgesi olan Türk bayrakları hediye edildi. Dağıtılan 3 bin bayrak ile mahallede renkli görüntüler oluşurken, çocuklar hem 23 Nisan coşkusunu yaşadı hem de okul saldırılarında hayatını kaybeden yaşıtlarını unutmadı. Etkinliği daha önce kutlama amacıyla planladıklarını ancak yaşanan acı olay nedeniyle programın içeriğini değiştirdiklerini belirten işletmeci Nazmi Sotmak, "23 Nisan programını şehit haberleri gelmeden önce kutlamak amacıyla müzisyenler çağırarak organize etmiştik. Çocuklarımıza destek olmak için böyle bir etkinlik yapmak istedik. Ancak maalesef acı bir olay yaşandı. Kahramanmaraş’ta 8 kardeşimiz ve bir öğretmenimiz şehit oldu. Az önce burada o çocuklarımız ve şehitlerimiz için kısa bir mevlit okuttuk" şeklinde konuştu. "Tek bir çocuk dahi pide almadan gitmeyecek" Çocuklara moral vermek istediklerini ve onların ülkenin geleceği olduğunu vurgulayan Sotmak, "Bayramı biraz buruk kutluyoruz ancak kalan çocuklarımıza moral olması amacıyla bir palyaço getirdik. Onların hepsi bizim geleceğimizdir. Çocuklarımız için 3 bin adet bayrak aldık ve onlara dağıtıyoruz. Ayrıca 3 bin pide ve 3 bin ayran hazırlattık. Hiçbir çocuğumuzu geri gönderecek halimiz yok. Tek bir çocuğumuz dahi pide almadan buradan gitmeyecek" dedi.
EGİAD, iş dünyasına stratejik pusula sundu
10 Şubat 2026 Salı - 13:00 EGİAD, iş dünyasına stratejik pusula sundu Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), küresel ölçekte değişen jeopolitik ve ekonomik dengeleri değerlendirmek amacıyla ’Uluslararası Sistemde Dönüşüm ve Yeni Dünya Düzeni’ başlıklı bir seminer düzenledi. Etkinlikte, küresel güç dengelerindeki değişimler ve Türkiye’nin bu süreçteki stratejik konumu masaya yatırıldı. EGİAD Dernek Merkezi’nde gerçekleştirilen toplantıya, Ege Üniversitesi İİBF Uluslararası İlişkiler Bölümü Başkanı Prof. Dr. Sinem Ünaldılar konuşmacı olarak katıldı. Toplantıda; jeopolitik riskler, yeni dünya düzeninin ekonomik yansımaları ve iş dünyasının bu süreçte alması gereken aksiyonlar kapsamlı bir şekilde ele alındı. "Stratejik okuma iş dünyası için zorunluluk" Etkinliğin açılışında konuşan EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, dünya siyasetinde kırılgan bir döneme girildiğini belirtti. Özhelvacı, "Küresel ölçekte artan jeopolitik gerilimler, çok kutuplu düzenin güçlenmesi ve uluslararası kurumların dönüşümü; dünya siyasetini ve ekonomik dengeleri derinden etkiliyor. Böylesi bir dönemde uluslararası sistemdeki dönüşümü doğru okumak, iş dünyası için stratejik bir zorunluluk haline gelmiştir" dedi. İş dünyasının en çok ihtiyaç duyduğu unsurun güvenilir analiz ve öngörü kapasitesi olduğunu ifade eden Özhelvacı, EGİAD olarak bilgi temelli yaklaşımlarını sürdüreceklerini kaydetti. Think Tank vurgusu ve anket çağrısı EGİAD’ın veri temelli politika üretme vizyonuna değinen Özhelvacı, Research İstanbul iş birliğiyle yürütülen "Bölgesel Ekonomik Güvenlik Think Tank Raporu" çalışmasının önemine dikkat çekti. "İş Dünyası ve Yatırımcı Anketi" ile ekonomik güvenlik, yatırım