Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Kastamonu
Kastamonu’da ahşap sanatıyla yapılan ürünlere yoğun ilgi
26 Şubat 2026 Perşembe - 18:03:28
Kastamonu’da Halk Eğitim Merkezlerinde öğrenim gören kursiyer tarafından yapılan ahşap ürünler ve eserlerin beğeniye sunulduğu sergi yoğun ilgi gördü. Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından, ahşap sanatının geçmişten günümüze uzanan birikiminin tanıtılması, geleneksel sanatların yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla sergi düzenlendi. Mimar Vedat Tek Kültür Merkezinde açılan serginin açılış kurdelesini Vali Meftun Dallı, Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü Cengiz Mete ve Kastamonu Milli Eğitim Müdürü Hasan Gümüş, Kastamonu Emniyet Müdürü Tamer Taşve protokol üyeleri kesti. Açılışın ardından Vali Dallı ve Genel Müdür Mete, beraberindeki heyet ile birlikte sergide Halk Eğitim Merkezlerinde kursiyerler tarafından yapılan ahşap ürünlerini inceledi. Vali Dallı ve Genel Müdür Mete, stantları tek tek ziyaret ederek kursiyerler ve usta öğreticilerinden ahşap ürünleri hakkında bilgiler aldı. Hayat boyu öğrenmenin vatandaşlar için büyük önem taşıdığını ifade eden Cengiz Mete, "Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü olarak Halk Eğitim Merkezlerimiz bizim malumunuz vatandaşlarımıza her alanda beceri kazandıran kurumlarımız. Bu kurslar çok uzun süreli, bazen 6 ay, bazen 2 sene, bazen bir sene sürebiliyor. Burada vatandaşlarımız aldıkları eğitimden neticesinde kurslarda yaptıkları, geliştirdikleri alanlarda yıl boyunca yaptıklarını sergileme imkanı buluyorlar" dedi. Serginin ardından Mustafa Kaya Anadolu Lisesi Spor Salonunda gerçekleştirilen Ramazan etkinliğine katılan Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü Cengiz Mete, Öğrencilerle birlikte sohbet edip düzenlenen aktivitelere katıldı.
26 Şubat 2026 Perşembe - 15:21
Vali Meftun Dallı: "Merakı olanlar birazcık fedakarlık yaparsa bu sanatlarımızı kaybetmemiş oluruz"
Kastamonu’da gerçekleştirilen "Gelenekten Geleceğe Ahşap Sanatı" panelinde konuşan Kastamonu Valisi Meftun Dallı, ahşap sanatında çırak yetişmediğini belirterek, "Hayat boyu öğrenme anlamında en azından merakı olanlar birazcık fedakarlık yaparsa bu sanatlarımızı kaybetmemiş, geleceğe bizden sonraki nesillere de hep beraber aktarmış oluruz" dedi. Kastamonu Üniversitesi ile Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen "Gelenekten Geleceğe Ahşap Sanatı" paneli Kastamonu Halk Eğitim Merkezi’nde gerçekleştirildi. Panelin açılış bölümünde konuşan Kastamonu Valisi Meftun Dallı, "Ben bu bölgenin çocuğuyum. Bu bölgede özellikle köylerde doğan herkes bilir ki biz doğduğumuz günden mezara gittiğimiz güne kadar ahşapla iç içeyiz. Bastığımız zemin, baktığımız tavan, sırtımızı dayandığımız duvar, harmana getirdiğimiz kağnı, öküzün boynuna koyduğumuz boyunduruk, ölünce mezarda üstümüze kapatılan tahtaya varıncaya kadar biz ahşabın çocuklarıyız. Sanat kısmına girince bu iş insanoğlu kadar eski. Çünkü en rahat ulaştığı, en kolay işi bildiği malzeme her zaman ne olmuş ağaç olmuş, ahşap olmuş. İnsanın bu bölgede de onun varlığı hem geçmişte hem de günümüzde çok kolay ulaşılabilir olduğu için ahşap sanatları gerçekten temayüz etmiş, gelişmiş. Biliyorsunuz ilimize özgü diyebileceğimiz eserler, gittiğiniz her resmi kurumda, evde konuyla ilgili pek çok muazzam ahşaba karşı karşıya kalıyorsunuz. Özellikle tarihi konaklarımıza girdiğiniz zaman kapıdan itibaren ahşabın her türlü üzerine işlenmiş ürünleri görme imkanı bulursunuz" dedi. Ahşap ustalarının yetiştirecek çırak bulamadığını kaydeden Vali Dallı, "Gençlerimize buradan sesleniyorum. Bu sanatlar çok kıymetli, bunları çıraklık yoluyla iki sene, üç sene orada emek sarf ederek öğrenemezsiniz bile devletimizin, Milli Eğitim Bakanlığımızın kursları var, başka imkanlar var. Hayat boyu öğrenme anlamında en azından merakı olanlar birazcık fedakarlık yaparsa bu sanatlarımızı kaybetmemiş, geleceğe bizden sonraki nesillere de hep beraber aktarmış oluruz. Bunu da şiddetle tavsiye ediyorum herkese, umarım umutla hep beraber başarırız" diye konuştu. "Unutulmaya yüz tutmuş sanatlarımızın ve zanaatlarımızın hayata geçirilmesi çok önemli" Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü Cengiz Mete ise, "Bu tür çalışmalar bizim medeniyetimizin ne kadar derinlere indiğini ve geleceğe de ne kadar sağlam köklerimizin olduğunu göstermesi açısından da çok kıymetli. Türkiye Yüzyılı Maarif Modelinde en çok üzerinde