Yerel Haberler
Kastamonu
Tarlada kavga ettiği husumetlisini öldüren sanık hakim karşısına çıktı 25 Şubat 2026 Çarşamba - 11:02:16 Kastamonu’da bir kişinin öldüğü, bir kişinin de yaralandığı olayla ilgili yargılanan sanık, hakim karşısına çıktı. Kendini savunan tutuklu sanık, "Beni öldürecekti, korunma amaçlı bıçağı salladım" dedi. Olay, 8 Temmuz 2025 tarihinde Kastamonu’nun merkez ilçesi Esenli köyü Merkez Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, aralarında daha önceden husumet bulunan S.Ç. (43) ile İmdat Yılmaz (51) arasında çıkan tartışma kavgaya dönüştü. Kavgada İmdat Yılmaz, S.Ç.’ye demir sopayla saldırırken, S.Ç. ise yanında bulundurduğu bıçakla karşılık verdi. Kavgada aldığı bıçak darbeleriyle ağır yaralanan Yılmaz, kaldırıldığı Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hayatını kaybetti. Tedavisi tamamlandıktan sonra gözaltına alınan S.Ç. tutuklandı. S.Ç. hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesi’nde ’kasten öldürme’ suçundan açılan dava görülmeye başladı. Duruşmada tutuklu sanık S.Ç. ile maktulün yakınları, tanıklar ve taraf avukatları hazır bulundu. "Bizim, İmdat ile aramızda tarla satışından kaynaklı geçmişte sorunlar oldu" Duruşmada kendisini savunan S.Ç., "Bizim, İmdat ile aramızda geçmişte sorunlar vardı. Bizim ona karşı bir husumetimiz yoktu, ancak o bize karşı husumet besliyordu. İlk olarak 2019 yılında bir tarla almıştı, o tarlaya benim de alıcı olduğumu birisi ona söylemiş. Bunun üzerine bana ’sen benim aldığım tarlaya nasıl alıcı çıkarsın’ diye küsmüştü. 2020 yılında başka bir olay neticesinde babama demir küskü ile saldırmıştı. Bu olaydan 1 hafta sonra da traktörle giderken yolumuzu kesti, sırıkla bize saldırdı. Daha sonra biz uzaklaştık. Bunun için karakolu aradım, ancak o dönem benim evden covid nedeniyle çıkış yasağım olduğu için ceza yazılacaktı, bundan dolayı şikayetçi olmadım. Bir yıl önce de N.A., ’oğlun yüksek sesle müzik dinleyerek İmdat’ın evinin önünden geçiyormuş, İmdat oğlunu öldürüp atacakmış, haberin olsun’ dedi. En son geçen yıl kasım-aralık aylarında ise cami minaresi yapımıyla ilgili emeği geçenlere teşekkür, karşı gelenlere ise sitem mesajı paylaştım. Kimlerin karşı geldiğini bilmiyorum, özel olarak kimseyi kastetmedim, genel bir mesajdı. Aramızdaki anlaşmazlıklar bunlardan kaynaklıdır" diye konuştu. "İmdat, saman balyası atmaya giderken önümü kesti" Olay anında tarlaya gittiğini söyleyen S.Ç., "İmdat tarlasının en üst köşesindeydi, eşi ise yaklaşık 500 metre aşağıdaydı. Ben yoluma devam ettim. Bana 5 metre kala tekrar İmdat’ı fark ettim, bana doğru koşup yolumu kesti ve ‘sen niye beni kastederek paylaşım yapıyorsun’ dedi. Onu kastetmediğimi söyledim. ’C.A. da beni kastediyor, benim için yazdığını söylüyor’ dedi. Ben de ‘çağır, gelsin, burada söylesin" dedim. Bunun üzerine ‘seni öldürmeden olmayacak’ dedi, bana küfürler ederek elindeki kancayla saldırdı. Başıma ve göğsüme vurdu, hala vurmaya devam ediyordu. Elinde iki kanca vardı, her yerim kan oldu, kandan dolayı gözlerimi açamıyordum. Kancanın biri yere düştü, diğeriyle vurmaya devam ediyordu, beni öldürecekti. Bıçağı çıkardım, kendimi korumak için salladım. Sağ bileğimi tuttuğu için kendimi kurtaramadım. Bıçağı kaç defa salladığımı hatırlamıyorum. Sonra elimi ondan kurtardım, bana vurmayı bıraktı, ben de oradan uzaklaşmaya başladım. Yaklaşık 50 metre gittikten sonra arkama dönüp baktım, eşinin yanına geldiğini, İmdat’ın ‘sen ne yaptın’ diye ona kızdığını gördüm. İmdat hala ayaktaydı. Yaralı bir şekilde eve gittim, oğluma beni