Yerel Haberler
Kocaeli
20 Mart 2026 Cuma - 19:41 İsmini taşıyan üniversite kampüsünü kira artışı için dava etti Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi (KOSTÜ) ile kampüs binasının mülk sahibi Mehmet Şerif Kanık arasındaki kira artışı anlaşmazlığı yargıya taşındı. Konuyla ilgili yeni değerlendirmelerde bulunan Rektör Muzaffer Elmas, "5 yıl önce de ekspertiz değerine göre kiralama yapıldı. Bu süre zarfında her yıl resmi kira artışı yapılmıştır. Bunun üzerine ne oldu da beş yıl sonunda tekrar 15 kat kira artışı talep ediliyor?" dedi. Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi’nin Başiskele’deki kampüsü için mal sahibi Mehmet Şerif Kanık, 15 kat kira artışı talep etmiş, üniversite yetkilileri ise bu talebin kabul edilmesinin mümkün olmadığını söyleyince Kanık dava açmıştı. Konuyla ilgili mülk sahibinden yapılan açıklamada, "Uzmanlar tarafından emsal çalışmalar yapılmış ve ortaya çıkan kira bedeli karşı tarafa iletilmiştir. Süreç halen ilgili mahkemeler nezdinde devam etmekte olup, yargı sürecine duyulan saygı gereği konuya ilişkin detaylı değerlendirme yapılmamaktadır. Eğitim faaliyetlerinin ve öğrencilerin öneminin bilinciyle hareket edilmekte olup, sürecin sağduyu ve hukuk çerçevesinde sonuçlanması temennimizdir" denildi. Konuyla ilgili yeni değerlendirmelerde bulunan Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas ise talep edilen artış oranına tepki gösterdi. Sürece dair açıklamalarda bulunan Rektör Prof. Dr. Muzaffer Elmas, şu ifadeleri kullandı: "5 yıl önce de ekspertiz değerine göre kiralama yapıldı. Bu süre zarfında her yıl resmi kira artışı yapılmıştır. Bunun üzerine ne oldu da beş yıl sonunda tekrar 15 kat kira artışı talep ediliyor? Ne olduğu açık, üniversitemizin 5 milyon dolar harcayarak yaptığı yatırım ve Know-How." "KOSTÜ bir ticarethane değildir" Ekspertiz sürecinin objektif ve hakkaniyetli verilere dayanması gerektiğini vurgulayan Rektör Elmas, açıklamasına şöyle devam etti: "Ekspertize objektif ve hakkaniyetli bilgi vermek lazım. Şöyle ki: Şurada ticari faaliyet gösteren ve 6 bin öğrenci okutan bir kurumun kirasını tespit et demek var; altı yıldır boş duran, üniversiteden başka bir kurumun kiralaması çok zor olan, okul iskanlı, 21 yıllık kira kontratı olan ve kiracının 5 milyon dolar harcayarak yaptığı tadilatı da göz önüne alarak değerleme yap demek var. İkisi farklı sonuçlar doğurur. Biz de ekspertiz yaptırdık. Gayet gerçekçi. Sonuçta yargıya intikal etmiş bir durum. Adalet en doğrusuna karar verir. Tekrar ediyorum, KOSTÜ bir ticarethane değildir. Cumhurbaşkanımızın talimat ve teveccühleriyle Kocaeli’ne gelmiştir. Vakıf zihniyetiyle yönetilmektedir. Mütevelli Heyet Başkanımız Dr. Talip Emiroğlu ile daha iyi eğitimle, daha fazla burslu öğrenci okutarak devlet büyüklerimizin itimadına layık olmaya çalışıyoruz. Bugün bin 200 öğrenciyi tam burslu okutuyoruz. Hedefimiz bu sayıyı her yıl artırmaktır. Gençlerin okuma hakkını sonuna kadar savunacağız, tüccarca yaklaşımlara fırsat vermeyeceğiz."
