Yerel Haberler
Kilis
28 Şubat 2026 Cumartesi - 14:43 AK Parti Kilis İl Başkanı Diyarbakırlı: "28 Şubat, topluma indirilmiş ağır bir darbedir" AK Parti Kilis İl Başkanı Serhan Diyarbakırlı, 28 Şubat’ın 29. yıl dönümünde yaptığı açıklamada darbeci zihniyeti kınayarak sürecin yalnızca siyasete değil topluma da ağır etkiler bıraktığını vurguladı. Kilis AK Parti İl Başkanlığı’nda 28 Şubat postmodern darbesinin 29. yıl dönümü dolayısıyla basın açıklaması düzenlendi. Açıklamada konuşan AK Parti Kilis İl Başkanı Serhan Diyarbakırlı, 28 Şubat sürecini ve darbeci zihniyeti kınayarak topluma da ağır etkiler bıraktığını ifade etti. 28 Şubat’ın diğer darbelerden farklı olmadığını ifade eden Diyarbakırlı, "Amaçları itibarıyla 27 Mayıs neyse, 12 Eylül neyse, 27 Nisan neyse, 15 Temmuz neyse 28 Şubat da aynı şekilde bir darbedir. Hatta siyasetin yanı sıra topluma yönelik indirilmiş ağır bir darbeden bahsediyoruz" dedi. ‘’Millet iradesine karşı tanklar yürütülmüş’’ Sürecin nesiller boyu sürecek şekilde planlandığını savunan Diyarbakırlı, "Bu ülkenin insanının milli ve manevi değerlerini hedef alan bir pusuydu. Millet iradesine karşı tanklar yürütülmüş, seçilmiş Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti görevden el çektirilmiş, başta başörtülü kadınlar olmak üzere mütedeyyin kesimlere yönelik büyük bir zulüm dalgası başlatılmıştır" ifadelerini kullandı. ‘’Vesayet odaklarını teker teker çökerttik’’ AK Parti olarak tüm darbe ve vesayet girişimlerinin karşısında olduklarını vurgulayan Diyarbakırlı, "İktidarımız döneminde attığımız adımlarla vesayet odaklarını teker teker çökerttik. Milli iradeyi yeniden inşa ederek ülkemizi hak ettiği demokrasi standardıyla buluşturduk" dedi. Son dönemde başörtüsü ve yerel kıyafetlere yönelik tavırlara da değinen Diyarbakırlı, 28 Şubat zihniyetinin tamamen ortadan kalkmadığını savunarak, "Demokrasi bilincinin, sivil iradenin ve sandığın gücünün ne denli önemli olduğu bir kez daha anlaşılmaktadır" şeklinde konuştu. Diyarbakırlı, "Bu zihniyetle mücadele bizim için bir demokrasi ve hak mücadelesidir. Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde darbeci zihniyet karşısında dimdik durmaya devam edeceğiz. Demokrasi tarihimizde bir daha asla 28 Şubat benzeri süreçlerle karşılaşmamak için milli irade anlayışını daima diri tutacağız" diye konuştu.
27 Şubat 2026 Cuma - 10:21 Makine üretimine karşı el dökümü kadayıf Kilis’te 36 yıldır kadayıf ustalığı yapan Mehmet Bekan, fabrikasyon üretime karşı el dökümü yöntemini sürdürüyor. Bekan, sabır ve ustalıkla hazırlanan kadayıfın makine üretimine göre daha lezzetli olduğunu ifade etti. Kilis’te Odun Pazarı’nda 36 yıldır kadayıf ustalığı yapan Mehmet Bekan, çocukluğundan bu yana sürdürdüğü ata mesleğini severek yaptığını söyledi. Ailesinin tatlıcılık sektöründe olduğunu belirten Bekan, mesleğin babadan oğula geçtiğini ifade etti. Artan makineleşmeye rağmen el dökümü üretimden vazgeçmediklerini dile getirdi. ‘’İnsan sevmediği işi yaparsa yorulur" Kadayıfçı mesleği kendileri için bir geçim kaynağından öte miras olduğunu dile getiren Bekan, "Babamdan sonra ben devraldım. Benden sonra da oğlum devralacak. Severek yaptığın sürece her iş güzeldir. Sevmezsen o işten ne para kazanırsın ne de zevk alırsın. İnsan sevmediği işi yaparsa yorulur" dedi. ‘’Bu makine kadayıfı değil. Fabrikasyon üretimle aradaki farkı anlatan Kadayıf ustası Bekan, "Hamur yoğrulup kıvama geldikten sonra el dökümüyle hazırlanır. Bu makine kadayıfı değil. El dökümü olduğu için teli biraz daha kalın, daha yumuşak ve daha lezzetli olur" ifadelerini kullandı. ‘’Sabır ister. Sabırsız hiçbir şey olmaz’’ Mesleğin sabır gerektirdiğini belirten Bekan, kadayıfın pişirme aşamasının önemine dikkat çekerek, "Pişmeye 3-5 saniye kala toplarsanız hamur olur. Hamur olursa ne lezzeti kalır ne de görüntüsü. Bu iş sabır ister. Sabırsız hiçbir şey olmaz’’ şeklinde konuştu. Para için değil, dedemizden kalan mirası sürdürmek için bu meslekteyim Babasının yanında küçük yaşlardan itibaren mesleğin içinde olduğunu belirten 18 yaşındaki İbrahim Bekan, "Para için değil, dedemizden kalan mirası sürdürmek için bu meslekteyim. Aynı zamanda çıraklık eğitimimi de alıyorum. Keyif alarak yaptığın iş her zaman güzeldir" diye konuştu.
