Yerel Haberler
Kastamonu
10 Mart 2026 Salı - 12:41 Roma dönemine ait kalıntıların bulunduğu bölge defineciler tarafından tahrip edildi Kastamonu’nun Araç ilçesinde Roma dönemine ait kalıntıların bulunduğu ve 2014 yılında sit alanı ilan edilen bölge, defineciler tarafından yapılan kaçak kazılarla tahrip ediliyor. Kastamonu’nun Araç ilçesi Yukarı Güney köyü Kadimi mevkiinde bulunan ve Roma dönemine ait olduğu düşünülen kalıntıların yer aldığı bölge, Ankara Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 24 Temmuz 2014 tarihli kararıyla arkeolojik sit alanı ilan edildi. Henüz kazı çalışmalarının başlamadığı bölge defineciler tarafından yapılan kaçak kazılarla tahrip ediliyor. Bölgede birçok alanda defineciler tarafından kaçak kazıların yapıldığı gözlemlendi. Bölgede yaşayan vatandaşlar defineciler tarafından tahrip edile yerleşim yerindeki kalıntıların gün yüzüne çıkartılmasını talep etti. "İnanılmaz şekilde kazmışlar" Bölgede Kastamonu Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü ekipleri ve vatandaşlarla birlikte incelemelerde bulunan Kastamonu Üniversitesi Araç Rafet Vergili Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Hikmet Haberal, "Buraya ben 2022 yılının Aralık ayında gelmiştim. O tarihte de koruma altına alınması için ilgili kurumlara seslenmiştim. Aradan 4 yıl geçti, fakat bir gelişme olmadı. Bugün tekrar bölgeyi ziyaret etme imkanı bulduk. Alan önceki ziyaret ettiğimiz zaman göre daha fazla kazılmış, tahrip edilmiş. Şu anda bulunduğumuz alanda sütun parçaları var. Arkamda görülen alanda mozaikler, burada parçalar vardı. Hemen arkamızdaki büyük sütunlarda haç işareti vardı. Geldiğimiz güzergahımız da 4 tane daha haç işareti olan yapılar vardı. Sütunlar ve odalar vardı, bölmeler vardı. Bulunduğumuz bölgede yine aynı şekilde ortaya çıkarılmış sütunlar var, üzerinde yazılar var. Tabii ben arkeolog, sanat tarihçisi değilim. Özellikle arkeologların, ilgili kurumların bu bölgeye sahip çıkmaları lazım. İnanılmaz şekilde kazmışlar, bir yerden girmişler, öbür taraftan çıkmışlar. Adeta bir tünel yapmışlar" dedi. "Kazılan alanlara bakınca yepyeni kazılmış, ayak izleri bile var" Bölgenin korunması gerektiğini ifade eden Haberal, "Adeta sit alanı talan alanı olmuş. Gördüğümüz her yer, geçtiğimiz her yer kazılmış. 4 sene önce biz bu bölgeyi tekrar ziyaret etmiştik. Burada inanılmaz güzel görüntüler vardı. Daha yeni kazılmış, ayak izleri bile var. Kazı için kesilmiş ağaçlar var, inanılmaz derecede tahrip edilmiş. Artık buraya sahip çıkılması lazım, ortaya çıkarılması lazım" şeklinde konuştu. Bölgenin sit alanı ilan edilmesine rağmen korunamadığını söyleyen Haberal, bölgenin 2 bin yıllık bir geçmişe sahip olduğunu belirterek, "Kazı çalışmalarıyla bu alanın gün yüzüne çıkarılması ve ülke turizmine kazandırılması gerekiyor" ifadelerini kullandı.
