Yerel Haberler
Kayseri
Kayserispor, TFF’ye gidiyor 01 Mart 2026 Pazar - 20:30:19 Kayserispor tarafından Gençlerbirliği maçının ardından yapılan yazılı açıklamada, hakem Ümit Öztürk’ün yönetimi eleştirilerek, Türkiye Futbol Federasyonu’na resmi başvuruda bulunacağı belirtildi. Kulüpten yapılan açıklamada, "3 puanımız gasp edilmiştir" denildi. Kayserispor, Trendyol Süper Lig’in 24. haftasında Gençlerbirliği ile deplasmanda 0-0 berabere kaldı. Maçın ardından Kayserispor Kulübünden yapılan açıklamada, hakem Ümit Öztürk’e tepki gösterilerek, TFF’ye resmi başvuru yapılacağı belirtildi. Kulüpten yapılan açıklama şu şekilde: "Kayserispor olarak, Gençlerbirliği karşısında sahada alın terimizle kazandığımız mücadelenin hakem kararlarıyla gölgelenmesini asla kabul etmiyoruz. Karşılaşmada hakem Ümit Öztürk ve VAR ekibi tarafından verilen, hiçbir futbol aklıyla izah edilemeyecek ofsayt kararı ile maçın kaderini doğrudan değiştirmiş, kulübümüzün hanesine yazılması gereken 3 puanı gasp etmiştir. Bu karar bir ’yorum farkı’ değil, açık ve net bir hak kaybıdır. VAR sistemi hataları azaltmak için vardır, hatayı büyütmek için değil. Tüm Türkiye’nin izlediği bir pozisyonda, bu denli bariz bir yanlışın nasıl verildiği ve VAR müdahalesinin neden doğru şekilde yapılmadığı kamuoyuna açıklanmalıdır. Kayserispor sahada mücadele ederken masa başında puan kaybetmeye razı olmayacaktır. Bu doğrultuda, Türkiye Futbol Federasyonu’na resmi başvurumuzu yapacağımızı, VAR kayıtlarının kamuoyu ile paylaşılmasını talep ettiğimizi, hakem performansının en üst düzeyde incelenmesini istediğimizi açıkça ilan ediyoruz. Türk futbolunda adalet herkes için gereklidir. Bugün Kayserispor’a yapılan haksızlık, yarın başka bir kulübün başına gelebilir. Camia olarak hakkımızı sonuna kadar savunacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz."
ERÜ’nun 40 yıllık mezunları buluştu
12 Ekim 2025 Pazar - 16:54 ERÜ’nun 40 yıllık mezunları buluştu KAYSERİ (İHA) Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Mezun Buluşması etkinliğinde; üniversiteden mezuniyetinin 40., 35., 30., 20. ve 10. yılını dolduranlar bir araya geldi. Erciyes Kültür Merkezi’nde düzenlenen programın açılışında konuşan üniversite mezunlarından Mehmet Tayfur Doğan; Erciyes Üniversitesi’nden mezun olduğu için gurur duyduğunu söyledi. TOMTAŞ’ın yeniden ayağa kaldırıldığını ve TUSAŞ’ın bazı çalışmalarının Kayseri’de hayat bulacağını söyleyen Doğan; "Erciyes Üniversitesi öğrencisi olduğum için çok gururluyum. Bu gururun arkasında bir takım şeyler var. Havacılık Kayseri’de başladı. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk 1926 yılında TOMTAŞ’ı Kayseri’de kurdu. Şuanda TOMTAŞ tekrar ayağa kaldırılıyor. Bunu hep beraber görüyoruz ve önümüzdeki yıllarda TUSAŞ’ın bazı üretimleri Kayseri’de yapılacak. Okulumuzun başarısı hocalarımıza dayanıyor. Muhammet Çetin Çelik, Ergün Orçun, Emin Başer, Sabahattin Çağlayan, Haluk Bekar, Çahit Aral, Prof. Dr. Selim Kalavar ve Hasan Celal Güzel. Bu insanların hatıraları karşısında saygı ile eğiliyorum. Bu okul 2 kişinin destekleri ile kuruldu. Turhan Fevzioğlu ve Alpaslan Türkeş. Hatıralarında saygı ile eğiliyorum. Gururluyum; çünkü çok büyük bir aileyiz ve bu başarılı aile, bu başarıyı çalışanları ile birlikte geliştirdi ve buraya geldi. İnanın uzay çağında bir ülkeyiz ve ’Büyük Türkiye’ hedefini yakalamak için birlikte çalışıyoruz ve çalışacağız" dedi. Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun ise; bugünkü buluşmanın yalnızca buluşmadan ibaret olmadığını dile getirdi. "Evinize hoş geldiniz" diyerek mezunları karşılayan Rektör Altun; "Bugün burada sadece bir etkinlik için bir araya gelmedik. Bugün Erciyes ailesinin kalbi, yıllar sonra yeniden aynı çatı altında atıyor. Bugün bir buluşmadan daha fazlasını, bir dönüşü yaşıyoruz. Bu dönüşün adı ‘Yuvaya Dönüş’. Değerli mezunlarımız; her büyük kurumun bir hafızası vardır ve Erciyes Üniversitesi’nin hafızası fedakârlıkla yazılmıştır. Erciyes Üniversitesi’nin geçmişi yalnızca bir zaman dilimi değil, bir ruh halidir, bir dayanışma biçimidir. Biz bu ruhu siz değerli mezunlarımız ile birlikte yeniden canlandırıyoruz. Erciyes Üniversitesi sadece akademik bir kurum değil, bir şehrin vicdanının, cömertliğinin ve inancının eseridir. Kayseri’nin tarihine baktığımızda iyilik yapmak sadece bir gelenek değil, bir yaşam biçimidir. Hayırseverlerimizin yaptığı her katkı, bir öğrencinin geleceğine dokundu. Her bağış, bir bilim insanının yolunu aydınlattı. Biz biliyoruz ki bu şehir olmasaydı, Erciyes Üniversitesi bugünkü gücüne kavuşamazdı. Kayseri’nin iyilik eli, bu kampüsün görünmez ama en güçlü mimarıdır. Değerli mezunlarımız; bir üniversitenin büyüklüğü binalarından ve laboratuvarlarından ibaret değildir. Bir üniversitenin en büyük başarısı, mezunlarının insan hayatına kattığı değerlerdir. Sizler bu üniversitenin geçmişi değil, aynı zamanda geleceğisiniz. Bu nedenle kurduğumuz Mezunlarla İletişim Ofisi ve Mezun Bilgi Sistemi, sizinle olan bağımızı güçlendirmek için büyük önem taşıyor. Bu anlayışla sürdürülebilir kalkınma hedeflerini üniversitemizin yol haritasına dâhil ettik. Kampüsümüzde çevreye duyarlı uygulamalar ile yeşil dönüşümü destekliyoruz. Sağlıklı ve zinde nesillerin yetişebilmesi adına spor dostu bir kampüs olma yönünde hareket ediyoruz. Öğrencilerimizin gönüllü katılımları ile sosyal sorumluluk projeleri yürütüyoruz. Erişilebilir ve kapsayıcı eğitim için her alanda yeni adımlar atıyoruz. Bizim için sürdürülebilirlik sadece bir çevre politikası değil, insana, topluma ve geleceğe karşı verilen bir sözdür" ifadelerini kullandı. Öğrencilerin yeteneklerini geliştirdiği alanların ve faaliyetlerin bulunduğunu; amaçlarının yalnızca akademik başarı elde etmekten ziyade, ülkeye ve millete değer katan bir üniversite olduğunu kaydeden Rektör Prof. Dr. Fatih Altun; "Üniversitemiz, bu anlayış ile yıllar içerisinde hem ülkemize hem de insanlığa dokunan çok sayıda başarıya imza atmıştır. Bunların en gurur verici örneklerinden birisi, ülkemizin yerli aşısı TÜRKOVAC’tır. Bir grup bilim insanımızın gece gündüz demeden çalışarak geliştirdiği bu aşı; sadece bir sağlık başarısı değil, aynı zamanda Türk biliminin özgüvenli bir simgesi olmuştur. Bugün Erciyes Üniversitesi’nden çıkan fikirler; girişimlere, patentlere, uluslararası projelere dönüşmektedir. Erciyes Üniversitesi’nin amacı sadece akademik sıralamalarda yer almak değil, ülkesine değer katan, insanlığa umut olan bir üniversite olmaktır. Bu anlayış ile öğrencilerimizi yalnızca akademik olarak değil, sosyal, kültürel ve insani olarak da gelişmeleri için çaba gösteriyoruz. Kulüpler, topluluklar, kültür ve sanat etkinlikleri, spor faaliyetleri. Bunların her biri, öğrencilerimizin kendini ifade ettiği, yeteneğini keşfettiği alanlardır. Her rektör ve öğrenci buluşmasında, öğrencilerimizin seslerini duymaya ve onlarla hayallerini paylaşmaya gayret