Yerel Haberler
Kilis
07 Nisan 2026 Salı - 18:58 Kilis’te 6 Şubat depreminde hasar gören 3 vakıf eseri ibadete açıldı Kilis’te 6 Şubat depremlerinde hasar gören 3 vakıf eseri cami, Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmaların ardından, Bakan Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla yeniden ibadete açıldı. Kilis’e çeşitli temaslarda bulunmak üzere gelen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 6 Şubat depremlerinde hasar gören vakıf eserlerinin açılış programına katıldı. Bakan Ersoy, Cumhuriyet Caddesi’nde vatandaşlarla buluştu, Sabunhane Müzesi’ni ziyaret ettikten sonra, vakıflara ait eserleri açılışına gitti. Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında onarılan Kara Kadı Camii, Hacı Devriş Camii ve Tabakhane Camii düzenlenen törenle yeniden ibadete açıldı. Depremin ardından başlatılan restorasyon ve güçlendirme çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte yeniden ibadete açılan camilerde dualar edildi. Bakan Ersoy açılışta yaptığı konuşmada, "Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz 3 camiyle birlikte toplam 24 vakıf eserinin 12’sini aslına uygun şekilde onararak yeniden hizmete açmış olacağız. Kalan eserlerimizin büyük bölümünü mayıs ayında, tamamını ise haziran ayında bitirerek depremde hasar gören tüm vakıf eserlerini vatandaşlarımızın hizmetine sunacağız" diye konuştu. Açılışa Kilis Valisi Ömer Kalaylı, Gaziantep Vakıflar Bölge Müdürü Erdoğan Tunç, Kilis Belediye Başkanı Hakan Bilecen ile il protokolü ve vatandaşlar katıldı.
07 Nisan 2026 Salı - 16:54 Bakan Ersoy: "Ateş çemberinin içinde Türkiye bir huzur ve güven limanı olarak farkını ortaya koymuştur" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, bölgedeki ateş çemberinin içinde Türkiye’nin bir huzur ve güven limanı olarak farkını ortaya koyduğunu söyledi. Bir dizi açılışa katılmak ve temaslarda bulunmak üzere Kilis’e gelen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Kilis Valisi Ömer Kalaylı’yı ziyaret etti. Ziyarette konuşan Bakan Ersoy, Türkiye Yüzyılı yürüyüşünün kesintisiz ve kararlılıkla devam ettiğini belirterek, bölgedeki ateş çemberinin içinde Türkiye’nin bir huzur ve güven limanı olarak farkını ortaya koyduğunu söyledi. "24 yılda Kilis’in kültür ve turizmine 412,1 milyon lira tutarında yatırım yaptık" Bakan Ersoy, "Bugün Osmaniye temaslarımızın ardından Kilis’e geldik. Valimizin ev sahipliğinde şehrimizin kültür-turizm sahasında sahip olduklarını ve ihtiyaç duyduklarını değerlendirdik. Bakanlık olarak sorumluluk sahamızda yapılan çalışmaları, hayata geçirilen hizmet ve eserleri konuştuk ve bundan sonrası için atılması gereken adımları istişare ettik. Ülkemizin her bölgesinde, her beldesinde olduğu gibi Kilis’in de barındırdığı bütün potansiyeli, insanımızın hayatına gerek ekonomik gerekse sosyal ve kültürel en yüksek faydayı sunacak şekilde değerlendirmek en temel hedefimizdir. Son 24 yılda Kilis’in kültür ve turizmine 412,1 milyon lira tutarında yatırım yapılmıştır. Aynı süreçte yerel yönetimlerin turizm altyapı yatırım projelerine de183 milyon TL kaynak aktarılmıştır. Kilis’te 534 adet taşınmaz kültür varlığı ve 68 adet sit alanı bulunuyor. Malumunuz, bizler kültür varlıklarımızın restorasyonu ve ihyası için ülke genelinde ciddi bir mesai yürütüyoruz. Kilis’te kültür varlıklarının proje, bakım, onarımları; müze teşhir-tanzim ve yapımı ile çevre düzenleme işleri için son 23 yılda aktarılan ödenek miktarı 61 milyon lira seviyesine ulaşmıştır. Bu süreçte 6 Şubat asrın felaketi sonrası yürüttüğümüz restorasyon, ihya ve inşa çalışmalarımızı da elbette en güzel şekilde tamamlıyor ve yapılarımızı, eserlerimizi yeniden hizmete alıyoruz. Deprem sonrası Kilis genelinde 143’ü proje yardımı, 54’ü uygulama yardımı