Yerel Haberler
Kayseri
Melikgazi Belediyesi’nden şehrin merkezinde ‘antika molası’ 23 Şubat 2026 Pazartesi - 11:23:28 Melikgazi Belediyesi tarafından her ayın üçüncü pazar günü düzenlenen ve vatandaşlar tarafından ilgiyle takip edilen Melikgazi Antika Pazarı bu hafta sonu da kapılarını meraklılarına açtı. Hunat Mahallesi’nde bulunan Sanat Melikgazi’nin önündeki Dedeman Parkı’nda açılan Antika Pazarı hakkında bilgi veren Melikgazi Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu, "Nostalji tutkunlarını geçmişe götüren eşsiz ve nadir parçaların yer aldığı pazarımız birçok ilden gelen koleksiyonerlerin katılımı ile her ayın üçüncü pazar günü Dedeman Parkı’mızda kuruluyor. Antika eşyaların hepsinin ayrı bir hatırası, ayrı bir hikayesi var. Geçmişin izlerini taşıyan binlerce antika eşya, hafta sonunu değerlendirmek isteyenler, koleksiyonerler ve nostalji tutkunları tarafından yoğun ilgi görüyor. Vatandaşlarımız burayı gezrken sadece alışveriş yapmıyor, çocukluğumuzdaki o sıcaklığı da hissederek geçmişe olan özlemlerini bir nebze olsun gideriyor. Mutlu oluyor. Biz de Melikgazi Belediyesi olarak vatandaşlarımızın yüzündeki gülümsemenin sebebi olduğumuz için mutluyuz. Antika Pazarımız sadece bir ticaret alanı değil aynı zamanda geçmişin mirasını geleceğe taşıyan bir pazar. Bu bakımdan bu tür etkinliklerimiz ile kültürel sürdürülebilirliği de sağlamaya çalışıyoruz. Unutulmaya yüz tutmuş birçok antika ürün burada yeniden değer kazanmış oluyor. Pazarlarımızın yoğun ilgi görmesi de bizleri ziyadesiyle mutlu ediyor" dedi. Antikacı esnafı da kendilerine verilmiş olan imkan ve destekler için Başkan Mustafa Palancıoğlu’na teşekkür ettiler.
23 Şubat 2026 Pazartesi - 11:06 İş İnsanı Cemil Demirel: "Güç paylaşınca anlam kazanır" İş insanı Cemil Demirel, Ramazan ayının bereketini dar gelirli ve ihtiyaç sahibi ailelerle paylaşmayı bu yıl da sürdürdü. Demirel, Pınarbaşı ilçesinin kırsal mahalleleri başta olmak üzere Kayseri merkezde Battalgazi ve Gaziosmanpaşa mahallelerinde ihtiyaç sahibi ailelere iaşe kolileri ve alışveriş kartları ulaştırdıklarını belirtti. Ramazan ayı boyunca binlerce ailenin sofrasına katkı sunduklarını ifade eden Demirel, "Güç paylaşınca anlam kazanır. İyilik paketlerimizi ailelerimize tek tek ulaştırmanın huzurunu ve mutluluğunu yaşıyoruz. Bu mübarek ayda sofralarına bir nebze olsun katkıda bulunabildiysek ne mutlu bize" dedi. Kayseri’nin sevilen isimlerinden olan Cemil Demirel, yardımlaşma ve dayanışmanın toplumun temel değerleri arasında yer aldığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Ramazan ayı; kardeşliğin, paylaşmanın ve yardımlaşmanın en güçlü şekilde hissedildiği müstesna bir zaman dilimidir. Yardımlaşma, toplumumuzun birlik ve beraberliğini pekiştiren en önemli değerlerden biridir. Biz de sosyal sorumluluk anlayışımız doğrultusunda her Ramazan ayında olduğu gibi bu yıl da ihtiyaç sahibi ailelerimize destek olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu yıl binden fazla aileye iaşe kolisi ve alışveriş kartı dağıttık. Yardımlarımız, ihtiyaç sahibi ailelerimize doğrudan ulaştırıldı."
