Yerel Haberler
Kahramanmaraş
Muhsin Yazıcıoğlu, vefatının 17. yılında Keş Dağı’nda anıldı 25 Mart 2026 Çarşamba - 16:13:30 Kahramanmaraş’ta 17 yıl önce helikopterin düşmesi sonucu hayatını kaybeden Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişi, kazanın meydana geldiği Keş Dağı’nda anıldı. Kahramanmaraş’ın Göksun ilçesinde 25 Mart 2009 tarihinde meydana gelen helikopter kazasında hayatını kaybeden BBP’nin Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, vefatının 17. yılında sevenleri tarafından Keş Dağı’nda dualarla anıldı. Düzenlenen anma programına BBP Genel Başkan Yardımcısı Bülent İspir, BBP Kahramanmaraş İl Başkanı, parti yöneticileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda dualar edildi. Programda konuşan İspir, "Bugün 25 Mart. Bundan 17 yıl önce, tam da burada gördüğünüz bu dağlarda Muhsin Yazıcıoğlu başkanımız helikopterinin düşmesi sonucu hayatını kaybetti. O günden bugüne, her yıl bu zorlu hava şartlarına rağmen buraya gelerek anma programı düzenliyoruz. Tüm kamuoyuna, özellikle yetkili makamlara buradan bir kez daha sesleniyoruz. Rahmetli Genel Başkanımız istikamet sahibi, davasına sadık bir liderdi. Vatanı ve milleti uğruna gerektiğinde kendi hayatını feda etmekten çekinmedi. Bizler de onun emanetine sahip çıkmaya çalışırken, Genel Başkanımız Mustafa Destici ile birlikte bu kutlu davayı sürdürmek için elimizden gelen tüm gayreti göstermeye devam ediyoruz. Bundan sonra da aynı azim ve kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz, inşallah" ifadelerini kullandı.
Bakan Özhaseki: “Burada prestij caddesi oluşacak”
06 Şubat 2024 Salı - 16:29 Bakan Özhaseki: “Burada prestij caddesi oluşacak” Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Azerbaycan’ın desteği ile konut ve işyeri yapılacak alanda incelemede bulunarak, “Burada prestij caddesi oluşacak. Zemin+2, zemin+3 gibi yerler yapacağız. Dükkanlar da olacak çünkü burası Kahramanmaraş’ın kalbi” dedi. “Prestij caddesi oluşacak” Bakan Özhaseki, Kahramanmaraş’ta Azerbaycan Mahallesi’nde bin 323 konut ve 799 ticarethanenin yapılacağı alanda incelemelerde bulundu. Özhaseki, burada basın mensuplarına açıklamalarda bulunarak, “Son derece mutluluk verici bir hadise. Bunca yıldır beraber olduğumuz kardeşlerimiz depremden sonra burada bir mahalle oluşturmak istediklerini söylediler. İlk etapta 100 milyon dolar ayırdıklarını söylediler. Bizde tam Kahramanmaraş’ın merkezinde bir bölüm ayırdık. Bugün burada temelleri atıyoruz. Bulunduğumuz yer belediye ve valiliğin ön tarafından Kahramanmaraş’ın kalbi noktasında toplam 320 dönümlük bir alan buranın ortasından bir fay hattı geçtiği ihtimalini de göz önünde bulundurarak bilim adamlarımızla uzun bir çalışma yaptık. Bu ihtimalin bulunduğu yerde 60 metrelik alanın boş bırakılmasını istediler. Biz yine de 100 metrelik alanı yeşil alan olarak bıraktık. Bu alanda 5 binden fazla ticari mekan planladık. Bunun Azerbaycan Mahallesi tarafında 2 bin 144 konut oluşuyor. Onun dışındakilerde valiliğin ve belediye binasının arkasında. Allah izin verirse 1 sene gibi bir süre verdik. Zaten burada uzun bir çalışma yaptık. Zeminin çürük olmasını göz önünde bulundurarak 3-4 aydır burada kazık çakma işlemi yapıyoruz. Sadece kazıklar için ihalenin bedeli 40 milyon dolar. Her kim Türkiye’nin bir köşesinde küçücük bir şey de yapacak olsa kesinlikle zemine dikkat ederek yapmak zorunda. Eğer siz zemini dikkate alamdan yaparsanız yarın bir gün başınıza bir iş gelebilir. Burada prestij caddesi oluşacak. Zemin+2 ve zemin+3 gibi yerler yapacağız. Dükkanlar da olacak çünkü burası Kahramanmaraş’ın kalbi” diye konuştu. “Azerbaycanlılar bizlerle dost olmaktan çok mutlular” Bakan Mehmet Özhaseki, Azerbaycan ve Türkiye ilişkilerine de değinerek, “Önemli olan iki milletinde birbirlerini çok sevmesi. Deprem döneminde Azerbaycanlı Beşir isimli kardeşimiz eski bir arabaya içine battaniye, yorgan koyup yola çıkmış. Buralara kadar da gelmiş hiç değilse 3-5 kişiye de olsa o battaniyeyi ikram edeyim diye. Azerbaycanlılar bizlerle dost olmaktan, Cumhurbaşkanlarımızın birbiriyle dost olmasından çok mutlular” ifadelerini kullandı.
