Yerel Haberler
Kocaeli
Kocaeli Valisi Aktaş: "Vatandaşlarımıza hiçbir şekilde radar tuzağı kurulmayacaktır" 19 Mart 2026 Perşembe - 16:00:50 Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, Ramazan Bayramı tatili boyunca kent genelinde 6 bin personelin görev yapacağını belirterek, sürücüleri uyardı. Otoyollardaki radar noktalarının tamamen görünür olacağını vurgulayan Aktaş, "Vatandaşlarımıza hiçbir şekilde radar tuzağı kurulmayacaktır" dedi. Bayram tatili dolayısıyla vatandaşlar mesai çıkışıyla birlikte yola çıkmaya başladı. Ailesini ziyaret etmek ya da tatil beldelerine gitmek isteyenler, Kuzey Marmara Otoyolu ve TEM Otoyolu’nu kullanıyor. Trafikte akıcı bir yoğunluk yaşanırken, güvenlik önlemleri de üst seviyeye çıkarıldı. Kuzey Marmara Otoyolu’ndaki Çayırköy Otoyol Jandarma Karakol Komutanlığında denetimlerde bulunan Vali İlhami Aktaş’a İl Emniyet Müdürü Faruk Karaduman ile İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Murat Bozkurt eşlik etti. Burada açıklamalarda bulunan Aktaş, okulların ara tatile girmesiyle başlayan trafik hareketliliğinin kademeli olarak arttığını, ekiplerin vatandaşların sağ salim hedeflerine ulaşması için 24 saat esasına göre sahada olduğunu ifade etti. Emniyet, jandarma ve sahil güvenlik birimlerinden toplam 6 bin personelin bayram boyunca görev başında olacağını vurgulayan Vali Aktaş, asayiş ve trafik tedbirlerinin yanı sıra tarım ve ticaret il müdürlüklerinin de kendi alanlarında denetimlerini sürdüreceğini dile getirdi. "Vatandaşlarımıza hiçbir şekilde radar tuzağı kurulmayacaktır" Sürücülere trafik kurallarına uymaları çağrısında bulunan Vali Aktaş, şunları kaydetti: "Bu süreçte vatandaşlarımıza rehberlik edilecek. Radar noktalarımız, Türkiye genelinde olduğu gibi ilimizde de önceden görülebilir şekilde belirlenmiştir. Vatandaşlarımıza hiçbir şekilde radar tuzağı kurulmayacaktır. Ancak vatandaşlarımızdan hem kendi can güvenlikleri hem de trafikteki diğer vatandaşların güvenliği için trafik kurallarına uymalarını rica ediyoruz. Özellikle hız kurallarına riayet etmeleri, seyir halinde cep telefonu kullanmamaları ve genel trafik kurallarına uymaları büyük önem taşıyor." "Trafik yoğunluğu kademeli olarak artıyor" Tüm vatandaşların Ramazan Bayramı’nı kutlayan Vali Aktaş, "Şu an için Kocaeli güzergahında aşırı bir trafik yoğunluğu bulunmuyor ancak tatilin başlamasıyla birlikte bir miktar artış bekliyoruz. Okulların tatil olmasıyla birlikte aslında geçen hafta itibarıyla bir hareketlilik başlamıştı. Bu nedenle trafik yoğunluğu kademeli olarak artıyor. Özellikle öğleden sonra Kuzey Marmara ve TEM Otoyolu’nda artış gözlemleniyor" dedi.