Körfez Belediyesi ile İmranlı Belediyesi kardeşlik protokolü imzaladı
23 Eylül 2025 Salı - 22:32 Körfez Belediyesi ile İmranlı Belediyesi kardeşlik protokolü imzaladı Kocaeli ile Sivas arasındaki kardeşlik bağı, yeni bir protokolle pekişti. Geçtiğimiz gün, Sivas’ın İmranlı ilçesinde düzenlenen törenle Körfez Belediye Başkanı Şener Söğüt ile İmranlı Belediye Başkanı Ali Ürek arasında "kardeş belediye" protokolü imzalandı. Kocaeli Sivaslılar Dernek Başkanı Kadir Zortaş’ın geçtiğimiz aylarda 4. Gardaşlık Buluşması’nda dile getirdiği öneri doğrultusunda, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile Sivas Büyükşehir Belediyesi kardeş şehir ilan edilmişti. Belediye meclislerinde oy birliğiyle kabul edilen kararın ardından, Körfez Belediyesi ile İmranlı Belediyesi de kardeş belediye oldu. Protokol için Sivas’a giden Körfez Belediye Başkanı Şener Söğüt ve beraberindeki heyet, İmranlı Belediyesi’nin yanı sıra Sivas Valiliği, İmranlı Kaymakamlığı, Zara Kaymakamlığı, Divriği Kaymakamlığı, Divriği Belediyesi, Gürün Belediyesi ve Sivas’ın tarihi mekânlarını ziyaret etti. Törende konuşan Kocaeli Sivaslılar Dernek Başkanı Kadir Zortaş, "Büyükşehir belediye başkanlarımız önerimizi kabul ederek Kocaeli ile Sivas’ı kardeş şehir ilan ettiler. Ardından Körfez Belediye Başkanımız Şener Söğüt ve İmranlı Belediye Başkanımız Ali Ürek de aynı adımı atarak bu kardeşliği hayata geçirdi. Hem doğduğumuz hem de doyduğumuz memleketler arasında kurulan bu bağ bizleri mutlu ediyor. Dostluğun kalıcı olacağına inanıyorum. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
Sumud Filosu’ndan böyle seslendi: "Bir haftamız kaldı"
23 Eylül 2025 Salı - 19:39 Sumud Filosu’ndan böyle seslendi: "Bir haftamız kaldı" Gazze’ye yönelik ablukayı kırmak ve insani yardım ulaştırmak amacıyla 50’ye yakın ülkeden aktivistlerin katılımıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu, Akdeniz’deki seyrini sürdürüyor. Filoda bulunan Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Çakmakçı, HEKİMSEN Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban ile yaptığı çevrimiçi bağlantıda, yolculuğun tamamlanmasına yaklaşık bir hafta kaldığını belirterek, "Gazze’ye doğru devam ediyoruz" dedi İsrail ablukasını delerek Gazze’ye insani yardım koridoru açmayı hedefleyen Küresel Sumud Filosu’nun Akdeniz’deki yolculuğu devam ediyor. Filoda yer alan Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Çakmakçı, HEKİMSEN Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban ile yaptığı çevrimiçi bağlantıda, filonun son durumuna ilişkin bilgi verdi. "Akdeniz’in ortalarında seyrimize Gazze’ye doğru devam ediyoruz" Yolculuklarının 13’üncü gününde olduklarını aktaran Çakmakçı, filonun seyrine ilişkin şunları söyledi: "Tüm hekimlerimize, tüm vatandaşlarımıza selamlarımızı yolluyoruz. Şu an yaklaşık 13’üncü günümüz gemide bulunduğumuz. Bildiğiniz üzere Küresel Sumud Filosu Gazze’ye doğru, ablukayı kırmak üzere ve insani yardım koridorunu oluşturmak üzere ilk olarak Barcelona’dan hareket etmişti. Ardından Tunus’taki hazırlıklar tamamlandıktan sonra yolculuk oradan devam etti ve İtalya’dan gemilerin katılımıyla birlikte şu anda da yaklaşık 200 kilometre mesafe var. Akdeniz’in ortalarında seyrimize Gazze’ye doğru devam ediyoruz." "Yaklaşık bir haftalık yolculuğumuzun kaldığını öngörüyoruz" Çakmakçı, bu yolculuğun insanlık tarihi için önem arz ettiğine dikkati çekerek, "Hepinizin takip ettiği üzere Küresel Sumud Filosu yaklaşık 50 farklı ülkeden birçok farklı meslek sahibi, farklı kitlelerden katılımla birlikte ablukayı kırmak üzere yola çıktı. Ve yaklaşık bir haftalık yolculuğumuzun kaldığını öngörüyoruz. Şu an biraz duraksadık, diğer teknelerimizle dayanışma içerisinde birlikte hareket ediyoruz. Her geçen gün takip ettiğiniz üzere yine bazı gelişmeler yaşanıyor" dedi. "Bunu