hastaneye götürmesini söyledim, öleceğimi düşündüm. Jandarma komutanını arayıp merada olanı, aileme zarar vereceklerinden korktuğumu söyledim" ifadelerini kullandı. "Sanık, eşimin önüne çıktı, elinde bıçakla üzerine yürüdü" İmdat Yılmaz’ın eşi N.Y. ise, "Sanık eşimin önüne çıktı, elinde bıçakla üzerine yürüdü. Eşim geri geri giderken birden bıçağı sapladı. Onlara doğru koşunca düştüm, kendimi toparlayıp kalktığımda her şey bitmişti. Sanık da oradan ayrılmıştı. İlk karşılaştıklarında sadece sanığın sesini duydum, ancak ne dediğini duymadım. Aralarında bir şey konuştularsa duymadım. Sanığın küfür ettiğini duydum, ancak şikayet konusuyla ilgili konuşmasını duymadım. Kulaklarım ağır işitir, Şikayetçiyim. Sanığı hiç oradan geçerken görmedim. Eşimin elinde iki tane kanca vardı. Kancalarla işimiz bitince onları eve götürüyorduk, sonraki gün tekrar yanımızda götürüyorduk" dedi. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 10:56 Tarlada kavga ettiği husumetlisini öldüren sanık hakim karşısına çıktı Kastamonu’da bir kişinin öldüğü, bir kişinin de yaralandığı olayla ilgili yargılanan sanık, hakim karşısına çıktı. Kendini savunanan tutuklu sanık, "Beni öldürecekti, bende korunma amaçlı bıçağı salladım" dedi. Olay, 8 Temmuz 2025 tarihinde Kastamonu’nun Merkez ilçesi Esenli köyü Merkez Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, aralarında daha önceden husumet bulunan S.Ç. (43) ile İmdat Yılmaz (51) arasında çıkan tartışma kavgaya dönüştü. Kavgada İmdat Yılmaz, S.Ç.’ye demir sopayla saldırırken, S.Ç. ise yanında bulundurduğu bıçakla karşılık verdi. Kavgada aldığı bıçak darbeleriyle ağır yaralanan Yılmaz, kaldırıldığı Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesinde hayatını kaybetti. Tedavisi tamamlandıktan sonra gözaltına alınan S.Ç. tutuklandı. S.Ç. hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde "kasten öldürme" suçundan açılan dava görülmeye başladı. Duruşmada tutuklu sanık S.Ç. ile maktulün yakınları, tanıklar ve taraf avukatları hazır bulundu. "Bizim, İmdat ile aramızda tarla satışından kaynaklı geçmişte sorunlar oldu" Duruşmada kendisini savunan S.Ç., "Bizim, İmdat ile aramızda geçmişte sorunlar vardı. Bizim ona karşı bir husumetimiz yoktu, ancak o bize karşı husumet besliyordu. İlk olarak 2019 yılında bir tarla almıştı, o tarlaya benim de alıcı olduğumu birisi ona söylemiş. Bunun üzerine bana ‘sen benim aldığım tarlaya nasıl alıcı çıkarsın’ diye küsmüştü. 2020 yılında başka bir olay neticesinde babama demir küskü ile saldırmıştı. Bu olaydan 1 hafta sonra da traktörle giderken yolumuzu kesti, sırıkla bize saldırdı. Daha sonra biz uzaklaştık. Bunun için karakolu aradım, ancak o dönem benim evden Kovid nedeniyle çıkış yasağım olduğu için ceza yazılacaktı, bundan dolayı şikayetçi olmadım. Bir yıl önce de N.A., ‘oğlun yüksek sesle müzik dinleyerek İmdat’ın evinin önünden geçiyormuş, İmdat oğlunu öldürüp atacakmış, haberin olsun’ dedi. En son geçen yıl Kasım-Aralık aylarında ise cami minaresi yapımıyla ilgili emeği geçenlere teşekkür, karşı gelenlere ise sitem mesajı paylaştım. Kimlerin karşı geldiğini bilmiyorum, özel olarak kimseyi kastetmedim, genel bir mesajdı. Aramızdaki anlaşmazlıklar bunlardan kaynaklıdır" diye konuştu. "İmdat, saman balyası atmaya giderken önümü kesti" Olay anında tarlaya gittiğini söyleyen S.