19 Mart 2026 Perşembe - 15:04 11 çeşit baharatla hazırlanıyor, 15 gün bayatlamıyor Kocaeli’nin Gebze ilçesinde 200 yıllık tarihi geçmişe sahip olan ve sadece dini bayramların öncesinde pişirilen coğrafi işaretli "Gebze Bayram Çöreği", vatandaşlardan büyük ilgi gördü. 4 ilçede ücretsiz dağıtılan ve içeriğindeki 11 çeşit baharat ile damla sakızıyla 15 güne kadar bayatlamama özelliğine sahip çörek kısa sürede tükendi. Gebze yöresindeki eski Türkmen ve Manav kültüründen miras kalan, geçmişte "Kel Tatar" lakaplı ustalarla özdeşleşen ve halk arasında "parmaklı çörek" olarak da bilinen tarihi lezzet, bu bayram öncesinde de gününde de fırınlardaki yerini aldı. Türk Patent ve Marka Kurumundan 2021 yılında mahreç işareti alarak "coğrafi işaret" ile tescillenen çörek, Gebze Ticaret Odası’nın Gebze, Darıca, Çayırova ve Dilovası ilçelerinde eş zamanlı gerçekleştirdiği etkinliklerde vatandaşlara ücretsiz olarak dağıtıldı. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte, ikram edilen asırlık çörekler kısa sürede tükendi. "Amacımız markalaşmanın sürdürülebilirliğini topluma anlatmak" Gebze Ticaret Odası Başkanı Abdurrahman Aslantaş, Gebze’nin sanayi, üretim ve istihdamın başkenti olmasının yanı sıra ulaşım, tarihi doku ve kültürel mirasıyla da çok kıymetli bir bölge olduğunu belirtti. Oda olarak ’Gebze Bayram Çöreği’nin coğrafi işaret belgesini 2021 yılında kente kazandırdıklarını hatırlatan Aslantaş, "Gebze’ye mahsus olan bu ürünü yıllardır yaşatarak kültürünün toplum içinde kaybolmamasını sağlıyoruz. Her bayram öncesi günü Darıca, Dilovası, Çayırova ve Gebze’nin merkezi noktalarında bu tarihi lezzeti vatandaşlarımıza dağıtıyoruz" ifadelerini kullandı. Aslantaş, bu geleneği sürdürmelerindeki temel hedefe de değinerek, markalaşmanın sürdürülebilirliğini topluma anlatmak ve bu kültürel mirasa sahip çıkmak adına böyle bir farkındalık oluşturduklarını kaydetti. İçinde 11 çeşit baharat bulunuyor Öte yandan, buğday ve çavdar ununun ekşi maya ile yoğrulmasıyla hazırlanan Gebze çöreği, içeriğindeki zengin ve doğal malzemelerle öne çıkıyor. Hamuruna anason, damla sakızı, tarçın ve karanfil başta olmak üzere 11 çeşit baharat ile ceviz katılan çörek, özel ustalıkla şekillendirilerek taş fırınlarda pişiriliyor. Bu yöresel lezzet, hiçbir koruyucu madde içermemesine rağmen oda sıcaklığında 5 gün, buzdolabında ise 15 gün boyunca tazeliğini ve lezzetini koruyabiliyor.
Tağşiş listesindeki pizzacı: "Sorumluluk tamamen tedarikçiye aittir"
30 Eylül 2025 Salı - 10:55 Tağşiş listesindeki pizzacı: "Sorumluluk tamamen tedarikçiye aittir" KOCAELİ (İHA) – ’Dana dilimli sosis’ ürününde kanatlı eti çıktığı iddiasıyla Tarım ve Orman Bakanlığı’nın tağşiş listesinde yer alan ünlü pizzacı, "Bahsi geçen işlem, tedarikçi firma Tepe Et Ürünleri Pazarlama Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından üretilen ’dana dilimli sosis’ ürününden kaynaklanmaktadır. Buna rağmen Tepe Et firması, söz konusu ürünü kendisinin üretmediğini ve satmadığını ileri sürmüş, ilçe tarım müdürlüğüne gerçeğe aykırı beyanlarda bulunmuştur. Ayrıca bize sattığı üründen farklı bir numune vererek ilçe tarımı yanıltmıştır" açıklamasında bulundu. Tarım Bakanlığı tağşiş listesinde yayınladı İddiaya göre geçtiğimiz günlerde, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından paylaşılan tağşiş listesinde, birçok ünlü markete pizza tedarik eden Joy Pizza Dondurulmuş Ürünler San. ve Tic. Ltd. Şti. yer aldı. Firmanın ’dana dilimli sosis’ ürününde kanatlı eti kullandığı ileri sürülürken, Joy Pizza ise ürünün kendilerine ait olmadığını ifade etti. Joy Pizza