Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Kayseri
Kayseri’de eş zamanlı uyuşturucu operasyonu: 3 gözaltı
11 Şubat 2026 Çarşamba - 19:54:47
Kayseri’de polis ekipleri tarafından yapılan çalışmalarda, uyuşturucu madde ticareti yapmak amacıyla iller arası uyuşturucu nakleden 3 şahıs yakalandı, 1 kilo 200 gram uyuşturucu madde ele geçirildi. Edinilen bilgiye göre, Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından uyuşturucu madde ticareti yapma amacıyla iller arası uyuşturucu madde nakleden şahısların yakalanmasına yönelik çalışma yapıldı. Ekipler tarafından yapılan 2 ayrı eş zamanlı operasyonda, Ü.A. (48), Ö.Y. (29) ve A.Y. (26) isimli şahıslar yakalandı. Ekipler tarafından yapılan aramalarda, 1 kilo 200 gram uyuşturucu ve uyarıcı madde ele geçirildi. Öte yandan, sağlık kontrolünün ardından adliyeye sevk edilen 3 şahıs ‘uyuşturucu madde ticareti yapmak ve nakletmek’ suçundan çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak, cezaevine teslim edildi.
11 Şubat 2026 Çarşamba - 16:48
Bünyan’a yapılacak OSB için Ankara çıkarması: Başkan Metin’den Hulusi Akar’a ziyaret
Kayseri’nin Bünyan ilçesinde kurulması hedeflenen Organize Sanayi Bölgesi (OSB) için yürütülen girişimler kapsamında Bünyan Belediye Başkanı Selahattin Metin, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) önceki dönem Millî Savunma Bakanı, AK Parti Kayseri Milletvekili ve Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar’ı ziyaret etti. Gerçekleştirilen ziyarette, Bünyan’a kazandırılması planlanan Organize Sanayi Bölgesi’nin ilçenin ekonomik kalkınmasına, istihdamın artmasına ve bölgesel gelişime sağlayacağı katkılar ele alındı. Başkan Metin, OSB’ye ilişkin talepleri ve beklentileri Akar’a iletti. Ziyaretin ardından açıklamada bulunan Bünyan Belediye Başkanı Selahattin Metin, Akar’ın projeye ilişkin destek sözü verdiğini belirterek, "İlçemizin geleceği adına büyük önem taşıyan Organize Sanayi Bölgesi hedefimiz için Ankara’da temaslarımızı sürdürüyoruz. Sayın Bakanımıza ilgi ve destekleri için teşekkür ediyorum. Bünyan’ımızın gelişimi için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Başkan Metin, Bünyan’ın üretim, istihdam ve yatırım merkezi haline gelmesi adına atılan her adımın takipçisi olacaklarını vurgulayarak, "Sevdamız Bünyan" dedi.
11 Şubat 2026 Çarşamba - 15:35
Başkan Aydemir: "Haksız rekabetin önlenmesi için esnaf haritası çıkarılmalıdır"
Lokantacılar ve Pastacılar Odası Başkanı Altan Aydemir, KDV adaletsizliğinin ortadan kalkması için oranın yarısını ödeyebileceklerini söyleyerek, "Haksız rekabetin önlenmesi için esnaf haritası çıkarılmalıdır" dedi. Esnafın sorunlarının her zaman takipçisi olduklarını söyleyen Altan Aydemir, "Güçlü yarınlar diye çıktığımız bu kutlu yolda sizleri temsil etmenin, sizlere hizmet etmenin onur ve gururunu yaşıyoruz. Elbette ki sorunlar, sıkıntılarımız, ihtiyaç ve taleplerimiz bitmedi bitmeyecektir de. Onun için bizler sizler için sorun ve sıkıntılarınızı yerinde ilgili makamlara her zaman ilettik, iletmeye de devam ediyoruz. Bildiğiniz üzere en büyük sorunlarımızdan bir tanesi KDV adaletsizliği. Bundan dolayı biz Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği, federasyonumuz ve diğer illerden 45 odayla birlikte gerek Ankara’da gerek şehrimizde bütün bürokratlara, bakanlıklara ve milletvekillerine taleplerimizi ilettik. Bu görüşmelerimizde birçok konuda netice aldık. Kısa zamanda bize neticelerinin bilgilerini verdiler. Bizler de takipçisi oluyoruz. Verdiğimiz dosyaların içerisinde de şunlar var; sektörümüz yerel ekonomiye katkı sağlamakta, istihdam oluşturmakta ve ülkemiz gastronomi kültürünü yaşatmaktadır. Ancak KDV adaletsizliği lokantacı, pastacı, tatlıcı, börekçi ve çiğ köfteci esnafını büyük bir çıkmaza sürüklemektedir. Esnaf olarak temel gıda ürünlerinde yüzde 1 KDV ile alınırken, yüzde 10 KDV ile satılmaktadır. Bu zaten ekonomik olarak zorda olan esnafa bir de yüzde 9 oranında yük yüklemektedir. Bizler devletimize vergi ödemeyelim demiyoruz ama yarısını tedarikçi öderken yarısını da biz ödeyelim. Böylece küçük esnafın yükü hafiflemiş olur. KDV adaletsizliği ortadan kalkmış olur. Avrupalı meslektaşlarımızı bizlerin yakalaması şu an için çok mümkün görünmüyor" dedi. Aydemir, haksız rekabetin ortadan kalkması için esnaf haritası çıkarılması gerektiğini söyleyerek, "Bizim eksiğimiz olurken aynı zamanda bir önerimiz de var. Önerimiz mutlaka bir esnaf haritasının çıkarılması yönündedir. Bir binanın altında aynı meslek grubundan işletmelerin olmaması gerekir diye düşünüyoruz. Böylece hem haksız rekabet önlenmiş olur hem de bölgenin yoğunluğunu kaldırabilecek şekilde ruhsatlandırma olur. Ruhsatlandırmada ise ruhsat devri yapılmamaktadır. İmalat ruhsatı olmayan bir işletme devir yapmak istediği zaman bina altında yeni imalat ruhsatı verilmez denildiği için işletmeler kapatılmak zorunda kalıyor. Bu haksızlığın giderilmesi ve ruhsat devrinin kolaylaştırılmasını talep ediyoruz. Ayrıca yemek uygulamalarına yüzde 40 gibi yüksek komisyonlar ödüyoruz. Yeme-içme sektöründe esnafımızın bu maliyetleri karşılayabilmesi için ürüne zam yapmak zorunda kalıyor. Bu da müşteri kaybına yol açıyor. Bu uygulamalar ayakta durmaya çalışan esnafımıza zarar vermektedir. Bununla ilgili de iyileştirme getirilmesini talep ediyoruz" ifadelerini kullandı.