Savaştan kaçtı Türkiye’de okuma yazma öğrendi
13 Nisan 2024 Cumartesi - 11:17 Savaştan kaçtı Türkiye’de okuma yazma öğrendi Suriye’deki iç savaştan kaçarak Kilis’te yaşamaya başlayan Berivan Yüksek, okuma yazma seferberliğiyle köye gelen öğretmenlerinin yardımıyla okuma-yazma öğrendi. Aynı köyde yaşayan 80 yaşındaki Senem Korkmaz da ilerlemiş yaşına rağmen okuma-yazma öğrenerek önemli bir başarıya imza attı. Kilis’in Musabeyli ilçesine bağlı Geçit Boyu Köyünde yaşayan 80 yaşındaki Senem Korkmaz ve Suriye’deki savaştan dolayı okuma-yazma öğrenemeyen 35 yaşındaki Berivan Yüksek, okuma yazmayı öğrenmek için gösterdiği gayretle hem Kilisli okuma yazma bilmeyen kadınlara örnek olurken hem de ilerleyen yaşına rağmen okuma yazma öğrenmenin mutluluğunu yaşıyor. Savaştan kaçtı Türkiye’de okuma yazma öğrendi 2011’in Mart ayında çıkan savaştan dolayı aile yakınlarını kaybetmesinden sonra eşiyle Türkiye’ye gelme kararı veren 35 yaşındaki Berivan Yüksek, okuma ve yazmayı öğrenmek için elinden gelen her şeyi yaptı. Belirli bir zaman geçirdikten sonra ilçeye bağlı Geçit Botu Köyüne taşınan Yüksek, kendinden yaşça büyüklerle bir araya gelerek ilçe Kaymakamlığının açtığı kurslarla okuma ve yazma kurslarına başladı. Çocuklarının okula gitmesinden dolayı daha fazla istekle köy okuluna giderek kurslara giren Yüksek, kısa sürede okumayı öğrenerek çocuklarıyla birlikte öğretmenlerinin verdiği ev ödevlerini yapmaya başladı. ‘‘Türkçeyi ana dilim gibi konuşuyorum’’ Suriye’deki savaştan dolayı Türkiye’ye gelen 35 yaşındaki 5 çocuk annesi Berivan Yüksek, ‘‘Suriye’deki savaştan dolayı Kilis’e geldim. Ülkemizdeki savaştan dolayı okuma ve yazmayı öğrenme kısmetimiz olmadı. Şuan Türkiye’deyiz ve burada Türkçe’yi ana dilimiz gibi konuşabiliyoruz ve bu duruma ben çok mutluyum. İlkokul zamanında yaşıtlarım okula giderdi babamda beni okula göndermezdi. Şimdi ise Kaymakamlığın açtığı kurslar var ve benden büyük olan teyzelerle birlikte bir araya gelerek okula geliyoruz’’ dedi. ‘‘Elimdeki işi yarım bırakıyorum hemen okula geliyorum’’ Genç yaştayken maddi sıkıntılardan dolayı okula gidemediği için okuma ve yazmayı öğrenemediğini söyleyen 80 yaşındaki Senem Korkmaz ise "Allah devletimizden razı olsun. Çünkü 80 yaşındayken okuma ve yazmayı öğrendim. Sabah kalkıyorum elimdeki işlerimi hemen halledip okula gelmek için evden çıkıyorum. Okumayı bilmediğim için köyden başka bir yere gittiğim zaman çok zor oluyor. Özellikle hastaneler ve başka bir ile gittiğimiz zaman çok zorlanıyorum. Bildiğim yerde tıkanıp kalıyorum o zaman da çevredekilerden yardım istemek zorunda kalıyorum. İlkokula gitme zamanındayken babamın durumunda yoktu ben de gidemedim ondan dolayı da okumayı öğrenemedim. Okula gidemediğim için çok pişmanım. Ben okumayı ve yazmayı öğrendim Allah’ım devletimizden razı olsun’’ ifadelerini kullandı. ‘‘Okula zorla getirdiğim öğrenciler benden önce geliyorlar’’ 35 yaş ve üzeri olan vatandaşlara okuma ve yazma öğrettiği için çok mutlu olduğunu söyleyen öğretmen Selda Okyay da, "Okumayı bilmeyen teyzeleri okula getirmek için ilk başlarda çok zorluk çektim. Şimdi kendimi sevdirdim ve benden önce okula geliyorlar. Yaşları büyük olduğu için her gün bir önceki günde anlattığımın üzerinden geçiyorum, anlamadıklarında etkinlik yaparak üzerinden geçiyorum. Öğrencilerimin çoğu 70 yaş üzerinde ve okumanın zorlandığı bir kesim olduğu için çocuklara anlattığım gibi anlatarak kafalarına girmesini sağlıyorum. Öğrencilerimi çok seviyorum, okuldan çıktıktan sonra birlikte yürüyerek evlerimize gidiyoruz’’ diye konuştu.