23 Şubat 2026 Pazartesi - 11:03 Düğün gecesi yaşanan şüpheli ölüm cinayet dosyasına döndü Kayseri’de evlendiği gece hayatını kaybeden Uzman Çavuş Ümit Canpolat’ın ailesinin şüpheleri üzerine cinayet dosyasına dönen olayda, acılı anne-baba durumun aydınlatılmasını istiyor. Acılı anne-baba cinayeti gelinlerinin işlediğini ileri sürüyor. Kayseri’nin Talas ilçesinde, geçen yıl 12 Haziran’da dünya evine giren Uzman Çavuş Ümit Canpolat, düğünden sonra evine gittiğinde şüpheli şekilde hayatını kaybetti. Olayın intihar olarak değerlendirilmesinin ardından televizyon programına katılan Canpolat’ın anne ve babasının ölümün intihar olmadığını ve gelinleri tarafından planlanarak yapıldığını söylemesi üzerine dosya cinayete dönüştü. Uzman çavuşun acılı ailesi, olayın aydınlatılmasını ve suçluların cezasını çekmesini istediklerini söyledi. "Kendini vurdu diye oğlumun adına leke sürüldü" Gelini ile oğlunun anlaşmalı evlilik yaptıklarını ve kendilerinin de bunu katıldıkları programda öğrendiklerini söyleyen baba Ali Canpolat, "Düğünden geldikten sonra hanımımla eve çıktık. 5-10 dakika sonra gelin bana telefon etti ve Ümit öldü dedi. Geldiğimizde daire kapısı kilitliydi. Kapının tokmağına 3 kere vurarak kapıyı çaldım. 5 dakika sonra kapıyı bize açtı. Açılan kapının hemen yarım metre ilerisinde oğlumu elinde silah yerde yatar şekilde gördüm, beylik tabancası elindeydi. Geline dedim ki buna ne yaptın. Kan kaybından benim çocuğum gitti. Benim gördüklerim budur. İstanbul’da katıldığım bir televizyon programı sayesinde bu olay cinayete döndü. Burada kendini vurdu diye oğlumun adına leke sürüldü. Dosya şimdi cinayete çevrildi. 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava görülecek. Bu olayın ilk mahkemede çözülmesini istiyorum, 2. mahkeme olmasın. Ateş düştüğü yeri yakıyormuş. Gelin ve oğlum arasında hiç sıkıntı yoktu. Gelinle burada avukata giderek anlaşmalı evlilik yapmışlar. Biz bunu duymamıştık, bunu da katıldığımız televizyon kanalında duyduk" dedi. Anne Döndü Canpolat ise başka silahla oğlunun vurulduğunu iddia ederek, "Benim en çok sevdiğim evladım Ümit idi. Askerden düğününü yapmaya geldi. Geldi düğününü yaptı gümbür gümbür de oynadı. Salondan çıktık, herkes dağıldı. Gelin bizi uğurlamadan direkt taksiye gitti. Oğlum geldi sarıldık, ben de seninle geleyim dedim. Anne belki ben otele gitmeyi düşünüyorum dedi. Ben senle geleyim oradan eve geçerim dedim. Sen babamı al eve git dedi. Taksiye gittik ve geline in de annem ile vedalaş dedi, gelin yine inmedi. Vedalaşmasın sen yeter ki mutlu ol oğlum dedim. Tekrar sarıldık ve oğlum arabaya bindirdim yolladım. Sağ salim eline teslim ettim. Sen oğluma mutluluk vermedin, sen telefondan kimle konuşuyorsun. O gümbür gümbür düğün salonunda oynayan oğlan 5 dakikanın içinde nasıl ölüyor. Saat 12.00 ile 01.00 arasında oğlumu nasıl harcadınız. Oğlum ölüyor beni çağırmıyor gelin. Doğan’ı, Olcay’ı, Ertuğrul’u çağırıyor bunların içinde Şirin de var, Şirin’in kocası ve Yasemin de var. Bunlar halaları ve halalarının kocaları. Bunlar eve arabalar ile geliyorlar bu kameralar neden göstermiyor onların geldiği arabaları. Daha sonra ambulansı arıyor. Kafasına sıktı yetişin diyor ama bir yandan ambulansı engelliyor arkadan telefonla ile biriyle yazışıyor. Benim ciğerim yanıyor. Bir de bacı kızı, utansın. Bacı kızı olduğun halde o halının üstünde oğlumu nasıl yatırdın? Geldiğimde kan pıhtılaşmıştı. En son beni çağırmış ‘yetiş oğlun kafasına sıktı, intihar etti’ diyerek. Balkona çıksan bağırsan yetişin böyle böyle bir hal oldu diyerek. Bir komşu yetişmez mi? Sen nasıl benim oğlumu kasten ölüme terk ettin? Benim oğlumun katili gelinim. Ben o düğün salonundan oğlumu mutlu ve gülerek yolladım. Kamerada da görünüyor çiçeğini alıyor, yardım ediyor, çıkartıyor, elinde bir telefon yok. Gelinimin elinde telefon var, kimi çağırıyordun, kiminle diyaloğa geçtin? Bir askerin elinde ve kolunda barut izi çıkmaz mı? Barut izi insanın elinde 3 gün gitmez. Swap izi çıkmaz mı? Elinde silah izi çıkmaz mı? Oğlumun kafasına sıkılan kurşun onun kurşunu değil. Ben anne olarak bütün Türkiye’ye sesleniyorum. Başka silahla benim oğlumu vurdular. Benim oğlumun mermi çekirdeğini ortaya çıkartsınlar. İkincisi kanlı kayıp gömleği ortaya çıkartsınlar. Üçüncüsü o telefonu kim nasıl kırdıysa bu kara kutu bunu söylesin. Telefonunda bile oğlumun el izi yok. Havadan kuşlar mı indi öldürdü benim oğlumu. Bu askeri tuzağa düşürüp intihar damgasını vurup üstünü kapatmasınlar, benim oğlumu iftira ile yatırmasınlar" ifadelerini kullandı. Cinayete dönen davanın duruşması 22 Nisan’da Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.