Bahçeli: “Deprem üzerinden fitne yapanlar birer birer boşa çıkartıldı”
06 Şubat 2024 Salı - 14:54 Bahçeli: “Deprem üzerinden fitne yapanlar birer birer boşa çıkartıldı” Milliyetçi Harekat Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Milletimiz emsalsiz kültür ve manevi hasetlerine yabancılık çekenlerin, deprem üzerinden yaptıkları fitne ve dedikoduları birer birer boşa çıkarıldı” dedi. Bahçeli, Kahramanmaraş Deprem Konutları Kura ve Anahtar Teslim Töreninde yaptığı konuşmada, “Milletimiz emsalsiz kültür ve manevi hasetlerine yabancılık çekenlerin, deprem üzerinden yaptıkları fitne ve dedikoduları birer birer boşa çıkarıldı. Ülkemiz birçok sorunla mücadele halindedir. Bir yanda salgın hastalıklar, bir yanda iç ve dış tehditler ülkemizin ekonomik potansiyelini zorlu sınamalara tabi tutmuştur. Sadece Kahramanmaraş depreminin ekonomimize maliyeti 104 milyar dolardır. Yüksek maliyetli terörle mücadele sürecini kararlılıkla devam ettirmek, kısıtlı bütçe imkanlarında elbette kolay değildir. Türkiye’miz ile sonuna kadar gurur duyuyoruz. Felaketlere iradeyle direnen, saldırı ve suikastlar boyun eğmeyen milletler için mağduriyet diye bir şey söz konusu olamaz. Nice sorunları bertaraf ederek bu günlere ulaştık. Milli birliğin gücüyle, bin yıllık kardeşliğimiz ile hepsini göğüsleriz” diye konuştu. Bahçeli, şöyle devam etti: “Türkiye Cumhuriyeti muktedir bir devlettir. Hiçbir felakete teslimiyetimiz düşünülmeyecektir. Kahramanmaraş depreminden sonra 319 bin konutun temelleri etaplar halinde atılmıştır. Devletimiz çok kısa sürede çok güzel işler yaptı. Enkaz hemen hemen kaldırıldı. Olağanüstü bir mücadele gösterildi. 3 Şubat 2024 cumartesi günü Hatay’da hak sahiplerine anahtarları teslim edildi. 1 gün sonra Gaziantep’te de anahtarları hak sahiplerine verildi. Bu mutlu ve müjdeli gelişmelerin artarak devam edeceğini görüyorum. Tüm çalışanlarımıza ve emeği geçenlere teşekkür ediyorum. 2 ay içerisinde deprem bölgesi genelinde 75 bin konutun teslim edilecek olması takdir edilecek husustur. Yeni yüzyılın eşiğinde umutlar yeşermiştir. Bugüne kadar acizliğe düşülmemiş, durgunluğa prim verilmemiştir. Yorgunluk emaresi hiç görülmemiştir. Bizim meselemiz vatan meselesidir. Başaracağımıza hep birlikte yüzyıl hedeflerine ulaşacağımıza çözebiliyorum. Kazaya, belaya ve illete uğramaması parlak geleceğimiz adına hepimiz adına düşen başlıca sorumluluktur. İstikrar ve güvenliğimizi asla gevşetemeyiz. Hüsran ve eziyet vaadinde bulunanlara göz yumamayız. Bu kapsamda 31 Mart’ta Türkiye’mize hep birlikte sahip çıkmalıyız. Canla, başla hepimiz Türkiye için çalışmalıyız. Heba edilecek, boşa geçecek zaman yoktur. Tek bir insanımız dahi olmayacaktır. Küresel kuklalara karşı milletimizin yanındayız. Elbette yapacağız, birlikte başaracağız."
