Yerel Haberler
Kırıkkale
Kırıkkale Valisi Sarıibrahim: "Anadolu’da üretim gücü son 25 yılda büyük ilerleme kaydetti" 07 Mart 2026 Cumartesi - 00:52:28 Kırıkkale Valisi Hüseyin Engin Sarıibrahim, iş insanlarının katıldığı iftar programında yaptığı konuşmada, son 25 yılda Anadolu’da üretim gücünün önemli bir seviyeye ulaştığını belirterek bu gelişimde sanayici ve girişimcilerin büyük emek ve katkısı bulunduğunu ifade etti. Kırıkkale Valisi Hüseyin Engin Sarıibrahim, iş insanlarının katıldığı iftar programında sanayici ve girişimcilere teşekkür ederek üretim ve yatırımın önemine dikkat çekti. Vali Sarıibrahim, son 25 yılda Anadolu’da üretim gücünün önemli bir noktaya ulaştığını belirtti. Bu gelişimde sanayici ve girişimcilerin büyük emek ve gayretinin bulunduğunu ifade eden Sarıibrahim, üreten, istihdam sağlayan ve ülke ekonomisine katkı sunan iş insanlarına teşekkür ederek girişimcilere çalışmalarında başarı diledi. İş insanı Onur Başaran ise Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada yaşanan gelişmelere değinerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliği ve devlet yetkililerinin kararlılığı sayesinde güven ortamının sürdüğünü söyledi. Başaran, birlik ve beraberlik içinde çalışarak Kırıkkale’de yatırım ortamını güçlendirmeye devam edeceklerini ifade etti. İftar programına AK Parti Milletvekili Mustafa Kaplan, Mülkiye Başmüfettişi Yusuf Güni, Garnizon ve Mühimmat Komutanı Tuğgeneral Mehmet Ali Durmuş, İl Emniyet Müdürü Mustafa Işık, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Hasan Acar, şehit yakınları, gaziler ve çok sayıda iş insanı katıldı.
Belediye başkanı ve korumasını öldüren zanlı hakkındaki iddianame hazırlandı: Ağırlaştırılmış müebbet talep edildi
08 Şubat 2025 Cumartesi - 14:25 Belediye başkanı ve korumasını öldüren zanlı hakkındaki iddianame hazırlandı: Ağırlaştırılmış müebbet talep edildi Kırıkkale’nin Balışeyh ilçesinde, Belediye Başkanı Hilmi Şen ve koruması Mikayil Çelikkol’u öldüren katil zanlısı hakkında hazırlanan iddianame tamamlandı. İddianamede cinayet zanlısının "tasarlayarak kasten öldürme ve ruhsatsız silah bulundurma" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile yargılanması talep edildi. Olay, 4 Kasım 2024 tarihinde Balışeyh ilçesi TOKİ Mahallesi’nde meydana geldi. Balışeyh Belediye Başkanı Hilmi Şen ve ekibi saha incelemeleri yaparken, zanlı Erdem Çelebi, Başkan Şen ile karşılaştı. Cinayet zanlısı, makam aracının önünü keserek tartışma başlattı ve silahını ateşledi. Açılan ateş sonucu Belediye Başkanı Hilmi Şen ve koruması Mikayil Çelikkol, kaldırıldığı Yüksek İhtisas Hastanesi’nde hayatını kaybetti. Olay yerinde bulunan Koray Kaya (45), Ömer Şengül (42) ve diğer belediye çalışanı saldırıdan yaralı olarak kurtuldu. Kaçan zanlı, polis takibi sonucu yakalandı Saldırının ardından minibüsüne binerek kaçan zanlının, Yeni