11 Şubat 2026 Çarşamba - 15:18
Meteoroloji’den ’kuvvetli rüzgar’ ve ’fırtına’ uyarısı
Meteoroloji 7. Bölge Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, kentte kuvvetli rüzgar ve fırtınanın etkisini göstereceği belirtilerek, uyarılarda bulunuldu. Meteoroloji 7. Bölge Müdürlüğü Bölge Tahmin ve Uyarı Merkezi’nden yapılan açıklama şu şekilde: "Yapılan son değerlendirmelere göre; Kayseri ve çevrelerinde Perşembe günü beklenen rüzgarın güneyli yönlerden ’kuvvetli rüzgar’ ve fırtına şeklinde esmesi beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır."
19 Kasım 2025 Çarşamba - 05:54
Gülerek üfledi, ağlayarak ayrıldı: 0.29 promil alkollü çıkan aday sürücünün ehliyeti iptal edildi
Kayseri'de polis ekipleri tarafından yapılan denetimde 0.29 promil alkollü çıkan aday sürücünün ehliyeti daimi iptal edilirken, alkollü şekilde direksiyon başına geçen aday sürücü, gülerek üflediği alkol testinden ağlayarak ayrıldı.
19 Kasım 2025 Çarşamba - 05:43
Kayseri’de ehliyetsiz oto tamircisi, araç sahibinden habersiz test sürüşüne çıktı
Kayseri'de polis ekipleri tarafından yapılan denetimde oto tamircisi olduğunu söyleyen sürücü ehliyetsiz yakalandı.
18 Kasım 2025 Salı - 23:40
Borcu olduğu iddia edilen şahıs intihar etti
Kayseri’nin Melikgazi ilçesinde borcu olduğu iddia edilen bir şahıs yaşadığı binanın bodrumunda kendini asarak intihar etti. Edinilen bilgiye göre, Şirintepe Mahallesi Yayın Sokak’ta 7 katlı bir binada ikamet eden N.Ö. (24) iddiaya göre, borcu olması nedeniyle binanın bodrumunda doğalgaz borusuna asılı halde bulundu. İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alırken, sağlık ekipleri de yaptıkları ilk müdahale de N.Ö.’nün hayatını kaybettiğini belirledi. Ekipler tarafından yapılan incelemenin ardından N.Ö.’nün cansız bedeni hastane morguna kaldırıldı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
18 Kasım 2025 Salı - 23:16
Borcu olduğu iddia edilen şahıs intihar etti
Kayseri’nin Melikgazi ilçesinde borcu olduğu iddia edilen bir şahıs yaşadığı binanın bodrumunda kendini asarak, intihar etti. Edinilen bilgiye göre, ilçeye bağlı Şirintepe Mahallesi Yayın Sokak’ta 7 katlı bir binada ikamet eden N.Ö. (24) iddiaya göre, borcu olması nedeniyle binanın bodrumunda doğalgaz borusuna asılı halde bulundu. İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alırken, sağlık ekipleri de yaptıkları ilk müdahale de N.Ö.’nün hayatını kaybettiğini belirledi. Ekipler tarafından yapılan incelemenin ardından N.Ö.’nün cansız bedeni hastane morguna kaldırıldı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
18 Kasım 2025 Salı - 19:21
MHP’li Özdemir: "ABD’nin Ortadoğu’daki önceliği İsrail’dir"
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir, Dışişleri Bakanlığı 2024 yılı kesin hesabı ve 2026 yılı bütçesi üzerine MHP grubu adına yaptığı konuşmasında, "ABD’nin Ortadoğu’daki önceliği İsrail’dir. Bu gerçeğin değişmesi için ABD’nin yıkılması, yerine başka ilkeler ve anayasa ile bir diğer devletin kurulması hali belki etkili olabilecektir" dedi. İklim krizinin etkilerinin somut şekilde göstermeye başladığı bir yılın geride kaldığını söyleyen Özdemir, "Ülkeler arası savaş ve çatışmaların yaşandığı, gümrük tarifeleri ile karşılıklı uygulanan vergilendirmeler neticesinde rekabetin daha da arttığı, iklim krizinin etkilerini somut ve yıkıcı şekilde göstermeye başladığı bir yılı geride bıraktık. Barış arayışlarından ziyade ülkelerin çıkar ve menfaatlerini çok daha keskin vaziyette ön plana çıkardığı 2025 yılı, daha şimdiden 2026 ve sonraki dönemler için küresel gerginliğin düşünülenden ileri seviyeye taşınabileceğini göstermiştir. Coğrafyaların tamamında var olan sorunlar büyümüş, hızlı bir şekilde savaş ve çatışmalar başlama evresine girmiş, barış girişimleri ise şimdilik göstermelik imza törenleriyle başka boyuta taşınmıştır. Bir yandan sulh yanlısı olduğunu ilan ve ikrar eden çevreler, diğer yandan yüksek bir ivme ile askeri yatırımlarını hızlandırmıştır. Avrupa’da AB ve NATO üyesi ülkelerle Rusya arasında var olan kutuplaşma, Ortadoğu’da İsrail ile İslam ülkeleri arasında yaşanan restleşme ve çatışmalar, Uzak Doğu’da Çin ile ABD ve QUAD adı verilen müttefikleri arasındaki gerginlikler mevcut durumda dünyanın bölünmüş kamplarının nereler olduğunu açığa çıkarmıştır. Kafkasya ve Afrika kıtası istikrarını ararken, Güney Amerika sahasına askeri müdahale arayışları başlamış, ASEAN bölgesi yeni cazibelerle yüzyıla giriş yapmaktadır. Bütün bu gerginliklerin ortasında gri bölge olarak adlandırılan, bir başka deyişle arada kalan ülkelerin sayısı ise azalmakta, kutuplar nezdindeki saflaşmalar belirginleşmektedir. Dahası ekonomik, psikolojik