Ç., "İmdat tarlasının en üst köşesindeydi, eşi ise yaklaşık 500 metre aşağıdaydı. Ben yoluma devam ettim. Bana 5 metre kala tekrar İmdat’ı fark ettim, bana doğru koşup yolumu kesti ve ‘sen niye beni kastederek paylaşım yapıyorsun’ dedi. Onu kastetmediğimi söyledim. ’C.A. da beni kastediyor, benim için yazdığını söylüyor’ dedi. Ben de ‘çağır, gelsin, burada söylesin" dedim. Bunun üzerine ‘seni öldürmeden olmayacak’ dedi, bana küfürler ederek elindeki kancayla saldırdı. Başıma ve göğsüme vurdu, hala vurmaya devam ediyordu. Elinde iki kanca vardı, her yerim kan oldu, kandan dolayı gözlerimi açamıyordum. Kancanın biri yere düştü, diğeriyle vurmaya devam ediyordu, beni öldürecekti. Bıçağı çıkardım, kendimi korumak için salladım. Sağ bileğimi tuttuğu için kendimi kurtaramadım. Bıçağı kaç defa salladığımı hatırlamıyorum. Sonra elimi ondan kurtardım, bana vurmayı bıraktı, ben de oradan uzaklaşmaya başladım. Yaklaşık 50 metre gittikten sonra arkama dönüp baktım, eşinin yanına geldiğini, İmdat’ın ‘sen ne yaptın’ diye ona kızdığını gördüm. İmdat hala ayaktaydı. Yaralı bir şekilde eve gittim, oğluma beni hastaneye götürmesini söyledim, öleceğimi düşündüm. Jandarma komutanını arayıp merada olanı, aileme zarar vereceklerinden korktuğumu söyledim" ifadelerini kullandı. "Sanık, eşimin önüne çıktı, elinde bıçakla üzerine yürüdü" İmdat Yılmaz’ın eşi N.Y. ise, "Sanık eşimin önüne çıktı, elinde bıçakla üzerine yürüdü. Eşim geri geri giderken birden bıçağı sapladı. Onlara doğru koşunca düştüm, kendimi toparlayıp kalktığımda her şey bitmişti. Sanık da oradan ayrılmıştı. İlk karşılaştıklarında sadece sanığın sesini duydum, ancak ne dediğini duymadım. Aralarında bir şey konuştularsa duymadım. Sanığın küfür ettiğini duydum, ancak şikayet konusuyla ilgili konuşmasını duymadım. Kulaklarım ağır işitir, Şikayetçiyim. Sanığı hiç oradan geçerken görmedim. Eşimin elinde iki tane kanca vardı. Kancalarla işimiz bitince onları eve götürüyorduk, sonraki gün tekrar yanımızda götürüyorduk" dedi. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. (Vİ-MK-
24 Şubat 2026 Salı - 15:39 Kastamonu’da musluk suyunun sürekli bulanık akmasına tepki Kastamonu’da il merkezinde isale hattında yaşanan arızadan sonra, 2 aydır yaşanan su kesintileri ve musluklardan bulanık su akmasına vatandaşlar tepki gösterdi. Kastamonu il merkezine içme suyu sağlayan Karaçomak Barajı’ndaki isale hattında 3 Ocak tarihinde yaşanan arıza sebebiyle yaklaşık 10 gün boyunca şehrin birçok noktasında içme suyu problemi yaşandı. İsale hattındaki arızanın onarılmasının üzerinden yaklaşık 2 ay geçmesine rağmen şehir merkezinde zaman zaman yaşanan su kesintileri ve musluklardan bulanık su akması vatandaşları mağdur ediyor. "Halkı bilgilendirecek ya da tedbir alması için uyaracak herhangi bir açıklama olmamasının mahcubiyetini ve üzüntüsünü yaşıyoruz" Kuzeykent Mahallesi Muhtarı Hakan Çölez, "3 Ocak itibariyle Kastamonu’nun tamamını etkileyen ciddi bir arıza ile karşı karşıya kalmıştık. Yaklaşık 10 gün düşük basınçla ya da ara ara gelip gitse de bir su kesintisi yaşandı. Kesintiler bir şekilde giderilmiştir. Fakat bugün üzerinden iki ay geçmesine rağmen hala sularımızda, ne yazık ki muhtemel arızanın etkisi altında olduğunu düşündüğümüz bir kirlilik ve yosunlu koku mevcut. Kuzeykent, şu anda 55 bin nüfuslu bir mahalle. Tabii şehrin geri kalan kısımlarından da bize ulaşanlar oluyor. Arayanlar, ’muhtarım aynı sıkıntıyı biz de yaşıyoruz’ diyenler var. Bu kirli ve bulanık suyla mübarek Ramazan ayında imtihan oluyoruz. İnsanlarımız hastaneye gittiklerinde de bize dönüş sağlıyorlar. Fakat ne İl Sağlık Müdürlüğümüzden ne de Kastamonu Belediyemizden bu konuyu gündeme taşıyacak ya da süreci bizlere anlatacak herhangi bir açıklama olmamasının mahcubiyetini ve