Yerel Haberler
Kastamonu
Kutsal emanetlere Kastamonu’da yoğun ilgi 02 Mart 2026 Pazartesi - 13:06:04 Kastamonu’da 99 vakıf eseri ve kutsal emanetlerin yer aldığı sergi vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü ile Milli Saraylar Başkanlığı iş birliğinde Ramazan ayı dolayısıyla düzenlenen "Kutsal Emanetler ve Vakıf Eserleri Sergisi" Kastamonu’da ziyaretçilerine kapılarını açtı. 2 gün boyunca Kastamonu’da açık kalacak sergi, ilk saatlerden itibaren vatandaşların yoğun ilgi görmeye başladı. Ramazan ayının manevi atmosferini kültürel mirasla buluşturmayı amaçlayan sergide, Kabe örtüleri, Ravza-i Mutahhara örtüleri, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (Sallallahu teala aleyhi ve sellem) Saç-ı Şerifi yanı sıra Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne bağlı müzeler, teberrükat depoları ve vakıf kayıtları arşivinden seçilen kutsal emanetler ile taşınır vakıf kültür varlıkları yer alıyor. Toplam 99 vakıf eseri ve kutsal emanetlerin yer aldığı sergi, ziyaretçilere hem tarihi hem de manevi bir yolculuk sunuyor. 6 şehirde sergilenecek Ramazan ayı boyunca 6 şehirde ziyaretçilerle buluşacak serginin Erzurum ve Tokat’ın ardından üçüncü durağı Kastamonu oldu. Açılışın yapıldığı ilk saatlerde vatandaşlar sergi alanına adeta akın ederken, uzun kuyruklar oluştu. Ziyaretçiler, kutsal emanetleri yakından görmenin heyecanını yaşadıklarını ifade etti. Sergi, yarın saat 23.00’e kadar 23 Ağustos Spor Salonunda açık olacak. Sergiyle ilgili bilgi veren Kastamonu Vakıflar Bölge Müdürü Halil Alper, tüm Kastamonu halkını sergiye davet ederek, "Aslında geçmişten bugüne uzanan bir emanet bilincine, bir medeniyet hatırlayışına ve gönüllerimizi bir araya getiren anlamlı bir buluşmaya hep birlikte şahitlik ediyoruz. Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Milli Saraylar Başkanlığı iş birliğinde hayata geçirilen ‘Kutsal Emanetler ve Vakıf Eserleri Sergisi’ vakıf geleneğimizin zarafetine, iyiliği kurumsallaştıran medeniyet anlayışımızı ve asırlardır süregelen emanet şuurunu bizlere yeniden hatırlatmaktadır. Vakıf medeniyeti; paylaşmanın, korumanın ve emanete sahip çıkmanın adıdır. Bu topraklarda iyilik kalıcı hale gelmiş, merhamet kurumsallaşmıştır. Ramazan ayının manevi huzurunun vakıf geleneğimizin inceliğiyle buluştuğu bu müstesna günlerde gönül coğrafyamızın güzel şehri Kastamonu’da böylesi anlamlı bir sergiye ev sahihliği yapmaktan büyük bir onur ve memnuniyet duyuyoruz. Bu serginin sadece kültürel bir etkinlik olarak değil, bir hatırlayış, bir emanet çağrısı ve bir gönül buluşması olarak idrak edilmesini temenni ediyorum" dedi. Sergiyi ziyaret eden Kastamonu Valisi Meftun Dallı da, "Rahmet, bereket ve mağfiret ayı olan mübarek Ramazan-ı Şerif’i idrak ettiğimiz bu müstesna günlerde, medeniyetimizin ruhunu ve vakıf kültürümüzün asırlara yayılan anlayışını yansıtan böylesine anlamlı bir serginin açılışında bir araya gelmiş olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Ramazan ayı paylaşmanın, dayanışmanın, infakın ve gönül yapmanın en güçlü şekilde hissedildiği bir zaman dilimidir. Vakıf medeniyetimiz de bu ruhun kurumsallaşmış halidir. Ecdadımız, Ramazan’ın bereketini sadece sofralarda değil, kurduğu vakıflarla şehirlerin sokaklarında, ilim meclislerinde, kütüphanelerde ve hayır müesseselerinde daim kılmıştır. Günümüzde de bu anlayış ve hizmetler; vakıf, dernek ve kurumlarımız vasıtasıyla devam etmektedir. Kutsal emanetlerin milletimize intikali, yalnızca tarihî bir hadise değildir. Aynı zamanda büyük bir sorumluluğun, ağır ama şerefli bir vazifenin de timsalidir. Bu emanetler İslam’ın, Müslümanların ve dünyanın dört bir yanındaki mazlumların hamisi olmanın bir nişanesi mesabesindedir. Ecdadımız, asırlar boyunca bu sorumluluğu adaletle, merhametle ve vakar içinde taşımış; Müslüman toplumlara önderlik ve hamilik etmiş, inancı, dili ve rengi ne olursa olsun mazluma kol kanat germeyi bir devlet geleneği haline getirmiştir. Bugün de aziz milletimiz, tarihinden