durduğumuz konu köklerden geleceğe vurgusu. Bizim öyle büyük bir medeniyetimiz var ki, başka bir açıklamaya, tasvire gerek duymayan, kökleri çok öncelere dayanan çok kıymetli bir medeniyetimiz var. Bununla ilgili çalışma içindeyiz. Milli Eğitim Bakanlığı olarak Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli iddiamız da bu yönde. Yetiştirmeye çalıştığımız öğrenci modellerini incelediğimizde aslında öğrenci modeli olarak tanımladığımız değer manzumeleri içerisinde çocuklarımızın bilge olmasını, üretken olmasını, cesur olmasını, merhametli olmasını, vatansever olmasını aynı zamanda estetik duyarlığa sahip olmalarını, buna ilgi göstermelerini, sağlıklı olmalarını arzu ediyoruz ve bu yönde çalışma yürütüyoruz" şeklinde konuştu. Panelde konuşan Kastamonu Milli Eğitim Müdürü Hasan Gümüş de, "Ahşaba baktığımızda toprağın sabrı, ağacın direnci, insanın emeği, ustanın ruhu olarak karşımıza çıkmaktadır. Selçuklu kapısında bir motif, Osmanlı konağında zarafet, yine bir köy evinde huzur ve sıcaklık olarak karşımıza çıkmaktadır. Ecdadımız ağacı, ahşabı işlerken sadece işleyip bir esere dönüştürmemiş, ruh katmış, değer katmış, estetik katmıştır. Ecdadımız şunu göstermiştir ki, bir medeniyetin yükselişi değeriyle ve ruhuyla ancak güçlü olabilir. Biz de Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda hem kültürel mirasımızı geleceğe taşımak, aynı zamanda geçmişle gelecek arasında sağlam köprüler kurmak adına bu ve benzeri programları icra etmekteyiz" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından panelistler, ahşapta uzman oldukları alanlarla ilgili katılımcılara detaylı bilgiler verdi. Panelin sonunda protokol üyeleri tarafından panelistlere plaket ve çiçek takdim edildi. Öte yandan, Vali Dallı, Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü Mete ve Milli Eğitimi Müdürü Gümüş, Halk Eğitim Merkezi kursiyerleri tarafından yapılan ahşap ürünlerini inceledi.
26 Şubat 2026 Perşembe - 10:25
Kastamonu’da unlu mamullerde gramaj ve hijyen kontrolü yapıldı
Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinde zabıta ekiplerince Ramazan ayı sebebiyle unlu mamullerde gramaj ve hijyen kontrolü yapıldı. Taşköprü Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, Ramazan ayı dolayısıyla ilçede faaliyet gösteren fırın ve unlu mamul üretimi yapan işletmelere yönelik kapsamlı denetim gerçekleştirdi. Vatandaşların güvenli ve sağlıklı gıdaya ulaşmasını sağlamak amacıyla yapılan kontrollerde, özellikle Ramazan pidesi üretimi mercek altına alındı. Denetimlerde pidelerin gramaj uygunluğu hassas terazilerle ölçülürken, üretim alanlarının hijyen şartları da ayrıntılı şekilde incelendi. İşletmelerin ilgili mevzuata uygun üretim yapıp yapmadığı kontrol edilirken, gerekli bilgilendirme ve uyarılar da yapıldı. Taşköprü Belediye Zabıta Müdürü Hüseyin Mola, halk sağlığının korunmasının öncelikli görevleri olduğunu vurgulayarak, Ramazan ayı boyunca ve sonrasında da denetimlerin aralıksız devam edeceğini belirtti.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 11:02
Tarlada kavga ettiği husumetlisini öldüren sanık hakim karşısına çıktı
Kastamonu’da bir kişinin öldüğü, bir kişinin de yaralandığı olayla ilgili yargılanan sanık, hakim karşısına çıktı. Kendini savunan tutuklu sanık, "Beni öldürecekti, korunma amaçlı bıçağı salladım" dedi. Olay, 8 Temmuz 2025 tarihinde Kastamonu’nun merkez ilçesi Esenli köyü Merkez Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, aralarında daha önceden husumet bulunan S.Ç. (43) ile İmdat Yılmaz (51) arasında çıkan tartışma kavgaya dönüştü. Kavgada İmdat Yılmaz, S.Ç.’ye demir sopayla saldırırken, S.Ç. ise yanında bulundurduğu bıçakla karşılık verdi. Kavgada aldığı bıçak darbeleriyle ağır yaralanan Yılmaz, kaldırıldığı Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hayatını kaybetti. Tedavisi tamamlandıktan sonra gözaltına alınan S.Ç. tutuklandı. S.Ç. hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesi’nde ’kasten öldürme’ suçundan açılan dava görülmeye başladı. Duruşmada tutuklu sanık S.Ç. ile maktulün yakınları, tanıklar ve taraf avukatları hazır bulundu. "Bizim, İmdat ile aramızda tarla satışından kaynaklı geçmişte sorunlar oldu" Duruşmada kendisini savunan S.Ç., "Bizim, İmdat ile aramızda geçmişte sorunlar vardı. Bizim ona karşı bir husumetimiz yoktu, ancak o bize karşı husumet besliyordu. İlk olarak 2019 yılında bir tarla almıştı, o tarlaya benim de alıcı olduğumu birisi ona söylemiş. Bunun üzerine bana ’sen benim aldığım tarlaya nasıl alıcı çıkarsın’ diye küsmüştü. 