Yerel Haberler
Kastamonu
10 Mart 2026 Salı - 12:41 Roma dönemine ait kalıntıların bulunduğu bölge defineciler tarafından tahrip edildi Kastamonu’nun Araç ilçesinde Roma dönemine ait kalıntıların bulunduğu ve 2014 yılında sit alanı ilan edilen bölge, defineciler tarafından yapılan kaçak kazılarla tahrip ediliyor. Kastamonu’nun Araç ilçesi Yukarı Güney köyü Kadimi mevkiinde bulunan ve Roma dönemine ait olduğu düşünülen kalıntıların yer aldığı bölge, Ankara Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 24 Temmuz 2014 tarihli kararıyla arkeolojik sit alanı ilan edildi. Henüz kazı çalışmalarının başlamadığı bölge defineciler tarafından yapılan kaçak kazılarla tahrip ediliyor. Bölgede birçok alanda defineciler tarafından kaçak kazıların yapıldığı gözlemlendi. Bölgede yaşayan vatandaşlar defineciler tarafından tahrip edile yerleşim yerindeki kalıntıların gün yüzüne çıkartılmasını talep etti. "İnanılmaz şekilde kazmışlar" Bölgede Kastamonu Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü ekipleri ve vatandaşlarla birlikte incelemelerde bulunan Kastamonu Üniversitesi Araç Rafet Vergili Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Hikmet Haberal, "Buraya ben 2022 yılının Aralık ayında gelmiştim. O tarihte de koruma altına alınması için ilgili kurumlara seslenmiştim. Aradan 4 yıl geçti, fakat bir gelişme olmadı. Bugün tekrar bölgeyi ziyaret etme imkanı bulduk. Alan önceki ziyaret ettiğimiz zaman göre daha fazla kazılmış, tahrip edilmiş. Şu anda bulunduğumuz alanda sütun parçaları var. Arkamda görülen alanda mozaikler, burada parçalar vardı. Hemen arkamızdaki büyük sütunlarda haç işareti vardı. Geldiğimiz güzergahımız da 4 tane daha haç işareti olan yapılar vardı. Sütunlar ve odalar vardı, bölmeler vardı. Bulunduğumuz bölgede yine aynı şekilde ortaya çıkarılmış sütunlar var, üzerinde yazılar var. Tabii ben arkeolog, sanat tarihçisi değilim. Özellikle arkeologların, ilgili kurumların bu bölgeye sahip çıkmaları lazım. İnanılmaz şekilde kazmışlar, bir yerden girmişler, öbür taraftan çıkmışlar. Adeta bir tünel yapmışlar" dedi. "Kazılan alanlara bakınca yepyeni kazılmış, ayak izleri bile var" Bölgenin korunması gerektiğini ifade eden Haberal, "Adeta sit alanı talan alanı olmuş. Gördüğümüz her yer, geçtiğimiz her yer kazılmış. 4 sene önce biz bu bölgeyi tekrar ziyaret etmiştik. Burada inanılmaz güzel görüntüler vardı. Daha yeni kazılmış, ayak izleri bile var. Kazı için kesilmiş ağaçlar var, inanılmaz derecede tahrip edilmiş. Artık buraya sahip çıkılması lazım, ortaya çıkarılması lazım" şeklinde konuştu. Bölgenin sit alanı ilan edilmesine rağmen korunamadığını söyleyen Haberal, bölgenin 2 bin yıllık bir geçmişe sahip olduğunu belirterek, "Kazı çalışmalarıyla bu alanın gün yüzüne çıkarılması ve ülke turizmine kazandırılması gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Kastamonu Üniversitesi’nde kurumsal iletişim çalışmaları ve uluslararası sıralamalar ele alındı