aldığı ilhamla aynı bilinç ve sorumluluk duygusunu taşımaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, sadece kendi sınırlarının dahili için değil, bütün gönül coğrafyamız ve bütün mazlum milletler için politikalar üretmekte, onların yanında olmaktadır. Bugün dünyanın her yerine eli uzanan bir Türk milleti ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti vardır. Bu anlayış, geçmişten bugüne uzanan bir medeniyet sürekliliğinin ifadesidir. ‘Kutsal Emanetler ve Vakıf Eserleri Sergisi’, işte bu büyük tarihî mirası ve sorumluluk bilincini hatırlatan kıymetli bir organizasyondur. Sergimizde yer alan eserler, inancımızın ve medeniyet tasavvurumuzun somutlaşmış halidir. Bu eserler bize şunu hatırlatıyor; medeniyetler yalnızca maddi güçle değil, merhametle, adaletle ve hayırla yükselir. Kastamonu, tarih boyunca ilmin ve irfanın önemli merkezlerinden biri olmuştur. İlim ve irfan mirasıyla yoğrulmuş bu şehir, vakıf kültürünü yaşatan güçlü bir hafızaya sahiptir. Bu nedenle, köklü bir mirasın anlamlı bir tezahürü olan bu serginin, şehrimizde açılması ayrıca önemlidir" diye konuştu. AK Parti Kastamonu Milletvekili Serap Ekmekci de Ramazan ayının birlik, beraberlik ve kardeşlik ayı olduğunu ifade ederek, "Paylaşma duygusunu en çok hissettiğimiz bu ayda bir arada olmaktan çok büyük mutluluk duyuyorum. Kastamonu’da böyle bir sergiye ev sahipliği yaptığımız için ayrıca gurur duyuyorum. Çünkü ülkemizde bu sergi 6 ilde düzenleniyor. Bunlardan bir tanesinin de Kastamonu olması gerçekten bizim için çok kıymetlidir. Bu nedenle tüm ilçelerimizin bu güzel günde sergiyi görmeye davet etmek istiyorum" şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından serginin açılış kurdelesi kesildi. Açılışın ardından sergi, davetliler tarafından gezildi. Sergiye vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi.
02 Mart 2026 Pazartesi - 11:55 Kurşunlu Han sözleşmeye aykırı kullanımdan tahliye ediliyor Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, Kastamonu’da bulunan tarihi Kurşunlu Han’ın sözleşmeye aykırı kullanımı sebebiyle tahliye edileceği duyuruldu. Kastamonu il merkezinde bulunan ve otel olarak kullanılan tarihi Kurşunlu Han’ın kapatılacağıyla ilgili gündeme gelen iddialarla ilgili Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından açıklama yapıldı. Açıklamada, sürecin kira süresinin sona ermesi ve sözleşmeye aykırı kullanım sebebiyle başlatılan hukuki tahliye işleminden ibaret olduğu ve kapatılma iddialarının asılsız olduğu belirtildi. Kurşunlu Han ile ilgili 2004 yılında imzalanan 20 yıllık kira sözleşmesinin 4 Temmuz 2024 tarihinde sona erdiği ve 31 Aralık 2025 tarihine kadar yeni bir kira sözleşmesi düzenlendiği belirtildiği açıklamada, sözleşmeye aykırı şekilde alkol satışı yapıldığı ve tarihi yapının niteliği ile vakıf kültürüyle uyuşmayan eğlence organizasyonları düzenlendiğinin tespit edildiği kaydedildi. Bu durumun sözleşme hükümlerine aykırılık teşkil etmesi ve kira süresinin dolmuş olması sebebiyle 28 Kasım 2025 tarihinde işletmeciye yazılı bildirim yapılarak yıl sonunda Kurşunlu Han’ın teslim edilmesinin istendiğinin dile getirildiği açıklamada, işletmeci firmanın avukatları aracılığıyla yürütülen yazışmalara rağmen taşınmazın süresi içinde teslim edilmediği, bunun üzerine 5 Ocak tarihinde Kastamonu Valiliği’ne tahliye işlemlerinin gerçekleştirilmesi amacıyla resmi başvuruda bulunulduğu dile getirildi. İşletmecinin konuyu yargıya taşıyarak ihtiyati tedbir kararı aldığı, mahkemenin 19 Şubat tarihli duruşmada söz konusu tedbir kararını kaldırdığının aktarıldığı açıklamada, bu gelişme üzerine 21 Şubat tarihinde Kastamonu Valiliği’ne yeniden tahliye talebinde bulunulduğu, Valilik tarafından 27 Şubat tarihinde firmaya tebligat yapılarak 6 Mart tarihine kadar süre verildiği bildirildiği belirtildi. Belirtilen tarihe kadar taşınmazın teslim edilmemesi halinde 9 Mart tarihinde kolluk kuvvetleri marifetiyle tahliye işleminin gerçekleştirileceği ifade edildi.
