Yerel Haberler
Kocaeli
Hekimsen’den mart ayı verilerine ilişkin değerlendirme 01 Nisan 2026 Çarşamba - 18:15:59 Hekimsen, Mart 2026 dönemini kapsayan açlık ve yoksulluk sınırı araştırması neticelerini değerlendirdi. Kamuoyuna yansıyan mart ayı ekonomik verileri üzerine Hekimsen’den yazılı açıklama yapıldı. Araştırmadan verilerin paylaşıldığı açıklamaya göre, 4 kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken aylık harcama 34 bin 302 TL’ye ulaştı. Şubat ayında 33 bin 328 TL olan açlık sınırı, bir ayda yaklaşık 974 TL arttı. Aynı dönemde, gıda dışı temel ihtiyaçların da eklenmesiyle hesaplanan yoksulluk sınırı ise 111 bin 734 TL’ye yükseldi. Böylece yaşam maliyetindeki aylık artış yaklaşık 3 bin 172 TL oldu. Gıda enflasyonu yüzde 2,92 Açıklamada, "Mart ayında gıda fiyatlarındaki artış oranı yüzde 2,92 olarak hesaplandı. Şubat ayındaki yüzde 3,62’lik artışa göre hızda sınırlı bir düşüş yaşansa da, gıda fiyatlarındaki yükselişin sürdüğü dikkat çekti. Uzmanlar, artış hızındaki bu yavaşlamaya rağmen fiyat seviyesinin yüksek kalmasının, özellikle sabit gelirli kesimler üzerindeki baskıyı azaltmadığını vurguluyor" denildi. Kişi başı gıda harcamaları 10 bin TL’ye dayandı Açıklamada, Mart 2026 yılı itibariyle aylık kişi başı gıda harcamaları verilerine de yer verildi. Bu veriler, "yetişkin erkek 10 bin 13 TL, yetişkin kadın 8 bin 648 TL, 10 yaş kız çocuğu 7 bin 912 TL, 7 yaş erkek çocuğu 7 bin 728 TL" olarak ifade edildi. Açıklamada, "Bu veriler, özellikle çocuklu ailelerde beslenme maliyetinin hane bütçesi üzerindeki yükünün giderek arttığını ortaya koyuyor" ifadelerine yer verildi. En yüksek artış süt ve sebze-meyvede En yüksek artışın süt ürünleri ile sebze-meyvede yaşandığının bildirildiği açıklamada, "Süt ve süt ürünlerinde yüzde 5,35, sebze ve meyvede yüzde 4,30 olduğu görüldü. Et, balık ve bakliyat grubunda artış yüzde 1,67 seviyesinde kalırken, ekmek ve tahıl grubunda artış yalnızca yüzde 0,25 ile sınırlı kaldı. Uzmanlara göre özellikle süt ürünleri ve sebze-meyve grubundaki artışlar, toplam gıda enflasyonunu yukarı çeken ana kalemler oldu" ifadelerine verildi. Açıklamanın son bölümünde, Hekimsen’in şu görüşü yer aldı: "Asgari ücret, açlık sınırının altında kalmaya devam ediyor. Emekli maaşları açlık sınırının oldukça gerisinde bulunuyor. Kamu çalışanlarının önemli bir bölümü yoksulluk sınırının altında gelir elde ediyor. Bu durum, ücret artışlarının enflasyon karşısında yetersiz kaldığını bir kez daha gözler önüne seriyor. Raporda, Türkiye’de yaşanan geçim sıkıntısının artık geçici değil, kalıcı ve yapısal bir sorun haline geldiği vurgulanıyor. Gıda fiyatlarındaki artışın kontrol altına alınamaması ve gelirlerin bu artışa paralel yükselmemesi nedeniyle, özellikle dar ve sabit gelirli kesimlerin yaşam şartları her geçen ay daha da zorlaşıyor. Ücret politikaları, vergi düzenlemeleri ve sosyal destek mekanizmalarının açlık ve yoksulluk sınırı verileri dikkate alınarak yeniden düzenlenmesi gerekiyor."
