Yerel Haberler
Kars
Kars’ta kırk kapılı şehir Ani’ye yoğun ilgi: 4 ayda 50 bin ziyaretçi 29 Nisan 2026 Çarşamba - 12:45:36 Kars’ta UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan ve "medeniyetler beşiği", "dünya kenti", "bin bir kilise" ile "40 kapılı şehir" olarak anılan Ani Ören Yeri, bu yılın ilk 4 ayında yaklaşık 50 bin ziyaretçiyi ağırlayarak bölge turizmine önemli katkı sağladı. Tarihi alan, yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgisini çekmeye devam ediyor. Tarihi İpek Yolu üzerinde stratejik bir konuma sahip olan Ani, geçmişte farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmasıyla dikkat çekiyor. Özellikle Orta Çağ’da önemli bir ticaret ve kültür merkezi olan kent, bugün de ziyaretçilerini adeta tarihte yolculuğa çıkarıyor. Bahar aylarının gelmesiyle birlikte ziyaretçi sayısında gözle görülür bir artış yaşanırken, bölgeye gelen turistler, görkemli surları, katedralleri ve tarihi yapıları yakından inceleme fırsatı buluyor. Özellikle Ani Katedrali ve Tigran Honents Kilisesi gibi yapılar, ziyaretçilerin en çok ilgi gösterdiği noktalar arasında yer alıyor. "Çok sevdik, çok etkileyici" Ani Ören Yeri’ni çok beğendiğini ifade eden Buse Genel, "Bugün Ani Ören Yeri’ne bir gezi düzenlendi. Bizde buraya geldik. Rehber eşliğinde bize tarihi yerleri anlattılar. Çok sevdik burayı, çok etkileyiciydi" dedi. Öte yandan Ani’ye olan ilgi her geçen yıl artıyor. 2026 sonuna kadar ziyaretçi sayısının daha da yükselmesi bekleniyor. Turizm hareketliliği Kars ekonomisine de canlılık katıyor. Doğal güzellikleri ve tarihi dokusuyla öne çıkan Kars, Ani Ören Yeri sayesinde kültür turizminin önemli merkezlerinden biri olma yolunda ilerliyor. Ani’yi ziyaret eden turistler, geçmişin izlerini taşıyan eşsiz kentte farklı medeniyetlerin mirasını bir arada görmenin etkileyici deneyimini yaşıyor.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 12:41 ’40 kapılı şehir’ Ani’ye yoğun ilgi: 4 ayda 50 bin ziyaretçi Ani Ören Yeri, 2026 yılının ilk dört ayında yaklaşık 50 bin ziyaretçiyi ağırlayarak bölge turizmine önemli katkı sağladı. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan ve "medeniyetler beşiği", "dünya kenti", "bin bir kilise" ile "40 kapılı şehir" olarak anılan tarihi alan, yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgisini çekmeye devam ediyor. Tarihi İpek Yolu üzerinde stratejik bir konuma sahip olan Ani, geçmişte farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmasıyla dikkat çekiyor. Özellikle Orta Çağ’da önemli bir ticaret ve kültür merkezi olan kent, bugün de ziyaretçilerini adeta tarihte yolculuğa çıkarıyor. Bahar aylarının gelmesiyle birlikte ziyaretçi sayısında gözle görülür bir artış yaşanırken, bölgeye gelen turistler, görkemli surları, katedralleri ve tarihi yapıları yakından inceleme fırsatı buluyor. Özellikle Ani Katedrali ve Tigran Honents Kilisesi gibi yapılar, ziyaretçilerin en çok ilgi gösterdiği noktalar arasında yer alıyor. "Çok sevdik, çok etkileyici" Ani Ören Yeri’ni çok beğendiğini ifade eden Buse Genel, "Bugün Ani Ören Yeri’ne bir gezi düzenlendi. Bizde buraya geldik. Rehber eşliğinde bize tarihi yerleri anlattılar. Çok sevdik burayı, çok etkileyiciydi" dedi. Öte yandan Ani’ye olan ilgi her geçen yıl artıyor. 