üzüntüsünü yaşıyoruz. Muhtar olduğumuz için mahallemizin içinde bulunduğumuz için her ne kadar son zamanlarda maaşıyla ön plana çıkan bir kurum dahi olmuş olsak da insanların ilk kapısını çaldığı ya da ilgililere ulaşamadığın da ‘aman muhtarım’ dediği bir yerdeyiz. Amacımız kamuoyu baskısı ile birlikte Kastamonu Belediyesinden bir açıklama, bir sonuç alabilmek" dedi. "Bulanık akan sular nedeniyle apartman sakinlerinden yoğun şikayetler alıyoruz" Kendilerine çok fazla şikayet geldiğini söyleyen Çölez, "Bunun için zaten bir müddet bekledik. Bugün düzelir, yarın düzelir dedik, fakat insanlar hastaneye gittikçe, doktorlar ’sudan olabilir’ dedikçe, insanlar ’neden bir sağlık arayışı yok’ noktasında oldu. Bizlere ulaştılar, ilgili kurumu, belediyeyi aradıklarında geri dönüş olmadığına dair sosyal medyadan yazılar paylaştılar. Daha sonra da bizleri aradılar. Bizde ne yapalım? Vatandaşa dönmeyen belediye, bize döner mi? Apartmanlardan, kooperatiflerden, mahallemizden her bir yerden numuneler istedik. Gelen şikayetler üzerine mahallemizin tamamında bununla alakalı bir sıkıntının olduğunu da görmüş olduk" diye konuştu. "Sorunun tez zamanda çözüme kavuşturulmasını bekliyoruz" Muhtar Çölez, "Boğaz ağrısı, ishal, mide bulantısı gibi şikayetler de yoğunlaştı. Gelen telefonlar ve atılan mesajlarda da sabit. İnsanlar kendi aralarında da konuşuyor. İnsanlar boğaz ağrısı, ishal, yüksek ateşte hastaneye gidiyorlar. ’Suyun şekli ve içindeki atık bakterilerden dolayı oldu’ deniliyor. İnsanlar da haliyle bu konuda ulaşacak bir kanal arıyorlar. Ümidimiz odur ki bu sorun tez zamanda çözüme kavuşur. Yetkililer de bu çözüm sürecinde kurum birlikteliği sağlayarak ilk başta halkı bilinçlendirme noktasında hareket ederler" şeklinde konuştu.
Ilgaz Dağı’nda yarıyıl tatili coşkusu
17 Ocak 2026 Cumartesi - 15:24 Ilgaz Dağı’nda yarıyıl tatili coşkusu Okulların yarıyıl tatiline girmesinin ardından öğrenciler, aileleriyle birlikte Ilgaz Dağı’nın yolunu tuttu. Kayak yapan ve kızaklarla kayan öğrenciler, sınav ve okul stresini attı. Çankırı-Kastamonu sınırında bulunan Ilgaz Dağı’ndaki, Batı Karadeniz Bölgesi’nin en uzun pistine sahip Ilgaz Dağı Yurduntepe Kayak Merkezi’nde yarıyıl tatili yoğunluğu yaşanıyor. Türkiye’nin farklı illerinden kayak severler ve öğrenciler yarıyıl tatilinin ilk gününde doyasıya eğlendi. Ankara, Zonguldak, Çankırı, Çorum, Samsun başta olmak üzere Türkiye’nin çeşitli illerinden kayak yapmak için gelen ziyaretçiler, Ilgaz Dağı’nın doğal güzellikleri arasında kayak ve snowboard yaparak keyifli vakit geçirdi. Çocuklar ise kızakla kaymanın keyfini yaşadı. Karne hediyesi olarak Ilgaz Dağı Yurduntepe Kayak Merkezi’nin yolunu tutan aileler, çocuklarıyla hem kaymanın keyfini yaşadı hem de keyifli vakit geçirerek okul ve sınav stresini attı. Yaklaşık 60 santimetre kar kalınlığının bulunduğu Ilgaz Dağı’nda ayrıca zaman zaman kar yağışı da etkili olurken, hava sıcaklığı da sıfırın altında 10 derece ölçüldü. "Karne hediyesi olarak çocuklarımızla birlikte Ilgaz Dağına geldik" Tatil için Ankara’dan Ilgaz Dağına geldiğini söyleyen Yasemin Kuru, "Çocuklarımıza karne hediyesi vermek için Ilgaz Dağına geldik. Arkadaş gurubuyla geldik. Çok eğleniyoruz, gerçekten tam gelinecek, kayılacak günmüş. Güzel ve eğlenceli geçiyor" dedi. Çorum’un İskilip ilçesinden Ilgaz Dağı’na ailesiyle birlikte karne hediyesi olarak geldiklerini söyleyen Ahmet Demirci ise, "Annemler karne hediyesi olarak bizi Ilgaz Dağına getirdiler. Herkese Ilgaz Dağına gelmelerini öneriyorum. İlk defa geldim, çok güzel bir