Mahalle Lise Caddesi üzerinde kendisine ait dolmuşla hareket ettiği belirlendi. Polis ekiplerinin "dur" ihtarına uymayan şüpheli, Balışeyh Belediyesi önünde aracını durdurarak teslim oldu. Üzerinde yapılan aramada, cinayette kullanılan tabanca ele geçirildi. İddianame hazırlandı Katil zanlısı Edem Çelebi hakkında Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame tamamlandı. İddianamede, saldırının ardındaki nedenler ve olay anı tüm detaylarıyla ortaya konuldu. Cinayet zanlısı Erdem Çelebi Şen’in, seçim öncesinde Balışeyh Belediye Başkanı Hilmi Şen’e destek verdiği, ancak seçim sonrası belediyede işe alınmadığı için husumet beslediği ve cinayeti bu nedenle işlediğinin belirtildiği iddianamede, "olayın öncesinde şüphelinin Hilmi Şen’e yönelik tehdit içerikli sosyal medya paylaşımları yaptığı, cinayeti önceden planladığı ve olay günü evine giderek ruhsatsız tabancasını aldıktan sonra saldırıyı gerçekleştirdiği" bilgilerine yer verdi. "6-7 el ateş ettiğini fark ettim" Cinayet zanlısı Erdem Çelebi Şen’in iddianamede yer alan ifadesine göre ise Hilmi Şen ile akrabalık bağı bulunduğunu ve 2024 yerel seçimleri öncesinde onu desteklemek amacıyla partisinden istifa ettiğini belirttiği öğrenildi. Seçimlerin ardından Şen’in kendisine belediyede iş vereceğini vadettiğini, ancak sözünü tutmadığını öne süren Şen, yaşadığı ekonomik sıkıntılar nedeniyle kendisini baskı altında hissettiğini iddia etti. Olay günü, Hilmi Şen’in aracını görünce yanına giderek konuşmak istediğini, ancak tedirgin olduğu için ruhsatsız tabancasını yanına aldığını belirten Erdem Çelebi Şen, Başkan Şen ve yanındaki kişilerin hareketlerinden şüphelenerek önce aracın tavanına, ardından bacaklarına ateş ettiğini söyledi. Amacının öldürmek olmadığını savunan zanlı Şen, daha sonra birkaç el ateş ettiğini hatırlamadığını belirtti. Olayın ardından annesinin evine gittiğini ve teslim olmaya karar verdiğini ifade eden Şen, polise teslim olurken üzerinde bulunan silahı da verdiğini söyledi. Müşteki Ömer Şengül ifadesinde, "Belediyede garaj amiri olarak görev yapıyorum. Olay günü saha çalışmasına çıkmak için hareket etmiştik. O sırada dikiz aynasından Erdem Çelebi Şen’in minibüsü ile Başkan Hilmi Şen’in aracının önünü kestiğini gördüm. Yanlarına doğru yöneldiğimde silah sesleri gelmeye başladı. Başkan Şen’in vurulduğunu gördüm ve Erdem Çelebi Şen’in yerde bulunan silahı alarak bize doğru 6-7 el ateş ettiğini fark ettim. Kaçmaya çalışırken sol kolumdan vuruldum. Şikayetçiyim" dedi. "Canımı kurtarmak için kaçtım" Cinayet zanlısıyla herhangi bir husumetinin olmadığını belirten müşteki Ümüt Kaplan, "Erdem Çelebi Şen ile bir husumetim yoktu. Ancak daha önce Belediye Başkanı Hilmi Şen’in, Erdem Çelebi Şen’i işe alacağına dair söz verdiğini ancak sonra vazgeçtiğini duyuyordum. Olay günü Hilmi Şen’in aracının önünün kesildiğini ve