2026 yılı sonuna kadar ziyaretçi sayısının daha da yükselmesinin bekleniyor. Turizm hareketliliğinin Kars ekonomisine de canlılık katıyor. Doğal güzellikleri ve tarihi dokusuyla öne çıkan Kars, Ani Ören Yeri sayesinde kültür turizminin önemli merkezlerinden biri olma yolunda ilerliyor. Ani’yi ziyaret eden turistler, geçmişin izlerini taşıyan eşsiz kentte farklı medeniyetlerin mirasını bir arada görmenin etkileyici deneyimini yaşıyor.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 12:26 Kars-Gümrü demiryolu hattında çalışmalar başladı Türkiye ile Ermenistan arasındaki Kars-Gümrü demiryolunun rehabilitasyonu ve yeniden faaliyete geçirilmesine yönelik çalışmalar kapsamında oluşturulan Türkiye-Ermenistan Ortak Çalışma Grubu, Kars’ta saha incelemeleri gerçekleştirdi. Türkiye-Ermenistan Ortak Çalışma Grubu, Kars’ın Akyaka ilçesinde yer alan Doğu Kapı demiryolu hattında Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) tarafından yürütülen çalışmaları yerinde inceledi. Teknik ekiplerin katılımıyla yapılan incelemelerde, hattın mevcut durumu, altyapı iyileştirme çalışmaları ve yeniden işletmeye açılmasına yönelik planlamalar ele alındı. Kars-Gümrü demiryolu hattındaki çalışmaların Kars için çok önemli olduğunu ifade eden Kars Ticaret ve Sanayi Odası (KATSO) Başkanı Kadir Bozan, "Geçen yıl Ankara’da ocak ayında Türkiye’nin Ermenistan Özel Temsilcisi olan Serdar Kılıç ile Hasan Kanpolat vasıtasıyla bir toplantı gerçekleştirdik. Burada yönetim kurulu arkadaşlarımızla birlikte Doğu Kapı’daki gelişmelerle ilgili bilgi aldık. Sağ olsunlar kendileri bize çok üst düzeyde bilgilendirme yaptı. Bunun akabinde Türkiye tarafında yapılan demiryolu ile ilgili çalışmaların duyumunu aldık. Ermenistan-Türkiye arasında heyetler arasında bir çalışma, bir ortak toplantı yapıldı. Toplantının Dışişleri Bakanlığı’nda yayımlanan kısmı ile ilgili Gümrü ve Kars tarafında tren yolunda çalışmaların başlatıldığı, bu çalışmaların hızlı bir şekilde yürütülmesi için kararlar alındığı kulağımıza geldi. Bunun bizim şehrimiz, ülkemiz için hayırlı sonuçlar doğuracağına, şehirdeki tacir, tüccarımız için, bölgemiz için çok iyi fırsatlar sunacağına inanıyoruz" dedi. Akyaka’da yürütülen çalışmaların kendilerini sevindirdiğini belirten Belediye Başkanı Ergüder Toptaş ise, Doğu Kapı ile ilgili temaslarda bulunduğunu söyledi. Toptaş, TCDD’nin hat ile ilgili ihaleye çıktığını ve ihaleyi alan firmanın çalışmalara başladığını kaydetti. Dışişleri Bakanlığı tarafından konuya ilişkin yapılan açıklamada ise, söz konusu toplantının Türkiye ile Ermenistan arasındaki normalleşme süreci kapsamında daha önce varılan mutabakat doğrultusunda gerçekleştirildiği belirtildi. Açıklamada, iki ülke arasında ulaşım altyapısının geliştirilmesinin bölgesel iş birliği ve ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesi açısından önemli bir adım olduğu vurgulandı. Demiryolu hattının yeniden faaliyete geçirilmesinin hem ticaretin canlanmasına hem de bölgedeki ulaşım ağlarının çeşitlendirilmesine katkı sağlaması bekleniyor.