yer. Gelmeden önce o kadar güzel olabileceğini düşünmüyordum. Ama herkesin gelmesini tavsiye ediyorum." diye konuştu. Ankara’dan Ilgaz Dağına karne tatili için geldiğini söyleyen Emine Demirci de, "Kar tatili için geldik, çocuklarımızla birlikte eğleniyoruz. Çok güzel oluyor. Hava biraz soğuk ama hiç önemli değil. Çok güzel eğleniyoruz" şeklinde konuştu. Ilgaz Dağı Yurduntepe Kayak Merkezinde işletmecilik yapan Sebahattin Kırcıoğlu da, "Şu anda çok güzel bir kar yağışı var. Gelen misafirlerimiz her geçen dakika daha da artıyor. İlerleyen günlerde misafir sayısının daha da artmasını bekliyoruz. Kar yağışı ve pistlerimizin gayet güzel olması sebebiyle sezona gümbür gümbür devam ediyoruz. Şu anda kar kalınlığı da ortalama 50-60 santimetre civarında bulunuyor. Bir yandan da kar yağışı da devam ediyor. Şu anda sömestri heyecanı da var. Bugün yarıyıl tatilinin ilk günü, dolayısıyla çocuklarına karne hediyesi vermek isteyen tüm misafirlerimizi Ilgaz Dağı Yurduntepe Kayak Merkezine bekliyoruz" ifadelerini kullandı.
Telefon satın alma vaadiyle vatandaşı dolandıran sanığa 2 yıl hapis ve 20 bin TL ceza
16 Ocak 2026 Cuma - 16:20 Telefon satın alma vaadiyle vatandaşı dolandıran sanığa 2 yıl hapis ve 20 bin TL ceza Kastamonu’da internetten cep telefonu satın almak için pazarlık yapan ve ücretini ödemeyen sanık, 2 yıl hapis ve 20 bin TL adli para cezasına çarptırıldı. Edinilen bilgiye göre, ikinci el alışveriş sitesi üzerinden paylaşılan bir ilandaki telefonu satın almak isteyen E.S., ilan sahibi M.E.G. ile iletişime geçti. Yapılan pazarlık sonucunda 57 bin 800 TL’ye taraflar anlaşma sağlandı. Kaparo olarak 800 TL’yi M.E.G.’ye veren E.S., geri kalan 57 bin TL’yi de banka üzerinden göndereceğini söyledi. Telefonu alan E.S., 57 bin TL’lik ödemeyi yapmadı. Bunun üzerine bir süre sonra M.E.G., dolandırıldığını anlayarak şikayette bulundu. Şikayet üzerine E.S. hakkında "dolandırıcılık" suçundan Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde dava açıldı. Yargılama sürecinde şahsın zararını gideren E.S., yaptığı savunmada, "Mütalaayı kabul etmiyorum. Bütün ifadelerimde dekonttaki numara bana ait değildir. Dekonttaki numaranın kime ait olduğunun bulunmasına yönelik bir arayışa girilmedi. Ben bunlara bakılmasını istiyorum. Ben dolandırıldığını iddia eden arkadaş ile telefonda görüştüm sadece ama sonradan başıma bunlar geldi. Bu yüzden dekonttaki hesabın kime ait olduğu araştırılsın, eğer benim adıma çıkarsa ben verilecek bütün cezaya razıyım. Kız arkadaşım bana gelip telefon alacağını söyledi. Sitede bir telefon buldu, telefonu satan kişi ile iletişime geçti. Telefon alışverişinde geçen konuşmalar da bana ait değildir. 57 bin 800 TL’ye anlaşma sağlandı. Bunun 800 TL’sini gönderdim. Telefonu satan kişiye 57 bin TL daha atılacağı söylendi. Kız arkadaşım yaptı bu görüşmeleri, bana 57 bin TL’yi göndermeyeceğini söyledi. Telefonu satan kişiye 800 TL’sini verdi, fakat geri kalan parayı göndermedi. Nasıl ayarlandıysa dekontu ayarlamışlar. Sanki gönderilmiş gibi dekont geldi. Dekontu araştırınca kimin yaptığı ortaya çıkar, ben yapmadım. Kız arkadaşım konuştu, bu görüşmeleri de konuşmaları da benim şahsına ait telefonda yapmış olabilir. Farkında değilim ama ben yapmadım. Ben, kız arkadaşıma 800 TL borç verdim, hatta bu parayı da bana ödemedi. Ben de kız arkadaşımdan şikayetçiyim. Ben de bu dosyada mağdur oldum" dedi. Sanığın avukatını da dinleyen mahkeme heyeti, tutuksuz yargılanan sanık E.S.’yi dolandırıcılık suçundan 2 yıl hapis cezası ile 20 bin TL adli para cezasına çarptırdı.