2020 yılında başka bir olay neticesinde babama demir küskü ile saldırmıştı. Bu olaydan 1 hafta sonra da traktörle giderken yolumuzu kesti, sırıkla bize saldırdı. Daha sonra biz uzaklaştık. Bunun için karakolu aradım, ancak o dönem benim evden covid nedeniyle çıkış yasağım olduğu için ceza yazılacaktı, bundan dolayı şikayetçi olmadım. Bir yıl önce de N.A., ’oğlun yüksek sesle müzik dinleyerek İmdat’ın evinin önünden geçiyormuş, İmdat oğlunu öldürüp atacakmış, haberin olsun’ dedi. En son geçen yıl kasım-aralık aylarında ise cami minaresi yapımıyla ilgili emeği geçenlere teşekkür, karşı gelenlere ise sitem mesajı paylaştım. Kimlerin karşı geldiğini bilmiyorum, özel olarak kimseyi kastetmedim, genel bir mesajdı. Aramızdaki anlaşmazlıklar bunlardan kaynaklıdır" diye konuştu. "İmdat, saman balyası atmaya giderken önümü kesti" Olay anında tarlaya gittiğini söyleyen S.Ç., "İmdat tarlasının en üst köşesindeydi, eşi ise yaklaşık 500 metre aşağıdaydı. Ben yoluma devam ettim. Bana 5 metre kala tekrar İmdat’ı fark ettim, bana doğru koşup yolumu kesti ve ‘sen niye beni kastederek paylaşım yapıyorsun’ dedi. Onu kastetmediğimi söyledim. ’C.A. da beni kastediyor, benim için yazdığını söylüyor’ dedi. Ben de ‘çağır, gelsin, burada söylesin" dedim. Bunun üzerine ‘seni öldürmeden olmayacak’ dedi, bana küfürler ederek elindeki kancayla saldırdı. Başıma ve göğsüme vurdu, hala vurmaya devam ediyordu. Elinde iki kanca vardı, her yerim kan oldu, kandan dolayı gözlerimi açamıyordum. Kancanın biri yere düştü, diğeriyle vurmaya devam ediyordu, beni öldürecekti. Bıçağı çıkardım, kendimi korumak için salladım. Sağ bileğimi tuttuğu için kendimi kurtaramadım. Bıçağı kaç defa salladığımı hatırlamıyorum. Sonra elimi ondan kurtardım, bana vurmayı bıraktı, ben de oradan uzaklaşmaya başladım. Yaklaşık 50 metre gittikten sonra arkama dönüp baktım, eşinin yanına geldiğini, İmdat’ın ‘sen ne yaptın’ diye ona kızdığını gördüm. İmdat hala ayaktaydı. Yaralı bir şekilde eve gittim, oğluma beni hastaneye götürmesini söyledim, öleceğimi düşündüm. Jandarma komutanını arayıp merada olanı, aileme zarar vereceklerinden korktuğumu söyledim" ifadelerini kullandı. "Sanık, eşimin önüne çıktı, elinde bıçakla üzerine yürüdü" İmdat Yılmaz’ın eşi N.Y. ise, "Sanık eşimin önüne çıktı, elinde bıçakla üzerine yürüdü. Eşim geri geri giderken birden bıçağı sapladı. Onlara doğru koşunca düştüm, kendimi toparlayıp kalktığımda her şey bitmişti. Sanık da oradan ayrılmıştı. İlk karşılaştıklarında sadece sanığın sesini duydum, ancak ne dediğini duymadım. Aralarında bir şey konuştularsa duymadım. Sanığın küfür ettiğini duydum, ancak şikayet konusuyla ilgili konuşmasını duymadım. Kulaklarım ağır işitir, Şikayetçiyim. Sanığı hiç oradan geçerken görmedim. Eşimin elinde iki tane kanca vardı. Kancalarla işimiz bitince onları eve götürüyorduk, sonraki gün tekrar yanımızda götürüyorduk" dedi. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
26 Aralık 2025 Cuma - 13:43
"Sazan sarmalı" oyununu eksperin dikkati bozdu
Kastamonu’da 390 liraya otomobil alacağına inan ve 600 bin liraya aracını satacağını sanan vatandaşı "sazan sarmalı" yöntemiyle dolandırılmaktan durumu anlayan eksper kurtardı. O anlar ise cep telefonuyla görüntülendi. Kastamonu’da internet üzerinden otomobilini satmak isteyen bir vatandaş ile aracı satın almak isteyen kişiyi ağına düşüren dolandırıcı, "sazan sarmalı" yöntemiyle dolandırmaya çalıştı. Sosyal medya üzerinden aracını satmak isteyen vatandaşın ilanını kendisinin aracıymış gibi paylaşan dolandırıcı, Kastamonu’da bir vatandaşı ağına düşürdü. 600 bin TL değerindeki araç için 390 bin TL isteyen dolandırıcı, aracı başkasının kendisine teslim edeceğini belirterek yalanına inandırdı. Araç satıcısına da ulaşan dolandırıcı, aracı 600 bin TL’ye almak istediğini söyledi. Daha sonra araç sahibi ve aracı satın almak isteyen vatandaş, dolandırıldıklarını anlamadan ekspertiz firmasında buluştu. Araç satıcısının ve alıcısının tavırlarından şüphelenen eksper Ümit Muhammed Sağdıç, aracın kaç liraya satıldığını öğrenmek istedi. Durumu anlayan Sağdıç’ın ısrarı üzerine araç satıcısı aracı 390 bin liraya alacağını, araç satıcısı ise 600 bin liraya sattığını söyledi. Bunun üzerine iki vatandaş da dolandırılmaya çalışıldığını anladı. Eksper Ümit Muhammed Sağdıç, daha sonra dolandırıcıyı telefonla aradı. Başta kendisinin araç satıcısı olduğunu söyleyen dolandırıcı, Sağdıç’ın kendisinin vatandaşları