Yerel Haberler
Kayseri
18 Şubat 2026 Çarşamba - 17:54 Türk Astronot Tuva Cihangir Atasever, ERÜ öğrencileri ile bir araya geldi Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Türkiye Uzay Ajansı (TUA), Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından düzenlenen Uluslararası Uzay Kongresi (IAC) kapsamında düzenlenen ‘Kampüs Buluşmaları’ etkinliği Erciyes Üniversitesi (ERÜ) ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Etkinlikte Türk Astronot Tuva Cihangir Atasever, ERÜ Öğrencileri ile bir araya geldi. Sabancı Kültür Sitesi’nde düzenlenen etkinliğe; Türkiye Uzay Ajansı (TUA) Başkanı Yusuf Kıraç, ERÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. M. Hakan Poyrazoğlu, Sanayi ve Ticaret Bakan Danışmanı Emine Doğrukök, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Saygı Duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından etkinliğin açılışında konuşan TUA Başkanı Yusuf Kıraç, Uzay Ajansı’nın çalışmaları hakkında öğrencilere bilgi verdi. Uzayın stratejik ve ekonomik yönlerini anlatan Başkan Kıraç, şunları kaydetti: "Bugün gururla sunduğumuz İHA’lar, SİHA’lar hedeflerle vurabilmeleri için eğer yeni konum uyduları onları tam yerinde tespit edemezse o da çalışmıyor. Dolayısıyla da uzay bizim için vazgeçilmez bir alan. Yani burada uzay çalışmalarının dışında kalmamız mümkün değil. Uzay çalışmalarının dışında kalan hiçbir ülke bağımsızlığını sürdüremeyecektir. Bugün zaten savaş vesayetlerinde şu söyleniyor. Uzaya güçlü olmayan, uzayda hakim olmayan hiçbir devlet maalesef savaş kazanamayacaktır. Bu işin stratejik tarafıdır. Ekonomik tarafına gelelim. Burası bizi daha burası bizi cezbedici bir tarafı var. Dünya ekonomisi her sene yaklaşık yüzde 3 büyümeye çalışıyor. Zorluyor yüzde 3 büyümesi için. Ama Dünya ekonomisi içerisinde uzay ekonomisi, her sene yüzde 9 büyüyor arkadaşlar. Çok hızlı büyüyor." ERÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. M. Hakan Poyrazoğlu da konuşmasında düzenlenen programın önemine vurgu yaparak, ev sahipliği yapmaktan dolayı mutlu olduklarını söyledi. Sanayi ve Ticaret Bakan Danışmanı Emine Doğrukök ise konuşmasında Uluslararası Uzay Kongresi’nin tanıtımı ve IAC bildiri hazırlama süreçleri ile ilgili sunum gerçekleştirdi. Açılış konuşmaların Türk Astronot Tuva Cihangir Atasever, katılımcılar ile uzay alanında yürütülen bilimsel çalışmalar konusunda bilgi verdi. ABD’de 8 ay astronot eğitimi aldıklarını belirten Atasever, "Bizler kapsamlı eğitim süreçlerinden geçtik. İstasyon bulunacağımız süre zarfında hayata geçireceğimiz bilimsel çalışmaları hangi ekipmanları kullanarak nasıl icra ederiz? Bunlara yönelik eğitim süreçlerimiz oldu. Daha sonra orada bulunduğumuz süre zarfında başımıza gelebilecek acil durumlara karşı nasıl gerekli müdahaleleri etkin bir şekilde icra ederiz? Bu eğitim süreçlerinden geçtik" dedi. Uluslararası Uzay İstasyonu hakkında da bilgi veren Atasever, eğitim süreçlerinde yaptıkları bilimsel çalışmaları da anlattı. Atasever, "Moleküler biyoloji ve genetikten malzeme bilimine, insan fizyolojisinden bitki fizyolojisine geniş bir spektrumdan bilimsel çalışmalar yaptık" diye konuştu. Atasever, konuşmasının ardından öğrencilerden gelen soruları cevaplandırdı. Etkinlik, plaket takdiminin ardından sona erdi.