20 Haziran 2025 Cuma - 10:02 Kastamonu Üniversitesi’nde kurumsal iletişim çalışmaları ve uluslararası sıralamalar ele alındı Kastamonu Üniversitesi Senato Toplantısında, eğitimde mükemmeliyet, kurumsal iletişim çalışmaları ve uluslararası sıralamalar ele alındı. Kastamonu Üniversitesi Senato Toplantısı, Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal başkanlığında Senato Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantıya Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mehmet Atalan, Prof. Dr. Ömer Küçük, Prof. Dr. Selahattin Kaymakcı ile Genel Sekreter Doç. Dr. İbrahim Demirbaş ile senato üyeleri katıldı. Toplantının açılışında konuşan Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, bahar döneminin sonuna yaklaşıldığını belirterek, dönem boyunca Kastamonu Üniversitesi genelinde gerçekleştirilen faaliyetlere değindi. Özellikle kalite odaklı yürütülen çalışmaların Kastamonu Üniversitesi’nin kurumsal gelişimine önemli katkılar sağladığını vurgulayan Rektör Topal, araştırma, eğitim-öğretim, toplumsal katkı ve uluslararasılaşma alanlarında planlı ve yoğun bir mesai harcandığını ifade etti. Kastamonu Üniversitesi’nin ulusal ve uluslararası alandaki görünürlüğünü artırmaya yönelik çabaların sürdüğünü belirten Rektör Topal, bu süreçte özveriyle görev yapan tüm akademik ve idari personele emeklerinden dolayı teşekkür etti. Rektör Topal, yeni akademik yılda da kalite odaklı çalışmaların artarak devam edeceğini kaydetti. Açılış konuşmasının ardından Kastamonu Üniversitesi Eğitimde Mükemmeliyet Koordinatörü Prof. Dr. Berat Ahi, koordinatörlük bünyesinde yürütülen çalışmalar hakkında senato üyelerine sunum yaptı. Prof. Dr. Ahi, sunumunda, eğitimde kaliteyi artırmaya yönelik uygulamalar, akademik danışmanlık süreçleri, ölçme-değerlendirme sistemleri ve öğrenci memnuniyet anketleri gibi başlıca faaliyet alanlarına ilişkin bilgiler paylaştı. Toplantının devamında Kastamonu Üniversitesi Basın Müşaviri Doç. Dr. Selver Mertoğlu, yeni hazırlanan Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği Yönergesi kapsamında yapılan düzenlemeleri ve müşavirlik tarafından yürütülen tanıtım ve iletişim çalışmalarını senato üyeleriyle paylaştı. Doç. Dr. Mertoğlu da kurum içi ve dışı iletişimin güçlendirilmesi, basınla ilişkiler, sosyal medya yönetimi ve görsel kimlik çalışmaları konularında yürütülen faaliyetler hakkında bilgi verdi. Ardından Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, yükseköğretim alanındaki küresel endekslerin kriterlerine uygun olarak Kastamonu Üniversitesi’nin uluslararası sıralamalardaki yeri ve bu kapsamda yürütülen çalışmalar ile geleceğe yönelik stratejiler hakkında bilgilendirmede bulundu. Senato Toplantısı, gündem maddelerinin görüşülmesi ve değerlendirilmesinin ardından sona erdi.