söylemek istemem ama belki de insanlığın son şansı" Uluslararası alanda Filistin devletini tanıyan ülkelerin sayısının arttığına dikkati çeken Çakmakçı, İsrail’in ise çelişkili açıklamalar yaptığını belirtti. Çakmakçı, bu yolculuğun insanlık adına kritik bir öneme sahip olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti: "İsrail Dışişleri dün bir açıklama yaptı. Bu önemliydi çünkü daha önceden bu konuyu bir terör olarak kategorisinde değerlendireceklerini söylemişlerdi ve dün de yine çok çelişki içeren açıklamaları oldu. Bu organizasyonu farklı yerlere bağlayarak, ardından da ’Bu insani yardım ise Aşkalan Limanı’mıza bu yardımları getirin, biz Gazze’ye götürürüz’ gibisinden açıklamalarla tüm odağın burada olduğunu gösteren durumlar yaşanmaya devam ediyor. Tabii ki de burada sizlerden beklentimiz, bunu söylemek istemem ama belki de insanlığın son şansı. Çok önemli bir fırsat, kaçmamalı. Bu kalan az bir süreçte Birleşmiş Milletler dahil olmak üzere, hükümetler dahil olmak üzere, bizim hükümetimizin de bu konuyu yeterince sahiplenmesini tabii ki de bekliyoruz." "Farklı ülkelerden insanlarla yolculuğumuza devam ediyoruz" Filodaki motivasyonun oldukça yüksek olduğunu kaydeden Çakmakçı, "Şu an burada farklı ülkelerden insanlar var. Mesela Chris Bey, kendisi İrlanda’da milletvekili. Burada farklı ülkelerden insanlarla, motivasyonla yolculuğumuza devam ediyoruz. Frank Bey, kendisi Fransız aktör. Handala gemisi vardı biliyorsunuz, daha önceden yine Gazze’ye hareket eden ve o geminin de sahibi kendisi. 75 yaşında, ona rağmen tekrar yolculuğuna burada, Sumud Filosu’nda devam ediyor" şeklinde konuştu. "Keşke 100 gemi olsaydık" HEKİMSEN Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, filodaki tüm gönüllüleri tebrik ederek, her zaman destek olacaklarını söyledi. Kurban’ın filonun bir ihtiyacı olup olmadığı yönündeki sorusuna ise Çakmakçı, şu yanıtı verdi: "Söylediğiniz konu çok önemli ama biz en son Sicilya’dan 4 gün önce hareket ettikten sonra bir sonraki durağımız Gazze olacak şekilde ayrıldık limandan. Bu yüzden şu andan itibaren gemilerimiz birlikte hareket ederken Akdeniz sularında farklı bir durağa uğrayamayacağız. Zaten hazırlıklar şu ana kadar tamamlandı, yeterli seviyede. Gazze’nin çok ihtiyacı var ama bizim hareket etmiş filomuza bu konuda ayrı bir girişimde bulunmamız mümkün değil. Ama ihtiyaç çok mu fazla? Tabii ki de. Keşke 50 değil 100 gemi olsaydık."
Beyin kanaması geçiren Çınar bebek doktorun hızlı müdahalesiyle şifa buldu
23 Eylül 2025 Salı - 14:57 Beyin kanaması geçiren Çınar bebek doktorun hızlı müdahalesiyle şifa buldu Evinde kafa travması geçiren Çınar bebek, Büyük Anadolu Darıca Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Hayati tehlike taşıyan durum karşısında hastane adeta alarma geçti. Çınar bebek, Beyin, Omurilik ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Özden Çağlar Öztürk’ün cerrahi tedavisi sonrası sağlığına kavuşurken, ailesi sevinç gözyaşları döktü. Kocaeli’de evinde oynarken kafa travması geçiren Çınar bebek, ailesi tarafından fark edilerek Samsun Büyük Anadolu Darıca Hastanesi’ne kısa zamanda ulaştırıldı. Burada Beyin, Omurilik ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Özden Çağlar Öztürk tarafından yapılan değerlendirmede beyin kanaması tespit edildi. Opr. Dr. Özden Çağlar Öztürk, vakit kaybedilmeden müdahale edilmesi gerektiğini belirterek acil ameliyat kararı aldı. Ameliyat süreci için hastane personeli de seferber oldu. Cerrahi ekip, anestezi uzmanları, hemşireler ve teknik destek birimleri koordineli bir şekilde çalışarak Çınar bebeğin ameliyata hazırlanmasını sağladı. Bu süreçte hastane yönetimi de Çınar bebeği yakından takip ederek aileye destek oldu. Başarılı geçen operasyonun ardından Çınar bebeğin tedavisi Dr. Özden Çağlar Öztürk ve ekibi