Türk Astronot Tuva Cihangir Atasever, ERÜ öğrencileri ile bir araya geldi
18 Şubat 2026 Çarşamba - 17:54 Türk Astronot Tuva Cihangir Atasever, ERÜ öğrencileri ile bir araya geldi Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Türkiye Uzay Ajansı (TUA), Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından düzenlenen Uluslararası Uzay Kongresi (IAC) kapsamında düzenlenen ‘Kampüs Buluşmaları’ etkinliği Erciyes Üniversitesi (ERÜ) ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Etkinlikte Türk Astronot Tuva Cihangir Atasever, ERÜ Öğrencileri ile bir araya geldi. Sabancı Kültür Sitesi’nde düzenlenen etkinliğe; Türkiye Uzay Ajansı (TUA) Başkanı Yusuf Kıraç, ERÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. M. Hakan Poyrazoğlu, Sanayi ve Ticaret Bakan Danışmanı Emine Doğrukök, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Saygı Duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından etkinliğin açılışında konuşan TUA Başkanı Yusuf Kıraç, Uzay Ajansı’nın çalışmaları hakkında öğrencilere bilgi verdi. Uzayın stratejik ve ekonomik yönlerini anlatan Başkan Kıraç, şunları kaydetti: "Bugün gururla sunduğumuz İHA’lar, SİHA’lar hedeflerle vurabilmeleri için eğer yeni konum uyduları onları tam yerinde tespit edemezse o da çalışmıyor. Dolayısıyla da uzay bizim için vazgeçilmez bir alan. Yani burada uzay çalışmalarının dışında kalmamız mümkün değil. Uzay çalışmalarının dışında kalan hiçbir ülke bağımsızlığını sürdüremeyecektir. Bugün zaten savaş vesayetlerinde şu söyleniyor. Uzaya güçlü olmayan, uzayda hakim olmayan hiçbir devlet maalesef savaş kazanamayacaktır. Bu işin stratejik tarafıdır. Ekonomik tarafına gelelim. Burası bizi daha burası bizi cezbedici bir tarafı var. Dünya ekonomisi her sene yaklaşık yüzde 3 büyümeye çalışıyor. Zorluyor yüzde 3 büyümesi için. Ama Dünya ekonomisi içerisinde uzay ekonomisi, her sene yüzde 9 büyüyor arkadaşlar. Çok hızlı büyüyor." ERÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. M. Hakan Poyrazoğlu da konuşmasında düzenlenen programın önemine vurgu yaparak, ev sahipliği yapmaktan dolayı mutlu olduklarını söyledi. Sanayi ve Ticaret Bakan Danışmanı Emine Doğrukök ise konuşmasında Uluslararası Uzay Kongresi’nin tanıtımı ve IAC bildiri hazırlama süreçleri ile ilgili sunum gerçekleştirdi. Açılış konuşmaların Türk Astronot Tuva Cihangir Atasever, katılımcılar ile uzay alanında yürütülen bilimsel çalışmalar konusunda bilgi verdi. ABD’de 8 ay astronot eğitimi aldıklarını belirten Atasever, "Bizler kapsamlı eğitim süreçlerinden geçtik. İstasyon bulunacağımız süre zarfında hayata geçireceğimiz bilimsel çalışmaları hangi ekipmanları kullanarak nasıl icra ederiz? Bunlara yönelik eğitim süreçlerimiz oldu. Daha sonra orada bulunduğumuz süre zarfında başımıza gelebilecek acil durumlara karşı nasıl gerekli müdahaleleri etkin bir şekilde icra ederiz? Bu eğitim süreçlerinden geçtik" dedi. Uluslararası Uzay İstasyonu hakkında da bilgi veren Atasever, eğitim süreçlerinde yaptıkları bilimsel çalışmaları da anlattı. Atasever, "Moleküler biyoloji ve genetikten malzeme bilimine, insan fizyolojisinden bitki fizyolojisine geniş bir spektrumdan bilimsel çalışmalar yaptık" diye konuştu. Atasever, konuşmasının ardından öğrencilerden gelen soruları cevaplandırdı. Etkinlik, plaket takdiminin ardından sona erdi.