Bin 700 rakımlı zirvede 4 kilometre uzunluğundaki mağara görenleri mest ediyor
08 Ekim 2025 Çarşamba - 12:26 Bin 700 rakımlı zirvede 4 kilometre uzunluğundaki mağara görenleri mest ediyor Kastamonu’nun Araç ilçesinde bulunan Soğucaova Yaylası sınırlarında yer alan bin 700 rakımlı Katbaşı zirvesinin bulunduğu alanda yer alan 4 kilometre uzunluğa sahip mağara görenleri hayran bırakıyor. Türkiye’nin eşsiz doğa manzaralarına sahip, tabiat ve doğa turizminin merkezlerinden olan Kastamonu’nun Araç ilçesinde bulunan yaylaların turizme kazandırılması noktasında çalışmalar devam ediyor. Doğal güzellikleri, geniş ormanlık ve manzaralı piknik alanlarıyla yaz vatandaşların uğrak yeri haline gelen Araç ilçe merkezinden başlayarak 48 kilometrelik rota üzerinde birbirine bağlantılı 33 yaylada, ’orman ve tabiat turizmi’ alanında ihtisaslaşan Kastamonu Üniversitesi tarafından yürüyüş rotaları oluşturuldu. Kastamonu Üniversitesi ile Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ve Kastamonu Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğüyle yapılan çalışmalar sonucunda bölgenin milli park ya da korunan alan ilan edilmesi hedefleniyor. Bu çerçevede bölgede bulunan Soğucaova Yaylası sınırlarında yer alan Fokurdan Mağarası’nda Kastamonu Üniversitesi Öğretim Görevlisi Hikmet Haberal, Ersizlerdere Kalkınma Eğitim ve Ekoturizm Derneği Başkanı Mustafa Çağır ile Kastamonu Doğa Koruma ve Milli Park Müdürlüğü ekipleri, Soğucaova Yaylası’nda Katbaşı zirvesi ile Fokurdan Mağarası’nda incelemelerde bulundu. İncelemelere bölgede yaşayan vatandaşlar da katıldı. Yaylanın içerisinden iki kaya parçasının arasından girişi bulunan ve içerisinde salon büyüklüğünde odaların yer aldığı mağarada biriken suyun da şifalı olduğuna inanılıyor. Oluşumunu tamamlamamış yeni sütunlar, buz sarkıtlarının yer aldığı mağara görenleri kendisine hayran bırakıyor. "Fokurdan Mağarası’nda uzmanlar tarafından inceleme yapılmasını talep ediyoruz" İncelemelerle ilgili bilgi veren Kastamonu Üniversitesi Öğretim Görevlisi Hikmet Haberal, "Kastamonu’nun Araç ilçesine bağlı Soğucaova Yaylası’nda bulunuyoruz. Soğucaova Yaylası’nın 2 kilometre uzaklığında bulunan Katbaşı zirvesi olarak bilinen yer bin 700 rakımdadır. Görsel güzelliğiyle tabiat kaynakları açısından önemli bir alan. Bitki çeşitliliği, yaban hayatı çeşitliliği, dağ sarımsakları olan, çam ağaçlarının olduğu Soğanlı Çayının olduğu noktadayız. Karabük, Kastamonu ve Çankırı sınırlarının yani 3 ilimizin bir arada göründüğü burası doğa harikası bir yer. Soğucaova Yaylası’na artı bir değer katan kaynaklardan birisi de yaylanın doğal güzelliği haricinde hemen yaylanın ortasında bulunan Fokurdan Mağarasıdır. Fokurdan Mağarası yaylanın ortasında bulunuyor ama normal bir vatandaş girişi göremeyebilir. Yaylada giriş tam belli olmuyor. Bir kaya kitlesinin içerisinden mağaraya iniyorsun. Derin bir vadi içerisine giriyorsun ve ucu bucağı belli değil ve o mağaranın gittikçe suyunun Katbaşı zirvesinden Soğanlı Çayı’yla birleştiğini ya da döküldüğünü tahmin etmekteyim. Bu yüzden daha detaylı bilgi için mağara uzmanlarının gelip Fokurdan Mağarası’nın burada