ve güvenlik alanlarında tarafların birbirinin güç ve reflekslerini test etmeye koyulmaya başlaması da karşımızda bulunan bir başka gerçekliktir. Dikkat edilirse aynı dönemde güvenlik politikaları öncelik kazanmakla kalmamış, eş zamanlı olarak savunma sanayi anlamında ihtiyaç duyulan yatırımlar da artmıştır. Dünya baş döndürücü bir hız ve enerji ile silahlanmaktadır. Küresel para rezervi ikinci dünya savaşından bu yana ilk kez iddialı bir meydan okumayla karşı karşıyadır. Avrupa ülkeleri başta olmak üzere çoğu devletin zorunlu askerlik uygulamasına geçmeye başlaması, neredeyse tüm devletlerin acil durum politikalarını geliştirmek üzere kendi vatandaşlarına hayatta kalma rehberi sunması gibi alışılagelmedik çağrıların gelmeye başlaması diğer dikkat çekici gelişmelerdir" dedi. Özdemir, sözlerine şu şekilde devam etti: "Tarih ve siyaset biliminin bize sunduğu gerçeklik, bu derecede yoğun bir silahlanmanın, mutlaka yıkıcı bir iklimi eninde sonunda vasat kılacağıdır. İşte Türkiye olarak buna hazırlıklı olmamız gerekir. Caydırıcılık seviyemizi en üst seviyeye çıkarırken, savunma açığımız hangi alanda varsa bu sahaları acilen kapalı ve kimseye ihtiyacımız olmadan kendi kendimize yetecek hale getirmemiz elzemdir. Devlet felsefemizde hayat bulmuş olan ’Hazır ol cenge ister isen sulh-u salah’ sözünün çok daha anlamlı olduğu bir döneme girdiğimiz açıktır. Bu sebeple bir yandan Türkiye’yi olası kriz ve savaş ikliminden uzak tutmak, diğer yandan çok yönlü diplomatik çalışmalarımızla her kesim nazarında sözü geçen, saygı duyulan ve varlığı aranılan bir vasfa eriştirebilmemiz lazımdır. Gerek Dışişleri Bakanlığımızın yoğun ve değerli çabaları, gerekse sayın Cumhurbaşkanımızın yüksek liderliği Türkiye’yi bahsettiğimiz seviyeye çıkarma hedefimizde murat ettiğimiz konuma ulaşmamıza olanak tanımaktadır. Cumhur İttifakı olarak Türk ve Türkiye Yüzyılı hedefimizde buhran ve düzensizliklerle dolu bir zaman diliminde Türk Ufku ile yönümüzü tayin ederek küresel güç merkezlerinden birisi olma hedefimize doğru emin adımlarla ilerliyoruz. Mevcut çok taraflı küresel yapıların ve ittifakların süregelen sorunların çözümü konusunda yetersiz kalmaya başlaması ise yeni koşullara göre tanzim edilmiş ve edilecek yeni mekanizmaların hayata geçirilmesi zorunluluğunu da hem bizim hem de diğer devletlerin karşısına getirmektedir. Gazze’de İsrail’in sergilediği soykırım ile Kudüs’ün işgal edilmesi teşebbüsleri karşısında olduğu gibi vasat bulan ve derinlik kazanan krizlerin aşılması için yaklaşımlarımızı politikalarımızla uyumlu hareket eden ve çıkarlarımızın uyuştuğu diğer kesimlerle zenginleştirmek, pekiştirmek ve güç merkezi oluşturmak mecburiyetindeyiz. Sayın Genel Başkanımızın Kudüs Paktı önerisi, bahsettiğimiz mevzularda gerek ülkemizin milli güvenliğini pekiştirecek, gerekse bölgesel barış ve istikrara katkı sağlayacak yaklaşımımızın bir örneği olarak uluslararası kamuoyu ile de paylaşılmıştır. Temennimiz bu ittifakın hayat bulması ve Ortadoğu’da yeni koşullara adapte olabilen güvenlik paradigmalarının biz ve bizimle olan kesimlerin lehine şekillenebilmesidir." ABD’nin Ortadoğu’da önceliğinin İsrail olduğunu söyleyen Özdemir, "Dış politikamızı ilgilendiren öncelikli ve yüksek seviyeli olan alan şüphesiz ki Suriye’dir. Bu ülkede başlayan iç savaşın en ciddi ve yıkıcı etkilerini yaşamış olan ülke kuşku yoktur ki Türkiye’dir. İç savaş başladığı andan itibarense yakın müttefiklerimiz tarafından yalnız bırakıldık. Tekraren ifade etmek isteriz ki, Suriye meselesinde; Türkiye, yakın müttefikleri tarafından yalnız bırakılmış, milli güvenliğimize tehdit oluşturan hususlar aynı sözde müttefiklerimiz tarafından bizzat hayata geçirilmiş, beslenmiş, savunulmuş, desteklenmiş ve yönetilmiştir. Bu yalın gerçek karşımızda dururken, yine aynı sözde müttefiklerin genel stratejileri de kendisini ele vermiştir. O sebeple herkes dikkatli olmalı özellikle Türkiye kamuoyuna karşı yüksek bir hassasiyetle sorumlu davranmalıdır. ABD’nin, Suriye konusundaki genel stratejisi bu ülkenin bölünmesi üzerine kuruludur. Amerikan ordusunun bölgeden sorumlu olan kolu CENTCOM yıllardan bu yana aynı hedef için saha koşullarını ayarlamak üzere yüksek gayret sarf etmiş, yine ABD’nin diplomasi ve güvenlikle alakalı mesul kuruluşları da ortak stratejileri için örtülü yahut açık faaliyetlerle yol almaya çalışmıştır. ABD bütçesinden her yıl belirli miktar ve oranda kaynak sözde IŞİD’le mücadele için ayrılmış, Suriye’deki stratejik emelleri için kullanılmıştır. ABD’nin Ortadoğu’daki önceliği İsrail’dir. Bu gerçeğin değişmesi için ABD’nin yıkılması, yerine başka ilkeler ve anayasa ile bir diğer devletin