Kız kavgası cinayetinde müebbet hapis talebi
20 Haziran 2025 Cuma - 10:02 Kız kavgası cinayetinde müebbet hapis talebi Kastamonu’da kız meselesi yüzünden tartıştıkları genci öldürdükleri iddia edilen 3 sanık hakkında müebbet hapis cezası talep edildi. Olay, 2023 yılının Aralık ayında Merkez ilçeis Yolkonak köyü Yukarıyuva Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Fuat Camcı (19) ile Ferdi D. arasında kız meselesi yüzünden telefonda tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine Fuat Camcı, en yakın arkadaşı olan Eren E.’nin aracına binerek, yanlarına aldıkları Yusuf S. ile birlikte Yolkonak köyüne gitti. Köye geldikleri sırada Ferdi D. ile Fuat Camcı arasında çıkan tartışma büyüdü. İddialara göre Ferdi D. ile Yusuf S., yanlarında bulundurdukları tüfekle çapraz ateşe aldıkları Fuat Camcı’yı vurarak öldürdü. Olayın ardından Eren E. aracıyla, Ferdi D. ve Yusuf S. de yaya olarak olay yerinden uzaklaştı. İhbar sonrası inceleme başlatan Kastamonu İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, olaya karışan Ferdi D., Yusuf S. ve Eren E.’yi gözaltına aldı. Karakoldaki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edilen üç sanıkta tutuklandı. Olaydan sonra sanıklar hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde "kasten öldürme" suçundan dava açıldı. Kastamonu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından suçta kullanılan kısa namlulu tüfeğin bulunamaması sebebiyle de Ahmet C.G., Polat S., Onur Ş. ve Recep K. hakkında da "suç delillerini yok etme ya da değiştirme" suçlarından dava açıldı. Mahkeme heyeti, açılan davada dosyayı birleştirerek yargılamaya devam etti. Cumhuriyet savcısı, sanıkların cezalandırılmalarını talep etti Devam eden yargılamada, Cumhuriyet savcısı sanıklar Ferdi D., Yusuf S. ve Eren E.’nin ‘kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis cezasıyla, diğer sanıklar Ahmet C.G., Polat S., Onur Ş. ve Recep K.’nin de "suç delillerini yok etme ya da değiştirme" suçundan 5 yıl hapis cezasına çarptırılmasını talep etti. Cumhuriyet savcısı, mütalaasında tutuksuz yargılanan sanık Eren E.’nin de tutuklanmasını istedi. "Planlı bir şekilde oğlumu öldürdüler" Duruşmada konuşan Fuat Camcı’nın annesi Z. Camcı, planlı bir şekilde oğlunu öldürdüklerini belirterek, "Oğlumu kasten öldürdüler. En ağır şekilde cezalandırılmalarını istiyorum. Sizin adaletinize sığınıyorum, sizin vicdanınıza ve adaletinize bırakıyorum. Benim sizden ve Allah’tan başka sahibim yok. En ağır şekilde cezalandırılsınlar. Üçünden de şikayetçiyim" dedi. "Planlı bir şekilde öldürmek isteseydim pusu kurardım" Duruşmada kendisini savunan tutuklu sanık Ferdi D., "Ben, planlı bir şekilde öldürmek isteseydim araçtan inmeden öldürürdüm ya da köye gelirken pusu kurardım, öldürürdüm. Ben, köyden gitmesi için çok uğraştım. Ama gitmedi, sonra bu olay yaşandı. Pişmanım, beraatımı ve tahliyemi istiyorum" diye konuştu. Tutuklu sanık Yusuf S. ise, "Pişmanım, böyle olmasını istemezdim. Tahliyemi talep ediyorum" şeklinde konuştu. Tutuksuz yargılanan sanıklar Eren E. ve Ahmet C.G. de suçsuz olduklarını belirterek, beraatlarını talep ettiler. Mahkeme heyeti, avukatların da dinlenmesinin ardından duruşmayı ise ileri bir tarihe erteledi.