01 Nisan 2026 Çarşamba - 16:15 Gebze’de 30 milyon liralık yatırımla tamamlanan Sultanorhan Anaokulu açıldı Gebze Belediyesi tarafından 30 milyon lira yatırımla inşa edilerek Milli Eğitim Bakanlığına teslim edilen Sultanorhan Anaokulu, düzenlenen törenle hizmete girdi. Gebze Millet Bahçesi’nin komşu parselinde yer alan modern eğitim kompleksi; 3 bin 170 metrekare parsel, 1255 metrekare kapalı inşaat ve 1915 metrekare peyzaj alanından oluşuyor. Geniş peyzaj alanı ve modern sınıf yapısıyla okul öncesi eğitime önemli katkı sunması hedeflenen okulun açılış törenine çok sayıda protokol üyesi, eğitimciler, veliler ve öğrenciler katıldı. Törende konuşan Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, okulun niteliğine ve konumuna dikkati çekerek, "Gebze Belediye Başkanımız Zinnur Büyükgöz ve Büyükşehir Belediyemizi canı gönülden tebrik ediyorum. Türkiye’deki en güzel anaokullarından biri oldu. Millet Bahçesi’nde yer almasıyla ayrı bir değer taşıyor" dedi. "Hiçbir şekilde ’bu benim görevim değil’ demedik" Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz, kurumlar arası iş birliğinin önemine değinerek belediyecilik anlayışlarını şu sözlerle özetledi: "’Eğer bir ihtiyaç varsa biz oradayız’ anlayışıyla göreve başladığımız günden bugüne hiçbir şekilde ’bu benim görevim değil’ demedik." Büyükgöz, eğitimin yanı sıra sağlık ve güvenlik alanlarındaki projelere de katkı sunmayı sürdüreceklerini kaydetti. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Hasan Soba, klasik belediyeciliğin sınırlarını aştıklarını belirterek, "Zinnur Büyükgöz başkanımız, Gebze Belediyemiz ve Büyükşehir Belediyemiz klasik belediyeciliğin dışında eğitimden sağlığa kadar birçok alanda hizmet etmekte. İnşallah burada okuyacak evlatlarımız yarının bilim ve teknolojilerine faydalı olacak" ifadelerini kullandı. İl Milli Eğitim Müdürü Emrullah Aydın da açılışı yapılan okulun taşıdığı anlama vurgu yaparak, "Gebze’mize yeni bir eğitim yuvası açmanın huzuru ve mutluluğu içerisindeyiz. Bu gördüğünüz okul geleceğin mimarlarını yetiştirecek. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" değerlendirmesinde bulundu.
Üniversite tercih dönemi başladı, adaylara altın değerinde uyarılar
01 Ağustos 2025 Cuma - 10:38 Üniversite tercih dönemi başladı, adaylara altın değerinde uyarılar Üniversite tercih dönemi başlarken, yüzbinlerce öğrenci için geleceklerini şekillendirecek tercihleri doğru yapmak son derece önemli. Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü ve Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) eski Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Elmas, "Üniversite tercihi sadece bölüm seçimi değil, geleceği doğru okumaktır. Gideceği üniversite, diploma dışında kendisine ne verecek buna bakmalı" dedi. Prof. Dr. Muzaffer Elmas, değişen dünyada üniversite eğitiminin yönünü ve adayların dikkat etmesi gereken yeni kriterleri değerlendirdi. Elmas "Dünyamız artık yeni bir değişim dönemine girdi. Bu dönem 25-30 sene devam edecek bir dönem. Özellikle son 10-15 senedir yüksek öğretim yetkilileri, rektörler, hocalar, hep ‘geleceğin üniversiteleri, geleceğin meslekleri, geleceğin yetkinlikleri’ derdik. Bana göre artık gelecek gelmiştir. Yükseköğretimi bugünün bilgileriyle yeniden dizayn etmemiz gerekiyor. YÖK’ün bu konuda yaptığı önemli çalışmalar ve hedefler var. Geleneksel yapının dönüştüğü bir dönemin tam içindeyiz" dedi. "Bu akşam yapay zeka eğitimine başlayın" Yapay zekanın bazı bölümlerde değil tüm bölümlerde olması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Muzaffer Elmas, "Tüm bölümler, hocalar, tüm idari personel topyekun yapay zeka ile tanışmalı. Ben