Önceki dönem Milli Eğitim Bakanı Selçuk: "Dünya, eğitim bilimleri ve diğer bilimler açısından çok farklı bir dönemden geçiyor"
12 Kasım 2025 Çarşamba - 16:09 Önceki dönem Milli Eğitim Bakanı Selçuk: "Dünya, eğitim bilimleri ve diğer bilimler açısından çok farklı bir dönemden geçiyor" Lider Eğitimcileri, Gönüllüleri ve Akademisyenleri Destekleme Derneği (LEGADDER) ve Erciyes Üniversitesi (ERÜ), Amasya Üniversitesi, Çukurova Üniversitesi, Kapadokya Üniversitesi ile Siirt Üniversitesi iş birliğinde Erciyes Üniversitesi ev sahipliğinde 3. Uluslararası ESEP Eğitim Bilimleri ve Etkili Uygulamalar Kongresi gerçekleştirildi. Kongrede konuşan önceki dönem Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, "Dünya, eğitim bilimleri ve diğer bilimler açısından çok farklı bir dönemden geçiyor" dedi. 3. Uluslararası ESEP Eğitim Bilimleri ve Etkili Uygulamalar Kongresi’nin açılış konuşmasını yapan ERÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, "Erciyes Üniversitemizin 19 fakültesinin olması ve bu fakültelerde bugün sağlıktan sosyale, fenden mühendisliğe kadar birçok alanda etkin faaliyet yürüten nadir üniversitelerden olması da bizim bence dikkat çeken bir yönümüz olarak karşımıza çıkmaktadır. Biz gençlerimize mesleki olarak donanım verirken mutlaka ülkesini de sevme noktasında, manevi değerlerine bağlı olarak hareket etmesi noktasında, sadece temel bilgiler dışında dil eğitimi noktasında etkin olarak faaliyetler yürütüyoruz. ESEP programına biz Erciyes Üniversitesi olarak destek vermekten dolayı çok mutlu olduğumuzu ifade etmek istiyorum. 4 üniversitemizin daha bu süreçte olması bizi ziyadesiyle memnun etmektedir. Özellikle bu noktada eğitimin gündeme alınacak, konuşulacak olmasının süreçlerde önemli katkılar sağlayacağını düşünüyorum" dedi. Katılımcılara ‘Seçilmiş Çaresizlik’ başlıklı sunum yapan önceki dönem Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk ise, "Bugün burada böyle güzel bir faaliyeti yapan tüm arkadaşlarımın emeğine teşekkür ediyorum. Çünkü bu tür faaliyetler düşünce dünyamızı canlı tutuyor. Bazı meseleler ve problemler üzerinde de fikir alışverişinde bulunma imkanı sağlıyor. Emeği geçen başta Erciyes Üniversitesi olmak üzere herkese teşekkür ediyorum. Anadolu’nun ortasında bu tür bir üniversiteyi yeşerten, tuğla koyan herkese de teşekkür ediyorum. Dünya, eğitim bilimleri ve diğer bilimler açısından çok farklı bir dönemden geçiyor. Malum yapay zeka çağı, ki bana göre yüzde 90’ı ticari birtakım endişelerden dolayı abartı ama yüzde 10’u da çok önemli bir alan. Yani geri kalan yüzde 10’u yüzde 100 kıymetli bir alan. Bir taraftan bakıldığında insan aklının sistematik ilk intiharı yapay zeka. Bir taraftan da böyle düşünüyorum. Şundan dolayı; kainatın işleyişinde bir prensip var. Bir şey güçleniyorsa bir şey zayıflıyordur. Bizim nesil 100-200 tane telefon numarasını eskiden ezbere bilirdi, şu anda 2-3 tane bile bilen çok az insan var. Yapay zekanın da bir anlamda asansöre binmek gibi bir mecazı olabilir. Gerçek düşünce merdivenden çıkmak ya da yürümektir. Fakat önemli olan şey şu; bizim yapay zeka ile ilişkimizi nasıl ortaya koyacağımız" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından Prof. Dr. Fatih Altun tarafından önceki dönem Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’a plaket takdimi yapıldı. Ziya Selçuk ise aldığı plaketi imzalayarak, salonda bulunan 11 yaşındaki bir öğrenciye hediye etti. Düzenlenen programa önceki dönem Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, ERÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, Kayseri İl Milli Eğitim Müdürü Coşkun Esen, Kayseri İl Kültür ve Turizm Müdürü Şükrü Dursun, öğretim üyeleri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