dolandırmaya çalıştığını söylemesi üzerine hakaret ederek telefonu kapattı. O anlar ise cep telefonuyla kayıt altına alındı. "Hakaretler etmeye başladı, küfürler etmeye başladı" Yaşanan olayı anlatan Ümit Muhammed Sağdıç, "Olaydan bir gün önce müşterimiz bizden randevu istedi. Arkadaşımız vasıtasıyla bize ulaştı. Ertesi gün sabah için randevu verdik ve bize bir araç bulduklarını ve 390 bin TL civarında ücreti olduğunu ve aracın markasını söyledi. Biz de başta olabilir diye düşündük. Ama arabanın hatasız olduğu söylenince piyasa fiyatından 200-250 bin TL aşağında bir rakam olduğunu anladık. Satıcı bunu, daha sonra öğrendiğimizde 600 bin liraya sattığını, alıcı bunu 390 bin liraya aldığını sanıyor. Daha sonra alıcı da satıcı da ekspertiz için geldi. Satıcı daha önceden müşterimiz, tanıyoruz. Alıcı babasıyla geldi, satıcı tek başınaydı. Aracı, ekspertize soktular. Arabada yaptığımız kontrollede problem yoktu, daha sonra yol testine çıktım. Ben, yol testine çıkarken alıcıyı da satıcıyı da yanıma alırım, bir sıkıntı olursa ikisi de görsün diye. Bu sırada tekrar aracın fiyatını sordum. Bunları sürekli yaşadığımız için, televizyonlarda gördüğümüz için bu konulara dikkat ediyoruz. ’Satıcıya bu arabanın fiyatları nerelerde’ diye sordum. Alıcı hemen lafa girdi ve ’biz iş karşılığı alıyoruz, fiyatı karıştırmayalım’ gibisinden bir laf söyledi. Ben konuyu kapattım. Dükkana geri geldiğimizde alıcının sürekli telefonla görüştüğünü fark ettim. Alıcının babası da arabayı sormaya başlayınca satıcıyı yanıma çağırdım. ’Sen bu arabayı kaça satıyorsun’ dedim, ’600 bin TL dedi’, alıcının babası da 390 bin liraya aldıklarını söyledi. Alıcı yine telefonla konuşuyordu, ’ben de dolandırılıyorsunuz’ dedim. Alıcıdan telefonu aldım ve ’sen hiç karışma, ben konuşurum’ dedim. Satıcı, ’telefondaki arkadaşın alacağı varmış, iş karşılığı alacağını söyledi’ dedi. Telefondaki şahsı aradım, ’bu aracı kaça satıyorsunuz, parayı IBAN’a atmayacak mıyız’ dedim. Alıcının kardeşiymişim gibi konuştum. Sonra hakaretler etmeye başladı, küfürler etmeye başladı. ’Seninle görüşeceğiz’ dedi. Biz, burada arkadaşın dolandırıldığını anladık" dedi. "Öyle bir güven vermiş ki alıcının basireti bağlanmış" Dolandırıcının güvenli ödeme yöntemini kullanmamak için hem alıcıyı telefonda ikna ettiğini belirten Sağdıç, "’Ekspertizden notere gitmeden güvenli ödeme yapacaksın, bin lira atacaksın’ diyor. Bunu da Notere gitmeden isteyecekti. Adama öyle bir güven vermiş ki alıcının basireti bağlanmış. Allah kimsenin başına vermesin. Alıcıyı uyarmasaydım 390 bin TL parası dolandırıcı adama gidecekti ve mağdur olacaktı, aracı da satın alamayacaktı. Kaydı alsa dahi kayıt sahibi parayı almadığı için kayıt işi de iptal edilecekti. Burada mağdur olan alıcı olacaktı" diye konuştu. "Her iki tarafın da kafasını karıştırıyor" Dolandırıcının hem alıcı hem de satıcıyı sürekli telefonla aradığına dikkat çeken Sağdıç, "Alıcının telefonunu kapatıyor, satıcıyı arıyor, satıcıyı kapatıyor, alıcıya arıyor. Her iki tarafın da kafasını karıştırıyor. Allah kimsenin başına vermesin. Biz de buna engel olduk" şeklinde konuştu.
26 Aralık 2025 Cuma - 11:50
Kastamonu’da iş yeri kurşunlayan şahıs tutuklandı
Kastamonu’da bir iş yerini kurşunladıkları gerekçesiyle gözaltına alınan 3 şüpheliden 1’i tutuklandı. Olay, 24 Aralık tarihinde saat 02.00 sıralarında Hepkebirler Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, mahallede bulunan bir iş yeri kurşunlanmasıyla ilgili inceleme başlatan Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ile Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, konuyla ilgili 3 şüpheliyi gözaltına alındı. Olayda kullanılan tabancayla yakalanan şüpheliler emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Hakim karşısına çıkartılan şüphelilerden F.K. tutuklanırken, 2 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
25 Aralık 2025 Perşembe - 19:33
Kastamonu’da heyelan sebebiyle kapanan yol ulaşıma açıldı
Kastamonu’da heyelan sebebiyle kapanan İnebolu-Doğanyurt-Cide karayolu, ekiplerin çalışmasıyla ulaşıma açıldı. Olay, dün sabah saatlerinde Doğanyurt ilçesi İnebolu-Doğanyurt-Cide karayolu İlyasbey köyü mevkiinde meydana geldi. Bölgede etkili olan sağanak yağışın ardından İnebolu-Doğanyurt-Cide sahil yolunda heyelan meydana geldi. Heyelan sebebiyle karayolu ulaşıma kapandı. Toprak, Karadeniz’e kadar aktı. Heyelan sonrasında Karayolları ekipleri yolda çalışma başlattı. Çalışmaların tamamlanmasıyla yol tekrar ulaşıma açıldı.