09 Mart 2026 Pazartesi - 18:08 Üniversite öğrencileri atıkları sanata dönüştürdü Kastamonu Üniversitesi’nde eğitim gören öğrencilerin atık malzemeleri sanatla buluşturarak yaptıkları ürünlerin yer aldığı sergi büyük ilgi gördü. Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen "Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı (ÜNİDES)" projesi kapsamında "Atık Malzemelerin Sanata Dönüşümü" sergisi açıldı. Atık malzemeler kullanılarak yapılan ürünler büyük ilgi gördü. Serginin açılışında konuşan Kastamonu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Grafik ve Tasarım Bölümü Dr. Öğretim Üyesi ve Dekan Yardımcısı Köksal Bilirdönmez, "2025 yılı 5. Dönem Güzel Sanatlar Öğrenci Topluluğu olarak ÜNİDES projesine başvuruda bulunduk. Yaklaşık 20 arkadaşımız kağıt, metal, cam ve plastikten oluşan atık malzemeleri birer objeye dönüştürdüler. Bu süreç biraz yorucu oldu. Hafta sonlarını bizler için ayırdılar. Bu yüzden süreç öğrenci arkadaşlarımız için biraz yorucu oldu" dedi. Güzel Sanatlar Öğrenci Topluluğu Başkanı Aleyna Atalar ise, "Sergimizde metal, plastik, kağıt ve camdan oluşmakta olan toplam 22 eser yer almaktadır. Bu projemizi topluluğumuz ile birlikte 5. dönem şeklinde gerçekleştirdik. Sergimizde atık malzemeleri simgelemek istedik. Atık malzemelerde göz bebeğini, doğayı tema olarak ele aldık. Gözün içerisindeki kırık camlar ise epoksiden yapıldı. Doğanın parçalanmasını simgeliyor. Aynı zamanda etrafındaki plastik poşetler de doğanın aslında zararsız gibi gözüken, aynı zamanda çok büyük zararı olduğu maddelerden kullandık. Sempatik yapmamın sebebi ise insanlar aslında doğayı kirletirken farkında değiller. Doğaya bu maddelerin çok büyük zararları var ama en büyük zararlardan bir tanesi insanların olduğunu simgelemek istedim" diye konuştu. Konuşmaların ardından davetliler tarafından sergi gezildi. Öğrenciler, sergiyi gezen davetlilere yaptıkları çalışmalar hakkında bilgiler verdi. Serginin açılışına Kastamonu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Erol Yıldır, Kastamonu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Grafik ve Tasarım Bölümü Dr. Öğretim Üyesi ve Dekan Yardımcısı Köksal Bilirdönmez ile öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı. Davetlilerden büyük ilgi gören sergi, 13 Mart’a kadar ziyaret edilebilecek.
09 Mart 2026 Pazartesi - 11:17 Japonya’ya ulaşmak için Almanya’dan yola çıkan gezgin 6 aydır yürüyor Almanya’dan Japonya’ya yürüyerek gitmek için yola çıkan Mustafa Mostanno, yaklaşık 6 ayda Türkiye’ye ulaştı. Almanya’dan yola çıkan Türkiye vatandaşı Mustafa Mostanno, yaklaşık 6 aydır Japonya’ya ulaşmak için yürüyor. Uzun yolculuğunun arından Türkiye’ye ulaşan Mustafa Mostanno, İstanbul’u gezdikten sonra Kocaeli, Sakarya, Düzce, Bolu ve Karabük güzergahını takip ederek Kastamonu’ya ulaştı. Kastamonu’nun Daday ilçesinde vatandaşlarla sohbet eden Mostanno, Sinop istikametinde yürüyüle devam ettiğini belirterek, "Yürüyüşe Almanya’dan başladım, Japonya’ya kadar yürüyeceğim. Yaya yürüyerek gidiyorum. Şu anda gittiğim güzergahı tam olarak bilmiyorum, nereye gideceğimi de bilmiyorum. Şimdi Kastamonu tarafına doğru gidiyorum. 2, 3 ay daha Sinop, Samsun, Orda, Giresun, Trabzon, Rize’ye kadar yürüyeceğim" dedi. Kastamonu’ya ulaşana kadar geceleri de yürüdüğünü belirten Mustafa Mostanno, "Ama Kastamonu’ya geldiğimde köpekler, ayı sesleri, tilki sesleri geliyor. Ama ne yapayım, çoğu zaman dışarıda, çadırda yatıyorum. Fakat hayvanlar bana hiçbir şey yapmıyorlar" diye konuştu. Yemek ihtiyacını vatandaşların desteğiyle karşıladığını kaydeden Mustafa Mostanno, "Market bulabilirsem gıda ihtiyaçlarımı alıyorum. Birisi yardım ederse, yemek verirse onu da alıyorum. Hep böyle şimdiye kadar devam ettim, bundan sonra da böyle devam edeceğim. Bu şekilde 6 aydır yoldayım" şeklinde konuştu.
