Yerel Haberler
Kocaeli
09 Nisan 2026 Perşembe - 09:37 Aile meclisi kararıyla öldürülen Güneş cinayetinde kan donduran detaylar Kocaeli’de 2017 yılında kaybolan ve 7 yıl sonra bir ihbarla "aile meclisi" kararıyla öldürüldüğü ortaya çıkan 4 çocuk annesi Güneş Yıldıztan (27) cinayetine ilişkin hazırlanan iddianame, kan donduran detayları ortaya koydu. Yapılan DNA testinde kadının 3 çocuğunun kayınbiraderinden olduğu belirlenirken, genç kadının eli ve ayakları bağlanıp diri diri yakıldığı iddiası ve gönderilen kefen fotoğrafları dehşete düşürdü. Edinilen bilgiye göre, 2017 yılının aralık ayında meydana gelen olayda evli ve 4 çocuk annesi Güneş Yıldıztan (27), sevgilisi Mehmet A. ile kaçtı. Birkaç gün sonra ise Güneş Yıldıztan Darıca ilçesindeki polis merkezine başvurarak kocası Nihat Yıldıztan’ın kendisini dövdüğünü, bu sebeple evden kaçtığını ve can güvenliğinin olmadığı belirterek şikayetçi oldu. Polis merkezindeki işlemlerinin ardından Güneş Yıldıztan, kadın sığınma evine yerleştirildi. Güneş Yıldıztan bir süre kaldığı sığınma evinden kendi isteğiyle ayrıldı. 11 kişi tutuklandı Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, 2024 yılında gelen ihbar üzerine 7 yıldır hiçbir resmi işlem kaydı bulunamayan Güneş Yıldıztan’ın öldürüldüğü şüphesi üzerine inceleme başlattı. Adım adım iz süren ekipler, yaklaşık 4 aylık teknik ve fiziki tabinin ardından harekete geçti. Kocaeli merkezli İstanbul ve Van’daki eş zamanlı operasyonlarda 26 şüpheliyi gözaltına alındı. İfadesi alınan şüphelilerden Nihat Yıldıztan’ın da aralarında bulunduğu toplam 11 kişi tutuklandı. Kovuşturma aşamasında Seracettin Yıldıztan, Osman Yıldıztan, Bedir Yıldıztan, Ferhat Yıldıztan, Ahmet Yıldıztan, Mehmet Ziya Yıldıztan, Mustafa Yıldıztan olmak üzere 7 isme adli kontrol verilirken, sanıklar Nihat Yıldıztan, Saim Yıldıztan Barış Yıldıztan, Muhsin Yıldıztan’ın tutukluluğu devam etti. "11 kişi hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis talebi 19 Kasım 2025 tarihinde hazırlanan iddianame, Kocaeli 8. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İddianamede, "töre saiki ile kasten öldürme" , "azmettirme" ve "yardım etme" gibi suçlardan Nihat Yıldıztan (42), Saim Yıldıztan (36), Seracettin Yıldıztan (66), Bedir Yıldıztan (72), Osman Yıldıztan, Ahmet Yıldıztan (44), Barış Yıldıztan (32), Ferhat Yıldıztan (35), Mustafa Yıldıztan (49), Mehmet Ziya Yıldıztan (40), Muhsin Yıldıztan (34) hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. İhbarcının başvurusu ile kayıp ortaya çıktı 7 yıldır kendisinden haber alınamayan Güneş Yıldıztan’ın (27), "aile meclisi" kararıyla öldürülerek cesedinin yakıldığı iddiasına ilişkin hazırlanan iddianamede davanın seyrini değiştirecek detaylar yer aldı. İddianamede, maktulün çocuklarına yapılan DNA testinden "kefenli" tehdit mesajlarına kadar pek çok çarpıcı bilgi paylaşıldı. 