tartışma yaşandığını gördüm. Sonrasında silah sesleri geldi ve ben de canımı kurtarmak için kaçtım. Erdem Çelebi Şen’in silahla bizi hedef aldığını gördüm. Şikayetçiyim" diye konuştu. Olay sırasında maktul belediye başkanının yanında oturduğunu anlatan müşteki Özgür Akyel, "Olay günü makam aracında Başkan Şen’in yanında oturuyordum. Şüpheli aracıyla önümüzü kesti. Başkan Şen araçtan indiği anda zanlı silahına davranarak ateş etmeye başladı. İlk kurşunla yere düştü. Daha sonra ikinci tabancayı da alarak ateş etmeye devam etti. Toplam 20-25 el silah sesi duydum. Kaçarken üzerimize de ateş etti. Şikayetçiyim" şeklinde konuştu. Zanlının aniden tabancaya sarıldığını ifade eden müşteki Koray Kaya, "Şüpheli aracıyla önümüzü keserek indi ve tartışmaya başladı. Aniden belindeki tabancayı çıkararak Başkan Şen’e ve yanında bulunan Mikayil Çelikkol’a ateş etti. Daha sonra bizlere doğru da ateş açtı. Kaçmaya çalışırken vuruldum. Şikayetçiyim" dedi. Tehdit paylaşımları yapmış Zanlının belediye başkanına yönelik saldırısını bir süredir planladığının belirtildiği iddianamede, Hilmi Şen’in kendisini belediyeye işe almadığı için sosyal medya üzerinden tehdit içerikli paylaşımlar yaptığı ve bu paylaşımlarında "Uyuyan devi uyandırdınız", "En sonunda iadeyi ziyaret zamanı" ve "Siz ateş olsanız ben su olurum" gibi ifadeler kullandığı belirtildi. İddianamede, şüphelinin olay günü silah taşıyarak olay yerine gittiği, saldırıyı tasarladığı ve öldürme kastıyla hareket ettiği belirtildi. Olayda iki farklı tabanca kullanıldığı ve şüphelinin yaralanan maktullere yerdeyken de ateş etmeye devam ettiği kaydedildi. Ayrıca iddianamede, şüphelinin olay günü sabah erken saatlerde evine giderek ruhsatsız silahını aldığı, daha sonra ise belediye başkanının konvoyunun önünü kestiği, hedef gözeterek ateş açtığı ve yerde yatan Başkan Hilmi Şen’e soğukkanlı bir şekilde tekrar ateş ettiği belirtildi. İddianamede, şüphelinin eylemlerinin "kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürme" suçu kapsamında değerlendirildiğini ve zanlının ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla yargılanması gerektiğini kaydedildi. Şen’in vücudunda 11 kurşun yarası tespit edildi Kırıkkale Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan otopsi raporlarına göre de Belediye Başkanı Hilmi Şen’in vücudunda altı giriş ve beş çıkış deliği olmak üzere toplam 11 kurşun yarası tespit edildi. Şen’in göğüs ve sırt bölgesine isabet eden kurşunların ölümcül olduğu ifade edildi. Koruması Mikayil Çelikkol’un ise vücudunda yedi giriş ve beş çıkış deliği olmak üzere toplam 12 kurşun yarası bulunduğu belirlendi. Çelikkol’un ölümünün akciğer, böbrek ve mide hasarına bağlı iç ve dış kanama nedeniyle gerçekleştiği kaydedildi. Cinayet zanlısı Erdem Çelebi Şen’in yargılanmasına Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlanacak.