Kastamonu’da spor kulüpleri ve okullara 7 milyon TL değerinde malzeme desteği
16 Ocak 2026 Cuma - 15:43 Kastamonu’da spor kulüpleri ve okullara 7 milyon TL değerinde malzeme desteği Kastamonu’da okullar ve spor kulüplerine sağlanan 7 milyon milyon değerindeki spor malzemesi düzenlenen törenle dağıtıldı. Kastamonu Valiliği himayesindeki Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından spor kulüplerine ve okul sporlarında başarı elde etmiş okul spor kulüplerine spor malzemesi desteğinde bulunuldu. 26 branşta, 141 kalem, yaklaşık 7 milyon TL tutarında spor malzemesi kulüpler ve okullara düzenlenen törenle teslim edildi. Hüsnü Tandoğan Spor Salonu’nda gerçekleştirilen törende Vali Yardımcısı Ahmet Atılkan, AK Parti Kastamonu Milletvekili Fatma Serap Ekmekci tarafından malzemeler teslim edildi. Törende öğrenciler ve sporcula tarafından sergilenen karate, jimnastik ve halk oyunları gösterileri büyük beğeni topladı. Törende konuşan Milletvekili Fatma Serap Ekmekci, dağıtılan spor malzemelerinin yeni başarı hikâyelerine vesile olacağına inandığını belirterek, "Bu spor malzemeleriyle sporcularımızın başarı hikâyeleri yazmalarını yürekten diliyorum. Aralık ayında ilçelerimiz için yeni spor yatırımlarının sözleşmelerini imzaladık. Dün de Gençlik ve Spor Bakanımızdan yeni yatırımlar için destek sözleri aldık. Kastamonu’nun tüm ilçelerinde sporu tabana yaymak için gayretle çalışıyoruz" dedi. Kastamonu Gençlik ve Spor İl Müdürü Sami Kuşcu ise Kastamonu’nun spor alanında Türkiye genelinde önemli bir konuma ulaştığını vurgulayarak, "Bakanlığımızın 81 il karnesi verilerine göre Kastamonu, sporda Türkiye 6’ncısı konumundadır. Bu tablo, spora verilen önemin ve güçlü altyapının bir sonucudur" ifadelerini kullandı. İl genelinde 157 spor kulübü ve 11 bin 317 lisanslı sporcunun aktif olarak faaliyet gösterdiğini belirten Kuşcu, okul sporlarındaki başarıların gelecek adına umut verdiğini ifade ederek, "Okul sporlarına katılım oranında Türkiye 12’ncisi, ilkokullarda spor dalı eğitimine katılım oranında ise Türkiye 11’incisi durumundayız. Bu da çocuklarımızın spora erken yaşta başlamasının ne kadar doğru bir adım olduğunu gösteriyor" diye konuştu.
Kastamonu’da öğrenciler karne sevinci yaşadı
16 Ocak 2026 Cuma - 14:23 Kastamonu’da öğrenciler karne sevinci yaşadı Kastamonu’da eğitim gören 55 binden fazla öğrenci yarıyıl tatili öncesi karne sevinci yaşadı. Kastamonu’da yarıyıl tatilinin başlaması ile Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lise kademelerindeki okullarda eğitim gören 55 bin öğrenci karnelerini aldı. İl genelindeki tüm okullarda düzenlenen karne törenlerinin ardından öğrencilerin tatili başladı. Kastamonu’da Şehit Erkan Kendirci İlkokulunda gerçekleştirilen karne töreninde konuşan Vali Yardımcısı Ahmet Atılkan, Kastamonu’da 55 bin öğrencinin yarıyıl tatiline girdiğini ve karnelerini aldığını belirterek, "Bizlerde öğrencilerimizin heyecanına ve mutluluğuna ortak olabilmek için karne dağıtacağız. Ben, karnelerinde istedikleri performansı gösteren çocuklarımızı tebrik ediyorum, gösteremeyenleri de inşallah daha çok çalışarak ikinci dönemde eksikliklerini gidereceklerine inanıyorum" dedi. "İlimiz genelinde 55 bin öğrencimiz karnelerini aldılar" Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Gümüş ise, "Eğitim öğretim yılının ilk dönemini Kastamonu’muzda başarılı bir şekilde tamamlamış bulunmaktayız. Bugün de buradaki okulumuzda öğrencilerimize karnelerini verdik. İlimiz genelinde 55 bin öğrencimiz karnelerini aldılar. Tabii ki