Yerel Haberler
Kırıkkale
01 Mart 2026 Pazar - 09:53 Teravih namazına camiye gelen çocuklar ilahi söyledi Kırıkkale’de teravih namazına gelen çocuklara çekilişle top ve bisiklet hediye edildi. Çocuklar, etkinlikte hep birlikte "Kabe’de Hacılar Hu Der Allah" ilahisini seslendirdi. Kırıkkale İl Müftülüğü tarafından yaklaşık bir buçuk yıldır sürdürülen "Haydi Çocuklar Camide Buluşuyoruz" programı, Yahşihan Çarşı Merkez Camii’nde gerçekleştirildi. Din görevlileri tarafından her ay sabah namazında düzenlenen program, Ramazan ayı dolayısıyla bu kez teravih namazında yapıldı. Programa çocuklar ve aileler yoğun ilgi gösterdi. Namaz sonrası yapılan çekilişte çocuklara top ve bisiklet hediye edildi. Din görevlileri, 15 yaşına kadar sosyal medya hesabı kullanılmaması gerektiğini ifade etti. Etkinlik, çocukların hep birlikte seslendirdiği "Kabe’de Hacılar Hu Der Allah" ilahisiyle sona erdi. Cami çıkışında çocuklara kek ve meyve suyu ikram edildi. Ramazan ayı boyunca diğer ilçelerde de programların devam edeceği bildirildi. Yahşihan İlçe Müftüsü Dr. Hasan Kılıç, İHA muhabirine yaptığı açıklamada camilerin özellikle Ramazan ayında çocuklar ve gençler için önemli bir buluşma noktası olduğunu belirtti. Kılıç, "Çocuklarımıza top ve bisiklet başta olmak üzere çeşitli hediyeler verdik. Diyanet İşleri Başkanlığı bu yılın Ramazan temasını ‘Ramazan, Cami ve Hayat’ olarak belirledi. Çocuklarımıza ve gençlerimize Müslüman kimliğinin oluşmasında en güzel mekanın cami, en güzel zamanın ise Ramazan olduğunu ifade ettik. İnşallah çocuklarımız camilere gelerek bu mübarek ayda kimliklerini daha güçlü şekilde kazanacak" dedi.
Küçükbaş hayvanların peşinde geçen ömür: "Çocuklarımız gibi bakıyoruz"
29 Nisan 2025 Salı - 15:26 Küçükbaş hayvanların peşinde geçen ömür: "Çocuklarımız gibi bakıyoruz" Kırıkkale’de köyde hayvancılıkla uğraşan Göbel kardeşler, yılın her mevsiminde hayvanlarının peşinden dağ bayır demeden koşturuyor. Metin Göbel, şehir hayatına uyum sağlayamadıklarını belirterek, "Çarşıya, Kırıkkale’ye gittiğimizde hastalanır gibi oluyorum, hayvanların peşinde mutlaka gezmemiz lazım. Aynı çocuklarımız gibi bakıyoruz onlara" dedi. Kırıkkale’nin merkez ilçesine bağlı Ulaş köyünde yaşayan Metin ve Emin Göbel kardeşler, çocukluklarından bu yana küçükbaş hayvancılığı sürdürüyor. Göbel kardeşler, doğayla iç içe geçen yaşamlarında, hayvanlarına adeta evlatları gibi bakarak mesleklerini özveriyle yapıyor. Köy yaşamının zorlu doğa şartlarına alışkın olan Göbel ailesi, yılın her mevsiminde hayvanlarının peşinden dağ bayır demeden koşturuyor. Ancak doğayla iç içe olmanın getirdiği zorluklar da zaman zaman yüzlerini gösteriyor. Bu yıl yaşanan olayda, köy çevresinde dolaşan kurtlar, Göbel kardeşlerin 4 koyununu telef etti. "Bunlar doymadan zaten biz yemek falan yemeyiz" 250 küçükbaş hayvan besleyen Metin Göbel (44), İHA muhabirine, hayvancılığı bir yaşam biçimi haline getirdiklerini belirtti. Hayvancılık işini severek yaptıklarını anlatan Göbel, "Bu işi severek yaptığımız için vaktin nasıl geçtiğini anlamıyoruz. Severek peşlerinde geziyoruz. Bunları doyurmadan gitmeyiz, önce onlar doyar, sonra biz de doyarız. Bunlar doymadan zaten biz yemek falan yemeyiz. Köyde bu hayvanları seversen yaşarsın, sevmezsen zaten köyde de duramazsın. Biz çocukluktan beri babamızla beraber hayvancılığa alıştık. Çarşıya, Kırıkkale’ye gittiğimizde hastalanır gibi oluyorum, illa köye gelmek istiyorum. Şehirde duramıyoruz, hayvanların peşinde mutlaka gezmemiz lazım. Aynı çocuklarımız gibi bakıyoruz onlara" dedi. "Bizim tek düşmanımız kurt" Hayvanlarını tehdit eden doğal tehlikelere de değinen Göbel, "Kışın bir koyunumu kurt yaraladı, bir hafta sonra öldü. Bir koyunumuzu da yedi, iki koyunumuz kayboldu. Kurt, akrep, yılan gibi hayvanların yüzü soğuktur, görünce insan ürperiyor. Hayvanlarımız da kurttan çok korkuyor. Bizim tek düşmanımız kurt" ifadelerini kullandı. Emin Göbel (45) ise normalde kepçe operatörlüğü yaptığını, iş olmadığı zamanlarda kardeşine yardım ettiğini söyledi. Göbel, "Sabah çıkıyoruz, akşama kadar hayvanları yayıyoruz. Bazen akşam dağda kalıp sabah eve dönüyoruz. Üç-beş gün köye inemediğimiz zamanlar oluyor. Yukarıdaki köylerde hayvanları otlatıyoruz" şeklinde konuştu. Göbel kardeşlere zaman zaman Emin Göbel’in 7 yaşındaki oğlu Yusuf da eşlik ediyor. Küçük Yusuf, doğayla iç içe büyüyerek hayvancılık çalışmalarına katılıyor ve köy yaşamına şimdiden adapte oluyor.