Kastamonu Üniversitesi ile Türkiye Ragbi Federasyonu arasında işbirliği protokolü imzalandı
20 Haziran 2025 Cuma - 09:50 Kastamonu Üniversitesi ile Türkiye Ragbi Federasyonu arasında işbirliği protokolü imzalandı Kastamonu Üniversitesi ile Türkiye Ragbi Federasyonu arasında altyapıyı geliştirme noktasında işbirliği protokolü imzalandı. Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Türkiye Ragbi Federasyonu Başkanı Nahit Şahin’i makamında ağırladı. Ziyarette Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bilgehan Baydil, Türkiye Ragbi Federasyonu Başkan Vekili Engin Kömürcü, Türkiye Ragbi Şampiyonası’nda birincilik elde eden Kastamonu Üniversitesi Kadın Ragbi Takımı sporcuları ve takım antrenörü Sercan Hükümen de hazır bulundu. Gerçekleştirilen görüşme kapsamında Kastamonu Üniversitesi ile Türkiye Ragbi Federasyonu arasında iş birliği protokolü imzalandı. Protokol, spor eğitimi, performans testleri, antrenörlük uygulamaları, altyapı faaliyetleri, yetenek taramaları, bilimsel araştırmalar ve akademik yayınları kapsayan çok yönlü bir iş birliğini öngörüyor. Anlaşma çerçevesinde Kastamonu Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi, federasyonun ihtiyaç duyduğu branşlarda uzmanlık ve seçmeli dersler açacak, öğrenciler antrenörlük uygulamalarını federasyon desteğiyle sahada gerçekleştirme fırsatı bulacak. Ayrıca Kastamonu Üniversitesi, federasyon tarafından düzenlenecek yetenek taramaları, altyapı kampları ve performans testlerine aktif katılım sağlayacak. Bilimsel boyutu da önemseyen protokol, ortak proje, yayın ve eğitim materyali hazırlama gibi akademik faaliyetleri de içerecek. İmza töreninde konuşan Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, gençlerin sadece akademik değil, fiziksel ve sportif gelişimlerine de önem verdiklerini vurgulayarak, "Türkiye Ragbi Federasyonu ile hayata geçirilen bu iş birliği sayesinde öğrencilerimiz uygulamalı eğitim imkanlarına daha fazla erişecek ve sporun bilimsel yönüyle de tanışma fırsatı bulacak" dedi. Türkiye Ragbi Federasyonu Başkanı Nahit Şahin ise protokolün ragbi branşının gelişimi açısından önemli bir adım olduğunu belirterek, "Kastamonu Üniversitesi ile iş birliği yapmak federasyonumuz için büyük bir kazanım. Bu protokol ile antrenör ve sporcu eğitimleri başta olmak üzere performans testleri ve bilimsel yayınlar gibi birçok alanda birlikte üretmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Ziyarette Kastamonu Üniversitesi Kadın Ragbi Takımı, Rektör Topal’a şampiyonluk kupasını takdim etti.
Merdivenlerden düşmesi sonucu ağır yaralanan personel, hayat mücadelesini kaybetti
19 Haziran 2025 Perşembe - 15:27 Merdivenlerden düşmesi sonucu ağır yaralanan personel, hayat mücadelesini kaybetti Kastamonu’da ikamet ettiği evinin merdivenlerinden düşmesi sonucu ağır yaralanan Kastamonu Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü personeli Metin Kapulu, tedavi gördüğü hastanede hayat mücadelesini kaybetti. Olay, 1 Haziran’da Kastamonu’da Hisarardı Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, AK Parti Kastamonu İl Kadın Kolları Başkan Yardımcısı Sevim Kaya’nın kardeşi Kastamonu Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü personeli Metin Kapulu, evinin merdivenlerinden kayarak merdiven boşluğuna düştü. Belinde ve kaburgalarında kırıklar aynı zamanda iç organlarında hasar oluşan Metin Kapulu, olay yerine çağrılan sağlık ekiplerince Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Burada yapılan ilk müdahalenin ardından Ankara Etlik Şehir Hastanesi’ne sevk edilerek tedavi altına alındı. Buradaki tedavisinin tamamlanmasının ardından taburcu edilen şahıs, evinde istirahat ettiği sırada tekrar rahatsızlandı. İç kanama geçiren, nefes darlığı ve böbrek yetmezliği şüphesiyle tekrar Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan Metin Kapulu, yoğun bakım ünitesinde entübe edilerek yapılan müdahalelere rağmen 18 günlük hayat mücadelesini kaybetti. Kapulu’nun cenazesi, bugün ikindi namazını müteakip Hz. Pir Şeyh Şab’an-ı Camii’nde kılınacak cenaze namazının ardından Gümüşlüce Mezarlığı’nda aile kabristanına defnedilecek.