Ilgaz Dağı’nda üniversite öğrencilerine yaban hayatı anlatıldı
05 Temmuz 2025 Cumartesi - 12:32 Ilgaz Dağı’nda üniversite öğrencilerine yaban hayatı anlatıldı Kastamonu Üniversitesi öğrencilerine Ilgaz Dağı’nda gerçekleştirilen eğitimlerde yaban hayatı hem uygulamalı hem de teorik olarak anlatıldı. Kastamonu Üniversitesi Hayvancılık ve Yaban Hayatı Topluluğu Akademik Danışmanı Öğretim Görevlisi Abdullah Şimşek’in koordinesinde 4. dönem projesi olan "Sınır Tanımayan Doğa: Tarım Arazilerinde Vahşi Yaşam Koridorları" projesi çerçevesinde, öğrencilere, "Tarım ve Doğanın Uyumlu Geleceği", "Sürdürülebilir Tarım ve Hayvancılıkla Yaban Hayatının Korunması", "Vahşi Yaşam Dostu Çiftlikler: Tarım ve Doğanın Uyumlu Geleceği" ve "Dijital Çözümlerle Yaban Hayatı Takibi: Sürdürülebilir Tarımın Yeni Yüzü" başlıkları altında eğitimler verildi. Proje çerçevesinde verilen eğitimlerin ardından üniversite öğrenciler, Ilgaz Dağı Milli Parkında yaban hayatı ve milli parklar konusunda gözlem yapma imkanı buldu. Öğrencilere, yaban hayatı gözleminde İHA kullanımı konusunda eğitim verilirken, fotokapanlara yakalanan yaban hayatının da incelenmesi sağlandı. "Modern tarım uygulamalarının ekosistemdeki olumsuz etkilerini azaltmayı amaçlıyoruz" Proje ile ilgili bilgi veren Kastamonu Üniversitesi Hayvancılık ve Yaban Hayatı Topluluğu Danışman Öğretim Görevlisi Veteriner Hekim Abdullah Şimşek, "Bu proje, modern tarım uygulamalarının ekosistem üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmayı ve tarımsal üretim ile yaban hayatının bir arada var olabileceği sürdürülebilir modeller geliştirmeyi ve bunu öğrencilerimize uygulamalı olarak anlatabilmeyi amaçlamaktadır. Biyoçeşitliliği destekleyen tarım teknikleri, doğal yaşam koridorları ve ekosistem dostu üretim yöntemleri ile hem çiftçilerin verimliliğini artırmak hem de doğanın korunmasını sağlamak hedeflenmektedir. Ayrıca İHA kullanarak yaban hayatı gözlemleme tekniklerini öğretmek, uygulamalı deneyim kazandırmak ve doğaya zarar vermeden gözlem yapma bilincini oluşturmak hedeflenmiştir. İHA teknolojisi, yaban hayatı gözlemleme ve araştırma süreçlerinde devrim etkisi yapan bir araç haline gelmiştir. Geleneksel gözlem yöntemlerine kıyasla birçok avantaj sağlayan İHA’lar, doğrudan hayvanların yaşam alanlarını bozmadan ve onları strese sokmadan detaylı inceleme yapmaya imkan tanımaktadır. Bizler, önümüzdeki eğitim öğretim döneminde de burada olduğumuz sürece bu eğitimleri vermeye ve projeler geliştirmeye devam edeceğiz" dedi. Kastamonu Üniversitesi Hayvancılık ve Yaban Hayatı Topluğu Başkanı Aydın Ayberk Cozur ise, "Son projemiz Sınır Tanımayan Doğa projemizdir. Kayseri’den ve Kastamonu’dan değerli hocalarımız etkinliğe katılım gösterdi. Onların eşliğinde projemizi bugün gerçekleştirdik. Ilgaz Dağına da çıkıp yaban hayatını gözlemleyeceğiz" diye konuştu. Kastamonu Üniversitesi Hayvancılık ve Yaban Hayatı Topluğu Üyesi ve Sınır Tanımayanlar Projesi Yürütücüsü Şule Tekin de, "Kayseri ve Kastamonu’dan gelen değerli hocalarımızla birlikte fotokapan nasıl kullanılır, fotokapan kullanılırken nelere dikkat etmemiz gerekir konularında bilgiler aldık. Teorik olarak anlatımlar bugün gerçekleştirildi, yarın da uygulamalı olarak Ilgaz Dağı Milli Parkında eğitimlerimizi devam ettireceğiz" şeklinde konuştu. Kastamonu Üniversitesi Hayvancılık ve Yaban Hayatı Topluğu Üyesi Zehra Çavuş ve Gamze Karataş ise projede emeği geçenlere ve destek sağlayan Gençlik ve Spor Bakanlığına teşekkür etti.