Bakan Özhaseki: “İlk etapta 46 bin konut kurası çekilecek”
06 Şubat 2024 Salı - 14:30 Bakan Özhaseki: “İlk etapta 46 bin konut kurası çekilecek” Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Şuanda da 46 bin konutu inşallah kuralar çekerek vereceğiz. Burada 9 bin 289 konutun kurası çekiliyor. 50 binden fazla inşaata başladık. Depremin ilk gününden beri buradayız, gitmek yok” dedi. Bakan Özhaseki, Kahramanmaraş Deprem Konutları Kura ve Anahtar Teslim Töreninde yaptığı konuşmada, “Sizler evlerinizde huzurla oturuncaya kadar buralardayız. Gitmeyeceğiz bunu böylece bilin. Üzerinde yaşadığımız bu güzel coğrafya dünyanın en eski yerleşim yerinin başında geliyor. Cennet gibi bir vatana sahibiz. Ne yazık ki her güzelin bir kusuru olduğu gibi bizim coğrafyamızın da bazı kusurları var. Birisi deprem gerçeği. Bunun altını çizelim ve hiç unutmayalım. Türkiye bir deprem ülkesidir. En riskli gözüken 5 ülkeden birisi Türkiye. Son yıllarda 6 ve üzeri deprem sayısı 231. Anakaramızda meydana gelen ise 60’ın üzerinde. Zararımız milyarca dolar, ölen insan sayımız ise on binlerce kişi. Manevi değerini ise hiçbir şey ölçemez. Bizim yapmamız gereken doğanın kendine göre işleyen kurallarına mani olamayız. Onu bilerek hareket etmeliyiz. 6 Şubat’ta üst üste 2 tane deprem yaşadık. 11 il bundan etkilendi. 104 milyar dolar maddi hasar ölçüldü” diye konuştu. Özhaseki şöyle devam etti: “Milyonlarca nüfusu olan şehirleri idare eden bazı kişiler hiçbir şey yapmadılar. Sadece özel jetlerle gelip 30-40 basın mensubuyla öz çekim yapıp bırakıp gittiler. Depremden sonra hiç boş durmadık. Şuanda 200 binden fazla konutun inşası devam ediyor. 50 bin çelikten köy evi ve 50 binde şehir merkezinde olmak üzere 300 binden fazla evin inşası başladı. Şehirlerimizin merkezini biz yapıyoruz. Altyapıyı baştan sona yapıyoruz. Hasar görmüş altyapıyla ilgili ne varsa yeniden yapıyoruz. Şuanda da 46 bin konutu inşallah kuralar çekerek vereceğiz. Burada 9 bin 289 konutun kurası çekiliyor. 50 binden fazla inşaata başladık. Depremin ilk gününden beri buradayız, gitmek yok” dedi. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş ise yaptığı konuşmada, “85 milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, aziz milletimiz depremi yakından hissettik. Aşrın felaketi, adının verilmesi tesadüf değildir. İnsanlık tarihi boyunca görülmüş en büyük hadiselerden birisini yaşadık. On binlerce kardeşimiz vefat etti. Çok büyük bir şekilde şehirlerimizde büyük tahribatlar ve yıkıntılar oldu.. Hemen depremin arkasından bu sefer asrın dayanışmasını ortaya koyarak hep beraber milletçe yaralarımızı en kısa zamanda sarmaya gayret sarf ettik. Ve ondan sonra, depremden sonraki süre içerisinde devletimizin bütün kurum ve kuruluşları, sivil toplum kuruluşlarımız, dünyanın dört bir tarafından gelen yardım kuruluşları ve hep beraber İnsanlarımız el ele vererek, gönül gönüle vererek en zor şartlar içerisinde sadece depremin yıkıntıları değil aynı zamanda da hava şartlarının ağır şartları içerisinde büyük bir dayanışma ortaya konuldu ve depremin yaraları kısa süre içerisinde sarılmaya gayret edildi. Şimdi aradan bir yıl geçtikten sonra bugün bütün şehirlerimizde depremin yıl dönümünü hazırlıyor, hem ölenlerimizi rahmetle anıyoruz, hem de bu deprem felaketini unutmayacağımızı ve unutturmayacağımızı Bütün dünyayı bir kere daha gösteriyoruz” şeklinde konuştu.