kurulması hali belki etkili olabilecektir. Onun haricinde hiçbir başkan, kurum, kuruluş yahut yaklaşım, ABD açısından İsrail’i önceleyen politikasını değiştirmeyecektir. İsrail de Suriye’nin bölünmesini, imkan bulabildiği en yüksek perdeden istemekte, tüm stratejisini bu anlayış üzerine kurgulamaktadır. Golan Tepeleri’nin işgali, bu işgalin kalıcı hale gelmesi için verilen uğraşlar, Davut Koridoru gibi Suriye’nin bütünlüğünü tehdit eden tüm girişimler, İsrail’in planlarını açık etmiştir. Siyonizm Arz-ı Mevud hedefindedir. Gözünü karada Filistin, Suriye, Irak, Ürdün, Sudan, Mısır, Lübnan, Suudi Arabistan, Kıbrıs ve Türkiye topraklarına dikmiştir. Denizde ve su kaynakları alanında ise Kızıldeniz, Doğu Akdeniz, Basra, Nil, Fırat ve Dicle nehirlerini kapsayan saha aynı planın hedefindedir. Üstelik Yunanistan’ı kışkırtan, Güney Kıbrıs’ı silahlandıran İsrail, gerginliği Doğu Akdeniz’e de taşıyıp, Türkiye karşıtı cepheyi genişleterek, kendisinin doğrudan cesaret edemediği yeni senaryolar oluşturma uğraşındadır. İslam coğrafyasının neredeyse tamamı, tüm imkân, kaynak ve koşullarıyla habis ve mesnetsiz bir rüyaya kurban edilmek istenmektedir. Bu doğrultuda Ortadoğu’da yaşayan Yahudi kökenliler haricinde tüm insanları etnik ve mezhep temelli ayırarak güçsüz, zafiyet halinde, istikrarsız hatta çökmüş haldeki devlet yapılarını oluşturarak, nihai son için kolay ele geçirilebilir hedefler şeklinde hazırlama çabasındalar" ifadelerini kullandı. Özdemir, yapılanların koşulları uygun hale getirme çabası olduğunu söyleyerek, "Aynı plana da hız vermiş durumdalar. Sadece 1 yıllık zaman dilimi içerisinde Gazze’de soykırımla başlayan, ardından Lübnan, Yemen, Suriye, Irak, İran ve nihai olarak Katar’a kadar uzanan taarruzlar, asıl gayeyi çoktan aşikâr kılmıştır. Taktiksel manevralarla, sırt sıvazlamalarla, sözde olumlu görünen mesajlarla, sinsi övgülerle varılmak istenilen yol aldatmaca, hile, zaman kazanma ve koşulları uygun hale getirme çabasından başka bir şey değildir. Bakınız Gazze’de insanlar acı çekmeye devam ederken; hala bir yandan oyalama, diğer yandan İsrail’in tüm dünyada tepki gören insanlık dışı eylemlerini unutturma gayreti sürerken, ABD yönetimi de güya Suriye’den ayrılma kararı almışken, şimdi Şam yakınlarına çok büyük bir askeri üs kurma kararı gündeme gelmiştir. Vahim olan ise bu durumun, Suriye’de göreve gelen yeni yönetimle beraber şekillendirilmeye çalışılmasıdır. Sadece birkaç hafta içerisinde gerçekleşen kuşkulu hadiseler bile neden çok dikkatli ve tetikte olunması gerektiği gerçeğini karşımıza getirmektedir. 2025 yılı içerisinde, uzun yıllardan bu yana Suriye’de yönetimi elinde bulunduran Baas rejimi yıkılmış, Esad devrilmiş ve yerine Heyet Tahrir Eş-Şam isimli örgütün liderliğini üstlendiği muhalif yapıda yeni bir yönetim kurulmuştur. Ahmet Şara liderliğinde kurulan yeni yönetimin Suriye’de başarılı olması, toplumun tüm kesimlerini kucaklayıcı bir anlayışı benimsemesi, ülkemizin de en önemli önceliği olan toprak bütünlüğünün ve demografik yapının korunması ile terör örgütlerinin Suriye’nin geleceğinde yer edinmemesi ilkelerine uygun davranması elbette beklentimizdir. Türk devleti kudretini, sarsılmaz iradesine ve güçlü hafızasına borçludur. Bunun yanı sıra, Ebu Gureyb’den başlayıp Şam’a uzanan bir hikâye yazdıklarını, bununla da yol alabileceklerini zanneden kimi okyanus ötesi mahfiller ile işbirlikçileri için Mercidabık’tan başlayarak Kut’ul Amare’ye kadar varan zaman ve mekanda hala daima hazır vaziyette, Ayyıldızlı bayrağın teşkilatlı sevdalıları ve fedaileri bulunduğunu hatırlatmak elzem hale gelmiştir. Hazar ve Akdeniz arasında yeni koşullar oluşturacaklarını ilan eden zihniyetin, Taberiye gölünden başka irade gösterebileceği herhangi bir alan olamayacaktır. Türkiye ile oyun olmaz, Türkiye’ye karşı bu bölgede sergilenmeye çalışılan hiçbir senaryo tutmaz. 15 Temmuz 2016 tarihi bunun en belirgin, keskin ve son tescilidir. Terörsüz Türkiye hedefimizle PKK terör örgütünün tüm faaliyetlerini durdurma kararı alması, Suriye sahasında da oyunları bozacağını göstermiştir. Bu andan sonra ABD ve İsrail yanlıları tek merkezden harekete geçerek kendilerini açık etmiş, sadece Türkiye’nin değil, bölgemizin de terörden arındırılması çabalarındaki karşıt pozisyonlarıyla neye hizmet ettiklerini göstermiştir. Türkiye’nin içeride ve dışarıda terörsüz bir iklime kavuşması, en çok bölgenin sınırlarını değiştirmeyi isteyen ve hedefleyen çevreleri rahatsız etmektir. Barış ve istikrarı hâkim kılacak bir anlayışla, Ortadoğu coğrafyasında egemen olan en büyük gücün Türkiye olduğu hakikati herkesin malumuyken, bu kudrete yakışır adımlar atma sorumluluğu