bu kadar birikimimle şöyle bir cümle kullanıyorum herkese. ’Bu akşam yapay zeka eğitimine başlayın’ diyorum. Ben de başladım. Bu artık kaçınılmaz bir şey. Bunun yaşla, süreyle, makamla bir ilgisi yok" diye konuştu. "Yapay zekayla desteklenmeyen bir eğitim artık eksik kalıyor" diyen Elmas, "Biz, tüm bölümlere bu bakış açısını yerleştirdik. İşletme, hemşirelik ya da diş hekimliği fark etmiyor; her alan yapay zeka ile tanışmalı" şeklinde konuştu. "Meslekler kaybolmayacak, dönüşecek" Elmas, şöyle devam etti: "Şu meslekler kaybolacak, geleceğin meslekleri şunlar gibi ifadeler kullanılıyor. Mesela ’Yazılım mühendisliğini artık yapay zeka yapacak’ gibi cümleler tamamen yanlış. Teknolojinin bir araç olduğunu bilmemiz gerekiyor. Aslında biz Türkiye olarak bunları daha önce yaşadık. Yüksek öğretime geleceğin meslekleri diye monte edilen birçok bölümün şimdi adı sanı duyulmuyor. Aslında meslekler kaybolmayacak, dönüşecek. Her meslek gerekli donanıma sahip olduğunda her zaman geçerliliğini koruyor" "Sağlık alanı dünyanın her yerinde geçerli" Sağlık ve teknoloji odaklı bölümlerin öneminin arttığını vurgulayan Elmas, hem Türkiye’de hem Avrupa’da bu alanların güçlü istihdam imkanları sunduğunu ifade etti. Prof. Dr. Muzaffer Elmas, "Diş hekimliği, hemşirelik, fizyoterapi ve ebelik gibi sağlık meslekleri her geçen gün daha popüler hale geliyor. Mezunlar yabancı dil bilgisiyle Avrupa’da kolaylıkla iş bulabilir" dedi. "Meslek yüksek okulları mezunlarının iş bulma oranları yüksek" Elmas, meslek yüksekokullarının iş dünyasıyla entegre olması durumunda mezunların büyük avantaj yakaladığını belirterek, "İyi yetişmiş MYO mezunlarının iş bulma oranları yüzde 80-90’a ulaşıyor. Biz bu şekilde yetiştirdiğimiz mezunlarımızı takip ediyoruz, iş bulma oranları çok yüksek" diye konuştu. "Sevdiğiniz bölümü seçin, çok yönlü olun" Adaylara, "Sevdiğiniz bölümü seçin" tavsiyesinde bulunan Elmas, "Aksi bir durumda okulu bırakma, bölüm değiştirme oranları hızla artıyor. Bunun yanında farklı alanlardan dersler alarak kendinize yeni beceriler katmaya çalışın. Üniversite tercihi sadece bölüm seçimi değil, geleceği doğru okumaktır. Gideceği üniversite, diploma dışında kendisine ne verecek buna bakmalı" şeklinde konuştu. "Yapay zeka destekli esnek öğrenme modeli kurguladık" Ayrıca, üniversite adaylarının iş dünyasının beklentilerine göre kendilerini yetiştirmesi gerektiğini de vurgulayan Prof. Dr. Elmas, sözlerini şöyle tamamladı: "Artık dünyanın her yerinde işe girişte diplomanın yanında sertifikaların önemi gün geçtikçe artmaktadır. Mesela 10 sene önce yetkinliklerin, sertifikaların işe kabuldeki etkisi yüzde 10 iken şu anda yüzde 50’lere kadar çıktı. Diplomanın yanında sertifika istenme oranının 10 sene içinde yüzde 70-80’lere çıkması bekleniyor. Bu nedenle eğitim sürecinde öğrencilere yetkinlik kazandıracak sistemleri kurmalısınız. Biz yapay zeka destekli esnek öğrenme modeli kurguladık. Üniversite tercihi sadece bölüm seçimi değil geleceği doğru okumaktır. Adaylar, gittiğim üniversite diploma dışında bana ne kazandıracak? Kendi alanım dışında bana ne verecek? Bunlara bakmalı. Bugün çok popüler olan meslekler dahil herkes kendini aşmak, başka koridorlara gitmek, başka bölümlerle ilişki kurmak zorunda olacak. Başka yetkinlikler kazanan, sertifikalarla kendisini donatan mezunlar dünyanın her yerinde, her zaman ayakta kalabilir, iş bulabilir" Tercih dönemi 13 Ağustos’ta sona erecek 1 Ağustos’ta başlayacak tercih dönemi işlemleri 13 Ağustos’ta sona erecek. Adaylar ÖSYM’nin Aday İşlemleri Sistemi (AIS) veya mobil uygulaması üzerinden kılavuzda yer alan kurallara uygun şekilde tercihlerini yapacaklar.