Kasım indiriminde dolandırıcılıklara dikkat
12 Kasım 2025 Çarşamba - 15:17 Kasım indiriminde dolandırıcılıklara dikkat Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Mahmut Şahin, kasım ayında internette yapılan indirimler konusunda tüketicileri uyararak, "Adını bilmediğimiz, marka olmayan yerlerden alışveriş yaptığımızda ya ürün gelmiyor ya da başka ürün geliyor" dedi. Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Mahmut Şahin, tüketicilerin indirim olduğu için alışveriş yapmamalarını, ihtiyaçları dahilinde alışveriş yapmaları gerektiğini söyledi. Şahin, "Dönem dönem tüketicilerimizi mantıksız bir şekilde çılgınca bir alışverişe yönlendirmek adına birtakım kampanyalar yapılıyor. Bu tüketici için asıl olan bir şey var. Biz ihtiyacımız olan bir ürün almalıyız. Bir ürünü indirime girdi diye almak şapşallıktır. Bize ihtiyacımız olmayan bir ürünü alma becerisi gösteren kapitalist sistemi de tebrik etmek lazım. Karşımızda güçlü bir sistem var. Bizi ihtiyacımız olmayan şeyleri almaya ve indirim dönemlerini hatırlatarak hayatımızın bir parçası haline getiren sisteme karşı çok akıllı davranmalıyız. İndirim yapan firmaların kendi siteleri var. O sitelerde ürünlerle ilgili fiyatlandırmalar var. Eğer bir ürün ihtiyacımızsa orada belirlemek ve o ürün daha ileriki bir dönemde indirime girdiğinde bize bilgi geliyor. Mantıklı olan ihtiyacımız olan bir ürünü indirim döneminde almak. Sezon sonunda almak en mantıklısı. Firmalar sürekli fiyat değiştiriyorlar. Daha çok kar etmek adına indirim günlerini çıkarttılar ve daha çok kar ediyorlar. İhtiyacımız ise alalım. Çocuklarımıza ve geleceğimize ihanet etmenin anlamı yok. Mantıklı olup ihtiyaç listesi yaparak alışveriş yapmak en keskin çözümdür" diye konuştu. "Adını bilmediğimiz, marka olmayan yerlerden alışveriş yaptığımızda ya ürün gelmiyor ya da başka ürün geliyor" Dolandırıcıların da indirim günlerini fırsat bildiğini kaydeden Şahin, "İndirim yapılan günlerde dolandırıcılar da fırsat bilip ortaya çıkıyor. Sosyal medya ve internet hesaplarından ’Bizde de indirim var’ diye vatandaşa duyuruyorlar. İndirim cazibesine kapılan müşterilerimiz hemen ödemeleri yapıp ürünü bekliyorlar ama hayal kırıklığı ile karşılaşıyorlar. Bunlara karşı da güçlü olan firmalarla takip yapmak lazım. Adını bilmediğimiz, marka olmayan yerlerden alışveriş yaptığımızda ya ürün gelmiyor ya da başka ürün geliyor. Sonrasında polis de bulamıyor. Asıl tehlike indirim sırasında sepete atıp parasını ödedikten sonra ’Ddepomuzda kalmamıştır’ şeklinde gelen mesajdır. Satışını yapmak için reklamı yapıyorlar ama ’Depoda kalmadı’ diyerek parayı bir müddet kullanıyorlar. Burada tüketicinin bu firmaya karşı ücretini yatırdığını ispat etmesi gerekiyor. ’Depomuzda kalmadı’ gerekçeli bir mazeret değil. Daha sonra o fiyatla aynı ürünü alma imkanımız var. Bunun için de hakem heyetine başvurmaları yeterli" ifadelerini kullandı.