25 Aralık 2025 Perşembe - 15:26
Yaşlı adam para ve altınlarla kayıplara karışan eşinden 8 aydır haber alamıyor
Kastamonu’da yaşayan 70 yaşındaki adam evdeki altın, para ve kredi kartını alarak ayrıldığı iddia edilen 35 yıllık eşinden yaklaşık 8 aydır haber alamıyor. Yaşlı adam, eşinin hayatından endişe duyduğunu söyledi. Kastamonu’da yaşayan 70 yaşındaki Hüseyin Demirel’in 35 yılık eşi Dudu Demirel’den (50) nisan ayında evdeki 30 bin TL nakit para ile evde bulunan iki adet Cumhuriyet altını ve 40 bin TL limitli kredi kartıyla ayrıldıktan sonra haber alınamıyor. Demirel, 5 çocuk annesi eşinin evden ayrıldıktan sonra kredi kartıyla da altın aldığını iddia etti. Eşini, kaybolduktan sonra telefonla aradığı ve ailecek tanıdıkları F.K. isimli şahısla birlikte olduğunu söylediğini, daha sonra bir daha kendisinden haber alamadığını söyledi. 5 çocuk annesi eşinin kendisini sevdiğini ve büyü yapıldığı için evden ayrılarak kaybolduğunu belirten Hüseyin Demirel, eşinin hayatından endişe duyduğunu söyledi. Eşinin daha önce F.K. ile kaçtığını daha sonra eve döndüğünü söyleyen Demirel, "Ben rahatsızım, içeride odada yatıyorum. Bir gün saat 03.00 gibi kalktım. Eşim yoktu. Telefonla aradım, eşim açtı, ’Dudu neredesin’ diye sordum, ’ben F.K.’nin yanındayım’ dedi. ’F.K.’nin yanında ne yapıyorsun’ diye sorduğumda, ’F.K. ne yaptı etti beni aldı, götürüyor, yoldayız, gidiyoruz’ dedi. ’Nereye gittiklerini sordum, ’nereye gittiğimizi bilmiyorum’ dedi. Sonra avukata boşanma dilekçesi vermiş, mahkemeye çıktık, sadece avukat gelmişti. ’Ben karımdan vazgeçmeyeceğim, ben karımı er ya da geç alacağım’ dedim. Ondan 10 gün sonra eşim geldi. İstanbul’a gidip dilekçe verdi, ’ben kocamı seviyorum, ayrılmak istemiyorum’ dedi ve mahkeme düştü. Altın almıştık, iki tane altın vardı. Altın alınca kart eşimin cebinde kalmış. Kartı da almış, cebimde 60 bin TL para vardı, 30 bin TL’sini de almış. Karttan para çekilmiyor, o yüzden kartla altın almış. Kartın 40 bin TL limiti vardı, hepsiyle altın almışlar. Evde de iki tane Cumhuriyet altını vardı, onları da almış" şeklinde konuştu. Şu an eşinden haber alamadığını belirten Demirel, "Eşimin telefonunu arıyorum, ’numara kullanılmıyor’ diyor. Ben, eşimin geri gelmesini istiyorum, çocuklarımın yanına gelmesini istiyorum. Eşimin bende çok emeği var, bu evi eşim ile birlikte satın aldık. Ben kanser tedavisi gördüm, eşim 3 yıl bana baktı, bir kez ’niye böyle yapıyorsun’ demedi. Benim eşim evini, köyünü bırakacak birisi değildi. Eşim kendisi çıkıp evden gitti ama F.K.’nin eşime büyü yaptırdığını düşünüyorum. Çünkü evden muska çıktı, muskanın içinde de F.K.’nin saçı çıktı. Biz bunu bir hocaya okutturamadık" ifadelerini kullandı.
25 Aralık 2025 Perşembe - 12:10
Aracıyla ters şeritte ilerleyen sürücü tehlike oluşturdu
Kastamonu’da ters yönde aracıyla ilerleyen otomobil tehlike oluşturdu. Vatandaşlar o anları cep telefonuyla görüntüledi. Edinilen bilgiye göre, Araç-Kastamonu kara yolunda meydana gelen olayda ters şeride otomobiliyle giren bir sürücü kilometrelerce ilerledi. Karşıdan gelen araçlara aldırış etmeden ilerleyen sürücüyü diğer sürücüler korna çalarak uyarmaya çalıştı. Tehlikeli yolculuk bir süre devam ederken, diğer sürücülerin dikkati sayesinde herhangi bir kaza yaşanmadı. O anlar bir vatandaş tarafından cep telefonuyla görüntülendi.
25 Aralık 2025 Perşembe - 11:14
Anne ve oğluna uyuşturucudan 18’er yıl hapis cezası
Kastamonu’nun Tosya ilçesinde "uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama" suçlarından yargılanan anne ve oğlu, davanın karar duruşmasında 18’er yıl hapis cezasına çarptırıldı. Edinilen bilgiye göre, 12 Ekim 2024’te, Kastamonu İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince Tosya ilçesinde N.Ü.’nün ikametinde yapılan aramada, farklı miktarlarda kannabinoid, amfetamin, ecstacy, sentetik ecza hapı ve suçtan elde edildiği değerlendirilen 4 bin 700 TL ele geçirildi. Jandarma ekiplerince gözaltına alınan N.Ü. ile oğlu Ç.B.K., tutuklandı. Sanıklar hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde "uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama" suçlarından açılan davanın karar duruşması görüldü. Duruşmada tutuklu sanıklar ile avukatları hazır bulundu. Son kez savunma yapan N.Ü., mütalaayı kabul etmediğini belirterek, "Ben uyuşturucu kullanıyorum. Uyuşturucuyu bana Murat getirdi. Uyuşturucu ıslaktı, ben kuru istemiştim. O da ’abla, kurusunu getireceğim’ dedi. O sırada da ben tutuklandım. Murat, benden habersiz daha öncesinden dediği gibi kuru uyuşturucuyu getirmiş. Maddenin içinden başka maddeler de çıkmıştı. Biz bunu 4 kişi ortak aldık, kullanıyoruz. Ben, uyuşturucu satmadım, sadece kullandım. Haksız yere 1,5 yıldır cezaevinde bulunuyorum. Beraatımı ve tahliyemi talep ediyorum" dedi. Kendisinin uyuşturucu satmadığını iddia eden Ç.B.K. de, "Efe isimli şahıs benim kendisine uyuşturucu sattığımı söylüyor. Ben, ne kendisini görmüşümdür ne de selam vermişimdir, kendisini tanımam. Murat, İstanbul’dan temin ettiği uyuşturucuyu anneme getiriyor. Ben de Murat’tan bu uyuşturucuyu alıp eve getiriyorum. Ben, sadece anneme gelen uyuşturucuyu teslim alıyorum, uyuşturucu satmamla alakası yok. Eve uyuşturucuyu almamam gerekiyordu, eve sokmamam lazımdı. Annem tutuklanmıştı, o sırada Murat da uyuşturucu getirdi. Sokağın ortasında paketi bırakamazdım. Ben de paketi alıp eve getirdim. Ben suçsuzum. Uzun zamandır tutukluyum. Tahliyemi ve beraatımı talep ediyorum" diye konuştu. Avukat savunmalarının ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, N.Ü. ile oğlu Ç.B.K.’yi ’uyuşturucu ticareti’ suçundan 18’er yıl hapis, ayrı ayrı 180 bin TL’de para cezasına çarptırdı.