Filistin’de şehit edilen gazeteciler, Kastamonu’da anıldı
19 Haziran 2025 Perşembe - 15:19 Filistin’de şehit edilen gazeteciler, Kastamonu’da anıldı Kastamonu Üniversitesi’nce "Filistin’de Şehit Edilen Gazetecileri Anma" programı düzenlendi. Kastamonu Üniversitesi Basın Yayın Müşavirliğince Merkez Kütüphanesi Cemil Meriç Salonu’nda düzenlenen program İsrail’in Filistin’de yaptığı katliamı anlatan fotoğraf sergisinin açılışıyla başladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ve Kur’an-ı Kerim tilavetiyle devam eden programda konuşan Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, "Halen devam etmekte olan soykırımın ne derece büyük acılar yaşattığını ve insanlık adına ne derece utanç dolu bir sayfa olarak tarihe kayıt geçtiğini göstermiş oldu. Hiç şüphesiz bizler, hem Filistin ile tarihi bağları hem inanç bağları hem de gönül bağları olan insanlar ve bir Türk milleti olarak bu zulme kayıtsız kalma durumunda değiliz. Her şekilde Filistin halkının yanındayız. Her şekilde bu zulmü onlara reva gören ve bu zulme destek veren İsrail ve destekçilerine karşısındayız. İnşallah Filistin halkı bu onurlu duruşunun karşılığını en kısa zamanda alacak ve kendi özgür devleti içerisinde nehirden denize Filistin sınırları içerisinde hür, bağımsız ve mutlu bir şekilde yaşayacak. Döktükleri kanlar da zalimler boğulacak, biz buna inanıyoruz, bunu hamaset gereği değil hakikaten tarihin seyri içerisinde yaşayanların bir devamı niteliğinde söylüyoruz. İnşallah bizler de durduğumuz yerle kendi sahamızı belli edeceğiz ve Türk halkı her zaman olduğu gibi zalimin karşısında, mazlumun yanında ama en önemlisi doğrunun ve haklının yanında olarak bu sınavı vermeye devam etmekteyiz. Netice alınana kadar da bütün inancımız ile buna inanıyoruz. Bu vesileyle basın müşavirliğimiz ve destek veren basın öğrenci toplumumuzu tebrik ediyorum" dedi. "Yüreğimizde derin izler bırakan bu kayıpların duygusal ağırlığını paylaşıyoruz" Kelimelerin yetersiz kaldığı bir acının, bir insanlık dramının ve onurlu bir duruşun tanıkları olarak bir araya geldiklerini söyleyen Kastamonu Üniversitesi Basın Yayın Müşaviri Doç. Dr. Selver Mertoğlu, Gazze’de, görevlerini onurla, cesaretle ve canları pahasına sürdüren gazeteci meslektaşlarını andıklarını ve onların hatırasını yaşatmak için toplandıklarını belirtti. "Savaşta hakikat ilk kurban olur" sözünün tarihte defalarca dile getirildiğine işaret eden Mertoğlu, "Bu yüzden, savaşın ortasında gerçeğin peşine düşen gazeteciler, hakikatin yaşayan vicdanları haline gelmektedir. Bu anma töreni, hem akademik bir bakışla hakikatin önemini vurgulamak hem de yüreğimizde derin izler bırakan bu kayıpların duygusal ağırlığını paylaşmak için bir fırsattır. Biz akademisyenler, üniversitelerde hakikati aramayı ve yaymayı bir görev biliriz. Hakikatin akademik sorumluluğu, bilgiye sadakati ve doğruyu söyleme vazifesini içerir. Gazeteciler de benzer bir misyonla, özellikle çatışma bölgelerinde, gerçeği ortaya çıkarmak uğruna canlarını tehlikeye atmaktadır" diye