Depremin yıl dönümünde yaşadığı acı dolu günleri anlattı...Enkazda kalan iki oğlu protein tozu, kendisi ise gördüğü rüyalar ile hayata tutundu
06 Şubat 2024 Salı - 06:32 Depremin yıl dönümünde yaşadığı acı dolu günleri anlattı...Enkazda kalan iki oğlu protein tozu, kendisi ise gördüğü rüyalar ile hayata tutundu Kahramanmaraş merkezli depremin 9. gününde enkazdan çıkarılan 17 yaşındaki Muhammed Enes ve 21 yaşındaki ağabeyi Abdülbaki Yeninar’ın anneleri o gece ve sonrasında yaşananları anlattı. Anne, iki oğlunun protein tozu içerek, kendisinin ise gördüğü rüyalar sayesinde hayatta kaldığını söyledi.Kahramanmaraş’ın Dulkadiroğlu ilçesi Pınarbaşı Mahallesi 9 katlı Pınar Apartmanı 1. katında yaşayan Yeninar ailesi 6 Şubat depremini herkes gibi uykularında yakalandı. Depremde 17 yaşındaki Muhammed Enes ve 21 yaşındaki ağabeyi Abdülbaki ile anne Ayşe Yeninar sağ kurtuldu.Depremin yıl dönümünde yaşadığı acıları anlatan Ayşe Yeninar, kocası Erdoğan (53), oğlu Azizcan Yeninar (32) ile annesi Meliha Arkış’ı kaybetti.Depremin yıl dönümünde yaşadığı acı dolu günleri anlatan kadın, “Her insanlar gibi benim de planlarım vardı. Kar yağdığında eşimle yürüyüşe çıkardık o günde çıktık. Bana hasta olduğumu söyledi eşim ancak son yürüyüşüm imiş bilemedik. O gün mübarek bir gündü ve Recep-i Şerif’in 15. Gecesiydi. Ev işlerini tamamladıktan sonra saat 01:00 oldu. Saatlerce namaz kıldım. Anneme, ‘ya ölürsem yaptıklarımız bizimle gidecek’ dedim. O da bana, ‘Ben ölmeyecek miyim’ diyerek abdest aldı. Annemi düşününce tek mutluluğum onun abdestli ve ağzının oruç gitmesine çok seviniyorum” dedi."Rüyalar gördüm"Gördüğü rüyalar ile hayata tutunduğunu ifade eden Yeninar, “Annem, eşim ve oğlum ile vedalaşamadım. Diğer iki oğlumun başına geçtik okudum. Büyük oğlum salonda yatıyordu ve onu uyandırmaktan korktuğum için ve kapıda ses yaptığı için kapıyı açmadım. Ona da odadan okudum başından sıvazlasaydım ve sıkı sıkı sarılsaydım öyle rabbime gönderseydim. Sonra odama gittim. Pencereyi açtım her yer bembeyaz olmuştu ki, ‘Aman yarabbi ben beyaz karlar yağdı deprem olmasaydı’ dedim. Uyuyamadım sağa sola döndüm. Büyük ihtimal ile depremden yarım saat önce uyumuşum ben depremi hiç uymadım eşimin beni kaldırması ile uyanmışım. Yatağın baş ucundan ayak ucuna gelene kadar cam patladı ve sarsıntılar sonrası eşimin son sözü, ‘hanım ölüyoruz’ oldu" diye konuştu."Diri diri toprağa gömüldüm"Enkazda yaşadıklarını anlatan Yeninar, “Resmen diri diri toprağa gömüldüm. Dua etmeye başladım aradan ne kadar zaman geçti bilmiyorum 5 gün boyunca hep ara ara rüyalar gördüm. Son günlerde hayata tutunmaya devam ettim. Enkazda rüyalar gördüm. Birisi bana bir plastik top verdi bu depremin sanal bir deprem olduğunu ve topu sakın bırakma bırakırsan Türkiye yerle bir olur dedi ve sarstı ve zapt edemiyordum ve bir poşet bulup bağladım. Etkileyen rüyalardan biri de ‘ya Abdülkadir Geylani Hz. Himmet dedim ve beni sen kurtar’ dediğim anda uzun boylu sakallı bir zat 3 deve ile geldi kızım sen şehit oldun dedi ben de şehitlik gibi bir mertebeyi bırakamam ama ‘ben ölemem benim oğullarım var onların bana ihtiyacı var’ dedim. Ve adam kafasını sallayarak develer ile gitti. Sonra birini gördüm sana su içireceğiz dediler, portakal suyu da içirdiler. Elma suyu da içirdiler. Ben 5 gün boyunca hiç susamayıp acıkmadım nefes almakta da zorlanmadım. Aldığım nefes portakal ve gül kokusu idi. Hareket edince kolum ve ayağım ağrıyordu” ifadelerini kullandı.