iklimi ve finansmana erişim gibi başlıklarda veri topladıklarını belirten Özhelvacı, Ege iş dünyasını ankete katılarak bölgesel kalkınma politikalarına katkı sunmaya davet etti. "Tedarik zinciri güvenliği rekabetin temeli" Seminerde küresel ekonominin en hassas noktalarından biri olan tedarik zinciri güvenliği de gündeme geldi. ABD ve Çin merkezli ticaret politikaları ile enerji arz güvenliğinin Ege sanayisi için risk teşkil ettiğini söyleyen Özhelvacı, "Küresel şoklara karşı şirketlerimizin dayanıklılığı artık rekabet gücünün temel unsuru haline gelmiştir. Tedarik çeşitlendirme ve stratejik esneklik, özellikle KOBİ’ler için hayati önemdedir" ifadelerini kullandı. "Türkiye dengeli bir politika izlemeli" Prof. Dr. Sinem Ünaldılar ise uluslararası sistemdeki dönüşümü akademik bir perspektifle değerlendirdi. Mevcut durumu "yönünü kaybetmiş bir sistem" olarak tanımlayan Ünaldılar, güç merkezlerinin yeniden şekillendiğini belirtti. ABD’nin küresel rolündeki belirsizliklere dikkat çeken Ünaldılar, "Türkiye’nin bu güç geçişi döneminde savurulmaması için dış politikada temkinli, dengeli ve bölgesinde oyun kurucu bir formül geliştirmesi şarttır" dedi.
İzmir’de öğrenci servis ücretleri belli oldu
10 Şubat 2026 Salı - 12:56 İzmir’de öğrenci servis ücretleri belli oldu İzmir’de öğrenci servis taşımacılığı ücretlerine yüzde 5 artış yapıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi, 2026 eğitim-öğretim döneminde kent sınırları içinde faaliyet gösteren öğrenci servis taşımacılığı ücretlerini güncelledi. Şubat ayı olağan meclis toplantısının ilk oturumunda, Plan ve Bütçe ile Ulaşım Komisyonları raporu doğrultusunda yeni tarifelerde yüzde 5 artış yapıldı. Belediye, resmi eğitim kurumları ile okul öncesi ve özel eğitim kurumları için iki ayrı ücret tarifesi oluşturdu. Kilometreye göre yeni ücretler Kilometreye göre güncellenen resmi eğitim kurumu servis ücretleri, 0-3 kilometre için 2 bin 900 TL, 0-6 kilometre için 3 bin 544 TL, 0-10 kilometre için 3 bin 793 TL, 0-15 kilometre için 4 bin 489 TL, 0-20 kilometre için 5 bin 388 TL, 0-25 kilometre için 5 bin 991 TL, 0-30 kilometre için 6 bin 601 TL, 0-35 kilometre için 6 bin 916 TL ve 0-40 kilometre için 7 bin 336 TL olarak belirlendi. Aynı kilometre sınırlamalarında okul öncesi ve özel eğitim kurumları için yapılan güncellemede ise ücretler şu şekilde oldu: 0-3 kilometre 3 bin 479 TL, 0-6 kilometre 3 bin 728 TL, 0-10 kilometre 4 bin 476 TL, 0-15 kilometre 5 bin 388 TL, 0-20 kilometre 5 bin 991 TL, 0-25 kilometre 6 bin 563 TL, 0-30 kilometre 6 bin 884 TL, 0-35 kilometre 7 bin 311 TL ve 0-40 kilometre 7 bin 836 TL. Sistem velilere kolaylık sağlıyor Büyükşehir Belediyesi, servis ücretlerini web üzerinden hesaplama imkânı sunarak velilere büyük kolaylık sağladı. 2025 yılında kullanıma açılan https://servisucrethesaplama.izmir.bel.tr adresi üzerinden, öğrencinin konumu, okul ve mesafeye göre ücret görülebiliyor. Hesaplamalar, meclis kararıyla alınan güncel ücret tarifesi üzerinden yapılıyor.