yerinde incelenip çıkışının nereden olduğunu tamamen tespit etmesi gerekmektedir" dedi. "Mağarada oluşan teknelerin içerisindeki suyun şifalı olduğuna inanıyoruz" Bölgede yaşayan Mehmet Deveci isimli vatandaş ise, "Mağaranın iki kapısı var. Buraya merdiven ile inebiliyorsunuz. Diğer kapıdan da yürüyerek gelebiliyorsunuz. Sadece giriş kısmında dar bir geçit var, sonrasında genişliyor. Burada sol tarafta tekne var, teknenin içinde de şifalı dediğimiz bir su var. Buradan devam ettiğimiz zaman daha ileride bölmeler bulunuyor. Ben kendim daha fazla ileriye gidemedim ama gidenler bölmelerin, sütunların olduğunu söylüyor. Eskiden burada mağaranın çıkışını bulabilmek için hayvan torbasına saman koymuşlar, mağaranın içerisine atmışlar, Soğanlı Çayı’ndan çıktığını söylüyorlar" ifadelerini kullandı.
Bin 700 rakımlı zirvedeki 4 kilometre uzunluğuna sahip mağara görenleri mest ediyor
08 Ekim 2025 Çarşamba - 12:10 Bin 700 rakımlı zirvedeki 4 kilometre uzunluğuna sahip mağara görenleri mest ediyor Kastamonu’nun Araç ilçesinde bulunan Soğucaova yaylası sınırlarında yer alan bin 700 rakımlı Katbaşı Zirvesinin bulunduğu alanda yer alan 4 kilometre uzunluğa sahip mağara görenleri hayran bırakıyor. Türkiye’nin eşsiz doğa manzaralarına sahip, tabiat ve doğa turizminin merkezlerinden olan Kastamonu’nun Araç ilçesinde bulunan yaylaların turizme kazandırılması noktasında çalışmalar devam ediyor. Doğal güzellikleri, geniş ormanlık ve manzaralı piknik alanlarıyla yaz vatandaşların uğrak yeri haline gelen Araç ilçe merkezinden başlayarak 48 kilometrelik rota üzerinde birbirine bağlantılı 33 yaylada, ‘orman ve tabiat turizmi’ alanında ihtisaslaşan Kastamonu Üniversitesi tarafından yürüyüş rotaları oluşturuldu. Kastamonu Üniversitesi ile Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ve Kastamonu Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğüyle yapılan çalışmalar sonucunda bölgenin milli park ya da korunan alan ilan edilmesi hedefleniyor. Bu çerçevede bölgede bulunan Soğucaova yaylası sınırlarında yer alan Fokurdan Mağarası’nda Kastamonu Üniversitesi Öğretim Görevlisi Hikmet Haberal, Ersizlerdere Kalkınma Eğitim ve Ekoturizm Derneği Başkanı Mustafa Çağır ile Kastamonu Doğa Koruma ve Milli Park Müdürlüğü ekipleri, Soğucaova yaylasında Katbaşı Zirvesi ile Fokurdan Mağarasında incelemelerde bulundu. İncelemelere bölgede yaşayan vatandaşlar da katıldı. Yaylanın içerisinden iki kaya parçasının arasından girişi bulunan ve içerisinde salon büyüklüğünde odaların yer aldığı mağarada biriken suyun da şifalı olduğuna inanılıyor. Oluşumunu tamamlamamış yeni sütunlar, buz sarkıtlarının yer aldığı mara görenleri kendisine hayran bırakıyor. "Fokurdan mağarasında uzmanlar tarafından inceleme yapılmasını talep ediyoruz" İncelemelerle ilgili bilgi veren Kastamonu Üniversitesi Öğretim Görevlisi Hikmet Haberal, "Kastamonu’nun Araç ilçesine bağlı Soğucaova yaylasında bulunuyoruz. Soğucaova yaylasının 2 kilometre uzaklığında bulunan Katbaşı Zirvesi olarak bilinen yer bin 700 rakımdadır. Görsel güzelliğiyle tabiat kaynakları açısından önemli bir alan. Bitki çeşitliliği, yaban hayatı