gözetiminde devam ediyor. Dr. Çağlar Öztürk kritik sürecin atlatıldığı ve umut verici gelişmeler yaşandığını belirtti. "Fışkırır tarzda kusmaya dikkat" Uyarılarda bulunan Opr. Dr. Özden Çağlar Öztürk, "Ev içinde gerçekleşen çocuk kafa travmalarında bizim için en önemli olan şey, travma sonrasında fışkırır tarzda kusma olup olmadığı, bilinç bulanıklığı, şuur kaybı ve nöbet geçirip geçirmediğidir. Bazen bunların hiçbiri olmasa da çok şiddetli, daha önce hiç olmayan baş ağrısı tarif etmesi de bu belirtiler içindedir. Tabii bu her yaş grubunda mümkün olmayabiliyor. Fakat bebek hastalarda bizim için en önemli bulgu genelde fışkırır tarzda kusmadır. Kusması olmuyorsa, çok yüksek enerjili bir travma olduğuna inanmıyorsak tomografi istemiyoruz. İlk etapta takip öneriyoruz ama travmadan sonra, bu hastamızda olduğu gibi, ilk yarım saatte tekrarlayıcı şekilde acile geldiğinde hasta 4-5 defa fışkırır tarzda kustu. Bu tip kusmalar bizim için kafa içi basınç olduğunu gösterir ve bunu çok önemseriz; hızlıca tomografi isteriz" dedi. "Beyin kanamalarında sınır 10 milimetre" Bazı beyin kanamalarını takip altında tuttuklarını ifade eden Öztürk şunları söyledi: "Bazılarını ise çok önemseyip çok hızlı bir şekilde ameliyat etmemiz gerekiyor. Bu bebeğimizde de böyle bir kanama vardı. Beyin zarının üzerinde bir kanama vardı. Bizim için cerrahi sınır 10 mm’dir. Bu çocuğumuzda ilk tomografide 18 mm kanama vardı. Neredeyse cerrahi sınırımızın iki katı. Ameliyata girmeden önceki ikinci tomografide ise 24 mm kanama vardı. Yani cerrahi sınırımızın 2,5 katı. Hastamızın tekrarlayıcı kusmaları artmaya başlayınca hemen ameliyata aldık. Normalde biz erişkinlerde 11 mm’nin üzerindeki bir kanama bizim şuurumuzu da bulandırır, bilincimizi kapatır ve bizi kötü hale sokar. Çocuk beyinleri bu konuda biraz daha elastik olduğu için bu tip kanamaları daha tolere edebiliyor. Özellikle bıngıldağı kapanmamış çocuklarda kafa içi basıncı erişkinlere göre daha geç artıyor. Bu anlamda fışkırır tarzda kusmalar, bebek ve çocukluk çağında kafa travması sonrası bizim için çok önemlidir. Hayati tehlike açısından bir an önce tedavisi yapılmalıdır. Yoksa ameliyat sonrası felç ya da vücutta kalıntı kalması durumlarının önüne geçilmiş olur. Bu anlamda ne kadar hızlı hareket edersek o kadar az kalıcı hasar kalır." "Kafa çarpmalarını önemseyin" Kafa çarpma durumlarında anne ve babalar, çocuğun ev içinde travma yaşamaması için bazı önlemler alması gerektiğinin altını çizen Öztürk, "Mesela televizyonun sabitlenmesi gibi... Buna benzer önlemler ev içinde mutlaka alınmalıdır. Her şeye rağmen bir kafa travması olduğunda, özellikle bize çok sorulan "Çocuğum kafasını masaya çarptı, kızarıklık oldu. Ne yapmamız gerekiyor?" gibi sorulardır. Burada çocukta kusma yoksa, baş ağrısı ya da farklı bir bilinç kaybı gibi bir durum yoksa bu önemsenecek bir durum değildir. Fakat kafasında çok yoğun şişlik oluştuysa, morarma olduysa, ağlaması sıklaştıysa, huzursuzsa, hele de kusması varsa bir an önce acile gelip uzman doktorun değerlendirmesi gerekmektedir" şeklinde konuştu. Çınar bebeğin ailesinden teşekkür Yaşadıklarını bir yandan üzüntülü bir yanda da sevinçli bir şekilde anlatan Çınar bebeğin ailesi ise "Bebeğimizi hastaneye getirdiğimizde beyin kanaması geçirdiğini bilmiyorduk. Doktorumuz Çağlar hocamızın muayene sonrası yaptığı değerlendirme sonucunda acil olarak ameliyata alınması gerektiğini söyledi. Biz ameliyat denilince büyük bir şok yaşadık fakat hastaneye geldiğimizden itibaren Darıca hastanesinin çalışanından yönetimine kadar hepsi yanımızda oldu moral vererek destek oldu. Bebeğimizin durumu şu anda çok iyi. Bu anlamda bu süreçte yanımızda olan herkese teşekkür ediyoruz. Özellikle başarılı bir ameliyat gerçekleştirerek bizi sevince boğan Çağlar hocamıza çok teşekkür ediyoruz" dediler.