30 Aralık 2017 tarihinde kaybolan Güneş Yıldıztan’ın akıbeti, 8 Şubat 2024 tarihinde Kocaeli Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği’ne yapılan bir ihbarla gün yüzüne çıktı. İhbarcı, Güneş Yıldıztan’ın 2014 yılında evinden ayrılarak İstanbul’da Muhsin A. ile yaşadığını, daha sonra ailesine teslim edildiğini ve 6 yıldır kendisinden haber alınamadığını belirtti. Başlatılan soruşturma kapsamında teknik incelemeler ve HTS kayıtları, Güneş’in iletişiminin kesildiği anları ve aile üyelerinin o süreçteki hareketlerini deşifre etti. Öldürüldükten 2 yıl sonra boşanma gerçekleşmiş Soruşturma dosyasındaki incelemeler, Güneş Yıldıztan’ın kaybolmadan kısa süre önce, 18 Aralık 2017’de Darıca’da polise başvurarak eşi Nihat Yıldıztan’dan şikayetçi olduğunu gösterdi. Güneş, eşinin vücudunda sigara söndürdüğünü ve darp edildiğini beyan ederek kadın sığınma evine yerleşti. Ancak 25 Aralık 2017’de eşiyle barıştığını söyleyerek kurumdan ayrıldı. Kayıtlara göre Nihat Yıldıztan, 20 Aralık 2017’de "zina" gerekçesiyle açtığı boşanma davasını sürdürdü ve Güneş’in muhtemelen hayatta olmadığı 29 Eylül 2019 tarihinde resmi boşanma gerçekleşti. Güneş’in hiçbir duruşmaya katılmadığı tespit edildi. "2011 yılında eşim evden kaçtı" Sanık Nihat Yıldıztan iddianamede yer alan ifadesine göre, "Biz Kocaeli’ye taşındıktan sonra İstanbul’da çalışmaya başladım. 2011 yılı Aralık ayı içerisinde, İstanbul’da bulunduğum bir gece saat 01.00 sıralarında eşim Güneş Yıldız beni telefonla aradı. Bana ’Çocuklara sahip çık, ben gidiyorum’ dedi ve telefonu kapattı. Eşim evden ayrıldıktan sonra bir avukatın yanına gittim ve boşanmak istediğimi söyledim. Boşanma süreci boyunca da Güneş’i hiç görmedim. Eşimin kaybolmasıyla ilgili olarak polise herhangi bir müracaatta bulunmadım. Ancak eşimin kendi rızasıyla evden ayrıldığını düşündüğüm için elimizden bir şey gelmediğini değerlendirdim. Eşimin başka biriyle adı çıktığına veya böyle bir durum yaşandığına da şahit olmadım" dedi. "Kaçma olaydan sonra aile üyelerimle birlikte 2-3 defa bir araya gelerek toplantı yaptık" Güneş’in nerede olduğunu bilmediğini söyleyen Nihat Yıldıztan, "Kardeşlerim, amcam, kuzenlerim ve diğer aile bireyleriyle birlikte Seracettin amcamın evinde toplandık. Amcam burada bize Güneş’in başka birini sevip gittiğini, bu konuda yapılacak bir şey olmadığını söyledi. Güneş’in kaçtığı kişi Mehmet A.’nın ailesi, sürekli olarak Seracettin amcamı arayarak anlaşmak istediklerini söylüyorlardı. Ben anlaşmayı kabul etmek istiyordum ancak bu konuda benim görüşüm sorulmadı. Ben hiçbir zaman bir şahsa zarar vermek istediğimi söylemedim. Kardeşlerimin böyle bir şey söyleyip söylemediğini bilmiyorum. Kardeşlerim Saim ve Muhsin’in Güneş’i arayıp aramadıklarını da bilmiyorum. Olaydan sonra aile üyelerimle birlikte 2-3 defa bir araya gelerek toplantı yaptık. Bu toplantılarda yalnızca çocuklara kimin bakacağı konusunu konuştuk" şeklinde konuştu. "Eşim bir başkasını sevmiş ve onunla kaçmış olabilir" Söz konusu toplantılarda Güneş’in öldürülme konusunun da konuşulduğunu söyleyen Nihat Yıldıztan, "Böyle bir eylemin sonucunda alacağımız cezanın buna değmeyeceğini düşünerek öldürülmemesi yönünde karar aldık. Eşimin, kardeşim Saim ile ilişkisi olduğu yönünde söylentiler duydum ancak bunu kendi gözümle görmediğim için inanmadım. Benim düşünceme göre eşim bir başkasını sevmiş ve onunla kaçmış olabilir. Ancak bu durum onun öldürülmesini gerektirecek bir durum değildir" diye