Kağızman’da 800 fidan toprakla buluştu
03 Mayıs 2025 Cumartesi - 11:59 Kağızman’da 800 fidan toprakla buluştu Kağızman Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü, anlamlı bir etkinliğe imza atarak çevre bilincini artırmaya yönelik önemli bir adım attı. Kulüp üyeleri, öğretmenler ve öğrencilerin katılımıyla toplamda 800 adet fidan, çeşitli okul bahçeleri ve köy mezarlıklarında toprakla buluşturuldu. Horasan Orman İşletmesi’nden kendi imkânlarıyla temin edilen kayısı, karaağaç, leylak ve huş türlerindeki fidanlar, Kağızman’daki farklı alanlarda yeşererek çevreye katkı sağlayacak. Etkinlik kapsamında Akören Köyü İlkokulu bahçesi ve köy mezarlığı, Günindi Köyü İlkokulu bahçesi ve köy mezarlığı, Mustafa Yalçın İlkokulu bahçesi, MTAL (Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi) bahçesi, Öğretmenevi yeni binası bahçesi ve Harakani Okulu bahçesi yeşillendirildi. Kağızman Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü ekibi, etkinlikle ilgili yaptığı açıklamada, "Çevremizi korumak ve gelecek nesillere daha yeşil bir dünya bırakmak için bu tür projelerin önemine inanıyoruz. Çocuklarımızın doğa sevgisiyle büyümelerini sağlamak en büyük hedefimiz. Bugün burada hep birlikte bir adım attık ve bunun mutluluğunu yaşıyoruz" dedi. Etkinlikte, özellikle çocukların doğayla buluşması ve fidan dikiminin çevre bilinci açısından eğitici bir rol üstlenmesi dikkat çekti. Katılımcılar, dikilen her bir fidanın gelecekte büyük birer çınara dönüşeceğine inanıyor. Kağızman halkı ve doğaseverler tarafından takdirle karşılanan bu anlamlı etkinlik, çevreye duyarlılık konusunda örnek bir çalışma olarak görülüyor.
Kars’ta uzmanlar uyardı: "Her ot şifa anlamına gelmiyor"
03 Mayıs 2025 Cumartesi - 09:58 Kars’ta uzmanlar uyardı: "Her ot şifa anlamına gelmiyor" Kars’ın endemik bitkisi ’deli bat bat’ otu, masum görünümüne rağmen ciddi zehirlenmelere yol açarken, uzmanlar, ‘her ot şifa anlamına gelmiyor’ diyerek uyarılarda bulundu. Doğu Anadolu Bölgesi’nde yetişen ve özellikle Kars’ın doğal zenginliklerinden biri olan halk arasında ‘güzel avrat otu’ olarak bilinen deli bat bat otu, bahar aylarının gelmesiyle yeniden gündemde yerini aldı. Geçtiğimiz günlerde Kars’ta çocukların tükettiği ve zehirlenerek hastaneye kaldırıldığı olayın ardından uzmanlar harekete geçti. Kars Harakani Devlet Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doktor Sevgi Özen Köse, her otun şifa anlamına gelmediğini, zehir olarak da insanların karşısına çıktığını belirterek, vatandaşlardan bilmedikleri otları tüketmemelerini istedi. Dr. Köse, bazı otların küçük bir miktarda bile alınsa dahi kalp durmasına ve solunum sisteminin durmasına neden olduğunu söyledi. Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Sevgi Özen Köse, "Özellikle Doğu Anadolu Bölgesi doğal otlar bakımından coğrafyası zengin bir bölge, bu nedenle halk, bu otları toplayıp tüketebiliyor. Ancak her ot şifa anlamına gelmiyor. Maalesef zehir olarak karşımıza çıkabiliyorlar. Bunların başında da özellikle güzel avrat otu olarak adlandırılan acı bat bat (deli bat bat) halk arasında bilinen bir ot, bu ot özellikle çiçeği ve meyvesi nedeniyle de yaban mersiniyle de karışabilmekte ve çocuklar ve halk tarafından tüketilip bir zehir olarak karşımıza çıkabilmekte. Küçük bir miktarda bile alınsa kalp durmasına, solunum sisteminin durmasına, ritim bozukluklarına, halüsinasyon, bilinç değişikliği, bilinç bozukluklarına neden olabilmektedir. Bu nedenle tüketilmesi zehirli, riskli bir ot olarak karşımıza çıkıyor" dedi. "Karaciğer yetmezliğine neden oluyor" Kars’ta bulunan bazı otların tüketildiğinde karaciğer yetmezliğine neden olduğuna dikkat çeken Dr. Sevgi Özen Köse, "Bunun yanında