olmak üzere toplamda 197 yapıya yardım yapılması kararını aldık. Bu karar kapsamında şu ana kadar 158 yapıya yaptığımız yardım ödemesi miktarı 238,6 milyon lira seviyesine gelmiştir. Depremde ağır hasar alan Tabakhane, Karakadı ve Merkez Hacı Derviş camilerimiz Bilim Kurullarımızın denetiminde gerekli bütün bakım ve onarım çalışmaları yapılarak cemaatine kavuşturulmuştur. Kilis’te, 6 Şubat asrın felaketinden etkilenen 24 vakıf kültür varlığımız vardı. Vakıflar Genel Müdürlüğümüzün koordinasyonunda yürütülen çalışmalarla 12 tanesinin restorasyonunu tamamladık. Mayıs ayının başında 7 ve Haziran ayı itibarıyla kalan son 5 eserimizin restorasyonunu bitirmiş olacağız. Böylece Kilis’te depremden zarar görmüş 24 vakıf kültür varlığımızın tamamı yeniden hizmete açılmış olacak. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğümüz de Kilis Ravanda Kalesi ve Kilis Alaeddin Yavaşça Müzesi onarım işlerini, depremin hemen ardından başlattıkları çalışmalarla aynı yıl içinde tamamlamıştır. Güncel birim fiyatlarla 197,5 milyon liralık bir yatırım olarak ilimize kazandırdığımız Prof. Dr. Alaeddin Yavaşca Kültür Merkezi asrın felaketini çok az bir hasarla atlatmıştı. Bu noktada da gerekli basit onarımların gerçekleştirilmesi için Bakanlık olarak ödenek göndermiştik. Valiliğimizin koordinesinde yürütülen söz konusu bu çalışmalarda hızlı bir şekilde tamamlanmıştır. İlimizde arkeoloji sahasında yürütülen Oylum Höyük kazısı var. Bu kazıya 2025 yılında, 1 milyon 267 bin lira ödenek aktardık. Ayrıca Oylum Höyük’ü, hem Türk arkeoloji tarihinin en önemli hem de şu anda dünyada yürütülen en kapsamlı arkeoloji projesi olan Geleceğe Miras kapsamına aldık. Bu doğrultuda 2024 yılında 3 milyon 900 bin lira,2025 yılında ise 2 milyon 400 bin lira ayrıca ödenek sağladık. 2026 yılı çalışmaları için de bütçe planlamasını sürdürüyoruz. Tabii eserlerimizi gün yüzüne çıkarmakla birlikte her birini kaçakçılığa karşı da korumanın gayretini de en üst düzeyde veriyoruz. 2025 yılı içinde Kilis sınırları içinde bildirimi yapılan 14 kaçak kazı ve 10 kültür varlığı kaçakçılığı olayı bulunuyor. Bu olaylarda 89 adet kültür varlığı ve 31 adet obje ele geçirildi. Bu toprakların medeniyet mirasına el uzatan, göz diken herkes adalete hesap verecektir. Bu vesileyle bu tartışmasız gerçeğin altını bir kez daha çizmek isterim" dedi. "Ateş çemberinin içinde Türkiye bir huzur ve güven limanı olarak farkını ortaya koymuştur" Bölgedeki ateş çemberinin içinde Türkiye’nin bir huzur ve güven limanı olarak farkını ortaya koyduğunu belirten Bakan Ersoy, "Dünyada yaşananlar hepinizin malumu. İran’a karşı hukuksuz saldırılarla başlayan çatışmalardan bütün körfez ülkeleri ve fazlası çok ciddi şekilde etkilenmiş, çatışma alanı genişlemiştir. Devletimiz, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde çatışmaların son bulması için sahada etkin rol oynayan baş aktördür. Gücü, güvenilirliği, doğru, adil ve hakkaniyetli yaklaşımıyla uluslararası hukukun işlemesi için her adımda öncüdür. Bu mücadeleyi verirken, elbette her şeyden önemli ve öncelikli olarak milletimizin huzur ve güvenliğini her şartta korumanın mutlak iradesini de masada ve sahada ortaya koymuştur, koymaktadır. Bu ateş çemberinin içinde Türkiye bir huzur ve güven limanı olarak farkını göstermiştir. Bütün bakanlıklarımız ve devlet kurumlarımız Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde milletimize hizmet üretmeyi, hedeflerini gerçekleştirmeyi sürdürmektedir. Milletimiz rahat olsun. Devletimiz, Türkiye Yüzyılı yürüyüşüne kesintisiz ve kararlılıkla devam etmektedir. İlgi ve ev sahiplikleri dolayısıyla Valimize, katılımınız dolayısıyla siz değerli basın mensubu arkadaşlarıma teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum" diye konuştu.
05 Nisan 2026 Pazar - 22:00 Kilis’te Filistinlilere yönelik idam kararına tepki Kilis’te bir sivil toplum kuruluşu tarafından yapılan açıklamada, Filistinli esirlere yönelik idam kararına tepki gösterilerek uluslararası toplumun acil ve etkili adımlar atması çağrısında bulunuldu. Kilis Cumhuriyet Meydanı’nda bir sivil toplum kuruluşu adına açıklamalarda bulunan Rıdvan Özcan, Filistin’de yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özcan, 1967 yılından bu yana 1 milyondan fazla Filistinlinin İsrail hapishanelerinde tutulduğunu ve ağır işkencelere maruz kaldığını ifade etti. İsrail’in Filistinli esirlere yönelik idam kararını eleştiren Özcan, bu kararın "gayrimeşru" olduğunu belirterek uluslararası toplumun harekete geçmesi gerektiğini söyledi. Kudüs ve Mescid-i Aksa’da yaşananlara da değinen Özcan, 28 Şubat 2026’dan itibaren Müslümanların Mescid-i Aksa’da ibadet etmesinin engellendiğini, Ramazan ayı boyunca kısıtlamaların sürdüğünü dile getirdi. Özcan, bu durumun kabul edilemez olduğunu vurguladı. Uluslararası kurumlara çağrıda bulunan Özcan, Filistinli esirlere yönelik uygulamalara karşı caydırıcı yaptırımların hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti. Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hakkında aldığı kararların uygulanması gerektiğini belirten Özcan, sorumluların cezalandırılması gerektiğini söyledi. Özcan ayrıca, Gazze’de suç işlediği iddia edilen çifte vatandaşlara yönelik yasal düzenlemelerin Türkiye’de bir an önce yürürlüğe girmesi gerektiğini ifade etti.
AK Parti Kilis İl Başkanı Diyarbakırlı: "28 Şubat, topluma indirilmiş ağır bir darbedir"
28 Şubat 2026 Cumartesi - 14:43 AK Parti Kilis İl Başkanı Diyarbakırlı: "28 Şubat, topluma indirilmiş ağır bir darbedir" AK Parti Kilis İl Başkanı Serhan Diyarbakırlı, 28 Şubat’ın 29. yıl dönümünde yaptığı açıklamada darbeci zihniyeti kınayarak sürecin yalnızca siyasete değil topluma da ağır etkiler bıraktığını vurguladı. Kilis AK Parti İl Başkanlığı’nda 28 Şubat postmodern darbesinin 29. yıl dönümü dolayısıyla basın açıklaması düzenlendi. Açıklamada konuşan AK Parti Kilis İl Başkanı Serhan Diyarbakırlı, 28 Şubat sürecini ve darbeci zihniyeti kınayarak topluma da ağır etkiler bıraktığını ifade etti. 28 Şubat’ın diğer darbelerden farklı olmadığını ifade eden Diyarbakırlı, "Amaçları itibarıyla 27 Mayıs neyse, 12 Eylül neyse, 27 Nisan neyse, 15 Temmuz neyse 28 Şubat da aynı şekilde bir darbedir. Hatta siyasetin yanı sıra topluma yönelik indirilmiş ağır bir darbeden bahsediyoruz" dedi. ‘’Millet iradesine karşı tanklar yürütülmüş’’ Sürecin nesiller boyu sürecek şekilde planlandığını savunan Diyarbakırlı, "Bu ülkenin insanının milli ve manevi değerlerini hedef alan bir pusuydu. Millet iradesine karşı tanklar yürütülmüş, seçilmiş Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti görevden el çektirilmiş, başta başörtülü kadınlar olmak üzere mütedeyyin kesimlere yönelik büyük bir zulüm dalgası başlatılmıştır" ifadelerini kullandı. ‘’Vesayet odaklarını teker teker çökerttik’’ AK Parti olarak tüm darbe ve vesayet girişimlerinin karşısında olduklarını vurgulayan Diyarbakırlı, "İktidarımız döneminde attığımız adımlarla vesayet odaklarını teker teker çökerttik. Milli iradeyi yeniden inşa ederek ülkemizi hak ettiği demokrasi standardıyla buluşturduk" dedi. Son dönemde başörtüsü ve yerel kıyafetlere yönelik tavırlara da değinen Diyarbakırlı, 28 Şubat zihniyetinin tamamen ortadan kalkmadığını savunarak, "Demokrasi bilincinin, sivil iradenin ve sandığın gücünün ne denli önemli olduğu bir kez daha anlaşılmaktadır" şeklinde konuştu. Diyarbakırlı, "Bu zihniyetle mücadele bizim için bir demokrasi ve hak mücadelesidir. Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde darbeci zihniyet karşısında dimdik durmaya devam edeceğiz. Demokrasi tarihimizde bir daha asla 28 Şubat benzeri süreçlerle karşılaşmamak için milli irade anlayışını daima diri tutacağız" diye konuştu.
Makine üretimine karşı el dökümü kadayıf
27 Şubat 2026 Cuma - 10:21 Makine üretimine karşı el dökümü kadayıf Kilis’te 36 yıldır kadayıf ustalığı yapan Mehmet Bekan, fabrikasyon üretime karşı el dökümü yöntemini sürdürüyor. Bekan, sabır ve ustalıkla hazırlanan kadayıfın makine üretimine göre daha lezzetli olduğunu ifade etti. Kilis’te Odun Pazarı’nda 36 yıldır kadayıf ustalığı yapan Mehmet Bekan, çocukluğundan bu yana sürdürdüğü ata mesleğini severek yaptığını söyledi. Ailesinin tatlıcılık sektöründe olduğunu belirten Bekan, mesleğin babadan oğula geçtiğini ifade etti. Artan makineleşmeye rağmen el dökümü üretimden vazgeçmediklerini dile getirdi. ‘’İnsan sevmediği işi yaparsa yorulur" Kadayıfçı mesleği kendileri için bir geçim kaynağından öte miras olduğunu dile getiren Bekan, "Babamdan sonra ben devraldım. Benden sonra da oğlum devralacak. Severek yaptığın sürece her iş güzeldir. Sevmezsen o işten ne para kazanırsın ne de zevk alırsın. İnsan sevmediği işi yaparsa yorulur" dedi. ‘’Bu makine kadayıfı değil. Fabrikasyon üretimle aradaki farkı anlatan Kadayıf ustası Bekan, "Hamur yoğrulup kıvama geldikten sonra el dökümüyle hazırlanır. Bu makine kadayıfı değil. El dökümü olduğu için teli biraz daha kalın, daha yumuşak ve daha lezzetli olur" ifadelerini kullandı. ‘’Sabır ister. Sabırsız hiçbir şey olmaz’’ Mesleğin sabır gerektirdiğini belirten Bekan, kadayıfın pişirme aşamasının önemine dikkat çekerek, "Pişmeye 3-5 saniye kala toplarsanız hamur olur. Hamur olursa ne lezzeti kalır ne de görüntüsü. Bu iş sabır ister. Sabırsız hiçbir şey olmaz’’ şeklinde konuştu. Para için değil, dedemizden kalan mirası sürdürmek için bu meslekteyim Babasının yanında küçük yaşlardan itibaren mesleğin içinde olduğunu belirten 18 yaşındaki İbrahim Bekan, "Para için değil, dedemizden kalan mirası sürdürmek için bu meslekteyim. Aynı zamanda çıraklık eğitimimi de alıyorum. Keyif alarak yaptığın iş her zaman güzeldir" diye konuştu.
Kilis zeytinyağı dünyaya açıldı: 3 ülkede raflarda
23 Şubat 2026 Pazartesi - 12:18 Kilis zeytinyağı dünyaya açıldı: 3 ülkede raflarda Kilis markalı organik zeytinyağı Hollanda, Amerika ve Katar’da raflara girdi. Almanya’daki Biofach Fuarı’nda 50’den fazla firmayla temas kurularak yeni ihracat bağlantılarının temeli atıldı. Kilis’te üretilen organik zeytinyağı, markalı ihracat hamlesiyle dünya pazarına açıldı. Hollanda, Amerika ve Katar’da satışa sunulan Kilis markalı zeytinyağı, Almanya’daki Biofach Fuarı’nda kurulan uluslararası bağlantılarla ihracat ağını genişletmesi hedeflendi. Kilis markalı organik zeytinyağının Hollanda, Amerika ve Katar’da satışa sunulduğunu belirten Kilis Organik Zeytin Üreticileri Birliği Başkanı Hüseyin Polat "Amacımız Kilis zeytinyağını dünyaya tanıtmak" dedi. Kilis’te ilk kez dünyaya markalı ihracat yaptıklarını ifade eden Polat, yılda yaklaşık 200 ton organik zeytin ihracatı gerçekleştirdiklerini söyledi. Bu ihracatın 20-30 tonluk kısmının doğrudan Kilis markasıyla yapıldığını kaydeden Polat, "Şu anda Hollanda’da, Amerika’da ve Katar’da Kilis markalı zeytinyağımızın satışı başladı. Ayrıca Kilis’te de bazı zincir marketlerde ürünlerimiz raflardaki yerini aldı. Kilis medyasına ve çiftçilerimize desteklerinden dolayı teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Polat, Kilis Valiliği koordinasyonunda organik fuara katıldıklarını belirterek, bu tür organizasyonların devam etmesini temenni etti. Biofach Fuarı’nda 50’den fazla firma ile temas Kilis İl Tarım ve Orman Müdürü Levent Küçük ise Almanya’nın Nürnberg kentinde düzenlenen Biofach Fuarı’nın 1990 yılından bu yana dünyanın en büyük organik ürünler ve organik tarım sektörü fuarı olarak kabul edildiğini söyledi. Fuarın her yıl uluslararası organik topluluğunu bir araya getirdiğini aktaran Küçük, yaklaşık 2 bin 200’den fazla firmanın katılım sağladığını, 90 farklı ülkeden profesyonel ziyaretçilerin yer aldığını ve 35 binden fazla ziyaretçinin fuara yoğun ilgi gösterdiğini ifade etti. Avrupa, Asya, Kuzey Amerika ve diğer bölgelerden alıcılar, perakendeciler ve araştırmacıların fuarda yer aldığını belirten Küçük, organizasyonun küresel pazar trendleri ve ticari bağlantılar açısından önemli bir platform olduğunu kaydetti. Türkiye markalarının görünürlüğünün arttı Türk organik gıda sektörünün 41 firmayla fuarda yer aldığını dile getiren Küçük, kuru meyveden hububata, bakliyattan işlenmiş ürünlere kadar geniş ürün yelpazesiyle uluslararası alıcılara temas kurulduğunu söyledi. Tadım etkinlikleri, iş birliği görüşmeleri ve tanıtım faaliyetleriyle Türkiye markalarının görünürlüğünün arttığını ifade eden Küçük, fuarın organik ürün sektörünün geleceğini şekillendiren dinamik bir organizasyon olduğunu vurguladı. "Organik Zeytin Birliğimiz stant açtı" Küçük, "İlimizin en önemli tarımsal ürünü olan zeytin ve zeytinyağının tanıtımı için Organik Zeytin Birliğimiz stant açtı. Kilis Valisi Ömer Kalaylı ve Vali Yardımcısı Okan Dağlı ile birlikte fuara katılım sağladık. Birliğimiz standında yurt dışından 50’den fazla firmayla temas kuruldu, Kilis organik zeytinyağının tanıtımı yapıldı" diye konuştu.
Çekiç sesleri azaldı, ustalar yalnız kaldı
22 Şubat 2026 Pazar - 11:10 Çekiç sesleri azaldı, ustalar yalnız kaldı Kilis’te bir zamanlar çarşıda sıkça duyulan çekiç sesleri gittikçe azalıyor. Kentte demircilik yapan sadece iki usta kalırken, çırak yetişmemesi mesleği yok olma noktasına getirdi. Kilis’te geçmişte çarşının simgesi haline gelen demirci atölyelerindeki çekiç sesleri, bugün yerini sessizliğe bırakırken, kentte mesleği sürdüren sadece iki usta kaldı. "Meslek sayesinde çocuklarımızı okuttuk" 1997 yılından beri sektörde olduğunu ve meslekte yaşanan gerilemeye değinen demirci ustası Kemal Etçi, "Şu an koca Kilis’te bir usta ve ben kaldım. İki esnafız. Eskiden çalıştığımız zaman en az üç çekiç birden vururdu, şimdi tek başımıza çalışıyoruz. Çırak da yok. Bizden sonra bu işi yapacak kimse kalmadı" dedi. Mesleğini severek yaptığını belirten Etçi, demirciliğin kendisine ve ailesine önemli katkılar sağladığını ifade ederek, "Bu meslek sayesinde çocuklarımızı okuttuk, iş sahibi ettik. Tesadüfen girdim ama halen devam ediyorum. Genelde müşterilerim şehir dışından ve köylerden gelenler. Mesleği koruma altına alırlarsa en azından bizden sonrakiler devam eder" dedi. "Çırak gelirse hareketlenir" Kemal Etçi’nin ustası olduğunu belirten demirci ustası Mehmet Özen, "Eskiden burada 50 tane demirci vardı. Şimdi hiçbiri kalmadı. Kemal usta gibi 5 tane kalfam var ama hiçbiri bu işi yapmıyor. Para kazanamıyorlar. Çırak gelirse hareketlenir ama heves yok. Yetiştirdiğimiz çıraklar da farklı mesleklere yöneldi" diye konuştu.
Çekiç sesleri azaldı, ustalar yalnız kaldı
22 Şubat 2026 Pazar - 11:03 Çekiç sesleri azaldı, ustalar yalnız kaldı Kilis’te bir zamanlar çarşıda sıkça duyulan çekiç sesleri gittikçe azalıyor. Kentte demircilik yapan sadece iki usta kalırken, çırak yetişmemesi mesleği yok olma noktasına getirdi. Kilis’te geçmişte çarşının simgesi haline gelen demirci atölyelerindeki çekiç sesleri, bugün yerini sessizliğe bırakırken, kentte mesleği sürdüren sadece iki usta kaldı. " Meslek sayesinde çocuklarımızı okuttuk" 1997 yılından beri sektörde olduğunu ve meslekte yaşanan gerilemeye değinen demirci ustası Kemal Etçi, "Şu an koca Kilis’te bir usta ve ben kaldım. İki esnafız. Eskiden çalıştığımız zaman en az üç çekiç birden vururdu, şimdi tek başımıza çalışıyoruz. Çırak da yok. Bizden sonra bu işi yapacak kimse kalmadı" dedi. Mesleğini severek yaptığını belirten Etçi, demirciliğin kendisine ve ailesine önemli katkılar sağladığını ifade ederek, "Bu meslek sayesinde çocuklarımızı okuttuk, iş sahibi ettik. Tesadüfen girdim ama halen devam ediyorum. Genelde müşterilerim şehir dışından ve köylerden gelenler. Mesleği koruma altına alırlarsa en azından bizden sonrakiler devam eder" dedi. "Çırak gelirse hareketlenir" Kemal Etçi’nin ustası olduğunu belirten Demirci ustası Mehmet Özen, "Eskiden burada 50 tane demirci vardı. Şimdi hiçbiri kalmadı. Kemal usta gibi 5 tane kalfam var ama hiçbiri bu işi yapmıyor. Para kazanamıyorlar. Çırak gelirse hareketlenir ama heves yok. Yetiştirdiğimiz çıraklar da farklı mesleklere yöneldi" diye konuştu.