Başkan Özdoğan: "Ramazan’ın rahmet ve dayanışma iklimini hep birlikte yaşayacağız"
18 Şubat 2026 Çarşamba - 14:48 Başkan Özdoğan: "Ramazan’ın rahmet ve dayanışma iklimini hep birlikte yaşayacağız" Hacılar Belediye Başkanı Bilal Özdoğan, Ramazan ayının gelişi dolayısıyla yayımladığı mesajında, Ramazan’ın toplumsal dayanışmayı güçlendiren, gönülleri birleştiren müstesna bir zaman dilimi olduğunu ifade etti. Başkan Özdoğan mesajında, "Rahmet, mağfiret ve bereket ayı olan Ramazan’a bir kez daha kavuşmanın huzurunu yaşıyoruz. Bu mübarek ay; paylaşmanın çoğaldığı, gönüllerin yumuşadığı ve kardeşliğin pekiştiği bir iklimdir. Hacılar’ımızda bu manevi atmosferi hep birlikte yaşayacak, birlik ve beraberliğimizi daha da kuvvetlendireceğiz" dedi. Ramazan ayına yönelik hazırlıkların titizlikle tamamlandığını belirten Başkan Özdoğan, şunları kaydetti: "Ramazan, sadece oruç ibadetiyle değil; yardımlaşma, dayanışma ve gönül köprüleri kurma bilinciyle anlam kazanmaktadır. Belediyemiz olarak ihtiyaç sahibi ailelerimize yönelik sosyal desteklerimizi sürdürüyoruz. Aynı zamanda bu mübarek ay boyunca düzenleyeceğimiz program ve buluşmalarla hemşehrilerimizle bir araya gelmeye devam edeceğiz. Amacımız; Ramazan’ın huzurunu, bereketini ve manevi zenginliğini ilçemizin her hanesinde hissettirmektir." İftar sofralarında, teravih buluşmalarında ve çeşitli sosyal programlarda vatandaşlarla bir arada olacaklarını vurgulayan Başkan Özdoğan, "Hemşehrilerimizle aynı sofrada buluşacak, dualarımızı birlikte edeceğiz. Ramazan ayını ilçemizde en güzel şekilde idrak etmek için tüm birimlerimizle sahadayız" ifadelerini kullandı. Başkan Özdoğan mesajının sonunda, "Mübarek Ramazan ayının Hacılar’ımıza, Kayseri’mize, ülkemize ve tüm İslam âlemine hayırlar getirmesini diliyorum. Rabbim tuttuğumuz oruçları ve yaptığımız ibadetleri kabul eylesin. Sağlık, huzur ve kardeşlik içinde bir Ramazan geçirmeyi nasip etsin" temennisinde bulundu.