bizler Türkiye yüzyılı maarif modeli kapsamında eğitim öğretim süreçlerini başarılı bir şekilde sürdürdük. Öğretmenlerimiz buranın bu eğitimlerin sürdürülmesi de öğrencilerimizin eğitim kazanımlarına en büyük destekçilerimiz oldular. Kendilerine, öğretmenlerimize, okul yöneticilerimize ayrıca buradan teşekkür ediyorum. Kısa bir ara tatil içerisinde de öğrencilerimize birkaç tavsiyemiz olacak. Öğrencilerimiz özellikle kitap okumaları, kendi ilgi yetenek ve yeterlilikleri doğrultusunda araştırmalar yapmaları, büyüklerini ziyaret etmelerini temenni ediyoruz. Bizler de öğrencilerimizin tüm ihtiyaçlarını hem okullarımızda hem de Milli Eğitim Müdürlüğü olarak karşılayarak, onları geleceğe emin adımlarla yürüyecek şekilde hazırlama gayreti içerisindeyiz. Dünyada birçok değişim ve dönüşüm oluyor" diye konuştu. Konuşmaların ardından Vali Yardımcısı Atılkan ve Milli Eğitim Müdürü Gümüş, sınıfları ziyaret ederek öğrencilere karnelerini ve çeşitli hediyeler dağıttı. Ayrıca Atılkan ve Gümüş, karne dağıtım töreninin ardından öğretmenlerle bir araya gelerek sohbet etti. Hanönü’nde öğrencilerin karneleri palyoça ile dağıtıldı Hanönü Kaymakamlığı tarafından, Acacica Maden’in katkılarıyla Hanönü Şehit Faruk Karagöz İlkokulu Konferans Salonunda düzenlenen etkinlikte, öğrencilerkarne sevincini palyoça gösterisi ile birlikte yaşadı.
Yazar Hayati İnanç: "İnsan kalbini çer çöple doldurmamalıdır"
15 Ocak 2026 Perşembe - 19:23 Yazar Hayati İnanç: "İnsan kalbini çer çöple doldurmamalıdır" Kastamonu’da gerçekleştirilen konferansta ailelere önemli bilgiler veren Yazar Hayati İnanç, "Nasıl ki Kabe’nin içine put sokulmazsa, insan da kendi kalbini çer çöple doldurmamalıdır" dedi. Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen "Köklerden Geleceğe Aile" konferansı, Yazar Hayati İnanç’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Kağan Talip Tığlı Gençlik Merkezi’nde düzenlenen konferansta konuşan İnanç, ailelere aile, çocuk, değerler konusunda önemli bilgiler verdi. Programın açılış konuşmasını yapan Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Gümüş, ailenin çocuğun hayata ilk adımı attığı, karakterinin ve yönünün büyük ölçüde şekillendiği temel yapı olduğunu söyledi. Çocukların ilgi ve yetenekleri dikkate alınarak yetiştirilmesinin önemine değinen Gümüş, bu hususların hem çocukların gelecekleri hem de ülkenin uzun vadeli hedefleri açısından önemli vurguladı Daha sonra konuşan Yazar Hayati İnanç ise, kalp kırmanın, gönül yıkmanın insan hayatındaki en büyük yanlışlardan biri olduğunu vurgulayarak, "Gönül Allah’ın evidir. Bir bakışla, bir selam vermeyerek bile gönül kırılabilir. Buna çok dikkat etmeliyiz" dedi. Manevi değerlerin önemine dikkat çeken İnanç, "Nasıl ki Kabe’nin içine put sokulmazsa, insan da kendi kalbini çer çöple doldurmamalıdır. Para cebine konur, harcanır, kalbe konmaz. Kalp Allah’ın evidir. Bunu fark eden insan hayatı doğru şekilde yürütür" diye konuştu. İnanç, anne ve babaların çocuklarına bırakacağı en kıymetli değerin ahlak olduğunu kaydederek, "Yarın evlat yüzüne bakıp ‘baba, anne, bunu mu seçtin’ diye sorduğunda ne cevap vereceğiz? Bir anne, babadan çocuğuna ahlaktan ve güzel üsluptan başka ne kalır" diye konuştu. İlimin önemine de vurgu yapan Hayati İnanç, ilmin paylaştıkça arttığını, malın ise tüketildikçe azaldığını ifade ederek, "Mal kime kalmış, firavunlardan miras. İlim kimden kalmış, Peygamberlerden. İlim sahibinin yüzünden belli olur, etrafına huzur verir. Mal sahibi ise çoğu zaman kasvetli olur" ifadelerini kullandı.