yine acı bakla olarak adlandırılan bir diğer ot da var. Bu da yine yabani otlar içerisinde bulunduğu için karışabiliyor ve karaciğer yetmezliğine kadar gidebilen risklerle karşımıza çıkabiliyor. Bunun yanında şahdere adı verilen sütlü otlar olarak bilinen bitkiler var. Bunlar da yine karışan bitkiler arasında karaciğer toksitesi, bilinç bozukluğu, halüsinasyon gibi risklerle karşımıza çıkabilmektedir. Bu nedenle her ot şifa anlamına gelmiyor. Doğadan toplanılan otların hepsi şifa anlamına gelmiyor. Karşımıza zehir olarak çıkabilmektedir. Bu nedenle tüketilirken, mümkün mertebede bilen kişiler ya da bir uzmandan yardım alınarak tüketilmelidir. Ya da hiç tüketilmemelidir" diye konuştu. "Bilinmeyen otlar tüketildiğinde hızlı en yakın hastaneye başvurulmalı" Kars’ta özellikle son günlerde doğada vatandaşların endemik bitkiler topladığının altını çizen Dr. Köse, "Bu otlar tüketildiğinde hızlıca hastaneye başvurulmalı, çünkü aslında başlangıç aşamasından ziyade ilerleyen günlerde de bu şikayetler karşımıza çıkabiliyor. Yani karaciğer yetmezliği yalnızca ilk bir, iki günde değil, birkaç hafta içerisinde de karşımıza çıkabilmektedir. Bulantı, kusma, bilinç bozukluğu ya da halüsinasyon, hayal görme gibi şikayetler olması halinde mutlaka hızlıca hastaneye başvurulması gerekiyor" şeklinde konuştu. Öte yandan 26.04.2025 günü 4 çocuk hasta Arpaçay ilçesinden, 4 çocuk hasta da Kağızman ilçesinden olmak üzere toplam 8 çocuk hasta, halk arasında deli bat bat otu olarak bilinen tüketimine bağlı zehirlenme şikayeti ile Harakani Devlet Hastanesi Acil servisine başvurmuştu, 7 hasta ilk gün şikayetlerinde gerilme olması üzerine olay günü taburcu edilmişti, 1 hasta ise yatırılarak tedavi altına alınmıştı. tedavi altına alınan hasta 48 saat gözetim altında tutularak, tedavisi yapılmış ve takiplerinde bir sıkıntı olmaması üzerine zehirlenmenin 2’nci gününde taburcu edilmişti.
Kars’ta uzmanlar uyardı: "Her ot şifa anlamına gelmiyor"
03 Mayıs 2025 Cumartesi - 09:51 Kars’ta uzmanlar uyardı: "Her ot şifa anlamına gelmiyor" Kars’ın endemik bitkisi deli bat bat otu, masum görünümüne rağmen ciddi zehirlenmelere yol açarken, uzmanlar, ‘her ot şifa anlamına gelmiyor’ diyerek uyarda bulundu. Doğu Anadolu Bölgesi’nde yetişen ve özellikle Kars’ın doğal zenginliklerinden biri olan halk arasında ‘güzel avrat’ otu olarak bilinen deli bat bat otu, bahar aylarının gelmesiyle yeniden gündemde yerini aldı. Geçtiğimiz günlerde Kars’ta çocukların tükettiği ve zehirlenerek hastaneye kaldırıldığı olayın ardından uzmanlar harekete geçti. Kars Harakani Devlet Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doktor Sevgi Özen Köse, her otun şifa anlamına gelmediğini, maalesef zehir olarakta insanların karşısına çıktığını belirterek, vatandaşlardan bilmedikleri otları tüketmemelerini istedi. Dr. Köse, bazı otların küçük bir miktarda bile alınsa dahi kalp durmasına ve solunum sisteminin durmasına neden olduğunu söyledi. Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Sevgi Özen Köse, "Özellikle Doğu Anadolu Bölgesi doğal otlar bakımından coğrafyası zengin bir bölge, bu nedenle halk, bu otları toplayıp tüketebiliyor. Ancak her ot şifa anlamına gelmiyor. Maalesef zehir olarak karşımıza çıkabiliyorlar. Bunların başında da özellikle güzel avrat otu olarak adlandırılan acı bat bat (dali bat bat) halk arasında bilinen bir ot, bu ot özellikle çiçeği ve meyvesi nedeniyle de yaban mersiniyle de karışabilmekte ve çocuklar ve halk tarafından tüketilip bir zehir olarak karşımıza çıkabilmekte. Küçük bir miktarda bile alınsa kalp durmasına, solunum sisteminin durmasına, ritim bozukluklarına, halüsinasyon, bilinç değişikliği, bilinç bozukluklarına neden