İl Müftüsü Ayvaz: "Ramazanı güzel karşılamalı, güzel uygulamalı ve maneviyatından güzel istifade etmeliyiz"
18 Şubat 2026 Çarşamba - 13:33 İl Müftüsü Ayvaz: "Ramazanı güzel karşılamalı, güzel uygulamalı ve maneviyatından güzel istifade etmeliyiz" Kayseri İl Müftüsü Durmuş Ayvaz, Ramazan Ayı dolayısıyla bir mesaj yayınladı. Ayvaz mesajında, "Evveli rahmet, ortası mağfiret sonu da cehennemden azat olarak müjdelenen ramazan ayına girmek üzereyiz. 18 Şubat 2026 Çarşamba akşamı ilk teravih namazı kılınacak gece de ilk sahura kalkılacaktır. 19 Şubat 2026 Perşembe ise Ramazan Ayının birinci günüdür. Ramazan orucu Hicretten yaklaşık 1,5 yıl önce farz kılınmıştır. Lügat olarak oruç, nefsin yöneldiği şeylerden uzak durmak anlamına gelirken, ıstılah olarak da Ramazan ayında imsak vaktinden başlayarak güneşin batışına kadarki zaman içinde niyet ederek yemeyi, içmeyi ve şehevi istekleri terk etmek anlamına gelmektedir. Diyanet İşleri Başkanlığımız tarafından, her yıl Ramazan ayında bireysel ve toplumsal hayatımıza ışık tutan önemli bir değer tema olarak belirlenmekte ve kamuoyunun gündemine taşınmaktadır. Söz konusu tema, Ramazan ayı boyunca etraflı bir şekilde ele alınmakla, toplumumuzda bir duyarlılık ve farkındalık oluşması hedeflenmektedir. Bu anlamda bireysel ve toplumsal hayatımız dikkate alınarak 2026 yılı Ramazan ayı teması "Ramazan, Cami ve Hayat" olarak belirlenmiştir. Varlık âlemi içerisinde yüce Allah’ın sorumluluk teklifini kabul ederek bu zorlu emaneti yüklenen tek canlı insandır. Zira o, diğer varlıklarda bulunmayan akıl ve iradeye sahip olmakla kendine özgü inancı, değer yargıları ve kültürüyle tebarüz etmektedir. Bu da onu dinî, ahlaki, içtimai ve hukuki bakımdan sorumluluğa elverişli ve yatkın kılmaktadır. Nitekim hayatımızı anlamlandırıp bereketlendiren yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim; "İnsan kendisinin başıboş bırakılacağını mı zanneder?" (Kıyâmet, 75/36.) ayetiyle, zikredilen hususu teyit etmektedir. Buna göre, sorumluluk duygusu ve ondan neşet eden davranış bilinci, her şeyden önce bireysel alanda varlık göstermektedir. "Onlar gelip geçmiş bir ümmettir. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorumlu tutulacak değilsiniz" (Bakara, 2/134.) ayeti de sözü edilen gerçeğe temas eden önemli bir referanstır. Bu da insanoğlunun ahlaki hafızası olan fıtrat ve vicdanın gereklerini yerine getirmek ve dinimizin münker olarak nitelediği kötülük ve çirkinliklerden uzak durmakla gerçekleşecektir. Bu yönüyle sorumluluk bilinci, kişiliğin oluşmasında önemli bir değer olduğundan bireysel manada ahlaki bir varlık olmanın önemli bir alametidir. Sorumluluğun bulunmadığı yerde birey olmaktan ve kimlikten söz etmek imkân dâhilinde değildir. Sorumluluk bilinci, toplumsal boyutta da erdemli bir hayat sürdürebilmenin ön şartı olarak karşımıza çıkmaktadır. Zira toplumda tek başına yaşayamayan insanın, toplumu oluşturan diğer insanlara ve çevreye karşı gözetmek zorunda olduğu hak ve ödevleri vardır. Dolayısıyla sorumluluk bilinci, sosyal bir varlık olan insandan sadır olan davranışların toplum ve çevre üzerinde oluşabilecek etkilerini de dikkate almayı gerektirmektedir. Bu açıdan kâmil insan, ortaya koyduğu davranışların sebeplerini bilip sonuçlarının hesabını verebilen ve bu yönüyle, birlikte yaşadığı diğer insanların da sorumluluğunu üstlenebilecek bir karaktere sahip olan kimsedir" ifadelerine yer verdi. Mesajında Ramazan’ın birlik ve beraberliğe vesile olmasını