Dondurulmuş Ürünler San. ve Tic. Ltd. Şti., Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Yıldırım bazı haberlerde gerçeğe aykırı ifadelerin yer aldığını kaydetti. Joy Pizza’nın yalnızca dondurulmuş pizza üretimi yaptığına dikkat çekilen açıklamada, "Sucuk, sosis veya benzeri et türevlerinin üretimiyle hiçbir ilgimiz bulunmamaktadır. Zincir marketlere sunulan tüm ürünlerimizde piliç eti kullanılmakta olup, bu durum hem ürün etiketlerinde hem de ambalajlarda açıkça belirtilmektedir" dedi. "Bize sattığı üründen farklı bir numune vererek ilçe tarımı yanıltmıştır" Bahsi geçen işlemin, tedarikçi firma Tepe Et Ürünleri Pazarlama Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından üretilen ’dana dilimli sosis’ ürününden kaynaklandığını ileri süren Bülent Yıldırım, "İlgili partiye ait tüm fatura ve sevk irsaliyeleri mevcut olup, sorumluluk tamamen tedarikçiye aittir. Buna rağmen Tepe Et firması, söz konusu ürünü kendisinin üretmediğini ve satmadığını ileri sürmüş, ilçe tarım müdürlüğüne gerçeğe aykırı beyanlarda bulunmuştur. Ayrıca bize sattığı üründen farklı bir numune vererek ilçe tarımı yanıltmıştır" diye konuştu. Şirket, yaşanan süreçle ilgili Tepe Et hakkında hukuki işlemlerin başlatıldığını, ayrıca Tarım ve Orman Bakanlığı nezdinde girişimlerde bulunulduğunu da duyurdu. Firma ayrıca, Sulh Ceza Hakimliği’ne başvurulduğunu da ifade etti. Yıldırım, "Gıda güvenliği ve mevzuata uygunluk konusunda en yüksek hassasiyetle hareket etmeye devam edeceğiz. Marka değerimizi ve ticari itibarımızı zedeleyici gerçek dışı yayın ve beyanlar karşısında tüm yasal haklarımızı kullanacağız" ifadelerini kullandı.
Uzmanı açıkladı: "Bipolar bozukluk 25 yaş altında daha sık görülüyor"
30 Eylül 2025 Salı - 10:01 Uzmanı açıkladı: "Bipolar bozukluk 25 yaş altında daha sık görülüyor" Psikiyatri Uzmanı Dr. Mehmet Ali Sağlanmak, halk arasında "iki uçlu mizaç bozukluğu" olarak da bilinen bipolar bozukluğun genellikle 15-25 yaş aralığında başladığını belirterek, doğru tedaviyle kişinin üretken ve dengeli bir yaşam sürebileceğini söyledi. VM Medical Park Gebze Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Mehmet Ali Sağlanmak, bipolar bozukluk hakkında açıklamalarda bulundu. Uzm. Dr. Sağlanmak, bipolar bozukluğu, "kişinin duygu durumunda dalgalanmaların yaşandığı, aralarda normal dönemlerin de görülebildiği kronik bir ruhsal hastalık" olarak tanımladı. Bireyin zaman zaman taşkın ve enerjik (mani/hipomani), zaman zaman da çökkün ve umutsuz (depresyon) dönemler geçirdiğini belirtti. Bipolar bozukluğun genellikle 15-25 yaş aralığında başladığını vurgulayan Uzm. Dr. Sağlanmak, "Daha ileri yaşlarda da görülebilir. Ancak erken tanı, hastalığın gidişatı ve tedavi başarısı açısından çok önemlidir" dedi. Toplumda yaşam boyu görülme oranının yüzde 1-2 civarında olduğunu ifade eden Sağlanmak, tanı konmamış kişilerle bu oranın daha yüksek olabileceğinin kabul edilmesi gerektiğini söyledi. Mani döneminde kişilerin az uyumasına rağmen enerjik olduğunu, hızlı konuştuğunu ve riskli kararlar alabildiğini aktaran Uzm. Dr. Sağlanmak, depresyon dönemlerinde ise isteksizlik, umutsuzluk, enerji kaybı ve intihar düşüncelerinin ön planda olduğunu belirtti. "Bipolar bozukluk ile depresyon karıştırılmamalı" Bipolar bozukluğun depresyonla karıştırılmaması gerektiğini dile getiren Mehmet Ali Sağlanmak, depresyonda sadece çökkünlük dönemleri görülürken, bipolar bozuklukta hem depresyon hem de mani/hipomani ataklarının bulunduğunu, bu yüzden tanı ve tedavi yaklaşımlarının farklı olduğunu ifade etti. Tanının, ayrıntılı psikiyatrik değerlendirme