konuştu. Sanık Saim Yıldıztan ise Güneş’in nereye, gittiğini ve nerede olduğunu bilmediğini, kendisi ile bir ilişkisi olmadığını söyledi. "Muhsin ve Saim’in, Güneş’i öldürdüğünü söylediklerini duydum" Seracettin Yıldıztan’ın eşi Fatma Yıldıztan; Saim, Nihat, Muhsin, Bedir, Osman, Mehmet ve Seracettin Yıldıztan’ın, Güneş’in kaçtığı kişinin evini bulmak için toplandıklarını ancak adresi bilmedikleri için gidemediklerini söyledi. Fatma Yıldıztan; Muhsin ve Saim’in Güneş’i kaçıran kişiyle ilgili takibini sürdürdüğünü, daha sonra Bedir’in yönlendirmesiyle Muhsin ve Saim’in Güneş’i öldürdüğünü duyduğunu öne sürdü. "Namusumuzu temizleyeceğiz" Güneş’in kardeşi Habip Doğan, annesinin Nihat Yıldıztan ile telefonda konuştuğunu söyleyerek, "Nihat telefonda anneme amcasının sözlerini aktarmış. Amcası Seracettin, ’Güneş bizim şerefimizi ayaklar altına aldı, namusumuzu kirletti, namusumuzu temizleyeceğiz. Güneş’i öldüreceğiz’ demiş" dedi. "Saim Güneş’e kefen fotoğrafı attı" Bir tanık, Güneş’in kaçmadan önce kayınbiraderi Saim Yıldıztan’ın kendisine kefen fotoğrafı gönderdiğini ve "Sonun böyle olacak" dediğini anlattı. 7 Haziran 2024’te gelen gizli bir ihbarda ise maktulün İlimtepe mevkisinde ormanlık alana götürüldüğü, el ve ayakları bağlandıktan sonra üzerine benzin dökülerek yakıldığı öne sürüldü. Savcılık, 30 Aralık 2017 gece yarısından sonra Güneş’in telefonunun Muhsin Yıldıztan’a geçtiğini ve şüphelilerin baz bilgilerinin sabaha kadar bölgede hareketli olduğunu belirledi. DNA testinde büyük şok Cinayet soruşturması sırasında maktulün 4 çocuğuna DNA testi yapıldı. Rapor sonucuna göre, evlilik birliği içinde doğan 4 çocuktan 3’ünün babasının Nihat Yıldıztan değil, kardeşi Saim Yıldıztan olduğu ortaya çıktı. 4. çocuğun babasının ise ne Nihat ne de Saim olduğu belirlendi. "Eşi Nihat Yıldıztan ile barıştığını belirterek kurumdan ayrıldı" İddianamede yer alan savcılık değerlendirmesine göre, Güneş Yıldıztan’ın 4 Aralık 2017 tarihinde gönül ilişkisi yaşadığı Mehmet A. ile Denizli’ye kaçtığı, bu durum üzerine aile büyükleri Seracettin, Bedir ve Osman Yıldıztan’ın evinde toplantı yapılarak kararlar alındığı belirtildi. Şüpheli aile büyüklerinin, Mehmet A.’nın babasını arayarak baskı yaptıkları ve Mehmet A.’yı öldürmekle tehdit ettikleri açıklandı. Yapılan baskılar sonucu Denizli’den geri dönen ikiliden Mehmet A.’nın, 18 Aralık 2017’de Güneş Yıldıztan’ı Darıca Polis Merkezi’ne bıraktığı kaydedildi. Buradan, eşi Nihat Yıldıztan tarafından darp edildiğini beyan ederek Başiskele Kadın Sığınma Evi’ne yerleşen Güneş Yıldıztan’ın, 25 Aralık 2017’de kendi isteğiyle eşiyle barıştığını beyan ederek kurumdan ayrıldığı ifade edildi. Telefonu şüpheliye geçmiş Savcılık tarafından yapılan HTS incelemelerinde, maktulün sığınma evinden çıktığı gün eşi Nihat, kayınbiraderi Saim ve amcasının oğlu Ferhat Yıldıztan’ın da aynı bölgede olduğu tespit edildi. 