Küçükbaş hayvanların peşinde geçen ömür: "Çocuklarımız gibi bakıyoruz"
29 Nisan 2025 Salı - 15:13 Küçükbaş hayvanların peşinde geçen ömür: "Çocuklarımız gibi bakıyoruz" Kırıkkale’deki kırsal bir köyde hayvancılıkla uğraşan Göbel kardeşler, küçükbaş hayvanlarına adeta çocukları gibi sevgiyle bakıyor. Metin Göbel, şehir hayatına uyum sağlayamadıklarını belirterek, "Çarşıya, Kırıkkale’ye gittiğimizde hastalanır gibi oluyorum, hayvanların peşinde mutlaka gezmemiz lazım" dedi. Kırıkkale’nin Merkez ilçesine bağlı Ulaş köyünde yaşayan Metin ve Emin Göbel kardeşler, çocukluklarından bu yana süregelen hayvan sevgisiyle küçükbaş hayvancılığı sürdürüyor. Göbel kardeşler, doğayla iç içe geçen yaşamlarında, hayvanlarına adeta evlatları gibi bakarak mesleklerini büyük bir özveriyle yapıyor. Köy yaşamının zorlu doğa şatlarına alışkın olan Göbel ailesi, yılın her mevsiminde hayvanlarının peşinden dağ bayır demeden koşturuyor. Ancak doğayla iç içe olmanın getirdiği zorluklar da zaman zaman yüzlerini gösteriyor. Bu yıl yaşanan olayda, köy çevresinde dolaşan kurtlar, Göbel kardeşlerin 4 koyununu telef etti. "Bunlar doymadan zaten biz yemek falan yemeyiz" 250 küçükbaş hayvan besleyen Metin Göbel (44), İHA muhabirine yaptığı açıklamada, hayvancılığı bir yaşam biçimi haline getirdiklerini belirtti. Hayvancılık işini severek yaptıklarını anlatan Göbel, "Bu işi severek yaptığımız için vaktin nasıl geçtiğini anlamıyoruz. Severek peşlerinde geziyoruz. Bunları doyurmadan gitmeyiz, önce onlar doyar, sonra biz de doyarız. Bunlar doymadan zaten biz yemek falan yemeyiz. Köyde bu hayvanları seversen yaşarsın, sevmezsen zaten köyde de duramazsın. Biz çocukluktan beri babamızla beraber hayvancılığa alıştık. Çarşıya, Kırıkkale’ye gittiğimizde hastalanır gibi oluyorum, illa köye gelmek istiyorum. Şehirde duramıyoruz, hayvanların peşinde mutlaka gezmemiz lazım. Aynı çocuklarımız gibi bakıyoruz onlara" dedi. "Bizim tek düşmanımız kurt" Hayvanlarını tehdit eden doğal tehlikelere de değinen Göbel, "Kışın bir koyunumu kurt yaraladı, bir hafta sonra öldü. Bir koyunumuzu da yedi, iki koyunumuz kayboldu. Kurt, akrep, yılan gibi hayvanların yüzü soğuktur, görünce insan ürperiyor. Hayvanlarımız da kurttan çok korkuyor. Bizim tek düşmanımız kurt" ifadelerini kullandı. Kardeşi Emin Göbel (45) ise normalde kepçe operatörlüğü yaptığını, iş olmadığı zamanlarda abisine yardım ettiğini söyledi. Göbel, "Sabah çıkıyoruz, akşama kadar hayvanları yayıyoruz. Bazen akşam dağda kalıp sabah eve dönüyoruz. Üç-beş gün köye inemediğimiz zamanlar oluyor. Yukarıdaki köylerde hayvanları otlatıyoruz" şeklinde konuştu. Göbel kardeşlere zaman zaman Emin Göbel’in 7 yaşındaki oğlu Yusuf da eşlik ediyor. Küçük Yusuf, doğayla iç içe büyüyerek hayvancılık çalışmalarına katılıyor ve köy yaşamına şimdiden adapte oluyor. (HA