ve DSM-5 ölçütlerine göre konduğunu hatırlatan Sağlanmak, "En az bir mani dönemi tanı için yeterlidir. Çoğunlukla depresif ataklarla birlikte seyreder" ifadelerini kullandı. "Genetik yatkınlık önemli" Bipolar bozukluğun tek bir nedeni olmadığını ifade eden Sağlanmak, "Genetik yatkınlık çok güçlüdür. Ailede bipolar bozukluğu olanlarda risk belirgin şekilde artar. Bunun yanında beyin biyolojisi, nörotransmitter dengesizlikleri ve çevresel etkenler de rol oynar. Stres, travmatik yaşam olayları, düzensiz uyku ve madde kullanımı atakları tetikleyebilir" dedi. "Tedaviyle dengeli bir yaşam mümkün" Bipolar bozukluğun yaşam boyu süren bir hastalık olduğunu ancak doğru tedaviyle kontrol altına alınabileceğini kaydeden Uzm. Dr. Sağlanmak, şöyle konuştu: "Düzenli tedavi ile atakların sayısı ve şiddeti azalır, kişi üretken ve dengeli bir yaşam sürebilir. Tedavide en sık kullanılan ilaçlar duygudurum düzenleyicilerdir. Atak dönemlerinde antipsikotik ilaçlar da kullanılabilir. Antidepresanlar ise yalnızca dikkatle ve belli durumlarda tercih edilmelidir" "Psikoterapi tedaviye katkı sağlar" Psikoterapinin tedavi sürecinde önemli rol oynadığını da anlatan Mehmet Ali Sağlanmak, "Psikoeğitim, bilişsel davranışçı terapi ve aile terapisi tedaviye uyumu artırır. Kişinin hastalığını tanımasına, stresle baş etmesine ve yaşam düzenini korumasına yardımcı olur" şeklinde konuştu. "Tedavi yarıda bırakılmamalı" Sağlanmak, tedaviyi yarıda bırakmanın ciddi riskler taşıdığına da işaret ederek, "Atakların tekrarlama riski çok yükselir, intihar riski artar ve kişinin sosyal, iş ve aile yaşamı ciddi zarar görebilir" diye konuştu. Bipolar bozukluğu olan kişilerin günlük yaşamda düzenli uyku, sağlıklı beslenme, alkol ve madde kullanımından uzak durma, ilaçlarını aksatmama ve stres yönetimine dikkat etmeleri gerektiğini aktaran Uzm. Dr. Sağlanmak, aile desteğinin tedavi başarısına büyük katkı sağladığını söyledi.
Sevilay Tuncer: "Döngüsel yeşil ekonomi sadece çevreyi değil, ekonomiyi de büyütür"
30 Eylül 2025 Salı - 00:21 Sevilay Tuncer: "Döngüsel yeşil ekonomi sadece çevreyi değil, ekonomiyi de büyütür" AK Parti Genel Merkez Çevre ve Şehircilik Politikaları Başkanlığı tarafından 81 ilde hayata geçirilen "Yeşil Dönüşüm ve İklim Farkındalığı Programı"nın Kocaeli toplantısı gerçekleştirildi. Programda iklim değişikliğiyle mücadele, yeşil ekonomi ve sürdürülebilir kalkınma konuları ele alındı. AK Parti Kocaeli İl Başkanı Dr. Şahin Talus’un ev sahipliğinde 29 Eylül Pazartesi günü düzenlenen 111. Genişletilmiş İl Danışma Meclisi, Kocaeli Kongre Merkezi’nde geniş bir katılımla yapıldı. Programda ayrıca AK Parti Genel Merkez Çevre ve Şehircilik Politikaları Başkanlığı tarafından 81 ilde yürütülen "Yeşil Dönüşüm ve İklim Farkındalığı Programı’nın Kocaeli buluşması da gerçekleştirildi. Toplantıya katılan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Çevre ve Şehircilik Politikaları Başkanı Sevilay Tuncer, Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadelesinde hayata geçirilecek olan İklim Kanunu’nun çevre kadar ekonomiyi de büyüteceğini vurguladı. "Döngüsel yeşil ekonomi sadece çevreyi değil, ekonomiyi de büyütür" diyen Tuncer, yeşil dönüşümün yeni sektörler ve istihdam alanları oluşturacağını kaydetti. Genel Merkez Çevre ve Şehircilik Politikaları Başkanı, Genel Başkan Yardımcısı Sevilay Tuncer’in de katıldığı danışma meclisine, AK Parti Kocaeli Milletvekilleri Radiye Sezer Katırcıoğlu,Veysal Tipioğlu, Sami Çakır, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, AK Parti Kocaeli İl Başkanı Şahin Talus, İl Koordinatörü