CHP Genel Başkanı Özel: "Bir siyasi parti genel başkanının başka bir siyasi parti genel başkanını ziyaret etmesi ayıplanamaz"
31 Temmuz 2025 Perşembe - 18:01 CHP Genel Başkanı Özel: "Bir siyasi parti genel başkanının başka bir siyasi parti genel başkanını ziyaret etmesi ayıplanamaz" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Kocaeli Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’nde yolsuzluk soruşturması çerçevesinde tutuklu bulunanlar ile eski HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ı ziyaret etti. Özel, "Bir siyasi parti genel başkanının başka bir siyasi parti genel başkanını ziyaret etmesi ayıplanamaz. Biz siyasetin farklı parçalarıyız ama bütün genel başkanların hukukları birbirlerine emanettir" dedi. Özel, yeni çözüm sürecine ilişkin Meclis’te kurulacak komisyonla ilgili olarak Abdullah Güler’i hedef alarak, "Kötü bir şey demek istemem grup başkanıdır, birlikte görev yaptık ama hadsizlik etmiş. Bu komisyonun nasıl çalışacağına komisyonun üyeleri yapacakları ilk toplantıda karar verecek. Bu kararı verirlerse saygı duymak lazım. Abdullah Güler kim oluyor, onda altın hisse mi varmış" diye konuştu. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yolsuzluk soruşturması çerçevesinde Kocaeli’deki Kandıra Cezaevi’nde tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, Ekrem İmamoğlu’nun danışmanı Necati Özkan, İBB iştiraki Kültür A.Ş.’nin eski Genel Müdürü Serdal Taşkın ve İSTTELKOM A.Ş. Genel Müdürü Melih Geçek ile eski HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ı ziyaret etti. Cezaevi çıkışında açıklamalarda bulunan Özel, "Bugün cezaevinde 8 buçuk yıldır tutuklu bulunan HDP’nin o dönemki Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ı ziyaret ettim. Bir partinin genel başkanının başka bir siyasi parti genel başkanını ziyaret etmesi ayıplanamaz. Bunu Ümit Özdağ’ı ve Selehattin Demirtaş’ı ziyaret ettiğimde de söylemiştim. Biz siyasetin farklı parçalarıyız ama bütün genel başkanların hukukları birbirlerine emanettir. Maalesef bir siyasi parti genel başkanı, elinde bulundurduğu kamu gücüyle siyasi rakiplerini ekarte etmek için elinden geleni yapıyor. Selahattin Demirtaş, ‘Seni başkan yaptırmayacağız’ dedi diye başına gelmeyen kalmadı. Ama şimdi farklı bir sürecin içindeyiz. Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş ümit ediyorum çok uzamayan vadelerde özgürlüklerine ve ailelerine kavuşurlar. Biz ilk önce siyasetçilerin söylemlerinden dolayı, siyaset yaptıkları için hapiste olmalarına itiraz edeceğiz hep beraber. Sonra kendi içimizde yarışacağız, kavga edeceğiz ve bunları demokratik zeminde yapacağız. Recep Tayyip Erdoğan, yenemediğini içeri atıyor. 19 Mart süreci bundan farklı bir süreç değildir. İstanbul’un seçilmiş belediye başkanı hem de üç kez üst üste seçilmiş, Erdoğan’ı 4 kez üst üste yenmiş ve 5’incide de yeneceği belli olan Erdoğan’ın korktuğu Ekrem İmamoğlu içeriye atıldı. Ama yapılan iş sadece İstanbul’un yerel seçim iradesine değil, Kocaeli’nin gelecek seçimlerde cumhurbaşkanını belirleme iradesine yapılan darbe girişimidir. Figen Yüksekdağ ile hem bugünkü siyasete ilişkin, geçmişe ilişkin ve Türkiye’nin geleceğine ilişkin verimli bir sohbet gerçekleştirme imkanı oldu" dedi. "Büyük bir moralle geldiğim buradan hiç moralim bozulmadan ayrılıyorum" Büyük bir moralle geldiği cezaevinden motivasyonla ayrıldığını belirten Özel, "İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden burada tutuklu olan Melih Gecek’i, 5 yıldır Erzincan’da tarım yapan bir yıl İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde görev yapmış olan Serdal Taşkın’ı, benim de çok sevdiğim, siyasi iletişimde Türkiye’de çok önemli isim olan Necati Özkan’ı ve bu süreçte en büyük haksızlık ve en büyük iftiraya uğrayan Fatih Keleş’i ayrı ayrı ziyaret ettim. Bu iftira mekanizması Ekrem İmamoğlu’na en yakın isim üzerinden kurulsun diye evladıyla tehdit edilen, yargı tarihinde görülmüş en ayıplı şeyler yani işkence olsa memlekette onu da yapacaklar Fatih Keleş’e. Alıyorlar sürekli bir yerlere götürüyorlar. ‘Nereye, talebim yok’ diye sorduğunda ifadeye diyorlar. Yolda giderken başına bir şey gelse hesabını kimse veremez. Dimdik ayakta durduğu için hepimizin gururu olan Fatih Keleş’i burada ziyaret ettim. Necati Bey’in görüşlerinden her zamanki gibi istifade ettik. Ben, bu cezaevinden dayanışma duygularıyla ayrılıyorum. Büyük bir moralle geldiğim buradan hiç moralim bozulmadan, başaracağımıza olan inançla, ahlaki, psikolojik üstünlüğün partisinde olan bir genel başkan olarak buradan da dün nasıl Silivri’den ayrıldıysak ayrılıyoruz" diye konuştu. "Meclis Başkanının yapmadığını Abdullah Güler yapıyor, hadsizlik yapıyor" Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Özel, "Abdullah Güler’e kötü bir şey demek istemem grup başkanıdır, birlikte görev yaptık ama hadsizlik etmiş. Bu komisyonun nasıl çalışacağına komisyonun üyeleri yapacakları ilk toplantıda karar verecek. Bu kararı verirlerse saygı duymak lazım. Abdullah Güler kim oluyor, onda altın hissemi varmış. Adalet ve Kalkınma Partisi 21 kişisini gönderir o kişilere, ‘İlle kapalı oturum isteyin, basına kapalı oturum olsun’ konuşurlarsa konuşsun, orada tartışılır. İYİ Parti katılmayınca 47’ye falan düşmüyor. Çünkü üye tam sayısının nitelikli çoğunluğu olur, komisyon kurulduğu an bildirilen rakam üzerinden hesaplar yapılır. Bazı arkadaşlarla sosyal medyadan kendi niteliklerini tartışmışlar. Komisyonun nasıl çalışacağına komisyon karar verecek. Meclis Başkanının yapmadığını Abdullah Güler yapıyor, hadsizlik yapıyor" şeklinde konuştu. "Anayasa Mahkemesinin verdiği karar doğru bir karar" Özel, "Anayasa Mahkemesi’nin verdiği karar doğru bir karar Tayfun benim üyemden ziyade kardeşim. Yerel mahkemenin de en kısa sürede Anayasa Mahkemesi’nin kararı gereğince hem yeniden yargılama hem de tutuksuz yargılama noktasında bunca zamandır olan hak ihlalini ortadan kaldıracak kararın verileceğine inanıyorum. 13. Ağır Ceza Mahkemesi herhalde adli tatil olduğu için bir heyet var, o heyetin de hukukun gerektiğini yapacağına yürekten inanıyoruz. Bekleyeceğiz. Ümit ediyorum bugün, yarın en doğru kararı verirler" ifadelerini kullandı. "Biz intikam fikrinin insanları değiliz, adalet ve demokrasi fikrinin insanlarıyız" Özel, "Bugün sivil siyaset yargı eliyle dizayn edilmeye çalışılıyor. Bu aslında AK Parti ve MHP’deki siyasetçileri de tehdit ediyor. Her topun bir geriye dönüşü var. Allah’tan biz intikam fikrinin insanları değiliz, adalet ve demokrasi fikrinin insanlarıyız. Bir gözü dönmüşe denk gelecekler, bu yaptıkları zulüm ilk seçimde onlara geri dönecek. Bütün AK Partili milletvekilleri, belediye başkanları, meclis üyeleri, delibozuğa denk gelse tehdit altındalar. Demokratik siyaset tehdit altında, iftiranın güç kazandığı, gerçekliğin irtifa kaybettiği algı yönetim sürecinde hakikatin arkasında durmak lazım" dedi.