çeşitliliği, dağ sarımsakları olan, çam ağaçlarının olduğu Soğanlı Çayının olduğu noktadayız. Karabük, Kastamonu ve Çankırı sınırlarının yani 3 ilimizin bir arada göründüğü burası doğa harikası bir yer. Soğucaova yaylasına artı bir değer katan kaynaklardan birisi de yaylanın doğal güzelliği haricinde hemen yaylanın ortasında bulunan Fokurdan Mağarasıdır. Fokurdan Mağarası yaylanın ortasında bulunuyor ama normal bir vatandaş girişi göremeyebilir. Yaylada giriş tam belli olmuyor. Bir kaya kitlesinin içerisinden mağaraya iniyorsun. Derin bir vadi içerisine giriyorsun ve ucu bucağı belli değil ve o mağaranın gittikçe suyunun Katbaşı Zirvesinden Soğanlı Çayıyla birleştiğini ya da döküldüğünü tahmin etmekteyim. Bu yüzden daha detaylı bilgi için mağara uzmanlarının gelip Fokurdan mağarasını burada yerinde incelenip çıkışının nereden olduğunu tamamen tespit etmesi gerekmektedir" dedi. "Mağarada oluşan teknelerin içerisindeki suyun şifalı olduğuna inanıyoruz" Bölgede yaşayan Mehmet Deveci isimli vatandaş ise, "Mağaranın iki kapısı var. Buraya merdiven ile inebiliyorsunuz. Diğer kapıdan da yürüyerek gelebiliyorsunuz. Sadece giriş kısmında dar bir geçit var, sonrasında genişliyor. Burada sol tarafta tekne var, teknenin içinde de şifalı dediğimiz bir su var. Buradan devam ettiğimiz zaman daha ileride bölmeler bulunuyor. Ben kendim daha fazla ileriye gidemedim ama gidenler bölmelerin, sütunların olduğunu söylüyor. Eskiden burada mağaranın çıkışını bulabilmek için hayvan torbasına saman koymuşlar, mağaranın içerisine atmışlar, Soğanlı Çayından çıktığını söylüyorlar" ifadelerini kullandı.
3 üniversite tarafından geliştirilen güçlendirilmiş köpük beton tescillendi
08 Ekim 2025 Çarşamba - 10:08 3 üniversite tarafından geliştirilen güçlendirilmiş köpük beton tescillendi Kastamonu Üniversitesi, Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi ve Atatürk Üniversitesi’nin geliştirdiği güçlendirilen köpük beton, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillendi. Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Sadık Alper Yıldızel, Araştırma Görevlisi Mustafa Açık, Atatürk Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gökhan Kaplan ve Kastamonu Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Oğuzhan Yavuz Bayraktar, çevre dostu ve yüksek performanslı yeni bir inşaat malzemesi geliştirdi. "PLA+ Malzemeden Kancalı Lif (Elyaf) ile Güçlendirilmiş Köpük Beton" başlıklı malzeme, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillendi. Ulusal ve uluslararası patentlerle koruma altına alınan malzeme, 3D yazıcı teknolojisiyle üretilen özel liflerle güçlendirilmiş köpük betondan oluşuyor. Böylece inşaat sektöründe hem dayanıklılığı artıran hem de sürdürülebilirliğe katkı sağlayan yenilikçi bir çözüm ortaya konuldu. Tamamen doğal hammaddelerden üretilen ve geri dönüştürülebilir yapısıyla dikkat çeken malzeme, enerji verimliliğini artırarak binalarda ısı kaybını azaltıyor. Yüksek dayanıklılığa ve çevre dostu özelliğe sahip olan bu yeni yapı malzemesi, geleceğin sürdürülebilir inşaat çözümleri için umut verici bir alternatif olarak değerlendiriliyor.