İki oğlu protein tozu içtiİki oğlunun hayatta kalıp enkazdan sağ çıkarıldığını da söyleyen Ayşe Yeninar, “İki oğlum kazan dairesine düşmüşler telefonun alarmı çalınca buluyorlar ve küçük kardeşine sesleniyor. Birbiri yardımı ile kurtuluyorlar. Yatakları da kendileri ile inmiş ve çoraplar kazaklar giyip ısınmışlar. Oğlum protein tozu içmiş ve onlardan içip kullanmış. Abi kardeşi ikisi idrarlarını yapıp tozlar ile içiyorlar. Devletimize çok teşekkür ediyorum her ne kadar herkes şikâyet etse de bizi hiç kimseye muhtaç etmediği için. Konteyner çıktığını duyunca bana sıfır ev çıkınca sevinçten ağladım çünkü girecek bir yerim vardı” dedi.
Enkazdan çıkan gazeteci o anları anlattı
06 Şubat 2024 Salı - 06:31 Enkazdan çıkan gazeteci o anları anlattı 6 Şubat depremlerine ofisinde çalışırken yakalanan ve uzun süre boyunca enkaz altında kalan ve daha sonra çıkmayı başaran İlhan Gökalp Durmuş, depremin ardından geçen 1 yılın sonunda yaşadığı acı hatıraları anlattı. Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat tarihinde yaşanan 7,7 ve 7,6 şiddetindeki depremlerin ardından 1 yıl geçti. ‘Asrın Felaketi’ olarak nitelendirilen depremlerde binlerce bina yıkılırken binlerce vatandaş ise hayatını kaybetti. Depreme ofisinde yakalanan ve saniyeler içerisinde yıkılan binanın enkazında kalan Gazeteci İlhan Gökalp Durmuş, 3 kişinin yardımı ile saatler sonra enkazdan çıkartıldı.Depremin ardından geçen 1 yılın ardından o günleri gözleri dolu şekilde anlatan Durmuş, bütün hatıralarının yok olduğunu dile getirdi.“Karanlığa düştüm ve toprak kokusu geldi”Depremin ardından ofis binasını yıkıldığını ve belden aşağısının molozlar içerisinde kaldığını ifade eden İlhan Gökalp Durmuş, “Deprem esnasında ofiste çalışıyordum önce ufak bir sarsıntı geldi. Daha önce 1 yıl boyunca Pazarcık tarafında ufak sarsıntılar oluyordu, onlardan zannettim ben ilk başlarda. Sonra birden bire hızlandı önce kitaplık düştü ve sonra ben koltuğa sarıldım. Bir anda yıkıldı ve anlattığım şeyler 10 saniye falan sürdü. Karanlığa düştüm ben ve toprak kokusu geldi. Öldüğümü düşündüm ben. Yan binanın dibine düşmüştüm, belimden yukarısı açıktaydı ve ben tamamen bel altında molozun içindeydim. Bir iki saat boyunca molozun içinde kaldım bana 2 yaşlı bir de genç vatandaş yardım etti. Saatler sürdü çıkmamız. Annem ve babam buradaydı bir anda can havli ile çıkmışlar” dedi.“Bütün hatıralarım gitti”Yıkıcı depremin bütün hatıralarını yok ettiğini ifade eden Durmuş, “Şu an 1 yıl geçti ben çarşı merkezde büyüdüm. 35 yılım buralarda geçti ve şu an büyüdüğüm her yer, her sokak ve her bina yok oldu, bütün hatıralarımla birlikte, mahallem, çocukluğum komple gitti. Şu çarşıda inşaatlar başladı ama tüm şehir gibi hiç kimse eskisi gibi değil. Ben de ailem de eskisi gibi değiliz” diye konuştu.