28-30 Aralık 2017 tarihleri arasında maktulün Saim, Muhsin ve diğer şüphelilerle baz kayıtlarına göre birlikte hareket ettiği anlaşıldı. Güneş Yıldıztan’ın iletişiminin 30 Aralık 2017 günü saat 00.30’da tamamen kesildiği, yaklaşık 4 saat 25 dakika sonra ise maktulün telefonunun şüpheli Muhsin Yıldıztan’a ait hattın kullanımına geçtiği belirlendi. O gece boyunca diğer şüphelilerin baz bilgilerinin sabaha kadar hareketli olduğu, Nihat Yıldıztan’ın amcaları Osman ve Seracettin ile amcasının oğlu Bedir’in ise Van iline gittikleri bilgisi iddianamede yer aldı. Savcılık değerlendirmesinde, Güneş Yıldıztan’ın 30 Aralık 2017’de Saim, Muhsin ve Nihat Yıldıztan tarafından "töre saikiyle" öldürüldüğü, öldürme kararının ise aile büyükleri Seracettin, Bedir, Osman ve Mustafa Yıldıztan tarafından alındığı vurgulandı. Ferhat, Barış, Mehmet Ziya ve Ahmet Yıldıztan’ın ise eylemin işlenmesine yardım ederek icrasını kolaylaştırdıkları belirtilirken, Nihat Yıldıztan hakkında ayrıca "eşe karşı suç işleme" hükümlerinin uygulanması talep edildi. Sanıklar suçlamaları kabul etmedi Olaya ilişkin Kocaeli 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 27 Mart tarihinde görülen ilk duruşmaya tutuklu sanıklar Nihat, Saim, Muhsin ve Barış Yıldıztan ile tutuksuz sanıklar Osman, Bedir, Seracettin, Ferhat, Ahmet, Mehmet Ziya, Mustafa Yıldıztan ve avukatları katıldı. Duruşmada savunma yapan sanıklar, üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmeyerek tahliye talebinde bulundu. Mahkeme heyeti; sanıklar Muhsin ve Saim Yıldıztan’ın tutukluluk hallerinin devamına oy birliğiyle, Nihat Yıldıztan’ın tutukluluğuna ise oy çokluğuyla karar verdi. Heyet, sanık Barış Yıldıztan’ın üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyetinin değişme ihtimali, tutuklu kaldığı süre ve delillerin toplanmış olması gerekçesiyle tahliyesine hükmederek duruşmayı erteledi.
08 Nisan 2026 Çarşamba - 23:46 TEM otoyolunda tekstil yüklü kamyon alev aldı Kocaeli’nin Derince ilçesinde TEM Otoyolu üzerinde seyir halindeki tekstil yüklü bir kamyonda çıkan yangında, dorsedeki malzemeler tamamen yanarak kullanılamaz hale geldi. Olay, TEM Otoyolu Derince Yenikent mevkiinde meydana geldi. İstanbul’dan Kocaeli istikametine tekstil ürünü taşıyan kamyonun sürücüsü, seyir halindeyken aracın arka kısmından dumanlar yükseldiğini fark etti. Durumu kontrol etmek isteyen sürücü, aracı yol kenarında bir köprü altındaki müsait alana çekti. Kısa sürede büyüyen alevler kamyonun dorsesindeki tüm yükü sardı. Sürücünün ihbarı üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve otoyol jandarma ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri, yoğun trafik nedeniyle bölgeye ters istikametten kontrollü şekilde ulaşarak alevlere müdahale etti. Ekiplerin çalışmaları sonucunda yangın kontrol altına alınarak söndürüldü. Yangın sonrası kamyonun dorsesinde bulunan tekstil ürünlerinin tamamı yanarak kül oldu. İtfaiye ekipleri, yeniden alevlenme riskine karşı uzun süre soğutma çalışması gerçekleştirdi. Yanan malzemeler dorseden boşaltılırken, Karayolları ekipleri de yolda temizlik çalışması yaparak trafik güvenliğini sağladı. Trafik 2 saat sonra normale döndü Yangın nedeniyle TEM Otoyolu’nda ulaşım bir süre tek şeritten kontrollü olarak sağlandı. Hasar gören kamyonun çekici yardımıyla kaldırılması ve yaklaşık 2 saat süren çalışmaların ardından yol tamamen trafiğe açıldı. Olaya ilişkin inceleme başlatıldı.