Domuzların talan ettiği çeltik tarlaları, devlet desteğiyle yeniden verimli hale getirildi
07 Ekim 2025 Salı - 12:07 Domuzların talan ettiği çeltik tarlaları, devlet desteğiyle yeniden verimli hale getirildi Kastamonu’nun Tosya ilçesinde domuzların sürekli zarar vermesi sebebiyle hasat yapılamayan yaklaşık 220 dekarlık tarım arazisinde, etrafının yüzde 75 hibe desteğiyle kapatılmasının ardından yeniden ürün hasat edilebildi. Kastamonu’nun Tosya ilçesi Karaköy köyünde 220 dekarlık tarım arazisi, her yıl domuzlar başta olmak üzere yaban hayvanlarının istilasına uğruyordu. Domuzlar yüzünden tarım arazisinden verim alamayan köylüler, Tosya İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne proje hazırlayarak destek istedi. Toplam 2 milyon bütçesi olan proje kapsamında, Tarım ve Orman Bakanlığınca yüzde 75 hibe desteği sağlandı. Alınan destekle 220 dekarlık tarım arazisinin etrafı tellerle kapatıldı. Domuzlar başta olmak üzere yaban hayvanlarına karşı korunan tarlalarına biçerdöverlerle girerek ilk kez çeltik hasadı yapmanın mutluluğunu yaşadı. Öte yandan, ilçede Kırsal Dezavantajlı Alanlar Kalkınma Projesi (KDAKP) projesi çerçevesine bugüne kadar 6 köyde sulama kanalı modernizasyonu, 4 köyde kapalı sulama sistemi, 13 adet sera kurulumu başta olmak üzere çeşitli makine ekipman alımları için toplam 16 milyon 400 bin TL hibe desteği verildi. Ayrıca Kırsal Dezavantajlı Alanlar Kalkınma Projesi kapsamında Kastamonu’da bugüne kadar 189 milyon TL hibe ödemesi yapıldı. "Bu yıl ilk kez biçerdöver tarlamıza girecek ve çeltik hasadı yapacağız" Uzun yıllar boyunca tarım arazisinden faydalanamadıklarını belirten Karaköy Köyü Muhtarı Mustafa Tamarslan, "Biz, bu araziyi domuzlardan alamıyorduk. Buradan hasat kaldıramıyorduk. Bizler de ne yapabiliriz diye düşündük ve Tosya İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne başvuruda bulunduk. Başvurumuz kabul edildi. Dilekçemize olumlu yanıt verildi. Dilekçemiz onaylandıktan sonra yüzde 75’ini hibe ettiler. Geri kalan yüzde 25’ini köy tüzel kişiliği olarak bizler tamamladık. Burası için 2 milyon TL para harcadık. Bu paranın da 1 milyon 500 bin TL’sini devletimiz karşıladı. Geri kalan 500 bin TL’sini de bizler köylüler olarak topladık. Artık çeltik tarlamıza domuzun girme şansı yok. Her yıl bizler bu araziden çok fazla zarar ediyorduk. Hatta bazı yerlerine hiç biçerdöver girmedi, tamamen zayiat olmuştu. Yoktu ürün, domuz hepsini mahvetmişti. Bu sene verim iyi, domuz tehlikesi kalmadı. Bu yıl ilk kez biçerdöver tarlamıza girecek. Çok mutluyuz, çok memnunuz. Burası köy arazisi oluyor, herkesin tarlası var burada. 15’e yakın kişinin arazisi bulunuyor" dedi.