25 Aralık 2025 Perşembe - 10:30
Kanser hücrelerinin oluşumunu önleyen kokulu üzümün üretimi arttırılacak
Karadeniz’de yetiştirilen ve barındırdığı bol resveratrol sayesinde kanser dokularının oluşumunu, gelişimini ve artmasını engelleyen kokulu kara üzümün ekiminin yaygınlaştırılması hedefleniyor. Karadeniz Bölgesi’ndeki nemli alanlarda yetişen, kokulu kara üzüm, bünyesinde bol miktarda bulunan resveratrol maddesi antioksidan, antimutagen ve antikanserojen aktivitesi göstererek insan vücudunda kanser dokularının oluşumunu, gelişimini ve artmasını engelliyor. Kastamonu’nun sahil kesimindeki ilçelerinde bol miktarda yetiştirilen kokulu kara üzümün ekim alanının genişletilmesi amaçlanıyor. Orman ve tabiat turizmi alanında ihtisaslaşan Kastamonu Üniversitesi tarafından hazırlanan TÜBİTAK projesiyle kokulu kara üzümün kırsal kesimde yaşayan vatandaşlar için ek gelir kapısı oluşturulması hedefleniyor. Proje kapsamında kokulu kara üzümden elde edilen pekmez, sirke, tatlıların zenginleştirilerek Kastamonu mutfağına kazandırılması hedefleniyor. Kanser hastaları yoğun ilgi gösteriyor Kastamonu’nun İnebolu ilçesinde kokulu kara üzüm yetiştiren emekli akademisyen Hüsnü Şinoforoğlu, yerel halk tarafından üzümün öneminin bilinmediğini ifade etti. Kendisinin kokulu kara üzümden yaptığı kokulu kara üzümden yaptığı ürünlere kanser hastalarından yoğun ilgi gösterildiğini belirten Şinoforoğlu, kendisinin de cilt kanserine yakalandığını ve üzüm sayesinde 3,5 yıldır ilaç kullanmadan ayakta kaldığını dile getirdi. "Bahçemde özellikle kokulu üzüm yetiştiriyorum" Kokulu kara üzümün sporculardan da yoğun ilgi gördüğünü dile getiren Şinoforoğlu, "Bu aynı zamanda sporcular için bulunmayan bir velinimettir. Glikoz ve früktoz direk kana karıştığı için maçtan yarım saat önce içildiğinde sporcu maç boyunca oynamak istiyor. Sporcu kendisini çok dirençli hissediyor. Başka bir özelliği daha var. Sıcak içildiğinde bağırsak florasını düzenliyor. Eğer ishal ise soğuk içildiğinde sindirimi normale çeviriyor. Biz de elimizden geldiğince yetiştirmeye çalışıyoruz. Çevremize yaymaya çalışıyoruz. Yaprağı da çok güzel, yaprağından sarma yapılıyor. Çünkü yaprağı ekşimsi gibi limon istemiyor. Bu yüzden sarması lezzetli oluyor" dedi. "Kokulu üzümü proje haline getirirsek Kastamonu’ya yayabiliriz" Kastamonu’da kokulu üzümün üretiminin ve katma değerli ürüne dönüştürülmesinin yaygınlaştırılabileceğini kaydeden Şinoforoğlu, "Karadeniz’in olmazsa olmazı karalahana, mıhlama ve bir de pepeçuradır. Bu yüzden bunu Kastamonu’da geliştirebiliriz. Kastamonu Üniversitesi’nden Hikmet Haberal hocamız bu konuda çok duyarlı. Eğer bunu proje haline getirirsek Kastamonu’ya yayabiliriz. Bu ürün 750 rakımda daha çok yetişiyor. Sahilde daha rahat yetiştiriliyor, bu üzüm nem ve rutubet istiyor. İl merkezi bin rakımın üzerinde olduğundan dolayı 20 kiloda 1 kilo pekmez oluyor ama 750 rakımın altında 5-6 kiloda 1 kilo pekmez elde edilebiliyor" diye konuştu. "Hiçbir ilaç tedavisi görmeden iyileştim" "Hangi kanser türü olursa olsun fark etmiyor" ifadelerine yer veren Şinoforoğlu, "4’üncü evrede olsa hiç fark etmiyor. Tüm kanserler hücrelerini yok etmeye çalışıyor. Resveratrol maddesi kanserin düşmanıdır. Bu yüzden doğal bir ilaçtır. Ben de çok ciddi bir operasyon geçirdim ama ben de kokulu üzümden sürekli tüketiyorum. Benim hastalığım cilt kanseriydi ve yayılan kanser türüydü. Hiçbir kemoterapi ve ilaç tedavisi almadan Allah’ıma şükürler olsun 3,5 senedir yaşıyorum. Doktorlar benim kafatasını alacağını söylemişlerdi ama hiç yayılmadığı için az bir kısmını aldılar. Ben kanseri iyileştirdiğine dair bir iddiada bulunmuyorum