Bu proje ile kuru araziler bereketlendi
01 Temmuz 2025 Salı - 11:34 Bu proje ile kuru araziler bereketlendi Kocaeli’de yapılan "Toramanlar Göleti Sulama Kanalı Projesi" sayesinde İzmit ve Kandıra ilçelerindeki atıl alanlar tarıma kazandırıldı. İlk etabı tamamlanan proje, verimi de ikiye katladı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınmayı hızlandırmak ve tarımsal üretimi desteklemek amacıyla yürüttüğü Toramanlar Göleti Sulama Kanalı Projesi ile İzmit ve Kandıra ilçelerindeki tarım arazilerinde önemli bir dönüşüm başlattı. Projenin ilk etabında, kuru tarım yapılan alanlarda sulu tarıma geçildi ve ürün veriminde dikkate değer artışlar gözlemlendi. Atıl araziler yeniden üretime kazandırıldı Toramanlar Göleti’nden sağlanan sulama suyu sayesinde, daha önce susuzluk nedeniyle ekilmeyen atıl tarım arazileri yeniden üretime açıldı. İzmit ve Kandıra ilçelerinde yoğun olarak sürdürülen tarım faaliyetleri, sulama kanalları sayesinde bereketlendi. Bu gelişme ile geleneksel tarla tarımından sebze üretimine geçiş de hız kazandı. İlkbahar döneminde ekilen mısır ve ayçiçeğinde, kurak iklim şartlarına rağmen sulama yapılan alanlarda verim iki katına çıktı. Ayrıca bölgede daha önce yetiştirilmeyen marul, ıspanak ve biber gibi sebzelerin üretimine başlandı. Çiftçiler, hem verimdeki artıştan hem de ürün çeşitliliğindeki gelişmeden memnuniyet duyuyor. Yapımı devam eden ikinci etapta ise 22.090 dekar tarım arazisinin sulanması hedefleniyor. Bağlıca, Güvercinlik, Kaymaz Araman, Hıdırlar, Mülkşehsuvar, Alefli ve Sarıgazi mahallelerinde toplam 49.890 metre sulama hattı inşa edilecek. Çiftçiler memnun Kandıra Selimköy’de ikamet eden 37 yaşındaki Ergün Efe, "Mısır, ayçiçeği, buğday, arpa, süt otu, hayvanların yiyeceği bütün ürünleri ekiyorum. 2024 yılına kadar dere yatağından traktörlerle, motorlarla sulamaya uğraşıyordum. Tahir Başkan buraya bir gün geldiğinde bizim bu çilemizi gördü ve bize yardımcı olacağını söyledi. Bu sulama hattını projeye geçirdi. Sulayabileceğimiz yerleri ekiyorduk sulayamayacağımız yerleri ekmiyorduk. Sulama sistemi geldikten sonra çoğu yerlerimi ekiyorum" dedi. "Üretim arttı" Bir diğer çiftçi Emin Akçay da, "Mevsim yaz, kurak bir dönem geçiriyoruz, mahsullerin suya ihtiyaç duyduğu bir dönem. Daha öncesinde sulama imkanımız yoktu. Şimdi suyumuz Toromanlar Göleti’nden geliyor. Bu sistem Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin titiz çalışması sayesinde tarlalarımıza kadar ulaştı. Üretim daha da düzeldi, daha da arttı" diye konuştu.