temenni eden Durmuş Ayvaz, "Oruçtan maksat insanın kulluğunu bilmesi, Rabbini tanıması ve dolayısıyla Allah’ın rızasını kazanıp sonsuz mutlulukları hedeflemesidir. Orucun temel gayesi Allah’ın rızasını kazanmak olmakla beraber birçok diğer faydaları da vardır. İnsanın nefsini terbiye eder. İnsan oruç sayesinde Rabbine itaat etmeyi öğrenir, iftar sofrasında vakit gelmeden bir lokma yiyemez, sanki Allah’ın ‘Buyurun kullarım yiyin’ emrini bekler. Toplumsal yönden ise; açlık, susuzlukla birlikte toplumdaki fakir ve yoksulların sıkıntılarının yaşanarak anlaşılmasına vesile olur ki bu uygulama insanın şefkat ve merhamet duygularını doruk noktaya ulaştırarak toplumsal dayanışmayı, yardımlaşmayı, paylaşmayı yaygın ve kalıcı bir hale getirir. Bu kutlu zaman dilimi, her şeyden önce kişiyi, kulluğun en önemli motivasyon kaynağı olan nefis murakabesine sevk edip mazi ve hâlin muhasebesini yaparak istikbali tanzim etme sorumluluğuna ulaştırmaktadır. Modern dünyanın baş döndürücü kuşatması altında örselenen ruhlarımızı bilhassa oruç ibadetiyle teskin etmeye, kendimizi ve çevremizi algılayıp anlamaya sevk etmektedir. Bu manada rahmet, bereket ve mağfiret ayı Ramazan, biraz soluklanmaya ihtiyacımız olduğunu hatırlatıp bizi manevi yönden donatan, sorumluluklarımızın gereğini yerine getirmeye zemin hazırlayıp fırsat tanımakla bizi sekinetle buluşturan eşsiz bir zaman dilimidir. Oruç tutarak manen yükseleceğimiz Ramazan ayında dikkat edilmesi gereken en önemli konulardan birisi iftar ve imsak vaktidir. Diyanet İşleri Başkanlığımızın yayınladığı takvimlerdeki vakitler esas alınmalıdır. Ramazan ayında sabah ezanları imsak vaktinde okunduğu için ezanın başlaması ile birlikte yeme içmeye son verilmesi gerekir. Çünkü oruç imsakla başlamaktadır. Ramazan orucunun her günü için niyet gerekir. İmsak vaktinden sonra Oruca muhalif bir şey olmamak kaydıyla, iftardan kuşluk vaktine kadar niyet edilebilir. Ayrıca ramazan ayında ve her zaman namazlarda tadili erkâna riayet edilmeli, Ramazan ayında Fıtır Sadakası ve zekâtlarımızı uygun yerlere uygun bir şekilde vermemiz gerekir. Yine bu ayda komşuluklarımızın geliştirilmesi ve iftarı komşularımızla paylaşmamız dinimizin tavsiyesidir. Ferdi ve ailevi mutluluğumuz için Mevla’mızın "Ey iman edenler! Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz."(Bakara, 2/185) mesajına uyarak orucumuzu tutmalı, "Peygamber efendimiz (S.A.V.) in de Kim, faziletine inanarak ve karşılığını Allah’tan bekleyerek ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır."( Buhârî, Îmân 28, Savm 6; Müslim, Sıyâm 203,) müjdesini göz önünde bulundurmalıyız, "Ramazan ayı girdiğinde cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır ve şeytanlar bağlanır."(Buhârî, Savm 5, Bed’ul-halk 11; Müslim, Sıyâm 1, 2,) uyarısına kulak vererek de şeytana prim vermemeliyiz. Ramazanın her gününü fırsat bilerek günah ve kusurlarımızdan dolayı tövbe ve istiğfar etmeliyiz. İbadetlerimizi ve dualarımızı yoğunlaştırarak Rabbimize yakınlaşmalı, bu mübarek ayda Allah’a, ailemize, çocuklarımıza, çevremize, milletimize ve tüm insanlığa karşı görev ve sorumluluklarımızı tekrar hatırlamalıyız. Ramazanı güzel karşılamalı, güzel uygulamalı ve maneviyatından güzel istifade etmeliyiz. Bu duygularla Kayserili hemşerilerimizin ve aziz milletimizin, Ramazan ayını tebrik ediyor, ülkemizin, İslâm âleminin birlik, dirlik ve beraberliğine, bütün müminlerin affedilmelerine vesile olmasını Yüce Allah’tan niyaz ediyorum" dedi.