Ramazana hazırlıksız yakalanmayın
10 Şubat 2026 Salı - 12:54 Ramazana hazırlıksız yakalanmayın Ramazan ayı; öğün saatlerinin değişmesi, uzun süreli açlık ve uyku düzenindeki farklılaşmalar nedeniyle vücutta önemli fizyolojik adaptasyonlar gerektiren özel bir dönem olarak öne çıkıyor. Medicana Sağlık Grubu Beslenme ve Diyet Bölümü’den Uzm. Dyt. Mısra Aydın, Ramazan ayının daha sağlıklı ve dengeli geçirilebilmesi için beslenme ve yaşam tarzı düzenlemelerinin en az 2-3 hafta öncesinden planlanması gerektiğine dikkat çekti. Uzm. Dyt. Mısra Aydın, "Bilimsel çalışmalar, metabolizmasını hazırlamadan oruç tutmaya başlayan bireylerde kan şekeri dalgalanmaları, sindirim sistemi problemleri, baş ağrısı, halsizlik ve performans düşüşünün daha sık görülebildiğini ortaya koyuyor" ifadelerini kullandı. Medicana International İzmir Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Uzm. Dyt. Mısra Aydın, Ramazan öncesi hazırlığın metabolizmanın açlık süresine uyum sağlaması açısından kritik öneme sahip olduğunu belirtti. "Ramazan ayı yalnızca öğün saatlerinin değiştiği bir dönem değil; aynı zamanda vücudun enerji kullanım biçiminin yeniden düzenlendiği fizyolojik bir adaptasyon sürecidir" diyen Uzm. Dyt. Mısra Aydın, "Bu sürece hazırlıksız girildiğinde kan şekeri dalgalanmaları, sindirim sistemi sorunları, gün içinde belirgin halsizlik ve dikkat azalması gibi etkiler daha sık görülebilir. Oysa beslenme düzeninde yapılacak küçük ama planlı değişiklikler sayesinde metabolizma uzun süreli açlığa daha rahat uyum sağlayabilir ve bireyler Ramazan ayını çok daha konforlu geçirebilir" ifadelerini kullandı. Gün içinde sık atıştırmaya alışkın bireylerde Ramazan ile birlikte ani öğün değişiklikleri metabolik stresi artırabileceğini vurgulayan Uzm. Dyt. Mısra Aydın, düzensiz beslenmenin insülin duyarlılığını olumsuz etkileyerek açlık-tokluk mekanizmasını bozabileceğini belirtti. Öğün düzenlemesi, metabolik adaptasyonu kolaylaştırır Uzm. Dyt. Mısra Aydın, öğün planlamasının Ramazan öncesi dönemin en önemli adımlarından biri olduğunu vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı: "Gün boyunca kontrolsüz atıştırmak yerine ana öğünleri yapılandırmak, metabolizmanın ritmini düzenler. Öğün sayısını kademeli olarak azaltmak, geç saatlerde ağır ve yağlı yemeklerden kaçınmak ve akşam yemeklerini daha erken saatlere çekmek sindirim sisteminin yükünü hafifletir. Bu sayede Ramazan’da iftar sonrası sık karşılaşılan şişkinlik, mide yanması ve hazımsızlık gibi sorunların önüne geçmek mümkün olabilir." Uzun süreli açlık dönemlerinde kan şekerinin dengede kalmasının, hem fiziksel hem de zihinsel performans açısından büyük önem taşıdığına değinen Uzm. Dr. Mısra Aydın, düşük ve orta glisemik indeksli besinlerin, daha uzun süre tokluk sağlayarak ani açlık ataklarının önlenmesine yardımcı olduğuna dikkat çekti. Şeker ve un tüketimine dikkat edilmeli Uzm. Dyt. Mısra Aydın, Ramazan öncesi beslenmede tam tahıllar, kuru baklagiller, sebzeler, yeterli protein ve sağlıklı yağ kaynaklarının önceliklendirilmesi gerektiğini ifade ederek, "Rafine şeker ve beyaz un içeren besinlerin aşırı tüketimi kan şekerinde ani yükselme ve düşüşlere neden olabilir. Bu dalgalanmalar gün içinde yorgunluk, sinirlilik ve konsantrasyon güçlüğü olarak