ise hepimizin omzundadır. Dolayısıyla Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedefimiz, Türk ve Türkiye Yüzyılı stratejimiz için Dış Politika alanında faaliyet gösteren tüm kurum ve kuruluşlarımıza önemli sorumluluklar yüklemektedir. Diğer yandan Gazze’de sergilenen vahşette ABD ve İsrail ile beraber bu ülkelerin yanında yer alan diğer batılı ülkelerin kabul edilemez tutumları karşısında da Türkiye’nin alternatifsiz olmadığı gerçeği malumdur. Ülkemize yönelen tehdit ve tehlikeler dikkate alındığında İsrail’in ilk sıraya kendisini konumlandırdığı görülürken, bu ülkenin yanında saf tutan sözde müttefik ülkelerin tutumlarına bakıldığında, Türkiye’nin yeni küresel denge kurma arayış ve hedefini belirlemesi kadar tabi ve kaçınılmaz bir durum olamayacaktır" dedi. Türkiye’nin tüm insanlık için kalıcı alternatifler geliştirmesinin kaçınılmaz hale geldiğini söyleyen Özdemir, "Mademki batı değerleri kisvesine bürünüp, güç merkezi edasıyla hareket eden çevreler kanlı ve rezil hesaplarını Türk İslam coğrafyası başta olmak üzere dünyanın geri kalanına da yayma derdindedir, o vakit Türkiye’nin yeni ittifaklar oluşturabilme, güç merkezleri oluşturma, küresel barış ve istikrarın tesisi için tüm insanlık adına kalıcı alternatifler geliştirmesi kaçınılmaz hale gelmektedir. Cumhuriyet’in yeni yüzyılında iç ve dış kaynaklı tüm kamburlardan kurtulmak milli gayemiz olmalıdır. Cumhur İttifakı’nın temel hassasiyeti de budur. Türk Milleti ve Türkiye Cumhuriyeti yeni yüzyılda çaresizliği reddetmiş, çözümsüzlüğü dışlamış, ümitsizliği elinin tersiyle itmiştir. Milli birlikle yükseliş iradesini her alanda ortaya koyma kararlılığımız elbette sürecektir. Türkiye’nin jeopolitik ve jeostratejik konumu temkinli, tedbirli ayrıca çok boyutlu bir dış siyaset takibini gerektirmektedir. Bu ilkeler kapsamında ve yaşanan hem bölgesel hem de küresel gelişmeler karşısında bize göre Türkiye için akla, diplomasiye, siyasetin ruhuna, coğrafi şartlarla beraber yeni yüzyılın stratejik ortamına en uygun seçenek olarak Türkiye, Rusya ve Çin’den müteşekkil ’TRÇ’ ittifakının inşa edilmesi gerekmektedir. Bu durum milli siyasetimize, devlet ve millet yapımıza, gelecek tasavvurumuza uygun bir seçenektir. Türkiye sadece kuruluşundan itibaren değil, Anadolu’yu yurt edindiğinden bu yana küresel siyaseti daima çift başlı Selçuklu Kartalı’nda anlamını bulan yaklaşımla ele almış ve uygulamıştır. Batı ve doğuya aynı anda bakan, kudret ve kuvvetini batıda da doğuda da gösterebilen, koşulları tayin edebilme kabiliyetine erişmiş bir irade, Türk Devleti’nin kadim tutumudur. Temennimiz şartların kızıştığı, düzensizlik ve belirsizliklerin daha da yoğunlaştığı dünya konjonktüründe her türlü risk ve fırsatları beraber değerlendirirken, devletimizin kadim anlayışından gelen sağlam temeller üzerinde yol alınmasıdır. Ülkemiz hamdolsun güçlü iradesiyle bir yandan bölgesel ve küresel krizlerin aşılmasında öncü rol oynarken, diğer yandan her kesimin saygı duyduğu, tutumu dikkatle takip edilen, yeri geldiğinde hakemliğine başvurulan yüksek bir potansiyele erişmiştir. Türkiye yalnızca Balkanlar, Kafkasya, Ortadoğu, Karadeniz, Akdeniz, Kuzey Afrika gibi bölgelerde değil, dünyanın neresi olursa olsun, yaşanan hadiselerde politikaları mutlaka dikkate alınan bir kudrette olduğunu göstermiştir. Bilhassa Türk Devletleri Teşkilatı, yirmi birinci yüzyılda çözülen ve bozulan çok yapılı kuruluşlara inat günden güne artan bir önemle gelişimini sürdürmektedir. Bu durumlar, küresel hedeflerimiz yani Türkiye’yi küresel güç yapma gayretimiz açısından doğru ve emin bir yolda ilerlediğimizi göstermektedir. Siyaset ve diplomasi alanında görülen böylesine müspet bir tablonun bizzat vatandaşlarımızın gündelik yaşantısında da görülmesi ise büyük öneme sahiptir. Bu sebeple Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının vizesiz seyahat edebilecekleri ülke sayısının arttırılması gerekir. Küresel çapta artan sanayi ve ticaret potansiyelimizin yanı sıra, dünyanın pek çok bölgesinde faaliyet gösteren kurum ve kuruluşlarımızın mensupları, iş dünyası temsilcilerimiz, öğrencilerimizle beraber diğer meslek erbaplarımız da daha rahat, güvenli ve emin olarak seyahat edebilmelidir. Ticaret hacmimizin gelişmesi için de bu durumun ne derecede önemli olduğu açıktır. Hali hazırda var olan vizesiz seyahat edilebilen ülkelerin sayısının 2026 yılından itibaren başlayarak ve somut bir hedef dâhilinde arttırılması Dışişleri Bakanlığımız tarafından stratejik bir plan olarak benimsenmelidir. Türkiye saygın bir pasaporta sahip olunduğunu göstermeli, artan diplomatik ağımızın ne derecede kıymetli olduğunu vatandaşlarımız da yaşayarak