Depremzede kadınların asrın felaketinden geriye kalan acı hatıraları: Devlet desteği ile güç buluyorlar
06 Şubat 2025 Perşembe - 12:50 Depremzede kadınların asrın felaketinden geriye kalan acı hatıraları: Devlet desteği ile güç buluyorlar Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından aileleriyle birlikte Kırıkkale’ye yerleşen depremzede kadınlar, yaşadıkları acı hatıralarla dolu bir hayat sürüyor. Sevdiklerini kaybetmenin acısını derinden hisseden depremzedeler, Aile Destek Merkezi’nde hem psikolojik destek alıyor hem de meslek öğrenerek aile bütçesine katkı sağlıyor. Kahramanmaraş merkezli, 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremlerin ardından birçok aile Kırıkkale’ye yerleşti. Depremzede aileleri, Kırıkkale’de yeniden hayata tutunmalarına rağmen yaşadıkları acıyı unutamıyor. Yahşihan Kaymakamlığı tarafından, Kırıkkale Valiliği koordinesinde yürütülen projeyle Aile Destek Merkezi’ne (ADEM) kayıt olan depremzede kadınlar, hem psikolojik destek alıyor hem de meslek öğrenerek aile bütçelerine katkı sağlıyor. Kırıkkale Valisi Mehmet Makas, ADEM’i ziyaret ederek depremzede kadınlar ve diğer kursiyerlerle bir araya geldi. Moral ve motivasyon amacıyla depremzede kadınları ziyaret eden Vali Makas, 2 yıl önce deprem bölgesini ziyaret eden NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in, "Bu felaketin altından kalkabilecek tek millet, Türk milletidir" sözlerini hatırlatarak, "Milletimiz, birlik ve dayanışma içinde her zorluğun üstesinden gelmeye muktedirdir" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın daha önce yapmış olduğu konuşmada dile getirdiği "Bizim insan anlayışımızın odağında ’insan’ vardır" sözlerini de hatırlatan Vali Makas, "Devlet, nasıl ki esnafla müşteri arasında olduğu gibi ’Müşteri memnuniyeti esastır’ diyor. Bizim yaptığımız hizmette de sizin memnuniyetiniz esastır" ifadelerini kullandı. "5 yakınımı kaybettim" Depremde büyük acılar yaşayan kadınlar, devletten aldıkları destek sayesinde hayata yeniden tutunmaya çalıştıklarını söyledi. Depremzede kadınlar, o gece yaşadıklarını ve yeniden hayata tutunma süreçlerini anlattı. Osmaniye’den Kırıkkale’ye gelen 52 yaşındaki Rahime Domurcuk, depremin etkisini unutamadığını belirterek, "Allah kimseye yaşatmasın, asrın felaketi O saniyeler geçmek bilmedi. Bir dakikadan fazla sürdü. Duruyor gibi oldu, tekrar başladı. ’Sonumuz geldi’ dedik ama ömrümüz bitmemiş. Her yer çok kötüydü, ailemize ulaşamadık. 5 yakınımı kaybettim. Ağabeyim, yengem ve üç yeğenim, bir yeğenim de annesine yatmaya gittiği için onu da kaybettim. Aileden yalnızca bir çocuğumuz hayatta kaldı. Çok acıydı, çok kötüydü. Burada kısmetimiz varmış, geldik. Çocuklarımız okula devam ediyor, eşim iş buldu. Eşyalı bir ev tuttuk, yaşamımızı sürdürmeye çalışıyoruz" dedi. "Küçük kıyamet gibiydi" Osmaniye’den gelen iki çocuk annesi Derya Kelkoca (47) ise, "Akşamdan hiçbir şey yoktu. Gece korkunç bir sarsıntıyla uyandık. Eşime, ’Durur’ dedim. Biraz bekledik, sonra eşyalar devrilmeye başladı. O an eşim bağırdı, ’duvarlar yıkılıyor, öleceğiz’ dedi. Yataktan nasıl kalktığımızı bilmiyoruz. Komşuların çığlıkları kulaklarımızda yankılanıyordu. O sallantı, o korku çok kötüydü. Allah kimseye bir daha yaşatmasın. Evden çıktık ama bir daha geri dönemedik. O gece hiç bitmedi, sabah olmadı. Hava çok