olabilmektedir. Bu nedenle tüketilmesi zehirli, riskli bir ot olarak karşımıza çıkıyor" dedi. "Karaciğer yetmezliğine neden oluyor" Kars’ta bulunan bazı otların tüketildiğinde karaciğer yetmezliğine neden olduğuna dikkat çeken Dr. Sevgi Özen Köse, "Bunun yanında yine acı bakla olarak adlandırılan bir diğer otta var. Bu da yine yabani otlar içerisinde bulunduğu için karışabiliyor ve karaciğer yetmezliğine kadar gidebilen risklerle karşımıza çıkabiliyor. Bunun yanında şahdere adı verilen sütlü otlar olarak bilinen bitkiler var. Bunlarda yine karışan bitkiler arasında, bunlarda karaciğer toksitesi, bilinç bozukluğu, halüsinasyon gibi risklerle karşımıza çıkabilmektedir. Bu nedenle her ot şifa anlamına gelmiyor. Doğadan toplanılan otların hepsi şifa anlamına gelmiyor. Karşımıza zehir olarak çıkabilmektedir. Bu nedenle tüketilirken, mümkün mertebede bilen kişiler, yada bir uzmandan yardım alınarak tüketilmelidir. Yada hiç tüketilmemelidir" diye konuştu. "Bilinmeyen otlar tüketildiğinde hızlı en yakın hastaneye başvurulmalı" Kars’ta özellikle son günlerde doğada vatandaşların endemik bitkiler topladığının altını çizen Dr. Köse, "Bu otlar tüketildiğinde hızlıca hastaneye başvurulmalı, çünkü aslında başlangıç aşamasından ziyade ilerleyen günlerde de bu şikayetler karşımıza çıkabiliyor. Yani karaciğer yetmezliği yalnızca ilk bir, iki günde değil, birkaç hafta içerisinde de karşımıza çıkabilmektedir. Bulantı, kusma, bilinç bozukluğu, yada halüsinasyon, hayal görme gibi şikayetler olması halinde mutlaka hızlıca hastaneye başvurulması gerekiyor" şeklinde konuştu. Öte yandan 26.04.2025 günü 4 çocuk hasta Arpaçay ilçesinden, 4 çocuk hasta da Kağızman ilçesinden olmak üzere toplam 8 çocuk hasta, halk arasında Deli bat bat otu olarak bilinen tüketimine bağlı zehirlenme şikayeti ile Harakani Devlet Hastanesi Acil servisine başvurmuştu, 7 hasta ilk gün şikayetlerinde gerilme olması üzerine olay günü taburcu edilmişti, 1 hasta ise yatırılarak tedavi altına alınmıştı. tedavi altına alınan hasta 48 saat gözetim altında tutularak, tedavisi yapılmış ve takiplerinde bir sıkıntı olmaması üzerine zehirlenmenin 2’inci gününde taburcu edilmişti. (IÇ-
Kars’ta Hayvanları Koruma Kurulu toplandı
02 Mayıs 2025 Cuma - 16:08 Kars’ta Hayvanları Koruma Kurulu toplandı Kars’ta, Hayvanları Koruma Kurulu Vali Ziya Polat, başkanlığında toplandı. Hayvanları Koruma Kurulu toplantısında hayvan hakları ve koruma önlemleri masaya yatırıldı. Kars Valiliği Toplantı Salonu’nda düzenlenen toplantıya, Belediye Başkanı Prof. Dr. Ötüken Senger, ilçe belediye başkanları hayvan hakları savunucuları, veterinerler ve ilgili kamu kurumlarının temsilcileri katıldı. Toplantının açılışında konuşan Vali Ziya Polat, hayvanların yaşam hakkına saygı gösterilmesinin önemine dikkat çekerek, şehirdeki sokak hayvanlarıyla ilgili sürdürülebilir çözümler üretmek için çalışmaların hızla devam ettiğini belirtti. Toplantıda; 5199 sayılı "Hayvanların Korunması Hakkında Kanun" ve 7527 sayılı "Hayvanları Koruma Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" ile Uygulama Yönetmelikleri kapsamında sahipsiz hayvanlara ilişkin olarak kentte yürütülen çalışmalar, alınacak tedbirler ve öneriler değerlendirildi. Ayrıca sokak hayvanlarının sağlık hizmetlerine erişiminin artırılması, barınakların iyileştirilmesi ve hayvan sahiplerinin sorumlulukları konusunda bilinçlendirme faaliyetlerinin güçlendirilmesi gibi başlıklar ele alındı. Özellikle, sahipsiz hayvanların rehabilitasyonu ve sahiplendirilme süreçlerinin hızlandırılması için çeşitli öneriler sunuldu. Kars’ta hayvanların korunması için atılacak adımların, şehrin hayvan dostu bir yer haline gelmesinde önemli rol oynaması bekleniyor.