Kastamonu’da uyuşturucuyla yakalanan sanıklara 20 yıla kadar hapis cezası talebi
06 Ekim 2025 Pazartesi - 17:38 Kastamonu’da uyuşturucuyla yakalanan sanıklara 20 yıla kadar hapis cezası talebi Kastamonu’nun Tosya ilçesinde jandarma ekiplerince düzenlenen operasyonda uyuşturucu maddeyle yakalanan iki sanık hakkında 10 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Edinilen bilgiye göre,, 12 Ekim 2024 tarihinde Kastamonu’nun Tosya ilçesinde Kastamonu İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince, N.Ü.’nün ikametinde yapılan aramada, bonzai, amfetamin, ecstacy, sentetik ecza hapı ve 4 bin 700 TL suçtan elde edildiği değerlendirilen para ele geçirildi. Jandarma ekiplerince gözaltına alınan N.Ü., tutuklandı. N.Ü.’nün ifadeleri doğrultusunda gözaltına alınan M.Ş. tutuklanırken, Ç.B.K. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Sanıklar hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde "uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama" suçlarından açılan dava görülmeye devam etti. Duruşmada mütalaa veren Cumhuriyet savcısı, N.Ü. ve M.Ş.’nin 10 yıldan 20 yıla kadar cezalandırılmasını talep etti. Mütalaada Ç.B.K.’nin delil yetersizliğinden dolayı beraatı istendi. Duruşmada kendisini savunan tutuklu sanık N.Ü., uyuşturucu satmadığını iddia ederek, "Ben, tutuklandıktan sonra evde uyuşturucu yakalanmış. Uyuşturucunun bana ait olduğu söylenmiş. Uyuşturucunun bana getirildiği söylenmiş. Daha önce M.Ş. uyuşturucu getirmişti. Uyuşturucu yaş olduğu için içemedik. Ben de M.Ş.’yi arayıp telefonda kavga ettim. O da bana daha sonra uyuşturucunun kurusunu getireceğini söylemişti. Fakat ben cezaevindeyken uyuşturucu getirmiş olabilir" dedi. M.Ş. ise kendisinin uyuşturucu kullanıcısı olduğunu belirterek, "Satışını da yapmadım. Mütalaayı kabul etmiyorum. Evde bulunan uyuşturucu bana ait değildir. Beraber içecektik. Beraatımı talep ederim" şeklinde konuştu. Tutuksuz yargılanan sanık Ç.B.K. de kendisinin diğer sanıklara uyuşturucu satmadığını iddia ederek beraatını talep etti. Avukatın mütalaaya karşı süre talebinde bulunması üzerine mahkeme heyeti, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
Ormancılık ve tabiat turizminde ihtisaslaşan Kastamonu Üniversitesi’nden 61 projeye 46 milyon TL’lik destek
06 Ekim 2025 Pazartesi - 15:22 Ormancılık ve tabiat turizminde ihtisaslaşan Kastamonu Üniversitesi’nden 61 projeye 46 milyon TL’lik destek Ormancılık ve tabiat turizmi alanında ihtisaslaşan Kastamonu Üniversitesi, bu alanda hazırlanan 61 projeye yaklaşık 46 milyon TL bütçeyle destek sağladı. Kastamonu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, Orman Genel Müdürlüğüyle yaptıkları protokolle yıllık 300 ton olan defne üretimini 3 bin tona çıkartarak, 70 ailenin daha ekmek yemesine vesile olduklarını söyledi. Kastamonu Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen "İhtisaslaşma Üniversiteleri Çalıştayı", Merkez Kütüphane Cemil Meriç Salonu’nda başladı. Çalıştayın açılışına Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ömer Küçük ve Prof. Dr. Selahattin Kaymakcı’nın yanı sıra, ihtisaslaşan 25 üniversitenin temsilcileri, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı. Çalıştayın açılışında konuşan Prof. Dr. Ömer Küçük, Kastamonu Üniversitesi’nin ormancılık ve tabiat turizmi alanında ihtisaslaşmasına dikkat çekerek, "Üniversitelerimizin ihtisaslaştığı alanda uzmanlaşmış altyapı ve araştırma merkezlerinin kurulmasını teşvik etmek son derece kritik beklentilerden bir tanesidir. Beşeri sermaye son derece önemli, öğretim üyelerimiz var ama bunu odaklanma noktasına getirdiğimiz zaman özellikle ihtisaslaşma alanımızda bölgeye şehre hitap edecek uzmanlaşmış merkezlerin kurulması ya da var olan altyapıların bu anlamda yapılandırılması ve geliştirilmesi yine bize düşen en önemli vazifelerden bir tanesidir" dedi. "Yıllık 300 ton olan defne üretimini 3 bin tona çıkartarak 70 ailenin ekmek yemesine vesile olduk" Kastamonu Üniversitesi’nin ihtisaslaşma alanındaki çalışmalarıyla ilgili bilgi veren Küçük, "Çağımızın gereklerini dikkate aldığımızda çok hızlı dönüşen ve değişen bir ortamdayız. 