kendini gösterebilir. Dengeli bir makro besin dağılımı ise hem tokluk süresini uzatır hem de metabolik dengeyi destekler" diye konuştu. Yoğun çay ve kahve tüketimi olan bireylerde oruç tutarken görülen baş ağrısı ve halsizlik şikâyetlerinin önemli bir bölümünün kafein yoksunluğu ile ilişkilendirildiğini söyleyen Uzm. Dyt. Mısra Aydın, kafeinin ani kesilmesinin yorgunluk ve konsantrasyon bozukluğuna yol açabileceğini de ifade etti. Bu noktada kafein tüketiminin kademeli azaltımının önemine dikkat çeken Uzm. Dyt. Mısra Aydın, şöyle konuştu: "Oruç tutmaya başlamadan hemen önce kafeini tamamen kesmek yerine tüketimi aşamalı olarak azaltmak, vücudun bu değişime daha rahat uyum sağlamasına yardımcı olur. Aynı yaklaşım ilave şeker tüketimi için de geçerlidir. Tatlı isteğini dengelemek ve enerji dalgalanmalarını önlemek adına daha doğal ve kompleks karbonhidrat kaynaklarına yönelmek adaptasyon sürecini kolaylaştırır." Su tüketimi alışkanlığa dönüştürülmeli Sıvı tüketiminin iftar ve sahur arasına sıkışmasının dehidratasyon riskini artırabildiğini kaydeden Uzm. Dyt. Mısra Aydın, "Yetersiz su alımı baş ağrısı, kabızlık, kas krampları ve performans düşüşü ile ilişkilendiriliyor. Bu yüzden düzenli su içmek, alışkanlık haline gelmeli. Çünkü gün içine yayılan yeterli sıvı tüketimi yalnızca fiziksel dayanıklılığı değil, aynı zamanda zihinsel performansı da destekler. Susamayı beklemeden su içmek, Ramazan döneminde de oluşabilecek sıvı açığını yönetmeyi kolaylaştırır ve genel sağlık durumunun korunmasına katkı sağlar. Ayrıca lif yönünden zengin beslenme ve probiyotik tüketimi sindirim sisteminin Ramazan sürecine adaptasyonunu kolaylaştırıyor. Güncel çalışmalar, sağlıklı bir bağırsak mikrobiyotasının bağışıklık sistemi, inflamasyon kontrolü ve metabolik denge üzerinde belirleyici rol oynadığını gösteriyor. Sebze, meyve, tam tahıllar ve yoğurt gibi fermente besinlerin düzenli tüketilmesi bağırsak hareketlerini destekler ve sindirim konforunu artırır. Güçlü bir mikrobiyota yalnızca sindirim sağlığı için değil, genel metabolik denge için de önemli bir temel oluşturur" dedi. Kronik hastalıkları olanlar dikkat Bazı kronik hastalıklara sahip bireylerin mutlaka uzman kontrolünden geçmesi gerektiğini hatırlatan Uzm. Dyt. Mısra Aydın, "Diyabetli bireylerde uzun süreli açlık hipoglisemi ve hiperglisemi riskini artırabilir. Bu nedenle beslenme planı hekim ve diyetisyen kontrolünde oluşturulmalı, kan şekeri takibi aksatılmamalıdır. Hipertansiyon ve kalp-damar hastalarında ise yetersiz sıvı alımı tansiyon dengesini bozabilir; tuz tüketimi sınırlandırılmalı ve iftar sonrası aşırı besin tüketiminden kaçınılmalıdır" diye konuştu. Tiroid hastalarının da ilaç saatlerinin değişebileceğini vurgulayan Uzm. Dyt. Mısra Aydın, "İlaç kullanımı ve beslenme düzeni mutlaka uzman kontrolünde planlanmalıdır" dedi. Uzm. Dyt. Mısra Aydın, oruca hazırlanmanın yalnızca aç kalmaya alışmak anlamına gelmediğini belirterek, "Bu dönem; bilimsel temelli beslenme, yeterli sıvı alımı, düzenli uyku ve bireysel sağlık durumunu gözeten bütüncül bir yaklaşımla desteklenmelidir. Ramazan öncesinde yapılacak bilinçli ve planlı değişiklikler, sürecin daha sağlıklı, güvenli ve sürdürülebilir şekilde geçirilmesine yardımcı olur" ifadelerini kullandı.