ediyoruz. Öğrencilerimizin hayatına dokunan, yönünü değiştiren en güçlü konulardan birisi de destek duygusudur. Bugün Erciyes Üniversitesi’nde yüzlerce öğrencimiz burslarla, araştırma destekleriyle ve sosyal yardımlarla eğitimlerine devam etmektedir. Bu nedenle biz, askıda yemek uygulamamızdan öğrenci burs fonlarına, araştırma desteklerinden sosyal yardımlara kadar çok sayıda destek mekanizmasını hayata geçirdik. Her burs, bir öğrencinin hayaline açılan kapıdır; her destek, bir bilim insanının yolunu aydınlatır; her katkı, Erciyes’in geleceğine dikilmiş bir fidandır. Erciyes Üniversitesi’nin en büyük gücü; hayırseverlerin yanında siz mezunlarımızsınız. Biz; Erciyes Üniversitesi olarak sizden sadece destek değil, yeniden omuz omuza olmayı istiyoruz. Çünkü biz, ‘Erciyes Üniversitesi’ni beraber kurduk’ diyen bir kuşağın devamıyız. Şimdi o ruhu canlandırma zamanının geldiğine yürekten inanıyoruz. Erciyes Üniversitesi her birinizin hikâyesinde var ve sizler bu üniversitenin kalbinde varsınız, yaşıyorsunuz, yaşamaya devam edeceksiniz. Öğrencilerimizin, hayırseverlerimizin, mezunlarımızın el ele verdiği bir Erciyes Üniversitesi hayal ediyoruz" diye konuştu. Etkinlikte konuşan AK Parti Kayseri Milletvekili Şaban Çopuroğlu da; "Siyaset ile uğraştığımız için ülkemizin değişik şehirlerine seyahat etme veya vazifelendirme olmuş oluyor. Teşkilat başkanlığında Kahramanmaraş’ta görev yapıyorum. Maraş’a gittiğimizde sosyal medyadan ya da sahada gezerken tanıyan veya tanıştıranlar oluyor. O insanlar ile sohbet ettiğimizde mutlaka Kayseri gündeme geliyor. Mutlaka bu konunun içerisinde Erciyes Üniversitesi var. Aynı şey Kırklareli, Yalova, Konya ve diğer şehirlerde de oldu. Şahsen ben gurur duyuyorum. Gençlere sorsanız Kayseri’yi tarif edin dediğinizde. Kendimce bu tarifin içinde mutlaka Erciyes Üniversitesi vardır. Erciyes Üniversitesi bu şehrin markasıdır. Bu durumu 47 bin civarında öğrencisi olduğu için söylemiyorum. Burada muhteşem fakülteler var, özellikle Tıp Fakültesi. Bir şehre gittiğiniz zaman oradan güzel hatıralar ile ayrılmışsa gençler. Orada Kayseri’yi överek bitiremiyorlar" dedi. Programa; AK Parti Kayseri Milletvekili Şaban Çopuroğlu, Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun akademisyenler, mezunlar ve öğrenciler katıldı.
Çocuk Sağlığı Uzmanı Doç. Dr. Tubaş: "Emzirmek öğrenilebilen bir süreçtir"
12 Ekim 2025 Pazar - 13:41 Çocuk Sağlığı Uzmanı Doç. Dr. Tubaş: "Emzirmek öğrenilebilen bir süreçtir" Acıbadem Kayseri Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı ve Sosyal Pediatrist Doç. Dr. Filiz Tubaş, ilk 6 ay anne sütünün çok önemli olduğunu ifade ederek, "Ben emziremiyorum, sütüm gelmiyor gibi korkulara kapılmak gayet normal. Bu korkular aşılabilir. Emzirmek öğrenilebilen bir süreçtir" dedi. Anne sütünün önemi hakkında bilgiler veren Doç. Dr. Filiz Tubaş, bebeklere ilk 6 ay sadece anne sütü verilmesi gerektiğini söyledi. Emzirmenin öğrenebilen bir süreç olduğunu ve annelerin korkuya kapılmaması gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. Tubaş, "Emzirmek, aslında çocukların hayatta kalması ve sonraki yıllarda hastalığa kapılmaması için çok önemli. Bebeğin beyin sağlığından bağışıklık sisteminin güçlenmesine kadar sayısız faydası olan anne sütünü yeterince alması, çok önemlidir. Anne sütünü alan bebekler, hayata daha güçlü başlarlar. Pek çok anne bunu biliyor ve inanıyor. Ama emzirme sürecinde bazı sorunlar yaşayabiliyorlar" dedi. "Emzirmeyi sürdürmekte zorluk yaşanıyor" Ülkemizde annelerin emzirmeye başladığını ama sürdürmekte zorluk yaşadıklarını vurgulayan Tubaş, emzirme süreciyle ilgili annelerin yaşadığı sorunlara ilişkin şunları söyledi: "Elimizdeki veriler, ülkemizde annelerin emzirmeye başladığını ama sürdüremediğini bize gösteriyor. İlk 6 ay sadece anne sütü vermeliyiz. 