Gölcük’te köyler arası futbol heyecanı
01 Temmuz 2025 Salı - 10:48 Gölcük’te köyler arası futbol heyecanı Gölcük’te 6’ncısı düzenlenen Köyler Arası Futbol Turnuvası, Şevketiye ve Ayvazpınar arasında oynanan maçla başladı. Gölcük Belediyesi’nin destekleri ve Gölcük Köyleri Derneği’nin organizasyonuyla bu yıl 6’ncısı düzenlenen Köyler Arası Futbol Turnuvası’nda çekişmeli mücadelelerle başladı. Kavaklı Stadında düzenlenen turnuvanın açılışına Karamürsel Kaymakamı ve Gölcük Kaymakam Vekili Kemal İnan, Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, belediye başkan yardımcıları, Kocaeli Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu Başkanı Murat Aydın, İlçe Milli Eğitim Müdür Caferi Tayyar Mert ve turnuvaya katılan sporcuların aileleri katıldı. Bu yıl 18 takımın katıldığı turnuvada, Şevketiye ve Ayvazpınar arasında 1-1 sonuçlanan açılış maçı öncesi; Kaymakam İnan ve Başkan Sezer ile birlikte diğer katılımcılar, down sendromlu çocuklar ile gösteri maçı yaptı. Sahaya ellerinde "Tıpkı sizin gibiyiz +1 farkla" yazılı pankartla çıkan özel bireyler, sahadaki mücadeleleri ile izleyenleri tebessüm ettirdi. Turnuvada; İrşadiye, Ayvazpınar, Nüzhetiye, Yeni Ferhadiye, Siretiye, Şevketiye, Ümmiye, Örcün, Sofular, Selimiye, Lütfiye, Hamidiye, Mesruriye, Eski Ferhadiye, Hasaneyn, İcadiye, Mamuriye ve Saraylı köyleri mücadele edecek. Her yıl olduğu gibi yoğun ilgi ile başlayan turnuvada, kıyasıya rekabetin yanı sıra birlik ve beraberlik duyguları da sporun birleştirici gücü ile yeşil sahaya yansıtacak. Turnuvanın açılışında söz alan Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, "Turnuvanın organizasyonunu gerçekleştiren Gölcük Köyleri Derneği Başkanı Sayın İsmail Acar ve yönetimini tebrik ediyor; dostluk ve kardeşlik içinde, sakatlıksız bir turnuva geçirmelerini temenni ederek tüm takımlarımıza başarılar diliyorum" dedi.
Kolundan vurulan Başkan Bıyık taburcu edildi: "Parmaklarımda his kayıpları var"
30 Haziran 2025 Pazartesi - 16:31 Kolundan vurulan Başkan Bıyık taburcu edildi: "Parmaklarımda his kayıpları var" Kocaeli’de makam odasında intihar eden zabıta personelinin tabancasından çıkan kurşunun isabet etmesi sonucu kolundan yaralanan Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık, 1 haftalık tedavisinin ardından taburcu edildi. Başkan Bıyık, parmaklarında his kaybı olduğunu açıkladı. Olay, 24 Haziran tarihinde Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık’ın makamında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Başkan Muzaffer Bıyık ile konuşmak için belediye binasına gelen zabıta personeli Kerim Doğan (35), yanında bulunan tabancayı kafasına dayayarak ateş etti. Tabancadan çıkan kurşun, Bıyık’ın koluna da isabet etti. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Ağır yaralanan zabıta personeli Kerim Doğan ve Muzaffer Bıyık, ilk müdahalelerinin ardından hastaneye kaldırıldı. Zabıta personeli, yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Kemiğinde kırık olduğu öğrenilen Muzaffer Bıyık ise Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne sevk edildi. Başkan Bıyık taburcu oldu Başkan Bıyık, 7 günlük tedavisinin ardından bugün Kocaeli Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi’nden taburcu edildi. Hastane önünde basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Başkan Muzaffer Bıyık, "İyiyim, taburcu oldum. Ev istirahatine geçeceğim. Kolumda parçalı kırık var. Doktorlarımız gerekli müdahaleyi yaptı. Kolumda 12-13 vida ile sabitlenmiş platin var. Parmaklarımda his kayıpları var. Orta vadede fizik tedavi göreceğim. İçimiz buruk. Yaşanmasını istemediğimiz bir olay yaşandı. Kerim kardeşimiz yüreğimizi hala burkuyor. Keşke bu hale gelmeseydi, keşke bu olay yaşanmasaydı ve Kerim ailesi ile birlikte olsaydı ama takdiri ilahi. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun" diye konuştu. Basın mensuplarının, zabıta personelinin ne talepte bulunduğuna dair sorusu üzerine Başkan Bıyık, "Şu an bir şey söylemeye gerek yok. İleri ki süreçte de konuşuruz" ifadelerini kullandı.