İzmir’de defter ve kalemler ‘askıda kırtasiye’ ile sahiplerini buluyor
10 Şubat 2026 Salı - 11:50 İzmir’de defter ve kalemler ‘askıda kırtasiye’ ile sahiplerini buluyor İzmir’de bir kırtasiye işletmecisi, toplumsal dayanışma kültürünü yaygınlaştırmak amacıyla ’askıda kırtasiye’ uygulamasını başlattı. Hayırseverlerin desteklediği projede malzemeleri teslim almanın tek şartı ise bir resim çizmek. İzmir’de kırtasiye işletmeciliği yapan Nalan Onkar, ’askıda kırtasiye’ uygulaması ile öğrenciler ve hayırseverler arasında bir köprü kurdu. Uygulama kapsamında, maddi durumu yetersiz ve geçimini çalışarak sağlayan öğrenciler eksik olan kırtasiye malzemelerini bir liste halinde yazarak işletme sahibine teslim ediyor. Kırtasiyeye gelen müşteriler, kendi alışverişlerini yaparken askıdaki listelerden de ürün satın alarak projeye destek oluyor. İşletme sahibi Nalan Onkar, hayırseverler tarafından temin edilen ürünleri listelerdeki malzemelerle eşleştirerek kontrolünü sağlıyor. Listeler, eski tarihten yeni tarihe doğru sıraya konularak tamamlanıyor ve paketlenen ürünler sahiplerine ulaştırılmak üzere hazırlanıyor. Ödeme yerine hayal dünyalarını çiziyorlar Projenin dikkat çeken detayı ise ürün teslimatı sırasında uygulanan sembolik kural oldu. Nalan Onkar, hazırlanan paketleri öğrencilere teslim ederken, onlardan kendi çizdikleri bir resmi talep ediyor. Malzemeleri alan kişiler, hayal dünyalarını yansıttıkları resimleri işletmeye getirerek teslim ediyor. Toplanan bu resimler, kırtasiyenin duvarında oluşturulan özel alanda sergileniyor. Başlattığı bu farkındalık hareketiyle dayanışma kültürüne katkı sağlamayı amaçlayan Nalan Onkar, projenin tüm Türkiye’ye yayılarak örnek teşkil etmesini hedeflediğini belirtti. Kırtasiyeci Nalan Onkar, yürüttükleri projenin çocuklarla kurdukları doğrudan iletişimden doğduğunu belirterek, dükkanda sergilenen notların büyük çoğunluğunun okul sonrası çalışmak zorunda kalan çocukların ihtiyaç talepleri olduğunu söyledi. Sürecin başlangıç hikayesini paylaşan Onkar, "Bu proje, çocukların dükkana gelip ’Karton var mı?’ ya da ’Size bir mendil satsam, karşılığında bir defter alabilir miyim?’ gibi sorular sormalarıyla başladı" dedi. Çocukların okula devam etmeleri durumunda bıraktıkları notların altına okul ve sınıf bilgilerini de eklediklerini ifade eden Onkar, "Bu sayede, ortak tanıdığımız bir öğretmen veya veli aracılığıyla onlara göz kulak olunmasını sağlamayı ve daha fazla çocuğa ulaşmayı hedefliyoruz. Temel amacım, dayanışmanın kaçınılmaz bir gereklilik hâline geldiği günümüzde bu uygulamanın yaygınlaşmasını sağlamaktır" şeklinde konuştu. Sistemin işleyişine dair detayları aktaran Onkar, duyarlı müşterilerin kendi alışverişlerini yaparken askıdaki ihtiyaçları da karşıladıklarını, karşılanan taleplerin işaretlendiğini ve temin edilen malzemelerin ayrı bir kutuda muhafaza edildiğini dile getirdi. Sürecin çocukları incitmeyen, sadece almaya dayalı değil, aynı zamanda emek verilen bir ilişki biçimine dönüşmesini arzuladıklarını vurgulayan Onkar, sözlerini şöyle tamamladı: "Bu nedenle, yardım karşılığında çocuklardan bana bir resim yapıp getirmelerini talep ediyorum. Bu kuralı oldukça ciddiye alıyor; resmi getirmeyenleri ajandamdan takip ederek hatırlatmalarda bulunuyorum. Nihai amacımız, çocukların devamlılığını sağlamak ve arkadaşlarının da bu uygulamadan yararlanmasına vesile olmaktır."