3-5 sene önce yapay zeka gündemimizde değildi. Şimdi yapay zekayı konuşuyoruz. Siber güvenliği görüşüyoruz. Bizim bu değişen dönüşen dünyada rekabet edebilmemiz için klasik, geleneksel yöntemlerden artık kurtulmak, endüstri 4.0, endüstri 5.0 ayarında yeni çalışmalara doğru yelken açmamız lazım. İşte burada nitelikli katma değerli ürünlere dönüştürme noktasında Ar-Ge faaliyetleri yol açıcı çalışmalar yine bizden beklenen önemli unsurlardan bir tanesi. Bizler de bazı çalışmaları yürütmeye gayret ediyoruz. Bunlardan bir tanesi defnenin ekonomiye kazandırılması. Güzel de bir çalışma oldu, devam da ediyor. Sayın rektörümüz, Orman Genel Müdürümüz bir protokolle iş birliğiyle burada 300 hektarlık defne sahasını 800 hektara sonra 2 bin 700 hektara kadar çıkardık. Yıllık 300 ton olan üretimi 3 bin tona çıkardık. 70 aile orada şu anda ekmek yiyor. Bartın’daki bir tesisle bizim buradaki artırımdan dolayı kapasite artırımına gitti ama şunu başaramadık. Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı ile biz, bu noktada fizibilite raporu yaptık. Ar-Ge çalışmasını tamamladık ama buraya bir girişimciyle beraber bir entegre defne işleme tesisini kurduramadık. Dolayısıyla defneden üretilecek defne yağı şampuanı, kozmetikte, kimya sektöründe bizim köylümüzün 8 liraya ürettiği günde bir ton topladığını varsayarsak 8 bin TL günlük kazancının olduğu bir defneyi ama onun bir parfümüne biz 100 lira veriyoruz 10 gram, 20 gram bir şişeye. Gastronomi değeri olan bir yaprak. Kurutulmuş yaprağına aktardan şu kadar veriyoruz" diye konuştu. "Devletimizin ve YÖK’ün bizden beklentilerini öncelikli hale getirmemiz gerekiyor" Üniversitelerin ihtisaslaşma çalışmalarında bütün birimleriyle yer alması gerektiğinin önemine değinen Küçük, "İhtisaslaşmayı sadece aslında üniversiteye değil, şehrin tamamına, tabanına yaymaya varana kadar bölgesel, ulusal düzeyde ihtisas alanına yönelik politika ve stratejiler üretmeye, hatta bunların ulusal politikalara dönüştürülmesine kadar izlememiz gereken süreçler noktasında bir takım politikaları bekliyoruz. Özellikle kısa vadeli başarıların ötesinde kalıcı, kurumsal kapasite inşasını hedefleyen modellerin tartışmasını çok önemsiyoruz. Gerçekten günü kurtaran değil, temel olan kurumsal kapasiteyi oluşturan ve yapılan çalışmalarla süreçleri ileriye taşıyacak olan bizden sonraki dönemlerde de daha ileriye taşıyacak olan bir yapılandırma, bir mekanizmaların inşasını burada kısa vadeli değil, uzun vadeli olmasını önemsiyoruz. Bu modelleri tartışmak istiyoruz. Yeni teknoloji kavramları ülkemizin 12. Kalkınma Planında yer alan öncelikleri, TÜBİTAK’ın bu noktadaki Yükseköğretim Kurulunun ve devletimizin bizden beklentilerini öncelediği konuları değerlendirip kendi ihtisaslaşma alanımızla harmanlamamız gerektiği yine karşımıza çıkan önemli hususlardan bir tanesidir" şeklinde konuştu. "61 projeye 46 milyon TL bütçe ile destek verildi" Kastamonu Üniversitesi Ormancılık ve Tabiat Turizmi İhtisaslaşma Koordinatörü Doç. Dr. Emre Birinci ise ihtisaslaşma sürecinde elde edilen tecrübelerin paylaşılmasının, başarılı uygulamaların yaygınlaştırılmasının ve karşılaşılan sorunlara ortak çözümler üretilmesinin önemine dikkat çekerek, "Ekosistemin korunmasından doğa temelli turizmin sürdürülebilir yönetimine, yeşil ekonominin yerelde güçlenmesinden bilimsel bilginin toplumla buluşmasına, orman ürünlerine yeni kullanım alanları kazandırmadan katma değerli ürünler elde etmeye uzanan birçok farklı alanda toplam 61 proje yaklaşık 46 milyon TL bütçe ile desteklenmiştir" ifadelerini kullandı. İki gün sürecek çalıştay, altı tematik gruptaki oturumlarla yürütülecek. 7 Ekim’de sonuç beyannamesiyle sona erecek çalıştay çerçevesinde, katılımcılar üniversite kampüsünde teknik geziye katılacak.