Sanayi sitesindeki cinayette iki kardeşe 16 yıl ve 23 yıl hapis cezası
15 Ocak 2026 Perşembe - 15:58 Sanayi sitesindeki cinayette iki kardeşe 16 yıl ve 23 yıl hapis cezası Kastamonu’da kaporta tamiri ve araç boyama sebebiyle çıkan kavgada kaporta ustasının öldürülmesiyle ilgili davada yargılanan kardeşlerden birine 16 yıl, diğerine 23 yıl hapis cezası verildi. 13 Temmuz 2024 tarihinde Kastamonu Eski Sanayi Sitesi 6. Sokak’ta meydana gelen olayda, sanayi sitesinde kaporta ustası olarak çalışan İbrahim Aslan ile Ümit B. ve kardeşi Fatih B. arasında kaporta tamiri ve araç boyaması sebebiyle tartışma çıktı. İbrahim Aslan, silahlı kavgada kurşunların isabet etmesi sonucu olay yerinde hayatını kaybetti. Olayla ilgili aynı aileden Yaşar B., Ümit B., Fatih B., Kazım B. ve Sevinç B. gözaltına alındı. Ümit B. ve Fatih B. tutuklanırken, Yaşar B., Sevinç B. ve Kazım B. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Olayın ardından sanıklar hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesi’nde ’kasten öldürme’ suçundan dava açıldı. Davanın görülen karar duruşmasında sanıklar, İbrahim Aslan’ın ailesi ve taraf avukatları hazır bulundu. İbrahim Aslan’ın eşi ve oğlu, sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi. Aslan ailesinin avukatı, mütalaayı kabul etmediklerini belirterek, "Beraatları istenilen sanıkların cezalandırılmasını talep ederiz. İlk hareket ağır küfürler eden Fatih ile başlamıştır. Tahrik olarak savunma yaptıkları hiçbir husus tanık ifadeleriyle örtüşmemektedir. İştirak halinde hareket ederek hepsi bu olaya müdahil olmuşlardır. Sanıklar, araçta tüfek olduğunu bilerek hareket etmişlerdir, birlikte kaçmışlardır. Bu yüzden iştirak halinde öldürme suçundan hepsinin sorumlu tutulmasını talep ederiz" dedi. "Üzerime kayıp ikinci bir silah suçu yıkılmaya çalışılıyor" Savunma yapan tutuklu sanık Ümit B. ise, "Bilirkişi raporunda üç el ateş edildiği yazıyor ama ben bir el ateş ettim. Olay anında üzerindeki gömlekte atış artığı çıktı. Ben üç el ateş etmedim, kayıp olan silah için evim ve iş yerim arandı ama kayıp silah bulunamadı. Ben bu konuya anlam veremedim. Üzerime atılan cinayet dosyasının harici bir de silah suçlaması atılmak isteniyor. Ben bunları kabul etmiyorum. Ağabeyim, maktulün elinden düşürdüğüm silahı dükkandan alıp arabaya koymuştur. Silahın şarjörü de dükkanda kalmıştı. Bu kurşunlardan parmak izi çıkmıyor mu? Benim üzerime kayıp ikinci bir silah suçu yıkılmaya çalışılıyor. Ben yoldan geçerken maktule ateş etmiş değilim. Karşımda uzi diye tabir edilen silah görünce ben de korktum, bir el ateş ettim. Böyle bir olay olmasından ötürü gerçekten istemedim, üzgünüm. Maktulü öldürmek ya da yaralamak istesem maktulü etkisiz hale getirerek amacıma ulaşırdım" diye konuştu. "Bilirkişi raporunun düzeltilip dosyanın karara bağlanmasını istiyorum" Tutuklu sanık Fatih B. de, "Bilirkişinin yaptığı adaletsizliğin, hukuksuzluğun düzeltilmeden bu dosyanın da karara bağlanmasını istemiyorum. Ben hakkımı sonuna kadar savunmak istiyorum. Burada üzerime yıkılmak istenen bir silah var. Bunu kabul etmiyorum. 2 seneden beridir suçsuz bir şekilde yatıyorum. Bilirkişi raporu düzeltilmeden karar verilmesin. Benim ismim nasıl yazıldıysa diğer şahısların isminin de rapora yazılmasını istiyorum. Tutanakta diğer şahısların da isminin rapora eklenip, bilirkişi raporunun düzeltilip bu dosyanın bu şekilde karara bağlanmasını istiyorum. Bu olayın bir tarafında yokum" şeklinde konuştu. Sevinç B. ise beraatıını talep ederek, oğullarının üzerine suç atıldığını, silahların maktule ait olduğunu söyledi. Yaşar B. ile Kazım B. de mütalaa doğrultusunda beraatlarını talep etti. Mahkeme heyeti, Ümit B.’yi haksız tahrik indirimi uygulayarak 18 yıl, ’ruhsatsız silah bulundurma’ suçundan 5 yıl hapis ve 60 bin TL adli para cezasına çarptırdı. Fatih B. ise haksiz tahrik hükümleri uygulanarak 16 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Yaşar B., Sevinç B. ve Kazım B.’nin beraatlarına karar verildi.