Kilis’te çiftçilerin zorlu mesaisi Ramazan’da da devam ediyor
06 Nisan 2024 Cumartesi - 11:10 Kilis’te çiftçilerin zorlu mesaisi Ramazan’da da devam ediyor Kilisli çiftçilerin yeni sezon hazırlıkları devam ederken, domates üreticileri de fideleri Polateli, Musabeyli ve Elbeyli ilçelerinde bereketli toprakları ile buluşturdu. Bereketli hasat beklenen sezonda üreticiler, domates fidelerini 11 ayın sultanı olan Ramazan ayında toprakla buluşturdu. Kilis’te yaklaşık 9 bin dekar alanda üretimi yapılan sofralık ve salçalık domates fidelerinin dikimi başladı. 6 Şubat’ta yaşanan asrın felaketinden etkilenen 11 il içinde olan Kilisli çiftçiler, 11 ayın sultanı Ramazan ayında umutlarını toprakla buluşturdu. Çiftçilerin 1 dekarında, yılda 10 ile 15 ton domates üretiminin yapıldığı Kilis’in bereketli topraklarında Ramazan ayında da hummalı çalışmaları devam ediyor. Sahurdan sonra tarlaların yolunu tutan çiftçiler, traktörlerle özel olarak hazırlanan arazilerde domates fidelerini toprakla buluşturmaya başladı. Ziraat Mühendisleri Odası Güven Özdemir yaptığı açıklamada, Kilis Polateli’nde en önemli geçim kaynağı olan domates fidesinin toprakla buluştuğunu vurgulayarak, ‘‘Ramazan ayının son haftasında çiftçiler zorlu mesaiye başlayarak umutlarını toprakla buluşturdu. Yaklaşık 5 aylık mesai domatesin tarladan soframıza yolculuğu ve mesaisi başladı. Bu tarlada çalışan çiftçilerin hemen hemen hepsi ülkenin ekonomisine katkı sunmak için artan sıcaklıkların altında oruçlarını tutarak akşama kadar çalışıyor. Türkiye’nin en küçük ilçesi olan Polateli’nde domates fideleri toprakla buluştu’’ dedi. ‘‘Ülkenin ekonomisine severek katkıda bulunuyorum’’ 12 yaşından itibaren çiftçi olduğunu söyleyen Ayşe Çağlı, ‘‘Ben, çiftçilik yaparak ülke ekonomisine severek katkıda bulunuyorum. Eşimle beraber el ele verip çalışarak işimizin ustası olduk. Biz şuan 5 kişilik bir aileyiz ve tarım işçileri ile birlikte bu işi severek üstleniyoruz. Ramazan ayında olduğumuz için havaların da ısınmasıyla birlikte güneş altında çalışmak zor oluyor’’ diye konuştu. Dedesinin çocuklarına ve torunlarına bıraktığı tarlada hiç yorulmadan çalıştıklarını söyleyen İbrahim Halil Çağlı ise, ‘‘Ramazan ayının son haftalarında en küçük ilçemizde domates ekimine başladık. İnşallah yılımızın hayırlı ve bereketli geçmesini dilerim. Rahmetli dedemin bize bıraktığı bu mesleği onun izinden giderek çiftçiliğimize devam edeceğiz. Bizden sonra gelecek olan çocuklarımıza milli servet olarak bırakmaya çalışacağız’’ dedi.