Hülya Koçyiğit’ten yapay zeka yorumu: "Bu haliyle kullanılırsa korkutucu, üzücü"
23 Eylül 2025 Salı - 11:32 Hülya Koçyiğit’ten yapay zeka yorumu: "Bu haliyle kullanılırsa korkutucu, üzücü" Uluslararası Darıca Kısa Film Yarışması’nın Jüri Başkanı Hülya Koçyiğit, "Aile ve Yapay Zeka" temalı filmler için, "Evet, temamız yapay zeka. Fakat izlediklerimiz biraz bizi ürpertti. Eyvah, yapay zeka bu haliyle kullanılırsa korkutucu, üzücü" değerlendirmesinde bulundu. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürü Birol Güven ise Darıca’daki festivalin şehre yeni bir kimlik kazandırdığını vurgulayarak, "Hayvanat bahçesinin yanına sinemayı da koyduk" dedi. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğünün desteği, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ortaklığı ve Darıca Belediyesi işbirliğiyle Darıca Kaymakamlığı tarafından düzenlenen 4. Uluslararası Darıca Kısa Film Yarışması, sinema dünyasının önemli isimlerini ve genç yetenekleri bir araya getirdi. "2025 Aile Yılı" kapsamında "Aile ve Yapay Zeka" temasıyla düzenlenen yarışma, teknolojinin aile ilişkileri üzerindeki etkisini sinema diliyle mercek altına alırken, geleneksel aile değerleri ile geleceğin teknolojik dünyası arasındaki dengeyi sorguladı. Jüri başkanlığını üstlenen Türk sinemasının efsane ismi Hülya Koçyiğit, tören öncesinde genç sinemacılarla bir söyleşi gerçekleştirerek tecrübelerini paylaştı. Törene, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’ndan Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Samiye Korkmaz da katıldı. "Muhteşem bir aileyiz" Törende konuşan Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık, kurumlar arası işbirliğinin önemine dikkat çekerek şunları söyledi: "Yeni dönem kaymakamımız Yaşar Bey’e de bu projeyi sahiplenmesi, bu konuya, konunun üzerine daha daha üzerine düşüp, daha da güçlenerek yolumuza devam etme noktasında birlikte hareket ettiğimiz için çok teşekkür ediyorum. Allah razı olsun. Bakanlığımız, hayırseverlerimiz, iş adamlarımız, belediyemiz, kaymakamımız, aslında baktığımız zaman koskocaman, muhteşem bir aileyiz. Birlikte olunca, güçlerimizi de birleştirince Darıca’mız adına, sanatın adına, sinemanın adına güzel işler ortaya çıkıyor. Biz inanıyoruz ki bunun daha daha kar topu misali büyüyerek devam edeceğine, hele hele bizim Birol Güven gibi bir mihmandarımız olduğu sürece Allah’ın izniyle sırtımız da yere gelmez. Bunu da biliyoruz. Ben katılan tüm yarışmacılara tekrardan başarılar diliyorum" "Zaman değişti, çağ değişti, teknoloji değişti" Darıca Kaymakamı Yaşar Sönmez, sanatın toplumsal bir hizmet olduğunu vurgulayarak, "Bizleri biz yapan, insanı insan yapan, değerler var, özellikler var, ihtiyaçlar var. Bunlardan birisi de tabii ki ürettiği değerleri paylaşmak. Tarihimizde malum orta oyunlarımız vardı, Hacivat Karagöz’ümüz vardı. Zaman değişti, çağ değişti, teknoloji değişti, sinemalarımız oldu. Açık havalarda ilçelerimizde, illerimizde izledik. Şimdi filmlerimiz var, sinema filmlerimiz var. Pandemiden sonra daha da yoğunlaştık, daha yoğun izlemeye çalıştık, daha fazla izliyoruz, daha fazla ihtiyaç duyuyoruz. Elbette ki bu alanda da birilerinin bu ihtiyacı gidermesi gerekiyor. Bu