kötüydü, soğuktu, yağışlıydı. Arabaya sığındık ama o araba bile öyle bir sallanıyordu ki ısınabilmek için büyük ateşler yaktık. Polisler ’geri dönün! Bina yıkılıyor, herkes altında kalacak’ diye bağırıyordu. O sırada motordan düştüm. Eşime, ’sen git, ben kalayım’ dedim. ’hayır, koş, koş’ diye bağırdı. Arkama döndüğümde bina yıkılıyordu, küçük bir kıyamet gibiydi" şekline konuştu. "Moral buldum" Psikolojik olarak büyük destek gördüklerini ifade eden Kelkoca, "Psikolojik olarak büyük destek gördük. Burada tel kırma ve deri kurslarına katıldım. Ürettiklerimi satarak elime harçlık geçiyor. Hem maddi hem de manevi olarak moral buluyorum. Keşke daha önce de böyle bir imkanımız olsaydı" ifadelerini kullandı. "Herkes hayalleriyle uykuya daldı" Mersin’den gelen iki çocuk annesi 65 yaşındaki Aynur Yıldız da, depremde yaşadığı korku dolu anları unutamadığını belirtti. O gece herkesin hayalleriyle uykuya daldığını ifade eden Yıldız, "Sabahın dört çeyreğinde büyük bir sarsıntıyla uyandık. Evde panik içinde terliklerimizle, pijamalarımızla kendimizi sokağa attık. Belediye bizi bir düğün salonuna yerleştirdi" dedi. "Şefkatle karşılaştım" Aile Destek Merkezi’nde kendisine sunulan imkanların hayatını değiştirdiğini aktaran Yıldız, "Kapıyı çalıp içeri girdiğimde büyük bir ilgi ve şefkatle karşılaştım. ‘Burada ne yapıyorsunuz’ diye sordum. ‘Kursiyerlerimiz var, pasta, deri, takı gibi birçok alanda kurs veriyoruz’ dediler. O gün bugündür, her sabah bir öğrenci gibi kursa geliyorum. Takı yapmayı öğrendim ve semt pazarlarında satış yapıyorum. Bu da aile ekonomime katkı sağlıyor. Sayın Kaymakamıma, Demet Hanım’a, Sayın Valime ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" diye konuştu. "Asfalt bile sallanıyordu, sanki bizi içine alacak gibiydi" Hatay’ın Antakya ilçesinden gelen üç çocuk annesi Belma Can (57), beşinci katta oturduğunu ve depreme uykuda yakalandıklarını anlattı. Can, "Büyük bir dolap üzerime devrildi. Çocuklarım beni kurtardı. O enkazın altında kaldım. Beşinci kattan nasıl indiğimizi bilemedik. Korkuyla, ağlayarak, ağıtlar yakarak aşağıya indik. Asfalt bile sallanıyordu, sanki bizi içine alacak gibiydi. Üç gün boyunca korkumuz geçmedi. Ne eve girebildik ne de başka bir yere sığınabildik. Çok zordu Allah kimseye yaşatmasın" ifadelerini kullandı. "Eşimin amcasının torunları, 5 kişi Üzerlerine bina yıkılarak hayatlarını kaybetti" Hatay’ın Belen ilçesinden gelen iki çocuk annesi Ferdane Özbek (66), "4 katlı bir binadaydım. Orta kattaydım. Üst katlar hasar görmedi ama benim bulunduğum kat ve alt katlar büyük hasar aldı. Ne varsa üzerimize yıkıldı. Yağmur çok kötü yağıyordu. Kapılar, pencereler kendiliğinden açılmıştı. Aşağı indik, komşunun arabasına sekiz kişi sığındık. Yağmurdan korunabilmek için Çok şükür canımıza bir şey olmadı ama evimiz ağır hasar gördü. Eşimin amcasının torunları, 5 kişi Üzerlerine bina yıkılarak hayatlarını kaybetti" dedi. "Ürettiklerimi pazarda satıyorum" Özbek, Aile Destek Merkezi’nde (ADEM) aldığı eğitimler sayesinde üretmeye devam ettiğini söyledi. Yıllardır kurslara katıldığını ve el emeği ürünler yapmaya alışkın olduğunu belirten Özbek, "Burada kurslar olduğunu öğrendim ve hemen katıldım. Ürettiklerimi pazarda satıyorum. Kışın hastalıklarım nedeniyle pazara gidemiyorum ama yazın iki pazarda da satış yapmayı planlıyorum" şeklinde konuştu.