görebilmelidir. Bunun yanı sıra çeşitli nedenlerle bulundukları bölgelerde istikrarsızlık ve zulüm altında yaşayan, fakat diğer ülkelerin vatandaşı konumunda bulunan Türk kökenlilerin, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına geçişleri de kolaylaştırılmalıdır. Türkiye küresel bir güç olma arzusuyla hareket ederken, milli hedeflerimizin gerçekleşebilmesi için bize göre nüfusumuzun en az 100 milyona erişmesi gerekiyor. Dolayısıyla Dışişleri Bakanlığımızın da nüfus planlamamız ve projeksiyonumuzda stratejik bir akılla hareket ederek, kendi sorumluluk sahasında politika geliştirmesinin büyük öneme sahip olduğunu değerlendiriyoruz. Bu vesileyle sözlerime son verirken, Milliyetçi Hareket Partisi olarak Dışişleri Bakanlığımızın bütçesine meclis görüşmelerinin her safhasında olumlu yönde oy vereceğimizi belirtmek istiyorum. Bakanlığımız bünyesinde hizmet eden tüm personelimize Cenabı Allah’tan üstün muvaffakiyetler diliyor, her birine ayrı ayrı teşekkür ederken emek ve gayretlerinin aziz milletimiz nazarında çok büyük değere sahip olduğunu vurguluyor, hepinizi sevgi ve saygılarımla selamlıyorum. Bütçenin hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum" dedi.
18 Kasım 2025 Salı - 19:14
Babasını bıçaklayarak öldüren oğul yakalandı
Kayseri’nin Melikgazi ilçesinde tartıştığı babasını bıçaklayarak öldüren şahıs, polis ekipleri tarafından bir işyerinin çatısında yakalandı. O anlar anbean görüntülendi. Erenköy Mahallesi Dağyeli Caddesi üzerinde bulunan bir sitede meydana gelen olayda iddiaya göre, Hayrullah E. (61) ve oğlu F.A.E. arasında bilinmeyen bir sebepten dolayı tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine Hayrullah E. oğlu tarafından bıçaklanarak ağır yaralandı. Haber verilmesi üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edilirken, babasını bıçaklayan şüpheli de olay yerinden kaçtı. Ağır yaralanan baba sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından kaldırıldığı Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi’nde yapılan müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Katil zanlısı oğul yakalandı Öte yandan, hayatını kaybeden Hayrullah E.’nin cenazesi Hulusi Akar Cami’de ikindi namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından toprağa verilirken, Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü’ne bağlı Cinayet Büro Amirliği ekipleri F.A.E.’yi yakalamak için çalışma başlattı. Ekipler, şüpheli F.A.E.’nin Kocasinan ilçesi Sanayi Mahallesi 6029’uncu Sokak’ta bir işletmenin çatısında olduğunu tespit etti. Operasyon düzenleyen ekipler katil zanlısı F.A.E’yi suç aletiyle beraber yakaladı. F.A.E.’nin yakalanma anı dronla anbean görüntülendi. Ruh ve Sinir Hastanesi’nde 4 kez tedavi görmüş Alınan bilgiye göre, katil zanlısı F.A.E.’nin farklı tarihlerde 4 kez Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde tedavi gördüğü öğrenildi.
18 Kasım 2025 Salı - 19:02
Babasını bıçaklayarak öldüren oğul böyle yakalandı
Kayseri’nin Melikgazi ilçesinde tartıştığı babasını bıçaklayarak öldüren katil zanlısı oğul, polis ekipleri tarafından bir işyerinin çatısında yakalandı. O anlar anbean görüntülendi. Edinilen bilgiye göre, ilçeye bağlı Erenköy Mahallesi Dağyeli Caddesi üzerinde bulunan bir sitede meydana gelen olayda, iddiaya göre, Hayrullah E. (61) ve oğlu F.A.E. arasında bilinmeyen bir sebepten dolayı tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine Hayrullah E. oğlu tarafından bıçaklanarak ağır yaralandı. Haber verilmesi üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edilirken, babasını bıçaklayan şüpheli de olay yerinden kaçtı. Ağır yaralanan baba sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından kaldırıldığı Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi’nde yapılan müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Katil zanlısı oğul böyle yakalandı Öte yandan, hayatını kaybeden Hayrullah E.’nin cenazesi Hulusi Akar Cami’de ikindi namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından toprağa verilirken, Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü’ne bağlı Cinayet Büro Amirliği ekipleri F.A.E.’yi yakalamak için çalışma başlattı. Ekipler, şüpheli F.A.E.’nin Kocasinan ilçesi Sanayi Mahallesi 6029’uncu Sokak’ta bir işletmenin çatısında olduğunu tespit etti. Operasyon düzenleyen ekipler katil zanlısı F.A.E’yi suç aletiyle beraber yakaladı. F.A.E.’nin yakalanma anı bir cep telefonu tarafından anbean görüntülendi. Ruh ve Sinir Hastanesi’nde 4 kez tedavi görmüş Alınan bilgiye göre, katil zanlısı F.A.E.’nin farklı tarihlerde 4 kez Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde tedavi gördüğü öğrenildi.