da bir yönüyle topluma hizmet. Biz kamu yönüyle nasıl vatandaşlarımıza hizmet ediyor, onların bir takım ihtiyaçlarını gideriyor isek, bu alanda bizlere film üreten, bu sektörde çalışan, emek verenler de toplumumuzun bir başka ihtiyacını gidermek suretiyle hizmet ediyorlar. Onlara teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Toronto’da, Venedik’te, Los Angeles’ta Gazze sinemacıları konuşuluyor" Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürü, yapımcı ve senarist Birol Güven, Darıcalı olmaktan gurur duyduğunu belirterek başladığı konuşmasında, Gazze’deki trajediye dikkat çekti. Güven, "Gazze’deki büyük soykırımı, trajediyi dünyaya duyuran genç sinemacıları alkışlıyoruz. Toronto’da, Venedik’te, Los Angeles’ta Gazze sinemacıları konuşuluyor" diye konuştu. "Hayvanat bahçesinin yanına sinemayı da koyduk" Darıca’nın bir süredir sinema ile anıldığını ifade eden Güven, bundan da mutluluk duyduğunu kaydetti. Güven, sözlerini şöyle sürdürdü: "Hayvanat bahçesinin yanına sinemayı da koyduk. Bunda sizin (Hülya Koçyiğit) çok büyük bir payınız var. Jüri başkanı olmanız medyada çok yer bulmamıza neden oldu ve Darıca ile sinema yan yana geldi. Jüri üyesi arkadaşlarıma çok teşekkür ederim, sağ olun. Şimdi yalnız bir eleştirim var. Kendim de dahil bu eleştiriyi koyuyorum. Sayın Belediye Başkanım, Sayın Kaymakamım, Darıca sinema ile anılıyor ama Darıca’da bir sinema salonu yok. Dünyanın ilk uluslararası kısa film festivalini yapan ama sineması olmayan bir şehiriz. Başka yoktur diye düşünüyorum. İnşallah Sayın Başkanım, Sayın Kaymakamım, lütfen artık bizim bir sinema salonumuz olsun. Çünkü biz gençlerimizi, çocuklarımızı beyaz perdeyle tanıştırmak zorundayız. Yoksa çocuklarımızı dijital platformlara kaptırırız" "İzlediklerimiz biraz bizi ürpertti" Jüri Başkanı Hülya Koçyiğit ise yarışmaya katılan filmlerin kalitesine ve temasının düşündürücülüğüne değinerek şöyle konuştu: "Pırıl pırıl zekada, pırıl pırıl gençler yetişiyor. Buna vesile olduğunuz için teşekkür ediyorum. Daha nice yıllar devam etmesini diliyorum bu güzel festivalin. Evet, temamız yapay zeka. Fakat izlediklerimiz biraz bizi ürpertti. Eyvah, yapay zeka bu haliyle kullanılırsa korkutucu, üzücü. İçlerinde bazı filmler içimizi çok acıttı, burktu. İnsan tarafımıza dokundu çünkü. Ama her biri bir emek. Onlarca insanın emeği var ve içinde de ’Ben geliyorum, ben sinemacıyım’ dedirten zekalarla karşılaştık. Katılanların hepsine başarılar diliyorum. Kazananları da şimdiden kutluyorum" Ödüller sahiplerini buldu Sinema sektörüne genç yetenekler kazandırmayı ve kısa filmcilere destek olmayı amaçlayan yarışmada toplam 400 bin TL para ödülü dağıtıldı. Gecede birincilik ödülünü Ahmet Sami Kuriş’in yönettiği "ANN-E" filmi, ikincilik ödülünü Elif Örüm’ün yönettiği "Anne Seni Annemle Tanıştırayım mı?" , üçüncülük ödülünü ise Serdal Altun’un yönettiği "Yankı" aldı. Zafer Geyikçi’nin yönettiği "Gece Modu" filmi ile Canberk Seçal’ın yönettiği "Aile" filmi ise mansiyon ödülüne layık görüldü. 2025 Aile Yılı Özel Ödülü de "Masadan Kalkanlar" filmiyle Deniz Duygu Karataş’a verildi. Tören, ödüllerin takdim edilmesi ve toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.