Enkazdaki oğlunun yanına gitmeyip bin 50 depremzedenin kurtarılmasını sağladı
06 Şubat 2024 Salı - 06:30 Enkazdaki oğlunun yanına gitmeyip bin 50 depremzedenin kurtarılmasını sağladı Kahramanmaraş’ta itfaiye eri, 6 Şubat depremlerinde enkazda kalan oğlunu kurtarmak yerine görevi başından ayrılmayarak bin 50 yaralının kurtarılmasını sağladı.Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı’nda görevli itfaiye eri Mehmet Demir, 6 Şubat depremlerini 112 acil çağrı komuta merkezinde yakalandı. İtfaiyenin tek görevli personeli olan Demir, meydana gelen depremler sonrası görev yerini terk etmedi. Depremden yarım saat sonra oğlunun enkaz altında kaldığını öğrenen itfaiye personeli Demir, görev yerini terk etmeyerek gelen ihbarlara baktı. 1050 ihbarı değerlendiren Demir, yaralıların kurtarılmasına neden olurken, Kur’an kursunda hafızlık eğitimi alan ve enkaz altındaki oğlu 12 yaşındaki Muhammet Nejat ise hayatını kaybetti.Deprem anı ve sonrasını anlatan itfaiye personeli Demir, “Kahramanmaraş 112’de görevliydim deprem oldu depremin etkisiyle biz dışarı çıktık hep birlikte. Şehirde elektrikler gitmişti ve yakın çevrelerden yardım sesleri geliyordu. Deprem sonrası yakın illeti aradık ancak yakın illerde de deprem olduğunu anladık. Ekiplerin olaylara yönlendirme kararı aldık. Binanın içine girdiğimizde 11 dakika sonra 6,7 şiddetindeki depreme yakalandık. Telsiz sistemimiz aldım dışarı çıktım. Telsiz ile tüm şubelerimize il genelinde durum bildirimi istedim. Sırasıyla durum bildirimi geçildi şubelerimizde zarar olmadığını öğrendim. Tüm ekiplerin mıntıkasına çıkıp gördükleri vakaya müdahale etmeleri komutunu geçtim” dedi.Oğlunun enkazda kalıp hayatını kaybetmesine rağmen yüzlerce depremzedenin kurtarılmasına neden olduğunu olduğunu Demir, "25 dakika sonra 112 sisteminin analog olarak ihbarların düştüğünü gördük. İhbarlar ön çağrı alıcı arkadaşlar alıp bize aktarıyordu. Aldıkları ihbarlardan enkaz altında olanları kırmızı kalem ile enkazdan çıkanları mavi kalem ile durum ve konum bilgilerini not etmeye başladık. Yarım saat sonra eşim aradı eşimin aradığında oğlum Muhammet Nejat ile yeğenim Tayfur Kayra’nın yatılı olarak kaldığı Kur’an kursuna gittiklerini ancak Kur’an kursunun göçük vaziyette olduğu bilgisini verdi. Bu sırada ben birçok ihbar almıştım. Örneğin balkondan atlamak üzere olanlar çok farklı ihbarlar vardı. Orayı bırakıp gittiğim zaman tüm ekibi koordine eden komutayım ben. Eşime de söyledim çok fazla ihbar var ihbarları arkadaşlara iletmek zorundayım. Burayı bırakırsam yardıma muhtaç insanın vebalini almış oluruz. Bugün sınav günümüz dedim. Elimde yönlendireceğim itfaiyeye dair hiçbir ekip kalmadı ve bu durumu anladıktan sonra kendi çocuğumun ve yeğenimin enkaz bölgesine geçmiştim. Sonra yapılan istatistiklerde 1050 kişinin kurtarılmasına vesile oldum. Bir tarafta acım bir tarafta sınavı geçmiş olmanın gururu ile hayatıma devam ediyorum. Depremden yarım saat sonra öğrendim çocuğumun vefatını. Eşimin yanında olmam gereken en önemli gün. Ama evladım ilim yolunda şehit oldu. 6 Şubat’tan bize itfaiyemiz adına yalan dünyada böyle bir anımız kaldı. Sınavı geçtiğimi umut ediyorum” ifadelerini kullandı.İtfaiye personeli Demir, 19 Mart 2020 tarihinde şehit olan yeğeni ve oğlunun fotoğrafını sosyal medya hesabından paylaşarak, “Yeğenim Oğuzhan Taş Suriye’de şehit olmuştur aslanımın cenaze tören bilgisi gelir gelmez paylaşacağım darısı yanındaki oğluma olsun. Vatan sağ olsun” ifadelerini kullandığı ortaya çıktı.