İzmir’de defter ve kalemler ‘Askıda kırtasiye’ ile sahiplerini buluyor
10 Şubat 2026 Salı - 11:39 İzmir’de defter ve kalemler ‘Askıda kırtasiye’ ile sahiplerini buluyor İzmir’de bir kırtasiye işletmecisi, toplumsal dayanışma kültürünü yaygınlaştırmak amacıyla ’Askıda Kırtasiye’ uygulamasını başlattı. Öğrencilere kırtasiye malzemelerini hayırseverlerin desteğiyle temin ettiği projede, malzemeleri teslim almanın tek şartı ise bir resim çizmek. İzmir’de kırtasiye işletmeciliği yapan Nalan Onkar, maddi durumu yetersiz olan ve geçimini çalışarak sağlayan öğrenciler için sosyal sorumluluk projesini hayata geçirdi. Başlatılan ’Askıda Kırtasiye’ uygulaması ile öğrenciler ve hayırseverler arasında bir köprü kuruldu. Uygulama kapsamında, Öğrenciler eksik olan kırtasiye malzemelerini bir liste halinde yazarak işletme sahibine teslim ediyor. Bu listeler, kasanın arkasında bulunan özel bir bölümde askıya asılıyor. Kırtasiyeye gelen müşteriler, kendi alışverişlerini yaparken askıda bulunan listelerden de ürün satın alarak projeye destek oluyor. İşletme sahibi Nalan Onkar, hayırseverler tarafından temin edilen ürünleri listelerdeki malzemelerle eşleştirerek kontrolünü sağlıyor. Listeler, eski tarihten yeni tarihe doğru sıraya konularak tamamlanıyor ve paketlenen ürünler sahiplerine ulaştırılmak üzere hazırlanıyor. Ödeme yerine hayal dünyalarını çiziyorlar Projenin dikkat çeken detayı ise ürün teslimatı sırasında uygulanan sembolik kural oldu. Nalan Onkar, hazırlanan paketleri öğrencilere teslim ederken, onlardan kendi çizdikleri bir resmi talep ediyor. Malzemeleri alan kişiler, hayal dünyalarını yansıttıkları resimleri işletmeye getirerek teslim ediyor. Toplanan bu resimler, kırtasiyenin duvarında oluşturulan özel alanda sergileniyor. Başlattığı bu farkındalık hareketiyle dayanışma kültürüne katkı sağlamayı amaçlayan Nalan Onkar, projenin tüm Türkiye’ye yayılarak örnek teşkil etmesini hedeflediğini belirtti. Kırtasiyeci Nalan Onkar, yürüttükleri projenin çocuklarla kurdukları doğrudan iletişimden doğduğunu belirterek, dükkanda sergilenen notların büyük çoğunluğunun okul sonrası çalışmak zorunda kalan çocukların ihtiyaç talepleri olduğunu söyledi. Sürecin başlangıç hikayesini paylaşan Onkar, "Bu proje, çocukların dükkana gelip ’Karton var mı?’ ya da ’Size bir mendil satsam, karşılığında bir defter alabilir miyim?’ gibi sorular sormalarıyla başladı." dedi. Çocukların okula devam etmeleri durumunda bıraktıkları notların altına okul ve sınıf bilgilerini de eklediklerini ifade eden Onkar, "Bu sayede, ortak tanıdığımız bir öğretmen veya veli aracılığıyla onlara göz kulak olunmasını sağlamayı ve daha fazla çocuğa ulaşmayı hedefliyoruz. Temel amacım, dayanışmanın kaçınılmaz bir gereklilik hâline geldiği günümüzde bu uygulamanın yaygınlaşmasını sağlamaktır." şeklinde konuştu. Sistemin işleyişine dair detayları aktaran Onkar, duyarlı müşterilerin kendi alışverişlerini yaparken askıdaki ihtiyaçları da karşıladıklarını, karşılanan taleplerin işaretlendiğini ve temin edilen malzemelerin ayrı bir kutuda muhafaza edildiğini dile getirdi. Sürecin çocukları incitmeyen, sadece almaya dayalı değil, aynı zamanda emek verilen bir ilişki biçimine dönüşmesini arzuladıklarını vurgulayan Onkar, sözlerini şöyle tamamladı: "Bu nedenle, yardım karşılığında çocuklardan bana bir resim yapıp getirmelerini talep ediyorum. Bu kuralı oldukça ciddiye alıyor; resmi getirmeyenleri ajandamdan takip ederek hatırlatmalarda bulunuyorum. Nihai amacımız, çocukların devamlılığını sağlamak ve arkadaşlarının da bu uygulamadan yararlanmasına vesile olmaktır." (AD-
Ödemiş’te vatandaşı utandıran ve zor durumda bırakan karar
10 Şubat 2026 Salı - 11:21 Ödemiş’te vatandaşı utandıran ve zor durumda bırakan karar İzmir’in ödemiş ilçesinde tapu ve kadastro ile vergi dairesinin bulunduğu 3 katlı kamu binasında ‘tuvalet kültürü gelişmediği’ gerekçesi ile vatandaşlara tuvaletlerin kullanımı yasaklandı. Tüm tuvaletlerin kilitli tutulduğu binada başta kadınlar olmak üzere yaşlılar ciddi sıkıntı yaşıyor. İzmir’in en büyük ilçelerinden biri olan ve yaklaşık 160 bin kişinin yaşadığı Ödemiş ilçesinde hareketliliğin en yoğun olduğu kamu binalarının başında yer alan Tapu Kadastro ve Vergi Dairesi binasının olduğu binada işleri olanlar, lavabo ihtiyaçları olduğunda adeta günleri zehir oluyor. Gerek vergisini ödemek için gerekse tapuda işlem yaptırmak için Akıncılar Mahallesi’nde bulunan Hükümet Konağı binasına gelen vatandaşlar, insanın en doğal ihtiyacı olan tuvaletlerin vatandaş kullanımına kapatılmasına tepki göstererek sorunun çözümü için başta Kaymakamlık ve İzmir Valiliği olmak üzere yetkililerden yardım istedi. "Rencide edici bir durumla karşılaşıyoruz" Buraya gelenlerin ya vergi borcunu ödemek ya da tapu devri için geldiğini ancak tuvaletlerin vatandaşlara kilitli tutulmasından dolayı çok sıkıntı yaşadıklarını belirten M.K. isimli vatandaş "İnsanlık hali sıramızı beklerken lavabo ihtiyacımız oldu. Tüm katlardaki tuvaletler kilitli. İhtiyacımızı gidermek için görevlilerden yardım istedik. Ancak tuvalet kullanım kültürü gelişmediği için vatandaşların tuvaletleri kullanmasının yasak olduğu bu nedenle kilitli tutulduğu belirtildi. Erkekler bir şekilde durumu kurtarabiliyor ama kadınlar ve engelliler için çok zor bir durum. Maalesef kadın, erkek ve engelli tuvaletlerinin tamamı bu kamu binasında vatandaşa yasak. Memurlar da kendilerine özel anahtarla tuvaletleri kullanıyorlar" diyerek Ödemiş’teki vatandaşı zor sokan bu uygulamanın bir an önce son verilmesini istedi.