ama ben bundan fayda buldum, hiçbir ilaç tedavisi görmeden iyileştim" şeklinde konuştu. "TÜBİTAK projesi ya da üniversitemize ihtisas projesi olarak sunacağız" Kokulu kara üzümün yaygınlaşması için çalışma yürüten Kastamonu Üniversitesi Araç Rafet Vergili Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Hikmet Haberal ise, "Gastronomi ürünü olarak ürün geliştirme konusunda öğrencilerimizle TÜBİTAK 2209 projeleri yapmak istedik. Araştırmalarımız sırasında aklıma kokulu üzüm geldi. Kokulu üzüm, bizim olmazsa olmazlarımızdan. Bilimsel bir çalışma yaptığımız için öncelikle literatür taraması yaptık. Literatürde Kafkaslardan Batum’a, Rize’ye ve ardından Batı Karadeniz bölgesine kadar, Kastamonu’nun sahil ilçeleri Cide, İnebolu, Bozkurt, Çatalzeytin’de bu üzümden gördük. Öğrencilerimizle birlikte bu çalışmaları yapmaya başladık. Şu anda biz, bu üzümden hocamın desteği sayesinde 5 çeşit gastronomi ürünü ortaya çıkardık. Daha sonra TÜBİTAK projesi olarak hazırladık. Ben aynı zamanda Kastamonu Üniversitesi’nde flora ve fauna dersini veriyorum. Tıbbi aromatik bitkilerden birisi de kokulu üzümdür. Amerika’da ’isabella’ diye biliniyor. Bizim ülkemizde böyle bir değer var. Biz bu değeri hem ekonomiye, kırsal kalkınmaya, bölgesel kalkınmaya yönelik çalışma yaparak ürün geliştiriyoruz. Restoranlara, kafelere, mutfağımıza bu üzümü kazandıracağız. Kokulu üzümden sirke yapılıyor, pepeçura yapılıyor, kabak ile beraber tatlı yapılıyor, reçeli yapılıyor. Bunun şırası çıkarılıyor. Bizler de hocamla birlikte dalından üzümleri toplayarak bizzat yerinde kaç aşamadan geçtiğini öğrencilerimizle birlikte inceledik. Öğrenci kardeşlerimizle, hocam ile mülakata geçecekler. Soru cevap şeklinde hem video hem mülakat hem yazılı olarak bilgileri alacağız. İnşallah gastronomi alanında TÜBİTAK projesi olarak ürün geliştirmesi sağlanabilir ya da ihtisas projesi de olabilir" dedi.
24 Aralık 2025 Çarşamba - 20:41
Kastamonu’da dron ile tespit edilen 4 kaçak avcıya cezai işlem
Kastamonu Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen koruma ve kontrol faaliyetlerinde, yasa dışı avcılık yaptığı tespit edilen 4 kişi, dron ile tespit edilerek cezai işlem uygulandı, 3 yarı otomatik tüfeğe de el konuldu. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, yaban hayatın izlenmesi ve kaçak avcılığın önlenmesi için dron ve fotokapan ile denetimlerini sürdürüyor. Bu kapsamda Kastamonu Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü ekiplerinin dron ve fotokapan teknolojilerinin desteğiyle, doğanın ve yaban hayatının korunması için denetimlerini aralıksız sürdürüyor. Ekipler, yaptıkları denetimlerde dron ile 4 kişinin kaçak avcılık yaptığını tespit etti. Ekipler tarafından 4 kişiye yasal işlem uygulanırken 3 adet yarı otomatik tüfeğe de el konuldu. Yapılan açıklamada, dron ve fotokapan desteğiyle, yasa dışı avcılıkla mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği kaydedildi.
24 Aralık 2025 Çarşamba - 15:10
Devrekani Millet Bahçesi’nde fitness salonu inşa edilecek
Kastamonu’nun Devrekani ilçesinde yapımı devam eden Millet Bahçesi içerisine fitness salonu inşa edilecek. Devrekani Belediye Başkanı Engin Altıkulaç, Devrekani ilçesine bağlı Bıdık Çayırı mevkiinde yapımına başlanan Millet Bahçesi içerisinde vatandaşların spor yapabileceği bir fitness salonu inşa edeceklerini açıkladı. Salonun projelendirme sürecinin tamamlandığını ve kısa süre içinde yapım ihalesine çıkacaklarını kaydeden Başkan Altıkulaç, "Bıdık çayırı mevkiinde başladığımız Millet Bahçemizin dahilinde yapacağımız fitness salonumuzun projelendirme işi bitmiş olup yakın bir zamanda yapım ihalesine çıkıyoruz" dedi.