Her yıl yüzlerce insan bu suyla yıkanarak şifa arıyor
04 Temmuz 2025 Cuma - 13:08 Her yıl yüzlerce insan bu suyla yıkanarak şifa arıyor Kastamonu’nun Araç ilçesini ziyaret eden yüzlerce vatandaş, şifalı olduğuna inanılan kaynak suyuyla yıkanıp ya da içerek, egzama, kaşıntı gibi hastalıkları için şifa arıyor. Kastamonu’nun Araç ilçesi Mendik köyü Boyalı Köklüdere mevkiinde yer altından çıkan ve ‘acı su’ olarak bilinen kaynak suyu vatandaşlardan büyük ilgi görüyor. Özellikle yaz mevsiminde hem bölgede yaşayan vatandaşların hem de il dışından gelen vatandaşların sık sık ziyaret ettiği bölgedeki suyun egzama, kaşıntı gibi rahatsızlara şifa olduğuna inanılıyor. Vatandaşlar, suyun çıktığı alanda oluşan doğal havuzda yıkanarak şifa arıyor. Yaklaşık 50 metre uzaklıktaki alanda çıkan farklı bir kaynaktaki su ise vatandaşlar tarafından şişelere doldurularak içme suyu olarak kullanılıyor. "İnsanlar, özellikle yaz aylarında burasını ziyaret ederek istifade bulunuyor" Araç ilçesi Tavşanlı köyünde yaşayan Halit Yazlı, "Burası eski adıyla acı su olarak bilinir. Eskiden uyuz hastalığı çok olduğu için bu su kullanılırmış. Vatandaşlar bütün hayvanlarını buraya getirip yıkardı. Vatandaş egzama ya da kaşındığı için buraya geliyor ve yıkanıyor. Faydasını da görebiliyor. Bu su kaşıntıları olan alanları yakıyor. Bir de içme suyu olarak da kullanıyoruz. Devamlı kaynıyor, burada 3 tane gözü var. Birisini içme suyu olarak kullanıyoruz. Burayı da yıkanma yeri olarak kullanılıyoruz. Burayı faaliyete geçirip de üstlenen olmadı" diye konuştu. "Boşa akan ve insanların şifa bulduğu bu suyun ülke ekonomisine kazandırılmasını talep ediyoruz" Çıkan suyun araştırılarak ekonomiye kazandırılması gerektiğine dikkat çeken Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesi Öğretim Görevlisi Hikmet Haberal ise "Kastamonu’nun Araç ilçesi Boyalı köyüne bağlı Köklüdere mıntıkası denilen bölgede, Kastamonu ve Çankırı’nın Bayramören ilçesi sınırlarının tam kesiştiği bir noktadaki bu suyu inceledik. Yerel halk zaten burasını biliyor. Bölgede Mendik köyü var. Mendik köyünde yaşayan halk, o bölgeyi çok iyi biliyor. Biz de incelemelerde bulunduk ve 90 yaşındaki bir amcamız ile sohbet ettik, bölgedeki yerel halk ile görüştük. İnsanlar gelip burada şifa arıyor. Yıkanma yeri ayrı, içme yeri ayrı. ’Tam bir maden suyu, yani sodalı su’ diyorlar. Biz de içtik. Tam bir soda suyu, bunu tahlil edilmesini istiyoruz. Ben bunun tahlil edilmesi için de numunesini aldım. Kastamonu Üniversitemizin laboratuvarına götürüp teslim ettim, inşallah iyi sonuçlar çıkar diye düşünüyorum. Çünkü yerel halk, buradan çok insanın şifa bulduğunu, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül aylarında insanların buraya akın akın geldiklerini söylediler" şeklinde konuştu.