konuştu. "Savaşın başlamasından bu yana 200 gazeteci hayatını kaybetti" Filistin’de savaşın başlamasından bu yana 200’den fazla gazetecinin hayatını kaybettiğini belirten Mertoğlu, "Tarihi veriler, savaş muhabirliğinin nasıl bir bedeli olduğunu çarpıcı biçimde ortaya koyuyor. İkinci Dünya Savaşı’nın altı yılı boyunca 69 gazeteci, 20 yıl süren Vietnam Savaşı’nda 63 gazeteci, üç yıl süren Kore Savaşı’nda 17 gazeteci hayatını kaybetmişti. Bugün ise ne yazık ki bu sayılar katlanarak aşılıyor. İsrail ile Gazze arasındaki son çatışmalar, basın tarihinin en ölümcül dönemi olarak kayıtlara geçmiştir. 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de görev yaparken öldürülen gazetecilerin sayısı yüzlerle ifade ediliyor. Basın özgürlüğü kuruluşlarının bildirdiğine göre, savaşın başlamasından bu yana yaklaşık 200 gazeteci hayatını kaybetti, daha fazlası yaralandı ve görevlerini yaptıkları için her an ölüm tehdidi altında yaşıyor. Uluslararası hukuk ve etik değerler, savaşta gazetecilerin korunmasını özellikle vurgulamaktadır. Cenevre Sözleşmelerine göre gazeteciler sivil statüsündedir ve hedef alınmaları savaş suçudur. Ancak Gazze’de gördük ki gerçeği ulaştırma mücadelesi verenler, bizzat gerçeği karartmak isteyen güçlerin hedefi haline gelmiştir. Basına yönelik her saldırı aslında gerçeğe yönelik bir saldırıdır. Hakikatin akademik sorumluluğuna inanan bizler için bu kabul edilemez bir durumdur" şeklinde konuştu. "Birçok gazeteci, yaşadıkları tarifsiz acıya rağmen kameralarını ellerinden bırakmadı" Gazetecilerin gerçeğin tanığı olduğunu söyleyen Mertoğlu, "Çatışma bölgelerinde haber peşinde koşan gazeteciler sadece gözlemci değildir; onlar vicdani birer tanıktır. ‘Vicdani tanıklık’ kavramı, zulme veya acıya şahit olup bunu dünyaya duyurma ahlaki yükümlülüğünü ifade eder. Kameralarıyla, not defterleriyle çatışmaları kaydeden gazeteciler ‘seyirci’ gibi görülebilir. Fakat biz biliyoruz ki onlar asla sadece seyirci değiller. Çünkü onlar sayesinde dünya, gözlerini başka yöne çeviremiyor; haksızlıkların belgesi tutuluyor. Gazeteciler, insanlığın hafızası için oradalar; zulmün kayda geçmesi, kurbanların unutulmaması, suçların gizlenmemesi için oradalar. Gazze’de yaşananlar, vicdani tanıklığın ne kadar hayati olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Gerçeğin tanığı olan gazeteci, yalnızca olanı biteni aktarmıyor, aynı zamanda zalimlerin yalanlarını boşa çıkarıyor. Kamerasını siper eden bir muhabir, aslında vicdanını siper ediyor demektir. Bazen bu uğurda en sevdiklerini bile kaybediyorlar, ama yılmıyorlar. Birçok gazeteci, yaşadıkları tarifsiz acıya rağmen kameralarını ellerinden bırakmadılar; çünkü biliyorlardı ki eğer onlar konuşmazsa, Gazze karanlık bir sessizliğe gömülecek" ifadelerini kullandı. "Bir gazeteci öldüğünde, hakikatin bir tanığı, adaletin bir savunucusu, vicdanın bir sesi susar" İsimlerini tek tek sayamadıkları Gazze’de görevi uğruna can veren meslektaşlarının cesaretini ve fedakarlığını yüreklerinde hissettiklerini belirten Mertoğlu, şöyle