Bilim Kafe etkinliğine yoğun ilgi: Deprem psikolojisi masaya yatırıldı
30 Haziran 2025 Pazartesi - 15:53 Bilim Kafe etkinliğine yoğun ilgi: Deprem psikolojisi masaya yatırıldı Yükseköğretim Kurulu’nun koordinasyonunda, Türkiye genelindeki üniversiteler tarafından eş zamanlı olarak düzenlenen Bilim Kafe etkinlikleri kapsamında, Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi tarafından organize edilen "Çocuklarda ve Yetişkinlerde Deprem Korkusuyla Nasıl Baş Edilir?" başlıklı buluşma ilgi gördü. Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi tarafından düzenlenen etkinlik, Başiskele Belediyesi Kitaphane’de gerçekleştirildi. Psikoloji Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ali Ruhan Çelik’in konuşmacı olarak yer aldığı buluşmada, özellikle deprem sonrası ortaya çıkan psikolojik etkiler ve korku yönetimi konularında önemli bilgiler paylaşıldı. Ayrıca, Türkiye’nin dört bir yanından 150 üniversitenin eş zamanlı katılımıyla gerçekleşen etkinliğin, "dünyanın en büyük bilim kafe etkinliği" olma özelliği taşıdığı belirtildi. "Depremi yaşamış bir öğretim üyesiyim" Depremin, dünyanın önemli bir gerçeği olduğunu ifade eden Ali Ruhan Çelik, "Biz meselenin psikolojik boyutu noktasında ne kadar bilgilendirirsek, ne kadar bilgilerimizi aktarırsak, o kadar çok fayda getirir. Depremi yaşamış bir öğretim üyesi olarak bu meseleleri anlatmak benim için daha anlamlı. 1999 depremini Gölcük’te yaşayan, bu depremin travmalarını hem toplumsal hem de bireysel manada dibine kadar yaşamış bir uzman olarak bunları konuşmak, tabii bazen bizi de tetikleyebiliyor" dedi’ Çelik, katılımcılara psikolojik dayanıklılığı artırma, kaygı ve korku yönetimi konularında uygulanabilir stratejiler sundu ve ebeveynlere önemli önerilerde bulundu. Soruları cevaplandırdı Etkinliğin sonunda Ali Ruhan Çelik, katılımcıların sorularını cevapladı. "Bize söylenen tedbirleri neden o an uygulayamıyoruz?", "Depremi bir süre sonra unutuyoruz, bize bunu unutturan nedir?", "Sarsıntı sırasında şok geçiren birine nasıl yardımcı olabiliriz?", "Toplum olarak afetlere karşı psikolojik dayanıklılığımızı nasıl artırabiliriz?" gibi önemli sorulara açıklık getirdi. Etkinliğin ardından değerlendirmelerde bulunan Psikoloji Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ali Ruhan Çelik, "1999 depreminden sonra en yüksek şiddetti geçtiğimiz yıllarda Kahramanmaraş merkezli depremlerde yaşadık. Halkımızın da depreme yönelik tepkileri, deprem sonrası tepkileri noktasında soru işaretleri oldu. Bizde bugün Yüksek Öğretim Kurulu ve Üniversitemizin düzenlediği organizasyonla Bilim Kafe etkinliğinde bir araya geldik. Depreme yönelik psikolojik tepkilerimiz nasıl olur bunu konuştuk" dedi. Ali Ruhan Çelik, depremin büyük bir felaket olduğunun altını çizerek, "İnsan gücünü yerden alır, yer sarsıntısı da çok büyük bir şok tepkisi oluşturur. Depreme verdiğimiz şok tepkileri, anormal bir olaya verdiğimiz normal tepkilerdir, bunu konuştuk. Ardından akut stres tepkilerine dönen, uyuyamama, öfke nöbetleri, yaşanılan durumlara olan üzüntüler gibi artan psikolojik belirtilerle birlikte devam eden süreci ele aldık" diye konuştu.