Bayındır’da nüfus alarm veriyor: Son dört yılda düşüş dikkat çekti
10 Şubat 2026 Salı - 11:02 Bayındır’da nüfus alarm veriyor: Son dört yılda düşüş dikkat çekti Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı nüfus verileri, İzmir’in Bayındır ilçesinde son yıllarda nüfusun istikrarlı bir düşüş eğilimine girdiğini ortaya koydu. Kısa süreli artışlar yaşansa da genel tablo gerilemeyi işaret ediyor. Resmi verilere göre Bayındır’ın nüfusu yıllara göre şu şekilde kayıtlara geçti: 2022 yılında 40 bin 73 olan ilçe nüfusu, 2023’te 40 bin 618’e yükseldi ancak bu artış kalıcı olmadı. 2024 yılında nüfus 40 bin 54’e gerilerken, 2025 yılı itibarıyla Bayındır’ın nüfusu 39 bin 971 olarak açıklandı. 40 bin sınırının altına geriledi 2023 yılında sınırlı bir yükseliş yaşanmasına rağmen, takip eden yıllarda nüfus yeniden düşüş trendine girdi. 2025 verileriyle birlikte Bayındır’ın nüfusu tekrar 40 bin seviyesinin altına indi. Göç ve istihdam faktörü öne çıkıyor Uzmanlar, nüfus azalmasında özellikle büyük şehirlere yönelik göç hareketlerinin etkili olduğuna dikkat çekiyor. İlçedeki istihdam imkanlarının sınırlı olması, genç nüfusun eğitim ve iş imkanları nedeniyle ilçe dışına yönelmesi düşüşün başlıca nedenleri arasında gösteriliyor. Kırsal ilçelerdeki genel tabloyu yansıtıyor Bayındır’daki demografik gerileme, Türkiye genelinde birçok kırsal ilçede yaşanan nüfus kaybının yerel bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
İzmir’de polis yelekli infaz: Eski nişanlı kıskançlığı cinayet getirdi
10 Şubat 2026 Salı - 10:29 İzmir’de polis yelekli infaz: Eski nişanlı kıskançlığı cinayet getirdi İzmir’in Gaziemir ilçesinde, üzerine giydiği polis yeleğiyle gittiği evin önünde bir kişiyi silahla vurarak öldüren şüpheli, polis ekiplerinin operasyonuyla yakalandı. Cinayetin, şüphelinin eski nişanlısının kendisini maktul ile aldattığını düşünmesi üzerine işlendiği öğrenildi. Olay, dün akşam saat 22.30 sıralarında Gaziemir ilçesi Gazi Mahallesi Albay İbrahim Karaoğlanoğlu Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, doğumlu Pehlül Taş (52), evinin önünde bir kişi tarafından tabancayla vuruldu. Durumun ihbar edilmesi üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri tarafından yapılan incelemede Taş’ın hayatını kaybettiği belirlenirken, polis ekipleri kaçan şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı. Cinayet sonrası yapılan detaylı incelemelerde, olayı gerçekleştiren şahsın polis yeleği ve şapka taktığı tespit edildi. Güvenlik kameralarından ve görgü tanıklarının ifadelerinden yola çıkılarak yapılan araştırmalarda, saldırganın maktul Pehlül Taş ile daire kapısı önünde tartıştığı ve tartışmanın büyümesi üzerine tabancayla cinayeti işledikten sonra bir otomobille olay yerinden hızla kaçtığı belirlendi. Cinayetin sebebi ihanet iddiası Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, İstihbarat Şube Müdürlüğü’nün de desteğiyle yürüttüğü titiz çalışmalar sonucunda olayın şüphelisi 1977 doğumlu M.T.’yi saklandığı adreste kıskıvrak yakalayarak gözaltına aldı. Gözaltına alınan M.T.’nin, eski nişanlısının kendisini maktul Pehlül Taş ile aldattığını öğrendiği için bu cinayeti işlediği ileri sürüldü. Çöp konteyneri ve ormanlık alanda bulundu Yürütülen soruşturma kapsamında, şüphelinin olay sırasında kullandığı polis yeleği ve diğer kıyafetleri attığı çöp konteynerinde bulunurken, cinayette kullanılan ruhsatsız tabanca ise atıldığı ormanlık alanda ele geçirildi. Olayla ilgili başlatılan çok yönlü soruşturma devam ediyor.