18 Kasım 2025 Salı - 17:15
KAYÜ, EUREC’e katılan ‘ilk’ Türk üniversitesi oldu
Kayseri Üniversitesi (KAYÜ), 14 Avrupa ülkesinden 37 araştırma merkezini bir araya getiren Avrupa Yenilenebilir Enerji Araştırma Merkezleri Birliği’ne (EUREC) üyeliği kabul edilerek önemli bir başarıya imza attı. Kayseri Üniversitesi, bu birliğe katılan ilk Türk üniversitesi olma unvanını elde etti. 1991 yılında kurulan ve misyonu sürdürülebilir bir enerji sistemine geçişi sağlamak üzere yenilikçi teknolojilerin ve insan kaynaklarının geliştirilmesini desteklemek olan EUREC’e katılan Kayseri Üniversitesi, yenilenebilir enerji alanındaki bilimsel çalışmalarını uluslararası alana taşıyan kritik bir adım atmış oldu. KAYÜ, bu üyelik sayesinde yenilenebilir enerji çözümleri için araştırma ihtiyaçlarının belirlenmesi ve Ar-Ge faaliyetlerinin desteklenmesi ile politikaların teşvik edilmesi, proje geliştirme yoluyla araştırma ve endüstriyi birbirine bağlayarak inovasyon ve teknoloji transferinin kolaylaştırılması, EUREC tarafından koordine edilen iki Avrupa Yenilenebilir Enerji Yüksek Lisans programı aracılığıyla yüksek nitelikli iş gücünün geliştirilmesi ve uluslararası Ar-Ge iş birliğinin güçlendirilmesi konusunda EUREC ile iş birliği yapacak ve EUREC’in temel hedeflerine doğrudan katkıda bulunma ve bunlardan faydalanma imkânı bulacak. KAYÜ Rektörü Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa konuyla ilgili yaptığı açıklamada, bu tarihi üyeliğin, üniversitenin yenilenebilir enerji alanındaki yetkinliğini ve uluslararasılaşma hedefini pekiştirdiği vurguladı. Rektör Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa, "Kayseri Üniversitesi olarak, Avrupa’nın bu önemli araştırma ağına katılan ilk Türk üniversitesi olmaktan büyük gurur duyuyoruz. Bu üyelik, ülkemizin yenilenebilir enerji hedeflerine ulaşmasında kritik rol oynayacak bilimsel bilgi ve teknoloji birikimini artırma potansiyelimizi gösterirken, Avrupa’daki araştırma merkezleriyle ortak projelere imza atma ve bilgi alışverişinde bulunma yolunda önemli bir kapı açmaktadır. Sürdürülebilir bir geleceğe katkı sunacak çalışmalarımızı uluslararası düzeyde sürdürmeye kararlıyız. Bu yeni iş birliği üniversitemiz akademisyenleri ve öğrencilerinin Avrupa’nın önde gelen yenilenebilir enerji uzmanlarıyla doğrudan temas kurmasına ve uluslararası alanda görünürlüğünü artırmasına imkân sağlayacaktır. Kayseri Üniversitemizin bu başarıyı elde etmesinde emeği geçen akademisyenlerimiz Prof. Dr. Özgür Demirtaş ve Doç. Dr. Ahmet Aksöz’e çok teşekkür ediyor, başarılarının devamını diliyorum" ifadelerini kullandı.
18 Kasım 2025 Salı - 16:50
Alman Devlet Bakanı Güler: "AKİB’in projeleri çok vizyoner"
Avrupa Kayserili İşverenler Birliği (AKİB) Kurucu Başkanı Ali Hızar, Almanya Federal Dışişleri Bakanlığı Staatsministerin’i (Devlet Bakanı) Serap Güler ile Berlin’de önemli bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede Kayseri’nin 3.8 milyar dolarlık ihracat kapasitesi, bin 800 büyük ölçekli fabrikası ve Almanya ile artırılabilecek ticaret ve teknoloji yatırımları ele alındı. Serap Güler, AKİB projelerine yönelik memnuniyetini ifade ederek, "Sunduğunuz projeler çok vizyoner. Hem Almanya için hem Türkiye diasporası için büyük değer taşıyor. Bu girişimlere destek olmaktan memnuniyet duyarım" dedi. Başkan Ali Hızar ise Kayseri’nin potansiyelini aktararak sözlerine şu şekilde devam etti: "Kayseri’nin üretim gücünü ve diasporamızın katkısını Almanya ile daha güçlü bir iş birliğine dönüştürmek istiyoruz. Bu görüşme iki ülke arasında yeni bir ticari köprü olacak." Görüşmede ayrıca Almanya’daki kalifiye eleman açığı, Türk kökenli işletmelerin ekonomik rolü, mesleki eğitim ve vize-oturum süreçlerinin hızlandırılması gibi konular da ele alındı. Güler, Hızar’ın Kayseri davetini memnuniyetle kabul etti.