konuştu: "Onların her biri, mesleki onurun ne demek olduğunu dünyaya gösterdi. Kimi siperlerde kurşunların arasından yayın yaptı, kimi yıkıntıların altından gerçekleri haykırdı, kimi son nefesini verirken bile kamerasını kayıtta tuttu. Bir gazeteci, sevdiklerini kaybedip kendi canı tehdit altındayken dahi mikrofonunu bırakmıyor; çünkü hakikate sadakat, can pahasına taşıdıkları bir onur madalyasıdır. Bir gazeteci öldüğünde, sadece bir insan değil; hakikatin bir tanığı, adaletin bir savunucusu, vicdanın bir sesi susar. Ama bizler buradayız ve onların susturulan sesini hep birlikte yaşatacağız." Konuşmaların ardından Filistin’de yaşananların anlatıldığı film gösterimi katılımcılara izletildi. Akademisyen ve şehit gazetecilerin isimlerinin yazıldığı koltuklarda oturan öğrencilerin şiir okumasıyla program sona erdi. Programa; Kastamonu Üniversitesi Rektörü Topal ile Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ömer Küçük, Prof. Dr. Mehmet Atalan, Prof. Dr. Selahattin Kaymakcı, İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Muharrem Çetin ile öğrenciler katılım sağladı.
Devrekani Tarıma Dayalı İhtisas Besi Organize Sanayi Bölgesi’ndeki 29 yatırımcıya yüzde 50 hibe desteği
18 Haziran 2025 Çarşamba - 17:53 Devrekani Tarıma Dayalı İhtisas Besi Organize Sanayi Bölgesi’ndeki 29 yatırımcıya yüzde 50 hibe desteği Devrekani Belediye Başkanı Engin Altıkulaç, Devrekani Tarıma Dayalı İhtisas Besi Organize Sanayi Bölgesi’nde tahsisi gerçekleştirilen 29 yatırımcının yüzde 50 hibe desteği almaya hak kazandığını söyledi. Devrekani Belediye Başkanı Engin Altıkulaç, 29 yatırımcıya yer tahsisi yapılan Devrekani Tarıma Dayalı İhtisas Besi Organize Sanayi Bölgesi ile ilgili yaptığı açıklamada, yatırımcılarının tamamının hibe desteği amaya hak kazandığını duyurdu. Alınan destekler sayesinde yatırımcıların yapacakları yatırımlarla ilçenin kalkınmasına büyük bir katkı sağlanacağını ifade eden Altıkulaç, emeği geçenlere teşekkür etti. Yaşanan ilerlemenin istihdama da önemli bir katkı sağlayacağını vurgulayan Altıkulaç, "Tarım ve Orman Bakanlığımız tarafından yürütülen Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı kapsamında, Devrekani Tarıma Dayalı İhtisas Besi Organize Sanayi Bölgesi’nde yer alan ve tahsisini gerçekleştirdiğimiz 29 yatırımcımızın tamamı, devletimizden yüzde 50 hibe desteği almaya hak kazanmıştır. Bu önemli gelişmenin mutluluğunu ve gururunu Devrekani Belediye Başkanı olarak sizlerle paylaşmaktan büyük onur duyuyorum. İlçemizin tarım ve hayvancılıkta daha güçlü bir geleceğe ilerlemesi adına atılan bu adım, hem istihdam hem de kalkınma açısından büyük bir değere sahiptir. Bu sürece verdikleri büyük desteklerden dolayı başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, Tarım ve Orman Bakanımız Sayın İbrahim Yumaklı’ya, AK Parti Kastamonu milletvekillerimize, AK Parti il ve ilçe başkanımıza ve emeği geçen tüm kurum ve paydaşlara en içten teşekkürlerimi sunuyorum. Devrekanmiz için çalışmaya, üretmeye ve büyümeye devam edeceğiz" dedi.