Salih Koca, MKYK Üyeleri Mehmet Ali Okur, Davut Coşkun Şiviloğlu, eski milletvekilleri, il başkanları, belediye başkanları ve ilçe başkanları, İl Kadın Kolları Başkanı Yasemin Özdemir, İl Gençlik Kolları Başkanı Doğan Orak, Büyükşehir Belediye Başkanvekili Berna Abiş, Hasan Soba ve partililerde katılım sağladı. "Döngüsel yeşil ekonomi sadece çevreyi değil, ekonomiyi de büyütür" Yeşil ekonomi çerçevesinde sürdürülebilir istihdamın sağlanacağını vurgulayan AK Parti Çevre ve Şehircilik Politikaları Başkanı ve Genel Başkan Yardımcısı Sevilay Tuncer, "Doğayı ne kadar az kirletirsek onu temizlemek için de o kadar az harcama yaparız. Temizleme maliyetleri azaldığında elde edilen kaynak doğrudan ülke ekonomisine geri döner. Üstelik döngüsel yeşil ekonomi sadece çevreyi değil, ekonomiyi de büyütür. Yenilenebilir enerji yatırımları, geri dönüşüm tesisleri, atık yönetimi ve enerji verimliliği teknolojileri yeni sektörler oluşturur ve binlerce kişiye iş imkanı sağlar. Dolayısıyla İklim Kanunu çevreyi korumakla birlikte yeşil ekonomi, sürdürülebilir kalkınma ve istihdam için bir gelecek, yatırımıdır. Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde hayata geçirilen Sıfır Atık Projesi, hem dünya çapında başarılı bir çevre hareketi hem de toplumsal dönüşümün vicdani altyapısını oluşturmuştur. Sıfır Atık Projesi işte bu bilincin gelişmesi ve yaygınlaştırılması konusunda önemli bir işlev görüyor. Sayısız kazanımlar elde ettiğimiz bu proje, iklim kanunu içinde de önem taşımaktadır. Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadele etmesi için gerekli olan finansman ihtiyacının karşılanması ve yeşil dönüşüm araçlarının ve teknolojisinin geliştirilmesi gerekmektedir. İklim Kanunu, emisyon ticaret sistemi gibi bütün mekanizmaları düzenleyen bir kanun olduğu için çok büyük bir öneme taşımaktadır. Kanunla; Türkiye’nin iklim adaleti ve geçiş konusundaki haklı taleplerini böylece karşılamış olacaktır. Sanayicimizin rekabet gücü artacaktır" diye konuştu. "Türkiye emisyon ticaret sistemini kurdu" Avrupa Birliği’nin yılbaşından itibaren karbon vergisi alacağının altını çizen Sevilay Tuncer, Türkiye’nin de bu düzenlemeye uygun olarak emisyon ticaret sistemi kurduğunu söyleyerek, Tuncer şu şekilde konuştu: "Avrupa Birliği, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren geçerli olacak bir uygulamayı hayata geçiriyor. Avrupa Birliği; çimento, demir-çelik, alüminyum, gübre, hidrojen ve elektrik gibi sektörlerde ithal edilecek tüm ürünler için karbon ayak izinin ölçülmesini şart koşuyor. Çevreye salınan her bir ton başına sınırda karbon düzenlemesi kapsamında karbon vergisi alınması uygulamasına geçiliyor. İhracatımızın yaklaşık yüzde 40’nın Avrupa Birliği ile olduğu gerçeği göz önüne alındığında, yaşanacak fiyat rekabetindeki dezavantajın önlenmesi ETS’yi çok önemli kılıyor. Türkiye bu düzenlemeye uyum sağlamak adına emisyon ticaret sistemini kurdu. AB’ye ayrıca karbon vergisi ödemenin önüne geçiyor. İkincisi, her ilde vali başkanlığında birer ‘İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulu’ kurulmasıdır. Her ilin iklim sorunları farklı olduğu için o ile özgü iklim planlarının yapılanması önemli hale geliyor. Kurul, şehrin iklim risklerini belirleyecek ve buna uygun strateji ve eylem planlarını hazırlayacak. Bütünleşik afet yönetimi sistemiyle afet risk faktörlerini azaltacak. İklim Kanunu, toprağımızın ve suyumuzun korunmasına yönelik düzenlemeleri getiriyor. Kanun, yenilikçi teknolojilerin geliştirilmesi ve yenilenebilir enerjiye geçiş için teşvik sistemini genişletiyor" şeklinde konuştu.