6 aydan sonra, 2 yaşına kadar anne sütü ile beraber ek gıdalara devam etmeliyiz. Emzirme annenin sağlığı için de çok faydalı bir süreç. Rahmin daha kısa zamanda toparlanması, fazla kilonun verilmesi gibi faydaları annenin gelecekteki sağlığına da katkıda bulunuyor. O yüzden emzirme sürecinin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi hem anneye hem bebeğe fayda sağlıyor. Emzirebilir miyim diye kaygılanan annelere her zaman söylediğim gibi; emzirmek öğrenilebilen bir süreçtir. ‘Ben emziremiyorum, sütüm gelmiyor’ gibi korkulara kapılmak gayet normal. Anneler bu durumda kendilerini yetersiz hissedebiliyorlar. Pek çok yeni anne bu korkuları yaşıyor. Bazıları ‘hocam, ben bu işi tek başıma yapamıyorum, yardım alabilir miyim?’ Evet, alabilirsiniz diyorum. Hem doktorunuz hem bu alanda uzmanlaşmış sağlık çalışanları size destek olabilir." "Emziren anne desteklenmeli" Emzirme sürecinde annenin tıbbi, psikolojik ve sosyal olarak desteklenmesinin çok önemli olduğunu söyleyen Doç. Dr. Filiz Tubaş sözlerine şöyle devam etti: "Anneler bu dönemde yalnız bırakılmamalı. Doktorlar ve sağlık çalışanları bu süreçte rehberlik edebilir. Emzirmek sabırla öğrenilen, zamanla gelişen bir süreçtir. Anneler, destek aldıkça hem kendilerine güvenleri artar hem de bebekleriyle daha güçlü bir bağ kurarlar."
Çocuk Sağlığı Uzmanı Doç. Dr. Tubaş: "Emzirmek öğrenilebilen bir süreçtir"
12 Ekim 2025 Pazar - 13:33 Çocuk Sağlığı Uzmanı Doç. Dr. Tubaş: "Emzirmek öğrenilebilen bir süreçtir" Acıbadem Kayseri Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı ve Sosyal Pediatrist Doç. Dr. Filiz Tubaş; ilk 6 ay anne sütünün çok önemli olduğunu ifade ederek, "Ben emziremiyorum, sütüm gelmiyor gibi korkulara kapılmak gayet normal. Bu korkular aşılabilir. Emzirmek öğrenilebilen bir süreçtir" dedi. Anne sütünün önemi hakkında bilgiler veren Doç. Dr. Filiz Tubaş, bebeklere ilk 6 ay sadece anne sütü verilmesi gerektiğini söyledi. Emzirmenin öğrenebilen bir süreç olduğunu ve annelerin korkuya kapılmaması gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. Tubaş; "Emzirmek, aslında çocukların hayatta kalması ve sonraki yıllarda hastalığa kapılmaması için çok önemli. Bebeğin beyin sağlığından bağışıklık sisteminin güçlenmesine kadar sayısız faydası olan anne sütünü yeterince alması, çok önemlidir. Mucizevi bir besin maddesi olan anne sütünü alan bebekler, hayata daha güçlü başlarlar. Pek çok anne bunu biliyor ve inanıyor. Ama emzirme sürecinde bazı sorunlar yaşayabiliyorlar" dedi. "Emzirmeyi sürdürmekte zorluk yaşanıyor" Ülkemizde annelerin emzirmeye başladığını ama sürdürmekte zorluk yaşadıklarını vurgulayan Doç. Dr. Filiz Tubaş, emzirme süreciyle ilgili annelerin yaşadığı sorunlarla ilişki şunları söyledi; "Elimizdeki veriler, ülkemizde annelerin emzirmeye başladığını ama sürdüremediğini bize gösteriyor. İlk 6 ay sadece anne sütü vermeliyiz. 6 aydan sonra, 2 yaşına kadar anne sütü ile beraber ek gıdalara devam etmeliyiz. Emzirme annenin sağlığı için de çok faydalı bir süreç. Rahmin daha kısa zamanda toparlanması, fazla kilonun verilmesi gibi faydaları annenin gelecekteki sağlığına da katkıda bulunuyor. O yüzden emzirme sürecinin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi hem anneye hem bebeğe fayda sağlıyor. Emzirebilir miyim diye kaygılanan annelere her zaman söylediğim gibi; emzirmek öğrenilebilen bir süreçtir. ‘Ben emziremiyorum, sütüm gelmiyor’ gibi korkulara kapılmak gayet normal. Anneler bu durumda kendilerini yetersiz hissedebiliyorlar. Pek çok yeni anne bu korkuları yaşıyor. Bazıları ‘Hocam, ben bu işi tek başıma yapamıyorum, yardım alabilir miyim?’ Evet, alabilirsiniz diyorum. Hem doktorunuz hem bu alanda uzmanlaşmış sağlık çalışanları size destek olabilir" "Emziren anne desteklenmeli" Emzirme sürecinde annenin tıbbi, psikolojik ve sosyal olarak desteklenmesinin çok önemli olduğunu söyleyen Doç. Dr. Filiz Tubaş sözlerine şöyle devam etti: "Anneler bu dönemde yalnız bırakılmamalı. Doktorlar ve sağlık çalışanları bu süreçte rehberlik edebilir. Emzirmek sabırla öğrenilen, zamanla gelişen bir süreçtir. Anneler, destek aldıkça hem kendilerine güvenleri artar hem de bebekleriyle daha güçlü bir bağ kurarlar" diye konuştu.
Sahabiye Kentsel Dönüşüm 1. Etabı tamamlanıyor
12 Ekim 2025 Pazar - 13:31 Sahabiye Kentsel Dönüşüm 1. Etabı tamamlanıyor Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç; Sahabiye Kentsel Dönüşüm Projesi 1. Etap’ta yer alan son binada incelemelerde bulundu. Büyükkılıç, burada yaptığı açıklamada, "Toplamda 1122 konut, 95 iş yeri olmak üzere bin 217 bağımsız bölümden oluşan projemiz böylece tamamlanmış oluyor" dedi. Kayseri’de, dirençli şehir hedefi bağlamında kentsel dönüşüme ağırlık vererek hem güvenli hem de konforlu ve estetik bir imarlaşma ile inşa çalışmalarını sürdüren Başkan Büyükkılıç yönetimindeki Kayseri Büyükşehir Belediyesi, bu çerçevedeki şehrin merkezinde yer alan vizyon kentsel dönüşüm projesi olan Sahabiye’de çalışmalarına hızla devam ediyor. Sahabiye Kentsel Dönüşüm Projesi 1. Etabı’nın son bloğunda incelemelerde bulunan Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, "Burada 144 daire, 9 dükkân olmak üzere 153 bağımsız bölüm söz konusu. Bundan bir önceki blokta da 81 daire 13 dükkân olmak üzere 94 bağımsız bölüm söz konusu. Toplamda 1122 konut, 95 iş yeri olmak üzere bin 217 bağımsız bölümden oluşan projemiz böylece tamamlanmış oluyor" diyerek, konut ve iş yerlerinin, hem yapım kalitesi hem de kullanışlılık bakımından çok uygun bir şekilde yapılmış olduğunu dile getirdi. Başkan Büyükkılıç, beklenilen zamandan önce yapılan konut ve iş yerleri dolayısıyla yüklenici firma yetkililerine teşekkür ederek, söz konusu projede Aile Sağlık Merkezi projesinin de hızla devam ettiğini söyledi. Büyükkılıç, "Kısacası Sahabiye dönüşüyor, Sahabiye güzelleşiyor. Kayseri’mize güzellikler katıyor. Sayın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımıza özellikle teşekkür ediyorum. İnşallah bundan sonraki etaplarla ilgili olarak da sürecin devamı bağlamında bize desteklerini esirgemeyeceğine inanıyorum. Kayseri’mizin merkezinde Sahabiye böylece yer edinmiş olacak ve güzelliklerle deprem yönetmeliklerine uygun, dirençli şehir ortamına uygun şekliyle hayata geçirilmiş olacak. Şimdiden hak sahiplerine hayırlı, uğurlu olsun diyorum" ifadelerini kullandı. Başkan Büyükkılıç’a inceleme ziyaretinde Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcıları Ali Hasdal ve Ufuk Sekmen, daire başkanları ile yüklenici firma yetkilileri de eşlik etti.