24 Aralık 2025 Çarşamba - 14:02
Kastamonu’da sentetik ecza hapıyla yakalanan 3 şahıs hakkında adli işlem başlatıldı
Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinde polis ekipleri tarafından gerçekleştirilen denetimde, sentetik ecza hapıyla yakalanan 3 şüpheli hakında adli işlem başlatıldı. Edinilen bilgiye göre, Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü bağlı Asayiş, Terörle Mücadele, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele, Narkotik Suçlarla Mücadele, Trafik, Çevik Kuvvet şube müdürlükleri ile Taşköprü İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin katılımıyla, Taşköprü ilçesinde huzur ve güven ortamının devamlılığı için kapsamlı bir uygulama gerçekleştirildi. Denetimde, kapsamında 359 şahıs sorgulandı, 94 araç ve sürücünün sorgusu yapıldı. Yapılan kontrollerde 5 araca idari para cezası uygulandı. 14 kıraathane, 2 kafeterya, 2 içkili mekan, 8 park ve bahçe, 6 okul çevresi, 14 metruk bina ve ayrıca ilçe civarında şüpheli şahısların bulunabileceği umuma açık alanlar kontrol edildi. 1 şahsın üzerinde 1 adet ruhsatsız tabanca ve 10 adet fişek ele geçirilirken, şahsa adli işlem yapıldı. 1 araç içerisinde 3 adet sentetik ecza hapı ele geçirildi. Araç içerisinde bulunan 3 şüpheli şahıs hakkında ’uyuşturucu ve uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak’ suçundan adli işlem yapıldı.
24 Aralık 2025 Çarşamba - 13:57
Kastamonu’da binlerce hap ve uyuşturucuyla yakalanan şahsın yargılanmasına başlandı
Kastamonu’da 69 bin 407 adet sentetik ecza hapı, 975 gram metamfetamin ve 485 gram skunk ile yakalanan sanık, pişman olduğunu söyleyerek, tahliyesini istedi. Edinilen bilgiye göre, Mayıs ayında Kastamonu-Tosya karayolu Elyakut köyü mevkiinde, Kastamonu İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince durdurulan bir araçta arama yapıldı. F.K. isimli şüphelinin üzerinde ve ikametinde yapılan aramalarda 69 bin 407 adet sentetik ecza hapı, 975 gram metamfetamin ve 485 gram skunk ele geçirildi. Jandarma ekiplerince gözaltına alınan F.D., tutuklandı. Olayın ardından Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde F.D. hakkında "Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama" suçlarından dava açıldı. Davanın ilk duruşmasında sanık ve avukatı hazır bulundu. Mütalaasını açıklayan Cumhuriyet savcısı, sanığın kişisel kullanımın çok üzerinde çeşitli madde yakalanmasından ötürü uyuşturucu ticareti suçu oluştuğundan 15 ila 25 yıl arasında cezalandırılmasını talep etti. Tutuklu sanık F.D. ise mütalaayı kabul etmediğini belirterek, İstanbul’dan getirilen uyuşturucuyu kendisinin sadece muhafaza ettiğini ve paketlerin içerisinde ne olduğunu dahi bilmediğini söyleyedi. F.D. savunmasında, "İstanbul’dan Kastamonu’ya getirilen uyuşturucu maddeyi burada ben teslim aldım. Buradan da eve götürürken yakalandım. Bu suçu işlediğimden ötürü pişmanım, zor durumda kaldım. Benim evde yaşlı annem var. Annemin sağlık sorunları var. Mümkünse annemin tedavisi için tahliyemi istiyorum" diye konuştu. Mütalaaya karşı süre talebinde bulunan sanık F.D.’nin avukatı ise, "İstanbul’dan Kastamonu’ya bu uyuşturucuyu getiren insanlar var. Bunların öncelikle tespit edilmesi gerekiyor. Müvekkilimiz yakalandığında kollukta ve savcılıkta susma hakkını kullanmıştır. Bunu da tehdit edildiğinden ötürü susma hakkını kullandığını düşünüyoruz. Kastamonu tarihinde en fazla madde yakalanan bu dosyada, savcılığın yeteri kadar araştırma yapmadan ve suçluları ortaya çıkarmadan mütalaa vermesi kabul edilebilir gibi değil. Bu sebeplerde mütalaaya karşı süre talebimiz olacaktır" şeklinde konuştu. Mahkeme heyeti, savunmaların dinlenmesinin ardından duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
24 Aralık 2025 Çarşamba - 12:30
Kastamonu Üniversitesi’nin kayın kontrplak üretimine yönelik çalışması tescillendi
Kastamonu Üniversitesi’nin hak sahipliğinde hazırlanan "Vidalama Tork Değeri Artırılmış Kayın Kontrplak Üretimi İçin Toz Haldeki Cam Lifi Takviyeli Fenol Formaldehit Tutkalı Karışımı" başlıklı çalışma, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillendi. Kastamonu Üniversitesi hak sahipliğinde başvurusu yapılan ve Orman Fakültesi Orman Endüstri Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Önder Tor ile yüksek lisans mezunu Gökhan Kayacık’ın buluşçusu olduğu "Vidalama Tork Değeri Artırılmış Kayın Kontrplak Üretimi İçin Toz Haldeki Cam Lifi Takviyeli Fenol Formaldehit Tutkalı Karışımı" başlıklı çalışma, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillendi. Patent, ahşap esaslı levha üretiminde kullanılan kontrplakların vidalama performansını artırmaya yönelik yenilikçi bir yaklaşım sunuyor. Geliştirilen tutkal karışımının, özellikle kayın kontrplak üretiminde teknik ve uygulamaya dönük katkılar sağlaması hedefleniyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Kastamonu Üniversitesi’nin bilgi üretme ve bu bilgiyi tescilli çıktılara dönüştürme yönündeki çalışmalarının kararlılıkla sürdüğünü belirterek, "Akademik birikimin uygulamaya aktarılması açısından patent çalışmalarını son derece kıymetli buluyoruz. Üniversitemiz bünyesinde ortaya konulan bu tür nitelikli buluşlar, hem bilim dünyasına hem de ilgili sektörlere katkılar sunmaktadır" ifadelerini kullandı. Rektör Topal, patentin tescillenmesinde emeği geçen Prof. Dr. Önder Tor ve Gökhan Kayacık’ı tebrik ederek, akademik ve yenilikçi çalışmalarının devamını diledi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder