Yerel Haberler
Kilis
AK Parti Kilis İl Başkanı Diyarbakırlı: "28 Şubat, topluma indirilmiş ağır bir darbedir" 28 Şubat 2026 Cumartesi - 14:43:41 AK Parti Kilis İl Başkanı Serhan Diyarbakırlı, 28 Şubat’ın 29. yıl dönümünde yaptığı açıklamada darbeci zihniyeti kınayarak sürecin yalnızca siyasete değil topluma da ağır etkiler bıraktığını vurguladı. Kilis AK Parti İl Başkanlığı’nda 28 Şubat postmodern darbesinin 29. yıl dönümü dolayısıyla basın açıklaması düzenlendi. Açıklamada konuşan AK Parti Kilis İl Başkanı Serhan Diyarbakırlı, 28 Şubat sürecini ve darbeci zihniyeti kınayarak topluma da ağır etkiler bıraktığını ifade etti. 28 Şubat’ın diğer darbelerden farklı olmadığını ifade eden Diyarbakırlı, "Amaçları itibarıyla 27 Mayıs neyse, 12 Eylül neyse, 27 Nisan neyse, 15 Temmuz neyse 28 Şubat da aynı şekilde bir darbedir. Hatta siyasetin yanı sıra topluma yönelik indirilmiş ağır bir darbeden bahsediyoruz" dedi. ‘’Millet iradesine karşı tanklar yürütülmüş’’ Sürecin nesiller boyu sürecek şekilde planlandığını savunan Diyarbakırlı, "Bu ülkenin insanının milli ve manevi değerlerini hedef alan bir pusuydu. Millet iradesine karşı tanklar yürütülmüş, seçilmiş Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti görevden el çektirilmiş, başta başörtülü kadınlar olmak üzere mütedeyyin kesimlere yönelik büyük bir zulüm dalgası başlatılmıştır" ifadelerini kullandı. ‘’Vesayet odaklarını teker teker çökerttik’’ AK Parti olarak tüm darbe ve vesayet girişimlerinin karşısında olduklarını vurgulayan Diyarbakırlı, "İktidarımız döneminde attığımız adımlarla vesayet odaklarını teker teker çökerttik. Milli iradeyi yeniden inşa ederek ülkemizi hak ettiği demokrasi standardıyla buluşturduk" dedi. Son dönemde başörtüsü ve yerel kıyafetlere yönelik tavırlara da değinen Diyarbakırlı, 28 Şubat zihniyetinin tamamen ortadan kalkmadığını savunarak, "Demokrasi bilincinin, sivil iradenin ve sandığın gücünün ne denli önemli olduğu bir kez daha anlaşılmaktadır" şeklinde konuştu. Diyarbakırlı, "Bu zihniyetle mücadele bizim için bir demokrasi ve hak mücadelesidir. Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde darbeci zihniyet karşısında dimdik durmaya devam edeceğiz. Demokrasi tarihimizde bir daha asla 28 Şubat benzeri süreçlerle karşılaşmamak için milli irade anlayışını daima diri tutacağız" diye konuştu.
27 Şubat 2026 Cuma - 10:21 Makine üretimine karşı el dökümü kadayıf Kilis’te 36 yıldır kadayıf ustalığı yapan Mehmet Bekan, fabrikasyon üretime karşı el dökümü yöntemini sürdürüyor. Bekan, sabır ve ustalıkla hazırlanan kadayıfın makine üretimine göre daha lezzetli olduğunu ifade etti. Kilis’te Odun Pazarı’nda 36 yıldır kadayıf ustalığı yapan Mehmet Bekan, çocukluğundan bu yana sürdürdüğü ata mesleğini severek yaptığını söyledi. Ailesinin tatlıcılık sektöründe olduğunu belirten Bekan, mesleğin babadan oğula geçtiğini ifade etti. Artan makineleşmeye rağmen el dökümü üretimden vazgeçmediklerini dile getirdi. ‘’İnsan sevmediği işi yaparsa yorulur" Kadayıfçı mesleği kendileri için bir geçim kaynağından öte miras olduğunu dile getiren Bekan, "Babamdan sonra ben devraldım. Benden sonra da oğlum devralacak. Severek yaptığın sürece her iş güzeldir. Sevmezsen o işten ne para kazanırsın ne de zevk alırsın. İnsan sevmediği işi yaparsa yorulur" dedi. ‘’Bu makine kadayıfı değil. Fabrikasyon üretimle aradaki farkı anlatan Kadayıf ustası Bekan, "Hamur yoğrulup kıvama geldikten sonra el dökümüyle hazırlanır. Bu makine kadayıfı değil. El dökümü olduğu için teli biraz daha kalın, daha yumuşak ve daha lezzetli olur" ifadelerini kullandı. ‘’Sabır ister. Sabırsız hiçbir şey olmaz’’ Mesleğin sabır gerektirdiğini belirten Bekan, kadayıfın pişirme aşamasının önemine dikkat çekerek, "Pişmeye 3-5 saniye kala toplarsanız hamur olur. Hamur olursa ne lezzeti kalır ne de görüntüsü. Bu iş sabır ister. Sabırsız hiçbir şey olmaz’’ şeklinde konuştu. Para için değil, dedemizden kalan mirası sürdürmek için bu meslekteyim Babasının yanında küçük yaşlardan itibaren mesleğin içinde olduğunu belirten 18 yaşındaki İbrahim Bekan, "Para için değil, dedemizden kalan mirası sürdürmek için bu meslekteyim. Aynı zamanda çıraklık eğitimimi de alıyorum. Keyif alarak yaptığın iş her zaman güzeldir" diye konuştu.
Kilis’te zeytinde erken hasat dönemi
03 Ekim 2024 Perşembe - 10:16 Kilis’te zeytinde erken hasat dönemi Türkiye’de önemli bir zeytin merkezi olan Kilis’te bazı üreticiler, soğuk sıkım yapmak için hasada erken başlayarak hummalı bir şekilde zeytin topluyor. Suriye’ye sınır kent olan ve 3 milyon 500 bin zeytin ağacının bulunduğu Kilis’te üreticilerin zorlu mesaisi başladı. Türkiye’nin zeytinyağı üretim merkezi olan Kilis’te, erken hasat edilen zeytinlerden sezonun ilk soğuk sıkım zeytinyağı üretilmeye başlandı. Bu yıl yağışların fazla olmasından dolayı yaklaşık 10 gün önce başlayan erken hasat, üreticilerin yüzünü güldürdü. Kentte gerçekleştirilen arkeolojik kazılarda bölgede zeytin üretiminin geçmişi binlerce yıl öncesine gidiyor. Yüksek yağ oranı ve lezzetiyle dikkatleri çeken Kilis zeytini, son yıllarda ekonomik değeriyle de ön plana çıkıyor. Erken hasat döneminde elde edilen zeytinyağının polifenol içeriği bakımından zengin olduğunu söyleyen Ali Hayta, "Kilis zeytinyağı polifenol açısından oldukça zengin özelliklere sahip. Zeytinyağı değerlendirmesi açısından bakıldığı zaman, acılık ve yakıcılık oldukça yüksek, meyvemsilik kısmen orta kalmaktadır. Bu zamanda kadar Kilis yağlık zeytini üzerinde çok fazla çalışma yapılmamış. 6 yıldan beri bölgemizde yetişen bu çeşit üzerine çalışmalar yapıyoruz" dedi. Ürettikleri zeytinyağı ile uluslararası yarışmalarda 20’nin üzerinde altın madalya kazandıklarını belirten Hayta, "Bu madalyalar Japonya’da, Milano’da, Berlin’de, Kanada’da, Londra ve New York’taki yarışmalarda alınan madalyalar. Bizim amacımız Uluslararası Zeytinyağı Konseyi’nin belirlemiş olduğu standartlarda iyi zeytinyağı üretebilmektir. Sezon boyunca yaklaşık 20 ton zeytinyağı üretimi yapılıyor. Erken hasat soğuk sıkımın ardından hasadın son evresinde yemeklik zeytinyağı üretimi yapıyoruz. Ürünlerimizi başta Amerika olmak üzere İsveç, Norveç, Almanya ve Hollanda’ya ihraç ediyoruz" diye konuştu.
‘Horoz karası üzümü’nün sofralara yolculuğu başladı
30 Eylül 2024 Pazartesi - 15:10 ‘Horoz karası üzümü’nün sofralara yolculuğu başladı Kilisin tescilli ürünleri arasında yer alan ‘Horoz karası üzümü’nün sofralara ulaşmak için zorlu yolculuğu başladı. Suriye’ye sınır kent olan Kilis’te, kentin tescilli ürünleri arasında yer alan ve çiftçilerin olmazsa olmazı olan ‘Horoz karası üzümü’nün zorlu yolculuğu başladı. Bağ makasıyla teveklerden kesilen üzümler, tanelerinken hem salkımından hem de çürüğünden ayrıldı. Sağlam olan üzümler, potasyum, soda ve zeytinyağı karışımıyla yağlanarak daha önce hazırlanan sergi alanlarında 7 ile 10 gün içerisinde güneş altında kurumaya bırakılıyor. Kilis karası, budama ve temizleme işlemlerinin ardından hasadından işlenmesine kadar her evresinde üreticisine katı sunuyor. Kilis’in verimli topraklarında yıllardır üretimi yapıldığı için şehrin adıyla anılan siyah üzüm, devlet desteğiyle 2020 yılında kurulan Üzüm Birliği sayesinde hem iç hem de dış piyasaya ihracat yapılarak, kış aylarının vazgeçilmezi oluyor. 7 ile 10 gün boyunca güneş altında bekliyor. Üzümün kurusu ve yaşı, bölge tarımına kattığı değer ile siyah inci olarak anılıyor. Sezon boyunca yaklaşık olarak 300 ton üzüm işlendiğini söyleyen Üzüm Üreticileri Birlik Başkanı Mehmet Yalçın, "Çiftçilerin geçim kaynağı olan birlik 2021 yılında faaliyete geçti ve GAP İdaresi, İpek Yolu Kalkınma Ajansı, Kilis Valiliği ve İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile ortaklaşa olarak 2020 yılında kuruldu. Yaklaşık olarak 4 yıla yakın bir süredir üzüm işleme tesisimizde üzümleri işleyip dünyanın dört bir tarafına göndererek mesaimize devam ediyoruz. Kilis’in adı ve coğrafyasıyla birleşen ve tescilli ürünü olan ‘Horoz Karası üzümü ‘nün sofralarımıza zahmetli yolculuğu devam ediyor. Bağlardan kesilen üzümler, ilk olarak güneş altında yaklaşık 7 ile 10 gün boyunca kurutuluyor ve daha sonra tüccarı olan ve olmayan üreticiler, ürünlerini birliğe getirerek piyasaya sunmak için hazır hale getiriyoruz. Sezonun başlamasıyla birlikte 2 vardiya şeklinde 44 kişi ile çalışarak günümüze kadar 300 ton üzüm işledik. Hedefimiz 500 ile 600 ton civarında. Tesiste işlenen üzümler, İstanbul, Ankara, Bursa ve Trabzon gibi illere gönderiyoruz. Hem iç piyasaya hem de dış piyasaya gönderimini sağlıyoruz’’ dedi.
Bakan Yardımcısı Gizligider: "Tedbir almazsak su fakiri ülke olacağız"
27 Eylül 2024 Cuma - 17:34 Bakan Yardımcısı Gizligider: "Tedbir almazsak su fakiri ülke olacağız" Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider, Türkiye’nin tarımsal üretiminin arttığını belirtirken, yaşanan su sıkıntısıyla ilgili, "Eğer hiçbir tedbir almazsak 2030 itibari ile bin metreküpün altına düşeceğiz ve su fakiri ülke olacağız" dedi. Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider, Suriye sınırındaki Kilis’e gelerek çeşitli temaslarda bulundu. Bir dizi programa katılmak için Kilis’te bulunan Gizligider’in ilk durağı Kilis Valiliği oldu. Protokol üyeleri tarafından karşılanarak Kilis Valisi Tahir Şahin ile bir araya gelen ve valilik şeref defterini imzalayan Gizligider, daha sonra basına kapalı toplantı gerçekleştirdi. Bakan Yardımcısı Gizligider’in toplantı sonrasında ikinci durağı AK Parti Kilis İl Başkanlığı oldu. Partililerle bir araya gelen Gizligider, daha sonra Kilis 7 Aralık Üniversitesi konferans salonunda çiftçilerle bir araya geldi. ‘Tarımsal Üretim Planlaması ve Yeni Destekleme Modeli’ni anlatan Bakan Yardımcısı Gizligider, Türkiye’nin tarımsal üretimi ve su alanında sıkıntıları hakkında bilgi verdi. Türkiye’de tarımsal üretimin arttığını ifade eden Bakan Yardımcısı Gizligider, “Tarımda gayrisafi yurtiçi hasılamız, biz bu yıl Fransa’yı ve Rusya’yı da geçtik ve 68,5 milyar dolara ulaştık. Bu konuda tabii ki Çin, zaten hem insan hem de toprak kaynağı, arazi ve iklim itibari ile çok büyük. Başta Hindistan, Amerika, Brezilya ve Meksika’da 6. sıradayız. Türkiye, tüm dünyadaki 4.4 trilyon yani 4 trilyon 400 milyar dolarlık bu yatırım içinde ve 68,5 milyar üretmişiz. Biz bunu yeterli bulmuyoruz. Ama bilin ki Türkiye büyük bir tarım ülkesi’’ şeklinde konuştu. Su konusunda ülke genelinde ciddi bir sıkıntı olduğuna dikkat çeken Bakan Yardımcısı Gizligider, “2030 yılı itibari ile su kotasının binin altına düşmesi ve Türkiye’nin su fakiri ülke olması söz konusu. Bende son 2 yılın kuraklık haritası var. Neredeyse yüzde 40’a varan bir değişim. Yüzde 10’a varan bir nüfus artışına gideceğiz ama yüzde 20’ye varan bir su azalışı olacak. Biz şu anda eğer hiçbir tedbir almazsak 2030 itibari ile bin metreküpün altına düşeceğiz ve su fakiri ülke olacağız” diye konuştu.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ: "CHP’li yönetimler eş ve dostlarını belediyelere yerleştirdiler"
24 Eylül 2024 Salı - 14:39 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ: "CHP’li yönetimler eş ve dostlarını belediyelere yerleştirdiler" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Tanıtım ve Medya Başkanı Hamza Dağ, ‘Türkiye Buluşmaları’ kapsamında Kilis’te partililerle bir araya geldiği programda, CHP’li belediyelere tepki göstererek, ‘‘CHP, bozuk telefon gibidir. Tam tamir oldu dersiniz, yine bozuluyor, yine ayarları kaçıyor’’ dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Tanıtım ve Medya Başkanı Hamza Dağ, çeşitli programlara katılmak ve temaslarda bulunmak üzere bulunduğu Kilis’te AK Parti Teşkilatı ile buluştu. Dağ, partililerle düzenlenen programda önemli açıklamalarda bulundu. Kilis’te partililerle bir araya geldiği programda önemli açıklamalarda bulunan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Tanıtım ve Medya Başkanı Hamza Dağ, "Milletimizin bağrında filizlenen AK Parti’miz, 23 yaşında genç, dinamik bir siyasi partidir. Bu sürecin 22 senesi ise iktidarda geçmiş, bu süreç partimize gençlik kadar tecrübe de katmıştır. Bu enerji ve dinamizmle önümüzdeki kongre sürecinde 81 ilimizi, ülkemizin her bir noktasındaki ilçelerimizi karış karış gezerek 85 milyonun sesine kulak vereceğiz. Hangi şartlar altında nereden nereye geldiğimizi, bugünü ve yarına dair hayallerimizi hep birlikte konuşup, istişare edeceğiz. AK Parti’nin hizmet siyasetine gölge düşürmeye çalışanlar, bugün icraat ve hizmet adına bir taş üstüne taş koymadı" dedi. "CHP’li yönetimler eş ve dostlarını belediyelere yerleştirdiler" 31 Mart Yerel ve İdareler seçimlerinden sonra son 6 aylık süre içerisinde CHP’li yerel yönetimlerin hizmet getirmediğini söyleyen Dağ, "CHP, geçmişte olduğu gibi, damarlarına işleyen hizmetsizlik ve skandallarıyla gündeme geldi. İzmir’de yaklaşık 15 yıldır yüzeceğiz vaadi verdikleri körfezin hali ortada. Ölü balık ve çöp artıklarından yüzmeyi bırakın kıyısına dahi yaklaşılamıyor. İstanbul’a bir türlü uğrayamayan belediye başkanı, bir bakıyorsunuz Roma’da, bir bakıyorsunuz Paris’te, bir bakıyorsunuz Almanya’da. Vaniköy’deki kaçak villaya göz yumar, çileye dönüşen trafiğe çözüm aramaz. İstanbul’daki vatandaşların hali ortada. Sürekli arızalanan, yanan ve binalara çarpan otobüsler, düz yolda çarpışan metrobüsler. Ankara‘yı 2019’dan bu yana yönetenlerin bir tane büyük projesi olmadı. Bunlar da yetmezmiş gibi belediyelerdeki beceriksizliklerini unutup, CHP Genel Merkezinde koltuk mücadelesine düştüler. Birbirlerine konuşma süresi üzerinden operasyon bile yapmaya başladılar. Haklarını da yemeyelim her şeyi de kötü yapmıyorlar. Eş, dost, akrabalarını itinayla belediyelere yerleştirdiler" ifadelerini kullandı. "CHP’li milletvekilinin arabasında 2 milyon TL değerinde kaçak elektronik sigara yakalandı" CHP’li Edirne milletvekilinin arabasından 2 milyon TL değerinde kaçak sigara ve aparatların çıktığını dile getiren Dağ, "Son birkaç gündür Türkiye, CHP Edirne Milletvekili Ediz Ün’ü konuşuyor. Konuşuyor konuşmasında da, Ün’ün aracında 2 milyon değerinde kaçak elektronik sigara ve aparatları yakalandı. Bunun üzerine açıklama yapan Ün, suçu da şoförüne atarak “Atatürk’ün ilke ve hedefleri doğrultusunda çalışıyoruz" dedi. Dün ortaya çıktı ve aynı milletvekilinin aracı 61 defa Bulgaristan’a girip çıkmış’’ şeklinde konuştu. "CHP tıpkı beyni bozulan cep telefonu gibi, tam tamir oldu diyorsunuz, yine bozuluyor, yine ayarları kaçıyor" CHP’li yönetimlerinin halinin içler acısı olduğunu söyleyen Dağ, "Hem çevreye sahip çıkmıyorsun, hem vatandaşa hizmet etmiyorsun, partiden biri çıkıp da, böyle bir olaya neden Atatürk’ü karıştırıyorsun demiyor, diyemiyor. CHP işte böyle bir partidir. Öte yandan, CHP Genel Başkanı Özel’in son zamanlarda kafası baya bir karışık. Kurultay günü Cuma namazına gitmiyor. Halktan tepki alınca da cami açılışına koşuyor. Sonrasında rakının fiyatını ucuzlatmayı vadediyor. Şaka gibi, nerden bakarsınız bakın tutarsızlık, ciddiyetsizlik, vizyonsuzluk. Her tarafa selam çakacağım diye bir adım ileri gidemiyor olduğu yerde dönüp duruyor. CHP tıpkı beyni bozulan cep telefonu gibi. Tam tamir oldu diyorsunuz, yine bozuluyor, yine ayarları kaçıyor’’ diye konuştu.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Tanıtım ve Medya Başkanı Hamza Dağ, Kilis Teşkilatı ile buluştu
24 Eylül 2024 Salı - 14:33 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Tanıtım ve Medya Başkanı Hamza Dağ, Kilis Teşkilatı ile buluştu AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Tanıtım ve Medya Başkanı Hamza Dağ, ‘Türkiye Buluşmaları’ kapsamında Kilis’te partililerle bir araya geldiği programda, CHP’li belediyelere tepki göstererek, ‘‘CHP, bozuk telefon gibidir. Tam tamir oldu dersiniz, yine bozuluyor, yine ayarları kaçıyor’’ dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Tanıtım ve Medya Başkanı Hamza Dağ, çeşitli programlara katılmak ve temaslarda bulunmak üzere bulunduğu Kilis’te AK Parti Teşkilatı ile buluştu. Dağ, partililerle düzenlenen programda önemli açıklamalarda bulundu. Kilis’te partililerle bir araya geldiği programda önemli açıklamalarda bulunan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Tanıtım ve Medya Başkanı Hamza Dağ, ‘‘Milletimizin bağrında filizlenen AK Parti’miz, 23 yaşında genç, dinamik bir siyasi partidir. Bu sürecin 22 senesi ise iktidarda geçmiş, bu süreç partimize gençlik kadar tecrübe de katmıştır. Bu enerji ve dinamizmle önümüzdeki kongre sürecinde 81 ilimizi, ülkemizin her bir noktasındaki ilçelerimizi karış karış gezerek 85 milyonun sesine kulak vereceğiz. Hangi şartlar altında nereden nereye geldiğimizi, bugünü ve yarına dair hayallerimizi hep birlikte konuşup, istişare edeceğiz. AK Parti’nin hizmet siyasetine gölge düşürmeye çalışanlar, bugün icraat ve hizmet adına bir taş üstüne taş koymadı’’ dedi. ‘‘CHP’li yönetimler eş ve dostlarını belediyelere yerleştirdiler’’ 31 Mart Yerel ve İdareler seçimlerinden sonra son 6 aylık süre içerisinde CHP’li yerel yönetimlerin hizmet getirmediğini söyleyen Dağ, ‘‘CHP, geçmişte olduğu gibi, damarlarına işleyen hizmetsizlik ve skandallarıyla gündeme geldi. İzmir’de yaklaşık 15 yıldır yüzeceğiz vaadi verdikleri körfezin hali ortada. Ölü balık ve çöp artıklarından yüzmeyi bırakın kıyısına dahi yaklaşılamıyor. İstanbul’a bir türlü uğrayamayan belediye başkanı, bir bakıyorsunuz Roma’da, bir bakıyorsunuz Paris’te, bir bakıyorsunuz Almanya’da. Vaniköy’deki kaçak villaya göz yumar, çileye dönüşen trafiğe çözüm aramaz. İstanbul’daki vatandaşların hali ortada. Sürekli arızalanan, yanan ve binalara çarpan otobüsler, düz yolda çarpışan metrobüsler. Ankara‘yı 2019’dan bu yana yönetenlerin bir tane büyük projesi olmadı. Bunlar da yetmezmiş gibi belediyelerdeki beceriksizliklerini unutup, CHP Genel Merkezinde koltuk mücadelesine düştüler. Birbirlerine konuşma süresi üzerinden operasyon bile yapmaya başladılar. Haklarını da yemeyelim her şeyi de kötü yapmıyorlar. Eş, dost, akrabalarını itinayla belediyelere yerleştirdiler’’ ifadelerini kullandı. ‘‘CHP’li Millet Vekilinin arabasından 2 Milyon TL değerinde kaçak elektronik sigara yakalandı’’ CHP’li EDİRNE Millet Vekilinin arabasından 2 Milyon TL değerinde kaçak sigara ve aparatların çıktığını dile getiren Dağ, ‘‘ Son birkaç gündür Türkiye, CHP Edirne Milletvekili Ediz Ün’ü konuşuyor. Konuşuyor konuşmasında da, Ün’le ilgili Ün’ün aracında 2 milyon değerinde kaçak elektronik sigara ve aparatları yakalandı. Bunun üzerine açıklama yapan Ün, suçu da şoförüne atarak “Atatürk’ün ilke ve hedefleri doğrultusunda çalışıyoruz, dedi. Dün ortaya çıktı ve aynı milletvekilinin aracı 61 defa Bulgaristan’a girip çıkmış’’ şeklinde konuştu. ‘‘CHP tıpkı beyni bozulan cep telefonu gibi, tam tamir oldu diyorsunuz, yine bozuluyor, yine ayarları kaçıyor’’ CHP’li yönetimlerinin halinin içler acısı olduğunu söyleyen Dağ, ‘‘ Hem çevreye sahip çıkmıyorsun, hem vatandaşa hizmet etmiyorsun, hem de Atatürk’ü istismar ediyorsun. Partiden biri çıkıp da, böyle bir olaya neden Atatürk’ü karıştırıyorsun demiyor, diyemiyor. CHP işte böyle bir partidir. Öte yandan, CHP Genel Başkanı Özel’in son zamanlarda kafası baya bir karışık. Kurultay günü Cuma namazına gitmiyor. Halktan tepki alınca da cami açılışına koşuyor. Sonrasında rakının fiyatını ucuzlatmayı vadediyor. Şaka gibi, nerden bakarsınız bakın tutarsızlık, ciddiyetsizlik, vizyonsuzluk. Her tarafa selam çakacağım diye bir adım ileri gidemiyor olduğu yerde dönüp duruyor. CHP tıpkı beyni bozulan cep telefonu gibi. Tam tamir oldu diyorsunuz, yine bozuluyor, yine ayarları kaçıyor’’ diye konuştu. (OG-LO-Y)
Pekmez üreticilerinin vazgeçemediği külek sadece Kilis’te üretiliyor
24 Eylül 2024 Salı - 10:44 Pekmez üreticilerinin vazgeçemediği külek sadece Kilis’te üretiliyor Kilis’te 58 yaşındaki Mehmet Ali Özkaya, 6 yaşında babasından öğrendiği pekmez küleği yapımını ilk günkü heyecanla sürdürüyor. Mesleğinin son temsilcilerinden olduğunu ve ilerleyen yıllarda kaybolacağını ifade eden Özkaya, "Eskiden şehirde 25-30 civarında külek ustası vardı. Teknoloji ilerledikçe mesleğin ustaları başka işlere yöneldi. Yeni çıraklarda yetişmiyor hatta çırak gelse dahi öğrenmek istemiyor çünkü bu iş artık para kazandırmıyor” dedi. Pekmez saklama kabı olarak kullanılan ve söğüt ağacından yapılan külek üretimi pekmez sezonunun hemen öncesinde hummalı bir şekilde sürdürülüyor. Plastik kaplar yerine tercih edilen ahşap küleklere konulan pekmezler, sağlıklı ve uzun süre muhafaza ediliyor. Kapağı, gövdesi ve deseni ayrı ayrı yapılan külek, uzun uğraşlar sonucunda tamamlanıyor. Farklı aşamalardan geçen küleklerden günde 200 adet üretilebiliyor. Meşakkatli aşamaların geçen külekler, Türkiye’nin dört bir tarafına ve yurt dışına ihraç ediliyor. Pekmez üreticilerinin vazgeçemediği külek sadece Kilis’te üretiliyor. Pekmez sezonu öncesinde yoğun bir şekilde üretilen külekte, hem el hem ayak aynı anda kullanılıyor. ‘‘Teknolojiye yenilmemek için sabah akşam çalışıyorum’’ Külek Ustası Mehmet Ali Özkaya, külekçiliğin baba mesleğinin olduğunu ifade ederek, ‘‘Yaklaşık olarak bu mesleği 52 yıldan beri ilk günkü aşk ile yapıyorum. Daha önce bu meslekte çok fazla çırak yetişirdi. İlerleyen teknolojiden dolayı ustalar başka işlere gitti, meslekte bitti. Günümüzün teknolojisinde bu işe çırak talebi olmadığından dolayı eleman yetiştiremiyoruz. İlerleyen yıllarda bizde teknolojiye yenilerek işi bırakmak durumunda kalacağız. Eskiden talep çok fazlaydı ve pekmez küleğinin 5 kilogram olanlarından yapardık. Şimdi ise 700 gram ve daha küçüğünü çıkarmaya başladık’’ şeklinde konuştu. ‘‘El ve ayak aynı anda çalışıyor ’’ El ve ayak uyumu ile üretilen külekler günde 200 adet üretebildiğini söyleyen Özkaya, ‘‘Bir kişi el ve ayağını çalıştırarak günde sadece 200 külek yapabiliyor. Yapılan pekmez küleği soğuk iklimi olan il ve ülkelere gidiyor. Şu anki yapmış olduğumuz külekler, Tokat’a gönderilecek. Zahmetle yapılan külekler iç piyasa ve Avrupa’ya gönderiliyor’’ ifadelerini kullandı. ‘‘30 esnaftan 3’e düştük’’ Özkaya, daha önce kentte 25-30 külekçi esnafı bulunduğunun altını çizerek, “Şu anda 30 esnaftan 3 esnafa kadar düştük. Külek pekmezini söğüt ağacından yapıyoruz. Son zamanlarda bazı arkadaşlarımız kayın ağacından yapanlar var. Ama özelliği söğüt ağacından külek yapmaktır. Herkes doğallık arıyor, pekmezin doğal olarak konduğu kap, külektir” diye konuştu.