18 Kasım 2025 Salı - 16:45
Kızının erkek arkadaşını öldüren baba hakim karşısına çıktı
Kayseri’de kızının erkek arkadaşını öldüren zanlı Kayseri 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı. Kayseri’de kızının erkek arkadaşı 17 yaşındaki O.C.G.’yi öldüren Ş.A., Kayseri 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı. Görülen duruşmada, tutuklu sanık Ş.A. ile öldürülen O.C.G.’nin ailesi ve taraf avukatları katıldı. Duruşma savcısı, esasa ilişkin mütalaasında, sanığın ‘çocuğa karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti. "Kazara oldu" Sanık Ş.A. savunmasında, "14 yaşında istismara uğramış kız çocuğu babasıyım. Olay nedeniyle pişmanım. Kasten öldürmedim, kazara oldu. Suçsuzum, beraatimi ve tahliyemi istiyorum" dedi. Sanık avukatının esasa ilişkin savunmasını hazırlamak için süre talebini kabul eden mahkeme heyeti, sanığın tutukluluğunun devamına hükmederek, duruşmayı erteledi.
18 Kasım 2025 Salı - 16:21
Önemsiz sandığınız belirtiler, kalp krizi habercisi olabilir
Acıbadem Kayseri Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Fatih Karakaş, kalp damar tıkanıkları ve buna bağlı kalp hastalıklarının dünyada en önemli ölüm sebeplerinden biri olduğunu söyleyerek, "Göğüs ağrısı, nefes darlığı ya da normalden farklı bir sıkıntı hissi varsa mutlaka dikkatli olmak gerekir. Kalp krizi her yerde gelebilir" dedi. Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Fatih Karakaş, kalp krizinin her an her yerde olabileceğinin altını çizerek, "Kalp damar tıkanıkları ve kalp damar tıkanıklarına bağlı kalp hastalıkları dünyada en önemli ölüm nedenlerinden bir tanesidir. Kalp damar tıkanıkları ve damar hastalıkları kendisini kalp krizi olarak gösterebilir. Kalp krizi ise hayatı tehdit eden önemli durumdur. Kalp krizi geçiren hastalar erken vakitte tedavi olmazlarsa süreç oldukça hasar bırakıcı veya ölümcül olarak seyredebilir. Kalp krizinin bilindik bazı keşifleri vardır. Baskı şeklinde göğüs ağrısı, nefes darlığı, kola, omuza ve boyun bölgesine doğru yayılan ağrı, karın ağrısı, halsizlik, bulantı, çarpıntı ve soğuk terleme kalp krizi belirtileri olabilir. Yaşlı kişilerde, şeker hastalığı olanlarda ve farklı kronik rahatsızlığı olan kişilerde ise klasik keşif olmadan da kalp krizi olabilir" diye konuştu. "Kalp krizi her yerde gelebilir" Hissedilen bazı kronik sıkıntıların kalp krizi belirtisi olabileceğini söyleyen Doç. Dr. Karakaş, dakikaların çok önemli olduğunun altını çizerek hemen sağlık çalışanlarına haber verilmesi gerektiğini söyledi. İlk yardım bilgisi olmayan kişilerin kriz geçiren hastaya müdahale etmemesi gerektiğini söyleyen Karakaş, "Göğüs ağrısı, nefes darlığı veya normalden farklı bir sıkıntı hissi varsa mutlaka dikkatli olmak gerekir. Kalp krizi her yerde gelebilir. Geldiği zaman sağlık profesyoneli olmayan kişilerin hastaya müdahale etmeden hızlı bir şekilde ambulans çağırması, ambulans gelene kadar kişinin yanında durması gerekir. Tek başına ilk yardım bilgisi olmayan kişilerin müdahale etmesi, ilaç vermesi çok uygun değil. Kişinin kendi ilaçları varsa onlar hastaya verilebilir aksi durumda sakin kalıp profesyonel yardım istemeliyiz. Kalp krizinde dakikalar bizim için önemlidir. Ne kadar erken sağlık personeline ulaşırsak sonuçları o kadar yüz güldürücü olur" dedi. Yanınızda biri kalp krizi geçiriyorsa dikkat edilmesi gerekenleri anlatan Karakaş, "Önemli olan hastanın rahat olması. Üstündeki kıyafetler dar ise onları gevşetebiliriz, bir yere oturtabiliriz, düşmüş kimseleri boynundan veya başından travma almış olabileceği için oynatmak uygun değildir. Üstelik profesyonel bir eğitimimiz yok ise hastaya pozisyon vermek, ilaç vermek, dışardan bir müdahale uygun değildir. Hastaya yararlı olmaya çalışırken daha çok zarar verme ihtimaliniz vardır" ifadelerini kullandı.
18 Kasım 2025 Salı - 16:18
Oğlu tarafından öldürülen adam toprağa verildi
Kayseri’de tartıştığı oğlu tarafından bıçaklanarak hayatını kaybeden adam son yolculuğuna uğurlandı. Edinilen bilgiye göre, ilçeye bağlı Erenköy Mahallesi Dağyeli Caddesi üzerinde bulunan bir sitede meydana gelen olayda, iddiaya göre, Hayrullah E. (61) ve oğlu F.A.E. arasında bilinmeyen bir sebepten dolayı tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine Hayrullah E. oğlu tarafından bıçaklanarak ağır yaralandı. Haber verilmesi üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edilirken, babasını bıçaklayan şüpheli de olay yerinden kaçtı. Ağır yaralanan baba sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından kaldırıldığı Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi’nde yapılan müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Hayatını kaybeden Hayrullah E.’nin cenazesi Hulusi Akar Cami’de ikindi namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi. Cenaze namazına Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Kayseri İl Başkanı Halit Yağmur, yakınları ve vatandaşlar katıldı. Şüpheli oğul çatı katında yakalandı Öte yandan, olayın ardından geniş çapta çalışma başlatan polis ekipleri, şüpheli F.A.E.’nin Kocasinan ilçesi Sanayi Mahallesi 6029’uncu Sokak’ta bir işletmenin çatısında olduğunu tespit etti. Operasyon düzenleyen şüpheliyi yakalayarak gözaltına aldı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder